Theses supervised by Prof. Dr. Mevlüt Gül

20 theses · Isparta University of Applied Sciences

DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin ekonomik analizi ve sürdürülebilirliği

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yerli ırk sığır yetiştiriciliği yapan işletmelerin ekonomik analizi yapılarak, yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliğinin ölçülmesi ve sürdürülebilirliğe etkili faktörlerin belirlenmesidir. Araştırmanın ana materyalini Türkiye yerli ırk sığır varlığının %34.22'sini oluşturan; Diyarbakır, Ağrı, Şanlıurfa, Muş ve Samsun illerinde 215 yerli ırk sığır yetiştiricisi işletmeden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler Mayıs 2021 - Nisan 2022 üretim dönemine aittir. Araştırma bölgesinde; Doğu Anadolu Kırmızısı, Yerli Kara, Güney Anadolu Kırmızısı, Yerli Güney Sarısı, Boz Irk ve Zavot ırkları yetiştirilmektedir. Bölgede yerli ırk sığır yetiştiriciliği arazi yapısı ve iklim koşullarına uygun bir faaliyet olduğu için yapılmaktadır. Görüşülen işletmelerin yerli ırk sığır varlığı ortalama 15.11 BBHB'dir. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin GSÜD içerisinde payı ortalama %54.53'dir. Büyükbaş hayvan birimine göre yerli ırk sığır üretim maliyeti 5 877.85 TL, brüt kâr, 5 805.67 TL, nispi kâr ise 1.60 hesaplanmıştır. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinde ekonomik sürdürülebilirlik indeksi 0.44, sosyal sürdürülebilirlik indeksi 0.54, çevresel sürdürülebilirlik indeksi 0.49 tespit edilmiştir. Genel sürdürülebilirlik indeksi 0.49'dur. İşletmelerde sürdürülebilirliği etkileyen faktörler; gelir, sosyal ağ, bilişim, mera varlığı ve eğilimdir. Sürdürülebilirliği etkileyen ve istatistiki olarak etkisi anlamlı bulunan gelir ve mera durumu gibi faktörlerin en önemli masraf unsurunun yem maliyetleri olduğu dikkate alındığında; mera alanlarının ıslah çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir. Yerli ırk sığır yetiştiriciliği özelinde verilen desteklemelerin kapsamının genişletilmesi ve yoğun olduğu bölgelere ağırlık verilmesi sağlanmalıdır. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin önemi, hayvan gen kaynaklarının korunması perspektifinde bir politika olarak ilgili kurum ve kuruluşların tüm birimlerini kapsayan bir biçimde farkındalık oluşturulması gerekmektedir. Ancak böylelikle kamu/özel/üretici arasında zincirleme bir etki sağlanabilir.

Ekonomik analizFaktör analiziSürdürülebilirlik endeksi+2
Bekir Sıtkı Şirikçi
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ilinde kayısı üretiminin ekonomik açıdan irdelenmesi ve geleceği

Bu çalışmanın amacı Isparta ilinde kayısı yetiştiriciliği yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapısı, maliyet ve kârlılık durumları incelenerek üretim ve pazarlama yapısı ile ilgili sorunların tespit edilmesi ve elde edilen bulgular dâhilinde Isparta ilinde kayısı üretimi ve kârlılığını iyileştirmeye yönelik öneriler geliştirilmesidir. Ayrıca Isparta ilinde kayısı yetiştiriciliğinin geleceği hakkında öngörüde bulunulmuştur. Araştırmanın ana materyalini; %91 dikim alanı ve %87 üretim payına sahip Isparta ili Yalvaç ve Senirkent ilçelerindeki kayısı yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı köylerde bulunan 138 kayısı işletmesinden anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmuştur. Örnek hacminin tespitinde tabaka sınırları dikkate alınarak tabakalı örnekleme yöntemlerinden biri olan Neyman Yöntemi kullanılmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda örnek hacmi 138 işletme olarak belirlenmiştir. İşletmelerden elde edilen veriler 2021 yılı üretim sezonuna aittir. Elde edilen sonuçlara göre işletmelerin ortalama parsel sayısı 6.02 adet, arazi genişliği ise 34.05 dekar bulunmuştur. Kayısı arazi parsel sayısı 5.25 adet, arazi genişliği 28.63 dekar hesaplanmıştır. İşletmelerin yetiştirdiği kayısı çeşitlerinin başında Şekerpare, Roxsana, Aprikoz ve Orange Ruby gelmektedir. İşletmeler kayısı üretiminde dekara 1.97 saat çekigücü, 27.57 saat aile işgücü, 27.00 saat yabancı işgücü kullanmışlardır. Kayısı bahçelerinde dekara saf madde olarak 8.86 kg azot, 12.92 kg fosfor ve 4.33 kg potasyum uygulamışlardır. İşletmeler ortalamasında dekara kayısı üretim maliyetleri 6 013.62 TL, GSÜD 25 090.66 TL, brüt kâr 21 933.14 TL, mutlak kâr 19 077.04 TL, nispi kâr 4.17 olarak hesaplanmıştır. 1 kg kayısı üretim maliyeti 1.84 TL olarak tespit edilmiştir. Kayısı üretiminin kârlılığı yüksek olduğu için üreticilerin gelecek yıllarda üretime devam edeceği tespit edilmiştir.

IspartaKayısıÜretim ekonomisi+1
Sultan Poyraz
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yumurta tavukçuluğu üretim ve tüketim yapısının analizi

Bu çalışmada, Türkiye'de yumurta tavukçuluğu sektörünün üretim ve tüketim yapısı analiz edilmiştir. Bu çerçevede yumurta tavukçuluğu işletmelerinin üretim yapıları ekonomik yönden değerlendirilmiş, etkinlikleri araştırılmış, piyasa durumu analiz edilmiştir. Tüketim yapısında da yumurta tüketimi, tüketici algıları, davranışları ve tercihleri irdelenmiştir. Araştırma verileri, tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemine göre 68 yumurta üreten işletme, oransal örnekleme yöntemine göre ise 1076 tüketiciden yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışmada, işletme ortalaması olarak toplam masrafın %67.05'ini yem masrafı, %10.14'ünü pazarlama masrafı ve %8.45'ini yarka amortismanı oluşturmuştur. Birim (adet) yumurta üretim maliyeti 1.27 TL, nispi kar 1.21 olarak bulunmuştur. İşletmelerin teknik etkinlik skorları, ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında (crste) 0.86, ölçeğe göre değişen getiri varsayımı altında (vrste) 0.94 ve ölçek verimliliği (scale) 0.91 olarak hesaplanmıştır. Yumurta üretim süresi 66 hafta, kapasite kullanım oranı 0.88, tavuk başına yumurta verimi 290 adet/yıl olarak tespit edilmiştir. Tüketici hanelerinde ortalama birey sayısı 3.14 kişi, haftalık yumurta tüketimi 28.14 adet, ortalama gelir 21.149 TL ve aylık ortalama yumurta harcaması 237 TL olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, artan yem maliyetlerinin önüne geçilebilmesi için yem hammadde temininde ithalat eğiliminden çok, iç pazarda üretim potansiyelinin artırılmasına ağırlık verilmesi önemlidir. Yumurta piyasasında süreklilik sağlanarak iç ve dış piyasada fiyat dengesinin oluşmasına katkıda bulunulması, yumurtanın raf ömrünün uzatılması ve katma değeri daha yüksek ürünlerde değerlendirmesine olanak sağlanması amacıyla yumurtayı sıvı ya da kuru şekilde daha uzun süre muhafaza edecek teknolojik alt yapıya ulaşmaları için işletmelerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi önem arz etmektedir.

EtkinlikFiyatKarlılık+3
Mehmet Işık
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ilinde bitkisel yağ tüketim tercihlerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında Konya ilindeki tüketicilerin bitkisel yağlar ile ilgili sağlık açısından bilgi düzeylerinin belirlenmesi, gelir düzeylerinin artmasıyla yağ tüketimi arasındaki ilişkinin tespit edilmesi, sosyo-demografik faktörlerin tüketicilerin bitkisel yağ tercihlerinde etkililik durumu, bitkisel yağların tüketimi, kullanımı hakkında düşünceleri incelenmiştir. Ayrıca hanehalklarının bitkisel yağ tüketim miktarları, satın alma şekli, tüketim yapıları ve bitkisel yağ algıları gibi tüketici davranışları analiz edilmiştir. Çalışmanın ana materyalini, Konya ili merkez ilçelerinde yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Araştırmada hanehalklarının gelirleri 3 gruba (1000-3500 TL, 3501-7500 TL, 7501 TL ve üzeri) ayrılmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programıyla Ki-kare, Lojistik Regresyon ve Faktör analizi yöntemleri kullanılarak irdelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortalama hanehalkı geliri 4906 TL olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin en fazla tereyağını tükettiği, soya ve fındık yağı tercihlerinin düşük, kanola yağının ise tüketiciler tarafından tercih edilmediği saptanmıştır. Tüketiciler için tükettikleri yağların lezzeti, doğallığı, katkı maddesi içermemesi önem arz etmektedir. Bitkisel yağ tüketim tercihlerinde besleyicilik faktörü önemli bulunmuştur. Tereyağı, zeytinyağı tercihinde sağlık faktörü ön plandadır. Bitkisel yağ alım yerlerinde çoğunlukla market, süper-hipermarket tercih edilmektedir. Yapılan Ki-Kare analizine göre tüketicilerin margarin tüketimi ile cinsiyet ve eğitim düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Zeytinyağı tüketim durumu ile yaş arasında Ki-Kare analizine göre anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Margarin tüketimini etkileyen değişkenleri belirlemek için yapılan Lojistik analizi sonucunda, tüketicilerin doğum yeri, geliri, hane büyüklüğü ve hane harcaması ile margarin tüketimi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Pelin Avcı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ilinde bitkisel yağ tüketim tercihlerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında Konya ilindeki tüketicilerin bitkisel yağlar ile ilgili sağlık açısından bilgi düzeylerinin belirlenmesi, gelir düzeylerinin artmasıyla yağ tüketimi arasındaki ilişkinin tespit edilmesi, sosyo-demografik faktörlerin tüketicilerin bitkisel yağ tercihlerinde etkililik durumu, bitkisel yağların tüketimi, kullanımı hakkında düşünceleri incelenmiştir. Ayrıca hanehalklarının bitkisel yağ tüketim miktarları, satın alma şekli, tüketim yapıları ve bitkisel yağ algıları gibi tüketici davranışları analiz edilmiştir. Çalışmanın ana materyalini, Konya ili merkez ilçelerinde yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Araştırmada hanehalklarının gelirleri 3 gruba (1000-3500 TL, 3501-7500 TL, 7501 TL ve üzeri) ayrılmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programıyla Ki-kare, Lojistik Regresyon ve Faktör analizi yöntemleri kullanılarak irdelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortalama hanehalkı geliri 4906 TL olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin en fazla tereyağını tükettiği, soya ve fındık yağı tercihlerinin düşük, kanola yağının ise tüketiciler tarafından tercih edilmediği saptanmıştır. Tüketiciler için tükettikleri yağların lezzeti, doğallığı, katkı maddesi içermemesi önem arz etmektedir. Bitkisel yağ tüketim tercihlerinde besleyicilik faktörü önemli bulunmuştur. Tereyağı, zeytinyağı tercihinde sağlık faktörü ön plandadır. Bitkisel yağ alım yerlerinde çoğunlukla market, süper-hipermarket tercih edilmektedir. Yapılan Ki-Kare analizine göre tüketicilerin margarin tüketimi ile cinsiyet ve eğitim düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Zeytinyağı tüketim durumu ile yaş arasında Ki-Kare analizine göre anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Margarin tüketimini etkileyen değişkenleri belirlemek için yapılan Lojistik analizi sonucunda, tüketicilerin doğum yeri, geliri, hane büyüklüğü ve hane harcaması ile margarin tüketimi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Pelin Avcı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ilinde bitkisel yağ tüketim tercihlerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında Konya ilindeki tüketicilerin bitkisel yağlar ile ilgili sağlık açısından bilgi düzeylerinin belirlenmesi, gelir düzeylerinin artmasıyla yağ tüketimi arasındaki ilişkinin tespit edilmesi, sosyo-demografik faktörlerin tüketicilerin bitkisel yağ tercihlerinde etkililik durumu, bitkisel yağların tüketimi, kullanımı hakkında düşünceleri incelenmiştir. Ayrıca hanehalklarının bitkisel yağ tüketim miktarları, satın alma şekli, tüketim yapıları ve bitkisel yağ algıları gibi tüketici davranışları analiz edilmiştir. Çalışmanın ana materyalini, Konya ili merkez ilçelerinde yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Araştırmada hanehalklarının gelirleri 3 gruba (1000-3500 TL, 3501-7500 TL, 7501 TL ve üzeri) ayrılmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programıyla Ki-kare, Lojistik Regresyon ve Faktör analizi yöntemleri kullanılarak irdelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortalama hanehalkı geliri 4906 TL olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin en fazla tereyağını tükettiği, soya ve fındık yağı tercihlerinin düşük, kanola yağının ise tüketiciler tarafından tercih edilmediği saptanmıştır. Tüketiciler için tükettikleri yağların lezzeti, doğallığı, katkı maddesi içermemesi önem arz etmektedir. Bitkisel yağ tüketim tercihlerinde besleyicilik faktörü önemli bulunmuştur. Tereyağı, zeytinyağı tercihinde sağlık faktörü ön plandadır. Bitkisel yağ alım yerlerinde çoğunlukla market, süper-hipermarket tercih edilmektedir. Yapılan Ki-Kare analizine göre tüketicilerin margarin tüketimi ile cinsiyet ve eğitim düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Zeytinyağı tüketim durumu ile yaş arasında Ki-Kare analizine göre anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Margarin tüketimini etkileyen değişkenleri belirlemek için yapılan Lojistik analizi sonucunda, tüketicilerin doğum yeri, geliri, hane büyüklüğü ve hane harcaması ile margarin tüketimi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Pelin Avcı
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Armut işletmelerinin sosyo-ekonomik yapısı: Antalya ili Korkuteli ilçesi örneği

Bu çalışmada Antalya ili Korkuteli ilçesinde armut üretim faaliyeti yapan tarım işletmelerinin sosyo-ekonomik özellikleri incelenerek, pazarlama yapısı ve üreticilerin sorunlarının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Dünyada armut üretiminin en yoğun olarak yapıldığı ülkelerin başında Çin yer almaktadır. Türkiye ise armut üretimi açısından 5. sırada, dikili alan bakımından ise 4. sırada yer almaktadır. Türkiye'nin armut üretimi 2004 yılına nazaran 2018 yılında %62.33 oranında artmıştır. Türkiye'de armut üretiminde Bursa ilk sırada yer alır iken, Antalya ili %12.49 oran ile ikinci sıradadır. Korkuteli Antalya ilinin ilçeleri içerisinde %89.56 oran ile ilk sırada yer almaktadır. Bu nedenle çalışmanın araştırma sahası olarak Antalya ili Korkuteli ilçesi seçilmiştir. Çalışmada birincil veriler yüz yüze anket yöntemi ile Korkuteli ilçesi armut üreticilerinden elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada FAO ve TÜİK ikincil verilerinden de yararlanılmıştır. Tek ürün bütçe analizi yöntemi ile armut üreticilerinin maliyetleri ve gelirleri hesaplanmıştır. Araştırma bulgularına göre üreticilerin yaş ortalaması 48.91 yıl, ailedeki üye sayısının 3.77 kişi, armut üretimi ile 22.93 yıl uğraşıldığı tespit edilmiştir. Görüşülen yetiştiricilerden %36.46'sı ilkokul mezunu, %9.38'i ortaokul, %41.67'si lise, %9.38'i yüksekokul ve %3.13'ü ise üniversite mezunudur. Armut üretiminde üretim maliyeti ortalama 70280.84 TL, değişen masraflar ortalama 47991.99 TL ve sabit masraflar ise ortalama 22288.85 TL olarak belirlenmiştir. Gayri safi üretim değeri (GSÜD) ise 7474.42 TL olarak hesaplanmıştır. Üreticilerin yetiştiricilikte karşılaştıkları en önemli sorunların başında yörede Ballı Basara olarak adlandırılan Psillidi (Cacopsylla pyri L.)'dir. Girdi maliyetlerinin yüksek olması, pazarlamanın yetersiz olması, teknik bilginin yetersizliği, sulamanın yeterli olmaması gibi nedenler üreticileri olumsuz olarak etkilemektedir.

Fidan Merve Kart
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Armut işletmelerinin sosyo-ekonomik yapısı: Antalya ili Korkuteli ilçesi örneği

Bu çalışmada Antalya ili Korkuteli ilçesinde armut üretim faaliyeti yapan tarım işletmelerinin sosyo-ekonomik özellikleri incelenerek, pazarlama yapısı ve üreticilerin sorunlarının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Dünyada armut üretiminin en yoğun olarak yapıldığı ülkelerin başında Çin yer almaktadır. Türkiye ise armut üretimi açısından 5. sırada, dikili alan bakımından ise 4. sırada yer almaktadır. Türkiye'nin armut üretimi 2004 yılına nazaran 2018 yılında %62.33 oranında artmıştır. Türkiye'de armut üretiminde Bursa ilk sırada yer alır iken, Antalya ili %12.49 oran ile ikinci sıradadır. Korkuteli Antalya ilinin ilçeleri içerisinde %89.56 oran ile ilk sırada yer almaktadır. Bu nedenle çalışmanın araştırma sahası olarak Antalya ili Korkuteli ilçesi seçilmiştir. Çalışmada birincil veriler yüz yüze anket yöntemi ile Korkuteli ilçesi armut üreticilerinden elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada FAO ve TÜİK ikincil verilerinden de yararlanılmıştır. Tek ürün bütçe analizi yöntemi ile armut üreticilerinin maliyetleri ve gelirleri hesaplanmıştır. Araştırma bulgularına göre üreticilerin yaş ortalaması 48.91 yıl, ailedeki üye sayısının 3.77 kişi, armut üretimi ile 22.93 yıl uğraşıldığı tespit edilmiştir. Görüşülen yetiştiricilerden %36.46'sı ilkokul mezunu, %9.38'i ortaokul, %41.67'si lise, %9.38'i yüksekokul ve %3.13'ü ise üniversite mezunudur. Armut üretiminde üretim maliyeti ortalama 70280.84 TL, değişen masraflar ortalama 47991.99 TL ve sabit masraflar ise ortalama 22288.85 TL olarak belirlenmiştir. Gayri safi üretim değeri (GSÜD) ise 7474.42 TL olarak hesaplanmıştır. Üreticilerin yetiştiricilikte karşılaştıkları en önemli sorunların başında yörede Ballı Basara olarak adlandırılan Psillidi (Cacopsylla pyri L.)'dir. Girdi maliyetlerinin yüksek olması, pazarlamanın yetersiz olması, teknik bilginin yetersizliği, sulamanın yeterli olmaması gibi nedenler üreticileri olumsuz olarak etkilemektedir.

Fidan Merve Kart
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Armut işletmelerinin sosyo-ekonomik yapısı: Antalya ili Korkuteli ilçesi örneği

Bu çalışmada Antalya ili Korkuteli ilçesinde armut üretim faaliyeti yapan tarım işletmelerinin sosyo-ekonomik özellikleri incelenerek, pazarlama yapısı ve üreticilerin sorunlarının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Dünyada armut üretiminin en yoğun olarak yapıldığı ülkelerin başında Çin yer almaktadır. Türkiye ise armut üretimi açısından 5. sırada, dikili alan bakımından ise 4. sırada yer almaktadır. Türkiye'nin armut üretimi 2004 yılına nazaran 2018 yılında %62.33 oranında artmıştır. Türkiye'de armut üretiminde Bursa ilk sırada yer alır iken, Antalya ili %12.49 oran ile ikinci sıradadır. Korkuteli Antalya ilinin ilçeleri içerisinde %89.56 oran ile ilk sırada yer almaktadır. Bu nedenle çalışmanın araştırma sahası olarak Antalya ili Korkuteli ilçesi seçilmiştir. Çalışmada birincil veriler yüz yüze anket yöntemi ile Korkuteli ilçesi armut üreticilerinden elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada FAO ve TÜİK ikincil verilerinden de yararlanılmıştır. Tek ürün bütçe analizi yöntemi ile armut üreticilerinin maliyetleri ve gelirleri hesaplanmıştır. Araştırma bulgularına göre üreticilerin yaş ortalaması 48.91 yıl, ailedeki üye sayısının 3.77 kişi, armut üretimi ile 22.93 yıl uğraşıldığı tespit edilmiştir. Görüşülen yetiştiricilerden %36.46'sı ilkokul mezunu, %9.38'i ortaokul, %41.67'si lise, %9.38'i yüksekokul ve %3.13'ü ise üniversite mezunudur. Armut üretiminde üretim maliyeti ortalama 70280.84 TL, değişen masraflar ortalama 47991.99 TL ve sabit masraflar ise ortalama 22288.85 TL olarak belirlenmiştir. Gayri safi üretim değeri (GSÜD) ise 7474.42 TL olarak hesaplanmıştır. Üreticilerin yetiştiricilikte karşılaştıkları en önemli sorunların başında yörede Ballı Basara olarak adlandırılan Psillidi (Cacopsylla pyri L.)'dir. Girdi maliyetlerinin yüksek olması, pazarlamanın yetersiz olması, teknik bilginin yetersizliği, sulamanın yeterli olmaması gibi nedenler üreticileri olumsuz olarak etkilemektedir.

Fidan Merve Kart
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin ekonomik analizi ve sürdürülebilirliği

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yerli ırk sığır yetiştiriciliği yapan işletmelerin ekonomik analizi yapılarak, yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliğinin ölçülmesi ve sürdürülebilirliğe etkili faktörlerin belirlenmesidir. Araştırmanın ana materyalini Türkiye yerli ırk sığır varlığının %34.22'sini oluşturan; Diyarbakır, Ağrı, Şanlıurfa, Muş ve Samsun illerinde 215 yerli ırk sığır yetiştiricisi işletmeden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler Mayıs 2021 - Nisan 2022 üretim dönemine aittir. Araştırma bölgesinde; Doğu Anadolu Kırmızısı, Yerli Kara, Güney Anadolu Kırmızısı, Yerli Güney Sarısı, Boz Irk ve Zavot ırkları yetiştirilmektedir. Bölgede yerli ırk sığır yetiştiriciliği arazi yapısı ve iklim koşullarına uygun bir faaliyet olduğu için yapılmaktadır. Görüşülen işletmelerin yerli ırk sığır varlığı ortalama 15.11 BBHB'dir. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin GSÜD içerisinde payı ortalama %54.53'dir. Büyükbaş hayvan birimine göre yerli ırk sığır üretim maliyeti 5 877.85 TL, brüt kâr, 5 805.67 TL, nispi kâr ise 1.60 hesaplanmıştır. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinde ekonomik sürdürülebilirlik indeksi 0.44, sosyal sürdürülebilirlik indeksi 0.54, çevresel sürdürülebilirlik indeksi 0.49 tespit edilmiştir. Genel sürdürülebilirlik indeksi 0.49'dur. İşletmelerde sürdürülebilirliği etkileyen faktörler; gelir, sosyal ağ, bilişim, mera varlığı ve eğilimdir. Sürdürülebilirliği etkileyen ve istatistiki olarak etkisi anlamlı bulunan gelir ve mera durumu gibi faktörlerin en önemli masraf unsurunun yem maliyetleri olduğu dikkate alındığında; mera alanlarının ıslah çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir. Yerli ırk sığır yetiştiriciliği özelinde verilen desteklemelerin kapsamının genişletilmesi ve yoğun olduğu bölgelere ağırlık verilmesi sağlanmalıdır. Yerli ırk sığır yetiştiriciliğinin önemi, hayvan gen kaynaklarının korunması perspektifinde bir politika olarak ilgili kurum ve kuruluşların tüm birimlerini kapsayan bir biçimde farkındalık oluşturulması gerekmektedir. Ancak böylelikle kamu/özel/üretici arasında zincirleme bir etki sağlanabilir.

Ekonomik analizFaktör analiziSürdürülebilirlik endeksi+2
Bekir Sıtkı Şirikçi
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ilinde anason üretim maliyeti ve kârlılığının analizi

Bu çalışmada anason üretimi yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapısının belirlenmesi, anason üretim maliyeti ve kârlılığının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Değişen ticaret ve tarım politikaları ile birlikte pazarlama yapısı da değişim göstermiştir. Bu değişimler sonucunda anason piyasasında fiyat istikrarsızlıkları yaşanmıştır. Araştırma bölgesinde anason önemli bir gelir kaynağıdır. Anason üretimi işletme düzeyinde üreticilere gelir sağlarken, ihracat yoluyla da ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Anason üretiminde karşılan sorunlar ele alınmış ve bu sorunlara da çözüm önerileri geliştirilmiştir. Araştırma bölgesinin Burdur ili olarak belirlenmesinin nedeni, Burdur ilinin Türkiye anason üretiminde önemli bir yere sahip olmasıdır. Çalışmanın verileri, 159 adet anason üreticiliği ile uğraşan işletmelerden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerden yapılan hesaplamalar sonucunda anason üretiminde üretim maliyeti birim alana (dekara) 739.33 TL, GSÜD 1 224.27 TL, brüt kâr 635.38 TL ve nispi kâr 1.66 olarak tespit edilmiştir. ÜM/GSÜD oranı 0.60 olarak hesaplanmıştır. Bölgede anason üretiminde son yıllarda önemli düşüşler görülmüştür. Bu düşüşlerde diğer illerdeki ekim alanları artışının yanında anason üretici fiyatlarındaki dalgalanmalar ve oynaklıklar önemli etkide bulunmuştur. Bu çerçevede anason özelinde desteklemelerin verilmesi, ilgili kurumlar aracılığıyla üreticilere anason hakkında yayım faaliyetlerinde bulunulması önemli görülmektedir. Fiyat istikrarsızlığının önüne geçilebilmesi için, önceki yıllarda anason piyasasında belirleyici etkide bulunan TEKEL ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gibi kurumlar önemli idi. Böyle kurumların tekrardan faaliyette bulunabilmesi oldukça güç görülmektedir. Bu kapsamda anason üreticilerinin sorunlarının giderilmesi ve anason özelindeki fiyat istikrarsızlıklarının ortadan kaldırılması için anason üreticilerinin birlikte hareket edecekleri örgütleri kurmaları önerilmektedir.

AnasonBurdurKarlılık+1
Osman Fatih Yağız
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ilinde anason üretim maliyeti ve kârlılığının analizi

Bu çalışmada anason üretimi yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapısının belirlenmesi, anason üretim maliyeti ve kârlılığının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Değişen ticaret ve tarım politikaları ile birlikte pazarlama yapısı da değişim göstermiştir. Bu değişimler sonucunda anason piyasasında fiyat istikrarsızlıkları yaşanmıştır. Araştırma bölgesinde anason önemli bir gelir kaynağıdır. Anason üretimi işletme düzeyinde üreticilere gelir sağlarken, ihracat yoluyla da ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Anason üretiminde karşılan sorunlar ele alınmış ve bu sorunlara da çözüm önerileri geliştirilmiştir. Araştırma bölgesinin Burdur ili olarak belirlenmesinin nedeni, Burdur ilinin Türkiye anason üretiminde önemli bir yere sahip olmasıdır. Çalışmanın verileri, 159 adet anason üreticiliği ile uğraşan işletmelerden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerden yapılan hesaplamalar sonucunda anason üretiminde üretim maliyeti birim alana (dekara) 739.33 TL, GSÜD 1 224.27 TL, brüt kâr 635.38 TL ve nispi kâr 1.66 olarak tespit edilmiştir. ÜM/GSÜD oranı 0.60 olarak hesaplanmıştır. Bölgede anason üretiminde son yıllarda önemli düşüşler görülmüştür. Bu düşüşlerde diğer illerdeki ekim alanları artışının yanında anason üretici fiyatlarındaki dalgalanmalar ve oynaklıklar önemli etkide bulunmuştur. Bu çerçevede anason özelinde desteklemelerin verilmesi, ilgili kurumlar aracılığıyla üreticilere anason hakkında yayım faaliyetlerinde bulunulması önemli görülmektedir. Fiyat istikrarsızlığının önüne geçilebilmesi için, önceki yıllarda anason piyasasında belirleyici etkide bulunan TEKEL ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gibi kurumlar önemli idi. Böyle kurumların tekrardan faaliyette bulunabilmesi oldukça güç görülmektedir. Bu kapsamda anason üreticilerinin sorunlarının giderilmesi ve anason özelindeki fiyat istikrarsızlıklarının ortadan kaldırılması için anason üreticilerinin birlikte hareket edecekleri örgütleri kurmaları önerilmektedir.

AnasonBurdurKarlılık+1
Osman Fatih Yağız
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur ilinde anason üretim maliyeti ve kârlılığının analizi

Bu çalışmada anason üretimi yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapısının belirlenmesi, anason üretim maliyeti ve kârlılığının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Değişen ticaret ve tarım politikaları ile birlikte pazarlama yapısı da değişim göstermiştir. Bu değişimler sonucunda anason piyasasında fiyat istikrarsızlıkları yaşanmıştır. Araştırma bölgesinde anason önemli bir gelir kaynağıdır. Anason üretimi işletme düzeyinde üreticilere gelir sağlarken, ihracat yoluyla da ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Anason üretiminde karşılan sorunlar ele alınmış ve bu sorunlara da çözüm önerileri geliştirilmiştir. Araştırma bölgesinin Burdur ili olarak belirlenmesinin nedeni, Burdur ilinin Türkiye anason üretiminde önemli bir yere sahip olmasıdır. Çalışmanın verileri, 159 adet anason üreticiliği ile uğraşan işletmelerden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerden yapılan hesaplamalar sonucunda anason üretiminde üretim maliyeti birim alana (dekara) 739.33 TL, GSÜD 1 224.27 TL, brüt kâr 635.38 TL ve nispi kâr 1.66 olarak tespit edilmiştir. ÜM/GSÜD oranı 0.60 olarak hesaplanmıştır. Bölgede anason üretiminde son yıllarda önemli düşüşler görülmüştür. Bu düşüşlerde diğer illerdeki ekim alanları artışının yanında anason üretici fiyatlarındaki dalgalanmalar ve oynaklıklar önemli etkide bulunmuştur. Bu çerçevede anason özelinde desteklemelerin verilmesi, ilgili kurumlar aracılığıyla üreticilere anason hakkında yayım faaliyetlerinde bulunulması önemli görülmektedir. Fiyat istikrarsızlığının önüne geçilebilmesi için, önceki yıllarda anason piyasasında belirleyici etkide bulunan TEKEL ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gibi kurumlar önemli idi. Böyle kurumların tekrardan faaliyette bulunabilmesi oldukça güç görülmektedir. Bu kapsamda anason üreticilerinin sorunlarının giderilmesi ve anason özelindeki fiyat istikrarsızlıklarının ortadan kaldırılması için anason üreticilerinin birlikte hareket edecekleri örgütleri kurmaları önerilmektedir.

AnasonBurdurKarlılık+1
Osman Fatih Yağız
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Süt sığırcılığı işletmelerinin ekonomik yapısı ve sorunları uşak ili örneği

Bu çalışmanın amacı, Uşak ili özelinde süt sığırcılığının ekonomik yapısının ortaya konulması ve sorunlarının tespit edilmesidir. Çalışmanın ana materyalini Uşak ilinde süt sığırcılığı faaliyeti ile uğraşan 127 adet işletmeci ile anket yöntemiyle elde edilen veriler oluşturmuştur. İşletmeler 4 adet tabakaya ayrılarak incelenmiştir. Çalışma verileri 2017 üretim sezonuna aittir. İşletmecilerin süt sığırcılığı faaliyetinde deneyim sürelerinin 22.06 yıl olduğu belirlenmiştir. İşletmecilerin %79.53 finansman kaynağı olarak yabancı kaynakları, %20.47'si öz kaynakları kullanmaktadır. İşletmelerde sağılan hayvan başına süt verimi yıllık 5457.31 lt'dir. Büyükbaş hayvan birimi başına süt üretim maliyeti ise 5337.61 TL'dir. Süt sığırcılığında maliyet unsurları içerisindeki en yüksek payı %45.49 ile yem masrafları almaktadır. 1 kg süt maliyeti 1.40 TL olarak tespit edilmiştir. Büyükbaş hayvan birimi başına brüt kâr 3024.75 TL, nisbi kâr ise 1.31'dir. Süt sığırcılığından elde edilen GSÜD (Gayrisafi Üretim Değeri) toplam 538961.97 TL olup, GSÜD'ün %61.28'ini oluşturmaktadır. Toplam aile geliri yıllık 251594.28 TL olup, bunun %99.34'ü tarımsal gelirlerden oluşmaktadır. Bölgede üreticilerin en önemli sorunlar; girdi fiyatlarının yüksekliği, süt fiyatlarının düşüklüğü, desteklemelerin yetersizliği, veteriner ve ilaç masraflarının yüksekliği olarak tespit edilmiştir.

İlker Göçoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Süt sığırcılığı işletmelerinin ekonomik yapısı ve sorunları uşak ili örneği

Bu çalışmanın amacı, Uşak ili özelinde süt sığırcılığının ekonomik yapısının ortaya konulması ve sorunlarının tespit edilmesidir. Çalışmanın ana materyalini Uşak ilinde süt sığırcılığı faaliyeti ile uğraşan 127 adet işletmeci ile anket yöntemiyle elde edilen veriler oluşturmuştur. İşletmeler 4 adet tabakaya ayrılarak incelenmiştir. Çalışma verileri 2017 üretim sezonuna aittir. İşletmecilerin süt sığırcılığı faaliyetinde deneyim sürelerinin 22.06 yıl olduğu belirlenmiştir. İşletmecilerin %79.53 finansman kaynağı olarak yabancı kaynakları, %20.47'si öz kaynakları kullanmaktadır. İşletmelerde sağılan hayvan başına süt verimi yıllık 5457.31 lt'dir. Büyükbaş hayvan birimi başına süt üretim maliyeti ise 5337.61 TL'dir. Süt sığırcılığında maliyet unsurları içerisindeki en yüksek payı %45.49 ile yem masrafları almaktadır. 1 kg süt maliyeti 1.40 TL olarak tespit edilmiştir. Büyükbaş hayvan birimi başına brüt kâr 3024.75 TL, nisbi kâr ise 1.31'dir. Süt sığırcılığından elde edilen GSÜD (Gayrisafi Üretim Değeri) toplam 538961.97 TL olup, GSÜD'ün %61.28'ini oluşturmaktadır. Toplam aile geliri yıllık 251594.28 TL olup, bunun %99.34'ü tarımsal gelirlerden oluşmaktadır. Bölgede üreticilerin en önemli sorunlar; girdi fiyatlarının yüksekliği, süt fiyatlarının düşüklüğü, desteklemelerin yetersizliği, veteriner ve ilaç masraflarının yüksekliği olarak tespit edilmiştir.

İlker Göçoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Süt sığırcılığı işletmelerinin ekonomik yapısı ve sorunları uşak ili örneği

Bu çalışmanın amacı, Uşak ili özelinde süt sığırcılığının ekonomik yapısının ortaya konulması ve sorunlarının tespit edilmesidir. Çalışmanın ana materyalini Uşak ilinde süt sığırcılığı faaliyeti ile uğraşan 127 adet işletmeci ile anket yöntemiyle elde edilen veriler oluşturmuştur. İşletmeler 4 adet tabakaya ayrılarak incelenmiştir. Çalışma verileri 2017 üretim sezonuna aittir. İşletmecilerin süt sığırcılığı faaliyetinde deneyim sürelerinin 22.06 yıl olduğu belirlenmiştir. İşletmecilerin %79.53 finansman kaynağı olarak yabancı kaynakları, %20.47'si öz kaynakları kullanmaktadır. İşletmelerde sağılan hayvan başına süt verimi yıllık 5457.31 lt'dir. Büyükbaş hayvan birimi başına süt üretim maliyeti ise 5337.61 TL'dir. Süt sığırcılığında maliyet unsurları içerisindeki en yüksek payı %45.49 ile yem masrafları almaktadır. 1 kg süt maliyeti 1.40 TL olarak tespit edilmiştir. Büyükbaş hayvan birimi başına brüt kâr 3024.75 TL, nisbi kâr ise 1.31'dir. Süt sığırcılığından elde edilen GSÜD (Gayrisafi Üretim Değeri) toplam 538961.97 TL olup, GSÜD'ün %61.28'ini oluşturmaktadır. Toplam aile geliri yıllık 251594.28 TL olup, bunun %99.34'ü tarımsal gelirlerden oluşmaktadır. Bölgede üreticilerin en önemli sorunlar; girdi fiyatlarının yüksekliği, süt fiyatlarının düşüklüğü, desteklemelerin yetersizliği, veteriner ve ilaç masraflarının yüksekliği olarak tespit edilmiştir.

İlker Göçoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ilinde nohut üretiminin üretim maliyeti ve sorunları

Türkiye nohut üretiminde son yıllarda kendine yeterli durumda değildir. Çiftçi eline geçen fiyatlarda da istikrarsızlık söz konusudur. Araştırma sahası olarak Türkiye'de, nohut ekim alanı ve üretim miktarı açısından önemli illerden birisi olan Kütahya ili seçilmiştir. Türkiye'de nohut üretiminin daha çok teknik yönü ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Bu projenin amaçları, (i) Kütahya ilinde nohut üreten işletmelerin sosyo-ekonomik yapılarının incelenmesi, (ii) üretiminin fonksiyonel analizi, (iii) üretim ile ilgili sorunlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinde geliştirilmesi şeklindedir. Veriler tabakalı örnekleme Neyman yöntemi ile hesap edilen 85 işletmeden anket yöntemi ile elde edilmiştir. İşletmelerde maliyet hesaplanmasında tek ürün bütçe analizi yöntemi kullanılmıştır. Cobb-Douglas üretim fonksiyonu ile üretim ve girdiler arasındaki ilişki irdelenmiştir. Görüşülen nohut üreticilerinin ortalama yaşı 50.13 yıl, eğitim süresi 6.94 yıl, aile genişliği 3.94 kişi olarak hesaplanmıştır. Araştırmada nohut yetiştiriciliğinde ortalama deneyim süresi 21.28 yıl ve tarımsal deneyim 27.84 yıl olarak saptanmıştır. Bu da nohut üretiminin bu bölgede yıllardır yapıldığını ortaya çıkarmıştır. Nohut ekim alanlarının ortalama parça sayısı 1.40 ile 8.16 adet arasında değişmiştir. İşletmeler ortalamasında nohut ekili alanı 36.50 da bulunmuştur. Bu arazilerin %95'inin ise işletmecilerin kendi mülkü olduğu belirlenmiştir. İşletmelerin toplam üretim masrafları içerisinde değişen maliyetlerin payı %67.59'dur. İşletmeler ortalamasında değişen masraflar 6967.64 TL, sabit masraflar 3340.81 TL'dir. Dekara tohum maliyeti 84.44 TL olarak saptanmıştır. Dekara gübre maliyeti işletmeler ortalamasında 8.46 TL, ilaç maliyeti ise 9.16 TL olarak hesaplanmıştır. İşletmelerde, dekara nohut üretim faaliyetinden elde edilen GSÜD 580.72 TL, brüt kârın 389.83 TL, mutlak kârın ise 298.30 TL olduğu hesaplanmıştır. Nisbi kar ise 2.06 olarak belirlenmiştir. Nohut üretiminin fonksiyonel analizinde Cobb-Douglas tipi üretim fonksiyonu kullanılarak analiz yapılmıştır. Girdilere ilişkin üretim esnekliklerinin toplamı 1.272 olarak bulunmuştur. Bu değer, ölçeğe artan getiriyi ifade etmektedir. Dolayısıyla ele alınan bütün girdilerin %10 oranında artırılması, nohut üretim miktarını %12.72 oranında artmasını sağlayacaktır. İşletmeciler bölgede görülen en önemli sorunun girdi fiyatlarının yüksekliği olduğunu belirtmişlerdir. Bunu ürün fiyatının düşüklüğü, hastalık ve zararlılar sorunları izlemiştir. Araştırma sahasında nohut üretimini artırmak için; üreticilerin bilinçlendirilmesi, nohut için bir kooperatifin kurulması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve devlet desteklerinin arttırılması önerilmiştir.

BaklagillerMaliyetNohut+5
Aybike Ertürk Güneş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ilinde nohut üretiminin üretim maliyeti ve sorunları

Türkiye nohut üretiminde son yıllarda kendine yeterli durumda değildir. Çiftçi eline geçen fiyatlarda da istikrarsızlık söz konusudur. Araştırma sahası olarak Türkiye'de, nohut ekim alanı ve üretim miktarı açısından önemli illerden birisi olan Kütahya ili seçilmiştir. Türkiye'de nohut üretiminin daha çok teknik yönü ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Bu projenin amaçları, (i) Kütahya ilinde nohut üreten işletmelerin sosyo-ekonomik yapılarının incelenmesi, (ii) üretiminin fonksiyonel analizi, (iii) üretim ile ilgili sorunlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinde geliştirilmesi şeklindedir. Veriler tabakalı örnekleme Neyman yöntemi ile hesap edilen 85 işletmeden anket yöntemi ile elde edilmiştir. İşletmelerde maliyet hesaplanmasında tek ürün bütçe analizi yöntemi kullanılmıştır. Cobb-Douglas üretim fonksiyonu ile üretim ve girdiler arasındaki ilişki irdelenmiştir. Görüşülen nohut üreticilerinin ortalama yaşı 50.13 yıl, eğitim süresi 6.94 yıl, aile genişliği 3.94 kişi olarak hesaplanmıştır. Araştırmada nohut yetiştiriciliğinde ortalama deneyim süresi 21.28 yıl ve tarımsal deneyim 27.84 yıl olarak saptanmıştır. Bu da nohut üretiminin bu bölgede yıllardır yapıldığını ortaya çıkarmıştır. Nohut ekim alanlarının ortalama parça sayısı 1.40 ile 8.16 adet arasında değişmiştir. İşletmeler ortalamasında nohut ekili alanı 36.50 da bulunmuştur. Bu arazilerin %95'inin ise işletmecilerin kendi mülkü olduğu belirlenmiştir. İşletmelerin toplam üretim masrafları içerisinde değişen maliyetlerin payı %67.59'dur. İşletmeler ortalamasında değişen masraflar 6967.64 TL, sabit masraflar 3340.81 TL'dir. Dekara tohum maliyeti 84.44 TL olarak saptanmıştır. Dekara gübre maliyeti işletmeler ortalamasında 8.46 TL, ilaç maliyeti ise 9.16 TL olarak hesaplanmıştır. İşletmelerde, dekara nohut üretim faaliyetinden elde edilen GSÜD 580.72 TL, brüt kârın 389.83 TL, mutlak kârın ise 298.30 TL olduğu hesaplanmıştır. Nisbi kar ise 2.06 olarak belirlenmiştir. Nohut üretiminin fonksiyonel analizinde Cobb-Douglas tipi üretim fonksiyonu kullanılarak analiz yapılmıştır. Girdilere ilişkin üretim esnekliklerinin toplamı 1.272 olarak bulunmuştur. Bu değer, ölçeğe artan getiriyi ifade etmektedir. Dolayısıyla ele alınan bütün girdilerin %10 oranında artırılması, nohut üretim miktarını %12.72 oranında artmasını sağlayacaktır. İşletmeciler bölgede görülen en önemli sorunun girdi fiyatlarının yüksekliği olduğunu belirtmişlerdir. Bunu ürün fiyatının düşüklüğü, hastalık ve zararlılar sorunları izlemiştir. Araştırma sahasında nohut üretimini artırmak için; üreticilerin bilinçlendirilmesi, nohut için bir kooperatifin kurulması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve devlet desteklerinin arttırılması önerilmiştir.

BaklagillerMaliyetNohut+5
Aybike Ertürk Güneş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Küçükbaş hayvan işletmelerinin sosyo-ekonomik analizi ve etkinliği: Batı Akdeniz Bölgesi örneği

Batı Akdeniz Bölgesi sahip olduğu doğal kaynaklar açısından küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine uygundur. Türkiye koyun ve keçi varlığının yaklaşık %5'i Batı Akdeniz Bölgesi'nde bulunmaktadır. 1991-2018 dönemi irdelendiğinde; 1991'e göre 2014'te Türkiye küçükbaş hayvan sayısında %19.0'luk, Batı Akdeniz Bölgesi küçükbaş hayvan sayısında %4.9 oranında bir azalma olmuştur. Bölgede özellikle 2006-2012 yılları arasında keçi varlığı önemli ölçüde daralmıştır. Bu durum özellikle 2014 yılından sonra iyileşme sürecine girmiştir. 2018 yılında Türkiye küçükbaş hayvan varlığında %9.9'luk azalma, Batı Akdeniz Bölgesi'nde küçükbaş hayvan sayısında %3.9 oranında artış gerçekleşmiştir. Bu çalışmada, bölgede küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapılarının belirlenmesi, yıllık faaliyet sonuçlarının ortaya konulması ve pazarlama yapılarının tespiti, işletmelerin etkinliklerinin saptanması ve yetiştiricilikteki başarıyı etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın materyalini üretici ve sektör paydaşlarından anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmuştur. Bunun yanında TÜİK ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği (DKYYB) Batı Akdeniz Bölgesi küçükbaş hayvan varlığı ile ilgili verileri de kullanılmıştır. Araştırma bölgesi popülasyonu üzerinde tabakalı örnekleme yöntemi uygulanarak örnek hacmi koyun işletmeleri için 102, keçi işletmeleri için 95 işletmeci olarak belirlenmiştir. Örnek işletmelerin tabakalara göre dağıtımı ise hayvan sayısına göre "Neyman Yöntemi" ile yapılmıştır. İşletmelerin sosyo-kültürel yapısının değerlendirilmesinde Ki-kare Bağımsızlık Testi veya Varyans Analizi, işletmelerin ekonomik yapılarının ve yıllık faaliyet sonuçlarının saptanmasında Mutlak Kâr, Nisbi Kâr, Saf Hâsıla, pazarlama olanaklarının araştırılmasında, hayvancılık desteklerinden işletmelerin yararlanma durumlarının tespit edilmesinde, sektördeki sorunların belirlenmesi, işletmelerin memnuniyeti ve beklentilerinin saptanmasında Likert Ölçeği, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde etkili faktörlerin belirlenmesinde Faktör Analizi, küçükbaş hayvan işletmelerinin etkinliğinin ölçülmesinde Stokastik Sınır Analizi, paydaşlarla birlikte sektörün iyileştirilmesi için önerilerin geliştirilmesi hususunda ise odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırma bulgularının faktör analizi sonuçlarında keçi işletmeleri için elde edilen faktörlerin varyans yüzdeleri toplamı %74.616'dır. Koyun işletmeleri için elde edilen varyans yüzdeleri toplamı ise %70.650'dir. Keçi işletmelerinde GSH değeri 94523.3 TL olup, GSÜD'nin payı %97.25'tir. GSÜD'nin %69.20'sini keçi üretim faaliyetinden elde edilen gelirler oluşturmaktadır. Koyun işletmelerinin GSH değeri ise 123178.1 TL ve GSÜD'nin payı %97.56'dır. GSÜD'nin %75.50'sini koyun üretim faaliyetinden elde edilen gelir oluşturmaktadır. Bölgede keçi işletmelerinin ortalama teknik etkinliği 0.80, koyun işletmelerinin ise 0.77 olarak saptanmıştır. Sunulan çözüm önerileri ise; kaba yem açığının azaltılması için yem bitkileri üretiminin arttırılması, bölgede hayvan pazarı sayısının artırılması, süt ve ürünlerinin satışının arttırılması için kooperatifler ve birlikler aracılığı ile pazar imkânlarının oluşturulması, ürünleri yerinde alan ve işleyen işletmeler kurulması, tüketiminin arttırılması için kamu spotları yapılması, çobanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi, sosyal güvence sağlanmasıdır. Anahtar Kelimeler: Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, işletme, ekonomik analiz, etkinlik, Batı Akdeniz.

Şerife Gülden Yılmaz
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Küçükbaş hayvan işletmelerinin sosyo-ekonomik analizi ve etkinliği: Batı Akdeniz Bölgesi örneği

Batı Akdeniz Bölgesi sahip olduğu doğal kaynaklar açısından küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine uygundur. Türkiye koyun ve keçi varlığının yaklaşık %5'i Batı Akdeniz Bölgesi'nde bulunmaktadır. 1991-2018 dönemi irdelendiğinde; 1991'e göre 2014'te Türkiye küçükbaş hayvan sayısında %19.0'luk, Batı Akdeniz Bölgesi küçükbaş hayvan sayısında %4.9 oranında bir azalma olmuştur. Bölgede özellikle 2006-2012 yılları arasında keçi varlığı önemli ölçüde daralmıştır. Bu durum özellikle 2014 yılından sonra iyileşme sürecine girmiştir. 2018 yılında Türkiye küçükbaş hayvan varlığında %9.9'luk azalma, Batı Akdeniz Bölgesi'nde küçükbaş hayvan sayısında %3.9 oranında artış gerçekleşmiştir. Bu çalışmada, bölgede küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerin sosyo-ekonomik yapılarının belirlenmesi, yıllık faaliyet sonuçlarının ortaya konulması ve pazarlama yapılarının tespiti, işletmelerin etkinliklerinin saptanması ve yetiştiricilikteki başarıyı etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın materyalini üretici ve sektör paydaşlarından anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmuştur. Bunun yanında TÜİK ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği (DKYYB) Batı Akdeniz Bölgesi küçükbaş hayvan varlığı ile ilgili verileri de kullanılmıştır. Araştırma bölgesi popülasyonu üzerinde tabakalı örnekleme yöntemi uygulanarak örnek hacmi koyun işletmeleri için 102, keçi işletmeleri için 95 işletmeci olarak belirlenmiştir. Örnek işletmelerin tabakalara göre dağıtımı ise hayvan sayısına göre "Neyman Yöntemi" ile yapılmıştır. İşletmelerin sosyo-kültürel yapısının değerlendirilmesinde Ki-kare Bağımsızlık Testi veya Varyans Analizi, işletmelerin ekonomik yapılarının ve yıllık faaliyet sonuçlarının saptanmasında Mutlak Kâr, Nisbi Kâr, Saf Hâsıla, pazarlama olanaklarının araştırılmasında, hayvancılık desteklerinden işletmelerin yararlanma durumlarının tespit edilmesinde, sektördeki sorunların belirlenmesi, işletmelerin memnuniyeti ve beklentilerinin saptanmasında Likert Ölçeği, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde etkili faktörlerin belirlenmesinde Faktör Analizi, küçükbaş hayvan işletmelerinin etkinliğinin ölçülmesinde Stokastik Sınır Analizi, paydaşlarla birlikte sektörün iyileştirilmesi için önerilerin geliştirilmesi hususunda ise odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırma bulgularının faktör analizi sonuçlarında keçi işletmeleri için elde edilen faktörlerin varyans yüzdeleri toplamı %74.616'dır. Koyun işletmeleri için elde edilen varyans yüzdeleri toplamı ise %70.650'dir. Keçi işletmelerinde GSH değeri 94523.3 TL olup, GSÜD'nin payı %97.25'tir. GSÜD'nin %69.20'sini keçi üretim faaliyetinden elde edilen gelirler oluşturmaktadır. Koyun işletmelerinin GSH değeri ise 123178.1 TL ve GSÜD'nin payı %97.56'dır. GSÜD'nin %75.50'sini koyun üretim faaliyetinden elde edilen gelir oluşturmaktadır. Bölgede keçi işletmelerinin ortalama teknik etkinliği 0.80, koyun işletmelerinin ise 0.77 olarak saptanmıştır. Sunulan çözüm önerileri ise; kaba yem açığının azaltılması için yem bitkileri üretiminin arttırılması, bölgede hayvan pazarı sayısının artırılması, süt ve ürünlerinin satışının arttırılması için kooperatifler ve birlikler aracılığı ile pazar imkânlarının oluşturulması, ürünleri yerinde alan ve işleyen işletmeler kurulması, tüketiminin arttırılması için kamu spotları yapılması, çobanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi, sosyal güvence sağlanmasıdır. Anahtar Kelimeler: Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, işletme, ekonomik analiz, etkinlik, Batı Akdeniz.

Şerife Gülden Yılmaz
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00

Other supervisors