Aggregate

57 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Artvin Yusufeli ve Çankırı Handırı barajlarının gövdelerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi

Günümüzde, dünya çapında ve ülkemizde artan nüfus ve şehirleşmenin getirmiş olduğu en büyük ihtiyaçlardan biri su gereksinimidir. Tarımda, sanayide, günlük yaşamda su kullanımı için inşa edilen yapılar zamanla gelişme göstermektedir. Mevcut su rezervlerini, akarsuları yüksek kapasitede en verimli şekilde kullanabilmek için yeni inşaat projeleri yapılmaktadır. Barajlar ve hidroelektrik santraller ile günümüzde hem su biriktirebilmekte hem de enerji üretimi yapılabilmektedir. Sulama barajları tarım arazilerine verimli ve teknik açıdan düzenli sulama sağlar. Hidroelektrik santralleri enerji üretimi yaparak yerleşim alanlarına akarsu gücü ile destek sağlamaktadır. Barajlar bu özellikleri haricinde günlük yaşama katkı sağlarken milli gelire de destek olur. Barajlar ülkemizde Devlet Su İşleri tarafından yüklenici firmalar ile yapılmaktadır. Yusufeli Barajı ve HES projesi, Artvin ilinde DSİ 26. Bölge Müdürlüğü kontrolünde inşa edilen ülkemizin en yüksek barajı ve dünyanın 5. en yüksek barajıdır. Handırı Barajı, Çankırı ili DSİ 52. Şube Müdürlüğü kontrolünde sulama barajı olarak Silindirle Sıkıştırılan Beton teknolojisiyle inşa edilmiş bir barajdır. Bu yüksek lisans tezinde iki barajın baraj gövdesi, gövde betonu, beton bileşenleri ve özellikleri, baraj tasarımı yüklenici firmaların saha çalışmalarına dâhil olunarak incelenmiştir. İnceleme sonucunda barajların kendi kategorisinde son teknoloji ve yüksek mühendislik dizaynı ile inşa edildiği sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda farklı amaçlar için tasarlanan, tip ve projelendirme açısından birbirinden ayrılan barajların parametrelerinin farklılığı incelenmiştir. Farklılıklarının yanı sıra bazı parametrelerde benzerlik gösterdiği de tespit edilmiştir. Günümüzde Artvin Yusufeli Barajı ve Çankırı Handırı Barajı başarı ile amaçlarına hizmet etmektedir.

AgregaArtvin-YusufeliBaraj hazneleri+2
Süeda Erdoğan Karaca
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çapar köyü (Şabanözü, Çankırı) dolayındaki kireçtaşlarının agrega kaynağı olarak kullanılmasının araştırılması

Bu tez çalışmasında, Çapar köyü (Şabanözü, Çankırı) dolayındaki kireçtaşlarının agrega olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, Çapar köyü çevresinden kireçtaşı numuneleri alınmış ve alınan numuneler üzerinde elek analizi, özgül ağırlık, su emme, yığın yoğunluğu, çok ince malzeme muhtevası, yassılık endeksi, metilen mavisi, parçalanma dayanımı, aşınma dayanımı, donma-çözülme, alkali-silika reaktivitesi, asitte çözünebilen sülfat, toplam kükürt deneyleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, Çapar köyü (Şabanözü, Çankırı) dolayındaki kireçtaşı taşocağından elde edilen agregalarda yapılan deneylerde sonuçları standartlarda verilen sınır değerler ile karşılaştırıldığında bu kayaçların tüm özelliklerinin agrega olarak kullanılabilirliği belirlenmiştir.

AgregaKireç taşıKireç taşı ocağı+2
Housseın Hassan Waberı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Mahallesi (Korgun, Çankırı) dolayındaki kireçtaşlarının beton agregası olarak uygunluğunun araştırılması

Günümüzde, inşaat sektörü özellikle konut yapımında hızlı bir büyüme içerisindedir. Bu nedenle, konutların yapımında önemli bir yapı malzemesi olan betonun üretiminde agregalar yoğunlukla kullanılmaktadır. Başlıca, agrega, çimento ve sudan oluşan beton üretiminde, agrega dayanımı yüksek ise betonun yük taşıma mekanizmasına ve dolayısı ile betonarme yapının dayanımına olumlu yönde etki edecektir. Betonun ana hammadde girdisi %80'e varan oranlarla agregadır. Ülkemizde agrega üretimi taş ocaklarından, derelerden ve denizlerden yapılmaktadır. Daha kolay erişim ve kolay işlenebilirlik nedeniyle ocaklara ilgi her geçen gün artmaktadır. Ocak lokasyonlarına göre, kırma ve patlatma yöntemleriyle çıkarılır. Çıkarılan kireçtaşları yıkama ve eleme işlemlerinden geçer. Elenen malzeme 0-4 mm, 4-11,2 mm, 11,2-22,4 mm tane çapına göre sahada toplanır. Beton yapımında kullanılan agregalar için TS EN 12620+A1 standardında geçen geometrik özelliklerine göre; elek analizi, yassılık indeksi, çok ince malzemenin muhtevası, metilen mavisi deneyleri yapılmıştır. Fiziksel özelliklerini belirlemek için, parçalanma direnci (Los Angeles deneyi), aşınmaya karşı direnci (Mikro – Deval aşınma deneyi), yığın yoğunluğu, tane yoğunluğu ve su emme oranı deneyleri yapılmıştır. Dayanıklılık özelliklerini belirlemek için, donma/çözünme etkisine karşı direnci, hacim kararlılığı – kuruma büzülmesi, agregalarda alkali – silika reaktifliği deneyleri yapılmıştır. Kimyasal özelliklerini belirmek için ise klorür içeriği, asitte çözülebilen sülfat tayini, toplam kükürt tayini, hafif kirleticilerin tayini, potansiyel humus varlığının tayini, fulvo asit içeriğinin tayini yapılmış ve uygunluğu kontrol edilmiştir. Bu çalışma, Doğu Mahallesi (Korgun, Çankırı) dolaylarında yaygın olarak görünen kireçtaşlarının beton agregası olarak uygunluğu hakkındadır.

AgregaBetonDayanıklılık+2
Ahmet Kaplan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kompozit beton yapı elemanlarının basit eğilme etkisi altında davranışının incelenmesi

ÖZET Ham madde rezervlerinin kısıtlı olması, insanoğlunu, (1) Mevcut rezervleri olabildiğince ekonomik olmaya, (2) Yeni malzemeler keşfetmeye zorlamaktadır. Bu bağlamda yerel malzemelerin kullanılabilirliklerinin araştırılması, özellikle inşaat mühendisliği uygulamaları bakımından önem taşımaktadır. Yerel yapı malzemeleri rezervleri ve çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir potansiyele ve yapı geleneklerine sahip Anadolu'da, hafif yerel tabiî agregalar kullanarak taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan yapı elemanları üretmek ve bunların özelliklerini ve performanslarım test etmek, son zamanlarda gittikçe yaygınlaşan bir araştırma ve uygulama alanıdır. Bu çalışmada; Kayseri Develi yöresinde bol miktarda bulunan tabiî bims kumu ve agregası kullanılarak üretilen "hafif beton-beton" kompozit betonarme döşeme elemanlarının kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, "120*220*h" cm. boyutunda, normal+hafif beton kalınlıkları 5+5 cm., 5+8 cm. ve 5+10 cm. olan 24 adet betonarme kompozit kesitli plak elemanlar; çekme bölgesi normal beton ve basmç bölgesi hafif beton olacak şekilde, donatı yüzdeleri ise çekme kırılması, denge kırılması ve basınç kırılması verecek şekilde boyutlandırılmak suretiyle üretilmişlerdir. Ayrıca kompozit elemanlarda rij itlik değişimini kıyaslayabilmek amacıyla, yine kalınlıkları 10 cm., 13 cm., 15 cm. olan 3 adet betonarme normal beton kesitli plak elamanlar üretilmiştir. Numuneler 1/3 noktalarından yüklenerek kırılmış ve önerilen kompozit döşeme elemanlarda sağlanan ağırlık tasarrufu ve kullanılabilirlikleri deneysel verilere dayandırılarak gösterilmiştir. Sonuç olarak; Hafif beton için 400 dozaj ile C16 kalitesinde beton imal edilirken, normal betonda 300 dozaj ile aynı beton kalitesi elde edilebilmiştir. Hafif beton ve normal betonda elastisite modülleri arasındaki oran 1/3, kompozit ve normal beton plakların eğilme rij itlikleri arasındaki oran ise 1/2 mertebelerinde bulunmuştur. Normal ve hafif beton derzinin 4-6 mm. pürüzlendirilmesinin deney sonucunda, kesit davranışı açısından yeterli olduğu tespit edilmiştir. Kompozit plak kullanımı ile yapı öz ağırlığının %20«30 daha azaldığı hesaplanmıştır. Deney sonucunda Kompozit plak elemanlarının kesme dayanımının normal beton kesitli plak elemanlara göre daha düşük olduğu gözlenmiştir. xvıı

AgregaBetonEğilme+3
Fatih Altun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tip agregaların silis dumanı katkılı uçucu kül ile üretilen geopolimer harçlarda yüksek sıcaklık direnci üzerine etkisi

Bu çalışmada silis dumanı ve uçucu kül kullanılarak sodyum hidroksit (NaOH) ile aktifleştirilen geopolimer harçlarda agrega türünün, yüksek sıcaklık direncine etkisi araştırılmıştır. Numune üretiminde üç farklı agrega (bazalt, kalker, silis kumu), 3 farklı likit/bağlayıcı oranı (0.35, 0.40, 0.45) ve 3 farklı sodyum/bağlayıcı oranı (%12, %15, %18) kullanılmıştır. Üretilen geopolimer harç numuneler 40x40x160 mm boyutlarındaki standart kalıplara yerleştirilmiş ve 24 saat boyunca 105 oC sıcaklıkta kür edilmiştir. Daha sonra numunelerin birim ağırlık, su emme, geçirimli boşluk oranı, basınç ve eğilme dayanımı ile ultrases geçiş hızları ölçülmüştür. Sonuçlar değerlendirilerek her bir agrega türü içerisinde en yüksek basınç dayanımına sahip numuneler tespit edilmiştir. Belirlenen numunelerin karışım oranları ile her sıcaklık testi için yeni numune üretilip; 250 oC, 450 oC, 650 oC ve 850 oC sıcaklık etkisine maruz bırakılmıştır. Sıcaklık etkisinden sonra numunelerin ağırlık kaybı, basınç ve eğilme dayanımı ile ultrases geçiş hızı ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlar kontrol numuneler ile kıyaslanmıştır. Deneyler sonucunda geopolimer harçların hepsinde yüksek sıcaklık etkisinde dayanım kaybı gözlenmiştir. Üretilen numuneler içerisinde yüksek sıcaklık direnci en iyi olan numunelerin, bazalt agregası ile hazırlanan geopolimer harç numuneler olduğu tespit edilmiştir.

AgregaGeopolimerlerSilis dumanı+2
Halis Kılınçaslan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uzun süreli farklı toprak işleme yöntemlerinin toprağın bazı hidrofiziksel özelliklerine etkileri

Bu tez çalışmasında, Çukurova koşullarında yılda iki ürün yetiştirilen uzun süreli (2006-2019) bir deneme arazisinde 7 farklı toprak işleme yönteminin toprağın bazı hidrofiziksel özellikleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Denemede yer alan toprak işleme uygulamaları; anızlı geleneksel toprak işleme (Gİ–1), anızları yakılmış geleneksel toprak işleme (Gİ–2), ağır diskli tırmıklı azaltılmış toprak işleme (ATİ–1), rototillerli azaltılmış toprak işleme (ATİ–2), ağır diskli tırmıklı azaltılmış sıfır toprak işleme (ASTİ), stratejik sıfır toprak işleme (SSTİ) ve doğrudan ekimli sıfır toprak işleme (STİ)'dir. Toplam 21 parselde 0-15 ve 15-30 cm derinliklerde ağırlıklı ortalama çap (AOÇ), hacim ağırlığı, su tutma kapasitesi, gözeneklilik, penetrasyon direnci ve hidrolik iletkenlik belirlenmiştir. Korumalı toprak işleme yöntemlerinden olan STİ, ağırlıklı ortalama çapı Gİ-1 ve Gİ-2'ye göre 0-15 cm'de %253 ve %509, 15-30 cm'de %222 ve %152 oranında artırmıştır. Toprakta tutulan su değerleri, bütün işleme uygulamalarında her iki derinlikte de genel olarak birbirine yakın bulunmuştur. ASTİ yöntemi, 0-15 cm derinlikte toplam ve makro gözenekliliğin önemli oranda (P<0.05) azalmasına neden olmuştur. Korumalı toprak işleme uygulamaları geleneksel işleme uygulamalarına kıyasla 15–30 cm derinlikteki hacim ağırlığının artmasına yol açmıştır. Geleneksel toprak işleme yöntemleri, korumalı toprak işleme yöntemlerine kıyasla 0-30 cm derinlikteki sıkışmayı önemli düzeyde azaltmıştır. Belirtilen derinlikte en düşük penetrasyon direnci değeri (1.50 Mpa) Gİ-2 yönteminde elde edilmiştir. Buna karşılık en yüksek değer ise ASTİ yönteminde 1.92 Mpa olarak elde edilmiştir. En yüksek doygun hidrolik iletkenlik değerleri Gİ-1 ve Gİ-2 yöntemlerinde 5 cm ve 10 cm su yükünde 2.64 x10-1 cm sa-1 ve 5.91 x10-1 cm sa-1 olarak kaydedilmiştir. En düşük doyugun hidrolik iletkenlik değeri ise STİ yönteminde 0.39 x10-1 cm sa-1 olarak elde edilmiştir. Çalışma sonuçları, toprağın hidrofiziksel özelliklerini geliştirmek için, geleneksel işleme yöntemleri yerine, toprak agregatlarını çok fazla tahrip etmeyen azaltılmış toprak işleme yöntemlerinin tercih edilebileceğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Gelenseksel işleme, Azaltılmış işleme, Sıfır işleme, Agregat, Su tutma kapasitesi, Hidrolik iletkenlik, Hidrofiziksel özellik

AgregaHidrolik iletkenlikSu tutma kapasitesi+1
Ömer Faruk Kahraman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kaplanmış agregaların hafif beton üretiminde kullanabilirliği

Günümüzde, beton yaygın olarak kullanılan bir yapı malzemesi olup beton üretiminde toplam hacmin %60-75'ini agregalar oluşturmaktadır. Hafif beton üretebilmenin yollarından biri, beton içerisinde kullanılan agregaların hafif agrega olarak tercih edilmesidir. Bu yolla doğal veya yapay hafif agregaların beton içerisinde tercih edilip düşük yoğunluk ve ısı yalıtımı gibi amaçlarla hafif beton üretimi gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz, özellikle pomza kaynakları açısından büyük potansiyele sahip olsa da hafif beton üretimi ve kullanımı açısından günümüzde hala istenilen seviyeye ulaşılamamıştır. Hafif betonların üretiminde kullanılan doğal hafif agregaların en temel özellikleri, iç yapılarının yüksek oranda boşluklu oluşu ve çimento ile yeterli aderansı sağlayabilecek bir yapıda olmalarıdır. Bu çalışmada, Kayseri-Talas yöresine ait pomza, agregası dört farklı su/bağlayıcı oranına sahip çimento hamuru ile kaplanmıştır. Kaplanmış agregaların temel fiziksel ve mekanik özellikleri incelenerek taşıyıcı hafif beton üretiminde kullanılmıştır. Kaplanmış ve kaplanmamış pomza agregalar kullanılarak üretilen taşıyıcı hafif betonlara basınç dayanımı, çekme dayanımı, eğilme dayanımı ve elastisite modülü tayini deneyleri yapılmıştır. Deney sonuçlarına göre kaplanmış pomza agregalar kullanılarak üretilen taşıyıcı hafif betonların bütün değerlerinde önemli derecede iyileşmeler ve artışların meydana geldiği tespit edilmiştir. Böylece çimento hamuru ile kaplanmış pomza agregaların taşıyıcı hafif beton üretiminde kullanılabileceği belirlenmiştir.

AgregaBasınç dayanımıHafif beton+1
Turgay Göncüoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geri dönüşüm agregalarının geopolimer SIFCON özelliklerine etkisi

En son oluşturulan inşaat malzemelerinden biri olan bulamaç sızdırılmış lif takviyeli beton veya kompozit (SIFCON), daha fazla lif içeriğine sahip benzersiz bir yüksek performanslı lif takviyeli beton türü olarak görülebilir. Bu çalışma, sürdürülebilir öğütülmüş yüksek fırın cürufu (YFC)/uçucu kül (UK) tek bileşenli alkali aktif bulamaç sızmış lif kompozitlerin (SIFCON) basınç dayanımı, kuru birim ağırlık, eğilme dayanımı, gözeneklilik, kapilerite ve su emme açısından çeşitli geri dönüştürülmüş agregalarla karıştırılmış ve yüksek sıcaklıklarda (200; 400; 600 ve 800℃) ve donma-çözülme 40; 80 ve 120 D-Ç döngüsü döngülerinde etkinliğini araştırmıştır. %5, %10 ve %15'lik çeşitli çelik lif oranları ile 80℃'de 6; 24 ve 48 saat ısıl kürlenir. Dokuzu %100 cüruf ve diğer dokuzu %50 cüruf ve %50 UK olmak üzere toplam on sekiz SIFCON karışımı üretilmiştir. SIFCON karışımlarının üretiminde silis kumu (SK), geri dönüşümlü beton kumu (ABK) geri dönüşümlü tuğla kumu (ATK) geri dönüşümlü seramik kumu (ASK) olmak üzere dört farklı agrega kullanılmıştır. Sonuçlar, 24 saat ısıl kürlenen B25L15 karışımının tüm karışımlar arasında sırasıyla 7; 28 ve 91 günde sırasıyla 68,49 MPa, 74,53 MPa ve 79,93 MPa ile en yüksek basınç dayanımlarına sahip olduğunu gösterdi. Sonuçlar ayrıca, %100 YFC ve %50 UK içeren karışımların 6 saat süreyle ısıyla sertleştirildiğini, yüksek sıcaklık ve D-Ç döngülerine karşı en iyi basınç dayanımı direncini gösterdiğini gösterdi. En yüksek eğilme tokluğu, 6 saat boyunca ısıyla kürlenen T50L15 karışımı için de değerlendirildi.

