Theses supervised by Prof. Dr. Kamuran Tarım

17 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının ortaokul matematik derslerinde kullanımının incelenmesi ve öğrenci başarısına etkisi

Bu araştırmada ortaokul matematik derslerinde Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımının kullanımının incelenmesi ve bu yaklaşımın öğrencilerin matematik başarılarına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin bir arada olduğu karma yöntemli bir çalışma deseni kullanılmıştır. Araştırma, Adana ilinde üç farklı devlet ortaokulunda yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından ilgili literatür incelenerek sayılar, geometri ve ölçme öğrenme alanına ait kazanımların işlendiği matematik dersleri 22 ders saati gözlemlenerek ve gözlemlerin sona ermesinin ardından verileri desteklemek amacı ile farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip 3 ortaokulda çalışan toplam 17 matematik öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Gözlemler sonucu elde edilen veriler içerik analizi, yüzde ve frekans değerleri kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen bulgular gözlem sonuçlarını destekleme amaçlı olduğu için görüşmelerden direk alıntılar yapılarak sunulmuştur. Araştırmanın nitel boyutunun tamamlanması ile elde edilen bulgulardan yola çıkılarak yedinci sınıf düzeyinde GME yaklaşımına dayalı etkinlikler geliştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri matematik başarı testi kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmada GME yaklaşımının uygulandığı araştırmacının girdiği bir deney grubu ve bir matematik öğretmeninin girdiği bir kontrol grubu rastgele olarak belirlenmiştir. Deney grubuna geometri ve ölçme öğrenme alanına ait kazanımlar GME yaklaşımı ile öğretilmiş, kontrol grubunda ise mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde ön ve son testlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde karışık ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, ortaokul matematik derslerinde çoğunlukla geleneksel yaklaşımın kullanıldığı görülmüştür. Öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bulgular da bu sonucu destekler niteliktedir. GME yaklaşımı temele alınarak kazanımların verildiği deney grubu öğrencilerinin mevcut öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine nazaran matematik başarı testinde daha başarılı oldukları bulunmuştur. Hesaplanan etki büyüklüğü büyük etkili bir çalışmanın yapıldığını göstermiştir. Bu doğrultuda öğretmenlere ve öğretmen adaylarına GME yöntemi ile ders planı hazırlama ve uygulama için eğitim verilebilir. Gelecek çalışmalarda yeni bir matematik programı düzenlemesi ile GME yaklaşımına dayalı örnek etkinlikler hazırlanabilir. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, geometri ve ölçme öğrenme alanı, matematik başarısı

BaşarıGerçekçi matematik eğitimiMatematik+4
Hatice Büyükikiz Kütküt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı öğrencilerin başarılarını etkileyen faktörler: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmada üstün zekâlılar eğitiminde sıklıkla kullanılan temel eğitsel yaklaşımlar, öğretim programları, cinsiyet ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerinin akademik başarı üzerindeki etkisini incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında SAGE, ERİC, Taylor-Francis ve Ulusal Tez Merkezi veri tabanları 2007-2017 (Nisan) tarihlerinde taranmıştır. Araştırmada bir üstün zekâlılar eğitim programına katılımının akademik başarı üzerindeki etki büyüklüğü Hedge's g = 1,005 olarak hesaplanmıştır ve bu değer büyük düzeyde etkili olarak sınıflandırılabilir. Akademik başarı için hızlandırma yaklaşımı orta düzeyde (Hedge's g = 0,384), gruplama büyük düzeyde (0,758), farklılaştırma geniş düzeyde etkili (Hedge's g = 1,300) olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları erkek ve kız öğrencilerin başarıları arasındaki farkın önemsiz olduğunu, orta ve üst SED'e sahip olan üstün zekâlılar düşük SED sahibi üstün zekâlılardan orta düzeyde olduklarını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlılar, literatür taraması, meta-analiz, akademik başarı

Akademik başarıBaşarıBaşarı değerleme+5
Mehmet Kırmızı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin özel alan yeterlilik algılarının incelenmesi:Bir ders araştırması modeli

Bu çalışmada, matematik öğretmenlerinin, özel alan yeterlilik algılarını geliştirmesi için tasarlanan Ders Araştırması (DA) modelini değerlendirmek ve öğretmenlerin DA sonrası özel alan yeterlilik algılarının nasıl şekillendiğini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Mesleki yeterlilik, öğretmenlerin mesleğini etkili ve verimli biçimde yerine getirebilmesi için sahip olunması gereken bilgi, beceri ve tutumlar olarak tanımlanmaktadır. Bu yeterlilikler genel yeterlilikler ve özel alan yeterlilikleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. DA ise bir grup gönüllü öğretmenin, daha etkili öğretim yapabilmek için bir dersi gözleme, tartışma, eleştirme gibi etkinliklerini gerçekleştirdikleri ve o dersin geliştirilmesi üzerine ayrıntılı olarak çalıştıkları bir profesyonel gelişim süreci şeklinde ele alınabilir. Araştırma Türkiye'nin güney illerinden birinde, 5 ortaokul matematik öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Japon mesleki gelişim modeli olan DA, araştırma dersleri revize edilerek üç döngüde tamamlanmıştır. Çalışma boyunca yapılanlar araştırmacı tarafından video ile kayıt altına alınmıştır. Nitel araştırma yöntemine göre yürütülen bu çalışmada beş öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin betimsel analizi sonucunda DA sonrası öğretmenlerin Matematik Özel Alan Yeterliliklerini (MÖAY) öğretimlerine yansıtabildiklerine ilişkin bulgulara rastlanmıştır. Bu bulgular; grup çalışması yaparak öğrencilerin tüm matematik becerilerinde gelişme sağlama, çalışma sonrasında öğretmenlerin ders planı yaparken MÖAY'yi kullanma, öğretimde teknoloji kullanımında artış, MÖAY'yi belirleyebilme ve matematik bilgilerini kullanma olarak sıralanabilir. DA modeli hakkında ise genel anlamda olumlu bulgularla karşılaşılmıştır. Bu bulgular; DA ile öğretim sürecinin daha aktif geçmesi, hem öğrenci ile öğrenci hem de öğrenci ile öğretmen arasındaki iletişimin artması, deneyimleri bire bir yaşayan öğretmenlerin MÖAY'yi daha iyi öğrendikleri şeklinde ifade edilebilir. Öte yandan öğretmenlerin DA'ya dair olumsuz bulguların olduğu da bilinmektedir. Bu bulgular ise; idarenin uzun süreli çalışmalara sıcak bakmaması, ders planına hazırlık yapmanın zahmetli olması, öğretmenlerin kendi zamanlarından fedakârlık yapması ve bir araya gelmelerinin zorluğu olarak açıklanabilir. Çalışmanın devamında elde edilen bulgular ışığında bazı öneriler sunulmuştur. Bu önerilere; zümreler arasında ÖMGY'nin dersin öğretimine nasıl yansıdığına bakma, DA ile öğretmenlerin teknolojik yeterliliklerini inceleme, matematik öğretmeni adaylarının mesleğe başlamadan önce MÖAY'ye ne derece sahip olduklarını araştırma şeklinde örnekler verilebilir. Sonuç olarak bu çalışma ile matematik öğretmenlerinin Ders Araştırması yöntemini kullanmalarının mesleki gelişimlerine çok büyük katkısı olduğu ve bu yöntem sayesinde MÖAY'yi öğretimlerine yansıtabildikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ders araştırması, matematik öğretimi, matematik özel alan yeterlilikleri, mesleki yeterlilik

MatematikMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Elif Boran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik okuryazarlık algı ölçeği geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu çalışma, ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığına dair algılarını belirlemeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamıştır. Ölçeğin geliştirilme süreci altı aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada ölçeğin madde havuzunu oluşturmaya yönelik alanyazın taraması yapılmıştır. Bu bağlamda matematik okuryazarlığına yönelik temel beceri ve yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış, alanda temel bir sınav olan PISA testleri incelenmiştir. Bununla birlikte sosyal bilişsel öğrenme kuramına yönelik alanyazın incelenerek duyuşsal özelliklerden öz yeterlik algısı ve onu etkileyen etmenler araştırılmıştır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenler ile görüşme yapılarak matematik okuryazarı bir bireyin sahip olması gereken duyuşsal özelliklerin neler olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada ikinci olarak izlenen adım ölçek türünün belirlenmesi olmuştur. Bu bağlamda katılımcıların seviyesi, kullanım kolaylığı ve duyuşsal özelliklerin ölçülmesinde en çok kullanılan ölçek türü olan 5'li likert tipi ölçeği tercih edilmiştir. Üçüncü aşamada uzman görüşlerine başvurulmuştur. Öncelikle 3 konu alanı uzmanının görüşleri alınarak amaca hizmet etmeyen ya da aynı amaca hizmet eden maddelerin sadeleştirilmesi sağlanmıştır. Daha sonra 3 dil alanı uzmanının görüşleri alınarak dil bilgisi, seviye ve anlatım bakımından sadeleştirilme gerçekleştirilerek madde havuzu 40 maddeye indirilmiştir. Dördüncü aşamada asıl uygulamada karşılaşılacak sorunları öngörmek amacıyla anlaşılırlığı test etmeye yönelik uygulama yapılmıştır. Uygulamanın gerçekleştirilmesindeki ana amaç ölçeğin anlaşılabilirliğini test etmektir. Bu bağlamda gerçekleştirilen uygulamada anlaşılması güç olan ya da yanlış anlaşılan maddeye rastlanmamıştır. Beşinci aşamada hazırlanan taslak ölçek, tipik durum örnekleme yöntemi ile seçilen örneklem üzerine uygulanarak, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi ile başlanan analiz süreci, verilerin uygunluğu test edildikten sonra faktörleştirme işlemleri uygulanmıştır. Faktörler arası orta düzeyde ilişki bulunduğundan oblique döndürme yöntemlerinden promax döndürme tekniği uygulanarak 4 faktörlü 30 maddeden oluşan ölçek elde edilmiştir. Elde edilen ölçeğin yapı geçerliliğini arttırmak amacıyla birinci düzeyde doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Temel paramatere ölçümlerinde elde edilen t değerinin .01 düzeyinde manidar olduğu sonucuna ulaşılmış, incelenen uyum iyiliği indekslerinin eşik değerlerinin üzerinde olduğu görülmüştür. Son adım olarak güvenirlik çalışmaları gerçekleştirilen çalışmada ölçeğe ait maddelerin madde ─ toplam korelasyonlarının .351 ile .686 arasında değer aldığı gözlenmiştir. Ölçeğin iç tutarlılık ölçümleri için kullanılan Cronbach Alpha katsayısı .925 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin dört alt boyutuna ait Cronbanch Alpha katsayıları ise sırasıyla .907, .758, .816 ve .789 olarak hesaplanmıştır. Ayırt ediciliğini test etmek içi gerçekleştirilen alt ve üst %27'lik grupların puan ortalamaları arasındaki farklılığın .01 düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür.

GeçerlikGüvenilirlikMatematik+6
Kemal Baypınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin ve öğrencilerinin eğitim bilişim ağı (EBA) platformu hakkındaki görüşleri: Hatay ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Fırsatları Arttırma İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi ana bileşenlerinden olan eğitsel e-içerik sağlanması ve yönetilmesi amacıyla Yenilik Eğitim Teknolojileri Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından geliştirilen öğretmen ve öğrencilerin ücretsiz kullanımına sunulan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) eğitim platformunun yenilenen ve zenginleştirilen içeriğiyle ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Hatay'da Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Fatih Projesi altyapısı yer alan okullarda çalışan 180 öğretmen ve 1219 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 20 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde ve farklı değişkenlerin birbiriyle ilişkilerini göstermek için çapraz tablo kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'yı sık kullanmadığı, EBA'da içerik üretme, paylaşmadan ziyade var olan içeriği kullandığı, EBA'yı bilgisayar, akıllı tahtada en çok kullandığı, EBA kullanım süresi, eğitim türü, cinsiyetin EBA kullanımını pek etkilemediği, özellikle ders içeriği olan branşların EBA'yı kullandığı, EBA'da içerik, ders, kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı EBA'nın yararlı, gerekli ancak yetersiz olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin EBA'yı bilgisayarda daha çok kullandığı, EBA Ders, İçerik, E-Kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı, sınıflar arasında kullanımda belirgin fark varken, cinsiyetler arasında farkın olmadığı tespit edilmiştir. Eğitsel oyun, çizgi film gibi değişik uygulamaların artması gerektiğini, konu anlatım videolarının sıkıcı olduğunu, EBA duvarım ve mobil uygulamanın geliştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler ve öğretmenler yeni versiyon EBA'nın eskiye nazaran daha iyi olduğunu ancak yeni geliştirilen uygulamaların istenen düzeyde olmadığını belirtmişlerdir. EBA'da e-sınav, not değerlendirme, e-devlet gibi EBA'nın e-okul, mebbis vb. eğitimle ilgili uygulama yazılımlarının EBA'ya entegre edilmesi, kişilerin EBA'da dijital kimlik gibi resmi okul e-posta hesaplarının olması, EBA'nın öğrenciler ve öğretmenlerin erişmesi için internet bağlantısı gerektirmemesi EBA kullanımını arttırabileceği konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.

