Theses supervised by Prof. Dr. Hüseyin Ünlü

14 theses · Aksaray University

Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmen adaylarının yalnızlık ve algıladıkları sosyal destek düzeylerinin incelenmesi

Araştırma beden eğitimi öğretmeni adaylarının yalnızlık ve algıladıkları sosyal destek düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2015-2016 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı üniversitelerinde öğrenimlerine devam eden beden eğitimi öğretmen adaylarında oluşmuştur. Araştırmada verileri toplama aracı olarak; kişisel bilgiler formu, UCLA yalnızlık ölçeği ve çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, bağımsız guruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey testi, pearson korelasyon kat sayısı ve basit doğrusal regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada beden eğitimi öğretmen adaylarının yalnızlıklarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Bunun yanında cinsiyet, öğrenim görülen sınıf ve spor branşı değişkenine göre yalnızlık düzeyleri açısından yapılan karşılaştırmada istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülürken; barınma durumu ve kardeş sayısı değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bir başka sonuçta ise beden eğitimi öğretmen adaylarının algıladıkları sosyal destek düzeyleri yüksek bulunmuştur. Beden eğitimi öğretmen adaylarının öğrenim gördüğü sınıf ve kardeş sayısı değişkenine göre algıladıkları sosyal destek düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülürken; cinsiyet, spor branşı ve barınma durumu değişkenlerine göre algıladıkları sosyal destek düzeylerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Araştırmada beden eğitimi öğretmen adaylarının yalnızlık düzeyleri ile algıladıkları sosyal destek düzeyleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Beden eğitimi öğretmen adaylarının algıladıkları sosyal destek düzeyleri arttıkça yalnızlık düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca beden eğitimi öğretmen adaylarının algıladıkları sosyal destek düzeylerinin yalnızlık düzeyleri üzerinde önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür.

Aday öğretmenlerAlgılanan sosyal destekBeden eğitimi+4
Neslihan Süel
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite ve fiziksel uygunluk düzeylerinin belirlenmesi

Araştırmanın amacı Türk ve yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite ve fiziksel uygunluk düzeylerinin belirlenmesidir. Bu temel amaç ile birlikte araştırmada Türk ve yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite ve fiziksel uygunluk düzeyleri karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Genel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın örneklemini Türk ve yabancı uyruklu toplam 398 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgiler formu, uluslararası fiziksel aktivite anketi ve fiziksel uygunluk testleri kullanılmıştır. Verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra araştırmada ikili karşılaştırmalarda t-testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Varyansın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testinden yararlanılmıştır. Araştırmada Türk ve yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin orta şiddette fiziksel aktiviteye katıldıkları görülmüştür. Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerine ilişkin yapılan karşılaştırmada ise anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin cinsiyet değişkeni açısından fiziksel aktivite düzeylerine ilişkin yapılan karşılaştırmada anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca öğrenim görülen sınıf ve aile gelir durumu Türk öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerinde anlamlı bir farklılığa yol açarken yabancı uyruklu öğrencilerde anlamlı bir farklılığa neden olmamıştır. Okul başarı değişkeni açısından ise her iki gurupta da anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Araştırmada ayrıca; Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin fiziksel uygunluk parametreleri belirlenmiştir. Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin fiziksel uygunluk parametrelerine ilişkin yapılan karşılaştırmalarda; şınav, sağ el esneklik, sol el esneklik, durarak uzun atlama ve sol el pençe kuvveti değerlerinde anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin fiziksel uygunluk parametreleri cinsiyet değişkeni açısından karşılaştırılmış ve Türk öğrencilerde; mekik, şınav, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, sağ el pençe kuvveti ve sol el pençe kuvveti parametrelerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilerde ise cinsiyet değişkeni açısındann; mekik, şınav, durarak uzun atlama, disk dokunma, dikey sıçrama, boy ve sağ el pençe kuvveti parametrelerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıf değişkeni açısından fiziksel uygunluk parametrelerine ilişkin yapılan karşılaştırmalarda; Türk öğrencilerin; mekik, şınav, sağ el esneklik, sol el esneklik, durarak uzun atlama, disk dokunma, dikey sıçrama, boy, kilo, sağ el pençe kuvveti ve sol el pençe kuvveti testlerinden elde ettikleri değerlerde anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Yabancı uyruklu öğrencilerin ise; şınav, sağ el esneklik, sol el esneklik, durarak uzun atlama, disk dokunma, dikey sıçrama, boy, kilo, sağ el pençe kuvveti ve sol el pençe kuvveti testlerinden elde ettikleri değerlerde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bilim Kodu: 130108 Anahtar Kelimeler: Fiziksel aktivite, fiziksel uygunluk, etnik gurup, ortaokul öğrencileri. Sayfa Adedi: 126 Danışman: Prof. Dr. Hüseyin ÜNLÜ

Etnik gruplarFiziksel aktiviteFiziksel uygunluk+6
İlkay Eroğlu
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mücadele sporları ile uğraşan sporcuların imgeleme, güdülenme ve kaygı düzeylerinin incelenmesi

Araştırma mücadele sporları ile uğraşan sporcuların imgeleme, güdülenme ve sürekli kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 yılında Türkiye'nin farklı illerinde mücadele sporları ile uğraşan %45.4'ü erkek, %54.6'sı kadın olmak üzere toplam 299 sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Sporda İmgeleme Envanterleri, Sporda Güdülenme Ölçeği ve Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varynas analizi (Anova), Tukey Testi ve pearson korelasyon kat sayısı analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada mücadele sporları ile uğraşan sporcuların motivasyonel özel imgeleme ve motivasyonel genel ustalıkla imgeleme boyutlarından yüksek ortalamalar elde ettikleri görülmüştür. Bunun yanında cinsiyet, millilik durumları ve branş değişkenleri açısından araştırma örneklemindeki sporcuların imgeleme biçimleri karşılaştırılmış ve yapılan karşılaştırmada istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Güdülenme kaynakları açısından araştırma örneklemindeki mücadele sporcuları incelendiğinde özdeşim ile güdülenme, içsel güdülenme, özümseme ve içe atım ile güdülenme düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet, millilik durumları ve branş değişkeni ile güdülenme kaynaklarına ilişkin yapılan karşılaştırmalarda ise istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bir başka sonuçta mücadele sporları ile uğraşan sporcuların sürekli kaygılarının orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Mücadele sporcuların cinsiyet, millilik durumları ve branş değişkenleri açısından sürekli kaygı düzeylerine ilişkin yapılan karşılaştırmada istatiksel olarak anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Bunun yanında araştırmada mücadele sporcularının yaşları, sürekli kaygı düzeyleri imgeleme biçimleri ve güdülenme kaynakları arasında da anlamlı ilişkilere rastlanmıştır.

AnksiyeteMotivasyonSpor+2
Şeyma Satılmış
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tenisçilerde optimal duygu aralıklarının belirlenmesi: IZOF modeli

Araştırma, bireysel optimal fonksiyon alanı (IZOF) model alınarak tenisçilerin optimal duygu aralıklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tenisçilerin stres, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklığı düzeylerinde optimal duygu aralıkları belirlenmiştir. Araştırma grubunu, Türkiye Tenis Federasyonu'nun faaliyet programında yer alan tenis müsabakalarına katılan toplam 40 lisanslı tenisçi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Kişisel Bilgiler Formu', 'Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği', 'Spielberger Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri' ve 'Spor Kaygı Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden aritmetik ortalama ve standart sapma tekniklerinden yararlanılmıştır. Ayrıca, ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Varyansın kaynağını belirlemek amacıyla da Tukey testinden yararlanılmıştır. Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede Pearson korelasyon katsayısı tekniğinden ve değişkenlerin yordayıcılığını belirlemek amacıyla da çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmada grubundaki tenisçilerin stres, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklıklarındaki geriye dönük, müsabaka öncesi ve müsabaka sonrası optimal duygu aralıklarında bireysel farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırmada tenisçilerin stres, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklığı düzeylerinin orta sevide olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında yaş, spor yaşı, aile gelir düzeyi ve yaşadığı çevrede tenis kortunun bulunup bulunmaması değişkenleri açısından tenisçilerin stres, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklığı düzeylerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Araştırmada, tenisçilerin cinsiyet ve müsabaka zamanı değişkenleri açısından stres, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklığı düzeylerinde ise anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Araştırmada ayrıca, tenisçilerin stres, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklığı düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilirken; tenisçilerin stres düzeylerinin, kaygı, endişe, depresyon ve konsantrasyon dağınıklığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür.

AnksiyeteDepresyonDuygu+6
Metin Yüceant
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmeni adaylarının üst biliş düşünme becerileri, akademik özyeterlikleri ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları

Araştırma beden eğitimi öğretmen adaylarının üst biliş düşünme becerileri, akademik özyeterlikleri ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını belirlemek gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin farklı üniversitelerinde öğrenim gören 525 beden eğitimi öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak üst biliş düşünme becerisi ölçeği, akademik özyeterlik ölçeği ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanısıra, ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için T Testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (Anova) ve farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede Pearson korelasyon katsayısı tekniği, değişkenlerin yordayıcılığını belirlemek amacıyla da çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Beden eğitimi öğretmen adaylarının üst biliş düşünme beceresi ölçeğinin genelinden ve alt boyutlarında elde ettikleri ortalamaların yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında, beden eğitimi öğretmen adaylarının cinsiyet ve öğrenim gördükleri sınıf değişkeni açısından üst biliş düşünme becerileri düzeylerinde anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Yaş değişkeni ile üst biliş düşünme becerileri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmazken beden eğitimi öğretmen adaylarının not ortalamaları ile üst biliş düşünme becerileri ölçeğinin karar verme boyutunda pozitif yönlü anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Araştırmada ayrıca, beden eğitimi öğretmen adaylarının akademik özyeterliklerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve öğrenim görülen sınıf değişkeni açısından akademik özyeterliklerinde anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Beden eğitimi öğretmen adaylarının yaşları ile akademik özyeterlikleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmazken not ortalaması ile anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Beden eğitimi öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeğinin genelinden ve mesleğe yönelik kaygı boyutundan elde ettikleri ortalamaların orta düzeyde olduğu görülürken mesleğe yönelik sevgi boyutundan ise yüksek ortalamalar elde ettikleri belirlenmiştir. Beden eğitimi öğretmen adaylarının cinsiyet ve öğrenim gördükleri sınıf değişkeni açısından öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Ancak, beden eğitimi öğretmen adaylarının yaşları ve not ortalamaları ile beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeğinin mesleğe yönelik sevgi ve ölçeğin genelinden elde ettikleri ortamalar açısından anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Araştırmada ayrıca, beden eğitimi öğretmen adaylarının üst biliş düşünme beceri düzeyleri ile akademik özyeterlikleri ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında; beden eğitimi öğretmen adaylarının üst biliş düşünme becerilerinin akademik özyeterlik düzeyleri ve beden eğitimi öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik öz yeterlilikBeden eğitimi+6
Rabia Dağ
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite ve egzersizden hoşlanma düzeyleri ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırma ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite ve egzersizden hoşlanma düzeyleri ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Aksaray ilinde ortaokul düzeyinde öğrenim gören 262 (%52.4)'si kız 238 (%47.6)'i erkek olmak üzere toplam 500 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgiler Formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği, Fiziksel Aktiviteden Hoşlanma Ölçeği ve Saldırganlık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanısıra ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t testinden, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Bunu yanında ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin egzersizden hoşlanma ve saldırganlık düzeyleri üzerindeki yordayıcılığını belirlemek amacıyla da basit doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma örnekleminde yer alan öğrencilerin, egzersizden hoşlanma düzeylerinin yüksek olduğu görülürken saldırganlık düzeyleri ve fiziksel aktivite düzeylerinin ise orta seviyede olduğu görülmüştür. Ortaokul öğrencilerinin cinsiyet değişkeni açısından fiziksel aktivite, egzersizden hoşlanma ve saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma örnekleminde yer alan öğrencilerin düzenli spor yapma değişkenine göre fiziksel aktivite ve saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmazken, egzersizden hoşlanma düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Araştırmada, ortaokul öğrencilerinin yaşları ile fiziksel aktivite düzeyleri arasında pozitif yönlü; egzersizden hoşlanma düzeyleri ve saldırganlık düzeyleri arasında ise negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ortaokul öğrencilerinin akademik başarıları ile fiziksel aktivite, egzersizden hoşlanma ve saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Ayrıca araştırmada, ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ve egzersizden hoşlanma düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilirken öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyleri ile saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bununla birlikte araştırmada ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin egzersizden hoşlanma düzeyleri üzerinde anlamlı ve önemli bir yordayıcı olduğu görülürken saldırganlık düzeyleri üzerinde anlamlı ve önemli bir yordayıcı olmadığı görülmüştür.

EgzersizFiziksel aktiviteOrtaokul öğrencileri+1
Merve Abur
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile fiziksel okuryazarlıklarının ve e-sağlık okuryazarlığının incelenmesi

Araştırma ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile fiziksel okuryazarlık ve e-sağlık okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Genel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde öğrenim gören 522 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak uluslararası fiziksel aktivite anketi, algılanan beden okuryazarlık ölçeği ve e-sağlık okuryazarlık ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra, ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için T Testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (Anova) ve farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson korelasyon katsayısı tekniğinden, değişkenlerin yordayıcılığını belirlemek amacıyla da basit doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite, fiziksel okuryazarlık ve e-sağlık okuryazarlıklarının orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ortaöğretim öğrencilerinin cinsiyet değişkeni ile fiziksel aktivite düzeyleri ve fiziksel okuryazarlıkları arasında anlamlı bir farklılığa rastlanırken e-sağlık okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin öğrenim gördükleri sınıf düzeyi ile fiziksel aktivite, fiziksel okuryazarlık ve e-sağlık okuryazarlık düzeyleri arasında da bir anlamlı farklılık görülmemiştir. Bununla birlikte aile gelir durumu değişkeni açısından yapılan karşılaştırmada ise fiziksel aktivite ve fiziksel okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmazken, e-sağlık okuryazarlık düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin öğrenim gördükleri ortaöğretim türüne göre yapılan karşılaştırmada fiziksel aktivite düzeyi ile ilgili bir farklılığa rastlanmazken fiziksel okuryazarlık ve e-sağlık okuryazarlıklarında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Araştırma örneklemindeki ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyleri ile fiziksel okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görülürken ve e-sağlık okuryazarlığı arasında ise anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Bunun yanında; ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerinin fiziksel okuryazarlık düzeyleri üzerinde önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlenirken ve fiziksel aktivite düzeyinin e-sağlık okuryazarlık düzeyleri üzerinde önemli ve anlamlı bir yordayıcı olmadığı tespit edilmiştir.

Fiziksel aktiviteFiziksel okuryazarlıkOrtaöğretim öğrencileri+2
Gizem Gerger
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye ve eğitim bilişim ağına yönelik tutumlarının incelenmesi

Araştırma beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye ve eğitim bilişim ağına yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerini içeren karma desenli bir modelde gerçekleştirilen araştırmanın örneklemi 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'deki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel ve devlet okullarında görev yapan 305 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Teknoloji Tutum Ölçeği ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanısıra, ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için T Testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (Anova) ve farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmada değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede Pearson korelasyon katsayısı tekniği, değişkenlerin yordayıcılığını belirlemek amacıyla da çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin; teknolojiye ve EBA'ya yönelik tutumlarının yüksek olduğu görülmüştür. Kadın ve erkek beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye yönelik tutumları ve EBA'ya yönelik tutumları açısından anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Ancak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin yaşları ile teknolojiye ve EBA'ya yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bunun yanında beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki deneyimleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanırken, EBA'ya yönelik tutumlarında ise anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Araştırmada ayrıca, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öğrenim düzeyleri ile teknolojiye ve EBA'ya yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bir başka sonuçta beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye yönelik tutumları ve EBA'ya yönelik tutumları arasında da anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye yönelik tutumlarının EBA'ya yönelik tutumları üzerinde önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel bulgularında elde edilen sonuçlarına göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin derslerinde; bilgisayar, cep telefonu, akıllı tahta ve tablet gibi teknolojik araçları yoğun bir şekilde kullandıkları belirlenmiştir. Bunun yanında beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin önemli bir kısmının beden eğitimi ve spor derslerinin uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirebileceğini belirttikleri görülmüştür.

Eğitim Bilişim AğıEğitim bilimleriSpor Bilimleri Fakültesi+3
Muhammed Keleş
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Beden eğitimi dersinde öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerini artırmaya yönelik stratejiler: Beden eğitimi öğretmenlerinin fiziksel aktivite ve algılanan fiziksel okuryazarlık düzeylerinin etkisi

Araştırma beden eğitimi öğretmenlerinin fiziksel aktivite ve fiziksel okuryazarlık düzeylerini belirlemek ardından beden eğitimi dersi ile ilgili ve öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerini artırmaya yönelik beden eğitimi öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede çalışmada hem nicel hem de nitel boyutları içeren sıralı açımlayıcı karma desen kullanılmıştır. Araştırma örneklemini Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda görev yapan 383 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Kişisel Bilgi Formu', 'Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (Kısa Form)' ve 'Algılanan Spor Okur-yazarlık Ölçeği' kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden aritmetik ortalama ve standart sapma tekniklerinden yararlanılmıştır. Ayrıca, ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Varyansın kaynağını belirlemek amacıyla da Tukey testinden yararlanılmıştır. Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemede Pearson korelasyon katsayısı tekniğinden ve değişkenlerin yordayıcılığını belirlemek amacıyla da çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmış, nitel verilerin analizinde ise tema, betimsel ve içerik analizi metodu kullanılmıştır. Araştırma örneklemindeki beden eğitimi öğretmenlerinin fiziksel aktivite düzeylerinin orta düzeyde olduğu, fiziksel okuryazarlık düzeylerinin çok yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında cinsiyet, görev yaptığı okul türü değişkenleri açısından fiziksel aktivite düzeyinde anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Araştırmada eğitim durumu, okulun beden eğitimi ders alt yapısı, alan ile ilgili ulusal ya da uluslararası kongreye katılım, lisanslı spor yapma değişkenleri açısından fiziksel okuryazarlık düzeyinde anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Araştırmada ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin fiziksel aktivite ve fiziksel okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilirken; fiziksel aktivite düzeyinin fiziksel okuryazarlık düzeyi üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel bölümünde ise beden eğitimi öğretmenleri beden eğitimi dersinde müfredat ve programa fiziki koşullar, öğrenci, öğretmen, veli ve idarenin engel olabildiğini olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca genel olarak lisans eğitimi süresince fiziksel aktivite ile ilgili ders aldıklarını ve kendileri için yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Beden eğitimi dersine ise spor salonu olmaması, spor alanı eksikliği, malzeme eksikliği ve iklim şartlarının genel olarak engel olduğunu belirtmişlerdir. Diğer yandan fiziksel aktivite stratejisi olarak fiziksel aktiviteye teşvik, farklı uygulamalar, fiziki koşullar ve ders saati şeklinde sıralamışlardır.

Beden eğitimiFiziksel aktiviteFiziksel okuryazarlık+4
Orhan Fatih Balanlı
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüzücülerde TRX egzersizlerinin yüzme performansı ve seçilmiş fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi

Bu araştırmanın amacı yüzücülerde 8 haftalık TRX egzersizlerinin denge, kuvvet ve yüzme performanslarına etkisini incelemektir. Araştırmada, 28 erkek yüzücü TRX grubu (TRX, n=14) ve Kontrol grubu (KON, n=14) olarak randomize şekilde iki gruba ayrılmıştır. TRX grubu yüzme antrenmanlarına ek haftada 3 gün, 30-45 dakika arası değişen TRX egzersiz programı uygularken, kontrol grubu rutin yüzme antrenmanlarına devam etmiştir. Yüzücülerin 50m ve 100m serbest stil yüzme dereceleri, dinamik ve statik denge performansları, dikey sıçrama, plank, sağlık topu fırlatma ve otur eriş performansları antrenman programı öncesi ve sonrasında ölçülmüştür. Veriler ortalama ve standart sapma ile birlikte %95 güven aralığı ile sunulmuş ve p anlamlılık seviyesi 0.05 kabul edilmiştir. 50m ve 100m serbest yüzme performanslarında TRX grubunun ön test-son test değişim anlamlı bulunurken (p<0.05), kontrol grubunda bu değişim anlamlı bulunmamıştır. Plank, dikey sıçrama performansı ve otur eriş performanslarında TRX grubunun ön test-son test değişimi anlamlı bulunurken (p<0.05), kontrol grubunda ise bu değişim anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Flamingo denge performansları ve sağlık topu fırlatma performanslarında ise yine TRX grubunda artış görülürken (p<0.05), kontrol grubunda artış gürülse de bu artış anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Y denge testi (YDT) performanslarında sol ve sağ bacak Anterior (A), Posteromedial (PM) ve Posterolateral (PL) yönde her iki grubun ön test-son test değişimi anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, TRX egzersiz programlarının yüzücülerin fiziksel performans parametrelerini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla TRX egzersizlerinin yüzücülerin antrenman programlarına dahil edilmesi performans gelişimi açısından katkı sağlayabilir.

Yağmur Yıldız
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda sporcu tatmini ve zihinsel dayanıklılığın tükenmişlik üzerine etkisi

Sporcu tatmini ve zihinsel dayanıklılığın sporcu tükenmişliği üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilen araştırmaya, profesyonel futbol takımlarının akademilerinde oynayan 191 futbolcu katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Sporcu Tatmin Ölçeği, Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği ve Sporcu Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildikten sonra ikili grup karşılaştırmaları için bağımsız örneklem t testi, değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için Pearson korelasyon testi ve sporcu tatmini ile zihinsel dayanıklılığın sporcu tükenmişliği üzerindeki yordayıcılığını belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda antrenman saatlerinden memnuniyet ve antrenman ekipmanlarından memnuniyet değişkenleri ile sporcu tatmini alt boyutları olan antrenör tatmini, bireysel tatmin, takım tatmini ve sporcu tükenmişliği alt boyutu olan duyarsızlaşma arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yine beslenme memnuniyeti ile sporcu tatmini alt boyutlarından olan antrenör tatmini, bireysel tatmin, takım tatmini, zihinsel dayanıklılık alt boyutları olan devamlılık, kontrol ve sporcu tükenmişliği alt boyutu olan azalan başarı hissi arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Sporcu tatmini ve zihinsel dayanıklılık ile sporcu tükenmişliği arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Sporcu tatminin, sporcu tükenmişliğinin azalan başarı hissi ve duyarsızlaşma alt boyutları üzerinde önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında zihinsel dayanıklılığın güven ve kontrol alt boyutlarının sporcu tükenmişliğinin azalan başarı hissi üzerinde önemli ve anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Sonuç olarak sporcu tatmini ve zihinsel dayanıklılığın sporcu tükenmişliği üzerinde etkili olduğu, subjektif antrenman memnuniyeti ile ilgili değişkenlerin de sporcular için önemli olduğu görülmüştür.

TatminTükenmişlikZihinsel dayanıklılık
Özgür Aktaş
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin iş tatmini ve yaşam doyum düzeylerinin incelenmesi

Araştırma, beden eğitimi öğretmenlerinin iş tatmini ve yaşam doyum düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin iş tatmini ve yaşam doyum düzeyleri; yaş, cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, görev yapılan okul türü ve spora katılım gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma, devlet okullarında görev yapan 215 beden eğitimi öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Kişisel Bilgiler Formu', 'Minnesote İş Tatmini Ölçeği' ve 'Yaşam Doyum Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden; aritmetik ortalama ve standart sapma, ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmış; değişkenlerin yordayıcı gücünü belirlemek amacıyla ise çoklu doğrusal regresyon analizine başvurulmuştur. Araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin iş tatmini ve yaşam doyum düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Kadın beden eğitimi öğretmenlerinin iş tatmini ve yaşam doyum düzeyleri, erkek öğretmenlere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Yaş, medeni durum ve mesleki kıdem değişkenleri açısından ise iş tatmini ve yaşam doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Okul türü değişkeni incelendiğinde, öğretmenlerin iş tatmini düzeylerinde anlamlı bir farklılık gözlemlenmemekle birlikte, yaşam doyumu düzeylerinin ortaokulda görev yapan öğretmenlerde anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, düzenli olarak spor yapmayan öğretmenlerin, spor yapan meslektaşlarına kıyasla hem iş tatmini hem de yaşam doyumu düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, iş tatmini ile yaşam doyumu arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuş; iş tatmininin, yaşam doyumunun önemli bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir.

Raziye Uluçam
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin iş yükü ve stres düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, beden eğitimi öğretmenlerinin iş yükü algıları ile algıladıkları stres düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin çeşitli demografik ve mesleki değişkenler açısından nasıl farklılaştığını belirlemek amacıyla ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan ve kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 398 beden eğitimi öğretmeni ile yürütülmüştür. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretmenlerde İş Yükü Algısı Ölçeği" ve "Algılanan Stres Ölçeği" aracılığıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, Pearson korelasyon katsayısı ve basit doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, beden eğitimi öğretmenlerinin iş yükü algılarının ve algıladıkları stres düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma kapsamında, cinsiyet, mesleki deneyim, haftalık ders saati ve derslerdeki öğrenci sayısı gibi değişkenler açısından iş yükü algısı ve stres düzeylerinde anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Öte yandan, yaş ile iş yükü algısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, yaş ile algılanan stres düzeyi arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca, mesleki deneyim ile hem iş yükü algısı hem de algılanan stres düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Medeni duruma göre ise iş yükü algısı ve algılanan stres düzeylerinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Çalışılan okul türüne göre iş yükü algısında anlamlı bir fark bulunurken, algılanan stres düzeyi açısından anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Sonuç olarak, iş yükü algısı ile algılanan stres arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiş; ayrıca iş yükü algısının stres düzeyini %23,4 oranında açıkladığı ve stres üzerinde orta düzeyde pozitif bir yordayıcı etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Dilek Aslan
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktiviteden hoşlanma, mutluluk ve depresyon düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırma, Aksaray ilindeki ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktiviteden hoşlanma, mutluluk ve depresyon düzeylerini ve bu düzeylerin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi ve spor yapma durumu açısından incelemeyi amaçlamıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmaya, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Aksaray ilinde öğrenim gören ve beş ortaokuldan 350 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Fiziksel Aktivite Hoşlanma Ölçeği, Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Kormu ve Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS programı kullanılmıştır. Veriler yüzyüze anketle toplanmış; verilerin analizinde yüzde, frekans, standart sapma ve aritmetik ortalama gibi tanımlayıcı istatistik tekniklerinden faydalanılmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki farklılıkları belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca, iki değişken arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson korelasyon katsayısından faydalanılmıştır. Araştırma bulguları, ortaokul öğrencilerinin fiziksel aktiviteden hoşlanma düzeyleri yüksek, mutluluk düzeyleri orta ve depresyon düzeyleri ise düşük olduğunu göstermiştir. Cinsiyete göre incelemede, kız öğrencilerin erkek öğrencilere kıyasla daha yüksek depresyon düzeyine sahip olduğu gözlemlenirken, fiziksel aktivite ve mutluluk düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Araştıramda ortaokul öğrencilerini yaşları ile fiziksel aktiviteden hoşlanma, mutluluk ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sınıf düzeyi değişkenine göre, fiziksel aktiviteden hoşlanma ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar bulunurken, mutluluk düzeyleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ayrıca, öğrencilerin spor yapma durumlarına göre mutluluk ve fiziksel aktiviteden hoşlanma düzeylerinde anlamlı bir fark görülmezken, depresyon düzeyleri açısından düzenli spor yapmayan öğrencilerin daha yüksek depresyon seviyelerine sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, öğrencilerin fiziksel aktiviteden hoşlanma ve mutluluk düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Fiziksel aktiviteden hoşlanma ile depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.

Hasan Celal Sezen
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10

Other supervisors