Theses supervised by Prof. Dr. Rıfat Akbıyıklı
11 theses · Düzce University
İnşaat sektörü şantiyelerinde bölgesel olarak insan kaynakları yönetiminin incelenmesi
Sanayi devrimi sonrasında insanlar toplu olarak çalıştırılmaya başlanmış ve insan gücünün üretimdeki önemi ve etkisi uygulamalı olarak anlaşılmıştır. İnsan gücünü doğru yönetme ile daha çok verim elde edebilme amacıyla girişimler başlamış olup ilk zamanlar çalışanlara sadece personel gözü ile bakıldığı için personel yönetimi olarak anılan kavram insanın insan gibi görülmeye başlaması ile insan kaynakları yönetimi İKY olarak güncellenmiştir. İnşaat sektörü gibi yüz binlerce insana iş istihdamı sağlayan ve böylece insan kaynağından fazlası ile yararlanan bir sektörde de İKY önem kazanmıştır. Bu tez çalışmasında literatür araştırması yapılarak İKY ile alakalı yazılmış tezler ve makaleler incelenmiş, İKY'nin işlevleri açık olarak açıklanmıştır. İnşaat sektörü şantiyelerinde İKY hakkında yeterli çalışmanın yapılmadığı fark edilmiş olup bu eksiği gidermek amacıyla bir anket çalışması hazırlanıp bu anket çalışması şantiyelerde çalışan teknik personel konumunda olan yaklaşık 120 kişiye uygulanmıştır. Anket çalışmasının bulguları açıklanarak şantiyelerde İKY ile alakalı yapılabilecekler hakkında görüş ve öneriler bildirilmiştir.
Bir altyapı projesindeki risklerin tespit edilmesi ve sözleşme tutarına etkilerinin incelenmesi
İnşaat sektörü, kendi içerisindeki projelerin karmaşıklığı ile sürekli olarak iç içe yaşamakta ve mücadele etmektedir. İnşaat projeleri, diğer projelere nazaran daha yüksek karmaşıklıkları içinde barındıran ve bu karmaşıklıkların ortaya çıkardığı çok sayıda belirsizlik nedeniyle her zaman yüksek risk nüfusuna sahiptir. Belirsizlik ve riskler nedeniyle birçok inşaat projesi, başlangıçta hedeflenen tamamlanma noktasından çok ötede tamamlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ülkemizde eksikliğinin tespit edildiği risk yönetimi algısının artırılması, risk yönetimi alanındaki literatüre katkıda bulunulması, bir altyapı projesi üzerinden ihaleye girip girmeme konusunda karar verecek olan bir yapım firmasının yapması gereken risk değerlendirmesinin bir modeli sunularak risklerin proje üzerindeki olumsuz etkisinin ne boyutlarda olduğunun ve bu olumsuz etkilerin nasıl azaltılabileceğinin gösterilmesi, ihaleye girip girmeme kararı verecek olan bir yapım firmasının risk konusunda dikkate alması gereken noktalar gösterilerek vereceği kararın doğruluk payını artırmaktır. Örnek bir altyapı projesine etki edebilecek riskler tespit edilmiş, tespit edilen risklerin Olasılık-Etki Matrisi ve Primavera Risk Analysis programı kullanılarak risk analizi yapılmış, risk analizi sonuçlarına göre risklere karşı uygun stratejiler seçilmiş ve bu stratejilerin sağladığı iyileştirmeler tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilecek sonuçlar sayesinde, literatürün eksik olduğu konular giderilmeye, risk ve risk yönetimi hakkında bilgiler verilerek okuyucuları bu konu üzerinde bilinçlendirmeye ve ihaleye girip girmeme kararı verecek olan yapım firmalarının bu kararı verirken riskler üzerinde dikkat etmesi gereken noktalar gösterilmeye çalışılacaktır.
Türkiye'de yalın düşünce ve yalın inşaat uygulamalarının proje karlılığına etkisinin incelenmesi
İnşaat endüstrisi, gelişmelere açık ve farklı düşünce tiplerinin uygulanabilirliğinin bulunduğu bir sektördür. Çok yönlü ve kapsamlı bir çalışma ortamı olan inşaat alanlarında maliyet ve kalite önemli iki ölçüttür. Günümüzde maliyeti düşük kaliteli ürünler ortaya koymak artık şirketler için temel kurallar haline gelmiştir. Bunu gerçekleştirmek için israfların ortadan kaldırılması ve tamamen müşteri odaklı üretim düşüncesi etkinlik göstermektedir. Bu etkinliğin ihtiyaçlarını, israfların ortadan kaldırılmasını ya da israfın önlenmesini konu alan Yalın Düşünce karşılamaktadır. Bu düşünce yöntemi israfın nedeninin bulunup ortadan kaldırılmasına dayanmaktadır. Yalın Düşünce 1920'li yıllarda Japonya'da etkinlik gösteren Toyota şirketinde ortaya çıkmış, Berkeley Üniversitesi'nde Glenn Ballard öncülüğünde ise inşaat sektörüne uyarlanmış bir ideolojidir. Yalın düşünce tüm bu üretim ve yönetim hareketlerini, sahip olduğu ilke ve yöntemlerle gerçekleştirmektedir. Tamamen müşteri ihtiyaçlarına ve isteklerine odaklanan, fazla stoktan, gereksiz hareketten kaçınmayı savunan bu düşünce tarzı israfları azaltmada en önemli yöntemlerden biridir. Türkiye'de bulunan inşaat şirketlerinde çok da etkinliğini göremediğimiz bu düşünce tipi, bu düşünceyi benimsememiş şirketlerde de ne derece israfa neden olduğunu görmekteyiz. Bu çalışmada Türkiye'de bulunan ve Yalın İnşaat yöntemlerinin uygulanmadığı bir şantiyede ortaya çıkan israf maliyetleri incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucu şantiyedeki revize projelerden, imalatlara verilen zararlardan dolayı yapılan tadilatlardan ve yanlış imalatlardan kaynaklanan insan ve malzeme israfının olduğu görülmüştür. Bu israfların maliyetleri hesaplanarak şantiyede yapılan israfın para karşılığı bulunmuştur.
Düzce Bolu ve Sakarya illerinde inşaat sektöründe yer alan müteahhit ve ortak sağlık ve güvenlik birimi bakış açısından bölgesel durumun belirlenmesi ve İSG siteminin 6331 sayılı yasa çerçevesinde incelenmesi
Tarih öncesinden bu zamana kadar insan hayatı değerli olmuş ve insan hayatını korumak için çaba harcanmıştır. Ancak zamanla insanlık gerek savaşlarla gerekse kişisel çıkarlar için birbirlerine zarar vermiştir. Bu durum insanların köleleştirilmesiyle sonuçlanmıştır. Kölelik dünyadan kaldırılmaya çalışılırken diğer yandan ise insanlar bu sefer sanayileşme ile çalışanlara karşı benzer bir tutum sergilemiştir. İşverenler sadece kendi çıkarlarını düşünerek çalıştırdığı çalışanların hak ve sorumluluklarını düşünmemiş ve değer vermemiştir. Bu durum zamanla çalışanları korumak amacıyla önce iş sağlığı ve güvenliği kavramının oluşmasına, sonrasında iş sağlığı ve güvenliği üzerine çeşitli kanunlar oluşturulmasına sebep olmuştur. Bu kanunlar ise uzun zaman boyunca gelişerek günümüzdeki halini almıştır. Kanunların bugüne gelişlerinde izlediği yol ise bizlere hiçbir kanunun mükemmel olmayacağını bugün tamamlanmış ve mükemmel gözükseler bile zaman içinde eksikleri çıkacağını göstermiştir. Bu sebeple şu an Türkiye'de uygulanmakta olan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunun uygulamaları incelenerek kanun geliştirilmesi gereken noktaları bulunmaya çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken ise Düzce, Bolu ve Sakarya bölgesi temel alınarak bu bölgede bulunan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi şirketleri, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi çalışanlarına, Müteahhit şirketleri, şantiye çalışanları ve mühendisler olmak üzere 5 gruba anketler yapılmıştır. Bu sayede bölgenin durumu tespit edilerek kanunun çalışma düzeyindeki etkileri görülmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışma ise bölgede şirketlerde 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun tam olarak uygulanmadığını göstermiştir. Özellikle kanuni denetimden kolayca kaçabilen işverenler cezai yaptırama maruz kalmadıkları için kanunun birçok maddesini görmezden gelmektedir. Durum böyle olduğunda ise kanunu geliştirmekten bahsetmek pek mümkün olamaz. Öncelikli olarak işverenler kanunu benimsemeli ve eksizsiz bir şekilde uygulamadır. Çünkü kanun uygulanmadığı sürece kanunun eksiksiz olması hiçbir şey ifade etmeyecektir.
Düzce şantiyelerinde israfın nedenlerinin belirlenmesi ve yalın inşaat uygulamalarıyla çözüm yöntemleri
Tüm ülke ekonomilerinde olduğu gibi Türkiye ekonomisinde inşaat sektörü söz sahibidir. İnşaat sektörü birçok farklı alana etki ettiğinden lokomotif sektör konumundadır. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamakta, yaşamlarını sürdürmede önemli etkiye sahiptir. Bu çalışmada Türk yapım şantiyelerinde israfa neden olan, verimsizliği arttıran sebepler analiz edilmektedir. İsraf, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sorunlara yol açmaktadır. Maliyetin artması, kaliteden ödün verilmesi ve doğru müşteri hizmetinin sağlanamaması gibi olumsuzluklar göze çarpmaktadır. İsrafın giderilmesi için İnşaat sektöründe yeni sayılabilecek üretim modeli olan Yalın İnşaat'ın gerekliliği ve önemi artmaktadır. Yalın inşaatın amacı israfa neden olan sebeplerin tespiti, süreçte değer katmayan aktivitelerin giderilmesini kapsamaktadır. Yalın inşaatın ilke ve prensiplerinin gerekliliği ve önemi birçok çalışma ile kanıtlamıştır. Bu çalışmada Düzce şantiyelerinde meydana gelen israfların nedenlerinin tespiti ve ne derece etki ettiğinin analizi yapılmış ve diğer çalışmalar ile karşılaştırılmıştır. Alanlarında aktif görev alan büyük çoğunlukla inşaat mühendisi, mimar görüşleri göz önüne alınmıştır. İsrafın nedenleriyle birlikte çözüm önerileri de sunulmuştur.
Endüstriyel yapılarda taşıyıcı sistemlerin analitik hiyerarşi prosesi (AHP), TOPSIS ve ELECTRE çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak kıyaslanması
Ülkeler, ekonomisini geliştirmek ve istihdam sağlamak amacıyla endüstriye çok önem vermektedir. Bu sebeple ülkemizde tüm şehirlerde kurulan ve kurulmaya devam edilen organize sanayi bölgeleri bulunmaktadır. Organize sanayi bölgelerinde yatırım yapacak kişinin endüstriyel yapının taşıyıcı sistemi konusunda seçim yapması gerekmektedir. Yapılacak seçimin birçok kriterden oluştuğu için karar verici yöneticinin seçimi zorlaşmaktadır. Seçim problemlerini kolaylaştırmak amacıyla çok kriterli karar verme teknikleri ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada sırasıyla AHP, TOPSIS ve ELECTRE yöntemleri kullanılmıştır. Endüstriyel yapıların yapısal sisteminin üç alternatif arasında seçimi ele alınmıştır. Yapılan analizlerde üç adet ana kriter ve ana kriterlere bağlı olan on iki alt kriter kullanılmıştır. Kullanılan tüm kriterler ve alternatifler uzman görüşleri ve müteahhit firmaların görüşleri alınarak oluşturulmuştur. Seçim probleminde süre ve maliyet, taşıyıcı sistem kısıtları ve şehir yapısı ana kriterleri kullanılmıştır. Elde edilen analiz sonuçlarında birinci sırayı kullanılan üç yöntemde de aynı alternatif almıştır. AHP ve TOPSIS yöntemlerinin sıralama sonuçları aynı çıkmıştır. ELECTRE yönteminde, diğer yöntemlerde göre ikinci ve üçüncü alternatif sıralaması değişmiştir. Günümüzde tüm sektörlerde kullanılan çok kriterli karar verme tekniklerinin, endüstriyel yapılarda taşıyıcı sistem kıyaslaması yapma probleminde de kullanılabileceği anlaşılmıştır.
Yalın proje teslim sistemi ve sürdürülebilir inşaat ile ilişkisi
İnşaat sektöründe çalışan pek çok şirket için kaçırılan teslim tarihleri ve artan maliyetler büyük bir sorun teşkil etmektedir. İnşaat projelerinde maliyet, zaman ve kaliteyi optimize etmek çok önemlidir. Bunun için planlama, tasarım, inşaat hızının, bütçenin ayarlanması ve proje paydaşları arasındaki koordinasyonun sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle mevcut proje teslim yöntemleri ile rekabet edebilecek yeni proje teslim yöntemlerinin kullanılmasına ihtiyaç vardır. Bu çalışmada Yalın Proje Teslim Sistemi ve uygulanması için ihtiyaç duyulan Yalın Teknik ve Araçlar anlatılarak, Sürdürülebilir İnşaat ile ilişkisi ele alınmıştır. İnşaat projelerinde doğru proje teslim yöntemini seçmek büyük önem taşımaktadır. 2000 yılında Glenn Ballard tarafından tanıtılan Yalın Proje Teslim Sistemi geleneksel proje teslim sistemlerinin aksine birçok avantaj sağlamaktadır. İsrafı ortadan kaldırmak, bilgi akışışını sağlamak, maliyetleri düşürmek, tüm ekip üyelerinin ve müşterinin memnuniyetini arttırmak en önemli avantajlarından ve ana amaçlarındandır. Yalın Proje Teslim Sistemi'ne ek olarak inşaat projelerinde sürdürülebilirliği uygulayarak daha az çevresel zarar ve daha çok toplumsal fayda sağlamak mümkün olur. Toplum ve çevreyi projeye paydaş olarak dâhil ederek Yalın Proje Teslim Sistemi'nin başarısı attırılabilir. Bu çalışmada Türkiye şantiyelerinde çalışan inşaat mühendislerinin yalın ve sürdürülebilir davranışlara olan yatkınlıkları analiz edilmiş, çıkan sonuçlardan yola çıkarak Yalın Proje Teslim Sistemi ve Sürdürülebilir İnşaat uygulamalarının Türkiye inşaat sektöründe hayata geçirilebilmesi için öneriler sunulmuştur.
Taşkın koruma projelerindeki maliyet belirsizliklerinin yapay zekâ teknikleriyle tahmini
Yapılan bu tezde; kamu sektörünce ihale edilmiş taşkın koruma projelerinin ihale öncesi yaklaşık maliyetlerinin hızlı ve doğru tahminin edilebilmesine imkan sağlayacak yapay zeka teknikleriyle gerekli matematiksel modellerin oluşturulması hedeflenmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında Türkiye'de 2012 ile 2018 yılları arasında ihalesi gerçekleştirilen 88 adet taşkın koruma projesi incelenerek yaklaşık maliyete etki eden tüm faktörleri tespit edilmiştir. Projelere ait hazırlanan yaklaşık maliyetlerin birbirleri ile olan ilişkileri değerlendirilerek normal dağılıma dönüştürülmüştür. Proje girdisi yaklaşık maliyeti (bağımlı değişken) oluşturan bağımsız değişken girdileri 9 farklı matematiksel tahmin modeliyle gösterilmiştir. Bu modeller literatürde yanıt yüzey (yüzey cevap) yöntemi olarak bilinen optimizasyon tekniğinden yararlanılarak geliştirilen doğrusal (lineer),power, üssel, quadratik ve semi quadratik tahmin modelleridir Matematiksel denklem modelleri eğitim veri seti kullanılarak optimize edilmiştir. Optimizasyon aşamasında Çiçek Tozlaşma Algoritması (ÇTA) kullanılmıştır. Optimizasyon aşamasında veri setinin %60'ı eğitim amacıyla kullanılırken kalan % 40'lık kısmı test amacıyla kullanılmıştır. Yapılan optimizasyon çalışmalarında başarım oranı en yüksek tahmin modelinin P8 modeli olduğu görülmüştür. P8 modelinin matematiksel optimizasyon modellerinin içerisinde ise en yüksek başarım oranı yaklaşık % 94,72 ile semi quadratik modelde yakalanmıştır Yapılan bu çalışma sonucunda; kamu veya özel sektör aracılığı ile yapılan özellikle taşkın koruma gibi altyapı projelerinde ihale öncesi yetersiz verilerin bulunduğu ve kısa sürede yaklaşık maliyetin tespit edilmesi gerektiği durumlarda; yapay zeka teknikleri kullanılarak yüksek doğruluk oranlarında tespit edilebileceği bulunmuştur. Anahtar sözcükler: Taşkın koruma projesi, Yaklaşık maliyet, Yanıt yüzey yöntemi, Çiçek tozlaşma algoritması, Yapay zeka teknikleri
Kaya ve toprak dolgu barajlar için inşaat projelerindeki maliyet belirsizliklerinin yapay zeka teknikleriyle tahmini
Bir baraj yapısının inşaatı için yaklaşık olarak otuz farklı iş kalemi bulunmaktadır. Projenin tipi, kullanılan dolgu malzemelerin miktarı, türü gibi değişkenlerden dolayı planlama ve uygulama sırasında çok fazla sayıda belirsizlik oluşmaktadır. Bu belirsizliklerden dolayı yaklaşık maliyetin hesaplanma süresi uzun bir çalışma gerektirmektedir. Yaklaşık maliyetteki belirsizlikler, işe teklif veren istekliler için de dezavantaj oluşturmakta, işi alan yüklenici firmalar verebilecekleri hatalı fiyat tekliflerinden dolayı zarara uğrayabilmekte ve işler yarıda kalabilmektedir. Yaklaşık maliyetin kısa sürede tahmini için yapay zeka ve matematiksel modeller ile yüksek doğruluk ile hesaplanabileceği yapılan literatür incelemesiyle görülmüştür. Bu çalışma kapsamında 2011 ve 2020 yılları arasında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (KİK) kapsamında ihalesi yapılmış ve sonuç ilanı açıklanmış olan 114 adet baraj ve gölet projesi incelenmiş ve yaklaşık maliyet için önemli olan iş kalemleri tespit edilmiştir. Tüm projelerde yaklaşık maliyetleri birbirleri ile ilişkilendirmek için 2020 yılı Aralık ayına göre fiyatlar güncellenmiştir. Bu faktörler kullanılarak farklı yaklaşım modelleri oluşturulmuş ve oluşturulan yaklaşımlar matematiksel modellerle test edilmiştir. Oluşturulan matematiksel modellerdeki ağırlık oranları Gri Kurt Algoritması ile hesaplanmıştır. Bu çalışma sonucunda; KİK ile baraj yapılarında ihale öncesi az verinin bulunduğu ve hızlı bir şekilde yaklaşık maliyetin tespit edilmesi gerektiği durumlarda matematiksel modeller ile yüksek doğruluk oranlarında tespit edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Şantiyelerde sürdürülebilir yapım ve atık yönetiminin incelenmesi
Toplum ve çevre sağlığı için önemli bir konu olan sürdürülebilirlik inşaat sektörü ile de bağlantılıdır. Binaların yapım, kullanım ve yıkım aşamasında bir çok çevresel etki oluşmaktadır. Çevresel etkinin boyutu ise yapının büyüklüğüne göre değişkenlik göstermektedir. İnşaat sektörü çevremizde oluşan atıkların büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu nedenle inşaat yapım, kullanım ve yıkım aşamasında sürdürülebilir yapım uygulanması çevreye verilecek olan zararı azaltmaktadır. Sürdürülebilir yapımın en önemli faktörü atık yönetimidir. Tez kapsamında atık yönetimi uygulanan bir proje incelenmiştir. Atıklar atık yönetimi hiyerarşisi parametreleri uygulanarak çeşitli alanlara gönderilmiştir. Atık yönetimi uygulanan bir projenin gelir ve gider maliyetleri hesaplanmıştır. Atık yönetimi uygulanan bir projede gelir maliyetimizin gider maliyetimize göre oldukça az çıkacağı görülmüştür.
Bir inşaat projesinde farklı tedarik zinciri yöntemlerinin karşılaştırılması ve bir inşaat projesi için uygunluğunun tespiti
Tedarik zinciri kavramı her sektörde kullanılabilir bir kavram olmakla beraber genellikle üretim endüstrisinde kullanılmaktadır. Rekabet ortamının arttığı bu zamanlarda ise rekabet içerisindeki firmalardan daha avantajlı duruma gelmek için farklı yöntemler ve sistemler kullanılmalıdır. Tedarik zinciri de bu avantajı sağlayacak kavramlardan bir tanesidir. Tedarik zinciri ürünün üretiminden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar geçen süreçte etkin olarak görülmektedir. İnşaat endüstrisinde de son zamanlarda öneminin anlaşıldığı tedarik zinciri kavramı, firmaların maliyet ve planlamalarında oldukça etkin rol oynamaktadır. Tedarik zincirinin iyi yönetildiği firmalarda Tedarik Zinciri Yönetimi maliyet ve süre açısında firmalara oldukça büyük avantaj sağlamaktadır. İyi bir Tedarik Zinciri Yönetimi inşaat yapım sürecinin iş programı ile koordine devam ettirilmesi için kullanılacak her türlü malzemenin kullanılacağı bölüme gecikme olmaksızın iletilmesini gerektirmektedir. İnşaat şirketlerinin kârlılıklarının ve proje veriminin yükseltilmesi başarılı bir Tedarik Zinciri Yönetimi için oldukça önemlidir. Bu çalışmada farklı Tedarik Zincirlerinin inşaat sürecini, inşaat maliyet ve sürelerini nasıl etkileyeceği konusu üzerinde durulmuştur. Bu çalışmadaki amaç projeye en uygun olan Tedarik Zinciri Yönetimi'nin seçilmesiyle inşaat sürecine nasıl ve ne şekilde etki ettiğini göstermektir.