Theses supervised by Prof. Dr. İsmail Karaca
40 theses · Isparta University of Applied Sciences
Isparta Eğirdir bölgesi elma bahçelerinde Akdeniz meyvesineği Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera: Tephritidae)'ne karşı bazı entomopatojen fungusların laboratuvar ve arazi koşullarında uygulanarak etkinliklerinin belirlenmesi
Akdeniz meyve sineği (AMS), Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera; Tephritidae çok sayıda önemli ticari meyve türlerinde zarar yapan ve ihracatta tolerans gösterilmeyen bir zararlı türüdür. Kimyasal mücadelenin olumsuzluklarının sık konuşulduğu bu dönemde biyolojik mücadele araştırmaları hız kazanmıştır. Böceklere bulaşarak popülasyonlarını baskı altında tutan entomopatojen funguslar üzerinde araştırmalar her geçen gün artmaktadır. Bu araştırma; Akdeniz meyve sineğinin son larva döneminin toprakta pupa olma özelliğinden faydalanarak, topraktan izole edilmiş yerel entomopatojen fungusların son dönem larvalar üzerindeki ölüm oranlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Denemede yerel olarak izole edilen 2 adet Beauveria bassiana izolatı ve 1 adet Isaria fumosorasea izolatı ve bunların 5 farklı dozu kullanılmıştır. 3. dönem Akdeniz meyve sineği larvalarına laboratuvar ortamında petri kaplarında ve steril toprak ortamında 5 farklı doz uygulanmıştır. Deneme verileri değerlendirildiğinde IFR isimli Isaria fumosorasea izolatı ile LD.2016 isimli Beauveria bassiana izolatının M6-4 izolatına oranla daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Bazı dozların döl verimini etkilediği görülmüştür. Yarı doğal arazi çalışmaları IFR ve LD.2016'nın en yüksek 3 dozu ile çalışılmıştır. Isparta ili Eğirdir ilçesinde zararlının biyolojisi takip edilemediği için sadece Antalya ilindeki 2020 ve 2021 yıllarında kurulan deneme alanından alınan veriler değerlendirilmiştir. 2020 yılında, IFR ve LD.2016 izolatlarının 108 konidi/mL konsantrasyonundaki ölüm oranları sırasıyla %65 ve %62, 107 konidi/mL ise , %60, %55 ve 106 konidi/mL ise %42 ve %35 olmuştur. 2021 yılı IFR ve LD.2016 izolatlarının 108 konidi/mL ölüm oranları sırasıyla, %60 ve %60 olurken, 107 konidi/mL ,%56 ve %55 ve 106 konidi/mL ise %40 ve %34 olmuştur. Yerel izolatların Akdeniz meyve sineği mücadelesinde kullanılabilme yeteneğinin olduğu düşünülmektedir.
Effect of different spores and metabolites of Beauveria bassiana on larvae of Tuta absoluta (Meyrick) (Lepidoptera: Gelechiidae)
Tomato leaf miner, Tuta absoluta Meyrick (Lepidoptera: Gelechiidae) is so challenging in tomato farming. Its control depends on use of synthetic pesticides rather than biological control methods. Currently, entomopathogenic organisms are main focus in controlling crucial agricultural pests. B. bassiana is an essential candidate in T. absoluta control. However, its spores are limited in terms of viability and lifespan. The current work expanded B. bassiana activity spectrum by testing conidia, blastospores, extracellular enzymes and secondary metabolites against T. absoluta. Mass rearing of T. absoluta was achieved by growing tomato plants and feeding them inside of climatic chambers. Culturing of B. bassiana was conducted on the PDA medium. Blastospores, extracellular enzymes and secondary metabolites were obtained by submerged culture methods. Conidiospores and blastospores were counted with Thoma hemocytometer and light microscope. Metabolites were obtained by ultrafiltration and centrifugations. Their supernatants were split into separate dilutes and mix formulations. All biopesticide formulations were applied by spraying on each of 4 larval stages of T. absoluta under CRBD type. Data pertaining to larval mortality were collected, evaluated with Abbott formula and Microsoft and analyzed with SPSS ver.22. Larval mean mortalities were separated with Tukey's HSD test (P≤0.05). Control sprays consisted of water and Tween-80 and caused almost zero mortality. Generally, all formulations were significantly effective against T. absoluta larvae. Blastospores showed high effectivity to older larval stages. The mixed formulations of extracellular enzymes are more toxic to T. absoluta larvae than separate formulations. B. bassiana M6-4 isolate is a potential candidate for sustainable control of T. absoluta.
Antalya susam alanlarında susam güvesi Antigastra catalaunalis Dup. (Lepidoptera: Pyralidae) ve tütün beyaz sinek Bemisia tabaci (Hemiptera: Aleyrodidae) üzerinde biyolojik mücadele olanakları
Susam güvesi ve Beyaz sinek susam bitkisinde çok önemli zarara sebep olmaktadır. Özellikle ikinci dönem susam ekim alanlarında erken müdahale yapılmazsa önemli ölçüde zarara sebep olmaktadırlar. Bu durum verimi çok düşürmektedir. Ülkemizde bu zararlılar için genel olarak kimyasal mücadele tercih edilmektedir. Günümüzde kimyasal mücadelenin kullanımı birçok zararlı sonuçlar meydana getirmektedir. Bundan dolayı, çalışmamızda kimyasal mücadeleye alternatif olması için biyolojik mücadele etmenleri ve preparatlarının kullanımı amaçlanmıştır. Bu çalışmada %1.5 Beauveria bassiana strain Bb-1 1x108 kob/mil min sporları içeren Nostalgist Bl biyolojik insektisidi, 0.3 g/L Azadirachtin etken maddesi içeren Nimbecidine biyolojik insektisiti ve yumurta parazitoiti olan Trichogramma evanescens Westwood (Hymenoptera: Trichogrammatidae) uygulamaları yapılmış ve etkinlikleri belirlenmiştir. Uygulama alanı (2000 m2) 3 bloğa ayrılmış, her blok A, B ve C harfleri ile isimlendirilmiştir. Her blok 4 parsele ayrılmıştır. Her blokta kontrol parselleri olmak üzere her parselde ayrı ayrı yukarıdaki etmenlerin ve biyolojik insektisitlerin uygulaması yapılmıştır. Yapılan çalışmada A3, B3, C3 parsellerine toplam 20 000 adet T. evanescens ergini Susam güvesi yumurtası için salınmıştır. A1 Nimbecidine, A2 Nostalgist, B1 Nostalgist, B2 Nimbecidine, C1 Nimbecidine, C2 Nostalgist şeklinde uygulamalar yapılmıştır. A4, B4, C4 parselleri kontrol parselleri yapılmıştır. Uygulama sonuçlarına göre yapılan sayımlarda yaprak yüzeyinde beyaz sinek yumurtası ve nimfinde önemli ölçüde azalma olmuştur. Susam güvesi larva sayımlarında bitki başına düşen populasyonlarda çok önemli düşüş gözlenmiştir. En fazla verim Nimbecidine ve Nostaljist uygulamalarında elde edilmiştir. Parazitoid uygulaması yapılan parsellerde verim orta düzeyde olmuştur.
Domateste Phenacoccus solenopsis (Hemiptera: Pseudococcidae)'e karşı farklı refakatçi bitkilerin etkisi
Bu tez çalışması domates üretim sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak için bitki koruma ve besleme uygulamalarını fonksiyonel biyoçeşitliliği geliştirmek ve bitki savunmasını teşvik etmek için refakatçi bitkilerin kullanılabilirliğini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Refakatçi bitkiler, zararlı böceklerin konukçu bitki seçimini ve popülasyon dinamiklerini etkileyerek, doğal düşmanların barınması ve beslenmesi için uygun ortam sağlayarak mücadelede rol oynamaktadır.Çalışmada tagetes, susam, semizotu, bakla, lavanta ve dereotu olmak üzere 6 refakatçi bitki kullanılmıştır. Bu bitkilerin domates bitkisinin gelişmesi ve pamuk unlubitine karşı etkisi incelenmiştir. Çalışmada laboratuvar çalışmaları, arazi çalışmaları ve olfaktometre denemeleri yapılmıştır. Tez çalışmaları sonucunda susam bitkisi zararlıya karşı cezbedici etkisi olduğu, lavanta ve dereotu bitkilerinin diğer bitkilere göre hem bitki gelişimine olumlu etkisi, hem de zararlıya karşı engelleyici etkisi gözlenmiştir. Sonuç olarak susam bitkisi tuzak bitki, dereotu ve lavanta bitkileri refakatçi bitki olarak kullanılabileceği kanaaitine varılmıştır.
Bakla bitkisi (Vicia faba L.) üzerinde, iki otçul [Aphis fabae scopoli ve Acyrthosiphon pisum harrıs)] ve iki avcı (Hippodamia variegata (Goeze) ve Coccinella septempunctata L.) arasındaki tritrofik ilişkilerin belirlenmesi
Bitkisel üretim yapılan alanlarda zararlılara karşı yoğun şekilde kimyasal kullanılmaktadır. Bunun sonucunda zararlıların da direnç kazandığı ve bu sebeple alternatif mücadele yöntemlerinin olması gerektiği düşünülmektedir. Bunlardan biri de biyolojik mücadale yöntemidir ve bu yöntem içerisinde av-avcı ilişkisinin ve değişen av yoğunluklarında üreme yeteneklerinin belirlenmesi biyolojik mücadele etmenin seçilmesinde anahtar bileşenlerdendir. Bu çalışmada olfaktometre yardımıyla avcı böceklerin farklı besinlere yönelmeleri incelenmiştir. Bu çalışmada ayrıca yaprakbitlerinin avcıları olan Hippodamia variegata ve Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae)'nın işlevsel ve sayısal tepkileri test edilmiştir. İşlevsel tepki denemelerinde avcıların değişen av yoğunluklarında tükettiği av miktarını ve yaprakbitlerinin popülasyonlarını düşürmedeki etkisi saptanırken; sayısal tepki denemelerinde ise avcıların değişen av yoğunluklarındaki üreme yetenekleri tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı 27±1°C sıcaklık ve %65±5 orantılı nem ve uzun gün aydınlatmalı (16:8) iklim odalarında gerçekleştirilmiştir. İşlevsel tepki denemelerinde elde edilen sonuçlara göre avcı böceklerin avları üzerindeki saldırı oranlarının (a) gelişme dönemleri ilerkedikçe arttığı, yakalama sürelerinin (Th) de düştüğü gözlenmiştir. Sayısal tepki denemelerinde ise bırakılan yumurta sayıları ve her iki avcının da besinleri üzerindeki üreme tepkilerinin (ECI) besin yoğunluğuna bağlı olarak artış gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre her iki avcının da özellikle geç gelişme dönemlerinin A. fabae ve A. pisum üzerindeki hem üreme tüketim hem de üreme kapasitelerinin yüksek olduğu ve bu zararlılar ile mücadelede etkili olabilecekleri kanaatine varılmıştır.
Bakla bitkisi (Vicia faba L.) üzerinde, iki otçul [Aphis fabae scopoli ve Acyrthosiphon pisum harrıs)] ve iki avcı (Hippodamia variegata (Goeze) ve Coccinella septempunctata L.) arasındaki tritrofik ilişkilerin belirlenmesi
Bitkisel üretim yapılan alanlarda zararlılara karşı yoğun şekilde kimyasal kullanılmaktadır. Bunun sonucunda zararlıların da direnç kazandığı ve bu sebeple alternatif mücadele yöntemlerinin olması gerektiği düşünülmektedir. Bunlardan biri de biyolojik mücadale yöntemidir ve bu yöntem içerisinde av-avcı ilişkisinin ve değişen av yoğunluklarında üreme yeteneklerinin belirlenmesi biyolojik mücadele etmenin seçilmesinde anahtar bileşenlerdendir. Bu çalışmada olfaktometre yardımıyla avcı böceklerin farklı besinlere yönelmeleri incelenmiştir. Bu çalışmada ayrıca yaprakbitlerinin avcıları olan Hippodamia variegata ve Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae)'nın işlevsel ve sayısal tepkileri test edilmiştir. İşlevsel tepki denemelerinde avcıların değişen av yoğunluklarında tükettiği av miktarını ve yaprakbitlerinin popülasyonlarını düşürmedeki etkisi saptanırken; sayısal tepki denemelerinde ise avcıların değişen av yoğunluklarındaki üreme yetenekleri tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı 27±1°C sıcaklık ve %65±5 orantılı nem ve uzun gün aydınlatmalı (16:8) iklim odalarında gerçekleştirilmiştir. İşlevsel tepki denemelerinde elde edilen sonuçlara göre avcı böceklerin avları üzerindeki saldırı oranlarının (a) gelişme dönemleri ilerkedikçe arttığı, yakalama sürelerinin (Th) de düştüğü gözlenmiştir. Sayısal tepki denemelerinde ise bırakılan yumurta sayıları ve her iki avcının da besinleri üzerindeki üreme tepkilerinin (ECI) besin yoğunluğuna bağlı olarak artış gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre her iki avcının da özellikle geç gelişme dönemlerinin A. fabae ve A. pisum üzerindeki hem üreme tüketim hem de üreme kapasitelerinin yüksek olduğu ve bu zararlılar ile mücadelede etkili olabilecekleri kanaatine varılmıştır.
Bakla bitkisi (Vicia faba L.) üzerinde, iki otçul [Aphis fabae scopoli ve Acyrthosiphon pisum harrıs)] ve iki avcı (Hippodamia variegata (Goeze) ve Coccinella septempunctata L.) arasındaki tritrofik ilişkilerin belirlenmesi
Bitkisel üretim yapılan alanlarda zararlılara karşı yoğun şekilde kimyasal kullanılmaktadır. Bunun sonucunda zararlıların da direnç kazandığı ve bu sebeple alternatif mücadele yöntemlerinin olması gerektiği düşünülmektedir. Bunlardan biri de biyolojik mücadale yöntemidir ve bu yöntem içerisinde av-avcı ilişkisinin ve değişen av yoğunluklarında üreme yeteneklerinin belirlenmesi biyolojik mücadele etmenin seçilmesinde anahtar bileşenlerdendir. Bu çalışmada olfaktometre yardımıyla avcı böceklerin farklı besinlere yönelmeleri incelenmiştir. Bu çalışmada ayrıca yaprakbitlerinin avcıları olan Hippodamia variegata ve Coccinella septempunctata (Coleoptera: Coccinellidae)'nın işlevsel ve sayısal tepkileri test edilmiştir. İşlevsel tepki denemelerinde avcıların değişen av yoğunluklarında tükettiği av miktarını ve yaprakbitlerinin popülasyonlarını düşürmedeki etkisi saptanırken; sayısal tepki denemelerinde ise avcıların değişen av yoğunluklarındaki üreme yetenekleri tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı 27±1°C sıcaklık ve %65±5 orantılı nem ve uzun gün aydınlatmalı (16:8) iklim odalarında gerçekleştirilmiştir. İşlevsel tepki denemelerinde elde edilen sonuçlara göre avcı böceklerin avları üzerindeki saldırı oranlarının (a) gelişme dönemleri ilerkedikçe arttığı, yakalama sürelerinin (Th) de düştüğü gözlenmiştir. Sayısal tepki denemelerinde ise bırakılan yumurta sayıları ve her iki avcının da besinleri üzerindeki üreme tepkilerinin (ECI) besin yoğunluğuna bağlı olarak artış gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre her iki avcının da özellikle geç gelişme dönemlerinin A. fabae ve A. pisum üzerindeki hem üreme tüketim hem de üreme kapasitelerinin yüksek olduğu ve bu zararlılar ile mücadelede etkili olabilecekleri kanaatine varılmıştır.
Isparta Eğirdir bölgesi elma bahçelerinde Akdeniz meyvesineği Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera: Tephritidae)'ne karşı bazı entomopatojen fungusların laboratuvar ve arazi koşullarında uygulanarak etkinliklerinin belirlenmesi
Akdeniz meyve sineği (AMS), Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera; Tephritidae çok sayıda önemli ticari meyve türlerinde zarar yapan ve ihracatta tolerans gösterilmeyen bir zararlı türüdür. Kimyasal mücadelenin olumsuzluklarının sık konuşulduğu bu dönemde biyolojik mücadele araştırmaları hız kazanmıştır. Böceklere bulaşarak popülasyonlarını baskı altında tutan entomopatojen funguslar üzerinde araştırmalar her geçen gün artmaktadır. Bu araştırma; Akdeniz meyve sineğinin son larva döneminin toprakta pupa olma özelliğinden faydalanarak, topraktan izole edilmiş yerel entomopatojen fungusların son dönem larvalar üzerindeki ölüm oranlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Denemede yerel olarak izole edilen 2 adet Beauveria bassiana izolatı ve 1 adet Isaria fumosorasea izolatı ve bunların 5 farklı dozu kullanılmıştır. 3. dönem Akdeniz meyve sineği larvalarına laboratuvar ortamında petri kaplarında ve steril toprak ortamında 5 farklı doz uygulanmıştır. Deneme verileri değerlendirildiğinde IFR isimli Isaria fumosorasea izolatı ile LD.2016 isimli Beauveria bassiana izolatının M6-4 izolatına oranla daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Bazı dozların döl verimini etkilediği görülmüştür. Yarı doğal arazi çalışmaları IFR ve LD.2016'nın en yüksek 3 dozu ile çalışılmıştır. Isparta ili Eğirdir ilçesinde zararlının biyolojisi takip edilemediği için sadece Antalya ilindeki 2020 ve 2021 yıllarında kurulan deneme alanından alınan veriler değerlendirilmiştir. 2020 yılında, IFR ve LD.2016 izolatlarının 108 konidi/mL konsantrasyonundaki ölüm oranları sırasıyla %65 ve %62, 107 konidi/mL ise , %60, %55 ve 106 konidi/mL ise %42 ve %35 olmuştur. 2021 yılı IFR ve LD.2016 izolatlarının 108 konidi/mL ölüm oranları sırasıyla, %60 ve %60 olurken, 107 konidi/mL ,%56 ve %55 ve 106 konidi/mL ise %40 ve %34 olmuştur. Yerel izolatların Akdeniz meyve sineği mücadelesinde kullanılabilme yeteneğinin olduğu düşünülmektedir.
Nesne tespit algoritması (YOLOv4 algoritması) ile patates böceğinin (Leptinotarsa decemlineata) (say) patates bitkisi üzerinde saptanması ve populasyon izleme olanakları
Bu tez çalışmasında, YOLOv4 nesne tespit algoritmasıyla patates böceği (Leptinotarsa decemliniata)'ın ergin ve son dönem (3. ve 4. dönem) larvalarının patates bitkisi üzerinde tespitinin yapılması araştırılmıştır. YOLOv4 nesne tespit algoritmasının eğitim sonunda her 1000 iterasyonun başarı ölçütlerine bakılmıştır. Eğitim sonucunda "cfg yapılandırma" dosyasında ağın giriş görüntü çözünürlüğü "416x416", "608x608", "832x832", "1024x1024" ve "1440x1440" olarak değiştirilerek en uygun model tespit edilmeye çalışılmıştır. Eğitim sonucunda "cfg yapılandırma" dosyasında giriş görüntüsü boyutunun "1024x1024" değiştirilmesiyle 3000. iterasyonda en uygun nesne algılayıcısı modeli elde edilmiştir. Önerilen modele ait başarı ölçütü olarak recall 0.78, precision 0.85, F1-Score 0.81, mAP 87.53 ve IoU 57.99 değerlerine ulaşılmıştır. Ayrıca sarı yapışkan tuzak, çukur tuzaklar ve gözle kontrol yöntemi kullanılarak kışlamadan çıkan ergin patates böceklerinin çıkış zamanının saptanması ele alınmıştır. Kışlamadan çıkan ergin patates böceklerinin sarı yapışkan tuzak ve çukur tuzaklarla yakalanma durumu incelenerek YOLOv4 nesne tespit algoritması kullanılarak erken uyarı sistemlerinde kullanılabilirliği araştırılmıştır. 25.05.2021 tarihinde ilk olarak çukur tuzaklarda patates böceği ergini tespit edilmiştir. Gözle kontrol yöntemi kullanılarak patates böceği ilk defa 01.06.2021 tarihinde kaydedilmiştir. Çukur tuzak yöntemi kullanılarak patates böceğinin çıkışı gözle kontrol yöntemine kıyasla daha erken olmuştur. Yapılan çalışmada sarı yapışkan tuzaklarda herhangi bir patates böceği yakalanamamıştır.
Nesne tespit algoritması (YOLOv4 algoritması) ile patates böceğinin (Leptinotarsa decemlineata) (say) patates bitkisi üzerinde saptanması ve populasyon izleme olanakları
Bu tez çalışmasında, YOLOv4 nesne tespit algoritmasıyla patates böceği (Leptinotarsa decemliniata)'ın ergin ve son dönem (3. ve 4. dönem) larvalarının patates bitkisi üzerinde tespitinin yapılması araştırılmıştır. YOLOv4 nesne tespit algoritmasının eğitim sonunda her 1000 iterasyonun başarı ölçütlerine bakılmıştır. Eğitim sonucunda "cfg yapılandırma" dosyasında ağın giriş görüntü çözünürlüğü "416x416", "608x608", "832x832", "1024x1024" ve "1440x1440" olarak değiştirilerek en uygun model tespit edilmeye çalışılmıştır. Eğitim sonucunda "cfg yapılandırma" dosyasında giriş görüntüsü boyutunun "1024x1024" değiştirilmesiyle 3000. iterasyonda en uygun nesne algılayıcısı modeli elde edilmiştir. Önerilen modele ait başarı ölçütü olarak recall 0.78, precision 0.85, F1-Score 0.81, mAP 87.53 ve IoU 57.99 değerlerine ulaşılmıştır. Ayrıca sarı yapışkan tuzak, çukur tuzaklar ve gözle kontrol yöntemi kullanılarak kışlamadan çıkan ergin patates böceklerinin çıkış zamanının saptanması ele alınmıştır. Kışlamadan çıkan ergin patates böceklerinin sarı yapışkan tuzak ve çukur tuzaklarla yakalanma durumu incelenerek YOLOv4 nesne tespit algoritması kullanılarak erken uyarı sistemlerinde kullanılabilirliği araştırılmıştır. 25.05.2021 tarihinde ilk olarak çukur tuzaklarda patates böceği ergini tespit edilmiştir. Gözle kontrol yöntemi kullanılarak patates böceği ilk defa 01.06.2021 tarihinde kaydedilmiştir. Çukur tuzak yöntemi kullanılarak patates böceğinin çıkışı gözle kontrol yöntemine kıyasla daha erken olmuştur. Yapılan çalışmada sarı yapışkan tuzaklarda herhangi bir patates böceği yakalanamamıştır.
Nesne tespit algoritması (YOLOv4 algoritması) ile patates böceğinin (Leptinotarsa decemlineata) (say) patates bitkisi üzerinde saptanması ve populasyon izleme olanakları
Bu tez çalışmasında, YOLOv4 nesne tespit algoritmasıyla patates böceği (Leptinotarsa decemliniata)'ın ergin ve son dönem (3. ve 4. dönem) larvalarının patates bitkisi üzerinde tespitinin yapılması araştırılmıştır. YOLOv4 nesne tespit algoritmasının eğitim sonunda her 1000 iterasyonun başarı ölçütlerine bakılmıştır. Eğitim sonucunda "cfg yapılandırma" dosyasında ağın giriş görüntü çözünürlüğü "416x416", "608x608", "832x832", "1024x1024" ve "1440x1440" olarak değiştirilerek en uygun model tespit edilmeye çalışılmıştır. Eğitim sonucunda "cfg yapılandırma" dosyasında giriş görüntüsü boyutunun "1024x1024" değiştirilmesiyle 3000. iterasyonda en uygun nesne algılayıcısı modeli elde edilmiştir. Önerilen modele ait başarı ölçütü olarak recall 0.78, precision 0.85, F1-Score 0.81, mAP 87.53 ve IoU 57.99 değerlerine ulaşılmıştır. Ayrıca sarı yapışkan tuzak, çukur tuzaklar ve gözle kontrol yöntemi kullanılarak kışlamadan çıkan ergin patates böceklerinin çıkış zamanının saptanması ele alınmıştır. Kışlamadan çıkan ergin patates böceklerinin sarı yapışkan tuzak ve çukur tuzaklarla yakalanma durumu incelenerek YOLOv4 nesne tespit algoritması kullanılarak erken uyarı sistemlerinde kullanılabilirliği araştırılmıştır. 25.05.2021 tarihinde ilk olarak çukur tuzaklarda patates böceği ergini tespit edilmiştir. Gözle kontrol yöntemi kullanılarak patates böceği ilk defa 01.06.2021 tarihinde kaydedilmiştir. Çukur tuzak yöntemi kullanılarak patates böceğinin çıkışı gözle kontrol yöntemine kıyasla daha erken olmuştur. Yapılan çalışmada sarı yapışkan tuzaklarda herhangi bir patates böceği yakalanamamıştır.
Örtü altı biber yetiştiriciliğinde Frankliniella occidentalis'e karşı Orius laevigatus, Amblyseius swirskii ve Neoseiulus cucumeris 'in farklı kombinasyonlarının kullanım olanakları
Bu çalışmada, Türkiye'de örtüaltı biber yetiştiriciliğinde önemli zararlara yol açan Batı çiçek tripsi [Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysoneptera: Thripidae)]'ne karşı, avcı böcek Orius laevigatus (Fieber) (Hemiptera: Anthocoridae) ile avcı akarlar Amblyseius swirskii (Athias-Henriot) (Acari: Phytoseiidae) ve Neoseiulus cucumeris (Oudemans) (Acari: Phytoseiidae)'in birbirleriyle birlikte ve ayrı olarak etkinlikleri değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Antalya-Aksu'da (Kurşunlu Köyü, Yörükler mevkii) 1000 m2'lik bir serada, 2016 ve 2017 yıllarında yürütülmüştür. Denemelerin karakterlerini ilaçsız kontrol, A. swirskii uygulaması, N.cucumeris uygulaması, O. laevigatus uygulaması, A. swirskii ve O. laevigatus uygulaması, N. cucumeris ve O. laevigatus uygulaması ve standart ilaç uygulamaları oluşturmuştur. Denemeler, tesadüf blokları deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve her parsel 25 m2/150 adet fide içerecek şekilde oluşturulmuştur. Hem birinci hem de İkinci deneme sonucunda, en yüksek etki O. laevigatus ile A. swirskii'nin beraber uygulandığı parsellerde; en düşük etki ise ilaçsız kontrol parsellerinde tespit edilmiştir. Her iki yıldaki denemede de, O. laevigatus'un A. swirskii ile beraber uygulandığı parseller, iki avcının tek tek uygulandığı parsellerden daha etkili bulunmuştur. Sadece O. laevigatus uygulanan parsellerde, çiçekte trips popülasyonu kontrol altına alınabilirken, yapraktaki trips popülasyonuna karşı yeterli etki görülmemiştir. Sadece A. swirskii uygulanan parsellerde, her iki yıldaki denemelerde de yapraktaki trips popülasyonu kontrol altına alınmış ancak çiçekteki trips popülasyonu kontrol altına alınamamıştır. Sadece N. cucumeris uygulanan parsellerde, her iki yılda da yaprakta trips popülasyonu bir miktar baskı altına alınabildiyse de çiçekte hemen hemen hiç alınamamıştır ve sadece A. swirskii uygulanan parsellerden istatiksel olarak farklı ve daha etkisiz bulunmuştur. Standart ilaç uygulamaları ise O.laevigatus + A. swirskii parselinden daha başarısız bulunmuştur.
Örtü altı biber yetiştiriciliğinde Frankliniella occidentalis'e karşı Orius laevigatus, Amblyseius swirskii ve Neoseiulus cucumeris 'in farklı kombinasyonlarının kullanım olanakları
Bu çalışmada, Türkiye'de örtüaltı biber yetiştiriciliğinde önemli zararlara yol açan Batı çiçek tripsi [Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysoneptera: Thripidae)]'ne karşı, avcı böcek Orius laevigatus (Fieber) (Hemiptera: Anthocoridae) ile avcı akarlar Amblyseius swirskii (Athias-Henriot) (Acari: Phytoseiidae) ve Neoseiulus cucumeris (Oudemans) (Acari: Phytoseiidae)'in birbirleriyle birlikte ve ayrı olarak etkinlikleri değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Antalya-Aksu'da (Kurşunlu Köyü, Yörükler mevkii) 1000 m2'lik bir serada, 2016 ve 2017 yıllarında yürütülmüştür. Denemelerin karakterlerini ilaçsız kontrol, A. swirskii uygulaması, N.cucumeris uygulaması, O. laevigatus uygulaması, A. swirskii ve O. laevigatus uygulaması, N. cucumeris ve O. laevigatus uygulaması ve standart ilaç uygulamaları oluşturmuştur. Denemeler, tesadüf blokları deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve her parsel 25 m2/150 adet fide içerecek şekilde oluşturulmuştur. Hem birinci hem de İkinci deneme sonucunda, en yüksek etki O. laevigatus ile A. swirskii'nin beraber uygulandığı parsellerde; en düşük etki ise ilaçsız kontrol parsellerinde tespit edilmiştir. Her iki yıldaki denemede de, O. laevigatus'un A. swirskii ile beraber uygulandığı parseller, iki avcının tek tek uygulandığı parsellerden daha etkili bulunmuştur. Sadece O. laevigatus uygulanan parsellerde, çiçekte trips popülasyonu kontrol altına alınabilirken, yapraktaki trips popülasyonuna karşı yeterli etki görülmemiştir. Sadece A. swirskii uygulanan parsellerde, her iki yıldaki denemelerde de yapraktaki trips popülasyonu kontrol altına alınmış ancak çiçekteki trips popülasyonu kontrol altına alınamamıştır. Sadece N. cucumeris uygulanan parsellerde, her iki yılda da yaprakta trips popülasyonu bir miktar baskı altına alınabildiyse de çiçekte hemen hemen hiç alınamamıştır ve sadece A. swirskii uygulanan parsellerden istatiksel olarak farklı ve daha etkisiz bulunmuştur. Standart ilaç uygulamaları ise O.laevigatus + A. swirskii parselinden daha başarısız bulunmuştur.
Örtü altı biber yetiştiriciliğinde Frankliniella occidentalis'e karşı Orius laevigatus, Amblyseius swirskii ve Neoseiulus cucumeris 'in farklı kombinasyonlarının kullanım olanakları
Bu çalışmada, Türkiye'de örtüaltı biber yetiştiriciliğinde önemli zararlara yol açan Batı çiçek tripsi [Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysoneptera: Thripidae)]'ne karşı, avcı böcek Orius laevigatus (Fieber) (Hemiptera: Anthocoridae) ile avcı akarlar Amblyseius swirskii (Athias-Henriot) (Acari: Phytoseiidae) ve Neoseiulus cucumeris (Oudemans) (Acari: Phytoseiidae)'in birbirleriyle birlikte ve ayrı olarak etkinlikleri değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Antalya-Aksu'da (Kurşunlu Köyü, Yörükler mevkii) 1000 m2'lik bir serada, 2016 ve 2017 yıllarında yürütülmüştür. Denemelerin karakterlerini ilaçsız kontrol, A. swirskii uygulaması, N.cucumeris uygulaması, O. laevigatus uygulaması, A. swirskii ve O. laevigatus uygulaması, N. cucumeris ve O. laevigatus uygulaması ve standart ilaç uygulamaları oluşturmuştur. Denemeler, tesadüf blokları deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve her parsel 25 m2/150 adet fide içerecek şekilde oluşturulmuştur. Hem birinci hem de İkinci deneme sonucunda, en yüksek etki O. laevigatus ile A. swirskii'nin beraber uygulandığı parsellerde; en düşük etki ise ilaçsız kontrol parsellerinde tespit edilmiştir. Her iki yıldaki denemede de, O. laevigatus'un A. swirskii ile beraber uygulandığı parseller, iki avcının tek tek uygulandığı parsellerden daha etkili bulunmuştur. Sadece O. laevigatus uygulanan parsellerde, çiçekte trips popülasyonu kontrol altına alınabilirken, yapraktaki trips popülasyonuna karşı yeterli etki görülmemiştir. Sadece A. swirskii uygulanan parsellerde, her iki yıldaki denemelerde de yapraktaki trips popülasyonu kontrol altına alınmış ancak çiçekteki trips popülasyonu kontrol altına alınamamıştır. Sadece N. cucumeris uygulanan parsellerde, her iki yılda da yaprakta trips popülasyonu bir miktar baskı altına alınabildiyse de çiçekte hemen hemen hiç alınamamıştır ve sadece A. swirskii uygulanan parsellerden istatiksel olarak farklı ve daha etkisiz bulunmuştur. Standart ilaç uygulamaları ise O.laevigatus + A. swirskii parselinden daha başarısız bulunmuştur.
Adana ve Antalya illeri portakal bahçelerinde planococcus citri (Rısso)'nin anagyrus pseudococci (Gırault) tarafından parazitlenme oranları
Turunçgiller, ülkemizde en fazla Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz bölgelerinde yetiştirilmektedir. Ülkemizde üretilen turunçgillerin yarıya yakınını portakal, yaklaşık üçte birini limon, yaklaşık beşte birini mandalina, geri kalanını greyfurt ve diğer türler oluşturmaktadır. Turunçgil üretiminde birçok zararlı ile karşılaşılmakta ve mücadele edilmektedir. Bu zararlılar içerisinde en önemlilerinden biri Turunçgil Unlu biti Planococcus citri Risso (Hemiptera: Pseudococcidae)'dir. Bu çalışmanın amacı Antalya ve Adana illerinde portakal bahçelerinde büyük ekonomik kayıplara neden olan zararlı unlu bitin bulaşma oranları, bu zararlının Anagyrus pseudococci Girault (Hymoneptera: Encyrtidae)tarafından parazitlenme oranları ile temiz meyve oranlarını belirlenmesi olmuştur. Bu amaçla Antalya ilinden 2 ve Adana ilinden 1 portakal bahçesi seçilmiştir ve 2015, 2016 yıllarında gözlemler yapılmıştır. Sonuç olarak bahçelerin bulaşıklık oranları ortalamaları 2015 ve 2016 yılı için sırasıyla Antalya ilindeki bahçelerde; %28.56, 16.25 ve %26.55, 18.47 ve Adana ilindeki bahçe için %11.57, 7.69 olmuştur. Parazitlenme oranları ortalamaları 2016 yılı bahçe sırasına göre %16.73, 11.03 ve 12.83 olarak bulunmuştur.
Isparta ili elma bahçelerinde çukur tuzak örnekleme yöntemi ile yakalanan carabidae familyasına ait türler ve biyoçeşitlilik parametreleri
Bu çalışma 2016-2017 yılları arasında ISUBU kampusünde elma bahçelerindeki carabidae familyasına ait türlerin yoğunluğunun belirlenmesi amacı ile yürütülmüştür. ISUBÜ doğu kampüsünde üç eş büyüklükteki elma bahçesi seçilmiştir. Seçilen elma bahçeleri bakımlı- ilaçlanan, bakımlı- ilaçlanmayan, bakımsız- ilaçlanmayan olarak seçilmiştir. Seçilen bahçelerde çukur tuzak yakalama metodu uygulanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma sonucunda elde edilen verilerden yola çıkarak tarımsal faaliyetlerin yer böceklerinin çeşitliliği ve habitatların benzerliğine etkisi olduğu ortaya konulmuştur. Önceki çalışmalarda göz önüne alındığında ekosistemlerin dengesinin bozulmaması için mümkün olduğunca ekosisteme dışarıdan müdahalede bulunulmaması önem kazanmıştır.
Isparta ili elma bahçelerinde çukur tuzak örnekleme yöntemi ile yakalanan carabidae familyasına ait türler ve biyoçeşitlilik parametreleri
Bu çalışma 2016-2017 yılları arasında ISUBU kampusünde elma bahçelerindeki carabidae familyasına ait türlerin yoğunluğunun belirlenmesi amacı ile yürütülmüştür. ISUBÜ doğu kampüsünde üç eş büyüklükteki elma bahçesi seçilmiştir. Seçilen elma bahçeleri bakımlı- ilaçlanan, bakımlı- ilaçlanmayan, bakımsız- ilaçlanmayan olarak seçilmiştir. Seçilen bahçelerde çukur tuzak yakalama metodu uygulanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma sonucunda elde edilen verilerden yola çıkarak tarımsal faaliyetlerin yer böceklerinin çeşitliliği ve habitatların benzerliğine etkisi olduğu ortaya konulmuştur. Önceki çalışmalarda göz önüne alındığında ekosistemlerin dengesinin bozulmaması için mümkün olduğunca ekosisteme dışarıdan müdahalede bulunulmaması önem kazanmıştır.
Isparta ili elma bahçelerinde çukur tuzak örnekleme yöntemi ile yakalanan carabidae familyasına ait türler ve biyoçeşitlilik parametreleri
Bu çalışma 2016-2017 yılları arasında ISUBU kampusünde elma bahçelerindeki carabidae familyasına ait türlerin yoğunluğunun belirlenmesi amacı ile yürütülmüştür. ISUBÜ doğu kampüsünde üç eş büyüklükteki elma bahçesi seçilmiştir. Seçilen elma bahçeleri bakımlı- ilaçlanan, bakımlı- ilaçlanmayan, bakımsız- ilaçlanmayan olarak seçilmiştir. Seçilen bahçelerde çukur tuzak yakalama metodu uygulanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma sonucunda elde edilen verilerden yola çıkarak tarımsal faaliyetlerin yer böceklerinin çeşitliliği ve habitatların benzerliğine etkisi olduğu ortaya konulmuştur. Önceki çalışmalarda göz önüne alındığında ekosistemlerin dengesinin bozulmaması için mümkün olduğunca ekosisteme dışarıdan müdahalede bulunulmaması önem kazanmıştır.
Afyonkarahisar ili ve bazı ilçelerindeki patates alanlarında patates böceği (Leptinotarsa decemlineata) (SAY) (Coleoptera: Chrysomelidae)'nin populasyon değişimi
Bu tez çalışmasında Afyonkarahisar ili ve bazı ilçelerindeki patates alanlarında patates böceği (Leptinotarsa decemlineata) (Say) (Coleoptera: Chrysomelidae)'nin yayılışı araştırılmıştır. Bu amaçla, Afyonkarahisar ili; Merkez, Sandıklı, Emirdağ, Şuhut, Dinar, Çobanlar ilçelerinde, her ilçeye dört kez gidilerek patates tarlalarından patates böceği bireyleri toplanmış ve kayıt altına alınmıştır. Patates tarlalarında olası entomopatojen fungus saptamak amacıyla örnekleme alanı seçilen her tarladan bir kg toprak örneği alınarak Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, Biyolojik Mücadele Araştırma ve Uygulama Laboratuvarına gönderilmiştir. Ayrıca Afyonkarahisar ilinde patates böceğinin popülasyon değişiminin belirlenmesi amacıyla, Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesi merkezinde, aralarında 4 km bulunan iki patates tarlası örnekleme alanı olarak seçilmiştir. Her hafta bu tarlalardan patates böceği bireyleri (yumurta, larva, ergin) toplanarak kayıt altına alınmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda bölgede patates böceğinin yılda 3.35 döl verebileceği hesaplanmıştır. İlçelerde patates tarlalarından alınan toprak örneklerinde entomopatojen fungus izole edilememiştir.
Afyonkarahisar ili domates serasında önemli zararlı popülasyonlarının renkli yapışkan tuzaklar ile izlenmesi
Örtü altı yetiştiriciliğinde ekonomik kayba sebebiyet veren birçok zararlı ve hastalık etmeni olduğu bilinmektedir. Bu zararlı etmenler içerisinde thrips, beyaz sinek, kırmızı örümcek ve yaprak biti önemli kayıplara neden olabilecek potansiyele sahip zararlılardır. Son yıllarda domates üretim alanlarında yoğun olarak görülen domates güvesi de bu zararlı türlerden birisidir. Kapalı alandaki üretilen domateslerde bu zararlıya karşı özellikle kimyasal mücadele uygulanmakta olup, yoğun kullanılması zararlının kullanılan kimyasallara dayanıklılık kazanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bu zararlı böcekler ile mücadele etmek için birçok yönteme başvurulmakta ve zararlının popülasyon takibinin yapılabilmesi için biyoteknik yöntemlerden yararlanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesine bağlı 80 dönümlük jeotermal bir serada domates güvesi (Tuta absoluta Meyrick), sera beyaz sineği (Trialeurades vaporariorum Westwood) ve batı çiçek thripsi (Frankliniella occidentalis (Pergande))'ne karşı siyah, sarı ve mavi yapışkan tuzak kullanılarak zararlıların popülasyonları izlenmiş ve yoğunlukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, özellikle feromonla desteklenmiş siyah tuzakların domates güvesini çekmede oldukça başarılı olduğu görülmüştür. Ayrıca sera beyaz sineğini sarı yapışkan tuzaklar daha fazla çekerken, batı çiçek thripsini mavi tuzaklar daha fazla çekmiştir.
Afyonkarahisar ili domates serasında önemli zararlı popülasyonlarının renkli yapışkan tuzaklar ile izlenmesi
Örtü altı yetiştiriciliğinde ekonomik kayba sebebiyet veren birçok zararlı ve hastalık etmeni olduğu bilinmektedir. Bu zararlı etmenler içerisinde thrips, beyaz sinek, kırmızı örümcek ve yaprak biti önemli kayıplara neden olabilecek potansiyele sahip zararlılardır. Son yıllarda domates üretim alanlarında yoğun olarak görülen domates güvesi de bu zararlı türlerden birisidir. Kapalı alandaki üretilen domateslerde bu zararlıya karşı özellikle kimyasal mücadele uygulanmakta olup, yoğun kullanılması zararlının kullanılan kimyasallara dayanıklılık kazanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bu zararlı böcekler ile mücadele etmek için birçok yönteme başvurulmakta ve zararlının popülasyon takibinin yapılabilmesi için biyoteknik yöntemlerden yararlanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesine bağlı 80 dönümlük jeotermal bir serada domates güvesi (Tuta absoluta Meyrick), sera beyaz sineği (Trialeurades vaporariorum Westwood) ve batı çiçek thripsi (Frankliniella occidentalis (Pergande))'ne karşı siyah, sarı ve mavi yapışkan tuzak kullanılarak zararlıların popülasyonları izlenmiş ve yoğunlukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, özellikle feromonla desteklenmiş siyah tuzakların domates güvesini çekmede oldukça başarılı olduğu görülmüştür. Ayrıca sera beyaz sineğini sarı yapışkan tuzaklar daha fazla çekerken, batı çiçek thripsini mavi tuzaklar daha fazla çekmiştir.
Afyonkarahisar ili domates serasında önemli zararlı popülasyonlarının renkli yapışkan tuzaklar ile izlenmesi
Örtü altı yetiştiriciliğinde ekonomik kayba sebebiyet veren birçok zararlı ve hastalık etmeni olduğu bilinmektedir. Bu zararlı etmenler içerisinde thrips, beyaz sinek, kırmızı örümcek ve yaprak biti önemli kayıplara neden olabilecek potansiyele sahip zararlılardır. Son yıllarda domates üretim alanlarında yoğun olarak görülen domates güvesi de bu zararlı türlerden birisidir. Kapalı alandaki üretilen domateslerde bu zararlıya karşı özellikle kimyasal mücadele uygulanmakta olup, yoğun kullanılması zararlının kullanılan kimyasallara dayanıklılık kazanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bu zararlı böcekler ile mücadele etmek için birçok yönteme başvurulmakta ve zararlının popülasyon takibinin yapılabilmesi için biyoteknik yöntemlerden yararlanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesine bağlı 80 dönümlük jeotermal bir serada domates güvesi (Tuta absoluta Meyrick), sera beyaz sineği (Trialeurades vaporariorum Westwood) ve batı çiçek thripsi (Frankliniella occidentalis (Pergande))'ne karşı siyah, sarı ve mavi yapışkan tuzak kullanılarak zararlıların popülasyonları izlenmiş ve yoğunlukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, özellikle feromonla desteklenmiş siyah tuzakların domates güvesini çekmede oldukça başarılı olduğu görülmüştür. Ayrıca sera beyaz sineğini sarı yapışkan tuzaklar daha fazla çekerken, batı çiçek thripsini mavi tuzaklar daha fazla çekmiştir.
Adana ve Antalya illeri portakal bahçelerinde planococcus citri (Rısso)'nin anagyrus pseudococci (Gırault) tarafından parazitlenme oranları
Turunçgiller, ülkemizde en fazla Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz bölgelerinde yetiştirilmektedir. Ülkemizde üretilen turunçgillerin yarıya yakınını portakal, yaklaşık üçte birini limon, yaklaşık beşte birini mandalina, geri kalanını greyfurt ve diğer türler oluşturmaktadır. Turunçgil üretiminde birçok zararlı ile karşılaşılmakta ve mücadele edilmektedir. Bu zararlılar içerisinde en önemlilerinden biri Turunçgil Unlu biti Planococcus citri Risso (Hemiptera: Pseudococcidae)'dir. Bu çalışmanın amacı Antalya ve Adana illerinde portakal bahçelerinde büyük ekonomik kayıplara neden olan zararlı unlu bitin bulaşma oranları, bu zararlının Anagyrus pseudococci Girault (Hymoneptera: Encyrtidae)tarafından parazitlenme oranları ile temiz meyve oranlarını belirlenmesi olmuştur. Bu amaçla Antalya ilinden 2 ve Adana ilinden 1 portakal bahçesi seçilmiştir ve 2015, 2016 yıllarında gözlemler yapılmıştır. Sonuç olarak bahçelerin bulaşıklık oranları ortalamaları 2015 ve 2016 yılı için sırasıyla Antalya ilindeki bahçelerde; %28.56, 16.25 ve %26.55, 18.47 ve Adana ilindeki bahçe için %11.57, 7.69 olmuştur. Parazitlenme oranları ortalamaları 2016 yılı bahçe sırasına göre %16.73, 11.03 ve 12.83 olarak bulunmuştur.
Adana ve Antalya illeri portakal bahçelerinde planococcus citri (Rısso)'nin anagyrus pseudococci (Gırault) tarafından parazitlenme oranları
Turunçgiller, ülkemizde en fazla Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz bölgelerinde yetiştirilmektedir. Ülkemizde üretilen turunçgillerin yarıya yakınını portakal, yaklaşık üçte birini limon, yaklaşık beşte birini mandalina, geri kalanını greyfurt ve diğer türler oluşturmaktadır. Turunçgil üretiminde birçok zararlı ile karşılaşılmakta ve mücadele edilmektedir. Bu zararlılar içerisinde en önemlilerinden biri Turunçgil Unlu biti Planococcus citri Risso (Hemiptera: Pseudococcidae)'dir. Bu çalışmanın amacı Antalya ve Adana illerinde portakal bahçelerinde büyük ekonomik kayıplara neden olan zararlı unlu bitin bulaşma oranları, bu zararlının Anagyrus pseudococci Girault (Hymoneptera: Encyrtidae)tarafından parazitlenme oranları ile temiz meyve oranlarını belirlenmesi olmuştur. Bu amaçla Antalya ilinden 2 ve Adana ilinden 1 portakal bahçesi seçilmiştir ve 2015, 2016 yıllarında gözlemler yapılmıştır. Sonuç olarak bahçelerin bulaşıklık oranları ortalamaları 2015 ve 2016 yılı için sırasıyla Antalya ilindeki bahçelerde; %28.56, 16.25 ve %26.55, 18.47 ve Adana ilindeki bahçe için %11.57, 7.69 olmuştur. Parazitlenme oranları ortalamaları 2016 yılı bahçe sırasına göre %16.73, 11.03 ve 12.83 olarak bulunmuştur.