Theses supervised by Prof. Dr. Orhan Karamustafaoğlu

15 theses · Amasya University

Master'sOpen AccessTR

Eğitsel oyunlarla hazırlanmış ortaokul 7. sınıf "Yaşamımızdaki elektrik" ünitesinin öğretiminin öğrenci başarısına etkisi

Bu araştırmada, ortaokul 7. sınıflarda Fen ve Teknoloji dersi 'Yaşamımızdaki Elektrik' ünitesinde uygulanan, Eğitsel Oyunlarla desteklenmiş 5E yönteminin yapılandırmacı öğrenme yaklaşımıyla uygulandığı deney grubu ile yapılandırmacı yaklaşımı esas alan öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubunun akademik başarıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmada nicel yaklaşımlardan yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. 2013-2014 eğitim öğretim yılında Amasya iline bağlı bir devlet ortaokulunun 7. sınıfına devam eden 106 öğrenci araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Evrene uygulanan ön test sonucunda elde edilen başarı puanlarına bakılarak var olan gruplar arasından 7-A sınıfı deney grubu, 7-B sınıfı ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. 42 öğrenciden oluşan örneklemin evreni temsil etme yüzdesi % 40 olarak tespit edilmiştir. Pilot uygulama sonrası son halleri verilen eğitsel oyunlar "Yaşamımızdaki Elektrik" ünitesi süresince 5E öğrenme modelinin evrelerine yerleştirilerek deney grubuna uygulanmıştır. Uygulamalar sonunda deney ve kontrol grubuna başarı testi son test olarak uygulanmış ve sonuçlar SPSS programında analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre eğitsel oyunların uygulandığı deney grubunun son test başarı puanları ile kontrol grubunun son test başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bu sonuç, eğitsel oyunların Fen ve Teknoloji öğretiminde kullanılmasının akademik başarıyı arttırmada etkili olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda eğitsel oyunların uygulayıcısı olan öğretmenlere ve bu alanda çalışma yapmayı düşünen araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Sevgi Alan
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bir fen bilimleri öğretmen adayının elektrik konusundaki pedagojik alan bilgisinin didaktiksel dönüşüm kuramına göre incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, bir fen bilimleri öğretmen adayının pedagojik alan bilgisini didaktiksel dönüşüm kuramı çerçevesinde belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma desenlerinden tekli durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcısı 2014-2015 eğitim öğretim yılında Türkiye'de bir devlet üniversitesinde Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda öğrenim gören bir öğretmen adayıdır. Araştırmanın katılımcısı belirlenirken akademik başarı durumu ve sınıf-içi davranışlar dikkate alınarak amaçlı örnekleme yolundan yararlanılmıştır. Veri toplama araçları yapılandırılmamış ve yarı yapılandırılmış görüşmeler ve gözlemlerden oluşmaktadır. Veriler, öğretmen adayının "Öğretmenlik Uygulaması" dersi kapsamında 5. sınıf ünitelerinden biri olan "Yaşamımızın Vazgeçilmezi: Elektrik" ünitesine dair ders sunumları yapılandırılmamış ile yarı yapılandırılmış gözlem formları ve görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, tüm gözlem ve görüşmelerden hareketle, fen bilimleri öğretmen adayının kavramsal ve uygulamada pedagojik alan bilgisinin sınırlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle, bu sınırlılığın öğrencilerin konuya dair anlamalarını sağlamada bilginin dönüştürülmesini ifade eden öğretim stratejileri bilgisi olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adayının belirli öğretim strateji, yöntem ve teknikleri bilip uygulamasının yanı sıra "Yaşamımızın Vazgeçilmezi: Elektrik" ünitesine ait ders kitaplarında yer almayan farklı etkinliklerden de yararlandığı görülmüştür. Fakat bu etkinliklerin birçoğunun öğretmen merkezli etkinlikler olduğu tespit edilmiştir. Bunun sebebi ise öğretmen adayının sınıf hâkimiyetini sağlamada yaşadığı birtakım sorunlar olarak belirlenmiştir.

Şeyma Bardak
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Effectiveness of out-of-school learning setting aided teaching of the 5th grade let's solve the riddle of our body chapter

Today, it is widely accepted that the teaching should be conducted in environments that are as close as possible to the real context in order to train individuals who can read and comprehend, use the learned knowledge in their lives, produce, and catch up with the developments. This situation means that education given only within the school walls can't fulfill the goals of education. Thus, out-of-school learning environments are needed today. The purpose of this research is to develop a guidance material that science teachers can use in their lessons in out-of-school settings according to the 5th Grade "Let's Solve the Riddle of Our Body" chapter goals of the Science course curriculum revised in 2013 and to determine its effectiveness. One of the mixed methods designs, embedded design was used in this study using quantitative and qualitative data simultaneously. The quantitative part of the research was carried out according to the pre-test/ post-test equalized control group design, which is one of the quasi-experimental designs. Phenomenology was used in the qualitative part of the study. The sample of this study was composed of a total of 31 5th grade students that were selected from 2 secondary schools in the first semester of the 2015-2016 academic year in Tokat Province. First of all, the courses that would be conducted in out-of-school settings were designed and a guidance material was developed. Let's Solve the Riddle of Our Body Chapter Achievement Test was developed and conducted in order to measure the students' achievements and retention before and after the implementation of the guidance material. Moreover, the question sheets that would be answered by the students before and after the excursion were prepared. Fifth Grade Science and Technology Course Attitude Scale, which was developed by Yaşar and Anagün (2008) was used as the pre and post-test in order to measure the 5th graders attitudes towards science course. The interview questions that would be asked to the students after the excursion in order to examine the effectiveness deeply were prepared and semi-structured interviews were conducted thereafter. Independent samples t-test and covariance analysis (ANCOVA) were used in order to analyze the quantitative data. Descriptive statistics were used for analyzing the qualitative data. As a result of the analyses, it was found that the experimental group had significantly higher scores from Let's Solve the Riddle of Our Body Chapter Achievement Test post-test when compared with the control group. In this direction, it was concluded that out-of-school learning settings positively contributed to the academic achievement and the guidance material was effective. According to retention test analyses, no significant difference between experiment and control groups in terms of post-test and retention test was determined. Let's Solve the Riddle of Our Body Chapter Achievement Test retention test results showed that students in experiment group had higher scores than the students in control group. As a result of the analyses of the answers given to the questions before and after going to the out-of-school setting, it was found that learning occurred in out-of-school setting; students get conscious about profession and career; and they learned about novel concepts, events, and professions. When the ANCOVA results related to Fifth Grade Science and Technology Course Attitude Scale were examined, it was found that there wasn't significant difference between experiment and control groups. As a result of the interviews conducted with the experimental group after the excursions, it was determined that the students had permanent learnings by having fun in out-of-school settings; socialized with their peers by enjoying common activities; learned about novel concepts and professions; and used what they learned in out-of-school settings in their life. As a result of the study, guidance materials for different courses, chapters, and topics are suggested to be developed. Additionally, some recommendations for future studies and researchers were made based on the findings of this study.

Büşra Bakioğlu
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kuantum öğrenme modeline dayalı fen eğitiminin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul 5. sınıf "Maddenin Değişimi" ünitesine yönelik Kuantum Öğrenme Modeli kapsamında öğretmen rehber materyali geliştirmek ve öğretim sürecinde öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine ve akademik becerilerine etkililiğini araştırmaktır. Araştırma nicel kökenli olup yarı deneysel yöntemle gerçekleştirilmiş bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde, Çorum merkez ortaokullarında öğrenimine devam etmekte olan 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde Çorum merkezde bulunan bir ortaokula devam etmekte olan 5. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 'Maddenin Değişimi' ünitesi kapsamında yer alan konular, kuantum öğrenme modeline göre tasarlanmış, ders planı, materyaller ve etkinlikler geliştirilmiştir. Araştırma haftada 4 ders saati olmak üzere 20 ders saatini kapsayan süre içerisinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Enger ve Yager (1988) tarafından geliştirilen, Birinci (2008) tarafından Türkçeye çevrilmiş Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT) ve Maddenin Değişimi Akademik Başarı Testi (MDABT) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen MDABT, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sonrası 36 soruluk son halini almıştır. MDABT ve BSBT deney ve kontrol gruplarına deneysel işlem öncesi ve sonrası ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 18 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Analizlerde örneklemler için bağımsız t testi kullanılmıştır. Grupların MDABT ön test sonuçları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı fakat MDABT son-test puanları ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının BSBT ön test sonuçları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. BSBT ön test sonuçları temel süreç becerileri ve bütünleştirilmiş süreç becerileri alt faktörleri açısından grupların birbirine denk oldukları, BSBT son test sonuçları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu, BSBT temel süreç becerileri alt faktörü son test sonuçları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı fakat bütünleştirilmiş süreç becerileri alt faktörü son test sonuçları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğu sonucu varılmıştır. Araştırma sonunda Kuantum Öğrenme Modeline dayalı yapılan öğretimin fen bilimleri dersinde öğrencilerin akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Ortaokul öğrencilerinde gelişmesi beklenen bütünleştirilmiş süreç becerilerinin kazandırılması adına diğer sınıf düzeylerinde de KÖM uygulanması önerilmektedir.

Satı Seray Erkoç
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

'Güneş, Dünya ve Ay' ünitesinin öğretiminde 6-Sigma yönteminin farklı değişkenler üzerine etkililiği

Öğrenciler fen bilimlerinde soyut ve anlaşılması zor olan bazı konu ve kavramları öğrenmede güçlük çekmektedirler. Etkili bir fen öğretiminin gerçekleştirilmesi için karşılaşılan güçlüklerin ortadan kaldırılması gerekir. Bu süreçte meydana gelen sorunların üstesinden gelmede birçok yöntemin yanısıra eğitim-öğretim sürecinde çok yeni olduğu bilinen ve belirli aşamalarla güçlüklerin ortadan kaldırılmasını sağlayan Altı Sigma yöntemi kullanılabilir. Bu çalışmanın amacı, "Güneş, Dünya ve Ay" ünitesinin öğretiminde kullanılan Altı Sigma yönteminin, 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları ve girişimcilik becerileri üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmada yarı deneysel desen kapsamında ön test / son test eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırmaya 2018-2019 eğitim öğretim yılında Amasya ili merkez ilçesinde bulunan bir ortaokulda 5. sınıf düzeyinde öğrenim gören 27 öğrenci deney grubunu, 26 öğrenci kontrol grubunu oluşturmak üzere toplam 53 öğrenci katılmıştır. Bu araştırmada, 25 çoktan seçmeli "Güneş, Dünya ve Ay Ünitesi Başarı Testi", 3'lü Likert tipinde hazırlanan 29 maddeli "Girişimcilik Ölçeği" ve 27 çoktan seçmeli ve açık uçlu "Güneş, Dünya ve Ay Ünitesi İki Aşamalı Test" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada "Güneş, Dünya ve Ay" Ünitesi Başarı Testi'nin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için kapsam geçerliliği, madde güçlük indeksi ve madde ayırt edicilik indeksleri incelenmiştir. Başarı testinin güvenirlik analizi gerçekleştirilerek KR-20 iç tutarlılık katsayısı 0,83 olarak belirlenmiştir. Madde ayırt edicilik indeksi sonucu 1 maddede düzeltmeye gidilmiş olup herhangi bir madde testten çıkarılmamıştır. "İki Aşamalı Test"in çoktan seçmeli 27 sorusunun güvenirlik çalışması için KR-20 iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. KR-20 değerinin 0,719 olduğu tespit edilmiştir. "Girişimcilik Ölçeği"nin geçerliliğinin belirlenmesi için kapsam geçerliliği ve yapı geçerliliği değerlendirilmiştir. Yapı geçerliliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucu 2 madde, doğrulayıcı faktör analizi sonucu ise 2 madde ölçekten çıkarılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucu ölçekte 4 faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi ile bu yapı doğrulanmış olup geliştirilen modelin literatürdeki uyum ölçütlerine uygun olduğu belirlenmiştir. Belirlenen bu alt faktörler, kendine güven, başarma ihtiyacı, kişisel fayda ve liderlik ve sorumluluk olarak kendi içinde anlamlı bir şekilde isimlendirilmiştir. Uygulanan veri toplama araçlarından elde edilen verilerin analiz edilmesinde uygun istatistiki programlardan yararlanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının "Güneş, Dünya ve Ay Ünitesi Başarı Testi", "Güneş, Dünya ve Ay Ünitesi İki Aşamalı Test" ve "Girişimcilik Ölçeği" verilerinin analiz edilmesinde bağımsız ve bağımlı gruplar t-testinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin "Güneş, Dünya ve Ay Ünitesi Başarı Testi" son test ortalama puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu, deney grubunun uygulama öncesi ve uygulama sonrası "Güneş, Dünya ve Ay Ünitesi Başarı Testi" toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olduğu, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin "Girişimcilik Ölçeği" son test puan ortalamalarına göre aralarında deney grubu lehine anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda Altı Sigma yöntemine bağlı öğretimde 5 aşamalı olarak uygulanan Tanımlama-Ölçme-Analiz-İyileştirme-Kontrol (TÖAİK) basamaklarına uygun olarak gerçekleşen bir öğretimde iyileştirme basamağında yapılan etkinliklerin etkili olduğu, Altı Sigma yöntemi basamaklarından ölçme basamağında ortaya çıkan kavram yanılgıları ve kavram kargaşalarının iyileştirme basamağında uygulanan etkinlikler ile kavramsal değişimin sağlandığı, Altı Sigma yönteminde uygulanan TÖAİK sürecinin öğrencilerin girişimcilik becerisini artırdığı, Altı Sigma yönteminin girişimcilik becerisi alt faktörlerinden kendine güven, liderlik ve sorumluluk ve başarma ihtiyacı becerilerini anlamlı farklılık oluşturacak şekilde artırdığı ancak kişisel fayda alt faktörüne herhangi bir etkide bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonucuna göre, fen bilimleri dersinin diğer konularında veya diğer farklı branşlardaki derslerde Altı Sigma yöntemine yönelik uygulamaların gerçekleştirilmesi, geliştirilen "Girişimcilik Ölçeği"nin diğer yöntemler üzerindeki etkililiği üzerine çalışmalar yürütülebilir. Ayrıca, yapılacak olan benzer araştırmalarda farklı seviyelerde öğrenciler ve farklı eğitim kurumlarında yer alan öğrencilerin seçilebilirliği ve uygulamanın bu gruplar üzerinden yürütülmesi ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıAltı sigma yöntemiFen bilgisi dersi+6
Gökhan Sontay
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bilimsel öyküler içeren eğitsel oyunlar ile fen öğretimine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri

Ortaokul düzeyindeki öğrenme ortamları, bireysel benzerlik ve farklılıkların ön plânda olduğu somuttan soyut işlem dönemine geçiş aşamasındaki öğrencilerden oluşmaktadır. Soyut düşünme becerisini henüz kazanamamış öğrenciler için fen bilimlerinde anlaşılması güç olan konu ve kavramlara yönelik farklı öğretim tekniklerinden yararlanarak etkin öğrenme ortamları hazırlamak öğretmenler için kaçınılmazdır. Ortaokul öğrencileri için bu öğrenme ortamlarından en eğlencelisi kuşkusuz oyunla öğretimin kullanıldığı ortamlardır. Öğretici rolü ön plâna çıkarılarak geliştirilen eğitsel oyunlar amaca hizmet etmede eğlenceli ve etkili birer araçtır. Öğrencilerin öğrenmede güçlük çekmekte olduğu bir konuda kuvvet ve harekettir. Tüm bu durumlar öğretmenleri kuvvet ve hareket konu ve kavramlarını öğretirken öğrenme ortamını zenginleştirmeye yönlendirmektedir. Bu çalışmada 6. sınıf kuvvet ve hareket konu ve kavramlarının öğretiminde bilimsel öykülerle desteklenen eğitsel oyunlar ile oluşturulan bir öğretim ortamına yönelik, öğretmenlerin ve öğrencilerin düşüncelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma eylem araştırması olarak plânlanmış, yürütülmüş ve tamamlanmıştır. Öğretim süreci, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında 6. sınıfta öğrenim gören 17 ve 20 öğrenciden oluşan iki farklı şube ile gerçekleştirilmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda öğretim programındaki kazanımları karşılayacak 5 eğitsel oyun (doğru adım, labirentten çıkış, çek bırak, çaktım yaptım, grafikoşu) ve bu oyunlara yönelik 5 bilimsel öykü (kutsal görev: Hugo'nun ailesini kurtarmak, 4 inatçı keçi, 3 dengeli cisim, Pinokyo'nun koşu yarışı, Ali Baba ve gözlem notları) hazırlanarak, uygulanmıştır. Uygulamalar video şeklinde kaydedilmiş ve tüm uygulamaların sonunda süreç video düzenleme programı (iMovie) ile 46 dakika olarak düzenlenmiş ve öğretmen görüşmelerine hazırlanmıştır. Görüşmeler odak grup görüşmeleri şeklinde planmış ve araştırmacı ve uzmanlar tarafından öğretmen grubu ile gerçekleştirilecek görüşme için 8 soru, öğrenci grubu ile gerçekleştirilecek görüşme için 7 soru belirlenmiştir. Kolay ulaşılabilir örneklemesi ile belirlenen 12 öğretmen ile iki odak grup görüşmeleri başlangıçta uygulama videoları izlenerek gerçekleştirilmiştir. Ayrıca uygulama grubu öğrencilerinden maksimum çeşit örneklemesi ile seçilen 14 öğrenci ile iki grup şeklinde odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmelerin ses kayıtları yazıya aktarılmış ve NVivo12 programı üzerinde analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin; bilimsel öykülerle desteklenen eğitsel oyun uygulamalarının soyut kavramların, grafik çizimi gibi üç boyutlu düşünce gerektiren konu detaylarının somutlaştırılarak konunun anlamlandırılmasına olumlu etkisinin olduğu, hazırlığının kolay olması, etkin katılımı sağlaması, ekonomik ve kalıcı olması avantajlarından dolayı, öğretim sürecine dahil etmek istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin, bilimsel öykülerle desteklenen eğitsel oyunlar ile öğretime yönelik gerek lisans düzeyinde yeterli bilgi edinememiş olması gerekse araştırma ve hazırlık sürecini kolaylaştırmasını sağlamak amacıyla kaynak ihtiyacı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin ise kuvvet ve hareket ünitesinin öğreniminin bilimsel öykü destekli eğitsel oyun uygulamaları ile dikkat çekici, eğlenceli bir atmosferde konuyu uyguladıkları ve anlamlandırdıkları etkili bir süreç geçirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada kullanılan bilimsel öykü destekli eğitsel oyun uygulamalarının, fen eğitimi sürecine olumlu etki edeceği düşünülmekte ve farklı kademe veya ünitelere yönelik uygulamalar oluşturulması önerilmektedir. Ayrıca bakanlık tarafından bilimsel öykülerle desteklenen eğitsel oyun uygulamalarının, öğretmenlere yönelik kılavuz kitap olarak yayınlanması veya ders kitaplarına eklenmesi önerilmektedir.

Bilimsel öykülerEylem araştırmasıEğitsel oyunlar+7
Melike Beker Baş
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek lisans öğrenimi gören fen bilimleri öğretmenlerinin düşünce deneylerine ilişkin düşünme süreçlerinin analizi

Bu araştırmanın temel amacı, fen eğitimi alanında yüksek lisans öğrenimi gören fen bilimleri öğretmenlerinin düşünce deneylerine ilişkin düşünme süreçlerini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma desenlerinden olgu bilim çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada amaçsal örnekleme kullanılarak yüksek lisans eğitimine devam etmekte olan sekiz fen bilimleri öğretmeni ile çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış Düşünce Deneyleri Hakkında Mülakat kullanılmıştır. Veriler yüz-yüze problem çözme oturumlarıyla sesli düşünme ve geriye yönelik sorular sorma teknikleriyle toplanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre katılımcıların çoğunlukla yeni bir tutar ilişkisi kurma olarak ikincil etki gösterdiklerine, düşünce deneylerini tahmin yürütmek amacıyla gerçekleştirdiklerini ve düşünme kaynağı olarak bilimsel kavramlar tercih edilirken, sezgisel ilkeler neredeyse hiç tercih edilmemiştir. Araştırma sonunda fen eğitimi alanında yüksek lisans eğitimine devam eden fen bilimleri öğretmenlerinin fen bilimleri öğretim programına hâkim, problem çözerken tedirgin duygu durumuna sahip ve hipotetik düşünme yetilerine sahip öz yeterlilik algılarının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada, sonuçlara dayalı olarak doktora eğitimine devam etmekte olan fen bilimleri öğretmenleri ile de çalışma yapılması gibi öneriler sunulmuştur.

Branş öğretmenleriDüşünce deneyleriDüşünme+4
Fatma Kübra Uyar
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim araştırmalarında çevrim içi konulu makaleler: Bibliyometrik inceleme

Çevrim içi eğitim, son yıllarda teknolojik araç ve gereçlerin eğitim materyali olarak kullanımının artması ile son derece önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebepten ötürü bu çalışmanın amacı, özellikle eğitim araştırmalarında çevrim içi konu alanının incelenerek bibliyometrik profilini ortaya koymaktır. Bu amaç dikkate alınarak bir veri tabanında bulunan bilimsel çalışmalar inceleneceği için gerçekleştirilen araştırmada doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında incelenen çalışmalar Web of Science veri tabanında; Social Citation Index Expanded, Social Sciences Citation Index ve Arts And Humanities Index'te yer alan eğitim araştırmalarında çevrim içi konulu yayınlardan oluşmuştur. Bu ölçütlere uygun toplam 2734 çalışmaya ulaşılmıştır. Araştırma problemleri gereği bu çalışmaların içerisinde yer alan açık erişim özelliğine sahip 956 çalışma da ayrıca incelemeye tabi tutulmuştur. Açık erişim özelliğine sahip çalışmalar arşivlenirken yaşanan veri kaybı neticesinde 4 çalışma incelemeye alınamamıştır. Elde edilen verilerin analiz edilme sürecinde bibliyometrik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Kullanılan bibliyometrik analiz yöntemleri; atıf analizi, bibliyometrik haritalama ve içerik analizi yöntemleridir. 2734 çalışma analiz edilirken bu çalışmaların yıllara ve atıf sayısına göre dağılımı, çalışmaların yayınlandığı dergilerin hangi çeyreklikte yer aldığı, yazar sayıları, alanda öne çıkan kurumlar, Türkiye adresli yayınlarda ülke iş birliği, yazar iş birliği ve anahtar kelimelerin kullanımı dikkate alınmıştır. Açık erişim özelliği bulunan 952 çalışma analiz edilirken ise konu alanı, araştırma yöntemi, örneklem veya çalışma grubu, veri toplama araç ve teknikleri ve veri analiz yöntemleri dikkate alınmıştır. Yapılan analizler neticesinde son yıllarda çevrim içi konulu çalışmaların sayısında ve bu çalışmalara yapılan atıfların sayısında artış olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra incelenen çalışmalar içerisinde iki yazarlı çalışmaların yoğunlukta olduğu ve çok yazarlı çalışmaların sayısının ise oldukça az olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. İncelenen çalışmalarda yazarların kurumları irdelendiğinde en çok öne çıkan üniversitelerin "Open University" ya da Türkiye'de karşılığı "Açık Öğretim Üniversiteleri" olduğu saptanmıştır. Bu çalışmalarda en çok kullanılan anahtar kelimenin ise "online learning" anahtar kelimesi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. İncelenen açık erişimli çalışmaların sadece eğitim öğretim konu alanına yönelik olmadığı aynı zamanda alan eğitimine yönelik çalışmaların olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra incelenen çalışmalar arasında araştırma yöntemi belirtilmemiş çalışmaların sayısının çok fazla olduğu, bu çalışmalarda örneklem veya çalışma grubu olarak büyük oranda çevrim içi kurs öğrencilerinin tercih edildiği bulgularına da ulaşılmıştır. Yayın ve atıf sayısına yönelik bulgular değerlendirildiğinde çevrim içi konulu çalışmaların yer aldığı alanın genç ve yeni gelişim gösteren bir alan olduğu sonucuna varılmıştır. Bunun yanı sıra ulusal hakemli dergilerin belirli bir formata bağlı kalarak çalışmaları değerlendirdiği ancak uluslararası dergilerde bu durumun incelenen çalışmalar için geçerli olmadığı belirlenmiştir. Açık erişimli çalışmalarda araştırma yöntemine yönelik yapılan inceleme neticesinde araştırma yönteminin belirtilmediği çalışmaların sayısının bu kadar fazla olmasının bu çalışmaya özel bir durum olduğu sonucuna varılmıştır.

