Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Talat Firlar
32 theses · İstanbul Beykent University
Arşiv dijitalleştirme süreçleri ve yönetimi - PTT Bank üzerine bir inceleme
Kurum, kuruluş veya şahıslar için büyük önem arz eden, gelişen ve değişen günümüz dünyasında yaşayan bir organizma olarak nitelendirebileceğimiz arşivlerin de bu gelişmelerden etkilendiği görülmektedir. Önceleri yazılı veya basılı halde bulunan arşiv değeri taşıyan materyaller, süreç içerisinde çeşitli formatlara bürünerek, günümüzde bilgisayar ekranlarından görüntülenebilir, arama yapılabilir, kullanılabilir, paylaşılabilir, üretilebilir ve depolanabilir bir hal almıştır. Bu teknolojik gelişmelerle birlikte basılı halde bulunan evraklar istenilen belgenin korunmasının daha sağlıklı ve uzun yıllar sağlanabilmesi için ve kullanıcıların istenilen belgelere erişiminin kolaylaştırılmasını sağlamak gibi sebeplerden ötürü bilgisayar ortamına aktarılmaya başlanmış ve böylece elektronik arşiv, e-arşiv, arşiv sayısallaştırma ya da dijital arşiv gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda çalışmada; arşivlerin bilgi teknolojileri ile entegre edilmiş ve çeşitli kolaylıklar sunan hali olan "Dijital Arşiv" ve bağlantılı olduğu diğer kavramların yanı sıra, işin ve işçinin olduğu her yerde yönetimin de olduğu bilinciyle yönetim kavramlarının da açıklanarak, PTT Bank bünyesinde gerçekleştirilen çalışma üzerine uygulanması, yapılan işlemlerin açıklanması ve kullanılan yazılımların ara yüz görüntüleri ile anlatılması gibi, içerikler mevcuttur.
ASP. NET MVC 4 teknolojilerini kullanarak bir e-ticaret sitesi uygulamasının geliştirilmesi
Elektronik ticaretin gelişiminin doğal olarak internetin gelişimine paralel olduğu görülmektedir. İnternetin gelişimi birçok alanda değişiklik ve yeniliklerin oluşmasına sebep olmuştur. Bu alanlardan biri de hiç şüphesiz Elektronik Ticaret alanı olmuştur. Elektronik Ticaret'in gelişimi ve değişimi internetten sonra büyük ölçüde değiştiren ve geliştiren ise Mobil Dünyadaki gelişmeler ve değişimler olmuştur. Mobil Araçların gelişimi, değişimi ve yaygınlaşması ile birlikte insanların İnternet'e ve dolayısı ile Elektronik Web Sitelerine ulaşmaları ve alışveriş yapma oranlarında büyük bir artış olmuştur. Elektronik Ticaret alanında faaliyet göstermek isteyen firmaların ilk yapmaları gereken firmanın tanıtımını yapacak ve yine ürün veya hizmetlerini sunabileceği tasarım ve yazılım açısından güçlü ve etkileşimli bir Elektronik Ticaret Web sitesine sahip olmalarıdır. Ancak günümüzde bazı firmalar masraflardan kaçınmak için hazır sistemler ile yazılım ve tasarım yaptırarak Elektronik Ticaret alanında faaliyete başlamakta fakat piyasaya da fazla yer edinememektedir. Web site tasarımında kullanılan HTML (Hypertext Markup Language), Sun Microsystems tarafından geliştirilen bir programlama dili olan JAVA, Microsoft tarafından geliştirilen C# ve ASP.NET MVC gibi teknolojilerin gelişimi e-ticaret sitelerinin daha üst seviyede güvenlikli ve daha rahat tasarlanıp kodlanmasını sağlamıştır. Bazı kullanıcıların E-ticaret Web Sitelerini ziyaret ederken bu ziyaret süresinin çok kısa sürdüğü gözlemlenmektedir. E-ticaret Web Sitelerinin ürünleri listeleyen kısımları müşterilerin kolay ve rahat bir şekilde gezinmelerine ve o web sitesi üzerinden alışveriş yapmalarını kolaylıkla sağlamalıdır. Günümüzde Teknolojik gelişmeler yazılım alanında daha hızlı daha güvenilir web uygulamaları geliştirmek için gerekli altyapıya sahip çok sayıda programlama diline sahiptir. Bunlardan bir tanesi ASP.NET MVC teknolojisi ve JAVA programlama dilleridir. E-ticaret Web Siteleri oluşturulurken çoğunlukla bu iki programlama dili tercih edilmektedir. Birçok alanda web tabanlı uygulamalar olmaktadır. Fakat Elektronik Ticaret alanındaki web tabanlı uygulamalar diğer web tabanlı uygulamalara göre daha karmaşık ve kullanıcı trafiği çok fazla olmaktadır. Çalışma kapsamında örnek web Elektronik Ticaret uygulamalarımızdan bir tanesi Microsoft Visual Studio .NET ortamında Microsoft SQL Server veritabanı ve C# programlama dili ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında farklı teknolojiler ile karşılaştırmak için farklı teknolojiler kullanılarak Elektronik Ticaret web uygulaması gerçekleştirilmiştir. Örnek Elektronik Ticaret web uygulamasının backend tarafında Spring Tool Suite ortamında Java Spring Boot teknolojisi ile MySQL veritabanı kullanılmıştır. Web uygulamasının frontend tarafında AngularJS kullanılarak client-server tarzı bir web uygulaması gerçekleştirilmiştir.
E-ticaret ve veri madenciliği uygulaması
Teknolojinin ilerlemesiyle ve internetin mobil ile birlikte artık hayatımızın her noktasında yer almasıyla hem firmalar, hem de son tüketiciler hızlanan hayat akışına uyum sağlamak amacıyla e-ticaret üzerinden alışveriş yapmayı gitgide artan oranda tercih etmektedirler. Bu süreçte web sitelerinin, e-ticaret sitelerinin, mobil uygulamaların, instagramın, facebook'un ve hatta whatsapp utgulamalarının birer ticaret noktaları olarak hizmet vermeye başlamasıyla birlikte alışveriş yapmak yepyeni bir boyut kazanmıştır. Markalı ürünlerin satışını gerçekleştiren ve sürekli/süreli indirimler sunan e-ticaret sitelerinin sayılarının artması, her markanın birer ikişer kendi e-ticaret sitelerini açması, kredi kartlarının internette kullanılmasının gitgide yaygınlaşmasıyla Türkiye'de e-ticaret sürekli hız kazanmaktadır. Tüketiciler sadece çevrelerindeki mağazalara ve markalara bağımlı kalmadan istedikleri zaman istedikleri saatte e-ticaret üzerineden istedikleri herhangi bir ürünü rahatlıkla satın alabilmektedirler. Başarılı e-ticaret sitelerinin ortak özellikleri; içerik, görsellik ve gezinme kolaylığı olarak gösterilebilir. Site tasarımında en önemli kısıtlama, ziyaretçinin beklentisidir. Site kullanıcısı, öncelikle içeriğe hızlı erişmek, en az tıklama ile işlemini tamamlamak ve istediği detayda istediği bilgiyi en kısa tıklama süresinde elde etmek istemektedir. Bunu sağlamak ise güçlü bir veritabanı ve doğru bir kullanıcı önyüzü ile mümkün olmaktadır.
İnsan kaynakları yönetiminde seçme ve yerleştirmenin psikolojik boyutları, örgütsel bağlılığa etkileri
Bu çalışmada, insan kaynakları yönetiminde doğru işe doğru insan seçmenin ve yerleştirmenin, örgütlerin devamlılığının sağlanması açısından önemi vurgulanmıştır. Doğru işe doğru insan seçmenin de kişinin sadece eğitim, deneyim, becerileri ile sınırlı olmaması gerektiği, insan kaynakları yöneticilerinin adayların kişilik tipolojilerini de inceleyerek en doğru sonuca ulaşmaları gerektiğine dikkat çekilmiştir. Örgütler kendi devamlılığını düşünmek ve sürdürmek zorundadır. Bu sebeple örgüt yöneticilerinin, seçilen her personelin örgütün kaderini de belirleyeceğini unutmamaları, bu doğrultuda doğru insan kaynağını seçmenin önemini anlamaları gerektiği ve yine örgütsel bağlılık için bünyesine dâhil ettiği personelleri elde tutmanın önemi çalışmada ana hatlarıyla belirtilmiştir. Çalışmanın sonucunda kişilik kavramının ve çalışan psikolojisinin örgütsel bağlılığı etkileyen en temel etkenler olduğu ortaya konulmuştur. Çalışma, insan kaynakları yöneticilerine, insan kaynakları alanında ilerlemek isteyen kişilere, ilgili bölümlerde okuyan öğrencilere ve yeni mezun gençlere iş hayatlarında fayda sağlamak amacı ile yapılmıştır.
Yeşil pazarlama ve tüketicilerin yeşil ürünlere yönelik tutumlarına ilişkin değerlendirme
Ekolojik sistemlerin kapasitesi, insanların üretim ve tüketim faaliyetlerindeki artışı karşılayamaz hale gelmiş ve dünyayı tehdit eden bir çevre krizinin eşiğine gelinmiştir. İşletmeler, faaliyetlerinin ve ürünlerinin çevre üzerindeki etkilerini ölçmeli, bu etkilerin azaltılması için iyileştirme çalışmaları yapmalıdır. Diğer taraftan da tüketiciler satın alma faaliyetlerinde, kişisel ihtiyaçlarını tatmin etmenin yanında, çevreye verecekleri zararı da göz önünde bulundurmalıdır. Toplumlar bilinçli ve sistemli çalışmalarla, varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları kalkınma çabalarını çevreyi tahrip etmeden de yürütebilirler. Yeşil pazarlama, çevresel açıdan daha sorumlu bir bilinçle oluşturulmuş ürünleri satın almayı tercih eden tüketiciler (yeşil tüketiciler) için mal ve hizmetleri üretme, fiyatlandırma, dağıtma ve / veya satma faaliyetlerinin oluşturduğu bir süreçtir. Süreci izleyen işletmeler, çevrenin korunması felsefesini kurum kültürüne yerleştirmiş işletmelerdir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi, işletmelerin yeşil uygulamalara geçişi ve bu konudaki başarısı tüketicilerin çevre bilinciyle doğru orantılıdır. Günümüzde gelişmiş ekonomilerde çevre bilinci üst düzeyde iken, az gelişmiş toplumlarda bireylerin önceliği çevreye duyarlılık değil, temel ihtiyaçların karşılanmasıdır. Yeşil pazarlamanın yaygınlaşması için, az gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda öncelikle tüketicilere çevre bilinci aşılanmalı, ardından işletmeler bu doğrultuda yönlendirilmelidir.
Bankacılık sektöründe yönetim bilişim sistemleri ve sistemin çalışanlar üzerindeki etkisi hakkında bir araştırma
Bu tez çalışmasında yönetim bilişim sistemlerinin bankalar için önemi ve bu teknolojilerin çalışanların iş hayatı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde bilişim sistemleri ve bilişimin en önemli kollarından biri olan yönetim bilişim sistemleri hakkında, üçüncü bölümünde ise banka kavramı ve bankacılık sektörü hakkında teorik bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde bankacılık sektöründe çalışanlar üzerinde yapılan anket çalışması bulunmaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında teknolojinin bu kadar yoğun kullanıldığı bankalarda kullanıcıların bilişim sistemleri kullanımı ile elde ettikleri verimlilik, sektördeki yeniliklerin takibi, zaman tasarrufu, yöneticilerin yönetimsel performansları, işlemsel hata ve riskler ölçülmeye çalışılmış ve elde edilen sonuçlar hiçbir kurum ve kişi için genellemeye tabi tutulmadan değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler : Bankacılık, Bilişim Sistemleri, Banka Teknolojileri.
Bilgi yönetiminin inovasyon sürecine etkileri
Küreselleşen dünyada bilgi, etkisini ve önemini gerek iş yapma ve uygulama şekillerinde gerekse kullanım alanlarında yaşanan değişimlerle beraber daha fazla hissettirmeye başlamıştır. Bilginin bu denli yoğun kullanımıyla bilgi temel bir girdi olarak algılanmaya başlanılmış ve bilgi toplumunun temelleri atılmıştır. Değişen tüketici davranışları ve rekabet koşulları organizasyonları çevrelerini daha iyi analiz etmeye, analizler sonucu elde ettikleri verileri en etkin şekilde kullanmaya yönlendirmiştir. Bilginin etkin şekilde yönetimi için sağlam temeller üzerine kurulmuş bir bilişim sistemi gereklidir. Bilgininin analizi, depolanması, güvenirliğinin sağlanması, zamanında ve ekonomik olmasını sağlayan bilişim sistemleri organizasyonların sinir sitemi gibi çalışarak gerekli durumlarda reflekslerin verilmesini sağlar. Yeni bir kavramı, yeni bir ürünü, süreci, hizmet ya da görüşü kabul etme ve beraberinde uygulamak olarak ifade edilebilen inovasyon, bilişim sistemlerinden süzdüğü bilgiyi kullanarak gelişim sağlar. Ürün ve hizmetler kadar organizasyonların da belirli sürelerle yenilenmesi gerekir. Bilişim teknolojileri organizasyonlara ihtiyacı olan bu yenilikleri sağlamak amacıyla işletmelerin yeniden yönetimi ve tasarımı konusunda onlara ışık tutar. Başarılı bir inovasyon süreci için bilgi en gerekli etkendir. Ön görüler, deneyimler ve kazanılan tecrübelere dayanılarak yapılan her inovasyon organizasyonu riske atma olasılığı her zaman geçerlidir. Bu nedenle organizasyonlar inovasyon süreçlerine bilgiyi yoğun şekilde dahil etmelidirler. Analizler sonucu doğru şekilde kullanılan bilgi ile organizasyonlar ürün veya hizmet üretim süreçlerine en önemli katkıyı yaparak amaçlara ve hedeflere kanalize olmuş, daha tercih edilebilir yeni teknolojileri, yeni ürün ve hizmetleri üretebilirler. Bu nedenle inovasyonun içi olabildiğince analiz edilmiş bilgi ile doldurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; bilgi inovasyonun en önemli yakıtıdır. Anahtar Kelimeler : Bilgi, Bilgi Yönetimi, İnovasyon
Üniversitelerde liderlik yaklaşımları ve Marmara Üniversitesi örneği
Yükseköğretim kuruluşlarında kalite ve etkililiğin sağlanabilmesi güçlü bir liderlik davranışının varlığına işaret etmektedir. Üniversite organizasyonunda rektörden bölüm başkanına değin her yönetsel birimde çalışmakta olan akademik idarecilerden belli başlı liderlik davranışları beklenmektedir. Üniversitelerin misyon ve vizyonunu geliştirme, bilimsel yayın yapmaya yönlendirme, farklılıklara saygı duyma, ortak aklı yönetebilme, etik ilkeleri akademik kültüre yerleştirebilme ve üniversitelerde yaşanan farklılaşmayı gerçekleştirebilme, yükseköğretim yöneticilerinin yeni liderlik davranışları göstermesini zorunlu hale getirmektedir. Bu çalışmanın amacı üniversite yöneticilerinin liderlik yaklaşımlarını araştırmaktır. Bu amaçla Marmara üniversitesinde görevli yöneticilere anket uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS 22 programında değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yöneticiler etki ve karizma liderlik boyutlarının özelliklerini taşımaktadır. Bunları motivasyon ve entelektüel teşvik liderlik özellikleri izlemektedir. En az benimsenen liderlik özelliğinin ise istisnalarla yönetim olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Üniversite, Liderlik, YaklaĢım
Bilgi yönetiminde, kalite yönetim sistemlerinin rolü ve bir uygulama
İnsan ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş olan işletmeler, birliklerini koruyarak kar amacı güden ya da kar amacı gütmeyen hizmet işletmeleri olarak iki faaliyet alanına ayrılabilir. İster kar amaçlı, isterse de hizmet işletmesi olarak varlıklarını sürdüren işletmelerin iyi kurgulanmış sistemlere gereksinimleri vardır. Bu sistemlerden birisi Bilgi Yönetim Sistemi ve bir diğeri ise, daha çok üretim ve hizmet aşamasında kullanılan Kalite Yönetim Sistemleridir. Her işletme kendi bünyesinde organizasyon oluşumlarına ya da sunulan hizmet, üretilen ürüne bağlı olarak farklı sistemler geliştirmek ve geliştirilen her sistemi verimlilik artışı sağlamak adına kullanmak durumundadırlar. Çalışmada Bilgi Yönetimi ve Kalite Yönetim Sistemleri ile ilgili temel kavramlar, kısaca tarihsel gelişimi, bu iki konunun birbirini tamamlayan yönleri ve gereklilikleri, Bilgi Yönetimi ve Kalite Yönetim Sistemleri ile ilgili uygulamalar, bu uygulamaların birbirini destekleyen güçlendiren yönleri ve işletmelere kattığı değerlerden kısaca söz edilmiştir. Bilgi Yönetiminde Kalite Yönetim Sistemlerinin rolü, çeşitli işletmelerde uygulanan anket çalışmalarının sonuçlarına göre istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Sistem, Kalite, Yönetim, Bilgi Yönetim Sistemleri, Kalite Yönetim Sistemleri
Türkiye'de özel hastanelerde kullanılan yönetim bilişim sistemlerinin çalışan performansına etkileri
Yönetim bilişim sistemi, işletme, kurum, kuruluş veya organizasyonun hayatta kalmasını ve büyümesi adına kurumsal işlemlerin yol haritasının oluşturulması, kurumsal yapının oluşturulması, sistemin işlerlik kazandırılması ve kontrol mekanizmaların işlerliği adına yönetimin gereksinim duyduğu bilgileri temin eden ve bu bilgilere anlam katan sistemdir. Bu bağlamda çalışmanın konusu Türkiye'de özel hastanelerde yönetim bilişim sistemlerinin çalışan performansına etkisidir. Çalışmanın amacı yönetim bilişim sistemler, yönetim bilişim sistemlerinin kullanışı, yönetim bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylıklar açıklanmıştır. Bununla birlikte Türkiye'de özel hastanelerde yönetim bilişim sistemlerinin çalışan performansına etkisinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Çalışma literatür taramasının yanında Türkiye'de bir özel hastane çalışanları üzerinde gerçekleştirilen anket çalışması ile desteklenmiştir. Anahtar kelimeler : Yönetim Bilişim Sistemleri, YBS,
Aydın ilindeki jeotermal kaynakların özel sağlık sektörü ve sağlık turizmi üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında Aydın ilinin jeotermal kaynaklarının sağlık turizmi içinde değerlendirilmesi ve ülke ekonomisine katkısını incelemek, mevcut termal turizm tesislerinin durumunu açıklamak ve bu tesislerin geliştirilmesi yada yeni tesislerin yapılması için diğer ülke proje modellerini örnek alarak karşılaştırmak, ildeki sağlık turizmi potansiyelini artırabilmek için yapılabilecekler konusunda öneriler oluşturmak amaçlanmıştır. Mülakat yöntemi kullanılarak yapılan araştırmaya, ilde bulunan 5 adet jeotermal enerji santrali, 5 adet termal sağlık tesisi, jeotermalle ilgili kamu kurumve kuruluşları katılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; ilin jeotermal kaynaklarının termal turizme entegrasyonuyla sağlık turizminde iyi bir noktaya ulaşılması için,gerekli alt –üst yapı çalışmalarının geliştirilmesi,mevzuatta yeni güncel düzenlemelerin yapılması,,uluslar arası iletişim, tanıtım, pazarlama, eğitim, hizmet sunumu, yabancı dil bilen personel yetiştirilmesi gibi konuların ivedilikle çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Ayrıca jeotermal enerjinin çevre ve ekolojik etkilerine yönelik konunun uzmanlarınca yapılacak bilimsel araştırma ve raporlara ihtiyaç duyulmaktadır. Termal tesis yatırımı planlaması için,geniş çaplı fizibilite ve araştırma raporları ile eylem planı hazırlanmalıdır. Türkiye'de Jeotermal enerjiden elektrik üretiminin Yüzde 70 ini karşılayan Aydın İli,bu zengin kaynakları sağlık turizmindede kullanıp, ilk çağlarda uygarlığın beşiği olarak anılan sudan gelen sağlığın temellerinin atıldığı ilk antik şehir olan Tralleis adıyla Türkiye Ve Dünyada örnek modern bir termal şehir olmalıdır.
Finansal küreselleşmenin sermaye piyasaları üzerine etkileri
Finansal küreselleşme sermayenin, daha düşük risk ve daha yüksek getiri getirmek amacıyla herhangi bir sınırlamaya maruz kalmadan sınırları aşmak suretiyle ülkeler arasında dolaşımı ifade etmektedir. Finansal küreselleşme ile birlikte dünya ülkelerindeki sermaye hareketlerindeki artışlar neticesinde ülkedeki yatırımlar artmakta ve bu da büyümeye olumlu yönde katkı sağlamaktadır. Neoliberal politikalar sonucunda gelişen Finansal küreselleşme olgusu sermaye piyasalarında yatırımlarda artış, bilişim teknolojilerinin gelişmesi sonucu finansal piyasalarda entegrasyonun artması, yeni finansal araçların kullanılması gibi sonuçlar doğurmuştur. Bunun yanında finansal küreselleşme sermaye piyasasının etkinliğini artırmış, yatırımcılara uygun risk getiri portföyü oluşturarak yarar sağlamaktadır. Bunun yanında finansal küreselleşme bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Dünyanın finansal bir piyasa haline gelmesiyle bir ülkede meydana gelen krizler tüm dünya piyasalarını etkilemeye başlamıştır. Finansal küreselleşme sonucu oluşan sermaye hareketleri, giriş yaptığı ülkenin finansal piyasalarında finansal sorunlara ve finansal nitelikte krizlere yol açabilmektedir. Bu araştırmanın amacı finansal küreselleşmenin sermaye piyasaları üzerinde etkilerini araştırmaktır. Anahtar kelimeler : Finansal Piyasalar, Finansal Küreselleşme, Sermaye Piyasası/Piyasaları, Finans, Küreselleşme
Türk kültür-kişilik yapısının insan kaynakları yönetimine etkileri üzerine bir değerlendirme
Çalışmada insan kaynakları yönetimi açısından, Türk kültür-kişilik yapısının personel seçme ve yerleştirmede, kariyer geliştirmede, motivasyon artırmada, işe bağlılık oranının artırmada, iş gücü devir hızını azaltmada nasıl etki ettiği üzerinde durulmaktadır. Ayrıca kültürel farklılıkların üzerinde durulmakta, gerek örgütler gerek çalışanlar açısından önemi ele alınmaktadır. Çalışmada, uygulama bölümünde görüşme tekniği kullanılmakta ve elde edilen bilgiler betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmaktadır. Çalışmanın amacı, Türk kültür-kişilik yapısının insan kaynakları yönetimine nasıl etkide bulunabileceğini araştırmaktır. Ulusal ve ya uluslararası örgütlerin yöneticileri, Türklerle çalışırken, Türklerin kültür ve kişiliğine has özelliklerini bilmesi ve buna göre politikalarını geliştirmesi iletişimi kolaylaştırabilmesi ve çalışanın başarı oranını artırabilmesi açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler :Türk Kültürü, Türk Kişiliği, Kültür, Kişilik, Motivasyon,İşe Bağlılık, İnsan Kaynakları.
Alternatif dağıtım kanallarının müşteriler üzerine etkisi: Şube ve internet bankacılığı arasında bir karşılaştırma
Bu araştırmada alternatif dağıtım kanallarından internet bankacılığı ve şube bankacılığında sunulan hizmetlerden yararlanan müşterilerin memnuniyetlerinde etkili hizmet kalitesi faktörlerinin ve marka unsurlarının şube bankacılığı ve internet bankacılığı açısından karşılaştırılması, iki kanal arasındaki farkların ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde İstanbul'da ikamet eden ve bankacılık alterantfi dağıtım kanallarını kullanan bireyler arasından rastgele örneklem metodu ile seçilen toplam 334 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın veri toplama aşamasında kullanılan envanterler Banka Seçiminde Etkili Olan Faktörler Ölçeği, SERQUAL Ölçeği, Marka Ölçeği ve araştırmacı tarafından üretilmiş olan kişisel bilgi formudur. Araştırma çerçevesinde derlenen datalar SPSS 23.00 programı aracılığı ile analize tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen genel bulgulara göre; hem internet bankacılığında hem de şube bankacılığında algılanan hizmet kalitesinin banka seçiminde etkili olan faktörler ile anlamlı ilişkilere sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, marka unsurları ile internet ve şube bankacılığında algılanan hizmet kalitesei arasında manidar bir korelasyonun sağlanması tespit edilen bir diğer bulgudur.
Açık cezaevi iş atölyelerinde çalışan hükümlülerin iş memnuniyeti
İş memnuniyeti, üretim ve hizmet sektörlerinde faal olan ve ister kar amacı taşısın ya da taşımasın, tüm işletmelerde çalışanların işin yapısından, yönetimden, iş arkadaşları ile ilişkilerinden, çalışma ortamından ve başarı değerleme ve takdir sistemine kadar memnuniyetlerinin bütünüdür. Verimlilik, kalite, rekabet gibi önem arz eden parametreler sebebiyle iş tatmini kavramı ön plana çıkmaktadır. Açık Cezaevi'nde yapılan bu çalışma ile işletmecilik etkinliklerine katılan mahkûmların yaptıkları işle ilgili neler hissettikleri iş tatmin ölçekleriyle ölçülmüştür. Bu ölçümlerin de suçluların ıslahına ne kadar katkı sağladığı anlaşılmaktadır. Araştırmanın ilk iki bölümünde kavram ve literatür taraması yapılarak yapılan çalışmanın teorik çerçevesi oluşturulmuştur. Araştırmanın temel dayanağı olan iş tatmini kavramı tüm yönleriyle birinci bölümde ele alınmıştır. İkinci bölümde ise iş tatmini kavramının oluşumuna sebebiyet veren çalışma olgusu detaylandırılarak cezaevlerinde bulunan iş atölyelerine değinilmiştir. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise yapılan alan çalışması ile elde edilen veriler tablolar halinde sunulmuş ve gerekli yorumlara gidilmiştir. Hükümlülerin cezaevi koşullarının oluşturduğu psikolojik ve sosyo-ekonomik bir takım olumsuz durumları minimize etmek için düzenlenen etkinlerde yer alırken yaptıkları işten dolayı aldıkları iş tatmin düzeyleri normal düzeydedir. Hükümlülerin %54,6'sı yaptıkları işten dolayı normal iş tatmini sağlarken %30,06'sı düşük düzeyde ve %15,34'ü yüksek düzeyde iş tatmini sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler : İş memnuniyeti, Başarı değerleme, Çalışma olgusu
Sağlık iletişiminde sosyal medya kullanımı ve sağlık okuryazarlığına etkisi; Beyoğlu örneği
Son yıllarda hızla gelişen internet, zengin portalı ile sosyal medya ağlarını karşımıza çıkarmaktadır. Yeni bir iletişim anlayışı olan sosyal medya, sağlık iletişimi aracı olarak da popüler kullanıma sahiptir. Sağlık iletişimcileri, kurumlar ve şahıslar tarafından sağlık konulu eğitim, bilgilendirme, reklam ve kampanyalar dahil olmak üzere sağlık enformasyon sistemleri oluşturulmaktadır. Çalışmanın konusu, sağlık iletişimi aracı olarak sosyal medya kullanımının sağlık okuryazarlığı düzeyine pozitif katkı sağladığı savı ile belirlenmiştir. Konu ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Sosyal medyanın sağlık iletişimi rolü ile insanlar üzerindeki etkililik durumu, insanların kullanım sıklığı, buradan edinilen sağlık bilgisi ve haberlerine karşı tutumları seçilen bir bölgede anket yöntemi ile yapılan saha çalışmasıyla ortaya konulmuştur. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, ankete katılanların büyük bir çoğunluğunun sosyal medya ağlarını aktif olarak kullandıkları, bu iletişim kanalı yoluyla verilen sağlık haberlerine ilgi duydukları, ancak bilgi kaynağına tam bir güven duymadıkları görülmüştür. Buradan çıkan sonuca göre denilebilir ki, sağlık iletişimi ile sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi hedefinin gerçekleştirilmesinde, sosyal medyanın sağlık iletişimi aracı olarak kullanılmasının hedef kitle üzerinde etkili olabilmesi için, daha güvenilir ve kontrollü sağlık enformasyonunun nasıl yapılabileceği hakkında önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de tarım ürünleri ihtisas borsası ve bu sisteme bağlı antrepo işletmeciliği
Bu gün Türkiye her yıl gıda talebindeki artışa rağmen sanayileşme, kentleşme, erozyon, sel baskınları, yangınlar, depremler, küresel ısınma gibi nedenler yüzünden 30 milyon hektar tarım alanı arazisini kaybetmektedir. Ayrıca enerji ihtiyacının önemli bir kısmı tarım alanlarından karşılanmaktadır. Tarım Ürünlerinin işlem gördüğü ürün ihtisas borsaları, bu ürünlerin fiyatlarının belirlendiği, mal, hizmet üretim faktörleri ve alıcı ile satıcıların karşı karşıya geldiği, iktisadi kararların alınabildiği piyasa kavramının en yaygın bir örneğidir. Ürün İhtisas Borsaları ve Lisanslı Antrepoların birlikte işletildiği Lisanslı Antrepolarda ürünler sertifikalandırılır, kalite-kontrol standartları ölçülür ve depolarda 12 ay'a kadar saklanır. İlk adımların 2003 yılında İZMİR 'de atıldığı Lisanslı Antrepo ve bağlı ürün borsaları şimdilik sadece seçilen pilot bölgelerde açılmıştır. Her geçen gün daha geniş bir alana yayılarak ilerleyen bu Lisanslı Antrepo ve bağlı ürün borsaları bizi hak ettiğimiz yere taşıyacaktır. Bu hak ettiğimiz yer, tarım ihracında en üst sıralara geldiğimiz, çiftçilerin yüzünün güldüğü, her tür ürünü GDO endişesi taşımadan, güvenle ve ekonomik olarak tüketeceğimiz yerdir.
Özel hastanelerde çağdaş yönetim anlayışı üzerine bir çalışma
Özel hastaneler arasında artan rekabet koşulları sebebi ile daha profesyonel şekilde yönetilen, sürdürülebilen büyümeyi sağlayan, kaliteye, hasta çalışan memnuniyetine önem veren, kurumsallaşan, pazarlama faaliyetlerini iyi yapan, kısacası çağdaş bir şekilde yönetilen hastaneler ayakta kalmaktadır. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hasta ve hastane kavramları açıklanmakta, hastanelerin yapıları, özellikleri, amaçları, örgüt yapıları, sınıflandırılması, hastaların hastane seçimini etkileyen faktörler anlatılmaktadır. İkinci bölümde sağlık kavramı, sağlık hizmetlerinin sınıflandırılması, sağlık hizmetlerinin özellikleri ve sağlık sistemi konuları açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde yönetim ve hastane yönetimi, Hastane ve sağlık yönetiminin tarihsel gelişimi, Dünya'da ve Türkiye' de hastane ve sağlık yönetimi, hastanelerde geleneksel ve çağdaş yönetim anlayışı konularına değinilmiştir. Dördüncü bölümde araştırmanın amacı, yöntemi, modeli, evren ve örneklemi, veri toplama araçları, verilerin analizi, bulgulara yer verilmiş, maddelerin SPSS 20 programında değerlendirilmesi yapılmıştır.
Karayolu trafiğinde hız limiti kontrolünde küresel konum belirleme sisteminin kullanılması
Dünya ve Türkiye'de teknolojilerin ve ekonomilerin gelişmesi ile araç sayılarındaki artışa paralel olarak trafik kazalarında yaralanma ve ölüm oranları artmış bulunmaktadır. Trafik kazalarında oluşum nedenleri beyan edilmiş araştırmalara dayanılarak ele alınmıştır. Dünyada ve Türkiye'de güvenli karayolu ulaşımı yapılması için meydana getirilmiş organizasyonlar ve bunların çalışmaları araştırılmıştır. Karayolu güvenliğinin temel sorununun insan kaynaklı olduğu görünmüştür. Bu sorun karayollarındaki hız ihlalleridir. Sürücülerin hız ihlali yapmamaları için yapılmış olan çalışmalar araştırılmıştır. Yönetim Bilişim Sistemlerinin kullanıldığı trafikte hız limiti kontrolüne dair çalışmalar araştırılıp, istatistiksel sonuçlar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Trafikte hız denetleme çalışmalarının maliyetini azaltabilecek, ölümlü ve yaralanmalı kazaların oranını %20 civarlarına düşürebilecek buna karşın yüzde yüze yakın oranda araç başına hız limiti denetimini gerçekleştirebilecek küresel konum belirleme sistemi ile hız kontrolü yönteminin uygulanması metadoloji olarak açıklanacak.
Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile sağlığı elemanlarının mesleki memnuniyetlerinin ölçülmesi
Sağlıkla ilgili meslekler insan hayatında hata affetmeyen, yoğun çalışma temposu, özveri gerektiren işlerde çalışmayı gerektirir. Sağlık personelinin stresli ve yoğun çalışma koşulları iş memnuniyetini doğrudan etkilemektedir. Sağlık çalışanlarının yaptıkları işten duydukları memnuniyet kurumların sağlık hizmet kalitesini etkilemektedir. Bu çalışmada aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile sağlığı elemanlarının mesleki memnuniyetlerinin ölçülmesi amacıyla Adana İli Seyhan ilçesindeki sağlık ocaklarında görev yapan aile sağlığı elemanları ile anket yapılarak, anket sonuçları SPSS programında değerlendirilmiştir. Analizde aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile sağlığı elemanlarının mesleki memnuniyetinin yaşa ve hizmet süresine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler : Aile Sağlığı Merkezi, Mesleki Memnuniyet, Ölçme
Borsa şirketlerinin bilgi teknolojileri destekli risk bazlı gözetimine ilişkin bir model önerisi
Geçtiğimiz birkaç on yıl içerisinde risk alanındaki akademik çalışmalarda artış olmuş ve risk dünyayı izlemenin yeni bir merceği durumuna gelmiştir. 1980 ve 1990'larda bazı ülkelerde ortaya çıkan, düzenleme alanındaki krizlerde yaşanan deneyimler, geleneksel olarak gözetim yapan kamu kurumlarının risk yönetim sistemlerini gözden geçirmeleri ve bu yönde düzenleme yapmaları ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bugün ülke yönetimleri, daha geniş kapsamlı karmaşık riskler ile karşı karşıyadır ve yine bugünün vatandaşları, sadece riskin sonuçlarını yönetmekle kalmayan, aynı zamanda riskler gerçekleşip felakete dönüşmeden risk beklentileri oluşturup bunları yönetebilen yönetimleri desteklemektedir. Bu doğrultuda çalışmanın ilk bölümünde çeşitli ülkelerde finansal piyasalarda gözetim ve denetim yapan otoritelerin, düzenleme ve denetim yaklaşım ve ilkeleri ile, uluslararası kabul görmüş standart ve uygulamaları ele alınmıştır. İkinci bölümde kurumsal risk yönetimi açısından genel yaklaşımlar ve finansal alanda kurumsal risk yönetimi uygulamaları konusu işlenmiştir. Son bölümde, ülkemizde bilgi teknolojileri destekli risk odaklı bir gözetim modelinin nasıl oluşturulabileceği konusunda öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.
ERP sistemi uygulama süreç analizi ms Microsoft Dynamics Nav Classic 2009 ile modül uygulama
Bu tez çalışmasında son dönemlerin en yaygın çözümü olarak nitelendirilebilecek ERP kullanmaya karar veren orta ölçekli bir firmanın, danışman firma ile birlikte analizden, canlıya alınma aşamasına kadar devam eden süreçleri ve uygulamada karşılaşılabilecek olaylar örneklendirilmiştir. Giriş bölümünde ERP kavramı, tarihsel gelişimi sonrasında firmaların neden ERP çözümüne ihtiyaç duyduğuna değinilmiş, ERP uygulama aracı olarak Microsoft firmasının Dynamics Nav Classic 2009 programı kullanılmıştır. Bu program ve modülleri ile ilgili özet bilgi tasarımda kullanılan uygulama aracı başlığı altında bulunmaktadır. Gelişme bölümünde ERP sistemine geçiş sürecinin ilk adımı analiz ile başlayan uygulamanın, test sonrası canlıya geçişi ile tamamlanmasını ve her adımın detaylarını incelenmiştir. Uygulama bölümü, kavramsal olarak bilgisi verilen ERP modüllerinin Microsoft Dynamics Nav Classic 2009 programı üzerinden gösterimini içermektedir. Her modül ekran görüntüleri ile ana adımları üzerinden tanıtılmıştır. Sonuç bölümünde, ERP sistemin avantaj ve dezavantajları ile firmaların gelişim sürecinde nasıl bir kazanç ya da kayba dönüşebileceğini özetlenmiştir.
Otomotiv sektöründe toplam kalite yönetimi ve Ford Otosan uygulaması
Bu çalışmada, küçük veya büyük çaplı şirketlerin hemen hemen aynı önemi verdiği Toplam Kalite Yönetimi anlayışı ve kurumsal olan büyük bir otomotiv firmasında bu yönetim anlayışının uygulanması sonucu elde edilen faydaların anlatılması amaçlanmıştır. Öncelikle kalite, toplam kalite gibi ana bileşenler üzerinde araştırmalar yapılmış ve otomotiv sektöründe uygulanan Toplam Kalite Yönetimi anlayışları incelenmiştir. Seçilen otomotiv firmasında Toplam Kalite Yönetim anlayışı üzerinde incelemeler yapılmış ayrıca müşteri şikayetleri ve anketleri doğrultusunda tespit edilen problemler üzerinde yapılan çalışmalar ve bu çalışmalar doğrultusunda uygulanan Toplam Kalite Yönetimi anlayışının müşteriye yansımaları ve memnun müşteri geri bildirimleri hedeflenmiştir. Müşteri geri bildirimlerine göre, uygulanan Toplam Kalite Yönetim anlayışının başarısı tespit edilmiş ve başarı sağlanan bu sistemin devamı ve müşteri memnuniyetin sürekliliği sağlanabilmesi için üretim ve yönetim kademelerinde yapılan değişiklikler anlatılmıştır.
Sağlık işletmelerinde görev yapan sağlık personelinin çalışmalarında motivasyon ve verimlilik ilişkisi ( Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği )
Araştırma, sağlık çalışanlarında motivasyon ve verimlilik ilişiğini genel literatür çerçevesinde, belirli bir sağlık çalışanı kitlesini örneklem seçerek bu örneklemden elde edilen verilerin literatür bilgilerine uyumu ve uymazlığı incelenerek açıklanmaya çalışılmıştır.Sağlık çalışanları diğer sektörlerdeki çalışanlarından ayrı tutulmalıdır. Verilen hizmet, hatası kabul edilemez sonuçlar verebilmektedir. Bu sebeple sağlık görevli, motivasyon seviyesi yüksek ve son derece olgun bir organizasyon dahilinde çalışmalıdır. Motive etme ve olmanın birden çok yöntemi olmakla beraber, uygulamalardan elde edilen verilere göre, sağlık çalışanlarının motive olmasında ücretin önemi oldukça fazladır. Yeterli ücrete ulaşılması durumunda, çalışana sosyal haklar ve fikri özgürlüklerin verilmesi son derece önemli motivasyon aracı olduğu düşünülmektedir.