Theses supervised by Prof. Dr. Hüseyin Aktaş

14 theses · Manisa Celal Bayar University

DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de katılım fonlarının etik yatırım bağlamında performansının değerlendirilmesi

Çalışma iki amaç doğrultusunda iki fon sınıfını, Katılım Fonlarının etik yatırım bağlamında performans analizini hedeflemiştir. İlk amaç, Katılım Fonlarının performans sonuçları ile Fon Bul notları arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunup bulunmadığını sorgulamaktır. Fon Bul notlarının etik yatırım etkisini yansıtıp yansıtmadığı araştırılmıştır. İkinci amaç, Modern portföy optimizasyonu uyarınca etik kısıtın Katılım Bireysel Emeklilik Fonlarında performans düşüklüğüne sebep olup olmadığını araştırmaktır. Katılım Fonları performansı, parametrik olmayan veri zarflama analizi kullanılarak incelenmiştir. Uluslararası faizsiz finans prensipleri ve danışma komitesi yükümlülüğünün, Katılım BES Fonlarında performans düşüklüğüne sebep olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmanın ilk amacı çerçevesinde, Ocak 2017-Aralık 2021 tarihleri arasında Türkiye' de faaliyet gösteren Katılım Fonlarının performans analizi ile başlanmıştır. Yıl yıl 2017' den 2021'e kadar sektörde yer alan 14, 19, 25, 26 ve 30 adet Katılım Fonun performansı veri zarflama ile analiz edilmiştir. Bir uygulamada faaliyet gideri ve net varlık değerleri girdi olarak kullanılmıştır. Bir diğer uygulamada risk-getiri ölçütleri, beta ve standart sapma değerleri girdide kullanılarak performans analizi gerçekleştirilmiştir. Veri zarflama ile elde edilen bulgular araştırma döneminin Fon Bul notları ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Nihai hedef Fon Bul notlarının Katılım Fonlarının performansını yansıtıp yansıtmadığını araştırmaktır. İkinci amaç çerçevesinde etik kısıtın portföy optimizasyonuna olumsuz etkisi bulunup bulunmadığı, Katılım BES Fonları Faizli BES Fonlarla karşılaştırarak sorgulanmıştır. Bu bağlamda performans ölçütleri Alfa, Sharpe, Bilgi ve Sortino Oranları çıktı olarak kullanılarak, açık girdi kullanmadan veri zarflama analizi ile gerçekleştirilmiştir. Analizler 105 Faizsiz BES ve 105 Faizli BES Fonun 36 aylık verileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye' de Katılım BES Fonlarının Faizli BES Fonlara göre etkinlik ortalamasının az da olsa daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak faizsiz finans prensipleri ve icazet belgesi yükümlülüğünün Katılım Fonları performansına olumsuz etkisi bulunmadığı saptanmıştır. Çalışmadan iki genel çıkarım elde edilmiştir. İlk olarak Fon Bul notlarının Katılım Fonları performansını tam yansıtmadığı bulgusu elde edilmiştir. Bununla birlikte etik yatırım bağlamında incelenen Katılım BES fonlarının, Faizli BES fonlara göre performans dezavantajının bulunmadığı sonucu elde edilmiştir. İlerleyen süreçte çevresel yönetimsel fonlar, etki fonları, sürdürülebilir fonlar gibi etik fon grupları üzerine yapılacak çalışmalar, etik yatırımın portföy performansı etkisine yönelik literatüre daha fazla katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda Türkiye' ye özgü negatif tarama ve pozitif tarama soruları, bir etik skor endeksi oluşturulmasına yönelik sektöre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Böylelikle etik fonların performans değerlendirilmesine yönelik, objektif bir performans ölçüm yöntemi elde edilecektir.

İbrahim Kaya
Manisa Celal Bayar University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe hata ve hilelerinin kast unsuru açısından değerlendirilmesi

Gelişen teknoloji ile beraber artan finansal ilişkiler işletmelerin daha fazla gelir elde etmek için vergi kaçırmaya yöneltmektedir. Bir işletmenin vergi kaçırabilmesi için kullanabileceği yöntemler ise finansal tablolarında yapacağı muhasebe hata ve hileleridir. Doktrinde muhasebe hata ve hilelerinin nasıl ayırt edileceği hususu tartışmalı bir alandır. Çünkü yapılan fiiller birbirlerine o kadar benzer ki kontrolü yapacak kişiler de hata veya hile ayrımı yapma konusunda tereddütte düşebilmektedir. Yanlış yorumlanan bir fiilden dolayı kişiler yargılanabilir ve sonuç olarak ceza alabilirler. Bu durum Hukuk Devleti ilkesini zedeleyebilir. Bu çalışmamızda muhasebe hata ve hilelerini açıklayarak; yapılma nedenleri, türleri ve farkları anlatılmıştır. Daha sonra Türk Hukuk sistemindeki hata ve hile başlıkları anlatılarak, ceza hukuku açısından hata ve hileyi birbirinden ayırmaya yarayan en büyük fark olan kast konusu anlatılmıştır. Hata ve hileyi birbirinden ayıran en temel unsur ise kasttır. Yapılan işlem bilerek ve istenerek yapılıyorsa kasıtlı olarak yapılmıştır. Hile kastla yapılıyorken; hata, bilgisizlikten, tecrübesizlikten meydana gelmektedir. Lakin işlemin kasıtlı olarak yapılıp yapılmadığının tespiti maalesef çok zor olup; uygulamada işlemin tespiti açısından sıkıntılar meydana gelmektedir. Bu çalışmamızda sonuç olarak muhasebe hata ve hilelerinin tespiti açısından dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılmaya çalışılmıştır.

