Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Orhan Parlak
20 theses · Uşak University
Muhsin Demirci'nin "Kur'ân Tefsirinde Farklı Yorumlar Tespitler Değerlendirmeler" adlı eserindeki yöntemi
Kur'ân-ı Kerîm'in tüm insanlığa hidayet rehberi olarak gönderilen son ilahi kitap olması, muhataplarını mesajını düşünmeye, anlamaya yöneltmesi, nüzûlünden itibaren insanların ilgi odağında olmasına, yüzlerce binlerce çalışma yapılmasına sebep olmuştur. Bu anlamda azımsanmayacak bir miras mevcuttur. Her ilim dalında olduğu gibi tefsir alanında da yeni çalışmalar, eserler mevcut birikim üzerine inşa edilmektedir. Her toplum, Kur'ân'ı yaşadığı dönemin diline, anlayışına göre anlamlandırmalı, bunu yaparken bu alanda tartışmasız söz sahibi eserleri göz ardı etmemelidir. Kur'ân'ı anlamlandırma adına yapılan bu yorumlama çalışmalarına tefsir ve te'vîl denmektedir. Kur'ân-ı Kerîm, günümüze kadar bir harfi bile değişmeden korunmuştur ve hiçbir tezat barındırmamaktadır. Ancak yapılan yorumlama çalışmalarında ihtilafların olduğu görülmektedir. Kur'ân-ı Kerîm âyetlerine yapılan farklı yorumların sebepleri ile ilgili bir hayli çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada, âyetlere yapılan farklı yorumların müfessirlerin ölüm tarihlerine göre ard arda verildiği, anlamlandırmanın tarihi seyrinin de görülebileceği ve okuruna düşünme fırsatının verildiği, bu alanda önemli bir çalışma olan, Muhsin Demirci'ye ait "Kur'ân Tefsirinde Farklı Yorumlar/Tespitler-Değerlendirmeler" adlı eser incelenmiştir. Müellifin hayatı, eserleri kısaca tanıtılmış, tefsir, te'vîl kavramları açıklanmış, tefsir çeşitleri belirtilmiş, müellifin tespit ve değerlendirmelerdeki yöntemi üzerinde durulmuştur. Girişle birlikte iki bölümden oluşan bu çalışma, Kur'ân'ı doğru anlamlandırma, yapılan farklı yorumlara ulaşma ve bu yorumlardan tercihte bulunma noktasında okuruna ipuçları veren "Kur'ân Tefsirinde Farklı Yorumlar/Tespitler-Değerlendirmeler" adlı kıymetli eserin muhteva ve metodolojik incelenmesini içermektedir. Anahtar kelimeler: Tefsir, Muhsin Demirci, Kur'ân Tefsirinde Farklı Yorumlar, Te'vil, Yorum.
Prof. Dr. Hamdi Döndüren'in Ahkâmu'l-Kur'ân adlı eseri ve tefsirciliği
Kur'ân-ı Kerîm inzal edildiği dönemden günümüze kadar geçerliliğini koruyan zihinlerde hıfzedilen, manâları üzerinde tefekkür edilen bir kitaptır. Ayet-i kerîmelerin ihtiva ettiği anlamlar üzerine pek çok tefsir eseri kaleme alınmıştır. Tezimizin konusunu oluşturan Hamdi Döndüren'e ait Ahkâmu'l-Kur'ân adlı eser de yakın dönemde yazılan tefsir eserlerinden birisidir. Çalışmamızın amacı Hamdi Döndüren'in Ahkâmu'l-Kur'ân adlı eserinde kullanmış olduğu metodu tespit etmek ve güncel meselelere bakış açısını ortaya koymaktır. Çalışmamız giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın amacı, önemi ve gerekliliği ele alınmıştır.Birinci bölümde Hamdi Döndüren'in hayatı, eserleri, makaleleri ve talebeleri konuları ele alınmıştır.İkinci Bölümde öncelikle ahkâm tefsirleri tanıtıldıktan sonra Ahkâmu'l-Kur'ân tefsirinin rivayet ve dirayet yönüne dair incelemelerde bulunulup eserden örneklerle açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise yakın dönemde yazılması hasebiyle Ahkâmu'l-Kur'ân tefsirinin güncel meselelere olan bakışı tafsilatlı bir şekilde incelemeye tabi tutularak önceki tefsirlerden aynı konulara dair yorumların eklenilmesiyle birlikte geçmişte yazılan eserler ile günümüze yakın dönemde kaleme alınan tefsirler arasında ayrışan yönlere de dikkat çekilmiştir. Sonuç bölümünde eserin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Tefsir, Ahkâmu'l-Kur'ân, hüküm.
Ebû Mansûr Muhammed el-Ezherî'nin Kitâbu Me'âni'l-kırâât adlı eserinin kırâat ilmindeki yeri
Bu çalışmada, Ebû Mansûr Muhammed Ezherî'nin Me'âni'l-kırâât adlı eseri incelenmiş olup, kırâat ilmi içerisindeki yeri ve önemi ortaya konmayı amaçlanmıştır. Tez kapsamında kırâat ilminin temel kavramları, tarihsel gelişim süreci ve Osmanlı Dönemi'ne kadar geçirdiği evreler ele alınmıştır. Eserde kırâat farklılıklarının anlam üzerindeki etkileri, kırâatlerin standartlaştırılma süreci ve modern dönemde yapılan akademik çalışmalar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, Ezherî'nin hayatı, ilmi kişiliği ve dönemin siyasî ve ilmî ortamı ele alınmıştır. Ezherî'nin kırâat ilmine katkıları, mezhebi ve fıkhi görüşleri değerlendirilerek onun kırâat ilmi içindeki konumu belirlenmiştir. Me'âni'l-kırâât'in kırâat literatürü içindeki yeri ve eserin belirgin özellikleri analiz edilmiştir. İkinci bölümde, Ezherî'nin kırâat ilminde kullandığı dil ilkeleri ve istişhâd yöntemi ele alınmıştır. Eserde, semâ, kıyâs ve icmâ gibi dil ilkeleri çerçevesinde kırâat vecihlerine nasıl yaklaşıldığı incelenmiş, ayrıca Kur'ân-ı Kerîm, hadis ve Arap şiirinden getirilen delillerle eserin istişhad yöntemi değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Ezherî'nin Me'âni'l-kırâât adlı eserinde ele aldığı kırâat usulleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Hemze, sekte, nakil, imâle, idğam ve sıla gibi kırâat unsurlarının metotları tesbit edilerek, Ezherî'nin bu konulara getirdiği yorumlar incelenmiştir. Ayrıca kırâat imamlarının farklı kırâat biçimleri ve Ezherî'nin bu imamlar üzerine yaptığı analizler çalışmanın önemli noktalarından birini oluşturmuştur. Dördüncü bölümde, kırâat vecihlerinin sistematik tasnifi yapılmış ve lehçe farklılıkları bağlamında kırâatlerin tarihsel kökenleri değerlendirilmiştir. Sarf ve nahiv yönünden kırâat vecihleri ele alınarak, kelime ve cümle düzeyindeki farklılıkların lugavî etkileri incelenmiştir. Fiil ve isim yapıları bağlamında kırâat vecihlerinin tasnifi yapılmış, ayrıca kelimelerde meydana gelen nokta, hareke veya harf değişikliklerinin kırâat ilmindeki yeri açıklanmıştır. Sonuç bölümünde, Me'âni'l-kırâât'in kırâat ilmi açısından taşıdığı önem vurgulanarak, eserin kendinden sonraki çalışmalara etkisi tartışılmıştır. Ezherî'nin kırâat ilmine katkıları değerlendirilerek, bu alanda yapılan akademik çalışmaların gelecekteki yönelimlerine dair öneriler sunulmuştur.
İbnü'l-Cezerî'nin en-Neşr fî'l-Kırââti'l-Aşr adlı eserinin kıraat ilmindeki yeri
İbnü'l-Cezerî; (ö. 833/1429) Şam'da dünyaya gelmiş, hicrî sekizinci asrın ikinci yarısı ile dokuzuncu asrın ilk yarısında yaşamış, Memlük, Anadolu ve Mâverâünnehir diyarlarında iz bırakmış ve başta kıraat ilmi olmak üzere İslâmî ilimlere adını altın harflerle yazdırmış önemli bir âlimdir. Onun, Bursa'da telif ettiği en-Neşr fî'l-Kırââti'l-Aşr adlı eseri ise, bu alanda kendisinden sonra telif edilen eserlerin tamamına kaynaklık ederek bu alanın temel kaynaklarından olmuştur. Bu eserin en önemli özelliği şüphesiz muhteviyâtıdır. Eserde; kıraat ilminin bütün konuları mufassal bir şekilde ele alınmış, senedleri ile birlikte yaklaşık bin kadar rivâyet ortaya konulmuş, kıraat imamlarının ilmî şahsiyetleri ve kıraat silsileleri açıklanmıştır. Türkiye'de çok sayıda yazma nüshası olan Neşr'i önemli kılan etkenler ise; kendisinden önceki en önemli eserleri kaynak edinmesi, unutulmak üzere olan meşhur kıraatleri alana kazandırması, infirâd usulünün yerine indirâc usulünü getirmesi, kıraat ilminde tahrîrât geleneğine öncülük etmesi, kendisinden sonraki eserlerin tamamına kaynak olması ve üzerine çok sayıda çalışma yapılmasıdır. Bu çalışmada en-Neşr'in, kıraat ilmine sağladığı katkılar, getirdiği yenilikler ve bu alandaki eserler üzerindeki etkileri araştırılarak kıraat ilmindeki yeri ve önemi incelenmiştir. Çalışmanın sonunda mütekaddim ve günümüz âlimlerinin İbnü'l-Cezerî ile Neşr hakkındaki sözlerine yer verilmiştir. Daha sonra, bu alanın önde gelen ilim adamları ile yapılan mülakatlar ile eserin kıraat ilmindeki yeri ve önemi ortaya konulmuştur.
4–6 yaş grubu çocuklarda Kur'an tasavvuru
Bu tez çalışmasının konusu "4–6 Yaş Grubu Çocuklarda Kur'an Tasavvuru" dur. Tez bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tezin kavramları üzerinde durulmuş, Kur'an, tefsir ve çocuk kavramları açıklanmıştır. İslam'ın çocuk gelişim ve eğitimine verdiği değer, Hz. Peygamber (s.a.v.) ve çocuk eğitimi, çocuğa Kur'an-ı Kerim öğretimi ve amaçları konularında durum tespiti yapılmıştır. Yapılan durum tespitinin ardından, ikinci bölümde okul öncesi eğitimin tarihsel gelişimi ve okul öncesi dönem çocukların dil gelişimi, bedensel, bilişsel, sosyal, dinî ve ahlakî gelişim özellikleri ele alınmış, tasavvur, dini tasavvur konuları açıklanmış ve okul öncesi dönem çocuğunun Kur'an tasavvurun daha iyi anlaşılabilmesi için gerekli ön bilgilendirme yapılmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise 4–6 yaş grubu çocukların öğrenme ve kavrayış özellikleri bağlamında, Kur'an Tasavvurları ile ilgili bölgesel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın bulguları doğrultusunda, 4–6 yaş grubu çocuklarda Kur'an tasavvurunun değerlendirmesi yapılmış ve insan yaşamının inanç ve düşünce bağlamında ilk basamaklarından biri olan bu yaş grubunun Kur'an'la ve dolayısıyla tefsir bilimi ile ilk karşılaşması irdelenmiştir. Anahtar kelimeler: Kur'an-ı Kerim, 4–6 Yaş Grubu Çocuklar, Tasavvur, Okul Öncesi Eğitim, Tefsir.
4–6 yaş grubu çocuklarda Kur'an tasavvuru
Bu tez çalışmasının konusu "4–6 Yaş Grubu Çocuklarda Kur'an Tasavvuru" dur. Tez bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tezin kavramları üzerinde durulmuş, Kur'an, tefsir ve çocuk kavramları açıklanmıştır. İslam'ın çocuk gelişim ve eğitimine verdiği değer, Hz. Peygamber (s.a.v.) ve çocuk eğitimi, çocuğa Kur'an-ı Kerim öğretimi ve amaçları konularında durum tespiti yapılmıştır. Yapılan durum tespitinin ardından, ikinci bölümde okul öncesi eğitimin tarihsel gelişimi ve okul öncesi dönem çocukların dil gelişimi, bedensel, bilişsel, sosyal, dinî ve ahlakî gelişim özellikleri ele alınmış, tasavvur, dini tasavvur konuları açıklanmış ve okul öncesi dönem çocuğunun Kur'an tasavvurun daha iyi anlaşılabilmesi için gerekli ön bilgilendirme yapılmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise 4–6 yaş grubu çocukların öğrenme ve kavrayış özellikleri bağlamında, Kur'an Tasavvurları ile ilgili bölgesel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın bulguları doğrultusunda, 4–6 yaş grubu çocuklarda Kur'an tasavvurunun değerlendirmesi yapılmış ve insan yaşamının inanç ve düşünce bağlamında ilk basamaklarından biri olan bu yaş grubunun Kur'an'la ve dolayısıyla tefsir bilimi ile ilk karşılaşması irdelenmiştir. Anahtar kelimeler: Kur'an-ı Kerim, 4–6 Yaş Grubu Çocuklar, Tasavvur, Okul Öncesi Eğitim, Tefsir.
Talat Koçyiğit'in Kur'an-ı Kerim Meal ve Tefsiri adlı eserinde sebeb-i nüzullere yaklaşımı
"Talat Koçyiğit'in Kur'an-ı Kerim Meal ve Tefsiri Adlı Eserinde Sebeb-i Nüzullere Yaklaşımı" adlı bu çalışmada Talat Koçyiğit'in sebeb-i nüzûl rivayetlerine yaklaşımı ele alındı. Bu araştırma sürecinde Kur'an-ı Kerim'den, sebeb-i nüzûle dair yazılan ana kaynaklardan, çeşitli tefsirlerden ve bu alanda yazılmış kitaplardan, yapılmış araştırmalardan, makalelerden istifade edildi. Bu tez; giriş kısmı, üç bölüm, değerlendirme ve sonuç kısmından meydana gelmektedir. Giriş kısmında; araştırmamızın amacı, konusu, araştırmamızın önemi ve araştırmayı yaparken takip edeceğimiz yöntemi belirteceğiz. Birinci bölümde; Talat Koçyiğit'in hayatı, ilmi şahsiyeti, eserlerini tanıtacağız. İkinci bölümde; "Sebeb-i Nüzul Kavramı ve İşlevi" başlığı altında tanımı, doğuşu, önemi ve kaynaklarını tanıtacağız. Üçüncü bölümde; "Talat Koçyiğit'in Sebeb-i Nüzullere Yaklaşımı" başlığı altında rivayetleri sunma keyfiyetini, sunarken nasıl bir üslup kullandığını, belirteceğiz. Sonuç bölümünde; araştırmalar ve elde edilen bulgular sonucunda genel bir değerlendirme yapacağız. Anahtar kelimeler: Kur'an, Tefsir, Meal, Sebeb-i Nüzûl, Talat Koçyiğit,
Talat Koçyiğit'in Kur'an-ı Kerim Meal ve Tefsiri adlı eserinde sebeb-i nüzullere yaklaşımı
"Talat Koçyiğit'in Kur'an-ı Kerim Meal ve Tefsiri Adlı Eserinde Sebeb-i Nüzullere Yaklaşımı" adlı bu çalışmada Talat Koçyiğit'in sebeb-i nüzûl rivayetlerine yaklaşımı ele alındı. Bu araştırma sürecinde Kur'an-ı Kerim'den, sebeb-i nüzûle dair yazılan ana kaynaklardan, çeşitli tefsirlerden ve bu alanda yazılmış kitaplardan, yapılmış araştırmalardan, makalelerden istifade edildi. Bu tez; giriş kısmı, üç bölüm, değerlendirme ve sonuç kısmından meydana gelmektedir. Giriş kısmında; araştırmamızın amacı, konusu, araştırmamızın önemi ve araştırmayı yaparken takip edeceğimiz yöntemi belirteceğiz. Birinci bölümde; Talat Koçyiğit'in hayatı, ilmi şahsiyeti, eserlerini tanıtacağız. İkinci bölümde; "Sebeb-i Nüzul Kavramı ve İşlevi" başlığı altında tanımı, doğuşu, önemi ve kaynaklarını tanıtacağız. Üçüncü bölümde; "Talat Koçyiğit'in Sebeb-i Nüzullere Yaklaşımı" başlığı altında rivayetleri sunma keyfiyetini, sunarken nasıl bir üslup kullandığını, belirteceğiz. Sonuç bölümünde; araştırmalar ve elde edilen bulgular sonucunda genel bir değerlendirme yapacağız. Anahtar kelimeler: Kur'an, Tefsir, Meal, Sebeb-i Nüzûl, Talat Koçyiğit,
Kur'an-ı Kerim'in ışığında yapılandırmacı eğitimin değerlendirilmesi
"Kur'an-ı Kerim'in Işığında Yapılandırmacı Eğitimin Değerlendirilmesi" konulu tezimiz, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde eğitim kavramı, eğitim felsefesi, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi ve öğrenme kavramları üzerinde durulmuş ve ayrıca öğrenme kuramlarından olan davranışçı öğrenme ile yapılandırmacı öğrenme arasındaki farklara değinilmiştir. İkinci bölümde eğitimde yeni yaklaşımlar bağlamında yapılandırmacı yaklaşım hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca yapılandırmacılıktaki strateji ve yöntemler üzerinde de durularak yapılandırmacı anlayışa uygun örnek ders işlenişleri hakkında da bilgiler sunulmuştur. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde Kuran'ın eğitim anlayışı üzerinde durulmuş ve bu kapsamda Kuran'ın insanı eğitirken kullandığı ilke ve metotlardan bahsedilmiştir. Ayrıca Kuran'da geçen eğitimle ilgili ayetler üzerinde de durularak Kuran'ın eğitim anlayışıyla yapılandırmacı eğitimin mukayesesi yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitim, Eğitim felsefesi, Yapılandırmacı eğitim, Kuran'ın eğitim anlayışı, İbn-i Cemâa
Kur'an-ı Kerim'in ışığında yapılandırmacı eğitimin değerlendirilmesi
"Kur'an-ı Kerim'in Işığında Yapılandırmacı Eğitimin Değerlendirilmesi" konulu tezimiz, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde eğitim kavramı, eğitim felsefesi, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi ve öğrenme kavramları üzerinde durulmuş ve ayrıca öğrenme kuramlarından olan davranışçı öğrenme ile yapılandırmacı öğrenme arasındaki farklara değinilmiştir. İkinci bölümde eğitimde yeni yaklaşımlar bağlamında yapılandırmacı yaklaşım hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca yapılandırmacılıktaki strateji ve yöntemler üzerinde de durularak yapılandırmacı anlayışa uygun örnek ders işlenişleri hakkında da bilgiler sunulmuştur. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde Kuran'ın eğitim anlayışı üzerinde durulmuş ve bu kapsamda Kuran'ın insanı eğitirken kullandığı ilke ve metotlardan bahsedilmiştir. Ayrıca Kuran'da geçen eğitimle ilgili ayetler üzerinde de durularak Kuran'ın eğitim anlayışıyla yapılandırmacı eğitimin mukayesesi yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitim, Eğitim felsefesi, Yapılandırmacı eğitim, Kuran'ın eğitim anlayışı, İbn-i Cemâa
Nesh anlayışında Mehmet Sait Şimşek ile Konyalı Mehmet Vehbi'nin mukayesesi
Hayatımıza hitap edip, yaşamımızın her alanına dahil olan Yüce kitabımızı doğru bir şekilde idrak edip mesajını anlayıp yaşamak, bu mübarek kitabın muhatabı olan beşeriyetin en temel amacıdır. Kur'ân-ı Kerim'de geçen "(Okudukları) Kur'an'ı (hiç) düşünmezler mi? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var? (kalpleri düşünmeye kapalı mıdır?)" ayeti, Kur'an-ı Kerîm'i yüzeysel bir şekilde asıl verilmek istenen mesajlara ulaşma çabasına girmeden okuyup geçmemeyi, ayetler üzerinde derin bir tefekkür, tedebbür ameliyesi gerçekleştirerek ayetlerdeki manayı içselleştirmeyi emretmektedir. Beşeriyete yol gösterici olması için gönderilen Yüce Kur'ân'ı anlama ve kavrama çalışmaları sonucunda çeşitli ilmî disiplinler oluşmuştur. Bu çalışmalar neticesinde meydana gelen ilmî disiplinlerden birisi de Kur'an ilimleridir. Bu dalın da en kadim ve günümüzde de en çok tartışılan önemli bir meselesi nesih meselesidir. Tefsir dalının konusunu oluşturan Kur'an; fıkıh, kelam, hadis gibi disiplinleri etkilemiştir. Bundan dolayı tefsir, fıkıh ve kelamî boyutta nesihle ilgili bu disiplinlerde çeşitli eserler telif edilmiş fakat neshin problematik durumu çözülememiş, günümüzde de halen tartışılan, ilmî çalışmalar devam ettikçe üzerinde tartışılacak bir mesele konumunda olmaya devam edecektir. Kur'an-ı Kerîm'de ayetlerin manalarının asıl mesajlarını anlamak için, nesh meselesinin çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Şüphesiz Kur'an ilmî disiplinlerin temelini oluşturmaktadır. Nihayetinde bu durum tefsircilere Kur'an'ın anlaşılması için önemli görevler yüklemektedir. Çalışmamızın birinci bölümünde, öncelikle neshin ne olduğunu anlamak adına, neshin tarifi, tarihi, şartları, neshi kabul eden ve etmeyenlerin delilleri, neshin hikmetleri gibi neshe dair birçok malumatı detaylı olarak irdeledik. İkinci bölümde ise, çalışmamızın asıl konusu olan Mehmet Sait Şimşek ile Mehmet Vehbi'nin neshe getirdikleri tanıma, neshe delil gösterilen ayetlere yaklaşımlarına, nesh addedilen ayetlere olan yaklaşımlarına ve üçüncü bölümde ise bu iki değerli müfessirimizin neshe dair yaklaşımlarını mukayeseli olarak ele almaya çalıştık. Çalışmamızı sonuç bölümü ile nihayetlendirdik. Anahtar Kelimeler: İlmî Çalışmalar, Kur'ân-ı Kerîm, Nesih, Delil.
Nesh anlayışında Mehmet Sait Şimşek ile Konyalı Mehmet Vehbi'nin mukayesesi
Hayatımıza hitap edip, yaşamımızın her alanına dahil olan Yüce kitabımızı doğru bir şekilde idrak edip mesajını anlayıp yaşamak, bu mübarek kitabın muhatabı olan beşeriyetin en temel amacıdır. Kur'ân-ı Kerim'de geçen "(Okudukları) Kur'an'ı (hiç) düşünmezler mi? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var? (kalpleri düşünmeye kapalı mıdır?)" ayeti, Kur'an-ı Kerîm'i yüzeysel bir şekilde asıl verilmek istenen mesajlara ulaşma çabasına girmeden okuyup geçmemeyi, ayetler üzerinde derin bir tefekkür, tedebbür ameliyesi gerçekleştirerek ayetlerdeki manayı içselleştirmeyi emretmektedir. Beşeriyete yol gösterici olması için gönderilen Yüce Kur'ân'ı anlama ve kavrama çalışmaları sonucunda çeşitli ilmî disiplinler oluşmuştur. Bu çalışmalar neticesinde meydana gelen ilmî disiplinlerden birisi de Kur'an ilimleridir. Bu dalın da en kadim ve günümüzde de en çok tartışılan önemli bir meselesi nesih meselesidir. Tefsir dalının konusunu oluşturan Kur'an; fıkıh, kelam, hadis gibi disiplinleri etkilemiştir. Bundan dolayı tefsir, fıkıh ve kelamî boyutta nesihle ilgili bu disiplinlerde çeşitli eserler telif edilmiş fakat neshin problematik durumu çözülememiş, günümüzde de halen tartışılan, ilmî çalışmalar devam ettikçe üzerinde tartışılacak bir mesele konumunda olmaya devam edecektir. Kur'an-ı Kerîm'de ayetlerin manalarının asıl mesajlarını anlamak için, nesh meselesinin çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Şüphesiz Kur'an ilmî disiplinlerin temelini oluşturmaktadır. Nihayetinde bu durum tefsircilere Kur'an'ın anlaşılması için önemli görevler yüklemektedir. Çalışmamızın birinci bölümünde, öncelikle neshin ne olduğunu anlamak adına, neshin tarifi, tarihi, şartları, neshi kabul eden ve etmeyenlerin delilleri, neshin hikmetleri gibi neshe dair birçok malumatı detaylı olarak irdeledik. İkinci bölümde ise, çalışmamızın asıl konusu olan Mehmet Sait Şimşek ile Mehmet Vehbi'nin neshe getirdikleri tanıma, neshe delil gösterilen ayetlere yaklaşımlarına, nesh addedilen ayetlere olan yaklaşımlarına ve üçüncü bölümde ise bu iki değerli müfessirimizin neshe dair yaklaşımlarını mukayeseli olarak ele almaya çalıştık. Çalışmamızı sonuç bölümü ile nihayetlendirdik. Anahtar Kelimeler: İlmî Çalışmalar, Kur'ân-ı Kerîm, Nesih, Delil.
Aşere tarikine göre Ahzab Sûresindeki kıraat farklılıkları ve manaya etkisi
"Aşere Tarikine Göre Ahzab Sûresi'nin Kıraat Farklılıkları Ve Manaya Etkisi" adlı çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda konunun anlaşılmasına temel olması için ilk olarak Kur'ân-ı Kerîm'in tanımı, nüzulü, kıraat ve kıraatle ilgili kavramlar verilmiştir. Birinci bölümde kıraat ilminin doğuşu ve gelişimi, konusu, gayesi, sıhhati bakımından kıraatler, yedi harf meselesi, yedi harfle ilgili rivayetler ve değerlendirilmesi, kıraat ilmindeki tarikler ve usuller verilmiştir. İkinci bölümde kıraat imamları ve ravilerinden, imamların bazı kıraat özelliklerinden bahsedilmiştir. Kur'ân'ın anlaşılmasında kıraat farklılıklarının manaya etkisinin bilinmesi büyük bir öneme sahiptir. Çünkü bu farklılıklar ile kelimede yapılan değişiklikler; bu değişikliklerin Kur'ân'ın yorumunda ve fıkhi hükümlerin ortaya konulmasındaki etkisini anlıyoruz. Üçüncü bölümde ise önce, Ahzab Sûresi'nin genel yapısına dair bilgi vermeyi uygun gördük. Daha sonra kıraat ilminin tefsire etkisi ve kıraat farklılıkların manaya etkisi ile ferşu'l huruf hakkında bilgi verdik. Çalışmamızda yer verdiğimiz diğer bir konu ise Ahzab Sûresi'ndeki kıraat farklılıkları ve bu farklılıkların manaya etkisidir. Anahtar Kelimeler: Ahzab Sûresi, Kıraat İlmi, Kıraat Farklılıkları, İnfirad, İndirac, Yedi Harf
Aşere tarikine göre Ahzab Sûresindeki kıraat farklılıkları ve manaya etkisi
"Aşere Tarikine Göre Ahzab Sûresi'nin Kıraat Farklılıkları Ve Manaya Etkisi" adlı çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda konunun anlaşılmasına temel olması için ilk olarak Kur'ân-ı Kerîm'in tanımı, nüzulü, kıraat ve kıraatle ilgili kavramlar verilmiştir. Birinci bölümde kıraat ilminin doğuşu ve gelişimi, konusu, gayesi, sıhhati bakımından kıraatler, yedi harf meselesi, yedi harfle ilgili rivayetler ve değerlendirilmesi, kıraat ilmindeki tarikler ve usuller verilmiştir. İkinci bölümde kıraat imamları ve ravilerinden, imamların bazı kıraat özelliklerinden bahsedilmiştir. Kur'ân'ın anlaşılmasında kıraat farklılıklarının manaya etkisinin bilinmesi büyük bir öneme sahiptir. Çünkü bu farklılıklar ile kelimede yapılan değişiklikler; bu değişikliklerin Kur'ân'ın yorumunda ve fıkhi hükümlerin ortaya konulmasındaki etkisini anlıyoruz. Üçüncü bölümde ise önce, Ahzab Sûresi'nin genel yapısına dair bilgi vermeyi uygun gördük. Daha sonra kıraat ilminin tefsire etkisi ve kıraat farklılıkların manaya etkisi ile ferşu'l huruf hakkında bilgi verdik. Çalışmamızda yer verdiğimiz diğer bir konu ise Ahzab Sûresi'ndeki kıraat farklılıkları ve bu farklılıkların manaya etkisidir. Anahtar Kelimeler: Ahzab Sûresi, Kıraat İlmi, Kıraat Farklılıkları, İnfirad, İndirac, Yedi Harf
Kur'an'ın nüzulü döneminde Yahudiler
Yahudilerle ilgili ayetler, surelerin nüzul sıralaması esas alınarak, Mekkî sureler ve Medenî sureler çerçevesinde incelendi. Mekkî surelerde sınırlı yer verilen Yahudilere, Medenî surelerde geniş yer ayrılmıştır. Mekkî surelerde direk hitap yer almazken Medenî surelerde "Ey İsrailoğulları, Ey Ehl-i Kitap" şeklinde muhatap sığası kullanılır. Mekkî surelerde vahiyle ilgili olarak, Kur'an-ı Kerim'in önceki vahiylerle aynı kaynağa dayandığı, Kur'an-ı Kerim'in Tevrat'ı tasdik ettiği bilgileri yer alır. Yahudilerden, Hz. Muhammed'e (s.a.v) inzal edilen vahye iman eden ve şahitlik eden kimseler bulunduğu gibi vahye şüphe duyan ve vahyi inkar eden kimseler olduğu haber verilir. Yahudilerin ilah algılarıyla ilgili olan Sebt inancı reddedilir. Medine'ye hicretin hemen öncesi nazil olan ayetlerde, Ehl-i Kitap'la mücadelenin en iyi şekilde yapılması gerektiği emredilir. Medine'de Yahudi kabileler de bulunduğu için, günlük hayattaki pek çok meselenin içindedirler. Bu nedenle Hz. Peygamberle (s.a.v) birçok konuda tartışmaya girmişlerdir. Dolayısıyla Medenî surelerde, Yahudilerle ilgili konuların çoğunluğu menfi bir özellik taşır. Yahudilerin Müslümanlara karşı besledikleri kin ve düşmanlık, Müslümanların düşmanlarıyla dayanışmaya girmeleri, İslam'ın emir ve yasaklarını hafife almaları gibi meseleler yoğundur. Yahudilerle ilgili bazı ayetlerde ya müspet ifadeler geçer ya da istisna yapılarak az bir kesimin iyi yolda olduğu bildirilir. Tefsirlerde bu kişilerin, İslam'ı kabul eden Abdullah b. Selam ve arkadaşları olduğuna dair birçok rivayet bulunur. Nüzul tertibindeki ilk surelerden son surelere kadar yer yer, Yahudilerin İslam yolunun temsilcileri olmadıkları, hak yolda olma vasıflarını kaybettikleri bildirilir. Anahtar Kelimeler: Ehl-i Kitap, Yahudi, Mekkî Sure, Medenî Sure, Nüzul tertibi
Kur'an'ın nüzulü döneminde Yahudiler
Yahudilerle ilgili ayetler, surelerin nüzul sıralaması esas alınarak, Mekkî sureler ve Medenî sureler çerçevesinde incelendi. Mekkî surelerde sınırlı yer verilen Yahudilere, Medenî surelerde geniş yer ayrılmıştır. Mekkî surelerde direk hitap yer almazken Medenî surelerde "Ey İsrailoğulları, Ey Ehl-i Kitap" şeklinde muhatap sığası kullanılır. Mekkî surelerde vahiyle ilgili olarak, Kur'an-ı Kerim'in önceki vahiylerle aynı kaynağa dayandığı, Kur'an-ı Kerim'in Tevrat'ı tasdik ettiği bilgileri yer alır. Yahudilerden, Hz. Muhammed'e (s.a.v) inzal edilen vahye iman eden ve şahitlik eden kimseler bulunduğu gibi vahye şüphe duyan ve vahyi inkar eden kimseler olduğu haber verilir. Yahudilerin ilah algılarıyla ilgili olan Sebt inancı reddedilir. Medine'ye hicretin hemen öncesi nazil olan ayetlerde, Ehl-i Kitap'la mücadelenin en iyi şekilde yapılması gerektiği emredilir. Medine'de Yahudi kabileler de bulunduğu için, günlük hayattaki pek çok meselenin içindedirler. Bu nedenle Hz. Peygamberle (s.a.v) birçok konuda tartışmaya girmişlerdir. Dolayısıyla Medenî surelerde, Yahudilerle ilgili konuların çoğunluğu menfi bir özellik taşır. Yahudilerin Müslümanlara karşı besledikleri kin ve düşmanlık, Müslümanların düşmanlarıyla dayanışmaya girmeleri, İslam'ın emir ve yasaklarını hafife almaları gibi meseleler yoğundur. Yahudilerle ilgili bazı ayetlerde ya müspet ifadeler geçer ya da istisna yapılarak az bir kesimin iyi yolda olduğu bildirilir. Tefsirlerde bu kişilerin, İslam'ı kabul eden Abdullah b. Selam ve arkadaşları olduğuna dair birçok rivayet bulunur. Nüzul tertibindeki ilk surelerden son surelere kadar yer yer, Yahudilerin İslam yolunun temsilcileri olmadıkları, hak yolda olma vasıflarını kaybettikleri bildirilir. Anahtar Kelimeler: Ehl-i Kitap, Yahudi, Mekkî Sure, Medenî Sure, Nüzul tertibi
Farklı bir bakışla İslam'da cihâd kavramı
Bu tez çalışmasının konusu "Farklı Bir Bakışla İslam'da Cihâd Kavramı" dır. Tez giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde cihâd kavramı üzerinde durularak, Cihâd'ın sözlük, ıstılah ve geniş anlamda türevleri açıklanmıştır. Kur'ân'daki cihâd, barış ve savaşa dair meselelerin günümüz dünyasında nasıl anlaşılması gerektiği konusunda teklifler sunulmuştur. İkinci bölümde Kur'ân-ı Kerimde Allâh yolunda savaşa izin verilen durumlar başlığı ile savaş izni ve sonrası, cihâd ve "kıtâl" (Savaş) farkı etraflıca işlenip, bunların amaçları hususunda durum tespiti yapılmıştır. Üçüncü bölümde cihâd eden kişinin (Mücâhid) vasıfları başlıklar halinde incelenmiştir. Özellikle Mücâhid'in âdalet yönüne, muttakî (dindar) oluşuna, dünya-ahiret dengesini gözetmesine, Kur'ân ile irtibatına ve fıtratını koruma özelliğine dikkat çekilmiştir. Böylece ideal anlamda Allâh yolunda cihâd eden bir kişinin protitipi çizilmiştir. Dördüncü bölümünde, Cihâd ve Kıtâl kavramlarını yanlış tanımlayarak İslamî cihâd adıyla terör saldırıları gerçekleştiren gurupların fikri alt yapısına değinilmiştir. Sonuç olarak Cihâd ve Kıtâl'ın birbirinden ayrı kavramlar olduğu, bu bağlamda İslam'ın ve terörün yan yana gelemeyeceği neticesine varılmıştır.
Farklı bir bakışla İslam'da cihâd kavramı
Bu tez çalışmasının konusu "Farklı Bir Bakışla İslam'da Cihâd Kavramı" dır. Tez giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde cihâd kavramı üzerinde durularak, Cihâd'ın sözlük, ıstılah ve geniş anlamda türevleri açıklanmıştır. Kur'ân'daki cihâd, barış ve savaşa dair meselelerin günümüz dünyasında nasıl anlaşılması gerektiği konusunda teklifler sunulmuştur. İkinci bölümde Kur'ân-ı Kerimde Allâh yolunda savaşa izin verilen durumlar başlığı ile savaş izni ve sonrası, cihâd ve "kıtâl" (Savaş) farkı etraflıca işlenip, bunların amaçları hususunda durum tespiti yapılmıştır. Üçüncü bölümde cihâd eden kişinin (Mücâhid) vasıfları başlıklar halinde incelenmiştir. Özellikle Mücâhid'in âdalet yönüne, muttakî (dindar) oluşuna, dünya-ahiret dengesini gözetmesine, Kur'ân ile irtibatına ve fıtratını koruma özelliğine dikkat çekilmiştir. Böylece ideal anlamda Allâh yolunda cihâd eden bir kişinin protitipi çizilmiştir. Dördüncü bölümünde, Cihâd ve Kıtâl kavramlarını yanlış tanımlayarak İslamî cihâd adıyla terör saldırıları gerçekleştiren gurupların fikri alt yapısına değinilmiştir. Sonuç olarak Cihâd ve Kıtâl'ın birbirinden ayrı kavramlar olduğu, bu bağlamda İslam'ın ve terörün yan yana gelemeyeceği neticesine varılmıştır.
Aşere tariki ile indirac usulüne göre Furkan suresinin kıraat farklılıkları ve manaya etkisi
"Aşere tariki ile indirac usulüne göre Furkan suresinin kıraat farklılıkları ve manaya etkisi" isimli bu çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda konunun iyi anlaşılmasına zemin hazırlamak maksadıyla öncelikle, giriş bölümünde Kur'an-ı Kerim ve kıraat ilminin tarifi, konusu, faydası ve gayesi, diğer islami ilimler arasındaki yeri Yedi Harf meselesi, kıraatlerin günümüzdeki durumu, kıraat çeşitleri gibi kıraat ilmi hakkında temel ve genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, Kıraat-ı Aşere imamları ve ravileri ile furkan suresinin vücuhatı gösterilirken, imamlar ve ravileri için kullanılacak olan rumuzlar tanıtılmıştır. İkinci bölümde ise Furkan suresinin genel özellikleri verildikten sonra, çalışmamızın asıl konusu olan Furkan suresinin manaya etki eden (ferş-i huruf) ve etmeyen (usul) yön-leri ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir. Bu çalışmamızda islami ilimler arasında hak ettiği yeri ve önemi görmezden gelinerek hep ötelenen kıraat ilmini tanıtmayı hedefledik. Hakkında temel bilgiler aktararak kıraat ilminin aslında öğreniminin zor bir mesele olmadığını bu ilmi okumayı düşünen kardeşlerimize ifade etmeye çalıştık. Kıraat ilminin, tefsir, fıkıh gibi ilimlere kaynaklık ettiğini hatırlatıp bu ilme ilgi duyan talebe ve araştırmacılara kaynak olabilmeyi amaçladık. Çalışmamızda, ayetlerin mealini Mustafa Yıldırım hocamızın (vd) kaleme al-dığı "Yüce Kur'an ve Meali" adlı eserinden aldık. Anahtar Kelimeler: kıraat, aşere, yedi harf, Kıraat-ı Aşere, indirac, Furkan su-resi
Aşere tariki ile indirac usulüne göre Furkan suresinin kıraat farklılıkları ve manaya etkisi
"Aşere tariki ile indirac usulüne göre Furkan suresinin kıraat farklılıkları ve manaya etkisi" isimli bu çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda konunun iyi anlaşılmasına zemin hazırlamak maksadıyla öncelikle, giriş bölümünde Kur'an-ı Kerim ve kıraat ilminin tarifi, konusu, faydası ve gayesi, diğer islami ilimler arasındaki yeri Yedi Harf meselesi, kıraatlerin günümüzdeki durumu, kıraat çeşitleri gibi kıraat ilmi hakkında temel ve genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, Kıraat-ı Aşere imamları ve ravileri ile furkan suresinin vücuhatı gösterilirken, imamlar ve ravileri için kullanılacak olan rumuzlar tanıtılmıştır. İkinci bölümde ise Furkan suresinin genel özellikleri verildikten sonra, çalışmamızın asıl konusu olan Furkan suresinin manaya etki eden (ferş-i huruf) ve etmeyen (usul) yön-leri ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir. Bu çalışmamızda islami ilimler arasında hak ettiği yeri ve önemi görmezden gelinerek hep ötelenen kıraat ilmini tanıtmayı hedefledik. Hakkında temel bilgiler aktararak kıraat ilminin aslında öğreniminin zor bir mesele olmadığını bu ilmi okumayı düşünen kardeşlerimize ifade etmeye çalıştık. Kıraat ilminin, tefsir, fıkıh gibi ilimlere kaynaklık ettiğini hatırlatıp bu ilme ilgi duyan talebe ve araştırmacılara kaynak olabilmeyi amaçladık. Çalışmamızda, ayetlerin mealini Mustafa Yıldırım hocamızın (vd) kaleme al-dığı "Yüce Kur'an ve Meali" adlı eserinden aldık. Anahtar Kelimeler: kıraat, aşere, yedi harf, Kıraat-ı Aşere, indirac, Furkan su-resi