Theses supervised by Prof. Dr. Fatih Yahya Ayaz

12 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Vahyin başlangıcıyla ilgili siyer kaynaklarındaki rivayetlerin değerlendirilmesi

Hz. Peygamber'e ilk inen vahyin ne olduğu meselesi Siyer, Hadis ve Tefsir alanlarının ortak çalışma alanlarına girmektedir. İlk vahyin ilk dönem kaynaklarında nasıl ele alındığı konusunu İslâm tarihi açısından ele aldığımız bu çalışmamız esas itibariyle giriş ve iki bölümden müteşekkildir. Girişte konunun amacı, önemi ve kapsamı hakkında bilgi verilmiş, ayrıca özet bir şekilde hicrî ilk üç asırda Siyer yazıcılığının tarihî seyrinden, vahiy ve nübüvvet kavramlarından bahsedilmiştir. Birinci bölümde Mekke toplumunun dinî yapısı, mevcut dinler ve müntesipleri, dinî uygulamalar ile Hz. Peygamber'in risâlet öncesi dinî hayatı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Hz. Peygamber'in nübüvvetle görevlendirilmesinden önce tehannüs gibi hazırlık safhası olarak nitelenen konular ve nübüvvet alâmetleri meselesi ele alınmıştır. Daha sonra ilk vahiyle ilgili hicrî ilk üç asra ait siyer kaynaklarındaki rivayet malzemeleri belirli bir tasnif içerisinde ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Son olarak Câhiliye'den başlayarak İslâmî dönemde de devam eden Arap kıssacılık geleneğinin bahsi geçen rivayetlere etkilerinin bulunup bulunmadığına dair değerlendirmelerin yer aldığı bir kısım eklenmiştir. Anahtar kelimeler: İlk vahiy, peygamber, kıssa, tehannüs, cahiliye.

Hz. MuhammedKur'an-ı KerimPeygamberlik+5
Şükran Adıgüzel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa'nın XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'ndeki gelişmelere dair tespit ve önerileri

Bu çalışma Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılda yetiştirdiği en önemli devlet ve fikir adamlarından biri olan Ahmed Cevdet Paşa'nın tarih alanında yazmış olduğu eserlerinden üçünü, Tarih-i Cevdet, Ma'rûzat ve Tezâkir'i temel alarak hazırlanmıştır. Bahsedilen kitaplar incelenerek Cevdet Paşa'nın Osmanlı Devleti'ne ve de özellikle kendi yaşadığı döneme dair tespit, önerileri ve eleştirileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, çalışmanın konusu, kapsamı ve önemi belirtildikten sonra Cevdet Paşa'nın hayatı ve eserleri incelenmiş, daha sonra XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nin siyasi tarihi kısaca işlenmiş en son da Cevdet Paşa'nın ıslahat anlayışı ile onun döneminde yapılan ıslahatlara değinilmiştir. İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Cevdet Paşa'nın devlet ve hükümet anlayışı ile hizmetinde bulunduğu padişahlar ve dönemin önde gelen devlet adamları hakkındaki görüşleri işlenmiştir. Bölümün devamında onun döneminde saray yönetimi ve bürokraside meydana gelen değişiklikler, bu değişikliklere dair görüşleri en sonra da memuriyet, hariciye, ordu ve taşra yaşamına dair tespit, öneri ve eleştirileri açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Cevdet Paşa'nın Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyıldaki malî, iktisadî hayatına dair tespitlerinden sonra yine bu dönemde sosyo-kültürel alanda yaşanan değişimler ve onun bu değişimleri nasıl değerlendirdiği açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Cevdet Paşa, ıslahat, memur, iktisat, Osmanlı idaresi.

19. yüzyılAhmed Cevdet PaşaDevlet idaresi+5
Cevdet Gören
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Memlükler döneminde Siyer Yazıcılığı İbnü'd-Devâdârî (Ö. 736/1336'dan sonra) örneği (1250-1382)

Memlükler (648¬¬-923/1250-1517) tarihinde kurulmuş Müslüman Türk devletinden biri olmakla birlikte İslâm bilim tarihi açısından büyük öneme sahiptir. Bu dönemdeki eserler ve tarihçiler incelendiğinde İslâm tarihçiliğinin altın çağı olarak tanımlandığı görülür. Özellikle Türk Memlükler devrinde Hz. Peygamber'in hayatına dair derinlemesine inceleme yapan pek çok siyer eseri zikretmek mümkündür. Bu çalışmanın amacı VIII. (XIV.) yüzyılda Memlük coğrafyasındaki siyer yazıcılığını İbnü'd-Devâdârî özelinde inceleyerek, bu dönemdeki Hz. Peygamber algısını ortaya koymaktır. Çalışmada ana hatlarıyla Memlükler dönemindeki ilmî hayat ve Memlükler dönemine kadarki siyer yazıcılığından kısaca bahsedilmiştir. Daha sonra İbnü'd-Devâdârî'nin ed-Dürrü's-semȋn fȋ ahbâri Seyyidi'l-mürselȋn ve'l-hulefâʾi'r-râşidîn adlı siyer eseri muhtevası, usulü ve kaynakları bakımından incelenmiştir. Bunların ardından bizim ele aldığımız müellifin siyeri muasırlarından İbn Seyyidünnâs'ın (ö. 734/1334) 'Uyûnü'l eser fî fünûni'l-megâzî ve'ş-şemâil ve's-siyer isimli kitabı ve Zehebȋ'nin (ö. 748/1348) Siyeru a'lâmi'n-nübelâ'sının Hz. Peygamber'in hayatına ayırdığı kısımla belli başlı özellikler açısından mukayeseli bir şekilde ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Türk Memlükler Dönemi, siyer yazıcılığı, İbnü'd-Devâdârî, edDürrü's-semȋn fȋ ahbâri Seyyidi'l-mürselȋn ve'l-hulefâʾi'r-râşidîn

MemlüklerMemlükler DönemiSiyer+1
Elif Dağtekin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Moğol istilası sonrası Türkiye Selçuklu Devletinde görülen Türkmen kökenli isyanlar

Türkiye Selçuklu Devleti 627/1230 yılında Yassı Çimen Savaşı'nda Hârizmşahlar'ı mağlup ederek bu devletin yıkılmasına zemin hazırlamıştır. Savaş sonrasında Türkiye Selçuklu Devleti Moğollar ile komşu devlet olmuştur. Bunun sonucu olarak da Moğollar istilâ faaliyetlerini gerçekleştirmek için yönünü zayıflamaya başlayan Anadolu topraklarına çevirmiştir. II. İzzeddin Keykâvus dönemine kadar az sayıda görülen dini-siyasi ya da sadece dini kökenli gerçekleşen Türkmen isyanları II. İzzeddin Keykâvus döneminden sonra sayısal olarak ani bir artış göstermiştir. İsyanların sebepleri arasına ekonomik sıkıntılar da girmiştir. Türkmen isyanlarının bu derece artması ve amacının değişiklik göstermesinin temel sebebini 634/1243 Kösedağ Savaşı ile devletin gerileme ve çöküş dönemine girmesinin ardından Moğollara verilen yüklü vergilere bağlayabiliriz. Moğol istilâları Türkiye Selçuklu Devleti'ni dıştan parçalamaya çalışırken; Türkmen isyanları, kabiliyetsiz devlet adamları, devleti yönettiği bilincinde olmayan Sultanlar da devletin içten çökmesine sebep olmuştur. Çalışmamızda Moğolların Anadolu topraklarını istilâ etmesinin akabinde Türkiye Selçuklu Devleti'nin yıkılmasına zemin hazırlayan önemli etkenlerden Türkmen kökenli isyanlar ve bunlara neden olan faktörler birlikte ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Türkiye, Selçuklu, Türkmen, İsyan, Anadolu

Anadolu SelçuklularıMoğol istilasıSelçuklular+2
Zeynep Kayan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Safedî'nin (Ö. 764/1363) el-Vâfî bi'l Vefeyât adlı eserinde Hz. Peygamber'in hayatı

İslâm tarihinde büyük devletler arasında yer alan Memlükler (648-923/1250-1517), Şam, Hicaz, Mısır gibi önemli bölgeleri uzun süre hâkimiyetleri altında bulundurmuşlardır. Memlükler Haçlılara karşı kazanılan zaferler ile Moğollar'ı Ayn-ı Câlût (658/1260) savaşında yenmeleri neticesinde kayda değer başarılar elde etmiştir. Bu başarıların neticesinde Kahire'ye farklı yerlerden gelen ilim adamları buraya sığınmıştır. Buna Endülüs'te yaşanan siyasî sıkıntılarda eklenince Memlükler Dönemi, çeşitli ilim sahalarında İslâm tarihinde görülmeyen bir eser üretimine sahne olmuştur. Bu dönemde en çok üretim yapılan sahalardan biri de şüphesiz tarihtir. Memlükler Döneminde yetişmiş pek çok tarihçi, ya müstakil olarak ya da eserlerinin bir bölümünde Hz. Peygamber'in hayatını kaleme almıştır. Bu dönemde Resûlullah'ın hayatını yazan müelliflerden biri de Safedî (ö. 764/1363)'dir. Onun dönemin âlimleri ve devlet adamlarına dair yazdığı meşhur biyografi eseri el-Vâfî'nin ilk cildinin küçük bir kısmı Resûlullah'ın hayatına ayrılmıştır. Müellifin bu eseri, dönemin genel tarihçilik anlayışına ışık tutmakla birlikte Memlükler Döneminde siyer yazımının anlaşılmasına da katkı sağlar niteliktedir. Çalışmamızda, önce Safedî'nin hayatı ve eserleri hakkında bazı bilgilere yer verilmiştir. Ardından Safedî'nin el-Vâfî'de Resûlullah'ın hayatını yazdığı küçük kısım, muhteva, usul-üslup ve kaynaklar bakımından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bu değerlendirme esnasında el-Vâfî'nin ilgili bölümü, İbn Seyyidünnâs (ö. 734/1334) ve İbnü'd-Devâdârî (ö. 736/1336'dan sonra)'nin siyer eserleriyle mukayese edilmiştir. Bu çalışma, Safedî'nin el-Vâfî adlı eserinin ilgili bölümünün bir bütün halinde ortaya konulması ve dönemin siyer yazım anlayışına dair bazı değerlendirmeler yapmaya imkân sağlamak amacındadır. Anahtar Kelimeler: Memlükler, Safedî, el-Vâfî, İbn Seyyidünnâs, İbnü'd-Devâdârî.

Halil es-SafediHz. MuhammedMemlükler+4
Nesibe Hümeyra Yavuz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Oğuz Ergeç koleksiyonu mecmuası (inceleme-200b-250a transkripsiyonlu metin-tıpkıbasım)

Çalışmamızın konusu elde edilen bilgiler doğrultusunda 18. yy. sonları ile 19. yy. başlarında derlendiği düşünülen ve kütüphanelerde yer almayıp Oğuz ERGEÇ'in özel koleksiyonunun arasında bulunan bir mecmuadır. Bu çalışmada konumuz olan mecmuanın 200b-250a varakları arasında Türkçe şiirler çalışılmış, şiirler transkribe edilmiş ve incelenmiştir. Çalışılan kısımlarda terci-i bend, müseddes, muhammes, tahmis, müstezâd, kıtᶜa, rubâᶜiyyât ve müfred nazım şekliyle yazılmış şiirler bulunmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı, önemi, yöntem ve sınırlılıkları belirtilmiş ve mecmualar hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde Oğuz ERGEÇ koleksiyonu tanıtılmış, Mecmuaların sistematik tasnifi projesi (MESTAP)'ne uygun tasnif edilerek düzenlenen tablolar verilmiştir. İkinci bölümde metnin kurulmasında esas alınan hususlar konusunda bilgilendirme yapıldıktan sonra transkripsiyonlu metin yer almaktadır. Çalışma elde edilen sonuçların değerlendirilmesi, faydalanılan kaynakların ve dizinin verilmesi ile tamamlanmıştır.

Divan şiiriErgeç, OğuzMecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi+3
Sebehat Kütük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Safedî'nin (Ö. 764/1363) tarih anlayışı

Memlükler (648-923/1250-1517) tarihte kurulmuş en büyük Müslüman Türk devletlerinden biri olmakla birlikte İslâm bilim tarihi açısından büyük öneme sahiptir. Bu dönemdeki eserler ve tarihçiler incelendiğinde İslâm tarihi yazımının altın çağı olarak betimlendiği görülmektedir. Bu tarihçiler arasında Safedî eserleri ile öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı genelde Memlük tarihçiliği, özelde ise Safedî'nin el-Vâfî bi'l vefeyât isimli eserinin mukaddime kısmından hareketle onun tarih anlayışını ortaya koymaktır. Çalışmada ana hatlarıyla Memlük tarihçiliği izah edilmiştir. Safedî'nin hayatı, ilmi kişiliği, hocaları ve eserleri açıklanmıştır. Son olarak ise Safedî'nin el-Vâfî bi'l vefeyât adlı eserinin mukaddime kısmından hareketle müellifin tarih anlayışına değinilmiştir. Anahtar kelimeler: Memlükler, Safedî, el-Vâfî, Tarih, İslam Tarihi

Halil es-SafediMemlüklerTarihçilik+1
Sultan Turunç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı- Singapur ilişkileri (1864-1923)

Bu araştırmanın konusu ve odak noktası, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına kadar Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkilerdir. Singapur'daki ve Türkiye'deki gazeteler, tarihi yazılar ve arşiv gibi geçmiş çalışmalar da dâhil birçok tarihi kayıt bilgi kaynağı olarak kullanılmıştır ve Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu kaynaklar, Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki siyasi, ekonomik, sosyal ve din gibi farklı alanları tasvir etmek ve kanıtlamak için kullanılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı ve önemi belirtildikten sonra Singapur'un kısa tarihi ve Endonezya, Tayland ve Malezya gibi Osmanlı ile Güneydoğu Asya ülkeleri arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Daha sonra ikinci bölümde, Singapur ve Osmanlı İmparatorluğu'nun hem doğrudan hem de dolaylı siyasi ilişkileri ele alınmıştır. Bu bölümde, Singapur'a Osmanlı Başkonsolosunun atanması, Birinci Dünya Savaşı ve Balkanlar gibi trajik olaylar, Singapur'daki Pan-İslamizm ideolojisinin etkisi gibi konuları da temel edilmiştir. Aynı zamanda, Asya'daki İngiliz ve Hollanda kolonizasyonun tüm dünyayı etkilemesi gibi Avrupa'daki siyasi güç dengesinde meydana gelen değişikliklere de yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Singapur ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki dini, sosyal ve kültürel ilişkilere odaklanılmıştır. Bu bölümde ayrıca Hac ibadeti aracılığıyla gelişen Singapur-Osmanlı ilişkileri ve Singapur'da aylarca kalan Ertuğrul Fırkateyni'ndeki mürettebatının Japonya yolculuklarına devam etmeden önceki Singapur'daki deneyimleri de yer almaktadır.

Dünya Savaşı IErtuğrul FırkateyniKültürel ilişkiler+7
Muhamad Syafıq Bın Mardı Mardı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hatîb el-Cevherî (Ö. 900/1495) ve tarihçiliği

İslam tarihindeki en büyük devletlerden biri kabul edilen Memlük Devleti (648-923/1250-1517), yalnızca siyasî ve askerî sahalardaki gelişimle değil, İslam dünyasının kültürel gelişimine sağladığı katkılarla da tanınmıştır. Siyasî ve askerî başarıların etkisiyle, Şam ve Kahire, Müslüman halk, tüccar ve ilimle iştigal edenler için güvenli beldeler olmuştur. Memlük yönetiminin sağladığı imkanlar neticesinde kültürel saha daha da canlanarak semeresini vermiş ve Memlükler dönemi ilmî faaliyetler açısından İslam tarihinin en parlak dönemi olmuştur. Bu dönemdeki ilmî faaliyetlerin en yoğun olduğu sahalardan biri ise şüphesiz tarihtir. Memlükler döneminde çok sayıda tarihçi yetişmiş ve kaleme aldıkları eserlerin büyük bir kısmı da günümüze ulaşmıştır. Bu tarihçiler arasında, Memlüklerin son döneminin müşahidi olan ve tarih eserleri kaleme alan, tüccar sınıfına mensup Hatîb el-Cevherî de bulunmaktadır. Bu çalışmada, Memlük tarihçiliğine katkı sağlayan Hatîb el-Cevherî ve kaleme aldığı Nüzhetü'n-nüfûs ve'l-ebdân fî tevârîhi'z-zaman ve İnbâü'l-hesr bi-ebnâi'l-'asr adlı eserlerinden hareketle onun tarih anlayışını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Hatîb el-Cevherî'nin yaşadığı dönemdeki siyasî ve ilmî muhit hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Hatîb el-Cevherî'nin hayatı ve kaleme aldığı eserleri üzerinde durulmuş, ikinci bölümde ise Hatîb el-Cevherî'nin bahsi geçen eserleri üzerinden onun tarihçiliğine dair tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Memlükler, Hatîb el-Cevherî, Nüzhetü'n-nüfûs, İnbâü'l-hesr, tarih yazıcılığı.

CevheriMemlüklerMemlükler Dönemi+2
Semanur Diniz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Abdüsselam'ın (Ö. 660/1262) "Bidâyetü's-sûl fî Tafdîli'r-Rasûl" adlı siyer eseri

Memlük Devleti (648-923/1250-1517), İslam tarihindeki en büyük devletlerden biri kabul edilmektedir. Bu başarısında, siyasî ve askerî gelişimlerle birlikte İslam dünyasının kültürel gelişimine sağladığı katkılar da etkili olmuştur. Memlük yönetiminin sunduğu imkanlar, kültürel alanı daha da canlandırmış ve bu dönemin, ilmî faaliyetler bakımından İslam tarihinin en parlak dönemi olmasını sağlamıştır. Memlükler döneminde hadis ve tarih başta olmak üzere pek çok sahada eserler kaleme alınmış ve bu eserlerin büyük çoğunluğu günümüze ulaşmıştır. Kaleme alınan bu eserler arasında bilhassa Hz. Muhammed'in hayatını konu edinen ve hayatına dair derinlemesine incelemelerin yapıldığı siyer eserleri de zikredilmelidir. Bu çalışmanın amacı VIII. (XIV.) yüzyılda Memlük coğrafyasındaki siyer yazıcılığına katkı sağlayan İbn Abdüsselam'ın Bidâyetü's-sûl fî tafdili'r-Rasûl adlı eserinden hareketle bu dönemdeki Hz. Peygamber algısını ortaya koymaktır. Çalışmanın giriş bölümünde İbn Abdüsselam'ın yaşadığı dönemdeki siyasî, ilmî ve sosyal muhit hakkında bilgi verilmiş ve bu dönemdeki siyer yazıcılığından genel hatlarla bahsedilmiştir. Birinci bölümde İbn Abdüsselam'ın hayatı, ilmî kişiliği ve kaleme aldığı eserlere dair malumat verilmiştir. İkinci bölümde ise müellifin Bidâyetü's-sûl fî tafdili'r-Rasûl adlı eseri incelenmiştir. Yine bu kısımda bahsi geçen eser, muasırı İbn Kesîr'in (ö. 774/1373) el-Fusûl fî sîreti'r-Rasûl adlı siyer eserinde Hz. Peygamber'in hayatına ve faziletlerine ayırdığı bölümle birçok açıdan mukayese edilerek, tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Memlük DevletiMemlüklerMemlükler Dönemi+4
Fatma Tülzehra Habib
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bahri Memlûklerde divan müfettişliği / Şeddü'd-Devâvîn

Tarihsel süreç içerisinde devletlerin sürekliliğini ve etkisini sağlayan unsurlar yalnızca kazanılan savaşlar ya da fethedilen topraklarla sınırlı değildir; asıl kalıcı miras, toplumsal düzeni şekillendiren kurumsal yapılardır. Bu bağlamda, Memlûkler döneminde önemli bir idarî ve malî denetim kurumu olan şeddü'd-devâvîn (dîvân müfettişliği) makamı, dönemin bürokratik yapısında merkezi bir rol üstlenmiştir. İlk örneklerine Eyyûbîler döneminde rastlanan bu görev, Memlûkler döneminde daha da kurumsallaşarak, özellikle Mısır ve Şam gibi vilayetlerde vezirin gözetiminde yürütülmüş; çoğunlukla askerî kökenli yüksek rütbeli emîrler, arasırada kalem ehli bürokratlar tarafından icra edilmiştir. Bu tez, şeddü'd-devâvîn makamının tarihî gelişimini, görev tanımını, yetki alanlarını ve atama süreçlerini tarihî kaynaklar ışığında incelemektedir. Şeddü'd-devâvîn, devlet dairelerinin denetimi, gelir-gider dengesinin gözetimi, vergi tahsili, devlet mallarının yönetimi, suç takibi, cezaların uygulanması ve kamu düzeninin tesisi gibi çok yönlü bir sorumluluk alanına sahiptir. Ayrıca vakıf mallarının kontrolü ve taşrada devlet otoritesinin temsili gibi fonksiyonları da bulunmaktadır. Kurum, zaman zaman siyasi güç mücadelelerinin odağı hâline gelmiş, görevde bulunan kişiler aziller, sürgünler, müsadereler ve yeniden atamalar gibi değişken bir kariyer süreciyle karşı karşıya kalmıştır. Bu dönemde görev yapmış şahsiyetler üzerinden makamın icrası, siyasi yansımaları ve devlet içindeki etkisi somut örneklerle analiz edilecektir. Ayrıca resmî yazışmalarda şeddü'd-devâvîn'in temsili, atama belgelerine dair ayrıntılı incelemelere yer verilecektir. Bu tez çalışmasının temel amacı, Memlûk Devleti'nin idari ve mali teşkilatı içerisinde önemli bir yere sahip olan şeddü'd-devâvîn kurumunu, birincil kaynaklar ışığında kapsamlı bir biçimde inceleyerek literatür'e katkı sağlamaktır. Bu bağlamda, kurumun tarihî gelişimi, yapısal özellikleri, görev tanımı, atama süreçleri ve dönemin siyasi-toplumsal dengeleri içindeki yeri bütüncül bir yaklaşımla ele alınacakır. Çalışmanın bir diğer amacı, bu alanda araştırma yapacak araştırmacılara rehberlik edebilecek nitelikte bir kaynak ortaya koymaktır. Mevcut literatür'de dağınık hâlde bulunan bilgilerin sistematik bir şekilde derlenmesiyle, şeddü'd-devâvîn kurumunun temel işleyişi, fonksiyonları ve tarihî önemi somutlaştırılmakta; böylece gelecekte yapılacak akademik çalışmalara sağlam bir zemin sunmayı amaçlamaktadır. Şeddü'd-devâvîn'in Memlûk Devleti içindeki yeri ve görevleri detaylandırılarak; özellikle devlet dairelerinin denetimi, mali işleyişin gözetimi, gelir-gider takibi, vergi toplama, vakıf mallarının kontrolü gibi kritik sorumluluklar çerçevesinde kurumsal işlevleri analiz edilecektir. Ayrıca, bu kurumun farklı bölgelerdeki (özellikle Mısır, Şam, Halep ve Gazze) uygulama biçimleri, görev tanımındaki yerel farklılıklar ve görevlilerin rütbesel dönüşümleri de ele alınarak karşılaştırmalı bir değerlendirme sunulacaktır. Aynı zamanda, göreve atanmada izlenen protokol, kullanılan resmî belgeler (taklîd, marsûme, tevki') ve bu belgelerde yer alan niteliksel beklentiler (adalet, dürüstlük, ehliyet) gibi bürokratik yapıları da kapsamaktadır. Son olarak, şeddü'd-devâvîn'in hukuki ve cezai süreçlerdeki rolü, suçluların tespiti, cezaların infazı ve kadı evlerinin mühürlenmesi gibi uygulamalar üzerinden ele alınarak kurumun çok yönlü yapısı vurgulanacaktır. Bu çalışma, Memlûk Devleti'nde şeddü'd-devâvîn kurumunun yalnızca bir idari pozisyon değil, aynı zamanda merkezi otoritenin devamlılığı, mali disiplinin sağlanması ve toplumsal düzenin tesisi açısından da hayati bir fonksiyon icra ettiğini ortaya koymaya çalışacaktır.

İsmail Demirboğa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2005-2021 yılları arasında okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarında Hz. Muhammed ve ilk dönem İslâm tarihi

Sosyal bilgiler, ülkemizde ilkokul 4. sınıf ile ortaokul 5, 6 ve 7. sınıflarda okutulan, içerik olarak sosyal bilimlerin verilerinden yararlanan bir derstir. İçeriğinde yer alan bilgiler sayesinde öğrencileri toplumsal hayata hazırlarken aynı zamanda öğrencilerde milli tarih bilincinin oluşmasına da katkı sağlamaktadır. Anadolu'da kurulan ilk medeniyetler ile başlayan tarih bilgisi, ilk Türk devletleri, İslâm tarihi, Türk İslâm tarihi, Osmanlı tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi olarak kronolojik bir biçimde ders kitaplarında yer almaktadır. Çalışmamızın konusu olan Hz. Muhammed ve ilk dönem İslâm tarihi konuları ise ortaokullarda 6. sınıf sosyal bilgiler ders kitapları içerisinde anlatılmaktadır. Bu çalışmada 2005-2021 yılları arasında okutulan 9 farklı sosyal bilgiler 6. sınıf ders kitabı incelenmiştir. Bu inceleme ile bu kitaplardaki konuların muhteva ve hacimlerini belirlemek hedeflenmiştir. Belirlenen hedef çerçevesinde söz konusu kitaplarda Hz. Muhammed ve ilk dönem İslâm tarihi konularının ne şekilde yer aldığı, sunuş biçimleri ve içerikler arasındaki farklılıklar ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, İslâm Tarihi

Cemal Alp
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors