Theses supervised by Doç. Dr. Aslı Er Akan

10 theses · Çankaya University

Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliğinde eğitimin önemi: Üniversite öğrencilerinin iş sağlığı ve güvenliği farkındalığı üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı üniversitelerde verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ne düzeyde verildiği araştırılarak öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını ölçmektir. Bununla birlikte öğrencilerin cinsiyeti, yaşı, sınıfı ve not ortalamasının iş sağlığı ve güvenliği farkındalığında bir farklılaşmaya neden olup olmadığı araştırılacaktır. Çalışmada Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesinin öğrencilerinden 287 kişinin iş sağlığı ve güvenliği farkındalık düzeyi üzerine bir anket çalışması yapılmıştır. 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmış olan anketin istatistiksel analizi SPSS 20 paket programı ile yapılmıştır. Uygulanan anket çalışması demografik ve iş sağlığı ve güvenliği farkındalık düzeyini ölçmeye yönelik verileri içeren maddelerden oluşmaktadır. 100 tam puan %100 iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını ifade etmektedir. Normallik analizine göre verilerin normal dağıldığı görülmüş ve analizde parametrik testlerden faydalanılmıştır. Analizler sonucunda araştırmaya katılan öğrencilerin İSG farkındalık düzeyleri pozitif yönde %65,2 olarak bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin İSG farkındalık düzeylerinin orta seviyede çıkması, İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerine eğitim sisteminin tüm kademelerinde yer verilmesi gerekliliğini işaret etmektedir.

FarkındalıkÜniversite öğrencileriİş güvenliği+1
Didem Çiğdem Kalıntaş
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Depreme dayanıklı mimari tasarım aşamasında derin öğrenme ve görüntü sınıflama yöntemi ile burulma düzensizliği tespiti

Mimari tasarım süreci, ana tasarım kararlarının alınmasından detaylandırma aşamasına kadar, farklı birçok konuda uzmanlaşmış kişilerin iş birliği ile gerçekleşse de, ana kararların alınması, plan organizasyonu, kütle kurgusu vb. temel kararlar mimar tarafından alınmaktadır. Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD- Computer Aided Design ) ve Yapı Bilgi Modelleme (BIM- Building Information Modeling ) programları ise genellikle, tasarımın ana kararları alındıktan sonra etkili olmaktadır. Bu nedenle, süreçte alınan ana kararların taşıyıcı sistem hesabı sırasında değiştirilmesinin gerekmesi ise sıkça rastlanan bir durum haline gelmektedir. Bunun oluşmaması için mimari tasarımın erken evrelerinde deprem mimarlığı bilinciyle taşıyıcı sistem kurgusunun bir tasarım girdisi olarak sürece katılması gerekir; çünkü mimari tasarım aşamasında taşıyıcı sistem kurgusunun iyi düşünülmemesi, uygulama projesi aşamasında beklenmedik revizyonlarla karşılaşılmasına ve dolayısıyla hem süreç hem de maliyet olarak ciddi kayıplara neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, söz konusu probleme çözüm oluşturacak şekilde, derin öğrenme ve görüntü işleme yöntemleri kullanarak, tasarımın erken evrelerinde, mimarlara taşıyıcı sistem kararlarının deprem yönetmeliğine uygunluğu hakkında genel bilgiler verebilecek bir Düzensizlik Kontrol Asistanı (DK-Asistanı) oluşturulmasıdır. Böylelikle, tasarımın erken aşamasında doğru kararlar alınması sağlanacak, uygulama projesi aşamasında gerçekleşebilecek beklenmedik revizyonlar engellenebilecektir.

Kaan Bingöl
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği üzerine bir çalışma

