Theses supervised by Prof. Dr. İzzet Gümüş

33 theses · İstanbul Gelişim University, Gazi University

DoctorateOpen AccessTR

Örgüt iklimi ve örgütsel vatandaşlık davranışı açısından cam tavan algısı: Ankara'daki konaklama işletmelerinde çalışanlar üzerine bir analiz

Bu tezin amacı, örgüt iklimi ve örgütsel vatandaşlık davranışı açısından cam tavan algısının, çalışanlar üzerindeki etkilerini incelemektir. Günümüz rekabet koşullarında, çok önemli bir yere sahip olan entellektüel sermaye (çalışanlarda, süreçlerde ve müşterilerde oluşan fikirler), gerek kamu kurumlarının ve gerekse işletmelerin; kadın çalışanların yeteneklerinden en üst düzeyde yararlanmak adına pozitif ayrımcılık yapmalarını ve kadınların özel yaşamları ile işleri arasında denge kurabilecekleri bir iş ortamı yaratmalarını gerekli kılmaktadır. Yaklaşık olarak nüfusun yarısını oluşturan kadınların, üst yönetimde yer alamıyor olmaları, ülkelerin gelişimi konusundaki ciddi engellerden birisi olarak düşünülebilir. Zira yönetim kademelerinde kadınların olması; yaratıcılık ve yenilik artışı ile verimliliği artırmakta, sonuç olarak da kurum-ülke imajını geliştirmektedir. Ekonominin gücüyle statü kazanmış kadınların özgüvenleri de aynı şekilde artmaktadır. Kadınlar, ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak, ailelerinin de ekonomik gelirlerine katkı sağlamaktadırlar. Çalışan kadınların aile bütçesine sağladığı kazanç, kadının kendinin ve ailesinin yaşam standartlarını da yükseltmektedir. İşletmenin verimliliğine ve çalışanın performansına fayda sağlaması, işletmenin rakiplerinin karşısında rekabet avantajı sağlaması açısından gerekli temel davranışlar olarak ifade edilmektedir. Regresyon analizi sonuçlarına göre, örgüt ikliminin cam tavan sendromu üzerinde negatif bir etkisi vardır, örgüt iklimi 1 birim arttığında, Cam Tavan Sendromu da 0,099 birim azalmaktadır. Yani örgüt iklimi, cam tavan sendromunu %9,9 oranında negatif yönde etkilemiştir. Ayrıca, regresyon denklemine göre örgüt ikliminin, örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif yönde etkisi olmuştur, örgüt iklimi 1 birim arttığında örgütsel vatandaşlık davranışı da 0,343 birim artmıştır. Diğer taraftan, regresyon denklemine göre; örgütsel vatandaşlık davranışının, örgüt iklimi üzerinde pozitif bir etkisi olmuştur, örgütsel vatandaşlık davranışı 1 birim arttığında, Örgüt iklimi de 0,796 birim artmıştır.

AnkaraCam tavan sendromuHizmet işletmeleri+6
Fuat Çelikel
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Siyasal pazarlama unsuru olarak sosyal medyanın seçmen davranışlarına ve seçmen sadakatine etkisi: Ankara ili özelinde bir araştırma

Teknolojinin gelişmesi ve globalleşme ile siyasal partilerin stratejilerinde büyük değişim yaşanmaktadır. Bir strateji unsuru olan siyasal pazarlama, araç olarak sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanmaya başlamıştır. Kitleler üzerinde sosyal medyanın etkisi ve kullanım düzeyi arttıkça siyasal pazarlamanın değeri ve siyasi parti seçim sonuçlarına etkisi de artmaktadır. Bu çalışma; siyasal pazarlama ile sosyal medya arasındaki ilişkilerin güncel durumunu araştırarak, sosyal medya kullanımının siyasi partilerin stratejilerinde önemli etkiler oluşturduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır. Yöntem olarak anket uygulaması tercih edilmiştir. Bulgular istatiksel olarak SPSS analizleri ile değerlendirilip sonuçlandırılmak suretiyle, öneriler ile birlikte, ayrıntılı şekilde yorumlanmıştır. Yapılan bu çalışmada; Siyasal Pazarlama Unsuru Olan Sosyal Medyanın Seçmen Davranışları Ve Seçmen Sadakati Üzerinde Etkisi araştırılmıştır. Sosyal medya araçları içerisinde, Facebook, Twitter, Instagram, kullanan bireyler araştırmaya dahil edilmişlerdir. Bu amaçla Ankara ilinde ikamet eden, yaşları 18 ve üstü olan 275 kadın, 232 erkek olmak üzere toplamda 507 katılımcıya hazırlanan ölçekler uygulanmıştır. Uygulanan ölçekler bu araştırma için geliştirilen "Siyasi Pazarlama Tutum Ölçeği", "Seçmen Bağlılığı Ölçeği", Seçmen Tatmini Ölçeği", "Seçmen Sadakati Ölçeği", "Seçmen Davranışlarını Ölçme'' ölçeğinden oluşmaktadır. Bu ölçeklerin kullanılması sonucunda elde edilen veriler istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde pozitif bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular doğrultusunda araştırmaya katılanların yaş ile sosyal medya mecrası kullanımı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında sosyal medyanın siyasi pazarlama bağlamında seçmen davranışları üzerinde önemli etkisi olduğu saptanmış ve siyasi partiler açısından stratejik değeri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Siyasal Pazarlama, Sosyal Medya, Seçmen Davranışları

AnkaraFacebookSeçmen davranışı+7
Süheyla Gülgün Koyuncuoğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sponsorluk çalışmalarının tüketicinin satın alma davranışı üzerine etkisi: Ankara ilindeki otomobil kullanıcılarına yönelik bir alan çalışması

Günümüzde otomobil işletmelerini en fazla zorlayan unsurlardan biri de, tüketicilerin yapacağı -benzer satın almalarda- otomobil işletmelerinin tekrar kendi markalarını satın almaya ikna etmektir. İşletmeler ürünlerine değer katmak, tüketicilerin zihninde etkili ve kalıcı bir imaj oluşturarak rekabet tehditlerini de bertaraf etmek için sponsorluk faaliyetlerini etkinleştirmeye çalışmaktadırlar. Sponsorluk; marka farkındalığını ve kurum imajını arttırmak veya sunulan ürün ve hizmetlerin doğrudan satışlarında tüketicinin markayı tercih etmesini sağlayarak işletmenin hedeflerini destekleyecek olay ya da etkinliklere ayni ya da nakdi kaynak sağlayan bir uygulamadır. Ticari işletmeler, rakiplerinden daha fazla başarı göstererek istenilen pazarlama amaçlarına ulaşmak amacıyla sponsorluk faaliyetiyle dolaylı yoldan tüketicilerin zihninde farkındalık oluşturup amaçlarını gerçekleştirmektedirler. Tüm ihtiyaçlarını giderme beklentisi içinde olan nihai tüketicilerin gerçekleştirdiği satın alma davranışı, tüketici davranışını oluşturmaktadır. Özellikle otomobillerin ve diğer karayolları araçlarının tüketicinin tercihlerinde sponsorluğun etkili olduğu düşünülmektedir. Son zamanlarda tüketim alanında gerçekleşen önemli değişimlere bağlı olarak tüketim algılarında belirginleşen durumlar sonucunda işletmeler tüketicileri ellerinde tutmak amacıyla "tutundurma aktiviteleri"ne daha fazla değer vermektedirler. Buradan hareketle, sponsorluğun tüketicinin ürünü satın alma davranışı üzerine etkisinin, Ankara ilindeki otomobil kullanan tüketicilere nasıl yansıdığının belirlenmesine yönelik yapılacak alan çalışması ile konunun detaylıca incelenmesi amaçlanmaktadır. Konu nicel araştırma yöntemlerinden "Yüz Yüze Anket Sistemi" ile toplamda 430 kişiyle değerlendirilmiştir. Hipotezler test edilirken SPSS 22,0 istatistik programlarından yararlanılmıştır. Anketler sonucunda tanımlayıcı istatistikler olarak "Çok Yönlü Varyans Analiz (ANOVA), t testi, TUKEY testi, Sobel testi ve Korelasyon analiz testleri" kullanılarak değerlendirilmiştir. Yaş, cinsiyet ve medeni durum olarak yapılan analizlerde anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenirken, eğitim durumu bakımından yapılan testlerde farklılığın olduğu ortaya çıkmıştır. Kavramsal çerçeve sonucundaoluşturduğumuz altı hipotezimizden ilk üçü kabul edilirken sonraki üç tanesi de reddedilmiştir yalnızca altıncı hipotezimizde eğitim, gelir ve çalışma durumu açısından kabul edildiği ortaya çıkmıştır. Ulaşılan bu değerler, bize algısal olarak tüketicilerin bilinçaltında olumlu bir etkide bulunduğunu göstermektedir. Sponsorluk faaliyeti ile tüketici satın alma davranışı arasında anlamlı bir ilişki olduğuna ulaşılmıştır Bu araştırmadaki bulgular pazarlama yöneticilerine ve literatürde yapılacak olan çalışmalara önemli nitelikte kaynak olacaktır.

AnkaraOtomobilOtomobil sektörü+4
Murat Başal
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

UFRS 16 no'lu kiralama işlemleri standardının TMS 17 no'lu finansal kiralama standardı ile karşılaştırılması, getirdiği yenilikler ve Türkiye'deki halka açık ulaşım şirketlerinin finansal durumlarına etkisi üzerine örnek uygulama

İşletmelerin büyümek ve uluslararası ticarete dahil olmak istekleri onların kredi veya yeni yatırımcıya ihtiyaç duymasını sağlamıştır. İşletmelere kredi vermek isteyen kişi, kurum ya da kuruluşlar yatırım yaparken işletme hakkında şeffaf ve güvenilir bilgiye ihtiyaç duyar. Şirketler ise bazı yükümlülüklerini gizleme yoluna giderek şirketi karlı yatırım yapılabilir durum da gösterebilir. UFRS 16 Standardının yürürlüğe girmesi şirketlerde finansal ve faaliyet kiralaması ayrımını ortadan kaldırmıştır. Finansal kiralamaya konu olan varlıkların ve yükümlülüklerin dipnotlardan çıkarılarak bilanço kalemlerine taşınması yatırımcılar ve vergisel anlamda devlet için daha şeffaf süreç başlatmıştır. Bu çalışmanın amacı UMS 17 ile UFRS 16 Standartlarının Bist de işlem gören Ulaştırma ve Taşımacılık Sektöründe faaliyet gösteren firmalar açısından mali verilerinin incelenerek uygunluğunu karşılaştırmıştır. Anahtar Kelimeler: UFRS 16 No'lu Kiralama, TMS 17 No'lu Finansal Kiralama, Halka Açık Ulaşım Şirketleri, Finansal Durum

Emel Saraç
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlamanın metaverse fenomenine sunduğu fırsatlar ve sınırlılıklar: Tekstil sektörü incelemesi

Bu araştırmada, dijital pazarlamanın metaverse fenomenine sunduğu fırsatlar ve sınırlılıklar irdelenerek metaverse perakendeciliğin tekstil sektörü üzerine etkileri değerlendirilmiştir. Dolayısıyla perakendeciliğin evrimi; geleneksel perakendecilik, elektronik perakendecilik ve metaverse perakendeciliği incelenerek, metaverse kavramının evrimi nasıl etkilediğine ışık tutulmuştur. Perakendecilerin aynı anda üç farklı ve iç içe geçmiş alanda gösterdikleri faaliyet nedeniyle mekânsal boyut dikkate alınmıştır. Ayrıca karşılan fırsat ve sınırlılıklar çeşitli ve güncel örneklerle vurgulanmıştır. Second Life, Haboo, Roblox ve VR Chat kapsamında örneklendirilen metaverse fenomeni bütünsel ve kapsayıcı bir yaklaşım vasıtasıyla yatırım analizine tutulmuştur. Yatırım kapsamında sunulan örnekler Microsoft, Facebook, Nvidia markalarıdır. Diğer bir yönden metaverse perakendeciliğin önemine değinilmiş ve geleneksel tekstile nazaran sunduğu avantajlar belirlenmiştir. Son olarak meta analiz yönteminden yararlanarak perakendecilik ve tekstile yönelik güncel uygulamalar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Gucci, Louis Vuitton, Balenciaga, Nike, Burberry, Givenchy, JW Anderson, Tommy Hilfiger, Dolce and Gabbana, Dior güncel uygulamalarına yer verilmektedir. Araştırmada metaverse perakendeciliğin çoğu zaman makul ve olağanüstü aralıkta değişim gösteren fırsatlar sunduğu ve sınırlılıklarını egale edebildiği, promosyon stratejilerine gereksinim duyduğu, özellikle gelecek araştırmalar ve uygulamaların geliştirilen politikalar kapsamında genişletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarının, metaverse perakendeciliğinde genişletilmiş pazarlama karması elemanlarının yeniden değerlendirilmesi ve düzenlenmesi kapsamında yol göstermesi beklenmektedir.

FenomenlerMetaversePazarlama+3
Fatma Nurdan Koç
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde pazarlama iletişim unsurlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi: Özel okullar örneği

Bu çalışmada Covıd-19 pandemi sürecinde pazarlama iletişim unsurlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi özel okullar örneği üzerinden incelenmiştir. Çalışmada sosyo-demografik form, araştırmacı tarafından geliştirilen Bütünleşik Pazarlama İletişimi Ölçeği ve İriç (2014) tarafından geliştirilen Okullarda Memnuniyet Ölçeği'nden oluşan anket formu kullanılmıştır. Çalışmaya Bursa ilinde bulunan 389 özel okul velisi katılımcı olmuştur. Veriler elektronik ortamda toplanmış ve SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde katılımcıların demografik özelliklerinin belirlenmesi için tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmış, Araştırma değişkenlerinin güvenilirlikleri incelenmiştir. Ayrıca Bütünleşik Pazarlama İletişimi Ölçeği ve alt boyutları ile Okuldan Memnuniyet Ölçeği ve alt boyutları da göz önüne alınarak, ölçeklerin yapısal geçerliliğini incelemek amacıyla iki aşamalı Doğrulayıcı Faktör Analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada araştırmanın değişkenlerinin katılımcıların demografik değişkenleri bakımından incelenmesi amacıyla t testi ve Anova testi ile analiz yapılmıştır. Değişkenler arasında farklılığın olduğu durumlarda farklılığın kaynağı olan gruplar TUKEY testiyle incelenmiştir. Ölçeklerin ve alt boyutlarının kendi aralarındaki ilişkilerinin belirlenmesi amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda reklam çalışmaları, tanıtım faaliyetleri, halkla ilişkileri, uzaktan eğitim süreci ve yüz yüze eğitim süreci ile yaş grubu, cinsiyet, eğitim durumu ve çocuk sayısı arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okuldan memnuniyet ile yaş, eğitim durumu ve okul sayısı arasında anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Okuldan memnuniyet boyutlarından müşteri- ders dışı etkinlikler memnuniyeti, yemek hizmetleri, derslik dışı kurum mekanları ve kitap kırtasiye hizmetleri ile cinsiyet arasında anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur. Müşteri-kurum personeli iletişim memnuniyeti, müşteri-kurum kültürü kurum iklimi memnuniyeti ile cinsiyet arasında ise anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Çalışmada pazarlama iletişimi ve okuldan memnuniyet araştırma değişkenleri arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmüştür. Çalışmanın bir diğer sonucu ise pazarlama iletişimi boyutları olan reklam çalışmaları, tanıtım faaliyetleri, halkla ilişkiler, uzaktan eğitim süreci ve yüz yüze eğitim süreci değişkenlerinin okuldan memnuniyet üzerinde pozitif yönlü yüzde 62,2'lik bir etkiye sahip olduğudur.

Bütünleşik pazarlamaCOVID 19Müşteri tatmini+6
Murat Şener
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Covid-19 pandemi sürecinde insan kaynakları yönetim uygulamalarının çalışan performansı üzerindeki etkisi: Eğitim kurumu örneği

Bu çalışmada Covid-19 pandemi sürecinde insan kaynakları yönetim uygulamalarının çalışan performansı üzerindeki etkisi eğitim kurumu örneği üzerinden incelenmiştir. Çalışmada Sosyodemografik Bilgi Formu, İnsan Kaynakları Yönetim Uygulamaları Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği'nden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini oluşturan Bursa ili Sınav Koleji kurumlarında görevli 381 çalışana elektronik ortamda anket uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 25.0 paket istatistik yazılım programı ile gerçekleştirilmiştir. Analizde öncelikle kullanılan ölçeklerin geçerlik güvenirlik analizleri yapılmış, Açıklayıcı Faktör Analizi ve güvenirlik katsayısı bulgularına bakılmıştır. Ölçeklerin yapısal geçerliliğinin ortaya koymak amacıyla Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin geçerlik ve güvenirlikleri onaylanmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin tanımlayıcı analizler yapılmıştır. Araştırmanın değişkenlerinin demografik değişkenler bakımından incelenmesi amacıyla ikili gruplar arasında t testi analizi gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki farklılıklarda farklılığın kaynağı olan gruplar TUKEY testi yardımıyla incelenmiştir. Ölçeklerin kendi aralarındaki ilişkilerin ortaya konması için korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda insan kaynakları yönetimi uygulamalarının çalışan performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmada insan kaynakları uygulamalarının cinsiyet, yaş ve eğitim durumu değişkenine göre farklılık göstermediği, çalışılan kurumdaki pozisyon değişkenine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Farklılığın kaynağının ise; insan kaynakları yönetim uygulamaları algısının yönetici pozisyonunda olan katılımcılarda öğretmen pozisyonundaki katılımcılara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Çalışan performansının ise yaş, eğitim durumu ve çalışılan kurumdaki pozisyon değişkenine göre farklılık göstermediği, cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Farklılığın kaynağının ise; çalışan performansı algısının erkek katılımcılarda kadın katılımcılara göre daha yüksek olduğu görülmüştür.

Nihat Bingölbalı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital dönüşümün dijital pazarlamaya etkisinde tüketicilerin teknolojik hazıroluş seviyesi ile hedonik ve faydacı tüketim davranışlarının aracılık rolü üzerine bir araştırma

Dijitalleşmenin her alanda olduğu günümüzde işletmelerde kendilerini bu alana doğru ilerletmekteler. Şirketin yaptığı iş formatlarını bu alana doğru ilerletmek yapacağı ürün, hizmet ve iş süreçlerinde var olanların tam tersine yeni bir durum olarak dijitalleşmeyi kullanması amacıyla yaptığı değimler vardır. İşletmenin tüm alanlarına dijitalleşmenin entegre edilmesi sonucunda tüm faaliyet ve sunma süreçlerinin kökten değişmesine neden olacaktır. Bu süreçte müşterileriyle uygun zamanda iletişim kurmak, onlara zamanında ulaşmak ve olan birlikteliği sürdürmek gerekmektedir. İnternetin yaygınlaşması ve mobil kullanımın tercih edilmesine bağlı olarak müşterilerde dijital alanlardaki bu kanalları kullanmaktadır. Çevirmiçi pazarlama yapmak adına bu kanalları kullanan tüketiciler dijital pazarlamaya dâhil olmaktadır. Tüketcilerin haz odaklı bir süreci tercih etmesi ya da o odaklı bir yaşam tarzını kullanması anlamına gelen bu hedonik davranış tüketim alışkanlığını da etkilmektedir. Tüketim faaliyetlerinin hem haz hem de faydacı boyutta incelenmesi her zaman daha anlamlı olacaktır. Faydacı tüketim bilişsel yani akılcı alşveriş davranışlarını ve önceden planlanmış bir alışveriş sürecine karşılık gelmektedir. Bundan dolayı müşterilerin hazcı ve faydacı davraışlarını ortak ele alarak incelemek daha anlamlı olacaktır. Teknoloji sürekli ilerlemektedir. Bu süreçte bir olgunluk safhasına gelmektedir. Sonuçtada teknolojik olarak tüketicinin hazır bulunuşluğu yapılan hizmet ya da ürünün ticarileştirilmesi konusunda gerekli olan geliştirilme düzeyini ifade etmektedir. Yapılan bu çalışma ile dijital dönüşümün dijital pazarlamaya etkisinin araştırılması gerçekleştirilirken bu süreçteki hedonik ve faydacı tüketici davranışı ile teknolojik hazır bulunuşluk düzeylerinin sürece ne derecede aracılık ettiğinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir. Bu kapsam doğrultusunda belirlenen ölçek ifadeleriyle oluşturulan anket formu ile veriler toplanmıştır. Beşli likert formunda oluşturulan bu anket formu ile Google Form üzerinden veriler toplanmıştır. Kolayda örneklem yöntemiyle İstanbul ilindeki internet kullanıcılarından oluşan tüketiciler hedef kitlesi olarak belirlenmiştir. 447 adet anket verisine ulaşılmasıyla çalışmaya son verilmiştir. Çalışma Aralık 2023-Ocak2024 döneminde gerçekleştirilmiştir. Veriler SPSS istatistik programıyla analizleri yapılmıştır. Yapılan t-testi ve One-Way Anova veya Kruskal Wallis analizlerinden yararlanılarak modele bağlı oluşturulan hipotezlerimiz test edilmiştir. Çalışma sonucunda dijitlal dönüşümün dijitlal pazarlamaya etkide bulunduğu belirlenirken hedonik ve faydacı davranışlar ile teknolojik hazırbulunuşluğun da aracılı etkinin olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu çalışmanın benzer diğer alanlarda da yapılması akademik alan kadar sektördeki işletmelerede katkı sağlayacaktır.

Muhammet Salih Yiğit
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Franchising sisteminin işletmelerin performansına ve kurumsal girişimciliğin yaygınlaşmasına etkilerinin analizi: fFst-food sektörü örneği

Bu çalışmanın amacı, franchising sisteminin, işletmelerin performansına ve kurumsal girişimciliğin yaygınlaşmasına etkilerinin analizidir. Bu çalışmanın, literatür kısmında tümden gelim yöntemi ve uygulama kısmında niceliksel yöntemlerden, sebep ve sonuç ilişkilerinin analiz edilmesi amacıyla "ilişkisel tarama" yöntemi esas alınmış olup, anket katılımcıları basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenecektir. Anket sonrası elde edilen verilerle; SPSS 21 istatistik programı ile "güvenirlik analizi, frekans analizi uygulanmış ve farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri ile hipotezler irdelenecektir. Arşıtrmanın anketleri İstanbul Avrupa yakasında faaliyet gösteren toplam 3755 francahsig işletmelerinde çalışan 17584 çalışandan 600 kişiye uygulanmıştır. Anketin birinci kısmı; demografik özellikleri belirlenebilmesi ile ilgili soruları, İkinci kısmmı; "Franchising Sisteminde Başarıyı Etkileyen Temel Faktörler Ölçeği" ve üçüncü kısmında "Kurumsal Girişimcilik Ölçeği" ile ilgili soruları kapsamaktadır. Bu çalışma için yapılan analiler sonucunda: "Güç Dengesi", "İş Birliği", "Franchise Verenin Marka İmajı", "Genel İmaj ve Desteği "değişkeninin "Yenilikçilik Avantajı" üzerinde pozitif yönlü; "Sistemin Sağladığı Motivasyon" değişkeninin "Çok Yüksek Önemde Sağlanan Avantajlar" üzerinde pozitif yönlü; "Sağlanan Ekonomik Fayda" değişkeninin "Çok Yüksek Önemde Sağlanan Avantajlar" üzerinde pozitif yönlü; "Faaliyet Beklentileri" değişkeninin "Yenilikçilik Avantajı" üzerinde pozitif yönlü; "Güç Dengesi", "İş Birliği", "Franchise Verenin Marka İmajı", "Genel İmaj ve Desteği "değişkeninin "Çok Yüksek Önemde Sağlanan Avantajlar" üzerinde pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edilmştir.

Özhan Temur
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının tüketicilerde marka beğenirliği ve satın alma kararlarına etkileri

Bu çalışmanın temel amacı, sosyal medya pazarlamasının tüketicilerin marka beğenirliği ve satın alma kararları üzerindeki etkilerini anlamaktır. Dijitalleşmenin hız kazanması ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla, işletmeler için tüketiciye doğrudan ulaşmanın etkili bir yolu haline gelen sosyal medya pazarlaması, tüketici davranışlarını şekillendirmekte önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle genç tüketicilerin sosyal medyada markalarla kurdukları etkileşimler, marka beğenirliği ve nihai satın alma kararlarını doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda, araştırmanın amacı, tüketicilerin sosyal medya aracılığıyla markalarla olan etkileşimlerinin onların markaya duydukları ilgiyi nasıl şekillendirdiğini ve bu durumun satın alma kararlarına nasıl yansıdığını incelemektir. Çalışmanın teorik çerçevesi, sosyal medya pazarlamasının kapsamını ve bu alandaki geçmiş çalışmaları içermektedir. İlk bölümde sosyal medya kavramı, sosyal medyanın tarihsel gelişimi ve geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki farklar detaylı olarak ele alınmıştır. Sosyal medya araçları ve uygulamaları tanıtılmış; Instagram, Facebook, Twitter gibi platformların tüketicilerin marka ile etkileşim kurmasında nasıl bir rol oynadığı incelenmiştir. Ardından, marka kavramı ve marka bileşenleri gibi kavramlara değinilmiştir. Marka beğenirliği başlığı altında ise markaların tüketicilerin zihninde olumlu bir izlenim bırakmak için gerçekleştirdiği çeşitli faaliyetler incelenmiş ve bu süreçte sosyal medya pazarlamasının önemi vurgulanmıştır. Çalışmada, tüketicilerin satın alma davranışlarının aşamaları ve bu sürece etki eden kişisel, psikolojik, kültürel ve sosyal faktörler ele alınmıştır. Bu bağlamda, tüketicilerin sosyal medya platformlarında markalarla kurdukları ilişkilerin satın alma kararlarına olan etkisi detaylandırılmıştır. Sosyal medya pazarlaması, tüketicilerin ürün ya da hizmete olan ilgisini artırmak için etkili bir yol olarak görülmekte olup, bu çalışmada tüketicilerin sosyal medya üzerinden aldığı mesajların satın alma sürecine etkisi de araştırılmıştır. Marka beğenirliği, bu sürecin önemli bir parçası olarak ele alınmış ve sosyal medyanın bu beğenirliği oluşturmadaki rolü incelenmiştir. Araştırmanın metodolojisi kapsamında, tüketici davranışlarının ölçümünde kullanılan ölçekler, sosyal medya kullanım alışkanlıklarına göre belirlenmiş ve 594 tüketiciye uygulanmıştır. Anket yöntemi ile elde edilen veriler analiz edilerek, cinsiyet, yaş, medeni durum, gelir seviyesi ve eğitim durumu gibi demografik değişkenler ile sosyal medya pazarlamasının marka beğenirliği ve satın alma davranışlarına olan etkisi değerlendirilmiştir. Ayrıca, farklı sosyal medya platformları üzerinde geçirilen süre ve bu platformlarda yapılan etkileşimlerin tüketici tercihleri üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Sosyal medya pazarlaması, tüketicilerin satın alma niyetlerini ve marka ile olan bağlarını güçlendirme potansiyeli taşırken, çalışmada bu etkileşimlerin marka tercihlerinde nasıl bir rol oynadığı araştırılmıştır. Araştırmanın temel hipotezi, sosyal medya pazarlamasının, tüketicilerin marka beğenirliği ve satın alma kararları üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu yönündedir. Araştırma bulguları, sosyal medya pazarlaması faaliyetlerinin tüketicilerin markaya karşı olumlu bir tutum geliştirmesinde ve satın alma niyetlerinin oluşmasında etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle sosyal medya platformlarında gerçekleştirilen etkileşimlerin, tüketicilerin markaları tercih etme sürecinde önemli bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka Beğenirliği, Sosyal Medya, Pazarlama, Tüketici Davranışları

Barış Gelal
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının müşteri memnuniyetine etkisinde ınfluencerların aracılık rolünün araştırılması

Rekabetin yoğun biçimde yaşandığı günümüzde müşteri beklentilerine karşılık olarak pazarlamada yeni bir alan şeklinde oluşan sosyal medya her türden işletme için var olan ve olması muhtemel potansiyel müşterilere ulaşmasında önemli güç kazandıracak alan olarak görülmektedir. Dijital pazarlama biçimlerinden güçlü alan olarak görülen sosyal medya pazarlama marka hedeflerine ulaşmak konusunda en popüler kullanılan araçlardandır. Etkili bir strateji oluşturmak ve bunu ölçümleyebilmek adına fonksiyonel bir yapıya sahiptir. Hedef olarak marklarıyla etkileşimi arttırmak isteyen işletmeler en etkili kanal olarak sosyal medyayı kullanmaktadırlar. İşletmeler sunduğu ürün ve hizmetin müşterinin beklentisinin ne derecek karşılığı olarak görüldüğünün ölçütü şekline ifade edilen müşteri memnuniyetinin önemi nedeniyle sürekli ölçülmek istenmektedir. Müşteri memnuniyeti işlemelerin geleceğe yönelik yapacağı en iyi yatırımlardandır. Müşteri memnuniyeti bir yandan işletmenin gelirini arttırken diğer yandan bilinirliliğini de tüm mecralardan yaygınlaştırmaktadır. İnternette etrafındakileri etkilemek yoluyla şöhret yaparak hayranlarının takibiyle kendine bir yer edinen influencerlar sosyal medya gibi sanal alanlardan fenomen durumuna dönüşmektedirler. İnternet kanallarında takipçilerini yönlendiren bu grubun yüksek bir takipçi potansiyeli de vardır. Canlıların yaşamlarını sürdürme gereksinimleri vardır. Bu gereksinim temel olarak gıda tüketimiyle gerçekleşmektedir. Bu çalışmada internette tüketicilerin birbirleriyle daha etkili iletişim kurabilecekleri sosyal medya alanında yapılan pazarlama faaliyetlerinin müşteri memnuniyetine yapacağı etkiyi araştırırken bu etki sürecindeki influencerların meydana getirebileceği aracılık rolünün tüketicilerin gıda ihtiyaçlarını karşıladıkları ve birçok işletmenin yer aldığı sektör bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda oluşturulan anket formu 2 bölümde oluşmaktadır. Birinci kısımda demografik değişkenler ve ikinci kısımda da sosyal medya pazarlama, müşteri memnuniyeti ve influencer etkisinin belirlenmesine yönelik Google form üzerinden oluşturularak internet kullanan sosyal medya tüketicilerinden veriler elde edilmiştir. İki aylık bir süre içinde veriler toplanmıştır. 428 kişilik veriye ulaşılması sonrasında veri toplama süreci sonlandırılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analizleri yapılmıştır. Analiz sürecinde ANOVA ve t-testi uygulanarak gerekli testler yapılmıştır. Oluşturulan modele bağlı olarak geliştirilen üç hipotezin de kabul edildiği sonucunda ulaşılmıştır.

Anıl Çetin
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinin, "X, Y, Z" kuşaklarına sunduğu pazarlama hizmet kalitesinin algısı ve memnuniyetine etkisine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, havayolu işletmelerinin, "X, Y, Z" kuşaklarına sunduğu pazarlama hizmet kalitesinin algısı ve memnuniyetine etkisinin ampirik bir çalışma ile ortaya konulmasıdır. Bilindiği üzere havayolu işletmeciliği, insanlar ve eşyanın en kısa zamanda, en ucuz ve emniyetli bir şekilde taşınması olarak tanımlanmıştır. Bir havayolu işletmesinin dünyada parmakla gösterilen hizmet anlayışına sahip olması gereği en önemli vizyonu olarak bilinirken; uçuş emniyeti, güvenirliliği ile birlikte geniş yelpazede kaliteli hizmet sunma başarısının sağlanması misyon olarak ifade edilmektedir. Havayolu işletmelerinin birincil hedefi kaliteli hizmet sunarak müşteri memnuniyetinin sağlanmasıdır. En önemli müşteri portföyünü "X, Y, Z" kuşakları oluşturmaktadır. Değişen dünya şartlarında, uçak yolcu profilinin duygu, değer ve davranış psikografi analizi son derece önem kazanmıştır. Saha çalışması olarak İstanbul Hava Limanı'ndan uçuş yapan yolcular seçilmiştir. Ayrıca, bu çalışma ile x, y, z kuşaklarını temsil eden yolcuların, genel seyahat memnuniyetleri üzerinde etkili olan faktörlerin önem sıraları belirlenerek işletmelerin kıt kaynaklarını hizmet kalitesi boyutlarına göre ne şekilde dağıtmaları gerektiği ve bunun genel memnuniyet üzerinde etkilerinin tespit edilmesine ilişkin önemli ipuçlarının elde edilmesi mümkün olacaktır. İstanbul Hava Limanı Türkiye'nin bölgesel bir gücünü temsil eden, dünyanın en iyi on havalimanından birisidir. Bu çalışmada, pazarlama bilim alanında en çok tercih edilen SERVQUAL ölçeğinden faydalanılmıştır. Bilindiği üzere bu ölçek, müşterilerin satın aldıkları hizmetten beklentileri ve algılama düzeyleri arasındaki farkın ölçümünde kullanılan bir ölçektir. "Servqual Hizmet Kalitesi Modeli" havayolu işletmelerinin sunduğu pazarlama hizmet kalitesinin 5 alt boyutunu (fiziksel özellikler, güvenirlilik, heveslilik (yanıt verilebilirlik), güvence ve empati) temsil eden bağımsız ve havayolu işletmelerine de uyarlanabilen 22 adet alt değişken ölçütü içermektedir. Bu tez araştırmasında, kesitsel kapalı uçlu sorulu ankete dayalı temeli olan nicel yaklaşım seçilmiştir ve beşli 'Likert Ölçeği' kullanılmıştır. Ayrıca bir anket metodolojisi ile anket uygulanması daha iyi sonuç elde edilmesi için uygun bulunmaktadır. Yapılan saha araştırması sonucu elde edilen bulgular analiz edildiğinde, havayolu işletmelerinin, "X, Y, Z" kuşaklarına sundukları pazarlama hizmet kalitesi i algısının alt boyutlarından fiziksel özelliklerin ve güvencenin, yolcu memnuniyeti üzerinde anlamla bir etkisi olmadığı; ayrıca güvenirliliğin, yanıt verilebilirliğin ve empatinin yolcu memnuniyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu saptanmıştır. Bu tespitlere ilaveten, havayolu işletmelerinin sunduğu pazarlama hizmetinin, "X, Y, Z" kuşaklarını etkileme olasılığı ve "X, Y, Z" kuşaklarının, havayolu işletmelerinin sunduğu pazarlama hizmeti ile yolcuların hizmet kalite algısı ve memnuniyeti üzerinde etkili olma olasılığı ortaya konulmuştur. Hizmet kalitesi 5 boyutunun demografik özelliklere göre anlamlı bir farklılaşma olmadığı görülmüştür. Faktör analizi neticesinde, ölçeklerin normal dağıldığı anlaşılarak, "Korelasyon, Regresyon, Anova, Step-Wise"; kuşaklar arası farkların analizi için "Varyans analizi, t test ve Welç Tekniği" uygulanmıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçların, "X, Y, Z" kuşaklarının havayolu işletmeleri tarafından sunulan hizmet kalitesinin algısı ve memnuniyetine ilişkin ulusal ve uluslararası platformlarda çok az sayıda yapılmış olan çalışmaları desteklemenin yanı sıra gelecekteki araştırmacılara örnek teşkil etmiştir. Ayrıca, Türkiye kapsamında tüm kuşaklara yönelik böyle bir çalışmaya rastlanmadığından, bu araştırmanın Türkiye'de gerçekleştirilen bir ilk çalışma olması özelliği mevcuttur. Bu sebeple de araştırmanın ulusal ve uluslararası yazına ciddi bir katkısı olacaktır. Ayrıca, bu çalışma sonucunda, İGA'dan seyahat eden yolcuların, genel memnuniyetleri üzerinde etkili olan faktörler belirlenmiştir ve özellikle yolcuların kalite boyutu ile çok ilgilenmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle havayolu işletmelerinin kıt kaynaklarını yönetirken bu bulguyu dikkate almaları için öneriler sunulmuştur. Özellikle hizmet kalitesi boyutlarına göre kaynakların ne şekilde dağıtılacağı ve bu dağıtımın yolcuların genel memnuniyeti üzerinde etkilerinin nasıl olacağına ilişkin önemli ipuçlarının elde edilmesi yönünde bir fayda ortaya konulmuştur. Böylece alan yazına, kuramsal ve uygulamaya yönelik olarak yeni modeller geliştirilmesine olanak sağlanmış ve yolcu sosyalizasyonu isminde bir model önerisinde bulunulmuştur.

Zülal Günal
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava taşımacılığı işletmelerinde dönüşümsel emniyet liderliği, pozitif örgüt kültürü ve pilotların emniyet davranışları arasındaki ilişkilerin araştırılması

Modern çağda hava taşımacılığı sektörü; emniyet, operasyonel sürdürülebilirlik ve yolcu memnuniyeti açısından stratejik bir konumda yer almaktadır. Bu bağlamda, liderlik tarzlarının çalışan davranışları üzerindeki belirleyici etkisi dikkat çekerken, dönüşümsel liderliğin özellikle çalışanların iş güvenliği algısı ve performans düzeylerini artırmada etkili bir liderlik yaklaşımı olduğu değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, hava taşımacılığı işletmelerinde dönüşümsel emniyet liderliği, pozitif örgüt kültürü ve pilotların emniyet odaklı davranışları arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma kapsamında, dönüşümsel emniyet liderliğinin pilotların emniyet davranışları üzerindeki doğrudan etkisinin yanı sıra pozitif örgüt kültürünün bu ilişkideki aracı rolü istatistiksel olarak test edilmiştir. Çalışma verileri, sektörde aktif görev yapan pilotlardan, Google Form aracılığıyla uygulanan ölçek tabanlı anket yöntemiyle elde edilmiş; Ekim-Kasım 2024 döneminde kolayda örnekleme yöntemiyle 430 katılımcıdan toplanmıştır. Veriler nicel analiz teknikleriyle değerlendirilmiş; t-testi ve ANOVA gibi istatistiksel analizler uygulanarak üç temel hipotez test edilmiştir. Araştırma bulguları, dönüşümsel emniyet liderliğinin pozitif örgüt kültürünü şekillendirmede etkili olduğunu ve bu kültürün pilotların emniyet davranışlarını destekleyici bir ortam sağladığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, hava taşımacılığı sektöründe güvenlik performansının artırılması ve emniyet odaklı liderlik anlayışının geliştirilmesi açısından önemli akademik ve uygulamalı katkılar sunmaktadır. Sonuç olarak, elde edilen bulgular, dönüşümsel emniyet liderliğinin pozitif örgüt kültürünü güçlendirdiğini ve bu kültürün pilotların emniyet davranışlarını teşvik edici bir ortam sunduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın, havacılık sektöründe güvenli uçuş uygulamalarının artırılması ve emniyet odaklı örgüt yapılarının geliştirilmesi açısından hem kuramsal hem de uygulamalı katkılar sağlayacağı öngörülmektedir.

Hakan Uçar
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik sermayenin işyeri mutluluğu üzerindeki etkisinde psikolojik güçlendirmenin aracılık rolü: İstanbul ili beyaz yakalı özel sektör çalışanları üzerinde bir araştırma

Günümüz iş dünyasında çalışanların mutluluğu örgütlerin sürdürülebilir başarısı açısından kritik bir faktör haline gelmiştir. Çalışanların işyerinde mutlu olmaları, yalnızca bireysel iyi oluşlarını değil, aynı zamanda örgütlerin uzun vadeli ve tekrarlanabilir başarılar elde etmesine katkı sağlayan çalışan davranışlarını etkilemesi açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, pozitif örgütsel davranış alanında öne çıkan psikolojik sermaye kavramının, çalışanların işyerindeki mutluluğunu nasıl şekillendirdiği önem taşımaktadır. Psikolojik sermayenin işyeri mutluluğu üzerindeki etkisinin nasıl gerçekleştiği ve bu süreçte hangi faktörlerin rol oynadığı ele alınması gereken konular arasındadır. Bu noktadan hareketle bu araştırmada psikolojik sermayenin işyeri mutluluğu üzerindeki etkisinde psikolojik güçlendirmenin aracılık rolü araştırılmıştır. Psikolojik sermaye, bireylerin olumlu psikolojik kaynaklarını temsil eden özyeterlilik, umut, iyimserlik ve psikolojik dayanıklılık gibi unsurları içerirken; psikolojik güçlendirme, çalışanların işlerinde anlam, özerklik, yetkinlik ve etki hissi yaşamalarını sağlamaktadır. İşyeri mutluluğu ise çalışanların işyerlerinde duydukları pozitif duyguların bir birleşimidir. Araştırmada psikolojik sermaye, işyeri mutluluğu ve psikolojik güçlendirme arasındaki ilişkler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilindeki beyaz yakalı özel sektör çalışanları (bankacılık, ilaç, dayanıklı tüketim malları, eğitim ve sağlık) oluşturmaktadır. Araştırma, nicel yöntemlerle gerçekleştirilmiş ve veriler İstanbul'da özel sektörde çalışan 403 katılımcıdan anket yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada psikolojik sermayenin işyeri mutluluğu üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu bulunmuştur. Ayrıca psikolojik güçlendirmenin işyeri mutluluğu üzerinde pozitif ve anlamlı etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik sermayenin psikolojik güçlendirme üzerinde de pozitif ve anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak psikolojik güçlendirmenin psikolojik sermayenin işyeri mutluluğu üzerindeki etkisinde kısmi aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, işyerinde çalışanların mutluluğunu artırmak isteyen yöneticilere, işletme sahiplerine ve insan kaynakları profesyonellerine psikolojik sermaye unsurlarını geliştirmeye yönelik programlar tasarlamaları ve çalışanların psikolojik güçlendirme deneyimlerini artıracak iş ortamları yaratmaları gerektiğini önermektedir. Bu araştırma ile hem akademik literatüre hem de uygulamaya yönelik yeni katkılar sunmak hedeflenmiştir.

Eray Akdemir
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ailelerde kitle iletişim araçları kullanımının çocukların davranışsal gelişimine etkisi üzerine bir çalışma

Günümüzde dijital medya araçlarının hızla yaygınlaşması, çocukların gelişim süreçleri üzerindeki etkilerini önemli bir araştırma alanı haline getirmiştir. Medya içeriklerindeki şiddet düzeyi, etkileşim biçimleri ve günlük kullanım süresi; ilkokul çağındaki çocukların bilişsel işlevleri, davranışsal tepkileri ve psikososyal uyumları üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda yapılandırılan nicel araştırma, ebeveynlerin medya kullanım alışkanlıkları ile çocukların dışsallaştırılmış davranış problemleri, dikkat eksiklikleri ve yürütücü işlev bozuklukları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, İstanbul merkez ilçelerinde devlet okullarında öğrenim gören 300 ilkokul öğrencisi ve ebeveynlerinden elde edilen verilerle yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde ASEBA Okul Çağı Davranış Kontrol Listesi, İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve Aile Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı ile gerçekleştirilmiş; Pearson korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, ebeveynlerin uzun süreli medya kullanımı ve şiddet içerikli medya tercihinin, çocuklarda artan saldırganlık düzeyleri ve dikkat eksikliği semptomları ile anlamlı şekilde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Sosyal medya kullanımının ise çocukların benlik algısını ve beden imajını olumsuz etkilediği, aynı zamanda dışsallaştırılmış davranış problemlerini tetiklediği belirlenmiştir. Buna karşılık, ebeveynlerin denetleyici ve rehberlik edici tutumlarının bu olumsuz etkileri anlamlı ölçüde azalttığı gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçları, medya okuryazarlığının geliştirilmesi, ebeveyn rehberlik programlarının yaygınlaştırılması ve çocuklar için kontrollü medya kullanım politikalarının oluşturulması gerekliliğini vurgulamaktadır. Bulgular, bilinçli ve seçici medya tüketiminin çocuk gelişimi açısından önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Kübra Özan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet markası değerlemesi esasları Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gazi Hastanesi markasının değerlemesi ve marka yönetimi açısından irdelenmesi

İşletmelerin en önemli varlıklarından biri de, sahip oldukları marka değeridir. Birçok işletme yeni ürün ve/veya hizmetlerde bu değerden yararlanmakta ve marka yaymada kullanmaktadır. Marka, tüketicinin ürün ve hizmete ilişkin düşüncesini yansıtırken, işletmeler arasındaki rekabette ön plana çıkan unsur olmaktadır. Günümüzde tüketiciler bir marka bolluğu ile karşı karşıyadır. Tüketici gözünde bazı markalar daha iyi bilinmekte, tanınmakta ve daha çok saygı görmektedir. Dolayısıyla pazardaki markalar tüketiciye ifade ettiği ?değer? yönünden de farklılık göstermektedir. Tezimizde amaçlanan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gazi Hastanesi marka değeri bileşenlerinin tespit edilmesi, hastanenin marka yönetimi yapıp yapmadığı, yapılan marka yönetiminin başarılı olup olmadığı ve marka değerinin artırılması için yönetimin almasıgereken tedbirler ve atması gereken adımların önerilmesidir. Ayrıca literatürde genel marka ticari mal ve mamul üreten işletmeler açısından yapılmış olmakla birlikte, hizmet markasının tespiti açısından yapılan çalışmalar oldukça azdır. Tezimizle literatürdeki bu açıklığı doldurmaya yönelik katkı vermeyi amaçlamaktayız. Diğer taraftan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gazi Hastanesi Markasının yayılması açısından katkı sağlamak tezimizin uygulamaya dönük amacıdır. Bu bağlamda tezimizin birinci bölümünde, marka kavramı, genel olarak incelenmiştir. İkinci bölümde, marka değerlemesi kavramı, esasları ve uygulamasıincelenmektedir. Üçüncü bölümde ise, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gazi Hastanesi Markasının değerlemesi daha çok pazarlama ve müşteri temelli modeller açısından yapılmıştır

Gazi ÜniversitesiGazi Üniversitesi Tıp FakültesiHastaneler+5
Abdullah Açık
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Dış ticarette teslim ve ödeme şekillerinde eğitim gereklerinin belirlenmesi

Günümüzde kişilerin ve devletlerin sürekli olarak çeşitli ekonomik ilişkiler içinde bulunması, uluslararası ticarete yeni boyutlar kazandırmıştır. Alıcı açısından ithalat, satıcı açısından ise ihracat olarak gerçekleştirilen dış ticaret, kıtaları birbirine bağlamakta, çok uzak mesafedeki alıcı ve satıcıyı aynı platformda karşı karşıya getirmektedir. Mal ve hizmet alımı ve satımına konu olan dış ticaret, yapılan ödemeler ve kurum ve kuruluşlar açısından iç ticaretten farklılık göstermekte, dış ticarette karşılaşılan sorunlar ve bu sorunların çözümü de daha karmaşık bir yapı oluşturmaktadır. Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlar ile kalkınma ve büyüme ihtiyaçları ülkeleri dış pazarlara yönlendirmiştir. Dış ticaret kısaca ülkeler arasındaki mal ve hizmet ticaretinin tümü olarak tanımlanabilir. Dış ticaret işlemleri ithalat işlemleri ve ihracat işlemleri olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Dış ticarette kullanılan teslim şekilleri tarafların sorumluluklarını açıkça belirtmektedir. Dış ticarete konu olan taraflar çeşitli faktörleri göz önünde bulundurarak en uygun teslim şeklini ve ödeme şeklini seçmektedir. Dış ticarette kullanılan ödeme yöntemlerinin seçimi; mal ve sektör bazında yerleşik gelenekler, alıcı ve satıcı arasındaki güven derecesi, alıcının ödeme gücü, tarafların yaşadığı ülkelerin ekonomik politikaları gibi pek çok faktöre bağlıdır. Alıcı ve satıcı kendilerine sağladığı çok yönlü güvenceler nedeniyle diğer ödeme yöntemlerine oranla akreditif yöntemini daha çok kullanma eğilimindedir. Karmaşık yapısı gereği akreditif sistemin de uygulanmasında çok çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, genel olarak dış ticarette önemli bir yere sahip olan teslim ve ödeme yöntemlerinden bahsederek çeşitli açılardan ele almak ve bu doğrultuda Türkmen şirketlere dış ticaret konusunda temel bilgi vermek, dış ticaret eğitiminin önemi ve gereğini vurgulamaktır. Ayrıca ben Türkmenistan vatandaşıyım ve tekrar oraya dönmeyi planlıyorum. Bu çalışma sayesinde dış ticaret hususunda edindiğim bilgi birikimini ülkemin yararına ii olacak şekilde kullanmak niyetindeyim ve Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ticari ilişkilerin nasıl geliştirilebileceği probleminin de üzerinde durmaktayım. Bilindiği üzere Türkmenistan çok önemli petrol ve gaz kaynaklarına sahiptir ve Türkmenistan'ın ihracat gelirlerinin de büyük bölümünü oluşturmaktadır.Türkmenistan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 27 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığını kazanmış ve "Türkmenbaşı" olarak anılan Saparmurat Niyazov, Devlet Başkanlığını üstlenmiştir. Bağımsızlığının ilk yıllarında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, 12 Aralık 1995 tarihinde BM Genel Kurulunda alınan bir kararla Türkmenistan'a "Daimi Tarafsız Ülke" statüsünün tanınması olmuştur. Türkmenistan'da tarafsızlık, devletin en önemli ilkelerinden biri olarak kabul edilmekte, dış politika bu statü temelinde belirlenmektedir. Bu nedenle Türkmenistan, güvenlik ve askeri nitelikli ittifaklara katılmamakta, topraklarında yabancı askeri üstler kurulmasına veya topraklarının yabancı askeri güçler tarafından kullanılmasına izin vermemekte, tarafsızlık statüsünü zedeleyeceğini düşündüğü politikalardan kaçınmaktadır.1 Bağımsızlığın kazanılması sonrasında Türkmenistan'ın dış politikası doğal gaz ve petrol ihracatı için pazar ve transfer yollarının sağlama alınması, doğal gaz ve petrol çıkarımı ve rafine edilmesi endüstrilerinin geliştirilmesi üzerine kurulmuştur.2 Bu arada 1990'larda devletin ekonomiye yoğun müdahalesi ve devlete ait şirketlerin ekonomide önemli bir yer tutması özel sektörün gelişmesini olumsuz etkilemiştir. Türkmenistan hükümeti yatırım ortamının iyileştirilmesi için çalışmalarda bulunmaktadır. Ancak bu çalışmalar uygulamada halen yetersiz kalmakta ve planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş süreci yavaş işlemektedir. Şu anda ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yüzde 50'si devlet tarafından yönetilmektedir. Bu durum ülkede yatırım yapan Türk firmalarını da olumsuz yönde etkilemektedir.3 Dolayısıyla serbest piyasa ekonomisine geçişte çok sınırlı bir ilerleme kat edilmiştir. Planlı ekonomiden, serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinde, özel mülkiyet hakkının tanınması ve özel hukuk alanının oluşturulması hayati önem taşımaktadır. Türkmenistan özel mülkiyetin tanınması konusunda ilk adımı 1992 yılında "Özelleştirme ve Demonopolizasyon Kanunu"'nu kabul etmesiyle atmıştır.4 Türkmenbaşı döneminde daha çok içe dönük bir dış politika izlenmiş ve Sovyet dönemi yapıları bozulmadan korunmuştur. Türkmenbaşı büyük çaplı ekonomik ve siyasi reformlar gerçekleştirmekten kaçınmıştır. Bunun sonucunda Batılı devletler de Türkmenistan ile ilişkilerini geliştirme konusunda çekimser kalmışlardır.5 Türkmenbaşı'nın 21 Aralık 2006 tarihinde hayatını kaybetmesinin ardından, dönemin en kıdemli Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Gurbangulu Berdimuhamedov, 11 Şubat 2007 tarihinde yapılan seçimlerle Türkmenistan'ın ikinci Devlet Başkanı seçilmiştir. Türkmenistan'da son seçimler ise 12 Şubat 2012 tarihinde düzenlenmiştir. Berdimuhamedov yönetiminde, Türkmenistan'da çok sayıda reformlar gerçekleştirilmiş, "aktif tarafsızlık" ve "açık kapılar" politikaları doğrultusunda, Türkmenistan'ın dış ülkelerle ilişkileri geliştirilmiş, bölgesel ve uluslararası işbirliğinin artırılmasına yönelik girişimler başlatılmıştır.6 Türkmenistan'ın enerji kaynakları üzerine rekabet son yıllarda artmıştır. Türkmenistan petrolünü en çok ithal eden ülkelerden Rusya ve Ukrayna, günümüzde bu kaynakların kullanımı hususunda Çin ve Körfez ülkeleri ile mücadele etmek zorundadır. Bu arada Türkmenistan da teknolojik ve ulaşım ile ilgili ekipmanın büyük kısmını ve hammadde ihtiyacını Rusya'dan karşılamaktadır. Bunun yanında Ukrayna ve Çin de Türkmenistan'a teknolojik ekipman sağlayan ülkelerdendir. Türkiye ise özellikle inşaat alanında öncü konuma sahiptir. Amerika ve Belarus'tan ise tarıma yönelik makine alımı yapılmaktadır.7 Diğer taraftan hükümet enerji sektöründeki yabancı yatırımları teşvik etmesine rağmen bu alandaki katı kontrolleri de devam ettirmektedir. Bu da yolsuzlukların artmasına ve piyasa ekonomisine geçişte hükümetin karının azalmasına neden olmaktadır.8 Günümüzde yatırım, ticaret, dış ticaret, ithalat ve ihracat gibi kavramların önemi daha da artmıştır ve ekonomik gelişmenin sadece devlet tekeliyle gerçekleşemeyeceği, özel sektörün de desteklenmesi gerektiği ortadadır. Fakat Türkmenistan çoğunlukla küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklerken büyük çaplı işletmeleri desteklemekten kaçınmaktadır. Bu Türkmenistan için bir risk faktörü gibi görünse de etkin bir mali denetim sistemi ve sağlam bir kurumsal yapının oluşturulması ile halledilebilecek bir mevzudur. Bu durum da Türkmenistan'daki ekonomi ve dış ticaret alanındaki yetersizliği gözler önüne sermektedir. Yapmış olduğum çalışma ile kısmen de olsa dış ticarette eğitimin ne kadar gerekli olduğuna vurgu yaparak küçük de olsa bir adım atılmasına katkı sağlamak gayesindeyim. Bunun yanı sıra Türkmenistan, Orta Asya'da Özbekistan'dan sonra ikinci önemli pamuk üreticisidir. Dünyanın en kaliteli pamuklarını Türkmenistan üretmektedir. Öyle ki dünya sıralamasında on dördüncü büyük pamuk üreticisidir. Ekonomik yapısı, doğal gaz, petrol ürünleri, pamuk ve tekstil sanayi, gıda ve hafif sanayi üzerine şekillendirilmiştir. Dördüncü büyük gaz rezervlerine sahiptir.9 Dört bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde konuya bir giriş yapılması ve konunun etraflıca anlaşılması açısından dış ticaret ve dış ticaretin önemli unsurlarından olan ihracat ve ithalat kavramları üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde dış ticarette teslim şekillerinden bahsedilerek, ihracatçı ve ithalatçıya yüklediği sorumluluklara yer verilecektir. Üçüncü bölümde ise dış ticarette ödeme şekillerindeki taraflar ve sorumlulukları aktarılacak, ihracatçı ve ithalatçı açısından ödeme şekillerinin avantajları ve dezavantajları açıklanacaktır. Dördüncü ve son bölümde ise çalışmamızın bel kemiğini oluşturan dış ticarette eğitimin gerekliliği üzerinde durularak konu neticelendirilecektir. Anahtar Sözcükler 1. Dış Ticaret 2. Teslim şekilleri 3. Ödeme şekilleri 4. Hizmet içi eğitim 5. Akreditif

Yadıgarjon Gayipov
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Banka imajını müşteri algısına etkisi, çalışanın ve müşterinin banka algısı: Bir banka örneği

İmaj, kişilerin bir obje, kurum veya başka bir kişi hakkındaki düşüncelerdir. Günümüzde imaj oldukça önemsenen bir konu olduğu için yönetilen bir olgudur. İmajı önemli bir unsur olarak algılayanlardan birisi de kurumlardır. Özellikle bankalar tarafından sunulan hizmetin nasıl algılandığının bilinmesi çok önemlidir. Bu nedenle önemli olan bu iki kavram bankaların iş hayatında kalabilmek ve rekabet edebilmek için hayati önem taşımaktadır. Araştırmamız da müşteri ve çalışanın hizmet kalitesi algısı ve banka imajı algıları ölçülmeye çalışılacaktır.Banka çalışanlarından 210 kişiye ve müşterilerden 192 kişiye banka imajı ve hizmet kalitesi algılarını ölçmek için anket uygulanmıştır. Bu araştırma için Ankara ilindeki bir kamu bankasında nisan ayında uygulanan ankette 22 hizmet algısı soruları kullanılmış ayrıca imaj için altı ve kişisel özellikler içinde beş soru yöneltilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Bu güne kadar yapılan çalışmalarda banka hizmet algısını müşteriler tarafından ölçen pek çok araştırma olmasına rağmen çalışanın dahil edildiği pek araştırma olmadığı görülmüştür. Bankalarda imaj kavramında ise yine sadece ya çalışan ya da müşteri açısından incelenmiştir. İki grup arasındaki ilişki araştırması olmadığı tespit edilmiş, bu eksiğin giderilmesi ve bundan sonraki araştırmalara faydalı olması temenni edilmektedir.Bir kamu bankasının müşteri ve çalışanlarına yönelik yapılan anketin analizleri çeşitli istatistiksel (Mann Whitney U-Testi ve Kruskal Wallis Testi) tekniklerle SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.Sonuç olarak personel ve müşterinin genelde benzer şekilde algıladığı söylenebilir. Bunun yanında enteresan sonuçlara ulaşılmıştır. Örneğin banka imajını etkileyen unsurlardan reklam ve iç dizaynın çok önemli olmadığı bunun yerine personelin davranışının çok daha önemli olduğunu iki grup tarafından aynı sonuca ulaşılmıştır. Bankaların harcamalarında önemli yer tutan bu kalemlerin, banka imajını daha az etkilediği sonucu şaşırtıcı bulunmaktadır.

AlgıBanka çalışanlarıBankacılık+3
Fulya Nalçaci
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türk konut kooperatifçiliğinin finansman sorunu ve konut finansman sistemi (mortgage) kapsamında çözüm önerileri

Bu tez çalışmasında, konut kooperatifçiliğinin finansman sorunlarının incelenmesi ve konut finansman sistemi (mortgage) kapsamında çözüm yollarının bulunması amaçlanmaktadır. Kaynak taraması yapılması, ilgili kaynakların istatistiki verilerinin ve tablolarının incelenmesi, irdelenmesi ve çıkarımların yapılması şeklindeki bilgi toplama tekniği çerçevesinde; konut kooperatiflerin en önemli sorunlarının dış kaynak kullanımı ihtiyacı olduğu, Türkiye'de kooperatifler açısından bu finansman ihtiyaçlarını karşılayacak uygun vade ve maliyette kredilendirme mekanizmalarının bulunmadığı tespiti yapılmıştır.Bu aşamada, dünyadaki gelişmiş ülkelerde etkin olarak kullanılmakta olan konut finansman yöntemleri gözden geçirilmiş, tezin konusu itibariyle ipoteğe dayalı konut finansmanı sistemi ?mortgage? ayrıntılı olarak incelenmiştir.Diğer yandan ülkemizde, uygulamaya konulan mortgage sisteminin hukuki altyapısının ve uygulamalarının incelenmesi sonucunda, konut kooperatiflerine sistem içinde yer verilmediği belirlenmiştir. Konut kooperatifleri, konut edinmede daha uygun koşullu finansman imkanı sağlayan mortgage sistemi içinde yer almak istemektedirler.Yukarıda açıklanan teorik inceleme ve analizler, Konut kooperatifleri ile yapılan görüşme tekniğiyle edinilen veriler ile test edilmiştir.Sonuç olarak, Türk Konut Kooperatifçiliğinin temel sorunu olan yeterli ve düzenli finansmanın mortgage sistemi içinde karşılanmasına ilişkin olarak, Kooperatifler mevzuatı ile Konut Finansmanı mevzuatında genel ve somut revize önerileri yapılmıştır.

FinansmanKonut finansmanıKonut kooperatifleri+3
Mustafa Ekici
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Bankaların menkul kıymet departmanlarında satış artırma faaliyetlerinin analizi

Bankalar mali sektörün %85'ini oluşturmaktadır. Bankalar operasyonel maliyetlerini azaltabildikleri ve faiz dışı gelirlerini arttırabildikleri ölçüde rekabetçi güçlerini artırabilmektedirler. Bu bakımdan banka ürün ve hizmetleri bankalar üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Menkul kıymet kalemi de bankaların en önemli ve etkili ürünleri arasındadır. Bu noktada araştırma, bankaların menkul kıymet departmanlarının satış artırma faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin geliştirilmesine yönelik çalışmaları incelemiştir.

BankacılıkBankalarMenkul kıymetler+3
Muhammed Enes Polat
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışanların işletmelerin sosyal sorumluluklarına ilişkin algılamalarının örgütsel bağlılığa etkisi

Toplumsal yaşamın bir gereği olarak ortaya çıkan ?sorumluluk? kavramı, değişen şartlara bağlı olarak, boyutları ve etki alanı artmış şekilde günümüzde ?sosyal sorumluluk? olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda sosyal sorumluluk konusu günümüzde işletmelerin hassasiyetle üzerinde durmaları gereken önemli bir konudur.Bu çalışmada, işletmelerin sosyal sorumlulukları ekonomik, yasal, ahlaki ve gönüllü sorumluluklar olmak üzere dört boyutlu yaklaşım ile ele alınmış ve çalışanların söz konusu sosyal sorumluluk algılamalarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma Azerbaycan'da faaliyet gösteren büyük ölçekli bir işletmenin beyaz yakalı çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonuçları, çalışanların kurumlarının yasal, ahlaki ve gönüllü sorumlulukları ile ilgili algılamalarının olumlu olmasının çalışanların işletmelerine bağlılıklarına katkıda bulunacağını göstermektedir. Bu sonuçlar, kurumlarının söz konusu sorumluluklarını yerine getirdiğine inanan çalışanların kendilerini daha değerli hissedecekleri ve işletmeleri ile özdeşleşip işlerini daha mükemmel yerine getirmeye gayret edecekleri ile açıklanabilir.Araştırma sonuçları arasında dikkati çeken önemli husus, çalışanların örgütsel bağlılıkları üzerine en fazla etkiye sahip kurumsal sosyal sorumluluk algılamasının, benzer konuda yapılan diğer çalışmalardaki bulgulardan hareketle, öngörüldüğü üzere gönüllü sorumluluk değil, çalışanların yasal sorumluluk algılamalarının olmasıdır. Bu durum yasal boşluklar söz konusu olduğu durumlarda işletmenin sosyal sorumluluklarından uzaklaşması, yasal sorumluluklarını tam yerine getirmediği yönündeki algılar ile izah edilebilir. Ancak bu hususta daha net bir neticeye varmak için, çalışanların örgütsel bağlılıklarına etkisi kapsamında kurumsal yasal sorumluluk algılamalarının ayrıca derinlemesine araştırılması gerekmektedir.Bu araştırma tek bir firma üzerinde yürütüldüğünden elde edilen sonuçların genelleştirilmesinin doğru olmayacağını dikkate alarak, gelecekte bu konu ile ilgili yapılacak araştırmaların farklı sektörlerdeki birden fazla firma çalışanları üzerinde yapılması önerilmektedir. Ayrıca çalışanların örgütsel bağlılıklarına etki edebilecek işin niteliği, iş tatmini, örgüt kültürü ve benzeri gibi diğer olası önemli faktörlerin de dikkate alınarak birlikte incelenmesi ile çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk algılamalarının örgüte bağlılıkları üzerindeki etkisi daha açık ve belirgin şekilde görülebilecektir.

Kurumsal sosyal sorumlulukSorumlulukSosyal sorumluluk+3
Vusal Hasanov
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik kriz dönemlerinde uygulanan pazarlama stratejileri ve bankacılık sektörü

Ekonomik kriz dönemlerinde işletmeler ve bankaların uyguladığı pazarlama stratejilerini ürün, fiyat, tutundurma ve dağıtım stratejilerinin neler olduğu incelenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarEkonomik kriz+2
Murat Bekir Şen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Büro hizmetlerinde çalışan engellilerin iş tatmin düzeylerinin incelenmesi: Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara örneği

Bu çalışmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda büro hizmetlerinde görevli engelli personelin iş tatmin faktörlerine yönelik memnuniyet ve beklenti düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Buna yönelik anket uygulaması yapılmış ve sonuçlar istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir.Çalışma sonucunda engellilerin, özellikle fiziksel mekânların engel durumlarına göre yeniden dizayn edilmesine, hizmet içi eğitimlerinin artırılmasına, yöneticilerin daha toleranslı davranmalarına, kurum kültürüne yönelik faaliyetlerin arttırılmasına ilişkin beklentilerinin olduğu görülmektedir. Kurumdaki servis imkânlarından ve kurumda çıkan yemeklerden memnuniyetin en üstü düzeyde olduğu görülmektedir. Bunun yanında görev dağılımının adil olmasına ilişkin memnuniyetleri de yüksek düzeydedir.Araştırma sonucunda genel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda büro hizmetlerinde görevli engelli personelin iş tatmin faktörlerine yönelik memnuniyet düzeyleri ile beklenti düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ancak beklenti ve memnuniyet görüşleri arasında iş tatminini etkileyen faktörlerinin tamamına yönelik anlamlı ilişkilerin olmadığı görülmektedir.

Hüseyin Salih Baran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bitki meyve çayı endüstrisinde pazarlama planlaması üzerine bir uygulama

Bu araştırma, son yıllarda Türkiye'de hızla büyüyen bitki meyve çayıpazarında tüketici davranışlarının incelenmesi, satın alma ve tüketimeğilimlerinin belirlenmesi ve söz konusu pazardaki oyunculardan biri olanDoğadan için pazarlama planı örneği kapsamında; pazar bölümleme, pazarhedefleme, ürün konumlandırma ve stratejik pazarlama önerilerindebulunmak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür.Bu amaç doğrultusunda, veri toplama tekniği olarak anket uygulamasıbenimsenmiştir. Söz konusu anket Ankara ilinde uygulanmıştır. Toplam 444denek üzerinde uygulanan anket çalışmasından elde edilen veriler SPSS 9.0paket programında analize tabi tutulmuştur.Araştırma sonucunda tüketicilerin profilleri ve satın alma davranışlarınıetkileyen faktörlere ilişkin bulgular elde edilmiştir. Araştırma kapsamındabelirlenen 3 farklı hipoteze ilişkin bulgulardan biri; kadınların erkeklere göredaha yüksek oranda bitki meyve çayı kullandığı yönündedir. Bir diğer bulgu;Doğadan markasını kullanan tüketicilerin, markalarına daha az sadık olduğuyönündedir. Ayrıca, gelir durumu arttıkça bir seferde satın alınan bitki meyveçayı adedinin arttığı bulgusu elde edilmiştir.Sonuç olarak; bu araştırma ile bitki meyve çayı endüstrisinde tüketicidavranışları belirlenmeye çalışılmış ve elde edilen bulgular ile pazar verileriışığında, pazarlama planına örnek teşkil etmesi amacıyla Doğadan içinstratejik pazarlama önerilerinde bulunulmuştur..

Eda Arslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00

Other supervisors