Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Ercan Taşkın
32 theses · Kütahya Dumlupınar University
Pazarlama'da kültür kodu ve üçlü beyin teorisi ?Bursa ilinde konut ürünü üzerine bir uygulama?
Çalışmanın ana fikri Clotaire Rapaille tarafından keşfedilmiş ve Türkiye'de henüz bilinmeyen Kültür Kodu kavramıdır.Sorbonne Üniversitesi Politika Bilimleri ile Psikoloji Yüksek Lisansı ve Tıbbi Antropoloji Doktorası sahibi Fransız asıllı Amerikan bilimadamı Rapaille, Archetype çalışmaları, ürün ve müşteri davranış şifreleri alanında uluslararası bir otorite konumundadır, bu konularda 14 kitabın da yazarıdır. Archetype Discoveries Worlwidein kurucusu olan Rapaille, 30 yılı aşkın süredir müşteri davranışlarının bilinçaltı şifrelerinin çözülmesi konusunda çalışmalar yapmaktadır. Sorbonne, Michigan State University, New York State University, University of California Los Angeles'ın da aralarında olduğu pek çok üniversitede dersler vermektedir, konusunda lider pek çok firmanın da danışmanlığını yapmaktadır.Rapaille pazarlama dünyasına, tüm dünyadaki akademisyenlerin daha önceleri üzerinde çalışmakta olduğu archetype'la kavramını (Jung, 2003), ?üç seviyeli beyin? fikri ile birleştirerek geliştirmiştir. Bu senteze göre; her millet, kültürü içinde belli kavramlara çok değişik çağrışımlar (kodlar) yüklemektedirler. Rapaille bu sebeple danışmanlık yaptığı şirketlere ürünlerini pazarlamadan önce satış yaptıkları ülkenin ?kültür kodlarını? ortaya çıkarmaları gerektiğini söyler, herhangi bir ürünün örneğin; bir arabanın satılacağı ülkede insanların bilinçaltında nasıl kodlanmış olduğunun anlaşılmasından sonra pazarlanmalıdır. Rapaille bu amaçla, o ülke insanlarıyla, yine kendi bulduğu özel bir ?keşif seansı? uygulamakta böylece ürünün reklam kampanyasına başarıyla yön verebilmektedir.Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Pazarlama ve Kültür kavramları verilmektedir. İkinci bölümde Clotaire Rapaille, Kültür Kodu Teorisi ve İnsan Beyni ile ilgili geniş bilgi yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Bursa İlinde konut ürünü üzerine bir uygulama yer almaktadır.Çalışmanın örneklemi çeşidi olarak; elde mevcut ve araştırmaya katılmak isteyen bireylerden oluşan ulaşması kolay (convenient sample) olarak belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemi; Bursa İlinde Türk kültürü içinde büyümüş 25 yaş üstü Bursa'da yaşayan 8 bayan 9 erkek olmak üzere toplam 17 kişiden oluşmaktadır.Seanslar; Uludağ Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencileri oluşan iki yardımcım tarafından uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Beyin Evrimi, Kültür, Kültür Kodu, Pazarlama, Üçlü Beyin Teorisi.
Eğitimde hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisi: Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde bir uygulama
Günümüzde müsterilerin daha bilinçli hale gelmeleri, bir ürün ya da hizmetibegenmedikleri takdirde baska bir seçenegi degerlendirme haklarını kullanmaları, isletmelerinmüsteri kaybetmemek için farklı arayıslar içine sürüklenmelerine neden olmaktadır. Yenimüsterilere ulasma maliyetinin, mevcut müsterileri tutma maliyetinden daha fazla oldugubilincinde olan isletmeler, mevcut müsterileri elde tutmanın müsteri memnuniyetine baglıoldugunun farkındadır.Müsterinin elde etmek istedigi ürün veya hizmeti müsteriye sunarak, müsterinin ürünveya hizmeti satın alımı sonucunda bu ürün veya hizmetten duydugu beklentilerinkarsılanması olarak tanımlanan ?Müsteri Memnuniyeti?nin egitim sektöründeki önemi güngeçtikçe artmaktadır. lk ve orta egitim devletin yanında faaliyet gösteren özel sektörisletmeleri günümüzde Yüksek Ögretimde de faaliyet göstermeye baslamıslardır.Egitim alanında faaliyetlerini sürdüren kamu ve özel sektör isletmeleri yöneticilerininegitim kalitesinin arttırılması ve faaliyetlerinin devamlılıgının saglanması için, ögrencilerinmemnuniyetlerini saglamalarının önemi gün geçtikçe artmaktadır.Bu çalısma ile Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ögrencileri üzerindeanket çalısması uygulanarak, egitim sektöründe ögrencilerin memnuniyetini etkileyenfaktörlerin neler oldugunun belirlenmesi ile egitim yöneticilerinin dikkatlerinin bu faktörlerüzerine çekilmesine çalısılmıstır.Çalısmanın birinci bölümünde egitimde hizmet kalitesi ana baslıgı altında, egitim,hizmet ve kalite kavramları ile bu kavramların Yüksek Ögretime yansımaları üzerindedurulmustur. kinci bölümde, müsteri memnuniyeti ana baslıgı altında, müsteri vememnuniyet kavramları ile müsteri odaklılık ve müsteri ihtiyaçları konuları ele alınmıstır.Son bölümde, hizmet kalitesinin müsteri memnuniyetine etkisini ortaya koymakamacıyla Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde okuyan ögrencilere yönelikhazırlanan anket çalısması ve bu çalısmadan elde edilen bulgulara yer verilmistir.
Sağlık kurumlarında yönetim işlevleri bağlamında kurumsallaşma sürecinin incelenmesi ?Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü uygulaması?
Kurumsallaşma son yıllarda sıkça kullanılan bir terim haline gelmiştir. Yaşadığımız yüzyılda hızlı değişim ve yenileşme, bilgi teknolojileri, rekabet ve varlığını sürekli kılma işletmeleri kurumsallaşmaya yönlendiren temel etmenlerdir. Bu değişim ve yenileşmeden özel sektör kadar kamu sektörü de etkilenmiştir. Kamunun diğer alanları gibi sağlık hizmetleri de yapılan çeşitli uygulamalar ve değişiklikler ile gelişmekte ve değişmektedir. Toplumun ve bireyin sağlık düzeyini yükseltmek, gelecek nesillere daha iyi ve sağlıklı bir dünya bırakmak bütün ülkelerin önem verdiği bir konudur. Ülkelerin siyasi ve ekonomik düzeni ne olursa olsun sağlık hizmetleri nitelikli ve etkin bir biçimde sunulması gereken kamusal bir hizmettir. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak devlet ve özel kesimin yer aldığı karma bir sistem içinde sunulurken, gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetlerinin sunumunda devlet daha ağırlıklı bir konumdadır. Ülkemizde gelişmekte olan bir ülke konumunda olduğu için sağlık hizmetlerinde devletin doğruda veya dolaylı olarak önemli bir rol aldığı görülmektedir. Anayasamıza göre, ülke sınırları içinde yaşayan herkesin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi ve sürekli olarak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesinin temini devletin görevidir. Anayasa ile devlete verilen bu görevi yerine getirmekle sorumlu ve yetkili organ sağlık bakanlığıdır. Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatını İl Sağlık müdürlükleri oluşturmaktadır.Sağlık sektöründe, uygun örgüt yapı ve kültürünü geliştirmek, insanlara daha iyi hizmet vermek, personelin daha iyi ve güvenli koşullarda çalışma isteklerini artırmak, onlara daha iyi bir eğitim ve yetiştirme olanakları yaratmak, iş ve faaliyetlerin belirli kurallar çerçevesinde profesyonel bir yönetim anlayışı ile yürütülmesini sağlamak, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak için sürekli olarak değişim ve iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.Bu bağlamda, çalışmamızda, Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünün Yönetim işlevleri bağlamında kurumsallaşma süreci incelenmiştir. Çalışmada sağlık ve sağlık hizmetleri ile kurumsallaşma kavramı ve sağlık hizmetlerinde kurumsallaşma süreci hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada yönetim fonksiyonlarının kurumsallaşma düzeyine etkisi incelenmiştir.
Devlet hastanelerindeki müdürlük hizmetlerinin yönetim organizasyon sorunları ve çözüm önerileri: Kütahya devlet hastanelerinde örnek uygulama
Devlet Hastaneleri ; Sosyal devlet anlayışı olan bir ülkede hasta ve yaralılarının, hastalıktan şüphe edenlerin ve sağlık durumlarının kontrol ettirmek isteyenlerin tedavi gördükleri, rehabilite edildikleri temel kurumlardır. Ayrıca oluşturduğu potansiyele baktığımızda da bacasız sanayi tabir edeceğimiz büyük bir topluğun yönetildiği işletmelerdir.Devlet Hastanelerindeki Müdürlük Hizmetlerinin Yönetim Organizasyon Sorunları ve Çözüm Önerileri: Kütahya Devlet Hastanelerinde Örnek Uygulama başlıklı çalışmanın amacı, aynı zamanda birer işletme olan hastanelerin idari, mali ve destek hizmetlerinden sorumlu olan Hastane Müdürlük hizmetleri içerisindeki personelin yönetimini incelemek ve özellikle adı geçen örgütün pek çok etkinliğini gerçekleştirildiği ve odak noktası olan Hastane Müdürünün, Hastane Müdür Yardımcılarının ve diğer çalışanların çalışma şartları ve yönetsel sorunlarını ortaya koymaktadır. Bu amaçla, çalışma alanı olarak Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyetini sürdüren Devlet Hastaneleri seçilmiştir.Çalışma literatür taramasıyla ve ilgili mevzuatın incelenmesi ile başlanmış anket yöntemiyle veri sağlanmıştır. Anketlerin bir bütünlük içinde değerlendirilmesi sonucunda, Hastane Müdürlük Hizmetinde çalışan personellerin yönetim ve organizasyon sorunları ayrıntılı olarak tespit edilmiştir.Sonuç olarak; Hastanelerde Tıp, yardımcı tıp hizmetlerinin dışında Hastane Baştabipliğine bağlı olarak idari, mali ve destek faaliyetlerini gösteren Müdürlük Hizmetlerinin Yönetim ve organizasyon sorunları ortaya konulmuş, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de bulunmuştur.
Değişim sürecinde örgütsel bağlılığı etkileyen faktörlerin incelenmesi: Bir uygulama
Değişimler örgütün temel faktörü olan insanın örgütsel bağlılığını, değişimin yönetimine göre farklı şekillerde etkiler. Değişimlerin insan faktörünün örgüte bağlılığını yükseltecek, devam ya da normatif bağlılığı, duygusal bir bağlılığa dönüştürerek, nitelikli bireylerle örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesi için daha uzun müddet birlikteliği sağlayacak şekilde yönetilmesi gerekir. Aksi halde değişim, bireylerin örgütsel bağlılığını olumsuz olarak etkiler, bireylerin direnç göstermelerine daha da ötesi örgütten kopmalarına neden olur.Örgütlerin en önemli yönetsel amaçlarından biri, yüksek oranda örgütsel bağlılığa ulaşmaktır. Örgütsel bağlılığı yüksek olan bireylerin, bağlılığı olmayan bireylere göre, örgüte ve üretime katılımları da yüksek olmakta ve örgüt içerisinde daha iyi bir performans gösterdikleri görülmektedir. Ayrıca örgütsel bağlılığı yüksek olan bireyler, örgütün diğer üyeleri ile iyi ilişkiler kurmakta ve tatmin düzeyleri daha yüksek olmaktadır. Bu nedenle, çalışanların örgütsel bağlılığını tespit edebilmek örgütler için çok önemli kabul edilmektedirDeğişim sürecinde bireylerin örgütsel bağlılıklarının yükseltilmesi için değişimin gerekçelerinin bireylere anlatılması, fikirlerinin alınması, açık olunması ya da onların da değişim sürecine katılmalarının sağlanması çok önemlidir.Değişim sürecinde örgütsel bağlılığın seramik sektöründe araştırıldığı bu çalışma, Eskişehir ve Bilecik illeri örnekleminde gerçekleştirilmiş ve bu illerde seramik sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıkları değişim orijininde araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Değişim, Değişim Süreci, Faktör, Örgüt, Örgütsel Bağlılık.
Marka isimlerinin dilsel analizi-Ülker ve Eti uygulaması
Markalar tüketicilere güven verdikleri, seçme hakkı tanıdıkları, onların kaliteli ve itibarlı ürünlere sahip olmasını sağladıkları için bugün ki pazar şartlarında gerekli ve olumlu bir güçtür. Marka ülke için refah, istihdam ve yenilikçilik getirerek dinamik bir ekonominin ilk şartı haline gelmiştir. Markalar ekonominin, kültürün ve toplumun hayati bir parçasıdır. Her sınıftan tüketici markaların oluşturduğu, psikolojik tufandan etkilenmektedir.İşletmenin var olan anahtar varlıklarından biri kimliğidir, yani bir işletme ile ilgili olan çağrışımlar ve markalar. Marka Çağrışımı, Marka Hafızasıyla doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olan her şeydir.Bir ürünü isimlendirmek hayal edilemeyecek derecede önemlidir. Farklılaşma isim sayesinde gerçekleşmektedir. Firmalar yeni ve heyecan verici, marka isimleri bulabilmek için esrarengiz yöntemlerle harfleri ve ekleri formülize etmektedirler.Marka ismi, insanların kolayca telaffuz edebilmeleri ve hatırlayabilmeleri için en fazla iki ya da üç heceden oluşmalıdır ya da dokuz harften kısa tutulmalıdır. Görünüş, his, ses ve anlam olarak korkutucu ve endişe verici olmamalıdır. Aynı zamanda bu ismin bir de mesajı olmalıdır, bu konuda sembolizm yardımcı olabilmektedir.Anahtar Kelimeler: Marka, Marka İsimleri, Marka Çağrışımları, Marka Kimliği, Dilsel Analiz, Ülker, Eti
Rekabette endüstrinin yapısal analizi ve ambalaj endüstrisi örneği
Araştırmanın temel amacı rekabet stratejisi içerisinde ambalaj endüstrisinin yapısal analizini incelemektir. Ambalaj sektörü bir pastaya benzetirsek, önce pastada sahip olduğumuz payı (ciro olarak) korumak, sonra da bu payı arttırmaya çabalamak veya sahip olduğumuz pastayı korumaktır Ambalaj sektörde geçmişin bugünün ve geleceğin analizini yapabilmektir. Firmanın çalıştığı rekabet topluluğunu değerlendirerek, sektörden kaynaklanacak etkilerin en az zarar verebileceği bir pozisyona getirilmesidir. Ayrıca, strateji geliştirme sürecinde verimlilikle ilgili faktörleri, rakiplerin seçimini etkilemeye yönelik taktiklerden daha önemli gördüğü için, aynı zamanda strateji geliştirmeye ekonomik bir yaklaşım sunar.İlk bölümde rekabetin yapısal belirleyicileri olan potansiyel girişimciler, ikame ürünler, müşteriler, tedarikçiler ve bunların rekabet etme gücüne olan etkileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Mevcut rakipler arasındaki rekabet, sektör yapısının analizi, rakiplerin analizleri anlatılmıştır. İkinci bölümde endüstriyel yapısal analizi rekabet yapısı içerisinde endüstrinin değerlendirilmesi anlatılmıştır. Üçüncü kısımda ise rekabet stratejileri içerisinde ambalaj endüstrisi yapısal analizi anlatılmaktadır.Anahtar Kelimeler: Ambalajlama, Endüstri, Güç, Müşteri profili, Pazarlama, Rekabet, Teknoloji, Yapısal analiz.
Genç tüketicilerin marka sadakatlerinin ölçülmesi ve üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma: DPÜ örneği
Rekabetçi tutumların çok büyük önem kazandığı günümüzde, marka, işletmelerin ürettiği ürünleri diğer işletmelerin ürünlerinden ayırarak fark yaratmaktadırlar. Ancak bu fark kalite, güvenirlilik, dayanıklılık, uygunluk, prestij sağlama gibi çeşitli faktörlerin bir arada ve kurumsal yapıyla birlikte algılanması sağlar. Bu nedenle tüketiciler, satın alma kararlarında markaya oldukça fazla önem verirler.Tüketicilerin önemli bir kısmını oluşturan genç tüketicilerin de, özellikle çevrelerine uyum sağlama, moda gibi faktörlerin de etkisiyle kendilerine prestij sağlayacaklarına inandıkları markalı ürünleri tercih ettikleri yönünde yaygın kanı vardır. Ancak genç tüketicilerin markalı ürünleri tercih nedenleri elbette sadece bunlarla açıklanamaz. Markalı ürünlerin kalitesi, fiyatı da diğer tüketicilerde olduğu gibi genç tüketicilerin ürün tercihlerinde etkili faktördür.Bu çalışmanın amacı, genç tüketicilerin marka sadakatlerini Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) öğrencileri örnekleminde araştırmaktır.Bu çerçevede çalışmada öncelikle tüketici davranışları irdelenmiş daha sonra marka ve sadakat kavramları ve boyutları ele alınmıştır. Dumlupınar Üniversitesi Merkez Kampusta öğrenciler üzerinde anket uygulaması yapılarak genç tüketicilerin marka sadakatleri ve seviyeleri araştırılmış, cinsiyet, fakülteler ve harcama değişkenleri ile marka sadakati arasında istatistiksel ilişki araştırılmıştır.Araştırma sonucunda yapılan istatistiksel testlerle hipotezler test edilmiş ve buna göre araştırma grubunun cinsiyeti ve harcama tutarları ile marka sadakatleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu buna karşın eğitim birimleri ile marka sadakatiyle arasında bir ilişki olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Genç Tüketici, Marka, Sadakat, Marka Tercihi, Marka Sadakati, Müşteri
Pazarlama iletişiminde web sitesinin rolü ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren web sitelerinde bir uygulama
Bu araştırmanın amacı; web sitelerinin pazarlama iletişimi elemanlarına olan etkisinin hangi yönde olduğunun belirlenmesidir. Geleneksel pazarlama iletişimi uygulamalarından ziyade günümüzün getirdiği şartlarda internet ve web sitelerinin kullanımı dikkat çekmektedir. Pazarlama iletişimi elemanlarının, web sitelerindeki öneminin belirlenmesi, bu tezin ana konusunu oluşturmaktadır.Bu bağlamda birinci bölümde; tez konusunun temel kavramlarını oluşturan pazarlama, iletişim ve pazarlama iletişimi konularına kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde internet hakkında genel bilgi verilerek, internetin sağladığı hizmetlerden bahsedilmiştir. İnternetin sağladığı en önemli hizmetlerden olan web sitelerinde, pazarlama ve özellikle pazarlama iletişimi elemanlarının nasıl yer aldığı anlatılmıştır. Ayrıca web siteleri ve pazarlama iletişimi elemanları arasındaki ilişki incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise web siteleri üzerinden satış niteliği olan, teknoloji sektöründen iki farklı firmanın web sitesinde yapılan gözlem ve görüşme çalışması sonucunda elde edilen ifade ve yorumlar yer almaktadır. Görüşme bölümünde, web sitesinde pazarlama iletişimi ile ilgili pazarlama iletişimi elemanlarını dikkate alınarak hazırlanan sorular mail yolu ile firma yetkililerine iletilmiş ve yetkililerden gelen geribildirim ile bu konudaki görüşleri alınmıştır. Yetkililerden alınan yorumlar ışığında web sitesinde pazarlama iletişimi elemanlarına yönelik olarak yapılan gözlemlerden elde edilen sonuçlar, literatür taraması yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda yorumlanmıştır ve pazarlama iletişimi elemanlarının her birinin web sitesindeki önemi açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, İletişim, Pazarlama İletişimi, Web Sitesi
Endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi: İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde makina ve makina teçhizatı üretimi yapan firmalar üzerinde bir uygulama
Günümüzde, pazar koşullarında müşterilerin ürün ve hizmet konusundaki beklentileri her geçen gün hızla artmakta olup, sıradan sayılabilecek ürünlerin dahi marka değerine sahip olup olmadığı sorgulanmaktadır. Bu nedenle, son yıllarda firmaların kendi ürünlerini diğer firmaların ürünlerinden ayırt edilmesini sağlayan en önemli araçlardan biri olan marka değerinin, hem marka olarak kendi başına yaratığı etki, hemde satın alma karar sürecindeki temel kriterler üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde genel kavramlar, ikinci bölümünde endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi ayrıntılı bir şekilde işlenerek, literatüre uygun bir alt yapı oluşturulmuştur.Araştırma anket tekniği ile yapılmıştır ve elde edilen bulgular SPSS 15,0 programında analiz edilmiştir.Araştırma, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde makine ve makine teçhizatı üretimi yapan firmalar üzerinde yapılmıştır. Araştırma sonucunda endüstriyel pazarlarda marka değerinin satın alma kararına etkisi incelenmiştir.. Sonuç olarak, marka değerinin satın alma kararına olan etkileri ve karar sürecinin karar veren kişinin demografik özellikleri açısından nasıl etkilendiği araştırılmış ve yorumlar ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Marka Değeri, Satın Alma, Endüstriyel Pazar, Karar Süreci.
Lojistik ulaştırma faaliyetlerindeki hizmet kalitesinin müşteri değeri yaratmadaki rolü: Kütahya Yurt İçi Kargo Şirketinde bir uygulama
Yaşanan globalleşme sürecinde pazarların, müşterilerin, ihtiyaçların ve tüm bunlara paralel olarak kurumsal yapılanmalar ile iş anlayışlarının değişmesi, lojistik yönetiminin büyük bir anlam ve önem kazanmasında etkili olmuştur. Birbirine benzer markaların ortaya çıkması müşterilere hizmet sunumlarında farklılaşma gereğini ortaya çıkarmıştır. Lojistik hizmetlerde sağlanan üstün performans işletmelerin rekabet edebilmelerinde önemli rol oynamaktadır.Günümüzde işletmelerinin en önemli amaçlarından birisi, müşteriye yönelik hareket etmektir. Bu amaç etrafında üretimde ve tüketimde dikkat çeken araçlar maliyet, kalite, zaman ve hızdır. İşte lojistik bu amaç ve araçların bir noktada birleşmesini sağlayarak, isletmeler ile müşterileri arasında ulaşımı ve iletişimi sağlamaktadır. Müşterilerin pazarda daha fazla söz sahibi olmaları ile birlikte daha üstün hizmetler sunma gereği lojistiğe olan ilgiyi arttırmıştır. Lojistik hizmetlerde sağlanacak kalite ile müşteriye yakınlık, müşteri ile hizmet sunumu ve sonrasında ilişki kurarak müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve bu taleplere uygun hizmet ve değer üretmek ve müşteri tarafından kabul edilen faydaları sunmak mümkün olabilmektedir.Anahtar Kelimeler: Lojistik, Ulaştırma, Ulaştırma Faaliyeti, Hizmet, Kalite, Hizmet Kalitesi, Değer, Müşteri Değeri.
Kadın moda dergilerinde sayfa tasarımı öğeleri: Cosmopolitan ve Süper dergilerinin içerik analizi
Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de farklı okuyucu kitlelerine seslenen aylık veya haftalık olarak basılan dergiler yayınlanmaktadır. Yeterince ilgi görmemesinin sebebi, Türkiye'de okuma oranının düşük olmasıdır. Dergiler zengin görsel dili, yeni baskı süresinin genellikle aylık periyotlarda olması ve ilgi çekici konularıyla satışa sunulmasının yanı sıra hedef kitlelerini tam olarak tanımayan dergi yayıncıları dolayısıyla dergi satışları beklenenin altında olmaktadır.Dergi yayıncılığındaki hızlı ve çarpıcı gelişmelere bağlı olarak, sayfa tasarımında son yıllarda önemli gelişmeler olmuştur. Özellikle geniş ve farklı demografik özelliklere sahip hedef kitlelere hitap eden dergi yayıncılığı tasarım ve teknolojik gelişmelerle daha da hız kazanmıştır. Farklı segmantlarda bile olsa dergi tasarımcıları için tasarımda rekabet bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu değişimlere bağlı olarak ister aynı segmantta ister farklı segmantta olsun sayfa tasarımlarında estetik tasarımların oluşturduğu çeşitlilik bir tasarım şablonu meydana getirmektedir. Tasarımlarıyla öne çıkan ve kendi sektöründeki dergilere öncülük eden kadın moda dergileri estetik açıdan etkili bir sayfa tasarımına sahip olması hedef kitlenin tercihlerini de değiştirebilmektedir.Bu çalışmada; kadın moda dergilerinde sayfa tasarımının içerik analizi belirlenmek üzere aynı segmantta faaliyet gösteren en çok satan ve en az satan dergiler belirlenerek tasarım öğeleri grafik tasarım ve sayfa tasarımının ilke ve elemanlarına göre incelenerek değerlendirilmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde sayfa tasarımı, sayfa tasarımın tarihsel gelişimi, sayfa tasarımının görsel, tipografik, genel ilkeleri ile ilgili kavramlar geniş bir şekilde açıklanmış, literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur. Daha sonra Türkiye' de kadın moda dergileri sektöründe en çok satan ve en az satan dergiler olan ? Cosmopolitan? ve ?Süper? dergileri elde edilen veriler çerçevesinde sayfa tasarımının tasarım kriterleri doğrultusunda analiz yapılarak yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sayfa Tasarımı, Kadın Moda Dergileri, Masaüstü Yayıncılık, Modernleşme ve Kadın, Taslaklama.
Bilgi teknolojileri kullanımının örgütsel başarı üzerine etkisinin analizi ve bir uygulama
Bilgi teknolojileri, örgütler açısından da çok büyük öneme sahiptir. Günümüzde, örgütlerin bilgi teknolojileri yapılanmaları incelendiğinde teknoloji yatırımlarına her geçen gün daha fazla önem verildiği ve buna bağlı olarak örgütlerde gün geçtikçe bilgi teknolojileri kullanımının arttığı gözlenmektedir. Bilgi teknolojileri desteğinden uzak örgütlerin, endüstriyel pazarlarda faaliyet göstermeleri, özellikle rekabet açısından yetersiz kalmalarıyla sonuçlanmaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Öncelikle örgüt ve örgütsel etkinlik kavramları incelenmiş olup, örgütsel etkinlik kriterleri belirtilerek, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerinin etkileri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın son bölümünde ETİ Gıda Merkezi'nin bilgi teknolojileri kullanımı üzerine bir inceleme yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum örnek olay (case study) çalışması yöntemi uygulanmıştır. İnceleme sonucunda elde edilen bulgulardan ETİ Gıda Merkezi; bilgi teknolojileri teminini kavramış ve sürekli gelişim için örgüt odaklı gereksinimler doğrultusunda bölümünü kurmuş ve ileri teknolojiler kapsamında öncü olduğu ortaya konulmuştur. Bu sonuç doğrultusunda şirketlerin etkinlik kriterlerini arttırma bağlamında dikkate alabilecekleri öneriler verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Etkinlik, Bilgi Teknolojileri, Prodüktivite, Nitel Araştırma.
2003-2010 EFQM Mükemmellik Modeli ve bir hizmet işletmesinde araştırma: 24 Eylül Anaokulu
EFQM Mükemmellik Modeli, kuruluşlara mükemmelliğe giden yolun neresinde olduklarını gösteren bir modeldir Model kuruluşun mükemmellik yolunda ilerleyip ilerlemediğini ölçerek yönetim sistemlerini geliştirmesi konusunda yardımcı olan pratik bir araç niteliği taşır. Bu amaçla kurulusun kuvvetli yönlerini ve iyileştirmeye açık alanlarını görmesini sağlayarak onları çözümler üretmeleri konusunda teşvik eder.Bu çalışmanın amacı, EFQM Mükemmellik Modelinin daha iyi anlaşılabilmesi için Türkiye'de derece almış bir hizmet işletmesinde araştırılmasıdır. Araştırma Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesindeki 2009 yılı Türkiye 2.si 24 Eylül Anaokulu'nda yürütülmüştür. Araştırmada sonuç olarak, EFQM M.M. analiz edilmiş ve Türkiye 2. liği bulunan bu okulun kuvvetli ve zayıf yönleri saptanmıştır. Bu zayıf olan yönlerde çözümler sunulmuştur. Ayrıca başarılı bu devlet okulu diğer okullara örnek edilmiştir.Anahtar Kelimeler: EFQM 2003, EFQM 2010, Mükemmellik Modeli, Hizmet İşletmesi, Bir Araştırma, 24 Eylül Anaokulu
Sivil toplum kuruluşlarının finansal kaynaklara ulaşmasında bilişim teknolojilerinin etkisi:Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın analizi
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş çalışmalarında gerçekleşen faaliyetlerin bir sonucu olarak insan hakları, temel hak ve hürriyetler konuları da giderek önem kazanan olgular olmuştur. Uyum yasalarıyla birlikte devletin etkinliğini azaltan bunun yanı sıra özgürlükleri arttıran ve Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) işlevselliğini ön plana çıkaran düzenlemeler ile birlikte STK'ların da görev ve sorumlulukları üst düzeye çıkmıştır.STK'ların öneminin giderek artması, onların sürekliliği ve amaçlarına ulaşacak faaliyetlerini gerçekleştirebileceği platformların yaratılması konusunda nasıl destekleneceklerinin belirlenmesi gereği tartışılmaya başlayan bir başka unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada STK'ların bilişim unsurlarının da incelenerek finansal kaynaklara ulaşmada bilişimin nasıl bir fayda sağladığı analiz edilerek örnek bir çalışma içerisinde bu durum tespit edilmeye çalışılacaktır.Birinci bölümde; sivil toplum ile ilgili yaklaşımlar, tanımlar ve kuramlara yer verilerek, STK'lara geçiş süreci incelenecektir. Daha sonra STK'ların gelişim süreci incelenerek STK'lar ile ilgili farklı tanımlar ortaya konulmaya çalışılacaktır. Türkiye'de sivil toplum kavramının gelişim süreci Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası olarak ele alınacak ve bu dönemlerdeki sivil toplum ile ilgili kısa bilgiler verilecektir. Sivil toplumdan STK'ya geçiş süreci içersinde STK'larla ilgili tanımlar ve gelişmelerle ilgili bilgiler verilerek, kuruluş şekilleri, özellikleri, paydaşları ve finansal kaynaklarının hangi unsurlardan oluştuğu ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılacaktır.İkinci bölümde; bilişim ve temel kavramları incelenerek, STK'ların kaynaklara ulaşmada kullandıkları bilişim teknolojileri ile ilgili olarak bilgiler verilecektir. Bu bilgiler ışığında Türkiye'de mevcut STK'ların bu yolla elde ettikleri kaynakların örneklendirilmesi ile de bilişimin kaynaklara etkisi ortaya konulmaya çalışılacaktır.Üçüncü bölümde; örnek STK olarak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) incelenecek ve bilişimin etkisi TEGV üzerinde analiz edilmeye çalışılacaktır.Çalışma sonucunda elde edilen bilgiler ile bilişim ve unsurlarının STK'lara finansal kaynaklara ulaşmada etkisi değerlendirilerek tüm STK'ların bu konuya dikkati çekilmeye çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, Sivil Toplum Kuruluşları, STK, Bilişim
Tanıtım afişlerinde karikatürün kullanımı ve bir şehir tanıtımı örneği doğrultusunda incelenmesi
Bir malın, hizmetin ya da markanın varlığı hakkında tüketiciyi, uyarmak ve bir mala, markaya, hizmete veya kuruma olumlu bir tutum yaratmak amacıyla göze ve kulağa seslenen, mesajların hazırlanması ve bu mesajların ücretli yada ücretsiz araçlarla yayımlanmasına ?tanıtım? denir. Tanıtımlar için en yaygın olan, iletişim araçları TV, basın ve afişlerdir. Afiş, sürekli toplumla iç içe yaşar ve her kesimden tüketiciye seslenme olanağı taşır.Tanıtım ve afiş kelimelerinin birleşiminden oluşan tanıtım afişleri aslında birbirini karşılayan ve iç içe düşünülebilecek kelimelerdir. Çünkü her ikisinin de amaçları içeriklerinde yer almaktadır. Yani tanıtımın (reklamın) yapıldığı basılı görsellerden en çok bilineni ve kullanılanı afiştir. Afiş en yaygın tanıtım araçlarındandır.Tanıtım afişlerinde karikatürün kullanılması ise çok farklı bir alana girmektedir. Çünkü karikatür insanları güldürürken düşündüren bir sanattır. Karikatürün amacı insanlarla dalga geçmek ya da rencide etmek olmamalıdır. Karikatür belli bir konuya ilgiyi çekerken mizahın cazibesini ve akılda kalıcılığını kullanmaktadır. Tanıtım ? Afiş ? Karikatür üçlüsünü iç içe düşünmek ve bunları bir arada kullanmak bir hayli etkileyici olabilir. Çünkü tanıtımın gerekliliğini karikatürün sanatsallığı ve eğlencesiyle harmanlayabilirsek ortaya çok farklı, ilgi çekici ve etkileyici çalışmalar çıkabilir.Anahtar Kelimeler: Tanıtım( Reklam ), Afiş, Karikatür, Kültür.
Kadın yöneticilierin cam tavan algısının cam tavanı aşma stratejilerine etkisi: Bursa ili tekstil sektöründe bir alan araştırması
Kadınlar çalışma yaşamında sırf cinsiyetlerinden ve toplumun cinsiyetlerine yüklediği rol ve sorumluluklardan dolayı çeşitli tutum, davranış ve önyargılarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadınların çalışma yaşamında üst yönetim kademelerine yükselmelerinde cinsiyetlerinden dolayı karşılarına çıkan her türlü görünmez engel ?cam tavan? olarak adlandırılmaktadır.Kadın yöneticiler karşılarına çıkan cam tavan engeli karşısında bazen bunu aşmak için çeşitli stratejilere başvururken bazen de bunu kabullenmek zorunda kalmaktadır.Bu tez çalışmasında; birinci bölümde çalışma yaşamında kadın işgücünün tarihsel süreç içerisindeki konumu ve karşılaştıkları sorunlar ele alınmıştır. İkinci bölümde kadın yöneticiler ve cam tavan kavramı, cam tavan algısına neden olan unsurlar, olumsuz sonuçları ve cam tavanı aşma stratejileri açıklanarak, literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur. Uygulama bölümünde kadınların yoğun olarak çalıştığı ve Türkiye'de tekstilin en önemli merkezi olan Bursa'daki tekstil işletmelerinde çalışan kadın yöneticilerin karşılaştıkları cam tavan engelleri ve bunları aşma stratejileri analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kadın İşgücü, Kadın Yönetici, Terfi, Cam Tavan, Cam Tavan Engelleri
Örgütlerde güven olgusu: İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde uygulama çalışması
Bireyin, niteliklerini ve yaratıcılığını kullanabilmesi için kurumsal bağlılığını pekiştirecek güven duygusuna gereksinim duyulmaktadır. Örgüte güven duyma nihayetinde, örgütsel bağlılıkta, motivasyonda, verimlilikte ve performansta artışın; bunun yanında örgüt içi stres, çatışma ve belirsizlikte azalmanın meydana geleceği kabul edilmektedir. Bu minvalde çalışmanın amacı, son zamanlarda yoğun bir şekilde incelenmekte olan, ?iş hayatında güven? olgusunun nasıl analiz edilebileceğini ortaya koymaktır.Örgütleri diğer sosyal birimlerden ayıran özelliği, sosyal yapılarının belli bir amaca yönelik olarak planlanmış olmasıdır. Belli bir amacın gerçekleştirilmesi için gerekli işlemler düşünülerek bölümlere ayrılmış, çeşitli kademeler ve mevkiler oluşturulmuştur. Bu değişik kademeler ve mevkiler arasındaki bilgi alışveriş ağı ve emir-kumanda zinciri, farklı faaliyetlerin eşgüdümlenmesini sağlayacak biçimde planlanmakla birlikte belirli kurallara bağlanmıştır. Örgüt üyeleri değişse bile, onların yerine getirdikleri görevler devam etmektedir. Bu nedenle örgütler, üyeleri gelip geçici olduğu halde sosyal yapılarını koruyabilirler.Güven; birey ve grup davranışlarının önemli bir belirleyicisidir. Güvenin önemli işlevlerinden biri de karmaşıklığı ortadan kaldırmasıdır. Özellikle modern ve sanayileşmiş toplumlar bu karmaşık yapılara sahiptir. Güvenin oluşumu bilgi alışverişinin daha doğru, daha geniş ve daha yerinde olmasına, bir deyişle davranışsal belirsizliğin azalmasına neden olacaktır. Bu çalışmada güven kavramı ve güven türleri farklı bakış açıları ile tanımlanmış, örgüt ve örgütsel güven kavramı, kavramın özellikleri ve örgütsel güven modelleri detaylı bir şekilde irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Güven, Örgüt, Örgütsel Güven.
Üniversite paradigmasında değişim: Dünya üniversitesi DPÜ örneği
Geleceğin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan üniversiteler bu rollerini yerine getirebilmek amacıyla küreselleşen dünyada değişimin öncü kuruluşları haline gelmeye başlamıştır. Üniversiteler, geleceği hedef alan, bilgi odaklı, toplumsal sorumlulukları olan ve hayat boyu eğitimin gerçekleştirildiği kurumlar olmaya başlamışlardır. Küreselleşme ile üniversiteler değişen paradigmalara adapte olmaya ve değişimleri bünyelerinde barındırmaya başlamışlardır.Bu çalışmada üniversitelerin gelişen dünyada dünya üniversitesi olmaları için nelere sahip olmaları gerektiği ve bunlara ne kadar ayak uydurabildikleri incelenmiştir. Dumlupınar üniversitesinde gerçekleştirilen uygulama ile Dumlupınar Üniversitesinin dünya üniversitesi olma yolundaki çabaları incelenmiştir. Uygulama bölümünde üniversitenin bugünü ve geleceği hakkında ilgili kişilerden bilgiler alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği kullanılmıştır. İlk bölümde üniversiteyi ilgilendiren kavramlar açıklanmış, ikinci bölümünde ise dünya üniversitesinin sahip olması gereken kavramlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise bu olguların hepsi değerlendirilip Dumlupınar Üniversitesine indirgenmiş ve Dumlupınar Üniversitesi hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Dünya Üniversitesi, Bilgi, Yükseköğrenim.
Emniyet mensuplarının sosyal tesislerden faydalanma memnuniyet düzeyleri: Kütahya ili uygulaması
Günümüzün zorlu hizmet koşulları, kurumları belirlemiş oldukları amaçlara ulaşmak için çeşitli düzenlemelerde bulunmaya yönlendirmektedir. Çalışanların kurum içerisinde etkin ve verimli olarak çalışmaları ise büyük ölçüde yüksek iş memnuniyetine bağlıdır. Bu nedenle kurum çalışanların iş memnuniyetlerini etkileyen faktörleri belirlemesi ve bunların iyileştirilmesi için çaba harcaması önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İşinden memnun olmayan kişide, işin yapılış koşullarından, işte kullandığı aletlerden, maddi ve manevi olarak elde ettiği çıkarlardan, takdir edilme ve sosyal prestij eksikliğinden şikâyet ve memnuniyetsizlikler şeklinde farklı birçok memnuniyetsizlik oluşabilir. Sonuç itibariyle memnuniyetsizlik yaratan unsurlar sadece çalışanın işinden memnuniyetsizlik duymasına neden olmamakta aynı zamanda işi bırakıp yeni işler aramasına da sebep olmaktadır. Kurum çalışanlarının kendilerini teşkilatın bir parçası gibi hissetmeleri ve teşkilata bağlılık duymalarının, işlerinden memnun olmalarının da bir sonucu olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmada, emniyet mensuplarının uzun vadede iş tatmini ve iş performanslarına yönelik olarak polisevinden memnuniyetini ölçmek ve mevcut olumsuzlukları tespit etmek hedeflenmiştir.Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Motivasyon, İş Performansı, Müşteri Memnuniyeti, Polisevi
Pazarlama iletişiminde maskotun önemi ve Dumlupınar Üniversitesi merkez yerleşiminde lisans öğrencileri üzerine bir uygulama
Günümüzdeki yoğun rekabet ortamında kalıcı bir markaya sahip olmak, işletmelerin başarılı bir pazarlama stratejisi uygulayabilmeleri için son derece önemlidir. İstek ve ihtiyaçları sürekli olarak artan ve giderek daha zor beğenir hale gelen müşterilerin sadakatini kazanabilmek ve onları işletmede tutabilmek için müşteri ile marka arasındaki ilişkiyi güçlendirmek ve kalıcı hale getirmek gerekmektedir. Günümüzde pazarlama stratejisinde farklılaşmayı başaran firmalar, büyük rekabet gücü elde ederek bu başarılarını markalaşma sürecine yansıtmak durumundadırlar.Tüketicilerin markaları hangi özellikleriyle hatırladıkları konusunda görsel tutundurma faaliyetlerinin etkisi büyüktür. Bu faaliyetler içerisinde önemli bir iletişim aracı olarak maskotlar karşımıza çıkmaktadır. Yoğun rekabet ortamında firmaların öne çıkmaları için markalarını konumlandırmaları gerekmektedir. Bu da maskotun markaya kişilik kazandırarak hedef kitlenin akılda kalıcılığını sağlamaktadır. Bu konunun amacı ise; ülkemizde de hızla artarak kullanılmaya başlanan maskot markalı ürünlerin, tüketicilerin algılarında maskotun, markalardaki konumlandırmadaki etkisini ve maskotun markayla uyumunun incelenmesidir. Böylece maskot kullanılan markalı ürünlerin, maskot ile kişilik kazandırarak tüketicideki kalıcılığı sağlamaktır.Araştırmada kullanılan teknik nicel yöntemdir. Verilerin sayısal göstergelere indirgenmesi için Likert değerlendirme ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışma 28 madde ve beş tane aralıklar temelinde değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yapılan anket çalışmasında Turkcell maskotu hakkında düzenleme yapılmıştır. Uygulanan anket sonucunda Maskotun bir ürün veya hizmetin reklam kampanyasının en etkili destekleyicisi olduğu anlaşılmıştır. Doğru seçilmiş, iyi tasarlanmış ve üretilmiş bir Maskot, söz konusu kurum veya kuruluş için büyük bir ilgi ve sempati kaynağıdır.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maskot ve Konumlandırma.
Osmanlı çini motiflerinden lale motifinin logolarda kullanımı ve DPÜSEM örneği
Bir marka olmak için işletme veya kurum kendini diğer markalardan ayıran bir görsel kimliğe sahip olmalıdır. Kurum kimliği unsurlarından biri olan logolar ise kurum ya da markanın görünen gücü olarak tanımlanabilir. Bu güç, kurum ya da markanın müşteriye verdiği güvencenin bir göstergesidir. Bu gücü elde etmek için tasarımcılar çok özgün tasarımlar ve kalıcı olan logolar tasarlayarak markayı ön plana çıkartıp daha etkili hale getirmek zorundadırlar. Bu çalışmada lale motifinin güçlü bir marka görsel kimliği oluşturup oluşturamayacağı incelenmiştir. Günümüzde Osmanlı dönemi geleneksel Türk Sanatları hemen hemen her yerde göze çarpmaktadır. Osmanlı sanatının varlığı ve önemi dünyanın her yerinde bilinmektedir. Bu kültür değerini yaşatmak yeni neslin tasarımcıları olan bizlere düşmektedir. Markaların görsel kimliğini kurumsal bir yapıya kavuşturan biz tasarımcılar Osmanlı lale motifini yeni nesil tasarımlara yansıtarak yaşatmalı yeni bu sanat değerlerini kaynak olarak kullanmalıyız. Grafik tasarımcılar tasarımlarını özgün kendine has üsluplarını kullanarak genellikle markanın amacı, misyonu ve hedefleri konusunda araştırmalar yaptıktan sonra tasarlamaktadırlar. Tabi ki bir marka için tasarlanacak logo fizibilite çalışması doğrultusunda ona uygun olan karakterde yapılmalıdır. Ancak çok ünlü markaların görsel kimlikleri bazen çok farklı çıkış noktaları kullanılarak tasarlanmaktadır. Bu doğrultuda lale motifi ile bir marka logosu tasarlarken markanın bir sanat işi ya da ona yakın bir iş yapılmasına gerek yoktur. Bu çalışmanın uygulama aşamasında Dumlupınar Üniversitesine bağlı DPÜSEM'in logo tasarımında lale motifli desenler kullanarak logo kurumsal kimlik tasarımının ilk basamağının gerçekleştirilebileceği kanıtlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Logo, Marka, Çini Motifi, Lale.
Türkiye ve Avrupa Birliğinde KOBİ'lerin finansal ve teknolojik politikalarının karşılaştırılması
Türkiye-AB/AT ilişkileri konusu, ülkemiz gündeminin ilk sıralarını işgal etmeye devam etmektedir. Avrupa Topluluğu'na Yunanistan'la birlikte ilk tam üyelik başvurusunu yapan ülke olan Türkiye, ne yazık ki hedefe henüz ulaşamamıştır. Kendisinden sonra harekete geçen çok sayıda ülke üye olmuş veya üyeliğini garanti altına almış olmasına rağmen, Türkiye-AB ilişkilerinin kaderi hala tartışılmaktadır. Bu tartışma B gündeminde de önemli bir yer tutmaktadır.AT'nin kuruluş gayelerinden en önemlisi ekonomik gücün artırılması düşüncesidir. Bir araya gelen Avrupa ülkeleri, korumacı politikaları, bir yana bırakıp, ticareti liberalleştirerek bu amaca ulaşabileceklerini düşünmüşlerdir. Diğer yandan, ABD ve Japonya'dan oluşan iki süper güce karşı durabilmek için de birleşmek, bütünleşmek gerekli idi. Ancak bu şekilde, bu ülkelere karşı rekabette kuvvetli hale gelinebilecekti.Avrupa Topluluğu ekonomik bütünleşmenin bugün geldiği noktaya, çeşitli aşamalardan geçilerek ulaşılmıştır. ?Gümrük Birliği?nden ?ortak Pazar?a geçilmiş, oradan da ?tek para?nın yürürlüğe sokulmasıyla ?parasal birlik? gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde AT: ekonomi, para, maliye politikalarının uyumlaştırılması yolunda önemli mesafeler kat etmiştir.Toplam beş bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde KOBİ ile ilgili açıklamalar yapılmış, ikinci bölümde Avrupa Birliğinde KOBİ'lere yönelik teknoloji politikalarına değinilmiş, üçüncü bölümde Avrupa Birliğinde küçük ve orta ölçekli işletmeler konusunda genel bilgilere yer verilmiş, dördüncü bölümde Türkiye'de küçük ve orta ölçekli işletmeler konusuna değinilmiş ve beşinci bölümde ise küçük işletmelerin sorunları ve çözüm önerileri üzerinde durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, KOBİ, Finansal ve Teknoloji Politikaları, Parasal Birlik, Küçük İşletmeler
Türkiye'de çevre yönetiminin etkinliği ve Ereğli Şeker Fabrikası'nda bir uygulama
Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren adından sıkça bahsedilmeye başlanan ve son otuz yılda insanoğlunun göz ardı edemeyeceği bir boyuta ulaşan çevre sorunlarına karşı günümüzde çözüm yolları üretilmeye başlanmıştır. Günümüzde çevrenin yönetilebilir bir olgu olduğu görüşü benimsenmektedir. Çevre olgusunu yönetebilmek için dünyanın birçok ülkesinde, gerek kamu gerekse özel sektör çeşitli faaliyetler içerisindedir. Bu faaliyetlerin tümünü kapsayan çevre yönetimi ile yeryüzündeki bütün canlıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşaması, gelecek nesillerin yaşamlarının tehlikeye atılmaması ve bunlara paralel olarak doğal kaynakların korunarak, ülkelerin ekonomik kalkınmalarının sağlanması hedeflenmektedir. Çevre yönetiminde etkinliğin sağlanabilmesi için kamu sektörüne büyük görevler düşerken, kaybolan çevresel değerlerin kendilerini de olumsuz etkileyeceği bilinci içerisinde olan işletmeler, etkin çevre yönetim sistemleri oluşturup uygulamaya geçirmekle, çevre yönetiminde önemli işlevler yükleneceklerdir. Ülkemizdeki çevre yönetiminin etkinliği üzerine yapılan bu çalışmada, çevre yönetimi ve çevre yönetim sistemleriyle ilgili genel özellikler incelenerek, Türkiye'de çevre yönetiminin mevcut örgütlenmesi ortaya konulmuştur. Çevreyle ilgili merkezi teşkilatlanma ile mevzuattan, örgütlenmeden ve diğer sorunlardan kaynaklanan, çevre yönetimi sorunları belirlenerek, çözüm yollan ortaya konmaktadır.