Theses supervised by Prof. Dr. Reyhan Ayşen Wolff

13 theses · İstanbul Arel University, Giresun University

Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde kariyer yönetimi uygulamaları: Bir işletmede "Uçan şef" (Flying chef) örneği

Klasik yönetim anlayışıyla birlikte ortaya çıkan personel yönetimi anlayışı, çağdaş gelişmelerin gereği olarak yerini insan kaynakları yönetimi yaklaşımına bırakmıştır. İnsan kaynakları yönetimi, personel yönetimini de kapsamakta olup insanı bütün yönleriyle ele almaktadır. Bilimsel ve teknolojik yeniliklerin doğurduğu çağdaş yönetim teknikleri insan odaklı bir yönetim anlayışına sahiptir. Çalışanın etkin ve verimli kılınması için, ihtiyaçları ve beklentilerinin karşılanması gerekmektedir. Bu bağlamda çalışanın temel ihtiyaçlarından birisi de kariyer yapmaktır. Kariyer yönetimi, çalışanların örgüte bağlanması, geliştirilmesi ve performanslarının artırılmasında kullanılan önemli ve etkili bir yöntemdir. Gastronomi, bir bilim dalı olmasının ötesinde, insanların kariyer yapmayı tercih ettikleri bir iş alanına dönüşmüştür. Gastronomi alanı ile ilgili, mevcut eğitim zorluklarının varlığına karşın, ihtiyaç duyulan iş gücü nedeniyle, sürekli artış gösteren bir kariyer oluşumu söz konusudur. Bazı hava yolları işletmeleri bünyesinde uygulanan Uçan Şef (Flying Chef) iş kolu da, mesleğe karşı duyulan genel talebin yarattığı ve insanların kariyer seçimi tercihlerinde öncelik verdiği güncel bir oluşumdur.

GastronomiHava yolu işletmeleriKariyer+5
Funda Uğraç Dikmen
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Liderlik davranışları ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi bir havayolu işletmesinde nicel uygulama

Küreselleşmeyi önemli ölçüde arttıran sektörlerden biri olan havayolu taşımacılığında hizmetin aksamaması, personel-amir ilişkisinin iyi olmasına bağlıdır. Personelin çalıştığı işletmeye bağlılığı ise çalışma koşullarına bağlı olduğu kadar amirinin kendisine yönelik tavırları ve idaresine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu araştırma yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarıyla ilişkisini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde liderlik kavramları tanımlanmış, liderlik teorileri ve liderlik yaklaşımları üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış ve bu kavramın önemi belirtilmiştir. Daha sonra örgütsel bağlılık süreci, örgütsel bağlılığa etki eden faktörler ve örgütsel bağlılık sonuçları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde bu teorik bilgilerden yararlanarak İstanbul'da bulunan uluslararası bir havayolu firmasının çalışanlarının örgütsel bağlılıklarında liderin etkili olup olmadığını yani bu iki kavram arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu ilişkiyi ölçmek için de üç bölümlü bir anket formu düzenlenmiştir. İlk bölümde çalışanların demografik bilgileri alınmıştır. İkinci bölümde Kent, Crotts ve Aziz (2001) tarafından geliştirilmiş olan ve liderlik davranışlarının beş boyutunu ölçmeyi amaçlayan "Liderlik Davranışları Envanteri"; Avolio, Bass ve Jung (1999) tarafından geliştirilmiş transaksiyonel ve tranformasyonel liderlik boyutlarını ölçmeyi amaçlayan "Çok boyutlu Liderlik Soruları" isimli anket formları ve Goleman'ın (2002) dünya çapında 3800 yöneticinin davranışlarını analiz ederek oluşturduğu Liderlerin Davranış Repertuarı temel alınarak geliştirilen ve araştırmalarda sık kullanılan "Liderlik Davranış Ölçeği" incelenmiştir. Bu araştırma için Goleman (2002)'ın kullanmış olduğu Liderlik Davranışları Ölçeği araştırma için uygun görülmüştür. Üçüncü bölümde çalışanların örgütsel bağlılıklarını ölçmek için Meyer, Allen ve Smith tarafından geliştirilmiş Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Bu anket sonucunda elde edilen veriler SPSS yardımıyla analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yöneticilerin vizyoner, katılımcı ve otokratik liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan devamlılık ve normatif bağlılıkları artmaktadır. Yöneticilerin liderlik davranışlarıyla çalışanların örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.

Hava yolu işletmeleriLiderlikYönetici davranışı+1
Mehmet Uğur Özevin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisi: Üst yönetimin stratejik karar sürecinin aracılık etkisi

Bu çalışmanın amacı, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisini incelemektir. Çalışmada, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisiyle ilişkisinde aracı rolü oynayabilecek etmenlerde araştırılmıştır. Üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinde üst yönetimin stratejik karar alma sürecinin aracı değişken olarak rol oynayabileceği öngörülmüş ve bu değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, Türkiye'de Sağlık sektöründe modern ve teknolojik altyapıya sahip, Uluslararası JCI (Sağlık Hizmetlerinde Kalite Standardı) akreditasyonu ve TS EN 15189 Tıbbi Laboratuvarlar akreditasyonuna sahip, EBNM (Avrupa Nükleer Tıp Birliği) ve UEMS (Avrupa Tıp Uzmanları Birliği) tarafından da belgelendirilmiş olarak sağlık alanında ulusal ve uluslararası standartlarda hastane ve klinik ortamında yaklaşık 20.000 kişilik konusunda uzman çalışanı ile sağlık hizmetleri veren, Branş ve Genel Hastane işletmeciliği alanında lider konumda olan iki büyük Türk markasının Türkiye ve yurt dışı sağlık işletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede söz konusu sağlık işletmelerinin Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyeleri, İcra Kurulu Başkanı, İcra Kurulu Üyeleri ve diğer Üst Yönetim kademelerinde görev yapan yöneticilerin düşünce ve algıları temel alınmış ve bu kişilere anket uygulanmıştır. Araştırmada bu iki büyük markanın 67 sağlık işletmesinin tamamına ulaşılmış ve bu işletmelerde üst yönetim kadrolarında çalışan 148 kişilik üst yönetim kadrosundan alınan cevaplar araştırmaya dahil edilmiştir. Bu çalışmanın literatüre kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinin bütüncül bir modelde incelenmesi, bu ilişkide yeni bir aracı değişkenin önerilmesi ve bu alandaki boşluğu doldurmasıdır. Çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinin Türkiye'de ilk kez test edilmiş olmasıdır.

BüyümeBüyüme stratejileriKarar verme+3
Bülent Demir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe çalışanların kuşak farklılıklarına olan algılamaları ve bir araştırma

Dünya genelinde ekonomik ve sosyal hareketlerle oluşmuş zaman aralıklarına jenerasyon denmektedir. Yetişme tarzları ve içinde bulundukları ortam değişikleri nedeniyle 'kuşak' olarak da adlandırılan jenerasyonlar arasında gerek karakter gerek çalışma yöntemleri ve gerekse iş yerinden beklentilerde önemli farklılıklar gözlenebilmektedir. Farklı yaş gruplarının bir arada çalıştığı günümüz işyerlerinde yaşanan sorunların önemli bir kısmı kuşaklar arası algı,yöntem, uygulama ve iletişim farklılıklarından kaynaklanmaktadır.Bu araştırmanın amacı Turizm sektöründe çalışan X,Y,Z kuşaklarının misafirlere karşı algı, tutum ve davranışlarıdır. Kuşakların zaman içerisinde farklılaşan özellikleri bir örgüt bünyesinde çalışmaya başladıklarında da kendisini hissettirmektedir. Böylece yönetim kademelerinin kuşaklararasında yaşanan farklılıkları iyi yönetmesi önemli bir gerekliliktir.

AlgıFarklılıkların yönetimiKuşak çatışması+5
Beyza Babaoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde uçuş operasyon kontrol merkezlerinin stratejik ve ekonomik etkilerinin incelenmesi : Bir uygulama örneği

Günümüzde Globalleşme ile birlikte insanların hızla teknolojik gelişmelere ayak uydurma gerekliliği ve zorunluluğu da doğmuştur. Bu hızla ilerleyen teknoloji beraberinde hızlı iletişim, anında dünyanın bir ucundan bir ucuna haberdar olmak, dolayısıyla global yaşamak olarak ele alınabilir. Bu gelişmeler çevresinde dünyanın bir ucundan diğer ucuna hızla ulaşmak için de uçak ve uçuş teknolojisi geliştirilmiştir. Bu teknoloji gerek ticari gerek keyfi gerek mecburi durumda olursa olsun insanların ihtiyacı olan bir araç haline gelmiştir. Havayolu taşımacılığı doğuşundan günümüze kadar nasıl ilerlediği, tarihçesi ve nasıl geliştiği hakkında bilgiler ilk bölümde yer almıştır. Ayrıca, hava yolu işletmesindeki ana bölümler, uluslar arası sivil havacılık örgütleri bu bölümde incelenmiştir. İkinci bölümde havacılık şirketlerinin işletilmesi şirket pazarlamasında başarı faktörleri, düşük maliyet uygulamaları ve uçuş operasyon kontrol merkezleri ve bu merkezlerin havayolu işletmeleri üzerindeki etkinlikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise örnek çalışma olarak uçuş operasyon kontrol merkezinde yapılmış olup havayolu işletmeciliğinin beyin merkezi olan Uçuş Operasyon Kontrol Merkezinin (FOCC)&Uçuş Dispeçerinin (Flight Dispatcher) havayolu işletmeciliği üzerindeki stratejik ve ekonomik etkinliğinin sonuçları incelenerek elde edilen bulgulara yer verilmişitr. Anahtar Kelimeler: Havacılık, FOCC, Flight Dispatcher

Ekonomik etkiHava yolu işletmeleriHavacılık+2
Oğuz Gezgiç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe üst yönetimin mobbing algısı üzerine nitel bir araştırma

Mobbing ; işyerinde psikolojik taciz , yıldırma , zorbalık veya işyerinde duygusal taciz olarak çeşitli kavramların ifade ettiği ; bir çalışanın ya da bir araya gelmiş birkaç kişinin hedef seçtikleri başka bir çalışana görevinin yapamaz hale getirerek işten kaçırtmak amacıyla uygulanan ve süreklilik arz eden etik dışı davranışlardır. Bu davranışların en fazla zarar verdiği kişi şüphesiz hedeftir. Hedefle birlikte , örgütün ekonomik ve sosyolojik gelişimine ve çalışanın sosyal çevresine yadsınamaz derecede olumsuz etkileri olduğu yapılan araştırmalarca da anlaşılmaktadır (Davenport,2014:115,132 ve Leymann,1996:173-174). Bugün bu sorunun iş hayatında çok sık rastlanan bir durum haline geldiği ve günümüz şartları düşünüldüğünde etik dışı bir olgunun 21.y.y. 'da iş hayatını olumsuz etkilemesinin kabul edilemez olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda mücadele etmek aslında bu olgunun ortaya çıkmasına imkan sağlayan etkenlerin kontrol altında tutulması yani olgunun önlenmesi konusunda çalışmalar yapmaktır. Dolayısıyla kamu veya özel kuruluşların insan kaynakları politikaları bu konuyu gözeterek düzenlenmeli ve örgüt kültürleri bu ilkeyi kapsar doğrultuda oluşturulmalıdır. Bu çalışmada mobbing olgusunun tanımı, süreç içersinde nasıl geliştiği , nedenleri ve sonuçları araştırılmış , mobbing olgusunu oluşturan hususlar açıklanmıştır. Avrupa ve Amerika kıtası ile birlikte Türkiye'deki durumu ele alınmış ve birkaç örnek olay derlenerek durumun önemine dikkat çekilmek istenmiştir. Sağlık kuruluşlarının yapısal durumu ile çalışanların sorunlarına değinilmiş ve bu sorunların mobbing olgusuna nasıl yol açabileceklerine değinilmiştir. Son olarak derinlemesine mülakat tekniği kullanılarak sağlık kuruluşlarında yöneticilik görevini üstlenen kişilerle , kendilerinin mobbing olgusunu nasıl algıladığı , konuyla ilgili bilgilerinin ne düzeyde olduğu ve hangi çalışmalar yapıldığı noktasında görüşmeler yapılmıştır. Araştırmayla ilgili bulgular ve sonuçlar açıklanmıştır. Bu doğrultuda amacımız mobbing olgusu konusunda farkındalık yaratmak ve görüşmeler ışığında var olan eksiklik ve yanlışlıklarımızın neler olduğunu görerek bu noktalara açıklık getirmektir. Anahtar Kelimeler : Mobbing, İşyerinde Psikolojik Taciz, Yıldırma, İşyerinde Zorbalık, İşyerinde Manevi Taciz, Sağlık Kuruluşlarında Mobbing

MobbingSağlık kuruluşlarıSağlık sektörü+3
Burcu Sönmeztekin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmecilikte stratejik yönetimin önemi ve rolü: Türkiye- Afganistan arasında ekonomi, ticaret ve sosyal ilişkilerin incelenmesi

Bu tezin amacı uluslararası işletmecilikte stratejik yönetimin önemi ve rolü ile Türkiye-Afganistan arasında ekonomik, ticaret ve sosyal ilişkilerin incelenmesidir. Bu tez kapsamında literatürde yer alan uluslararası işletmecilik ile ilgili kavramlarla birlikte stratejik yönetimin uluslararası işletmecilikteki önemi ve rolü üzerinde durulmuştur. Araştırmanın örnek çalışma bölümünde Türkiye-Afganistan arasındaki ekonomik, ticaret ve sosyal ilişkilere ait çeşitli ülke raporları, imzalanan anlaşmalar, dünya endekslerinden oluşan veriler ve bu tezi yazan Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olan araştırmacının görüşlerine yer verilmiştir. Bu araştırmanın sonuçları; iki dost ülkenin yapmış olduğu dostluk antlaşmalarının uluslararası ilişkilerde örnek teşkil etmektedir. Bu tarihsel dostluk ve işbirliği iki ülkenin birbirlerine yardımlaşmanın yanında ekonomik, ticaret ve sosyal kalkınmada önemli rol oynamaktadır. Uluslararası işletmeciliğin gelişmesinde stratejik, sürdürülebilir, tutarlı ve uyumlu işletme politikalarının ülkeler arası dostluk ve işbirliğiyle gerçekleşeceği görüşü bu tezin önemli sonuçlarından biri olduğu görülmektedir. Uluslararası ticarette ülkeler arasında engellerin kaldırılması ve ticarettin teşvik edilmesi stratejik bir yaklaşımdır.

AfganistanSosyoekonomik faktörlerStratejik yönetim+7
Shafıqullah Bekzad
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Kurumlarda yeşil yönetim politikaları: Antalya ili Sıfır Atık Yönetim (SAY) uygulama örneklerinin incelenmesi

Yeşil yönetim yaklaşımı içerisinde yer alan sıfır atık yönetimi, işletmelerin çevreye karşı duyarlı bir yönetim biçimi geliştirmesine yönelik stratejiler bütünüdür. Bu olgu ayrıca çevresel açıdan duyarlı bir satış politikasını da destekleyici unsurlar içermektedir. Bu kapsamda işletmeler, çevresel duyarlılık konusunu öncelikle bir yasal zorunluluk olarak izlemekte ve buna ek olarak kendi kurumsal itibarlarını korumak ve sürdürülebilirliklerini sağlamak için de yeşil yönetim çerçevesinde sıfır atık anlayışını benimsemektedirler. Bu çalışmada, işletmeler açısından çevre duyarlılığının gelişimi için yapılan düzenlemeler, çevre yönetim sistemi standartları, işletmeler açısından faydaları ele alınmakta ve sıfır atık Antalya ili örneğinde ayrıntılı olarak incelenmektedir. Çalışmanın amacı, sıfır atık yönetimi (SAY) uygulama örneklerinin Antalya ili örneğinde ayrıntılı analizini alan araştırması ile sunmaktır. Araştırma Antalya ilinde bulunan Konyaaltı Belediyesi, Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü personeli ve Konyaaltı ilçesinde mevcut olan özel bir işletmenin farklı mahallelerinde faaliyet gösteren üç ayrı şube çalışanlarını kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: İşletmeler, Çevre, Yeşil Yönetim, Sıfır Atık Yönetimi, Çevre ve Standartlar

AntalyaAtık yönetimiYeşil yönetim+5
Arzu Özcan
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Liderliğin açık etme (Whistleblowing) ve işgören sesliliğine etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü: Sağlık sektörü araştırması

Son yıllarda küresel boyutta yaşanan, insanların hayatını büyük ölçüde olumsuz etkileyen ekonomi, terör, salgın gibi birçok olay ve bu olayların yaşandığı süreçte ne kadar önemli olduğuna toplumca şahit olduğumuz; doğru yerde ve doğru zamanda doğruyu konuşma, bilgi kirliliğine sebep olmadan şahit olunan olumsuzlukları yetkililere doğru bir şekilde iletme konularının önemiyle şekillenen bu tez çalışması, en sade haliyle; liderlik, açık etme, işgören sesliliği ve bağlılık ilişkisine odaklanmaktadır. Günümüzde ise güncel olayları ve salgın nedeniyle her gün dünyada binlerce insanın hayatını kaybettiği gerçeğini göz ardı etmeden; ülkelerin ve örgütlerin varlığını sürdürebilmek, hayatta kalabilmek için bu ortamda rekabet edebilmek ve hatta üstünlük sağlamak ve tüm bu unsurları sağladıktan sonra korumak için liderlik kavramının çok önemli olduğu görülmektedir. Örgüt içinde meydana gelebilecek etik veya yasa dışı tüm davranışları, ister yönetici ister çalışan olsun, gerekli kurum içi ve dışı yetkililere bildirmesi yani açık etmesi ve işyerindeki olumsuzlukları dile getirerek; eleştirmekten ziyade geliştirme maksatlı yapıcı bir tartışmayı vurgulayan işgören sesliliği de çok önem arz etmektedir. Liderlik tarzları ile birlikte açık etmenin ve işgören sesliliğin önemli olduğu kadar çalışanın örgüte olan bağlılığı da bu kavramların gerçekleştirilmesinde rol oynamaktadır. Bu kapsamda liderliğin, açık etme (whistleblowing) ve işgören sesliliğine etkisinde, örgütsel bağlılığın aracılık rolü incelenmiştir. Araştırmada Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Rize, Trabzon ve Giresun illerinde bulunan sağlık hizmetleri sektöründeki özel hastanelerde çalışmakta olan 704 kişiye ulaşılmıştır. Artvin, Bayburt ve Gümüşhane illerinde özel hastane bulunmadığından araştırmaya dâhil edilmemiştir. Anket tekniği ile toplanmış veriler SPSS 21 ve AMOS 22 istatistik programları kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen veriler doğrulayıcı faktör analizi yapıldıktan sonra Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizleri kullanılarak değerlendirilmiş, analiz sonrasında modelin çalıştığı görülmüştür. Araştırma sonucuna göre; liderlik davranışlarından biri olan otoriter liderlik algısı, açık etme ve işgören sesliliğini olumsuz yönde etkilemekte iken, etkileşimci liderlik ve dönüşümcü liderlik algılarının ise olumlu etkilediği görülmüştür. Ayrıca; etkileşimci ve dönüşümcü liderlik algılarının açık etme ve işgören sesliliğine olan etkisinde, örgütsel bağlılık algısının da kısmi olarak aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile belirtmek gerekir ise; özel hastane çalışanlarının örgüte bağlılık düzeyinin yüksek olması, özel hastane yöneticilerinin etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışını tercih etmeleri halinde, açık etme (dışsal boyutu hariç) ve işgören sesliliği üzerinde olumlu etkiyi artırmaktadır. Bu sonuca göre özel hastanelerde özellikle insan hayatı söz konusu olduğundan açık etme davranışından kaçınmaya karşı, etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışı bir çözüm yolu olarak önerilebilmektedir.

Dönüşümcü liderlikEtkileşimsel liderlikLiderlik+7
Murat Ayar
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında toplam kalite yönetimi ve stratejik yönetim uygulamalarının incelenmesi: Bir araştırma

Yükseköğretim kurumları ülkelerin ekonomik, kültürel ve sosyal kalkınmasında etkisi büyük olan kurumlardır. Yükseköğretim kurumlarının yüksek başarı kriterlerine sahip olmaları küreselleşen dünyada önemli bir yer almaktadır. Bu nedenle ülkeler, yükseköğretim kurumlarının kalitesini artırmak için çalışmaktadırlar. Bu, kalite çalışmalarının ve Toplam Kalite Yönetiminin önemini vurgulamaktadır. Kalitenin oluşturulması ve sürdürülebilmesi için uzun bir zamana ihtiyaç vardır. Bu sebeple kalite olgusu stratejik bir düşüncedir. Stratejik düşünmenin sorumluluğu da örgütlerdeki stratejik yönetimin altındadır. Bu sebeple stratejik yönetimin stratejik planlama ile birlikte kalitenin geliştirilip sürdürülmesi önemli görevleri arasındadır. Bu çalışmanın amacı üniversitelerde kalite çalışmalarının tarihsel süreçlerinde nasıl bir yol izledikleri ve stratejik olarak kalite çalışmalarının önemi ve rolünün ortaya çıkarılmasıdır. Bu bağlamda, üniversitelerin karşılaştıkları fırsatlar, zorluklar ve sorunların incelenmesidir. Çalışmada literatür ve nitel araştırma yönteminden faydalanılarak seçilmiş üniversitelerin kalite komisyonlarında halihazırda görev alan öğretim üyeleri ve idari personelle yarı yapılandırılmış görüşme metodu ile üniversiteler arası kalite çalışmaları analiz edilmesi planlanmıştı; ancak COVID 19 pandemisinin getirmiş olduğu engeller nedeniyle yüz yüze görüşme mümkün olmadığı için mevcut sorular internet ortamında katılımcılara elektronik posta ile gönderilmiş ve veriler toplanmıştır. Araştırmanın evrenini iki kamu ve bir vakıf üniversitesi olmak üzere üç üniversiteyi kapsamaktadır. Araştırmanın kısıtlılığı olarak 2020 yılının Mart ayından itibaren Dünyada ve ülkemizde hızlıca yayılmaya başlayan COVID 19 salgınından dolayı daha önce planlanan yüz yüze görüşmelerin iptalinin söz konusu olmasıyla daha önce planlanan diğer üniversitelerle görüşmeler yapılamamıştır.

KaliteStratejik planlamaStratejik yönetim+3
İlker Yıldız
Giresun University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Annelik kavramının tarihsel süreçte girişimciliği

Kadının çalışan anne olmasının önündeki sorunları en aza indirgeyen, hem iyi bir anne hem de çalışma hayatında var olmasının yolunu açan anne girişimciliği, Dünya'da ve Türkiye'de literatürde son yıllarda yer bulmaya başlamıştır. Anne girişimciliği, ana akım girişimcilikten ve kadın girişimciliğinden farklı özellikler taşımaktadır. Kadın çalışmaları ve yönetim bilimi açısından bir kadın çalışmacı bakış açısıyla değerlendirilen bu çalışmanın uygulama örnekliği olması bakımından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada birinci bölümde, annelik kavramının farklı disiplinlerde tanımlamaları yapılarak, tarihsel süreçte sosyolojik değerlendirilmesi ve çalışma yaşamında annelik kavramı irdelenmiştir. İkinci bölümde, girişimcilik, kadın girişimciliği ve anne girişimciliği literatür taranarak; önemi, motivasyonları ve karşılaştıkları sorunlar incelenmiştir. Çalışmamızın amacı, Giresun ilinde başarılı olmuş 20 anne girişimcinin girişimci olma sebepleri, karşılaştıkları sorunlar, girişimci olduktan sonra hissettikleri, potansiyel girişimci annelere tavsiyelerinin araştırılmasıdır. Yüz yüze görüşme yönteminin kullanıldığı çalışmada bulgular içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, anneler birçok sebepten dolayı girişimci olmuşlardır bu sebeplerin başında "iyi annelik" motivasyonu gelmektedir. Girişimci anneler kişisel sorunlar, işle ilgili sorunlar ve çevresel sorunlar yaşamışlardır. Bütün bu sorunlara rağmen girişimci anneler, yaptıkları girişimcilik faaliyetinden dolayı çok mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Diğer annelere girişimci olmayı tavsiye etmişlerdir.

AnnelerAnnelikGirişimciler+3
Meryem Coşkun
Giresun University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerde dijital dönüşüm stratejileri ile performans ilişkisinde dijital kültürün aracılık rolü: Fortune 500 Türkiye'de bir uygulama

Dijital teknolojiler, hayatın her alanında gelişmeleri ortaya çıkarırken bu yenilikler işletme alanına da yansımaktadır. Dijital sistem ve süreçlere uyum sağlayabilmek, değişimi yönetebilmek ve dijital dönüşümü gerçekleştirebilmek; işletmeler açısından bir gereklilik haline gelmektedir. Dijital dönüşüm, stratejik bakış açısı ile çevredeki değişimi fırsata çevirebilmeyi aynı zamanda işletme ve çevresel faktörlerin bütünsel entegrasyonunu kapsamaktadır. Dolayısıyla işletmelerde dijital dönüşümü destekleyecek, dönüşüm bilincini organizasyon kültürü ile birleştirebilecek stratejilerin oluşturulabilmesi oldukça önemlidir. Konunun öneminden hareketle bu tezde, dijitalleşme ve dijital dönüşüm konuları ile ilgili alan yazın incelenerek işletmelerin dijital dönüşümü başarılı bir biçimde gerçekleştirebilmelerine yönelik olarak bir model önerisi geliştirilmiştir. Modelde işletmenin dijital dönüşüm stratejileri ile dijital dönüşüm performansı ilişkisine dikkat çekilmiştir. Dijital dönüşüm modelinin odağında ise kritik başarı faktörü olarak işletmenin dijital dönüşüm kültürü bulunmaktadır. Dolayısıyla işletmelerin dijital dönüşüm stratejileri ile performans ilişkisi tespit edilerek dijital dönüşüm kültürünün düzenleyici etkisi ortaya çıkarılmak amaçlanmıştır. Bu amaçla dijital dönüşüme daha hızlı uyum sağlayabilen bir işletme grubunun, araştırmanın uygulama alanı için daha uygun olacağı düşünülmüştür. Fortune 500 Türkiye sıralamasında yer alan 142 işletme ile araştırmanın uygulama bölümü gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre: Fortune 500 Türkiye sıralamasında yer alan işletmelerin dijital dönüşüm stratejileri, dijital dönüşüm kültürü ve dijital dönüşüm performansı puanları yüksek düzeyde değerlendirilmiştir. İşletmelerin dijital dönüşüm stratejileri ile dijital dönüşüm performans ilişkisinde dijital dönüşüm kültürünün belirleyici bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Dijital Dönüşüm, Dijital Dönüşüm Kültürü, Dijital Dönüşüm Performansı.

Fortune 500PerformansPerformans değerlendirme+6
Ela Oğan
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Lojistik köylerin Türkiye için stratejik önemi ve Türkiye'deki lojistik köyler üzerine DEMATEL ve MOORA yöntemleri ile uygulamalı bir araştırma

Son yıllarda, dünya ile birlikte Türkiye'de de lojistik köyler kurulmaya başlanmıştır. Buradan hareketle, lojistik köylerin Türkiye için stratejik önemini açıklayarak, lojistik köyler için etkin konum kriterlerinin belirlenmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları tarafından, Türkiye'de yapımı tamamlanan, devam eden, ihale ve proje aşamasında olan 25 lojistik köyün, bu kriterlere uygunluklarına göre sıralamalarının belirlenmesi, bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu tezde öncelikli olarak, tedarik zinciri yönetimi ve lojistik kavramları incelenerek, lojistik köylerin Türkiye için stratejik önemi açıklanmış ve lojistik köyler için etkin konum kriterleri belirlenmiştir. Belirlenen kriterler; ithalat, ihracat, sanayi büyüklüğü, serbest bölgeye yakınlık, karayoluna yakınlık, havayoluna yakınlık, demiryoluna yakınlık, limana yakınlık, nüfus ve başka lojistik köylere yakınlık kriterleridir. Bu kriterlerin birbirleri ile olan ilişkilerine ve önem derecelerine, 18 uzman tarafından yapılan kriter değerlendirmelerinin, DEMATEL yöntemi ile analiz edilmesi sonucunda ulaşılmıştır. Bu analizin sonucuna göre en önemli kriter, sanayi büyüklüğü kriteri olmuştur. Daha sonra ilgili lojistik köylerin, bu kriterlere uygunluklarına göre sıralamalarının belirlenmesi için MOORA yönteminin tüm yaklaşımları ile analizler gerçekleştirilmiştir. Kriterlerin önem dereceleri dikkate alınmadan yapılan oran, referans noktası ve tam çarpım formu yaklaşımlarına ait analiz sonuçları, sıra baskınlık teorisine göre değerlendirilerek MULTIMOORA sonuçları elde edilmiştir. MULTIMOORA sonuçlarına göre en etkin konuma sahip lojistik köy, Halkalı-İstanbul olurken, en son sırada yer alan lojistik köy ise Tatvan Rahova-Bitlis olmuştur. Kriterlerin önem dereceleri dikkate alınarak önem katsayısı yaklaşımı ile yapılan sıralamaya göre de Halkalı-İstanbul en etkin konuma sahiptir. Ancak, önem katsayısı yaklaşımı ile yapılan analiz sonucuna göre en son sırada yer alan lojistik köy Habur-Şırnak olmuştur.

DEMATELLojistikLojistik köy+4
Harun Dumlu
Giresun University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

Other supervisors