Theses supervised by Doç. Dr. Arif Kolay
10 theses · Kütahya Dumlupınar University
Kütahya'nın Gireği nahiyesine bağlı Ballıbaba, Kureyşler, Göynükören, Karadiğin ve Pınarbaşı köylerinin sosyo-ekonomik durumu (Temettuat Defterine göre)
İkinci Mahmud döneminde yapılan köklü reformlardan sonra Tanzimat'ın ilanı ile birlikte vergiler konusunda da düzenlemeler yapıldı. Tanzimat dönemine kadar gerek Gayrimüslimlerden gerek Müslümanlardan çeşitli isimler altında farklı vergiler tahsil ediliyordu. 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nun ilan edilmesiyle beraber tebaanın hukuki, sosyal ve ekonomik açıdan eşitliği kabul edilmiş ve vergilerde düzenleme yapılarak tek bir vergi alınması ilkesi benimsenmiştir. Verginin tahsili için önce tebaanın gelirlerinin bilinmesi gerekliydi. Bu maksatla 1844-1845 yıllarında "temettü" sayımları (halkın mal ve hayvanlarının sayımı, gelir ve giderlerinin tespiti) yapıldı. Bu sayımlara dayanarak köy veya mahallelerde yaşayan insanların gelirleri ve verecekleri vergi miktarları da belirlendi. Bu çalışma Kütahya'nın Gireği Nahiyesine bağlı Ballıbaba, Kureyşler, Göynükören, Karadiğin ve Pınarbaşı köylerinin temettuat defterlerinin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Defterlerin çevirisi yapılmış ve ortaya çıkan veriler tablo ve grafiklerle değerlendirilmiştir. 19. yüzyıl ortalarında Kütahya'nın Gireği Nahiyesine bağlı beş köyün genel olarak tarım ve hayvancılıkla uğraştığı görülmektedir. Zirai faaliyetler ve hayvancılık ticari faaliyetten öte halkın gündelik ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir.
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Antalya Hapishanesi
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Antalya Hapishanesi, başlığını taşıyan tezde, Osmanlı Devleti'nde 19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra meydana gelen hapishane reformu sürecinin Antalya hapishanesine etkileri saptanmıştır. Hapishaneler ile alakalı kaleme alınmış, Gültekin Yıldız'ın Mapusane ve Emine Gürsoy Naskali ile Hilal Oytun Altun'un editörlüğündeki makaleler derlemesi olan Hapishane Kitabı adlı eserlerini ana kaynak olarak kabul edebiliriz. Konuyla alakalı pek çok makale de yazılmıştır. Bunlar arasında Ali Rıza Gönüllü'nün, Osmanlı Devleti'nin Son Dönemlerinde Isparta Hapishanesi (1867-1920) ve Nurgül Bozkurt'un, 20. Yüzyıl Başlarında Kütahya Hapishanesinin Genel Durumu isimli çalışmaları yer alır. Bunun yanında kaleme alınan tezler de mevcuttur. Ufuk Adak'ın, 19. Yüzyılın Sonları 20. Yüzyılın Başlarında Aydın Vilayeti'ndeki Hapishaneler ve Nazmiye Akbey'in 19. Yüzyılın Sonları 20.Yüzyılın Başlarında Sinop Hapishanesi adlı çalışmaları da oldukça önemlidir. Bizim de Antalya hapishanesini ele aldığımız çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, suçun kaynağına inerek ilk hangi duygularla ne zaman baş gösterdiğini ve nasıl geliştiğinin yanında, suç, ceza ve hapishane kavramlarını İslam Tarihi'nden başlayıp, Osmanlı Devleti'ne kadar getirerek tanımlarının yanı sıra, bu kavramların gelişimleri hakkında da bilgiler verilmiştir. Bunun yanında Avrupa'daki hapishanelerden ve oluşturulan çeşitli hapishane modellerinden bahsedilmiştir. Daha sonra suç, ceza ve hapishane kavramları tamamen Osmanlı Devleti açısından incelenmiştir. Hadd, ta'zir ve kısas suçlarının neler olduğu, bu suçu işleyen kişilere ne gibi cezaların uygulandığı, İslam Tarihi'nden de faydalanarak ifade edilmeye çalışılmıştır. Çünkü Osmanlı Devleti'nin uyguladığı yasaların tamamının tabanında, İslam Hukuku yer aldığından dolayı, aralarındaki bağ yadsınamazdır. Daha sonra zindandan hapishaneye geçiş sürecinin yaşandığı, Tanzimat Dönemi'ndeki ceza anlayışının ne gibi değişiklere uğradığını 1840,1851 ve 1858 tarihlerinde çıkarılan Ceza Kanunnameleri üzerinden değerlendirilmiştir. Ardından Osmanlı Devleti'nde hapishaneler adına gerçekleştirilen ıslahatlara yer vermiştir. İkinci bölümde, ilk olarak hapishanenin bulunduğu yer olan Antalya şehri hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Daha sonra hapishanenin yeri ve yeniden inşası sürecinden erişebildiğimiz arşiv kaynaklarındaki bilgiler kadarıyla bahsedilmiştir. Hapishanenin geçirdiği tamir süreci, genişletilmesi, ek oda inşaatları ve bunun yanında gasilhane, abdesthane gibi mahkumlar için yapılan inşa faaliyetlerine de yer verilmiştir. Hemen ardından, tayinat konusundan ve yaşanılan sorunlardan detaylıca bahsedilmiştir. Son olarak da hapishane yönetiminde kimlerin olduğu, görevleri maaşları ve tayinleri mevzusu değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, ulaşabildiğimiz arşiv belgeleri ışığında, Antalya hapishanesindeki mahkumlar tüm yönleriyle ele alınmaya çalışılmıştır.
Dumlupınar Başkumandan Meydan Muharebesi
30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesinin imzalanması ile Anadolu'nun İtilaf Devletleri tarafından işgali süreci başladı. 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ulaşması ile Türk ordusu ve Türk halkı Anadolu'nun işgallerden kurtarılması için çalışmalara başlandı. 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz Türk İstiklal Harbi'nin son safhasını oluşturmaktaydı. 30 Ağustos 1922 tarihinde gerçekleştirilen Dumlupınar Başkumandan Meydan Muharebesinde Türk ordusu Yunan ordusuna karşı büyük bir başarı elde etti. Bu başarı sonrasında gerçekleşen takip harekâtı neticesinde, Yunan ordusu Anadolu'dan atılmış oldu. Bu çalışma da Dumlupınar Başkumandan Meydan Muharebesine giden süreç ve muharebe sonrasında gerçekleşen olayların askeri, sosyal, siyasi ve kültürel yönden etkileri, arşiv belgeleri, TBMM zabıt cerideleri, dönemin basın kaynakları ve hatıralar ışığında değerlendirildi.
Sicill-i Ahval defterlerine göre Bursalı memurlar
Osmanlı Devleti'nde memurların sicil kayıtlarının tutulduğu Sicill-i Ahval defterlerinin II. Abdülhamid dönemi bürokrasisi açısından önemli bir yeri vardır. Sicill-i Ahval defterleri 1879'da Dâhiliye Nezâretine bağlı olarak kurulmuştur. Bu komisyon lağvedilince Me'murîn-i Mülkiye Komisyonunun çalışmaları 1879-1909 yıllarını kapsamıştır. Sicill-i Ahval defterleri yakın dönem Osmanlı biyografi yazımında kullanılan önemli kaynaklardır. Osmanlı Devleti'nde Bursa başkentlik yapan şehirlerden biridir. Tez çalışmasında Osmanlı Devleti'nin son dönemindebürokrasinin nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmamız sağlanmıştır. Tezin içeriği hakkında bilgiler verilmiştir. Tez çalışmamda önceden yapılan bu gibi tezlerden farklı yönleri belirtilmiştir. Bursa içinde bulunan müslüman ve gayrimüslim memurlar yerel tarih araştırmaları açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Tez çalışmasında müslüman memurların yanı sıra incelenen gayrimüslim memurlar kendi içerisinde Ermeni, Rum, Latin memurlar olarak belirtilmiştir. Çalışma içinde Bursa'nın bazı ilçelerinden birkaç memur örneği verilmiştir. Sicill-i Ahval kayıtları incelendiğinde dönem içinde isimler, baba adları, sülaleleri, okuduğu okullar, öğrendiği diller, meslekler, maaş bilgileri, ödül ve cezalar, madalya ve nişanlar, vefat tarihleri gibi birçok bilgiyi görebiliriz. Sicill-i Ahval Defterlerinde fihrist defterleri alfabetik sıraya göre oluşturulduğu için çalışma içerisindede alfabetik sıra kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sicill-i Ahval, Bursa, Osmanlı Devleti, Memur
26 Numaralı Kütahya Şer'iye Sicili Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
26 numaralı Kütahya şer'iye sicili defteri, 1846 ve 1880 yılları arasındaki tarihlerde yazılmıştır. Kütahya ve Kütahya'ya bağlı olan bazı kasaba, ilçe, köy ve mahâllelere ait belgeleri içermektedir. Şer'iye sicilleri o dönemden günümüze intikal eden mahkeme kararlarının kayıtlarını bize aktarmaktadır. Şer'iye sicilleri Kütahya ve çevresi, ilçe, belde ve köylerinden bahsettiğinden buralardaki sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel yapıyı da bize aktarmaktadır. Çalışmada tezkire, buyuruldu, berât, fermân, vakfiye, mürâsele, i'lâm, mîras, tereke, resmi yazışmalar, şukka, vasî tâyini ve hüccet belgelerinin mahkeme kayıtlarının transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yer almaktadır. Defterde mahkemeye intikal eden olayların doğrultusunda bir sonuca varıldığını; ceza verildiği, sürgün edildiği, atama yapıldığı ya da mîrasın paylaştırıldığı belgeleri görmekteyiz. Belgelerin bazı sayfalarında yazılar silik çıktığı mürekkep izi olduğu için buralar (…?) iş'âreti ile gösterilmiştir. Bu şer'iye sicili defterinde çoğunlukla atama i'lâm kayıtlarına bir vakfın mutasarrıfının vefât etmesi ve yerine vekil ya da yeni mutasarrıf atanması gibi örnekleri çokça rastlayabiliriz.
Ceride-i Mehakim 2.dönem 1-42 arası sayılarının transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
Ülkemizde gazetenin tanınması ve hayata geçirilmesi XIX. yüzyılda gerçekleşmiştir. II. Mahmut döneminde ilk Türkçe gazete, devlet tarafından desteklenerek çıkartılmıştır. 1860 yılından itibaren gazetelerin sayısı artmaya başlamıştır. Konumuzu oluşturan Ceride-i Mehakim gazetesi de bu dönemde ortaya çıkmıştır. Adliye Nezâreti tarafından ilk defa Mayıs (?) 1873 tarihinde haftalık olarak yayımlanmaya başlanmıştır. Ceride-i Mehakim'in ikinci dönemini kapsayan 1-42.Sayıları Osmanlı Türkçesinden günümüz Türkçesine çevirmeye çalıştık. Ceride-i Mehakim gazetesi; dönemin Adli, Hukuki, Siyasi ve Sosyal konularına değinmiştir.
İkramiyeli gazete transkripsiyon ve değerlendirilmesi
Yapılan bu çalışmada Osmanlı döneminde II. Meşrutiyet sonrası dönemde çıkarılan gazetelerden biri olan İkramiyeli Gazete incelenmiştir. Bu araştırmada, genel anlamıyla gazetecilik kavramının ne olduğu, gazetenin ortaya çıkışından ve gazeteciliğin Osmanlı Devleti zamanında nasıl bir tarihsel süreçten geçtiğine yer verilmiştir. Bunlara ilave olarak İkramiyeli Gazete'nin içerik itibariyle zirai faaliyetlerden bahsediyor olmasından dolayı Osmanlı döneminde ne gibi zirai faaliyetler olduğu ve İkramiyeli Gazete benzeri başka hangi gazete ve dergilerin olduğundan bahsedilmiştir. Tezin ikinci bölümünde çalışmaya mevzu bahis olan gazetenin genel özelliklerine, hangi yazarların gazetede yazdığına ve gazetenin amacına yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde yer alan orijinal gazete belgelerinin transkripsiyonuna dayanarak elde edilen verilerden gazetenin içerik olarak nelerden bahsettiğine yine ikinci bölümde yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise İkramiyeli Gazete'nin 1., 2., 3., 4., 7., 9., 10., 12. ve 13. basımlarının transkripsiyonları gerçekleştirilmiştir. Son olarak çalışmanın sonuç kısmında transkripsiyon belgelerinden elde edilen veriler ayrıntılı incelenerek ilk basımdan 13. basıma doğru gazetede nelerin değiştiği gözlemlenmiş ve istatistiksel olarak gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gazete, İkramiyeli Gazete, Osmanlı, Ziraat, Transkripsiyon
Şeyh Şamil ve ekibinin Osmanlı Devleti'ne geliş süreci ve sonrasında yaşananlar (1869-1871)
Kuzey Kafkasya Müslümanlarının, Ruslara karşı başlattığı bağımsızlık ve gazavât harekâtının sembol ismi "Kafkas Kartalı'' olarak da bilinen Şeyh Şamil'dir. Bu çalışmada Şeyh Şamil ve ekibinin İstanbul'a geldikten sonraki yaşamları Osmanlı basını ve arşiv belgeleri ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu nedenle dönemin Osmanlı basınındaki gazete ve arşiv dosyaları dâhil olacak şekilde çalışma alanına katkı sağlamaya gayret edilmiş. Çalışmada dönemin çeşitli gazetelerinden Şeyh Şamil'in İstanbul hayatı ile ilgili haberler alınmıştır. Osmanlı arşiv dosyaları üzerinde ilgili konu ile yapılan tarama sonucunda yaklaşık 277 adet belgeye ulaşılmıştır. Elde edilen bu veriler sonucunda Şeyh Şamil'in ve ekibinin İstanbul'da kaldığı dönemde neler yaptığı, hangi faaliyetlerde bulunduğu, kimlerle görüştüğü, nerede kaldığı ve ekibinin yaşadıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Şeyh Şamil, Osmanlı, İstanbul, Kafkasya, Basın, Arşiv
Osmanlı mizah basınında polis karikatürleri ve polis imajına etkisi
Toplumlar tarih boyunca kendi içlerinden ve diğer toplumlardan gelebilecek tehditlerden korunmak amacıyla güvenlik kuvvetleri oluşturmuşlardır. Bunlardan günümüzde ülkelerin dış güvenliklerini silahlı ordular gerçekleştirirken, iç güvenliği ve sosyal hayatın düzenini sağlamada silahlı veya silahsız görev yapan polis teşkilatı ile belediyelerin silahsız kuvvetleri olan zabıtalar bu görevleri ifa etmektedir. Tarihi araştırmaların kuşkusuz pek çok kaynakları vardır. Karikatürleri de bu kaynakların arasında görüyoruz artık. Karikatürler sadece mizah özelliği taşımayıp çizildikleri ve yayınlandıkları zaman hakkında bize bilgi de verirler aynı zamanda. Modern anlamda karikatürün Osmanlı toplumunda görülmesi 1870'li yıllarda olmuştur. Bu çalışma ile Osmanlı toplumunda polis teşkilatı mizahçılar tarafından nasıl görünüyor. Bunu tespit edebilmek için 1870'li yıllardan Cumhuriyet'in ilanına kadar yayınlanan mizah basını taranıp polis karikatürleri değerlendirilmeye sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Polis, Mizah, Karikatür, Zaptiye, Zabıta
Irak petrolü (1888-1931) ve Türk petrol şirketinin stratejisi
Tarihsel olarak, petrol uluslararası çatışmalarda önemli bir rol oynamıştır. Petrolün bir yakıt kaynağı olarak giderek artan ihtiyacı açık hale geldikçe, uluslar zengin petrol kaynaklarına sahip bölgeleri kontrol etmek için önemli çabalar sarf etmeye başladılar. Bu bağlamda, Osmanlı Sultanı II. Abdulhamid, Bağdat, Musul ve Basra vilayetlerindeki bu zengin bölgelerin aç gözlü ulusların eline geçmesini engellemek için gerekli tedbirleri aldı ve bu bölgeleri etkili bir şekilde kendi özel mülkü haline getirdi. Osmanlı İmparatorluğu ile Almanya arasındaki güçlü ilişki, özellikle demiryolu inşası ile ilgili ekonomik ilişkiler açısından Almanlara petrol ayrıcalıkları elde etme fırsatı sundu. Sonuç olarak, Almanlara bu bölgelerde ilk petrol ayrıcalığı verildi, bu da diğer büyük dünya güçleri arasında böyle kayıpları kabul etmeye hazır olmayan hoşnutsuzluğa yol açtı. Bu konu etrafındaki siyasi olaylar kötüleştikçe, durum Almanlara karşı döndü ve petrolün tarihinde İngiltere'nin liderliğinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret etti. İngiltere, önemli petrol ayrıcalıkları elde etmeyi aktif olarak arayan ülkelerden biri olmasına rağmen, Fransa ve Amerika benzer petrol odaklı politikaları izledi. Bununla birlikte, İngiltere, çevik politikaları ve önemli mali kaynakları sayesinde, bölgede petrol çıkarma ve üretme konusunda önde gelen oyunculardan biri olan bir şirket kurmayı başardı. Bu girişim aracılığıyla, şirket resmi olarak Irak hükümetinden petrol ayrıcalığı elde etti ve bölgelerdeki politika ve stratejilerini etkili bir şekilde uygulama yeteneği kazandı. Anahtar Kelimeler: Anlaşmalar, Bağdat, Irak Petrolü, Musul, Petrol İmtiyazlari, Türk Petrol Şirketi