Akıllı tahtaEğitim Bilişim AğıHatay+5
Erdem Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığı ve farkındalıklarının geliştirilmesine yönelik etkinlik temelli bir uygulama

Araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlıklarının geliştirilmesine yönelik öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığına yönelik bir matematik etkinliği geliştirmesine ilişkin yansıtıcı görüşlerinin değerlendirilmesidir. Bu doğrultuda araştırmanın modeli, karma yöntem araştırma desenlerinden iç içe karma desen olarak belirlenmiştir. Araştırma, bir devlet üniversitesinin sınıf öğretmenliği programının üçüncü sınıfında öğrenim gören 73 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Matematik Okuryazarlığı Başarı Testi", "Matematik Okuryazarlığı Farkındalık Testi", "Yansıtıcı Görüş Belirleme Formu", "Matematik Okuryazarlığının Geliştirilmesine Yönelik Planlanan Öğretim Etkinlikleri" kullanılmıştır. Uygulama sürecinin ilk aşamasında öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığı başarılarını ve farkındalıklarını belirlemek amacıyla "Matematik Okuryazarlığı Başarı Ön Testi" ve "Matematik Okuryazarlığı Farkındalık Ön Testi" uygulanmıştır. Ardından öğretmen adaylarına sekiz hafta boyunca matematik okuryazarlıklarının geliştirilmesine yönelik öğretim etkinlikleri uygulanmıştır. Uygulama sürecinin dördüncü haftasından itibaren, öğretmen adayları her hafta matematik okuryazarlığına yönelik etkinlikler tasarlamışlardır. Aynı zamanda hazırlanan matematik okuryazarlığı etkinliklerine yönelik öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme görüşleri her hafta etkinlik sonrasında alınmıştır. Uygulama süreci tamamlandıktan sonra öğretmen adaylarına, matematik okuryazarlığı başarı testi ve matematik okuryazarlığı farkındalık testi, son test olarak uygulanmıştır. Uygulanan öğretiminin sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığı başarılarına ve farkındalıklarına etkisini belirlemek için yapılan ön test ve son test sonuçlarının ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Öğretmen adaylarının, son testin başarı ve farkındalık bölümünden elde ettiği ortalama puan, kendisinin ön testten elde ettiği ortalama puanla karşılaştırılmıştır. Bunun için her gruba ait başarı testinin ön ve son test puanlarının anlamlı olup olmadığını belirlemek için bağımlı gruplar t testi uygulanmıştır. Öğretmen adaylarının bir matematik etkinliği tasarlama sürecinde edindikleri deneyimlere ilişkin yansıtıcı görüşlerinin analizinde, betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, matematik okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik tasarlanan öğretim etkinliklerinin, sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlık düzeylerini ve farkındalıklarını geliştirdiği belirlenmiştir. Tasarlanan öğretim etkinliğinin temelini oluşturan kubaşık öğrenme, matematik okuryazarlığına yönelik problem çözme ve sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığına yönelik etkinlik oluşturması, öğretmen adaylarının matematik okuryazarlığı başarılarını ve farkındalıklarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının matematik okuryazarlığına yönelik matematik etkinliği geliştirmesine ilişkin yansıtıcı görüşleri, Artz ve Armour Thomas'ın (1999) yansıtıcı düşünce modeline göre etkinlik öncesi yansımalar, etkinlik süreci ve etkinlik sonrası yansımalar (öz-değerlendirme) olmak üzere üç tema altında ele alınmıştır. Öğretmen adayları etkinlik öncesinde matematik okuryazarlığı bağlamında, ilkokul matematik dersi öğretim programında yer alan kazanımlardan yola çıkarak etkinliğin amacını belirlediklerini ifade etmişlerdir. Etkinlik sürecinde öğretmen adaylarının, çağdaş ve öğrenci merkezli anlayışla etkinlik tasarladıkları belirlenmiştir. Etkinlik sonrası yansımalar temasında ise öğretmen adayları etkinliği tasarlama sürecinin ilk haftalarında zorluk yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Bu durumu ise deneyim eksikliği ile açıklamışlardır. Ancak süreç içerisinde deneyim kazandıkça materyal hazırlama, etkinlik tasarlama, etkinlik planı oluşturma ve matematik öğretimi konusunda yetkin konuma geldiklerini belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının görüşlerinde dikkat çeken bir diğer sonuç ise matematik okuryazarlığına yönelik problem bulmada zorluk yaşamalarıdır. Matematik okuryazarlığı problemlerinin ders ve etkinlik kitaplarında yer almadığını, sadece MEB tarafından yayımlanan ulusal raporlarda, matematik okuryazarlığı problemleri bulduklarını vurgulamışlardır.

