Prof. Dr. Salih Güney danışmanlığındaki tezler
15 tez · İstanbul Aydın University
Lider yöneticilerin öğrenme biçimleri ve kontrol odaklarının karar verme stilleri üzerindeki etkileri ve buna yönelik bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, lider yöneticilerin öğrenme biçimleri ile kontrol odaklarının, karar verme stilleri üzerindeki etkilerini açıklamaktır. Bu kapsamda; öncelikle lider yöneticilerin sahip oldukları öğrenme biçimleri, kontrol odakları, karar verme stilleri belirlenmiş, daha sonra öğrenme biçimleri ile kontrol odağı ilişkisi incelenerek, öğrenme biçimleri ve kontrol odağının karar verme stili üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırmada üç adet ölçek kullanılmıştır. Bunlar, Karar Verme Stilleri Ölçeği Scott ve Bruce tarafından geliştirilmiş ve Taşdelen tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır. Kontrol Odağı Ölçeği, kontrol odağı merkezini belirlemek amacıyla Rotter'in İç - Dış Kontrol Odağı Ölçeği'nden yararlanılarak Dağ tarafından geliştirilmiştir. Kolb Öğrenme Öğrenme Biçimleri Envanteri, Kolb tarafından geliştirilmiş, Gencel tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır. Araştırma, İzmir ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet liselerinde görev yapan müdürleri, müdür başyardımcılarını ve müdür yardımcılarını kapsamaktadır. Elde edilen bulgular SPSS 21.0, AMOS 20.0 ve LİSREL 9 programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; lider yöneticilerin rasyonel karar verme stilini ağrılıkla kullandıkları, iç kontrol odaklı oldukları, aktif yaşantı ve soyut kavramsallaştırma öğrenme biçimini benimsedikleri, öğrenme biçiminin ve kontrol odağının karar verme stilleri üzerinde kısmen etkili olduğu, kontrol odağının öğrenme biçimi üzerinde ise etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, lider yöneticilerin karar verme stillerinin öğrenme biçimi, kontrol odağı ve bazı demografik faktörlere göre değişen oranlarda farklılaştığı tespit edilmiştir.
İşgörenlerin verimliliğini arttırmada yöneticilerin kullandıkları motivasyon tekniklerinin etkisi ve bir uygulama
Değişen, büyüyen ve gelişen ekonomik şartlarda verimlilik, insan hayatında önemli bir olgu olarak yer almıştır. Şüphesiz insanlarda, birtakım potansiyel, yetenek ve gizli güçlerin bulunduğu herkesin kabul ettiği bir gerçektir. İşte insanların başarılı ve verimli olabilmeleri adına üzerinde bulundurduğu potansiyelleri, yetenekleri ve gizli güçlerin ortaya çıkmasına ihtiyaç vardır. Motivasyon, bilinen ya da bilinmeyen yeteneklerin ve gücün etkili ve verimli bir şekilde ortaya çıkmasını sağlayan etkenlerin başında yer alır. O yüzdendir ki toplumsal hayatta ve işletmelerde, verimliliği arttırmada, işgörenlerin barındırdığı yetenek ve güçlerin ortaya çıkmasında yöneticilerin kullandığı motivasyon tekniklerin etkisi bulunmaktadır. Bu motivasyon tekniklerin etkili kullanılması işgörenlerin bulunduğu görevde mutlu olmasını, başarılı olmasını sağlayacak dolayısıyla işletmelerde hedeflenen ve beklenen başarı sağlanmış olacaktır. Araştırmacıların amacı yöneticilerin, üretim yapılan tesislerde işgörenlere yönelik algılarını belirlemektir. Araştırma 3 ayrı örme ve kumaş boya fabrikasında çalışan 46'sı yönetici, 183'ü işçi olmak üzere toplam 229 katılımcıya anket ve ölçek uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Örme ve kumaş boya fabrikasını tercih etmemizin nedeni, işgörenlerin verimliliğini arttırmada yöneticilerin kullandıkları motivasyon tekniklerinin etkisini fabrikada pratik olarak kullanılmasıdır. İşgörenlerin verimliliğini arttırmada yöneticilerin kullandıkları motivasyon tekniklerinin etkisi isimli çalışmada yaptığımız analizde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Öncelikle bu program vasıtasıyla geçerlik ve güvenlik analizi yapılarak ölçeğin ve alt boyutların Cronbach' s Alpha değerlerine bakılmıştır.Daha sonra ise ölçekten elde edilen demografik bilgilerin yüzde ve frekans dağılımlarına ilişkin betimsel istatistikler hesaplanmıştır. Daha sonraki aşamada ise ölçekten ve alt ölçeklerden elde edilen skorların demografik özelliklere göre normal dağılıp dağılmadığı test etmek için Kolmogarov- Smirnov ve ShapiroWilksanlamlık düzeyine bakarak hiçbir değişken için normal dağılım olmadığına karar verilmiş ve bunun neticesinde ikili karşılaştırmalar için Mann-Whiyney U ve ikiden fazla grubu karşılaştırmak için Kruskal Wallis testi uygulanmıştır.Bu tezde örme ve boya fabrikalarında çalışan ve işinde tecrübe sahibi olan işgörenlerin ve yöneticilerin ideal verimlilik ve motivasyon algılamaları araştırılmıştır. Araştırmada anket,işletmede yöneticilik yapan (46 yönetici) ve işletmede çalışan (183 işgören) olmak üzere toplam 229 kişiden veriler elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler:Verimlilik, Motivasyon, Performans, İşletme, Kalite
Kurumsal stres kaynakları ve stresle başa çıkma: Beylikdüzü Belediyesi'nde bir uygulama
Stres, insanların aile yaşamına, sosyal ve çalışma yaşamına, en önemlisi de sağlığına olumsuz yönde etki etmektedir. İş yaşamında gelişen ve değişen şartların yanı sıra rekabet koşulları da insanların çalışma yaşamlarında zorluklar yaşamasına ve bunun bir sonucu olarak da stresle karşı karşıya kalmalarına sebep olmaktadır. Çalışanların iş ortamında maruz kaldığı stres durumu kişinin hem fiziksel ve psikolojik problemler yaşamasına sebep olmakta hem de kalıcı ve sürekli hastalıklara yakalamasına sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca maruz kalınan stres sonrasında oluşan tepkiler kimi zaman bireyin ve kurumun amaçlarına aykırı olmakta ve hatta bireyin aile ve sosyal yaşamını da zorlaştırabilmektedir. Bu durum da stresi sosyal bir sorun haline getirmektedir. Son yıllarda başta örgüt yöneticileri olmak üzere, çalışanlar ve örgütlerin işletme dışından destek aldıkları uzmanlar, çalışma yaşamındaki stresi düşük seviyelerde tutmak ve oluşan stresle başa çıkma maksadıyla çalışmalar ve planlar geliştirmektedir. Stres, iş yaşamında çalışanların verimliliklerine olumsuz yönde etki ederek hem çalışanın hem de örgütün veriminde azalmalara sebep olabilmektedir. Bu çalışmada, stres kavramının ortaya konulması, stresin kişiler için önemi, aşamaları ve benzer kavramlarla ilişkileri, ileri sürülen kuramlar, kaynakları, belirtileri, sonuçları ve stresle başa çıkmanın önemi ve yöntemlerinin belirlenmesi konularının anlatılması amaçlanmaktadır. Tüm bunlara ek olarak Beylikdüzü Belediyesi çalışanlarına yapılan anket çalışmasıyla stresin, çalışanlar üzerindeki etkisi ölçümlenmeye çalışılmıştır.
İşletmelerde dönüşümcü liderlik davranışlarının örgüt kültürüne etkisi ve bir uygulama
Evrensel olguların tüm hayatımıza hâkim olduğu günümüzde, birçok işleteme yaşamını sürdürmek için örgütsel değişime ayak uydurmak zorundadır. Bu ayak uydurma prosesinde işletmelerin sahip oldukları liderlik tarzları ve kurum kültürleri önemli bir yer almaktadır. Çünkü başarılı olmak isteyen işletmeler güçlü ve etkili bir örgüt kültürüne sahip olmalıdırlar. Güçlü bir örgüt kültürü ise ancak liderlik olgusuyla mümkündür. İnsanların yönetilmesini ve yönlendirilmesini sağlayan liderlik ve örgütsel kültür işletme faaliyetlerin temel belirleyicileridir. Lider takipçileri bulunduğu yerden bulunması gereken yerlere getirebilen, onları motive eden, güven veren ve etkileyerek harekete geçirebilen kişidir. Örgütsel kültür ise kısaca, örgütte çalışan insanlar tarafından paylaşılan inanç, değer, tutum ve davranışlar bütünüdür. Örgüt kültürü ve liderlik bir birini tamamlayan iki önemli olgudur. Araştırmacılara göre örgütsel kültürün ortaya çıkmasında, sürdürülmesinde, geliştirilmesinde ve değiştirilmesinde liderin, özellikle de dönüşümcü liderin çok büyük bir etkisi vardır. Temelinde yenilik ve girişimcilik olan, dönüşümcü liderler iş dünyasının değişim dinamiğine ayak uydurup, işletmelerin yoğun rekabet içinde ayakta kalmalarını sağlayabilmektedirler. Bu tez çalışmanın amacı dönüşümcü liderlik davranışlarının örgüt kültürüne etkisini incelemektir. Araştırma gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çalışanları üzerinde gerçekleşmiştir. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde istatistiksel, güvenirlik ve korelasyon analizlerine başvurulmuştur. Ulaşılan sonuçlar dönüşümcü liderlik davranışlarının örgütsel kültürü büyük ölçüde etkilediğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Dönüşümcü Liderlik, Kültür, Liderlik, Örgüt Kültürü
Yöneticilerin örgütsel adalet anlayışının işgörenlerin örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerine etkisi: Savunma sanayinde bir uygulama
Bu çalışmada, alan yazın üzerinde sıklıkla durulan örgütsel tutum ve davranışlardan örgütsel adalet algısı, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri bütüncül bir model kapsamında ele alınmıştır. Fakat bu çalışma, Savunma Sanayi alanı gibi diğer pek çok alana kıyasla daha kapalı bir alanda uygulanmasıyla diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Bu çalışmada, yöntemsel olarak yapısal eşitlik modellemesi tercih edilerek değişkenler üzerindeki etkilerin tamamının elde edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın sorunsalı, savunma sanayisinde çalışanların iş tatmini algısının, örgütsel adalet algısından ve örgütsel bağlılık algısından etkilenip etkilenmediği üzerine teşkil edilmiştir. Çalışmada rastgele seçim yöntemi kullanılarak yapılan anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler, SPSS ve AMOS paket programı aracılığıyla analize tabi tutulmuştur. Bu verilerle yöneticiler ve işgörenlere yönelik hem sektörel bazda hem de yönetsel bazda bazı ipuçları elde edilmiştir. Sonuçlar genel anlamda değerlendirildiğinde; Savunma Sanayisinde çalışanların örgütsel adalet algısının iş tatminini kısmen etkilediği, bu etkileşimde örgütsel bağlılık algısının bir kısım aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların demografik faktörlerinin çalışmada kullanılan değişkenlerin üzerinde etkisinin olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; Savunma Sanayisi çalışanlarının örgütsel adalet algısıyla, örgütsel bağlılıklarının arttığı ve kurumlarında iş tatmini yaşayarak kendilerini güvende hissettikleri tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın sonuçları kullanılarak ülkelerin önemli proje merkezleri olan Savunma Sanayisindeki çalışanlarının kişisel, örgütsel ve toplumsal faydalarının arttırılacağı değerlendirilmektedir.
Örgüt kültürünün özel ve devlet hastanelerinde görev yapan hemşirelerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerine etkisi ve bir uygulama
Günümüzde sağlık sektöründeki teknolojik gelişmeleri göz önüne aldığımızda, bu ilerlemelerin çalışanlar tarafından ne şekilde kuruma yansıtılacağı ve ayak uydurulacağı merak konusu olmuştur. İnsan sağlığının önemini de düşünürsek, hastanelere yapılacak olan her yeniliğin hastane çalışanları tarafından nasıl karşılanacağı ve bir vatandaş olarak bu yeniliklerin kurum kültürüyle nasıl uyum sağlayacağı önemli hale gelmiştir. Kültür, bir çevrenin hayatını devam ettirme, toplumsal birimlerini belirleme, kazanılan tutum ve davranışlarını, bilgi, değer, inanç ve insanların etkileşimi sonucu ortaya çıkan tüm faaliyetlerini gidermek ve ihtiyaçlarını tedarik etmek maksadıyla meydana getirdiği bir hayat tarzıdır. Örgüt kültürü ise örgüt çalışanlarının bir araya gelip paylaştığı gelenekler, inançlar, diller, hisler, etkileşimler, uygulamalar ve değerlerden meydana gelmiştir. Örgüt kültürü terimi üzerinde yapılan araştırmalar neticesinde sağlam temelli güçlü yönetilen bir örgüt kültürünün çalışanlar üzerinde doğrudan pozitif bir etki bıraktığını, performansını geliştirdiğini ve rekabetini artırdığını görmekteyiz. Örgütün sosyal mekanizmasının bakıma alınması olarak tarif edilen örgütsel vatandaşlık davranışı, çalışanların iş arkadaşları ile iş birliğine yönelik ve sistemi koruyucu faaliyetlerde bulunmaları, sistemin gelişmesi için orijinal fikirler ortaya atmaları, sisteme daha fazla katkı sağlayabilmek için kendi kendini eğitmeleri, örgütün dış çevrede olumlu şekilde tanınmasını sağlayacak davranışlar için gayret göstermeleridir. Bu çalışma, kültür, örgüt kültürü ve örgütsel vatandaşlık davranışı kavramlarının ortaya konulmasını, bu kavramların öneminin ve boyutlarının anlatılmasını, örgüt kültürü konusunda yapılan sınıflandırmaları ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının sonuçlarını açıklamaktadır. Tüm bunlara ek olarak Bingöl ili özel ve devlet hastanelerinde görev yapan hemşirelere yapılan anket çalışmasıyla örgüt kültürünün örgütsel vatandaşlık davranışları üzerine etkisi ölçümlenmeye çalışılmıştır.
İşletmelerde performans değerlendirmenin çalışanların iş tatminine etkisi ve bir uygulama
Küreselleşme ile birlikte işletmeler rakiplerine oranla fark yaratmak ve ayakta durabilmek için insan kaynakları unsuruna büyük önem vermektedirler. Örgütler her ne kadar sermaye ve kaynaklara sahip olsalar da bu kaynakları değerlendirebilecek işgörenler doğru yönetilmezlerse işletmelerin amaç ve hedeflerine ulaşması zorlaşacaktır. İnsan unsurunun verimli ve etkin çalışması işletmeleri başarıya ulaştıracak en önemli faktörlerdir. İşletmelerin mutlu işgörenler çalıştırması verimlilik ve etkinliliğin artmasında büyük rol oynar. Çünkü mutlu işgörenler üretken işgörenlerdir. Yöneticilerin temel sorumluluğu işgörenlerinin performanslarını ve iş tatminlerini değerlendirmektir. İşgörenlerin performans ve iş tatminleri işletmenin amaç ve hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynar. Performans değerlendirme örgütün uzun ve kısa dönemli plan ve stratejilerinde büyük rol oynar. İşgörenlerin performanslarının belirlenmesi, gerekli düzenleyici faaliyetlerin yapılması, eğitim olanaklarının sağlanması işgörenlerin gelişimini sağlar. Bilgi ve beceri düzeylerinin artmasına yardımcı olur. Böylelikle örgütsel hedeflere ulaşmak kolaylaşır. İş tatmini işgörenlerin işini sevip sevmediği hakkında bilgiler sunar. Bu bilgi verimlilik ve etkinlik açısından büyük önem taşır. Çünkü mutsuz çalışan verimli çıktılar üretmez. Böylelikle kalitesiz sonuçlar ortaya çıkar. Yöneticilerin devamlı olarak işgörenlerin iş tatminlerini değerlendirmesi, tatminsiz olduğu durumların belirlenmesi hem işletme hem de işgörenler için büyük öneme sahiptir. İşgörenlerin performanslarının değerlendirilmesi iş tatminini arttıran önemli faktörlerden birisidir. Performans değerlendirme işgörenler ile yöneticilerin karşılıklı etkileşimini sağlayarak işgörenlere söz hakkı verilmesine olanak sağlar. Fikir ve önerilerini sunabilen işgörenlerin moral ve motivasyonları artar ve tatminleri sağlanmış olur. Bu yüzden başarılı olmak isteyen kurum ve kuruluşlar işgörenlerin performans ve iş tatminlerini düzenli olarak değerlendirmeli ve gerekli düzenleyici faaliyetleri sunmaları zorunluluktur. ANAHTAR KELİMELER: Performans Değerlendirme, İş Tatmini, Verimlilik, Etkinlik
Hemşirelerde işe yabancılaşma: İstanbul ilinde özel ve kamu hastanelerinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel hastanelerde çalışan hemşirelerin iş-aile rol çatışması, iş tatmini, iş tasarımı ve kişilik özelliklerinin işe yabancılaşma algılarının üzerindeki etkilerini açıklamaktır. Ayrıca hemşirelerin işe yabancılaşma durumlarının; cinsiyete, yaşa, medeni duruma, eğitim seviyesine, mesleki ünvanına, kurumda çalışma süresine, iş deneyimine ve çalıştığı kuruma göre değişip değişmediğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda birinci olarak hemşirelerin yaşadıkları iş-aile rol çatışmasının, iş tatmininin, iş tasarımının ve kişilik özelliklerinin işe yabancılaşma durumlarına olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma da örneklemi oluşturan hemşirelere, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Mottaz tarafından geliştirilen "İşe Yabancılaşma Ölçeği", Weiss ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Mineseto İş Doyum Ölçeği", Oldman ve Hackman tarafından geliştirilen "İş Tanılama Ölçeği", Carlson ve arkadaşları tarafından geliştirilen "İş-Aile Rol Çatışması Ölçeği" ve John ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul ilinde bulunan kamu ve özel hastaneler de görev yapan tüm hemşireler oluşturmaktadır. Örnek büyüklüğünün saptanmasında hastanelerin tam teşekküllü ve hemşire sayısının 200'ün üzerinde olması gibi özellikler dikkate alınmıştır. Kura usulü ile iki kamu ve bir özel hastane belirlenmiştir. Literatür verilerine göre %95 güven düzeyinde minimum örneklem 375 olarak bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 21.0 ve AMOS 23.0 programında çözümlenmiştir. Hemşirelerin işe yabancılaşma düzeylerinin cinsiyet ve çalışılan kuruma göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesinde t-testi, yaş, medeni hal, mesleki unvan, eğitim seviyesi, kurumda çalışılan süre ve mesleki deneyim süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için de tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular, hemşirelerin yaşadıkları iş-aile rol çatışmalarının, işe yabancılaşmanın güçsüzleşme ve kendine yabancılaşma boyutları üzerinde etkili olduğunu, hemşirelerin iş tasarımlarının görevin tanımı ve anlamlılığı boyutlarının, işe yabancılaşmanın kendine yabancılaşma ve güçsüzleşme boyutları üzerinde etkili olduğunu, otonominin ise işe yabancılaşmanın anlamsızlaşma boyutu üzerinde etkili olduğunu, hemşirelerin iş tatminlerinin dışsal tatmin boyutunun kendine yabancılaşma boyutu üzerinde etkili olduğunu ve hemşirelerin kişilik özelliklerinden; özellikle nevrotik kişiliğin ise işe yabancılaşmanın anlamsızlaşma boyutunda etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca araştırma sonucunda, medeni durum değişkeni hariç diğer demografik faktörlere göre işe yabancılaşma durumunda farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılaşma, İş Tasarımı, İş-Aile Rol Çatışması, Kişilik Özellikleri, İş Tatmini.
İş yaşamında algılanan örgütsel adaletin çalışanların örgütsel bağlılığına etkisi: İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bir uygulama
Örgütlerin zorlu iş yaşamında ayakta durabilmesi ve başarılarını bulunduğu pazarda devam ettirebilmesi, doğru stratejik planlamalara ve örgütüne bağlılık duyan işgörenler ile yoluna devam etmelerine bağlıdır. Örgütlerin en büyük güç kaynağı, elinde bulundurduğu iş gücüdür. İşgörenler kendilerini örgütüne ne kadar bağlı hissederse o kadar iş performanslarında artış olmaktadır. İşgörenlerin performansındaki bu artış örgüt verimini olumlu yönde etkilemektedir. İşgörenlerin örgütlerine olan bağlılığı, örgütlerin onlara karşı adaletli tutumları ile paralellik gösterdiği incelemeler sonucu ortaya konmuştur. Bu incelemeler ışığında görülmüştür ki işverenlerin ve örgüt yöneticilerinin, işgörenlerine karşı olan adaletli tutumu çalışanların bağlılığını olumlu yönde etkilemektedir. Bu durum, hem örgüte hem de çalışana pozitif yansıma yapmaktadır. Bu çalışma, bahsetmiş olduğumuz adalet algısı ile çalışanların örgütlerine olan bağlılıklarını ele almaktadır. Anlattığımız bağlılık süreçleri, çalışan ile örgüt arasındaki ilişkinin kıstaslarını detaylı bir şekilde ortaya koymuştur. Araştırmaya, İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan devlet ve özel okullarda eğitim veren 354 öğretmen dahil edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin anket cevapları algılanan adaletin olgusunun çalışanların örgütsel bağlılığına olan etkisine ışık tutmaktadır.
İşletmelerde güven, bağlılık ve vatandaşlık arasındaki ilişkide kültürün rolü: Sigorta sektöründe bir uygulama
Günümüz rekabet ortamında işletmelerin sahip oldukları insan kaynaklarının önemi giderek artmaktadır. Bu bağlamda insan kaynaklarına yapılan yatırımlar da artmakta ve bu yatırımların örgütsel performans artışı olarak geri dönmesi beklenmektedir. Performansı neredeyse bütünüyle çalışanlarına bağlı olan sigorta işletmeleri için ise bu durum ayrıca bir önem arz etmektedir. Prim bazlı ücretlendirme, kariyer adımlarının azlığı gibi sebeplerden ötürü birçok çalışan tarafından kariyer başlangıcı olarak değerlendirilen sigorta sektöründe yüksek çalışan devri bulunmakta ve bu durum çalışanlara yapılan yatırımların hedeflerine ulaşmasının önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışanların örgüte olan bağlılıklarını ve gösterdikleri performanslarını arttıracak güvene dayalı bir örgüt kültürü oluşturmak sigorta işletmeleri için hayati bir önem arz etmektedir. Bu noktadan hareketle, bu araştırmanın temel amacı işletmelerde örgütsel güven, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide örgüt kültürünün rolünü araştırmak olarak belirlenmiştir. Bu anlamda bu araştırma nicel bir araştırma olarak dizayn edilmiş olup araştırmada kullanılan değişkenler arasındaki ilişkiler istatistiksel yöntemlerle belirlenmiştir. Bu araştırmada sigorta sektörünün geneli hedef alınmış ve anket yöntemiyle araştırma yapılmıştır. Örneklem hesaplaması sonucunda 382 rakamına ulaşılmış ve yapılan anketlerin tamamı geri toplanabilmiştir. Ancak bazı anketlerin tam doldurulmamış olması sebebiyle 320 anket analize dahil edilmiştir. Analizde öncelikle ankette yer alan her bir ölçeğin betimsel istatistikleri verilmiştir. Bunu takiben işletmelerde örgütsel güven, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide örgütsel kültürün rolü öncelikle korelasyon analizi ile belirlenmiş sonrasında ise regresyon analizi ortaya konmuştur. Sonuçlar sigorta sektöründe çalışanların örgüte olan güvenlerinin yüksek seviyede olduğunu ve onların bu güvenlerinin örgütsel bağlılıkları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu olgusunu ortaya koymuştur. Ancak çalışanlar arasında yöneticilerinin kendilerine olumlu bir çalışma ortamı yaratmadıkları görüşü hakimdir ve bu durumun düzeltilmesi gerekmektedir. Araştırma kapsamında bulunan bir diğer önemli sonuç ise sigorta sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıklarının ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının yüksek olduğu ve onların örgütsel bağlılıklarının örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu olgusudur. Araştırma kapsamında örgüt kültürünün örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı etkisi bulunduğu olgusu da ortaya konmuş ve bu durumun kültürel yapı farklılığından kaynaklandığı gerçeği üzerinde durulmuştur.
İş stresinin çalışan motivasyonu üzerine etkisi ve buna yönelik bir uygulama
Günümüzde küreselleşme, artık bir gerçek olarak kabul edilmektedir. Bu kabul ediliş ile beraber iş dünyası da küreselleşmeden payını alarak rekabet içerisinde olduğu çevreyi "dünya" olarak görmeye başlamıştır. Mücadele sahası olarak tüm dünyayı kabul etmek zorunda kalan ya da daha küçük ölçekte kalıp sadece bulunduğu ülkeyi kendisine mücadele sahası seçen işletmeler ve kamu kuruluşları ekonomik dünyada var olma adına çalışanlarını en iyi şekilde motive etmek zorundadır. Bu nedenle motivasyon konusu artık iş dünyasında en önemli kavramlardan biri olarak görülmeye başlanmıştır. Ayrıca sadece motivasyon konusu değil çalışan üzerinde kimi zaman olumlu kimi zaman olumsuz etkiye sahip stres konusu da üzerinde durulması gereken elzem konulardan biri haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş motivasyonu ve iş stresi arasında nasıl bir ilişkinin var olduğunun tespit edilmesidir. Çalışmanın uygulama bölümünde stres ve motivasyon arasındaki ilişki belediye çalışanları üzerinde incelenmiştir. Tez üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada stres kavramı, stres kaynakları belirtileri ve sonuçları üzerinde durulmaktadır. Bölüm içerisinde stres ile mücadele konusu ayrı bir şekilde ele alınmıştır. Tezin ikinci aşamasında motivasyon kavramı, iş görenlerin motive edilmeleri ve motivasyon konusunda izlenecek yöntemler ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü aşaması ise, belediye çalışanları üzerinde motivasyon ve stres ilişkisine yönelik uygulamadır. Çalışmanın amacına uygun olarak, iş stresi ile motivasyon ilişkisini ölçmek için anket yöntemine başvurulmuştur. Bu çalışma için kullanılacak veriler, İstanbul Zeytinburnu Belediyesi'nde; İmar Müdürlüğü, Destek Hizmetleri Müdürlüğü, Zabıta ve Fen İşleri Müdürlüğü'nde çalışan 211 personele 100 sorudan oluşan bir anket uygulanarak elde edilmiştir. Araştırmada tüm veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Değişken tipine göre gruplar arası karşılaştırmalarda Independent T test, Anova, Kruskal Wallis Test kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkiler korelasyon ve regresyon ile incelenmiştir.
İş tatmininin örgütsel bağlılığa etkisi: Bakü Büyük Kışlak Agro şirketinde bir uygulama
Kurum yapısının iyi olması, tek başına kurumun başarılı olması için yeterli değildir. Kurumların uzun yaşayabilmeleri için, çalışanların amaçları ile kurumun amaçları uyumlu olmalıdır. Bu araştırmanın amacı, Bakü Büyük Kışlak Agro şirketinde iş tatmininin örgütsel bağlılığa etkisi belirlemektir. Anket çalışmamız 119 çalışanlar üzerinde uygulanmıştır. Araştırmamızın sonucu olarak, örgütsel bağlılığın Bakü Büyük Kışlak Agro Şirketi çalışanlarının iş tatminleri üzerinde olumlu etkisi olduğu ve örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında pozitif ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İş tatmini, Bağlılık, Örgütsel Bağlılık.
Çalışanların örgütsel adalet algılarının oluşumunda insan kaynakları uygulamalarının etkisi ve buna yönelik araştırma
Bu çalışma, çalışanların insan kaynakları uygulamalarına ilişkin adalet algısının oluşum sürecini inceleyerek, gelecekte bu konuyla ilgili yapılabilecek faaliyetlere fayda sağlamağı amaçlamaktadır. Tez çalışması 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, örgütsel adalet kavramı, boyutları, teorileri ve örgütsel adaleti etkileyen faktörler incelenmiştir. İkinci bölümde, insan kaynakları yönetimi kavramı ve insan kaynakları uygulamaları hakkında literatür taraması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, bu iki kavramın ilişkisi hakkında teorik çerçevede bilgiler verilmiştir. Tez çalışmasının sonuncu bölümünde insan kaynakları uygulamalarının, çalışanların örgütsel adalet algılarının oluşumundaki etkisine yönelik araştırma yapılmıştır. Araştırma anket yöntemiyle oluşturulmuş veriler esasında yapılmaktadır. Anket Azerbaycan'ın Bakü ilinde 3 banka, Uluslararası Azerbaycan Bankası, Rabite ve Express bankaları arasında yapılmıştır. Anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, katılımcılar hakkında demografik (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, pozisyon veya unvan, mevcut iş yerinde çalışma süresi ve toplam çalışma süresi) özelliklerin bulunduğu sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde, insan kaynakları uygulamalarına ilişkin 20 ifadeden oluşturulmuş ölçek yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise 18 ifadenin oluşturduğu örgütsel adalete ilişkin ikinci ölçek bulunmaktadır. Araştırmanın amacı, önemi ve yöntemleri hakkında bilgiler verildikten sonra SPSS 23 programında verilerin analizi yapılmaktadır. Öncelikle, demografik özelliklere ve ölçeklere ilişkin betimleyici istatistikler bulunarak tablolarda gösterilmektedir. Daha sonra her iki ölçeğin güvenirlik analizi yapılmaktadır. Sonraki aşamalar sırası ile hipotezlerin analizi ve sonuçların değerlendirilmesidir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, İnsan Kaynakları Uygulamaları ve Örgütsel Adalet Algısı ve İnsan Kaynakları Uygulamaları İlişkisi
Kurumsal liderlik tarzlarını algılamanın örgütsel bağlılık ve vatandaşlığa etkisinde çalışanların motivasyon seviyelerinin rolü ve bir araştırma
Sağlık kuruluşlarının etkililiğinde ve verimliliğinde sağlık çalışanlarının bilgisi, becerisi, yetkinliği ve etkin iletişimi kurumun başarısında en önemli kaynaktır. Bu kaynağın etkin bir şekilde yönetimi, etkili liderlik ile mümkündür. Liderlik, örgütün etkinliğini ve başarısı etkileyen önemli bir faktördür. Sağlık kuruluşlarında örgütsel verimlilik ve performansın artmasını sağlayan faktörlerden bazıları çalışan motivasyonu, örgütsel bağlılık ve vatandaşlık davranışlarıdır. Bu tutum ve davranışların çalışanların kurumsal liderlik tarzlarını algılaması ile etkili ve ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmada algılanan kurumsal liderlik tarzlarının çalışanların örgütsel bağlılık ve vatandaşlık davranışları üzerindeki etkisinde motivasyon seviyelerinin aracılık rolünün bulunup bulunmadığı ortaya konması amaçlanmıştır. Motivasyon hedefe odaklı davranışın oluşması için enerji verme ve harekete geçirme eylemini yönlendiren bir süreçtir. Bu araştırma, çalışanların algılanan kurumsal liderlik tarzlarına göre örgütsel bağlılık ve vatandaşlık davranışlarına etkisinde motivasyon seviyelerinin ara değişken rolü olabileceği varsayımına dayanmaktadır. Bu bağlamda algılanan liderlik tarzlarının örgütsel bağlılık ve vatandaşlığa etkisinde motivasyon seviyelerinin aracılık rolünü araştırmaktır. Bu araştırma verileri anket yöntemi ile toplanmıştır. İstanbul'da bulunan özel hastanelerde 420 sağlık çalışanına uygulanan araştırmanın sonucunda, çalışanların algıladıkları liderlik tarzının örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Çalışanların motivasyon seviyelerinin algılanan liderlik tarzının örgütsel bağlılık üzerinde kısmen moderatör rolü bulunmaktadır. Algılanan liderlik tarzının örgütsel vatandaşlık üzerindeki etkisinde motivasyon seviyelerinin ara değişken rolü olmadığı saptanmıştır. Ayrıca çalışanların dönüşümcü, etkileşimci ve babacan liderlik tarzları algısının örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, serbest liderlik tarzının ise örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeylerini olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Örgütsel bağlılığın vatandaşlık davranışı üzerinde etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Liderlik Tarzı, Örgütsel Vatandaşlık, Örgütsel Bağlılık, Motivasyon
Örgütsel adalet, güven, bağlılık ve vatandaşlığın çalışanların performansına etkisi ve buna yönelik bir uygulama: Esenyurt belediyesi örneği
Bilgi toplumuna geçiş süreci ile birlikte önemi giderek artan ve günümüzde bir işletme ya da örgütün en önemli bileşeni haline gelen beşerî sermaye, yönetim sürecinde pek çok bilişsel özellikleri de bünyesinde barındırması açısından kapsamlı bir alan teşkil etmektedir. Örgütsel anlamda işletme yönetiminde değinilen örgütsel adalet, örgütsel güven, bağlılık ve vatandaşlık gibi kavramların günümüzde çalışanların performansları üzerinde etkili olduğu üzerine pek çok araştırma mevcuttur. Öte yandan günümüzde işletme yönetimine benzer şekilde örgütlenmeye başlayan kamu kurumlarında bu değişkenleri bir arada ve kümülatif bir biçimde değerlendiren yeterli çalışma mevcut değildir. Bu nedenle araştırmada, çalışanların performansları üzerinde örgütsel adalet, güven, bağlılık ve vatandaşlığın etkisinin incelenmesi ve ampirik olarak ortaya koyulması amaçlanmıştır. Araştırmada bu bağlamda, İstanbul ili Esenyurt ilçesinde 2017-2018 yılında Belediyenin çeşitli kadrolarında görevli (n=446) çalışan üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre örgütsel adalet ve örgütsel güven işgören performansı üzerinde doğrudan etkili olmayıp, örgütsel adalet ve örgütsel güven arasında, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık arasında ise istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık ile işgören performansı arasında da istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Buradan hareketle yapısal eşitlik modellemesi sonuçlarına göre örgütsel adalet güveni, örgütsel güven bağlılığı ve vatandaşlığı getirmekte, bu durum ise işgören performansını olumlu yönde etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel adalet, örgütsel bağlılık, örgütsel güven, örgütsel vatandaşlık, çalışan performansı, belediye, kamu kurumu.