Hukuk sistemiKastKasıt+3
Ali Öztürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tam zamanlı üretim ortamında müşteri-tedarikçi ilişkilerinin optimizasyonu: Bir davranışsal muhasebe yaklaşımı uygulaması

Türkiye'deki plastik/kompozit sektörlerinde imalat yapan küçük ve orta ölçekli işletmelerde tam zamanında üretim sistemi kuruluşların gerek imalat gerek kalite gerek tedarik zinciri yöntemlerinde büyük değişimler yaratmıştır. Bu sistemin işletmede ilk kuruluşu ve kuruluş sonrasında kontrollü olarak sürdürülmesi evrelerindeki, insan davranışlarının davranışsal muhasebe kuramlarına göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, yeni bir imalat sistemi kuruluşunda ve sürdürülmesinde çalışanlar ve yöneticilerin nasıl davranışlar sergilediği, tam zamanında üretim ortamlarının sadece malzeme dolaşımı, imalat ve stoklama sisteminden mi ibaret olduğu, bu davranışların davranışsal muhasebe teorilerindeki karşılığının nasıl olduğu irdelenmeye çalışılmıştır.

Davranışsal muhasebeKOBİMuhasebe+3
Niyazi İnan Sabırcan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Blockchain tabanlı kripto para birimlerinin mevcut durumuna dair finansal analizler ve geleceği

Çalışmanın amacı, blockchain veya türevi altyapılar kullanan kripto para birimlerinin mevcut durumunu ve geleceğini ele almaktır. Bu amaçla, ortaya çıkışından günümüze, kripto para birimlerinin teknolojik altyapı ve ekonomik model olarak evrim süreci incelenmiştir. İnceleme sürecinde kripto para piyasalarının geleceğinde etkili olacağı düşünülen faktörler, araştırma sorularına dönüştürülmüştür. Piyasa etkinliği, fiyat balonları ve piyasa manipülasyonlarına dair araştırma soruları, ilgili bölümler kapsamında analiz edilmiştir. Kripto para piyasalarının etkinliğini sınama amacıyla, piyasa derinliği ve volatilite yapısı arasındaki ilişki, 8 kripto para birimi için asimetrik GARCH modelleri (FIGARCH, FIAPARCH, FIGARCH CHUNG, FIEGARCH, FIEGARCH BBM) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz bulguları, kripto para piyasalarında uzun hafıza probleminin varlığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, bu piyasalarda işlem hacmi arttıkça volatilitenin azaldığı ve dolayısıyla, piyasa etkinliğinin arttığı gözlemlenmektedir. Bu bulguları takiben, söz konusu kripto para birimlerinin fiyat serilerinde, fiyat balonlarının varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla 8 kripto para birimi SADF testi kullanılarak analiz edilmiştir. Test sonuçlarından hareketle, fiyat seviyelerinin balon olarak nitelendirilebileceğine dair bir bulguya rastlanmamıştır. Bitcoin piyasalarındaki fiyat sıçramalarını inceleme amacıyla, "Pump and Dump" tipi manipülasyonlardan kaynaklı sıçramalar, deneysel bir vaka analizi çalışması kapsamında ele alınmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan portföyde kripto para piyasalarında manipülasyonun mümkün olduğu uygulamalı olarak gözlenmiştir. Bunu takiben, manipülatif fiyat sıçramalarının yapısını tespit etme amacıyla, Bitcoin piyasası dakikalık frekansta 1.162.887 adet gözlem kullanılarak Jump-Difüzyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Jump-Difüzyon analizi bulguları, piyasaların belirli bir derinlik seviyesini aştıktan sonra manipülasyonlara karşı bağışıklık kazandığı yönündedir. Araştırma bulguları, mevcut kripto para piyasalarının gelişim süreci için öngörülen yapının, rasyonel piyasa dinamikleri ile çatışacak şekilde tasarlandığına dikkati çekmektedir. Belirli bir değer üretim sistemine karşılık gelecek şekilde tasarlanmış, blockchain tabanlı varlıkların piyasaya sunulmasıyla, kripto para piyasalarının yapısının değişeceği tahmin edilmektedir. Bu çalışma, güncel finans literatürünün en tartışmalı konularından birisi olan kripto para piyasalarının potansiyelini, kavramsal bir çerçeve oluşturan analizler ile test ederek tahminlemesi aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktadır.

BlockchainBlok zinciri sistemiFinansal analiz+1
Tuna Can Güleç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası inşaat projelerinde bütçeleme ve maliyetleme

İnşaat sektörü, dünya ekonomisine yön veren sektörlerin başında gelmektedir. Sektör, 200'den fazla alt sektörle girdi–çıktı ilişkisinde olması nedeniyle lokomotif sektör olarak da adlandırılmaktadır. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de gelişimin ana göstergesini inşaat sektörü oluşturmaktadır. Gerek yurt içinde gerekse yurtdışında elde edilen başarılar ülkemizin inşaat sektöründeki gelişimini kanıtlamaktadır. Dünyanın en büyük 250 müteahhidi arasında bulundurduğu firma sayısı ile Türk müteahhitlik firmaları, 2017 yılında Çin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Uluslararası müteahhitlik firmalarının gerçekleştirmiş oldukları toplam proje bedellerine bakıldığında, bu payın %19,5'ini Rusya Federasyonu'nda iş yapan Türk müteahhitlerin iş hacminin oluşturduğu görülmektedir. Bu çalışmada dünyada bir çok ülkede ve Rusya Federasyonu'nda faaliyet göstermekte olan Türk müteahhit firmasının, Moskova şehir merkezinde gerçekleştirmiş olduğu bir inşaat projesinin teklif bütçesi ve kapanış bütçesi verilerinin karşılaştırılması, maliyet sapma analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Ortaya çıkan farkların nedenlerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Birinci bölümde inşaatın temel kavramları, dünyada ve ülkemizde inşaat sektörünün önemi, ülkemizin yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin ulaşmış olduğu konum ve Rusya inşaat piyasası kısaca tanıtılmaktadır. İkinci bölümde inşaat projeleri ve proje yönetim aşamaları açıklanmaktadır. İyi bir proje yönetiminin başarılı bir planlamaya ihtiyacının olması ve planlamanın sayısal ifadesi olarak tabir edilen bütçeleme, projeyi başarıya taşıyan en önemli aşama olarak değerlendirilmiştir. İnşaat maliyet öğeleri ve bütçeleme süreci ayrıntılı şekilde anlatılarak bütçeyi oluşturan maliyet kalemlerinde meydana gelen sapmalar konusu irdelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, örnek firmanın proje hazırlık aşamasında gerçekleştirdiği bir takım analizler sonrasında oluşturdukları tahmin bütçesi ile proje sonlandıktan sonraki kapanış bütçesi karşılaştırılmış ve elde edilen maliyet sapmalarının nedenleri açıklanarak firmaların ne gibi önlemler almaları gerektiği üzerinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Uluslararası İnşaat Projeleri, Bütçeleme, Sapma Analizi

BütçelemeMüteahhitlik hizmetleriProjeler+4
Işılay Aydın Güney
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal finans teorisi: Siyasal ve finansal kuramların ortak dinamikleri üzerine bir deneme

Tarihi ve güncel çok sayıda örnekte siyaset ve finans arasındaki güçlü etkileĢim açıkça görülebilir. Bazı durumlarda siyasi geliĢmelerin finansal piyasaları bazı durumlarda ise finansal kararların siyasal alanı etkilediği çok sayıda örnek vardır. Bunun ötesinde devletlerin farklı hukuki ve yönetsel alt yapılarının farklı finansal sistemlerle mevcudiyet gösterdiği de bir gerçektir. Bu gözlemler "siyaset ve finans arasında nasıl bir etkileĢim olduğu ve etkileĢimin yönünün ne olduğu" sorununu ortaya çıkarmıĢtır. ÇalıĢmanın temel problemi, siyaset ve finans disiplinlerinin ortak dinamiklerinin kuramsal düzeyde belirlenmesi ve böylece iki disiplin arasındaki etkileĢimin anlaĢılması ve açıklanmasıdır. ÇalıĢmada siyaset ve finans disiplinleri felsefi temellerine inilerek çözümlenmeye çalıĢılmıĢtır. Mübadele olgusunun siyaset ve finans için temel bir yapı taĢı olduğu sonucuna ulaĢılmıĢtır. Siyasal ve finansal her mübadeleyi bir sözleĢme olarak ele alan çalıĢma, iki disiplinin sözleĢme kavramı içerisinde ortak bir paydada buluĢtukları sonucuna varmıĢtır. ÇalıĢma insan doğası, etik, sözleĢme ve iktidar olguları arasındaki iliĢkiyi ifade etmek için ÇESĠ Modeli‟ni önermektedir. ÇalıĢma modelin siyaset ve finansı kapsayan temel bir yapı oluĢturduğu savunmaktadır. Model, Magna Carta süreci ve Fransızların Madagaskar‟ı iĢgali örneğini açıklamak için analize tabi tutulmuĢtur. Sonuç olarak ÇESĠ Modeli‟ nin bu iki örneği yeterli bir Ģekilde açıklayabildiği bulgulanmıĢtır. Ġlk örnek olayda Magna Carta sürecinin neden Ġngiltere‟de yaĢandığı sorgulanmıĢtır. Bunun cevabı ÇESĠ Modeli kapsamında aranmıĢtır. Buna göre; o dönemde Ġngiltere‟de yaĢayan insanların, Kıta Avrupası‟ndan farklı bir tarihi miras ve coğrafya içerisinde yaĢadıkları bulgulanmıĢtır. Bu durum "ÇevrelenmiĢlik" olarak ifade edilmiĢtir. Böyle farklı bir çevrenin, farklı toplumsal ve siyasal değerlere sebebiyet vermesi "Etik" kapsamında değerlendirilmiĢtir. Bu farklı değer sisteminin sonucu olarak imzalanan Magna Carta Libertatum, modelin "SözleĢme" olarak ifade ettiği kavram kapsamında değerlendirilmiĢtir. Bu anlaĢma sonunda kralın bazı yetkilerini kaybetmesi buna karĢın halkın bir takım yetkiler elde etmesi "Ġktidar" kapsamında değerlendirilmiĢtir.Fransızların Madagaskar‟ı iĢgali ve sonraki uygulamalarının ele alındığı örnek olayda ÇESĠ Modeli sürecinin ters Ģekilde çalıĢtığı bulgulanmıĢtır. Fransızların Madagaskar‟ı iĢgali, askeri güç olarak, " Ġktidar" kapsamında değerlendirilmiĢtir. ĠĢgal sonrasında halka yüklenen vergi ve yeni para basımı "SözleĢme" kapsamında değerlendirilmiĢtir. Bu süreç sonunda Madagaskar halkının üretim ve tüketim alıĢkanlıkları temelinde değiĢen yaĢam Ģekilleri, "Etik" kapsamında değerlendirilmiĢtir. Böylece Madagaskarlı gelecek nesillerin "ÇevrelenmiĢ" oldukları savunulmuĢtur. Siyasal Finans Teorisi, ÇESĠ Modeli kapsamında, siyaset ve finans arasındaki bağlamı açıklamaktadır. Dolayısıyla bu model siyasal ve finansal karar alıcılar için bütüncül bir karar alma mekanizması sağlayabilir.

Finansal politikalarSiyasal ekonomiSiyasal kuram+2
Sami Mahir Kireşci
Manisa Celal Bayar University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilikçi şehirler konsepti ve Manisa vizyonu

Bu çalışmanın amacı Manisa kentinin yenilikçilik potansiyelini ortaya çıkartmak ve gerçekleştirmek için potansiyel proje ve faaliyetlerin araştırılmasıdır. Bu amaçla birinci bölümde akıllı şehir, kentlileşme ve yenilikçi şehir konseptlerine dair olgular ele alınmış ve temel kavramlara değinilmiştir. Bu bölümde ayrıca yenilikçilik kavramı kapsamında yeniden düzenlenmiş şehirlerin dönüşüm süreçleri ve rekabet avantajları, üçüncü bölümde Manisa örneğinde uyarlanmak üzere ele alınmıştır. İkinci bölümde ise bu ve ilgili konularda yakın dönemde yapılan çalışmalar kapsamlı bir şekilde taranmış ve günümüzde yenilikçi olarak nitelendirilen şehirlerin sosyokültürel yapılarıyla birlikte, teknik alt yapıları ele alınmıştır. Bu örneklerden hareketle birinci bölümde ele alınan yenilikçi şehirlerin alt yapılarının Manisa ilinde uygulama bulabilecek olanları seçilmiştir. Yazın taramasında son aşamada altyapı tekniklerine dair transfer yöntemleri de değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında son aşamada, toplam 80 akademisyen, uzman, girişimci ve belediye personelinin görüşleri derlenerek Manisa ilinin yenilikçilik vizyonuna dair GZFT analizi gerçekleştirilmiştir. Bu analizden elde edilen bulgulardan hareketle, şehrin yenilikçilik vizyonu ve potansiyel yol haritası çıkartılmıştır. Bu çalışmanın yerel yöneticilere Manisa'nın şehir planlama süreçlerinde fikir verici bir kaynak olması ve yapılacak olan yenilikçi şehir çalışmalarına ve ileride geliştirilecek olan ölçeğe katkı sağlaması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Yenilikçilik, Yenilikçi Şehir, Yenilikçilik Ekosistemi

KentleşmeKentsel yenilemeManisa+1
Abdurrahman Burak Pala
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Azerbaycan bankacılık sisteminin performans analizi: Veri Zarflama Yöntemi uygulaması

Finansal sistem içerisinde toplamış olduğu tasarrufları sermayeye dönüştürebilme özelliğine sahip bankacılık sistemi, Azerbaycan'da finansal aracılık boyutuyla finansal sistemin en önemli halkası durumundadır ve ekonomik sistemin etkili ve dayanıklı olarak sürdürülmesi açısından stratejik bir rol oynamaktadır. Nitekim bankacılık sisteminin performansı, günümüz teknolojik ilerlemeler paralelinde gelişen rekabet yoğunluğu içerisinde gücü ve sağlamlığı açısından giderek ön plana çıkan bir unsur olmakla birlikte, ekonomik büyümeye yardımcı olabilmesi, finansal buhran riskini azaltabilmesi gibi olumsuzlukların önlenebilmesi açısından da hayati bir önem taşımaktadır. Azerbaycan Bankacılık Sistemi (ABS), 2008-2017 yıllarını kapsayan dönemde özellikle dışsal faktörlerin etkisiyle belirli dalgalanmalar yaşamış ve buna bağlı olarak kapsamlı rehabilitasyon süreci geçirmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, ABS'de yer alan bankaların sahip olduğu özellikleri göz önünde bulundurarak, istenilen mal ve hizmetlerin (çıktıların) elde edilmesi sürecinde kaynaklarını (girdilerini) hangi seviyeye kadar (ne kadar etkin) kullandıklarının tespit edilmesi ve buna bağlı olarak bankaların sürdürülebilir büyüme politikalarını hayata geçirebilmeleri sürecindeki performanslarının değerlendirilmesidir. Bu maksatla çalışmada etkinlik ve verimlilik analizleri yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, kavramsal ve tarihsel gelişime ilişkin bilgiler verilmiş, dünyada ve Azerbaycan'da yakın geçmişte yaşanan ekonomik gelişmeler ve kriz ve konulan ekonomik hedeflere ulaşmak için uygulanan finansal sistem yapılanmaları üzerinde durularak ABS'nin bugün gelinen konumu belirlenmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde, ABS'nin yapısal özellikleri ve günümüz Azerbaycan bankacılık sisteminin performansı açısından genel durumu incelenmiştir. Son bölümde ise, 2008-2017 yıllarını kapsayan dönemde parametrik olmayan bir yaklaşım olan Veri Zarflama Analizi kullanılarak, çeşitli etkinlik ölçüleri tahmin edilmiştir. Toplam Faktör Verimliliğini değerlendirmede, Malmquist Endeksi kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca, Panel Veri ve Panel Logit modelinden yararlanılarak bankaların etkinliği üzerinde etkili olan bankaya özgü faktörlerin etkisi irdelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, inceleme döneminde, teknik, saf teknik, ölçek etkinliklerinde önemli bir etkinlik kazanımı elde edilememiştir. Çalışmanın diğer sonuçlarına göre ise ABS'de teknik etkisizliğin temel kaynağı, saf teknik etkisizlikten çok ölçek etkisizliği olmuş; analize dahil edilen bankaların büyük bir çoğunluğu ölçeğe göre azalan getiriden kaynaklanan ölçek etkisizliğine sahip oldukları görülmüştür. Bununla birlikte, bankaların etkinlikleri sahiplik yapısı ve ölçeğe göre farklılıklar göstermiştir. Ayrıca çalışma kapsamında ele alınan dönem içerisinde, etkinlik artışından çok teknolojik ilerlemeye bağlı verimlilik artışı elde edilmiş; uzun ve kısa dönemlerde aktif karlılığı (ROA) ve özsermaye karlılığı (ROE) rasyolarının içsel belirleyicilerden kaynaklanan (likidite riski, sermaye yeterlilik oranı, aktif büyüklüğü ve emeğin fiyatı) negatif ve anlamlı bir etkiye sahip oldukları görülmüştür. Azerbaycan Bankacılık Sistemi, Bankacılık Sisteminin Etkinliği, Performans Analizi, Veri Zarflama Analizi, Malmquist Verimlilik Endeksi

AzerbaycanBankacılıkBankacılık sektörü+6
Reşad İsgenderov
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık işletmelerinde kaynak tüketim muhasebesi modeli

20. yüzyıl ile 21. yüzyıl başına kadar olan dönemde tüketici talepleri arz miktarından fazla olduğundan talepler geri planda kalmıştır. O dönemde işletmeler "ne üretirsen üret satarsın" klasik anlayışına sahipti. Bu nedenle Geleneksel Maliyet Yöntemleri (GMY) gerekli ihtiyacı karşılayabiliyordu. Ancak 21. yüzyıl başından günümüze kadar gelişen teknoloji ile bilgisayar ve otomasyona dayalı üretimin fazlalaşması, artan ve sürekli değişen tüketici tercihleri ve küresel ortamda yaşanan yoğun rekabet birçok alanda olduğu gibi üretim süreçlerinde ve maliyet yapılarında kaçınılmaz değişime neden olmuştur. Bu değişim rekabete yeni bir boyut kazandırmış ve rekabetin artık maliyetler üzerinden yaşandığı piyasayı yaratmıştır. Maliyet-rekabet baskısının hissedildiği piyasa koşullarında işletmelerin ihtiyaç duyduğu doğru ve gerçek maliyet verisini üretmeye yardımcı olacak yeni maliyet yöntemleri geliştirilmiştir. Geliştirilen maliyet yöntemleri içerisinde en önemlilerinden birisi Faaliyet Tabanlı Maliyet (FTM) yöntemidir. Uzun süre uygulanan FTM yöntemi zamanla ihtiyaçları karşılamaya yönelik yetersiz ve eksik kalması gerekçesiyle eleştirilmiştir. Günümüzde FTM yönteminin eksikliklerini gidermeye yönelik yeni bir maliyet yöntemi olarak Kaynak Tüketim Muhasebesi (KTM) geliştirilmiştir. KTM, faaliyet odaklı olan FTM yönteminin temel prensipleri ile kaynakları önemseyen Alman Maliyet Muhasebesi (GPK) sisteminin birleşiminden oluşan maliyet yönetim sistemidir. FTM'de maliyetler faaliyetler sonucu oluşurken KTM'de maliyetler kaynaklar tarafından gerçekleşmektedir. KTM'de önce kaynak havuzları oluşturulmaktadır. Sonrasında havuzlarının içerisindeki kaynaklar özelliklerine göre sabit ve orantısal kaynak olarak sınıflandırılmaktadır. Böylece KTM'de ayrıntılı maliyet verisinin üretilmesi için birçok kaynak çeşidi ve dağıtım ölçütü sağlanmaktadır. Öte yandan KTM'de maliyetin hesaplanmasında ve dağıtımında belirlenen teorik ve pratik kapasite kullanılmaktadır. Sabit kaynak maliyetleri teorik kapasiteye göre hesaplanıp pratik kapasiteye göre dağıtılmaktadır. Orantısal kaynak maliyetlerinin hesaplanması ve dağıtılması ise sadece pratik kapasiteye göre yapılmaktadır. KTM yöntemi, hesaplanan ile dağıtılan sabit kaynak maliyeti arasındaki fark ile ortaya çıkan âtıl kapasite maliyetinin hesaplanmasına imkân tanımıştır. Bu, KTM yönteminin önemli ve avantajlı özelliklerinden birisidir. Dolayısıyla ürünler tarafından tüketilmeyen kaynakların maliyeti olarak tanımlanan âtıl kapasite maliyeti, ürünlere dağıtılmamış olur. KTM yönteminin bir diğer önemli özelliği amortisman hesaplamalarında yerine koyma maliyeti yöntemini kullanmasıdır. KTM'de hesaplanan amortisman değerleri, FTM'de tarihi maliyet verileri ile hesaplanan amortisman değerlerine göre daha doğru ve güncel değerleri yansıtmaktadır. Çalışmada bir sağlık işletmesinin 2021 yılının ilk 6 ayına ait maliyet verileri kullanılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde örnek sağlık işletmesine ilişkin, önce FTM yöntemi kullanılarak FTM modeli, sonra KTM yöntemi kullanılarak KTM modeli oluşturulmuştur. Uygulama sonuçları detaylı olarak yöntemler bazında ve yöntemler arası karşılaştırmalı olarak incelenip yorumlandıktan sonra yöntemler arası farklılıklar ve KTM yönteminin üstün ve zayıf yönleri açıklanmıştır. Ayrıca KTM modelinde hesaplanan âtıl kapasite ve âtıl kapasite maliyetinin neden ve nerede oluştuğu detaylı şekilde belirtilmiştir. İşletmelerde doğru ve güncel maliyet bilgisi karar alma sürecinde etkilidir. Alanında uzman kişilerce doğru maliyet modelinin seçimi ve oluşturulması bu bilginin üretilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Geleneksel yöntemlerKaynak tüketim muhasebesiMaliyet yönetimi+4
Ahmet Alataş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Essays on central bank foreign exchange reserve adequacy in emerging market economies

A simple analysis of IMF's ARA metric implied excess reserves-to-GDP ratio suggests that despite some of the EM countries holding reserves close to ARA metric implied levels, some countries' holdings diverge to a great extent. The first essay of this thesis shows that GDP, broad money, and trade balance augmented with 3-month of imports reflect the reserve holding decisions of central banks to a great extent. This metric mitigates the inherent problem of the IMF's ARA metric to overestimate the adequate level of reserves for some EM countries while underestimating for others, at least from the central banks' perspective. Although studies that attempt to explain the observed hoarding behavior of EMEs are abundant, research on whether the levels of foreign exchange reserves are excess or not is scarce. The second essay of this thesis attempts to identify the level of international reserves deemed adequate by the market using several reserve adequacy measures and the EM external debt market. The results suggest that the market assesses the IMF's ARA metric to overestimate the level of adequate reserves to a great extent. More importantly, hoarding reserves beyond adequate levels is not optimal since it is not rewarded by the market. For EMEs, holding relatively high or excess foreign exchange reserves is a way of limiting the adverse impact of external shocks. However, hoarding of international reserves may be distortionary to global financial stability and may be costly given the conservative approach of reserve authorities to reserve portfolio management. In the third essay of this thesis, we develop a simple framework that may help EMEs minimize the costs associated with holding excess reserves. CDS contracts are incorporated into the decision rule as contingent claims linked to sudden stops. The suggested framework provides the much-needed external liquidity in bad states and can be extended to include contingent claims linked to global factors for hedging the systematic risk component while a portfolio of CDS contracts on the external debt of comparable countries can be used for hedging the idiosyncratic risk component.

Foreign exchange reserveReserve managementInternational reserves+1
Ömer Çayırlı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kooperatifler için başarıyı etkileyen faktörler ve bir ölçek geliştirme çalışması

Ülkemizin gelişmişlik seviyesinin yükseltilmesi açısından, yerelden gerçekleşecek gelişmeler önem arz etmektedir. Yerelde gerçekleştirilecek çalışmaların en önemlileri arasında kooperatiflerin yapacağı çalışmalar gösterilebilir. Kooperatiflerin faaliyetlerinde başarıyı yakalamaları; kendi ortakları, sosyal çevreleri ve nihai olarak bölge / ülke açısından önemlidir. Ancak ölçülemeyen bir olgunun başarı seviyesinin belirlenmesi de bilimsel açıdan mümkün görünmemektedir. Bu anlamda çalışmamız kapsamında öncelikli olarak kooperatifçiliğe ilişkin genel literatür taraması, Türkiye'de ve Dünya'da kooperatifçilik ele alınmıştır. Ardından kooperatifçilik alanında yapılmış çalışmaların taranması, kooperatifçilik alanındaki uzman kişilerin görüşleri ve İstanbul'da, 83 farklı kooperatifin katılımıyla yapılan kooperatif buluşmasının, "kooperatiflerin başarıları ve performansları" na ilişkin toplantı notlarının incelenmesi sonucu elde edilen, kooperatiflerin başarısı ve performansları açısından önemli hususlar dört farklı başlık altında; "Kooperatiflerde Başarıyı Etkileyen Faktörler" olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Son olarak kooperatif ortaklarının memnuniyeti bağlamında kooperatif performanslarının ölçülmesini hedefleyen "Kooperatifler İçin Başarı Kriterleri Ölçeği", yine günlük hayatta en fazla karşılaşılan "Kadın Kooperatifi, Tarım Satış Kooperatifi, Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ile Tarımsal Kalkınma Kooperatifi" ortakları üzerinde yapılan çalışmayla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu sayede kooperatiflerin başarılı sayılmalarına dayanak gösterilecek bir takım başarı kriterlerini içeren bilimsel bir ölçek geliştirerek bilimsel yazına katkı sağlamak hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında iki temel bulguya ulaşılmıştır. Bunlardan ilki; Kooperatif başkan ve yöneticilerinin tecrübeleri ve bilimsel literatürle bu tecrübelerin güçlendirilmesi sonucunda kooperatiflerin başarısı anlamında söz edilebilecek dört temel faktör ile bunların alt boyutları ortaya çıkmıştır. 1- Gelecek Vizyonu ve Temel Değerler (Kapsayıcılık, Çeşitlilik, Eşitlik; Toplumsal Değerlere Duyarlılık; Yerel Değerlerin Korunması) 2- Kurumsal Anlamda Etkileşimli Yönetişim (Liderlik; Demokratiklik ve Katılımcılık; Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik; Kutlama ve Başarının Paylaşılması; Göstergeler 3- Maddi ve Sosyokültürel Etki (Yeni Marka Değerleri Oluşturmak; E-ticaretin Yaygınlaştırılması; Sürdürülebilir ve Kaliteli Ürünler; Kadınların Katılımı; Dayanışma) 4- Stratejik İşbirliği Mekanizmalarının Kurulması (Diğer Kooperatifler; Yerel Yönetimler; Kalkınma Ajansları; Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) Çalışmanın ikinci temel bulgusu ise, kooperatiflerin başarılarının ölçülmesinde kullanılmak üzere geliştirilmiş "Kooperatifler İçin Başarı Kriterleri Ölçeği" dir. Bu ölçek geliştirme çalışmaları kapsamında yapılan bilimsel analizler neticesinde, kooperatiflerin başarılarını ölçmek için kullanılabilecek on üç maddeye ulaşılmıştır. Bu maddeler; Yönetim ve ortaklar tarafından bilinen ve benimsenen ortak bir vizyonumuz vardır; Yönetim ve ortaklar tarafından bilinir ve benimsenen ortak değerlerimiz vardır; Faaliyetler, vizyon ve ortak değerler doğrultusunda yürütülür; Ortaklar arasında bilgi paylaşımı yapılır; Üretimden satışa kadar ortakların fikirleri dikkate alınır; Ortaklar istediklerinde yönetiminden bilgi alabilir; Yılda en az bir defa ortaklar arasındaki birlikteliği artırıcı faaliyetler yapılır; Toplumsal değerlere duyarlı hareket edilir; Hakla ilişkiler faaliyetleri etkin bir şekilde yapılır; İş hacmini büyütmek için belirleniş bir yol haritası vardır; Gerekli izin ve kalite belgeleri mevcuttur; Faaliyetlerinin etkinliği üyeler tarafından takip edilir; Finansal sürdürülebilirlik stratejimiz vardır.

BaşarıKadın kooperatifçiliğiKooperatifler+3
Orhan Güzel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de halka açık futbol kulüplerinin finansal sürdürülebilirliğinin analizi

Bu çalışmanın amacı, Avrupa'da hızla gelişen ve özellikle son dönemde önemli boyutta ticarileşme döneminde olan futbol sektörünün, bu evreyi finansal açıdan sağlıklı idame ettirebilmesi adına UEFA tarafından tasarlanmış ve bir süredir de uygulanmakta olan "Finansal Fair Play" adlı denetim kriterlerine, Türk futbol takımlarının ne derece uyum sağladığını analiz etmektir. "Türkiye'de Halka Açık Futbol Kulüplerinin Finansal Sürdürülebilirliğinin Analizi" adlı bu çalışma, gerek Türkiye Süper Ligi'nde, gerekse Avrupa'da her sezon başarılı sonuçlar almayı hedefleyen üç başarılı futbol kulübümüz üzerinden oluşturulmuştur. Bu tezin birinci bölümünde futbol kavramı, futbolun tarihsel gelişimi, ekonomik boyutu ve bugün büyük bir endüstri olarak karşımıza geliş süreci yer almaktadır. İkinci bölümde futbolun endüstriyel bir yapıda konumlanmasıyla UEFA'nın Avrupa'da futbol kulüplerinden beklediği belli kalite standartlarının sağlanmasına yönelik olarak, "UEFA Kulüp Lisans Sistemi" ve "UEFA Finansal Fair Play Kriterleri" olarak bilinen projeler hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde halka açık olan futbol kulüplerimizden Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin UEFA Finansal Fair Play Kriterleri'nden en önemlisi olan "Başa Baş Hesabı" temelinde, UEFA'nın her üç kulübümüzle ayrı ayrı imzaladığı anlaşmalar da göz önüne alınarak değerlendirme yapılmıştır. 2015/16 sezonunun ilk 6 aylık verileri çerçevesinde, Galatasaray'ın taahhütlerinin yerine getiremediği ve bu sebeple UEFA tarafından verilebilecek bir ceza ile karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğu söyleyebiliriz. Beşiktaş ve Fenerbahçe ise, incelenen son verileriyle mali dengelerinin olumlu ilerleyişi sonucuna istinaden, sezon sonuna kadar aksi bir durum olmadıkça verdikleri taahhütlerini yerine getirerek sorunsuz bir şekilde yollarına devam edeceklerdir.

