Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Günşen

10 theses · Trakya University

Master'sOpen AccessTR

Edirne ili Lalapaşa ilçesi ağzı (İnceleme-metinler-sözlük)

Edirne, coğrafi konumu itibarıyla Anadolu ile Balkanları, tarihî ve kültürel değerler noktasında birbirine bağlayan önemli bir şehirdir. Bir geçiş bölgesi olması sebebiyle tarih boyunca çeşitli kavimlere ev sahipliği yapmıştır. Edirne ve çevresinde çeşitli Türk boyları iç içe yaşamaktadır. Bölge, yerli olarak nitelendirilen "Gacal" ağzı dışında Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Makedonya ve Yugoslavya göçmen ağızlarına da sahiptir. Etnik yapısı oldukça karışık olan Edirne, çeşitli Türk topluluklarına ait kültürel değerlerin ve ağız özelliklerinin taşıyıcısı konumundadır. Doğu Trakya ağızlarının bir parçası olan Edirne ağzı, dil bilimsel sınıflandırmada Anadolu ağızlarının bir uzantısı olan Rumeli ağızlarına dâhil edilmektedir. Bu çalışmada, çeşitli etnik unsurlara ait kültürel değerleri bağrında barındıran Edirne ilimizi "Lalapaşa merkez ve köyleri" kapsamında incelemeye çalıştık. Lalapaşa sınırları içinde yer alan söz konusu yerleşim birimlerinin ağız özelliklerini fonetik ve morfolojik yönden inceledik. Bu incelemeler neticesinde Lalapaşa ağzının Türkiye Türkçesi ağızları arasındaki yerini tespit etmeye çalıştık. Bununla birlikte ağız çalışmalarının nihai amacı olan ve hazırlık aşamasında bulunan ağız atlasına katkıda bulunmaya çalıştık. Lalapaşa merkez ilçe ve köyleri, şimdiye kadar üzerinde müstakil bir çalışma yapılmamış olması bakımından önem arz etmektedir. Bölge adını verdiğimiz bu çalışma, Edirne ili bünyesinde bulunan Lalapaşa ağız özelliklerinin ve dil verileri aracılığı ile korunmuş kültürel değerlerinin kısmen de olsa tespiti açısından önemlidir. Lalapaşa ağızları için yapılan saha incelemesiyle bu ağız bölgesinin Doğu Trakya içerisindeki konumunu belirlemeye çalıştık. Anadolu ağızlarının bir uzantısı olan Rumeli ağızlarının Edirne ili ağızları üzerindeki derleme ve inceleme çalışmaları, bildiğimiz kadarıyla, tamamlanmış olacaktır. Çalışmanın hazırlanmasında saha araştırmasına dayalı olarak görüşme yöntemini kullandık. Lalapaşa merkez ilçe ve köylerini tek tek dolaşarak kaynak kişilerle görüşme yaptık ve bu kaynak kişilerden derlenen metinleri ses kayıt cihazı ile kayıt altına aldık. Yerelden derlenen metinler üzerinde gramer incelemesi yaptık ve yine bu metinlerden yola çıkarak bir sözlük hazırladık. Kısaca ifade edecek olursak çalışmamız "Giriş", "İnceleme", "Sonuç" ve "Metinler" olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Anahtar kelimeler: Doğu Trakya, Edirne, Lalapaşa, ağız, fonetik, morfoloji, sözlük, tarih, kültür.

Bahriye Özcan
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Makedonya ve Arnavutluk Debre ağızları örnekleminde Arnavutçadaki Türkçe kod kopyalamaları

Debre'nin çok eski bir tarihî yapıya sahip olması, onun özel bir yer olduğunu göstermektedir. Debre tarih boyunca kültürel yapısı, eğitim geleneği, ekonomisi, ticaret hacmi, prestijli görünümünün yanında savaşları, isyanları ile bambaşka bir yere sahiptir. Debreliler her zaman diğer insanların gözünde çok önemli bir konuma sahip olmuşlardır. Onları bu kadar gözde yapan en önemli özellikleri ise çalışkanlıkları ve azimli olmalarıdır. Bütün bu özellikler Debrelilerin kendi dillerini korumalarına etken olmuştur. Büyük Debre şehri kültüre, eğitime ve ticarete açık bir yer olarak bilinirken, Küçük Debre ise daha dağlık bir yer ve halkı ise daha izole kalmıştır. Balkan Savaşlarına kadar Osmanlı Devleti sınırları içerisinde tek bir Debre şehri söz konusu iken, 1913 Berlin Antlaşması'ndan sonra Debre toprakları, Arnavutluk ve Eski Yugoslavya (bugün ise Kuzey Makedonya Cumhuriyeti) arasında paylaşılmıştır. Debre Bölgesi, Osmanlı Dönemi'nde 14. yüzyılın ikinci yarısında fethedilip bölgeye Türklerin iskân edilmesiyle Arnavutlar ve dolayısıyla Arnavutça ile Türkler ve Türkçenin uzun asırlar birlikteliği başlamıştır. Uzun Osmanlı asırları boyunca Türkçe ve Arnavutça arasında gerçekleşen dil ilişkileri sonucu, her iki dil arasında dil ilişkilerine bağlı olarak kod kopyalamaları yaşanmıştır. Biz bu çalışmamızda uzun asırlar sosyal ve kültürel anlamda baskın dil olarak varlığını sürdürmüş olan Türkçeden Debre özelinde Arnavutçaya geçen alıntıları veya kod kopyalaması örneklerini ele aldık. Bu çalışmada, Debre ağızlarına Türkçeden yapılan kod kopyalama verileri, sadece yazılı yerel metinlerle sınırlandırılmayıp aynı zamanda sahaya inilerek kaynak kişilerden derlenen metinlerle de desteklenmiştir. Sahada kaynak kişilerden derlenen kayıtlar metne dökülmüş ve IPA'ya göre transkript edilmiştir. Daha sonra bu veriler her iki Debre'deki ağızlarla karşılaştırılıp incelenmiş, Büyük Debre ve Küçük Debre arasındaki farklılıklar ve benzerlikler tespit edilmiştir.

Rıjetë Sımıtçıu Turhanoğlu
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne ili Meriç ilçesi ağzı (inceleme-metinler-sözler)

Edirne, geçmişten günümüze değin Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa bölgesindeki önemli stratejik konumlarından biri olma niteliğini koruyan bir şehirdir. Meriç nehri ile şekillenmiş şehir, Balkanlar ile sınırımızı oluşturmuştur. Edirne şehri aynı zamanda da Rumeli ağızlarının Doğu Trakya koluna mensuptur. Balkan Türkleri, geçmişte yaşadıkları birtakım baskı ve zulümler neticesinde bu topraklara yerleşmiştir. Araştırma bölgemizde yaşayan halkın büyük bir kısmını Balkan ülkelerinden gelen göçmenler oluşturmaktadır; bu durum yerli ve göçmen halkın ister istemez dil hususiyetine etkiler bırakmıştır. Geçiş bölgesi sayılan Edirne'de kendilerinden yerli olarak bahseden "Gacal" ağzının dışında Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya ve Romanya gibi ülkelerin izlerini taşıyan göçmen ağızlarına rastlanmıştır. İçinde birden fazla ağız özelliği bulunduran Edirne ilimizi "Meriç Merkez ve köyleri" ağızları ölçeğinde ele aldık. Bu çalışmamızda Meriç ağzını, fonetik ve morfolojik olarak inceledik. Bu incelemeler doğrultusunda Meriç ağzının Türkiye Türkçesi ağızları arasındaki yerini tespit etmeye çalıştık. Ağız çalışmalarının amaçlarından biri olan Türkiye Türkçesi ağız atlasına katkıda bulunacağı düşüncesi ve Balkan Türk ağızları kapsamında da ses ve biçim özelliklerini belirlemede etkili olacağı kanaatiyle sahaya inerek birçok insana temas etme fırsatı yakaladık, yaptığımız derlemeler ile sahip oldukları ağız özelliklerini kayıt altına aldık. Yaptığımız derlemelerin çeviri yazılı metinlerini oluşturduğumuz gibi, bunlar üzerinde ses ve şekil bilgisi incelemesi yaptık; çalışmamızın sonuna da bir sözlük ekledik. Ana hatlarıyla çalışmamız "Giriş", "İnceleme", "Sonuç", "Metinler" ve "Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır.

Ecem İşsever
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne ili Meriç ilçesi ağzı (inceleme-metinler-sözler)

Edirne, geçmişten günümüze değin Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa bölgesindeki önemli stratejik konumlarından biri olma niteliğini koruyan bir şehirdir. Meriç nehri ile şekillenmiş şehir, Balkanlar ile sınırımızı oluşturmuştur. Edirne şehri aynı zamanda da Rumeli ağızlarının Doğu Trakya koluna mensuptur. Balkan Türkleri, geçmişte yaşadıkları birtakım baskı ve zulümler neticesinde bu topraklara yerleşmiştir. Araştırma bölgemizde yaşayan halkın büyük bir kısmını Balkan ülkelerinden gelen göçmenler oluşturmaktadır; bu durum yerli ve göçmen halkın ister istemez dil hususiyetine etkiler bırakmıştır. Geçiş bölgesi sayılan Edirne'de kendilerinden yerli olarak bahseden "Gacal" ağzının dışında Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya ve Romanya gibi ülkelerin izlerini taşıyan göçmen ağızlarına rastlanmıştır. İçinde birden fazla ağız özelliği bulunduran Edirne ilimizi "Meriç Merkez ve köyleri" ağızları ölçeğinde ele aldık. Bu çalışmamızda Meriç ağzını, fonetik ve morfolojik olarak inceledik. Bu incelemeler doğrultusunda Meriç ağzının Türkiye Türkçesi ağızları arasındaki yerini tespit etmeye çalıştık. Ağız çalışmalarının amaçlarından biri olan Türkiye Türkçesi ağız atlasına katkıda bulunacağı düşüncesi ve Balkan Türk ağızları kapsamında da ses ve biçim özelliklerini belirlemede etkili olacağı kanaatiyle sahaya inerek birçok insana temas etme fırsatı yakaladık, yaptığımız derlemeler ile sahip oldukları ağız özelliklerini kayıt altına aldık. Yaptığımız derlemelerin çeviri yazılı metinlerini oluşturduğumuz gibi, bunlar üzerinde ses ve şekil bilgisi incelemesi yaptık; çalışmamızın sonuna da bir sözlük ekledik. Ana hatlarıyla çalışmamız "Giriş", "İnceleme", "Sonuç", "Metinler" ve "Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır.

Ecem İşsever
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne ili Meriç ilçesi ağzı (inceleme-metinler-sözler)

Edirne, geçmişten günümüze değin Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa bölgesindeki önemli stratejik konumlarından biri olma niteliğini koruyan bir şehirdir. Meriç nehri ile şekillenmiş şehir, Balkanlar ile sınırımızı oluşturmuştur. Edirne şehri aynı zamanda da Rumeli ağızlarının Doğu Trakya koluna mensuptur. Balkan Türkleri, geçmişte yaşadıkları birtakım baskı ve zulümler neticesinde bu topraklara yerleşmiştir. Araştırma bölgemizde yaşayan halkın büyük bir kısmını Balkan ülkelerinden gelen göçmenler oluşturmaktadır; bu durum yerli ve göçmen halkın ister istemez dil hususiyetine etkiler bırakmıştır. Geçiş bölgesi sayılan Edirne'de kendilerinden yerli olarak bahseden "Gacal" ağzının dışında Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya ve Romanya gibi ülkelerin izlerini taşıyan göçmen ağızlarına rastlanmıştır. İçinde birden fazla ağız özelliği bulunduran Edirne ilimizi "Meriç Merkez ve köyleri" ağızları ölçeğinde ele aldık. Bu çalışmamızda Meriç ağzını, fonetik ve morfolojik olarak inceledik. Bu incelemeler doğrultusunda Meriç ağzının Türkiye Türkçesi ağızları arasındaki yerini tespit etmeye çalıştık. Ağız çalışmalarının amaçlarından biri olan Türkiye Türkçesi ağız atlasına katkıda bulunacağı düşüncesi ve Balkan Türk ağızları kapsamında da ses ve biçim özelliklerini belirlemede etkili olacağı kanaatiyle sahaya inerek birçok insana temas etme fırsatı yakaladık, yaptığımız derlemeler ile sahip oldukları ağız özelliklerini kayıt altına aldık. Yaptığımız derlemelerin çeviri yazılı metinlerini oluşturduğumuz gibi, bunlar üzerinde ses ve şekil bilgisi incelemesi yaptık; çalışmamızın sonuna da bir sözlük ekledik. Ana hatlarıyla çalışmamız "Giriş", "İnceleme", "Sonuç", "Metinler" ve "Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır.

Ecem İşsever
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Garib-nâme'de söz yapımı: Birleştirme

Değişen ve gelişen dünya, beraberinde yeni sözcüklerin ortaya çıkmasını gerekli hâle getirir. Dil; kendi içinde bu sözcükleri basit, türemiş veya birleşik yapıda üretir. Türk dilinde de birleştirme yoluyla yapılan sözcüklerin sayısı azımsanamaz. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki Türk dili günümüzde olduğu gibi tarihî dönemlerde de birleştirme yoluyla birleşik sözcük yapımına başvurmuştur. Bu tezin konusu da Eski Oğuz Türkçesi dönemi eserlerinden birisi olan Garib-nâme'de birleştirme yoluyla kurulan birleşik yapıların tespiti ve tasnifidir. Şimdiye kadar yapılan çalışmaların daha çok yapım ekleriyle yapılan türemiş sözcüklere yönelik olduğu veya birleştirme yoluyla yapılan sözcüklerin sadece ya isim ya da fiil cinsinden tespit edilip verildiği görülür. Özellikle tarihî dönem metinlerinde bu yöndeki çalışmaların eksik veya yetersiz olduğu görülmektedir. Bu sebepledir ki, biz de Garib-nâme'de birleştirme yoluyla söz yapımı konusunu ele alıp incelemeyi uygun gördük. Bu tezin amacı hem birleştirme yönteminin de yapım ekleriyle türetme yöntemi kadar sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu göstermek hem de Garib-nâme'de birleştirme yöntemiyle yapılan birleşik yapıları gün yüzüne çıkarmaktır. Bu çalışma da Türk dilinin söz varlığının zenginliklerini Garib-nâme ile ortaya koymaktadır. Tezde Kemal Yavuz'un Garib-nâme I/I, Garib-nâme I/II, Garib-nâme II/I ve Garib-nâme II/II adlı eseri, doküman analizi için kaynak eser veya veri tabanı olarak kullanılmıştır. Böylece Garib-nâme'deki birleşik sözcükler taranarak tespit edilmiş ve dil bilgisel kategoriler oluşturularak tasnif edilmiştir. Tespit edilen her sözcük Garib-nâme'de ilk geçtiği beyitle örneklendirilmiştir.

Melike Sultan Turan
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Garib-nâme'de söz yapımı: Birleştirme

Değişen ve gelişen dünya, beraberinde yeni sözcüklerin ortaya çıkmasını gerekli hâle getirir. Dil; kendi içinde bu sözcükleri basit, türemiş veya birleşik yapıda üretir. Türk dilinde de birleştirme yoluyla yapılan sözcüklerin sayısı azımsanamaz. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki Türk dili günümüzde olduğu gibi tarihî dönemlerde de birleştirme yoluyla birleşik sözcük yapımına başvurmuştur. Bu tezin konusu da Eski Oğuz Türkçesi dönemi eserlerinden birisi olan Garib-nâme'de birleştirme yoluyla kurulan birleşik yapıların tespiti ve tasnifidir. Şimdiye kadar yapılan çalışmaların daha çok yapım ekleriyle yapılan türemiş sözcüklere yönelik olduğu veya birleştirme yoluyla yapılan sözcüklerin sadece ya isim ya da fiil cinsinden tespit edilip verildiği görülür. Özellikle tarihî dönem metinlerinde bu yöndeki çalışmaların eksik veya yetersiz olduğu görülmektedir. Bu sebepledir ki, biz de Garib-nâme'de birleştirme yoluyla söz yapımı konusunu ele alıp incelemeyi uygun gördük. Bu tezin amacı hem birleştirme yönteminin de yapım ekleriyle türetme yöntemi kadar sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu göstermek hem de Garib-nâme'de birleştirme yöntemiyle yapılan birleşik yapıları gün yüzüne çıkarmaktır. Bu çalışma da Türk dilinin söz varlığının zenginliklerini Garib-nâme ile ortaya koymaktadır. Tezde Kemal Yavuz'un Garib-nâme I/I, Garib-nâme I/II, Garib-nâme II/I ve Garib-nâme II/II adlı eseri, doküman analizi için kaynak eser veya veri tabanı olarak kullanılmıştır. Böylece Garib-nâme'deki birleşik sözcükler taranarak tespit edilmiş ve dil bilgisel kategoriler oluşturularak tasnif edilmiştir. Tespit edilen her sözcük Garib-nâme'de ilk geçtiği beyitle örneklendirilmiştir.

Melike Sultan Turan
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Garib-nâme'de söz yapımı: Birleştirme

Değişen ve gelişen dünya, beraberinde yeni sözcüklerin ortaya çıkmasını gerekli hâle getirir. Dil; kendi içinde bu sözcükleri basit, türemiş veya birleşik yapıda üretir. Türk dilinde de birleştirme yoluyla yapılan sözcüklerin sayısı azımsanamaz. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki Türk dili günümüzde olduğu gibi tarihî dönemlerde de birleştirme yoluyla birleşik sözcük yapımına başvurmuştur. Bu tezin konusu da Eski Oğuz Türkçesi dönemi eserlerinden birisi olan Garib-nâme'de birleştirme yoluyla kurulan birleşik yapıların tespiti ve tasnifidir. Şimdiye kadar yapılan çalışmaların daha çok yapım ekleriyle yapılan türemiş sözcüklere yönelik olduğu veya birleştirme yoluyla yapılan sözcüklerin sadece ya isim ya da fiil cinsinden tespit edilip verildiği görülür. Özellikle tarihî dönem metinlerinde bu yöndeki çalışmaların eksik veya yetersiz olduğu görülmektedir. Bu sebepledir ki, biz de Garib-nâme'de birleştirme yoluyla söz yapımı konusunu ele alıp incelemeyi uygun gördük. Bu tezin amacı hem birleştirme yönteminin de yapım ekleriyle türetme yöntemi kadar sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu göstermek hem de Garib-nâme'de birleştirme yöntemiyle yapılan birleşik yapıları gün yüzüne çıkarmaktır. Bu çalışma da Türk dilinin söz varlığının zenginliklerini Garib-nâme ile ortaya koymaktadır. Tezde Kemal Yavuz'un Garib-nâme I/I, Garib-nâme I/II, Garib-nâme II/I ve Garib-nâme II/II adlı eseri, doküman analizi için kaynak eser veya veri tabanı olarak kullanılmıştır. Böylece Garib-nâme'deki birleşik sözcükler taranarak tespit edilmiş ve dil bilgisel kategoriler oluşturularak tasnif edilmiştir. Tespit edilen her sözcük Garib-nâme'de ilk geçtiği beyitle örneklendirilmiştir.

Melike Sultan Turan
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Makedonya ve Arnavutluk Debre ağızları örnekleminde Arnavutçadaki Türkçe kod kopyalamaları

Debre'nin çok eski bir tarihî yapıya sahip olması, onun özel bir yer olduğunu göstermektedir. Debre tarih boyunca kültürel yapısı, eğitim geleneği, ekonomisi, ticaret hacmi, prestijli görünümünün yanında savaşları, isyanları ile bambaşka bir yere sahiptir. Debreliler her zaman diğer insanların gözünde çok önemli bir konuma sahip olmuşlardır. Onları bu kadar gözde yapan en önemli özellikleri ise çalışkanlıkları ve azimli olmalarıdır. Bütün bu özellikler Debrelilerin kendi dillerini korumalarına etken olmuştur. Büyük Debre şehri kültüre, eğitime ve ticarete açık bir yer olarak bilinirken, Küçük Debre ise daha dağlık bir yer ve halkı ise daha izole kalmıştır. Balkan Savaşlarına kadar Osmanlı Devleti sınırları içerisinde tek bir Debre şehri söz konusu iken, 1913 Berlin Antlaşması'ndan sonra Debre toprakları, Arnavutluk ve Eski Yugoslavya (bugün ise Kuzey Makedonya Cumhuriyeti) arasında paylaşılmıştır. Debre Bölgesi, Osmanlı Dönemi'nde 14. yüzyılın ikinci yarısında fethedilip bölgeye Türklerin iskân edilmesiyle Arnavutlar ve dolayısıyla Arnavutça ile Türkler ve Türkçenin uzun asırlar birlikteliği başlamıştır. Uzun Osmanlı asırları boyunca Türkçe ve Arnavutça arasında gerçekleşen dil ilişkileri sonucu, her iki dil arasında dil ilişkilerine bağlı olarak kod kopyalamaları yaşanmıştır. Biz bu çalışmamızda uzun asırlar sosyal ve kültürel anlamda baskın dil olarak varlığını sürdürmüş olan Türkçeden Debre özelinde Arnavutçaya geçen alıntıları veya kod kopyalaması örneklerini ele aldık. Bu çalışmada, Debre ağızlarına Türkçeden yapılan kod kopyalama verileri, sadece yazılı yerel metinlerle sınırlandırılmayıp aynı zamanda sahaya inilerek kaynak kişilerden derlenen metinlerle de desteklenmiştir. Sahada kaynak kişilerden derlenen kayıtlar metne dökülmüş ve IPA'ya göre transkript edilmiştir. Daha sonra bu veriler her iki Debre'deki ağızlarla karşılaştırılıp incelenmiş, Büyük Debre ve Küçük Debre arasındaki farklılıklar ve benzerlikler tespit edilmiştir.

Rıjetë Sımıtçıu Turhanoğlu
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Makedonya ve Arnavutluk Debre ağızları örnekleminde Arnavutçadaki Türkçe kod kopyalamaları

Debre'nin çok eski bir tarihî yapıya sahip olması, onun özel bir yer olduğunu göstermektedir. Debre tarih boyunca kültürel yapısı, eğitim geleneği, ekonomisi, ticaret hacmi, prestijli görünümünün yanında savaşları, isyanları ile bambaşka bir yere sahiptir. Debreliler her zaman diğer insanların gözünde çok önemli bir konuma sahip olmuşlardır. Onları bu kadar gözde yapan en önemli özellikleri ise çalışkanlıkları ve azimli olmalarıdır. Bütün bu özellikler Debrelilerin kendi dillerini korumalarına etken olmuştur. Büyük Debre şehri kültüre, eğitime ve ticarete açık bir yer olarak bilinirken, Küçük Debre ise daha dağlık bir yer ve halkı ise daha izole kalmıştır. Balkan Savaşlarına kadar Osmanlı Devleti sınırları içerisinde tek bir Debre şehri söz konusu iken, 1913 Berlin Antlaşması'ndan sonra Debre toprakları, Arnavutluk ve Eski Yugoslavya (bugün ise Kuzey Makedonya Cumhuriyeti) arasında paylaşılmıştır. Debre Bölgesi, Osmanlı Dönemi'nde 14. yüzyılın ikinci yarısında fethedilip bölgeye Türklerin iskân edilmesiyle Arnavutlar ve dolayısıyla Arnavutça ile Türkler ve Türkçenin uzun asırlar birlikteliği başlamıştır. Uzun Osmanlı asırları boyunca Türkçe ve Arnavutça arasında gerçekleşen dil ilişkileri sonucu, her iki dil arasında dil ilişkilerine bağlı olarak kod kopyalamaları yaşanmıştır. Biz bu çalışmamızda uzun asırlar sosyal ve kültürel anlamda baskın dil olarak varlığını sürdürmüş olan Türkçeden Debre özelinde Arnavutçaya geçen alıntıları veya kod kopyalaması örneklerini ele aldık. Bu çalışmada, Debre ağızlarına Türkçeden yapılan kod kopyalama verileri, sadece yazılı yerel metinlerle sınırlandırılmayıp aynı zamanda sahaya inilerek kaynak kişilerden derlenen metinlerle de desteklenmiştir. Sahada kaynak kişilerden derlenen kayıtlar metne dökülmüş ve IPA'ya göre transkript edilmiştir. Daha sonra bu veriler her iki Debre'deki ağızlarla karşılaştırılıp incelenmiş, Büyük Debre ve Küçük Debre arasındaki farklılıklar ve benzerlikler tespit edilmiştir.

Rıjetë Sımıtçıu Turhanoğlu
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors