Adsorption
248 theses under this subject heading
Vermikülit kullanılarak sulu çözeltiden boyar maddenin uzaklaştırılması
Bu çalışmada ham vermikülit (RV) ve ısıl işlem görmüş vermikülit (EV) adsorban olarak kullanılmıştır. RV örneğinin tanımlamasını yapabilmek için bir dizi karakterizasyon analizleri yapılmıştır. X-Işınları Floresans (XRF) yöntemi kullanılarak yapılan analizin sonucunda, RV örneğinin kompozisyonu hakkında bilgiler elde edilmiştir. X-Işını Kırınım (XRD) yöntemi ile RV numunesinden elde edilen XRD deseninde gözlemlenen pikler vermikülitin T-O-T yapısında olduğunu ve tabakalar arasında suyun varlığını doğrulamıştır. Ayrıca yapıda mika ve potasyum feldispat varlığını da göstermiştir. Brunauer-Emmet-Teller (BET) yöntemi ile RV ve EV numunelerinin yüzey alanları sırasıyla 2,90 m2 /g ve 2,89 m2 /g olarak saptanmıştır. Barrett-Joyner-Halenda (BJH) yöntemi ile RV ve EV için BJH adsorpsiyon gözeneklerinin kümülatif yüzey alanları sırasıyla 2,25 m2 /g ve 3,04 m2 /g olarak belirlenmiştir. RV ve EV adsorbanlarının mikro gözeneklere sahip olduğu tespit edilmiştir. RV ve EV örneklerinin morfolojik analizi Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Alınan görüntülerde, her iki adsorbanın plakalı bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. Her iki adsorban malzemenin sulu çözeltiden bir tekstil boyası olan Maxilon® Blue GRL (%300) (MBG) uzaklaştırma davranışları değişen başlangıç boya derişimi, zaman, pH ve sıcaklık şartları altında incelenmiştir. Oda sıcaklığında maksimum 20 mg/L boya derişimde elde edilen maksimum adsorpsiyon kapasite değerleri RV için 4,44 mg/g iken EV için 5,97 mg/g'dır. Maksimum boya giderim değeri pH 7,0'de elde edilmiştir. Adsorpsiyon kinetiği incelemesinde, adsorpsiyon olayının yalancı birinci dereceden kinetikle ilerlediği ortaya koyulmuştur. Termodinamik değerlendirmesinde ise adsorpsiyon olayının kendiliğinden oluştuğu ve ısı alarak ilerlediği yani endotermik özellikli olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan adsorpsiyon izotermi değerlendirmesinden adsorpsiyon olayının Langmuir adsorpsiyon izotermine uyduğu anlaşılmıştır.
Synazol blue KHL tekstil boyasının biyokompozit malzeme ile giderimi ve amberlit XAD 2000 reçinesi ile zenginleştirilmesi
Bu tezin amacı, çeşitli çevresel ve Sanayi atık su örneklerde bulunan bazı tekstil boyar maddelerinin adsorban, iyon değiştirir, biyokompozit materyal kullanımı ile ekstraksiyonu ve giderimi için yeni bir analitik yöntem geliştirilmesi dir. Sulu ortamda bulunan boya madde tayinleri uv ve hplc cihazları kullanılarak yapılacaktır.
Doplanmış polibenzoksazol (PBO) ve grafenkatkılı PVDF nanofiberin sulu çözeltilerde boyarmadde giderimi
Tekstil, deri veya boya gibi birçok endüstrinin atık suları, bazıları potansiyel kanserojen olan tehlikeli ve toksik bileşikler içerir. Tekstil endüstrisinin atık suları hacim ve kompozisyon açısından diğer endüstrilere göre çok daha fazla kirletici özelliğe sahiptir. Çevre ve canlılar açısından arıtma işlemlerinin mutlaka uygulanması zorunlu olmakla birlikte, birçok fabrika maliyetlerin yüksek olması nedeniyle atık sularını herhangi bir arıtma olmaksızın alıcı ortama deşarj etmektedir. Bu çalışmada Reactive Red 239 boyar maddesinin, PVDF adsorbanı kullanılarak atık sudan temizlenmesi amacıyla farklı methodlar denenerek en yüksek verimli çalışma şartları aranmıştır. Boyar maddeyi gidermek için Doplanmış PBO Grafen Katkılı PVDF kullanılmıştır. Adsorpsiyon kinetiği ve adsorpsiyon izotermleri üzerine yapılan çalışmalar, kullanılan PVDF'nin 2 ppm ve 2 pH'da %83 adsorplamaya kadar çıktığı görülmüş ve bu nedenle doğru bir adsorban seçimi olabileceğini göstermiştir.
İçme sularında adsorpsiyon ile pestisit giderimi
Bu çalışmanın amacı çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek toksik ve kalıcı mikrokirleticilerden olan, organoklorlu pestisitlerden endrin ve triazin sınıfından bir herbisit olan atrazin gibi pestisitlerin su kaynaklarından adsorpsiyon yöntemi ile uzaklaştırılmasıdır. Endrin ve atrazinin içme suyundan adsorpsiyon yöntemi ile uzaklaştırılması, demir ile modifiye edilmiş zeolit (FeZ) adsorban maddesi kullanılarak kesikli adsorpsiyon deneyleri ile araştırılmıştır. Adsorban madde olarak kullanılan klinoptilolit, adsorplama kapasitesinin arttırılması ve farklı yüzey özelliklerine sahip olabilmesinin sağlanması amacıyla demir kullanılarak modifiye edilmiştir. FeZ materyalinin endrin ve atrazin adsorpsiyon kapasitesi temas süresinin artmasıyla artmış ve endrin için gerekli denge süresi 5 saat, atrazin için ise 10 saat olarak bulunmuştur. Bulunan denge sürelerinde FeZ materyalinin adsorpsiyon kapasitesi endrin için 57,89 μg/g, atrazin için ise 55,80 μg/g' olarak hesaplanmıştır. pH, adsorban madde miktarı ve başlangıç endrin veya atrazin konsantrasyonlarının endrin veya atrazin giderim verimi üzerine etkisi Box-Behnken istatistiksel deney tasarım yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Box-Behnken istatistiksel deney tasarım yönteminden faydalanılarak gerçekleştirilen deneyler sonucunda elde edilen yanıt yüzey fonksiyonlarına göre FeZ üzerine endrin adsorpsiyonunda optimum pH değeri 6 atrazin adsorpsiyonunda ise optimum pH değeri 4 olarak bulunmuştur. Belirlenen pH değerinde optimum adsorban madde miktarı endrin için 0,08 g, atrazin için ise 0,09 g olarak belirlenmiştir. Elde edilen optimum işletme şartlarında ve 500 ppb başlangıç endrin ve atrazin konsantrasyonunda elde edilen maksimum adsorpsiyon verimi sırasıyla % 95,96 ve % 96,12 olarak bulunmuştur. FeZ materyali üzerine endrin ve atrazin adsorpsiyonunun, Freundlich izotermine uyduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yalancı ikinci dereceden kinetik modelin FeZ üzerine endrin ve atrazin adsorpsiyonunda oldukça iyi korelasyon sağladığı görülmüştür.Daha sonra doldurulacaktır.