Beşiktaş J.K.Fair playFenerbahçe+5
Salih Mutlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de mikrokredi uygulamaları: Grameen mikrokredi modeli manisa ili örneği

Dünyadaki en önemli gündem maddelerinden biri yoksulluk ve yoksullukla mücadeledir. Küreselleşme ile birlikte yoksullukla mücadelede artık sadece bir ülkenin sorunu olmaktan çıkmış, başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm ülkelerin ortak sorunu haline gelmiştir. Yoksullukla mücadele küresel gelişmenin yanında, bölgesel kalkınma ve doğal olarak ülkelerin kalkınması açısından da büyük öneme sahiptir. Dünyada yoksulluk ve yoksullukla mücadelede karşımıza çıkan en önemli finansal argümanlardan birisi Mikrofinans ve Mikrokredi kavramlarıdır. İlk olarak 1976 yılında Bangladeş'te uygulanmaya başlayan Mikrokredi uygulamaları, devam eden yıllarda yoksullukla mücadelede ve refah düzeyinin artması konusunda stratejik bir finansal araç haline gelmiştir. Türkiye'de Mikrokredi uygulamalarının benzer konseptte uygulamalarının başlangıcı 1995 yılıdır. Bu yıldan sonra farklı kurumlarca çalışmalar yürütülmüştür. Mevcut Mikrokredi uygulamalarıyla ilgili olarak makro düzeyde birçok araştırma olmakla birlikte, özellikle bu krediden yararlanan bireylerde meydana gelen sosyo-ekonomik değişimlerin incelenmesine yönelik olarak yapılan çalışmalar oldukça yetersiz düzeydedir. Türkiye'de Mikrokredi kullanan bireylerin sosyo-ekonomik yapısının bilinmesi, Mikrokredi uygulaması sonucu gelinen noktayla bu yapı arasındaki ilişkinin (eğitim durumu, yaş, cinsiyet, mevcut gelir düzeyi, meslek, aile yapısı vb.) ortaya konulması ve başarı ölçütlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Çalışmada dar gelirli kadınlara iş kurma ya da var olan işlerini sürdürmeleri amacıyla birçok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uygulanan Türkiye Grameen Mikrofinans Programı'nın Manisa ilindeki uygulaması incelenmiştir. Mikrokredi kullanan bireylerin gelir düzeylerinde meydana gelen değişimle, bu bireylerin sosyo-ekonomik yapıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ve Mikrokredi uygulamalarının kredi kullanan kişiler açısından başarı ölçütlerinin neler olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın verileri Manisa Mikrokredi merkezinden elde edilmiş olup, 2015 Nisan ayına kadar kredi kullanan ve hala aktif kredi kullanıcısı olan 231 kişiye ait verilerden yararlanılmıştır. Türkiye Grameen Mikrofinans Programı Manisa Şubesi üyelerinin, sosyo-ekonomik özellikleri ile gelir artışları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen analizde gelir artışının diğer unsurlarla karşılaştırılmasında nonparametrik (parametrik olmayan) analizlerden Mann whithney-U ve Kruskall Wallis analizi uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda mikrokredi kullanan kişilerin "Eğitim Durumları" ve "Seçmiş Oldukları Meslek" arasında anlamlı ilişki tespit edilmiş ve bu yönde bazı önerilerde bulunulmuştur.

Grameen BankManisaMikro kredi
Mustafa Özhan Kalaç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal kaynaklara erişim: Firmaların finansal kaynaklara erişimini etkileyen faktörler ve Türkiye'de firmalar üzerinde ampirik bir uygulama

Firmalar için finansal kaynaklara erişim hayati bir önem taşımaktadır. Kurulma evresinden itibaren firma içinde gerçekleşen tüm ekonomik faaliyetler finansal kaynaklar aracılığıyla sağlanmaktadır. Finansal kaynaklara erişimi etkileyen birçok faktör vardır. Bu bağlamda çalışmada finansal kaynaklara erişimi etkileyen faktörler tespit edilerek, World Bank Business Enterprise Survey'in 2013 yılında Türkiye'deki 1344 firma ile yaptığı anket ve veriler alınarak firmaların finansal kaynaklara erişimde sorun yaşama düzeyi üzerinde firmalara özgü özelliklerden büyüklük, hukuki yapı, sektör, bölge, faaliyet yaşı ve mülkiyet yapısının etkisi araştırılmıştır. Finansal kaynaklara erişimde sorun yaşama düzeyi ile firmalara özgü özellikler arasındaki ilişki SPSS aracılığıyla parametrik olan testlerden olan tek yönlü varyans analizi, Welch ve Brown-Forsyth test istatistiği ve bağımsız örneklemler için olan t testi ile belirlenmiştir. Ayrıca çapraz tablodan da yararlanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre büyüklük, mülkiyet yapısı, sektör ve bölgenin finansal kaynaklara erişimde sorun yaşama düzeyi üzerinde etkisi olduğu ortaya çıkmaktadır. Büyük ölçekli, yerli mülkiyete sahip ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da faaliyette bulunan firmalar finansal kaynaklara erişimde daha fazla sorun yaşamaktadır. Ayrıca finansal kaynaklara erişimde sorun yaşamanın firmaların hukuki yapıları ve faaliyet yaşları arasında farklılık göstermediği de yer alan sonuçlar arasındadır.

ErişimFinansal kaynaklarFirmalar+1
Fatma Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors