Acceptance and use of technology model

96 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Mobil bankacılık uygulamalarını kullanmaya yönelik tutumların teknoloji kabul ve planlı davranış teorisiyle incelenmesi

Günümüzde, akıllı telefon ve tabletlerin kullanımının artması, bu mobil araçlara çeşitli uygulamaların indirilebilmesi, uygulamaların kolay kullanımıyla birlikte kullanıcılara yer ve zaman farketmeksizin birçok hizmetin ulaştırılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bankacılık sektörü de bu mobilitenin farkına varmış ve müşterilerine hizmetlerini mobil uygulamalar üzerinden sunmaya başlamıştır. Bu nedenle müşterilerin bu uygulamaları kullanma davranışının incelenmesi önemlidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, bireylerin mobil bankacılık uygulamalarını kullanmaya yönelik tutum ve kullanma niyetleri üzerinde etkili olan değişkenlerin teknoloji kabul modeli ve planlı davranış teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik modelle incelemektir. Yapısal modelin örneklem (Türkiye ve İngiltere) grubuna göre farklılaşıp farklışmadığının değerlendirilmesi için çok gruplu yol analizi kullanılmıştır. Çok gruplu yol analizi sonucu elde edilen sonuçlar öne sürülen araştırma modelinin ülke grupları açısından farklılaştığını göstermektedir. Araştırmanın genel modelinde mobil bankacılığa yönelik tutumun açıklanma oranı Türkiye örneklemine göre biraz daha fazla iken, İngiltere örneklemine göre daha azdır. Benzer şekilde genel modelde yer alan mobil bankacılığı kullanma niyetinin de mobil bankacılığı kullanmaya yönelik tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol değişkenleri tarafından açıklanma oranı İngiltere'ye göre daha az iken, Türkiye'ye göre daha yüksektir.

Bankacılık sektörüBankalarMobil bankacılık+2
Cevat Söylemez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye de küçük ve orta boy işletmelerde muhasebe bilgi sistemi temelinde bulut bilişim kullanım ve uygulanabilirliğinin teknoloji kabul modeli yaklaşımıyla belirlenmesi

Günümüzde gelişen teknoloji ve giderek artan rekabet, işletmelerin kendi sektöründeki teknolojik gelişmeleri takip etme zorunluluğunu getirmiştir. Bilgi teknolojisi alanındaki sürekli olarak artan gelişmeler teknoloji kullanımını çok önemli bir hâle getirmekte ve işletmeleri bu gelişmelerden yararlanmaya zorlamaktadır. Bu kullanım ve erişim kolaylığı sağlayan teknolojilerin başında bulut bilişim teknolojisi gelmektedir. Bulut bilişim bilgi, yazılım ve donanımın çevrimiçi kullanımı fikrinin temelinde yükselen günümüzün ve geleceğin en önemli girişimidir. İşletmeler için günümüz rekabet ortamında muhasebe sistemlerini düşük maliyetle, ileri teknolojik imkânlarla, uzaktan sürekli gözlemleyebileceği, güvenilir bir yapıda oluşturmak ve yürütmek temel amaç hâline gelmiştir. Bunun sonucunda bulut bilişim teknolojisi kullanan muhasebe yazılımları artık bulut muhasebe olarak adlandırılmaktadır. Bulut muhasebe, bulut bilişim tabanlı muhasebe sistemlerini kullanan işletmelerin hizmet sağlayıcılardan hesaplama, depolama ve bağlantı kaynaklarını ihtiyaçları kadar satın alıp, kendilerinin yönetebileceği ortam üzerinde kullanabilecek hizmetlere sahip olabilmeleridir. Muhasebe işlemlerini güvenilir bir şekilde yürütmek ve geliştirilmiş teknolojiyle verilere hızlı ve kolay bir şekilde erişmek önemlidir. Bu beklentileri ve ihtiyaçları tam olarak karşılayabilmek için muhasebe sisteminde bulut teknolojisi devreye girmiştir. Kullanıcılar, bulut teknolojisini kullanarak bir bulut hizmet sağlayıcısı aracılığıyla çevrimiçi muhasebe uygulamalarına günümüzde mobil akıllı telefon ya da tabletler yardımıyla kolaylıkla erişebilir. Böylece, kişisel bilgisayarlara ekstra bir yazılım indirmeye gerek kalmadan, internet bağlantısı olan herhangi bir yerden muhasebe verilerine erişmek mümkündür. Bu çalışmanın amacı, muhasebe departmanı çalışanlarının bilgiye erişim, bilgilerin kolay takibi, zaman ve maliyet tasarrufu gibi avantajlar sağlayan bulut teknolojisinin muhasebe uygulamaları üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Çalışmanın diğer bir amacı ise KOBİ muhasebe departmanı çalışanlarının kullanıma yönelik tutum ve kullanma niyetleri üzerinde etkili olan değişkenlerin teknoloji kabul modeli ve planlı davranış teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik modelle incelemektir. Anahtar Kelimeler: Bulut Bilişim, Muhasebe Bilgi Sistemi, Bulut Muhasebe, Teknoloji Kabul Modeli

Bulut bilişimKOBİMuhasebe+2
Mehmet Göl
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bankacılığı hizmet kalitesinin teknoloji kabul modeli ekseninde değerlendirilmesi: Salam African Bank örneği

Bu araştırmanın amacı ;internet bankacılığı hizmet kalitesini teknoloji kabul modeli boyutları çerçevesinde ele alarak hizmet kalitesinin müşteri tatmini ve bankayı benimseme niyeti üzerine etkisini değerlendirmektir. Bu amaçla Cibuti'de Salam Africa Bank'ın internet bankacılığı hizmetlerini kullanan müşterilerden oluşan bir örneklemden anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Ankette katılımcıların araştırma değişkenleri ile ilgili görüşleri, beşli likert tipinde hazırlanmış, literatürde geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış ölçekler kullanılarak değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Salam Africa Bank internet bankacılığı hizmet kalitesinin, algılanan kullanım kolaylılığı, müşteri hizmetleri, algılanan zevk, güvenlik ve gizlilik, algılanan fayda boyutlarında orta düzeyin üzerinde değerlendirildiği görülmüştür. Bu boyutlar içerisinden katılımcılar tarafından en yüksek puan ile değerlendirilenler kullanım kolaylılığı ve algılanan zevk olmuştur. Yapılan regresyon analizi sonucunda da bu iki boyutun (algılanan kullanım kolaylılığı ve algılanan zevk) müşteri tatminini üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Buna göre algılanan kullanım kolaylılığı ve algılanan zevkin müşteri tatmini üzerinde pozitif yönlü etkisi vardır ve bu iki değişken müşteri tatminindeki değişimin yaklaşık %58'ini açıklamaktadır. Çalışma örnekleminde müşteri hizmetleri, güvenlik ve gizlilik, algılanan fayda ve bilgi sağlama değişkenlerinin müşteri tatmini üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Müşteri tatmininde yaratılacak bir puan artışın benimseme niyeti üzerinde 0,58 puanlık bir atışa neden olacağı, müşteri tatmininin tek başına, benimseme niyetindeki değişkenliğin yaklaşık 0,335'ini açıkladığı da araştırmanın bir diğer bulgusudur.

BankacılıkElektronik bankacılıkHizmet kalitesi+4
Ahmed Mohamed Ragueh
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrim içi satın alma niyetinin teknoloji kabul modeli bağlamında incelenmesi: Cibuti örnekleminde bir değerlendirme

Küreselleşen dünyada çevrimiçi alışveriş sistemi hızla yaygınlaşmaktadır. Tüketiciler, bir satıcıdan önemli miktarda indirim almak için satın alma tercihlerini çevrimiçi alışverişten yana kullanmaktadır. Çevrimiçi alışveriş ayrıca yeni satıcının rekabetçi pazarlara kolayca girmesine de imkân vermektedir. Satın alma niyeti, bir ürün kategorisinde özel bir markayı satın alırken satın alma yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı, Cibutili tüketicilerin çevrimiçi satın alımlarındaki satın alma davranışlarının özelliklerini belirlemektir. Çalışma kapsamında 428 Cibuti vatandaşından anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Çalışmanın analiz aşamasında tanımlayıcı istatistikler, regresyon ve korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre online satın almalarda ürünün fiyatı, kullanım kolaylığı ve kullanışlılığının tüketicilerin online alışverişe yönelik satın alma niyetlerini etkileyen faktörler olduğu tespit edilmiştir.

CubutiElektronik ticaretSatın alma niyeti+2
Fahıd Abdı Abdıllahı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

E-cüzdan kullanımını etkileyen faktörlerin Teknoloji Kabul Modeli ile analizi

Yeni teknolojilerin ortaya çıkmasıyla bu yeniliklerin kabulü ve benimsenmesi için Teknoloji Kabul Modeli (TAM)'den başlayarak bir çok model geliştirilmiştir. Günümüz dijital dünyasında e-cüzdan; banknotları, madeni paraları, plastik kartları ve ATM kartları ile mevcut fiziksel cüzdanın yerini almıştır. Böylece, tüketicilerin dünya genelindeki herhangi bir kişiden veya mağazadan ürün/hizmet satın alabilmelerine imkan sağlamaktadır. Bu çalışmada, e-cüzdan kullanımına yönelik kullanıcı deneyim analizi yapılmıştır. Yapılan araştırmada TAM kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması, 330 katılımcı üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara internet ortamında e-cüzdan kullanımı hakkındaki görüşlerine yönelik bir anket uygulanmıştır. Fakat toplanan anketlerin 300'ü analizlere dahil edilmiştir. 5'li Likert türü ankette algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, kullanım niyeti, sağlanan güvenlik, kültürel uyum, sosyal imaj ve sistem kalitesi olmak üzere 7 faktörden oluşan toplam 29 madde yer almaktadır. Veriler, SPSS 23 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler, normal dağılım testi, faktör analizi ve regresyon analiz sonuçları raporlanmıştır. Elde edilen bulgularda, e-cüzdan kullanımına ilişkin algılanan kullanım kolaylığı, sağlanan sistem güvenliği, beklenen sosyal imaj etkisi ve sistem kalitesi algılanan faydayı pozitif yönde etkilerken kültürel uyum algılanan faydayı negatif yönde etkilemektedir. Bununla birlikte, sistem kalitesi, kültürel uyum ve sağlanan güvenlik algılanan kullanım kolaylığına pozitif yönde; sosyal imaj ise negatif yönde etki etmektedir. Diğer yandan, sağlanan güvenlik, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydanın kullanım niyetini pozitif yönde etkilemektedir. Bu çalışma e-cüzdan ve kullanımı hakkında literatürdeki bilgileri genişletmenin yanı sıra sistem uygulayıcılarına ve sistem tasarımcılarına odaklanmaları gereken noktalara ışık tutmaktadır.

Elektronik cüzdanElektronik paraTeknoloji kabul ve kullanım modeli+2
Şahsene Altınkaya
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin giyilebilir teknolojileri benimsemesi

Teknolojide meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, üretimin yanı sıra tüketimde de önemli değişimler yaratmaktadır. Tüketicinin yeni mobil teknolojiye kolay ulaşabilmesi, gündelik ve iş yaşamı içerisinde mobil tabanlı uygulamaların hızla nüfuz etmesi ve mobilite maliyetlerinin görece azalması nedeniyle web ve mobil tabanlı teknoloji araç, gereç ve ekipmanlarına ilgilenim hızla artmaktadır. Giyilebilir teknoloji kullanım oranı da mobil teknolojinin gelişimine paralel gitmektedir. Giyilebilir teknoloji, kullanıcıların aksesuarlarına, giysilerine veya vücuduna giyilebilecek, yerleştirilebilecek veya gömülebilecek cihazları ifade etmektedir. Bu çalışma, tüketicilerin yeni teknoloji olarak giyilebilir teknolojileri benimsemesi üzerinde etkili olan faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırma modeli, yeni teknolojilerin benimsenmesi teorilerinden Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Teorisi-2 (UTAUT-2) temel alınarak kurgulanmıştır. İlgili faktörlerin etki düzeylerinin tespit edilebilmesi için veriler anket yöntemiyle toplandı. Araştırma hipotezleri "Korelasyon" ve "Regresyon Analizi" yapılarak test edildi. Analizler sonuçları; davranışsal niyet üzerine performans beklentisi, sosyal etki, hedonik motivasyon, fiyat-değer, alışkanlık, yenilikçilik, gizlilik riski ve sonuç gösterebilirlik değişkenlerinin etkili olduğunu göstermektedir. Çalışma araştırma sonuçlarının ve bulgularının tartışılması ile sonlanmaktadır.

BenimsemeGiyilebilir teknolojiKabullenme+3
Seyran Belge
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışanların bilgi sistemlerini kullanmalarının geliştirilen birleştirilmiş teknoloji kabul ve kullanım modeli ile incelenmesi

Günümüzde teknolojinin değişim hızına paralel olarak işletme teknolojilerinin de hızla geliştiği ve yenilendiği görülmektedir. Bilginin işletmeler için en önemli stratejik güç olduğu bu dönemde, işletme bilgi sistemlerinin etkin ve verimli kullanılması, bu açıdan önemli bir konu haline gelmiştir. Bilgi sistemlerinin sahip olduğu teknik içeriğin yanında sistemi kullanan birey odaklı davranışsal içerik de artık dikkat çekicidir. İş ortamında görevleri sırasında bilgi sistemi kullanan çalışanların sistem bağlamında yoğun teknolojik bilgiye maruz kaldığı görülmektedir. Bu noktada sisteme hızlıca uyum sağlaması için kullanıcıların sahip olduğu bazı bireysel nitelikler önem kazanmaktadır. Tez çalışması bu bağlamda çalışanların bilişsel kapasitesine odaklanan teknolojik bilgiyi özümseme kapasitelerini ve bilgi teknolojileri alanında yenilikçi davranışını incelemiştir. Bu tez çalışmasının amacı, bilgi sistemleri kullanımında kullanıcı-sistem uyumu bağlamında birleştirilmiş teknoloji kabul ve kullanım modeli kullanılarak, bireysel özümseme kapasitesi ve bilgi teknolojileri yenilikçiliği değişkenlerinin teknoloji kabul ve kullanımın sürecindeki etkisini incelemek ve genişletilmiş bir modelini test etmektir. Tez çalışmasının ilk bölümünde araştırmanın amacı, problemi, sınırlılıkları ve önemi hakkında bilgi sunulmuştur. İkinci bölümde bilgi sistemleri, teknoloji kabul ve kullanım modelleri, bireysel özümseme kapasitesi ve bilgi teknolojileri yenilikçiliği konularında literatür incelemesine ait bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölüm olan yöntem bölümünde ise araştırmanın tasarımı ve süreci hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde araştırma kapsamında yapılan analizlerin bulguları yer almaktadır. Beşinci bölümde analiz bulgularına ait değerlendirme yapılarak gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Çalışmada nitel ve nicel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. İlk olarak bireysel özümseme kapasitesi kavramı hakkında 15 bilgi sistemi kullanıcısı ile derinlemesine görüşmeler yapılarak yeni bilgiler edinilmiştir, araştırmacı için geniş bir bakış açısı sunulmuştur ve bireysel özümseme kapasitesi ölçeğinin madde içeriklerinin kültürel uyumu sağlanmıştır. İkinci aşamada tezin önerilen modelinin test edilmesi için nicel çalışma yapılmıştır. Toplam 638 bilgi sistemi kullanıcısından anket yöntemi ile online ortamda veri toplanmıştır. Veriler, SPSS22 ve LISREL 8.15 analiz programları yoluyla analiz edilmiştir ve bulgular ortaya konmuştur. Çalışmanın kuramsal modeli için Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda değişkenler arasında çoğunlukla anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Performans beklentisinin, sosyal etkinin, kolaylaştırıcı koşulların bireysel özümseme kapasitesi üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Bilgi teknolojileri yenilikçiliği ve çaba beklentisi üzerinde ise bireysel özümseme kapasitesinin etkili olduğu görülürken, bilgi teknolojileri yenilikçiliği ve çaba beklentisinin sistem kullanımı üzerinde anlamlı etkisi bulunamamıştır. Ancak çalışma bağlamında genişletilen teknoloji modelinin uyum kriterleri açısından mükemmel düzeyde kabul edildiği ve doğrulandığı görülmüştür. Çalışmanın teorik olarak gelecek araştırmalara katkı sunacağı ve çalışanların bireysel özelliklerinin teknoloji kabul araştırmalarında incelenmesinin pratikte özellikle insan kaynakları yönetimine yeni perspektifler oluşturacağı beklenmektedir.

Bilgi sistemleriBilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojileri+6
Ayşegül Elmin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının epistemolojik ve fen öğretimi yeterlik inançları açısından teknoloji kabullerinin incelenmesi

Okullarda teknolojiye sahip olma girişimi, öğrencilerin eğitim düzeyini zenginleştirmeye yardımcı olabilir. Teknoloji öğretmenlere öğretim görevlerinde de yardımcı olur. Bununla birlikte, teknoloji öğretmenler tarafından kabul edilmezse, o zaman teknoloji yeterince kullanılmayacak ve potansiyel olarak bir etkisi görülmeyecektir. Bu bağlamda, araştırmada öğretmen adaylarının mesleki hayatlarında etkisi olduğu bilinen teknoloji kabullerinin dış değişkenler (örn. fen öğretimine yönelik yeterlik, epistemolojik inanç) tarafından ne derece yordandığı ve bu değişkenler arasında nasıl bir ilişki olduğunun araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma betimsel araştırma desenlerinden kesitsel tarama modeli kapsamında yürütülmüştür. Çalışmanın hedef evreni Orta Anadolu'da öğrenin görmekte olan Fen Bilgisi, Okul Öncesi ve Sınıf Eğitiminde öğrenim görmekte olan 3. ve 4. sınıf öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise bu hedef evren içerisinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kapsamında seçilen 714 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veri toplama aracı dört bölümden uluşmaktadır. Ölçeğin birinci bölümünde öğretmen adaylarının inançları üzerinde potansiyel ılımlı etkisinin olduğu düşünülen cinsiyet, yaş, akademik başarı gibi değişkenlerin yer aldığı Kişisel Bilgi Formu, ikinci bölümde ise Conley, Pintrich, Vekiri ve Harrison (2004) tarafından geliştirilen Epistemolojik İnanç Ölçeği (EİÖ) yer almaktadır. EİÖ 26 maddeden ve 4 faktörden (bilginin kesinliği, gelişimi, kaynağı ve gerekçesi) oluşmaktadır. Üçüncü bölümde Enochs ve Riggs (1990) tarafından geliştirilen Fen Öğretimi Yeterlik İnanç (FÖYİ) ölçeği kullanılmıştır. FÖYİ ölçeği 23 maddeden ve iki alt faktörden (sonuç beklentisi ve özyeterlik) oluşmaktadır. Dördüncü bölümde ise Kartal ve Kartal (2018) tarafından geliştirilen Teknoloji Kullanım Niyeti ölçeği kullanılmıştır. Teknoloji Kullanım Niyeti ölçeği 28 maddeden ve 4 faktörden (algılanan kullanışlık, algılanan kullanım kolaylığı, kullanıma yönelik tutum ve davranışsal niyet) oluşmaktadır. Verilerin analizine geçmeden önce verilerin normallik varsayımlarına ilişkin Kolmogorov-Smirnov ve Çarpıklık-Basıklık analizleri yapılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Betimsel analizlerde yüzde, frekans, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Cinsiyet ve sınıf düzeyi gibi ikili değişkenler için bağımsız gruplar t testi, ikiden fazla değişkenler için ise ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplar arası farkın anlamlı çıkması durumunda Cohen's d ve eta-kare (η2) etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson korelasyon katsayısı, değişkenlerin yordama gücünü̈ hesaplamak için çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının davranışsal niyetleri ile algılanan kullanışlık, algılanan kullanım kolaylığı ve kullanıma yönelik tutum arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının teknoloji kullanımdaki davranışsal niyetleri ne derece güçlü ise teknoloji kullanışlılığı, kullanım kolaylığı ve teknolojiyi kullanmaya yönelik tutumlarının da o derece güçlüdür. Ayrıca öğretmen adaylarının teknoloji kullanım niyetindeki değişimin önemli bir oranı epistemolojik ve fen öğretimine yönelik yeterlik inançları tarafından açıklanmaktadır.

Aday öğretmenlerBilimsel epistemolojik inançlarEpistemolojik inançlar+5
İbrahim Serdar Kızıltepe
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin fen öğretiminde sanal gerçeklik kullanma niyetlerine ilişkin kavramsal bir modelin geliştirilmesi

Günümüzde, teknoloji ve eğitim entegrasyonu ile ilgili olarak yapılan araştırmalar oldukça değerlidir. Sanal gerçeklik programları ise bilim ve teknoloji gelişiminin de etkisiyle günümüzde son derece önemli bir noktaya gelmiştir. Bu bağlamda çalışmada fen bilimleri öğretmenlerinin sanal gerçeklik kullanma niyetleri üzerindeki faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Söz konusu faktörleri belirlerken üç farklı model göz önüne alınmıştır. Bu modellerden; i) Teknoloji Kabul Modeli, ii) Planlanmış Davranış Teorisi ve iii) Öz Belirleme Teorisidir. Bu araştırma fen bilimleri öğretmenlerinin sanal gerçeklik kullanımı ile fen öğretim ortamını çeşitlendirecek eylemlerde bulunmalarına rehberlik edecek teorik ve pratik çıkarımları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, nicel araştırma yöntemleri arasında yer alan kesitsel tarama araştırma deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın örnekleminde 298 fen bilimleri öğretmeni yer almaktadır. Hazırlanan ölçekler beşli Likert tipi olup 30 maddeden oluşmaktadır. Verilerin analizi sırasında; i) betimsel analizler, ii) doğrulayıcı faktör analizi ve iii) yol analizi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğinin hesaplanması için kullanılan Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ve yapı geçerliğinin sağlanması için elde edilen değerlerin uygun olduğu tespit edilmiştir. Yol analiz sonuçlarına göre ilişki katsayıları (β) .22 - .37 aralığında yer almaktadır. Böylelikle çalışmada yer alan 13 hipotezin tamamının kabul edildiği sonucuna ulaşılmaktadır (p<.001). Araştırmadan elde edilen sonuçların öğretmenlere, program geliştiricilere ve araştırmacılara yol göstermesi beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen öğretimi, Öz belirleme teorisi, Planlanmış davranış teorisi, Sanal gerçeklik, Teknoloji kabul modeli.

Branş öğretmenleriFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+6
Rabia Ateş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşüm, smart ve inovatif teknolojilerin tüketici satınalma davranışlarına etkisinin teknoloji kabul modeli ile incelenmesi: Beyaz eşya sektöründe biruygulama

Teknoloji günden güne gelişiyor. Teknoloji de yaşanan gelişmeler dijital dönüşüm etkisini karşımıza çıkarmaktadır. Dijital dönüşümün etkileri, sağlık, otomotiv, elektronik, eğitim gibi birçok alanın yanında beyaz eşya sektöründe de oldukça fazla karşımıza çıkmaktadır. Teknolojik ve yenilikçi ürünlerle zenginleşen sektör daha akıllı, daha inovatif, erişilebilirliği daha yüksek, dijital deneyimlerle dolu bir dünyanın parçası olmaktadır. Akıllı ürünler, insan yaşamını zenginleştirmekte ve yeni bir gelecek yaratarak sosyal refah düzeyini arttırmaktır. Dijital çağda günlük yaşam kalitelerine artı değer katan ve ev yaşamanı konforlu kılan yenilikçi ve akıllı ürünler köklü bir değişimden geçerek yeni stratejiyi oluşturmaktadır. Akıllı ürünler, ağ bağlantılı hayata yönelik aksamlarıyla geniş bir çalışma yelpazesi oluşturmaktadır. Mekanik aksamlar kendi arasında iletişimi sağlamaktadır. Beyaz eşya sektöründe ön plana çıkan dijital dönüşüm kavramı, endüstri 4.0 teknolojileri yeni nesil ürünler ile pazara sunulmaktadır. Akıllı ve inovatif sistemlerin veya teknolojilerin entegre edildiği beyaz eşya ürünlerinin tüketiciler tarafından benimsenmesi ve kullanılması işletmeler açısından önem taşımaktadır. Çalışmada, beyaz eşya sektöründeki akıllı ve inovatif teknolojilerin tüketiciler tarafından kabul edilmesi araştırılmış, teknoloji kabül modeli ile tüketici kabul süreci değerlendirilmiş ve tüketici satın alma davranışına etkisi incelenmiştir. Literatür araştırmalarından yola çıkarak TKM boyutlarına uygun 7 hipotez oluşturulmuştur. Araştırma verileri, Manisa ilinde yaşayan, dijital dönüşüm teknolojilerini bilen, beyaz eşya ürünlerini kullanan ve 18 yaş üzeri bireylerden anket uygulaması ile 341 veri elde edilmiştir. Örneklemi ve hipotezleri değerlendirmek üzere analizler uygulanmıştır. Algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda, tutum ve niyet değişkenleri arasındaki pozitif ilişki kanıtlanmıştır.

Akıllı malzemelerBeyaz eşyaEndüstri 4.0+4
Esin Arslan Ensağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Endüstri 4.0'ın muhasebe mesleğine etkisinin teknoloji kabul modeli ile ölçümü

Teknoloji ve bilim alanlarında meydana gelen yenilikler, sanayi devrimlerinin oluşmasına neden olmuştur. 2011 yılında Hannover/Almanya fuarına kadar dünyada üç adet sanayi devrimi gerçekleşmiştir. Gerçekleşen her sanayi deviriminin politik, sosyal ve ekonomik etkileri söz konusudur. Endüstri 4.0'ı diğer sanayi devirlerinden ayıran en önemli özelliği de hem üretim hem hizmet sektörlerininde içinde bulunduğu geniş bir yelpazeyi etkisi altına almış olmasıdır. Bu durum Endüstri 4.0'ın otonom sistemler, yapay zeka, nesnelerin interneti, siber fiziksel ağlar, mühendislik, teknolojik yenilikler ve yazılım gibi multidisiplinlerin kesişme noktası olmasından kaynaklanmaktadır. Gün geçtikçe günlük hayatta yapılan tüm muhasebe işlemleri dijital alana taşındığından muhasebe meslek mensuplarının tüm yasal mevzuatları takip etmesi yanında donanım ve yazılım yetkinliklerini de geliştirmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Araştırmanın amacı Gaziantep Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (GSMMMO) ve Gaziantep Yeminli Mali Müşavirler Odasına (GYMMO) kayıtlı muhasebe meslek mensuplarının Endüstri 4.0'ın muhasebe biliminin bilgi teknolojileri karşısındaki algıları, tutumları, niyetleri ve gerçekleşen davranışlarının etkilerini tespit etmektir. Ayrıca bu aşamada endüstri 4.0 bileşenlerinin muhasebe meslek mensuplarının muhasebe işlemlerindeki dijital teknoloji kullanımlarının taşıdığı önemlilik düzeyleri ile teknolojik gelişmeler ışığında ortaya konulan engeller araştırılmıştır. Oluşturulan model, 1989 yılında uygulanan Teknoloji Kabul Modeli'ne (TKM) sadık kalınarak engel değişkeni modele entegre edilerek oluşturulmuştur. Veriler, 434 katılımcıdan Ocak ve Mart 2021 tarihleri arasında anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen veri setleri istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Bu araştırmada, doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine istinaden yapılan t testi, tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Meslek mensuplarının algı, tutum, niyet ve davranış düzeyleri üzerindeki etkilerinin araştırılması için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, uyarlanan model 6 boyutlu olarak doğrulanarak, muhasebe meslek mensuplarının teknolojik gelişmeleri benimseme noktasında yüksek düzeyde uyum gösterdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Endüstri 4.0, Teknoloji Kabul Modeli, Muhasebe Mesleği

Endüstri 4.0MuhasebeMuhasebe yazılımları+2
Mehmet Ös
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye çalışanlarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile teknoloji kabul ve kullanım düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan personellerin Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri ile Teknolojik Kabul ve Kullanım Düzeyleri Arasındaki İlişkinin incelenmesi ve bazı demografik değişkenlerle ilişkilerini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini 2019 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin en yoğun birimleri olan ve vatandaşın en çok hizmet talebinde bulunduğu GASKİ, İtfaiye ve Zabıta teşkilatlarında görev yapan belediye personelleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise bu farklı birimlerde görev yapan rasgele seçilen 246 belediye çalışanı oluşturmaktadır. Nicel yaklaşım çerçevesinde sorulara cevap aranan bir araştırmadır. Çalışmada hedeflenen değişkenleri belirlemek maksadıyla aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ve Yaman ve Yazar (2015) tarafından geliştirilen 'Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği' ile 'Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli Ölçeği' uygulanılmıştır. Ölçeklerin sonuçlarının hatadan uzaklığı onaylanmış ve Cronbach Alpha katsayısı (0,97)'yi göstermiştir. Çalışmada istatistiksel analizlerde ilişkisiz evren bütününü yansıtacak örneği belirlemek için t testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way Anova) kullanılmıştır. Ulaşılan sonuçların değerlendirilmesi neticesinde, çalışmaya katılan belediye çalışanlarının Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimlerinin ile Teknolojik Kabul Düzeyleri orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, belediye çalışanlarının Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri ile Teknolojik Kabul ve Kullanım Düzeylerinin; 'Cinsiyete, öğrenim düzeyine, hizmet süresine, alınan kurs sayısına' göre istatistiksel değerlendirme neticesinde anlamlı bir farklılık olmadığı, buna karşın Hedonik Motivasyon ile Kursa Gidip Gitmeme bakımından ise anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir.

BelediyelerGaziantepTeknoloji kabul ve kullanım modeli+4
Hasan Hüseyin Akpınar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin EBA, Morpa Kampüs, Okulistik benzeri eğitim ortamları kullanımının Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli 2 ile açıklanması

Bu araştırma ile öğretmenlerin EBA, Morpa Kampüs, Okulistik benzeri eğitim ortamları kullanımının Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli 2 (TKKBM-2) çerçevesinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılı Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise rasgele seçilmiş farklı okullarda görev yapan farklı branşlara sahip 376 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma nicel yaklaşım çerçevesinde bir betimsel tarama çalışmasıdır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli 2 (TKKBM-2) ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucu öğretmenlerin eğitim durumları, platform kullanma süresi ve hizmetiçi eğitim alıp almama durumlarının TKKBM-2'nin alt boyutları ve sosyal öğrenme platform kullanımı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin cinsiyet, branş, yaş, çalıştıkları kurum, hizmet süresi ve teknoloji kullanım yeterlilik durumlarında TKKBM-2'nin bazı alt boyutları üzerinde anlamlı etkisinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca alışkanlık, hedonik motivasyon, sosyal etki ve kolaylaştırıcı koşullar değişkenlerinin davranışsal niyetin anlamlı yordacıları olduğu ve davranışsal niyetin bu değişkenlerle anlamlı ilişkisini belirleyen dört modele ulaşılmıştır. Alışkanlığın tek başına davranışsal niyetin %36'sını açıkladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Eğitim Bilişim Ağı , Okulistik, Morpa Kampüs, Teknoloji Kabul ve Kullanım, Davranışsal Niyet

Davranışsal niyetEğitim Bilişim AğıEğitim ortamı+5
Ayşe Nur Kandemir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nesnelerin interneti teknolojisine sahip ürünlerin kullanım niyetinin teknoloji kabul modeli kapsamında değerlendirilmesi

Bilgi teknolojileri ve dijital alanda yaşanan gelişmeler, günlük hayatı kolaylaştıracak yeni birçok uygulamanın da hayatımıza girmesinin önünü açmıştır. Bu yeni uygulamaların kabul edilip kullanılması ya da reddedilmesinin arkasındaki nedenlerin bilinmesi üreticiler bakımından önemlidir. Bu nedenlerin öğrenilebilmesi için pek çok model ortaya atılmıştır. Bu modellerden birisi de teknoloji kabul modelidir. Bu çalışmanın amacı, hayatımıza yeni yeni girmeye başlayan nesnelerin interneti teknolojisine sahip ürünlerin kullanım niyetinin altında yer alan temel faktörlerin teknoloji kabul modeli ile incelenmesidir. Araştırma evrenini, Düzce ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi, kolayda örneklem metodu kullanılarak belirlenmiştir. Çevrimiçi anket uygulaması yoluyla elde edilen toplam 453 geçerli veri analize tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, betimleyici analizler, faktör analizi, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışma kapsamında incelenen algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, tutum ve niyet değişkenleri arasından tutum ve niyet arasında güçlü bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra algılanan fayda ve tutum üzerinde algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda değişkeninin tutum ve niyet üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi teknolojisiNesnelerin internetiTeknoloji+4
Ece Pazvant
Düzce University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Birleştirilmiş teknoloji kabul ve kullanım teorisi: Bartın Üniversitesi EBYS kullanıcıları üzerine bir araştırma

Kurumlar, geleneksel iş süreçlerinde ürettikleri belgelerin elektronik ortamda yönetilmesini sağlayan bilgi sistemlerine ihtiyaç duymuştur. Bilgi teknolojilerinin gelişmesi, belgelerin dijital ortama taşınmasına olanak sağlayarak bu ihtiyacı gidermiştir. Ancak EBYS'nin kurumlara entegre edilmesi kullanıcılara birçok fayda sağlamasının yanı sıra kullanıcıların yeni bir teknolojik düzene uyum sağlamalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle çalışanların EBYS kullanım niyetini etkileyen faktörlerin anlaşılması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanımı Teorisine (BTKKT) dayanarak Bartın Üniversitesi'nde 2015 tarihinden beri kullanılan EBYS'nin kullanım niyetini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Araştırmanın evreni Bartın Üniversitesi'nde çalışan akademik ve idari personelden oluşmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler yüz yüze anket tekniği ile elde edilmiştir. Değerlendirmeye alınan ve analizde kullanılan toplam anket sayısı 270'tir. Araştırmada R programı ile yapısal eşitlik modeli (YEM) uygulanarak veriler analiz edilmiştir. Ayrıca IBM SPSS Statistics 23 ile betimleyici analizler ve korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre önerilen modelde; EBYS kullanım niyeti, %61 oranında performans beklentisi, çaba beklentisi ve sosyal etki faktörleriyle açıklandığı belirlenmiştir. Ampirik analizin sonuçlarına göre performans beklentisi ve sosyal etki faktörlerinin kullanım niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, fakat çaba beklentisi faktörünün olumlu bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür.

BartınBilgi teknolojisiElektronik belge yönetimi+3
Ahmet Ayaz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Markaların mobil uygulamaları kapsamında teknolojikabul modelinin kullanım niyeti üzerine etkisi

Teknolojik gelişmenin büyük bir hızla devam ettiği günümüz koşullarında markaların geliştirdiği mobil uygulamalar sayesinde tüketiciler alışverişlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde yapabilmektedirler. Bu araştırmanın amacı markaların mobil uygulamaları kapsamında teknoloji kabul modelinin kullanma niyeti üzerine etkisini belirlemektir. Ayrıca bu araştırmada, teknoloji kabul modeli faktörlerinin ve kullanma niyeti algılarının bireylerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği açıklanmaya çalışılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Veriler sosyal medya kullanıcılarından ulaşılan 315 tüketiciden toplanmıştır. Araştırmada 278 anket analize tabi tutulmuştur. Araştırma doğrultusunda elde edilen veriler Faktör Analizi, T-testi, Anova ve Regresyon gibi çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Ulaşılan sonuçlara göre yaş, eğitim düzeyi, gelir gibi demografik değişkenlere göre tüketicilerin mobil uygulamaları kullanma niyeti algılarında farklılık görülmektedir. Ayrıca tüketicilerin alışkanlık ve davranış niyeti algılarının kullanma niyeti üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Hedonik motivasyon ve çaba beklentisi algılarının tüketicilerin mobil uygulama kullanım niyeti üzerinde bir etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları 278 katılımcının verdiği yanıtlarla sınırlıdır.

MarkaMobil uygulamaTeknoloji kabul ve kullanım modeli+1
Yağmur Tuğçe Orul
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektronik Tıbbi Kayıt Kabul Modeli Seviye-7 dijital hastanelerde teknoloji kabul düzeyinin tıbbi hata algısına etkisinin belirlenmesi

Sağlık hizmetleri, emek yoğun hizmetler olmakla birlikte teknolojinin de yoğun olarak kullanıldığı hizmetlerdir. Özellikle Endüstri 4.0'ın yarattığı devrim ile bilişim teknolojileri ile endüstri bütünleşmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Bu bütünleşme tüm endüstri alanlarında olduğu gibi sağlık hizmetleri alanında da olmuştur. Dijital hastanelerde kullanılan donanım ve yazılımlarla hastalara ayrılan sürenin artması, maliyetlerde azalma, hastanın tedavisindeki zaman ve mekân kısıdının ortadan kalkması, tedavi süreçlerinin bir bütün olarak değerlendirilebilmesi, sağlık kayıtlarının güvenirliğinin artması, idari ve tıbbi hataların azaltılması amaçlanmaktadır. Bu çalışma ile Elektronik Tıbbi Kayıt Kabul Modeli (EMRAM) Seviye 7 dijital hastanelerde görev yapan hemşirelerin, bu hastanelerin taşıması gereken teknolojileri kabul düzeyinin tıbbi hata algılarına etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Hemşirelerin tıbbi hata algısının belirlenebilmesi için öncelikle tıbbi hata algı ölçeği geliştirilmiştir. Çalışmaya katılım sağlayan hemşirelerin teknoloji kabul düzeyinin belirlenmesinde ise Venkatesh ve Davis (2000) tarafından kullanılan ölçek temel alınmıştır. Araştırmaya katılımda gönüllülük esas alınmış olup araştırma kapsamında 463 hemşireden toplanan veriler kullanılmıştır. Hemşirelerin teknoloji kabul düzeyi ile tıbbi hata algısı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla korelasyon analizi, teknoloji kabul düzeyinin tıbbi hata algısını etkileme oranının belirlenmesi amacıyla ise regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca değişkenlerin birbirleri ile doğrusal olmayan çoklu ilişkilerinin belirlenmesinde doğrusal olmayan kanonik korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda EMRAM Seviye 7 dijital hastanelerde görev yapan hemşirelerin bu hastanelerde kullanılan teknolojileri kabul düzeyi ile tıbbi hata algıları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca hemşirelerin bu teknolojileri kabul düzeyinin tıbbi hata algısını %47'lik bir oranla etkilediği tespit edilmiştir. Doğrusal olmayan kanonik korelasyon analizi sonucunda ise hemşirelerin algılarının hastanelere göre farklı olduğu belirlenmiştir.

Elektronik sağlıkElektronik sağlık kayıtlarıHastaneler+4
Gülhan Gök
Ankara Hacı Bayram Veli University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin endüstri 4.0' a yönelik tutumlarının teknoloji kabul modeliyle incelenmesi (Fırat üniversitesi örneği)

Bu çalışma betimsel tarama modeli niteliğindedir. Çalışmada Spor bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin Endüstri 4.0'a karşı tutumlarının teknoloji kabul modeliyle incelenmesi amaçlanmıştır. Endüstri 4.0; Büyük veri, 3D teknolojiler, Akıllı fabrika ve robotlar, Yatay ve dikey yazılım entegrasyonları, nesnelerin interneti, bulut teknolojileri gibi güncel, dijital pratikleme sağlayan ve prodüktivite kavramını karşılayan tüm yapılanmalar olarak tanımlanır. Spor Bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin Endüstri 4.0'a yönelik tutumlarının Teknoloji Kabul Modeliyle incelenmesi için Torun vd. (2018)'in çalışmasında kullandığı ve Turan (2011) Tarafından Türkçeye uyarlanmış olan ölçek kullanılmıştır. Çalışmanın evreni; elazığ ili fırat üniversitesi Spor bilimleri fakültesinde öğrenim görmekte olan öğrenciler (n=1535) oluşturmaktadır. Örneklemini ise; Random yöntemiyle seçilen (450) kişi oluşturmaktadır Çalışmada öğrencilerin Endüstri 4.0'a karşı tutumları TKM ölçeği ile incelenmiştir. Yapılan Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucu ölçeğin kabul edilebilir uyum indeksi değerlerine sahip olduğu görülmüştür. Aynı şekilde Yem modelindeki alt değişkenlerin de birbirleriyle uyumlu olduğu Modele ait yol kat sayılarının tümünün 0.001 düzeyinde pozitif yönde anlamlı olduğu görülmüştür. Diğer çözümlemelerde ise; frekans, yüzde, independent t-test, one way anova, testleri yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma da yapılan t-testi sonuçlarına bakıldığında cinsiyet değişkeni ile algılanan fayda ve kullanıma yönelik niyet boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anova testi sonuçlarına göre branş değişkeni ile Algılanan kullanım kolaylığı boyutu arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur, baba eğitim durumu değişkeni ile algılanan kullanım kolaylığı boyutu arasında arasında farklılıklar bulunmuştur. Aile aylık gelir düzeyi değişkeni ile algılanan fayda boyutu arasında farklılıklar bulunmuştur. Böylece; Spor Bilimleri Öğrencilerinin, Endüstri 4.0'a yönelik olumlu tutumlarının olduğu belirlenmiş olup rekreasyon etkinliklerinden sporun ekonomik boyutuna, sağlıklı yaşamdan Fitness'a, yapay zeka üretimi spor uygulamalarından robot olimpiyatlarına, akıllı stadyumlardan E-Spora kadar spor endüstrisinin devasa pazarında spor bilimleri öğrencileri bu alanın merkezinde yer almaları dolayısıyla büyük önem arzetmektedirler. Bu nedenle spor sektöründe ve sanayi sektöründe bu iki sistemin entegre edilmesi bunlara yönelik çalışmaların yürütülmesi iki alan açısından da kazanımlar sağlayacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Endüstri 4.0, Spor endüstrisi, Spor Teknolojileri

Endüstri 4.0SporSpor Bilimleri Fakültesi+4
Necla Yaşar
Fırat University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi uzmanlarının bilgi teknolojisi kullanımının teknoloji kabul modeli ile incelenmesi

Bilgi teknolojilerinin her geçen gün hızla büyümesi ve kullanıcı kitlesinin gelişmesi hemen her sektörde olduğu gibi bilgi merkezlerini de geleneksel yöntemlerden uzaklaştırmaktadır. Değişen kullanıcı beklentilerine paralel olarak kendisini yenileyen bilgi merkezleri yazılım ve donanım anlamında pek çok bilgi teknolojisini bünyesine katmakta, fiziksel mekanların dışına çıkarak dijital ortamlarda da hizmet verme yoluna gitmektedir. Bu çalışmanın amacı, üniversite kütüphanelerinde kullanılmakta olan bilgi teknolojilerinin bilgi uzmanları tarafından kabul edilebilirliğini Teknoloji Kabul Modeli ile incelemek ve bu teknolojilerin, daha etkin kullanımı için bir yol haritası çıkartmaktır. Araştırma Türkiye'de devlet ve vakıf üniversitelerinde hizmet veren araştırma kütüphanelerine yönelik olarak yapılmıştır. Araştırma evreni bu kütüphanelerde görev yapan 1417 bilgi uzmanı personelini kapsamaktadır. Araştırma örneklemi ise, evren içerisinden tesadüfi yöntemle seçilen 300 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcıların bilgi teknolojileri kullanımına yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek için Teknoloji Kabul Modeli kullanılmıştır. Anket tekniği ile elde edilen veriler SPSS 25 ve AMOS 24.0.0 programları arayıcılığıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların özelliklerini belirleyebilmek için tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma verilerine ilişkin normallik testi, güvenirlik ve geçerlik analizi yapıldıktan sonra araştırma hipotezlerini test etmek için regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırma hipotezleri desteklenmiş ve modeldeki değişkenler arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Öte yandan tutum ve davranışsal niyet değişkenleri üzerinde algılanan faydanın pozitif yönde ve kuvvetli etkisi öne çıkmıştır.

Bilgi teknolojisiTeknoloji kabul ve kullanım modeliÜniversite kütüphaneleri
Şeyda Bayraktar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarında teknoloji kabul modeli: Trabzon ili bankacılık sektöründe bir uygulama

Ülkeler arasında sermaye hareketlerinin artması ile birlikte gelişen bankacılık sistemi, teknolojik gelişmelerin kullanımında da öncülük eden sektörlerden biri olmuştur. Bankacılık işlemlerinde internetin kullanımı ile başlayan süreçte bugün bir çok bankacılık işlemi şubelere uğramadan mobil cihazlar ile yapılabilmektedir. Bankacılık sektöründe artan teknoloji kullanımı bu sektörde çalışanlarında teknolojik yeterlilik ihtiyacını artırmış ve bankaların istihdam tercihinde teknolojik yeterlilik etkili olmuştur. bu çalışmada teknoloji kabul modeli aracılığıyla banka çalışanlarının teknoloji ile alakalı gelişim ve beklentileri analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışma 3 bölümden oluşmakla birlikte, birinci bölümde bankacılık tarihi ile başlanıp fonksiyonel olarak bankacılık işlemleri incelenmiştir. İkinci bölümde ise çalışmada kullanılan teknoloji kabul modeli ve bu modelin evrimsel süreci incelenmiştir. Son bölümde Teknoloji kabul modeli ölçeği kullanılarak, Trabzon ili merkez ilçede 165 bankacıya rastgele örneklem yöntemiyle bir anket uygulanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu kısımda elde edilen verilerin öncelikle temel istatistik sonuçları incelenmiş olup daha sonra en küçük kareler yöntemi yardımıyla 6 farklı model kurulmuştur. Sonuçta ilgili bankacıların, teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiği ve yüksek bir fayda algısına sahip olduğu tespit edilmiştir.

Banka çalışanlarıBankacılık sektörüElektronik bankacılık+3
Safiye Baycan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal kimlik ve algılanan faydanın, tüketicilerin Instagram kullanım niyetleri üzerindeki etkisinin belirlenmesi: Adana ili örneği

Geleneksel medyadan dijital medyaya geçişte yaşanılan değişimler kullanıcıların tutum ve davranışlarını da değiştirmiştir. Artan internet kullanımı sayesinde insanlar ve işletmeler arasındaki iletişim şeklinde de yenilikler meydana gelmiştir. Sosyal medya araçlarını kullanan kişiler artık birer içerik üreticisi konumunda olmakta, fikir ve düşüncelerini diğer kullanıcılarla paylaşabilmekte ve gündemde yaşanan olaylarda etkin rol oynamaktadır. Sosyal medya platformlarının aktif olarak kullanılması, kullanıcıların yeni insanlarla tanışarak sosyalleşmesine ve markaların sosyal medya hesapları üzerinden hedef kitlelerine ulaşarak reklam kampanyalarını, ürün tanıtımlarını ve promosyon haberleri gibi faaliyetlerini müşterilerine duyurabilmesine yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketiciler tarafından algılanan fayda ve sosyal kimliğin tüketicilerin Instagram kullanma niyetleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmaktır. Veriler Adana ilinde yaşayan 325 kişiye uygulanan anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anket uygulaması yüzyüze anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi için SPSS 22.0 yazılım programından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda algılanan faydanın ve sosyal kimliğin alt boyutundan biri olan bilişsel sosyal kimliğin tüketicilerin Instagram kullanma niyetini pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan faydaElektronik pazarlamaSayısal pazarlama+7
Hüseyin Kısacık
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin "Getir" online sipariş uygulamasını kabul ve kullanımı üzerine bir araştırma

Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı ve baş döndürücü gelişmeler ve gerek sosyal medya platformlarının gerekse de çevrimiçi alışveriş uygulamalarının gün geçtikçe artması, insanların yaşam tarzlarında büyük çaplı değişimlere sebep olmuştur. İnsanlar, iletişim kurmak, bilgi edinmek, eğlenmek, alışveriş yapmak gibi faaliyetlerinin büyük bir kısmını internet ve sosyal medya araçları üzerinden gerçekleştirmektedirler. Tüketicilerin online bir başka ifade ile çevrimiçi alışverişe karşı tutum ve davranışları birçok etkene göre farklılık göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak Türkiye'de en yaygın olarak kullanılan çevrimiçi sipariş uygulamalarından olan "Getir" uygulamasını kabul ve kullanım düzeylerini incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını en az bir kez çevrimiçi sipariş uygulamasını kullanmış olan tüketici grubu oluşturmaktadır. Araştırmaya 386 tüketici tüm dünyanın ve Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu Covid-19 pandemisi süreci göz önünde bulundurularak "Google Form" üzerinden hazırlanmış çevrimiçi ankete vermiş oldukları cevaplar ile katılım sağlamışlardır. Araştırma modeli Teknoloji Kabul Modeline dayanmaktadır ve anket uygulaması buna paralel olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "demografik bilgi formu" ve Türkçeye çevrilmiş olan "Teknoloji Kabul ve Kullanım" ölçeği formundan oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş, tanımlayıcı istatistiki analizler, güvenilirlik ve geçerlik testleri ve faktör analizi uygulanan modelimizi oluşturan değişkenler arasındaki ilişki regresyon analizi ile test edilmiştir. Analizler sonucunda, anından teslim çevrimiçi sipariş uygulamalarından "Getir" uygulamasının kullanan tüketicilerin, Algılanan Kullanım Kolaylığı ve Fayda, Algılanan Risk ve Algılanan Zevk düzeylerinin Memnuniyetleri üzerinde etkisi oluğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca tüketicilerin Memnuniyet düzeylerinin de uygulamayı Kullanma Niyetleri üzerinde etkisinin olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

Getir uygulamasıMüşteri tatminiSanal alışveriş+5
Mustafa Karaçalı
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A study on metaverse users' virtual products purchase intention: Second life example

Metaverse is seen as the 'internet of the future'. It attracts the attention of both the business community and academia with the developments that have caused its name to be mentioned frequently in recent times. In order to understand this concept, the foundation of which has been laid long ago, and to understand the purchasing intentions of its users, the Second Life, which is one of the first examples, has been examined. In the thesis, which aims to determine the intention of Metaverse users to purchase virtual products within the framework of the Second Life virtual world, an online survey was applied to consumers in Second Life. In the conducted study, 267 valid data were collected through convenience and judgement sampling method. Analyzes were made with the SPSS program. Validity and reliability analyze of the extended Technology Acceptance Model with attitude scale in the literature regarding the virtual product purchase intentions of Metaverse users were made. As a result of the factor analysis carried out in this direction, seven dimensions were determined. These sub- dimensions are perceived social presence, perceived ease of use, attitude, enjoyment, trust, telepresence and perceived usefulness, and their relationships are examined. Various descriptive statistics, reliability and validity analyzes, multiple regression analyzes were used in the analysis of the data. According to the results of the hypothesis tests, it was not determined that perceived social presence had a positive effect on perceived usefulness in SL. Other hypotheses put forward were supported.

QuestionnairesMetaverseVirtual goods+5
Beste Demirci
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin akıllı ev aletleri satın alma kararının teknoloji kabul modeli boyutlarıyla incelenmesi: Akıllı yemek makinesi örneği

Bu araştırma, teknoloji kabul modeli literatürünü genişletmek ve akıllı ev aletlerinin, özellikle yemek yapımına yardımcı olanların tüketici davranışları üzerindeki etkisini tanımlamak amacıyla yürütülmüştür. Özellikle "akıllı yemek makinesi" gibi akıllı ev aletlerinin kabulü, literatürde yeterince ele alınmamış bir konu olup, bu araştırma bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Araştırmada, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak, modelin ölçüm boyutlarının geçerliliği ve güvenirliği test edilmiştir. Araştırmanın bulguları, akıllı ev aletlerinin nispeten yeni bir teknoloji olması nedeniyle genel kabul edilmiş normların henüz oluşmadığını göstermiştir. Tüketicilerin bu teknolojiyle ilgili deneyimleri sınırlı olduğundan, bireysel deneyimler ve kullanıcı geri bildirimleri ön plana çıkmaktadır. Bu bulgular, tüketicilerin IoT teknolojisini benimseme kararlarında sosyal çevrelerinden ziyade kişisel inançlarına ve algılarına daha fazla önem verdiklerini düşündürmektedir. Araştırmada ayrıca algılanan kullanım kolaylığının ve marka güveninin önemi vurgulanmıştır. Kullanım kolaylığı ve algılanan fayda, tüketicilerin teknolojiyi kabul etme eğilimlerini belirleyen temel faktörler olarak ortaya çıkmıştır. Marka güveni ise, tüketicilerin bir markaya olan güveninin, markanın ürünlerini kullanma niyetlerini ve algılanan faydayı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bu bulgular, tüketicilerin akıllı ev aletleri hakkındaki algılarını ve satın alma kararlarını etkilemede marka güveninin önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Değiştirme maliyeti konusunda ise, çeşitli faktörlerin etkisi ve bu etkilerin farklı sektörlerde ve ürün kategorilerinde değişebileceği belirtilmiştir. Araştırma, değiştirme maliyetinin akıllı ev aletleri bağlamındaki etkisini değerlendirirken, tüketicilerin mevcut ev aletlerinden akıllı olanlara geçiş yapma konusundaki tereddütlerini ve bu geçişin potansiyel zorluklarını ele almıştır Elektrikli ev aletleri üretiminin planlanması önündeki en önemli zorluk, tüketici davranışlarındaki değişikliklerdir. Akıllı ev aletleri segmentinde nesnelerin interneti teknolojisinin etkin faydası, teknolojinin kullanıcısının tutumu tarafından belirlenmektedir. Ev aletleri değişim maliyetlerinden, algılanan faydaya kadar birçok değişken, tüketici davranışlarını etkilemekte ve ekonomik kararlar alınmasında etkili olabilmektedir. Literatürde Teknoloji Kabul Modeli birçok alanda teknolojinin kabulünü ortaya koymak için kullanılmıştır. Ancak, modelin yemek yapmaya yardımcı akıllı aletleri tüketicilerin kabul edip etmediklerini, hangi şartlarda ettiklerinin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar neredeyse yoktur. Halbuki yemek yeme ihtiyacından kaynaklı olarak, insanların yaşantılarının büyük bölümü yemek yapma eylemiyle geçirilmekte, bundan vazgeçilerek hazır gıda ve endüstriyel yiyeceklere yöneldikçe sağlık problemleriyle karşılaşılmaktadır. Bu sebeple toplumumuzun büyük kısmını ilgilendiren bu konuda, tüketicilerin akıllı ev aletlerine yönelik tutumları, "akıllı yemek makinesi" örneğinde anlaşılmaya çalışılmıştır.

Nesnelerin internetiTeknoloji kabul ve kullanım modeli
Ali Murat Arıkuşu
Doğuş University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Related subjects