Prof. Dr. Sezgin Ayan danışmanlığındaki tezler

16 tez · Kastamonu University

DoktoraAçık ErişimTR

Doğu kayını (Fagus orientalis L.) ve Anadolu karaçamı (Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana Lamb. (Holmboe)) tohumlarında yaşlanmayı geciktirici uygulamalar

Zengin tohum yılları arasındaki köprüyü kurmada bitkilerin tohumlarının gerek kısa süreli gerekse de uzun süreli depolanması, tohum ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanması açısından önem arzetmektedir. Bu hususta sıcaklık ve nem gibi depolama koşullarının optimal olması öne çıkan faktörlerdir. Ancak, tohumlar uygun sıcaklık ve nem koşulları altında depolansalar dahi zamanla doğal yaşlanma etkisi ile oksidatif bozulmaya maruz kalmakta olup, tohumda bozulmalar meydana gelebilmektedir. Bu kapsamda; tohumun canlılığını kaybetmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla tohum bozulmasını yavaşlatmak ve tohum canlılığını arttırmak giderek daha da önemli hale gelmektedir. Bu çalışmada; zengin tohum yıllarında hasat edilen tohumların kullanımlarından artan ve bir sonraki üretim planlamaları için kullanılmak üzere belirli süre depolanan tohumlarda yaşanan yaşlanma etkilerinin belirlenmesi, buna bağlı olarak meydana gelen yaşlanmanın geciktirilmesi ve düşen çimlenme kapasitesinin iyileştirilmesi esas alınmıştır. Bu çalışmada; zamanla yaşlanan veya çimlenme kapasitesi düşen tohumların farklı kaplama materyalleri ve priming uygulamaları ile geri dönüşümünün sağlanması yani kullanılabilir özelliğe kavuşması sürdürülebilir ormancılıkta biyolojik ve ekonomik açıdan çok önemlidir. Özellikle ara tohum kategorisinde yer alan Doğu kayını (Fagus orientalis L.) tohumlarında yaşlanmanın geciktirilmesi, depo ömrünün uzatılması amaçlanırken, ortodoks tohum grubunda yer alan yaşlanma seyrinin daha yavaş olduğu Anadolu karaçamı (Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana Lamb. (Holmboe)) tohumlarında çimlenme kapasitesindeki düşüşün iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla doğu kayını tohumlarında kitosan (%0,25 ;%0,50; %0,75), kitosan+BHT [Bütillenmiş hidroksitoluen (100 ppm)] +BHA [Bütillenmiş hidroksianisol (200 ppm)], kitosan+%10 propolis kaplama materyalleri kullanılırken, Anadolu karaçam tohumlarında kitosan (%0,25; %0,50; %0,75), hümik asit (%3; %6; %12) ve deniz yosunu (%0,30; %0,60; %1,20) ile yapılan priming (tohum ön işlem) materyalleri kullanılmıştır. Doğu kayını tohumlarında yapılan analizler sonucu; depolama süresince kontrol grubu tohumlarında zamanla elektriksel iletkenlik (EC), malondialdehit (MDA) ve hidrojen peroksit (H2O2) artmışken, toplam yağ içeriği, toplam fenolik madde, toplam serbest radikal temizleme aktivitesi (DPPH) ile toplam çözülebilir protein ve SOD (süperoksit dismutaz) enzim aktivitelerinde azalmanın önemli olduğu belirlenmiştir. Doğu kayını tohumlarında kullanılan kaplama materyallerinin yaşlanmayı geciktirici etkisi önemli bulunmuş olup, bu materyaller arasında kitosanın yaşlanmayı geciktirmede daha etkin olduğu belirlenmiştir. Yaşlı karaçam tohumlarında (2006 hasat yılı) EC, MDA ve H2O2 miktarları ile SOD ve POD (peroksidaz) enzim aktivitelerinde artış tespit edilirken, CAT enzim aktivitesi, toplam suda çözülebilir protein, toplam yağ miktarı, toplam fenolik madde ve DPPH aktivitesinde azalışlar olduğu belirlenmiştir. Anadolu karaçamı yaşlı tohumlarında kitosan uygulamasının kontrol grubu tohumlara göre çimlenme hızı ve yüzdesini önemli ölçüde arttırdığı, buna karşılık deniz yosunu uygulamasının ortalama çimlenme süresini kontrole göre önemli ölçüde azalttığı belirlenmiştir.

Şeyma Selin Akın
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tuzluluk stresinin bazı çam türlerinde (Pinus sylvestris, P. nigra, P. brutia, P. pinea ve P. pinaster) çimlenme ve fidecik gelişimine etkileri

Dünya toprakları için önemli bir sorun olan tuzluluk, iklim değişikliği, kuraklık ve çölleşme ile birlikte giderek artmaktadır. Küresel iklim değişikliği ile beraber özellikle Türkiye'de karasal iklimin hâkim olduğu İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde ortalama sıcaklıkların yükselmesiyle kar yağışlarının azalacağı ve bu bölgelerde daha büyük bir su kıtlığının oluşacağı, bununla beraber kuraklık ile topraklarda tuzluluğun artacağı tahmin edilmektedir. Bu tez çalışması kapsamında; değişik seviyelerdeki tuzluluk stresinin [Kontrol, 100 mM, 200 mM ve 300 mM Sodyum Klorür (NaCI)] farklı çam türleri [Pinus silvestris L. (sarıçam), P. nigra Arnold. (karaçam), P. brutia Ten. (kızılçam), P. pinea L. (fıstık çamı) ve P. pinaster Aiton (Sahil çamı)] tohumlarının çimlenmesine ve erken fide gelişimi üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla; çimlenme yüzdesi değerleri ve fidecik morfolojik karakterleri (kök boğazı çapı, fidecik boyu, kökçük uzunluğu, gövde taze ağırlığı, kök taze ağırlığı, gövde kuru ağırlığı, kök kuru ağırlığı, fidan taze ağırlığı, fidan kuru ağırlığı) tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; Sahilçamı tohumlarının çimlenme aşamasında tuz stresine karşı en toleranslı olduğu saptanmıştır. Yüksek dozlardaki tuz stresi, tohum çimlenmesini genel olarak negatif yönde etkilemiştir.

Sibel Gebeş
Kastamonu University
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gübre katkılı zeolit uygulamalarının tohum bahçelerinde çiçek ve kozalak verimine etkisi

Sarıçam ekonomik öneminden dolayı Türkiye Milli Ağaç Islahı ve Tohum Üretimi Programında yoğun ıslah çalışmaları ön görülen 5 hedef türden birisidir. Ayrıca, bu türün Karadeniz bölgesi ağaçlandırma çalışmalarında endüstriyel amaçlı olarak kullanılma potansiyeli bulunmaktadır. Sarıçam, dünya üzerindeki en güney yayılışını Türkiye'de yapmaktadır. Bu durum; genellikle kenar populasyonların farklı genetik yapıda olmasından dolayı sarıçam üzerinde bu anlamda da durulmasını gerektirmektedir. Tohum bahçeleri, tohum meşcerelerinden seçilen üstün ağaçlardan alınan aşı kalemleri ile kurulan (klonal) ve ağaçlandırmaların tohum ihtiyacının karşılandığı genetik olarak üstün tohum kaynaklarıdır. Tohum bahçesinde döllenmelere klonların tamamının katılması arzulanır. Yapılan tespitlerde; tohum bahçesinde erkek ve dişi çiçek oluşum ve gelişim evrelerinin zamanlama ve süre açısından uyumlu olmasına rağmen, rametler, klonlar ve yıllar arası çiçek ve tohum verimi açısından çok yüksek varyasyon olması çiçeklenmenin konolete / kozalağa (tohuma) dönüşüm oranının düşük olması ayrıca dolu-sağlam tohum / toplam tohum oranının ve 1000 Tane Ağırlığının (TA) düşük olduğu saptanmıştır. Bu nedenle; genetik çeşitliliği düşürecek düzeydeki ramet - klon - yıllar arası çiçeklenme / tohum varyasyonunu azaltmak, çiçeklenmenin tohuma dönüşüm oranını artırmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaca yönelik olarak tohum bahçesinde, fosfor ve potasyum ilaveli zeolit (Klinoptilolit çeşidi) uygulamalarının; çiçeklenme ve tohum verimi üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma, 1995 yılında Taşköprü Orman Fidanlığında 30 klon ile tesis edilen Sarıçam (Pinus sylvestris L.) Klonal Tohum Bahçesinde gerçekleştirilmiştir. 30 klonda 3'er ramet üzerinde Zeolit (2, 4, 6 kg/m2), Fosfor + Potasyum + Zeolit (50 gr P + 200 gr K + 2, 4, 6, kg/m2) işlemlerinin etkileri toplam 630 adet ramette takip edilmiştir. Araştırmanın sonunda; Klon ve rametlere göre; Erkek ve dişi çiçek sayısı, konolet ve kozalak sayısı üzerine işlemlerin etkisi, SPSS istatistik paket programlarında analiz edilmiş, genç tohum bahçelerindeki çiçek verimine olumlu etki yapacak uygulamalar önerilmeye çalışılmıştır. PKZeO6 uygulaması ile klonların, potansiyelinde var olan çiçek ve kozalak üretimine yaklaştırılarak, klonlar arasındaki varyasyon azaltılabilecektir.