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yayımı itibariyle çalışma alanlarında gerekli önlemlerin alınması hususunda ciddi yol alınmıştır. Bu Kanun kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin bütün çalışanları kapsamaktadır. Bu bağlamda; eğitim kurumlarında da iş sağlığı ve güvenliği kapsamında uygulanması gereken faaliyetlerle ilgili gerekli çalışmalar yürütülmektedir. Ancak, uygulanan tüm iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerine rağmen eğitim kurumlarında hala istenilmeyen kazalarla karşılaşılmaktadır. Bu durum, alınan önlemlerin yetersiz kaldığını ve başka önlem ile düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. İş yerlerine ayrılacak olan iş sağlığı ve güvenliği çalışma süreleri, işyerlerinin tehlike sınıfına göre belirlenmekte ve çalışan personel sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Hali hazırdaki mevzuatta eğitim kurumlarının tehlike sınıfı az tehlikeli olarak belirlenmiş ve çalışma süresi çalışan başına 10 dakika olacak şekilde hesaplanmıştır. Ancak, bu çalışma süreleri hesaplanırken eğitim kurumlarında görev alan personelle aynı ortamı paylaşan ve aynı risk altında bulunan öğrenciler göz önünde bulundurulmamıştır. Nitekim her yıl eğitim kurumlarında öğrenciler birçok kaza yaşayarak yaralanmalara maruz kalmakta hatta hayati kayıplar yaşamaktadır. Bu sebeple, eğitim kurumlarındaki çalışma süreleri hesaplanırken öğrencilerinde göz önünde bulundurulması elzem hale gelmektedir. Diğer taraftan, eğitim kurumlarının tehlike sınıfının az tehlikeliden tehlikeli sınıfa yükseltilmesiyle iş sağlığı ve güvenliği çalışma sürelerinde artış olacağından tehlikeler ve riskler daha detaylı belirlenerek gerekli düzenleyici ve önleyici faaliyetler daha doğru uygulanacaktır. Bu bağlamda; bu çalışmada, eğitim kurumlarında yaşanılan kaza sayılarının azaltılması ve bu kurumlarda bulunan kişilerin daha az tehlikeye maruz kalması için eğitim kurumlarının tehlike sınıfının yükseltilmesinin gerekliliği üzerine bir araştırma yapılmıştır. Bu amaçla Ankara'da bulunan ilköğretim, lise ve üniversite olmak üzere 3 farklı eğitim kurumunda alan çalışması gerçekleştirilmiştir. Söz konusu kurumlardaki tehlikeler ve riskler belirlenerek Fine Kinney Yöntemi ile risk değerlendirmeleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda eğitim kurumlarının daha güvenli ortamlar haline gelebilmesi için gerekli düzenleyici ve önleyici faaliyetler önerilmiştir.

Eğitim kurumlarıOkullarTehlike+2
Erdem Ustaoğlu
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

L tipi (5x5 matris) risk analiz yöntemi ve Fine Kinneyyöntemi ile yapı makinalarında risk değerlendirmesi

İnşaat sektörü iş kazasının en fazla görüldüğü sektörlerin başında gelmektedir. İnşaatlarda en çok ölümle sonuçlanan kazaların en önemli iki sebebi yüksekten düşme ve yapı makinaları kazalarıdır. İnşaatlarda yüksekten düşme birçok çalışmaya konu olurken yapı makinaları ile ilgili çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Bu nedenle bu araştırmada yapı makinaları kazalarında ençok ölüme sebep olan makinalar; kule vinç, forklift, ekskavatör, beton pompası, yükleyici ve kamyon incelenmiştir. Söz konusu makinaların L tipi (5x5 matris) Risk Analiz Yöntemi ve Fine Kinney Yöntemi ile risk değerlendirmeleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde Fine-Kinney yönteminin L tipi (5x5 matris) Risk Analiz Yönteminden daha güvenilir ve hassas sonuçlar verdiği görülmüştür. Sonuç olarak iki farklı yöntemle yapılan değerlendirme sonuçları karşılaştırılarak düzenleyici ve önleyici faaliyetler önerilmiştir.

Risk analiziRisk azaltma yöntemleriRisk değerlendirmesi+4
Gürsel Korkmaz
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap sütunlu camilerin taşıyıcı sistem performansları: Kastamonu örneği

Deprem ülkesi olması sebebiyle Türkiye için tarihi yapılar ve onların kültürel sürdürülebilirlikleri önemlidir. Bu yapıları gelecek nesillere aktarmanın yollarından biri yeni nesil simülasyon teknikleri ile yapısal olarak hassas noktalarını belirlemek ve bu yapıları depreme karşı güçlendirmektir. Bu kapsamda bu çalışmada tarihi yapılar arasında önemli bir yer tutan ahşap sütunlu camiler incelenmiştir. Alan çalışması olarak çok sayıda ahşap sütunlu camiye ev sahipliği yapan ve deprem bölgesinde yer alan Kastamonu seçilmiştir. Bölgede 11 adet ahşap sütunlu cami tespit edilmiş olup ölçüleri alınarak çizimleri yapılmış ve güncel durumları belgelenmiştir. Bu camiler arasından fay hattına en yakın olan iki cami (Kasaba Köy Candaroğlu Mahmut Bey Camii ve Hanönü Yukarı Küreçayı Camisi) seçilerek yapısal davranışlarını ve depreme karşı dayanımlarını belirlemek için yapısal analizleri yapılmıştır. Tarihi binaların yapısal davranışını incelemek için en uygun yöntemlerden birisi sonlu elemanlar analizi yöntemidir. Yapılan 3 boyutlu sonlu elemanlar analizleri her iki caminin yapısal performansları hakkında genel bir fikir vermiştir. Anadolu'daki ahşap sütunlu camilerin yapısal performanslarını iyi bir şekilde sürdürebilmeleri için, özellikle ahşap yapı elemanlarının malzeme özelliklerinin ve bağlantı detaylarının bozulmamasına çaba harcanmalı ve iyi korunmalıdır.

Sevilay Zamur Koçak
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Brüt beton yapılardaki bozulma tiplerinin tahribatsız muayene yöntemleri ile tespiti ve onarım yöntemleri: Ankara örneği

Günümüzde de en temel ve yaygın kullanılan yapı malzemelerinden biri olan beton 20. yüzyılın başında mimarlıkta kullanılmaya başlanmıştır. Betonarmenin kullanımı yığma sisteme dayalı mimarlığı dönüştürerek modern mimarlık olarak bilinen dönemin başlamasına katkıda bulunmuştur. Bulunduğu çevrenin çeşitli hava koşullarına karşı dayanıklılık gösteren ve önemli niteliklere sahip olan betonarme 1950'li yılların sonlarından itibaren brüt beton görünümüyle karşımıza çıkmaktadır. Brütalizm akımının da etkisiyle yaygın hale gelen brüt beton ile de modern mimarlık tarihinde önem taşıyan pek çok yapı inşa edilmiştir. Günümüzde varlığını sürdüren ve artık tarihi yapı statüsüne giren bu erken-modern yapılar yakın dönem mimarlık tarihimizi ve inşa edildiği dönemin özelliklerini yansıtması bakımından değerli olup bu yapıların geleceğe sağlıkla aktarılması önem taşımaktadır. Ancak, bu yapılarda uygulama aşamasında ya da kullanım aşamasında çeşitli etkenlerden kaynaklı birtakım bozulmalar meydana gelmektedir. Özellikle brüt beton yapıların korunarak geleceğe iletilebilmesi için ortaya çıkan bu süreksizliklerin tespitinin sağlanıp ihtiyaç durumunda uygun onarımlarla müdahaleler gerçekleştirilmelidir. Bozulmaların tespitleri ve yapılar hakkında bilgi alınabilmesi günümüzde de geliştirilmekte olan ve pek çok avantajı bulunan tahribatsız muayene yöntemleriyle sağlanmaktadır. Çalışma kapsamında yapılan araştırmalar, Ankara'dan örnek seçilen brüt beton yapılar üzerinden incelenmiştir. Bu kapsamda örnek yapılara dair ön araştırma bilgileri ve yerinde tespitlere göre uygulanacak tahribatsız muayene yöntemleri ve gerekli durumlarda uygulanacak onarım yöntemleri literatür araştırmaları üzerinden değerlendirme yapılarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Beton, Brüt Beton, Brütalizm, Tahribatsız Muayene Yöntemleri, Onarım Yöntemleri

Merve Okumuş
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek yapıların deprem yönetmeliği ve sağlık izleme sistemi yönergesine göre mimari açıdan değerlendirilmesi: İstanbul örneği

Deprem gibi yanal yüklere karşı hassasiyetleri ile bilinen yüksek yapıların Türkiye üzerinde yoğunlaştığı noktalara bakıldığında ilk göze çarpan kentlerden birisi İstanbul'dur. Beklenen İstanbul depremi düşünüldüğünde ise kentteki yüksek yapıların deprem performanslarını değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu değerlendirmeyi yapabilmek için çalışmada öncelikle yüksek yapıların tarihçesi, dünyada yüksek yapılarla ilgili mevzuatların gelişimi, yüksek yapılarda kullanılan taşıyıcı sistemler, yüksek yapılara etki eden yükler, 2018 Deprem Yönetmeliğinde yer alan kurallar ve Yapı Sağlığı İzleme Sistemi Yönergesi incelenerek özetlenmiştir. Alan çalışması için İstanbul seçilmiş olup kentte yer alan farklı taşıyıcı sistemlere sahip beş adet yüksek yapı örneği (Sapphire Tower, Metrocity, Elit Residence, İstanbul Gelişim Üniversitesi (Zorlu Plaza) ve Çamlıca Tepesi Radyo ve TV Kulesi) deprem yönetmeliğinde yer alan düzensizlik tanımları ve yapı sağlığı izleme yönergesi kuralları üzerinden değerlendirilmişlerdir. Yapılarda görülen düzensizlik durumları tespit edilip yapı sağlığı izleme yönergesine göre sensör yerleşimine yönelik öneriler yapılmıştır. Bu çalışmada deprem yönetmeliklerinin yüksek yapılar için önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Buna ek olarak 'Yapı Sağlığı İzleme Sistemi' konusunun yüksek yapılarda incelenmesi ile mimari literatürde bu konu hakkında farkındalık yaratarak literatürün genişletilmesi amaçlanmıştır.

İlayda Yalçın
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Maltepe ilçesi'nde yer alan konut yapılarının deprem güvenliği açısından incelenmesi: Bağdat caddesi örneği

Depreme dayanıklı yapı tasarımı, bir yapıyı ayakta tutan ve yük aktarımını sağlamaya yardımcı olan elemanlarını kapsarken bir yandan da yapının çevresiyle ve zeminle olan ilişkisini de değerlendirmektedir. Bu da yapının henüz mimari tasarım sürecindeyken doğru kararlar alınarak hazırlanmasını gerektirir. Deprem kuşağında yer alan ve birçok depremle karşı karşıya kalan ülkemizde barınma ihtiyacını karşılamaya yönelik yapılmış olan yaklaşık kırk milyon adet konut mevcuttur. Olası bir depreme hazırlıklı olabilmek için söz konusu yapıların hemen hemen yarısının risk değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir. Söz konusu riskli yapıların çoğunluğunun İstanbul'da bulunması ve kent için beklenen depremin yakın olması söz konusu risk değerlendirmesinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada literatürde yer alan depremde göçme riski taşıyan yapıları hızlı tespit etme yöntemleri incelenmiştir. Bu yöntemlerden elde edilen bilgiler ışığında riskli yapıların tespitini hızlandırmak amacıyla sadece yapıların projeleri üzerinden yapılabilecek bir değerlendirme yöntemi önerilmiştir. Bu yöntemle alan çalışması olarak seçilen İstanbul'daki Bağdat Caddesi üzerindeki konut yapıları değerlendirilmiştir.

Depreme dayanıklı binalarMimari tasarımTaşıyıcı sistemler+1
Gülşah Ünsalar
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Entegre sağlık kampüsü (ESK) mimarilerinin afet güvenliği açısından incelemesi: Kocaeli ESK örneği

Sağlık yapılarının mimari tasarımı günümüz yaşam koşullarındaki ve teknolojisindeki değişim ve gelişmelere uyum sağlamaktadır. Bu değişimlerle birlikte sağlık yapıları günümüzde karşımıza Entegre Sağlık Kampüsleri olarak çıkmaktadır. Güvenlik öncelikli yapılar arasında yer alan sağlık yapılarının; afetler esnasında işleyişinin devam etmesi gerekmektedir. Bu afetlerden en az etkilenme ve işleyişine devam edebilme durumu sağlık yapılarının mimari tasarımının her boyutu ile düşünülüp yapılmasına bağlıdır. Entegre sağlık kampüsleri gerek karmaşıklığı gerekse büyüklüğü bakımından çok önemli ve detaylı bir mimari tasarım içermektedirler. Bu nedenle bu çalışma entegre sağlık kampüslerinin mimari tasarım kararlarını ülkemizde en çok karşılaşılan deprem, yangın ve pandemi afetleri üzerinden incelemekte ve değerlendirmektedir. Alan çalışması olarak Gümüşdoğrayan Mimarlık tarafından tasarlanan Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü seçilmiş ve proje deprem, yangın ve pandemi güvenliği açısından değerlendirilmiştir. Alınan mimari kararların sağlık yapılarının afet güvenliği üzerindeki etkisi ve önemi vurgulanmıştır.

Afet yönetimiDepremEntegre sağlık kampüsleri+2
Demet Kara
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of earthquake performance of prefabricated reinforced concrete industrial buildings

The most used area of pre-engineered reinforced concrete construction systems is industrial buildings. Industrial buildings are structures with high costs both in terms of establishment/construction stages and in terms of machinery and equipment. Considering that these structures are a source of national wealth and employment, we encounter the necessity of these structures to be resistant to disasters and to have continuous production In this context, pre-engineered reinforced concrete skeleton systems used in industrial buildings are examined in this study. A literature analysis on the historical development, advantages, disadvantages, connection details and construction processes of these structures is presented. In addition, the rules determined for pre engineered reinforced concrete skeleton systems in the earthquake regulations applied to date have been examined. In this context, Düzce Anatolian Bearing Factory, located in the earthquake zone, was chosen as the field study. The earthquake performance of the building, which is an example of pre-engineered reinforced concrete skeleton systems used in industrial buildings, has been evaluated and the behavior of the connection details has been interpreted.

Reinforced concrete prefabricated structuresEarthquake regulationsDüzce
Veli Koçak
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Other supervisors