İmidazol fonksiyonel grubuna sahip kriyojeller ile lizozim adsorpsiyonu
Sunulan bu tez çalışmasında, süpermakrogözenekli kriyojeller sentezlendi ve sulu çözeltiden liozim uzaklaştırılması için kullanıldı. İmidazol fonksiyonel grupları, komonomer olarak n-vinilimidazol kullanılarak kriyojellere pseudo-spesifiklik (sahte özgüllük) kazandırmak amacıyla temel bir polimerik iskelete dahil edildi. Kriyojeller, plastik bir şırınga kolonu içinde kısmen dondurulmuş monomerlerin sulu bir çözeltisinde kriyojelasyon yoluyla hazırlandı. poliakrilamit-N-vinil imidazol) [poli(Aam-VIM)] kriyojeller, suda çözünür ve afinite ligandı olarak fonksiyonel monomer olan N-vinil imidazolün, hidrofilik ve jelleştirici amacıyla Akrilamit monomeri ile çapraz bağlayıcı olarak N-N Metilenbisakrilamit varlığında polimerizasyonu yoluyla hazırlandı. Sentezlenen kriyojellerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini değerlendirmek için yapılan karakterizasyon çalışmaları kapsamında şişme testi, Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), elementel analiz, Alan Emisyonlu Taramalı Elektron Mikroskobu (FESEM) ve Termo Gravimetrik Analiz (TGA-DTA) yöntemiyle yapıldı. poli(AAm-VIM) kriyojelleriyle sulu çözeltiden lizozim adsorpsiyonu çalışmaları pH 9.0 tamponunda gerçekleştirildi. Adsorpsiyon sürecindeki optimum koşulların belirlenebilmesi için başlanıç derişimi taraması, iyonik şiddet etkisi, sıcaklık etkisi, kolonun akış hızı gibi parametreler ışığında lizozim adsorpsiyonu için en uygun koşular belirlenmiş oldu. Adsorpsiyon parametrelerinin matematiksel olarak değerlendirilebilmesinde izoterm modeli olaral Langmuir ve Freundlich izoterm modelleri çalışıldı. Elde edilen regresyon katsayısı sonuçarına göre, lizozim adsorpsiyonun Langmuir izoterm modeliyle daha uyumlu olduğu saptandı. SDS-PAGE analizi neticesinde, pol(AAm-VIM) kriyojel kolonunun sulu çözeltiden lizozim ayrımı için saflık kontrolü gerçekleştirildi. Adsorpsiyon-desorpsiyon döngüsü içeriğinde gerçekleştirilen tekrar kullanılabilirlik deneyleri ile poli(AAm-VIM) kriyojel afinite kolonların inertliği ve rejenerasyon kabiliyeti ölçümlendi
Çeşitli biyokütleler ile farklı bazik boyar maddelerin atıksulardan uzaklaştırılması
Bu çalışmada adsorpsiyon prosesi ile Basic Blue 41 (BB41) ve Basic Violet 16 (BV16) boyar maddelerinin giderimi amaçlanmıştır. Deneylerde pH'ın, adsorbent dozajının, deney süresinin, başlangıç boyar madde konsantrasyonunun ve sıcaklığın adsorpsiyon sürecine etkisi incelenmiştir. Adsorbent olarak meşe palamudu şapkası (Quercus coccifera) ve atık adaçayı (Salvia Officinalis) kullanılmıştır. Deneyler 125-500 µm partikül boyut aralığına sahip adsorbentlerle yürütülmüş olup, BB41 çözeltisi ile yapılan çalışmalarda pH değeri 8 ve adsorbent dozajı 0,1 g/100 mL iken; meşe palamudu şapkası için %95,8 verime, atık adaçayı için %95,97 verime ulaşıldığı belirlenmiştir. BV16 çözeltisi ile gerçekleştirilen çalışmalarda ise aynı pH değeri ve adsorbent dozajında meşe palamudu şapkası için %87,25, atık adaçayı için ise %91,33 giderim verimi elde edilmiştir. Bu değerler 25°C'de yapılan çalışmalar için geçerlidir. İzoterm modelleme çalışmaları neticesinde, izoterm modelleri kıyaslandığında elde edilen veriler açısından meşe palamudu şapkasının Langmuir, atık adaçayı adsorbentinin ise genel olarak Freundlich izoterm modeline uyumluluk gösterdiği belirlenmiştir. Meşe palamudu şapkası BB41 ve BV16 için sırasıyla 222,22 mg/g ve 106,38 mg/g maksimum tutma kapasitesi sunarken, atık adaçayı ise BB41 ve BV16 için sırasıyla 344,83 mg/g ve 147,06 mg/g maksimum tutma kapasiteleri sergilemiştir. Kinetik ve difüzyon modellerinin kıyaslanmasında ise her iki adsorbentin de yalancı 2. dereceden kinetik modeline uyum sağladığı belirlenmiştir. Adsorbentler kıyaslandığında, atık adaçayının meşe palamudu şapkasından düşük dozajda bile az da olsa daha iyi giderim verimine ve daha iyi tutma kapasitesine sahip olduğu gözlemlenmekle birlikte iki adsorbentin de farklı bazik boyar maddeler için önemli adsorpsiyon potansiyeli taşıdıkları ve yenilikçi ve çevre dostu olmaları açısından umut vadettikleri sonucuna varılmıştır.
Asitle aktiflenmiş ve ağır metal katyonlarıyla değiştirilmiş şabazit zeolitinin adsorpsiyon, termal ve yapısal özellikleri
Bu çalışmada, Ankara-Bala yöresinden elde edilen doğal şabazit minerali ile 1 M ağır metal nitrat çözeltileri ile işleme tabi tutulmuş modifiye formlarının (DSAB, CuSAB, FeSAB ve AgSAB) ve 0.1, 0.5, 1, 2 ve 3 M HCl asit çözeltileri ile aktiflenmiş formlarının (01HSAB, 05HSAB, 1HSAB, 2HSAB ve 3HSAB) yapısal, ısıl ve adsorpsiyon özellikleri incelenmiştir. Zeolit numuneleri x-ışını floresans spektroskopisi (XRF), x-ışını kırınımı (XRD), enerji dağılım spektrometresi ilaveli taramalı elektron mikroskobu (SEM/EDS), termogravimetrik/diferansiyel termal analiz (TGA/DTA) ve N2 adsorpsiyonu yöntemleri kullanılarak karakterize edilmiştir. Kantitatif XRD analizi sonucunda, doğal şabazit numunesinin ana mineral olarak şabazit ve buna ek olarak klinoptilolit ve erionit içerdiği belirlenmiştir. Şabazit numunelerinin 0 C ve 25 C'deki CH4 (metan) adsorpsiyonu izotermleri 100 kPa basınçlara kadar volumetrik cihaz kullanılarak elde edilmiştir. Şabazit zeolitlerinin CH4' e karşı olan ilgisinin ve adsorpsiyon kapasitesinin esas olarak değişebilir katyonların türüne bağlı olduğu ve 100 kPa basınçlara kadar 25 °C'deki adsorplama kapasitelerinin AgSAB > DSAB > CuSAB > 01HSAB > FeSAB > 05HSAB > 1HSAB > 2HSAB > 3HSAB sırasında azaldığı belirlenmiştir. 0 °C ve 100 kPa basınçlara kadar olan metan adsorpsiyonu ise AgSAB > CuSAB > DSAB > 01HSAB > 05HSAB > FeSAB >1HSAB > 2HSAB > 3HSAB sırasında azalmıştır.
Paulownia ağacından elde edilen aktif karbonun sulu çözeltiden boyar madde gideriminde değerlendirilmesi
Aktif karbon; yüzeyi genişletilmiş, gözenekli yapıya sahip bir karbon şeklidir ve organik maddelerin yüksek sıcaklıkta, oksijensiz ortamda karbonizasyonuyla üretilir. Kimyasal aktivasyonun, yüksek yüzey alanına ve dar mikro gözenek dağılımına sahip karbonlar elde etmede etkin bir yöntem olduğu bilinmektedir. Aktif karbonların en bilinen uygulama alanları; saflaştırma, organik kirleticilerin içme suyundan uzaklaştırılması ve seçici adsorpsiyonla kimyasalların geri kazanımıdır. Avantajları, yüzeylerindeki geniş gözenekli yapı sayesinde organik bileşikleri adsorbe ederek sudan etkili bir biçimde uzaklaştırabilmeleridir. Bu çalışmada, Paulownia ağacı odunundan ZnCl2 ile kimyasal aktivasyon yapılarak üretilen aktif karbon kullanılarak, metilen mavisi (MB) ve metil oranj (MO) boyalarının sulu çözeltilerinden giderimi incelenmiştir. MB ve MO için, optimum derişim değeri belirlenip pH, sıcaklık, adsorban miktarı ve temas süresi etkileri araştırılmıştır. Elde edilen izoterm verileri Langmuir ve Freundlich izoterm denklemlerine göre analiz edilmiş ve sonuçların Langmuir denklemine uygun olduğu belirlenmiştir. Aktif karbonun zamana bağlı olarak boya giderim hızı, sabit boya başlangıç derişiminde incelenmiş ve elde edilen veriler sözde 1. mertebe ve sözde 2. mertebe adsorpsiyon kinetik modellerine göre analiz edilmiştir. Her iki boya için sonuçlar sözde 2. mertebe modelin adsorpsiyon kinetiğini daha iyi tanımladığını göstermiştir.
Su içerisindeki ağır metal iyonlarının kuluncak (Malatya) vermikülitleri üzerine adsorpsiyonu
Adsorpsiyon uygulamalarındaki ucuz sorbent arayışı, kil minerallerinin ağır metal iyonlarını tutabilme özelliğinin araştırılmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, atık sulardaki Zn2+, Pb2+ ve Cr3+ iyonlarının Kuluncak (Malatya) vermikülitleri üzerine adsorpsiyon mekanizması belirlenmiştir. Bu amaçla, değişik koşullarda kesikli adsorpsiyon deneyleri yapılmış olup, optimum proses parametreleri belirlenmiştir. Elde edilen veriler bilinen adsorpsiyon modellerine uyarlanmıştır.Zn+2, Pb+2 ve Cr+3 iyonlarının vermikülit ile gideriminde; adsorban dozajı, karıştırma süresi, metal iyon derişimi, pH, gibi parametrelerin etkileri araştırılmıştır. Ayrıca çökelmenin adsorpsiyon ve metal iyon giderimi üzerine etkisi incelenmiştir. Bu ağır metal iyonlarının vermikülit ile giderimi için izoterm çalışmaları yapılmış ve elde edilen adsorpsiyon verilerinin Langmuir izoterm modeline uyduğu belirlenmiştir.Deneysel çalışmalar sonucunda 100 mL toplam çözeltideki optimum adsorban miktarı 1 g, karıştırma süresi 2 saat ve pH; çinko için pH 7, kurşun ve krom için ise pH 5,5 olarak belirlenmiştir. Buna göre maksimum adsorplama kapasitesi; çinko için 15,32 mg/g, kurşun için 29,59 mg/g ve krom için ise 27,70 mg/g olarak bulunmuştur.Sonuç olarak optimum şartlar sağlandıktan sonra vermikülit minerali diğer adsorbanlarla karşılaştırıldığında, Kuluncak vermikülitlerinin adsorban olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir
Çeltik kabuğunun pirolizi ile elde edilen biyokömürün karakterizasyonu ve çevresel kirleticilerin gideriminde etkinliğinin araştırılması
Bu çalışmada, çeltik kabuğunun pirolizi sonucu elde edilen biyokömür (ÇKB) ürünü, bazik aktivasyon ajanı (KOH) kullanılarak, kimyasal olarak aktive edilmiştir. Aktivasyon işlemi ÇKB ürününün yüzey alanını arttırmak ve daha gözenekli bir adsorban (ÇKB-KOH) elde etmek için yapılmıştır. Ham çeltik kabuğunun karakterizasyonu TGA ve elementel analiz ile yapılırken, hazırlanan ÇKB-KOH ürünü SEM, BET ve FT-IR analizleri ile karakterize edilmiştir. ÇKB-KOH ürününün BET yüzey alanı ve gözenek hacmi değerleri sırasıyla 2.298 m2/g ve 0,812 cm3/g olarak ölçülmüştür. CO2 adsorpsiyon kapasitesi 25 °C sıcaklıkta termogravimetrik analiz yöntemi kullanılarak belirlenmiş olup, maksimum adsorpsiyon kapasitesi 152 mg/g olarak hesaplanmıştır. Elde edilen yüksek CO2 tutma kapasitesi, hazırlanan gözenekli karbon iskelet yapısına sahip aktif biyokömür ürününün küresel iklim değişikliğine sebep olan bu gazın giderimi için kullanılabilecek düşük maliyetli ve etkin bir adsorban olduğunu göstermiştir. Hazırlanan aktifleştirilmiş biyokömür ayrıca sulu çözeltiden metil kırmızısı (MK) boyarmaddesinin giderimi için kullanılmış ve pH, temas süresi, sıcaklık, başlangıç boyarmadde konsantrasyonu ve adsorban dozu gibi çeşitli çalışma parametreleri kesikli adsorpsiyon sisteminde optimize edilmiştir. Sulu çözeltilerden MK giderimi için optimum adsorpsiyon koşulları; pH = 6,0, T=25 °C, Co=50 mg/L ve adsorban dozajı 0,1 g/250 mL çözelti olarak belirlenmiştir. Bu koşullarda 140 dakikada ulaşılan maksimum denge adsorpsiyon kapasitesi değeri 62,06 mg/g olup, ulaşılan maksimum MK giderim verimi ise %99,31 olarak hesaplanmıştır. Adsorpsiyon dengesinin matematiksel tanımı için Freundlich, Langmuir ve Temkin adsorpsiyon modelleri kullanılmıştır. Deneysel veriler Temkin izotermi ile en iyi uyumluluğu göstermiştir. Adsorpsiyon kinetiğini incelemek için yalancı birinci derece, yalancı ikinci derece ve parçacık içi difüzyon kinetik modellerine ait mekanizmaların varsayımına dayanan adsorpsiyon modelleri deneysel verilere uygulanmıştır. Kinetik veriler, yalancı ikinci dereceden kinetik modele daha iyi uyum göstermiştir. Hesaplanan termodinamik parametreler, metil kırmızısı adsorpsiyonunun kendiliğinden, ekzotermik ve artan rastgelelik doğasını göstermiştir.
Manyetik poli (egdma-n-vinilkaprolaktam) рartiküllerin salisilik asit adsorpsyonunun araştırılması
Aspirinin etken maddesi asetilsalisilik asit'tir ve steroid olmayan ağrı kesiciler grubuna ait bir ilaçtır. Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kan sulandırıcı özellikleri vardır. Aspirinin ham maddesi olan salisilik asit ve türevleri söğüt gibi bazı bitkilerin yaprak ve kabuklarında bulunur. Salisilik asit antiseptiktir ve bazı gıdalara koruyucu olarak ta katılır. Bu çalışmada, süspansiyon polimerizasyon tekniği ile manyetik polimerik mikropartiküller sentezlenmiştir. Polimerizasyonda kullanılan manyetik malzeme, süperparamanyetik ve biyouyumlu özelliklerinden dolayı demir (II, III) oksit (Fe3O4) olarak seçilmiştir. Bu polimerizasyon yöntemi iki fazda gerçekleşti. Dispersiyon fazı stabilizörün saf suda çözünmesiyle hazırlanıp, organik fazda gözenek oluşturucu özelliği nedeniyle toluen tercih edilmiştir. Bu fazda başlatıcı, çapraz bağlayıcı ve monomer karıştırılarak homojen bir karışım elde edilmiştir. İki faz da kapalı bir polimerizasyon reaktöründe manyetik karıştırıcı kullanılarak karıştırılacak ve polimerizasyon reaksiyonu gerçekleştirildi. Salisilik asit, adsorpsiyon yöntemi ile sentezlenmiş manyetik polimerik partiküllere yüklendi. Salisilik asit adsorpsiyonu üzerine, konsantrasyon, sıcaklık ve zaman parametrelerinin etkileri araştırıldı. Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), gözlemleri parçacıkların partikül olduğunu gösterdi. Bu partiküller üzerine salisik asit adsorpsiyonu başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Geliştirilmiş manyetik polimerik partiküller, ilaç salınımı için potansiyel bir aday olup, inflamasyonun bulunduğu bölgeye ilaç salınımı için salisilik asit taşıyıcısı olarak kullanılabilir.
Manyetik poli(etilen glikol dimetakrilat-n-izopropilakrilamid) partiküllerinin sitikolin adsorpsiyonunun araştırılması
Manyetik poli(etilen glikol dimetakrilat-N-izopropil akrilamid) [m-poli(EGDMA-N-IPAAm)] partiküllerinin sentezi, manyetik özelliğin kazandırılabilmesi amacıyla Fe3O4 nanopartikülleri kullanılarak süspansiyon polimerizasyonu metoduyla gerçekleştirildi. Elde edilen partiküllerin karakterizasyonu için elemental analiz, taramalı elektron mikroskopisi, Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi, Brunauer-Emmett-Teller analizi ve elektron spin rezonans spektroskopisi teknikleri çalışıldı. m-poli(EGDMA-N-IPAAm) partiküllerinin yapısında %3,30 oranında azot tespit edildi. Partiküllerin spesifik yüzey alanı 64,57 m2/g, g faktörü 1,75 olarak belirlendi. Karakterizasyon sonuçları, elde edilen polimerik partiküllerin manyetik özelliğe sahip olduğunu göstermektedir. m-poli(EGDMA-N-IPAAm) partiküllerinin potansiyel bir ilaç taşıyıcısı olarak uygunluğu araştırıldı. Bunun için model ilaç olarak sitikolin seçildi. İlacın partiküllere yüklenmesi adsorpsiyon yöntemiyle gerçekleştirildi ve adsorpsiyona etki eden sıcaklık, zaman ve başlangıç konsantrasyonu parametreleri incelendi. Sıcaklık etkisinin değerlendirilmesinde, adsorpsiyon kapasitesinin en yüksek olduğu sıcaklığın 25 ºC olduğu ve sıcaklık artışının adsorpsiyon kapasitesini düşürdüğü gözlemlendi. Elde edilen adsorpsiyon verilerine Langmuir ve Freundlich izoterm modelleri uygulandı ve m-poli(EGDMA-N-IPAAm) partiküllerinin sitikolin adsorpsiyonunun Langmuir izotermine uyduğu belirlendi. Adsorpsiyon kinetiğinin incelenmesi için yalancı birinci dereceden, yalancı ikinci dereceden ve partikül içi difüzyon kinetik modelleri kullanıldı ve adsorpsiyon sürecinin yalancı birinci dereceden kinetik modeline uyduğu görüldü.
Ham ve ön-işlem görmüş sepiyolit numunelerinin Cu(II) ve Pb(II) alıkoyma davranışlarının XRD, XRF, FTIR, termik analiz (TG-DTA), atomik absorpsiyon teknikleriyle incelenmesi
Bu çalışmada Eskişehir yöresinden elde edilen sepiyolit numunesi demiroksitle muamele edilerek elde edilen ürünün Cu(II) ve Pb(II) tutma kapasitesi sıcaklık, pH, iyonik şiddet, iyon konsantrasyonu ve inorganik ligant varlığında incelendi. Katyon tutturma işlemi batch yöntemiyle dört saatlik muamele süresince uygulandı. Veriler Langmuir ve Freundlich tutunma izotermlerine, yalancı birinci-ikinci derece eşitliklerine de uygulandı. Langmuir modelinin en elverişli model olduğu belirlendi.Artan sıcaklığın HS ve DKS numunlerinde Cu(II) tutunma oranını arttırdığı sonucuna varıldı. 298 K'den 328 K'e değişen sıcaklıkla birlikte HS numunesinde tutulan Cu(II) oranı 14,96 mg/g'dan 39,83'e, DKS numunesinde 21,56'dan 44,52 mg/g olarak değişti. Tutunmaya iyonik şiddet etkisi 0,1, 0,05 ve 0,01 NaNO3 ortamında incelendi.Tutunmaya inorganik ligant etkisi 0,01 M Cl-, SO42- ve HPO42- varlığında incelendi. HS numunesinde tutunma inorganik ligant varlığında azaldı. DKS numunesinde pH 5,3'de 0,01 M SO42- ve HPO42- varlığında tutulan Cu(II) yüzdeleri sırasıyla 92 ve 33 olarak bulundu. Aynı pH'da fakat bu iyonların yokluğunda tutunma yüzdeleri 33 ve 29'dur.Bu çalışmalardan demiroksit kaplaması, artan sıcaklık ve seçimli olarak inorganik ligant varlığının tutunmayı olumlu yönde etkilediği sonucuna varıldı.
Gözenekli polimer jellerin gözenekli yapısına çeşitli ajanların etkisi
Bu çalışmada, monomer olarak akrilamit (AAm), çapraz bağlayıcı olarak N,N'-metilen bisakrilamit (BAAm), başlatıcı olarak amonyum persülfat (APS), hızlandırıcı olarak N,N,N',N'-tetrametiletilendiamin (TEMED), gözenek oluşturucu ajan olarak farklı molekül ağırlıklarında ve kütle kesirlerinde PEG'ler ile farklı kütle kesirlerinde NaHCO3 kullanılarak sulu çözeltide serbest radikal polimerizasyon reaksiyonu ile çapraz bağlı Poli(akrilamit) [P(AAm)] hidrojelleri sentezlenmiştir.Sentezlenen çapraz bağlı [P(AAm)] hidrojellerinin FTIR ve SEM görüntüleri çekilmiş ve karakterize edilmiştir.Çapraz bağlı [P(AAm)] hidrojellerinin şişme özelliklerini araştırmak amacıyla 250C'de dinamik şişme testleri uygulanmıştır. Şişme ve su difüzyonu ile ilgili çok sayıda parametre hesaplanarak şişme karakterizasyonları yapılmış ve sonuçta gözenekli hidrojellerin oluştuğu gözlenmiştir.Tüm bu deneyler en yüksek şişme oranına, en geniş gözenek hacmine sahip hidrojellerin NaHCO3 gözenek oluşturucu ajan ile sentezlenen süper gözenekli P(AAm) hidrojelleri olduğunu göstermiştir. Sentezlenen hidrojellerin su absorplama kapasitelerinin sentezde kullanılan gözenek oluşturucu ajan türüne göre şişme eğrilerinden; NaHCO3>PEG(6000)>PEG(3400)>PEG(1000)>PEG(400)>P(AAm) şeklinde olduğu görülmektedir. Bu değerlerde de gözenek oluşturucu ajan türünün en büyük kütle kesri en yüksek şişme oranını vermiştir.250C'de, kesikli sistem ile metilen mavisi boyar maddesi gideriminde temas süresinin ve metilen mavisi boyar maddesi başlangıç konsantrasyonunun adsorpsiyon üzerindeki etkileri incelenmiştir. Denge adsorpsiyon verilerinin Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon izoterm modellerine uygunluğu araştırılmış, farklı temas süreleri için elde edilen kinetik veriler ile kinetik parametreler hesaplanmıştır.NaHCO3 gözenek oluşturucu ajan varlığında sentezlenen P(AAm) hidrojellerinin metilen mavisi boyar maddesini absorplamadığı görülmüştür. PEG(6000), PEG(3400), PEG(1000), PEG(400), P(AAm) hidrojellerinin metilen mavisi boyar maddesini maksimum adsorplama kapasiteleri ise sırasıyla; 3,5224, 3,2202, 2,1200, 1,5200 ve 1,4200 mg/g olarak hesaplanmıştır. Buradan, PEG(6000) gözenek oluşturucu ajan ile sentezlenen P(AAm) jelinin diğer hidrojellere göre daha iyi performans gösterdiği tespit edilmiştir.
Tekstil atık sularındaki boyar maddelerin modifiye killer ile adsorpsiyon yöntemi ile giderilmesi
Tekstil boyar maddelerin kullanımı endüstride büyük önem taşımaktadır. Ancak tekstil sanayi atık sularında bulunan boyar maddeleri içeren çözeltilerin alıcı ortamlara deşarj edilmesi önemli çevre problemlerine yol açmaktadırBu çalışmanın ilk bölümünde bentonit ile muamele edilecek 4 farklı yüzey aktif madde sentezlenmiş ve oluşturulan bu yüzey aktif maddeler bentonit ile etkileştirilerek modifiye kil elde edilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde sirius blue ve indigo karmin boyaları 16-6-16, 14-6-14, 12-6-12, ve 8-6-8 gemini yüzey aktif maddelerle modifiye edilmiş bentonitin sorpsiyonu incelenmiştir. Sirius blue ve indigo karmin giderim verimi uzerine, sıcaklık (30, 40, 50 oC), başlangıç pH değeri (pH 1-9 arasında), başlangıç konsantrasyonu ( 25, 50, 75, 100, 150 ve 250 mg/L), karıştırma süresi (10, 20, 30, 45 ve 60 dk) ve adsorban miktarının (0,1, 0,2, 0,5 g / 50 mL) etkileri araştırılmıştır. Zamana bağlı olarak kinetik çalışma yapılarak sirius blue ve indigo karminin modifiye edilmiş bentonitle uzaklaştırılması da incelenmiştir. Sorpsiyon UV-vis spektrofotometre ile ölçülmüştür. Sirius blue ve indigo karmin için optimum koşullar belirlenmiştir.Sirius blue için en uygun modifiye bentonitin 12-6-12, indigo karmin için 12-6-12 ve 14-6-14 olduğu görülmüştür.
Yer fıstığı kabuğunun adsorban olarak kullanımı
Yer fıstıgının karbonizasyonu ile elde edilen adsorban üzerine 2,4-D adsorpsiyon kinetigi ve termodinamigi spektrofotometrik yöntemle incelendi. Adsorpsiyon kinetiginin pseudo ikinci dereceden hız denklemine uydugu bulundu. Adsorpsiyon hızının sabit sıcaklıkta konsantrasyonla arttıgı görüldü. Birim adsorban miktarı tarafından adsorplanan madde miktarı ile zamanın karekökü arasında çizilen grafikten intrapartikül difüzyon katsayısı bulundu.Grafikteki, baslangıç egrisi sınır tabaka etkisi ile lineer kısım ise intrapartikül difüzyon ile açıklandı. ntarpartikül difüzyon katsayısı sabit sıcaklıkta konsantrasyon artısı ile arttı. Yer fıstıgı kabugunun karbonizasyonuyla elde edilen adsorban üzerine 2,4-D adsorpsiyonunun Langmuir modeline uydugu belirlendi. Elde edilen termodinamik parametreler, adsorpsiyon prosesinin fiziksel ve egzotermik oldugunu gösterdi. Pozitif Serbest Entalpi degeri adsorpsiyon prosesinin kendiliginden olmadıgını gösterdi. Kendiliginden olmama hali artan sıcaklıkla arttı. Anahtar kelimeler: adsorban, adsorpsyon, bitkisel kabuk, 2,4-diklorofenoksiasetik asit, yer fıstıgı kabugu.
Magnetik nanopartiküller ile sulu çözeltilerden krom giderilmesi
Demir-esaslı nano malzemeler, çevresel uygulamalarda, kirlenmiş toprak ve yeraltı suyunun temizlenmesinde dikkat çekecek derecede etkindir. Bu çalışmada kimyasal birlikte çöktürme yöntemi kullanılarak nano boyutta magnetit üretilmiş ve üretilen malzeme XRD, XRF, FT-IR, SEM, zeta potansiyeli, pH titrasyonu ve BET yüzey alanı ölçümleri ile tanımlanmıştır. Elde edilen adsorbanın Cr(VI) giderim mekanizması farklı pH'larda kesikli ve kinetik çalışmalarla incelenmiş, Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon izotermlerine uygunluğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Nano tanecikler, magnetit, krom giderimi, adsorpsiyon, zeta potansiyeli
Aktif karbon ile sulu çözeltilerden nikel gideriminde kolon çalışmaları
Karbon kökenli her maddeden üretilebilen aktif karbon, genis iç yüzey alanına ve farklı çaplardaki gözenek yapısına sahip olduğundan, gaz ve sıvı fazdaki organik ve inorganik maddeleri adsorblama kapasitesi oldukça fazladır. Bundan dolayı aktif karbonlar evsel ve endüstriyel atıkların içerdiği organik ve inorganik kirleticilerin gideriminde kullanılmaktadır. Nikel; gümüs rafinelerinde, elektro kaplamada, çinko dökümlerde ve pillerde genis kullanım alanı olan bir ağır metaldir. Dolayısıyla insan sağlığı ve çevreye zararlı etkileri olduğundan çevreye desarj edilmeden önce belirli değerlere indirilmelidir. Bu çalısmada, HNO3 asit ve elektrokimyasal aktivasyon metotları kullanılarak farklı sürelerde aktiflestirilmis ticari ve visne çekirdeği aktif karbonları kullanılarak, sürekli kolon sistemleri ile sulu çözeltilerden Ni(II) iyonu giderimi yapılmıstır. Bundan baska, asit konsantrasyonlarının rejenerasyona etkisini incelemek için dört farklı doymus karbonların sürekli kolon sisteminde rejenerasyon çalısmaları yapılmıstır. Anahtar Kelime: Adsorpsiyon, Ni(II) giderimi, Aktif karbon, atık su.
Dioksin ve furan'ın oluşum mekanizmaları ve giderilme teknolojileri
Atık yakma tesislerinin baca gazından çok sayıda kirletici madde salınmaktadır. Bu bilesikler arasında dibenzo-p-dioksin/furan, ekolojik sistemlerde ki en önemli çevresel kirleticilerden biridir. Bu kimyasal maddelerin çok sayıda izomeri ve bileseni olup, oldukça toksiktir. Çogu dioksin bilesigi çevreye, hava yoluyla girmektedir. Havada tasınan bu kimyasallar, küçük partiküllere baglanarak, atmosferde uzun mesafelere tasınabilirler. Dioksin ve furanlar yarı uçucu bilesiklerdir ve çevresel kosullara baglı olarak, atmosferde hem gaz halde, hemde partiküllere baglı olarak bulunurlar. Dioksin/furanlar, atmosferde tasınırlar ve çevresel yüzeylerde depolanırlar. Depolanmadan önce atmosferde tasınması, salınma yüksekligi, sıcaklık, meteorolojik kosullar ve partikül çapını içeren çesitli faktörlere baglıdır. Dioksin/furanlar'ın atmosferden çevresel yüzeylere tasınması, toprak, bitki ve su kolonlarında depolanması, ıslak-kuru depolama prosesleri ya da mistlerle olmaktadır. Yakma tesislerinde soguk bölgede emisyon kontrolü için kullanılan baca gazı arıtma teknolojileri arasında, aktif karbon adsorpsiyon sistemleri, baca gazında bulunan dioksin/furan ve diger toksik maddeleri (örnegin Hg ve diger agır metaller) uzaklastırmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. Aktif karbon adsorpsiyonu genellikle 3 tipte sınıflandırılır. 1. Sürüklenen fazda adsorpsiyon (entrained-flow). 2. Sabit yataklı (fixed bed) reaktör. 3. Hareketli yatak (moving-bed) reaktör. Dünya genelinde bugün dioksin/furanlar aktif karbon ve kireç adsorpsiyon prosesleri kullanılarak etkili bir sekilde kontrol edilmektedir. Bu teknoloji, gaz akımında bulunan dioksin/furan konsantrasyonunu etkili bir sekilde 0.1 ng/Nm3 olan uluslararası limitin altına azaltmaktadır. Bu çalısmada, dioksin/furan uzaklastırma teknolojileri hakkında bazı uygulamalar arastırılmıs ve Türkiye'de bulunan 2 yakma tesisi (ZAYDAS Tehlikeli Atık Yakma Tesisi ve STAÇ Tıbbi Atık Yakma Tesisi) ve sürüklenen fazda adsorpsiyon (entrained flow) prosesi için optimum aktif karbon dozu belirlenerek, bu prosesin dioksin/furanı istenilir sekilde giderdigi ve yanma için uygun teknoloji oldugu sonucuna varılmıstır. Anahtar Kelimeler: Dioksin, furan, adsorpsiyon, dioxin/furan emisyon kontrol ekipmanları.
Atık sulardan adsorpsiyon yöntemi ile antibiyotik giderimi
Antibiyotikler, mikroorganizmaların çoğalmasını ve büyümesini azaltan veya inhibe eden, ve insan bulaşıcı hastalıklarının, hayvancılık endüstrisinin ve su ürünleri yetiştiriciliğinin tedavisinde faydalı olan kimyasallardır. Uygulamadan sonra antibiyotikler vücutta sadece kısmen metabolize edilirken, geri kalan antibiyotikler atılır. Belediye sistemlerinin ve ilaç işletmelerinin kanalizasyon arıtma tesisleri, bu antimikrobiyalleri uzaklaştırmak için yeterince verimli değildir. Ampisilinin farmasötik atık sudan uzaklaştırılması oldukça pahalıdır, ancak bu atıksu çevreye salınmadan önce uygun şekilde arıtılmalıdır. Antibiyotik içeren atık suların arıtımı için mevcut prosesler arasında adsorpsiyon prosesi etkili ve verimli bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Sunulan çalışmada epiklorhidrin ile çapraz bağlanmış kitosan tanecikleri, karboksimetil selüloz çözeltisinde bekletildikten sonra sitrik asit ile çapraz bağlanmıştır. Elde edilen tanecikler ile ampisilin adsorpsiyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, taneciklerin karakterizasyonu FTIR, BET ve SEM/EDX analizleri ile gerçekleştirilmiştir.
Akrilik esaslı gözenekli polimerler ile çevreye zararlı maddelerin giderimi
Bu çalışmada, toluen/siklohekzan çözücü sistemi kullanılarak süspansiyon polimerizasyonu tekniği ile sentezlenen gözenekli ve çapraz bağlı poli(metil metakrilat) (PMMA) kopolimer tanecikler ile sulu çözeltilerden nikel ve fenol giderimi araştırılmıştır. Kopolimerlerin sentezinde başlangıç monomeri olarak metil metakrilat (MMA), çapraz bağlayıcı monomer olarak etilen glikol dimetakrilat (EGDM) ve seyreltici olarak toluen/siklohekzan karışımları kullanılmıştır. Polimerizasyon sisteminde kullanılan çözücü, çapraz bağlayıcı, başlatıcı ve stabilizör miktarları, reaksiyon sıcaklığı, karıştırma hızı vb. parametreler deney şartlarının optimizasyonu ile belirlenmiştir. Toluen/siklohekzan çözücü sistemi bileşimi ve EGDM oranı değiştirilerek farklı gözenekli yapıya sahip kopolimerler sentezlenmiş ve bu parametrelerin kopolimerlerin gözenekliliğine etkisi araştırılmıştır. Kopolimer tanecikler, yoğunluk, hacimce şişme oranı, ağırlıkça şişme oranı, SEM ve FT-IR ile karakterize edilmiştir. Kopolimer taneciklerin gözenekliliği ve yüzey oluşum şekilleri taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile belirlenmiştir. Kesikli olarak gerçekleştirilen sorpsiyon denemelerinde kopolimer taneciklerin Ni(II) iyonu ve fenol tutma kapasiteleri belirlenmiş, Freundlich ve Langmuir izotermlerine uygunluğu araştırılmıştır.Anahtar kelimeler: Adsorpsiyon, gözenekli polimerler, nikel giderimi, fenol giderimi
Tanen içeren doğal materyaller kullanarak bazı ağır metal kirliliklerinin giderilmesi
Çok çeşitli endüstriyel atıklardan, ağır metaller hava, toprak ve su kirliliğine neden olabilmektedir. Ağır metaller adsorpsiyon ve kimyasal reaksiyon sonucu bazı maddeler tarafından tutulabilir. Atom, iyon ya da moleküllerin bir katı yüzeyinde tutunmasıyla adsorpsiyon olayı gerçekleşir. Adsorpsiyonun atıksuların arıtımında en yaygın yol ve en etkili yöntem olarak kullanıldığı bilinmektedir. Ağır metal giderim amacı ile aktif karbon kullanan filtre yataklarında bakteri ve diğer organizmaların çokluğunun ekonomik problemler oluşturduğu belirtilmektedir. Bu nedenle antibakteriyel, antimikrobiyel ve ayrıca antikorozif etkisi bilinen tanenleri % 20- 30 oranında içeren, ülkemizde dağlık alanlarda bol miktarda yetişen sumak yaprakları ekonomik ve doğal adsorban olarak tercih edilerek Cu+2, Pb+2 ve Zn+2 iyonlarının adsorpsiyonu için optimum koşullar araştırılmıştır.Bu çalışmada belli bir konsantrasyonun üzerinde toksik etki gösteren ağır metal iyonlarından Cu+2, Pb+2 ve Zn+2 iyonlarınının batch yöntemiyle sulu çözeltilerden giderilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla adsorban olarak sumak yaprakları, tanen-formaldehit-jelatin reçinesi ve sumak yapraklarından elde edilen tanen- formaldehit-jelatin reçinesi kullanılmıştır.Kullanılan batch sisteminde, dengeye gelme süresinin yaklaşık 120 dakika olduğu belirlenmiştir. Ağır metal giderimi adsorpsiyon dengesinin pH'a bağlı olduğu gözlenmiştir. Sumak yaprağı için, Cu+2, Pb+2 ve Zn+2 iyonlarınının adsorpsiyonunda optimum pH değerlerinin sırasıyla 8, 5 ve 7 olduğu; tanen-formaldehit-jelatin reçinesi için, Cu+2, Pb+2 ve Zn+2 iyonlarınının adsorpsiyonunda optimum pH değerleri sırasıyla 4, 5 ve 7 olduğu; sumaktan elde edilen tanen-formaldehit-jelatin reçinesi için ise, Cu+2, Pb+2 ve Zn+2 iyonlarınının adsorpsiyonunda optimum pH değerlerinin sırasıyla 4, 6 ve 6 olduğu belirlenmiştir. Sıcaklığın metal iyonu adsorpsiyonuna fazlaca bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Her üç adsorbana başlangıç konsantrasyonunun etkileri Langmuir ve Freundlich izotermleri ile incelenmiştir. Adsorpsiyonun Langmuir izotermine daha çok uyduğu belirlenmiştir. Ayrıca bakır, kurşun ve çinko iyonlarının ikili ve üçlü yarışmalı adsorpsiyonları optimum koşullarda incelenmeye çalışılmıştır.
Şeftali çekirdeği ve polimer esaslı aktif karbon ile sulu çözeltilerden krom (VI) giderimi
Deri, tekstil, metal kaplama, pil ve pigment üretimi gibi bir çok endüstride kullanılan krom bileşikleri sulu çözeltilerde Cr(III) ve Cr(VI) şeklinde bulunur. Cr(III) nispeten zararsızdır ve eser miktarı canlı organizmalar için gereklidir. Cr(VI) bileşikleri ise son derece toksik ve kanserojen olduğu için çevreye verilmeden önce uzaklaştırılmalıdır. Sulardan krom giderimi için aktif karbon kullanımı büyük önem taşımasına rağmen ticari aktif karbonların adsorpsiyon kapasitesinin sınırlı ve fiyatının yüksek olması nedenleri ile bu konudaki uygulamalar kısıtlı kalmıştır. Bu çalışmada, farklı başlangıç maddeleri kullanılarak yüksek Cr(VI) sorpsiyon kapasitesine sahip aktif karbonlar üretilmiştir.Deneysel çalışmalar iki farklı başlangıç maddesi kullanılarak aktif karbon üretimi ve Cr(VI) sorpsiyonu olmak üzere iki ana başlıkta gerçekleştirilmiştir. Dünya sıralamasında üretiminde beşinci sırada olduğumuz şeftali meyvesinin çekirdeği ve çapraz bağlı makro gözenekli akrilonitril divinil benzen (AN/DVB) kopolimeri aktif karbon üretiminde kullanılan başlangıç maddeleridir. Şeftali çekirdeği ile gerçekleştirilen üretim deneylerinde su buharı ve potasyum hidroksit aktivasyonu, polimer esaslı aktif karbon üretiminde ise hava aktivasyonu uygulanmıştır. Elde edilen aktif karbon numuneleri N2 adsorpsiyon yöntemi, FTIR Spektroskopisi, Boehm titrasyonu analizi, SEM, pH titrasyonu analizi, zeta potansiyeli ölçümleri, elementel analiz ve kjeldahl azotu tayini kullanılarak karakterize edilmiştir.Sulu çözeltilerden Cr(VI) giderimi şeftali çekirdeği esaslı (KSN) ve polimer esaslı (PAK) aktif karbon ile ticari aktif karbon (Chemviron, CPG-LF) kullanılarak kesikli ve sürekli akışlı sistemlerde incelenmiştir. Sorpsiyon kapasiteleri CPG-LF ? KSN > PAK sırasıyla değişmektedir ve en iyi Cr(VI) giderimi pH 2'de elde edilmiştir. Denge adsorpsiyon verilerinin Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon modellerine uygunluğu incelenmiş ve sorpsiyonun Freundlich modeline daha çok uyduğu görülmüştür. Sorpsiyon kinetiği yalancı (pseudo) ikinci derece denklem kullanılarak modellenmiştir. Aktif karbonların rejenerasyonu farklı konsantrasyonlardaki asit ve alkali çözeltileri kullanılarak gerçekleştirilmiş ve yürütülen adsorpsiyon/desorpsiyon deneyleri ile kapasitedeki değişimler beş döngü boyunca incelenmiştir. Cr(VI) sorpsiyonunun aktivasyon enerjisi, ortalama serbest sorpsiyon enerjisi, izosterik adsorpsiyon ısısı ile ? G°, ? H°, ? S° gibi termodinamik parametreleri hesaplanmış ve XPS (X-ışını fotoelektron spektroskopisi) kullanılarak Cr(VI) sorpsiyon mekanizması aydınlatılmaya çalışılmıştır.
Farklı adsorbanlar ile sulu çözeltilerden klorofenol giderimi
Klorofenoller tarım, endüstri ve halk sağlığı gibi pek çok alanda kullanılmakta ve tehlikeli atıklar listesinde öncelikli kirleticiler olarak tanımlanmaktadırlar. Literatürde fenol ile kirlenmiş atık suların arıtılmasına yönelik çok çeşitli yöntemler önerilmektedir. Ancak yapılan çalışmalar, fenolik bileşiklerin gideriminde adsorpsiyonun daha çok tercih edilen yöntem olduğunu göstermektedir.Bu çalışmada çevreye yayılımlarının daha çok olduğu bilinen ve atık sularda bulunan 2-klorofenol, 2,4-diklorofenol ve 2,4,6-triklorofenol giderimi üzerine çalışılmıştır. Sorpsiyon deneyleri şeftali çekirdeğinden üretilmiş aktif karbon, Amberlit XAD-4 ve CMSt/DVB adsorbanları kullanılarak kesikli sistemde gerçekleştirilmiştir.Adsorbanların klorofenolleri tutma kapasiteleri ve klorofenol seçicilikleri belirlenmiştir. Sorpsiyon işlemlerinin Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon izotermleri ile uygunlukları incelenmiştir.