Theses supervised by Prof. Dr. Hasan Rüştü Kutlu

21 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yem üretimi ve ruminant besleme açısından optimizasyonu

Hayvansal üretimde masrafların yaklaşık % 70 'ini yem oluşturmaktadır. Bilindiği gibi hayvanların yaşamlarını sürdürebilmeleri ve çeşitli ürünleri verebilmeleri için çeşitli besin maddelerine gereksinimleri vardır. Hayvanlar bu besin maddelerini yedikleri yemler ile içtikleri sudan sağlarlar. Özellikle ruminant hayvanların beslenmesinde kaba yemler çok büyük bir öneme sahiptir. Ekonomik bir hayvansal üretim için bitkisel üretimden elde edilen kaba yemlerin etkin bir şekilde kullanılması şarllır. Bu çalışma ile K.K.T.C. yem rezervinin saptanması ve makro düzeyde ruminant hayvan varlığı ve yem üretiminin optimizasyonu amaçlanmıştır. Çalışmada iki optimizasyon modeli üzerinde durulmuştur. Birinci modelde mevcut yem üretiminin ülkede yetiştiriciliği yapılan ruminant hayvanların gereksinimlerini karşılamadaki payı saptanmıştır. İkinci model ise ülkedeki mevcut ruminant hayvan varlığının rasyonel beslenmesi için gerekli yem miktarları saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmada ayrıca KK.T.C.'nde yem üretiminin çeşitlendirilmesi kantite ve kalitesinin artırılmasına yönelik somut öneriler ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: K.K.T.C, kaba yem, yem, ruminant, optimizasyon

BeslemeKaba yemlerKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti+3
Muhiddin Kocadal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç karma yemlerinde nişasta kaynağının yem tercihi ve besi performansına etkisi

Mevcut çalışmada; etlik civcivlerin beslenmesinde karma yemde farklı nişasta kaynaklarıarasında varsa hayvanın tercihini belirlemek, bu belirlenirken yem seçimi tekniğinden yararlanma veklasik tek yemle besleme ile mukayeseli olarak etlik piliçlerin performansı ve sindirim sistemi üzerineetkilerini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. 80 adet bir günlük yaştaki erkek etlik civcivler her biri16 hayvandan oluşan benzer canlı ağırlık ortalamasına sahip (38.1g), beş gruba ayrılmıştır.Denemenin 1-10. günler civcivler standart başlatma yemi (%25 Hpr, 3202 Kcal/kg ME), 11. gündensonra deneme yemleriyle beslenmişlerdir. 1. kontrol grubunda (KB) 50:50 öğütülmüş buğday: buğdayiçeren buğday konsantresi (ME 3365 kcal/kg, Hpr %37) ve tona 750 gr buğday enzimi katılarakhazırlanmış yem karışımı kullanılmıştır. 2. kontrol grubuna (KM ) 50:50 oranında mısır: mısır içerenmısır konsantresi (ME 3172 kcal/kg, Hpr %40) hazırlanan yem karışımı verilmiştir. Seçmeli yemlemeuygulanan 3. gruba buğday ve buğday konsantresi, 4. gruba mısır ve mısır konsantresi iki ayrıyemlikte serbest olarak sunulurken, 5. gruba ise buğday ve mısır ile buğday konsantresi ve mısırkonsantresi 4 ayrı yemlikte serbest olarak verilmiştir.Mevcut çalışmada elde edilen bulgular, etlik piliçlerin yaşları ilerledikçe tahıl tüketiminiarttırdığı, bu artışın buğdayda mısıra nazaran daha yüksek olduğu görülmüştür. Buğdaya dayalıkontrol grubunda diğer gruplara göre, canlı ağırlık kazancı, yem, enerji ve proteinden yararlanmaoranı istatistiksel olarak daha yüksek; ancak, toplam yem tüketimi, enerji alımı ve protein tüketimiserbest seçmeli yemlenen 5. grupta istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır (P<0.05).Deneme sonunda yapılan tespitlerde, gruplar arasında sıcak ve soğuk karkas randımanları,sıcak ve soğuk karkas ağırlıkları, toplam sindirim sistemi, duedenum, körbağırsak, bezel mide, taşlıkağırlıkları ve yemek borusu+kursak ağırlık ve uzunlukları bakımından istatistiksel olarak önemlifarklılıklar bulunmamıştır ( P>0.05). Serbest seçmeli yemlenen 3. grup (B/BK) diğer gruplara göre,karaciğer ağırlığı, jejenum ağırlığı ve uzunluğu, ileum ağırlığı ve duodenum uzunluğu bakımındanistatistiki olarak (P<0.05) daha yüksek iken, serbest seçmeli yemlenen 4. grup (M/MK) kalınbağırsakağırlığı bakımından 1, 2, 3, ve 5, gruplardan istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır(P<0.05). Toplam sindirim sistemi uzunluğu ve taşlık uzunluğu her iki tahıl ve her iki konsantresinibir arada alan seçmeli muamele grubunda istatistiki olarak daha yüksek bulunmuştur.Sonuç olarak, tahıl kaynağı ve yemleme yöntemlerinin etlik piliçlerin yem seçimi üzerineetkili olduğu, rasyonda enzim destekli buğday kullanımının mısıra oranla daha yüksek performanssağladığı saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Etlik piliç, Tercihli yemleme, Farklı nişasta kaynakları, Performans, karkas

Burcu Bölükbaşı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik civcivlerde koksidiyoz kontrolünde bitkisel ekstraktların kullanım olanakları

ÖZDOKTORA TEZİETLİK CİVCİVLERDE KOKSİDİYOZ KONTROLÜNDE BİTKİSELEKSTRAKTLARIN KULLANIM OLANAKLARIİbrahim Serhan SERİNÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜZOOTEKNİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Hasan Rüştü KUTLUYıl :2006, Sayfa: 92Jüri : Prof.Dr. Hasan Rüştü KutluProf.Dr. Ferda OkanDoç.Dr. Mehmet ÇelikProf.Dr. Murat GörgülüYrd.Doç.Dr. Ahmet ŞahinBu çalışmada etlik piliç rasyonlarında yem katkı maddesi olarak bitkiselekstrakt kullanımının koksidiyoz kontrolündeki etkinliği araştırılmıştır. Bitkiselekstraktların oosit saçımı, bağırsak lezyon skoru, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi veyemden yararlanma oranına etkisi incelenmiştir. Denemede, %32 E. tenella, %32 E.acervulina, %18 E.burunetti ve %18 E. maxima sporlu oositleri içeren inokülant,47,000 adet sporlu oosit/civciv dozunda kullanılmıştır. Birinci ve ikinci denemelerdeher biri 16 adet, üçüncü ve dördüncü denemelerde ise her biri 17 adet Ross 308 erkekcivcivlerden oluşan muamele grupları kullanılmıştır. Tüm denemelerde, denemeleregöre dozu ve çeşidi değişen bitkisel ekstrakt(lar) yanında 120 ppm düzeyinde Yuccaschidigera da kullanılmıştır. Birinci denemede, Thymus vulgaris ve Zingiberofficinale ikinci denemede, Origanum vulgare ve Syzygium aromaticumekstraktlarından herbiri 400 ppm düzeyinde kullanılmıştır. Üçüncü denemede, ilk ikidenemeden en iyi cevabı veren ekstraktlar olan; O. vulgare ve Z. officinale'nin 1:1(g/g) karışımının, 200 ve 300 ppm dozları denenmiştir. Dördüncü denemede ise, ilküç denemede koksidiyoza karşı etkinliği açısından en iyi sonucu veren 400 ppm O.vulgare ekstraktlarının, kuluçka çıkışı takiben ve 12. gün yaştan itibarenkullanımının; antikoksidiyalle (robenidin) mukayeseli olarak etkinliği araştırılmıştır.Kuluçka çıkışını takiben 400 ppm O. vulgare ve 120 ppm Y. schidigera ekstraktıkullanımının antikoksidiyal kullanımına benzer etkiye sahip olduğu, inoküle edilentüm grupların istatistiki olarak benzer olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, buçalışmada kullanılan bitkisel ekstraktların koksidiyoz kontrolünde antikoksidiyallerealternatif olabilecekleri saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Etlik piliç, koksidiyoz, oosit saçımı, performans, bitkiekstraktlarıI

İbrahim Serhan Serin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerin beslenmesinde büyüme uyarıcı olarak kullanımı önerilen farklı timol ve karvakrol kaynaklarının biyoetkinliklerinin karşılaştırlması

Bu çalışma, etlik piliçlerin beslenmesinde büyüme uyarıcı olarak kullanılan farklı (doğal ve sentetik) timol/karvakrol kaynaklarının biyoetkinliklerinin karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Denemede hayvan materyali olarak, 1 günlük yaşta Ross-308 erkek etlik civcivler kullanılmıştır. Deneme başı canlı ağırlıkları benzer, her bir grupta 20 hayvan olacak şekilde 6 muamele grubu (pozitif kontrol (antibiyotik büyüme uyarıcı içeren), negatif kontrol (büyüme uyarıcı içermeyen), sentetik timol/karvakrol (1:1), sentetik korunmuş timol/karvakrol (1:1), doğal ticari kekik ekstraktı ve kekik yağı ) oluşturulmuştur. Her bir gruba ad-libitum yemleme uygulanmış olup, deneme süresi 42 gündür.Deneme sonu itibariyle gruplar arasında yem tüketimi, canlı ağırlık kazancı, bazı kan plazma değerleri bakımından istatistiki bir farklılık saptanmamıştır (P>0.05). Yemden yararlanma oranında ilk 3 haftada farklılık bulunmasına rağmen (P<0.05) deneme sonunda bu farklılık ortadan kalmıştır (P>0.05). Sindirim sistemi ağırlık ve uzunluklarının muameleden etkilendiği özellikle, doğal ticari kekik ekstratı ve kekik yağı kullanımının sindirim sistemi uzunluğunu kısaltıcı yönde etki yaptığı saptanmıştır (P<0.05). Duedenum ağırlığı ise kekik yağı grubunda önemli düzeyde artmıştır (P<0.05). İnce bağırsak jejunum bölgesi villi uzunluğunun muameleden etkilendiği, özellikle bu etkinin sırasıyla sentetik timolkarvakrol, doğal ticari kekik ekstratı ve kekik yağı grubu şeklinde sıralandığı saptanmıştır (P<0.05).Sonuç olarak, etlik piliçlerin beslenmesinde büyüme uyarıcı olarak kullanılan farklı timol/karvakrol kaynaklarının biyoetkinliklerinin birbirine benzer olduğu saptanmıştır. Ancak, doğal ticari kekik ekstraktıyla birlikte, korunmuş timol/karvakrol kaynaklarının performans parametrelerini iyileştirme eğiliminde olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Etlik piliç, timol, karvakrol, performans, sindirim sistemi

Mesut Babaoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Rasyona ilave edilen çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozunun yumurtacı tavuklarda yumurta verimi ve kalite özelliklerine etkileri

Mevcut çalışma çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozunun Nick Brown yumurtacılarda yumurtlama performansı, yumurta kalitesi, yumurta kolesterolü ve bazı kan parametreleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Denemedeki otuz dört haftalık yaştaki yumurtacı tavuklarda, benzer canlı ağırlığa göre her birinde 18 hayvan bulunan 4 gruba ayrılmış ve 8 hafta boyunca bireysel kafeslerde yetiştirilmişlerdir. Muamele 4 gruptan oluşup, bunlar standart yumurtacı tavuk yemlerine ilaveten 0, 2, 4 ve 8 g/kg çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozu katkısı ile beslenmişlerdir. Deneme boyunca 16: 8 saatlik aydınlık: karanlık ışıklandırma programı kullanılmış ve yem ve su serbest olarak verilmiştir.Elde edilen bulgular çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozunun canlı ağırlık, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı, yumurta verimi ve yumurta ağırlığını önemli düzeyde etkilemediğini (P>0.05) göstermiştir. Denemede kullanılan çakşır kökü tozunun, plazma glukoz konsantrasyonunu arttırdığı (P<0.01) görülmüştür. Kontrol gubunda 237.8 mg/dl iken 8 g/kg çakşır kökü tozu alan grupta ise 251.1 mg/dl dir. Yumurta sarısı kolesterol düzeyi 4 g/kg çakşır katkısı ile özellikle 3., 4. ve 5. haftalarda (mg/g yumurta) azalmıştır (P<0.05). Çakşır kökü tozu kan plazma kalsiyum seviyesi üzerine etkili olmamıştır (P>0.05).Anahtar Kelimeler: Çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozu, Yumurta Verimi ve Kalitesi, Kan Parametreleri,Yumurta Kolesterol, Kalsiyum

Gökhan Filik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Rasyonda keten tohumu yağı kullanımının yumurtacı tavuklarda yumurta verimi, yumurta kalite özellikleri ve bazı kan parametreleri üzerine etkileri

Mevcut çalışma keten tohumu yağının kahverengi yumurtacılarda yumurtlama performansı, yumurta kalitesi ve yumurta kolesterolü üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür.Otuz haftalık yumurtacı tavuklar, benzer canlı ağırlıkta her birinde 18 hayvan bulunan 4 gruba ayrılmışlardır. Hayvanlar 8 haftalık süre boyunca %0, 1, 2 ve 4 keten tohumu yağı içeren standart yumurtacı tavuk yemleriyle beslenmişlerdir. Hayvanlar bireysel kafeslerde barındırılmışlardır. Deneme süresince 16:8 saatlik aydınlık: karanlık fotoperiyot uygulanmış, yem ve su serbest verilmiştir. Yumurtlama performansı olarak belirlenen yem tüketimi, yumurta ağırlığı, yumurta üretimi günlük olarak, yumurta kalitesi ve yumurta kolesterol içeriği haftalık olarak, kan parametreleri (glukoz, kolesterol, trigliserid) ise iki haftalık aralıklarla ölçülmüştür. Keten tohumu yağı ilavesinin yem tüketimi, yumurta ağırlığı, yumurta verimi, yemden yararlanma oranı, canlı ağırlığı ve trigliseridini önemli düzeyde etkilemediğini (P>0.05) göstermiştir. Fakat %2 keten tohumu yağı ilavesi ak yüksekliği, ak indeksini artırmış, ak genişliği ile yumurta sarısı kolesterol düzeyini düşürmüştür. % 4 keten tohumu yağı ilavesi ile plazma glukoz ve kolesterol düzeyini düşürmüştür.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular rasyonda keten tohumu yağı kullanımının fonksiyonel yumurta üretme potansiyeline sahip olduğunu göstermiştir.

Fülya Küreç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek sıcaklık altında rasyona biyoantioksidan (alfa-tokoferol asetat, karvakrol, karnosik asit) katkısının yumurtacı tavuklarda performans, yumurta verimi, yumurta kalitesi ve kan parametreleri üzerine etkileri

Mevcut çalışma yüksek sıcaklık altında yetiştirilen yumurtacı tavukların rasyonlarına ilave edilen vitamin E, kekik esans yağı ve biberiye ekstraktının antioksidant yapı, oksitadif stres, kan metabolitleri, performans, yumurta verim ve kalitesi ölçütleri üzerine etkileri belirlemek amacıyla yürütülmüştür.Kırk beş haftalık yumurtacı tavuklar, benzer canlı ağırlıkta her birinde 18 hayvan bulunan 4 gruba ayrılmışlardır. Hayvanlar 8 haftalık süre boyunca katkısız kontrol yemi ve 200 mg/kg yem vitamin E, kekik yağı, biberiye ekstraktı ilave edilen standart yumurtacı tavuk yemleriyle beslenmişlerdir. Hayvanlar bireysel kafeslerde barındırılmışlardır. Deneme süresince 16:8 saatlik aydınlık: karanlık fotoperiyot uygulanmış, yem ve su serbest verilmiştir. Deneme, yüksek sıcaklığın (16 saat aydınlık periyotta 8 saat 34-36 ? C ve 16 saat 22-24 ? C) oluşturulduğu yumurtacı tavuk deneme ünitesinde yürütülmüştür. Yumurtlama performansı olarak belirlenen yem tüketimi, yumurta ağırlığı, yumurta üretimi günlük olarak, yumurta kalitesi haftalık olarak, kan parametreleri (glukoz, kolesterol, trigliserid, lipid peroksidasyon, total antioksidan, kalsiyum) ise iki haftalık aralıklarla ölçülmüştür. Sonuçlar, Vitamin E, kekik yağı, biberiye ekstraktı ilavesinin yem tüketimi, yumurta ağırlığı, yumurta verimi, canlı ağırlığı ve kan parametrelerini önemli düzeyde etkilemediğini (P>0.05) göstermiştir. Fakat kekik yağı ilavesi, yemden yaralanma oranını iyileştirmiş (P<0.05) ve yumurta kalite ölçütlerinde artış göstermiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular rasyona kekik yağı ilavesinin sıcak stresi durumunda bile yumurta kalite ölçütlerini olumsuz etkilerden koruduğunu göstermiştir.

Şerife Beyazitoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Yumurtlama periyodunun sonunda olan ve yumurtadan kesilmiş yumurta tavuklarında L-DOPA kullanımının yumurtlama süresi, yumurta verimi ve yumurta kalitesi üzerine etkisi

Bu çalışma, yumurtlama periyodunun sonunda olan ve yumurtadan kesilmiş yumurta tavuklarında farklı yöntem ve farklı dozlarda günaşırı olarak L-DOPA uygulamasının yumurta verimine ve yumurta kalitesine etkilerini belirlemek amacıyla iki ayrı deneme şeklinde yürütülmüştür. I. denemede 75 haftalık yaşta yumurta tavuklarına yem içinde ve karın içine enjeksiyon olmak üzere iki uygulama yöntemi ile kg canlı ağırlığa 25 mg, 50 mg ve 100 mg dozlarda günaşırı olarak L-DOPA uygulaması yapılmıştır. II. denemede 89 haftalık yaşta ve yumurta üretimini tamamlamış yumurta tavuklarına yem içinde kg canlı ağırlığa 25 mg, 50 mg ve 100 mg dozlarda günaşırı olarak L-DOPA uygulaması yapılmıştır.On hafta süren birinci denemede elde edilen bulgulara göre farklı uygulama yöntemi ve farklı dozlarda L-DOPA uygulaması yumurta verimi, yumurta ağırlığı, toplam yumurta kütlesi, canlı ağırlık değişimi, yem tüketimi, kırık çatlak yumurta sayısı ve yumurtalık ağırlığını istatistiki olarak etkilememiş (P>0.05); ancak yem değerlendirme oranı bakımından gruplar arasında istatistiki farklılıklar görülmüştür (P<0.05). Beş hafta süren ikinci denemede elde edilen bulgulara göre yemle farklı dozlarda L-DOPA uygulaması yumurta verimi, yumurta ağırlığı, toplam yumurta kütlesi, canlı ağırlık değişimi, yem tüketimi, yem değerlendirme oranı ve kırık çatlak yumurta sayısı bakımından muamele grupları arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar ortaya çıkarmamıştır (P>0.05).

Mustafa Ekinci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekombinant inokulant katkısının arpa silajının yem değeri ve kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışmada arpa silajları, kontrol, Sill-All (Alltech,UK), LC1363, LCLDH, LBPL (Lactobacillus plantarum), LBPL+Lik inokulant katkılı olarak 6 gruptan oluşmaktadır. LC1363 (Lactococcus laktis subsp. cremoris) ve LCLDH (LDH mutant Lactococcus laktis subsp. cremoris) ile LBPL+Lik (Lactobacillus plantarum) gruplar, ? (1,3-1,4) glukanaz (likenaz) enzim genine sahip rekombinant inokulantlar içermektedir. İnokulantlar silajlara 1.5x107 cfu/g düzeyinde katılmışlardır. Silajı gruplarında 7, 14, 28 ve 56 günlük silolama süresi sonunda pH, kuru madde, ham protein, ham yağ, ham kül, ham selüloz, NDF ve ADF düzeyleri tespit edilmiştir. Bununla beraber 56 günlük arpa silajı gruplarında organik asitler, SÇK, NH3-N, Fleig puanları, in vitro gaz üretim miktarları, gaz üretim parametreleri, metabolize olabilir enerji içerikleri (ME), net enerji laktasyon (NEL) düzeyleri ve organik madde sindirilebilirlikleri (OMS) ile açım sonrası aerobik stabilite düzeyleri tespit edilmiştir. pH, ham protein, ham kül ve ADF değerleri bakımından silolamanın 7, 14, 28 ve 56. günlerinde ham selüloz ve NDF değerleri bakımından silolamanın 14, 28 ve 56. günlerinde, kuru madde içerikleri bakımından 28 ve 56. günlerde gruplar arasında farklılıklar önemli bulunmuştur (P<0.05). Silolamanın 56. gününde laktik asit ve propiyonik asit düzeyleri bakımından gruplar arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur (P<0.05). Asetik asit düzeyleri bakımından gruplar arasındaki farklılıklar önemsiz bulunmuştur(P>0.05). Silaj gruplarında bütirik asit tespit edilmemiştir. Silolamanın 56. gününde SÇK düzeyleri bakımından gruplar arasındaki farklılıklar önemli (P<0.05) iken NH3-N düzeyleri bakımından ise gruplar arasında farklılıklar önemsiz bulunmuştur(P>0.05). Silaj gruplarında 96. saat gaz üretim miktarları bakımından gruplar arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur. Silaj gruplarında ME, NEL düzeyleri ve OMS bakımından gruplar arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur. Burada, silaj katkı maddesi olarak LBPL ve LBPL+Lik inokulantlarının kullanımı arpa silajlarında ME, NEL ve OMS düzeylerini önemli derece iyileştirmiştir. Arpa silajı gruplarına ait aerobik stabilite sonuçlarına göre 25ºC±2 sıcaklık değerlerinin başladığı zaman dilimi silajların aerobik stabilitelerinin bozulmaya başladığını göstermiştir. Buna göre aerobik stabilite bakımından 92. saatte bozulmaya başlayan LBPL+Lik en iyi grubu oluşturmuştur. Sonuç olarak çalışmada elde edilen sonuçlar, özellikle arpa silajında rekombinant inokulant kullanımının, deneysel koşullarda silajın yem değeri ve aerobik stabilitesini artırdığını göstermiştir.

Ayfer Bozkurt Kiraz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Gıda atıklarından teknolojik işlemler ile alternatif yem hammaddesi geri kazanımı ve hayvan beslemede kullanım olanakları

Mevcut tez, ülkemizde özellikle Çukurova Bölgesi'nde meyve suyu üretimi sonrası çok fazla miktarda açığa çıkan narenciye (portakal, limon, greyfurt) posalarının kurutulması amacıyla atık ısıdan yararlanarak ekonomik kurutma teknolojileri vasıtasıyla ülkemiz hayvancılığına kaliteli yem kaynağı olarak kazandırılması ve elde edilecek kuru posaların yem değerlerinin saptanması amaclanmıştır. Kireç ocağındaki atıl ısı farklı kurutma modüllerinden oluşan toplam kurutma sistemine oluşturulmuş ve bu sistem yardımıyla efektif kurutma yapılabileceği saptanmıştır. Çalışma sonunda elde edilen bulgular; yaklaşık %85 nem içeriğine sahip posaların mekanik ön susuzlaştırma sonucu nem içeriklerinin %75-77'e düştüğü, bunu takiben direk ısı uygulamasının yapıldığı vibro akışkan yatak, döner tambur kurutucuda 1 saatlik bekletme sonrası nem düzeyi %35-37'e, 2 saatlik bekletme sonrası %13-25'e, üç saatlik bekletme sonrasında ise %8-10'a düştüğü, atık ısı yardımıyla kurutulan narenciye posalarının kimyasal ve fiziksel özellikleri itibarıyla endüstriyel bir yem maddesi haline dönüştürülebileceği saptanmıştır.

Gıda atıklarıHayvan beslemeKurutma yöntemleri+2
Gökhan Filik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Rasyon omega-3 veya omega-6 yağ asiti kaynaklarının etçi damızlıklarda performans, kuluçka randımanı, çıkış gücü ve kuluçka sonrası civcivlerde büyüme performansı ve Karkas parametreleri üzerıne etkileri

Mevcut çalışma, dört farklı yağ kaynağı (Soya (S), Ayçiçeği (A), Keten (K) ve Balık (B)) ile beslenen broiler dişi damızlıkların performans, kuluçka randımanı, çıkış gücü ve kuluçka sonrası elde edilen civcivlerde büyüme performansı ve karkas parametreleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Ayçiçeği yağı içeren rasyonla beslenen grupda ortalama yumurta ağırlığının yüksek olduğunu (P<0.05) göstermiştir. Farklı yağ kaynaklarının yumurta dış kalite, iç kalite, yumurta sarısıarında besin madde ve yağ asit profilini istatistik olarak etkilediği bulunmuştur (P<0.05). Balık yağı içeren rasyonla beslenen grupta kirli yumurta sayısının diğer gruplara göre daha düşük oldüğü bulunmuştur (P<0.05). Rasyonda farklı yağ kaynaklarının kullanılması damızlık hayvanlarda kuluçka randmanını istatistik olarak etkilediği saptanmıştır (P<0.05). Etlik civcivlerle yürütülen ikinci denemeden elde edilen sonuçlar göre ebeveynleri farklı yağ kaynakları ile beslenen civcivlerin performansını etkilediği (P<0.05) saptanmıştır ancak bu yağ kaynaklarının karkas parametreleri üzerinde istatistik olarak önemli bir farklılık (P>0.05) oluşturmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Rasyon yağ kaynağı, Damızlık, Yumurta, Kuluçka randmanı, Broiler, Performans.

Seyyednaeım Saber
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Laktasyondaki keçilerde rasyon kaba: Kesif yem oranı, tahıl kaynağı ve balık yağı kullanımının süt verimi ve kompozisyonuna etkileri

Bu çalışma, rasyon kaba:kesif yem oranı, tahıl kaynağı ve yağ kaynaklarının keçilerde performans, süt kompozisyonu, sütte yağ asidi profili, rumen pH, rumen uçucu yağ asitleri (UYA) ve biyohidrojenasyona etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, iki kaba yem oranı: 40,60; iki nişasta kaynağı: arpa, mısır ve iki yağ kaynağı: palm, balık içeren rasyonlar hazırlanarak dört ayrı deneme yürütülmüştür. Birinci ve ikinci denemelerde performansın rasyon muamelelerinden etkilenmediği belirlenmiştir. Birinci denemede rasyonda balık yağı kullanımı ile sütte yağ, üre ve yoğunluk azalmış, konjuge linoleik asit (KLA), C18:1t, eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosahekzaenoik asit (DHA) ve çoklu doymamış yağ asitleri toplamı (PUFA) artmış, doymuş yağ asitleri toplamı (SFA) ise azalmıştır. Rasyonda kesif yemin artırılması ile sütte KLA, C18:1t, DHA artmış, EPA azalmıştır. İkinci denemede ise rasyonda arpa kullanımı ile sütte üre ve sitrik asitin arttığı, balık yağı kullanımı ile yağ, laktoz, üre, asitlik, sitrik asit ve yoğunluğun değiştiği, KLA, C18:1t, EPA, DHA ve PUFA'nın arttığı gözlenmiştir. Rasyonda arpa kullanımı ile sütte KLA ve C18:1t artmıştır. Üçüncü çalışmada, rumende pH, asetat ve bütirat etkilenmezken, rasyonda balık yağı kullanımıyla, rumende propiyonat azalmış, doymamış yağ asitleri oranı artmış, biyohidrojenasyon azalmıştır. Kaba yem oranının artması trans yağ asitleri oranını artırmıştır. Son çalışmada ise rasyonda mısır kullanımıyla rumende propiyonatın arttığı, asetat/propiyonat ve asetat+bütirat/propiyonat oranının yükseldiği tespit edilmiştir. Rasyonda balık yağı kullanımı ile rumende propiyonat ve biyohidrojenasyon azalmış ve rasyonda mısır kullanımı ile biyohidrojenasyonun azaldığı belirlenmiştir. Mevcut bulgular ışığında, keçi sütünde insan sağlığına faydalı etkilere sahip bazı yağ asitleri (KLA, EPA, DHA ve PUFA) oranının artırılması amacıyla rasyonda nişasta kaynağı olarak arpa; yağ kaynağı olarak da balık yağı kullanılması önerilebilir. Ayrıca rasyonda kaba yem oranı artırılarak, sütte KLA dışında; EPA, DHA ve PUFA gibi yağ asitleri oranı yükseltilebilir. Anahtar Kelimeler: Keçi sütü, yağ asidi, biyohidrojenasyon, balık yağı, kaba yem oranı, nişasta kaynağı

Selma Büyükkılıç Beyzi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Rasyon rasyon yağ asidi ve iz mineral kaynaklarının etlik piliçlerde büyüme performansı, kemik gelişimi ve bacak sağlığı üzerine etkileri

Mevcut çalışmada rasyon yağ asidi ve iz minerallerin etlik piliçlerin performans değerleri, kemik gelişimi ve bacak sağlığına etkileri araştırılmıştır. Rasyon iz mineral denemesinde; altı haftalık deneme süresince toplam yem tüketimi, piliçlerin canlı ağırlık kazançları, yemden yararlanma oranı incelendiğinde muamelelerin etkisinin önemli olmadığı saptanmış (P>0.05).Deneme sonunda hayvanların kesime sevkinden önce klinik gözlemde incelenen parametreler (FBN, TD, Yürüme Skoru,Valgus-Varus ve Göğüste Yara Şekillenmesi) açısından muamelelerin etkisi önemli bulunmamıştır (P>0.05), Kemik mineral analizlerinde bakır, manganez, demir, çinko, kalsiyum ve fosfor düzeylerinin etkilenmediği görülmüştür (P>0.05). Rasyon yağ asidi denemesinde; altı haftalık deneme süresince toplam yem tüketimi, piliçlerin canlı ağırlık kazançları, yemden yararlanma oranı incelendiğinde muamelelerin etkisinin önemli olmadığı saptanmış (P>0.05). Deneme sonunda hayvanların kesime sevkinden önce klinik gözlemde incelenen parametreler (FBN, TD, yürüme Skoru, Valgus-Varus ve Göğüste Yara Şekillenmesi) açısından muamelelerin etkisi önemli bulunmamıştır (P>0.05). Kemik Cu, Mn, Fe konsantrasyonları muamelelerden önemli düzeyde etkilenmiştir.(P<0.0001).

Yusuf Uzun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerde civciv kalitesi ve yemde yağ kaynağı olarak orta zincirli yağ asidi kullanımının büyüme performansı ve karkas kalitesine etkileri

Mevcut çalışmada, kuluçka çıkışı sonrası kalite sınıflandırmasına tabi tutularak düşük ve yüksek kalite grubuna ayrılan civcivlerin rasyonlarında yağ kaynağı olarak orta zincirli yağ asidi kullanımının 35 günlük besi sonunda performans ve karkas parametreleri üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Kuluçkadan çıkış sonrası denemeye alınan civcivler, önce cinsiyetlerine göre ayrılıp sonrasında yüksek ve düşük kaliteli olmak üzere sınıflandırılarak iki muamele grubuna ayrılmıştır. Her muamele grubu, kontrol ve orta zincirli yağ asitleri alan iki alt gruba ayrılarak toplamda dört muamele grubu oluşturulmuştur. Denemede, oluşturulan her muamele grubun 5 tekerrürü ve her tekerrüründe de 40 (20 erkek, 20 dişi) civcivin olduğu toplamda 800 civciv kullanılmıştır. Civcivlere yem ve su serbest olarak verilmiştir. Civcivlerin canlı ağırlık kazancı, yemden yararlanma oranı, yem tüketimleri ve ölüm oranları belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, deneme başı canlı ağırlığı ve 21.gün canlı ağırlık kazancı civciv kalitesinden ve rasyonda orta zincirli yağ asit kullanımından etkilenmiştir (P<0.05). Deneme sonu itibarıyla grupların canlı ağırlık kazançları ve yemden yararlanma oranları arasında önemli bir fark bulunmazken (P>0.05), yem tüketimi yüksek kaliteli civcivlerde daha yüksek (P<0.05) bulunmuştur. Deneme sonunda ölüm oranı düşük kaliteli civcivlerde daha yüksek bulunmuştur (P<0.05). İstatistiki olarak erkek cinsiyetteki civcivlerde, kesim ağırlığı, civciv kalitesinden ve rasyonda orta zincirli yağ asit kullanımından etkilenirken, dişi civcivlerde karkas randımanı etkilenmiştir (P<0.05).

Tuna Sevgi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerde civciv kalitesi ve ön-başlatma yemi uygulamasının besi performansına ve karkas özelliklerine etkisi

Mevcut çalışmada, kuluçka çıkışı sonrası civcivlerin kalitelerinin sınıflandırılmasında kullanılacak parametrelerin belirlenmesi ve farklı kalitedeki civcivlere ilk beş gün verilecek ön-başlatma yemi uygulamasının 35günlük besi sonunda performans üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Kuluçkadan çıkış sonrası denemeye alınan civcivler, önce cinsiyetlerine göre ayrılıp sonrasında yüksek ve düşük kaliteli olmak üzere sınıflandırılarak iki muamele grubuna ayrılmıştır. Her muamele grubu, kontrol ve ön-başlatma yemi (ilk 5 gün sindirim sisteminin gelişimini teşvik edici, civciv başına toplamda 100 gr verilen özel yem) alan iki alt gruba ayrılarak toplamda dört muamele grubu oluşturulmuştur. Denemede, oluşturulan her muamele grubun 5 tekerrürü ve her tekerrüründe de 40 adet (20 erkek, 20 dişi) civcivin olduğu toplamda 800 adet civciv kullanılmıştır. Civcivlere yem ve su ad libitum olarak verilmiştir. Civcivlerin canlı ağırlık kazancı, yemden yararlanma oranı, yem tüketimleri ve ölüm oranları kayıt edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, deneme başı canlı ağırlığı civciv kalitesinden etkilenmiş (P<0.05). Ancak deneme sonu itibarıyla elde edilen canlı ağırlık kazancı, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı ve ölüm oranı üzerine ön başlatma yemi uygulaması ve civciv kalitesi önemli etkiye sahip olmamıştır (P>0.05). Ancak karın yağ miktarı ve oranı yalnızca düşük kaliteli dişi civcivlerde yüksek bulunmuştur (P<0.05).

Murat Durmuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hayvan beslemede genetiği değiştirilmiş yem hammaddelerinin kullanımı, Avrupa Birliği mevzuatı ve Türkiye'deki uygulamaları

Bu çalışma; genetiği değiştirilmiş yem hammaddelerinin çiftlik hayvanlarının beslenmesinde kullanımı ile ülkemizde, Avrupa Birliği'nde ve diğer ülkelerde bu ürünlerin üretimi, paketlenmesi, taşınması ve kullanımını düzenleyen yasal mevzuatların incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ve diğer ülkelerin Tarım Bakanlıklarının Genetiği Değiştirilmiş Organizma Mevzuatları incelenmiştir. Ülkemizde ve Avrupa Birliği Ülkelerinde genetiği değiştirilmiş ürünlerin doğrudan insan beslenmesinde kullanılmasına müsade edilmediği gibi yem amaçlı ithal edilen ürünler denetim ve takibe alınmaktadır. Öte yandan; ABD ve Kanada gibi diğer gelişmiş ülkelerde ise bu ürünlerin kullanımı ile ilgili yasal yaptırımlar biraz daha esnektir.

Tevfik Süllü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurutulmuş yumurtacı tavuk gübresinde yetiştirilen Spirulina platensis'in yumurtacı tavuk rasyonlarında yem katkı maddesi olarak kullanımının performans, kalite ve kan parametreleri üzerine etkileri

Mevcut çalışma iki aşamada yürütülmüştür. Denemenin birinci aşamasında Spirulina platensis kurutulmuş yumurtacı tavuk gübresinde yetiştirildikten sonra ikinci aşamada yumurtacı tavuk rasyonlarına ilave edilmiştir. Sekiz haftalık deneme, 38 haftalık yaştaki her birinde 18 hayvan bulunan 4 yumurtacı tavuk grubundan oluşmuştur. Yem katkı maddesi olarak Spirulina, grupların rasyonlarına %0, %0.5, %1 ve %2 oranlarında ilave edilmiştir. Canlı hayvan denemesinde rasyona Spirulina ilavesinin canlı ağırlık, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranlarında gruplar arasındaki fark istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur (p>0.05). İstatistiki açıdan yumurta veriminde 4. haftada (p<0.05), yumurta kalitesinde, sarı genişliği (p<0.01), sarı indeksi (p<0.05), renk skor L ve a değerlerinde (p<.0001) önemli derecede fark gözlenmiştir. Spirulina ilavesinin yumurta sarısı kolesterol seviyesi üzerine etkisi olmazken yağ asit kompozisyonuna bakıldığında stearik asit, linoleik asit, omega-6 ve çoklu doymamış yağ asitleri etkilenmiştir (p<0.05). Yumurta sarısı antioksidan düzeyi 1 ve 6. haftalarda etkilenmiştir (p<0.05). Yumurta raf ömrüne en olumlu etkinin rasyona %1 Spirulina unu ilave edilen muamele grubunda olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Kan parametrelerine etkisi gözlenmemiştir (p>0.05).

Meltem Tufan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu-t ve ross 308 etlik civciv hibritlerinin besi performansı ve karkas özellikleri üzerine ön-başlatma yemi uygulamasının etkileri

Mevcut çalışmada, Anadolu-T ve Ross 308 ticari hibritlerinde, kuluçka sonrası ilk 5 gün kullanılan ön-başlatma yemi uygulamasının 42 günlük besi sonunda civcivlerin büyüme performansı ve karkas parametreleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Deneme dizaynına göre Ross 308 ve Anadolu-T hibrit civcivlere (kontrol ve ön-başlatma) yemleme grupları olmak üzere 2x2 faktöryel tertipte toplam 4 yemleme grubu oluşturulmuştur. Her bir hibrit grubu, her birinde 24 civcivin bulunduğu 10 alt gruptan (tekerrür) oluşturulmuş, böylece her bir hibrit grubunda 240 adet olmak üzere toplam 480 hayvan kullanılmıştır. Civcivlere yem ve su ad libitum verilmiştir. Civcivlerin canlı ağırlık kazancı, yemden yararlanma oranı, yem tüketimleri, ölüm oranları ve karkas özellikleri belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, genetik yapı farklılığı deneme boyunca canlı ağırlık kazancını etkilemiş, Ross-308'lerin canlı ağırlık kazancı daha yüksek olmuştur (P<0.05). Ön-başlatma yemi uygulaması ile denemede 0-14.gün büyüme performansı ve yem tüketimi olumlu yönde etkilenmiştir (P<0.05). Anadolu-T ve Ross-308 hibritleri arasında ki kümülatif yem tüketim miktarı kıyaslandığında, 0-14. günler arasında önemli farklılık gözlenmiştir (P<0.01). Denemenin 0-14. günlerinde ön-başlatma yemi uygulanan muamele grubu ile kontrol grubu arasında tespit edilen fark, her iki hibrit (Ross 308 ve Anadolu-T) için de istatistiki açıdan önemli bulunmuştur (P<0.01). Muamele ölen hayvan sayısı üzerine önemli etkiye sahip olmamış, muamele grupları arasındaki farklılık istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur (P>0.05). Anadolu-T ve Ross 308 erkek hibritler birbirleri ile kıyaslandığında 42. gün kesim ağırlığı (g/piliç), sıcak ve soğuk karkas ağırlığı (g/piliç), abdominal yağ ağırlığı (g/piliç) ve abdominal yağ oranı (%) arasındaki fark bakımından istatistiki açıdan önemli bulunmuştur (Sırasıyla; P<0.01, P<0.01, P<0.01, P<0.05 ve P<0.01). Dişi hibritler birbirleri ile kıyaslandığında 42.gün kesim ağırlığı (g/piliç), sıcak ve soğuk karkas ağırlığı (g/piliç), abdominal yağ ağırlığı (g/piliç), abdominal yağ oranı (%) bakımından gruplar arası fark istatistiki açıdan önemli bulunmuştur (Sırasıyla; P<0.01, P<0.01, P<0.01, P<0.05, P<0.01). Ön-başlatma yemi uygulaması sadece dişi civcivlerin abdominal yağ oranını artırıcı yönde etkiye sahip olmuştur (P<0.05). Sonuç olarak çalışamadan el edilen bulgular, hibritler arasında canlı ağırlık kazancı farklı olmasına rağmen ön-başlatma yeminin etkisi olmamıştır ancak deneme sonu yemden yararlanma oranı ve ölen hayvan sayısında olumlu bir etki gözlenmemiştir. Ön başlatma yem uygulaması dişi civcivlerde abdominal yağ oranı arttırmış erkek civcivlerde herhangi bir etki oluşturmamıştır.

Şefika Evren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Süt keçilerinin beslenmesinde farklı yöntemlerle kurutulmuş narenciye posası kullanımının süt verimi, kalitesi ve süt ürünlerinde organoleptik özellikler üzerine etkileri

İki aşamalı mevcut çalışmada en iyi kurutma yöntemi ve kurutulan posanın karma yemdeki mısırla ikame potansiyelinin tespiti amaçlanmıştır. İlk denemede; narenciye (portakal, greyfurt ve limon) posaları farklı yöntemlerle (sıcak hava, infrared enerji, sıcak hava + infrared enerji; 70 oC ve 80 oC) 3x3x2 18 muamele grubunda kurutularak besin madde ve in vitro sindirilebilirlik analizleri gerçekleştirilmiştir. Sıcak hava+infrared enerjiyle kurutulan greyfurt posası en iyi in vitro sindirilebilirlik sonucunu vermiştir. Kurutma yöntemleri posalarda Mg ve Fe düzeyini, aroma maddelerinden toplam ester miktarını etkilemiştir. Posaların yağ asitleri de kurutma yöntemlerinden önemli (P<0.05) düzeyde etkilenmiştir. İn vitro sindirilebilirlik analizleri sonunda en iyi materyalin sıcak hava+infrared enerji ile kurutulan greyfurt posası olduğu saptanmıştır. Ancak greyfurtun acı tadı ve endüstriyel sıcak hava+infrared enerjili kurutma cihazının üretilememesinden dolayı çalışmanın ikinci aşamasında 80 °C sıcak havayla kurutulan portakal posası kullanılmıştır. Süt keçilerinin rasyonlarında kurutulmuş posalar mısırla farklı oranlarda(%7.5, 15 ve 22.5 KM) ikame edilmiştir. Muameleler keçilerin kuru madde tüketimini arttırmış, süt verimi ile yemi süte çevirme etkinliğini etkilememiş, canlı ağırlık değişimlerini ise olumsuz etkilemiştir. Süt kuru maddesi 2 ve 3. haftalarda posa ikamesinden kısmen olumsuz etkilenmiş, 6 ve 7. haftalarda ise artan posa kullanımıyla iyileşmiştir. Süt protein ve kazein düzeylerinde 3. hafta haricinde etki önemsiz (P>0.05) iken; süt yağı 6, 7 ve 8. haftalarda, laktoz düzeyi 3, 4 ve 5. haftalarda artmıştır. Muameleler kanda glikoz, kolesterol, NEFA, BHB ve IGF-1 ile süt yağ asidini olumsuz, sütün aroma, Cu, Fe miktarı ve peynir randımanını olumlu etkilemiştir. Somatik hücre sayısı çalışmanın ortasında kontrol grubunda daha düşük bulunmuş, peynir ve dondurmada kalite veya organoleptik özelliklerde herhangi bir etki gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Aroma, Narenciye, Organoleptik, Posa, Süt.

AromaKeçilerNarenciye+3
Harun Kutay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Atak-s yumurtacı civcivlerde civciv kalitesi ve ön-başlatma yemi uygulamasının performans ve yumurta kalitesine etkileri

Mevcut çalışma iki denemeden oluşmaktadır. Birinci deneme günlük yaştaki dişi Atak-S civcivlerin kalitelerine (CK) göre sınıflandırılıp ilk 7 gün ön-başlatma (ÖBY) yemi veya standart yemle (SY) beslenmesi şeklinde 2x2 faktöriyel deneme desenine göre yürütülmüştür. Her birinde 20 civciv bulunan 5 alt gruba sahip 4 muamele grubunda toplam 400 civciv kullanılmıştır. 22 haftalık birince denemede hayvanlar 3x2=6 m2 ebatlarındaki bulunan bölmelerde yerde yetiştirilmiştir. İlk 7 günden sonra standart besleme protokolü uygulanmıştır. İkinci denemede 23 haftalık yaşa ulaşan 144 adet tavuk, civciv dönemindeki muamelelere ilaveten standart (STD) veya serbest (SRB) yemleme şeklinde toplam 8 gruba ayrılmıştır. Bireysel kafeslerde 4 hafta adaptasyon için beklenmiş, ardından 10 hafta boyunca performansları ve yumurta kalite özellikleri incelenmiştir. STD grubuna günlük 120 g, diğer gruba serbest yem verilmiştir. Su ise tüm gruplara serbest verilmiştir. Birinci denemenin ilk haftalarında yem tüketimi, CK ve ÖBY'den önemli (P<0.05) düzeyde etkilenmiş; sonraki haftalarda yalnızca ÖBY etkili olmuştur (P<0.05). Canlı ağırlık kazançları ÖBY ile önemli (P<0.05) düzeyde artmış, yemden yararlanma oranları yalnızca ilk haftalarda ÖBY'den olumlu etkilenmiştir. Birinci haftada ÖBY sindirim sistemini önemli (P<0.05) düzeyde geliştirmiş, sonra bu etki ortadan kalkmıştır. İkinci denemede CK ve ÖBY canlı ağırlık artışlarını kötüleştirmiş, STD grubunda toplam ve ortalama yem tüketimleri ile ortalama yemden yararlanma oranları CK ve ÖBY'den olumlu etkilenmiştir. SRB'nin etkisi ise görülmemiştir (P>0.05). Yumurta verimliliği üzerine ÖBY'nin etkisi önemli (P<0.05) bulunmuştur. CK faydalı ancak uygulaması zor bir işlemdir. Bu nedenle ÖBY'nin özellikle düşük kaliteli civcivlere olumlu etki edeceği söylenebilir. Civcivlere yapılacak uygulamaların pazar durumuna göre belirlenmesi uygun olacaktır. Anahtar Kelimeler: Civciv kalitesi, Ön-başlatma yemi, Yumurtacı, Performans, Kalite

İslim Polat Açık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Domates seracılık atıklarının kaba yem kaynağı silaj olarak yem değerinin tespiti

Mevcut çalışma, sebze olarak tüketilen domates hasat atıklarının (gövde, dal ve yapraklar) silaj olarak değerlendirilmesini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Adana ilinin Karaisalı ilçesine bağlı Bekirli Köyü'nde serada domates üretimi yapan bir işletmeden hasat sonrası alınan domates yeşil aksamı çalışmanın materyalini oluşturmuştur. Çalışmada kontrol (pozitif) grubu (15.920 kg kıyılmış domates hasat artığı ve 80g su), %2 melas (15.600 g hasat artığı, 320g melas, 80 g su), %2 arpa (15.600 g hasat artığı, 320 g melas, 80 g su), % 1melas + % 1 arpa (15.600 g hasat artığı, 160 g melas, 160 g arpa, 80 g su ) olmak üzere her muamele grubunda dört tekerrürün olduğu toplamda dört farklı muamele grubu oluşturulmuştur. Domates hasat atıkları 2-3 cm uzunluğunda kıyılarak silolanmaya uygun hale getirilmiştir. Kıyılan yeşil aksam iki litre kapasiteli vakum kapaklı özel sert plastik saklama kapları içerisine vakumlanmış naylon torbalarda hava almayacak şekilde sıkıştırılıp kapakları kapatılmıştır. Kaplar rutubetsiz, doğrudan güneş ışığına maruz kalmayan bir depoda 48 günlük fermantasyon süresinden sonra açılmış ve silaj örneklerinde fiziksel özellikler (renk, koku ve strüktür), kuru madde, ham protein, ham yağ, ham selüloz, ADF, NDF, ADL, pH değeri ve Fleig puanı değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda; kuru madde, ham yağ, ham kül ve pH dışında diğer tüm besin maddelerinin uygulanan muamele gruplarından önemli derece etkilendiği tespit edilmiştir (P<0.001). Domates hasat atıklarının %2 melas katkı maddesi ile zenginleştirilmesinin diğer muamele gruplarına kıyasla özellikle ham protein ve ham yağ içeriğinde önemli bir artış sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Domates, Hasat artığı, Silaj, Kaba yem, Ruminant besleme

Özge Durmuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors