Adlar

54 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkçe Ulusal Derlemi'nde yüksek sıklıkta kullanılan adların eşdizimlilikleri

Bu çalışmada, güncel Türkçede kullanılan yüksek sıklıktaki adların eşdizimliliği üzerinde durulmuştur. Yüksek sıklıktaki adlardan zaman kavram alanına giren "an, ay, gün, gece, saat, yıl" sözcüklerinin eşdizimlilikleri Türkçe Ulusal Derlemi'nden hareketle incelenmiştir. Türkçe Ulusal Derlemi'nde her bir adın t-skoru 2 ve üzeri olan eşdizimliliği bağlam içinde değerlendirilerek aralarında anlam açısından bağ olan eşdizimlilikler çıkarılmıştır. Böylece eşdizimlilikler istatistik ve anlam bağını birlikte değerlendiren bir yaklaşımla ele alınmıştır. Belirlenen eşdizimlilikler ad-eylem, sıfat-ad, ad-ad ilişkisi içinde tasnif edilerek bağlam içi örneklerle birlikte sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Yüksek sıklıktaki adlar, Eşdizimlilik, Türkçe Ulusal Derlemi

AdlarDerlem dil bilimDerleme sözlüğü+2
Maysoon Alsarray
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde bitki adlarının karşılaştırılması

Yüksek lisans tezi dört bölümden oluşmaktadır. Tezin amacı, Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak benzerliklerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın birinci bölümünde bitki adı bilimi, bitki adları ve onlarla ilgili adlandırmalar, çalışmalar, güçlükler hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Latince karşılıkları ile beraber iki dile ait olan sözlüklerden taranıp elde edilen verilerden bir tablo oluşturulmuştur. Ayrıca Azerbaycan Türkçesindeki bitki adları yapı bakımından sınıflandırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde fonetik, morfolojik ve semantik açıdan bitki adlarının değerlendirilmesi yer almıştır. Son bölümde Latince karşılığı ile birlikte bitki adları sözlüğü verilmiştir.

AdlarAzerbaycanAzerice+6
Ramila Takhirova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Derleme sözlüğünde hayvan adlarının söz varlığı

"Derleme Sözlüğü'nde Hayvan Adlarının Söz Varlığı" adlı çalışmamızda Türkiye Türkçesinde ağızlarda yer alan hayvan adlarının nasıl oluşturulduğu ve bu adların şekil ve anlam olarak incelendiği görülmektedir. Derleme sözlüğünde geçen Hayvan adlarının morfolojik olarak incelendiği bu tezde ''Giriş, Hayvanlar ve Zooloji, Türk Dili ve Kültüründe Hayvanlar, Hayvan Adlarının Anlamsal Sınıflandırılması, Yapısına Göre Hayvan Adları, Hayvan Adlarının Sınıflandırılması ve Sonuç bölümleri yer almaktadır.''Yapısına Göre Hayvan Adları'' bölümünde Derleme Sözlüğü'nde bulunan 'basit, türemiş ve birleşik' yapılı hayvan adları morfolojik olarak incelenmiştir. Ek-kök ayrımı tam olarak yapılamayan bazı hayvan adları ' basit adlar' grubuna alınmıştır. Bu bölümde yer alan ikinci alt başlık olan türemiş hayvan adları yapı ve kavram olarak incelenmiştir. Yapı olarak birleşik grupta yer alan hayvan adları ise 'isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, tekrar grubu ve isnat grubu şeklinde olanlar' olarak gösterilmiştir. Son kısımda ise hayvanların zooloji bilmene göre sınıflandırılması yapılmıştır. Bu sınıflandırma alfabetik sıralamaya göre olup hayvanların niteliklerine göre on alt başlıkta toplanmıştır. Anahtar Kelimeler:Hayvan adları, Derleme Sözlüğü, Adlandırma, Morfoloji

AdlandırmaAdlarDerleme+6
Merve Güleçoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

11. yüzyıl ve öncesi Türkçesinde insan yapımı nesne adları

II ÖZET 11. YÜZYIL VE ÖNCESİ TÜRKÇESİNDE İNSAN YAPIMI NESNE ADLARI Engin ÇETİN Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. A. Deniz ABİK Eylül 2002, XIII + 455 sayfa Bu çalışma, 11. yüzyıl ve öncesinde yazılan Türkçe metinlerdeki insan yapımı nesne adlarını ve bu adların, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline yansımalarını içermektedir. Söz konusu dönemde yaşayan Türk topluluklarının kültür değerlerini, bu değerlerin değişim seyrini ve koşullarını, üretim gücünü, ürettikleri nesnelere ad verirken Türkçeden ne ölçüde yararlandıklarım yazılı metinler ışığında gözler önüne sermeyi amaçlayan bu çalışma, dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, tarihî bakış açısıyla, insan-kültür-üretim-dil ilişkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Tezimizin ana bölümünü oluşturan inceleme bölümünde, metinlerde saptanan insan yapımı nesne adları; Avlanma ile İlgili Nesne Adlan, Ekonomi, Bilim ve Sanat ile ilgili Nesne Adlan, Değerli Taş ve Maden adları, Devlet ve Han Simgesi Olarak Kullanılan Nesne Adlan, Denizcilikle İlgili nesne Adlan, Kumaş Adlan, Ev Gereçleri, Ev, İkametgâh ve Yer bildiren Nesne Adlan, Giyim kuşam ile İlgili Nesne Adlan, İnanç ile İlgili Nesne Adlan, Kimya ile İlgili Nesne Adlan, Müzik Araçları, Okçuluk ile İlgili Nesne Adlan, Oyunlarda Kullanılan Nesnelere Verilen Adlar, Savaş Araçları Kesici Nesneler ve Cezalandırma Araçla rı Süslenme ile İlgili Nesne Adlan, Şehircilik ile İlgili Nesne Adlan, Tarım ve Hayvancılığa İlişkin Nesne Adlan, Tıp ile İlgili Nesne Adlan, Yapı ve Üretim gereçleri, Yiyecek İçecek adlan gibi kültürel alanlara ayrılmış, her kültürel alanda ilgili nesnelere ilişkin sayısal veriler aktarılmıştır. Çalışmamızın değerlendirme ve Sonuç bölümünde, Türkiye Türkçesi ağızlarına ve ölçünlü diline ulaşan insan yapımı nesne adlan sayısal olarak verilmiş, Türkçe olan insan yapımı nesne adlarının yapışma ilişkin genel bilgiler aktarılmış, bu veriler ışığında değerlendirme yapılmıştır.Ill Dizinler bölümünde, insan yapımı nesne adlan, kullanım sıklıklarına göre, çok kullanılandan az kullanılana doğru sıralanmış, ayrıca alfabetik dizin oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler: Adlar, Anadolu Ağızları, Eski Türkçe, Karahanlı Türkçesi, Nesne Adlan

AdlarAnadolu ağızlarıEski Türkçe+2
Engin Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessAR

القيادات الواردة في سورة يوسف واهم مايميزها

In my research, I dealt with the personalities mentioned in Surat Yusuf, (peace be upon him), and they are the main and secondary characters in the Surah, such as Our Yaqoub and Our Yusuf, (peace be upon him), as the leading figures in the Surah. It dealt with the characters of Aziz Egypt, Joseph's brothers , the Aziz woman , and tthe King of Egypt as secondary leading figures in the surah, because they are complementary to the story of Joseph, (peace be upon him). These personalities were called leaders because they were able to lead themselves and lead those with them in different ways, some of them were led with wisdom and good intention to bring the interest to himself or those who are in his responsibility, and some of them lead themselves and those with them with plans that express the xiv intelligence of leaders, but they were used for bad cunning as is the case with brothers Joseph, peace be upon him, or the wife of the dear, My method in the research was to deal with each character according to its occurrence in the noble verses of the surah, and to explain its leadership characteristics, and to support my idea with some of the views of the commentators, if any, and the aim is to highlight the abilities and wisdom of these characters in leadership. These advantages can be applied to the current reality, as they are useful in how to choose the leader by knowing his bearing those advantages , as well as benefiting from the results that he reached in developing the leadership capabilities of everyone who takes charge of something from people's affairs, whether he is a leader in his home or any administrative position. Or social in which he is the leader and the decision-maker. Keywords: Leaders, Joseph, peace be upon him, Jacob, peace be upon him, objective interpretation

Mohammed Jasım Mohammed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 4 ve 5 yıldızlı otel adları üzerine bir inceleme

Bu çalışma, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2012 yılı resmi kayıtlarında yer alan 4 ve 5 yıldızlı otel adları üzerinedir. Bu çalışma kapsamında 1121 adet otel benzeri işletme adı incelenmiştir. Çalışmada otel adlarının söz varlığı, köken dil, sözdizimi ve adbilimi açılarından incelenmeye çalışılmış ve işletme adları elde edilen bulgulara göre değerlendirilmiştir. Çalışma ayrıca toplumdilbilimi araştırmalarına da veri niteliğindedir. Otel adlarının incelemesinde ilk olarak, adbilim, yabancı dillerin Türkçe üzerindeki etkileri ve ticari yer adlarının seçiminde toplumbilimsel etkenler ve takısız ad tamlaması konusu üzerine genel bir değerlendirme yapılmıştır. İnceleme ve bulgular bölümünde işletme adları söz varlığı, sözdizimi ve köken dilleri açısında tahlil ve tasnif edilmiştir. Çalışmada teknik olarak Microsoft Excel programıyla filtreleme yöntemi tercih edilmiş ve bu yöntemle elde edilen bulgular sonuç bölümünde değerlendirmeye alınmıştır. Türkiye'de 4 ve 5 yıldızlı otel adları üzerine yaptığımız çalışma; adlandırmaların büyük bir oranda yabancı dillerin etkisiyle (hem sözcük hem de sözdizimi açısından) gerçekleştiğini göstermektedir. Hatta bu etkinin diğer dil düzlemlerinden daha olağandışı bir düzeyde olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Otel adları, sözdizimi, köken dil, sözvarlığı

AdlarDil bilgisi-tamlamalarDil bilgisi-tamlamalar+6
Cemile Gelici
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir ili ve yöresi yer adları üzerine bir inceleme

Ad bilim yani onomastik adlar üzerinde tarihsel, kültürel, etnografik, vb. alanlarda çalışmaların yapıldığı alandır. Ad bilim içerisinde üç alana ayrılır. Bunlar yer adları bilimi (toponomi)., coğrafya adları bilimi (hidronom ve oronomi). ve kişi adları bilimi (anthroponomi).'dir. Toponomi ad bilimi içinde yer adlarını inceleyen bilim dalıdır. Toponomi coğrafya, tarih, sosyoloji vb. bilim dallarıyla bağlantılı olup ele alınan bölgenin yaşam tarzı hakkında bilgiler vermektedir. Yer adları ile ilgili ilk çalışmalar Ülkemizde diğer ülkelere göre geç başlamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan çalışmalar daha çok Anadolu sahasında yaygın olarak gerçekleşse de birçok bölge henüz yer adları alanında çalışılmamıştır. Kırşehir tarihi boyunca birçok medeniyette kent olarak varlığını sürdürmüştür. Hititlerle başlayan tarihi sırasıyla Persler, Yunanlılar, Romalılar ve Bizanslılarla süre gelmiş ve 1071 Malazgirt zaferiyle Karluk, Kıpçak, Kalaç, Ağaç-eri ve Oğuz boylarının Orta Anadolu'yu iskân etmeleriyle birlikte bir Türk yurdu haline gelmiştir. Anadolu'da kurulan Türk devletlerinde önemli bir kent olan Kırşehir günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ili olarak varlığını devam ettirmektedir. Bu çalışmada Kırşehir'in tarihi boyunca aldığı adlara değinilecek ve Kırşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü, Kırşehir İl Özel İdaresinden alınan adlardan yola çıkılarak Kırşehir'deki yer adları (mahalle, cadde, bulvar, merkeze ve ilçere bağlı köy adları). üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler: toponomi, ad bilim, yer adları, Kırşehir'deki yer adları

AdlarDilbilgisiDilbilim+3
Murat Can Köksal
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessDE

Kontrastive analyse der valenz Deutscher und Türkischer substantive

Die Dependenzgrammatik und die Valenzgrammatik unterscheiden sich besonders dadurch, dass die zweitere die Art und die Anzahl der Aktanten des Valenzträgers einbezieht. In der Türkei gibt es viele Linguisten, die Beiträge zur kontrastiven Linguistik geleistet haben. Aber kontrastive Arbeiten über die Valenz deutscher und türkischer Substantive gibt es meines Wissens bis heute nicht. Im Rahmen der Valenzgrammatik spricht man von a) syntaktischer, b) logisch-semantischer und c) pragmatischer Valenz. Die vorliegende Arbeit basiert auf der syntaktischen Valenz, die die Art und Anzahl der Aktanten der Substantive untersucht. Der Begriffsgehalt eines Substantivs verfügt über Relationen, die die Erscheinungen in der Wirklichkeit abbilden und somit Leerstellen für das Substantiv erföffnen. Dementsprechend werden die Valenzträger kategorisiert als a) Eigenschaftsbezeichnungen (Tiefe, Stärke, derinlik, uzunluk), b) Beziehungsbezeichnungen (Freundschaft, dostluk), c) Tätigkeitsbezeichnungen (Griff, Teilnahme, Ablieferung, tutma, katılım, ilgi), d) Vorgangsbezeichnungen, e) Zustandsbezeichnungen (Lage, Hemmnis, durum, engel). Die Mehrheit analysierten deutschen Stichwörter besteht aus Derivationen auf „-ung", denen türkische Partizipien auf „-Im/-Um", „-Iş/-Uş" oder „-mA" entsprechen. Deutsche Substantive mit adjektivischer Basis – meistens auf „-e" oder „-heit/-keit" – sind nicht selten und haben meistens türkische Entsprechungen auf „-lIk/-lUk". Man stellt oft die Frage, ob Substantive wirklich Leerstellen haben, die für eine korrekte Wortgruppe aufgefüllt werden müssen. Man kann diese Frage mit „ja" oder mit „nein" beantworten, weil der Bedarf der Erfüllung der Leerstelle eines Substantivs sich aus dem Kontext ergibt und sie daher in den meisten Fällen fakultativ ist. Bei dieser Valenz-Analyse fällt auf, dass fast alle deutschen Substantive auf „-ung" eine Diathese zusätzlich zum Aktiv enthalten, die eine Polysemie hervorruft und im Türkischen durch ein Substantiv mit passivischer Diathese wiedergegeben werden muss: „Abänderung (2; Sg, pS): die Abänderung des Statuts durch die Vollversammlung → değiştirme (2; Sg, Sa): genel kurulun yönetmeliği değiştirmesi oder değiştirilme (Sg, pS/): statünün genel kurul tarafından değiştirilmesi" Eine deverbale Substantivierung behält die Valenzeigenschaften des Basisverbs teilweise bei. So geht die Wortgruppe „die Abänderung des Statuts durch die Vollversammlung" auf den Satz „Die Vollversammlung ändert das Statut ab" zurück, dessen Verb bivalent ist (Sn, Sa); die Anzahl der Aktanten bleibt zwar gleich, aber das Sn des Verbs wird zum pS und das Sa zum Sg. Bei dem entsprechenden türkischen Satz verwandelt sich das Sn in ein Sg, aber das Sa bleibt in dem Satz und in der Nominalisierung unverändert: „genel kurulun yönetmeliği değiştirmesi" ← „Genel kurul yönetmeliği değiştirdi". Deutsche und türkische Subtantive unterscheiden sich eher in der Art als in der Anzahl der Aktanten. Bei allen analysierten Substantiven ist der erste Aktant ein Sg. Falls ein deutsches Substantiv weitere Aktanten hat, sind diese pS – abgesehen von Ausnahmen als NS, Inf oder Adj. Deutsche Dative, Akkusative oder Nominative kommen also als Aktanten von Substantiven nicht in Frage. Aber türkische Substantive können alle Substantive in allen Kasus als Valenzpartner annehmen. In dieser Arbeit wird die Valenz von 600 deutschen und 1.088 türkischen Sustantiven analysiert. Dadurch wird der Leser die Unterschiede und Gemeinsamkeiten in der Valenz türkischer und deutscher Substantive wahrnehmen können. Die Adressaten dieser Arbeit sind Linguisten, die kontrastiv arbeiten, aber auch DaF-Lehrer, die ihren Lernern die Valenzunterschiede zwischen einem Verb und seiner Derivation durch Beispiele beibringen wollen/sollen, und zu guter Letzt die Studierenden, die sich durch Selbststudium in die Valenz vertiefen und aus dem vorlielgenden Vergleich Schlußfolgerungen für ihr aufbauendes Lernen ziehen möchten.

Nurcan İşbeceren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Delâlet ve i'rab açısından Kuran-ı Kerim'de müsenna lafızlar

Bu çalışma Kuran-ı Kerim'de geçen müsenna lafızları ele almaktadır. Kuran-ı Kerim harfleri, lafızları ve ayetleriyle Allah katından indirilmiş olup tamamı mucizedir. Yüce Kitap'da geçen müsenna lafızlar, başka dilllerde pek bulunmayan Arapça'da yeralan bir kullanım şeklidir. Bu araştırmada fiiller, zamirler vb. gibi tekraraları dışında Kuran'da geçen yaklaşık 90 müsenna lafız vardır. Bu lafızlar sadece doğrudan insana ait olmayıp mukaddes kişilere, aile efradına, insan sıfatlarına, insan topluluklarına, insan organlarına ve muradiflerine; hayvanlara, cansızlara,; zaman, mekan, sayı, işaret zamirleri, ismi mevsuller ile müsanna gibi amel gören isimlere aittir. Ayrıca incelenilen lafzın bağlam anlamları sözlük anlamlarından farklı olabilmektedir. Bu lafızların müfretleri ve cemileri de kullanılmakta olup Kuran'da raf', nasb ve cer hallerinde farklı kullanımları bulunmaktadır. Şekil yönünden صنوان وقنوان وطوفان وولدان gibi müfret ya da cemi kiplerinden kullanılan fakat müsennaya benzeyen lafızlar bulumaktadır ve bunlar anla yönünden müsennadan farklılık arzetmektedir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Müsenna, Delalet, İ'rab

AdlarArapçaKur'an-ı Kerim+1
Saleh Taher Saleh Alzamo
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesinde bitki adlandırmalarında metaforlar: Dilbilimsel ve göstergebilimsel analiz

Türklerin tarih içinde çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olması, farklı coğrafyalarda farklı kültürlerle ve toplumlarla temas kurmasını sağlamıştır. Bu temas neticesinde ortaya çıkan kültürel çeşitlilik beraberinde zengin bir bitki kültürünü de getirmiştir. Coğrafi konuma ve iklim şartlarına özgü çeşitlilik arz eden bitki adlandırmaları da bu kültürel yapının bir parçasıdır. Bitki çeşitliliği, Türklerde kendilerine özgü bir metaforik sistem oluşturmalarına vesile olmuştur. Bu çalışmada, varlıklara ad verme sistemi içerisinde metaforların rolü ve hareket tarzı gösterilmeye çalışılmıştır. Bu maksatla Azerbaycan Türkçesinde metaforik bağlamda ortaya konabilecek bitki adlandırmaları incelenmiş, söz konusu örnekler ayrıca göstergebilim sistemi içerisinde de değerlendirilmiştir. Ele alınan bitki adlandırmaları çalışmanın ana temasını oluşturan metafor-adlandırma ilişkisi çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Tezin inceleme kısmında, Lakoff-Johnson'ın kavramsal metafor sınıflandırması esas alınmıştır. Metaforik göndermeler, "hedef alan" ve "kaynak alan" ilişkisine göre incelenmiştir. Göstergebilim çerçevesinde yapılan incelemeler ise Ogden ve Richards'ın anlam üçgenine dayalı olarak yapılmıştır. Tespit edilen metaforlardan hareketle Azerbaycan kültürel yapısı ile bitki adlandırmaları, atasözleri ve efsaneler arasında inançlara, tecrübelere ve mitolojik unsurlara dayalı sistematik bir ilişki olduğu görülmüştür. Kaynak alanda görülen kavramlardan yola çıkarak günlük yaşamın ve ihtiyaçların ne şekilde bilişsel bir kaynak oluşturduğu görülmektedir. Metaforik sistemde gerçekleşen kavramsal aktarım, bilişsel açıdan kaynak oluşturan kişisel ve sosyal tecrübeler üzerinden imaj şemalar ile sağlanmaktadır. Efsanelere dayalı bitki adlandırmaları, kültürler arası etkileşimle başka bir kültürde aynı adla kullanılsa da yerel kültürün etkisiyle efsanede geçen olay ve kahraman gibi unsurlar değişiklik gösterebilmektedir. Metaforik sistemde kavramlar ve kavram alanını oluşturan unsurlar, aynı zamanda birer göstergedir. Kavramsal aktarım temelde göstergeler arası bir anlamlandırmadır. Kavramların taşıdığı gösterge değerleri toplumun bilişsel düzeyde algılarının ve deneyimlerinin ürünüdür. Bitki adlarında öne çıkan göstergeler ve kavramsal karşılıklar metaforik ilişkileri açıklamada birer araç niteliği taşır.

AdlarAzericeBitki adları+3
Sultan Şenödeyici
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kutb'un Hüsrev ü Şīrīn'inde adların kavram alanı

12. yüzyılda Genceli Nizamî tarafından Farsça yazılan Ḫüsrev ü Şīrīn adlı mesnevi, 14. yüzyılın ilk yarısında Kutb mahlaslı bir şair tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Bu çeviri Harezm-Altın Ordu Türkçesi eserlerindendir. Mesnevi, Berke Fakih tarafından 1383 tarihinde istinsah edilmiştir. Ḫüsrev ü Şīrīn'in, Berke Fakih tarafından istinsah edilen tek nüshası vardır. Bu nüsha, Paris Millî Kütüphanesinde 312 numara ile kayıtlıdır. Mesnevi, doksan başlıktan ve 4733 beyitten oluşmaktadır. Harezm-Altın Ordu Türkçesi eserlerinden olan Kutb' un Ḫüsrev ü Şīrīn adlı mesnevi çevirisinin söz varlığını ele aldığımız çalışmanın giriş bölümünde sözcüğün tanımı, söz varlığı hakkında genel bir bilgi, eserin mütercimi, eserin telif tarihi, eserin içeriği, eserin konusu, eser üzerinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme kısmında Hüsrev ü Şīrīn' de geçen adları; temel söz varlığı unsurlarından olan özel adlar, yer adları, organ adları, gökyüzü ile ilgili adlar, araç adları, bitki adları, hayvan adları, yiyecek adları vb. başlıklar ile bu adların geçtikleri örnek beyitler verilmiştir. Ayrıca eserde kullanılan terkipler ve anlamları, deyimler, yabancı adlar ve kökenleri, Türkçe adlar hakkında bilgi verilmiştir. Kullanılan bu adların kökenlerinin kullanım sıklıkları sayısal veriler şeklinde verilmeye çalışılmıştır. Ele alınan eseri tanıtmak, bu eserin yazıldığı dönemin söz varlığı hakkında bilgi sahibi olmak bu tezin amaçları içindedir. Çalışmanın en önemli gayesi ise Hüsrev ü Şīrīn adlı eserle ilgili ileride yapılacak olan çalışmalara katkı sağlamaktır.

AdlarBerke FakihHusrev u Şirin+4
Asiye Çinar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özbek Türkçesinde bitki adlarıyla kurulan Özbek atasözleri

Çalışmada, Özbek atasözlerinin yer aldığı kaynaklar taranarak bitki adlarının geçtiği atasözleri tespit edilmiştir. Tespit edilen atasözleri bitki türlerine göre tahıllar, baklagiller, meyveler, sebzeler, çiçekler, otlar, ağaçlar, endüstri bitkileri, çalılar ve genel bitkiler olarak tasnif edilip çeviri yazı harfleri ile yazılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Bu çalışmada yer alan Özbek atasözlerinde birbirinden farklı seksen iki bitki adı geçmektedir. Araştırmada, atasözlerinde ifade edilen kavramlar kısaca açıklanmış, bitki adlarının atasözlerine kattığı anlamlar belirtilmiş, varsa atasözlerinin varyantları sıralanmış ve her bitki adının kaç atasözünde geçtiği ifade edilmiştir. Aynı zamanda, Özbek atasözlerinde yer alan bitki adları köken bilimi bakımından da incelenmiştir. Tezin son kısmında, Özbek atasözlerinde geçen bitki adlarının sözlüğüne yer verilmiştir. Neticede, Özbek atasözlerindeki bitki adlarının çoğunlukla metafor olarak kullanıldığı, aile, soy, arkadaşlık, komşuluk, vatan, cimrilik, değer gibi kavramları ifade ettiği ve köken bilimi bakımından atasözlerinde en çok Türkçe kökenli sözcüklerin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır.

AdlarAtasözleriBitki adları+4
Sema Ünüvar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye Türkçesi ağızlarında bitki ve hayvan isimleri

"Türkiye Türkçesi Ağızlarında Bitki ve Hayvan İsimleri" adlı tez çalışması bitki ve hayvan isimlerinin kavram alanını belirmek ve bu alandaki boşluğu doldurabilmek için hazırlanmıştır. "Türkiye Türkçesi Ağızlarında Bitki ve Hayvan İsimleri" adlı tezimizi hazırlamadaki ana gayemiz, Türk milletinin tabiata bakış tarzının ortaya konulması olmuştur. Böylece bu çalışmada, Türkçenin bitki ve hayvan isimleri alanındaki sözvarlığını bir arada derleme amaçlanmaktadır.Türkiye Türkleri, Anadolu'da hem geçimini sağlamak hem de yiyeceğini temin etmek için hayvan ve bitki yetiştiriciliği ile meşgul olmuşlardır. Bitkiler ve hayvanlar Türk kültüründe geniş bir etki alanı içerisinde yer almıştır. Bazı hayvanlar kutsallaştırılıp totem hâline getirilmiş, bazıları pek önemsenmemiş, bazılarından da sadece giyim kuşam yanında diğer doğal ihtiyaçlar amacıyla faydalanılmıştır. Bitkilerden de halk hekimliği yanında tıp ve eczacılık, kozmetik ve tekstil gibi birçok alanda fayda sağlanmıştır. Türkler'in çok eski devirlerde tarımla uğraşmaya başladıkları ve her türlü geçimlerini onlardan sağladıkları belirlenmiştir. Hayvanların etinden, sütünden ve süt ürünlerinden faydalandıkları gibi daha sonraki zamanlarda avcılıkla da ilgilenmeye başladıkları görülmüştür. Yarı göçebe bir hayat tarzı sürdüren Türkler, bitki ve hayvan isimlerini halk kültürünün ve felsefesinin özlü ifadeleri olan deyim ve atasözlerinde fazla sayıda kullanmışlardır. İsimleri verme ve kullanma bakımından da Türk milletinin hayat felsefesini bir yönüyle yansıtmak da diğer bir amacımız olmuştur. Bu sebeple Türkiye Türkçesinin ulaşılabilen bütün kaynakları taranmış ve farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Hayvanlar; renkleri, yapıları, organları gibi fiziksel özellikleriyle beslenme ve üreme özelliklerine göre çeşitli isimler almıştır. Bitkiler; köküne, yetiştiği ortama, görünüşüne, rengine, uzunluğuna, kokusuna, kullanılışına, (insanlara ve organlarına, hayvan ve organlarına, eşyalara, diğer varlıklara) benzetme yoluyla çeşitli isimler almıştır. Adlandırmalara bakıldığında, Türkçenin kavramlaştırmada doğadaki nesnelere dayandığı ve somut bir anlatım dili kullandığı görülmektedir. Benzetmelere dayalı adlandırmalar yanında ad aktarmalarıyla ve deyim aktarmasıyla yapılan adlandırmalar da farklı özellikleriyle dikkat çekmektedir. Anadolu ağızlarında bunun yanında güzel adlandırma örnekleriyle benzetmeli, aktarmalı adlandırmaların tanığı olan, somut kavramlara da rastlanmıştır. Bir hayvana ya da bitkiye bir yörede başka bir isim verilirken başka bir yörede farklı bir isim verilmektedir. Bunun yanında aynı isim, yöreler arasında farklı anlamlara geldiği gibi farklı bitki ya da hayvan isimlerine verilmektedir.Türk dili ve edebiyatının yazılı ve sözlü malzemeleri incelendiğinde, Türkçenin bitki ve hayvan isimlerinin zengin ve çeşitli olduğu görülmektedir. Bitki ve hayvan isimleri, şahıs adlarında, halk hekimliğinde, yargı ve düşünce kalıplarında, gelenek görenek ile ilgili ifadelerde, inançlarda ve rüyalarda kendisini önemli derecede hissettirmektedir. Aynı zamanda kültür dilindeki kişileştirme, konuşturma, benzetme gibi söz sanatlarında ve destanlarda duygu ve düşüncelerin iletilmesi amacıyla da hayvan isimlerinden faydalanılmıştır. Türkler, bazı bitki ve hayvan adlarından bazılarını şahıs lakap ve unvanı ile yer adlarında kullanmışlar, bu adlandırmada yırtıcı kuşlar, pençeli hayvanlar ile evcil olanlardan özellikle erkek cinslerinin isimlerini gücü temsil ettiğinden dolayı tercih etmiştirler. Aynı zamanda kız çocuklarına da doğada bulunan güzel ve narin yapılı hayvan isimlerinin verildiği görülmüştür.Anahtar Sözcükler:1.Türkiye Türkçesi2.Anadolu Ağızları3.Bitki ve Hayvan Adları4.Dilbilim, Adbilim5.Sözcükbilim6.Adlandırma

AdlarAnadolu ağızlarıAğızlar+4
Kürşat Efe
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Gaziantep ili yer adları üzerine bir inceleme

Yeryüzünde var olan canlı-cansız her şey, bir adla belirtilir ve kendisine verilen bu adla diğerlerinden farklılaştırılır. O halde bir ada, tanımlamaya sahip olmayan bireyin, nesnenin ya da durumun olmadığını söylemek mümkündür. Adların gramatik açıdan taşıdığı bu önemle birlikte sosyolojik bakımdan da irdelendiğinde geri planında ortak kültürel bir belleği bünyesinde barındıran sembolik göstergeler olduğu görülecektir. Her türlü varlığın, nesnenin kimliğini somutlaştıran bu göstergeler içerisinde oldukça büyük önem arz edeni ise yer adlarıdır. Yer adları, basit birer coğrafik tanımlamanın çok ötesinde; yaşanılan toprak parçasının bir millete vatan oluşunun tapu senedidir. Yaklaşık dokuz asırdır Anadolu'nun her karışını yurt tutan Türkler, bu toprakların dağına, tepesine, ovasına, yaylasına, kültürlerini ve düşünce dünyalarını şifreleyen manalı adlar vermişlerdir. Bu adların irdelenmesiyle hem bu kültür somutlaştırılabileceği gibi hem de Türk dilinin tarihi gelişimi hakkında da bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır. Bu çalışmada, Gaziantep ili yer adlarını oluşturan yaklaşık 8.000 civarında ilçe, köy, kasaba, dere, tepe, dağ vb. yer adı, yapı, köken ve anlam bakımından incelenmiştir. Neticede Türk dilinin tarihsel gelişimi ile Türk ad verme felsefesine ait ipuçlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, ad bilimi, yer adları, su adları, dağ adları

AdlarGaziantepYer adları
Gülşah Parlak Kalkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
10
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Türk lehçelerinde bitki isimleri

ÖZET Bitki adları bilimine kaynak teşkil edecek olan "Tarihî Türk Lehçelerinde Bitki isimleri" adlı bu çalışmada farklı dönemlerdeki önemli eserler seçilmiş ve incelenmiştir. Tarihî Türk lehçelerindeki bitki isimlerinin bir araya getirilmiş olması, bu çalışmanın en önemli özelliğidir. Burada Tarihî Türk lehçeleri ile Orhun, Uygur, Karahanlı, Harezm, Kıpçak, Çağatay, Eski Anadolu ve Osmanlı Türkçesi yazı dilleri kastedilmektedir. Çalışmada, sözü edilen dönemlerde yazılmış metinlerdeki bitki isimleri tespit edilmiştir. Böylece bu çalışma, Türkçenin bitki isimleri alanındaki sözcük hazinesini toplu hâlde gözler önüne sermiştir. Genellikle göçebe bir hayat süren Türk kavimleri, göçebe hayatın bir parçası olarak çiftçilikle de uğraşmışlardır. Eski çağlardan bu yana insanlar hastalıkların tedavisinde de bitkilerden faydalanmışlardır. Ayrıca bitkilerin Eski Türk dünyasında animizm inancının sonucu olarak kutsallaştırıldığı da görülmüştür. Genel olarak bitkilerin adlandırılışına baktığımızda, bitkiler çoğunlukla "ot" sözcüğüyle birlikte kullanılmıştır. Ayrıca bitkiler yetişme yerine, ulus ve topluluklara, yetiştiği zamana, rengine göre ve (insanlara ve organlarına, hayvan ve organlarına, eşyalara, diğer varlıklara) benzetme yoluyla çeşitli isimler almıştır.

AdlarAğızlarBitkiler+4
Özlem Bayrak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Hakas Türkçesinde isim

ÖZET "Hakas Türkçesinde isim" adlı bu çalışma, Söz başı, Giriş, üç bölüm, Sonuç, Kaynaklar ve Terimler listesi kısımlarından oluşmaktadır. Girişte, Hakas Türkçesinin Türk lehçeleri tasnifindeki yeri, Makaslar ve Makasça hakkında, kısa bilgiler verildi. "Yapım" adlı birinci bölümde, eklerle isim kısmında, isimden isim yapan altmış sekiz ek; fiilden isim yapan altmış altı ek tespit edildi. Burada eklerin tarihî ve yaşayan birçok Türk lehçesindeki şekilleri ile semantik tasnifi verildi. Ekler hakkındaki yerli ve yabancı Türkologların farklı görüşleri sunuldu. Sentaktik yolla isim bölümünde, birleşik isimler üzerinde duruldu. Burada, kaynaşmış isimler, tekrarlar, kısaltmalı birleşik sözler ve çeşitli kelime grupları ile yapılan isimlerin tasnifi ile kullanılış şekilleri ele alındı. Hakas Türkçesinde birleşik isimlerin yapılış şeklinin Türkiye Türkçesi ile aynı olduğu, özellikle tekrarların çok sık kullanıldığı ve kısaltmalı birleşik sözlerin kısmen Rusçadakine benzer bir şekilde kullanıldığı tespit edildi. "Çekim" adlı ikinci bölümde çokluk eki, hâl ekleri, iyelik eki, soru eki ve bildirme ifadesi konuları işlendi, isimlerin çekimini oluşturan eklerin tarihî gelişimi, işlevsel özellikleri ve isim kök ve gövdeleriyle, zamirlerle, edatlarla, tekrarlarla kullanılış şekilleri ve özellikleri verildi. "ismin Sınıflandırılması" adlı üçüncü bölümde, özel, cins, topluluk, somut, soyut isimler; yapıları bakımından basit, türemiş ve birleşik sıfatlar ile anlamları bakımından niteleme, -belirtme sıfat ve türleri; zamirler ve türleri, şahıs zamirleri, dönüşlülük zamiri, işaret zamirleri, soru zamirleri, belirsizlik zamirleri, olumsuzluk zamirleri, iyelik zamirleri; zarf ve türleri, zaman zarflan, yer-yön zarfları, sebep zarfları, amaç zarfları, hâl zarfları, miktar zarfları, soru zarfları; sıfat ve zarfların derecelendirilmesi konulan ile sonuç, kaynaklar ve gramer terimleri listesi verildi.

AdlarAğızlarDil bilgisi-isim+4
Mehmet Kara
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Karışık lehçeli eserlerde isim çekim ekleri

Bu çalışma, karışık lehçeli eserlerde isim çekim ekleri üzerine yapılmıştır. Tezde öncelikle karışık lehçeli eserlerin oluştuğu dönem olan Eski Anadolu Türkçesi üzerinde durulmuştur. Sonra Eski Anadolu Türkçesi ve Doğu Türkçesi özelliklerini gösteren karışık lehçeli eserlerden Behcetü'l-Hadâik fî Mev'izati'l-Halâik, Ali'nin Kıssa-i Yûsuf'u, Kitâb-ı Gunya, Kitâb-ı Ata Dede hakkında bilgi verilmiştir. Bu eserler kısaca tanıtıldıktan sonra tezin konusunu teşkil eden isim çekim eklerinin araştırmacılar tarafından işlenişi özetle sunulmuştur. Tezde isim çekim eklerini işlerken şu sıra takip edilmiştir: Ekin tanımı, Eski Türkçedeki kullanılış şekilleri ve örnekleri, incelediğimiz eserlerde kullanılış şekilleri. Sonuç bölümünde bulgular üzerinde genel değerlendirmelere yer verilmiş, tezde yararlanılan kaynaklar yazılarak çalışma tamamlanmıştır.

AdlarDil bilgisi-isimDil bilgisi-çekim ekleri+4
Asiye Kadıoğlu
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe organ adlarının yönelim metaforları açısından incelenmesi

Metaforlar, zihin ve dil bağlamında düşüncenin dile yansımış doğal şekilleridir. Bilişsel süreçlerin doğal bir oluşumu olarak ortaya çıkan metaforlar ister bilinçli ister farkında olmadan kullanımıyla dilsel ifadelerde çoğu zaman merkezi konumdadır. Klasik/geleneksel teorinin benimsediği şekliyle metaforlar, ifadede estetik ve retorik terennümlerle bilinçli ve istekli bir kullanımdır. Modern teori ise metaforu, bilişsel süreçlerle kavramlaştırılan hayat ve içindeki durumların dilsel ifadelerdeki tezahürü olarak görmektedir. Klasik teorinin beyanı, düşüncelerin meteforlar olmadan da tam olarak ifade edilebileceği yönündeyken, modern teori metaforlar olmadan düşünce ve tecrübe boyutlarının dilde tam olarak yerini bulamayacağını yönündedir. Bu açıdan metaforlar dilsel bir gerekliliktir. Modern teori bu gerekliliği, dilin göstergelerden meydana gelen yapısıyla beraber metaforların da geniş ölçüde bu yapının içinde yer alması şeklinde açıklamaktadır. Eldeki çalışmayla modern verilerle yeniden yorumlanan metaforun dil ve biliş ekseni, geleneksel anlayışla beraber gösterilecek Türkçeye yansımalarının nasıl olduğu yine aynı bağlamdan irdelenecektir. Modern teoriler çerçevesinde Türkçedeki organ adları yeni bir bakış açısıyla işlenecek, yönelim metaforlarıyla olan bağı ortaya konulmaya çalışılacaktır. Genel anlamda metaforik anlamların sistematiği üzerinde durulup ve bunun dile yansımaları örneklendirilecektir. Metaforiksel kategoriler hakkında bilgi verilip yönelim metaforları ile bedensel tecrübe boyutunun Türkçe ve diğer dillerde ortaya çıkan organ adlarıyla olan bağı ortaya konulmaya çalışılacaktır. Çalışmamızın iskeletinde bilişsel dilbilimin görüşlerinden faydalanılacak ve bu görüşlerin dile yansımaları irdelenecek. Metinlerden tanıklayacağımız örnekleri vermek suretiyle Türkçedeki organ adları diyakronik-semantik incelemeyle sunulup böylece dilsel işletim sistemi ve farklı semantik oluşumlar ortaya konulacaktır. Anahtar Sözcükler: Metafor, Bilişsel Dilbilim, Türkçe Organ Adları, Yönelim Metaforları

AdlarDil bilgisiDil bilgisi-isim+5
Metin İlhan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

17. yüzyıl (M. 1628-1630) Trabzon Şeriye Sicilleri üzerine ad bilimsel bir inceleme

Bir milletin tarih, kültür, din, dil gibi değerlerini topyekûn bünyesinde barındıran adlar; söz konusu milletin düşünce dünyasını, yaşayış tarzını, söz dağarcığını yansıtan birer ayna hüviyetindedir. Nitekim Türk milletinin de köklü bir ad verme geleneğine sahip olduğu görülmektedir. Bu geleneğin ortaya koyulması ve korunması noktasında yola çıkan ad bilimi özel adları köken, anlam, yapı ve veriliş sebepleri gibi açılardan incelemektedir. Bu çalışmanın amacı, 17. yüzyıl Trabzon'unda kaydedilmiş şerʿî mahkeme belgelerindeki özel adları tespit etmek, türlerine göre ayırmak ve köken, yapı ve anlam sözlüğü oluşturmaktır. Tüm bu sürecin, 17. Yüzyıl Trabzon'undaki özel adların durumuna bir ışık tutması ve Trabzon'da ad verme süreci ve geleneğini takip etme imkânı sunması beklenmektedir. Bu çalışmanın konusu, en genel ifadeyle 17. yüzyıl Trabzon'unda kaleme alınmış şeriye sicillerinin özel adlar bakımından incelenmesidir. Özel adlar, dil biliminin dallarından biri olan ad biliminin araştırma sahasına girmektedir. Ad bilimi ile ilgili yapılan tezlerin sınırlı sayıda olması, dil araştırmaları için bilimsel manada bir eksikliğe işarettir. Türklerin zengin ad verme geleneği göz önüne alındığında, bu inceleme alanıyla ilgili çalışmalara daha yoğun bir şekilde eğilmek gerektiği aşikârdır. Dolayısıyla tarih, hukuk gibi alanlardaki araştırmalara konu olan, genellikle Latin alfabesine aktarılan ve ilgili alanların bakış açısına göre incelenen şeriye sicillerinin 'dil' açısından ele alınması Türk dili alanına önemli katkılar yapacaktır. Bu çalışma kapsamında 17. yüzyılın iki yılını (1628-1630) içine alan 464 sicil metni incelenmiştir. Çalışmanın zaman sınırı gözetilerek yüzyılın ortalarından bir kesitin ele alınmasının yerinde olacağı düşünülmüştür. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Osmanlı'da hukuk sistemi ve bu sistem içerisinde şeriye sicillerinin öneminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde adın tanımı yapılarak varlıklara verilişine göre sınıflandırılmıştır. Adın önemi ve bundan hareketle ad verme geleneği üzerinde durulmuştur. Daha sonra dil bilimi ve çalışmanın esasını oluşturan ad bilimi dalına, terimlerine, alt alanlarına ve tarihî seyrine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü inceleme kısmı olup tablolar hâlinde sunulmuştur. Birinci tablo metinlerden tespit edilen özel adların türlerine göre sınıflandırılmasını içerirken ikinci tablo bu adların alfabetik sıralamasını, kullanılma sıklığını, geçtiği yerin bilgisini, kökenini, yapısını ve anlamını ihtiva etmektedir.

17. yüzyılAdbilimiAdlar+5
Yaren Güner İç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt adlarının eşbiçimliliği: Ankara'daki eczane adları üzerine kurumsal bir inceleme

Değişimlerin sürekli olduğu ve giderek hız kazandığı günümüzde, örgütlerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için değişen koşullara uyum sağlamaları kaçınılmaz olmuştur. Kurumsallaşma yaklaşımı, örgütlerin varlıklarını devam ettirmeleri ve başarılı olabilmeleri için çevre faktörünün önemini belirtmiştir. Kurumsal çevre toplum tarafından kabul görmüş, benimsenmiş normlar, kurallar, yapılar ve uygulamalardan oluşur.Örgütler varlıklarını sürdürmek için meşru görünmek isterler. Bu nedenle, örgüt yapılarını, sosyal sistemlerle yapılandırılan normlar, değerler, inançlar ve açıklamalar doğrultusunda, arzu edilen, uygun, kabul edilir duruma geitrmeye çalışırlar. Örgütler, sadece verimli olmakla kalmayıp, kurumsal çavrenin dayattığı kurallara ve normlara uyum sağlarlar. Sosyal çevre beklentilerine uyum gösteren örgütler, meşruiyetlerini ve varlıklarını sürdürme şanslarını artırırlar.Aynı örgütsel alanda bulunan örgütler aynı ortak değerlere sahip olan çevre beklentilerine göre yapı oluşturduğundan, yapı ve işleyişleri açısından birbirlerine benzerler. Bu benzeşme kavramı kurumsal eşbiçimlilik olarak adlandırılır. Kurumsal aşbiçimlilik örgütler arası yükselen benzerliğin meydana geliş biçimini ve benzerliği etkileyen güçleri açıklar.Dışsal faktörklere uyum gösteren örgütler, meşruiyet kazanırlar ve çevre desteğiyle birlikte varlıklarını sürdürürler. Meşruiyet kazanan örgütler ise, sosyal çevrenin beklentilerine uyumlu bir kimlik kazanmaya çalışırlar.Örgütlerin kendilerine bir kimlik edinmelerindeki amaç, bir yandan bulunduğu çevre tarafından kabul görme, diğer yandan, diğer örgütlerden kendisini farklılaştırma, tanınırlığını ve bütünlüğünü sağlamaktır. Belli logolar, renkler, örgüt adı, davranış tarzları ve iletişim yöntemleri ile kendilerine has, kendilerini diğerlerinden ayırt eden bir takım farklılıklar ortaya koyarak, hem kendi içlerinde bir bütünleşme duygusu oluştururlar hem de çevre tarafından benimsenen bir imaja sahip olurlar.Bu araştırmada, örgütsel kimliğin simgesel bir unsure olan örgüt adları ele alınmıştır. Örgüt adları, örgütlere kurumsal alanda yer edinmesi ve anlam kazandırmasının yanında, kalite, fiyat ve hizmet gibi unsurları içine alarak rekabet ortamında ayırt edici özellikler elde etmelerini sağlar. Böylece örgütler isimleri ile, kendileri için kültürel açıdan çok önemli olan imajlarını simgeselleştirir ve anlam kazandırırlar.Kurumsal kuram meşruiyet tanımı yaparken, bireylerin örgütü kavrayışının önemini belirtmiştir. Diğer taraftan, eşbiçimlilik gösterme ve devamında meşruiyet kazanmanın detayında, örgütsel kimliğin bir unsure olan örgüt adları da kendi içerisinde meşruiyet kazanma adına eşbiçimlilik gösterirler. Burada bahsedilen olgu simgesel eşbiçimliliktir. Simgesel eşbiçimlilik, aynı kurumsal alanda, örgütlerin benzer simgesel niteliğe sahip olmaları ve sonrasında homojenlik göstermeleridir.Bu çalışma, örgüt kimliğinin simgesel bir unsure olan örgüt adlarının, kurumsallaşma ve meşru olma adına eşbiçimlilik gösterdiği tezini savunmaktadır. Bu temel tez sınanmak üzere, niceliksel araştırma yapılmıştır. Bunun için Ankara'da bulunan 1342 eczane adları kullanılmış ve eczane adlarının tür (kaynak) olarak bazı kalıplar içerdiği (yerleşim yeri, ad-soyadı, sağlık ve soy gibi) gözlenmiştir.Kurumsal teorinin temel tezlerinden biri örgütlerin kurumsal çevreye uyum göstermeleri ve paydaşların gözünde kendilerini meşrulaştırma, onlar tarafından kabul görme güdüsünün olduğudur. Belirtilen sosyal çevre beklentileri ile örgütler meşru olmak adına eşbiçimlilik gösterirler. Çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bulgular bu görüşü desteklemiştir. Yapılan çalışmanın sonucunda elde edilen sonuçlar, kurumsal teorinin temel tezini destekler nitelikltedir. Buna göre, Ankara'da belli yerleşim yerlerinde, eczane adlarına ilişkin simgesel eşbiçimlilik gözlenmiştir.

AdlarAnkaraEczaneler+8
Rabia Arzu Kalemci
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesindeki hayvan adlarının karşılaştırılması

Hayvan isimleri söz varlığında önemli yer tutmaktadır. Bir dilin söz varlığında bulunan hayvan isimleri o dilin sahibi olan milletin sosyal hayatının bir göstergesidir. İnsanoğlu tarih boyunca hayvanlarla iç içe yaşamış, dolayısıyla birlikte yaşam sürdükleri hayvan isimleri milletlerin dillerine de yansımıştır. Azerbaycan yazı dili, Azerbaycan Türklerinin yaşadıkları coğrafya ve bu coğrafyanın iklim şartları nedeniyle zengin hayvan türlerine sahiptir. Hayvan isimlerinin çeşitliliği Azerbaycan Türkçesinin söz varlığında da kendini göstermektedir. Azerbaycan Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesindeki Hayvan İsimlerinin Karşılaştırılması adlı çalışmamızda Azerbaycan yazı dilinde geçen hayvan isimlerini Eski Anadolu Türkçesinde kullanılıp kullanılmadığını tespit etmeye çalıştık. Tespit edilen hayvan isimlerinin Azerbaycan Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesi arasındaki biçim ve anlam açısından benzer ve farklı olanları belirlemeye çalıştık. Aynı zamanda Eski Anadolu Türkçesinde geçen hayvan isimlerinin bugün Azerbaycan edebi dilinde kullanılmaya devam edip etmediğini saptamaya çalıştık. Bunun yanında Azerbaycan diyalektlerinde kullanılan hayvan isimlerini de vermeye çalıştık.

AdlarAzericeDil bilgisi+6
Azar Mırzabayov
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kazak kişi adlarının yapısal analizi

Bu çalışmada söz konusu "Kazak Türklerinde Kişi Adları: / (Ḳazaḳ esimderi) / T.J. Januzaḳov – K. S. Esbayeva; Türkiye Türkçesine aktaran Nurettin Aksu. — Ankara: Türk Dil Kurumu, 2003." adlı eserden incelediğimiz 3.256 adet erkek adı, 1204 adet de kadın adı olmak üzere toplam 4460 adet kişi adı bulunmaktadır. Eserde kişi adları, baba adları ve soyadlarının Kazakça doğru yazılışı, imla kuralları temelinde sunulmaktadır. Bu adların yapısı oldukça çeşitlilik arz etmektedir. Çalışmamızda da yapısal olarak çeşitlilik arz eden kişi adlarının anlamlarına, kökenlerine ve yapısal özelliklerine yer verilip bu konular değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Adbilim, Kişi Adları, Ad verme, Türk, Kazakistan.

AdlarKazaklarKazakça+3
Yasin Eski
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Evliya Çelebi Seyahatnâmesinin birinci cildinde isimler

Türk edebiyatında seyahatnâme türünün en bilinen örneği olan Evliya Çelebi Seyahatnâmesi on ciltlik hacimli bir eserdir. Hemen hemen yarım asırlık gezilerde elde ettiği izlenimlerini kendine has üslûbuyla anlatan Evliya Çelebi'nin eserinde otuz civarı farklı dil malzemesi barınır. Bu çalışmada Seyahatnâmenin birinci cildinde yer alan isimlerin kullanımı, iki ana başlıkla yapı ve çekim bakımından incelenmiştir. Her başlık çeşitli alt başlıklara bölünmüş, örnekler sayfa sırasına göre alınmıştır.

AdlarDil bilgisi-eklerDil bilgisi-çekim ekleri+5
Gül Armağan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel coğrafya açısından Ağrı ilinde yerleşme adlarının analizi

Ağrı ili Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat Van Bölümü'nde yer almaktadır. Yaklaşık bin yıldır Türk-İslam medeniyetinin etkisi altında bulunan saha günümüzde Türkiye'nin doğusunda yer almakta olup serhat ili olma özelliği ile varlığını devam ettirmektedir. Tarihi İpekyolu güzergâhı üzerinde yer alan Ağrı ili tarih boyunca birçok medeniyetin etkisi altına girmiş, hepsinden etkiler barındırarak zengin ve köklü bir kültüre sahip olmuştur. Kültürel coğrafya açısından Ağrı ilinde yerleşme adlarının analizi adlı bu çalışma; başta dil bilimin alt dallarından biri olan toponimi araştırmalarına konu olduğu gibi etnografya, tarih, tarihi coğrafya ve kültürel coğrafyanın da çalışma alanlarına girmektedir. Çalışma, Ağrı ilindeki köylerin eski ve yeni adları bir arada ele alınmış olup insan mekân etkileşiminin yer adları üzerindeki etkisi analiz edilmeye çalışılmıştır. Ağrı ili ve köylerinin yer adları ile ilgili olarak yapılan bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi tekniği kulanılmıştır. Elde edilen basılı ve elektronik kaynaklar analiz edilmiş, ardından köylerin hem coğrafi hem de beşeri ve ekonomik özelliklerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu bağlamda, Ağrı Merkez, Diyadin, Doğubayazıt, Eleşkirt, Hamur, Patnos, Taşlıçay ve Tutak ilçelerindeki 562 köy yerleşmesinin yer adlarının doğal coğrafi özelliklerinin yanı sıra tarihi, beşeri ve ekonomik özelliklerinden dolayı isimlendirmelerinin yapıldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Ağrı İlçeleri, Ağrı İli Köy Adları, Köy Adları, Toponimi.

AdlarAğrıKültürel coğrafya+2
Nafiye Söylemez
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
10

Related subjects