Canan Berber
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çıplak köklü sarıçam ve karaçam fidanı morfolojik kalite özelliklerine leonarditin etkileri

Bu çalışmada; Kastamonu - Taşköprü Orman Fidanlığında Daday orijinli sarıçam ve Anadolu karaçamı çıplak köklü fidan üretimlerinde `Tesadüf Parselleri Deneme Desenine? göre sarıçam ve Anadolu karaçamı için 400 m2?de üç tekrarlı olarak ekim öncesi ve fidan var olan 1+0 yaşlı yastıklar üzerine leonardit uygulayarak morfolojik özelliklerini belirlemek ve bu morfolojik özellikler arasındaki ilişkileri araştırmak üzere, söz konusu fidanlarda ?kök boğazı çapı (KBÇ)? ve ?fidan boyu (FB)? ölçümleri yapılmıştır. Ayrıca, bu fidanlar üzerinde ?yan dal sayısı (YDS)?,?terminal sürgün üzerindeki tomurcuk adedi (TSÜTA)?, ?gövde taze ağırlığı (GTA)?, ?kök taze ağırlığı (KTA)?, ?gövde kuru ağırlığı (GKA)?, ?kök kuru ağırlığı (KKA)? ölçümleri yapılmıştır. Müteakiben bu ölçüm değerlerinden yararlanılarak da FB:KBÇ, GKA:KKA, oransal değerleri her bir fidan için ayrı ayrı tespit edilmiştir. Fidan morfolojik özelliklerine ilişkin elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile varyans analizi yapılarak ekim öncesi ve 1+0 yaşlı Anadolu karaçamı ve sarıçam bireylerine etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Çıkan farklılıkları ortaya koyabilmek amacıyla Duncan testi uygulanmıştır. Buna göre; Leonarditin birçok dozunun fosfor ile birlikte fidan karakterlerini olumlu yönde etkilediği ortaya konulmuştur.

Erda Çeler
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu karaçamı (Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lam.) Holmboe) ve sarıçam (Pinus sylvestris L.) tohum özelliklerine manyetik alan uygulamalarının etkisi

Bu çalışmada; Anadolu karaçamı (Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe) ve Sarıçam (Pinus sylvestris L.) tohumları üzerinde magnetik alan uygulamalarının etkisi araştırılmıştır. Magnetik alan (MA) muamelesi için tohumlar farklı uygulama sürelerinde (5, 10 ve 15 dakika) ve değişik MA şiddetlerine (150, 300 ve 450 militesla) maruz bırakılmışlardır. Kontrol ve farklı MA şiddetlerine maruz bırakılan tohumlar, eşit koşullarda çimlendirilmeye alınmıştır. Çimlenen tohumların 4., 7., 10., 14., 21 ve 27. günlerdeki tepkileri kayıt altına alınarak çimlenme hızı ve çimlenme yüzdeleri belirlenmiştir. Tohumların çimlenme hızı ve yüzdesine ilişkin olarak elde edilen veriler ile farklı MA şiddetleri ve uygulama süreleri için SPSS istatistik programı ile varyans analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, MA uygulanan Anadolu karaçamı ve sarıçam tohumlarında çimlenme hızı ve çimlenme yüzdelerinin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. En uygun işlemleri belirlemek amacıyla Duncan testi uygulanmıştır. Buna göre; genel olarak 450 militesla ve 5 dakika süre ile uygulanan magnetik alan şiddetinde en iyi çimlenme hızı ve yüzdesi elde edilmiştir.

Tuğba Dudu Günlü
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kastamonu yöresi Türk fındığı (Corylus colurna L.) populasyonları ve morfolojik polimorfizm

Ülkemiz ormanlarını oluşturan flora elemanları arasında çok önemli bir yere sahip olan Türk fındığı (Corylus colurna L.) odun ve meyve özellikleri yönünden değerli bir türdür. Ayrıca yaban hayatı açısından fonksiyonel faydalar sunmaktadır. Son yıllarda gerek Avrupa ülkelerinde gerekse A.B.D'de türün kuraklığa, çok düşük sıcaklıklara, kötü toprak yapısına ve hava kirliliğine dayanıklılığı gibi özellikleri sebebiyle peyzaj alanında, erozyonla mücadelede ve kültür ırklarına anaç olarak kullanımı yaygınlaştırmıştır. Ülkemizin endemik türleri arasında yer almasına karşın Türk Fındığı (Corylus colurna L.) konulu çalışma ve projeler oldukça sınırlı ve mevcut populasyonlar azalma ve yok olma tehlikesi altındadır. Tür ile ilgili yaygın bir kullanım ve gerekli faydanın sağlanabilmesi için öncelikle var olan populasyonlar belirlenerek koruma altına alınmalı ve bu populasyonların morfolojik, pomolojik özelliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışma ile türün yaygın olarak var olduğu Kastamonu ilinde dört yayılış alanı belirlenmiş ve bu alanlarda morfolojik ölçümler ile meyve karakterlerine yönelik ölçüm ve analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya konu edilen populasyonlar genel itibariyle köy yerleşim alanları çevresinde ve tarım arazileri sınırlarında bulunan bireylerden oluşmakta ve civarda bulunan köy halkı tarafından korunmakta, meyvesi toplanılarak bir kısmı kendi ihtiyaçlarında kullanılmakta geri kalanı ise satılarak ekonomik kazanç elde edilmektedir. Araştırmaya tabi edilen populasyonlar 900-1300 m yükselti aralığında yer almakta, tarla kenarı dışında yer alan bireyler genellikle göknar (Abies nordmanniana ssp. equi-trojani), meşe (Quercus spp.) karaçam (Pinus nigra J.F. Arnold), akçaağaç (Acer spp.), alıç (Crataegus monogyna), ahlat (Pyrus elaeagrifolia) türleriyle karışık haldedir. Özellikle göknar ile karışımın yoğun olduğu kısımlarda bulunan bireylerde gelişme geriliği ve kurumalar gözlenmiştir. Populasyonların hemen hemen tamamında gençlik çok az miktarlarda gözlenmiş bu durum mevcut populasyonların devamlılığı açısından sorun oluşturmaktadır. Bireyler genellikle 200-350 yaş aralığında ve özellikle bazı yaşlı bireylerde ileri derecede kurumalar baş göstermiş haldedir. Morfolojik polimorfizim bakımından incelenen ve karşılaştırılan populasyonlar arasında önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Meyve karakterleri bakımından dört populasyon temelde Tunuslar ve diğer populasyonlar olarak iki grup oluştururken, meyve karakterleri bakımından birbirine en yakın populasyonlar Araç ve Tosya populasyonları olmuştur. Çotanaktaki meyve sayısı, meyve genişliği, sıkıştırma indeksi ve meyve içi genişlik karakterleri için ise sırasıyla 5 adet, 15,92 mm, 1,32 ve 11,75 mm ortalama değerler ile en yüksek değerlere sahip populasyon; Tosya populasyonu olduğu belirlenmiştir. 38,2 değeri ile iç oranı en yüksek olan populasyon Ağlı-Tunuslar olmuştur. Anahtar Kelimeler: Türk Fındığı, Corylus colurna L., Polimorfizm

Erkan Ünalan
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı doğu kayını ( Fagus orientalis Lipsky.) popülasyonlarına ait 2+0 yaşlı çıplak köklü fidanların morfolojik ve fizyolojik karakteristikleri

Tür için çeşitlilik, orman ağaç türleri için hem dış biyotik ve abiyotik faktörlere dayanıklılık için önemli bir gösterge hem de farklı ekolojik şartlardaki ağaçlandırma alanları için adaptasyon kabiliyeti imkanı sunan bir hususiyettir. Bu çalışmada; Bursa-İnegöl, Balıkesir-Dursunbey, Sakarya-Akyazı, Kastamonu-Çatalzeytin, Devrek-Tefen, Devrek-Akçasu ve Bartın-Yenihan popülasyonlarından temin edilen tohumlar, Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Gökçebey Orman Fidanlığında yetiştirilmiştir. Çıplak köklü fidanların 2. yıl vejetasyon sonundaki fizyolojik ve morfolojik özellikleri tespit edilmiştir. Morfolojik özelliklerde; fidan boyu (FB), fidan kök boğaz çapı (KBÇ), dal sayısı (DS), dal kalınlığı (DK), fidanın gövde taze ağırlığı (GTA) ve kök taze ağırlığı (KTA), gövde kuru ağırlığı (GKA) ve kök kuru ağırlığı (KKA) ağırlıkları gibi karakteristikleri incelenirken, fizyolojik özelliklerde ise; klorofil a, klorofil b, toplam klorofil (a+b), nisbi nem (%) ve transpirasyon oranı gibi karakteristikler belirlenmiştir. Ölçülen morfolojik özellikler kullanılarak ayrıca; gürbüzlük indisi (Gİ), katlılık (G/K) değeri, Dickson kalite indisi, kök yüzdesi (%Kök) gibi fidan kalite özellikleri de hesaplanmıştır. Verilerin analizinde varyans analizi ile çoklu test kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; Aynı ekolojik koşullar altında popülasyonlar arası istatistiki anlamda önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Katlılık ve gürbüzlük indisi dışındaki bütün morfolojik karakterler üzerinde popülasyon farklılığının önemli varyasyon oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, toplam klorofil ve fidan nispi nem oranı üzerinde popülasyonlar arasında önemli farklılık tespit edilmiştir. Devrek-Akçasu, Devrek-Tefen, Sakarya-Akyazı ve Bartın-Yenihan orijinleri fizyolojik özellikler bakımından da üst sıralarda yer aldığı tespit edilmiştir. Transpirasyon değeri bakımından Bursa-İnegöl popülasyonu en yüksek değeri (243,59), Bartın-Yenihan popülasyonu ise en düşük değeri (231,75) göstermiştir.

Orhan Gülseven
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Samsun-Gelemen orman fidanlığı ekolojik şartlarında bazı iğne yapraklı ağaç türlerinin kalite özellikleri TSE'ye göre karşılaştırılması

Araştırma, Samsun-Gelemen Orman Fidanlığında 2015-2018 yıllarında yürütülmüştür. Çalışmada, Samsun orijinli olan 2+0 ve 3+0 yaşlı tüplü fıstıkçamı, 1+0 çıplak köklü ile 1+1 ve 1+2 yaşlı repikajlı-tüplü kara ve mavi servi fidanları kullanılmıştır. Fidanların morfolojik kalite kriterlerinin belirlenmesinde kök boğazı çapı, fidan boyu, son sürgün boyu, yaş ağırlık kök, yaş ağırlık gövde, kuru ağırlık kök, kuru ağırlık gövde, fidan kuru ağırlığı, gürbüzlük indisi, kuru kök yüzdesi, katlılık ve Dickson kalite indeksi değerleri dikkate alınmıştır. Fidan kalitesinin TSE standartlarına uygunluğu fidan boyu, kök boğaz çapı ve katlılık kriterlerine göre denetlenmiştir. Bu amaçla TS 2265/Şubat 1988 iğne yapraklı ağaç fidanları standardında verilen Fıstıkçamı ve Servi fidanlarına ait kalite sınıfları esas alınmıştır. Çalışma sonucunda; mavi servi, kara servi ve fıstık çamı fidanlarının kalite sınıflarına ayrılmasında kullanılan morfolojik fidan karakterlerinden fidan boyu ve kök boğaz çapına göre yaş sınıflarının hemen hepsinde fidanların 1. sınıf olduğu belirlenmiştir. Katlılık kriteri bakımından ise her üç türde de ıskarta fidan oranı büyük ölçüde arttığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, kara servi fidanlarında 1+0 yaşındaki fidanlar hem fidan boyu ve kök boğaz çapı hem de katlılık kriterleri bakımından daha kalitelidir. Bu sonuçlar, fidanlıktaki fidanlarda kök gelişimlerinin iyi olmadığını göstermektedir. Bu nedenle; fidanlıkta bazı ıslah çalışmaları ile fidanlık kültürel işlemlerinin zamanında, tekniğine uygun bir şekilde titizlikle yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Emre Civek
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı nano partiküllerin sarıçam (Pinus sylvestris L.) tohumlarının çimlenmesi üzerindeki etkileri

Bu çalışma; doğada yaygın olarak depolanan ve canlı organizmalar üzerinde oldukça geniş spektrumlu etkiye sahip olan 8 adet nanopartikül (NP) çeşidinin (ZnO, AgNPs, SiO2, TiO2, Fe2O3, Fe3O4, AuNPs ve CuO) farklı dozlarında, sarıçam tohumları ile laboratuvar koşullarında petri kapları içerisinde ve oda koşullarında ise viyollerde yürütülen denemeleri kapsamaktadır.Tohumlar, 8 saatlik saf suda bekletme işlemi akabinde petri kaplarına ve viyollere 3 tekrarlı olacak şekilde ekilip, NP uygulamalarına tabii tutulmuştur. Petri kapları, 24 °C sabit sıcaklık ve %50 nem değerine ayarlanmış iklim dolabına yerleştirilmiştir. Çalışma süreci boyunca her gün çimlenen tohum sayısı belirlenmiş ve petri kaplarındaki filtre kağıtlarının nem durumu kontrol edilerek ayarlanmıştır. Viyollerde steril torf içerisinde yapılan ekimlerde petri kaplarında yapılan sayımlara paralel olarak gözlenmiştir. Viyollerde yapılmış olan çalışma ortalama 18 °C sıcaklıkta oda koşullarında gerçekleştirilmiştir.Petri kaplarında yürütülen çalışmada; ZnO, Fe2O3 ve TiO2 nanopartikülleri 400 mg/l konsantrasyon işleminde çimlenme yüzdesi üzerinde pozitif etkiler göstermiştir. SiO2 NP'ü 2000 mg/l konsantrasyonda diğer dozlara göre daha yüksek çimlenme yüzdesine sahiptir. Ag NP'ünde ise en düşük konsantrasyon olan 20 mg/l'de en yüksek sonuçlar alınmıştır. Au Np'ünde 60 mg/l, CuO NP'de ise 600 mg/l konsantrasyonda pozitif sonuçlar alınmıştır. Fe3O4 NP'de ise tüm konsantrasyon grupları kontrol grubuna göre düşük çimlenme yüzdesi vermiş ve çimlenme üzerinde negatif etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Viyollerde gözlere yapılan ekimlerde ZnO, Fe3O4 NP'lerinde en yüksek çimlenme yüzdesi değerleri yüksek doz olan 2000 mg/l konsantrasyon grubunda gözlenmiştir. Ag ve Fe2O3 NP'lerinde tüm konsantrasyon grupları kontrol gruplarına göre daha düşük çimlenme yüzdesi değerine sahip olmuş ve çimlenme üzerinde negatif etki göstermişlerdir. TiO2, CuO ve SiO2 NP'leri 800 mg/l konsantrasyon gruplarında en yüksek çimlenme değerine sahip olmuş, çimlenme üzerinde pozitif etki göstermiştir. Au NP'de ise düşük dozlardan olan 40 mg/l konsantrasyon grubunda çimlenme üzerinde pozitif etki göstermiştir.

Halit Musa Çelikbaş
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı nano partiküllerin anadolu karaçamı (Pinus nigra arnold. subsp. pallasiana lamb. (holmboe)) tohumlarının çimlenmesi üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, Türkiye'nin Kastamonu ili Taşköprü ilçesinden temin edilen Pinus nigra subsp. pallasiana (Anadolu karaçamı) alt türüne ait tohumlara uygulanan nanopartiküllerin çimlenmeye etkisi araştırılmıştır. Gün gün çimlenmeler takip edilmiş ve kayıtlara geçilmiştir. 14. günün sonunda plumula ve radikulası yani çap, kök ve gövde boyu ölçülmüştür. Petri kaplarında yapılan ölçümler sonucunda; Silika nanopartikülde en fazla çap 1200 mg/l, en uzun gövde yapan 1200 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 1600 mg/l konsantrasyonudur. Fe2O3 Np de en fazla çap 2000 mg/l, en uzun gövde yapan 1200 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 1200 mg/l konsantrasyonudur. Fe3O4 Np de yapılan ölçümler sonucunda en fazla çap 800 mg/l, en uzun gövde yapan 1600 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 1600 mg/l konsantrasyonudur. ZnO Np de en fazla çap 2000 mg/l, en uzun gövde yapan 2000 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 800 mg/l konsantrasyonudur. CuO Np de en fazla çap 800 mg/l, en uzun gövde yapan 600 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 200 mg/l konsantrasyonudur. Au Np de en fazla çap 100 mg/l, en uzun gövde yapan100 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 40 mg/l konsantrasyonudur. TiO2 Np de en fazla çap 600 mg/l, en uzun gövde yapan 600 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 600 mg/l konsantrasyonudur. Ag Np de en fazla çap 100 mg/l, en uzun gövde yapan 100 mg/l ve en uzun kök boyu oluşturan 100 mg/l konsantrasyonudur. Sonuç olarak; Ag, Fe3O4, Fe2O3, ZnO ve Silika nanopartiküllerinin yüksek konsantrasyonda CuO2 veTiO2 Np'lerin ise düşük konsantrasyonlarında olumlu etki ettiği gözlemlenmiştir. TiO2 nanopartikül uygulamasında olumsuz bir etki tespit edilmemiştir. Ayrıca kontrol grubundaki radikula kalınlığı değerinin, nanopartikül uygulamalarına göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

Asuman Çelikbaş
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ordu orman fidanlığı ekolojik koşullarında bazı geniş yapraklı orman ağacı fidanlarının morfolojik karakterleri ve TSE'ye göre değerlendirilmesi

Türkiye ormancılığında öncelikli faaliyetlerin başında ağaçlandırma, yapay gençleştirme ve rehabilitasyon gibi silvikültürel uygulamalar gelmektedir. Bu faaliyetlerin başarısında ise üretim materyali olarak kullanılacak fidan kalitesi ve özellikleri anahtar rol oynar. Bu nedenle; mevcut devlet orman fidanlıklarındaki özellikle kitlesel fidan üretimlerinde yetiştirilen fidanların kalite özelliklerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu çalışma; Ordu Orman Fidanlığında yetiştirilen Gürgen(3+0) Akçaağaç (2+0) ve Doğu Kayını (1+0) çıplak köklü geniş yapraklı türlerin morfolojik özelliklerinin (Fidan boyu (FB), Kök boğazı çapı (KBÇ), Gürbüzlük İndisi (Gİ), Dal sayısı (DS)) tespiti ve TSE standartlarına göre değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma objesi türlerin morfolojik karakterleri için yapılan korelasyon analizinde; FB-KBÇ arasında Doğu kayını için r=0,8606, dağ akçaağacı için r=0,8506 ve adi gürgen için ise r=0,636 şeklinde pozitif ve güçlü ilişkiler tespit edilmiştir. DS-FB arasında ise; Adi gürgen için r=6362 değeri tespit edilirken doğu kayını ve dağ akçaağacı fidanlarında DS-FB ilişkisi pozitif olmakla birlikte güçlü bir korelasyon olmadığı saptanmıştır. TSE standartlarına göre 1+0 yaşlı doğu kayını fidanlarının sadece %40'ı, 2+0 yaşlı dağ akçağacı fidanlarının %75,5'i, 3+0 yaşlı gürge fidanlarının ise %63,3'ünün 1. sınıf fidan olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu fidanlarınüretiminde kullanılan "Tam Alan Serpme Ekimi"nin fidan kalitesi açısından uygun olmadığı kanaati oluşmuştur.

Fatih Gedik
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beypazarı Kızılçam kültürleri gelişimine nanonartikül uygulamalarının etkisi

Bu tez çalışması, İç Anadolu bölgesinden Batı Karadeniz ardına geçiş bölgesinde bulunan doğal kızılçam meşceresinde gerçekleştirilmiştir. Karasal iklim etkilerinin hâkim olduğu yörede; Silika, Fe2O3 (Demir (III) oksit), Fe3O4 (Magnetit), ZnO (Çinko Oksit), TiO2 (Titanyum Oksit), Au (Altın), CuO (Bakır Oksit) ve Ag (Gümüş) nanopartiküllerinin (NP) beş farklı dozunun (Çok yüksek, yüksek, orta, düşük, çok düşük) doğal koşullarda çimlendirilen kızılçam (Pinus brutia Ten.) tohumlarının fidan yüzdesi ve fide gelişimi üzerine etkileri araştırılmıştır. Üç tekrarlı kurulan deneme deseni kapsamında elde edilen fidan yüzdesi (FY), fide boyu (FB) ve kök boğazı çapı (KBÇ) karakterlerine ait veriler "IBM SPSS Statistic 23" programında varyans analizi ve Duncan çoklu testine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, NP çeşit ve doz faktörleri ile her iki faktörün etkileşiminin FB, KBÇ ve FY üzerinde %95 güven düzeyinde anlamlı farklılık oluşturmuştur. Uygulanan bütün NP çeşit ve dozlarının 1+0 yaşlı kızılçam FB ve KBÇ gelişimi ile FY üzerinde olumsuz etki yaptığı ve Kontrol işlemi fidanlarının boy ve çap gelişimi ile fidan yüzdesi değerlerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kontrol işlemi fidanlarının ortalama FB değeri, Fe2O3 NP uygulaması boy değerlerine göre %35 yüksek, KBÇ değeri ise Cu NP uygulamasına göre %70 civarında daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, FY değerine en olumsuz tesiri yapan Au NP (%10,96)'ye göre Kontrol işleminin FY (%33,3) 3 kat yüksek olduğu belirlenmiştir.

Anadolu karaçamıAçık tohumlularMetal nanopartiküller+1
Zarife Fırat
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı nanopartiküllerin sarıçam (Pinus silvestris L.) fidanlarının gelişimi üzerindeki etkisi

Bu çalışmada; Nanopartiküllerin (NP) çıplak köklü 2+0 yaşlı sarıçam fidanlarında morfolojik karakterler üzerine etki derecesini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada arazi denemesi; 4 farklı Demir Oksit (Fe₃O₄), Bakır Oksit (CuO), Çinko Oksit (ZnO) ve Titanyum Oksit (TiO2) NP çeşidinde, 3 farklı dozda ve kontrolleri olmak üzere ölçümleri yürütülmüştür. NP çözeltileri laboratuvarda hazırlanarak fidanların kök bölgesine dikim öncesi arazide uygulanmıştır. Çalışmada fidanlara ait tüm morfolojik ölçümler vejetasyon dönemi boyunca gerçekleştirilmiştir. Arazi ortamında Sarıçam fidanlarında kontrol grubuna göre; NP uygulamaları morfolojik karakterler bakımından olumlu yönde farklılık oluşturmuştur. TiO2 grubu fidanlarının yaşama yüzdesi %95, kontrol işlemi fidanlarının yaşama yüzdesi %61 olarak tespit edilmiştir. NP çeşit ve dozları ölçümü yapılan fidan boyu, kök boğazı çapı, fidan taze ve kuru ağırlıkları, gürbüzlük indisi ve katlılık indisi gibi değişkenler üzerinde istatistiki anlamda önemli etki yapmıştır. Bu tez çalışması sonucunda; NP'lerin sarıçam fidan üretiminde fidan kalitesini arttırabileceği ve sarıçam ile yapılan ağaçlandırma çalışmalarında adaptasyon yeteneğini ve fidan gelişimini olumlu etkilediği kanısına varılmıştır.

FidanlarGelişimNanopartiküller+1
Muhammed Eskiömer
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı populasyonlara ait Argania spinosa (L.) skeels meyvelerinin pomolojik ve biyokimyasal özellikleri

Bu çalışmada, Fas'ta doğal olarak yetişen 13 farklı popülasyona ait Argania spinosa türlerine ait meyve-tohum ve bademlerinin morfolojik ve biyokimyasal özelliklerine lokasyonlar arasındaki farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Fas bölgesinden getirilen Admine, Aına Smama, Aıt Baha, Anzı, Aoujdad Azıar, Aoulouz, Argana, Argen, Taznakht, Lakhsass, Şıdı Ifnı, Tamanar Şud Tamrı ve Tasgou Drar lokalitelerine ait meyvelerden homojen gruplandırma yapılarak 40'ar adet meyve üzerinden meyve, tohum ve badem de kalınlık, ağırlık, uzunluk ve genişlik değerleri ve ölçülen morfolojik değerler üzerinden sıkıştırma indeksi, şekil indeksi, irilik, iç randırman, çift iç oranı ve meyve rengi olmak üzere 18 farklı morfolojik karakterizasyon incelenmiştir. Argan tohumu içerisinden çıkarılan badem üzerinden yapılan protein, prolin, Malondialdehit (MDA), Hidrojen Peroksit Tayini (H2O2), Süperoksit dismutaz (SOD), Peroksidaz (POD), Glikoz, Sukroz, Fruktoz, Fenol ve Flavonaid bileşiklerine ait analizler yapılarak aynı popülasyona ait türler biyokimyasal içerikleri yönünden değerlendirilmiştir. Badem içeriklerine ait XRF cihazı yardımıyla elemental analizleri yapılarak başlıca makro ve mikro besin elementleri değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri Spss analiz programı ile yapılmıştır. Popülasyonlar bazındaki vasyasyonu tespit etmek için ANOVA testi, istatistiki anlamda farklılık tespit edilen değişkenler için de ikinci aşamada Duncan çoklu testi uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; meyve/tohum/bademlerin morfolojik özellikleri, biyokimyasal ve elementel içerikleri bakımından populasyonlar arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Populasyonlar coğrafi konumuna göre iç ve kıyı kesim özelliklerine göre kıyaslama yapılabilmektedir. Renk durumları bakımından çöl ikliminden uzaklaşılması meyve rengi itibari ile koyulaşmaya neden olduğu sonucuna varılmıştır.

Argania spinosaBiyokimyasal analizMorfolojik özellikler+1
Gülbahar Abdaloğlu
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çankırı-Kenbağ orman fidanlığında üretimi yapılan bazı türlerin vejetasyon süresince periyodik morfolojik ve fizyolojik fidan karakterleri değişimi

Bu çalışma, Çankırı-Kenbağ Orman fidanlığı ekolojik koşullarında kitlesel fidan üretimi yapılan ve ağaçlandırma çalışmalarında en çok kullanılan asli orman ağacı olan Anadolu karaçamı(Pinus nigra) Sarıçam(Pinus sylvestris L.) ve Toros sediri(Cedrus libani) türleri üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada, 1+0 yaşlı polietilen tüplü (11 x 25 cm) fidanların morfolojik [fidan boyu (FB), kök boğazı çapı (KBÇ), gövde taze ağırlığı (GTA), kök taze ağırlığı (KTA), fidan taze ağırlığı (FTA), kök uzunluğu, kuru kök yüzdesi (%KKök), katlılık indisi (Kİ), gürbüzlük indisi (Gİ) ve Dickson kalite indeksi (DKİ)] ve fizyolojik fidan karakterleri [şafak öncesi (Ψpd) ve gün ortası (Ψmd) su potansiyeli ile klorofil floresans (FV/FM) değerleri] belirlenmeye çalışılmıştır. Yetiştirilen fidanların morfolojik özelliklerinin TSE standartlarına göre kalite sınıfları değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma sonucuna göre üç fidan türünün de Ι. sınıfta yer aldıkları görülmektedir. Ayrıca 'Kuru madde değişimi' yöntemi ile 'fidan gelişim dönemleri' belirlenmiştir. Fidanların, farklı bir işleme tabi tutulmadan yetişme koşulları atında; durgunluktan çıkış, ilk gelişme, hızlı gelişme, yavaşlama ve odunlaşma dönemlerinin yıl içinde zamanı tespit edilmiştir. Her bir türe özgü gelişim evrelerinin tespiti sonucunda, gübreleme, sulama rejimleri, seyreltme, ot alma gibi işlemler için en uygun zamanın belirlenmesi hedeflenmiştir.

FidanlarKaraçamSarıçam+2
Fatma Çelen
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Samsun–Kuşkayası ve Bafra-Pamuklu orman fidanlıklarında bazı geniş yapraklı orman ağacı fidanlarında morfolojik kalite özellikleri

Bu tez çalışmasında; Samsun Orman Fidanlık Müdürlüğüne bağlı Samsun-Kuşkayası orman fidanlığı ile Bafra-Pamuklu fidanlıklarında yetiştirilen Adi dişbudak (Fraxinus excelsior L.) (3+0 yaşlı), Anadolu kestanesi (Castanea sativa Mill.) (4+0 yaşlı) ve Doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky) (4+0 yaşlı) fidanları morfolojik kalite özelliklerine göre TS 5624/Mart 1988 Yapraklı Orman Ağacı Fidanları Kalite Sınıflamasına ve Aphalo ve Rikala (2003)'nın Gürbüzlük İndisi (Gİ) kalite sınıflamalarına göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, morfolojik karakterlerden; fidan boyu (FB), kök boğaz çapı (KBÇ), fidan dal sayısı (FDS), dal kalınlığı (DK), son sürgün uzunluğu (SSU), tomurcuk sayısı (TS), gövde kuru ağırlığı (GKA), kök kuru ağırlığı (KKA) ve fidan kuru ağırlığı (FKA) incelenmiştir. Elde edilen veriler ışığında; katlılık indisi (Kİ), gürbüzlük indisi (Gİ) kuru kök yüzdesi (%KKök) ve Dickson kalite indisi (DKİ) hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda; üç ayrı türde Gİ bakımından 1. sınıf fidan oranı oldukça düşük bulunmuştur. Bu durumun temel sebebi olarak boy gelişimine paralel bir kök boğazı çapı gelişiminin olmaması ve dengeli bir fidan yetiştirilememesidir. Doğu kayını, Adi dişbudak ve Anadolu kestanesi fidanları için fidanlık şartlarında yürütülen uygulamaların kök gelişimini uygun olduğu ancak, kambiyal gelişimi destekleyici fidanlık kültürel uygulamaların gerekli olduğu kanaati oluşmuştur.

DişbudakDoğu kayınıFidanlar+2
Büşra Öner Umaysız
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00

Diğer danışmanlar