Theses supervised by Prof. Dr. Önder Göçgün

15 theses · İstanbul Beykent University

Master'sOpen AccessTR

Ahmet Mithat Efendi'nin Paris'te Bir Türk, Yeryüzünde Bir Melek, Henüz On Yedi Yaşında ve Dürdane Hanım romanlarında şahıslar kadrosu

Bu çalışmada, Ahmet Mithat Efendi'nin Paris'te Bir Türk, Yeryüzünde Bir Melek, Henüz On Yedi Yaşında ve Dürdane Hanım isimli romanlarının şahıs kadrolarının incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Öncelikle, eserlerin her birinin özellikleri ve konuları hakkında bilgi verilmiş; daha sonra da şahıslar, romanların olay örgülerine katkı derecelerine göre sıralanarak tahlil edilmiştir. Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı'nın diğer romancıları gibi Ahmet Mithat Efendi de, eserlerinde şahıs repertuarını oldukça geniş tutmuştur. Yazarın çalışmamıza konu olan dört romanında da, bu durum belirgin bir şekilde görülmektedir. 1876 yılında yazdığı Paris'te Bir Türk isimli romanındaki kişilerini, sadece Osmanlı toplumundan almamış; aynı zamanda Paris'te yaşayan Fransız ve Almanlardan da seçmiştir. Yeryüzünde Bir Melek'te, iftiraya uğrayan masum âşıklardan, kıskançlığından ve kininden gözü kararan insanlara birçok tipi konu edinmiştir. Henüz On Yedi Yaşında adlı eserinde, geçim sıkıntısından dolayı kötü yola düşmüş kadınlardan, onları bu yoldan vazgeçirmeyi kendilerine amaç edinmiş erkekleri işleyerek; Türk, Ermeni, Rum milletlerinden çeşitli kahramanlar yaratmıştır. Dürdane Hanım'da ise evlilik dışı ilişki yaşayan âşıklara, kötü niyetli insanlara karşı iyinin yanında yer alan kişilere yer vermiştir. Ayrıca Müslimler, gayrimüslimler, mirasyediler, alafranga meraklısı züppe tipler de, bu romanlarda yer alan şahıslar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ahmed Mithad EfendiEdebi eserlerRoman+2
Onur Kılıç
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Reşat Nuri Güntekin'in Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Değirmen romanlarının olay örgüsü, şahıslar kadrosu, zaman ve mekanbakımından incelenmesi

Bu tezde Reşat Nuri Güntekin'in olgunluk döneminde yazdığı "Eski Hastalık, Ateş Gecesi ve Değirmen" romanlarının olay örgüsü, şahıslar kadrosu, zamanı ve mekânı incelenmiştir. Eski Hastalık ve Ateş Gecesi romanlarında; merkezi kahraman etrafında gelişen bireysel ağırlıklı konular işlenir. Değirmen'de ise Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış dönemindeki zayıf bürokrasisinden bahsedilerek sosyal ve toplumsal bir konu ele alınır. Her üç romandada mekân olarak Anadolu'yu seçen yazar, kişilerin İstanbul ile olan bağlantısınıda koparmaz. Romanlarının konusu genellikle İstiklâl Savaşı yıllarında geçer. Karakterler arasında köylü-şehirli; eski-yeni; doğu-batı çatışmalarına yer verir. Buda esere heyecan ve canlılık katar. Reşat Nuri'yi tanıma açısından bu çalışmadaki eserler bizlere önemli bilgiler vermiştir. Güntekin, millî unsurlara ve değerlere önem veren, Millî Mücadele yıllarını da görmüş güçlü bir yazardır.

Edebi eserlerGüntekin, Reşat NuriMekan+4
Suat Yazar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hıfzı Topuz'un basın, kültür ve edebiyat hayatı üzerinde bir tespit çalışması

Gazeteci kimliği ile tanıdığımız Hıfzı Topuz, iletişim uzmanlığı, kültür adamı kimliği, yazarlığı ve edebi çevresi bağlamında araştırma ve inceleme yapılmayı hak etmektedir. UNESCO bünyesinde (1959-1983) iletişim uzmanlığı kimliği ile dünyanın birçok ülkelerinde önemli görevlerde bulunmanın yanında, ülkemizde de iletişim ve kültür adına öncü ve kurucu çalışmaları olmuştur. Hıfzı Topuz'un aile büyüklerinden kalan mektuplar, fotoğraflar ve kendi birikimleriyle oluşturduğu; kültür, basın ve edebiyat tarihi açısından önem taşıyan geniş bir arşivi vardır. Yaptığımız söyleşiler esnasında, bu özel arşivi inceleme imkânımın olması, bu çalışma için ayrıca faydalı olmuştur. Cumhuriyet ile yaşıt olan Topuz, deneyimlerine, arşivine ve tarihi araştırmalarına dayanarak yazdığı tarihi ve biyografik belgesel romanlarıyla, günümüz okurları için geçmişe ışık tutmaktadır. Bu çalışmada, Hıfzı Topuz'un, anlattıklarından ve çalışmalarından hareketle, düşünceleri etrafında görüşlerini tespit etmek, böylece Topuz'u, basın, kültür ve edebiyat tarihi açısından değerlendirmek amaçlanmıştır.

BasınBiyografiEdebi eserler+5
Fatma Sözer
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Peyami Safa'nın "Matmazel Noraliya'nın Koltuğu" romanının tematik açıdan incelenmesi

Bu tez çalışmasında; Matmazel Noraliya'nın Koltuğu romanı tematik açıdan incelenmiştir. Çalışmaya öncelikle Peyami Safa'nın edebi kişiliği ve Matmazel Noraliya'nın Koltuğu romanı hakkında bilgi verilerek başlanmıştır. Sonrasında Peyami Safa'nın roman kahramanlarının ekseninde insanlara bakışı, teorik ve pratik yaşam anlayışı değerlendirilmiştir. Yazarın hayatı ve psikolojik yapısı, ruh ve beden sarmalında genel bir değerlendirmeye tabi tutularak, roman kahramanları nezdinde eserin tematik incelemesi yapılmıştır. Romanda bir birey için aile, ne kadar önemliyse toplumsal yaşam için de o kadar önemlidir. Bu bağlamda toplumsal hayatın devamlılığı için aile müessesesine ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla bu konuya hassasiyetle eğilen Peyami Safa, kendi hayatına göndermeler yaparak, dağılmış ailelere sıkça yer vermiştir. Bu eserde de aile yapısı bozulan bireyler, psikolojik ve ahlaksal çöküşün de peşinde sürüklenir. Bu yüzden Safa'nın bu romanında, dine yaslanan kahramanlar inançları yardımıyla sonunda huzuru, saadeti ve mutluluğu bulur. Yazarın tasavvuf ve din eksenli ilmi çalışmalarda olması beklenilen bazı bölümlere, romanda sıkça yer vermesi bu sebeptendir. Ben de Matmazel Noraliya'nın Koltuğu adlı romanı ve bu romanda inançları doğrultusunda var olan karakterleri, metafizik ve parapsikolojik kavramları da harmanlayarak tematik yönden incelemeye sundum.

RomanSafa, PeyamiTematik inceleme+2
Ahmet Erdoğan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Kiralık Konak" romanının tematik açıdan incelenmesi

Bu çalışmada, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından 1922 yılında yazılan Kiralık Konak romanı, tematik yönüyle incelenmiştir. Çalışmaya, eserin konusunu içeren bir giriş yapılarak başlanmıştır. Devamında, roman kişilerinin karakteristik özelliklerine yer verilerek eser, döneminin havasını solutan ve toplumda her birinin karşılığı bulunan bu sembolik karakterler ekseninde, belirlenen temalarla analiz edilmiştir. Özellikle de romanın çıkış noktalarını teşkil eden yanlış Batılılaşma ve kuşak çatışması temasının üzerinde çokça durulmuş olup, eserin merkezindeki bu iki toplumsal sorun; aşk, aile hayatı ve dostluk gibi başlıklarla da belirginleştirilmiştir. Yanlış Batılılaşmanın; önce, toplumun en küçük parçası ve çekirdeği olan 'aile'de kendini göstermesi hasebiyle, mekân olarak seçilen konak, köşk, yalı ve son olarak apartman bağlamında mekân temasına da değinilmiştir. Romana ismini veren konakta üç kuşağın çatışması ele alınmış olup, bu bağlamda yazarın yararlanmış olduğu, toplumdaki giyim-kuşam ve edebiyat yönelişini çalışmaya dâhil ederek bütünlük oluşturulmaya çalışılmıştır.

Karaosmanoğlu, Yakup KadriRomanTematik inceleme+2
Pınar Güngördü
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer Seyfettin'in on hikâyesi üzerine tematik çalışma

Bu çalışmada, Ömer Seyfettin'in on hikâyesi tematik açıdan incelenmiştir. Bu hikâyelerdeki tematik unsurlar milliyetçilik akımının etkisiyle amaç ve yöntemleri açık bir şekilde ifade edilmiştir. Hikâyeler; olay, kişi, mekân ve zaman bağlamında ele alınmıştır. Milliyetçilik akımı, XX. yüzyıla hâkim olmuştur, bu sebeple bütün Balkanlarda millî görüşler hızla yayılmıştır. Bu durum, çok uluslu Osmanlı Devleti'ni de etkilemiştir. Türkçülük akımının önem kazandığı bu yüzyılda 'Yeni Lisan' makalesiyle dilde, sanatta, edebiyatta, fikirde millîleşme süreci başlamıştır. Ömer Seyfettin'de bir yazar olarak topluma yön vermek için hikâyelerinde millî unsurları irdelemiştir. Eserlerde, Türk halkının kendi kültürüne sahip çıkıp bilinçli olması esas alınmıştır. Ömer Seyfettin, eserlerinde bu bilinçle yeni bir insan yaratmayı hedeflemiştir. Böylece hikâyelerde millî benliğine önem veren, kendiyle ve milletiyle övünen yeni bir toplum incelemeye sunulmuştur.

HikayeSeyfeddin, ÖmerTematik inceleme+2
Cansu Küçükbayraktaroğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

ͨ Anternāme 5. cilt (İnceleme-metin-tıpkıbasım)

Anter ibn Şeddad, VI. yüzyılda yaşamış ünlü bir muallaka şairidir. Yazdığı şiirlerin çağdaşlarına göre benzersizliği ve Arapların en iyi at binicisi olmasının yanı sıra katıldığı savaşlarda adından söz ettirmiş, büyük başarılara imza atmıştır. Mert, cesur ve dürüst olan bu kölenin kusursuz kimliği, efsanevi kahramanlıklarıyla bütünleşerek dilden dile, nesilden nesile yayılmış ve Anternâme, olarak bilinen destanı ortaya çıkartmıştır. Anternâme; Anter ibn Şeddad'ın hayatı, kişiliği ve verdiği mücadelenin beraberinde, cahiliye dönemindeki kabilelerde meydana gelen savaşların iç yüzü hakkında da bilgi sahibi olmamızı sağlayan destandır. Bu destanın, ne zaman ve kim tarafından yazıldığı bilinmemekle birlikte; yaygın olarak, VIII. yüzyılda Asmaî tarafından kaleme alındığı söylenmektedir. Arapça yazılan eser XV. yüzyılda Fatih sultan Mehmet'in isteği üzerine Türkçeye çevrilmiştir. Üzerinde çalıştığımız destan; Abs kabilesinin, beni Amir kabilesine savaş açmasıyla başlamıştır. Melik Kays'ın, Anter ibn Şeddad'ın desteğiyle düşman kabilelere karşı verdiği mücadeleler anlatılırken diğer yandan; cariye bir annenin oğlu olduğu için herkes tarafından aşağılanan Anter'in, özgürlüğünü kazanmak amacıyla sarf ettiği çaba ve aşkı Able'ye kavuşabilmesi için ona şart koşulan zorlu görevlerin üstesinden gelişiyle devam etmiştir. Destan, savaşların bitip barış ortamının sağlanmasının akabinde Anter'in düğünüyle son bulmuştur. Bu çalışmamızla, ülkemizde yüzyıllardır var olan Anterâme tercümesinin gün yüzüne çıkartılması, bu alanda yapılan çalışmaların arttırılması ve diğer ciltlerin de edebiyat dünyamıza kazandırılması amaçlanmıştır.

6. yüzyılAnter b. ŞeddadEski Türk edebiyatı+4
Canan Beyoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Güngör Dilmen'in sekiz tiyatro eserinde olay örgüsü ve şahıs kadrosu

Çalışmada Güngör Dilmen'in 1959-1979 yılları arasında basılmış olan bazı tiyatro eserleri olay örgüsü ve şahıs kadrosu açısından incelenmiştir. Eserlerde olay örgüsü ele alınırken eserlerin içerisinde yer alan tarihi ve mitolojik unsurlar, yazarın hayata bakış açısı ve içinde bulunduğu dönem; şahıs kadrosu ele alınırken ise, eserin içinde bulunduğu dönemin yanı sıra karakterlerin ortak noktası ve psikolojik alt yapıları göz önünde bulundurulmuştur. Mitolojiyi konu alan eserlerde insanın, tanrının büyük güç olduğunu kabul etmesine rağmen, kaderini kendi eline almak istemesi, bu uğurda bazen tanrıyla bazen ise kendiyle savaşması, işlenirken; tarihi olayları konu alan eserlerde ise tarihi gerçeklikler göz önünde bulundurularak insanın sadece kendiyle verdiği savaş bencillik ve güç kavramları üzerinden işlendiği görülmüştür. Genel çerçeveden bakıldığında, eserlerin mitolojik de tarihi de olsa "insan"ı bulma noktasında birleştiği gözlemlenmiştir. Ayrıca yazarın, insana ait iyi ya da kötü birçok duyguyu ortaya koyarak isimler ya da kimlikler olmadan farklı insan resimleri çizdiği tespit edilmiştir.

Dilmen, GüngörTiyatroTiyatro oyunları+3
Nurdan Baysal
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amasyalı Akif Divanı (İnceleme-metin-tıpkıbasım)

Zengin bir geçmişe sahip olan Türk edebiyatı, günümüze kadar ulaşan eserlerin yanı sıra başta divanlar olmak üzere hâlâ kayıp olan ve değerlendirilmeyi bekleyen sayısız eserle dolu bir kültür hazinesidir. Çalışmamızda, XVII. yüzyılın sonlarında Amasya'da doğan ve XVIII. yüzyılın sonlarına doğru doğduğu yerde vefat eden Amasyalı Ȃkif'in Divan'ı incelenmiştir. Amasyalı Ȃkif'in hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilerek, divanın transkripsiyonlu metni günümüz Türkçesiyle birlikte bir araya getirilmiştir. Şairin incelediğimiz divanının elimizdeki bilinen bu tek nüshası, Topkapı Sarayı Müzesi'nin Hazine kitaplığında bulunmaktadır. Divan; iki kaside, otuz dokuz gazel, sekiz rubai, dokuz kıt'a, beş beyit, iki tarih ve bir lügazdan müteşekkildir. İran şairlerinin geliştirdiği Sebk-i Hindi'nin etkisi altında şiirlerinde orijinal hayalleri, girift ve uzun terkipleri, üst düzey sanatlı söyleyişleri kullanır. XVIII. yüzyılda oluşturulan Amasyalı Ȃkif Divanı, çalışmamızda dönemin edebî anlayışını ortaya koyması açısından bir kılavuz niteliğindedir. Neticede, gerçekleştirdiğimiz bu incelemeyle Amasyalı Ȃkif'in hayatı, eserleriyle birlikte tanıtılmış ve Türk kültüründeki yeri edebiyat dünyamıza kazandırılmaya çalışılmıştır.

18. yüzyılAmasyalı Mustafa AkifEski Türk edebiyatı+1
Funda Ocak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarık Buğra'nın tiyatro eserlerinde olay örgüsü ve şahıs kadrosu

Tarık Buğra, Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı'nın unutulmaz eserlerine imza atmış önemli yazarlarımızdan birisidir. İyi bir aile eğitimi ve mutlu bir çocukluk döneminden sonra çalkantılı bir öğretim hayatı geçirmiş olması, onun edebi kimliğine eksiden çok artı katmış ve insan hikâyelerini çok yönlü işlemesine olanak tanımıştır. Bu Yüksek Lisans Tezi çalışmasında Akümülatörlü Radyo, Ayakta Durmak İstiyorum ve Yüzlerce Çiçek Birden Açtı isimli tiyatro oyunları, olay örgüsü ve kişi analizi yönünden incelenmiştir. Bu eserlerden ilki olan Akümülatörlü Radyo'da, mutluluk ve mutluluk uğruna insanların ödedikleri bedeller ile harcamaları gereken çabanın temel alınarak anlatılmakta; aşk ve ihanet, sadakat ve irade, masumiyet ve sevgi arasındaki ilişkinin ve bu kavramların çatışmasının ele alındığı insani ilişkiler ağı ortaya konulmaktadır. Ayakta Durmak İstiyorum adlı eser ise, Macar İhtilali esnasında insanlık onuru ve hürriyet mücadelesi veren insanlara ithaf edilerek, genel çerçevede bu ve benzeri mücadelelerin her milletin başına gelebileceği fikri işlemiştir. Ele alınan eserlerde, tiyatro türünün evrensel ve görsel özelliklerinin daha baskın olduğu ve seyirciye diyalogların en anlaşılır şekilde aktarma çabasının gösterildiği dikkati çekmektedir. Yüzlerce Çiçek Birden Açtı isimli eserde ise, Çin komünist devrimi, rejimin yıllar içerisindeki tutumunda süregelen baskının artması, kurguda yer alan karakterlerin kişiliğindeki kırılmaları ve değişimi anlatmak için yıllar süren bir zaman örgüsünün tercih edildiği görülmektedir.

Buğra, TarıkTiyatroTiyatro oyunları+2
Hande Köse
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer Faruk Toprak'ın Tuz ve Ekmek romanında vaka ve şahıs kadrosu, hikâyelerinde vaka ve temalar

Bu çalışmada Ömer Faruk Toprak'ın "Tuz ve Ekmek" romanının ve hikayelerinin olayları verilmiş, romanın şahıs kadrosu, kişilerin olay örgüsü içerisindeki önemine göre sıralanarak tahlil edilmiştir. Ayrıca hikayelerinin temaları incelenmiş, sanatçının hayatı, roman ve hikayeciliği, eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Türk edebiyatında 1940 Kuşağı olarak adlandırılan, Toplumcu-Gerçekçi anlayışla eserler veren sanatçılar içerisinde yer alan Ömer Faruk Toprak, bu kuşağın diğer sanatçıları gibi romanı ve hikayelerinde toplumcu bir dünya görüşünü kabul etmiş, toplumsal konulara ağırlık vermiştir. Dönemindeki yönetim anlayışına eleştirel bakış açısına sahip olması, İkinci Dünya Savaşı'nın yaşandığı yıllarda aydınların üzerinde oluşan baskı ortamı, sürgünler, gözaltılar, yayın organlarının tehlikeli görülüp kapatılması, ayrıca hafızasında derin izler bırakan yaşanmışlıkları, romanı ve hikayelerinde kurguladığı olayların temeline ve olayların içerisine aldığı şahısları seçerken sanatçıya etki etmiş unsurlardır. Toprak, "Tuz ve Ekmek" romanında şahıs kadrosunu İkinci Dünya Savaşı yıllarında sıkıyönetimden etkilenen, İstanbul'da yaşayan aydın görüşlü insanlardan, yazar ve şairlerden, yurtsever üniversitelilerden seçmiştir. Hikayelerindeki başkişi, genellikle yazarın kendisidir. Bunun yanında hikayelerinin şahıs kadrosunu yine romanındaki kişilerle benzer özellikler taşıyanlardan ve Toprak'ın çocukluk-gençlik döneminde çevresinde yaşayıp ilişki kurduğu yakınlarından ve arkadaşlarından, yazar-şair çevresinden, memurlardan, öğrencilerden seçtiği görülür. Hikayelerindeki temalar ise o dönemin yaşayışı, sosyal ve ekonomik şartları hakkında ipucu vermektedir.

HikayeRomanTema+4
Esra Sönmez
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın "Şıpsevdi" romanının tematik açıdan incelenmesi

Bu çalışmada Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından ''1901-1911'' yıllarında kaleme alınan ''Şıpsevdi'' isimli romanın tematik açıdan incelemesi gerçekleştirilmiştir. Eserde kullanılan temaların konu olarak açılımları, görevleri, kullanış şekilleri ile birlikte roman tematik yönden ele alınarak, detaylı bir biçimde ifade edilmiştir. Şıpsevdi'de dikkat çeken konuların başında aile, dostluk, aşk, evlilik, ilişkilerinin yanlış batı hayranlığı sebebiyle zarar görmesi konu edinirken, başlarından geçen komik olayların da anlatıldığı görülür. Bunlar Tanzimat ile başlayan batılılaşma çabasının yanlış yönlerini gösteren komik ve düşündürücü olaylardır. Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasıyla önce kişiler, daha sonra bütün çevre ahlaki çöküşe sürüklenir. Roman konusunun ''yanlış alafrangalık'' çevresinde şekillendiğini görüyoruz. Gürpınar'ın aile değerlerine, kadın ve erkeğin eğitimlerine önem verdiğini biliyoruz. Romanda sık bahsi geçen tipler; gayrimüslimler maddiyat düşkünü tipler alafranga hayat özentisi içindeki züppeler, şıpsevdiler olmuştur.

Gürpınar, Hüseyin RahmiRomanTema+3
Kübra Yıldız
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Mithat efendinin müşedat romanının tematik açıdan incelenmesi

Bu çalışmada Ahmet Mithat Efendi tarafından 1890-1891 yıllarında kaleme alınan Müşahedat isimli romanın tematik incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Eserde kullanılan, dönemin diğer romancıları tarafından da sıklıkla kullanılan belli başlı temalar çeşitli başlıklar altında toplanmış, temaların görevleri, kullanılış amaçları, kullanılış yöntemleri açık bir biçimde ifade edilmiştir. Müşahedat romanında en dikkat çekici konuların başında, insanlar arasındaki ilişkilerden doğan aşk, dostluk, evlilik gibi konular yer almaktadır. Yazar romanın kurgusunun ve olay örgüsünün ayrılmaz bir parçası olarak aşk temini kullanmış, çeşitli ikircikler, aşk üçgenleri ile temanın işlevselliğini artırarak romandaki çatışmayı da canlı tutmayı başarmıştır. Ahmet Mithat'ın, Batılı temaların kullanımına önem verdiği gözlemlenmiş, özellikle kızların eğitimi, sanat, edebiyat gibi konulardan da faydalandığı tespit edilmiştir. Romanda kendine yer bulan temaların bir kısmının, işlerliğini kahramanlar üzerinden gerçekleştirmesi ise oldukça dikkat çekicidir ve gayrimüslimler, yabancılar ve mirasyediler de romanda sıkça bahsi geçen tiplerdendir

Ahmed Mithad EfendiEdebi eserlerRoman+4
Merve Galiç Muratoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlana'nın mesnevi'sinde akıl ve gönül düalizmi

Mevlâna Horasan'ın Belh şehrinde doğmuş önemli bir Tasavvuf âlimidir. Horasan'da doğmuş olmasına rağmen, günümüzde yurt içinde ve dışında önemli araştırmalara konu olmuştur. Mevlâna'nın insana bakış açısı, hümanizme olan katkısı, yaratıcıya ulaşma yolundaki fikirleri yalnız İslam coğrafyasını değil, diğer bütün milletleri de etkilemiştir. Birçok eseri bulunan Mevlâna, özellikle Mesnevî adlı eseri ile tanınmıştır. Mesnevî 'de insanı doğru yola ulaştıracak birçok bilgi yer almaktadır. Mesnevî' nin değindiği iki temel kavram akıl ve gönüldür. Akıl, beşeri âleme ait olup, gönül ise uhrevi âleme aittir. İnsan bu dünya için aklını rehber almalıyken, uhrevi alem için ise gönlünü rehber almalıdır. Çalışmamızda Mevlâna'nın Mesnevî'sinde 'akıl' ve 'gönül'e bakış açısı araştırılmış olup bu kavramlar düalizm çerçevesinde ele alınmıştır.

AkılEski Türk edebiyatıGönül+5
Kübra Sevim
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kâmuran Şipal'in romanlarında ve hikâyelerinde tradisyonalist yapılanma

Bu çalışmada Kâmuran Şipal'in romanlarında ve hikâyelerinde tespit edilen geleneksel unsurların Tradisyonal Yapılanma çatısı altında incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda gelenekselciliğin normları ve temaları çeşitli başlıklar halinde kategorize edilip bu normların ve temaların tanımlanması ve bilgilendirilmesi yapılmıştır. Modernist anlatı geleneğine sahip bir sanatçı olan Kâmuran Şipal'in eserlerinde geleneksele ait unsurların varlığı irdelenmiştir. Kendi gelenek, görenek ve kültürel değerlerinden kopmuş bir sanatçı olamayacağı düşüncesinden hareketle gelenek-modernizm ilişkisi ele alınmıştır.

GeleneklerGeleneksel yapıHikaye+5
Murat Şimşek
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors