Theses supervised by Doç. Dr. İsmail Demir

14 theses · Kırşehir Ahi Evran University, Karadeniz Technical University, Afyon Kocatepe University

Master'sOpen AccessTR

Yağ keteninde (Linum usitatissimum L.) farklı ekim normlarının verim ve kaliteye etkisi

Bu çalışma, 2021 yılında Kırşehir ekolojik koşullarında bazı yağlık keten çeşitleri (Beyazgelin, Sarıgelin ve Karakız) ile bu çeşitlerin farklı ekim normunun (200, 400, 600, 800, 1000 ve 1200 adet/m2) yağlık ketende verim ve verim öğelerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada yağ keteni bitkisinin çıkış süresi (gün), çiçeklenme süresi (gün), olgunlaşma süresi (gün), bitki boyu (cm), teknik sap uzunluğu (cm), yan dal sayısı (adet), bitki başına kapsül sayısı (adet), kapsülde tohum sayısı (adet), kapsül eni (mm), kapsül boyu (mm), bin tane ağırlığı (g), bitki sayısı (adet/m2), ham yağ oranı (%), tohum verimi (kg/da) ve ham yağ verimi (kg/da) incelenmiştir. Denemeden elde edilen sonuçlara göre çeşitlerin ve ekim normunun çıkış, çiçeklenme ve olgunlaşma gün sayısına etkisi önemli bulunurken en erken gelişim Sarıgelin çeşidinden gözlenmiş ve ekim normu artıkça erkencilikte artış tespit edilmiştir. Karakız çeşidi bitki boyu (34.71 cm) ve teknik sap uzunluğu (26.57 cm) yönünden en iyi sonuçları vermiştir. Yan dal sayısı, kapsül ve kapsülde tohum sayısı hem çeşit hem de ekim normuna göre farklılık göstermiş ve ekim normu artışı ile yan dal, kapsül ve kapsül tohum sayısında azalma tespit edilmiştir. Ekim normu artışı ham yağ oranında düşüşe neden olurken tohum verimi ve ham yağ veriminde artışa neden olmuştur. Tohum ve ham yağ verimi yönünden en yüksek değer Beyazgelin çeşidinden sırasıyla en yüksek tohum 123.40 kg/da ve ham yağ verimi 45.01 kg/da olurken, ekim normuna göre 1000 adet/m2 uygulamasından sırasıyla 143.10 kg/da ve 51.37 kg/da olmuştur. Temmuz 2022, 52 Sayfa Anahtar kelimeler: Yağ keteni, ekim normu, verim, yağ oranı

Ekim normuKeten tohumuKeten yağı+2
Sümeyye Eseroğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir ekolojik koşullarında farklı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşit ve genotiplerin verim ve verim öğelerinin belirlenmesi

Kırşehir ekolojik koşullarında 2022 yılında gerçekleştirilen araştırmada,7 adet aspir çeşidi (Dinçer, Safir, Olein, Askon 42, Göktürk, Olas, Balcı,) ile 8 adet introdüksiyon aspir hatlarının (Ciano Oleika, L.C.P-90, CART-83, PI 304593, PI 306924, PI 525458, PI 251984, PI 283772) verim ve verim ögelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlasında tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada çıkış süresi (gün), rozette kalma süresi (gün), çiçeklenme süresi (gün), olgunlaşma süresi (gün), bitki boyu (cm), bitkideki yan dal sayısı (adet/bitki), bitki başına tabla sayısı (adet/bitki), ana tabla çapı (mm), ana tabladaki tohum sayısı (adet), bin dane ağırlığı (g), iç-kabuk oranı (%), tek bitki verimi (g), dekara tohum verimi (kg/da), ham yağ oranı (%) ve ham yağ verimi (kg/da) incelenmiştir. Araştırma sonucunda çıkış süresi 28-30 gün, rozette kalma süresi 20.33-24 gün, çiçeklenme süresi 113.3-119 gün, olgunlaşma süresi 148-152 gün, bitki boyu 51.73-68.57 cm, bitkideki yan dal sayısı 2.6-3.46 adet/bitki, bitki başına tabla sayısı 3.6-5.16 adet/bitki, ana tabla çapı 19.07-23.33 mm, ana tabladaki tohum sayısı 22.57-32.73 adet, bin dane ağırlığı 28.10-48.96 g, iç-kabuk oranı %39.37-50.47, tek bitki verimi 8.59-13.81 g, dekara tohum verimi 124-159.9 kg/da, ham yağ oranı %30.80-39.77 ve ham yağ verimi 41.37-60.17 kg/da arasında değişim göstermiştir. Tohum verimi en yüksek Safir çeşidinde 159.90 kg/da olarak tespit edilirken, en yüksek ham yağ verimi ise 60.17 kg/da ile Balcı çeşidinden elde edilmiştir.

Murat Çavumirza
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir koşullarında bazı çerezlik ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşitlerinin verim ve verim kompenentlerinin belirlenmesi

Bitkisel yağ talebinin karşılanmasında ayçiçeği önemli bir bitkidir ve ayrıca çerezlik tüketim amaçlı üretimi Türkiye'de yaygındır. Çerezlik olarak geliştirilen çeşitlerin verim performansının karşılaştırılması amacıyla 2023 yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi deneme alanında 10 adet ayçiçeği çeşidi (Affan, Ayberk,TG-400, G1, Ela, Stripy 1, Ahmetbey, Palancı 1, TTAE-ÇRZ-13-10 ve Çiğdem-1) kullanılmıştır. Araştırma, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nde tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Fenolojik gözlem sonuçlara göre ayçiçeğinin çıkış süresi, çiçeklenme süresi ve fizyolojik olgunluk süresi sırasıyla 29-30 gün, 80-899 gün, 138-150 gün aralığında değişmiştir. Ayrıca araştırmada bitki boyunun 142.00-168.17 cm, tabla çapının 15.45-19.50 cm arasında değiştiği, tabladaki tohum sayısının 298.82-442.32 adet, tohum veriminin ise 133.14-222.51 kg/da olduğu belirlenmiştir. Tohum özellikleri arasında iç/kabuk oranı (%47.86-52.09), ham yağ içeriği (%24.77-28.88), hektolitre ağırlığı (250.00-299.00 kg/100 L), 5 mm (%10.80-26.13), 7 mm (20.63-60.00%) ve 9 mm (18.43-67.47%) elek tohum irilikleri belirlenmiştir. Araştırmada en yüksek tohum verimi Ela, Ayberk ve TG400 çeşitlerinde sırasıyla 222.51, 207.92, 204.19 kg/da olurken, en yüksek hektolitre ağırlığı ve iç oranı ise 299.00kg/100 L, %52.09 ile Palancı-1 çeşidinde elde edilmiştir. Araştırma sonucunda; Ela ve Affan çeşitlerinin Kırşehir koşullarında dane verimi, hektolitre ağırlığı ve 9 mm elek üstü değerlerine göre daha üstün olduğu söylenebilir.

Koray Eraslan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dendroctonus micans'tan entomopatojenik fungusların izolasyonu, karakterizasyonu ve mikrobiyal mücadele potansiyellerinin araştırılması

Picea orientalis (Doğu Ladini), Doğu Karadeniz Ormanlarının en yaygın ağaç türlerinden biridir. Dendroctonus micans ise P. orientalis ormanlarında sağlıklı ağaçlara saldıran en önemli kabuk böceğidir. Kimyasal, mekanik ve biyolojik tüm mücadele yöntemlerine rağmen, D. micans'ın ladin ormanlarındaki zararı halen etkili bir şekilde devam etmektedir.Bu çalışmada D. micans'a karşı etkili bir fungal etmen tespit etmek amacıyla; zararlının larva ve ergin evrelerinden çeşitli doğal fungus suşları izole edildi ve bunların morfolojik (enfeksiyon şekli, koloni morfolojisi, spor şekli) ve moleküler (ITS1-5.8S-ITS2 gen bölgesi sekansları) karakterizasyonları yapıldı. İzolasyon çalışmaları sonucunda, zararlıdan dört cinse ait 12 fungal suş elde edildi. Bunlar Lecanicillium muscarium (Petch) Zare ve Gams (ARSEF 9276 ve ARSEF 9268), Isaria farinosa (Holmsk) Fr. (ARSEF 9269, ARSEF 9270, ARSEF 9275, ARSEF 9276, ARSEF 9277 ve ARSEF 9278), Fusarium sp. (ARSEF 9273 ve ARSEF 9274), Beauveria bassiana Sensu Lato (ARSEF 9271) ve Beauveria sp. (ARSEF 9272) olarak tanımlandı. Bu izolatlardan L. muscarium, I. farinosa ve Fusarium sp. D. micans'tan ilk kez izole edildi. Ayrıca, izolatların zararlıya karşı virülansları da belirlendi. Spor süspansiyonları 1 X 106 konidia mL-1 yoğunlukta hem larva hem de erginlere uygulandı. Larvalara karşı en yüksek ölüm ve mikoz oranı %90 olarak 10 gün içinde ARSEF 9271 (Beauveria bassiana)'den elde edildi. ARSEF 9271, erginler üzerinde de %93'lük ölüm ve mikoz etkisi gösterdi. Erginler üzerinde en yüksek ölüm ve mikoz oranı 10 günlük sürede %100 ölüm ve %80 mikoz ile ARSEF 9272 (Beauveria sp.) izolatından sağlandı. Bu sonuçlar, ARSEF 9271 ve ARSEF 9272 izolatlarının ileride D. micans'a karşı biyopreparat üretimi çalışmaları için oldukça umut verici olduğunu göstermektedir.

Dendroctonus micansPicea orientalis
Elif Tanyeli Esmer
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Spodoptera littoralis'in kültüre edilebilir bakteriyal florasının belirlenmesi ve bakteriyal mücadele etmeninin araştırılması

Mikrobiyal etmenlerin Spodoptera littoralis (Lepidoptera: Noctuidae)'in mücadelesinde kullanılmasına yönelik yapılan bu çalışmada, ilk olarak zararlıdan 10 adet bakteriyal izolat elde edildi ve bu izolatların morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler özellikleri belirlendi. Bakteriyal flora üyelerinin ve entomopatojenik organizma koleksiyonumuzda bulunan Bacillus cinsine ait 12 bakteriyal izolatın zararlı üzerindeki insektisidal etkileri araştırıldı. İki ayrı Bacillus thuringiensis var. kurstaki izolatının (Mnd ve BnBt) 10 günde zararlı üzerinde %100'lük ölüm etkisine sahip oldukları tespit edildi. En verimli olduğu belirlenen Mnd izolatının zararlının 1, 2, 3 ve 4. evreleri üzerinde 10 günde sırasıyla %97, %27, %97 ve %97 ölüm etkisine sahip olduğu belirlendi. Bu izolatın farklı besinler de zararlı üzerindeki öldürücü etkisi; marulda %93, fasulyede %83, lahanada %70, pazıda %63, maydanozda %50 ve mısırda %43 şeklinde tespit edildi. Mnd'den hazırlanan Bt spor-kristal karışımı S. littoralis larvaları üzerinde %100 öldürücü etki gösterdi.Sonraki çalışmalarda bu izolatın uygun bir formülasyonda Spodoptera littoralis ve benzer zararlılara karşı uygulanması planlanmaktadır.Anahtar sözcükler: Spodoptera littoralis, Bakteriyal flora, Bakteriyal mücadele, Bacillus thuringiensis

Bacillus thuringiensis
Filiz Özkan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon yöresinden entomopatojen nematodların izolasyonu, karakterizasyonu ve melolontha melolontha üzerindeki etkilerinin araştırılması

Bu çalışmada, Trabzon ili ve ilçelerindeki tarım arazilerinden entomopatojen nematod izolasyonu, karakterizasyonu ve Melolontha melolontha üzerinde insektisidal etkilerinin araştırılması amaçlandı. Bu amaçla alınan 77 toprak örneğinden 7 tane entomopatojen nematod izolasyonu gerçekleştirildi (%9,09). Yapılan morfolojik ve morfometrik çalışmalara göre, izolatların tamamının Heterorhabditis ve Steinernema cinsine ait olduğu tespit edildi. İzolatların moleküler tanımlanmaları, 18S-28S nüklear rDNA'daki ITS bölgelerinin dizin analizleri yapılarak gerçekleştirildi. Çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre izolatların beş tanesinin Heterorhabditis bacteriophora (ZET02, ZET04, ZET09, ZET28, ZET35) ve iki tanesinin de Steinernema feltiae (ZET31, ZET76) olduğu belirlendi. Çalışmaya göre H. bacteriophora ve S. feltiae bölgedeki en yaygın türler oldukları tespit edildi. İzolatların M. melolontha üzerindeki insektisidal aktiviteleri farklı sıcaklık (15 °C ve 25 °C) ve konsantrasyonlarda (500, 1000 ve 2000 İJ/ml) test edildi. Test sonuçlarına göre izolatların 25 °C'deki aktivitelerinin 15 °C'dekine göre daha yüksek olduğu belirlendi. En yüksek konsantrasyonundaki kum denemeleri sonucunda, on günlük test süresinde 5. günde ZET09 ve ZET35 izolatlarının 25 ? C'de ? . melolontha üzerinde %100'lük etki gösterdikleri kaydedildi. Bu izolatların ZET09 ve ZET35 numaralı izolatların ise saksı denemelerinde kullanılan tüm larvaları öldürdüğü ve M. melolontha ile mücadelede iyi bir potansiyele sahip olduğu tespit edildi.

Biyolojik mücadeleEntomopatojen nematodHeterorhabditidae+1
Zeynep Erbaş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dendroctonus micans (kugelann)'tan izole edilen Beauveria bassiana (balsoma)'nın bazı kabuk böceklerinin biyolojik mücadelesinde kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu tezde Dendroctonus micans'tan izole edilen Beauveria bassiana (Dm-5, ARSEF 9271)'nın moleküler karakterizasyonu gerçekleştirildi. Bu izolatın D. micans ve diğer kabuk böcekleri üzerindeki virulansı belirlenerek mikrobiyal mücadelede kullanılabilirliği araştırıldı. Dm-5'in, 1 x 108 spor/ml'lik konsantrasyonun D. micans larva ve erginleri üzerinde sırasıyla enfeksiyondan 6 ve 5 gün sonra %100'lük etkiye sahip olduğu tespit edildi. İzolatın D. micans`ın larva ve ergin populasyonlarında etkin bir şekilde horizontal olarak yayıldığı gözlendi. İzolatın, 1 x 106 spor/ml'lik konsantrasyonunun % 100, 75, 50 ve 25 oranlarında D. micans larvalarına bulaştırılmasıyla gerçekleştirilen kütük denemelerinde, ölüm oranlarının sırasıyla % 100, 97,22, 70,37 ve 62,03 olduğu belirlendi. Dm-5'in, D. micans'ın predatörü olan Rhizophagus grandis üzerindeki etkileri direk ve dolaylı olarak araştırıldı ve R. grandis'in izolata karşı oldukça dayanıklı olduğu tespit edildi. İzolatın, 1 x 108 spor/ml'lik konsantrasyonun Ips sexdentatus ve Ips typographus erginleri üzerinde sırasıyla enfeksiyondan sonra 5. ve 7. günlerde %100 ölüm sağladığı belirlendi. İzolatın her iki zararlının ergin populasyonlarında da etkili bir şekilde horizontal olarak yayıldığı tespit edildi. Bu sonuçlar, Dm-5'in kabuk böceklerine karşı kullanılabilecek umut verici bir biyolojik kontrol ajanı olduğunu göstermektedir.

Beauveria bassianaBiyolojik mücadeleDendroctonus micans+1
Seda Kocaçevik
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Malacosoma neustria orjinli Bacillus thuringiensis'e ait cry2Ab geninin karakterizasyonu, ekspresyonu ve insektisidal aktivitesinin araştırılması

Bacillus thuringiensis, Gram-pozitif, sporlanabilen, fakültatif anaerop bir toprak bakterisidir. Sporlanma esnasında üretilen, parasporal kristal yapıdaki ?-endotoksinler, bunların çok sayıda tarım zararlılarıyla mücadelede etkili ve yaygın bir şekilde kullanılmalarını sağlamaktadır. Bu potansiyelleri nedeniyle bugün, tüm dünyada en çok üretilen ve en fazla market satışlarına sahip ticari mikrobiyal mücadele preparatları B. thuringiensis'lerden geliştirilmiştir.Bu çalışmada kullanılan Bacillus thuringiensis MnD izolatı, doğal olarak ölmüş Malacosoma neustria larvalarından izole edildi. Bu izolata ait cry2Ab geni, dejenerat primerler kullanılarak PZR yöntemiyle çoğaltıldı. Çoğaltılan genlerin nükleotid sıralarının belirlenmesi için PZR ürünleri pGEM-T Easy vektörüne klonlandı ve dizin analizine gönderildi. Dizin analizi yapılan cry2Ab geninin DNA ve aminoasit sıraları literatürdeki mevcut cry2Ab genlerinin DNA ve aminoasit sıraları ile karşılaştırıldı.Analiz sonuçları, çalışmada kullanılan yerel Bacillus thuringiensis izolatına ait cry2Ab geninin 1902 bp uzunluğunda olduğunu, 633 aminoasit dizisi kodladığını ve literatürdeki B. thuringiensis ly30 bakterisinin cry2Ab genine %99 oranında benzerlik gösterdiğini ortaya koydu. Dizin analizi yapılan bu cry2Ab geni, pET-28a(+) ekspresyon vektörüne klonlanarak Escherichia coli'de ekspres edildi. Ekspresyon sonucu, SDS-PAGE analizine tabi tutuldu ve cry2Ab proteininin 70 kDa büyüklüğünde olduğu belirlendi. Üretimi yapılan cry2Ab proteinin insektisidal aktivitesi, Malacosoma neustria (Lepidoptera: Lasiocampidae) ve Rhagoletis cerasi L. (Diptera: Tephritidae) zararlıları üzerinde test edildi. Yüz ?g konsantrasyonundaki cry2Ab proteinin M. neustria larvaları üzerinde %73 ve R. cerasi larvalarında ise %75'lik insektisidal etki gösterdiği belirlendi.

Bacillus thuringiensis
Emine Eryüzlü
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ostrinia nubilalis'in kültüre edilebilir bakteriyal florasının belirlenmesi ve mikrobiyal etkilerinin araştırılması

Mısır kurdu (Ostrinia nubilalis Hbn. Lepidoptera: Pyralidae) polifag bir zararlı olup, Türkiye'de ve tüm dünyada oldukça yaygındır. Larvaları mısırda olduğu gibi darı, kendir ve şerbetçi otu gibi bitkilerde de ciddi zararlara neden olabilir ve biber, sorgum, bezelye, soya fasulyesi, pamuk ve fasulyede de yaralanmalara neden olmaktadır. Bu zararlıdaki bakteriyal flora çalışmaları, önemli bir biyolojik mücadele etmeninin geliştirilmesi ve böcek direncinin belirlenmesinde oldukça önemlidir. Bu amaç doğrultusunda, Ostrinia nubilalis larvaları Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki çeşitli tarım alanlarından toplandı. Bu larvalardan toplam 26 kültüre edilebilir bakteriyal izolat elde edildi ve morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler karakterizasyon sonucunda bu izolatlar Pseudomonas aeruginosa (On1), Brevundimonas aurantiaca (On2), Chryseobacterium formosense (On3), Acinetobacter sp. (On4), Microbacterium thalassium (On5), Bacillus megaterium (On6), Serratia sp. (On7), Ochrobactrum sp. (On8), Variovorax paradoxus (On9), Corynebacterium glutamicum (On10), Serratia sp.(On11), Paenibacillus sp.(On12), Microbacterium sp.(On13), Alcaligenes faecalis (On14), Microbacterium testaceum (On15), Enterococcus sp. (On16), Enterococcus sp. (On17), Leucobacter sp. (On18), Paenibacillus sp. (On19), Alcaligenes faecalis (On20), Microbacterium thalassium (On21), Microbacterium sp. (On22), Leucobacter sp. (On23), Alcaligenes faecalis (On24), Serratia sp. (On25) ve Serratia marcescens (On26) olarak tanımlandı. Çalışmada 16 S rRNA analizine göre On13, On16, On19 ve On22 kodlu izolatların yeni türler olabilecekleri belirlendi. On1 (Pseudomonas aeruginosa) ve On16 (Enterococcus sp.) kodlu izolatların 14 gün içinde 3. evre O.nubilalis larvaları üzerinde %100'lük bir öldürücü etkiye sahip olduğu tespit edildi. Ayrıca, farklı zararlılar üzerinde yüksek öldürücü etkiye sahip Bacillus izolatlarından Xd 3(Bacillus thuringiensis) kodlu izolat Ostrinia nubilalis üzerinde %80'lik etkiye sahip olduğu belirlendi, öldürücü etkiyi gösterdi. Sonuç olarak, On1 and On16 kodlu izolatların Ostrinia nubilalis'e karşı en önemli gelecek vaat eden bir biyolojik mücadele etmeni olabilecekleri gösterildi.

Emrah Sami Seçil
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gazbeton üretiminde uçucu külün hammadde olarak kullanımının araştırılması

Bu çalışmada, gazbeton üretiminde uçucu külün hammadde olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Gazbetonun ana hammaddesi olarak Seyitömer (Kütahya) termik santralinden alınan uçucu kül kullanılmıştır. Bağlayıcı olarak TS EN 197-1 CEM I 42,5 R çimentosu ve karışım harcının genleşerek gözenek oluşumunu sağlamak için alüminyum tozu ve sönmemiş kireç kullanılmıştır.Uçucu kül, çimento, sönmemiş kireç, alçı ve genleştirici katkı olarak alüminyum tozundan oluşan 6 farklı seri üretilmiştir. Bu karışımda alüminyum tozunun, su ve hidratasyona uğrayan kalsiyum hidroksit (Ca(OH)2) ile tepkimeye girmesi sonucu kalıplara dökülen taze harcın genleşmesine yol açarak gözenekli bir bünyenin oluşumu sağlanmıştır. Harcın priz süresini kısaltmak amacı ile bazı serilerde priz hızlandırıcı katkılar (CaCl ve NaSO4) kullanılmıştır. Deney örneklerine ortalama 8 saat süre ile düşük basınçlı (1,15 Bar) otoklavda kür uygulanmıştır.Deney örnekleri üzerinde fiziksel ve mekanik testler yürütülmüştür. Bünyede gelişen faz yapılarını belirlemek için mikroyapı analizleri (SEM incelemeleri, XRD analizleri) ve termal analizler yürütülmüş (ısı iletkenlik katsayısı) ve ticari gazbeton örnekler ile karşılaştırılmıştır.

Şerife Kozak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş diyatomitin gazbeton üretiminde kullanımının araştırılması

Bu çalışmada, gazbeton üretiminde diyatomitin hammadde olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Çalışma kapsamnda gazbetonun ana hammaddesi olarak Seydiler (Afyonkarahisar) yöresinden alınan diyatomit kullanılmıştır. Bağlayıcı olarak TS EN 197-1 CEM I (42,5 R) çimentosu ve karışım harcının genleşerek gözenek oluşumunu sağlamak için alüminyum tozu ve sönmemiş kireç kullanılmıştır.Diyatomit, çimento, sönmemiş kireç, alçı ve genleştirici katkı olarak alüminyum tozundan oluşan 13 farklı seri üretilmiştir. Bu karışımda alüminyum tozunun, su ve hidratasyona uğrayan kalsiyum hidroksit (Ca(OH)2) ile tepkimeye girmesi sonucu kalıplara dökülen taze harcın genleşmesine yol açarak gözenekli bir bünyenin oluşumu sağlanmıştır. Deney örneklerine ortalama 8 saat süre ile düşük basınçlı (1,15 Bar) otoklavda kür uygulanmıştır.Deney örnekleri üzerinde fiziksel ve mekanik testler yürütülmüştür. Bünyede gelişen faz yapılarını belirlemek için mikroyapı analizleri (SEM incelemeleri, XRD analizleri) ve termal analizler yürütülmüş (ısı iletkenlik katsayısı) ve ticari gazbeton örnekler ile karşılaştırılmıştır.

Hatice Sezer
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Uçucu külle üretilen genleştirilmiş perlit katkılı gazbeton numuneler üzerinde kür etkisinin araştırılması

Ülkeler endüstriyel yönden hızlı ve büyük bir gelişim içerisindedir. Endüstriyel gelişimin yararlarının yanı sıra çevreye olan olumsuz etkileri de olabilmektedir. Türkiye'de termik santrallerde yılda yaklaşık 20 milyon ton uçucu kül açığa çıkmaktadır. Bu atıkların çok azı (%3?4) kullanılabilmektedir. Gazbeton üretiminde ana hammadde olarak öğütülmüş silis kumu kullanılmaktadır. Bu çalışmada silis kumu yerine uçucu kül ana materyal olarak kullanılmıştır. Mineral katkı malzemesi olarak genleşmiş perlit, bağlayıcı olarak ise çimento, kireç ve alçı kullanılarak gazbeton deney örnekleri üretilmiştir. Deneysel çalışmada otoklav ve buhar kürünün etkileri karşılaştırılarak en uygun üretim koşulları belirlenmiştir. Deney örnekleri üzerinde birim ağırlık, ultra ses geçirimliği deneyi, basınç dayanımı ve ısı iletkenliği değerleri belirlenmiştir. Deney örneklerinin mekanik özellikleri ticari gazbeton özellikleri ile uyum sağlamaktadır. Çalışmanın esas önemi bu atığın geri dönüşümü üzerine kurulmuştur. Doğal malzemelerin daha az kullanımı ile çevrenin korunmasına katkı sağlanacaktır.

GazbetonKür koşullarıPerlit+1
Adnan Aker
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kalorifer külü ile hafif yapı bloğu üretiminin araştırılması

Günümüzde endüstriyel katı atıkların değerlendirilerek geri dönüşümünün sağlanması önemli bir araştırma alanı olmuştur. Konutların ısıtılması için Türkiye'de halen çoğunlukla kömür kullanılmaktadır. Kaloriferler kazanlarında yakılan kömürlerin külleri genel olarak şehirlerin katı atık depolama alanlarında toplanmaktadır. Bunun için geniş depolama alanları gerekmektedir.Ülkemizde bu atığın kullanım alanı oldukça sınırlı olup atık depolama alanları değişik çevre sorunlarına yol açmaktadır. Bu çalışmada KK' nün hafif beton blok üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır.Çalışmada ana hammadde olarak öğütülmüş kalorifer külü kullanılmıştır. Bağlayıcı olarak kireç kullanılmış, belirli oranlarda; silis dumanı, perlit ve piriz hızlandırıcı kimyasal katkı, karışımlara ilave edilerek hafif beton numuneler üretilmiştir. Deney örneklerine, 7?28?90 günlük su kürü ve 8 saat basınçlı buhar kürü (otoklav) uygulanmıştır. Örneklerin fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir.2008, 60 sayfaAnahtar kelimeler: Hafif beton blok, Kalorifer külü, Kireç, Perlit, Puzolan, Silis dumanı

Ali Yiğit
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Cam atık katkılı tuğla üretiminin araştırılması

Bu çalışmada tuğla kiline katılan öğütülmüş cam katkısının pişmiş kil bünyede meydana getirdiği fiziksel ve mekanik özellikler incelenmiştir. Afyonkarahisar bölgesi tuğla kiline, ağırlıkça % 0 (kontrol serisi) % 2,5, % 5 ve %10 oranında öğütülmüş cam katılarak plastik şekillendirme yöntemine uygun olarak deney örnekleri üretilmiştir. Örnekler, laboratuar tipi elektrikli ark fırınında; 850 ºC, 950 ºC ve 1050 oC' de üç farklı sıcaklıkta pişirilmiştir.Pişmiş örnekler üzerinde fiziksel ve mekanik testler yürütülmüştür. Pişmiş örneklerin mikro yapılarındaki gelişmeler SEM ve XRD tekniği ile incelenmiştir. Sonuçta cam katkının sinterlemeyi olumlu yönde etkilediği ve mekanik özellikleri geliştirdiği belirlenmiştir.

Hatice Kibar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00

Other supervisors