Aday öğretmenlerEtkinlikEğitim etkinliği+5
Hatice Beyza Canbazoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımları, matematiksel modelleme yeterlikleri ve matematiğe yönelik tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Günümüz eğitim ihtiyaçları, öğrencilerin bilgi, beceri ve duyuşsal niteliklerinin çağın gerektirdiği işbirlikli, rekabetçi ve hızlı değişen teknolojiye ayak uyduracak biçimde kurgulanması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Öğrencilere matematiksel bilgiler öğretilirken anlamlı öğrenmeler gerçekleştirmek için matematiksel bilginin yapısının göz önünde bulundurulması gerektiği söylenebilir. Ayrıca öğrencilerin günlük hayat problerinde iyi bir problem çözücü olmaları için çeşitli yeterliklere sahip olmaları gerektiği düşünülmektedir. Öğrencilerin bu çabaları gerçekleştirebilmesi için duygusal olarak istekli olmaları gerektiği de açıktır. Bu bağlamda matematik eğitimini yeniden kurgularken, önce öğrencilerde varolan bilgi, yeterlik ve tutumların tespiti ile bu özellikler arasındaki ilişkilerin açığa çıkarılmasının alınacak kararlarda isabetli birer yol gösterici olacağı söylenebilir. Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterlikleri seviyelerinin, problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımlarının ve matematiğe yönelik tutumlarının birbirlerini anlamlı olarak yordayıp yordamadıklarını, yorduyorlarsa ne düzeyde olduğunu belirlemektir. Alanyazında ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterlikleri, problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımları ve matematiğe yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu açıdan alanyazındaki diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Bu çalışmada, araştırma modeli olarak nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, oranlı küme örnekleme yöntemi ile belirlenen Adana ili Seyhan ve Çukurova ilçelerinde üç ortaokulda öğrenim görmekte olan 470 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını belirlemek için Önal (2013) tarafından geliştirilen "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği", matematiksel modelleme yeterliklerini belirlemek için Tekin Dede (2017) tarafından geliştirilen matematiksel modelleme yeterlikleri soru formu ve rubriği, problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımlarını belirlemek için Özyıldırım Gümüş ve Umay (2018) tarafından geliştirilen, araştırmacı tarafından ortaokul düzeyi için uyarlanan "Problem Çözümüne Kavramsal/İşlemsel Yaklaşım İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin problem çözümüne işlemsel yaklaşımlarının, kavramsal yaklaşım düzeylerinden daha yüksek olduğu, matematiksel modelleme yeterliklerinin düşük olduğu, matematiğe yönelik orta düzeyde olumlu/olumsuz tutuma sahip oldukları tespit edilmiştir. Matematiksel modelleme yeterlikleri ile problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşım ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde matematiğe yönelik tutum ve tutumun alt faktörleri ile matematiksel modelleme yeterlikleri ve problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bununla birlikte öğrencilerin matematiksel modelleme yeterliklerinin, problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımlarını ve matematiğe yönelik tutum alt faktörlerinin, matematiksel modelleme yeterliklerini düşük seviyede; matematiğe yönelik tutum alt faktörlerinin, problem çözümüne işlemsel ve kavramsal yaklaşımlarını orta seviyede yordadığı ortaya çıkarılmıştır. Anahtar kelimeler: Matematiksel modelleme yeterlikleri, matematik, ortaokul, işlemsel bilgi, kavramsal bilgi, matematiğe yönelik tutum.

Kavramsal düşünmeKavramsal yetenekMatematik eğitimi+5
Mustafa Uz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

9. sınıf matematik ders kitaplarındaki soruların PISA matematik okuryazarlığı çerçevesinde incelenmesi

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık periyodlar hâlinde uygulanan, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) değerlendirmesi ile 15 yaş grubu öğrencilerinin fen okuryazarlığı, matematik okuryazarlığı ve okuma becerileri ölçülmektedir. Bu değerlendirme ile öğrencilerin ilerleyen yaşantılarında karşılaşacakları problem durumlarına ne kadar hazır olduklarının erken bilgisi elde edilir. Bu çalışmanın amacı MEB tarafından öğrencilere dağıtılan 9. sınıf matematik ders kitaplarındaki sorularının; PISA matematik yeterlik ölçeğine göre soru düzeyleri, matematik okuryazarlığı bağlamları, matematiksel süreçler, konu alanları ve soru tiplerine göre sınıflandırılıp dağılımlarının ortaya çıkarılması, böylece ders kitaplarının bu bağlamda durumlarının değerlendirilmesi ve niteliklerinin arttırılması çalışmalarına katkı sağlamaktır. Kitaplardaki sorular incelendiğinde, en fazla soru içeren içerik kategorisinin "Uzay ve Şekil" en az soru içeren içerik kategorisinin ise "Belirsizlik ve veriler" olduğu görülmektedir. Sorularda "Bilimsel Bağlam" en fazla tercih edilen bağlam türü olurken "Toplumsal bağlam" içeren sorular neredeyse hiç kullanılmamıştır. "Matematiksel kavramlar, olgular, prosedürler ve muhakeme kullanma" süreç kategorisi içeren soruların sayısı diğer süreç kategori türlerindeki soruların sayısına göre oldukça fazla olduğu, "Durumları matematiksel olarak formüle etme" süreç kategorisini içeren soru sayısının ise en az olduğu görülmektedir. PISA matematik yeterlik düzeylerine göre beşinci ve altıncı düzeydeki sorulara yer verilmediği, dördüncü düzey sorulara ise çok az yer verildiği görülmektedir. Kitaplardaki sorular matematik yeterlik ölçeğine göre incelendiğinde ikinci ile üçüncü düzey olan soruların toplamının tüm soruların %94,8'ini oluşturduğu görülmektedir. Bu durum PISA 2018 sınav değerlendirme raporunda belirtilen ülkemizin matematik yeterlik düzeyi ile de paralellik göstermektedir. Kitaplarda az sayıda bulunan PISA matematik yeterlik ölçeğine göre üst düzeydeki soruların madde tiplerine göre dağılımlarına bakıldığında ise bu soruların sorulmasında en çok tercih edilen madde tipinin "örnek – çözüm" ve "açık uçlu" madde tipleri olduğu görülmektedir. Yeni hazırlanacak kitaplarda soruların bağlamları, içerikleri ve matematiksel süreçleri bakımından dengeli bir şekilde dağılımının yapılmasına ve üst düzey soru sayılarının arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılarak matematik okuryazarlığı bağlamında istendik kitapların yazılması önerilmektedir.

Ders kitaplarıKitaplarMatematik+4
Hakan Tarku
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli öğretim strateji, yöntem ve tekniklerinin problem çözme becerilerine etkisi: Bir meta-analiz çalışması

Bu araştırmanın genel amacı, matematik öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli strateji, yöntem ve tekniklerin matematik dersindeki problem çözme becerilerine etkisini konu edinen deneysel-yarı deneysel çalışmaları sentezlemektir. Senteze dahil edilen araştırmaların belirlinmesinde bazı kriterler belirlenmiştir. Bu kriterler çerçevesinde ulusal ve uluslararası veritabanlarının taranması sonucunda 55 çalışma araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen çalışmaların kodlaması sürecinde kodlayıcılar araştırmaya dahil edilen 55 çalışmadan 46'sı üzerinde ortak görüş bildirilmiş, oransal olarak %83 ile kodlamaya yönelik uzlaşma oranı yeterli görülmüştür. Toplam örneklem büyüklüğü 4067 'dir. Araştırmanın geçerliğinin değerlendirilmesi açısından yayın yanlılığı test edilmiştir ve yanlılık riskine rastlanmamıştır. Çalışmalardan elde edilen betimsel analize dayalı istatistiki veriler SPSS programından elde edilen tablolarla sunulmuştur. Meta-analiz sonuçları, matematik öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli strateji yöntem veya tekniklerin geleneksel öğretim yöntemlerine göre problem çözme becerileri üzerinde daha etkili olduğunu göstermektedir. 55 çalışmadan ortaya çıkan 69 etki büyüklüğü yapılan heterojenlik testi sonucuna göre rastgele etki modeli altında analiz edilmiştir. Etki büyüklüğü hesaplamasında deney ve kontrol gruplarının farklı örneklem büyüklüklerine sahip olması sebebiyle Hedge's g kullanılmış ve g=0.868 olarak hesaplanmıştır. Ulaşılan genel etki değeri Cohen (1988) ve Thalheimer ve Cook (2002) 'un sınıflandırmalarına göre geniş düzeyde etkiyi göstermektedir. Etki büyüklüğünü değiştirecek faktörleri incelemek için 14 moderatör değişken belirlenmiş ve alt analiz yapılmıştır. Moderatör değişkenler analizlerinde; öğrenme alanı ve araştırma deseni moderatörleri için anlamlı farklılık bulunurken diğer moderatörler için anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Problem çözme becerileri, öğrenci merkezli eğitim, matematik, meta -analiz.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme becerisi+4
Atahan Uyandıran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

6.sınıf öğrencilerinin kesirler konusunda sınıflama becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı altıncı sınıf öğrencilerinin kesirler konusundaki sınıflama becerilerinin nasıl dağılım gösterdiğini incelemek, öğrencilerin kesir ve kesir türleri kavramlarına ait yaptıkları doğru sınıflama ile aşırı genelleme, dar genelleme ve yanlış kavramsallaştırma hatalarını tespit etmektir. Çalışmanın diğer amacı ise öğrencilerin kesirler konusundaki kazanımlarına ait işlemsel ve kavramsal hatalarını belirlemektir. Bir başka deyişle kesirler konusundaki öğrenmenin niteliğini saptamaktır. Araştırmada var olan bir durumun betimlenmesi amaçlandığı için nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli tercih edilmiştir. Bu araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde yapılmış olup çalışmaya Hatay ilinin İskenderun ve Arsuz ilçelerinde bulunan 4 ortaokuldan 146'sı erkek 146'sı kız toplamda 292 altıncı sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen çoktan seçmeli 20 maddeden oluşan Kesir İşlem Beceri Testi (KİBT) ve çoktan seçmeli 28 madde ve üç aşamadan oluşan Sınıflama Becerileri Belirleme Testi (SBBT) kullanılmıştır. Verilerin analizinde öğrencilerin SBBT ve KİBT'den elde ettiği toplam puanların aritmetik ortalaması, standart sapması hesaplanmıştır ve SBBT ile KİBT'den elde edilen puanların yüzde dağılımı belirlenmiştir. Araştırmanın birinci alt problemi öğrencilerin kesir, kesir türleri ve denk kesir kavramlarına ait sınıflama becerilerinin dağılımlarını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda; öğrencilerin dar genelleme, aşırı genelleme, yanlış kavramsallaştırma ve doğru sınıflama puanlarını analiz etmek için SPSS 25 programında öğrencilerin cevapları kodlanarak puanların frekansları ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Araştırmanın ikinci alt probleminde öğrencilerin kavramsal ve işlemsel bilgilerinde yaptıkları hatalar tespit edilmiştir. Araştırmanın üçüncü alt problemi ise SBBT ve KİBT arasında nasıl bir ilişki olduğunu belirlemektir. Bu nedenle SBBT ve KİBT'den elde edilen puanların normallik analizine bakılmıştır. Puanlar normal dağılım göstermediği için iki test arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere nonparametrik test olan Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma birinci alt amacına ait bulgularda SBBT'de öğrencilerin çoğunluğunun kesir kavramının örneğini ve özelliğini ayırt etme, şekil üzerinde eş parçalara bölünmemiş kesri gösterebilme, basit kesrin örneği verildiğinde özelliklerini belirleme, bileşik kesir kavramının tanımını yapabilme ve özelliğini ayırt etme, tam sayılı kesir kavramının özelliğini ayırt etme ve şekil üzerinde temsil edilen kesrin denk kesir örneklerini bulabilme becerilerinde hatalı sınıflama yaptıkları tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrencilerin çoğunluğunun okunuşu verilen kesrin gösterimini belirleme, basit kesrin kavram tanımını yapabilme, tam sayılı kesrin örneği verilerek özelliklerini belirleyebilme ve denk kesir kavramının tanımını yapabilme becerilerinde doğru sınıflama yaptıkları görülmüştür. Kesir türlerinde de yanlış kavramsallaştırma hata oranı, aşırı genelleme ve dar genelleme hata oranlarından fazladır. Yanlış kavramsallaştırma hatası tespit edilen öğrencilerde kesir türleri için kavram yanılgısı olduğu kabul edilmektedir ve bu yanılgıların nedenlerinin kesin tespiti için derinlemesine araştırmalar yapılmalıdır. Araştırmanın ikinci alt amacına ait bulgularda ise KİBT'de öğrencilerin yaklaşık yarısının kesirlerde toplama, çıkarma ve bölme kuralını doğru uyguladıkları bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin yarısından fazlasının kesrin hangi doğal sayıya yakın olduğunu doğru bulduğu, yaklaşık yarısının da tam sayılı kesirlerde işlemleri doğru şekilde yaptığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin KİBT'de yaptıkları hatalarda ise sayı doğrusunda iki tam sayı arasını eş parçaya bölememe, kesirlerde toplama yaparken paydaları toplama, kesirlerde çıkarma yaparken paydaları çıkarma, kesirlerde bölme kuralında toplama ve çıkarma kuralını uygulama, kesirli sayıların hangi doğal sayıya yakın olduğunu belirlerken ondalık kısma dikkat etmeme hatalarını yaptıkları gözlenmiştir. Bunun dışında öğrencilerin bir doğal sayıyı bir kesre bölerken doğal sayı ile kesrin pay ve paydasında bulunan sayılardan doğrudan bölünebilen sayıları bölme eğiliminde olduğu saptanmıştır. Tam sayılı kesirlerde ise öğrenciler kesrin tam kısımlarını kendi içerisinde, kesirli kısımlarını da kendi içerisinde işleme alarak hatalı sonuç bulmuşlardır. Araştırmanın üçüncü alt amacının bulgusunda ise KİBT ve SBBT'den alınan puanlar arasında istatiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonuçları öğrencilerin; kesir ve kesir türlerinin örneklerini ve özelliklerini ayırt etmede güçlük çektiklerini, kesir konusuna ait işlemlerde kısmen başarılı olsalar da öğrencilerin işlemsel ve kavramsal hatalar yaptıklarını ortaya koymuştur. Bu bağlamda matematik dersinde sadece işlemsel bilgiye odaklanılmaması, işlemsel bilginin kavramsal bilgiyle bütünleştirilerek sunulması, kavrama ait örneklerin örnek olmayanlarla karşılaştırılarak kavramın temel özelliklerinin de açıklanması önerilmektedir.

KesirlerMatematikMatematik eğitimi+2
Nezihe Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme etkinliklerinin 8.sınıf öğrencilerin istatistiksel okuryazarlık düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ile matematiksel modelleme etkinliklerinin 8.sınıf öğrencilerin İOY düzeylerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında devlet okulunda öğrenim gören 8.sınıf 65 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma nicel ve nitel verilerin yer aldığı karma desen araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırma 8 hafta sürmüştür. Araştırmanın nicel verileri İOY Ön Test ve Son Test, Modelleme Etkinlikleri ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ve klinik mülakat ile toplanmıştır. Nicel veriler Bağımsız Gruplar T-Testi, Eşleştirilmiş Gruplar T-Testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon Testi ile analiz edilmiştir.Analiz sonucu elde edilen bulgulara göre deney grubunda modelleme etkinlikleri hem genel hem de bileşenler bazında öğrencilerin İOY düzeylerinde anlamlı fark oluşturmuştur. Öğrenciler modelleme etkinliklerinin uygulanmasına yönelik olumlu görüş belirtmişlerdir. Deney grubu öğrencileri İOY düzeyinde 2. ,3. ve kısmen 4.düzeyde yer alırken , kontrol grubu öğrencileri 1. ve 2.düzeyde dağılım gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim etkinliğiLise öğrencileriMatematik+3
Esra Aydemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Genişleyen şekil örüntüleri temalı hazırlanan bir varsayımsal öğrenme rotası ile 7. sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünmelerinin gelişiminin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 7. Sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünme gelişimini, genişleyen şekil örüntüleri temelinde hazırlanan varsayımsal öğrenme rotası ile incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın modeli Tasarı Araştırması olarak belirlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Adana ilinin Seyhan İlçesinde merkezde bulunan bir ortaokulda 21 tane 7. sınıf öğrencisi ile beraber yürütülmüştür. Fonksiyonel düşünme üzerine yapılan literatür taraması varsayımların oluşumuna, varsayımlara yönelik görevlerin ve etkinliklerin seçimine ışık tutmuştur. Yapılan literatür taramasında genişleyen şekil örüntülerinin fiziksel büyümesini analiz etmenin, öğrencilerin fonksiyonel düşünme gelişiminde etkili ve anlamlı bir ilerleme yolu olduğu görülmüştür. Bu bağlamda genişleyen şekil örüntüleri temelinde bir varsayımsal öğrenme rotası oluşturulmuş ve yedinci sınıf öğrencilerinin fonksiyonel ilişkileri anlamalarının nasıl geliştirilebileceğini belirlemek için bir dizi etkinlik planlanmıştır. Oluşturulan etkinlikler ile sınıf temelli ortamda 21 tane yedinci sınıf öğrencisiyle 4 hafta 8 ders saatinden oluşan öğretim deneyi yürütülmüştür. Öğretim deneyi öncesi ve sonrasında araştırmacı tarafından geliştirilen 19 açık uçlu sorudan oluşan fonksiyonel düşünme testi öğretim deneyine katılan öğrencilere uygulanmıştır. Fonksiyonel düşünme testi nicel ve nitel olarak analiz edilerek öğretim deneyi öncesi ve sonrasında araştırmaya katılan 7. sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünmelerinin gelişimi arasındaki fark incelenmiştir. Öğretim deneyi esnasındaki analizlerden ve geriye dönük analizlerden sonra, oluşturulan varsayımsal öğrenme rotası öğrencilerin gerçek öğrenmeleri ile karşılaştırılarak varsayımsal öğrenme rotası revize edilmiştir. Verilerin analizi, öğrencilerin fonksiyonel düşünmesinin gelişimini yansıtmış, fonksiyonel düşünmelerinin genişleyen şekil örüntü görevleri ile nasıl ilerlediğini formüle ederek, fonksiyonel düşünme gelişimi için genişleyen şekil örüntüleri bağlamında yararlı bir öğretim etkinlikleri yapısı oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, öğretim deneyi sonrasında öğrencilerin fonksiyonel düşünmelerinin geliştiği belirlenmiş ve genişleyen şekil örüntülerinin öğrencilerin fonksiyonel düşünme gelişiminde etkili bir bağlam olduğu görülmüştür. Varsayımsal öğrenme rotası ile öğrenci gerçek öğrenmeleri arasındaki uyumun analizi neticesinde 7. sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünme gelişimi için faydalı bir yapı sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel düşünme, varsayımsal öğrenme rotası, genişleyen şekil örüntüleri

Fonksiyonel düşünmeGenişleyen şekil örüntüleriMatematik dersi+6
Burcu Kulaç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beşinci sınıf matematik dersi ondalık gösterim konusunda işbirlikli öğrenme tekniklerinin başarı ve öğrenme kalıcılığı üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın amacı, mevcut öğretim yöntemiyle kıyaslandığında, işbirlikli öğrenme tekniklerinden olan öğrenci takımları başarı bölümleri (ÖTBB) ve küme destekli bireyselleştirme (KDB) tekniklerinin beşinci sınıf matematik dersi "Ondalık Gösterim" konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısına, öğrenmenin kalıcılığına etkisini incelemek ve deney grubundaki öğrencilerin işbirlikli öğrenme teknikleri hakkında görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanıldığından karma desen araştırması olarak planlanmıştır. Karma desen türü olarak sıralı açıklayıcı desen benimsenmiştir. Nicel boyutunda, deneysel yöntem model türlerinden olan "ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel" model tercih edilmiştir. İki sınıf deney grubu, bir sınıf kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Nitel boyutunda ise teknikler hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla "Yarı Yapılandırılmış Görüşme" gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu; uygun örnekleme yöntemiyle 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 55 beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri; öğrencinin akademik başarısı ve öğrenmenin kalıcılığını ölçmek için araştırmacı tarafından oluşturulan "Ondalık Gösterim Başarı Testi" ve işbirlikli teknikler hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla "Öğrenci Görüşme Formu" uygulanarak toplanmıştır. Öğretim tekniklerinin, öğrenci başarısı ve öğrenme kalıcılığı üzerindeki etkisinin incelendiği nicel problemlerin analizleri için SPSS 26.0 paket programı istatistik testlerinden (ANOVA, Wilcoxon İşaretli Sıralar, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U) ve TAP (Test Analysis Program) uygulamasından faydalanılmıştır. Nitel problemlerin bulguları içerik analizinden faydalanılarak ifade edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; uygulama sonrası her üç tekniğin de (ÖTBB-KDB-Mevcut öğretim) öğrenci akademik başarısını anlamlı düzeyde arttırdığı, ÖTBB ve KDB grupları kendi aralarında kıyaslandığında öğrenci akademik başarısını arttırma ve öğrenme kalıcılığına etkisi bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı buna karşın KDB ve kontrol grupları arasında KDB lehine, ÖTBB ve kontrol grupları arasında ise ÖTBB lehine başarıyı arttırma ve öğrenme kalıcılığına etki bakımından anlamlı farklılık oluştuğu tespit edilmiştir. Bu durumda her iki işbirlikli tekniğin de "Ondalık Gösterim" konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısı ve öğrenmenin kalıcılığı üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu söylenebilir. Araştırmanın nitel bulgularına göre ise öğrenciler her iki işbirlikli teknik hakkında genel olarak; derslerin daha eğlenceli geçtiği, yardımlaşma ve iletişim becerilerinin arttığı, teknikte uygulanan öğretim materyallerinin faydalı olduğu, başarılarının arttığı, ödüllere ulaşmak için birbirlerini motive ettikleri, matematiğin diğer konularında ve başka derslerde tekniklerin kullanılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: İşbirlikli öğrenme, küme destekli bireyselleştirme tekniği, öğrenci takımları başarı bölümleri tekniği, kalıcılık

Akademik başarıKalıcılıkKüme destekli bireyselleştirme tekniği+7
Mehmet Ergün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematiksel yılmazlıkları, matematiksel muhakeme becerileri, türkçe başarıları ve beceri temelli matematik sorularındaki başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel yılmazlıkları, matematiksel muhakeme becerileri, Türkçe başarıları ve beceri temelli matematik sorularındaki başarıları arasındaki ilişkiyi inceleyip matematiksel yılmazlık, matematiksel muhakeme becerileri ve Türkçe başarısının beceri temelli matematik sorularındaki başarı üzerindeki etkisini incelemektir. Elde edilen veriler sayısal olduğu için araştırma nicel araştırma olup genel tarama modeli olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ilinin Seyhan merkez ilçesinde tabakalı örnekleme yoluyla sosyoekonomik durumu alt-orta ve yüksek bölgeden seçilmiş 2 ortaokulda öğrenim görmekte olan 355 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin matematiksel yılmazlık düzeylerini belirlemek için Kooken, Megan, Welsh, Betsy McCoach, Johnston-Wilder ve Lee tarafından 2016 yılında geliştirilen ve 2018 yılında Çetin, Durmaz ve Girit tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 'Matematiksel Yılmazlık Ölçeği', matematiksel muhakeme beceri düzeylerini ölçmek için Çoban ve Tezci'nin 2020 yılında geliştirdikleri 'Matematiksel Muhakeme Becerileri Değerlendirme Ölçeği' ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin Türkçe başarıları LGS Türkçe doğru sayıları ile beceri temelli matematik sorularındaki başarıları ise LGS matematik doğru sayıları ile ölçülmüştür. Araştırmanın ilk üç sorusu kapsamında frekans, yüzde, bağımsız örneklemler için t testi, tek yönlü Anova ve Pearson korelasyon katsayısı teknikleri kullanılmıştır. Son olarak araştırmanın son sorusu olan öğrencilerin beceri temelli matematik sorularındaki başarısına etki eden bu faktörlerin etki düzeyini incelemek amacıyla 3 aşamalı hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin matematiksel yılmazlık düzeyleri, matematiksel muhakeme becerileri ve Türkçe başarıları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır. Kurulan regresyon modelinin sonucunda ise matematiksel yılmazlık düzeyi, matematiksel muhakeme beceri düzeyi ve Türkçe başarısının matematik başarısı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı katkılar yaptığı tespit edilmiştir. Her bir aşamada regresyon modelinin varyansı açıklama oranının artması, her bir bağımsız değişkenin modeli önemli ölçüde iyileştirdiği görülmüştür. Sonuç olarak araştırmada, pozitif yönlü etkisi olan bu değişkenlerin öğrencilerin beceri temelli matematik sorularındaki başarısını önemli ölçüde (%52,3) etkilediğini ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Matematiksel yılmazlık, matematiksel muhakeme becerisi, Türkçe başarısı, beceri temelli sorular.

Gizem Dağlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

5. ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematiksel problemleri çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, 5. ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma stratejilerine yönelik üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematiksel problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, öğrencilerin demografik özelliklerine göre okuma stratejileri ve problem çözme becerileri düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı; ayrıca bu iki değişken arasındaki yordayıcı ilişkiler analiz edilmiştir. Bu kapsamda cinsiyet, anne-baba meslek ve eğitim düzeyleri, okul öncesi eğitim alma durumu, öğrencilerin algıladıkları matematik başarıları ve okuma alışkanlıkları gibi değişkenler dikkate alınmıştır. Araştırma, nicel yöntem çerçevesinde ilişkisel tarama modeliyle desenlenmiştir. Çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Adana ili Seyhan ilçesindeki dört farklı eğitim bölgesinden seçilen devlet okullarında öğrenim gören 5. sınıftan 379 ve 8. sınıftan 397 öğrenci olmak üzere toplam 776 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Mokhtari ve Reichard (2002) tarafından geliştirilen ve Öztürk (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okuma Stratejileri Üstbilişsel Farkındalık Envanteri (OSÜF)", araştırmacı tarafından geliştirilen beceri temelli matematiksel problem çözme testi ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veriler, betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson korelasyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematiksel problem çözme becerileri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, anne-baba eğitim durumu ve okul öncesi eğitim alma gibi değişkenlerin bu beceriler üzerinde önemli etkiler oluşturduğu görülmüştür. Bulgular, üstbilişsel farkındalık düzeyi yüksek olan öğrencilerin problem çözme performanslarının da yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, öğrencilerin okuma stratejilerini etkili kullanmalarının matematiksel problem çözme becerilerine katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okuma stratejileri, üstbilişsel farkındalık, matematiksel problem çözme, ortaokul öğrencileri.

Tuğba Evgin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel yaratıcılık, üstbilişsel beceriler ve özdüzenleme becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel yaratıcılık, üstbilişsel farkındalık ve özdüzenleme beceri düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu doğrultuda, önce bu üç değişkenin düzeyleri belirlenmiş; ardından özdüzenlemenin matematiksel yaratıcılık üzerindeki etkisinde üstbilişsel farkındalığın aracı rolü test edilmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemi, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Akdeniz bölgesindeki bir ilde bulunan Bilim ve Sanat Merkezleri'nde öğrenim gören 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeyindeki 121 üstün yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematiksel Üretkenlik Testi (MÜT), Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜBFÖ-Ç) ve Algılanan Özdüzenleme Ölçeği kullanılmıştır. Matematiksel yaratıcılık, akıcılık, esneklik ve orijinallik boyutlarında değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, değişkenler arasındaki aracılık ilişkisini test etmek amacıyla regresyona dayalı modern bir aracılık analizi uygulanmış; dolaylı etkilerin anlamlılığı Bootstrap yöntemiyle 5000 tekrar üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, öğrencilerin matematiksel yaratıcılık düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, matematiksel yaratıcılık, üstbilişsel farkındalık ve özdüzenleme beceri düzeyleri çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmiş, bazı alt gruplar arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Analizler sonucunda, özdüzenleme becerilerinin matematiksel yaratıcılığı doğrudan yordamadığı, ancak üstbilişsel farkındalık aracılığıyla dolaylı olarak etkilediği belirlenmiştir. Bu sonuç, alan yazında "sadece dolaylı aracılık" (indirect-only mediation) olarak tanımlanan bir modele karşılık gelmektedir. Başka bir ifadeyle, özdüzenleme doğrudan matematiksel yaratıcılığı etkilememekte; önce bireyin üstbilişsel farkındalık düzeyini artırmakta, ardından üstbilişsel farkındalık aracılığıyla matematiksel yaratıcılık üzerinde etkili olmaktadır. Dolayısıyla, özdüzenlemenin matematiksel yaratıcılık üzerindeki etkisi, üstbilişsel farkındalık olmaksızın gerçekleşmemektedir. Araştırmanın bulguları, matematiksel yaratıcılığın desteklenmesinde üstbilişsel süreçlerin kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, üstün yetenekli öğrencilerin yaratıcı potansiyellerini geliştirmek amacıyla, eğitim programlarında üstbilişsel farkındalık ve özdüzenleme becerilerini güçlendiren sistematik öğretim yaklaşımlarına yer verilmesi önerilmektedir.

Ecem Karabulut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretiminin matematik öğretmen adaylarının TPAB düzeylerine, özyeterliklerine ve dijital okuryazarlıklarına etkisi

Bu çalışmanın genel amacı teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretiminin matematik öğretmen adaylarının TPAB düzeylerine, tutumlarını, özyeterliklerine ve dijital okuryazarlıklarına etkisinin incelenmesidir. Elde edilen veriler hem nicel hem nitel olmasından kaynaklı bu araştırma karma yöntem araştırması olup desen olarak yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ilköğretim matematik öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Araştırma, bir devlet üniversitesinin ilköğretim matematik öğretmenliği programının üçüncü sınıfın bahar döneminde olasılık ve istatistik öğretimi dersini alan 43 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında: Matematik öğretmen adaylarının TPAB yeterliliklerini ortaya çıkarmak amacıyla geliştirilen teknolojik pedagojik alan bilgisi ölçeği, dijital okuryazarlık özyeterliliği belirlemek için dijital okuryazarlık ölçeği, ortaokul düzeyinde istatistiği öğretmeye yönelik öz yeterlilik ölçeği , öğretmen adaylarının olasılık ve olasılık öğretmeye yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla Olasılık ve Olasılık Öğretimine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında öğretmen adaylarının hazırlamış oldukları ders planları kullanılmıştır. Araştırmanın ilk dört probleminin analizi için frekans, yüzde ve bağımlı gruplar t testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın son problemi olan öğretmen adaylarının teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretiminde planladıkları ders planlarının TPAB düzeylerine etkisini incelemek amacıyla Balgalmış'ın (2013) geliştirdiği Matematik Öğretmen Adaylarının TPAB Gelişimlerini Değerlendirme Tablosu temel alınarak analiz edilmiştir. Ders planlarına ait analizler frekans, yüzde teknikleri ile sunulmuştur. Araştırmanın nicel sonuçlarında öğretmen adaylarının TPAB özyeterlilikleri, dijital okuryazarlık özyeterlilikler, istatistik öğretimine yönelik özyeterlilikleri ve olasılık öğretimine karşı tutumlarında ön test ve son test puanlarında pozitif yönde anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Ders planlarının değerlendirilmesinde öğretmen adaylarının ilk hazırladıkları ders planlarında teknolojik pedagojik alan bilgisi bakımından fark etme öncesi ve fark etme basamağında yer alırken son hazırladıkları ders planlarında kabul etme, uyumlama ve keşfetme basamaklarına çıkmışlardır. Sonuç olarak öğretmen adaylarına teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretimi uygulamaların yaptırılması öğretmen adaylarında teknolojik pedagojik alan bilgisi bakımından olumlu yönde bir etkiye sebep olmuştur. Anahtar kelimeler: Dijital okuryazarlık, olasılık öğretimi, istatistik öğretimi, TPAB

Elanur Köksal Baları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10

Other supervisors