Theses supervised by Prof. Dr. Asuman Seda Saracaloğlu

34 theses · Aydın Adnan Menderes University

DoctorateOpen AccessTR

Addie öğretim tasarımının 9. sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme, iletişim, mantıksal düşünme ve motivasyonuna etkisi

Matematik eğitimi, öğrencilerin sadece formülleri ezberlemekle kalmayıp, bu formülleri etkin bir şekilde kullanabilen, sorunlara yaratıcı çözümler üretebilen, iletişim becerileri gelişmiş ve matematiği diğer alanlarla ve günlük yaşamla ilişkilendirebilen bireyler olarak yetiştirilmesini amaçlamaktadır. Bu nedenle bu çalışmada dokuzuncu sınıf öğrencileri için hazırlanan ADDIE beceri temelli öğretim tasarımının ortaöğretim matematik öğretim programı içerisinde bulunan matematiksel becerilere etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırmada çok aşamalı karma desen benimsenmiştir. Çalışma genel olarak üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada ölçme araçlarının geliştirilmesi sürecinde sıralı açımlayıcı desen, ihtiyaç analizi sürecinde veri çeşitleme deseni kullanılmıştır. İkinci aşama olan tasarım ve geliştirme adımlarında tasarımın varsa aksayan yönlerini tespit ederek dönüt almak için pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Üçüncü aşamada ise tasarımın uygulanması ve değerlendirilmesi gerçekleştirilmiş, gömülü desen kullanılmıştır. Nicel bölümde deney ve kontrol gruplu, ön test, son test ve kalıcılık testini içeren (2x3) yarı-deneysel desende, nitel bölümünün ise durum çalışması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evren örneklem ve çalışma grubu Aydın ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı sınavsız OBP ile öğrenci alan Anadolu liselerinde öğrenim görmekte olan 9. Sınıf öğrencilerinden ve bu sınıf düzeyinde dersleri yürüten matematik öğretmenlerinden oluşmaktadır. Çalışmada ihtiyaç analizi ve öğretimin değerlendirilmesi sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan Matematiksel İletişim Öz yeterlik Ölçeği ve Başarı Testi; Matematiksel Modelleme Özyeterlik Ölçeği, Mantıksal Düşünme Testi ve Matematik Motivasyonu ölçeği kullanılmıştır. Tasarımın etkililiğinin incelenmesi sürecinde yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formu kullanılmıştır. İhtiyaç analizi sürecinde ve tasarımın etkililiğinin değerlendirilmesi sürecinde Modelleme Yeterlikleri Değerlendirme Rubriği ve Matematiksel İletişim Becerisi Düzeyleri Puanlama Anahtarı kullanılmıştır. Araştırmanın üçüncü aşaması bir Anadolu lisesinin 9. sınıfında öğrenim gören 58 öğrenci ile yürütülmüştür. Bu öğrencilerden 29'u deney, 29'u kontrol grubunu oluştrmaktadır. Her iki gruba da altı haftalık ABTMÖT uygulanması öncesinde ön-test, uygulanmadan sonra son-test, son-testten altı hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Çalışma sürecinde deney grubundan heterojen olarak seçilmiş bir odak gruba tasarım uygulama öncesi, ortası ve sonrasında modelleme etkinlikleri ile rubrik değerlendirmeler yapılmıştır. Deney grubuna ABTMÖT uygulanırken, kontrol grubuna süregelen program uygulanmıştır. Nicel veriler SPSS ve AMOS ile çözümlenirken nitel veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. İhtiyaç analizinin sonuçalarına göre öğrencilerin matematiksel süreç becerilerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Uygulama sonrasında yapılmış olan analizlerde ise matematik başarısı ve matematiksel iletişim öz-yeterliği bakımından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık bulunduğu ve hedefe ulaşıldığı görülmüştür. Matematiksel modelleme öz- yeterliği ve mantıksal düşünme becerileri bakımından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmuş ancak hedefe ulaşılamamıştır. Matematik motivasyonu bakımından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Modelleme etkinliklerine yönelik rubrik değerlendirmeler incelendiğinde ise modelleme becerileri bakımından hedefe ulaşıldığı ancak matematiksel iletişim bakımından hedefe ulaşılamadığı görülmüştür. Her iki değerlendirme türünde de uygulama sürecinde düzenli artış görülmüştür. En az artış modelleme becerileri alt boyutlarından olan "Doğrulama" alt becerisinde görülmüştür. Ayrıca ABTMÖT uygulaması sonrasında yapılan öğrenci görüşmelerinde öğrenciler farklı bakış açıları geliştirdiklerinden, grup etkinlikleri eğlenceli bulduklarından, hızlı karar verme becerilerinin geliştiğinden ve herkesin fikrini belirtmesinin güzel olduğundan, kendilerini matematiksel anlamda daha iyi açıklayabildiklerinden bahsetmiştir.

Mantıksal düşünmeMatematiksel modelleme
İpek Gündüz Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının meslek lisesi öğrencilerinin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına ve başarısına etkisi

Bu araştırmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, Ortaöğretim 10. sınıf "Katı Cisimlerin Yüzey Alanları ve Hacimleri" konusunda, öğrencilerin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına, akademik başarısına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi ve GME destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Aydın ili Koçarlı ilçesindeki Mustafa Keziban Küçükoğlu Ç.P.A.L'de öğrenim gören 25'i deney ve 24'ü kontrol grubu olmak üzere 49 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 28 soruluk başarı testi, matematik kaygılarını belirlemek amacıyla Matematik Kaygısı Ölçeği, matematik özyeterlik algılarını belirlemek amacıyla Matematik Özyeterlik Algısı Ölçeği ve deney grubu öğrencilerinin GME yaklaşımına ilişkin görüşlerini belirleyebilmek için görüşme formu uygulanmıştır. Dersler kontrol grubunda mevcut öğretim programına dayalı öğretim ile deney grubunda ise Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretim ile yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri, deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS 20.0 paket programı ile, nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, mevcut öğretim programına dayalı öğretime göre öğrenci akademik başarısında daha etkili olduğu ve kalıcılığı olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik kaygısı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, matematiğe yönelik özyeterlik algısı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Öğrencilerin GME yaklaşımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME), Matematik Özyeterlik Algısı, Matematik Kaygısı, Başarı, Kalıcılık.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematikMatematik başarısı+6
Gül Demir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

8th grade students of success of mathhematics and test and mathemati̇cs anxi̇ety, mathemati̇cs self efficacy of investigation

The fundamental aim of this research is to determine the variables which predict math success of eighth grade students in secondary school. Besides, it is also aimed to examine math success, test and math anxiety and math self efficacyin terms of the variables which are gender, school's TEOG math success level, educatıonal status of mother and father, financial status of the family, perception of math achievement, attending to private teaching centres / study centre and taking private lessons in math. The research was conducted with the participation of 314 students in total that comprise 156 male (49,7%) and 158 (50,3%) female students from İzmir province. Personal information form, Math Anxiety Scale for Secondary School Students, Westside Test Anxiety Scale and Math Self EfficacyScale. Test were used as data gathering tools. Due to normal distribution of thedata, t-test and one-way analysis of variance was applied. Furthermore, Pearson correlation coefficients were calculated and regression analysis were conducted. As a result of the research, medium-level and positively significant correlations were determined between math success and math self efficacy. Medium-level andnegatively significant correlation were determined between math success and testanxiety. Moreover, it was revealed that 34% of variance in mathematics successwas explained respectively by math self efficacy, math and test anxiety. Medium-level and positively significant correlations were determined between TEOG math success and math self efficacy. Medium-level and negatively significant correlation were determined between TEOG math success and test anxiety.Moreover, it was revealed that 31% of variance in mathematics success was explained respectively by math self efficacy, math and test anxiety. KEY WORDS: Test and Maths Anxiety, Maths Self Efficacy, Math Success,TEOG Math Success

AnxietyMathematicsMathematics achievement+6
Hatice Nurgül Delioğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin matematik umutsuzluğunu yordayan değişkenler: Matematik kaygısı, matematiğe yönelik motivasyonel inançlar, matematik başarısı (Köşk ilçesi örneği)

Bu araştırmanın temel amacı; ortaöğretim öğrencilerinin matematik dersine yönelik umutsuzluklarını yordayan değişkenlerin belirlenmesidir. Bunun yanı sıra matematik umutsuzluğu, matematik kaygısı ile matematiğe yönelik motivasyonel inançlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, matematik başarısı, annenin ve babanın eğitim düzeyleri, meslekleri ve gelir düzeylerine göre farklılık gösterip göstermediği; ayrıca matematik umutsuzluğu, matematik kaygısı, matematiğe yönelik motivasyonel inançlarının arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Aydın ili Köşk ilçesindeki üç farklı lise türünde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşmak mümkün olduğu için örneklemeye gereksinim duyulmamıştır. Araştırma, 274 (%49,4)'ü kız, 281 (%50,6)'i erkek olmak üzere toplam 555 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Umutsuzluk Ölçeği, Matematik Kaygı Ölçeği, Akademik Öz-düzenleme Ölçeği kullanılmıştır. Ölçme araçlarının doğrulayıcı faktör analizi Lisrell 8.80 programı ile yapılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 20.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Analizler sırasında normal dağılım için çarpıklık ve basıklık incelenmiştir. Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Welch-F Testi, Kruskall-Wallis Testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaöğretim öğrencilerinin matematik dersine yönelik umutsuzluk düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Okul türü, anne öğrenim durumu, annenin çalışıp çalışmama durumu ve babanın mesleği değişkenlerinin öğrencilerin matematik dersine yönelik umutsuzluğunda etkisi olmadığı görülmüştür. Erkek öğrencilerin olumlu beklentilerinin daha yüksek olmasının yanı sıra sınıf düzeyleri incelendiğinde 10. sınıfların umutsuzluk düzeylerinin daha yüksek olduğunu kanıtlayacak düzeyde farklılıklar görülmüştür. Ayrıca matematik başarısı düşük ya da gelir düzeyi düşük olan öğrencilerin daha umutsuz olduğu ve babası üniversite mezunu olan öğrencilerin matematik dersine yönelik umutlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ortaöğretim öğrencilerinin matematik dersine yönelik kaygı düzeylerinin ortanın biraz üzerinde olduğu görülmüştür. Cinsiyet, okul türü, anne öğrenim durumu, annenin çalışıp çalışmama durumu ve babanın mesleğinin matematik kaygısına anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Sınıf düzeyine göre incelendiğinde 11. sınıfta okuyan, not ortalamasına göre incelendiğinde yüksek not ortalamasına sahip olan, babanın öğrenim düzeyine göre incelendiğinde babası üniversite mezunu olan ve gelir düzeyine göre incelendiğinde orta gelir düzeyindeki öğrencilerin matematik dersine yönelik kaygılarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Matematiğe yönelik motivasyonel inançlarının her bir alt boyutunun puan ortalamalarının orta düzeyde olduğu söylenebilirken annenin çalışıp çalışmama durumunun ve gelir düzeyinin hiçbir alt boyutu etkilemediği görülmüştür. Okul türünün özdeşleştirilmiş düzenlemeye; not ortalamalarının dışsal düzenleme, özdeşleştirilmiş düzenleme ve içsel motivasyona; anne öğrenim durumunun dışsal düzenleme ve içe yansıtılmış düzenlemeye; baba öğrenim durumunun içe yansıtılmış düzenlemeye; babanın mesleğinin ise dışsal düzenleme ve içe yansıtılmış düzenlemeye etkisi olduğu görülmüştür. Matematik umutsuzluk düzeyinin matematik kaygısı, içsel motivasyon ve özdeşleştirilmiş düzenleme ile negatif yönlü ve orta; dışsal düzenleme ve içe yansıtılmış düzenleme ile negatif yönlü ve düşük ilişkisi olduğu görülmüştür. Matematik umutsuzluğunu; matematik kaygısı, içsel motivasyon ve matematik başarısı negatif yönde, dışsal düzenleme ise pozitif yönde ve %42 oranında yordamaktadır.

KaygıMatematik başarısıMatematik başarısı+6
İpek Gündüz Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özbelirleme kuramı çerçevesinde lise öğrencilerinin matematik öğrenen özerkliği: Bir karma desen araştırması

Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerine uygulanabilecek matematik öğrenen özerkliği ölçeği geliştirip lise öğrencilerinin matematik öğrenen özerklik düzeylerini, matematik öğrenen özerkliklerini etkileyen matematik kaygı düzeyleri, matematik öğrenmeye yönelik motivasyon seviyeleri, matematik dersine yönelik öğrenme sorumluluğu ve matematik öğreniminde öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkileri ve bu becerileri etkileyen değişkenler ile 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin matematik öğrenen özerkliği ile ilgili düşüncelerini belirlemektir. Çalışmada araştırma deseni olarak karma yöntem desenlerinden sıralı-açıklayıcı karma desen seçilmiştir. İlk sırada nicel veriler ardından nitel veriler toplanmıştır. Bu araştırmada öncelikle matematik öğrenen özerkliği ölçeği geliştirilmiştir. Ölçeğin geliştirme sürecinde ilgili literatür incelenerek 144 madde havuzu oluşturulmuş, 10 uzman görüşü alınarak kapsam geçerliliğine bakılmıştır. Kalan 52 madde ile geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için pilot uygulamada 1078 öğrenciden alınan verilerle yapılan açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. "Öz Düzenleme", "Öğrenme Sorumluluğu", "İç Motivasyon", "Öz Denetim", "Dış Motivasyon" ve "Kaygı" olmak üzere 6 boyutlu 41 maddelik bir ölçek oluşturulmuştur. Ölçeğin Cronbach-Alfa katsayısı α=0,82 olarak bulunmuştur. Oluşan boyutların açıklanan toplam varyans miktarı % 47,50'tir. Ölçeğin iki yarı güvenirlik düzeyi için Spearman-Brown korelasyonu değeri r=0,83 bulunmuştur. Üst %27 ve alt %27 gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit amacıyla bağımsız örneklem t-testi yapılmış olup ölçek toplam puanları ile üst %27'lik ve alt %27'lik gruplar arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Yapılan çalışma sonucunda ortaöğretim öğrencilerine yönelik 6 alt boyutlu 41 maddelik geçerli ve güvenilir matematik öğrenen özerkliği ölçeği geliştirilmiştir. Araştırmada esas uygulamasının evreni Türkiye'nin batısında yer alan bir büyükşehirde bulunan ortaöğretim kurumlarındaki 9. ve 12.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Gerekli izinler alındıktan sonra araştırmanın örneklemi, eğitim uzaktan devam ettiği için Google Form biçiminde hazırlanan ölçek öğretmenleri aracılığıyla sınıf Whatsapp gruplarından ulaştırılan gönüllü 9. ve 12. sınıf öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmaya 651 öğrenci katılmıştır. Araştırmada "Matematik Öğrenen Özerkliği Ölçeği" veri toplama aracı olarak tamamen gönüllülük esasına göre uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılımı kontrol edilmiştir. Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunuda 9. ve 12. sınıflardan matematik öğrenen özerkliği ölçeğinden en yüksek ve en düşük puan alan dörderden sekiz öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubu ile görüşme yapılmış elde edilen nitel veriler içerik analizi ile incelemiştir. Nitel verilerin geçerliğini ve güvenirliğini arttırmak için doğrudan alıntılara yer verilmiş ve uyuşum yüzdesi hesaplanmıştır. Çalışmadaki görüşme sorularıyla sağlanan uyuşum yüzdesi %92,23'dür. Araştırma sonucunda 9. ve 12. sınıf öğrencilerin matematik öğrenen özerklik düzeylerinin orta düzey olduğu görülmüştür. Matematik öğrenen özerklik düzeyi ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Kız öğrencilerin dış motivasyon düzeyi, erkek öğrencilerin de iç motivasyon ve kaygı düzeyleri daha yüksek olduğu görülmüştür. 9. sınıfların öz düzenleme, iç motivasyon, dış motivasyon, öz denetim ve öğrenme sorumluluğu alt boyutlarının puan ortalamaları 12. sınıflardan, 12. sınıfların ise kaygı alt boyutu puan ortalamaları 9. sınıftan daha yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf, ailenin sosyoekonomik düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi, özel ders değişkenleri ile matematik öğrenen özerkliği arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Okul türü değişkenine göre anlamlı ilişki görülmüştür. Matematik öğrenen özerkliği ile öz düzenleme becerileri, öğrenme sorumluluğu arasında pozitif yönde güçlü düzeyde anlamlı ilişki, matematik kaygısı ile de pozitif yönde zayıf düzeyde anlamlı ilişki görülmüştür. Matematik öğrenen özerkliği puanı yüksek olan öğrencilerle yapılan görüşmelerde öğrenme sorumluluğuna, öz düzenleme becerilerine, öz denetime sahip oldukları ve iç motivasyonlarının yüksek olduğu ve matematik öğrenen özerkliği puanı düşük olan öğrencilerin ise iç motivasyonlarının düzeylerinin düşük olduğu, öğrenme sorumluluğuna, öz düzenleme becerilerine sahip olmadığı ve öz denetim yapamadıkları görülmüştür. Geliştirilen Matematik Öğrenen Özerkliği Ölçeğinden elde edilen bulgularla görüşmelerden elde edilen bulguların örtüştüğü görülmektedir.

Kaygı düzeyiLise öğrencileriMatematik dersi+7
Emine Can Yurt
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizm fakültesi Turizm İşletmeciliği bölümü programının değerlendirilmesi

2023 Türkiye Turizm Stratejisi raporu eylem planında eğitim ile ilgili olarak "Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümü" öğretim programlarının güncellenmesi vurgusu öne çıkmaktadır. Fakat konuyla ilgili doğrudan alakalı bir tez çalışması bulunmamaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmada araştırmacı tarafından ilk kez ortaya konulup denenerek literatüre kazandırılan yeni bir eklektik program değerlendirme modeli ile Turizm İşletmeciliği Lisans Programları ve Konaklama İşletmeciliği Lisans Programları bütüncül olarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya ihtiyaç analizi ile başlanmıştır. Manavgat bölgesinde bulunan 9 farklı 5 yıldızlı otelin insan kaynakları müdürleri ile görüşmeler yapılmıştır. Bu sayede tezde geliştirilip kullanılacak olan değerlendirme modeli ve ölçme araçlarına kaynaklık edecek verilere ulaşılmıştır. Geliştirilen program değerlendirme modeli nicel ve nitel yöntemleri barındıran karma bir yöntemdir. Nicel kısmındaki ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Turizm İşletmeciliği Bölümü Lisans Öğrencilerinin Mesleki Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. 4 boyut 26 maddeden oluşan ölçeğe ait Cronbach-α güvenirlik katsayısı 0.94 olarak hesaplanmıştır. Nicel kısmın örneklemini ölçüt örneklem ile belirlenen Antalya Akdeniz, Alanya Alaaddin Keykubat, Muğla Sıtkı Koçman, Aydın Adnan Menderes ve Ankara Hacı Bayram Üniversiteleri Turizm Fakülteleri Turizm İşletmeciliği ve Konaklama İşletmeciliği bölümlerinde okuyan 321 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Toplanan veriler SPSS 23, JASP 0.11.1 tam sürüm ve AMOS 22 demo sürüm paket programlarıyla analiz edilmiştir. Bu bağlamda sırasıyla açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, yüzde, frekans, çoklu uyum analizi, bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi ile çoklu regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel kısımda ise öğretim elemanları görüşme formları, öğrenci görüşme formları ile doküman analizi kapsamında fotoğraflar analiz edilmiştir. Nitel kısmın çalışma grubunu ise yukarıda adı geçen üniversitelerin ilgili fakültelerinde görevli öğretim elemanları ile öğrenciler oluşturmaktadır. Nitel analizlerde NVivo 10 ile MAXQDA 2020 demo paket programları kullanılmıştır. Veriler sözcük sıklığı analizine ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Sonuç olarak ihtiyaç analizinde staj eksikliği ile programın sektörden kopukluğu öne çıkmaktadır. Sektör akademi ile iş birliği beklemektedir. Sektörün akademiden beklentisi ise yabancı dil bilen kalifiye elemandır. Nicel bulgularda otellerin ön büro ve servis bar departmanlarında çalışan öğrencilerin üniversite eğitimlerinde aldıkları İngilizce eğitimlerinin yüzde ağırlıkları arttıkça öğrencilerin öz yeterlik inancının arttığı da saptanmıştır. Hatta %100 İngilizce eğitime sahip olan bölümlerde okuyan öğrencilerin ön büro departmanına ilişkin özyeterlik inançlarının en yüksek olması da bunu doğrulayan diğer bir bulgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine benzer şekilde servis bar departmanına yönelik özyeterlik inançları ve aldıkları İngilizce eğitim seviyeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Fakat kat hizmetleri departmanında bu değişkenler ve özyeterlik arasında ilişki saptanmamıştır. Farklı olarak eğitimdeki İngilizce ağırlık oranı ile bu departmana dair özyeterlik arasında ters orantı bulunmaktadır. Yiyecek içecek departmanında ise öğrencilerin cinsiyet, sektörel deneyim ve İngilizce eğitimlerinin bu departmana yönelik bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle fakültelerin 4 yıllık eğitimlerinin ilk 2 yılının ön lisans programı şeklinde ortak derslerden oluşturulması önerilmektedir. Öğrencilerin ihtiyaç analizi kapsamında tespit edilen ve mezun olarak istihdam edildikleri otellerin bu departmanlarına yönelik derslerin öğretim programında 3. ve 4. sınıflarda verilerek branşlaşmanın faydalı olacağı düşünülmektedir. Ön büro ve servis bar departmanlarında çalışacak öğrencilere staj, İngilizce ağırlıklı eğitim ise öğretim programının 3 ve 4. sınıflarda verilebilir. Öğrenciler bu bölümlere kabul edilirken TM puanı yanında dil puanı istenebilir. Mevcut çalışmada turizm lisesi mezunu olmanın bazı departmanlar için anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir. Bu departmanlara yönelik uzmanlaşma gerektiren bölümler için turizm lisesi mezuniyeti şartı aranabilir. Diğer iki departmana yönelik ise daha çok iş başında eğitim ve daha az teorik ders konunabilir. Nitel kısımda yapılan SWOT analizi bulgularına ve öğretim elemanlarının görüşlerine göre; programın güçlü yönü "İş İmkanlarının Fazlalığı", zayıf yönü "Sektör İhtiyaçlarına Cevap Verememesi", "İstihdama yönelik olması" fırsat, "Gelecekteki Potansiyel İstihdam Daralması" ise tehdit olarak öne çıkmaktadır. Öğrenci tarafında ise SWOT analizi neticesinde "öğrenci değişim programları" programın güçlü yönü, "uygulamalı dersler" zayıf yönü, "iyi iş imkanları" fırsat, (bu noktada öğretim elemanları ile de örtüşmektedir) fakülte sayısının artışı ise tehdit olarak görülmektedir. Bu nedenle YÖK'ün buna bir kapasite sınırı getirmesi, sadece turizm şehirlerinde bu fakültelerin açılması, halihazırda az öğrenci alan fakültelerin ise kapatılması önerilebilir. Programda teorik derslerin fazlalığı ve uygulamalı derslerin azlığı hem ihtiyaç analizinde hem de nitel bulgularda öğretim elemanları ve öğrenciler tarafından çokça dile getirilmiştir.

Eklektik modelEğitim programlarıProgram değerlendirme+5
Erkan Kadir Şimşek
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin öğrenme motivasyonunu etkileyen faktörler

Bu araştırmanın amacı 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin öğrenme motivasyonunu etkileyen faktörlerin neler olduğunu belirlemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı ardışık karma yöntem kullanılmıştır. Nicel çalışma için "Öğrenme Motivasyonu Ölçeği", öz-belirleme kuramı temel alınarak geliştirilip veriler toplanmıştır. Ölçeği yanıtlamış olan öğrencilerden nitel çalışmaya da katılmak isteyenler belirlenmiştir. Belirlenenler arasından, ölçekten en düşük ve en yüksek puan almış olan öğrenciler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nitel çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini ve örneklemini İzmir İli merkez ilçesinde bulunan 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışma, toplamda 954 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Öğrenme motivasyonu ölçeği, 284 öğrenciye sınıf ortamında uygulanırken pandemi koşulları sebebiyle 670 öğrenciye online form kullanılarak uygulanmıştır. Nitel çalışma kısmında 4 öğrenci ile yüz yüze, 8 öğrenci ile online olarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Öğrenme motivasyonu ölçeğine ait bulgularda hem ölçeğin öz-düzenleme, öz-yeterlik ve sınıf iklimi alt boyutlarının birbiri ile anlamlı bir ilişkisi olduğu hem de bu alt boyutların öğrenme motivasyonu puanları ile anlamlı ilişkileri bulunduğu tespit edilmiştir. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere kıyasla öz-düzenleme alt boyutu puanının daha yüksek, öz-yeterlik alt boyutu puanının daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf iklimi alt boyutu puanının özel okul öğrencilerinde devlet okulu öğrencilerine kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Nitel çalışma bulguları göstermiştir ki, öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını; öz-düzenleme, özerklik, öz-yeterlik, bilişsel odaklanma, etkinlik değeri, aile, sınıf iklimi ve öğretmenler etkilemektedir. Ayrıca, hem yeterlilik algısının ve ilgisizliğin, motivasyonsuzluğun sebeplerinden oldukları hem de pandemi sürecinde online ders anlatımının, ders süresinin, sınıf yönetiminin, sınıf mevcudunun, iletişimin ve teknik sıkıntıların, pandemi sebebiyle online eğitim alan öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını etkilediği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, öğrenciler online ve yüz yüze eğitimi kıyasladıklarında büyük bir çoğunluk yüz yüze eğitimi tercih etmiştir.

MotivasyonOrtaokul öğrencileriÖlçek geliştirme+3
Özge Uykun
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Okuduğunu anlama stratejisi kullanımının, okuduğunu anlama becerisi, bilişsel farkındalık, okumaya yönelik tutum ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın odak noktası öğrenme-öğretme sürecinde öğrencilerin okuduğunu anlamada yaşadıkları sorunlardır. Bu sorunu çözmek için de temel ders olan Türkçe dersinden başlanılması gerektiği düşünülmüştür. Temel anlamda diğer derslerdeki başarı Türkçe dersindeki başarıyla ilişkilendirilebilmektedir. Çünkü, okuduğunu anlama becerisi her derste etkin olarak kullanılması gereken bir beceridir.Bu çalışmada, okuduğunu anlama stratejisi temel alınarak yapılan Türkçe öğretiminin, öğrencilerin okuduğunu anlama başarısına, bilişsel farkındalık becerilerine, okumaya yönelik tutumlarına ve bu değişkenlerin kalıcılıklarına olan etkisi araştırılmıştır. Burada okuduğunu anlama düzeyleri, okumaya yönelik tutum, bilişsel farkındalık ve kalıcılık bağımlı değişken iken, uygulanan okuduğunu anlama stratejisi olan İSOAT stratejisi bağımsız değişkendir ve burada bağımsız değişkenin, bağımlı değişkenler üzerinde etkili olup olmadığı sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırma deneysel araştırma modellerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu deneme modeline göre desenlenmiştir. Çalışmada gruplar bir kontrol ve bir deney grubu desenine göre oluşturulmuştur. Her iki grupta da dersler güvenilirliğin düşmemesi adına sınıf öğretmenlerince yürütülmüştür.Araştırma 2010-2011 öğretim yılı bahar döneminde Denizli İli Merkez İlçesinde yer alan Denizli Ticaret Borsası İlköğretim Okulunun beşinci sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada deney grubunda 27 öğrenci; kontrol grubunda 28 öğrenci olmak üzere toplam 55 öğrenci, çalışma grubunda yer almıştır. Gruplar okuduğunu anlama başarı testi, üstbilişsel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği, okumaya yönelik tutum ölçeği ve SED ölçeği sonuçları dikkate alınarak oluşturulmuştur.Araştırma süresince elde edilen veriler, SPSS 13.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, faktör analizi, eşli gruplar t testi, bağımsız gruplar t testi, kovaryans (ANCOVA) ve tekrarlı (repeated) ANOVA analizi istatistiksel teknikleri kullanılmıştır. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, tek yönlü varyans analizi (Anova) kovaryans (ANCOVA) ve tekrarlı anova analizleri (Ancova) ile korelasyon analizleri yapılmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar şöyledir.1) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; okuduğunu anlama başarı testi ön test puanları kontrol edildiğinde, grupların son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur.2) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; okuduğunu anlama başarı testi son ntest puanları kontrol edildiğinde, grupların kalıcılık testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur.3) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; üstbilişsel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği ön test puanları kontrol edildiğinde, grupların son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır.4) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak öğretim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; üstbilişsel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği son test puanları kontrol edildiğinde, grupların kalıcılık testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır.5) İSOAT okuduğunu anlama stratejisi uygulanan deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak öğretimin gerçekleştirildiği kontrol grubu öğrencilerinin okumaya yönelik tutum ölçeği son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur.6) İSOAT okuduğunu anlama stratejisinin uygulandığı deney grubu ile, mevcut programa dayalı olarak eğitim uygulanan kontrol grubundaki öğrencilerin; okumaya yönelik tutum ölçeğine ilişkin son test puanları kontrol edildiğinde, grupların kalıcılık testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır.

Bilişsel farkındalıkKalıcılıkOkuma+5
Ahmet Kanmaz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişsel stillerinin karşılaştırılması

Araştırmanın amacı ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişsel stillerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılmasıdır. Çalışma genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir.Eldeki araştırmanın çalışma örneklemini Aydın Merkez ilçedeki üç alt, üç orta ve üç üst sosyo ekonomik düzeydeki 9 ilköğretim okulunun toplam 301 (147 kız, 154 erkek) 7.sınıf öğrencisi öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenci seçimi, sınıf ve öğrenci sayıları baz alınarak rastgele örneklem yöntemi ile yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Oltman, Raskin ve Witkin (1971) tarafından geliştirilen ve geçerlik, güvenirlik çalışmaları Güler Okman (1979) tarafından yapılan Gizlenmiş Şekiller Grup Testi ve öğrenci kişisel bilgi formu ile kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistiğin yanı sıra Kolmogorov ? Smirnov, Man Witney-U Testi, Kruskall Wallis testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin bilişsel stillerinin cinsiyetlerine, öğrenim görmekte oldukları okulların sosyo ? ekonomik düzeylerine, anne meslek ve baba meslek durumlarına, SBS puanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar içerdikleri görülmüştür.ANAHTAR SÖZCÜKLER; Bilişsel Stil, Alan Bağımlı, Alan Bağımsız, İlköğretim Öğrencileri

Alan bağımlılıkAlan bağımsızlıkBilişsel tarzlar+2
Mehmet Kazım Candar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel düşünme tutumuna etki eden faktörler: Sınıf öğretmeni adayları üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın temel amacı, sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumlarını ve bu tutumlarına ilişkin görüşlerini belirlemek ve araştırma kapsamında ele alınan bağımsız değişkenlerin (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim durumu, algılanan sosyo-ekonomik düzey, algılanan anne-baba tutumu, algılanan kişilik özelliği ve başarı) eleştirel düşünme tutumlarını ne oranda yordadığını belirlemektir.Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışma olarak desenlenmiştir. Nitel ve nicel veri toplama yöntemlerinin birlikte kullanıldığı araştırmada evren ve örneklem seçimi de iki aşamada yapılmıştır. Araştırmanın nicel çalışma evrenini 17 farklı eğitim fakültesinin sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim görmekte olan birinci ve dördüncü sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Örneklemi ise bu evren içerisinden oransız küme örneklemi ile seçilen toplam 1342 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Araştırmanın nitel çalışma evrenini ise Adnan Menderes Üniversitesi sınıf öğretmenliği lisans programında öğrenim görmekte olan 91 öğretmen adayı oluşturmuştur. Çalışma grubunu ise düşük ve yüksek eleştirel düşünme tutumuna sahip öğretmen adayları arasından gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 28 öğretmen adayı oluşturmuştur.Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında beş farklı ölçme aracından yararlanılmıştır. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumlarının belirlenmesinde araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ?Eleştirel Düşünme Tutum Ölçeği?, öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde de araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış ?Görüşme Formu? kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının algıladıkları kişilik tiplerinin belirlenmesinde Bacanlı, İlhan ve Aslan (2009) tarafından geliştirilmiş olan ?Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT)?, algılanan anne-baba tutumlarının belirlenmesinde Sümer ve Güngör (1999) tarafından geliştirilmiş olan ?Çocuk Yetiştirme Stilleri? ölçeği ve diğer demografik değişkenlerin belirlenmesi amacı ile de ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS ? Windows 11,5 paket programı kullanılmıştır. Araştırma amaçları kapsamında betimsel istatistikler, t-testi, Anova, Manova ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; sınıf öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme tutumları ortalamanın üzerindedir. Sınıf öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme tutumları; cinsiyete, sınıf düzeyine ve anne- baba eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Sınıf öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme tutumları; yaşa göre ?Neden Aramaya Açıklık? ve ?Kanıta Dayalı Karar Verme? alt ölçekleri dışında anlamlı olarak farklılaşmamaktadır.Sınıf öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme tutumları; algılanan sosyo-ekonomik duruma göre, ölçekten elde edilen toplam puan bağlamında anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Ayrıca öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutum ölçeğinden elde ettikleri toplam puanları algıladıkları anne ve baba tutumuna göre anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumları ile algılamış oldukları kişilik özelliği arasında genel olarak düşük ve pozitif yönde anlamlı ilişki vardır.Eleştirel düşünme tutumunun yordanmasında ?deneyime açıklık?, ?sorumluluk sahibi olma?, ?duygusal dengesizlik?, ?kabul edici / ilgili anne tutumu? ve ?akademik başarı? değişkenleri anlamlı etkiye sahiptir. Öz-düzenlemeyi ?sorumluluk sahibi olma?, ?duygusal dengesizlik?, ?kabul edici ilgili anne tutumu?, ?başarı?, ?sınıf? ve ?yaş? değişkenleri yordamaktadır. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumlarına ilişkin görüşleri sahip oldukları eleştirel düşünme tutumuna göre farklılaşırken, taraf olmanın gerekliliğine ilişkin inanç noktasında birleşmektedir.

Aday öğretmenlerDüşünceEleştirel düşünce+3
Serap Yılmaz Özelçi
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim fakültesi öğrencilerinin kullandıkları okuduğunu anlama stratejileri

Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültesi öğrencilerinin, ders metinlerini okurken, okuduğunu anlama stratejilerini kullanma sıklıklarını belirlemek ve bunları çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2007?2008 öğretim yılında Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin dört farklı bölümünde okuyan, 1. ve 4. sınıf öğrencilerinden toplam 230 katılımcı oluşturmaktadır. Öğrencilerin kullandıkları okuduğunu anlama stratejilerini belirlemek amacıyla, Taraban ve arkadaşlarının (2004) geliştirdiği ve analitik ve pragmatik stratejiler olmak üzere iki boyuttan oluşan Metacognitive Reading Strategies Questionnaire (MRSQ), Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak Üst Bilişsel Okuma Stratejileri Ölçeği (ÜBOS) adı altında kullanılmıştır. Verilerin analizinde, frekans ve yüzde dağılımları, ortalama, standart sapmaları hesaplanmış; t-test, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:1. Öğrencilerin kullandıkları okuduğunu anlama stratejileri, ölçeğin iki boyutu ve tümü için ?sık sık kullanırım? düzeyinde bulunmuştur.2. Cinsiyete göre öğrencilerin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma sıklıkları, ?analitik stratejiler? boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermezken, ?pragmatik stratejiler? boyutunda kız öğrenciler lehine anlamlı bir değişim göstermiştir.3. Alanlara göre öğrencilerin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma sıklıkları, ?analitik stratejiler? boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermezken, ?pragmatik stratejiler? boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna göre, Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencileri pragmatik stratejileri daha az sıklıkta kullandıklarını ifade etmişlerdir.4. Kitap okuma sıklığına göre öğrencilerin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma sıklıkları, ?analitik stratejiler? boyutunda anlamlı bir fark gösterirken, ?pragmatik stratejiler? boyutunda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna göre, yılda 6 ile 20 kitap okuyan öğrenciler, yılda 1 ile 5 kitap okuyan öğrencilere göre daha sık analitik stratejiler kullandıklarını ifade etmişlerdir.5. Sınıf, anne-baba eğitim durumu, anne-baba mesleği, lise türü ve sınav türüne göre öğrencilerin okuduğunu anlama stratejilerini kullanma sıklıkları istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmamaktadır.6. Öğrencilerin okuma stratejilerini kullanma sıklıkları ile akademik not ortalamaları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.ANAHTAR SÖZCÜKLER: okuma, okuduğunu anlama stratejileri, üst biliş, üst bilişsel okuma stratejileri

Bilişüstü stratejilerOkuma stratejileri
Suna Çöğmen
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hızlı okuma tekniginin sekizinci sınıf ögrencilerinin okuma hızlarına ve okudugunu anlama düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, hızlı okuma tekniklerinin ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma hızlarına ve okuduğunu anlama düzeyine etkisini ortaya koymaktır.Araştırmanın çalışma grubunu 2006-2007 eğitim öğretim yılın ilk yarıyılında İzmir ili Karşıyaka ilçesindeki bir devlet ilköğretim okulunun dört sınıfında öğrenim gören 48 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. İki deney iki kontrol grubunun yer aldığı çalışmada deney gruplarında ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinliklerin yanı sıra hızlı okuma teknikleriyle, kontrol gruplarında ilköğretim Türkçe ders programında yer alan etkinlikler işlenmiştir. Deney gruplarına 6 haftalık uygulama yapılmıştır.Araştırma verileri okuma hızı ölçümleri ve okuduğunu anlama testi aracılığı ile toplanmıştır. Veri toplama araçları deneysel işlemler öncesi öntest olarak, deneysel işlemler sonrası sontest olarak ve deneysel işlemlerin tamamlanmasından on iki hafta sonra kalıcılık testi olarak uygulanmıştır.Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin frekans yüzde dökümü hesaplanmış, çözümlemeleri SPSS 11.5 paket programlarından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Gruplar arasında deneysel uygulama öncesinde anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Grupların okuma hızı puanları ve okuduğunu anlama puanları arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek için kovaryans analizi, farklılaşmanın yönünü belirlemek için Bonferroni ikili karşılaştırmalar testi kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında p= .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda hızlı okuma tekniklerinin öğrencilerin okuma hızlarına ve okuduğunu anlama düzeylerine olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür.ANAHTAR SÖZCÜKLEROkuma, okuma hızı, okuduğunu anlama, hızlı okuma tekniği.

Nurhak Cem Dedebali
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Araştırmanın amacı Sınıf Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği Bölümlerinde eğitim gören 1. sınıf ve 4. sınıf öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışma genel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir.Araştırmanın evrenini 2007?2008 eğitim ve öğretim yılı Dokuz Eylül Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği, Fen Bilgisi ve Türkçe Öğretmenliği 1. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem seçilirken bölümlerdeki öğrenci sayıları göz önüne alınarak oranlı eleman örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Buna göre, evrendeki dağılıma uygun olarak Sınıf Öğretmenliği 1. sınıf 58, Fen Bilgisi Öğretmenliği 1. sınıf 35 ve Türkçe Öğretmenliği 1. sınıf 57 olmak üzere toplam 150 1. sınıf öğretmen adayı; Sınıf Öğretmenliği 4. sınıf 66, Fen Bilgisi Öğretmenliği 4. sınıf 35 ve Türkçe Öğretmenliği 4. sınıf 49 olmak üzere toplam 150 4. sınıf öğretmen adayı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri-III kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi, x2 testi ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğretmen adaylarının %38,7'sinin özümseme, %37,3'ünün ayrıştırma, %15,3'ünün değiştirme ve %8,7'sinin yerleştirme öğrenme stiline sahip olduğu görülmektedir.Öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin onların cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğrenme stillerinin cinsiyete göre bilgilerin algılanması boyutu (Y boyutu-?dikey boyut?) ve algılanan bilgilerin anlama dönüştürülmesi (X boyutu-?yatay boyut?) boyutlarından Y boyutunda (soyut kavramsallaştırma-somut yaşantı) anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Bu farklılığın erkeklerin somut yaşantı puanlarının kızlardan anlamlı düzeyde yüksek olmasından kaynaklandığı belirlenmiştir.Öğretmen adaylarının öğrenme stilleri onların bölümlerine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Öğrenme stillerinin Y alt boyutları (SK ve SD) ile bölümler arasında da anlamlı düzeyde farklılık görülmüştür.Sınıf öğretmenliği ve Fen Bilgisi öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin 1. ve 4. sınıflar düzeyinde anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Ancak Türkçe Öğretmenliğinde okuyan öğretmen adaylarının öğrenme stilleri sınıflara göre anlamlı bir değişim göstermemektedir. Tüm bölümlerde 1. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri çoğunlukla ?özümseme? iken 4. sınıfta çoğunlukla ?ayrıştırma? olarak bulunmuştur.Öğretmen adaylarının mezun oldukları lise türü ile öğrenme stillerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ayrıca X ve Y boyutları bakımından da farklılaşmanın olmadığı görülmektedir.Öğrenme stillerinin öğretmen adaylarının lisedeki bölümüne göre istatistiksel açıdan anlamlı bir düzeyde değişmediği görülmektedir. Ancak lisedeki bölümlere göre öğrenme stilleri x boyutu bakımından anlamlı düzeyde farklılaşırken, bu farklılığın YG (yansıtıcı gözlem) alt boyutundan kaynaklandığı belirtilmektedir. Yansıtıcı gözlem puan ortalamalarının TM bölümünde diğer bölümlere oranla yüksek olduğu görülmektedir.Öğretmen adaylarında cinsiyete göre başarı ortalamalarında anlamlı düzeyde farklılık bulunmuş, kız öğrencilerin ortalamasının erkeklerden daha yüksek olduğu belirtilmiştir.Sonuç olarak, farklı branşlarda öğrenim gören öğretmen adaylarının öğrenme stillerinin farklılaştığı ve istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte en yüksek başarı ortalamasına sahip öğrencilerin ?yerleştirme? stilinde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca x ve y boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık olduğu tespit edilmiştir.

Akademik başarıKolb öğrenme stili modeli
Tuba Gürsoy
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının öğrenme ve ders çalışma stratejileri ile başarıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın temel amacı 2006- 2007 eğitim-öğretim yılında öğretmen adaylarının öğrenme ve ders çalışma stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Adnan Menderes Üniversitesi, Muğla Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nin Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nün 1. ve 4. sınıflarında öğrenim gören toplam 589 öğrenci arasından oranlı örnekleme yöntemi ile seçilen 300 öğrenci örneklemde yer almıştır.Araştırmanın verileri, öğrencilerin kişisel özelliklerini içeren sorulardan oluşturulmuş Kişisel Bilgi Formu ve Weinstein, Schulte ve Palmer (1987) tarafından geliştirilen, Köymen (1990) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan (alfa katsayısı .96) Öğrenme ve Ders Çalışma Stratejileri Envanteri ile elde edilmiştir. Bulguların değerlendirilmesinde; yüzdelik, tek yönlü varyans analizi, bağımsız örneklemler t-testi, Scheffe, Dunnett's C testleri kullanılmış ve Pearson katsayıları hesaplanmıştır.Araştırma sonucuna göre; öğretmen adaylarının akademik başarıları sınıflara, cinsiyete, yaş gruplarına, mezun olunan lise türlerine, mezun olunan lise bölümlerine ve düzenli ders çalışma durumlarına göre istatistiksel olarak p<.05 düzeyinde anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Diğer yandan öğretmen adaylarının akademik başarıları üniversitelere, bölümü tercih etme sıralarına, ders çalışılan yere ve sınav öncesi ders çalışma durumlarına göre farklılaşmamaktadır. Ayrıca öğrencilerin öğrenme ve ders çalışma stratejileri, ders çalışılan yere göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermezken, üniversite, sınıf, cinsiyet, yaş grubu, mezun olunan lise türü, mezun olunan lise bölümü, bölümü tercih sırası, düzenli ders çalışma durumu ve sınav öncesi çalışma durumu açısından anlamlı (p<.05) bir biçimde değişmektedir. Bunun yanı sıra öğretmen adayları öğrenim gördüğü üniversite, cinsiyet ve sınıf değişkenleri açısından ayrı ayrı ele alındığında kullandıkları öğrenme ve ders çalışma stratejileri ile ÖSS puanları, lise diploma ortalamaları ve akademik başarı puanları arasında anlamlı ancak düşük düzeyde ilişkiler olduğu saptanmıştır.

Songül Dural
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme stilleri: İlköğretim 6?8. sınıf öğrencilerine yönelik bir ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırmanın amacı ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin öğrenme stillerini ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir.Araştırmanın örneklemini 2007-2008 eğitim öğretim yılının ikinci yarıyılında Manisa ilinin Gölmarmara, Gördes ve Demirci ilçelerinde dokuz devlet ilköğretim okulunun 6., 7. ve 8. sınıflarında öğrenim gören 274 kız ve 258 erkek olmak üzere toplam 532 öğrenci oluşturmaktadır.Ölçeğin geliştirilmesi sırasında 79 madde oluşturulmuş ve öğrenme stilleri ile ilişkili olabilecek sosyo-demografik değişkenler de incelenmiştir.Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin çözümlemeleri SPSS 11.5 paket programlarından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, 79 maddeye ölçeğin yapı geçerliğini saptamak için faktör analizi yapılmıştır. Bu analiz sonucunda da 17 maddeden oluşan üç faktörlü ölçek elde edilmiştirÖlçeğin güvenirliğine ilişkin olarak iç tutarlık katsayıları, iki yarı test güvenirliği hesaplanmıştır. ÖSÖ'nin iç tutarlığına Cronbach alpha katsayısı ve madde toplam korelâsyonu teknikleri kullanılarak karar verilmiştir. Ölçek alt boyutları için Cronbach alpha katsayısı .67 olarak bulunmuştur.Araştırma bulguları, ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.

Öğrenme
Ertan Sever
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının düşünme stilleri profillerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi

Araştırmanın amacı Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği, Matematik Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği ve İngilizce Öğretmenliği programlarında eğitim gören 1. sınıf ve 4. sınıf öğretmen adaylarının düşünme stillerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışma, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir.Araştırmanın evrenini Buca Eğitim Fakültesi 2008?2009 öğretim yılında, dört bölümün birinci ve dördüncü sınıflarında okuyan toplam 933 öğrenci; örneklemini ise evrendeki dağılıma uygun olarak bölümlerin birinci ve dördüncü sınıflarından rastgele seçilmiş birer şubelerinde okuyan toplam 339 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Sternberg ve Wagner (1992) tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışmaları Buluş (2005) tarafından gerçekleştirilen Düşünme Stilleri Ölçeği ile öğretmen adaylarının demografik özelliklerine ilişkin bilgiler içeren kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Öğretmen adaylarının kümülatif not ortalamaları öğrenci işlerinden temin edilerek araştırmaya dahil edilmiştir.Verilerin çözümlenmesinde; ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi, LSD testi, Kruskal Wallis testi, ManWitney-U testi ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır.Araştırma bulgularına göre; Öğretmen adaylarının 1. Tip düşünme stilleri olarak da kavramsallaştırılan yasama, hiyerarşik, yargı ve liberal düşünme düşünme stillerini sıklıkla tercih ettikleri görülmüştür. Bunun yanı sıra muhafazakar, oligarşik, lokal ve global düşünme stillerini en az tercih ettikleri saptanmıştır.Öğretmen adaylarının düşünme stilleri ile öğrenim görülen program, sınıf, cinsiyet, yaş, mezun olunan alan, sosyo-ekonomik düzey algısı arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklar saptanmıştır. Öğretmen adaylarının akademik not ortalamaları ile global ve muhafazakar düşünme stilleri arasında ise düşük ve negatif yönde bir ilişki görülmüştür.ANAHTAR SÖZCÜKLER; Düşünme, Stil, Düşünme stilleri, Profil

DüşünmeDüşünme stilleriProfil
Beste Dinçer
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin düşünme stilleri

Araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin düşünme stilleri ile çeşitli değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir.Araştırmanın evrenini, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Aydın ili Karacasu ilçesinde öğrenim gören 745 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. 224 öğrenci ile geçerlik güvenirlik çalışması yapılmış, güvenirlik çalışmasında yer almayan 476 öğrenci örneklemi oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak Sternberg ve Wagner (1992) tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışmaları Buluş (2005) tarafından gerçekleştirilen ?Düşünme Stilleri Ölçeği? ile lise öğrencilerinin demografik özelliklerine ilişkin bilgiler içeren kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Öğrencilerin not ortalamaları okul idarelerinden temin edilerek araştırmaya dahil edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde; ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi, Scheffe testi, Kruskal Wallis testi, ManWitney-U testi ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır.Araştırma bulgularına göre; lise öğrencilerinin en çok yasama, hiyerarşik ve liberal düşünme stillerini kullandıkları, bunun yanı sıra muhafazakar, lokal ve global düşünme stillerini daha az tercih ettikleri görülmüştür. Lise öğrencilerinin düşünme stilleri ile öğrenim gördükleri lise türü, cinsiyet, yaş, öğrenim gördükleri alan, sınıf, zeka oyunu oynama sıklıkları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklar saptanmıştır. Lise öğrencilerinin akademik not ortalamaları ile yasama ve yürütme düşünme stilleri arasında düşük düzeyde pozitif yönde; global ve muhafazakar düşünme stilleri arasında düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki görülmüştür.

DüşünmeDüşünme stilleriLise öğrencileri+1
Seda Merdin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitsel eleştiri modeli ile eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği öğretim programının değerlendirilmesi: Bir durum çalışması

Mesleğini severek yapan, davranışlarında ve sözlerinde ölçülü ve model olan, güncelden ve eğitsel gelişmelerden haberdar olup bunları gerek bilgi gerekse yöntem olarak sınıfına taşıyabilen, demokratik, çağdaş sınıf öğretmenlerinin yetiştirilmesi, toplumun geleceği açısından oldukça önemlidir. Bunu sağlamak görevi, öncelikle sınıf öğretmeni yetiştiren kurumlara; onların programlarına ve eğiticilerinin uygulamalarına düşmektedir. Bu tezin amacı, meslek bilgisi dersleri boyutunda, Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğretim programının bu hedefe ne kadar hizmet ettiğini, Eğitsel Eleştiri Modeli rehberliğinde öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacının deneyimlerinden yararlanarak ortaya çıkarmaktır.Eldeki araştırma, durum çalışması ile desenlenmiş nitel bir çalışmadır. Durum çalışmasında, ?tek durum deseni? ve bu desen içinde yer alan ?iç içe geçmiş tek durum deseni? kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerle program değerlendirilirken, bir program değerlendirme modeli olan Eisner'ın ?Eğitsel Eleştiri Modeli? esas alınmıştır ve bulgular, modelde yer alan ?Betimleme?, ?Yorumlama?, ?Değerlendirme? ve ?Temalaştırma? boyutları temele alınarak sunulmuştur.Araştırmanın çalışma alanını, Batı Anadolu'da bulunan bir üniversitenin, Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü, bu bölümde öğrenim gören öğrenciler ile bu bölümün öğretim programın meslek bilgisi boyutunda ders veren öğretim elemanları oluşturmuştur. Çalışmada, ?amaçlı örnekleme? yöntemlerinden ?tipik durum örneklemesi? kullanılmıştır. Bu araştırmada veriler, öğrencilerle yapılan odak grup görüşmelerinden, öğretim elemanları ile yapılan bireysel görüşmelerden ve araştırmacının deneyimlerinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel ve içerik analizi ile çözümlenmiştir.Araştırmanın geçerliğini sağlamak ve arttırmak için Modus Operandi yaklaşımı, Kanıt ve Olumsuz Durumların Aranması yaklaşımı ve Katılımcı Kontrolü yaklaşımı kullanılmıştır. Bu araştırmada güvenirliği sağlamak için ise, araştırmada kullanılan yöntem ve izlenen aşamalar ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Katılımcılar gönüllülük esasına göre araştırma kapsamına alınmış, onların uygun olduklarını belirttikleri zamanlarda rahat bir ortamda ve sohbet havasında deneyim paylaşımı gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Eisner'ın ?referanssal yeterlik? olarak adlandırdığı diğer bir güvenirlik yolu daha kullanılmıştır.Araştırma kapsamına alınan sınıf öğretmenliği bölümünden elde edilen veriler sonucunda ulaşılan üst yapılar şunlardır: Meslek bilgisi derslerinin programı, yapısal sorunlar içermektedir. Araştırma kapsamına alınan Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde, meslek bilgisi derslerinin programının uygulanması sürecinde sorunlar yaşanmaktadır. Meslek bilgisi derslerinin öğretimi sürecinde, ?öğrenci direnci? ile karşılaşılmaktadır. Meslek bilgisi derslerinin öğretimi sürecinde, ?öğretim elemanı direnci? ile karşılaşılmaktadır.

EleştiriEleştiri yöntemleriEğitim fakülteleri+5
Orhan Kumral
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim teknolojileri öğretmen yeterliklerinin öğretim elemanı, öğretmen adayı ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Araştırmanın temel amacı, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından 2006-2007 öğretim yılından itibaren uygulamaya konulan Eğitim Fakültesi Programları ile Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümlerinden mezun bilişim teknolojileri öğretmenleri özel alan yeterliklerini; bilişim teknolojileri öğretim elemanlarına, öğretmen adaylarına ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirmektir. Bu genel amaç çerçevesinde, çalışma hem nicel hem nitel özellikler taşıyan karma yöntemin (mixed methods) kullanıldığı bir araştırmadır. Araştırmanın nicel boyutunda tarama yöntemi, nitel boyutunda ise görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma deseni (explanatory design) açıklayıcı desende olup, araştırmada bilişim teknolojileri öğretmen yeterliklerine ilişkin ölçek ile tespit edilen öğretim elemanı, öğretmen adayı ve öğretmen görüşleri nicel olarak analiz edilmiştir. Ayrıca ilköğretim okullarında görev yapan bilişim teknolojileri öğretmenleriyle yapılan görüşmeler nitel olarak analiz edilmiştir. Bu araştırmanın nicel boyutunda bilişim teknolojileri öğretmen yeterliklerini tespit etmek için araştırma kapsamında geliştirilen ?Bilişim Teknolojileri Öğretmen Yeterlikleri Ölçeği (BTÖY)? kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise nicelboyutunda kullanılan yeterlikler kapsamında hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada iki tür evrenden bilgiler toplanmıştır. Araştırmanın birinci evrenini 2010?2011 eğitim-öğretim yılında 19 devlet üniversitesine bağlı eğitim fakültelerinin bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi bölümü son sınıflarında okuyan 460 öğretmenadayı ve bu bölümde görevli 79 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın ikinci evrenini ise eğitim fakültesi BÖTE bölümlerinden mezun olmuş Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında çalışan öğretmenler oluşturmaktadır.Çalışmada, Aydın, Denizli ve Muğla illeri merkez ilçelerinde görev yapan 93 öğretmene bilişim teknolojileri öğretmenleri yeterlikleri ölçeği (öğretmen formu) uygulanmış ve bu iiöğretmenlerden görüşme yapmaya gönüllü olan otuz altı-36 (her ilden en az 10) öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır.Toplanan veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Öğretim elemanları, öğretmen adayları ve öğretmenlere ait kişisel bilgiler frekans (f) ve yüzde (%) kullanılarak tablolar şeklinde gösterilmiştir. Ölçekte yer alan yeterliklere öğretmen adaylarının ve öğretmenlerin hangi düzeyde sahip olduğuna ilişkin öğretim elemanı, öğretmen adayı ve öğretmen yanıtlarının genel olarak betimlenmesine olanak vermesi bakımından her bir yeterlik maddesi için toplam puan olarak ve bu toplam puanlara göre aritmetik ortalama ( X ), standart sapmalar (ss) hesaplanmıştır. Elde edilen bilgiler ölçekteki en küçükten en büyüğe (çok az düzeyde-1, az düzeyde-2, orta düzeyde-3, yüksek düzeyde-4 ve çok yüksek düzeyde-5) olmak üzere beşli bir derecelendirmeye göre yorumlanmıştır. Araştırmaya katılan öğretim elemanlarının cinsiyetlerine, unvanlarına ve kıdemlerine; öğretmen adaylarının cinsiyetlerine ve araştırmaya katılan öğretmenlerin cinsiyet ve kıdemlerine göre görüşleri arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için, toplanan veriler Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Öğretim elemanları, öğretmen adayları ve öğretmen gruplarının görüşlerini karşılaştırmak için Kruskal Wallis H testi ve buradaki farkın hangi gruplardan kaynaklandığını incelemek içinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda yapılan görüşmelerde görüşmeler ses kayıt cihazıyla kaydedilmiş, ses kaydına izin vermeyen bir görüşmecinin görüşleri ise not alınarak kaydedilmiştir. Yine tüm görüşmeler sırasında ilave notlar tutulmuştur. Görüşme kayıtları önce word formatına aktırılarak transkript edilmiş, alınan yazılı notlarla beraber kontrol edilerek ham veri olarak word formatına dönüştürülmüştür. Görüşme verileri içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda özetle; öğretmen adayları, öğretim elemanları ve öğretmenlerle yapılan uygulamalar sonucunda, öğretim elemanlarının bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının yeterliklerine ilişkin görüşleri ölçeğin beş boyutunda da cinsiyet, unvan ve kıdem değişkenleri açısından istatistiki olarak anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Öğretmen adaylarında cinsiyet değişkeni açısından sadece teknolojik uygulamalar ve destek yeterlikleri alanında erkekler lehine bir farklılık göstermektedir. Yine öğretmenlerin kendi yeterliklerine ilişkin görüşleri ölçeğin beş boyutunda, cinsiyet değişkeni açısından teknolojik uygulamalar ve destek yeterlikleri ile öğretme-öğrenme iiiyeterlikleri boyutlarında erkekler lehine anlamlı farklılık gösterirken, kıdem değişkeni açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenememiştir. Öğretim elemanları, öğretmen adayları ve öğretmenler üç grup olarak kendi aralarında karşılaştırıldığında bilişim teknolojileri öğretmen yeterlikleri ölçeğinin beş boyutunda da öğretmen görüşleri ortalaması en yüksek gruptur. Anlamlı farkın kaynağını incelediğimizde öğretmenlerin en yüksek sıra ortalamasına sahip oldukları görülmektedir. Öğretmenlerin ardından ise öğretim elemanlarının ikinci sırada, öğretmen adaylarının ise üç grup içerisinde en düşük sıra ortalamasına sahip olduğu ifade edilebilir. Bilişim teknolojileri öğretmenleri ile yapılan görüşmelerin analizinden, öğretmen eğitimi, öğretim sürecini tasarlama, bilişim teknolojileri kullanımı, bilişim teknolojileri öğretmenleri, değerlendirme ve okul-toplum işleri adlı temalara ulaşılmıştır. Öğretmenlerin bazı noktalarda üniversitede aldıkları eğitimin yetersizlikleri, üniversitede alınan eğitimle yapılan görevin tam örtüşmediği, deneyimle bazı yeterlikleri kazandıkları, programlama dilleri gibi bazı konularda aldıkları eğitimi kullanmadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca ders saatinin ve eğitim ortamlarının yetersizliği, dersin seçmeli olmasından dolayı idareci, diğer öğretmenler, öğrenciler ve veliler tarafından önemsenmemesi, bu alan öğretmenlerinin ders işlerken internet kaynaklarını kullandıkları, öğrencilerin bu alanda eğitime ihtiyaçları olduğu, bu alan öğretmenlerinin formatör olarak görev yaptıkları ve yapılan işler açısından sorunlar yaşadıkları, dersin değerlendirmesinin olmamasının olumsuz etkileri olduğu, mesleki gelişim için öğretmenlerin en çok interneti kullandığı ve velilin genelde bu alan öğretmenlerine fazla başvurmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Bilişim teknolojileri öğretmen adayları, bilişim teknolojileri öğretmenleri, öğretmen görüşleri, öğretmen yeterlikleri

Bilgi teknolojisiMesleki yeterlilikTeknoloji+5
Fevzi Dursun
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğrenme sürecinde bilişsel farkındalık, dil öğrenme stratejileri, eleştirel düşünme ve öz-düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada Adnan Menderes Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu hazırlık sınıflarına devam eden öğrencilerin bir yabancı dil olarak İngilizce öğrenme sürecindeki bilişsel farkındalık, dil öğrenme stratejileri, eleştirel düşünme ve öz-düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu süreç içinde öğrencilerin öğrenme süreçlerini nasıl yönettiğine ve farkındalıklarını belirlemeye yönelik,araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilmiş, açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış bir form kullanılarak öğrencilerle görüşme yapılmış ve dersler gözlem yoluyla incelenmiştir. Turan (2009) tarafından geliştirilen ?Öz-Düzenleyici Öğrenme Ölçeği? ; Oxford(1990) tarafından geliştirilen, Cesur ve Fer (2007) tarafından Türkçe formunun dil eşdeğerlik geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan ?Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri?; Semerci (2000) tarafından geliştirilen ?Kritik Düşünme Ölçeği? öğrencilere yönelik uygulanarak nicel bilgi sağlayan ölçekler veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntemde hem nicel hem de nitel araştıma yöntemleri mevcut olmaktadır. Karma yöntem çalışmalarında başlangıçta elde edilen sonuçlar, metotların bir araya getirilmesiyle de alakalı olarak, yeni araştırma sorularının oluşmasını sağlar. (Bryman, 2006). Katılımcıların demografik özellikleri ise arastırma esnasında gelistirilen kisisel bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin analizi SPSS 18.0 istatistiksel analiz yazılımıyla yapılmıstır. Nitel verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmış veriler kodlanarak temalaştırılıp yorumlanmıştır. Nicel Araştırma sonucuna göre, YDYO? da analizler sonucu öğrencilerin cinsiyet bölüm ve öğretim türü (birinci- ikinci öğretim) değişkenlerine göre DÖS alt boyutlarının, öz-düzenleme ve eleştirel düşünme becerileriyle ilişkisi karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Nitel araştırma için amaçlı ya da olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden aşırı veya aykırı durum örneklemesi yoluyla , yıl boyunca final sınavına kadar alınan puanlar bazında, okul genelinde not ortalaması en yüksek 10 öğrenci ile ve not ortalaması en düşük 10 öğrenci ile görüşme yapılmış; iki grup arasında , İngilizce öğrenme sürecinde öğrencilerin nasıl çalıştıklarına ilişkin benzerlik ver farklar olduğu sonucuna ulaşılmış; aynı örnekleme yöntemi yoluyla okulda en yüksek not ortalamasına sahip olan sınıfla, en düşük not ortalamasına sahip sınıf belirlenerek gözlem yoluyla inceleme yapılmıştır, veriler analiz edilerek iki sınıf arasında dil öğrenme stratejileri, öz-düzenleme ve eleştirel düşünme becerileri açısından benzerlik ve farklar olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dil öğrenme Stratejileri ,Bilişsel Farkındalık , Öz-Düzenleme, Eleştirel Düşünme , Yabancı Diller Yüksek Okulu Hazırlık Sınıfları

Betül Altay
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin öğretmen öz yeterlik düzeyine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, öğretmen adaylarının sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin öğretmen öz-yeterlik düzeyine etkisini belirlemektir. Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışma olarak desenlenmiştir. Nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin birlikte ele alındığı bu araştırmada, nicel veriler için örneklem, nitel veriler için çalışma grubu seçimi iki aşamada yapılmıştır. Araştırmada nicel örneklemi, Eğitim Fakültelerinde Fen Bilgisi, Sınıf ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programlarının 4. sınıflarında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Küme örnekleme yöntemi ile seçilen örneklemde 747 öğretmen adayı yer almaktadır. Araştırmanın nitel çalışma grubunu ise Adnan Menderes Üniversitesi, Fen Bilgisi, Sınıf ve Sosyal Bilgiler öğretmenliği lisans programında öğrenim görmekte olan toplam 126 öğretmen adayı arasından seçilen, düşük ve yüksek öğretmen öz yeterliğine sahip, 24 gönüllü öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında nicel verilerin toplanmasında, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Adayı Sorgulama Becerileri Ölçeği?, Özdemir (2005) tarafından geliştirilen ?Eleştirel Düşünme Becerileri Ölçeği?, Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından uyarlanan ?Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği? ile demografik değişkenlerin belirlenmesi için ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde, araştırmacı tarafından geliştirilmiş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde, SPSS ? Windows 18 ile LISREL 8.54 paket programları kullanılmıştır. Araştırmanın alt amaçları kapsamında betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA, Mann Whitney-U, Kruskal Wallis-H ve yol analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmen adaylarının sorgulama ve eleştirel düşünme becerileri, ortalamanın üzerinde, öğretmen öz-yeterlikleri ise ortalama düzeydedir. Öğretmen adaylarının sorgulama becerileri, cinsiyet, öğrenim görülen Anabilim Dalı ve anne eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Öğretmen adaylarının sorgulama becerileri, baba eğitim durumuna göre ?özgüven? alt ölçeği dışında anlamlı olarak farklılaşmamaktadır.Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri, cinsiyet ve öğrenim görülen Anabilim Dalı?na göre anlamlı olarak farklılaşmazken, anne ve baba eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Öğretmen adaylarının öğretmen öz-yeterlikleri, cinsiyet ve öğrenim görülen Anabilim Dalı?na göre anlamlı olarak farklılaşırken, anne-baba eğitim durumuna göre ise anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Öğretmen adaylarının sorgulama ve eleştirel düşünme becerileri, öğretmen öz-yeterlikleri üzerinde zayıf bir etkiye sahiptir. Öğretmen adaylarının sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerine ilişkin görüşlerine göre, genel anlamda sorgulamaya ve eleştirel düşünmeye açık oldukları belirlenmiştir. Öğretmen adayları, sorgulama ve eleştirel düşünme sürecinde karşılaştıkları engelleri aşmak için çaba göstermektedirler. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sorgulama Becerisi, Eleştirel Düşünme Becerisi, Öğretmen Öz yeterliği, Öğretmen Adayı

Öğretmen adayları
Çiğdem Aldan Karademir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

7. sınıf İngilizce öğretim programının Stufflebeam'in Bağlam-Girdi-Süreç-Ürün (CIPP) modeline göre değerlendirilmesi

Bu araştırmanın temel amacı, 2007-2008 öğretim yılından itibaren (kademeli olarak) uygulamaya konulan 7.sınıf İngilizce Programını Stufflebeam'in Bağlam- Girdi- Süreç- Ürün (CIPP) Modeli temel alınarak öğretmen ve öğrenci görüşleri açısından değerlendirmektir. Bu amaç çerçevesinde, eş zamanlı sıralı karma yöntem desenlenerek programın uygulayıcıları olan İngilizce öğretmenleri ve bu süreçte aktif yer alan öğrencilerin görüşleri nitel ve nicel çalışmalardan elde edilen verilerle toplanmıştır. Araştırmanın iki tür evreni bulunmaktadır. Araştırmanın birinci çalışma evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Aydın ili merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bazı ilkokulların bünyesinde ve ortaokullarda görev yapmakta olan 130 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın ikinci çalışma evrenini ise Aydın ili merkez ilçelerinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören toplam 3739 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Evrenden örneklem seçimi nicel ve nitel olmak üzere 2 aşamada gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırmanın örneklem gruplarını 125 İngilizce öğretmeni ve okulların sosyo ekonomik düzeyleri temel alınarak küme örnekleme yoluyla seçilen 850 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel araştırmada veriler, Stufflebeam'in Bağlam- Girdi- Süreç- Ürün modeli temel alınarak ayrı formlarda oluşturulan 7. sınıf öğrenci ve öğretmen değerlendirme anketi aracılığıyla toplanmıştır ve SPSS 11.5 paket programı ile frekans (f) ve yüzde (%) dağılımları hesaplanarak analiz edilmiştir. Öğretmen görüşlerinin çalıştıkları okulların sosyo ekonomik düzey değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığı Kruskal-Wallis H testi, farklılığın kaynağı ise Mann-Whitney U testi ile sınanmıştır. Nitel verilerin çalışma grubu maksimum çeşitlilik örneklemesi yapılarak belirlenmiştir. Görüşmeler, sosyo-ekonomik düzey farklılıklarına göre alt-orta-üst düzey olarak 3 grubu temsil eden okullar arasından seçilen toplam 30 öğretmen ve 30 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bunlara ek olarak farklı düzey okulların belirli 7.sınıf şubelerinde toplam 24 saat gözlem çalışması yapılmıştır. Görüşme ve gözlem formları içerik analizi yöntemi ile yorumlanmıştır. Dökuman analizi kapsamında ise 7.sınıf İngilizce program kitapçığı, ders kitabı ile birlikte öğrenci proje-performans ödevleri incelenmiştir. Nicel ve nitel araştırma bulguları ilk aşamada ayrı ayrı incelenmiş, daha sonra sonuçlar bir bütün olarak Stufflebeam'in dört değerlendirme boyutu kapsamında değerlendirilmiştir. Bağlam değerlendirmeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde; 7.sınıf programının öğrenci ihtiyacını karşılama durumunun amaca göre değiştiğini, dilbilgisi ihtiyaçlarını karşılayıp konuşma ve dinlemeye ilişkin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu sebeple programın öğrencilerin ve öğretmenlerin ihtiyaçlarını kısmen karşıladığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte programın fiziksel çevresinin programı her okulda aynı derecede uygulamanın mümkün olmadığını ortaya koymaktadır. Ek olarak, öğretmenlerin çalıştıkları okulların SED değişkenine göre öğretmen görüşlerinin tüm boyutlarda ve birçok maddede üst SED düzeyindeki okullarda çalışan öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar yarattığı saptanmıştır.Girdi değerlendirmeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde; öğretmen ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu için programın girdileriyle ilgili özellikle ders kitapları ve materyallere ilişkin görüşlerinin olumsuz olduğu ve pek çok sebepten ötürü programın amaçlarını karşılamaktan uzak olduğu görülmüştür.Süreç değerlendirmeye ilişkin sonuçlar incelendiğinde; öğrenci ve öğretmenler açısından sürecin beklenilen düzeyde gerçekleşmediği ve süreçte program yoğunluğu, süre kısıtlılığı, materyal yetersizliği, sınıf ortamı, öğrenci seviyesi farklılıkları gibi birtakım sorunların yaşandığı görülmüştür. Ürün değerlendirmeye ilişkin sonuçlar, genel olarak 7.sınıf İngilizce programının sonuç değerlendirmeye dayalı olduğu ancak öğrencilerin proje-performans ödevleri ile birlikte ders içi gelişim ve çabaları değerlendirmeye dahil edildiği için sonucun yanı sıra süreç değerlendirmenin de aktif olarak yapıldığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte amaçlarından farklı olarak bu programla öğrencilerin yıl sonunda dilbilgisi becerilerinin iletişim becerilerine oranla daha çok geliştiği görülmüştür.Araştırmanın nitel ve nicel sonuçlarının genel olarak birbirini destekler nitelikte olduğu; 7.sınıf İngilizce programının dayandığı temel felsefe, hazırlanış amacı ve öğrencilere kazandırılmak istenen beceriler açısından faydalı bir program olduğu söylenebilir. Ancak program bir bütün olarak ele alındığında boyutların birbiri ile örtüşmediği görülmektedir. Amaca uygun bir süreç geçirilip değerlendirme yapılması gerekirken değerlendirmeye uygun bir süreç geçirildiği ve programın amaçları göz ardı edilip öğrenci başarısının ölçütünün test sınavları olarak kabul edildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sebeple öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda, ufak değişikliklerle programın revize edilmesi önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Stufflebeam'in Bağlam- Girdi- Süreç- Ürün (CIPP) Modeli, 7.sınıf İngilizce öğretim programı, program değerlendirme

Program değerlendirmeİngilizce dersi
Beste Dinçer
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrencilerin ondalık kesirleri anlamlandırmasında gerçekçi matematik eğitimi kullanımı: Bir tasarı araştırması

Bu araştırmada Gerçekçi Matematik Eğitiminin kullanıldığı ilkokul 4. sınıflarda öğrencilerin ondalık kesirlere ilişkin anlamlandırma süreçlerinin nasıl bir yol izlediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada Gerçekçi Matematik Eğitimi temel ilkeleri ve ilkokul 4. sınıf matematik öğretim programı doğrultusunda ondalık kesirlerin gösterimleri ve karşılaştırılmasına yönelik geliştirilen etkinlikler aracılığıyla öğrencilerin anlamlandırma süreçleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden tasarı araştırması ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ili merkez ilçede yer alan bir devlet okulunda yer alan 17 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama sürecinde, öncelikle, öğrencilerin ondalık kesirler konusunda ön bilgilerinin belirlenmesi amacıyla asıl uygulamanın gerçekleştiği çalışma grubunda yer alan tüm öğrencilerle ön klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu aşamadan sonra ondalık kesirlerin öğretiminde Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı öğretim etkinliklerinin hazırlanması amacıyla öncelikle öğrenciler için öğrenme amaçları, öğretim etkinlikleri ve materyallerin planlanması ve öğrenme varsayımlarının yer aldığı Varsayıma Dayalı Öğrenme Rotası oluşturulmuştur. Sonrasında varsayıma dayalı öğrenme rotasına dayalı olarak 11 öğretim etkinliği geliştirilmiştir. Hazırlanan bu 11 öğretim etkinliğinden 6 etkinlik için pilot uygulama yapılmış ve pilot uygulamadan elde edilen bulgular uzman görüşüne sunularak son hali verilmiştir. Uzman görüşleri doğrultusunda diğer beş etkinliğin öğretim deneyi aşamasında yer alan sürekli analizler doğrultusunda gerekli görüldüğü takdirde düzenlenerek yeniden uygulanmasına karar verilmiştir. Bu aşamadan sonra Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı öğretim sürecinin gerçekleştirildiği öğretim deneyi aşamasına geçilmiştir. Öğretim deneyi aşamasında varsayıma dayalı öğrenme rotası doğrultusunda hazırlanan etkinliklerin varsayımları test edilmiştir. Öğretim deneyi aşaması tamamlandıktan sonra öğrencilerin öğretim süreci sonunda Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı ondalık kesirler konusunu nasıl anlamlandırdıklarının ortaya konulması amacıyla Gerçekçi Matematik Eğitimine dayalı öğretimin gerçekleştiği çalışma grubunda yer alan tüm öğrencilerle son klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak klinik görüşmelerde "Ondalık Kesirler Klinik Görüşme Soruları"na; öğretim deneyi aşamasında ise, öğrenci notları, araştırmacı notları ve video kayıtlarına yer verilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Gerçekçi Matematik Eğitiminin kullanıldığı ilkokul 4. sınıflarda öğrencilerin ondalık kesirlere ilişkin anlamlandırma süreçleri genel olarak incelendiğinde, Gerçekçi Matematik Eğitimi temel ilkeleri doğrultusunda geliştirilen kütleleri tartma etkinlikleri aracılığıyla yaptıkları ölçme işlemleri ile parçadan bütüne ulaşabildikleri, ondalık kesirleri sezgisel olarak okuyabildikleri parça ile bütün arasında ilişki kurabildikleri, tam sayı kesirlerin okunuşlarında yola çıkarak ondalık kesirlerin okunuşlarını ifade ettikleri, tam sayılı kesir bağlantısından yola çıkılarak tam sayılı ondalık kesirleri anlamlandırdıkları ve kesir ve ondalık kesir bağlantılarından yola çıkılarak ondalık kesir bilgisine ulaşabildiklerine ilişkin bir yol izledikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Sanem Uça
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel materyallerle zenginleştirilmiş okuduğunu anlama öğretiminin öğrencilerin kelime hazineleri ve İngilizce dersi tutumuna etkisi

Bu araştırmada yedinci sınıf öğrencilerine verilen kültürel materyallerle zenginleştirilmiş okuduğunu anlama öğretiminin öğrencilerin kelime hazineleri ve İngilizce dersine yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. İlk olarak görüşmeler ve doküman analizleri yapılarak bir ihtiyaç analizi gerçekleştirilmiştir. İhtiyaç analizinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda bu araştırmanın yapılmasına karar verilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2013–2014 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında Aydın ili Efeler ilçesindeki orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet okulunun iki yedinci sınıf oluşturmaktadır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına, uygulama öncesi "Kelime Hazinesi Başarı Testi" ve "İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilere 2013-2014 eğitim öğretim yılının bahar döneminde haftada iki ders saati olmak üzere altı hafta süresince kültürel materyallerle zenginleştirilmiş okuduğunu anlama öğretimi uygulanmıştır. Kontrol grubu ise normal öğretim programına devam etmiştir. Deney grubundaki etkinlikler araştırmacı tarafından yürütülürken, kontrol grubundaki etkinlikler kendi İngilizce öğretmenleri tarafından yürütülmüştür. Uygulamaların sonunda "Kelime Hazinesi Başarı Testi" ve "İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" gruplar arasında farklılıkları değerlendirmek amacıyla sontest olarak tekrar uygulanmıştır. Ayrıca "Kelime Hazinesi Başarı Testi" kelimelerin kalıcılığını test etmek amacıyla sontestin uygulanmasından altı hafta sonra her iki gruba tekrar uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde, kültürel materyallerle zenginleştirilmiş okuduğunu anlama öğretiminin kelime hazinesi seviyesinin gelişimine ve İngilizce dersine yönelik tutuma olumlu yönde katkı sağladığı görülmüştür. ANAHTAR SÖZCÜKLER Kelime Hazinesi, Kültürel Materyaller, Okuduğunu Anlama, Tutum.

Dil-kültürKültürOkuma-anlama+7
Mehmet Altın
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Other supervisors