Bibliyometrik çözümlemeDoküman analiziEğitim+4
Muhammed Furkan Kılıç
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

6. sınıf "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı" ünitesine yönelik react stratejisine göre geliştirilen öğretim etkinliklerinin akademik başarı ve yaşam becerilerine etkisi

Bu araştırmada, 6. Sınıf fen bilimleri öğretim programında yer alan "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı" ünitesine yönelik REACT stratejisine göre geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarına, fen kavramlarını günlük hayata uyarlama düzeylerine ve öğrenme ve yenilenme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde REACT stratejisine uygun olarak geliştirilen etkinlikler 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Amasya ilinde yer alan bir ortaokulda deney grubuna uygulanarak yürütülmüştür. Araştırma, açıklayıcı karma araştırma yöntemine uygun olarak yürütülmüştür. Araştırmanın nicel aşamasında veri toplama araçları olarak ilgili üniteye yönelik araştırmacılar tarafından geliştirilen "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı Başarı Testi", "Günlük Hayata Uyarlama Testi" ve Boyacı ve Atalay (2016) tarafından geliştirilen "21. Y.Y Öğrenme ve Yenilenme Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama araçları deney ve kontrol gruplarına ön test- son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen nicel verileri açıklamak amacıyla, öğrencilerin başarı testi ve günlük hayata uyarlama testine verdikleri cevaplar detaylı olarak incelenerek belirlenen nitel problemlere yönelik öğretmen ve öğrencilerle birlikte yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemine uygun olarak analiz edilmiştir. REACT stratejisine yönelik geliştirilen etkinlikler öğrencilerin akademik olarak başarılı olmalarına ve fen kavramlarını günlük hayata uyarlama düzeylerinin gelişimine anlamlı bir katkı sağlamıştır. Uygulanan etkinlikler öğrencilerin 21. Yy. yaşam becerilerine anlamlı olarak etki etmemiş olsa da öğrencilerin iletişim becerilerinin gelişimine olumlu bir etkisi olmuştur. REACT stratejisine yönelik geliştirilen etkinlikler öğrencilerin akademik başarılarının kalıcı olmasını sağlamıştır. Geliştirilen etkinlikler öğrencilerin fen kavramlarının günlük hayata uyarlama düzeylerine olumlu yönde katkıda bulunmuş ancak kalıcı olmasına anlamlı düzeyde katkı sağlamamıştır. Bu yüzden ders sürecinde yer alan fen kavramlarına yönelik verilen günlük hayatta karşılaşılan durumların ile ilgili öğrencilerle birlikte yapılan tartışmalara daha fazla zaman ayrılması önerilmektedir.

REACT strateji
Miyase Tutar
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hayat bilgisi öğretimi dersinde uygulanan sistematik etkinliklerin sınıf öğretmen adaylarının sistematik yaratıcı problem çözme becerilerine etkisi

21. yüzyıl becerileri kapsamında, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi, eğitimde öncelikli hedefler arasında yer almaktadır. Bu çalışma, Hayat Bilgisi Öğretimi dersinde uygulanan Sistematik Yaratıcı Problem Çözme (SYPÇ) etkinliklerinin, sınıf öğretmen adaylarının yaratıcı problem çözme becerileri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, öğretmen adaylarına yaratıcı problem çözme süreçlerini geliştirmeye yönelik sistematik etkinlikler sunulmuş ve bu etkinliklerin etkinliği nicel ve nitel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında bir devlet üniversitesinin sınıf öğretmenliği programında öğrenim gören 52 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, sıralı açıklayıcı karma araştırma deseni kullanılarak yürütülmüş olup, ön test-son test modeline dayanmaktadır. Nicel veriler, SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiş, nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında Yaratıcı Problem Çözme Beceri Testi (YPÇBT), Öğretmenler İçin Problem Çözme Becerisini Kazandırma Öz-Yeterlik Ölçeği (ÖİPÇBKÖ), Yaratıcılığa Karşı Duyarlılık Ölçeği (YKD) ve Yaratıcılık Hakkında Ne Düşünüyorsunuz? (YHND) ölçeği kullanılırken; nitel veriler yarı yapılandırılmış gözlem ve görüşme formları kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen bulgular, sistematik yaratıcı problem çözme etkinliklerinin öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerileri üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Ön test-son test karşılaştırmalarında, yaratıcı problem çözme becerilerinde anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir. Özellikle, geleneksel problem çözümlerinin yerini sistematik ve yaratıcı çözümlerin aldığı görülmüştür. Bununla birlikte, öğretmen adaylarının problem çözme sürecinde yenilikçi yaklaşımlar geliştirme eğiliminde olduğu belirlenmiştir. Çalışmada beyin fırtınası, SCAMPER, CoRT, TRIZ ve ASIT gibi yaratıcı problem çözme teknikleri kullanılmış olup, bu tekniklerin öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinde daha sistematik ve yaratıcı düşünmelerini sağladığı gözlemlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda yapılan görüşmelerde, öğretmen adayları, sistematik yaratıcı problem çözme etkinliklerinin mesleki gelişimlerine katkı sağladığını ve sınıf içi uygulamalarda daha etkin yöntemler geliştirmelerine olanak tanıdığını ifade etmişlerdir. Sonuçlar, yaratıcı problem çözme becerilerinin geliştirilmesinin, öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerine daha analitik ve yenilikçi bir bakış açısıyla yaklaşmalarını sağladığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, öğretmen eğitiminde yaratıcı problem çözme etkinliklerine daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.

Hüseyin Yolcu
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının öğrenme stilleri, bilimsel süreç becerileri ve fen öğrenme tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmen adaylarının öğrenme stilleri, bilimsel süreç becerileri ve fen öğrenme tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma türlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Amasya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Fen Bilimleri Öğretmenliği bölümünün 1, 2, 3 ve 4. Sınıf kademelerinde öğrenim gören toplam 89 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin öğrenme stillerini, bilimsel süreç becerilerini ve fen öğrenme tutumlarını belirlemek üzere Grasha Riechmann öğrenme stilleri ölçeği, bilimsel süreç becerileri testi ve fen öğrenme tutumu ölçeği uygulanmıştır. Grasha-Riechmann Öğrenme Stili Ölçeği Anthony F. Grasha ve Sheryl Wetter Riechmann tarafından, Bilimsel Süreç Becerileri Testi Karslı ve Ayas (2013) tarafından, Fen Öğrenme Tutumları ölçeği Adams ve diğ. (2006) tarafından geliştirilmiştir. Ölçek ve testlerden elde edilen veriler tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve pearson korelasyon analizi uygulanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda öğrencilerin sınıf düzeylerine göre; öğrenme stilleri ve fen öğrenme tutumları arasında anlamlı farklılık bulunmazken, bilimsel süreç becerileri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Yapılan korelasyon analizi sonucu öğrencilerin öğrenme stilleri ile bilimsel süreç becerileri arasında ve fen öğrenme tutumları ile bilimsel süreç becerileri arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Araştırma sonuçlarına göre, fen bilimleri öğretmenliği programının her sınıf düzeyinde benzer öğretim yöntemleri ve öğrenme ortamları sağladığını ve bu nedenle öğrencilerin öğrenme stillerinin ve fen öğrenme tutumlarının belirli bir düzeyde sabit kaldığı, sınıf düzeyleri ile bilimsel süreç becerileri arasında anlamlı bir farklılık bulunmasının ise öğrencilerin deneyim ve uygulama fırsatlarına bağlı olarak gelişen bu becerilerin sınıf düzeyine göre değişebileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre öğrenme stillerinin ve fen öğrenme tutumlarının bilimsel süreç becerilerinin gelişiminde doğrudan bir etki yapmadığını göstermektedir. Fen bilimleri öğretmen adaylarının eğitim süreçlerinde, öğrenme stillerinin ve fen öğrenme tutumlarının dikkate alınması, bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesine yönelik çeşitli stratejilerin de uygulanması gerektiği düşünülmektedir. Bu bağlamda eğitim programlarının gözden geçirilmesi ve zenginleştirilmesi, geleceğin öğretmen adaylarının daha donanımlı bir şekilde yetişmesine katkı sağlayacaktır.

İsmail Öner
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Feaca modelinin öğrencilerin akademik başarı, analitik düşünme ve kavramsal anlama yeteneklerine etkisi

Sanayi Devrimi ve ardından gelen sanayileşme süreci, dünya genelinde eğitim paradigmalarında köklü dönüşümlere yol açmıştır. Bu dönemde davranışçı yaklaşım eğitim uygulamalarında baskın hale gelmiş; bilgi, otorite figürleri tarafından pasif öğrencilere doğrudan aktarılan bir unsur olarak görülmüştür. Bu yaklaşıma göre öğrenme, bireyin çevresel uyarıcılara verdiği tepkiler sonucunda gerçekleşir; doğru davranışlar ödüllendirilir, yanlış olanlar ise cezalandırılır ya da görmezden gelinir. Ivan Pavlov'un klasik koşullanma ve B. F. Skinner'ın edimsel koşullanma kuramları, davranışçı yaklaşımın teorik temelini oluşturur. Ancak zamanla bu anlayış yerini yapılandırmacı öğrenme kuramlarına bırakmıştır. Bu kuramlar, öğrenmeyi bireyin önceki bilgi ve deneyimlerine dayanarak aktif biçimde inşa ettiği bir süreç olarak tanımlar. Bu anlayışta öğretmenin rolü bilgi aktarıcısı olmaktan çıkarak öğrenme sürecine rehberlik eden bir düzenleyiciye dönüşür. Yapılandırmacı yaklaşıma dayanan bağlam temelli öğrenme, öğrencilerin yeni bilgileri günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirerek anlamlı öğrenmeler gerçekleştirmelerini amaçlar. Bu yaklaşım, öğrencileri yaşantılarıyla bağlantılı, anlamlı ve gerçek yaşam durumlarına dayanan bağlamlar içinde öğrenmeye teşvik eder. Özellikle 1990'lı yıllardan itibaren fen ve kimya eğitimi alanlarında önemli bir yer edinmiştir; çünkü soyut kavramların kalıcı ve anlaşılır biçimde öğrenilmesini sağlar. Bağlam temelli öğrenmenin öne çıkan modellerinden biri olan FEACA Modeli, Taylandlı akademisyen Kittima Panprueksa tarafından geliştirilmiştir. Model, öğrencilerin gerçek yaşam bağlamlarıyla yeni bilgileri ilişkilendirerek bilgiyi anlamlandırmalarını ve uzun süreli öğrenmeler geliştirmelerini hedefler. Bu araştırma, FEACA Modelinin sekizinci sınıf öğrencilerinin akademik başarıları, analitik düşünme becerileri ve kavramsal anlama düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemiştir. 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Amasya'da gerçekleştirilen çalışma, eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desenle yürütülmüştür. Bulgular, FEACA Modelinin akademik başarı ve kavramsal anlama üzerinde anlamlı bir etki yarattığını, ancak analitik düşünme becerilerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığını ortaya koymuştur. Bu nedenle, modelin analitik düşünmeyi destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılması ve farklı konu ve düzeylerde tekrar uygulanarak etkililiğinin daha kapsamlı değerlendirilmesi önerilmektedir.

Erdem Koçak
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin okul dışı ortamlara yönelik rehber materyal geliştirme çalışması ve değerlendirilmesi

Okul dışı ortamlarda öğrenmenin planlanması ve bu öğretime yönelik materyaller için öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Fakat öğretmenler okul dışı ortamalarda öğretim yapılması ve bu ortamlara yönelik materyal hazırlama ve kullanma noktasında kendilerini yetersiz görmektedirler. Bu sebeple, fen öğretimine yönelik okul dışı ortamlarda gerçekleştirilmesi planlanan etkinlikler sürecinde öğretmenlerin kullanabilecekleri materyal bilgisiyle ilgili bir eğitim sonrası öğretmenlerden rehber materyal tasarlamaları ve bu materyallerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada karma kökenli açımlayıcı sıralı desen modelinden yararlanılmıştır. Amasya ilinde görev yapan 16 fen bilimleri öğretmenleriyle 2022-2023 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde bu çalışma yapılmıştır. Bu araştırmada, öğretmenlerin okul dışı öğrenme ortamlarında materyal geliştirme ve kullanma öz-yeterlik algısı ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve hazırlanan materyallerin değerlendirilmesi için yarı yapılandırılmış değerlendirme rubriği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. 16 fen bilimleri öğretmenine "Materyal Tasarımı ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarıyla İlgili Hizmet İçi Eğitim Programı" uygulanmıştır. Öğretmenlerle eğitim uygulaması öncesinde ve sonrasında öz yeterlik algısı ölçeği ve görüşme yapılmıştır. Öğretmenlerden eğitim uygulaması sonrasında okul dışı ortamlarda fen bilimleri dersine yönelik bir öğretim için gezi planı ve etkinlik öncesi, esnası ve sonrasında kullanılmak üzere materyaller hazırlamaları istenmiştir. Öğretmenlerin hazırladıkları gezi planı ve materyalleri araştırmacı ve uzman değerlendirmiştir. Değerlendirme sonucunda araştırmacı tarafından materyallere gerekli düzenlemeler yapılarak son hali verilmiştir. Hizmet içi eğitim programı sonrasında öğretmenlerin öz yeterlik algılarında anlamlı düzeyde artış görülmüştür. Öğretmenlere uygulanan hizmet içi eğitimde okul dışı öğrenme ortamları ve materyal tasarımıyla ilgili ayrıntı bilgilerin verilmesiyle okul dışı entegresiyle ilgili bilgilerinin ve ortamlara yönelik verdikleri örneklerin çeşitliliğinin arttığı görülmüştür. Fen öğretiminde okul dışı öğrenme ortamlarının öneminde ve materyal hazırlama ve kullanma noktasında daha bilinçli oldukları sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin materyalleri değerlendirildiğinde iyi düzeyde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma sonuçlarının alana ve okul dışında öğretim yapmak isteyen öğretmenlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Okul dışı öğrenmeOrtaokul öğretmenleriÖğretim materyali
Ümit İlay Soylu
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapay zekâ destekli öğrenci tanıma sisteminin tasarımı ve farklılaştırılmış öğretimin kavramsal öğrenmeye etkisi

Çalışmada; fen öğretiminde kavramsal öğrenmeyi verimli bir şekilde yapılandırabilmek için yapay zekâ ile bütünleştirilmiş farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda eğitsel veri madenciliği, öğrenme analitiği ve makine öğrenmesi algoritmaları ile farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının zenginleştirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada yapay zekâ araçları öğrenme stillerini, kavramsal öğrenmeyi ve kavram yanılgılarını analiz etmek için kullanılmıştır. Bu çalışma süreci tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılarak sürdürülmüştür. Tasarım tabanlı araştırma sürecinde üç tasarım gerçekleştirilmiştir. İlk olarak öğretmen adaylarının öğrenme stillerini belirlemede "Christou'nun Beş Aşamalı Modeli" kullanılmıştır. İkinci olarak öğretmen adaylarının kavram yanılgılarını belirleme sürecinde "Öğrenme Analitiği Döngüsü Modeli" kullanılmıştır. Üçüncü aşamada ise farklılaştırılmış öğretim uygulamasında etkinlikleri geliştirmede "ADDIE Tasarım Döngüsü Modeli"nden yararlanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma sürecinde üç farklı örneklem grubu ile tez çalışması gerçekleştirilmiştir. İlk örneklem grubu, yapay zekâ destekli öğrenme stillerini belirleme sürecine dâhil edilen 8 faklı üniversitede fen bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören 522 gönüllü öğretmen adayıdır. İkinci örneklem grubu, yapay zekâ destekli elektrik konusuna yönelik kavram yanılgılarını belirleme sürecine dâhil edilen 8 farklı üniversitede fen bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören 510 gönüllü öğretmen adayıdır. Üçüncü örneklem grubu ise farklılaştırılmış öğretim sürecine dâhil edilen Kırıkkale Üniversitesi fen bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören ve amaçlı örnekleme ile seçilen 30 öğretmen adayından oluşmaktadır. Tez çalışmasında öncelikle insan uzmanlar yerine yapay zekâ algoritmaları kullanılarak öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu süreçte gerçekleştirilen çalışmalarda, 'KDD Veri Madenciliği Süreç Modeli' kullanılarak nitel veriler toplanmıştır. Bu veriler Tematik Analiz Yöntemi ile analiz edilmiştir. Toplam 552 öğretmen adayından elde edilen veri setini işlemek için Doğal Dil İşleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler yapay zekâ araçlarından Makine Öğrenmesi ve denetimli öğrenme algoritmaları kullanılarak sınıflandırılmıştır. Öğretmen adaylarının öğrenme stillerini tahmin etmek için kullanılan en yüksek doğruluk oranına sahip Makine Öğrenmesi algoritmasının, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve Çok Katmanlı Algılayıcı, Rastgele Orman ve Karar Ağacı algoritmalarının birleşiminden oluşturulan 'Topluluk Modeli' olduğu belirlenmiştir. Bu aşamada, öğrenme stillerinin otomatik olarak belirlenmesi sürecinde Doğal Dil İşleme uygulamalarının önemli olduğu ve tematik analizin yapay zekâ uygulamalarında yenilikçi bir yöntem olduğu sonuçlarına varılmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında elde elden nicel verilere göre; öğretmen adaylarının öğrenme stillerini belirleme sürecinde yapay zekâ algoritması ile insan uzmanı değerlendirmesi arasındaki anlamlı farkı belirlemek için kappa (κ) değeri analiz edilmiş ve uyum gücünün 'neredeyse mükemmel' düzeyde olduğu görülmüştür. Tez çalışmasında ikinci olarak elektrik konusuna yönelik elde edilen 510 adayın yapay zekâ verileri Öğrenme Analitiği Döngüsü kullanılarak oluşturulmuş ve tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Ayrıca araştırmacılar tarafından geliştirilen web formda yer alan sorular, öğretmen adaylarının kavram yanılgılarını ve kavramsal öğrenmelerini belirlemek amacı ile kullanılmıştır. Kavram yanılgılarını belirlemede frekans dağılımı kullanılmıştır. Verilerden öğretmen adaylarının elektrik konusuna yönelik kavram yanılgısı içeren cümle sayısının 249 olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen kavram yanılgılarının literatürde belirtilenler ile ilişkili olduğu görülmüştür. Tematik analiz sonucunda en yüksek başarım oranına sahip yapay zekâ algoritmasının araştırmacılar tarafından her bir soru için geliştirilen üçlü Topluluk Modeli olduğu belirlenmiştir. Ayrıca tez çalışmasının deneysel sürecinde 30 öğretmen adayından alınan ön-test ve son-test kavramsal öğrenme düzeyi verileri normal dağılım gösterdiği tespit edildiği için bağımlı t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Son olarak farklılaştırılmış öğretimin etkisinde öğretmen adaylarının kavramsal öğrenme düzeyi puanları üzerinde son test lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasında farklılaştırılmış öğretimin öğretmen adaylarının kavramsal öğrenme düzeylerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca çalışmada yapay zekâ ile kavram yanılgısı tespitinin başarım düzeyinin oldukça yüksek çıkması dikkat çekicidir. Varılan sonuçların ilgili literatüre ve benzer araştırmalar gerçekleştireceklere önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Hüseyin Miraç Pektaş
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin öğrenme stilleri ve fen kaygı düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve fen kaygı düzeylerini farklı değişkenler (cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim düzeyleri ve fen başarısı) açısından incelemektir. Araştırmada nicel araştırma türlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Ağrı ili merkez ilçesinde bir devlet ortaokulunda 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeylerinde öğrenim gören 230 kız 231 erkek olmak üzere toplam 461 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerin öğrenme stillerini, fen bilimleri kaygı düzeylerini ve demografik yapılarını belirlemek üzere Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri-III (KÖSE-III), Fen Bilimler Dersine Yönelik kaygı Ölçeği (FBDYKÖ) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan KÖSE-III Kolb tarafından geliştirilmiş, Evin Gencel (2007) tarafından Türkçeye uyarlanmış; FBDYKÖ Şimşek ve Hamzaoğlu (2023) tarafından literatüre kazandırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Ki-Kare testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin öğrenme stilleri ile cinsiyetleri, sınıf düzeyleri ve anne-baba eğitim düzeyleri arasında istatistiksel olarak bir fark bulunmazken, araştırmaya katılan öğrencilerin fen başarıları ile öğrenme stilleri arasında istatistiksel olarak bir fark tespit edilmiştir. Öğrencilerin fen kaygı düzeyleri ile cinsiyetleri, sınıf düzeyleri ve anne-eğitim düzeyleri arasında istatistiksel olarak bir fark bulunmazken, araştırmada yer alan öğrencilerin fen başarıları ile fen kaygı düzeyleri arasında istatistiksel olarak bir fark tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra araştırmada yer alan öğrencilerin öğrenme stilleri ile fen kaygı düzeyleri ile arasında istatistiksel olarak bir fark tespit edilememiştir. Ortaokul öğrencilerinin farklı öğrenme stillerine yönelik öğrenim programları geliştirilebilir. Öğrencilerin bireysel öğrenme stilleri dikkate alındığı öğrenme stratejilerinin uygulanması öğrenme sürecini olumlu yönde destekleyebilir. Bu durum öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik kaygılarını azaltabilir.

Hüseyin Şansal Ayvaz
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2026
00

Other supervisors