AgregaDurabiliteEğilme+2
Tevfik Hakan Bozkurt
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce yöresi agregalarının mühendislik özelliklerinin belirlenmesi ve beton üretiminde kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, Düzce yöresindeki Asar Deresi, Küçük Melen Deresi, Aksu Deresi, Hasanoğlan Barajı ve Kurtsuyu mevkilerindeki agregaların fiziksel ve mekanik özellikleri ile beton üretiminde kullanılabilirlikleri araştırılmıştır. Bu amaçla agregalarda; tane dağılımı, gevşek ve sıkışık birim ağırlık, organik madde miktarı, ince madde oranı, yüzey nemi oranı, tane yoğunluğu, su emme oranı, donma-çözülme direnci, Los Angeles aşınma direnci, darbe dayanımı, kırılma dayanımı ve Mohs sertlik deneyleri yapılmıştır. Üretilen taze betonlarda çökme, yoğunluk ve Ve-be deneyleri yapılmıştır. Bu deneysel çalışmalardan sonra her agrega ocağı için aynı karışım oranlarına sahip betonlar üretilmiş ve bu betonların mühendislik özellikleri incelenmiştir. Sertleşmiş betonda yoğunluk tayini ve su emme, yarmada çekme dayanımı, ultrases geçiş hızı, Schmidt test çekici ile yüzey sertliği ve basınç dayanımı deneyleri yapılmış ve sonuçlar her bir ocak için karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır. Sonuç olarak, doğal agregaların kırma taş agregalara oranla daha iyi mühendislik özelliklerine sahip olduğu, farklı ocaklardaki agregalarla üretilen betonlardan Aksu Deresindeki agregalarla üretilen betonların en iyi mekanik özelliklere sahip olduğu, bunun yanında Düzce yöresi agregalarının beton üretimine uygun olduğu görülmüştür.

AgregaBetonDayanıklılık+2
İlknur Özgan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Geri kazanılmış agregalı betonlarda beton dayanımının regresyon analizi yöntemi ile istatistiksel olarak incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, geri kazanılmış agregalı betonların 28 günlük basınç dayanımlarını tespit eden pratik matematik modellemeler geliştirmektir. Literatürde yer alan geri kazanılmış agrega ile elde edilen betonların karışım oranları derlenmiş ve edilen veriler doğrultusunda, Tepki Yüzeyi Metodu (TYM) kullanarak üç model geliştirilmiştir. Tepki yüzey metodu, bir problem ya da süreç ele alınırken bu problemi etkileyen bir veya daha fazla parametreyi göz önünde bulundurarak bu parametrelerin yanıt ile aralarındaki ilişkiyi inceleyen istatiksel ve matematiksel bir analiz yöntemidir. Bu tez çalışmasında, Tepki yüzey metodu kullanılarak, geri kazanılmış agrega kullanılarak elde edilen betonların 28 günlük basınç dayanımı tepki değeri olarak, bu tepki değerine etki eden su/çimento, su emme oranı ve toplam agrega/ince geri kazanılmış agrega değişkenleri etki eden parametreler olarak belirlenmiştir. Elde edilen modellemeler, matematiksel denklemler ve 3 boyutlu grafiklerle ifade edilmekte olup, incelendiğinde W/C arttıkça dayanım değerlerinin azaldığı görülmektedir. Aynı zamanda A/C oranı arttıkça 28 günlük basınç değerlerinin arttığı açıkça görülmektedir. Bunlara ek olarak, toplam agrega/ince geri kazanılmış agreganın 28 günlük basınç dayanımı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Başka bir modelde su emme oranı yüksek olan agregaların kullanılması 28 günlük basınç dayanımına olumlu yönde katkı gösterdiği görülmektedir

AgregaAtık yönetimiBasınç dayanımı+2
Tuba Nur İmiş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Taban külü ve geri dönüşüm agregalarından üretilen köpük betonların özellikleri

Kaynak korumasını takip etmek için, köpük beton gibi yalıtım malzemelerinin kullanımıyla optimize edilmiş ve sürdürülebilir yapıların üretimi inşaat sektöründe bir trend haline gelmiştir. Köpük betonun sayısız faydası olmasına rağmen, karışımında Portland çimentosunun daha fazla kullanılması ve düşük katı madde içeriği nedeniyle nispeten düşük termo-dayanıklılık özellikleri önemli endişelerdir. Bu bağlamda, bu çalışma, köpük betonun fiziko-mekanik ve termo-dayanıklılık özelliklerini değerlendirmek için ana agrega malzemeleri olarak geri dönüştürülmüş ince beton agregası, kalker ve taban külü agregasının kullanımını değerlendirmektedir. Bu amaçla, 25 karışım üretildi ve akışkanlık, basınç ve eğilme mukavemeti, su emme, görünür porozite, kuruma büzülmesi, kapilerite, aşınma direnci, termal iletkenliğin yanı sıra yüksek sıcaklığın etkisi ve ilgili etkilerini içeren kapsamlı bir dizi test üretildi. Bu çalışmada köpük beton üzerinde soğutma rejimi gerçekleştirilmiştir. Bu temelde, taban külü ve geri dönüştürülmüş ince agregalarla üretilen köpük betonların, fiziko-mekanik özelliklerde kalker agregası ile üretilen karışımlardan daha iyi performans göstermesine rağmen oldukça düşük bir ısıl iletkenlik değerleri geliştirdiği bulunmuştur. Bununla birlikte, taban külü agregasının eklenmesinin, kireçtaşı ile karışımlarla karşılaştırılabilir fiziko-mekanik ve termo-dayanıklılık özelliklerine sahip köpük betonlar ürettiği bulunmuştur. Bu çalışmanın sonuçları önemlidir ve yalıtım özelliklerinden ödün vermeden köpük beton üretimi için geri dönüştürülmüş ince agrega ve taban külü agregası gibi alternatif ince boyutlu agregaların kullanılmasının uygunluğuna işaret etmektedir. ANAHTAR KELİMELER:Köpük beton, Hafif beton, Geri dönüşüm agregası, Taban külü agregası

AgregaBeton karışımlarıHafif beton+1
Bekir Balcı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kalker kırmataş ile üretilen betonların yüksek sıcaklık etkisine dayanıklılığı

Bu çalışmanın amacı; kalker kırmataş agrega ile üretilen betonların yüksek sıcaklık etkisi altında fiziksel ve mekanik özelliklerindeki değişimi belirlemektir.Çalışma sürecinde kalker kırma taş agrega, CEM I 42.5 R çimentosu ve süper akışkanlaştırıcı katkı maddesi kullanılarak C20 sınıfı beton üretilmiştir. Taze beton, 100x100x10 cm boyutunda hazırlanan kalıplara dökülmüş ve elde edilen beton plaklara 14 gün standart kür uygulanmıştır. 28. ve 90. günde Ø5*10 cm boyutlu silindir örnekler 3 saat süresince 20 (Ref), 150, 300, 500, 600, 700 ve 800 °C sıcaklık uygulanmıştır. Yüksek sıcaklık uygulanan örnekler havada ve suda olmak üzere iki şekilde soğutulmuştur. Soğutulan örnekler üzerinde; ultrases geçiş hızı, kapiler su emme ve basınç dayanımı deneyleri gerçekleştirilmiştir.Sonuç olarak, sıcaklık yükseldikçe beton basınç dayanımının azaldığı, ultrases geçiş hızının azaldığı, kapiler su emme miktarının arttığı görülmüştür. Diğer taraftan, 20, 150 ve 300 ºC'lerde havada soğutulan örneklerin suda soğutulan örneklere göre basınç dayanımlarının daha yüksek olduğu; 20, 150 ve 300 ºC'lerde havada soğutulan örneklerin ultrases geçiş hızının suda soğutulan örneklere göre daha yüksek olduğu, 500, 600 ve 700 ºC'lerde ise suda soğutulan örneklerin havada soğutulan örneklere göre basınç dayanımlarının daha yüksek olduğu, 500, 600 ve 700 ºC'lerde suda soğutulan örneklerin ultrases geçiş hızının havada soğutulan örneklere göre daha yüksek olduğu; havada soğutulan örneklerin kapilarite katsayılarının suda soğutulan örneklerden fazla olduğu tespit edilmiştir.

AgregaBasınç dayanımıBeton+3
İlknur Bekem
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Faklı isg – risk değerlendirme yöntemlerinin bazalt agrega üretim tesisinde uygulamalı karşılaştırılması

Bir endüstri olarak madencilik; genel arama, detay arama, delme, patlatma, kazı, kırma, öğütme, cevher hazırlama, taşıma gibi birçok aşamayı içermektedir ve tüm bu aşamalar ciddi iş sağlığı ve güvenliği riskleri içermektedir. Bu risklerin önlenememesi durumunda, kazalar, meslek hastalıkları, kalıcı sakatlıklar ve hatta ölümcül iş kazaları meydana gelebilmektedir. Agrega, kırma taş, çakıl, kum, kil, marn gibi iri taneli malzeme olarak tanımlanmakta olup, günümüzde önemli madencilik alanlarından biridir. Bunun nedeni, agreganın; bina, yol, baraj ve diğer altyapı inşaatlarında temel malzeme olarak kullanılmasıdır. Ayrıca agrega, hemen tüm yapı inşaatlarının temeli olan betonun ana girdisidir. Türkiye'de yıllardır popüler olan kentleşmenin büyümesi ve gelişmesi sonucunda agrega ürünlerine olan talep ve bu alandaki madencilik yatırımları çok büyük oranlarda artmıştır. Bu nedenle agrega üretimi Türkiye'de oldukça popüler bir sektör haline gelmiş olup, bu uygun koşullar taş ocaklarının, kırma-eleme tesislerinin ve çalışan sayısının artmasına neden olmuştur. Ancak çalışan sayısının artması risk faktörünü, iş sağlığı sorunlarını ve kazaları da arttırmaktadır. Bu çalışmada, Diyarbakır ilinde mevcut bir bazalt agrega ocağı ve ona bağlı kırma tesisi ve diğer destekleyici çalışma alanları üzerinde iş sağlığı güvenliği amaçlı risk değerlendirme çalışması yapılmıştır. Bu amaçla agrega madenciliği ve üretim tesisleri için en uygun olanı belirlemek amacıyla Fine-Kinney yöntemi, Tehlike Derecelendirme Sistemi (HRNS) yöntemi ve John Ridley risk değerlendirme yöntemleri ayrı ayrı uygulanarak kıyaslanmışlardır. Sonuçta tüm yöntemlerin zayıf ve güçlü yanlarının olduğu, her sektörün kendine özgü koşulları nedeniyle tek ve mükemmel bir risk değerlendirme yöntemi ortaya koymanın neredeyse imkansız olduğu ancak, John Ridley yönteminin diğer iki yöneteme kıyasla bir adım öne çıktığı değerlendirmesi yapılmıştır.

AgregaBazaltFine Kinney yöntemi+1
Mehmet Yasin Fidan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hafif beton atıklarının geri dönüşüm malzemesi olarak beton teknolojisinde kullanımının araştırılması

Beton içerisindeki en yüksek orana sahip olan ve betonun iskeletini oluşturan doğal agregaların kaynakları dikkat çekici ölçüde azalma göstermektedir. Bu sebeple alternatif agrega kaynakları arayışına başlanmıştır. Geri dönüşüm beton agregalar da bu alternatif agregalardan sadece bir tanesidir. Bu tez çalışmasında, hafif beton atıklarının geri dönüşüm malzemesi olarak beton teknolojisinde kullanımının araştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda hafif beton üretiminde kullanılabilen hafif agregalara alternatif olabileceği düşünülen 3 farklı agrega kullanılmıştır. Normal beton (NB), hafif beton (HB) ve kompoze hafif beton (KHB) olarak tasarlanan kontrol serileri ile bu 3 farklı atık hafif geri dönüşüm agregaları ile çeşitlendirilen beton serileri üretilmiştir. Çalışmada NB serisi dışında çimento dozajı 400 kg/m3 olarak seçilmiştir. Maksimum agrega dane çapı ise 25 mm olarak belirlenmiştir. Agregalar üzerinde birim ağırlık, özgül ağırlık ve su emme deneyleri yapılmıştır. Taze beton kıvamı olarak pompalanabilir beton kıvamı (16-21 cm) seçilmiş ve üretilen taze betonların birim ağırlıkları belirlenmiştir. Üretilen beton serileri 7, 14 ve 28 günlük su kürü sonrasında ultrasonik ses geçirgenlik deneyi (USG), basınç dayanımı ve yarmada çekme dayanımı deneylerine tabi tutulmuştur. Deney sonuçları kontrol numuneleri ile kıyaslanarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda hafif beton atıklarının geri dönüşüm malzemesi olarak beton teknolojisinde kullanılabileceği belirlenmiştir.

AgregaBriketHafif beton+2
Nursima Sayın
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ahlat bölgesi bazaltik traki andezitlerinin esnek kaplama tabakalarında agrega olarak kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu tez çalışmasında, Ahlat ilçesi ve çevresindeki bazaltiktrakiandezitlerin esnek kaplama tabakalarında agrega olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu sebeple bölgeden alınan bazaltiktrakiandezit örnekleri üzerinde çeşitli kimyasal ve fiziksel deneyler yapılmıştır. Testler, Karayolları Teknik Şartnamesi (KTŞ) ve uluslararası standartlara (TS EN, AASHTO) uygun şekilde yapılmıştır. Kimyasal analizlerde, kayaçların ana oksit bileşimleri (SiO₂, Fe₂O₃, Al₂O₃ vb.) ve bu bileşimlerin taşın özellikleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Fiziksel deneylerde ise yoğunluk, su emme oranı, Los Angeles aşınma testi ve donma-çözülme dayanıklılığı gibi değerler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, bazaltiktrakiandezitlerin yol üstyapısında kullanılan agregalar için gerekli teknik şartlara büyük ölçüde uyum sağladığını göstermiştir. Bu çalışma, hem yerel kaynakların yol yapımında etkin kullanımını teşvik etmekte hem de Ahlat bölgesinin ekonomik potansiyelini artırmaya yönelik öneriler sunmaktadır.

AgregaEsnek kaplama
Kendal Deli
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tipte agrega kullanımının geopolimer harçların özelliklerine etkileri

Bu çalışmada farklı özelliklere sahip agregaların kullanımının geopolimer harç üzerindeki basınç ve eğilme dayanımına etkisi ortaya konulmuştur. CEN standart kum, sinter manyezit, kiremit tozu agregası ve genleştirilmiş perlit kullanılarak elde edilen karışımlar 40 ve 70°C kür sıcaklığına maruz bırakılmıştır. Aynı zamanda iki farklı yayılma çapıyla (15 ve 21 cm) elde edilen karışımlar, içerisindeki su miktarının dayanıma etkisini de belirleme imkânı tanımıştır. Bu çap, yayılma tablası deneyiyle her numune için ölçülmüştür. Agregaların karışım içerisindeki su ihtiyaçları birbirinden farklı olduğundan dolayı karışımlara eklenen su miktarları değişkenlik göstermiştir. 7 ve 28 günlük eğilme ve basınç dayanım değerleri, bu değerler üzerindeki su miktarının ve kür sıcaklık derecesinin etkisi araştırılmıştır. SEM görüntüleriyle mikro yapıdaki değişimler dayanım sonuçlarıyla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.

AgregaAgrega özellikleriBasınç dayanımı+5
Ahmet İnal
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Marshall dizayn metodu ile optimum bitüm muhtevasının belirlenmesinde deney parametrelerinin sonuca etkisi

MARSHALL DİZAYN METODU İLE OPTİMUM BİTÜM MUHTEVASININ BELİRLENMESİNDE DENEY PARAMETRELERİNİN SONUCA ETKİSİ (Yüksek Lisans Tezi) Kürşat YILDIZ GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÖZET Ülkemiz karayollarında trafik hacmi ile beraber yüklerin artması ve iklim koşullarının da olumsuz etkileri esnek fist yapı kaplamalarında tekerlek izi oluşumu, yığılma ve ondülasyon gibi kalıcı deformasyon oluşmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada; asfalt betonu karışımını optimize etmek amacıyla yapılan Marshall dizayn metodunu inceleyerek, bu metotla daha önce yapılmış çalışmaların verileri ve laboratuarda yapmış olduğumuz Marshall deneyi verileri kullanılarak istatistik! analizler yapılmıştır. Optimum bitüm muhtevasının belirlenmesi için model denklemleri oluşturulmuş ve elde edilen model denklemleri üzerinden optimum bitüm muhtevası belirlenmeye çalışılmıştır. Model denklemleri üzerinden elde edilen sonuçlar Marshall deney sonuçları île karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalar sonucunda optimum bitüm yüzdelerinde değişik oranlarda artmalar ve azalmalar görülmüştür. Bu artma ve azalmalar her ne kadar küçük değerlerde olsa asfalt betonu kaplamaların fiziksel özelliklerini önemli derecede etkilediği belirlenmiştir. Bilim Kodu :2251101 Anahtar Kelimeler :AsfaIt Betonu, Agrega, Bitüm, Marshall Stabilitesi Sayfa Adeti :104 Tez Yöneticisi :Yrd. Doç. Dr. Mehmet ORHAN

AgregaAsfalt betonuBitüm+1
Kürşat Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırşehir yöresi kırmataş agregalarının mühendislik özellikleri

Bu araştırmanın amacı; Kırşehir yöresi taş ocaklarından elde edilen kırmataş agregaların mühendislik özelliklerini belirlemektir. Çalışma Kırşehir yöresinde yedi farklı taş ocağı örnekleri üzerinde üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada taş ocaklarının rezervi, mineralojik yapısı basınç dayanımı ve sertliği incelenmiştir. İkinci aşamada, yedi ocağa ait ana kayaçlardan elde edilen kırmataş örneklerinin ve Kızılırmak nehrinden elde edilen agregaların fiziksel ve mekanîksel özellikleri belirlenmiştir. Üçüncü aşamada elde edilen agregalarla üretilen beton örneklerinin özgül ağırlık, su emme oranı, yarmada? çekme dayanımı, basınç dayanımı ve elastisite modül özellikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak; Kırmataş ocakları yeterli rezerve ve mineralojik yapıya sahip olup, agrega örneklerinin tamamı fiziksel, mekanîksel ve teknolojik yönden agrega kullanımına uygundur. Agrega örneklerinden Seyfe, Demirli.ve Kızılırmak agregaları su emme bakımından, Seyfe'nin ayrıca aşınma dayanımı bakımından standartlara uygun olmadığı görülmüştür. Keçikale ocaklarından alınan örneklerin en iyi agrega özelliklerine sahip olduğu belirlenmiştir. Sertleşmiş beton özellikleri bakımından ise katkılı betonların katkısız betonlara göre %10 daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Bilim Kodu : 2251101 Anahtar Kelimeler : Kireçtaşı, agrega, kırmataş agrega, beton

AgregaBetonKireç taşı+2
İlhami Demir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Amasya bölgesi agrega rezervlerinin hazır beton agregası olarak kullanım imkanlarının araştırılması

Bu çalışma, doğal agrega rezervlerine sahip Amasya ili Yeşilırmak havzasındaki agrega ocaklarından elde edilen agregalann hazır beton tesislerinde kullanım imkanlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. İnşaat sektörünün hızla geliştiği son yıllarda hazır beton üretimi ve kullanımı büyük oranlarda artmış, küçük ve büyük kapasiteli bir çok firma hazır beton üretimine geçmiştir. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda genelde bu sektörde üretilen betonların amaçlanan dayanım değerine ulaşılmasında problemler olduğu görülmüştür. Hazır beton kalitesinin yükseltilmesinde problem olan faktörler malzeme, işçilik ve teknik bilgi yetersizliği olarak görülmektedir. Bu çalışmada Amasya bölgesinde bulunan agregalann hazır beton imalinde kullanılması durmunda beton kalitesini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Sonuç olarak; rezervlerden elde edilen agregalann yıkanarak kullanılması ve standart tane dağılımının sağlanması durumunda BS16 betonu imalinde kullanılabileceği görülmüştür.

AgregaAmasyaHazır beton
Güven Gürbüz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Karacadağ volkanik bazaltının karayolları alttemel ve temel tabakalarında kullanılabilirliğinin irdelenmesi

Yol inşaatları, tarihin eski çağlarından günümüze dek yapımı devam eden ve ihtiyaç sıralamasında büyük öneme sahip bir sektördür. Tarihin her döneminde büyük önem arz eden yol yapım çalışmaları, insanlığın daima ihtiyacı olan ulaşım için çok önemlidir. Bu sektörün gelişmesi ve gerekli hammadde ihtiyacından kaynaklı olarak yol inşaatı sektöründe kullanılmak üzere agrega ihtiyacı doğmaktadır. İhtiyaç duyulan bu agregalar çeşitli yöntemler ile temin edilmektedir. Temin edilecek olan agregaların, yol inşaatı maliyetlerini düşürmesi gerekmektedir. Ocakların ya da malzemenin temin edildiği ortamın yakınlığı maliyeti oldukça düşürmektedir. Bu sebeple Karacadağ bölgesinde bulunan yüzeysel volkanik kayaç olan Karacadağ bazaltının ulaşılabilir bir malzeme olması ve tarıma elverişli araziler üzerinde bulunması göz önünde bulundurularak çalışmalar yapılmıştır. Tezin ilk bölümlerinde karayolu inşaatı hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Tezin devam eden bölümlerinde ise malzemenin karayolu inşaatında kullanılabilir bir malzeme olabilmesi için Karayolları Teknik Şartnamesi'nde yer alan limit değerlere değinilmiştir. Son bölümlerde ise Karacadağ bazaltının kullanılabilmesi ve yeryüzünden ıslah çalışmaları sonucunda verimli arazilerden elde edilebilecek olan bitkilere yer verilmiştir. Karacadağ bazaltının ıslah edilmesi ve yol inşaatı alttemel ve temel tabakalarında kullanılması durumunda, hem karayolu inşaatı için gerekli olan agrega temini kolaylaşacaktır hem de bazalt agregaları yüzünden tarımsal faaliyet gösteremeyen araziler tarıma tekrardan kazandırılacaktır. Karacadağ bazaltından elde edilen PMT ve PMAT malzemelerinin karayolları agrega deneyleri yapılmıştır. Bu deneylerin sonuçları Karayolları Teknik Şartnamesi'nde yer alan limit değerler ile kıyas edilmiştir. Bu deneylerin sonucunda, Karacadağ bazaltının karayolları alttemel ve temel tabakalarında kullanılabilir olduğu gözlemlenmiştir. Deney tekrarlarının arttırılması ve çeşitli bölgelerden Karacadağ bazaltı temini sonucunda yapılan deneyler ile daha güvenilir ve kesin sonuç elde edilebileceği sonucuna varılmıştır.

AgregaBazaltKara yolları+1
Muhammed Enes Türk
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Kök gelişimi tamamlanmamış dişlerin farklı tedavi prosedürlerinin ve bu tedavi prosedürlerinde kullanılan materyallerin biyomekanik etkilerinin sonlu eleman analizi ile değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, kök gelişimi tamamlanmamış diş modelleri üzerinde parsiyel pulpotomi, apeksifikasyon ve REP uygulamalarının ve bu tedavi prosedürlerinde kullanılabilecek KH, MTA, Bioaggregate ve Biodentin materyallerinin, fonksiyonel kuvvetler altında oluşturduğu stresin SEA ile değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Tomografi verilerinden faydalanılarak kök gelişimi tamamlanmış bir maksiller kesici diş ve çevre dokular üç boyutlu olarak bilgisayar ortamında oluşturulmuştur. Bu model esas alınarak, kök gelişimi tamamlanmış ve tamamlanmamış 2 sağlıklı diş modeli oluşturulmuştur. Ayrıca parsiyel pulpotomi, apeksifikasyon, REP uygulamalarının ve bu uygulamalarda KH, MTA, Bioaggregate ve Biodentine materyallerinin kullanıldığı 17 tedavi modeli simüle edilmiştir. Ardından dişlerde 100 N' luk fonksiyonel çiğneme kuvveti uygulanarak SEA ile dişte oluşan von Mises stres değerleri apikal, orta ve servikal olmak üzere üç bölgede incelenmiştir. Bulgular: Kök gelişimi tamamlanmamış dişlerde kök gelişiminin tamamlanması stresleri azaltmıştır. Parsiyel pulpotomi modellerinde apeksogenezisin tamamlanmasıyla dişte oluşan stresler azalmış olup benzer şekilde REP sonrası sement benzeri doku ile kök gelişiminin tamamlanması da dişte oluşan streslerin azalmasını sağlamıştır. Apeksifikasyon tekniğinin simüle edildiği modellerde diğer modellere kıyasla en yüksek stress değerleri oluşmuştur. Bu tedavi prosedürlerinde kullanılan materyaller değerlendirildiğinde en yüksek stress miktarı KH kullanılan modellerde görülmüştür. MTA, Bioaggregate ve Biodentin benzer stresler oluştururken en düşük stres MTA kullanılan modelde oluşmuştur. Sonuç: Kök gelişimi tamamlanmamış dişlerde kök gelişimini uyaran tedavi prosedürlerine yönelmek dişte oluşan stresleri azaltmaya yardımcı olacaktır. MTA ile yapılan tedaviler KH, Bioaggregate ve Biodentine ile yapılan tedavilere göre diş yapısını daha fazla güçlendirmiştir.

AgregaBiodentinBiyomekanik+7
Elif Kılınç
Dicle University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sathi kaplamalarda su etkisi altında, agrega ile bitümlü bağlayıcı arasındaki yapışma yeteneğinin, kullanılan malzemelere bağlı olarak incelenmesi

SATHİ KAPLAMALARDA SU ETKİSİ ALTINDA, AGREGA İLE BİTÜMLÜ BAĞLAYICI ARASINDAKİ YAPIŞMA YETENEĞİNİN, KULLANILAN MALZEMELERE BAĞLI OLARAK İNCELENMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Ebru ARIKAN GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Temmuz 1997 ÖZET Bu çalışmada, Türkiye'de karayolu ağının büyük bir kısmını teşkil eden sathi kaplamalarda, agrega ile bitümlü bağlayıcı arasındaki yapışmanın; kaplamayı oluşturan malzemelere, bağlayıcı ile agrega arasında yapışma anındaki temas sıcaklığına ve soyulmayı önleyici katkı malzemesi kullanımına bağlı olarak değişimi, deneysel metodla araştırılmıştır. Kaplamayı oluşturan malzemelerden; agrega olarak kalker ve bazalt, bitümlü bağlayıcı olarak 150- 200 penetrasyonlu ve 60-70 penetrasyonlu asfalt çimentosu, bağlayıcı- agrega temas sıcaklığı olarak 150°C, 120°C, 90°C ve katkı malzemesi olarak Lilamin AD-4F kullanılmıştır. Yapışmanın, uygulamaya yakın şartlarda ölçümü yapılmış ve sonuçlar grafik üzerinde değerlendirilmiştir. Denenen bağlayıcı-agrega temas sıcaklıklarında, kullanılan malzemelerin yapışma dereceleri ve katkı malzemesiyle beraber kullanılmalarının avantajları karşılaştırılmıştır. Bu tür bir inceleme, Türkiye'de ilk defa bu çalışmada yapılmıştır. Bilim kodu Anahtar kelimeler Sayfa adedi Tez danışmanı 60010500 Sathi kaplama, Agrega, Asfalt, Soyulma, Yapışma, Vialit 113 Prof.Dr. Yalçın EROL

AgregaBitümKaplama
Ebru Arıkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Asfalt emilsiyonu ile hazırlanan soğuk karışımların stabilitelerinin araştırılması

ÖZET Dört bölüm olarak hazırlanan bu çalışmada, sıcak karışım asfalt betonlarına alternatif olabileceği düşünülen, asfalt emülsiyonuyla hazırlanmış soğuk karışımların kireç katılması durumundaki stabiüteleri araştırılmıştır. Birinci bölümde, esnek üstyapılı yollarda kullanılan malzemeler hakkında teknik bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, bu malzemelere uygulanan laboratuar deneylerinin ve soğuk karışım tasarımının nasıl yapıldığı açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, Yollar Fenni Şartnamesinde asfalt betonu aşınma tabakası için en son verilen Tip-II 'nin ortalama gradasyonuna sahip genelde kalker kökenli agrega ile CSS-1 sınıfı katyonik asfalt emülsiyonu kullanılarak hazırlanan soğuk karışım briketleri üzerinde yapılan Marshall deney bulguları hem tablo, hem de şekiller halinde verilmiştir. Dördüncü bölümde ise elde edilen deney bulgularından hareketle varılan sonuçlar ve öneriler açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Agrega, Asfalt Emülsiyonu, Soğuk Karışım, Kohezyon VI ^TOX§MÖÖltî!Sfâ31 "î&ÜM/ÖsrrASYON MERKESf

AgregaAsfaltKohezyon+1
Orhan Karpuz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu Karadeniz bölümü agregalarıyla yüksek performanslı beton üretimi ve özelliklerinin diğer betonlarla karşılaştırmalı olarak incelenmesi

ÖZET Yüksek performanslı beton konusunda bugüne kadar birçok araştırma gerçekleştirilmiş olmasına rağmen bu betonun özelikleri henüz geleneksel betonlarınki kadar belirlenebilmiş değildir. Gerçekten, yönetmeliklere girip betonarme ve öngerilmeli beton yapıların hesap ve projelendirilmelerinde yeterli hassasiyetle kullanılmakta olan bağıntı, hüküm ve önerilerin birçoğu basınç dayanımı 40MPa'ya kadar olan betonlar üzerinde gerçekleştirilmiş olan deneylerden elde edilen verileri temel almaktadır. Bunların daha yüksek dayanımlı betonlarla inşa edilen yapılarda da aynı hassasiyetle kullanılıp kullanılamayacağı henüz tam olarak ortaya konabilmiş değildir. Zira gerilme- şekildeğiştirme ilişkisi, eğilme elemanlarının basınç bölgesindeki gerilme dağılımı, donatı- beton aderansı, kırılma mekanizması, maksimum-minimum donatı oranlan, eğilme etkisindeki betonarme ve öngerilmeli beton elemanların davranışı ve çatlama durumları gibi konular üzerindeki bilgiler maalesef bugün de yeterli düzeye ulaşamamıştır. Durum böyle olunca, bu çalışmanın temel amacı da, Doğu Karadeniz agregalanyla yüksek performanslı beton üretmek ve bu betonları geleneksel ve hafif betonlarla karşılaştırmalı olarak incelemekten ibarettir. Bu amaçla gerçekleştirilen çalışma, toplam yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm genel bilgiler bölümü olup, ikinci bölümde bu çalışmanın amacı doğrultusunda Doğu Karadeniz bölümü agregalanyla üretilen yüksek performanslı, geleneksel ve hafif betonlar ve bu betonların kullanıldığı betonarme-öngerilmeli beton kirişler üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın bütününden çıkartılabilecek sonuç ve öneriler üçüncü bölümde özetlenmekte ve bu son bölümü kaynaklar diziniyle, agrega petrografik yapının kırılma mekanizmalan üzerindeki etkisi, kum kirliliği, birim şekildeğiştirme ölçerleri ve çatlama konularındaki ek bölümler izlemektedir. Elde edilen sonuçlar, Doğu Karadeniz bölümü çeşitli kayaçlanndan elde edilen agregalarla yüksek performanslı sınıfına giren betonlar üretilebildiğini, bunların yapılarda kullanılmasının bir çok yönden yararlı olacağını ancak yüksek performanslı betonla inşa edilen yapıların projelendirilmesi için bugün yürürlükte bulunan "Betonarme Yapıların Hesap ve Yapım Kuralları" nın geçerli olmadığını da ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Yüksek Performanslı Beton, Deneysel ve Teorik karşılaştırma, Merkezi Basınç ve Eğilmede, Geleneksel Beton, Hafif Beton, Betonarme ve Öngerilmeli Beton Kirişler. vn

AgregaBeton üretimiHafif beton+1
Selim Pul
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00

Related subjects