Theses supervised by Prof. Dr. Sermin Timur Taşhan

18 theses · İnönü University

DoctorateOpen AccessTR

Whatsapp temelli eğitim ve danışmanlığın emzirme öz yeterliliği beden memnuniyeti ve kilo retansiyonuna etkisi

Amaç: Araştırma, WhatsApp temelli eğitim ve danışmanlığın annelerin emzirme öz yeterliliği, beden memnuniyeti, sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve kilo retansiyonu üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla gerçekleşmiştir. Materyal ve Metot: Araştırma, ön test-son test-izlem test deseninde randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Siirt il merkezinde bulunan dört ASM'ye kayıtlı doğum sonu ilk bir haftalık dönemde bulunan anneler oluşturmuştur. Deney grubundaki annelere verilen eğitim ve danışmanlık WhatsApp üzerinden, eğitim videoları ile sekiz hafta boyunca verilmiştir. Veriler; Katılımcı Tanıtım Formu, EÖYÖ, BMÖ ve SYBDÖ kullanılarak doğum sonrası ilk hafta yüz yüze, üçüncü ve altıncı aylarda ise Google Forms aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular: Araştırmada deney grubundaki annelerin EÖYÖ ve BMÖ ön test, son test ve izlem test puan ortalamalarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). SYBDÖ toplam puanı ve alt boyutları olan sağlık sorumluluğu, fiziksel aktivite ve beslenme puan ortalamaları deney grubunda kontrol grubuna göre anlamlı biçimde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Kilo retansiyonu açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Sonuç: Annelere WhatsApp temelli verilen eğitim ve danışmanlığın annelerin emzirme öz yeterliliğini, beden memnuniyetini ve sağlıklı yaşam davranışlarını olumlu yönde geliştirdiği saptanmıştır. Ancak kilo retansiyonu üzerinde etkisi görülmemiştir.

Figen Bilgin
İnönü University · Institute of Health Sciences
2026
00
DoctorateOpen AccessTR

Adölesanlara verilen web tabanlı cinsel eğitim ve danışmanlığın cinsel eğitime yönelik tutum ve bilgi düzeyine etkisi

Amaç: Araştırma, adölesanlara verilen web tabanlı cinsel eğitim ve danışmanlığın cinsel eğitime yönelik tutum ve bilgi düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve metot: Araştırma ön test son test randomize kontrollü deneme modeli olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Siirt il merkezindeki iki devlet lisesinin 11. sınıfında öğrenim gören adölesanlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini dahil edilme kriterlerini sağlayan 191 adölesan oluşturmuştur. Araştırmada veriler Aralık 2024- Haziran 2025 tarihleri arasında Kişisel Bilgi Formu, CEYTÖ ve CSBT kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada deney grubundaki adölesanlara araştırma için oluşturulan web sitesi üzerinden 8 hafta süren video temelli cinsel eğitim ve danışmanlık verilmiştir. Araştırmada deney ve kontrol grubundaki adölesanlara ön test veri toplama formları uygulandıktan 8 hafta sonra CSBT son testi, 12 hafta sonra CEYTÖ son test uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmada deney grubundaki adölesanların CEYTÖ son test puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuş olup deney grubundaki adölesanların cinsel eğitime yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.001). Ayrıca CEYTÖ'nün cinsel sağlığa ilişkin görüşler ve cinsel eğitimin yararlarına ilişkin görüşler alt boyutlarının puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur (p=0.001). Araştırmada son testte deney grubundaki adölesanların CSBT puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuş olup cinsel sağlık bilgi düzeyinin arttığı saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Araştırmada cinsel eğitim ve danışmanlığın adölesanların cinsel eğitime yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirdiği ve cinsel sağlık bilgi düzeyini artırdığı saptanmıştır.

Muhammed Burak Bilgin
İnönü University · Institute of Health Sciences
2026
00
DoctorateOpen AccessTR

Postmenopozal dönemdeki kadınlara uygulanan bilinçli farkındalık stres azaltma programının menopozal yakınmalar ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Amaç: Araştırma postmenopozal dönemdeki kadınlara uygulanan bilinçli farkındalık stres azaltma programının menopozal yakınmalara ve yaşam kalitesine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma yarı deneyseldir. Araştırma evreni 2626 kadın, örneklemini de 55 deney ve 63 kontrol grubu olmak üzere toplam 160 kadın oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubundaki kadınların verilerinin elde edilmesinde Kişisel Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), Menopoz Semptomları Değerlendirme Ölçeği (MSDÖ) ve Menopoza Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği (MÖYKÖ) uygulanmıştır. Deney grubundaki kadınlara 8 haftalık Bilinçli Farkındalık Stres Azaltma Programı uygulanmıştır. Araştırmaya katılan deney grubunda ki kadınlara ön testten 8 hafta sonra Menopozal Yakınmaları İçin Bilinçli Farkındalık Stres Azaltma Programı Kitapçığı dağıtılmıştır. Ön testten 8 ve 16 hafta sonra deney grubu ve kontrol grubundaki kadınlara BİFÖ, MSDÖ ve MÖYKÖ uygulanmıştır. Verileri değerlendirmek için tanımlayıcı istatistik, bağımsız gruplarda t-testi, ki-kare testi, ANOVA, Mauchly's testi ve Cronbach Alpha analizi kullanılmıştır. Bulgular: Deney ve kontrol grubundaki kadınların ara test ve son testte MSDÖ psikolojik şikâyetler alt boyutu ve toplam puanı arasında önemli farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Ara testte MÖYKÖ vazomotor, psikososyal ve cinsel alan alt boyutları ile ölçek toplam puanında deney ve kontrol grubu arasında önemli farklılık bulunmuştur (p<0.05). Deney ve kontrol grubundaki kadınların son testte MÖYKÖ vazomotor alan, psikososyal alan, fiziksel alan alt boyutları ve ölçek toplam puanında deney ve kontrol grubu arasında önemli farklılık saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Kadınlara uygulanan BFSAP postmenopozal dönemde kadınlarda görülen menopozal semptomları azaltmış ve yaşam kalitesini artırmıştır. Anahtar kelimeler: Postmenopoz; Bilinçli Farkındalık Stres Azaltma Programı; Menopozal Semptomlar Değerlendirme Ölçeği; Menopoza Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği.

Belirti ve semptomlarBilinçli farkındalıkFarkındalık+6
Nurdilan Şener
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin namus algısı ile sosyal ağ kullanımı arasındaki ilişki

Amaç: Araştırma üniversite öğrencilerinin namus algısı ile sosyal ağ kullanımı arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ilişkisel türde yapılmıştır. Araştırmanın evreni Muş Alparslan Üniversitesine bağlı fakülte ve yüksekokullarda öğrenim gören 5021 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, güç analizi ile belirlenen 1628 öğrenci olarak belirlenmiştir. Araştırmada veriler Katılımcı Tanıtım Formu, Kadına İlişkin "Namus" Anlayışı Tutum Ölçeği (KİNATÖ) ve Sosyal Ağları Kullanım Amaçları Ölçeği (SAKAÖ) kullanılarak araştırmacı tarafından toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), tukey HSD testi, pearson kolerasyon analizi ve Cronbach Alfa güvenirlik analizi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin sosyal ağları yoğun olarak "iletişim kurmak" amaçlı kullandıkları ve bekâr öğrencilerin evli öğrencilere göre SAKAÖ puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Araştırmada yaşları 23 ve üstü olan öğrencilerin 19 ve altı olan öğrencilere göre, kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre, bekârların evlilere göre, gelir düzeyini orta olarak ifade edenlerin yüksek olarak ifade edenlere göre, anne-baba eğitim düzeyi yüksek olanların düşük olanlara göre ve partneri olanların olmayanlara göre KİNATÖ toplam puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Araştırmada KİNATÖ alt boyutları olan geleneksel namus anlayışı ve eşitlikçi yaklaşım ile SAKAÖ alt boyutları olan araştırma, işbirliği, iletişim kurma, iletişimi sürdürme, içerik paylaşma ve eğlence arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Sosyal ağların araştırma, işbirliği, iletişim kurma, iletişimi sürdürme, içerik paylaşma ve eğlence amaçlı kullanımlarının artması ile bireylerin daha eşitlikçi bir yaklaşıma ve geleneksel namus anlayışından daha uzak bir tutuma sahip oldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Üniversite öğrencileri, Namus algısı, Sosyal Ağları Kullanım Amaçları Ölçeği, Kadına İlişkin "Namus" Anlayışı Tutum Ölçeği.

AlgıNamusSosyal ağlar+3
Leyla Ertekin Taştan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelikte huzursuz bacak sendromunun görülme sıklığı, vitamin ve mineral kullanımı ile ilişkisi

Gebelikte Huzursuz Bacak Sendromunun Görülme Sıklığı, Vitamin ve Mineral Kullanımı ile İlişkisi Amaç: Bu araştırma gebelikte huzursuz bacak sendromunun görülme sıklığı, vitamin ve mineral kullanımı ile ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma kesitsel tiptedir. Araştırmanın evrenini Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum polikliniklerine başvuran gebe kadınlar oluşturmuştur. Örneklemi ise Huzursuz Bacak Sendromu (HBS) görülme sıklığı %19-26 alınarak yapılan güç analizine göre 0.05 etki büyüklüğünde ve 0.05 yanılgı düzeyi ile belirlenen % 95 güven aralığında 0.95 oranla evreni temsil gücüne sahip 612 gebe oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında "Gebe Tanıtıcı Bilgi Formu", "HBS Tanı Kriterleri anket formu" ve "HBS Şiddet Değerlendirme Skalası" kullanılmıştır. Veriler Eylül 2020-Aralık 2020 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 istatistik programı üzerinde, frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, Bağımsız gruplarda t testi, Ki-Kare testi ve Cronbach's alpha kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmada gebelerin yaş ortalaması 26.64±5.37, gebelik haftaları ortalaması 24.83±11.67'dir. Gebelerin yaklaşık sekizde birinin HBS semptomuna sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmada HBS olan gebelerin %19.8'i orta, %69.1'i şiddetli, %11.1'i ise çok şiddetli düzeyde HBS semptomu yaşadığı saptanmıştır. Gebelerin gelir durumu azaldıkça, gebelik haftası arttıkça, kahve tüketimi arttıkça, gebelikte kazanılan kilo arttıkça, haftalık egzersiz sayısı azaldıkça HBS semptomu daha fazla görülmüştür (p<0.05). Araştırmada magnezyum, multivitamin, folik asit ve D vitamini kullanan gebelerde HBS'nin daha az görüldüğü saptanmıştır (p<0.05) Sonuç: Gebelikte HBS'nin önemli bir sağlık problemi olduğu ve magnezyum, multivitamin, folik asit ve D vitamini kullanımının HBS görülme sıklığını azalttığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Gebelik, Huzursuz Bacak Sendromu, Vitamin ve Mineral Kullanımı

GebelikHuzursuz bacak sendromuMineraller+2
Figen Bilgin
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Gebelikte web tabanlı transteoretik modele göre verilen sigara bırakma müdahalesinin doğum sonu sigara relapsına etkisi

Amaç: Gebelikte web tabanlı transteoretik modele göre verilen sigara bırakma müdahalesinin doğum sonu sigara relapsına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma ön test- son test kontrol gruplu deneme modeli olarak yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 34 deney ve 36 kontrol grubu olmak üzere toplam 70 kadın oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Katılımcı Tanıtım Formu", "Fagerström Nikotin Bağımlılığı Testi" (FNBT), "Değişim Aşamalarının Sınıflandırılması Ölçeği" (DASÖ), "Davranış Değiştirme Süreci Ölçeği" (DDSÖ), "Öz-Etkililik Ölçeği/Teşvik Eden Faktörler Ölçeği" (ÖEÖ/TEFÖ) ve "Karar Denge Ölçeği" (KDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Deney grubundaki kadınlara gebelik döneminde transteoretik modele göre sigara bırakma müdahalesinde bulunulmuştur. Kontrol grubundaki kadınlara ise hiçbir uygulama yapılmamıştır. Doğum sonu 4. haftada her iki gruba son test veri toplama formları uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik, ki-kare testi, paired sample t-testi, independent samples t-test ve Cronbach Alpha analizi kullanılmıştır. Bulgular: Deney grubundaki kadınların kontrol grubuna göre DASÖ değişim aşamalarının olumlu yönde ilerlediği, FNBT puan ortalamalarının düştüğü, DDSÖ, ÖEÖ ve KDÖ puan ortalamalarının yükseldiği, TEFÖ puan ortalamasının düştüğü saptanmıştır (p<0.05). Deney grubundaki kadınların kontrol grubuna göre doğum sonu daha az sigara kullandığı ve sigara relapsı yaşadığı belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Kadınlara gebelikte web tabanlı transteoretik modele göre verilen sigara bırakma müdahalesinin doğum sonu sigara relapsını azalttığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Gebelik, Hemşirelik, Sigara Relapsı, Transteoretik Model, Web Tabanlı Müdahele.

HemşirelikSigara içmeSigarayı bırakma+2
Semra Yılmaz
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversiteli kız öğrencilerin çevrim içi cinsel şiddet deneyimleri ve baş etme yöntemlerinin belirlenmesi

Amaç: Araştırmada, üniversiteli kız öğrencilerin çevrim içi cinsel şiddet deneyimleri ve baş etme yöntemlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve metot: Çalışma, tanımlayıcı ilişkisel türdedir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki üniversitelerin ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim gören 3.897.140 kız öğrenci, örneklemini ise kartopu örnekleme yöntemi ile toplanan 604 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler Google Form üzerinden, Katılımcı Tanıtım Formu ve SZBÇÖ ile toplanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, çarpıklık ve basıklık katsayıları, Tek yönlü varyans, Kruskall Wallis, Mann-Whitney U, Ki-kare analizi, Kolmogorov-Smirnov ve Student t testi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada öğrencilerin sosyal ağları daha çok film izleme/müzik dinleme amaçlı kullandıkları ve dörtte birinin çevrim içi cinsel şiddeti deneyimlediği saptanmıştır. Öğrencilerin en çok maruz kaldığı çevrim içi cinsel şiddet deneyimi "Rahatsız edecek şekilde cinsel içerikli mesaj/e-mail/fotoğraf/video alma" ve "Numara gizlenerek aranıp, rahatsız edici müstehcen sesler çıkarılma" dır. Çevrim içi cinsel şiddetin en çok uygulandığı platformun Instagram olduğu ve çoğunlukla yabancı kişilerce uygulandığı saptanmıştır. Çevrim içi cinsel şiddete maruz kalan öğrencilerin SZBÇÖ puanları değerlendirildiğinde Sosyal Destek ve Yardım Arama alt boyut puanlarının ortalamanın altında Mücadele Etme ve Çevrim İçi Güvenlik alt boyut puanlarının ise ortalamanın üstünde olduğu görülmüştür. Ayrıca çevrim içi cinsel şiddet uygulayan kişinin yaşını bilmeyen öğrencilerin sosyal destek arama puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Araştırmada kız öğrencilerin çevrim içi cinsel şiddete maruz kalma oranlarının yüksek olduğu, şiddete daha çok bilinmeyen kişiler tarafından uğradığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin baş etme yöntemi olarak sosyal destek arama ve yardım arama eğilimlerinin az, mücadele etme ve çevrim içi güvenlik eğilimlerinin yüksek olduğu saptanmıştır.

Başa çıkmaCinsel şiddetKız öğrenciler+4
Özen Kan Şıkoğlu
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan olan ve olmayan gebelerin gebelik semptomlarının ve anksiyetelerinin karşılaştırılması

Amaç: Araştırma adölesan olan ve olmayan gebelerin gebelik semptomlarının ve anksiyetelerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Materyal ve metot: Araştırma tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi kadın doğum polikliniklerine 01 Haziran- 31 Ağustos 2021 tarihleri arasında başvuran gebeler oluşturmuştur. Örneklemi yapılan güç analizine göre 0.35 etki büyüklüğünde, %80 güç ve 0.05 anlamlılık düzeyinde evreni temsil etme gücüne sahip 130 adölesan ve 130 adölesan olmayan gebe oluşturmuştur. Veriler aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplarda t testi, Mann-Whitney, Ki-Kare, yüzdelik dağılım, Pearson ve Spearman korelasyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmada yetişkin gebelerin yaş ve ilk gebelik yaş ortalaması, üniversite mezunu olma durumu, gebelik kilosu, gebelik ve yaşayan çocuk sayısı, düşük ve kürtaj olma durumu adölesan gebelere göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Adölesan gebelerde ise çalışma oranının yetişkin gebelere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.001). Araştırmada adölesan gebelerin GAÖ-R2 toplam ve alt boyutları, gebelik semptomları sıklığı ve günlük aktiviteleri sınırlama puan ortalamalarının yetişkin gebelere göre anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca araştırmada adölesan gebelerde GAÖ-R2 toplam ve alt boyutları ile gebelikte yaşadıkları semptomların sıklığı ve semptomların günlük aktiviteleri sınırlama durumu arasında pozitif yönde önemli ilişki olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Araştırmada yaşın gebelikte gebelik semptomları ve anksiyeteyi etkileyen önemli bir faktör olduğu ve adölesan gebelerde gebelik semptomlarının sıklığı ve günlük aktiviteleri sınırlama durumunun yetişkin gebelere göre daha fazla olduğu, bu durumun da adölesan gebelerde gebelik anksiyetesini arttırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Adölesan gebelik, Anksiyete, Gebelik, Gebelik semptomları

AnksiyeteBelirti ve semptomlarErgenler+1
Münteha Kevser Solak
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
21
DoctorateOpen AccessTR

Premenstrual sendrom ile baş etmeye yönelik uygulanan akupresur ve mindfulness'ın premenstrual semptomlar ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Amaç: Araştırma, premenstrual sendrom ile baş etmeye yönelik uygulanan akupresur ve mindfulness uygulamasının premenstrual semptomlar ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma, randomize kontrollü deneme modeli olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 87 akupresur, 88 mindfulness ve 86 kontrol grubu olmak üzere toplam 261 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler Katılımcı Bilgi Formu, Premenstrual Sendrom Ölçeği (PMSÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (DSÖYKÖ-KF) ile toplanmıştır. Araştırmada akupresur grubuna haftada iki gün 12 hafta boyunca toplam 24 defa akupresur uygulamaları istenilmiştir. Mindfulness grubuna ise 3 siklus boyunca mindfulness uygulamaları istenmiştir. Deney gruplarındaki öğrencilere 3 siklus akupresur ve mindfulness uygulamalarından sonra 3 siklus boyunca uygulamaları bırakmaları istenmiştir. Deney ve kontrol gruplarına ön testten 12 ve 24 hafta sonra PMSÖ ve DSÖYKÖ-KF tekrar uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmada akupresur ve mindfulness grubundaki öğrencilerin ara test ve son test PMSÖ ölçeği puan ortalamaları kontrol grubuna göre düşük çıkmıştır (p<0.05). Araştırmada deney gruplarındaki öğrencilerin DSÖYKÖ-KF ölçeğinin bedensel, ruhsal ve çevresel alan alt boyut puan ortalamaları kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). Bunun yanı sıra mindfulness uygulamasının öğrencilerin DSÖYKÖ-KF ruhsal alan alt boyutunu ara test ve son testte çevresel alan alt boyutunu ise ara testte düşürdüğü saptanmıştır. Sonuç: Araştırmada öğrencilerin PMS yakınmalarını azaltmada ve yaşam kalitelerini artırmada akupresur ve mindfulness uygulamalarının etkili olduğu ancak birbirlerine üstünlüklerinin olmadığı saptanmıştır. Ayrıca akupresur ve mindfulness'in uygulama bittikten sonraki 3 siklus PMS semptomları üzerine olumlu etkisinin devam ettiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Akupresur, Hemşirelik, Mindfulness, Premenstrual Sendrom, Yaşam Kalitesi.

AkupresürBelirti ve semptomlarBilinçli farkındalık+2
Simge Öztürk
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelikte üriner inkontinans ve yaşam kalitesini etkileyen faktörler

Gebelikte Üriner İnkontinans ve Yaşam Kalitesini Etkileyen Faktörler Amaç: Araştırma gebelikte üriner inkotinans ve yaşam kalitesini etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır Gazi Yaşargil EAH Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi kampüsünde kadın doğum polikliniklerine 10 Temmuz-31 Aralık 2017 tarihleri arasında başvuran, gebelik haftası 30 hafta ve üzerinde olan gebeler oluşturmuştur. Örneklemi ise; yapılan güç analizine göre 0.05 yanılgı düzeyinde, %95 güven aralığında, 0.3 etki büyüklüğünde, evreni temsil etme gücüne sahip 523 gebe oluşturmuştur. Veriler standart sapma, aritmetik ortalama, ANOVA, bağımsız gruplarda t testi, Tukey HSD ve pearson korelasyon analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmada gebelerin yarısından fazlasında Üİ olduğu saptanmıştır. Araştırmada gebelikte alt üriner yol semptomları ile yaş, eğitim düzeyi, gebelik sayısı, gebelik haftası, ilk doğum yaşı, doğum şekli, vajinal doğum sayısı, küretaj, 24 saatten uzun doğum eylemi, epizyotomi ve enstrümental doğum öyküsü, konstipasyon, gebelikten önceki ve gebelikteki BKİ, gebelikte sigara kullanımı, gebelikten önce ve gebelikte kafeinli içecek tüketimi arasında önemli ilişki saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca BKAÜYSÖ tüm alt boyutları ile ÜİYKÖ tüm alt boyutları ve toplam puanı arasında negatif yönde önemli ilişki saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Araştırmada gebelerin yarısından fazlasının Üİ yaşadığı belirlenmiştir. Sosyodemografik ve obstetrik özellikler ile alt üriner yol semptomları arasında önemli ilişki olduğu ve gebelikte Üİ arttıkça yaşam kalitesinin azaldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Gebelik, üriner inkontinans, yaşam kalitesi, hemşirelik

GebelikHemşirelikYaşam kalitesi+1
Ceylan Güzel İnal
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Postpartum dönemde yoganın psikolojik gelişim ve yaşam kalitesine etkisi

Amaç: Araştırma; postpartum dönemde yoganın psikolojik gelişim ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla ön test- son test kontrol gruplu deneme modeli olarak yapılmıştır. Materyal Metod: Araştırmanın evreni; Malatya İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı dokuz Aile Sağlığı Merkezi'nin (ASM) hizmet verdiği bölgede 19.10.2017 – 24.01.2019 tarihleri arasında 2-6 ay aralığında bebeğe sahip, ilk kez anne olan, 252 kadın oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem büyüklüğünü araştırmaya alınma kriterlerine uyan 80 deney, 80 kontrol grubu olmak üzere toplam 160 kadın oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubuna ön test olarak Kişisel Bilgi Formu, TSBE ve SF-36 ASM'de uygulanmıştır. Ön testten 10 hafta sonra TSBE ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği son test olarak kadınların kendi evlerinde uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, ortalama, bağımsız gruplarda t testi ve ki-kare analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada deney ve kontrol grubu kadınların ön test TSBE toplam ve SF-36 puan ortalamaları arasında farklılık saptanmamıştır (p>0.05) Girişim sonrası TSBE toplam ve alt boyut puan ortalamaları deney grubunun kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.001). Deney grubunun girişim sonrası SF-36 alt boyutlarından mental rol alt boyutu dışındaki tüm alt boyutlarda puan ortalamalarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç ve Öneri: Araştırmada postpartum dönemdeki kadınlarda yoganın psikolojik gelişimi ve yaşam kalitesini arttırdığı saptanmıştır. Alternatif bir yöntem olan yoganın doğum sonu dönemde hemşirelik bakımında tercih edilebileceği ve hemşirelerin kadınlara yoga konusunda rehberlik ve danışmanlık yapabilecekleri düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Postpartum dönem, psikolojik gelişim, yoga, yaşam kalitesi, hemşirelik

HemşirelikHemşirelik bakımıPostpartum dönem+5
Hacer Ünver
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerin sosyal paylaşım sitelerini kullanma durumları ile sosyal destek ve depresif semptomlar arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Araştırma gebelerin sosyal paylaşım sitelerini kullanma durumu ile sosyal destek ve depresif semptomlar arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi gebe polikliniklerine 23 Ağustos-30 Kasım 2018 tarihleri arasında başvuran, gebelik haftası 16 ve üzerinde olan gebeler oluşturmuştur. Örneklemi, araştırmaya alım kriterlerine uyan, yapılan güç analizine göre 0.05 etki büyüklüğünde ve 0.05 yanılgı düzeyi ile belirlenen % 95 güven aralığında, 0.95 oranla evreni temsil gücüne sahip 819 gebe oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından literatürden yararlanılarak oluşturulan Katılımcı Tanıtım Formu, Çok Yönlü Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇASDÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Veriler hafta içi belirtilen hastanenin gebe polikliniklerinde araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde; yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplarda t testi, Ki-Kare ve Cronbach's Alpha güvenirlik analiz testi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada gebelerin dörtte üçünün sosyal paylaşım sitelerini kullandığı, ÇASDÖ puan ortalamalarına göre en fazla eş ve aileden sosyal destek aldıkları bulunmuştur. Araştırmada gebelerin yarısından fazlasının sosyal paylaşım sitelerini gün içinde 1-4 kez kullandığı ve yaklaşık 1-2 saat harcadıkları saptanmıştır. Araştırmada her üç gebeden birinde depresif semptom saptanmıştır. Araştırmada gebelerin aile, arkadaş ve eşten aldığı sosyal destek azaldıkça depresif semptom görülme durumunun arttığı (p<0.01) ve sosyal paylaşım sitelerini kullanmayan gebelerde daha fazla depresif semptom olduğu saptanmıştır (p<0.01). Sonuç: Araştırmada sosyal paylaşım sitelerini kullanan gebelerin kullanmayanlara göre eş ve aileden daha çok sosyal destek aldığı, sosyal paylaşım sitelerini kullanmayan gebelerde daha fazla depresif semptom görüldüğü saptanmıştır. Araştırma sonucuna göre gebelerin depresif semptomlarının azaltılması için sosyal destek kullanımlarının desteklenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Gebelik, sosyal paylaşım siteleri, sosyal destek, depresyon

Belirti ve semptomlarDepresif bozuklukDepresyon+3
Mine Akben
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğum sonu dönemde bebek ve emzirmeye yönelik geleneksel uygulamalarla sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişki

Amaç: Araştırma doğum sonu dönemde bebek ve emzirmeye yönelik geleneksel uygulamalar ile sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma ilişki arayıcı tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 31 Mart 2018 - 2 Haziran 2019 tarihleri arasında Sıtmapınarı ve Sıtmapınarı 1 nolu Aile Sağlığı Merkezleri'ne başvuran, doğum sonu ilk altı aylık dönemde olan 410 kadınlar oluşturmuştur. Örneklem, yapılan güç analizine göre 0.05 etki büyüklüğünde ve %5 yanılgı düzeyi ile belirlenen %95 güven aralığında %98 oranla evreni temsil gücüne sahip 410 kadın oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Katılımcı Bilgilendirme Formu ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama ve bağımsız gruplarda t testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmada kadınların tamamına yakınının bebek bakımına yönelik ve %83'ünün emzirmeye ilişkin geleneksel yöntem uyguladığı saptanmıştır. Araştırmada kadınların en fazla sınırlı sağlık okuryazarlığı düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Geleneksel yöntem uygulayan kadınların uyguladıkları geleneksel yönteme verdikleri önemin en fazla " hiç önemli değil " şeklinde ifade ettikleri saptanmıştır. Araştırmada Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği toplam ve alt boyut puan ortalamaları ile bebeğe ya da emzirmeye yönelik geleneksel yöntem uygulama arasındaki istatiksel farkın anlamlı olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Sonuç: Araştırmamızda kadınların bebek bakımı ve emzirmeye yönelik çok fazla geleneksel yöntem uyguladığı ancak uyguladıkları geleneksel yöntemleri çoğunlukla hiç önemli değil olarak yorumladıkları görülmüştür. Araştırmada kadınların sağlık okuryazarlığı düzeyi ile bebeğe ya da emzirmeye yönelik geleneksel yöntem uygulama arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Anahtar kelimeler: Doğum sonu dönem, geleneksel uygulama, sağlık okuryazarlığı, bebek bakımı, emzirme, hemşirelik

Bebek bakımıBebek beslenmesiBebekler+4
Simge Öztürk
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Prenatal izlemin doğum sonu dönem anne ve yenidoğan sağlığı sonuçlarına etkisi

Amaç: Araştırma prenatal izlemin doğum sonu dönem anne ve yenidoğan sağlığı sonuçları üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma kesitsel türde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Bingöl il sınırları içerisinde bulunan Karlıova, Genç ve Kültür Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) kayıtlı anneler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini yapılan güç analizine göre 300 anne oluşturmuştur. Veriler 11 Ekim- 15 Kasım 2019 tarihleri arasında doğum sonrası ilk 1 hafta içerisinde bulunan ve çeşitli nedenler ile ASM'lere başvuran annelerden toplanmıştır. Veriler 'Anket Formu' kullanılarak, yüz yüze görüşme yöntemi ile araştırmacı tarafından toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde, tanımlayıcı analizler, aritmetik ortalama, bağımsız gruplarda t testi, pearson korelasyon analizleri ve Ki kare testleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada annelerin tamamı gebelikleri süresince en az bir defa, tamama yakını ise dört ve üzerinde prenatal bakım hizmeti almıştır. Araştırmada annelerin doğum öncesi dönemde ortalama prenatal izlem sayısı 8.23 ±3.19 olup, yaklaşık olarak her on anneden dokuzunun nicel olarak yeterli ve nitel olarak iyi düzeyde prenatal bakım aldıkları saptanmıştır. Annelerin doğum sonu en fazla yaşadıkları sorunların, halsizlik-yorgunluk, sırt ağrısı, baş ağrısı, meme problemleri olduğu saptanmıştır. Annelerin yaklaşık beşte dördü 4 ve üzerinde doğum sonu sorun ya da komplikasyon yaşadığını belirtmiştir. Araştırmada prenatal bakımın niceliği ile doğum sonu maternal ve fetal sağlık sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç: Araştırmada annelerin prenatal bakım alma oranları çok yüksek olup alınan prenatal bakım hizmetinin niceliğinin ve niteliğinin çoğunlukla yeterli ve iyi olduğu saptanmıştır. Araştırmada prenatal bakım hizmetinin niceliğinin doğum sonu dönem anne ve yenidoğan sağlık sonuçları üzerine etkisinin olmadığı saptanmıştır. Bu bağlamda ulusal düzeyde daha kapsamlı araştırmalar yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Anne sağlık sonuçları, doğum sonu dönem, prenatal izlem, yenidoğan sağlık sonuçları

Ana-çocuk sağlığıAnnelerBebekler+2
Derya Bingöl
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Verilen beslenme eğitiminin annelerin beslenme örüntüsü, anne sütü ve yenidoğan bağırsak mikrobiyotası üzerine etkisi

Amaç: Araştırma, verilen beslenme eğitiminin annelerin beslenme örüntüsü, anne sütü ve yenidoğan bağırsak mikrobiyotası üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma non-randomize kontrollü deneysel bir çalışma olarak yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, vajinal doğum yapan, bebeğini emziren ve en geç doğum sonu ikinci günde olan anne ve bebekleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini, 57' si deney ve 63' ü kontrol olmak üzere toplam 120 anne ve bebeği oluşturmuştur. Araştırmada 15 anne ve bebeğinden oluşan bir alt örneklem grubu seçilerek 45 anne sütü ve 45 gayta örneğinin mikrobiyotası incelenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki annelere hastanede ön test olarak Katılımcı Tanıtım Formu, BTSKF uygulanmış ve anne sütü ile yenidoğanın gayta örnekleri alınmıştır. Daha sonra deney grubundaki annelere beslenme eğitimi verilmiş, eğitimden 1 ve 3 ay sonra BTSKF tekrar doldurulmuş ve anne sütü ile yenidoğanın gayta örnekleri araştırmacı tarafından tekrar toplanmıştır. Bulgular: Araştırmada deney grubundaki annelerin ara testte et ve sebze grubu besinleri, son testte ise et, sebze ve tahıl grubu besinleri kontrol grubuna göre daha fazla tükettiği saptanmıştır (p<0.05). Araştırmada beslenme eğitiminin deney ve kontrol grubuna ait anne sütü ve bebek gayta örneklerinin mikrobiyota profilleri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı saptanmıştır (p>0.05). Sonuç: Araştırmada doğum sonu dönemde verilen beslenme eğitiminin annelerin beslenme örüntüsünü olumlu yönde etkilediği, anne sütü ve yenidoğan gayta örneklerinin mikrobiyota profili üzerinde etkisinin olmadığı bulunmuştur.

Anne sütüAnnelerBağırsaklar+7
Gülçin Nacar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğum sonu dönemde whatsapp temelli ve yüz yüze verilen eğitim ve danışmanlığın kadınların yaşam kalitesi ve geleneksel uygulamaları üzerine etkisi

Amaç: Araştırma, doğum sonu dönemde WhatsApp temelli ve yüz yüze verilen eğitim ve danışmanlığın kadınların yaşam kalitesi ve geleneksel uygulamaları üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve metot: Araştırma, randomize kontrollü deneme modeli olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 44 WhatsApp, 44 yüz yüze ve 45 kontrol grubu olmak üzere toplam 133 kadın oluşturmuştur. Araştırmada veriler, Katılımcı Tanıtım Formu ve DSÖYKÖ-KF kullanılarak toplanmıştır. Kadınlara eğitimler doğum sonu 2 ay süresince verilmiştir. Eğitimler WhatsApp grubuna videolar ile gönderilmiş yüz yüze grubuna ise yüz yüze eğitim şeklinde verilmiştir. Araştırmanın verileri doğum sonu 12-24 saat içerisinde, 2. ayda ve 6. ayda toplanmıştır. Bulgular: Araştırmada kadınların emzirme ve beslenmeye yönelik geleneksel uygulamaları son testte WhatsApp ve yüz yüze grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Tekrar testte ise sadece yüz yüze grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı ilişki saptanmış ve yüz yüze grubunun daha az geleneksel uygulama yaptığı görülmüştür (p<0.05). Araştırmada WhatsApp grubundaki kadınların DSÖYKÖ-KF puan ortalamaları ile kontrol grubundaki kadınların puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak fark olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Son testte yüz yüze grubundaki kadınların DSÖYKÖ-KF tüm alt boyutlarında yaşam kaliteleri kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca yüz yüze grubundaki kadınların DSÖYKÖ-KF bedensel alan yaşam kalitesinin son testte WhatsApp grubuna göre yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Araştırmada kadınların emzirme ve beslenmeye yönelik geleneksel uygulamaları azaltmada ve yaşam kalitesini artırmada yüz yüze eğitimin etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca yüz yüze eğitimin bedensel alan yaşam kalitesini artırmada WhatsApp temelli eğitime göre daha üstün olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Doğum Sonu Dönem, Eğitim, Geleneksel, Hemşirelik, Yaşam Kalitesi

Gamze Derman
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal özgürleşme tekniği ve müzik dinletisinin rahim içi araç uygulaması esnasında yaşanılan ağrı ve anksiyete üzerine etkisi

Amaç: Araştırma, DÖT ve müzik dinletisinin RİA uygulaması esnasında yaşanılan ağrı ve anksiyete üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneme modelli bir çalışma olarak yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 1 Haziran-15 Ekim 2024 tarihleri arasında Şırnak Devlet Hastanesi kadın doğum polikliniklerine RİA uygulama talebiyle başvuru yapan kadınlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 56 DÖT, 57 müzik dinletisi ve 59 kontrol grubu olmak üzere toplam 172 kadın oluşturmuştur. Araştırmada veriler katılımcı tanıtım formu, DKE, VAS ve ÖRBS kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada DÖT grubundaki kadınlara RİA uygulamasından önce tek seans DÖT yapılmışken, müzik dinletisi grubundaki kadınlara RİA uygulaması boyunca müzik dinletilmiş, kontrol grubundaki kadınlara ise herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Son test verileri RİA uygulamasından sonraki 10 dakika içerisinde toplanmıştır. Bulgular: Araştırmada DÖT ve müzik dinletisi grubundaki kadınların DKE ve VAS son test puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur (p<0.001). Araştırmada DÖT grubunda bulunan kadınların son test ÖRBS puan ortalamalarında ön teste göre istatistiksel olarak anlamlı bir düşüşün olduğu saptanmıştır (p<0.001). Ayrıca DÖT ve müzik dinletisi gruplarındaki kadınların işlemden duydukları memnuniyet skorlarının kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.001). Sonuç: Araştırmada DÖT ve müzik dinletisinin, RİA uygulaması esnasında yaşanılan ağrı ve anksiyeteyi azaltmada ve memnuniyeti artırmada etkili uygulamalar olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Anksiyete, Duygusal Özgürleşme Tekniği, Hemşirelik, Müzik, Rahim İçi Araç

Ceylan Güzel İnal
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Web tabanlı siber cinsel şiddet eğitim ve danışmanlığın siber cinsel şiddet deneyimi duyarlılığı ve siber güvenlik üzerine etkisi

Amaç: Araştırma, web tabanlı siber cinsel şiddet eğitim ve danışmanlığının siber cinsel şiddet deneyimi, duyarlılığı ve siber güvenlik üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve metot: Araştırma, randomize kontrollü ön test-son test deneme modeli olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Harran Üniversitesi Eğitim Fakültesi sınıf öğretmenliği ve okul öncesi öğretmenliği bölümü kız öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini 70 deney ve 72 kontrol grubu olmak üzere toplam 142 kız öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler Katılımcı Bilgi Formu, SCŞÖ, SZDÖ ve KSGSÖ kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada deney grubunda olan kız öğrencilere web tabanlı siber cinsel şiddet eğitim ve danışmanlığı verilmiştir. Araştırmada deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere ön test veri toplama formları uygulandıktan 12 hafta sonra son test veri toplama formları uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmada deney grubundaki öğrencilerin SZDÖ son test puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuş olup siber zorbalığa karşı daha duyarlı oldukları tespit edilmiştir (p<0.001). Araştırmada son testte deney grubundaki öğrencilerin SCŞÖ puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuş olup siber cinsel şiddet mağduriyetlerinin azaldığı tespit edilmiştir (p<0.001). Ayrıca SCŞÖ'nin istenmeyen cinsel metin ve istenmeyen cinsel istek alt boyutlarının puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur (p<0.001). Deney grubundaki öğrencilerin KSGÖ puan ortalaması son testte kontrol grubuna göre daha yüksek çıkmış olup öğrencilerin siber güvenlik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.001). Son testte deney grubundaki öğrencilerin KSGÖ'nün tüm alt boyut puan ortalamaları kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur (p<0.001). Sonuç: Araştırmada siber cinsel şiddet eğitim ve danışmanlığının öğrencilerin siber zorbalığa karşı duyarlılığını geliştirdiği ve siber güvenlik düzeylerini arttırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Siber, Cinsel şiddet, Eğitim, Danışmanlık, Hemşirelik

Şehadet Taşkın
İnönü University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors