Theses supervised by Prof. Dr. Hülya Özgönen Özkaya

23 theses · Isparta University of Applied Sciences

Master'sOpen AccessTR

Phalaenopsis orkide üretiminde sorun olan fungal hastalıkların belirlenmesi ve biyolojik mücadele olanaklarının araştırılması

Bu çalışmada Türkiye'de süs bitkisi alanında saksı ve kesme çiçek olarak örtüaltı yetiştiriciliği yapılan Phalaenopsis orkidede sorun oluşturan fungal hastalıkların belirlenmesi ve bu etmenlerin biyolojik mücadele yöntemleri kullanılarak etkinliğinin azaltılması amaçlanmıştır. Çalışmada Mersin, İstanbul, Yalova ve Antalya illerindeki seralardan hastalık belirtisi gösteren bitkilerden izolasyon yapılmıştır. İzolasyonlar sonucunda 5 cinse ait 11 fungus türü teşhis edilmiştir. En fazla yaygınlık oranına sahip cins, %14 – 64.4 ile Fusarium olurken tür bazında bütün bölgelerden izole edilen en sık rastlan tür %6.5-16.3 yaygınlık oranı ile F. oxysporum (F.o)' dur. İzolasyon sonuçlarına göre diğer tespit edilen cins ve türler, Pythium sp., Sclerotinia sclerotiorum, Macrophomina phaseolina, Rhizoctonia solani, F. acutatum, F. chlamydoporum, F. poae, F. proliferatum, F. solani, F. redolens ve F. verticilloides' dir. Çalışmada biyolojik mücadele olanaklarının değerlendirilmesi amacıyla bitki örneklerinin izolasyonu ile elde edilen Trichoderma spp. ele alınmıştır. Tür bazında T. harzianum, T. virens, T. koningii ve T. atroviride olduğu tespit edilmiştir. %68.1 yaygınlık oranı ile tüm bölgelerde en sık rastlanan tür T. harzianum olurken en az rastlanan tür %2.2 yaygınlık oranı ile T. atroviride'dir. Saksı denemelerinde T. harzianum'un orkide izolatı ve ticari preparatı F.oxysporum'un hastalık şiddetini sırasıyla %77.3 ve % 81.8 oranında azaltmıştır. Her iki uygulama orkide bitkilerinde kök uzunluğu, kök ve sürgün yaş ağırlığını kontrol ve sadece patojen uygulamalarına kıyasla arttırmıştır.

Biyolojik mücadeleFungal hastalıklarFusarium oxysporum+3
Serap Güner
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Karaman'da elma depolarında görülen önemli fungal hastalıklar ve biyolojik mücadelesi

Karaman ili ülkemizde elma üretiminin yanı sıra depolanması açısından da önemli bir yere sahiptir. Elma depolama sürecinde karşılaşılan fungal hastalıklara yönelik kimyasal uygulamalara alternatif mücadele arayışları giderek hız kazanmaktadır. Bu çalışmada, Karaman ili soğuk hava depolarındaki elmalarda görülen fungal hastalıkların tespiti yapılarak, en sık rastlanılan patojene karşı yine elmadan izole edilen epifitik antagonist etmenlerle biyolojik mücadelesi araştırılmıştır. Bu amaçla 2018-2019'da soğuk hava depolarına surveyler gerçekleştirilmiştir. Depolardan alınan çürümüş meyvelerden izole edilen etmenler arasında en sık karşılaşılan Penicillium spp. olmuş, bunu Botrytis cinerea ve Alternaria alternata takip etmiştir. Penicillium türlerinin morfolojik olarak tanılamaları yapılarak, P. digitatum, P. expansum ve P. italicum türleri olduğu saptanmıştır. Moleküler tanılama ile ITS ve β-tubulin genomik bölgelerine göre dizi analizleri gerçekleştirilerek türler doğrulanmıştır. Çalışmada kullanılan epifitik antagonistler soğuk hava depolarından alınan elmalardan izole edilmiş ve bu üç hastalık etmenine karşı in vitro etkinlikleri belirlenmiştir. Üç patojene de etkili bulunan iki epifitik antagonist seçilmiş, Aureobasidium pullulans ve Pantoea agglomerans olarak belirlenmiş ve antagonistlerin in vivo çalışmalarla etkinlikleri değerlendirilmiştir. A. pullulans üç Penicillium türüne karşı etkili olmakla birlikte lezyon gelişimini engellemede istatistiksel olarak fark görülmemiştir. P. agglomerans, P. italicum'un lezyon çapını azaltmada daha başarılı olmuştur. Sonuç olarak, in vivo denemeler sonucunda A. pullulans'ın Penicillium türlerinin meyvede meydana getirmiş olduğu lezyon çapını azatmada daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır.

Biyolojik mücadeleElmaPenicillium
Tuğba Çakır
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ili geleneksel soğuk hava depolarında oda atmosferindeki fungal etmenlerin ve elma meyve bulaşıklığı ile ilişkilerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, Isparta iline bağlı Eğirdir, Gelendost ve Senirkent ilçelerindeki iki farklı soğuk hava deposunun iki farklı oda atmosferindeki fungal mikrofloranın ve elma çürüklük oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, depo oda atmosferindeki funguslar tuzak besiyeri yöntemiyle yakalanmış ve cins düzeyinde koloni sayıları belirlenmiştir. Her ilçedeki depo odalarında, kasalara konan Golden Delicious çeşidi meyvelerindeki çürüklük sayıları ve çürüklük oranları (%) belirlenmiştir. Sayımı yapılan fungus cinsleri sırasıyla Penicillium spp., Botrytis spp., Alternaria spp., Aspergillus spp., Geotrichum sp. ve bazı maya türleri olmuştur. Elma depo atmosferindeki fungus cinslerinin oranları ilçeler ve depolar arasında değişmiştir. Depo odalarında en yaygın izole edilen fungus Penicillium spp olmuştur. Buna bağlı olarak depoya konan elma meyvelerindeki çürüklük oranları da değişkenlik göstermiştir. Çalışma sonucunda bu değişimin sebeplerinin depoya konan elma çeşidi ve depolarda sezon başı ve sonunda yapılan hijyen ve sanitasyon önlemlerine bağlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Süleyman Cengizhan Yüceer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Antalya'da avokado üretim alanlarında görülen fungal hastalıkların belirlenmesi

Bu çalışmada, avokado yetiştiriciliğinin hızla arttığı Doğu Antalya'da (Alanya, Gazipaşa, Manavgat) fungal hastalıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Avokado (Persea americana), anavatanı Orta Meksika olan Lauraceae (Defnegiller) familyasına ait subtropik bir meyvedir. Tropik iklime sahip bölgeler yanında Akdeniz iklimine sahip çeşitli bölgelerde de yetiştirilmektedir. Dünyada en fazla avokado üretimi yapılan ülkeler sırasıyla Meksika, Kolombiya, Peru, Dominik Cumhuriyeti ve Endonezya'dır. Türkiye'de ilk avokado üretimi denemeleri 1970 yılında California'dan ülkemize getirilen 4 önemli kültür çeşidinin (Hass, Fuerte, Bacon, Zutano) Antalya, Mersin, Muğla, Hatay ve Adana'ya adaptasyon çalışmaları ile başlamıştır. Türkiye avokado yetiştiriciliğinde ilk sırada gelen Antalya ilinde üretimi yapılan çeşitler Fuerte ve Hass'dır. 2023 yılı itibariyle Türkiye'de 47.205 da alanda 38.462 ton avokado üretimi gerçekleştirilmiştir. Tüm dünyada avokadoda üretimini sınırlayan önemli fungal hastalıklar ve abiyotik faktörler nedeniyle ekonomik kayıplar dikkat çekmektedir. Çalışmada Doğu Antalya'daki survey yapılan alanlardan hasta bitki örnekleri toplanmış; meyve, yaprak, sürgün ve kök bölgelerinden rutin mikolojik izolasyonlar yapılarak klasik tanı yöntemleri ile cins veya tür düzeyinde fungal hastalıklar belirlenmiştir. Çalışma sonucunda en yaygın izole edilen fungal hastalık etmeni Fusarium spp. (F. oxysporum, Fusarium verticilloides, Fusarium poae) olarak belirlenmiştir. İzole edilen diğer fungus ve fungus benzeri cins veya türler Rhizoctonia solani, Alternaria sp.,Pestalotiopsis sp.,Verticillium sp., Phytophthora sp., Pythium hordeum, Cylindrocarpon sp., Aspergillus spp., olarak kaydedilmiştir. Ülkemizin elverişli iklimi ve özellikle Akdeniz kıyılarında yetiştiriciliğin artacağı göz önünde bulundurulduğunda yüksek verimli avokado üretimi için fungal hastalıkların belirlenmesi ve hastalıkların yayılmasına engel olacak önlemler alınması önemli olacaktır.

AvokadoPatojenler
İzel Şanlı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Domates üretiminde kurşuni küf hastalığına kimyasal ve biyolojik ürünlerin etkinliklerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, saksı ve sera koşullarında domates bitkilerinde ve kontrollü koşullarda domates meyvelerinde Botrytis cinerea'ya karşı bazı kimyasal ve biyolojik ürünlerin etkinliği araştırılmıştır. Çalışmada etkinliği araştırılan etken maddeler arasında %26.7 Boscalid + %6.7 Pyraclostrobin, %37.5 Cyprodinil + %25 Fludioxonil, %1.34 Bacillus subtilis ve 224.6 g/L Reynoutria spp. bulunmaktadır. Saksı denemesinde, Boscalid + Pyraclostrobin ve Cyprodinil + Fludioxonil B. cinerea'ya karşı sırasıyla %92.3 ve %87.2 oranında etkinlik göstermiştir. Biyolojik ürünler olan Bacillus subtilis ve Reynoutria spp. ise B. cinerea'nın hastalık şiddetini sırasıyla %76.9 ve %82.1 oranlarında azatmıştır. Kontrollü koşullarda meyve denemelerinde Boscalid + Pyraclostrobin ve Cyprodinil + Fludioxonil hastalık şiddetini sırasıyla %88.2 ve %80.4 oranlarında azalmıştır. Sera denemesinde ise hastalık şiddeti üzerine en yüksek etkiyi Boscalid + Pyraclostrobin ve Cyprodinil + Fludioxonil uygulamaları göstermiş ve etki oranları sırasıyla %87.9 ve %81.2 olmuştur. Sonuç olarak, kimyasal fungisitlerin etkinlikleri sera, saksı ve meyve denemelerinde B. cinerea'ya karşı yüksek etkinlik göstermiştir. Bu bulgular, entegre hastalık yönetimi stratejilerinde fungisit seçiminin önemini vurgulamakta ve biyolojik fungisitlerin kullanım potansiyelini göstermektedir.

Hastalık
Hamdi Genç
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Fungal diseases and biological control possibilities in the lavender fields of the turkish lakes region

In this thesis, fungal diseases and biological control options were investigated in the Lakes District of Turkey, which produces the highest amount of lavender (%42: Isparta, Denizli, Afyonkarahisar, Burdur). Various pathogens threatening production, including Fusarium, Epicoccum, and Rhizoctonia species, were identified using morphological and molecular methods. In pot experiments with the susceptible Lavandula angustifolia 'Sevtopolis' variety, the combined effects of the antagonist fungus Trichoderma harzianum and the mycorrhizal fungus Rhizophagus intraradices from our collection were compared with commercial preparations T-22 Planter Box and Shubhodaya against the highly virulent pathogens Rhizoctonia solani (80%) and Fusarium oxysporum (73.3%). In growth parameters, the synergistic effect of the collection Trichoderma (Kt) + collection mycorrhiza (Km) application was prominent, while the commercial mycorrhiza (Tm) + commercial Trichoderma (Tt) application was the most effective in reducing disease severity. Among the induced resistance mechanisms in plants, the highest increase in total phenolic content was observed with the Km application. Levels of important phenolic compounds analyzed by HPLC showed differences across treatments. Km was the most effective in increasing the levels of p-coumaric and rosmarinic acids. Aromatic compounds in lavender were analyzed by GC-MS SPME. In the presence of F. oxysporum, treatments increased the production of defense compounds such as camphor, 1,8-cineole, and borneol, while fluctuations were observed in their amounts in the presence of R. solani, with reductions in linalyl acetate and linalool levels.

Biological controlLakes regionMycorrhiza+1
Aliye Altunışık Alıc
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Vermikompost ve vermikompost çayının fasulyede beyaz çürüklük hastalığı (sclerotınıa sclerotıorum) ve bitki gelişimi üzerine etkisi

Bu tez çalışmasının amacı, vermikompost (VK) ve vermikompost çayının (VKÇ) fasulyede (Phaseolus vulgaris L.) beyaz çürüklük etmeni Sclerotinia sclerotiorum (Lib.) de Bary üzerindeki etkilerini ve bitki gelişimine katkılarını araştırmaktır. Araştırma, in vitro ve iklim odasında saksı denemeleri olmak üzere iki aşamada yürütülmüştür. In vitro testlerin birinci aşamasında, soğuk sterilizasyon yöntemiyle süzülerek hazırlanan VKÇ, farklı konsantrasyonlarda (%0.25, %0.5, %1.0, %1.5, %2.0) besiyerine ilave edilmiştir. İkinci aşamada ise VKÇ'nin karşılıklı ekim ile S. sclerotiorum'un misel gelişimine doğrudan etkileri belirlenmiştir. Soğuk sterilize edilmiş VKÇ'nin, S. sclerotiorum'un misel gelişimini doz bağımlı olarak anlamlı şekilde azalttığı tespit edilmiştir. VKÇ'nin %2 konsantrasyonu patojenin misel gelişimini %79.2 oranında baskılamıştır. VKÇ ve S. sclerotiorum'un karşılıklı ekim yapıldığı durumda çay içerisindeki bakteriler patojenin misel gelişimini %47.4 baskılamıştır. Saksı denemelerinde ise VK ve VKÇ farklı dozlarda (VK, %1, %2, %3; VKÇ, %0.5, %1, %1.5), hem tek başına hem de patojenle birlikte uygulanmıştır. Patojen inokulasyonu doğrudan kök bölgesine yapılmıştır. Elde edilen bulgular, VK ve VKÇ uygulamalarının doz artışıyla birlikte hastalık şiddetini azalttığını göstermiştir. VK %1-3 oranlarda yetiştirme ortamına eklendiğinde hastalık şiddetini %44.9-73.5 oranlarında azaltmıştır. Benzer şekilde VKÇ'nin %0.5-1.5 dozları hastalık şiddetini %51.1-65.3 oranlarında azaltmıştır. Bitki gelişimi üzerinde en yüksek olumlu etki, %1.5 konsantrasyonda uygulanan VKÇ ile elde edilmiştir. Bu uygulama, hem biyokütle artışı hem de bitki ve kök uzunluğu bakımından en yüksek değerleri vermiştir. Bulgular genel olarak VC ve VCT kullanımının hastalık şiddetini azaltabileceğini ve bitki gelişimini destekleyebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, VK ve VKÇ'nin uygun dozlarda kullanımı, biyolojik mücadele ve sürdürülebilir tarım uygulamaları açısından çevre dostu ve etkili alternatifler olarak değerlendirilebilir.

Bitki gelişimiBiyolojik mücadeleSclerotinia sclerotiorum+1
Abdalla Mahmoud Mohamed Elsherbını Badawı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı fungisit ve glomus iranicum var. Tenuihypharum kombinasyonlarının fasulyede macrophomina phaseolina ve bitki gelişimine etkileri

Bu tez çalışmasında, bazı fungisit (thiram, thiram + tolclophos methyl ve hymexazol) ve arbüsküler mikorizal fungus Glomus iranicum var. tenuihypharum kombinasyonlarının fasulyede kömür çürüklüğü etmeni Macrophomina phaseolina'nın hastalık şiddeti ve bitki gelişim parametreleri üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Mikorizal fungus G. iranicum var. tenuihypharum fasulye köklerinde %75.2 oranında kolonize olmuştur. Mikorizal fungusun fungisit ile birlikte uygulandığı bitki köklerinde mikorizal kolonizasyon oranları belirli düzeylerde azalmıştır. Mikorizal fungus ve thiram uygulanan bitki köklerinde kolonizasyonda yüksek oranda azalma gözlemlenmiştir. M. phaseolina iki aylık deneme süresi sonunda fasulyede %82.7 oranında hastalık şiddeti meydana getirmiştir. Fungisit, mikorizal fungus ve bunların kombinasyon halinde uygulanmaları, patojenin hastalık şiddetini %53.2-83.9 oranlarında azaltmıştır. Hastalık şiddeti üzerine en yüksek etkiyi hymexazol ve mikorizal fungus ile kombinasyonu göstermiştir. Fungisit ve/veya mikorizal fungus kombinasyonlarının patojen inokulasyonu yapıldığı ve yapılmadığı durumda bitki gelişim parametreleri (bitki boyu, kök uzunluğu, sürgün-kök yaş ağırlığı, sürgün-kök kuru ağırlığı) üzerine etkileri belirlenmiş ve bu uygulamalar tüm bitki gelişim parametrelerini kontrol ve patojene kıyasla önemli düzeyde arttırmıştır. Sadece mikorizal fungus uygulaması tüm bitki büyüme parametrelerinin artışında en etkili uygulama olmuştur. Çalışma sonucunda mikorizal fungus ve fungisit kombinasyonlarının fasulyede bitki gelişiminin arttırılması ve kömür çürüklüğünün hastalık şiddetinin azaltılmasında önemli etkileri olduğu belirlenmiştir.

Phaseolus vulgaris
Durmuş Gürkan Sevinç
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mikorizal fungus ve vermikompost uygulamalarının patateste Rhızoctonıa solanı kuhn. ve bitki gelişimi üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, mikorizal fungus Glomus intraradices, vermikompost ve vermikompost çayının tek ve kombinasyon halinde uygulamalarının patateste bitki gelişimi ve Rhizoctonia solani Kuhn. üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Mikorizal fungus yumru dikimiyle birlikte, vermikompost ve vermikompost çayı dikim sonrası toprağa, karşılaştırma ilacı olarak fludioxonil etkili maddeli fungisit yumruya uygulanmıştır. Deneme süresi sonunda mikorizal fungusun kök kolonizasyonu, bitki gelişim parametreleri (çıkan bitki sayısı, sürgün ve kök uzunluğu, gövde çapı, sürgün ve kök yaş-kuru ağırlıkları) ile R. solani'nin hastalık şiddeti üzerine etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca bitki köklerinden örnek alınarak uygulamalardaki toplam fenolik madde miktarı belirlenmiştir. Mikorizal fungus G. intraradices, vermikompost ve çayı ile tek veya kombinasyon halinde uygulamalarında hem patojen varlığında hem de yokluğunda kolonizasyon gerçekleştirebilmiştir. Mikorizal fungus kök kolonizasyonuna bağlı olarak kontrole kıyasla bitki gelişim parametrelerini önemli düzeyde arttırmıştır. Bitki gelişimi üzerine en yüksek etki mikorizal fungusun tek başına ve vermikompost ile kombinasyonlarından elde edilmiştir. G. intraradices'in vermikompost ile tek ve kombinasyon halinde uygulamaları hastalık gelişimini önemli ölçüde baskılamıştır. Uygulamalar tohum ilaçlaması kadar etkinlik sağlamış; hem gövdede hastalık gelişimini hem de yumruda sklerot bulaşıklığını azaltmıştır. Bitki köklerinde toplam fenolik miktarı deneme süresi sonunda patojen uygulamasında en düşük bulunurken diğer tüm uygulamalarda kontrole kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Sonuçlar söz konusu uygulamaların patateste bitki gelişimini arttırması ve hastalık oluşumunu azaltması bakımından önemli bulunmuş ve patates tarımında kullanılabileceğini göstermiştir.

Selami Karak
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında görülen fungal hastalıkların belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında görülen fungal etmenlerin yaygınlığı, izolasyon sıklıkları, etmenlerin tanılanması ve virülenslerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gaziantep ilinde Nisan 2018 ve Nisan 2019 dönemlerinde, toplam 42 sarımsak üretim alanında sörveyler yapılmıştır. İzole edilen funguslar, kültürel ve morfolojik özelliklerine göre cins ve tür düzeyinde tanımlanmıştır. Fusarium spp. sarımsak üretim alanlarında en yaygın cins olarak belirlenmiş ve yaygınlık oranları %48-%67.4 arasında değişim göstermiştir. Tanımlanan diğer cinsler; Macrophomina, Rhizoctonia ve Puccinia olarak belirlenmiştir. Morfolojik ve kültürel özelliklerine göre tanımlanan Fusarium cinsine ait türler: F. oxysporum, F. poae, F. proliferatum, F. semitectum, F. sporotrichioides ve F. verticillioides olarak belirlenmiştir. Tanısı yapılan diğer türler; Macrophomina phaseolina, Rhizoctonia solani ve pas hastalığına sebep olan Puccinia porri'dir. En yaygın izole edilen tür F. oxysporum olup izolasyon sıklığı %20.1-%39.8 arasında değişim göstermiştir. F. sporotrichioides %11.4 oran ile yaygınlığı en az olan tür olarak belirlenmiştir. Patojenite testi sonuçlarına göre tanımlanan türlerin hastalık şiddetleri %64-%80 arasında değişmiştir. Sonuç olarak, Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında 4 cinse ait toplam 9 tür tanımlanarak bu türlerin sarımsak üretimi açısından potansiyel problem olduğu belirlenmiştir.

Nuran Yıldızbakan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında görülen fungal hastalıkların belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında görülen fungal etmenlerin yaygınlığı, izolasyon sıklıkları, etmenlerin tanılanması ve virülenslerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gaziantep ilinde Nisan 2018 ve Nisan 2019 dönemlerinde, toplam 42 sarımsak üretim alanında sörveyler yapılmıştır. İzole edilen funguslar, kültürel ve morfolojik özelliklerine göre cins ve tür düzeyinde tanımlanmıştır. Fusarium spp. sarımsak üretim alanlarında en yaygın cins olarak belirlenmiş ve yaygınlık oranları %48-%67.4 arasında değişim göstermiştir. Tanımlanan diğer cinsler; Macrophomina, Rhizoctonia ve Puccinia olarak belirlenmiştir. Morfolojik ve kültürel özelliklerine göre tanımlanan Fusarium cinsine ait türler: F. oxysporum, F. poae, F. proliferatum, F. semitectum, F. sporotrichioides ve F. verticillioides olarak belirlenmiştir. Tanısı yapılan diğer türler; Macrophomina phaseolina, Rhizoctonia solani ve pas hastalığına sebep olan Puccinia porri'dir. En yaygın izole edilen tür F. oxysporum olup izolasyon sıklığı %20.1-%39.8 arasında değişim göstermiştir. F. sporotrichioides %11.4 oran ile yaygınlığı en az olan tür olarak belirlenmiştir. Patojenite testi sonuçlarına göre tanımlanan türlerin hastalık şiddetleri %64-%80 arasında değişmiştir. Sonuç olarak, Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında 4 cinse ait toplam 9 tür tanımlanarak bu türlerin sarımsak üretimi açısından potansiyel problem olduğu belirlenmiştir.

Nuran Yıldızbakan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında görülen fungal hastalıkların belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında görülen fungal etmenlerin yaygınlığı, izolasyon sıklıkları, etmenlerin tanılanması ve virülenslerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gaziantep ilinde Nisan 2018 ve Nisan 2019 dönemlerinde, toplam 42 sarımsak üretim alanında sörveyler yapılmıştır. İzole edilen funguslar, kültürel ve morfolojik özelliklerine göre cins ve tür düzeyinde tanımlanmıştır. Fusarium spp. sarımsak üretim alanlarında en yaygın cins olarak belirlenmiş ve yaygınlık oranları %48-%67.4 arasında değişim göstermiştir. Tanımlanan diğer cinsler; Macrophomina, Rhizoctonia ve Puccinia olarak belirlenmiştir. Morfolojik ve kültürel özelliklerine göre tanımlanan Fusarium cinsine ait türler: F. oxysporum, F. poae, F. proliferatum, F. semitectum, F. sporotrichioides ve F. verticillioides olarak belirlenmiştir. Tanısı yapılan diğer türler; Macrophomina phaseolina, Rhizoctonia solani ve pas hastalığına sebep olan Puccinia porri'dir. En yaygın izole edilen tür F. oxysporum olup izolasyon sıklığı %20.1-%39.8 arasında değişim göstermiştir. F. sporotrichioides %11.4 oran ile yaygınlığı en az olan tür olarak belirlenmiştir. Patojenite testi sonuçlarına göre tanımlanan türlerin hastalık şiddetleri %64-%80 arasında değişmiştir. Sonuç olarak, Gaziantep ili sarımsak ekiliş alanlarında 4 cinse ait toplam 9 tür tanımlanarak bu türlerin sarımsak üretimi açısından potansiyel problem olduğu belirlenmiştir.

Nuran Yıldızbakan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kumluca domates seralarında mikorizal fungus popülasyonları ve dikim sonrası fide kurumaları ile ilişkileri

Bu tez çalışmasında, Kumluca'nın Temel Eğitim, Merkez, Sarıcasu, Sahil, Beykonak mevkilerinde domates üretimi yapılan seralardan alınan toplam 25 adet toprak örneğinde mikorizal fungus spor sayıları, kök kolonizasyonu, glomalin miktarı, fide kuruma oranları, fungal hastalık etmenleri ve bunlar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, toprak örneklerinden ıslak eleme yöntemi ile mikorizal fungus spor sayıları, kök temizleme ve boyama işlemleri ile kolonizasyon oranları ve spektrofometrik yöntemle glomalin miktarları belirlenmiştir. Dikimden sonra seralardan alınan hastalıklı fidelerden rutin mikolojik yöntemlere göre izolasyonlar yapılmış ve fungal etmenler teşhis edilmiştir. Toprak örneklerinden yapılan analizler sonucunda topraktaki spor yoğunluğu, kök kolonizasyon oranları, glomalin miktarı seralar arasında farklılıklar göstermiştir. Sözkonusu parametreler Kumluca Temel Eğitim ve Beykonak mevkilerindeki bazı seralarda yüksek bulunmuştur. Fide kuruma oranları seralar arasında değişmekle birlikte Beykonak ve Sarıcasu dışında diğer mevkilerde birer serada en yüksek kuruma oranları gözlemlenmiştir. Fide kurumalarına neden olan Fusarium türlerinden F. equiseti, F. oxysporum, F. poae, F. proliferatum, F. solani ve F. volatile izole edilmiştir. Fide kurumalarına neden olan diğer etmenler arasında Rhizoctonia solani, Macrophomina phaseolina ve Alternaria türleri yeralmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, kök kolonizasyonu, spor sayısı ve glomalin miktarları arasında istatistiki olarak önemli pozitif bir korelasyon (P<0.05) bulunmuş ve sözkonusu parametrelerde kendi aralarında artış görülürken fide kuruma oranları arasında azalma olmuştur.

Hülya Özer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kumluca domates seralarında mikorizal fungus popülasyonları ve dikim sonrası fide kurumaları ile ilişkileri

Bu tez çalışmasında, Kumluca'nın Temel Eğitim, Merkez, Sarıcasu, Sahil, Beykonak mevkilerinde domates üretimi yapılan seralardan alınan toplam 25 adet toprak örneğinde mikorizal fungus spor sayıları, kök kolonizasyonu, glomalin miktarı, fide kuruma oranları, fungal hastalık etmenleri ve bunlar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, toprak örneklerinden ıslak eleme yöntemi ile mikorizal fungus spor sayıları, kök temizleme ve boyama işlemleri ile kolonizasyon oranları ve spektrofometrik yöntemle glomalin miktarları belirlenmiştir. Dikimden sonra seralardan alınan hastalıklı fidelerden rutin mikolojik yöntemlere göre izolasyonlar yapılmış ve fungal etmenler teşhis edilmiştir. Toprak örneklerinden yapılan analizler sonucunda topraktaki spor yoğunluğu, kök kolonizasyon oranları, glomalin miktarı seralar arasında farklılıklar göstermiştir. Sözkonusu parametreler Kumluca Temel Eğitim ve Beykonak mevkilerindeki bazı seralarda yüksek bulunmuştur. Fide kuruma oranları seralar arasında değişmekle birlikte Beykonak ve Sarıcasu dışında diğer mevkilerde birer serada en yüksek kuruma oranları gözlemlenmiştir. Fide kurumalarına neden olan Fusarium türlerinden F. equiseti, F. oxysporum, F. poae, F. proliferatum, F. solani ve F. volatile izole edilmiştir. Fide kurumalarına neden olan diğer etmenler arasında Rhizoctonia solani, Macrophomina phaseolina ve Alternaria türleri yeralmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, kök kolonizasyonu, spor sayısı ve glomalin miktarları arasında istatistiki olarak önemli pozitif bir korelasyon (P<0.05) bulunmuş ve sözkonusu parametrelerde kendi aralarında artış görülürken fide kuruma oranları arasında azalma olmuştur.

Hülya Özer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kumluca domates seralarında mikorizal fungus popülasyonları ve dikim sonrası fide kurumaları ile ilişkileri

Bu tez çalışmasında, Kumluca'nın Temel Eğitim, Merkez, Sarıcasu, Sahil, Beykonak mevkilerinde domates üretimi yapılan seralardan alınan toplam 25 adet toprak örneğinde mikorizal fungus spor sayıları, kök kolonizasyonu, glomalin miktarı, fide kuruma oranları, fungal hastalık etmenleri ve bunlar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, toprak örneklerinden ıslak eleme yöntemi ile mikorizal fungus spor sayıları, kök temizleme ve boyama işlemleri ile kolonizasyon oranları ve spektrofometrik yöntemle glomalin miktarları belirlenmiştir. Dikimden sonra seralardan alınan hastalıklı fidelerden rutin mikolojik yöntemlere göre izolasyonlar yapılmış ve fungal etmenler teşhis edilmiştir. Toprak örneklerinden yapılan analizler sonucunda topraktaki spor yoğunluğu, kök kolonizasyon oranları, glomalin miktarı seralar arasında farklılıklar göstermiştir. Sözkonusu parametreler Kumluca Temel Eğitim ve Beykonak mevkilerindeki bazı seralarda yüksek bulunmuştur. Fide kuruma oranları seralar arasında değişmekle birlikte Beykonak ve Sarıcasu dışında diğer mevkilerde birer serada en yüksek kuruma oranları gözlemlenmiştir. Fide kurumalarına neden olan Fusarium türlerinden F. equiseti, F. oxysporum, F. poae, F. proliferatum, F. solani ve F. volatile izole edilmiştir. Fide kurumalarına neden olan diğer etmenler arasında Rhizoctonia solani, Macrophomina phaseolina ve Alternaria türleri yeralmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, kök kolonizasyonu, spor sayısı ve glomalin miktarları arasında istatistiki olarak önemli pozitif bir korelasyon (P<0.05) bulunmuş ve sözkonusu parametrelerde kendi aralarında artış görülürken fide kuruma oranları arasında azalma olmuştur.

Hülya Özer
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mikorizal fungus ve vermikompost uygulamalarının patateste Rhızoctonıa solanı kuhn. ve bitki gelişimi üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, mikorizal fungus Glomus intraradices, vermikompost ve vermikompost çayının tek ve kombinasyon halinde uygulamalarının patateste bitki gelişimi ve Rhizoctonia solani Kuhn. üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Mikorizal fungus yumru dikimiyle birlikte, vermikompost ve vermikompost çayı dikim sonrası toprağa, karşılaştırma ilacı olarak fludioxonil etkili maddeli fungisit yumruya uygulanmıştır. Deneme süresi sonunda mikorizal fungusun kök kolonizasyonu, bitki gelişim parametreleri (çıkan bitki sayısı, sürgün ve kök uzunluğu, gövde çapı, sürgün ve kök yaş-kuru ağırlıkları) ile R. solani'nin hastalık şiddeti üzerine etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca bitki köklerinden örnek alınarak uygulamalardaki toplam fenolik madde miktarı belirlenmiştir. Mikorizal fungus G. intraradices, vermikompost ve çayı ile tek veya kombinasyon halinde uygulamalarında hem patojen varlığında hem de yokluğunda kolonizasyon gerçekleştirebilmiştir. Mikorizal fungus kök kolonizasyonuna bağlı olarak kontrole kıyasla bitki gelişim parametrelerini önemli düzeyde arttırmıştır. Bitki gelişimi üzerine en yüksek etki mikorizal fungusun tek başına ve vermikompost ile kombinasyonlarından elde edilmiştir. G. intraradices'in vermikompost ile tek ve kombinasyon halinde uygulamaları hastalık gelişimini önemli ölçüde baskılamıştır. Uygulamalar tohum ilaçlaması kadar etkinlik sağlamış; hem gövdede hastalık gelişimini hem de yumruda sklerot bulaşıklığını azaltmıştır. Bitki köklerinde toplam fenolik miktarı deneme süresi sonunda patojen uygulamasında en düşük bulunurken diğer tüm uygulamalarda kontrole kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Sonuçlar söz konusu uygulamaların patateste bitki gelişimini arttırması ve hastalık oluşumunu azaltması bakımından önemli bulunmuş ve patates tarımında kullanılabileceğini göstermiştir.

Selami Karak
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mikorizal fungus ve vermikompost uygulamalarının patateste Rhızoctonıa solanı kuhn. ve bitki gelişimi üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, mikorizal fungus Glomus intraradices, vermikompost ve vermikompost çayının tek ve kombinasyon halinde uygulamalarının patateste bitki gelişimi ve Rhizoctonia solani Kuhn. üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Mikorizal fungus yumru dikimiyle birlikte, vermikompost ve vermikompost çayı dikim sonrası toprağa, karşılaştırma ilacı olarak fludioxonil etkili maddeli fungisit yumruya uygulanmıştır. Deneme süresi sonunda mikorizal fungusun kök kolonizasyonu, bitki gelişim parametreleri (çıkan bitki sayısı, sürgün ve kök uzunluğu, gövde çapı, sürgün ve kök yaş-kuru ağırlıkları) ile R. solani'nin hastalık şiddeti üzerine etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca bitki köklerinden örnek alınarak uygulamalardaki toplam fenolik madde miktarı belirlenmiştir. Mikorizal fungus G. intraradices, vermikompost ve çayı ile tek veya kombinasyon halinde uygulamalarında hem patojen varlığında hem de yokluğunda kolonizasyon gerçekleştirebilmiştir. Mikorizal fungus kök kolonizasyonuna bağlı olarak kontrole kıyasla bitki gelişim parametrelerini önemli düzeyde arttırmıştır. Bitki gelişimi üzerine en yüksek etki mikorizal fungusun tek başına ve vermikompost ile kombinasyonlarından elde edilmiştir. G. intraradices'in vermikompost ile tek ve kombinasyon halinde uygulamaları hastalık gelişimini önemli ölçüde baskılamıştır. Uygulamalar tohum ilaçlaması kadar etkinlik sağlamış; hem gövdede hastalık gelişimini hem de yumruda sklerot bulaşıklığını azaltmıştır. Bitki köklerinde toplam fenolik miktarı deneme süresi sonunda patojen uygulamasında en düşük bulunurken diğer tüm uygulamalarda kontrole kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Sonuçlar söz konusu uygulamaların patateste bitki gelişimini arttırması ve hastalık oluşumunu azaltması bakımından önemli bulunmuş ve patates tarımında kullanılabileceğini göstermiştir.

Selami Karak
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Glomus intraradices ve Trichoderma harzianum'un patlıcanda Fusarium oxysporum f.sp. Melongenae'ya karşı kitinaz ve β-1,4-glukanaz sentezine etkileri

Bu tez çalışmasında, "Aydın siyahı" ve "Anamur" patlıcan çeşitlerinde; biyolojik mücadele etmenleri olan Trichoderma harzianum (Th) ve Glomus intraradices (Gi) uygulamalarının bitki gelişimi, Fusarium oxysporum f. sp. melongenae (Fomg)' nın neden olduğu solgunluk hastalığı ve dayanıklılıkta rol oynayan patojenite ile ilgili proteinlerden kitinaz ve β-1,4-glukanaz aktiviteleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, Gi ve Th'nin tek tek ve kombinasyon halindeki uygulandığı "Aydın siyahı ve "Anamur" patlıcan çeşitlerinde, patojen inokulasyonun yapıldığı ve yapılmadığı durumlarda, bitkilerde; sürgün ve kök uzunluğu, gövde çapı, sürgün yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığında kontrole kıyasla arttığı gözlemlenmiştir. Gi ve Th'nin tek tek ve kombinasyon halindeki uygulandığı "Anamur" ve "Aydın siyahı" patlıcan çeşitlerinde biyolojik mücadele etmenleri hastalık şiddetini azaltmada oldukça başarılı olmuştur. Buna bağlı olarak, biyolojik mücadele etmenleri kitinaz ve β-1,4-glukanaz enzimlerini arttırarak dayanıklık mekanizmasında önemli rol oynamıştır. Sonuç olarak, biyolojik mücadele etmenleri bitki gelişim parametrelerinde artışa neden olmuş, hastalığı baskılamış, kitinaz ve β-1,4-glukanaz enzimlerini arttırarak bitkinin patojene karşı dayanıklılığını sağlamıştır.

Şükriye Kıyak
Isparta University of Applied Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Glomus intraradices ve Trichoderma harzianum'un patlıcanda Fusarium oxysporum f.sp. Melongenae'ya karşı kitinaz ve β-1,4-glukanaz sentezine etkileri

Bu tez çalışmasında, "Aydın siyahı" ve "Anamur" patlıcan çeşitlerinde; biyolojik mücadele etmenleri olan Trichoderma harzianum (Th) ve Glomus intraradices (Gi) uygulamalarının bitki gelişimi, Fusarium oxysporum f. sp. melongenae (Fomg)' nın neden olduğu solgunluk hastalığı ve dayanıklılıkta rol oynayan patojenite ile ilgili proteinlerden kitinaz ve β-1,4-glukanaz aktiviteleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, Gi ve Th'nin tek tek ve kombinasyon halindeki uygulandığı "Aydın siyahı ve "Anamur" patlıcan çeşitlerinde, patojen inokulasyonun yapıldığı ve yapılmadığı durumlarda, bitkilerde; sürgün ve kök uzunluğu, gövde çapı, sürgün yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığında kontrole kıyasla arttığı gözlemlenmiştir. Gi ve Th'nin tek tek ve kombinasyon halindeki uygulandığı "Anamur" ve "Aydın siyahı" patlıcan çeşitlerinde biyolojik mücadele etmenleri hastalık şiddetini azaltmada oldukça başarılı olmuştur. Buna bağlı olarak, biyolojik mücadele etmenleri kitinaz ve β-1,4-glukanaz enzimlerini arttırarak dayanıklık mekanizmasında önemli rol oynamıştır. Sonuç olarak, biyolojik mücadele etmenleri bitki gelişim parametrelerinde artışa neden olmuş, hastalığı baskılamış, kitinaz ve β-1,4-glukanaz enzimlerini arttırarak bitkinin patojene karşı dayanıklılığını sağlamıştır.

Şükriye Kıyak
Isparta University of Applied Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Glomus intraradices ve Trichoderma harzianum'un patlıcanda Fusarium oxysporum f.sp. Melongenae'ya karşı kitinaz ve β-1,4-glukanaz sentezine etkileri

Bu tez çalışmasında, "Aydın siyahı" ve "Anamur" patlıcan çeşitlerinde; biyolojik mücadele etmenleri olan Trichoderma harzianum (Th) ve Glomus intraradices (Gi) uygulamalarının bitki gelişimi, Fusarium oxysporum f. sp. melongenae (Fomg)' nın neden olduğu solgunluk hastalığı ve dayanıklılıkta rol oynayan patojenite ile ilgili proteinlerden kitinaz ve β-1,4-glukanaz aktiviteleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, Gi ve Th'nin tek tek ve kombinasyon halindeki uygulandığı "Aydın siyahı ve "Anamur" patlıcan çeşitlerinde, patojen inokulasyonun yapıldığı ve yapılmadığı durumlarda, bitkilerde; sürgün ve kök uzunluğu, gövde çapı, sürgün yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığında kontrole kıyasla arttığı gözlemlenmiştir. Gi ve Th'nin tek tek ve kombinasyon halindeki uygulandığı "Anamur" ve "Aydın siyahı" patlıcan çeşitlerinde biyolojik mücadele etmenleri hastalık şiddetini azaltmada oldukça başarılı olmuştur. Buna bağlı olarak, biyolojik mücadele etmenleri kitinaz ve β-1,4-glukanaz enzimlerini arttırarak dayanıklık mekanizmasında önemli rol oynamıştır. Sonuç olarak, biyolojik mücadele etmenleri bitki gelişim parametrelerinde artışa neden olmuş, hastalığı baskılamış, kitinaz ve β-1,4-glukanaz enzimlerini arttırarak bitkinin patojene karşı dayanıklılığını sağlamıştır.

Şükriye Kıyak
Isparta University of Applied Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Karanfilde mikorizal fungus uygulamalarının fusarıum solgunluğu ve bitki gelişimi üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, duyarlı "Picasso" ve dayanıklı "Hornett" karanfil çeşitlerinde Fusarium oxysporum f.sp dianthi (Fod)'ye karşı Arbüsküler Mikorizal Funguslar (AMF) Glomus intraradices, karışık mikoriza ve Glomus iranicum'un in vivo'da bitki gelişimi, hastalık şiddeti ve dayanıklılıkta rol oynayan bazı parametrelere (toplam fenolikler, toplam oksidan/antioksidan durumu, peroksidaz (POD), fenilalanin amonyum liyaz (PAL) enzim aktivitesi) etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; mikorizal fungusların duyarlı çeşidin köklerinde %39.5 - %64.8, dayanıklı çeşidin köklerinde ise %43.4 - %60.6 oranında kolonize olduğu ve Fod inokulasyonu ile kolonizasyon yüzdesinin azaldığı belirlenmiştir. Her iki çeşit için, AMF'ların tek ya da Fod ile kombine edilerek uygulanması durumunda bitki gelişim parametreleri (bitki boyu, sürgün yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığı) kontrole göre önemli ölçüde artış göstermiştir. AMF+Fod kombinasyonlarında bitki gelişim parametreleri tek başına AMF uygulamalarına göre azalma göstermesine rağmen kontrole göre önemli artış bulunmuştur. Fod'ye karşı mikorizal fungus uygulamaları duyarlı ve dayanıklı çeşitlerde toplam fenolik bileşik miktarını kontrole göre tüm uygulamalarda arttırmıştır. Ayrıca dayanıklı çeşitte toplam fenolik bileşiklerin miktarının duyarlı çeşide göre daha yüksek seviyelerde olduğu belirlenmiştir. Her iki karanfil çeşidinde, gallik asit, klorogenik asit, kafeik asit, ferulik asit ve sinnamik asit önemli fenolik bileşikler olarak belirlenmiştir. Klorogenik asit ve ferulik asit, sırasıyla duyarlı ve dayanıklı çeşit için miktarı en yüksek bulunan fenolik bileşikler olmuştur. Mikorizal kolonizasyon, duyarlı ve dayanıklı çeşitlerde tüm uygulamalarda kontrole göre toplam antioksidan miktarını önemli ölçüde artırıken toplam oksidan miktarını düşürerek patojenin baskılanmasını sağlamıştır. POD ve PAL enzim aktivitesinin her iki çeşitte de kontrole göre tüm uygulamalarda önemli ölçüde arttığı belirlenmiştir.

Aydın Atakan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Karanfilde mikorizal fungus uygulamalarının fusarıum solgunluğu ve bitki gelişimi üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, duyarlı "Picasso" ve dayanıklı "Hornett" karanfil çeşitlerinde Fusarium oxysporum f.sp dianthi (Fod)'ye karşı Arbüsküler Mikorizal Funguslar (AMF) Glomus intraradices, karışık mikoriza ve Glomus iranicum'un in vivo'da bitki gelişimi, hastalık şiddeti ve dayanıklılıkta rol oynayan bazı parametrelere (toplam fenolikler, toplam oksidan/antioksidan durumu, peroksidaz (POD), fenilalanin amonyum liyaz (PAL) enzim aktivitesi) etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; mikorizal fungusların duyarlı çeşidin köklerinde %39.5 - %64.8, dayanıklı çeşidin köklerinde ise %43.4 - %60.6 oranında kolonize olduğu ve Fod inokulasyonu ile kolonizasyon yüzdesinin azaldığı belirlenmiştir. Her iki çeşit için, AMF'ların tek ya da Fod ile kombine edilerek uygulanması durumunda bitki gelişim parametreleri (bitki boyu, sürgün yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığı) kontrole göre önemli ölçüde artış göstermiştir. AMF+Fod kombinasyonlarında bitki gelişim parametreleri tek başına AMF uygulamalarına göre azalma göstermesine rağmen kontrole göre önemli artış bulunmuştur. Fod'ye karşı mikorizal fungus uygulamaları duyarlı ve dayanıklı çeşitlerde toplam fenolik bileşik miktarını kontrole göre tüm uygulamalarda arttırmıştır. Ayrıca dayanıklı çeşitte toplam fenolik bileşiklerin miktarının duyarlı çeşide göre daha yüksek seviyelerde olduğu belirlenmiştir. Her iki karanfil çeşidinde, gallik asit, klorogenik asit, kafeik asit, ferulik asit ve sinnamik asit önemli fenolik bileşikler olarak belirlenmiştir. Klorogenik asit ve ferulik asit, sırasıyla duyarlı ve dayanıklı çeşit için miktarı en yüksek bulunan fenolik bileşikler olmuştur. Mikorizal kolonizasyon, duyarlı ve dayanıklı çeşitlerde tüm uygulamalarda kontrole göre toplam antioksidan miktarını önemli ölçüde artırıken toplam oksidan miktarını düşürerek patojenin baskılanmasını sağlamıştır. POD ve PAL enzim aktivitesinin her iki çeşitte de kontrole göre tüm uygulamalarda önemli ölçüde arttığı belirlenmiştir.

Aydın Atakan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Karanfilde mikorizal fungus uygulamalarının fusarıum solgunluğu ve bitki gelişimi üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, duyarlı "Picasso" ve dayanıklı "Hornett" karanfil çeşitlerinde Fusarium oxysporum f.sp dianthi (Fod)'ye karşı Arbüsküler Mikorizal Funguslar (AMF) Glomus intraradices, karışık mikoriza ve Glomus iranicum'un in vivo'da bitki gelişimi, hastalık şiddeti ve dayanıklılıkta rol oynayan bazı parametrelere (toplam fenolikler, toplam oksidan/antioksidan durumu, peroksidaz (POD), fenilalanin amonyum liyaz (PAL) enzim aktivitesi) etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; mikorizal fungusların duyarlı çeşidin köklerinde %39.5 - %64.8, dayanıklı çeşidin köklerinde ise %43.4 - %60.6 oranında kolonize olduğu ve Fod inokulasyonu ile kolonizasyon yüzdesinin azaldığı belirlenmiştir. Her iki çeşit için, AMF'ların tek ya da Fod ile kombine edilerek uygulanması durumunda bitki gelişim parametreleri (bitki boyu, sürgün yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığı) kontrole göre önemli ölçüde artış göstermiştir. AMF+Fod kombinasyonlarında bitki gelişim parametreleri tek başına AMF uygulamalarına göre azalma göstermesine rağmen kontrole göre önemli artış bulunmuştur. Fod'ye karşı mikorizal fungus uygulamaları duyarlı ve dayanıklı çeşitlerde toplam fenolik bileşik miktarını kontrole göre tüm uygulamalarda arttırmıştır. Ayrıca dayanıklı çeşitte toplam fenolik bileşiklerin miktarının duyarlı çeşide göre daha yüksek seviyelerde olduğu belirlenmiştir. Her iki karanfil çeşidinde, gallik asit, klorogenik asit, kafeik asit, ferulik asit ve sinnamik asit önemli fenolik bileşikler olarak belirlenmiştir. Klorogenik asit ve ferulik asit, sırasıyla duyarlı ve dayanıklı çeşit için miktarı en yüksek bulunan fenolik bileşikler olmuştur. Mikorizal kolonizasyon, duyarlı ve dayanıklı çeşitlerde tüm uygulamalarda kontrole göre toplam antioksidan miktarını önemli ölçüde artırıken toplam oksidan miktarını düşürerek patojenin baskılanmasını sağlamıştır. POD ve PAL enzim aktivitesinin her iki çeşitte de kontrole göre tüm uygulamalarda önemli ölçüde arttığı belirlenmiştir.

Aydın Atakan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00

Other supervisors