Theses supervised by Prof. Dr. İlhan Genç
14 theses · Düzce University, Dokuz Eylül University
Şeyh Ömer Efendi Risâletü'l-Esrâr (Metin 1b-46a YK)
Bu çalışmamızın temel amacı, kültürel miras olarak gördüğümüz yazma eserlerimizden biri olan Risâletü'l-Esrâr adlı eseri, çeviriyazı ile okuyarak gerek bilim dünyasına katkı sağlamak gerekse gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çalışmamızda Şeyh Ömer Efendi'nin düzyazı olarak kaleme aldığı Risâletü'l-Esrâr adlı tasavvufi eseri incelenmiştir. Giriş, metin ve tıpkıbasım olmak üzere üç bölüm hâlinde tasarlanan çalışmamızın giriş bölümünde Risâletü'l-Esrâr tarzında yazılmış eserler hakkında bilgi verilmiş ve fasılların özeti yapılmıştır. Metin bölümünde, metni hazırlarken imla ve şekil özellikleri konusunda nasıl bir yol izlendiği maddeler hâlinde yazılmıştır. Yine aynı bölümde transkripsiyonlu metin ve derkenarlar da yer almıştır. Son bölümünde ise eserin tıpkıbasımı verilmiştir. Bu tez ile bugüne kadar üzerinde çalışılmamış olan Risâletü'l-Esrâr adlı eseri bilim dünyasına sunmuş bulunmaktayız. Anahtar Kelimeler: Şeyh Ömer Efendi, Risâletü'l-Esrâr, Tasavvuf
Şeyh Ömer Efendi Risâletü'l-Esrâr (Metin 46a-91b YK)
Bu çalışmada, Şeyh Ömer Efendi'nin Risâletü'l-Esrâr adlı eserinin 46a-91b varakları incelenmiştir. Tezimizin hazırlanma amacı, Risâletü'l-Esrâr'ın çeviri yazı ile aktarımını yaparak daha önce üzerinde hiçbir çalışma yapılmayan bu eseri insanların dikkatlerine sunmaktır. Çalışmamızı; giriş, metin ve tıpkıbasım olmak üzere üç bölüm halinde hazırladık. Giriş bölümünde "Risâletü'l-Esrâr Tarzında Yazılmış Eserlere Genel Bir Bakış" başlığı altında risalenin ne olduğu, tarihsel gelişimi hakkında bilgi verilmiş, tasavvufi bir risale olan Risâletü'l-Esrâr tarzında yazılmış eserler incelenmiştir. Yine giriş bölümünde "Risâletü'l-Esrâr'ın İçeriği" başlığında fasılların özeti verilmiştir. Metin bölümünde; öncelikle dil ve imlada nasıl bir yol izlediğimiz "Dil ve İmlada İzlenilen Yol" başlığında açıklanmış, daha sonra metin verilmiş, son olarak da derkenarlar metne dâhil edilmeyerek ayrı bir başlık altında yer almıştır. Tezimizin üçüncü bölümünü de "tıpkıbasım" oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Şeyh Ömer Efendi, Risâletü'l-Esrâr, Tasavvuf
Nizam-ı Cedit'ten Tanzimat'a klasik Türk edebiyatında zihniyet çözümlemesi
Bu çalışmanın temel amacı Nizam-ı cedit döneminden Tanzimat'a kadar, divan şiirine yansıyan zihniyet unsurlarını tespit etmektir. Bu çalışmanın malzemesi divan şiiri olup şiire yansımayan olay ve olgular çalışma kapsamının dışında tutulmuştur. Zihniyet "davranışlara ve olayları yorumlama biçimine yansıyan bilinç" şeklinde tanımlanmıştır. Bu bilinç, şairlerin dönemin olaylarını ve olgularını yorumlama şekli üzerinden anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu tez III. Selim, IV. Mustafa ve II. Mahmud olmak üzere üç padişah dönemlerine göre ayrılmıştır. Bu dönemlerde gerçekleştirilen askerî ve idarî alanda yenilikler; savaşlar, antlaşmalar, isyanlar; imar faaliyetleri gibi olaylar şiire yansıdığı ölçüde araştırılmıştır. Bunun yanında dönemin poetikası; toplumun dine, tarikatlara, akla, bilime, felsefeye ve halk inanışlarına bakış açıları ele alınmıştır. Zihniyetlerin ayırıcı özelliklerinden olan evreni, hayatı ve insanı yorumlama tarzı üzerinde durulmuştur. Zihniyetin en önemli göstergesi olarak davranış kalıpları kabul edilmiş ve şiir üzerinden bunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Osmanlı toplumunda etnik ve mezhepsel sınıfların zihniyette yer alış biçimleri gösterilmek istenmiştir. Toplumda öne çıkan değerli kavramlar tespit edilmiştir. Osmanlı toplumunun yabancı ülke ve milletlere bakışı ortaya koyulmuştur. Zihniyetin şekillenmesinde etkisi olan şahsiyetler gösterilmiştir. Çalışmanın sonunda Osmanlı toplumunun yeniliklere büyük bir ümitle bağlandığı ve fetih beklentisi içerisine girdiği anlaşılmıştır. Yeniliklere yapılan karşı çıkışların şiire yansımadığı görülmüştür. Toplumun, her alandaki olay ve olguları din çerçevesinde değerlendirdiği, yeniliklere taraftar olanların da karşı olanların da kanıtlarını dine dayandırmaya çalıştıkları anlaşılmıştır. Evrene, hayata, insana, davranışlara din penceresinden bakıldığı görülmüştür. Zihniyeti şekillendiren gelenek ve toplumsal kabullerin yine din ile harmanlandığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Din, II. Mahmud, Nizam-ı cedit, Poetika, Zihniyet
Klasik Türk edebiyatı mensur hikâyelerinin modern anlatı teknikleri bağlamında incelenmesi
Edebî metinler, birden fazla anlam katmanı barındıran çok sesli bir yapıya sahiptir. Bu metinlerin anlam dünyasına ve yapısal özelliklerine ulaşmak için tahlil, şerh, hermenötik, dilbilim, metinlerarası vs. gibi çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Şüphesiz her bir çalışma, bu yazınsal metinlerin değerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır. 14. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar yazılan ve bir gelenek oluşturan mensur hikâyeler derin ve nitelikli eserlerdir. Bu anlatılar, zengin içerikleri ve özgün biçimiyle birlikte toplumsal yapıya yer vermesi, Türk-İslam kültür ve medeniyetine dair unsurlar barındırması sebebiyle incelenmeye elverişli metinlerdir. Bu bağlamda tezde, mensur hikâyeleri modern yöntemlerle çalışarak geleneği güncellemek gayesiyle onların kültür ve ilim sahasındakini kıymetini artırmak hedeflenmiştir. Bütüncül bir bakış açısıyla klasik metinlere çağdaş yöntemlerin uygulandığı bu disiplinler arası çalışmayla metinlerin yapısına, kurgusuna, yazarın tercihlerine, metinlerin birbirinden etkileşimine ve yüzyıllar arası gelişimine ulaşmak amaçlanmıştır. Bu amaçla tezde "itibari yapı (materyal unsurlar)", "anlatım teknikleri" ve "metinlerarasılık" olmak üzere üç ayrı yöntem uygulanmıştır. Bu kapsamda sözü edilen tekniklerle 14 ve 19. yüzyıllar arasında kaleme alınmış metinlerden 45 eser, 1436 iç hikâye incelenmiştir. Anlatıların farklı kurgusal özelliklere sahip olduğu, aynı hikâyenin farklı yazarlar tarafından farklı şekilde kaleme alındığı, çok sayıda farklı anlatım teknikleri barındırdığı, metinlerin birbirlerinden etkilendiği ve mensur hikâye geleneği oluşturdukları tespit edilmiştir.
Ankara Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu'nda 06 mil yz a 10103 yer numaralı Mecmu'a-i Eş'ar (inceleme-karşılaştırmalı metin)
Bu çalışmanın temel amacı, Klâsik Türk edebiyatının en önemli kaynaklarından biri olan şiir mecmû'alarından, edebiyat tarihine katkısı olabileceğini düşündüğümüz birinin incelenmesidir. Şiir mecmû'alarını önemli kılan, şairlerin şiirlerinin genellikle divanları çerçevesinde kalmış olmasıdır. Divanlar üzerine çalışma yapıldığı kadar mecmû'alar üzerinde durulmamıştır. Fakat divanlara kimi zaman farklı şairlere ait şiirler girebilmiştir. İşte, şiir mecmû'alarının ve cönklerin gerekliliği bu noktada ortaya çıkıyor. Bu hataların düzeltilmesi imkânını sunuyor. Bunun yanı sıra mecmû'alarda divanlara çeşitli sebeplerle girmemiş -şairin divan tertip ettikten sonra yazdığı veya kasıtlı olarak yer vermediği- şiirlere rastlamak şansımız da vardır. Bu sebeple tespit edilenler divanlara girebilmektedir. Mecmû'anın tertip edildiği dönemin ve müstensihin şiir zevkini, dönemin en çok okunan şiirlerini ve divanı olmayan şairlerin şiirlerini tespit etmek de mümkündür. Biz ise bu denli önemli meselelere ışık tutan mecmû'alardan, Ankara Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonunda bulunan 06 Mil Yz A 10103 yer numarası ile kayıtlı şiir mecmû'ası üzerine inceleme yapmayı amaçladık. Elimizde bulunan şiir mecmû'ası genellikle; Sırrî Rahile Hanım, Ahmed Râsih, Hayret, Ali Rızâ Paşa, Sünbül-zâde Vehbî, Şâdî Bey, Fazl, Sûzî, Nevres-i Kadîm, Osman Nevres, Şem'î, Antepli Aynî, Yavuz Sultan Selim (Selîmî), Enderunlu Vâsıf, Bağdatlı Rûhî, Emrî, Niyâzî-i Mısrî, Dâniş, Fuzûlî, Leylâ Hanım, Nazîf, Nef'î, Râşid, Mısrî, Seyfî, Surûrî, Haşmet, Mehmed Âkif Paşa, Şeyhülislâm Yahyâ, Na'ilî, Şeyh Gâlib, Fıtnat Hanım, Hasan Sezâyî, Keçecizâde İzzet Mollâ, Ahmed Dede (Köse/Nevî), Nazmî, Nedîm, Hoca Neş'et, Zeynep Hanım, Lem'i Atlı, Fatîn, Nâzım, Müştâk, Kâzım, Abdülhamid Ziyâeddin Paşa, v.b. divanı üzerine çalışma yapılmış şairlere aittir. Tanınmış şairlerin yoğunlukta olmasından dolayı var olanı ortaya koymak, şiir mecmû'asını tanıtmak amacında olduk. Şiir mecmû'amızın bir özelliği müstensihin gazel, kıt'a, divân ve şarkı başlığı altında verdiği şiirlerin bir kısmının bestelenmiş olmasıdır. Bu nedenle bestelenmiş olan şiirlerin, "Mecmû'ada Bulunan Güfteler" bölümünde sırasıyla; 'Repertuar numarası, makâm, güfte, beste, usûl, form ve solist' bilgilerine yer verdik. Mecmû'a-i Eş'ârda, 45 şaire ait gazel, murabba', şarkı, tesmîn, kıt'a, tahmîs, müseddes-i mütekerrir, müstezâd, murabba'-ı mütekerrir ve beyt olmak üzere toplam 131 şiir bulunmaktadır. Nazım türü olarak ise medhiyye, mersiye, münâcât, nasîhât-nâme, nazîre ve tevhîd örnekleri yer almaktadır. Biz bu şiirleri Mecmû'aların Sistematik Tasnifi Projesi'ne (MESTAP) uygun olarak, yaprak numarası, mahlas (isim), matla' beyti/bendi, makta' beyti/bendi, nazım şekli/birimi, nazım türü, vezin ve açıklamalar şeklinde tablolaştırdık. Anahtar Sözcükler: Mecmû'a-i Eş'âr, Klâsik Türk şiiri, Şarkı, Şiir, MESTAP
Meczûb Divanı
Medine Arif Hikmet Kütüphanesi'nde bulunan tek nüshadan hareketle yapmış olduğumuz tez çalışmasının giriş kısmında, şairin içine doğmuş olduğu kültürün dili olan Azerî Türkçesinin ve edebiyatının tarihsel gelişimi verilmiş, Safevî Devleti'nin bu kültür içerisindeki etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Daha sonra, şairin yaşamış olduğu coğrafya olan Tebriz'in İslam medeniyeti içerisindeki konumu ve öneminden bahsedilmiş, şehrin Şii bir devletin hâkimiyeti altında bulunduğu dönemlerde yaşanan toplumsal ve kültürel dönüşüm ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bilgiler ışığında şairin dinî ve edebî kimliğini oluşturan ortamın daha iyi anlaşılacağı ümit edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, divandan hareketle edinilen biyografik bilgiler, beyitler vasıtasıyla ortaya konulmuş, şairin dinî kimliğinin genel özellikleri belirtilmiştir. Daha sonrasında edebî kişiliğini oluşturan öğeler ayrıntılı bir şekilde işlenmeye çalışılmış, şairin şiirlerinden hareketle dil ve anlatım unsurları gösterilmiştir. İkinci bölümde divan, şekil açısından incelenmiş, metinde yer alan nazım şekilleri ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve şairin nazım şekillerindeki üslup farklılığı belirtilmiştir. Sonrasında, şiirde ahengi sağlayan unsurlar olan ses ve ritim hususiyetleri ortaya konulmuştur. Bu bölümde son olarak, şiirlerinde kullanmış olduğu iktibasların metindeki rolü ve şairin üslubuna olan etkisi gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, transkripsiyon metni oluşturulurken uyulan imla ve şekil özellikleri yazılmış ve sonrasında Meczûb Divanı'nın metni verilmiştir.
Bâkî'nin gazellerinin estetik çözümlemesi ve eğitim sürecinde kullanımı
Divan Edebiyatı üzerine yapılan araştırmalar ya anlambilimsel çalışmalar ya da şairlerin hayatlarını, dönemin zihniyet özelliklerini inceleyen çalışmalardır. Son zamanlarda eser merkezli çalışmalar yapılmaya başlanmış olması sevindirici olmakla beraber bunlar daha çok bir gazelin, bir kasidenin ya da bir mesnevinin incelemesidir.Bu çalışmada eser merkezli yöntemler kullanılarak Bâkî'nin gazellerinin estetik değerleri tespit edilecektir. Bugüne kadar bir şairin gazelleri bu yöntemler kullanılarak incelenmemiş ve şerhlerden yola çıkılarak değer tespitlerin yapılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın özgün yanı da eser güzelse neden güzel olduğunu, estetik anlamda eseri değerli kılan unsurların neler olduğunu tespit etmek olacaktır.Dünyada 1915'li yıllarda Rus Biçimcilerinin çalışmalarıyla ağırlık kazanmaya başlayan eser merkezli çalışmalar Yeni Eleştiri, Yapısalcılık, Göstergebilim gibi adlarla çeşitlenerek ve gelişerek şiir dili kavramını geliştirmiştir. Eserin estetik değerinin ne olduğu bilimsel ilkelerle ortaya koyulmaya başlanmıştır. Bu projenin amacı da bu ilkeleri Divan Edebiyatında önemli bir şair olarak kabul edilen Bâkî'nin gazellerine uygulamak ve bilimsel ilkeler ışığında eseri merkeze alarak estetik değerin tespitini yapmaktır.Bu projenin diğer amacı da elde edilen verilerden yola çıkarak öğrencilere Divan Edebiyatı sanatçılarının sanat yönlerini, sözcüklere hükmedebilme, onları estetik şekilde bir araya getirebilme kudretlerini fark ettirmektir. Öğretmenlere değişen müfredata uygun olarak metin inceleme yöntemlerini göstermek açısından faydalı olacaktır.
İshak Hocası Ahmed Vahdetnâme-i Âlem-Engîz inceleme metin
Bu çalışmanın amacı, Vahdet-nâme-i Âlem-Engîz Mesnevîsi'nintenkitli metninin kurulması ve oluşturulan sağlam metin üzerindeneserin şekil ve içerik yönünden incelenmesidir.Bu gâye doğrultusunda, öncelikle eseri meydana getiren yazarıniçinde yaşadığı XVII ve XVIII. yüzyıl; siyâsî, sosyal, kültürel veedebî yönüyle ele alınmıştır. Ardından İshak Hocası'nın hayatı veeserleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu tetkikler netîcesinde, şâiringörüşleri hakkında elde edilen ipuçlarından da faydalanılarak eserincelemesinin yapıldığı birinci bölüme geçilmiştir.Birinci bölümde, Vahdet-nâme şekil ve muhtevâ yönüyleincelenmiştir. Mesnevî, şâirin tâkip ettiği sıra ve kullandığı kavramlarüzerinden tahlile çalışılmıştır.İkinci bölümde ise, Vahdet-nâme-i Âlem-Engîz'in ulaşılabilennüshaları üzerinden şecere oluşturma ve tenkitli metin kurmaçalışmaları yürütülmüştür.Tezin genel bir değerlendirmesinin yapıldığı sonuç ile çalışmabitirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Vahdet-nâme, İshak Hocası, Mesnevi, KlasikTürk Edebiyatı.
Şeyh Gâlib'in gazellerinin estetik çözümlemesi ve eğitim sürecinde kullanımı
Eski Türk Edebiyatı sahasında ülkemizde ve dünyada yapılan çalışmalar belirli konular ve kişiler üzerine yoğunlaşmıştır. Bu çalışmaların büyük bir kısmı Arap harfli metinlerin Latin harflerine çevirisinden, diğer bir kısmı ise çevirilen metinler üzerine yapılan malzeme tespit ve tahlil çalışmalarından ibarettir. Latin harflerine çevirilen bu metinler Eski Türk Edebiyatı için olmazsa olmaz temel malzemeyi teşkil etmekle beraber bu metinlerin yorumu, tahlili, edebî ve estetik değerlerinin de ortaya konulması gerekmektedir.Son yüzyılda tüm dünyada edebi metinler üzerindeki çalışmalar yavaş yavaş edebiyat tarihi niteliğinden sıyrılarak doğrudan edebî eser ve edebîlik kavramları üzerine yoğunlaşmıştır. İşte edebî eser ve edebîliği ortaya koymaya çalışan tüm bu yöntem ve metotlar ?Eser merkezli yöntemler? olarak adlandırılmaktadır. Yazar-eser-okur üçgeninde ağırlık merkezini eserin oluşturduğu bu yöntemler, çoğunluğu Yapısalcı Dilbilim ve Ferdinand de Saussure'den kaynağını alan Dilbilim, Göstergebilim, Yapısalcılık, Rus Biçimciliği ve Yeni Eleştiridir.Eski Türk Edebiyatının en temel metinleri, şairlerin hemen hemen tüm edebi verimlerini topladıkları divan adı verilen kitaplardır. Metin merkezli edebiyat eleştirisi ve modern metotların Eski Türk Edebiyatı sahasındaki uygulamaları için divanların, özellikle de şairlerin devlet-sanat-patronaj denkleminden sıyrılarak tamamen sanatsal ve estetik gayelerle ortaya koydukları gazel adı verilen şiir biçimlerinin incelenmesinin zorunluluğu vardır.Bu çalışmada, tüm edebiyat tarihleri, tarihçileri ve eleştirmenler tarafından Eski Türk Edebiyatının son zirve şahsiyeti sayılan Şeyh G?lib'in gazellerinden rastgele yöntemle 40 örneklem gazel seçilmiş, bunların sanatsal ve estetik değerleri, metin merkezli modern metin çözümleme yöntemleri ve Eski Türk Edebiyatı sahasındaki çalışmalar çerçevesinde eklektik bir yöntemle ortaya konulmaya çalışılmıştır.Bu çalışmada ayrıca edebiyat eğitimi ve öğretiminde Eski Türk Edebiyatı ürünlerinin, öğrencilerde estetik bir farkındalık yaratması konusunda işlevsel bir hale getirilmesi de amaçlanmıştır. Değişen edebiyat eğitimi ve öğretimi, Türk Edebiyatının bu en uzun dönemini kapsayan metinlerinin de modern yöntemlerle ele alınmasını gerekli kılmıştır. Öğrencilerin estetik algılarının gelişmesinde, onlarda edebî bir farkındalık yaratılması sürecinde bu tür çalışmaların öğrenci ve öğretmenlere faydası olacaktır. Bu yüzden Şeyh G?lib'in gazellerinin bize söyleyeceği çok şey vardır.Anahtar kelimeler: Şeyh G?lib, Gazel, Estetik, Eğitim.
Ömer Hulûsî ve Dîvân'ı (İnceleme-Metin)
Ömer Hulûsî ve Dîvân'ı (İnceleme-Metin) isimli bu çalışmamız, tez başlığında işaret edildiği üzere iki temel konuyu kapsamaktadır. Bunlardan ilki Ömer Hulûsî'nin Türk İslam Edebiyatı sahasındaki yerini ilmî çerçeve içinde araştırmaktır. İkinci konumuz ise Ömer Hulûsî Dîvânı'nın metnini ortaya çıkarmaktır. Çalışmamız dört bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, ilk olarak Ömer Hulûsî'nin yaşadığı dönemin tarihî ve kültürel özellikleri belirlenmeye çalışılmış; bu dönem ve çevre içindeki tasavvufî şahıslar ve kurumlar kısaca zikredilmiştir. İkinci bölümde Ömer Hulûsî'nin hayatı ve şahsiyeti incelenerek mahlası, doğum tarihi, doğum yeri, eşleri, çocukları, şeyhleri, tasavvufî hayatı, mesleği, vefat tarihi, kabrinin nerede olduğu ve halifeleri hakkında bilgi verilmiştir. Yine bu bölümde Uşşâkî tarîkatı hakkında temel bilgiler sunulmuş, Ömer Hulûsî'nin silsilesi belirtilmiştir. Ömer Hulûsî'den günümüze kadar ulaşan Uşşâkî tarîkati silsileleri de tespit edilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde Ömer Hulûsî Dîvânı dört ana başlık altında ele alınmıştır. Dîvân ilk olarak, şekil, muhtevâ ve dil açısından incelenmiş olup özellikle kafiyeye dayalı istatistik bilgilere ulaşılmıştır. İkinci olarak Nâzenîn-i Uşşâkîlik kavramı tetkik edilerek bu kavramın Ömer Hulûsî ile olan bağı ortaya konulmuştur. Ömer Hulûsî'nin bilhassa Bektâşî olup olmadığı aynı başlık altında çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. Uşşâkî usul ve erkânı Dîvân'daki temel kavramlar başlığı altında incelenerek Uşşâkî şeyhi Ömer Hulûsî'nin beyitlerde işaret ettiği Uşşâkî zikri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ayrıca Dîvân?da adları sıklıkla geçen şahıslar belirtilmiş; kullanılan âyet ve hadisler tespit edilmiştir. Böylelikle, Dîvân'da Temel Kavramlar başlığı altında manzûmelerin çoğunluğu incelemeye dâhil olmuş; Ömer Hulûsî'nin tasavvufî görüşleri yorumlanmış ve Uşşâkî tarîkatındaki önemi çalışmamıza konu olmuştur. Dördüncü bölüm Dîvân'ın tenkitli metnini kapsamaktadır. Bu bölümde, temin ettiğimiz mevcut on nüsha ve her biri Uşşâkî şeyhi olan Dîvân'ın müstensihleri incelenip tenkitli metninin kuruluşunda izlediğimiz yöntem belirtmiş ve altı yüz elli bir manzûmeyi içeren tenkitli metnimize yer verilmiştir. Tenkitli metni oluştururken hazırladığımız ve nüsha farklılıklarını temel anlamda ortaya çıkartan nüsha tavsif tablosuna çalışmamızda yer vererek metin kuruluşunda esas alınan yöntem tablo olarak yansıtılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ömer Hulûsî, Dîvân, Nazenîn-i Uşşâkîlik, Nazilli, Türk İslam Edebiyatı, Edisyon Kritik.
Eğrikapılı Mehmed Râsim ve divançesi (inceleme-metin)
?Eğrikapılı Mehmed Râsim ve Divançesi (İnceleme-Metin)? adını verdiğimiz bu çalışmada, Râsim'in Divançe'sinin tenkitli metnini vererek eseri dinî ve tasavvufî edebiyat açısından tahlil etmeye çalıştık.Çalışmamız, giriş bölümü dâhil üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Divançe'nin daha iyi anlaşılabilmesi için, XVIII. yüzyılın siyasî ve kültürel hayatı ile şairin hayatı, çevresi, mesleği, edebî şahsiyeti ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde Râsim'in Divançe'sinin muhtevası sunularak önemi vurgulanmıştır. Daha sonra Divançe'de yer alan dinî ve tasavvufî kavramların tahlili yapılmıştır.İkinci bölümde ise; mevcut nüshaların tavsifi yapılmış ve Divançe metninin kuruluşunda takip ettiğimiz metod açıklanmıştır. Ayrıca bu bölüm, Divançe'nin tenkitli metnini içermektedir.Anahtar Kelimeler:1) Divançe 2) Eğrikapılı Mehmed Râsim Efendi 3) Divan Edebiyatı 4) Tasavvuf 5) Hüsn-i hat.
Divançe-i Fahri(inceleme-metin)
?Divançe-i Fahrî (İnceleme- Metin)? adını verdigimiz bu çalışmada, Mehmed Fahrî ve Divançe'sinin transkripsiyonlu metnini vererek manzumeyi dinî ve tasavvufî edebiyat açısından tahlîl etmeye çalıştık. Divançe metni, Süleymaniye ve Millet Kütüphanesi nüshaları karşılaştırılarak oluşturulmuş ve bu oluşturulan metin esas alınarak tahlil çalışması yapılmıştır.Çalışmamız giriş bölümü dahil üç bölümden olusmaktadır. Giriş bölümünde, Divançe'nin daha iyi anlaşılabilmesi için, XVIII. yüzyılın siyasî ve kültürel hayatı ile Mehmed Fahrî'nin hayatı, şahsiyeti hakkında bilgi verilmistir.Birinci bölümde Mehmed Fahrî'nin Divançe'sinin muhtevâsı sunularak önemi vurgulanmıştır. Daha sonra Divançe'de yer alan dinî ve tasavvufî kavramların tahlîli yapılmıştır.İkinci bölümde ise Divançe'nin metninin kuruluşunda takip ettigimiz metod açıklanmıstır. Ayrıca bu bölüm, Divançe-i Fahrî' nin transkripsiyonlu metnini içermektedir.
Türk dili ve edebiyatı öğretiminde bilgisayar kullanımı
Araştırmamız Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim okullarında 9, 10, 11,12. sınıflarda ders olarak verilmekte olan Türk Edebiyatı dersi müfredatını esas almaktadır. Türk Edebiyatı konularıyla ilgili olarak bilgisayar ortamında neler yapılabileceğine dair görüşlerin yer aldığı çalışmada bilgisayar destekli ders uygulamalarından model önerisi ortaya konulmaya çalışılmıştır.?Türk Dili ve Edebiyatı Öğretiminde Bilgisayar Kullanımı? konulu yüksek lisans alan araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde araştırmamızın problemi, amacı ve önemi, varsayımlar, sınırlılıklar üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, ilgili yayın ve araştırmalar; üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi (araştırma modeli, evren ve örneklem, veri toplama araçları, veri çözümleme teknikleri) açıklanmaktadır. Dördüncü bölümde eğitim teknolojisi, bilgisayar destekli öğretim, bilgi teknolojisi sınıflarının kullanım amaç ve ilkeleri, Türk Edebiyatı dersinin genel amaçları, Türk Edebiyatı dersinde bilgisayar destekli öğretim uygulamalarının altyapısını oluşturan unsurlar hakkında genel bilgiler verilmektedir. Beşinci bölümde ise Türk Edebiyatı dersinde bilgisayar destekli ders uygulamaları yer almaktadır. Daha sonra bu çalışmadan çıkan sonuç ve konuyla ilgili önerileriler açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, bilgisayar destekli öğretim, Türk Edebiyatı öğretimi.
17. yüzyıl kasidelerinde zihniyet çözümlemesi ve eğitim sürecinde kullanımı
Bu çalışma ?17. Yüzyıl Kasidelerinde Zihniyet Çözümlemesi Ve Eğitim Sürecinde Kullanımı? başlığını taşımaktadır.Edebiyatımızda Divan edebiyatı nazım biçimlerinden olan kaside türünde 11. yy'den 19. yy'la kadar pek çok örnek verilmiştir. 17. Yüzyıl kasideciliği ise yüzyılın genel panoraması sebebi ile ayrı bir yere sahiptir. 17. Yüzyıl önceki yüzyıllardan farklılıklara sahip olduğu gibi bu yüzyılda şekil bulan kaside türü de önceki asırlara göre oldukça farklıdır. 17. yüzyıl kasideleri yüzyılın zihniyetini önemli ölçüde ortaya koymaktadır.İncelememizde yüzyıla hâkim olan zihniyet unsurları tespit edilerek ayrı ayrı tasnifler altında toplanmıştır. Çalışmamız boyunca asıl hedefimiz divanlarda yer alan kasideler okunduktan sonra bu kasidelere yansıyan kelime ya da ifadelerin ne gibi zihniyetlerin yansıması olduğunu tespit edebilmek olmuştur. Bunun için yüzyıl Osmanlısı çeşitli kaynaklardan iyice tahlil edildikten sonra sanat dünyası ile gerçek dünya mukayese edilmiş ve tespit edilen her bir zihniyet unsuru sağlam temeller ışığında ele alınmıştır.Kaside öteden beri klasik bir anlayış çerçevesinde ele alınmış ve sadece övgü amaçlı bir tür olarak değerlendirilmiştir. Ancak önemli bir nokta gözden kaçırılmıştır: Kasidelerin de bir sanat eseri olduğu ve her bir yüzyılın sanat eserleri üzerinde farklı tesirler oluşturabileceği gerçeği. 17. yüzyıl kasideleri, birer sanat eseri olduklarından orijinal pek çok vasfı olmakla beraber yüzyılın da önemli iz düşümlerini bünyesinde taşır. Bu çalışmamız bu iz düşümlerin neler olduğunu tespit edebilmenin bir ürünüdür. Tespit edilen her bir ürünün eğitimde kullanılması ise oldukça önemlidir.Anahtar sözcükler: 17. Yüzyıl, Kaside, Zihniyet, Eğitim