Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Erkan Avlar
11 theses · Yıldız Technical University
Yapılarda su ve ısı etkenleri, oluşturduğu sorunlar, nedenleri ve çözüm önerileri
Yapılar su, ısı, ses ve yangın gibi etkenlerle karsı karsıyadır. Bu etkenler zamanla yapılarda, kullanıcı üzerinde, ülke ölçeginde, dogal ve yapma çevrede sorun olusturmaktadır. Türkiye'de bu etkenlerin sorun olusturmaması amacıyla sorunlara yönelik ürün ve çözümlerin artıs gösterdigi gözlenmektedir. Ancak, yapılan arastırma sonuçları ve halen süren sorunlar, basta tasarımcı, uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların, yapıları etkileyen etkenlere, sorunların olusmamasına ya da olusan sorunların çözümlenmesine yönelik yeterli bilince sahip olmadıklarını göstermektedir. Ayrıca, yapı sektöründe mevcut bulunan ürün ve çözümlerden yararlanılamamaktadır. Bu çalısmada, öncelikle yapılarda sıklıkla sorun olusturan su ve ısı etkenleri incelenmistir. Yapıya etkiyen su ve ısı etkenlerinin neler oldugu ve yapıları nasıl etkiledikleri belirlenmistir. Daha sonra, bu etkenlere karsı önlem alınmadıgı kosullarda ortaya çıkabilecek sorunlar örneklenmistir. Ayrıca, sorunların olusmasına neden olan yapı üretim sürecindeki eksiklik ya da hatalar belirlenmis ve bunlar sorunların nedenleri olarak ele alınmıstır. Sorunların nedenlerinin engellenmesinin yapılarda sorun olusumunu engelleyecegi ya da olusan sorunları çözebilecegi düsünülmüstür. Bu nedenle, nedenlerin engellenmesi amacıyla alınacak önlemlerde kullanılabilecek ürün ve çözümler ele alınmıstır. Bu ürün ve çözümlerin yapı sektöründe mevcut bulundugu bilinmektedir. Bu nedenle, yapılarda olusan sorunlar mevcut ürün ve çözümlerle engellenebilmektedir. Ancak, basta yapı tasarımcı, uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların bu konularda yeterli bilince sahip olmaları gerekmektedir. Yapılan çalısmayla; basta yapı tasarımcı, uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların benzer sorunlarla karsılasmamaları amacıyla ya da karsılastıkları sorunların çözümlenmesi sırasında sorunların nedenlerine dikkat etmeleri gerektigi sonucuna ulasılmıstır. Bu konuda, Türkiye'de yapı sektöründe mevcut bulunan ürün ve çözümlerle su ve ısı etkenlerinin sorun olusturmasına karsı önlem alınabilecegi belirlenmistir. Ancak, öncelikle tasarımcı ve uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların bu konularda bilinçlendirme çalısmalarının sürdürülmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Su ve ısı etkenleri, sorunlar, nedenler, yalıtım ürünleri, çözümler
Ahşap ve çelik makas sistemlerin malzeme ve sistem özelliklerinin incelenmesi, bir örnek yapı üzerinde değerlendirilmesi
Yurtdışında, özellikle Amerika ve Avrupa'da betonarme ve çeliğe alternatif olarak ahşap sistemlerin uygulaması yaygındır. Ülkemizde, yapı sektöründe sadece betonarme ve çelik yapıların yapımının olması, ahşap yapı sistemlerin uygulama olanağı bulamaması yapı sektörümüzde bir eksiklik olarak dikkati çekmektedir. Bu eksikliğin nedeni araştırıldığında yönetmeliklerin yetersiz olduğu, ahşap malzemenin ve ahşap sistemlerin özelliklerinin mimar ve mühendisler tarafından yeterince bilinmediği görülmektedir. Ahşap malzemenin özelliklerinin bilinmesi ve yönetmeliklerde gerekli düzenlemelerin yapılması ile ahşap sistemin diğer sistemlere alternatif olarak kullanım olanağı bulacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada; ahşap makas sistemler ile çelik makas sistemlerin malzeme ve sistem özellikleri açısından değerlendirmesi yapılarak, elde edilen bilgiler aktarılmıştır. Tezin birinci bölümünde, araştırmanın amacı, kapsamı ve aktarılmasındaki yöntem belirtilmektedir. İkinci bölümde, ahşap malzemenin fiziksel, mekanik, kimyasal, ekolojik ve görsel özellikleri aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, ahşap makas sistemin tarihçesi, ahşap makas şekilleri, makas sistemin özellikleri, tasarım ve üretim ölçütleri ile uygulaması sırasında izlenecek adımlar anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, çelik malzemenin fiziksel ve mekanik özelikleri ile çelik makas sistemin özellikleri açıklanmıştır. Beşinci bölümde ilk olarak, ahşap ve çelik makas sistemin malzeme özellikleri ve sistem özellikleri açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. İkinci olarak ise 15 metre açıklığa sahip örnek bir yapı üzerinde ahşap ve çelik makas sistemin statik hesapları yapılarak, maliyet, makas ağırlığı ve kesit büyüklükleri açısından değerlendirmesi aktarılmıştır. Sonuç ve Öneriler bölümünde, araştırmanın tüm bölümlerinde çıkarılan sonuçlar değerlendirilmiş, ahşap yapı yönetmeliklerinin ve imar yönetmeliklerinin yetersizliğine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahşap, çelik, makas sistem, mekanik özellikler, fiziksek özellikler
Eğimli çatılarda yalıtım sorunları ve çözüm önerileri
Yapıların en üst bölümünde yer alarak son katta bitişini sağlayan çatı, bilindiği gibi dış ortam koşullarından en çok etkilenen ve yapı karakteristiğinin de önemli bir parçasını oluşturan yapı elemanıdır. Bu nedenle çatılar, bir yandan dış ve iç ortamdan gelebilecek olumsuz etkenlere karşı dayanıklılık ve geçirimsizlik gibi özellikler gösterirken, diğer yandan yapı bütününde görsel konforu bozmayacak özelliklere sahip olmalıdır. Bir çatının bu görevleri yerine getirebilmesi de, tasarım aşamasından uygulama aşamasına kadar iyi bir şekilde detaylandırılması, ürün seçiminin ve işçiliğin doğru yapılması ile mümkün olmaktadır. Öte yandan, çatıdaki ısı, su ve diğer yalıtımların tam ve doğru olarak yapılması, gerek kullanıcı ve yapı sağlığının korunması, gerekse çevrede olumsuz etkilerin oluşmaması açısından büyük önem taşımaktadır.Günümüzde gelişen ürün teknolojileri ile birlikte çatılarda kullanılan su ve ısı yalıtım ürünlerinin çeşitliliğinin artması, kaplama türüne göre farklı yalıtım ürünü ve uygulama yöntemi seçme olanaklarını sağlamıştır. Buna bağlı olarak da, kaplama ile yalıtım ürünlerinin birleşimlerinde özel ayrıntılar geliştirilmiştir. Tüm bunlara karşın doğru ürün seçilmemesi ve uygulama yöntemi konusundaki bilgi eksiklikleri nedeniyle oluşan sorunlar, zaman içinde yapıda çeşitli şekillerde kendini göstermektedir. Yapılarda çeşitli şekillerde ortaya çıkan bu sorunlar ise uygulama ve kullanım maliyetlerinin artmasına, olumsuz sağlık koşullarına, çevre kirliliğine ve enerji kaybına yol açmaktadır.Bu çalışmada; eğimli çatılarda meydana gelen su ve ısı yalıtım sorunları ve çözüm önerileri incelenmektedir. Çalışma içerisinde; eğimli çatılarla ilgili tanımlamalar, tasarım, uygulama ve kullanım aşamalarında meydana gelen yalıtım sorunları ve çözüm önerileri yer almaktadır. Çalışmada, günümüzde gelişen ürün teknolojilerine karşın ürün seçimi, detay çözümü ve uygulama yöntemleri konusunda tasarımcı, uygulayıcı ve kullanıcıların yeterli bilgi, deneyim ve bilince sahip olmadığı, Türkiye'de uygulamaların doğruluğunu denetleyen firmaların bu konudaki eksiklikleri ve tüm bunların insan ve yapı sağlığına, ekonomiye ve çevreye olan olumsuz etkileri anlatılmak istenmiştir.Anahtar kelimeler: Çatı, eğimli çatı, yalıtım, su yalıtımı, ısı yalıtımı, çatı kaplaması
Günümüz teknolojisiyle üretilen ahşap konutların tasarım - uygulama - kullanım üçgeninde değerlendirilmesi: İstanbul örnekleri
Ahşap yapım sistemleri, dünyada birçok ülke tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Eski dönemlerde Anadolu'da sıkça kullanılan ahşap yapılar, günümüze uzanan süreç içinde kullanım alanını kaybetmiş ve yerini betonarme karkas yapılara bırakmıştır. Son dönemlerde, özellikle 1999 Marmara depremi sonrasında Türkiye'de ahşap yapı uygulamalarına, depreme karşı dayanımh olması nedeniyle geri dönüş başlamıştır. Günümüzde Türkiye'de birçok firma ahşap konut üretimi ve uygulaması yapmaktadır. Bu çalışmada İstanbul'da günümüz teknolojisiyle üretilen ahşap konutların tasarım- uygulama-kullanım üçgeninde değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu değerlendirme sonucunda ahşap konut uygulaması ve kullanımında oluşan sorunların çözümlerine katkıda bulunarak, ahşap konutlann doğru ve akılcı bir şekilde kullanılmasının sağlanması ve kullanım alanının yaygınlaştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda yapılan çalışmada ilk olarak, ahşabın yapısı ve özellikleri incelenmiştir. Ahşabın yapısı; fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak üç ana başlık altında, Özellikleri ise; fiziksel ve mekanik özellikleri olarak iki ana başlık altında incelenmiştir. Ayrıca ahşabın olumlu ve olumsuz özellikleri ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Daha sonra, ahşabın yapıda kullanımı ve ahşap yapım sistemleri incelenmiştir. Ahşap yapının özellikleri; tasarım, uygulama ve kullanım açılarından değerlendirilmiştir. Çalışmada son olarak İstanbul'da yapılan ahşap yapı üretiminin mevcut durumunun tespiti ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise, elde edilen tespit ve değerlendirmeler sonucunda gerekli öneriler ve çözümler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahşap, ahşap yapım sistemleri; çerçeve sistemler, panel sistemler, kütük sistemler, ahşap yapı üretimi.
Ahşap platform çerçeve yapıların yatay kuvvetler karşısındaki davranışları ve alınması gereken önlemler
Dünyada birçok ülke tarafından yaygın olarak kullanılan ahşap yapılar, Türkiye'de de çok uzun süre kullanılmıştır. Ancak ormanların azalması, nitelikli ağaç bulunamaması ve gelişen teknolojiye bağlı olarak yapı sektörüne daha nitelikli ve ucuz malzemelerin girmesiyle, Türkiye'deki ahşap yapılar yerini betonarme ve çelik yapılara bırakmıştır. 1999 yılında meydana gelen; birçok kişinin yaşamını yitirmesine ve ekonomik kayıplara neden olan yıkıcı depremler sonrasında, alternatif yapım sistemleri arayışına gidilmiştir. Bu arayış sonucunda, yatay kuvvet etkilerine karşı daha dayanıklı olan ahşap yapım sisteminin önemi anlaşılmış ve ahşap yapılara geri dönüş başlamıştır. Günümüzde, Türkiye'de ahşap konut üretimi yapan birçok firma kurulmuştur.Yatay kuvvet etkilerine karşı dayanıklı olarak kabul edilen ahşap yapıların, deprem ve rüzgâr kuvvetleri karşısındaki davranışları, yapıda oluşabilecek hasarlar ve bu hasarların oluşmaması için alınabilecek önlemler kapsamlı olarak bilinmemektedir. Bu çalışma ile sağlıklı ahşap yapı üretmek için; tasarım, uygulama ve denetim aşamalarında, uyulması gereken kuralları belirleyen bir kaynak oluşturmak amaçlanmaktadır.Bu doğrultuda yapılan çalışmanın giriş bölümünde, konuya hazırlayıcı bilgiler verilerek çalışmanın amacına ve önemine değinilmiştir. İkinci bölümünde, ahşap yapılarla ilgili yürürlükte olan yönetmeliklere değinilmiş ve ahşap yapım sistemleri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, yapılara etki eden deprem ve rüzgâr kuvvetlerine değinilmiş, sonrasında ahşap yapıların deprem ve rüzgâr kuvvetleri karşısındaki davranışları ve ahşap platform çerçeve yapılarda oluşan hasarlardan bahsedilmiştir. Beşinci bölümde, ahşap platform çerçeve yapılarda kullanılan ağaç ürünlerine ve birleştirme elemanlarına değinilmiştir. Bölümün devamında ise, ahşap platform çerçeve yapılarda, yatay kuvvet etkilerine bağlı olarak oluşan hasarların engellenebilmesi için alınması gereken önlemlerden ve uyulması gereken kurallardan bahsedilmiştir. Tezin son bölümünde ise, elde edilen veriler doğrultusunda sonucu varılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Ahşap platform çerçeve yapıların yatay kuvvetler karşısındaki davranışları ve alınması gereken önlemler
Dünyada birçok ülke tarafından yaygın olarak kullanılan ahşap yapılar, Türkiye'de de çok uzun süre kullanılmıştır. Ancak ormanların azalması, nitelikli ağaç bulunamaması ve gelişen teknolojiye bağlı olarak yapı sektörüne daha nitelikli ve ucuz malzemelerin girmesiyle, Türkiye'deki ahşap yapılar yerini betonarme ve çelik yapılara bırakmıştır. 1999 yılında meydana gelen; birçok kişinin yaşamını yitirmesine ve ekonomik kayıplara neden olan yıkıcı depremler sonrasında, alternatif yapım sistemleri arayışına gidilmiştir. Bu arayış sonucunda, yatay kuvvet etkilerine karşı daha dayanıklı olan ahşap yapım sisteminin önemi anlaşılmış ve ahşap yapılara geri dönüş başlamıştır. Günümüzde, Türkiye'de ahşap konut üretimi yapan birçok firma kurulmuştur.Yatay kuvvet etkilerine karşı dayanıklı olarak kabul edilen ahşap yapıların, deprem ve rüzgâr kuvvetleri karşısındaki davranışları, yapıda oluşabilecek hasarlar ve bu hasarların oluşmaması için alınabilecek önlemler kapsamlı olarak bilinmemektedir. Bu çalışma ile sağlıklı ahşap yapı üretmek için; tasarım, uygulama ve denetim aşamalarında, uyulması gereken kuralları belirleyen bir kaynak oluşturmak amaçlanmaktadır.Bu doğrultuda yapılan çalışmanın giriş bölümünde, konuya hazırlayıcı bilgiler verilerek çalışmanın amacına ve önemine değinilmiştir. İkinci bölümünde, ahşap yapılarla ilgili yürürlükte olan yönetmeliklere değinilmiş ve ahşap yapım sistemleri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, yapılara etki eden deprem ve rüzgâr kuvvetlerine değinilmiş, sonrasında ahşap yapıların deprem ve rüzgâr kuvvetleri karşısındaki davranışları ve ahşap platform çerçeve yapılarda oluşan hasarlardan bahsedilmiştir. Beşinci bölümde, ahşap platform çerçeve yapılarda kullanılan ağaç ürünlerine ve birleştirme elemanlarına değinilmiştir. Bölümün devamında ise, ahşap platform çerçeve yapılarda, yatay kuvvet etkilerine bağlı olarak oluşan hasarların engellenebilmesi için alınması gereken önlemlerden ve uyulması gereken kurallardan bahsedilmiştir. Tezin son bölümünde ise, elde edilen veriler doğrultusunda sonucu varılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Ahşap platform çerçeve yapıların yatay kuvvetler karşısındaki davranışları ve alınması gereken önlemler
Dünyada birçok ülke tarafından yaygın olarak kullanılan ahşap yapılar, Türkiye'de de çok uzun süre kullanılmıştır. Ancak ormanların azalması, nitelikli ağaç bulunamaması ve gelişen teknolojiye bağlı olarak yapı sektörüne daha nitelikli ve ucuz malzemelerin girmesiyle, Türkiye'deki ahşap yapılar yerini betonarme ve çelik yapılara bırakmıştır. 1999 yılında meydana gelen; birçok kişinin yaşamını yitirmesine ve ekonomik kayıplara neden olan yıkıcı depremler sonrasında, alternatif yapım sistemleri arayışına gidilmiştir. Bu arayış sonucunda, yatay kuvvet etkilerine karşı daha dayanıklı olan ahşap yapım sisteminin önemi anlaşılmış ve ahşap yapılara geri dönüş başlamıştır. Günümüzde, Türkiye'de ahşap konut üretimi yapan birçok firma kurulmuştur.Yatay kuvvet etkilerine karşı dayanıklı olarak kabul edilen ahşap yapıların, deprem ve rüzgâr kuvvetleri karşısındaki davranışları, yapıda oluşabilecek hasarlar ve bu hasarların oluşmaması için alınabilecek önlemler kapsamlı olarak bilinmemektedir. Bu çalışma ile sağlıklı ahşap yapı üretmek için; tasarım, uygulama ve denetim aşamalarında, uyulması gereken kuralları belirleyen bir kaynak oluşturmak amaçlanmaktadır.Bu doğrultuda yapılan çalışmanın giriş bölümünde, konuya hazırlayıcı bilgiler verilerek çalışmanın amacına ve önemine değinilmiştir. İkinci bölümünde, ahşap yapılarla ilgili yürürlükte olan yönetmeliklere değinilmiş ve ahşap yapım sistemleri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, yapılara etki eden deprem ve rüzgâr kuvvetlerine değinilmiş, sonrasında ahşap yapıların deprem ve rüzgâr kuvvetleri karşısındaki davranışları ve ahşap platform çerçeve yapılarda oluşan hasarlardan bahsedilmiştir. Beşinci bölümde, ahşap platform çerçeve yapılarda kullanılan ağaç ürünlerine ve birleştirme elemanlarına değinilmiştir. Bölümün devamında ise, ahşap platform çerçeve yapılarda, yatay kuvvet etkilerine bağlı olarak oluşan hasarların engellenebilmesi için alınması gereken önlemlerden ve uyulması gereken kurallardan bahsedilmiştir. Tezin son bölümünde ise, elde edilen veriler doğrultusunda sonucu varılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Ahşap yığma sistem kuruluşu ve gelişmiş üretim yönteminin incelenmesi
Kolay elde edilebilen ve doğal bir malzeme olan ahşap, ormanların yoğun olduğu bölgelerde eski çağlardan itibaren insanların barınmak için ürettikleri yapıların hammaddesi olmuştur. Dünyanın farklı yerlerinde, ağaç gövdelerinin basit bir şekilde üst üste konarak köşelerde birbirine geçirilmesiyle inşa edilmiş kütük yapı örneklerine ve kalıntılarına rastlanmaktadır. En eski yapım sistemlerinden bir tanesi olan bu sistem, günümüzde geleneksel (el yapımı) ve gelişmiş (makineli) olmak üzere iki farklı yöntemle uygulanabilmektedir.Ön üretim teknolojisinin uygulandığı gelişmiş yöntemde fabrika ortamında kontrollü olarak üretilen yapı malzemeleri, inşaat alanına getirilerek projeye göre monte edilmektedir. Bu tez kapsamında gelişmiş, makineli üretim yöntemi ele alınmıştır. Sistemin genel özelliklerinden bahsedildikten sonra, bu konuyla ilgili çalışanlara rehber niteliğinde bir kaynak oluşturmak amacıyla, makineli yönteme göre inşa edilen ahşap yığma sistem elemanları ve bunların farklı yapım yöntemleri anlatılmış; ardından makineli yöntemle üretilen bir ahşap yığma yapının üretim aşamaları incelenmiştir.
Ahşap yığma sistem kuruluşu ve gelişmiş üretim yönteminin incelenmesi
Kolay elde edilebilen ve doğal bir malzeme olan ahşap, ormanların yoğun olduğu bölgelerde eski çağlardan itibaren insanların barınmak için ürettikleri yapıların hammaddesi olmuştur. Dünyanın farklı yerlerinde, ağaç gövdelerinin basit bir şekilde üst üste konarak köşelerde birbirine geçirilmesiyle inşa edilmiş kütük yapı örneklerine ve kalıntılarına rastlanmaktadır. En eski yapım sistemlerinden bir tanesi olan bu sistem, günümüzde geleneksel (el yapımı) ve gelişmiş (makineli) olmak üzere iki farklı yöntemle uygulanabilmektedir.Ön üretim teknolojisinin uygulandığı gelişmiş yöntemde fabrika ortamında kontrollü olarak üretilen yapı malzemeleri, inşaat alanına getirilerek projeye göre monte edilmektedir. Bu tez kapsamında gelişmiş, makineli üretim yöntemi ele alınmıştır. Sistemin genel özelliklerinden bahsedildikten sonra, bu konuyla ilgili çalışanlara rehber niteliğinde bir kaynak oluşturmak amacıyla, makineli yönteme göre inşa edilen ahşap yığma sistem elemanları ve bunların farklı yapım yöntemleri anlatılmış; ardından makineli yöntemle üretilen bir ahşap yığma yapının üretim aşamaları incelenmiştir.
Ahşap yığma sistem kuruluşu ve gelişmiş üretim yönteminin incelenmesi
Kolay elde edilebilen ve doğal bir malzeme olan ahşap, ormanların yoğun olduğu bölgelerde eski çağlardan itibaren insanların barınmak için ürettikleri yapıların hammaddesi olmuştur. Dünyanın farklı yerlerinde, ağaç gövdelerinin basit bir şekilde üst üste konarak köşelerde birbirine geçirilmesiyle inşa edilmiş kütük yapı örneklerine ve kalıntılarına rastlanmaktadır. En eski yapım sistemlerinden bir tanesi olan bu sistem, günümüzde geleneksel (el yapımı) ve gelişmiş (makineli) olmak üzere iki farklı yöntemle uygulanabilmektedir.Ön üretim teknolojisinin uygulandığı gelişmiş yöntemde fabrika ortamında kontrollü olarak üretilen yapı malzemeleri, inşaat alanına getirilerek projeye göre monte edilmektedir. Bu tez kapsamında gelişmiş, makineli üretim yöntemi ele alınmıştır. Sistemin genel özelliklerinden bahsedildikten sonra, bu konuyla ilgili çalışanlara rehber niteliğinde bir kaynak oluşturmak amacıyla, makineli yönteme göre inşa edilen ahşap yığma sistem elemanları ve bunların farklı yapım yöntemleri anlatılmış; ardından makineli yöntemle üretilen bir ahşap yığma yapının üretim aşamaları incelenmiştir.
Deprem sonrası geçici sağlık yapılarının planlanmasına yönelik bir model önerisi
Türkiye bulunduğu konum, yer yapısı ve meteorolojik etkilerden dolayı deprem, heyelan, su baskını, kaya düşmesi, yangın, çığ, yeraltı suyu yükselmesi gibi afetlerden etkilenmektedir. Türkiye'de yarattığı kayıplar ve yol açtığı yapı hasarları istatistikleri dikkate alındığında deprem diğer afetler içinde en üst sıraya yerleşmektedir. Birçok ülke de aynı şekilde depremden ve depremden dolayı oluşan hasarlardan hem ülke ekonomisi hem de can kayıpları ve yaralanmalar olarak etkilenmektedir. Özellikle depreme bağlı oluşan can kayıpları ve yaralanmaların sayısal verileri göz önüne alındığında, deprem sonrası yapılacak acil sağlık müdahalelerin önemi ortaya çıkmaktadır.Türkiye'de ve deprem bölgesi ülkelerde geçmişte yaşanan büyük depremlere bakıldığında can kayıplarının ya da yaralı sayılarının ne kadar büyük oranlara ulaşabileceği görülmektedir. Can kayıplarının ve yaralı sayılarının yüksek olmasının ana nedenleri ise yapıların gördüğü hasarlar ile afet sonrasında sağlık müdahalelerinde yaşanan sorunlar ve/veya eksikliklerdir. Hasar gören yapılar içerisinde sağlık yapılarının bulunması ve bu yapıların kullanılamayacak duruma gelmesi ise deprem sonrasında acil müdahaleleri güçleştirerek veya engelleyerek can kayıplarının ve yaralanmaların daha büyük oranlara ulaşmasına neden olmaktadır.Acil müdahalelerin mevcut sağlık yapılarında gerçekleştirilemediği bu durumlarda çeşitli geçici sağlık yapılarının deprem bölgesinde kurulumu gerçekleştirilmektedir. Ancak meydana gelen depremden sonra kurulan geçici sağlık yapılarının birçoğu acil müdahaleleri gerçekleştirmeye uygun koşulları sağlamamakla beraber kurulum sürelerinin ayarlanamaması nedeni ile uzayan müdahale süreçlerinde acil müdahale sonucu hayatta kalabilecek insanların da kaybı gerçekleşebilmektedir. Bu aksaklıkların birçoğuna çözüme yönelik geçici sağlık yapısı birimlerinin deprem öncesinde sistemli bir yaklaşımla kurgulanmamış olması neden olmaktadır.Afet sonrası en hızlı şekilde ve gerekli koşullarda sağlık müdahalelerinin yapılabilmesi için geçici sağlık yapısı birimlerine yönelik çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Deprem senaryolarının oluşturulduğu ve geleceğe yönelik deprem hasar haritalarının çıkarıldığı bir dönemde deprem sonrasına yönelik geçici sağlık yapısı modeli oluşturulmalıdır.Bu amaçla çalışma kapsamında deprem sonrası kurulacak geçici sağlık yapısı için araştırmalar yapılmış ve bir model önerisinde bulunulmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde; Türkiye'de deprem sonrası mevcut sağlık yapılarında yaşanan eksiklikler ele alınmış ve bunların ortaya çıkardığı sonuçlar ortaya konmuştur. Çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları belirlenmiştir.İkinci bölümde; Türkiye'de ve Dünya'da deprem sonrası oluşturulan çeşitli geçici sağlık yapıları incelenmiş ve bu yapılarda oluşan eksikler ve sorunlar açıklanmıştır. Türkiye'de ki mevcut sağlık yapılarının ise durum tespiti yapılarak, meydana gelebilecek bir depremde bu yapılarının ne kadarının aktif olarak kullanılabileceği ve deprem sonrası sağlık müdahale yöntemleri ve meydana gelen sorunlar incelenmektedir. Ayrıca, deprem sonrası oluşan sağlık sorunları, nedenleri ve türleri belirlenmektedir.Üçüncü bölümde; Deprem sonrası geçici sağlık yapılarının planlanmasına yönelik sistem yaklaşımı kullanılarak, geçici sağlık yapısı için deprem öncesinden başlayan ve deprem sonrasına uzanan, kurulum alanı seçiminden yapının yeniden değerlendirilmesine kadar geçen süreçleri içeren bir model önerisi oluşturulmaktadır.Dördüncü bölümde; Geçici sağlık yapısı için oluşturulan modelin uygulaması yapılmaktadır. Geçici Sağlık Yapısı Modelinin uygulama yönteminde yer alan her alt sistem için uygulama yapılması, özellikle deprem öncesi sürecindeki tasarım ve üretim alt sistemlerinde zaman, uzmanlık alanı ve finansman açısından mümkün olmadığından dolayı, geçici sağlık yapısı için önerilen modelin uygulaması, geçici sağlık yapısı kurulum alanı seçimi alt sitemi ile sınırlandırılmış ve modelin uygulanabilirliği denenmiştir.Beşinci bölümde; Sonuçlar ele alınarak değerlendirmiş ve gerekli öneriler verilmiştir.Bu bağlamda çalışmanın gelecekte yaşanabilecek olası depremlerde, geçici sağlık yapılarının kurulum alanı seçiminden, tasarım, üretim, kurulum ve yeniden değerlendirilmesi süreçlerinin doğru ve sorunsuz bir şekilde değerlendirilmesi için yararlı olacağı düşünülmektedir. Geçici sağlık yapısı modelinin kullanılması ile deprem sonrası can kayıplarının en aza indirilmesi ve yaralılara zamanında ve gerekli koşullarda müdahale yapılabilmesi amaçları da gerçekleştirilmiş olacaktır.