Aluminum

82 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Elektrikli araç batarya taşıyıcılarında kullanılan farklı kaynak türlerinin karşılaştırılması

Son yıllarda taşıt kaynaklı emisyon değerlerinin azaltılmasına yönelik uygulamalar elektrikli araçlara yönelimi arttırmış, bu da mevcut ağırlık azaltma çalışmalarını daha da hızlandırmıştır. Bu durum özellikle elektrikli araç batarya taşıyıcılarında alüminyum alaşımlarının kullanımını getirmiştir. Çözülmesi gereken problemlerin başında alüminyumun en uygun bir biçimde kaynak edilebilmesi gelmektedir. Elektrikli araçlardaki batarya taşıyıcı kutusunun kaynaklama türleri arasında geleneksel yöntemlerin yanı sıra sürtünme karıştırma kaynağı da son yıllarda öne çıkmıştır. Bu araştırmada ark kaynak ile sürtünme karıştırma kaynağının (SKK) karşılaştırılması, SKK kaynağında kullanılan takımın ilerleme hızlarının kaynağa etkisi ve levhaların kalınlığının SKK kaynağındaki parametrelere etkisi incelenmiştir. Ekstrüzyon ile üretilen levhaların mikro sertlik değerlerinin değişimi, mekanik özellikleri, penetrasyon incelenmesi ve porozite durumlarına bakılmıştır. Bu incelemeler doğrultusunda SKK karıştırma kaynağının ark kaynağa göre mekanik özelliklerinin yani çekme gerilmesi, uzama ve mikro sertlik değerlerinin daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Takım ilerleme hızının ise belirli bir sınır ile mekanik özelliklerine pozitif yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Et kalınlığının SKK yöntemine etkisi ise bindirme kuvvetinin artmasına ve kullanılacak takımın geometrisinin önemini göstermiştir.

AlüminyumAlüminyum alaşımlarıArk kaynağı+5
Muhammed Fatih Bağmancı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum 6061-T6 alaşımının sürtünme karıştırma nokta kaynağı ile farklı parametrelerde birleştirilmesi ve mekanik özelliklerinin incelenmesi

Günümüzde ekonomik araçlar kullanmak insanların tercih ettiği bir durum olmuştur. Üretici firmalarda yakıt ekonomisi sağlayabilecek malzemelere ve üretim metotlarına yönelmektedir. Bu doğrultuda Alüminyum gibi hafif ama mukavim malzemeler sıkça kullanılır olmuştur. Aynı sebepler ile sürtünme karıştırma kaynağı da gün geçtikçe daha çok ürünün birleştirilmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada Al6061 malzemesinin farklı parametreler kullanılarak hazırlanmış numuneleri üzerine araştırma yapılmıştır. Hazırlanan bu malzemelerin çekme ve yüzey sertliği testleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Takım ilerleme hızının kaynak kalitesine olan etkisi tartışılmıştır.

AlüminyumBirleştirme yöntemleriKaynak yöntemleri+1
Burak Şentürken
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Moleküler katman biriktirme (MLD) yöntemiyle organik – inorganik hibrit alukon ince filmlerin oluşumu

Bu çalışmada MLD (Moleküler Katman Biriktirme) yöntemi ile hibrit alukon ince filmler biriktirilmiştir. Hibrit alukon ince filmler; silisyum tabaka, cam lamel ve cam kumaş yüzeyler üzerinde üretilmiştir. TMA-EG ve TMA-GL olarak farklı prekürsörler kullanılıp, iki farklı alukon üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretim sırasında birikme oranınınti amacıyla elipsometre analizi yapılmıştır. Hibrit alukon ince filmin üretimi sırasında kontrolsüz büyüme, oksidasyon ve sızma gibi durumlar ile karşılaşılmış olup çözümler üretilmiştir.

AlüminyumAtomik katman biriktirmeEtilen glikoller+3
Nergis Nur Fidan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Alüminyum döküm hatalarının derin öğrenme yaklaşımıyla tespiti ve sınıflandırılması

Eşsiz özellikleri nedeniyle, yüksek basınçlı döküm tekniğiyle üretilen alüminyum döküm parçaları, özellikle otomotiv endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte döküm parçalarının muayenesi, başka türlü görülemeyen iç kusurları incelemek için X-ışını gibi teknolojiler kullanılarak kritik bileşenlerin tahribatsız test edilmesini gerektiren bir süreçtir. Böylesine zaman alıcı bir görsel muayene, azami dikkatle iyi eğitilmiş uzmanlar gerektirir. Bu çalışmada, alüminyum döküm parçalarının iç kusurlarını uluslararası bir standarda uygun olarak tespit etmek, seviyelendirmek ve bu kusur bilgileriyle döküm süreci parametrelerini ilişkilendirmek amaçlanmıştır. Kullanılan veri seti (Al-Cast veri seti), X-ışını görüntülerinden oluşan özgün bir veri seti olup tüm görüntüler dikkatlice etiketlenmiştir ve tahribatsız muayene topluluğu için açık erişimli olarak paylaşılmıştır. Kusurların tespiti için derin öğrenme tabanlı bir nesne tespit yöntemi kullanılmış olup, tespitler gerçek-zamanlı ve yüksek doğrulukta (0.97'lik mAP değeri) gerçekleştirilmektedir. Tespitten elde edilen bilgilerle k-ortalamalar++ kümeleme algoritmasından faydalanılarak kusurlar, ASTM standartlarına göre kusur oranları belirlenerek seviyelendirilir. Ayrıca yedi farklı döküm süreci parametresi kullanılarak kusur oranı çıktısı üzerinden nispeten az sayıda yapılan deneylerle bu parametrelerin kusur oranına etkileri analiz edilmiştir. Sonuçlar özellikle ikinci faz piston hızı, üçüncü faz basıncı ve enjeksiyon dolu noktasının kusur oranı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma bütünsel olarak hem kalite kontrol hem de üretim aşamasında bir karar destek sistemi olarak kullanılmak üzere önemli bir potansiyele sahiptir.

AlüminyumDerin öğrenmeDöküm hataları+3
İsmail Enes Parlak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum alaşımlarının dökümünde kullanılan tane küçültücüler

Saf alüminyum, düşük yoğunluk, yüksek plastisite, yüksek ısı iletkenliği ve yeryüzünde bulunabilirliği sebebi ile endüstride yaygın olarak tercih edilmektedir. Fakat kaba taneli yapısı ve nispeten düşük mekanik özellikleri nedeni ile kullanımı kısıtlanmaktadır. Alaşımlama ya da tane küçültme işlemi ile olumsuzlukların giderilmesi gerekmektedir. Kimyasal tane küçültme işlemi, alüminyum alaşımlarının döküm proseslerinde bu amaca hizmet eden rutin bir adım haline gelmiştir. Bu işlemin amacı, ergiyiğe bir takım ilaveler yapılması ile heterojen çekirdeklenmenin sağlanmasıdır. Daha fazla aktif çekirdekleyici, tane boyutunun küçülmesine neden olmaktadır. Burada temel prensip; ergiyik içerisindeki çekirdekleyici ajanların, farklı noktalarda katılaşmayı sağlayarak tane büyümesini engellemesi ve eşeksenli küçük tanelerin oluşumunu teşvik etmesidir. Alüminyum alaşımlarının tane küçültme uygulamalarında çeşitli mastır alaşımları kullanılmakla birlikte en popüler ve etkin olanı Al-5Ti-1B alaşımıdır. Bu alaşımın yapısında bulunan TiAl3 ve TiB2 fazları, heterojen çekirdekleyici nokta işlevi görerek çekirdeklenmeyi sağlamaktadır. Mastır alaşımın tane küçültme etkinliği, bu fazların boyut dağılımı ve morfolojileri ile ilgilidir.Bu çalışmada ticari saf alüminyuma, K2TiF6 ve KBF4 tuzları ilave edilerek Al-5Ti-1B tane incelticiler üretilmiştir. Ergitme, alaşımlandırma ve döküm işlemi sırasında parametrelerde yapılan değişikliklerin ve döküm sürecinden sonra gerçekleştirilen plastik şekil verme ile ilgili ek işlemlerin, nihai ürünün tane inceltme performansına etkileri incelenmiştir. Üretilen Al-5Ti-1B bileşimindeki tane incelticilerin ticari saf alüminyuma (AA 1050) ilavesi ile tane küçültme etkinliklerinin karşılaştırması yapılmıştır. Bu doğrultuda üretim esnasında rol alan değişkenlerin etkileri incelenerek üretimin optimizasyonu ve nihai ürüne yapılacak ek işlemlerle tane inceltme performansının iyileştirilmesi hedeflenmiştir.

AlüminyumTane boyutuTane inceltme
Hayati Haydar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum alaşımlarının sürekli dökümünde kullanılan hidrojen gazı giderme sistemi parametrelerinin optimizasyonu

Alüminyum ve alaşımlarının sürekli dökümü sırasında en çok rastlanan problemlerden biri rutubet ile sıvı metalin reaksiyonu sonucu yüzeyde oksit oluşması ve açığa çıkan hidrojenin sıvı metalde çözülmesi olarak gösterilmiştir. Hidrojenin sıvı metaldeki çözünürlüğü yüksek iken azalan sıcaklık ile çözünürlüğü azalmaktadır. Bu nedenle katılaşma sırasında hidrojenin çözeltiden ayrılarak poroziteyi oluşturduğuna inanılmaktadır. Bu doğrultuda döküm öncesinde sıvı metale gaz giderme işlemi uygulanır ve sıvı metalin çözünmüş hidrojen içeriği azaltılmaya çalışılır. Böylelikle porozitenin de azalması beklenir.Hidrojen, alüminyum ve alüminyum alaşımlarının içerisinde yüksek çözünürlüğü olan tek gazdır. Çözünürlük sıcaklıkla ve basıncın kara kökü ile doğru oranlıdır. Hidrojen sıvı metal içerisine çok çeşitli yollardan girebilir. Çok küçük bir kısmı atmosferde serbest halde bulunan hidrojenden, büyük bir çoğunluğu ise su buharının sıvı metal yüzeyinde parçalanması sonucunda açığa çıkan hidrojenden, sıvı metale ilave edilen her türlü katkı maddesinde (şarj) bulunan nemden, potadan ya da kullanılan diğer araçlardan girebilir. Eğer metal akışı ya da karıştırılması (özellikle SNIF sistemi içerisinde) çalkantılı /dalgalı bir şekilde yapılırsa, bu çalkantılardan dolayı sıvı metal içerisine hapsedilen hava hidrojenin oluşmasına sebep olacaktır.Oldukça reaktif olan ve sıvı metal tarafından hızlı bir şekilde absorbe edilen atomik hidrojen su buharının sıvı alüminyum ile tepkimesinden ortaya çıkar. Sıvı alüminyum içerisine giren hidrojen uygun yöntemler kullanılarak uzaklaştırılabilir. Bu çalışmada hedef gaz giderme işleminin en etkili biçimde yapıldığı gaz debisi-motor devir hızı kombinasyonunu 1050 ve 3003 alaşımları için tespit etmektir. Bunun için dokuz ayrı gaz debisi-motor devir hızlarında çalıştırılan SNIF sistemi, SNIF sonrası sıvı metalin içerisindeki hidrojen miktarları ölçülerek test edilmiş ve maliyet ve ürün kalitesinde optimizasyon sağlanmıştır.

AlüminyumArgon gazıFlaks+2
Hakan Özer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Alüminyum elektrolizinde ileri teknoloji uygulamaları

Günümüzde, endüstriyel olarak birincil alüminyum üretimi Bayer Prosesi ile Hall-Héroult prosesinin birlestirilmesi ile gerçeklestirilmektedir. Patentinin Charles Martin Hall ve Paul Louis Toussaint Héroult tarafından basvuru tarihi olan 1886'den bu yana geçen 121 yıl boyunca üretimi giderek artan bir sekilde sürdürülen alüminyumun günlük yasamımızdaki öneminin daha da artacagı gözlenmektedir. Birincil alüminyum, ana olarak kriyolit içeren bir elektrolit içinde alüminanın elektroliz redüksiyonu yani Hall-Héroult prosesi ile üretilir. Elektroliz hücresinde, bir veya birkaç anot elektrolit banyosunu içeren katot içerisinde bulunmaktadır. Yüksek akım uygulandıgında hücre içinde sıcaklık yaklasık 900°C - 950°C'lere çıkar ve kriyolit içinde alümina çözünür. Çözünen alümina içerisindeki oksijen serbest kalır ve anodun karbonuyla birleserek karbon monoksit ve/veya karbon dioksit gazı olarak dısarı atılır. Oksijenin uzaklasmasıyla metalik alüminyum kriyolitin altında birikir. Üretilen alüminyum daha sonra vakumlu potalar yardımıyla çekilir ve dökümhanelere yollanır. Bu çalısmada; 0,30 kW, 1400 d/d trifaze küçük motor, 0,55 kW, 2800 d/d trifaze büyük motor ve 0,75kW'lık frekans degistirici ile kurulmus olan laboratuar tipi alüminyum elektroliz hücresine farklı subsonik ve sonik titresimler uygulanmıs ve bu titresimlerle, elektroliz islemi esnasında ortaya çıkan gazların anot altında birikmesiyle olusan anot efektinin giderilip giderilemeyecegi arastırılmıstır. Anahtar Kelimeler: Alüminyum elektrolizi, Hall-Héroult prosesi, Elektrolit, Anot efekti, Sonik titresim, Subsonik titresim

AlüminyumElektrolizMetalurji+1
Tuba Karahan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum ve demir iyonlarını içeren karışımların eriyokrom siyanın R kompleksleri halinde kısmi en küçük kareler yöntemi ile analizi

Bu çalışmada, Al(III) ve Fe(III)' ün Eriyokrom siyanin R belirteci ile kompleksleri oluşturularak spektrofotometrik yöntemle simultane analizi yapılmıştır. Uygun parametreler seçilmiş ve optimum koşullar sağlanmıştır. En stabil kompleks asetat tamponu ile pH=6' da oluşturulmuştur. CTAB ve CPC gibi yüzeyaktif maddelerin varlığında komplekslerin absorbans değerlerinde azalma gözlenmiştir.Fe(III) ve Al(III) içeren karışımların spektrofotometrik tayini için Çoklu Lineer Regresyonu(MLR), Ana Bileşen Regresyonu(PCR), Kısmi en Küçük Kareler(PLS) ve Tek Değişkenli Kalibrasyon(UC) yöntemleri kullanılmıştır. Kalibrasyon setinin oluşturulmasında alüminyum ve demir için derişim aralıkları sırası ile 0,20?0,38 ppm ve 0,20?0,80 ppm olmak üzere herbir bileşen için 10 adet standart çözeltiden oluşan kalibrasyon seti hazırlanmış ve 400-600 nm arasındaki absorbsiyon spektrumları kaydedilmiştir.Farklı kemometrik kalibrasyon yöntemleri ile elde edilen sonuçlar, Atomik Absorbsiyon Spektrofotometrisi(AAS) yöntemi sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Demir(III) iyonu için PCR ve PLS yöntemlerinin UC ve MLR yöntemlerinden, AAS ile yapılana daha yakın sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Alüminyum iyonu için ise UC, PCR ve PLS yöntemlerinin MLR' den, AAS ile yapılana daha yakın sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Bu yöntem, Portland çimentosunda bulunan Al(III) ve Fe(III) metal iyonlarına uygulanmıştır.

AlüminyumDemir
Cevriye Tataroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessEN

Effect of copper addition on the physical properties of alumina by powder method

The research aims to prepare compounds (Alumina-Copper) produced by powder metallurgy technique and to study the effect of adding copper on the alumina ceramic material; the results of the research showed that both the actual density and the bulk density after sintering increase with increasing copper content, for example, the actual density increases from (4.36-5.45) g/cm3, and the bulk density increases from g/m3 ((3.69-5.6). Also, the percentage of actual porosity after sintering decreased from (26-13%) at a copper content of (5%) to (25%). As for the apparent porosity after sintering decreased from (26-9%) at the copper content (5%-25%). The absorption of water was directly proportional to the actual and apparent porosity. Vickers hardness increased after sintering (54-101) Hv at a copper content of (5%-25%). Also, the compressive strength after sintering increased from (73-118) N/mm2 at a copper content of (0%), and the wear rate decreased from g/cm (5.67*10-8) at (0%Cu) to g/cm ((1.00*10-8 at (25% Cu). The scanning electron microscope (SEM) results showed that the best homogeneous surface was at (25%) copper if it gave a homogeneous surface almost free of defects. The results of the neutrality of the X-rays showed the emergence of new phases that significantly strengthen the composites, improve the mechanical and structural properties, and improve clearly during the crystal structure. Therefore, we find that the emergence of the phase (CuAlO2) is characterized by high durability and strength that hinders crystal dislocations

AluminumCopperPowder metallurgy
Ibrahım Fakhrı Abed Abed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Malzemeleri ( çelik, çinko, kurşun, pirinç, alüminyum ) koruyan koruyucu yağların zamanla değişen fizikokimyasal özellikleri

Bu çalışmada, koruyucu yağların ( SAE 30, SAE 40, 10W/40, 20W/50, HD 68, HD 46 ) alüminyum, bakır, çelik, kurşun ve pirinç metallerine etkisi incelenmiştir. Yağların zamanla değişen uçucu madde miktarları, viskoziteleri, yoğunlukları, pH değişimleri, denge potansiyelleri belirlenmiştir. Ayrıca %3,5 NaCl çözeltisi içerisindeki potansiyel değişimleri de incelenmiştir. Bunun yanı sıra metallerin yağlar içerisindeki zamanla değişen korozyon hızları ölçülmüştür. Yağlarda 10 gün bırakılan metal örnekler daha sonra %3,5 NaCl çözeltisi içerisine bırakılıp korozyon davranışlarının değişimleri belirlenmiştir. Yapılan çalışmada koruyucu yağların korozyona engel olduğu görülmektedir.

AlüminyumKorozyonKurşun+1
Serap Toprak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Aluminyum yüzeyindeki oksit tabakasının sodyum dikromat sülfürik asit anodizing yöntemiyle geliştirilmesi

Bu çalışmada aluminyumun anodik oksidasyonu, sodyum dikromat ve sülfürik asit karışımında, aluminyumun anot olduğu koşullarda elektroliz işlemiyle gerçekleştirilmiştir. Anodizing işlemi, çıplak aluminyum yüzeyini sertleştirerek dayanımını arttırır. Anodizing işlemi süresince yüzeyde önce hidroksit sonra oksit oluşur ve yüzey oldukça sertleşir. Çalışma 0,4 M H2SO4 + 3,96 g/100 ml Na2Cr2O7 çözeltisinde, farklı potansiyelde (0, 3, 6 ve 9 V) ve farklı sürelerde (300, 600 ve 900 saniye) gerçekleştirilmiştir. En uygun işlem koşullarını belirlemek için; korozyon potansiyelleri (Ekor) belirlenmiş ve lineer polarizasyon ölçümleriyle Rp değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca ac impedans spektroskopisinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, aluminyum yüzeyinde oluşturulan oksit, üstün korozyon dayanımı göstermiştir.

Alüminyum
Derya Gedik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

PVD aluminyum kaplama prosesi buharlaşma fazı ve tungsten filament tel geometri optimizasyonu

PVD alüminyum kaplama prosesi otomotiv aydınlatma sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Diğer kaplama proseslerine göre ekonomik ve çevre dostu olduğu için endüstride kullanımı daha da yaygınlaşmaktadır. PVD alüminyum kaplama prosesinde, proses tasarımı ve ürün geometrisi nihai ürün kalitesini direkt olarak etkilemektedir. Alüminyum kaplama kalınlığının ürünün optik gereksinimlerini karşılaması, sürdürülebilir ve homojen kalınlıkta olması prosesin en önemli çıktısı ve başlıca kriteridir. Bu çalışmanın amacı, endüstriyel boyutlardaki PVD kaplama makinesinde üretilen ürünün, kaplama kalınlığını arttıracak seri üretim koşullarına uygun proses koşullarının optimizasyon çalışması ile belirlenmesidir. Optimizasyon çalışmalarında, Taguchi L27 deneysel tasarım metodu kullanılarak, parçanın çember içerisindeki iki boyutlu konumunun, buharlaşma kaynağı olarak kullanılan tungsten filament geometrisinin, alüminyum tel kütlesinin ve makine ön ısıtma parametrelerinin, alüminyum kaplama kalınlığına olan etkisi incelenmiştir. Çalışmalar endüstriyel ölçekteki PVD kaplama makinesinde gerçekleştirilmiş ve optimum çalışma şartlar belirlenmiştir. MİNİTAB® sonuçlarının değerlendirilmesinde Taguchi'nin "en büyük daha iyi" değerlendirme kriterleri kullanılmıştır. Altlık parça üzerindeki kaplama kalınlığını en çok etkileyen faktörler, tungsten filamentin buharlaşma kaynağına olan uzaklığı ve elektrota göre konumu olarak bulunmuştur. Filamentin elektrota göre orta kısımlarda bulunması ve buhar kaynağına yakın konumlandırılması, kaplama kalınlığının artmasına ve standart sapmanın azalmasına sebep olmaktadır. Bu durum ürünün sürdürülebilirliği ve alümiyum kaplama homojenitesini arttırmaktadır. Alüminyum kütlesinin sürekli artışı kaplama kalinlığında sürekli artışa neden olmamak ile birlikte deneylerde kullanılan tungsten filament tiplerinde dezavantaj yaratmaktadır. Alüminyum kaplama kalınlığını en az etkileyen faktör ise filament geometrisidir. Kullanılan filament tiplerine göre en iyi sonucu basket tipi tungsten filament vermektedir. Fakat çalışmada kullanılan diğer tungsten tipleri, sarmal ve deve tipi arasında bariz farklılıklar yoktur, her biri seri üretim koşullarında yarattığı diğer avantajlar nedeni ile seçilebilir. Taguchi deneysel tasarım çalışmasına ek olarak, PVD makinesinin üç farklı ön ısıtma parametresi incelenmiş ve deneysel tasarım doğrulama deneyleri yapılmıştır. Ön ısıtma gelirilimin buharlaşma gerilimine yakın olması (7kV), alüminyumun sıvı fazda daha fazla sürede kalmasına ve çember zeminine damlamasına neden olmaktadır. Bu durum kaplama kalınlığını olumsuz etkilemektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda kaplama kalınlığını arttıracak proses koşulları belirlenmiştir. Bu proses koşulları gelecek projelerde yer alacak ürün ve proses tasarımlarına ait girdileri oluşturacaktır.

AlüminyumFiziksel buhar biriktirmeKaplama+2
Serkan Geçim
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik kapsamında cephe tasarım sürecinde çevre dostu yapı malzemelerinin kullanımı: Alüminyum örneği

Sanayi Devrimi sonrasında teknolojik gelişmeler, nüfus artışı, yeni yaşam ve üretim biçimi ve kentleşme nedeniyle gerçekleştirilen yapısal faaliyetler doğal kaynakların ve yenilenmeyen enerji kaynaklarının kullanılması, enerji, çevre ve atık sorunlarına, doğal çevrenin bozulmasına ve insan sağlığını tehdit ederek yaşam kalitesinin azalmasına neden olmuştur. Bu süreçte bugünün gereksinimlerinin gelecek kuşakların yaşam koşullarına zarar vermeden karşılanmasını hedefleyen bir dünya görüşü olarak ortaya çıkan sürdürülebilirlik kavramı; yaşadığımız çevrenin korunmasını önemseyen bir olgu olarak kabul görmüş ve mimarlık ile birlikte pek çok disiplinin ilgi alanına girmiştir. Yapı sektörünün ve yapı malzemesi seçiminin dünyada üretilen enerjiden büyük ölçüde sorumlu olması; enerji korunumu sağlayan, atıkları azaltan, uzun hizmet ömrüne sahip, sık bakım-onarım gerektirmeyen, geri dönüştürülebilen, kaynak kullanımına duyarlı ve insan sağlığı ve konforuna uygun, çevre dostu yapı malzemelerinin tercih edilmesinin gerektiği anlaşılmış ve yapı malzemelerinin çevresel etkilerini yaşam döngüsü boyunca değerlendiren, insan konforunu ve sağlığını önemseyen, kullanıcının yaşam kalitesini yükselten bir yöntem olarak Yaşam Döngüsü Değerlendirme-YDD yaklaşımı gündeme gelmiştir. Bu çalışma sürdürülebilirlik kapsamında cephe tasarım sürecinde çevre dostu yapı malzemelerinin kullanımını alüminyum örneğinde araştırmayı amaçlamaktadır. İşlevsel, estetik, dayanıklı, çevre dostu ve ekonomik olması ve cephe tasarımında tercih edilmesi yapı malzemesi olarak alüminyumun seçiminde belirleyici olmuştur. Yapılarda ısı kayıplarının en çok cephedeki açıklıkların boyutlarından, kullanılan yapı malzemesinden kaynaklanması ve alüminyum ve cam malzemenin büyük oranda geri dönüşüm sağlayabilmesi nedeniyle giydirme cephelerde kullanılan alüminyum ve camın türü ve niteliği enerji korunumu açısından önemli görülmektedir. Bu kapsamda sürdürülebilir yapı tasarımı, cephe tasarım süreci, çevre dostu yapı malzemeleri ve alüminyuma yönelik literatür araştırılmış, giydirme cephe sitemleri Dünyada ve Türkiye'deki ofis yapı örnekleri ile incelenmiş, alüminyumun yaşam döngüsü boyunca çevresel etkileri YDD yöntemi ile değerlendirilmiş ve giydirme cephelerde kullanımına yönelik öneriler geliştirilmiştir.

AlüminyumGiydirme cephelerSürdürülebilir mimari+2
Halil Konak
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyuma maruz kalmış sıçanlarda; karaciğer, böbrek ve beyin dokularına nar (Punica Granatum L.) suyunun bazı elementler üzerine etkisinin araştırılması

Bu tez çalışmasında, sıçanlarda AlCl3 ile oluşturulan oksidatif strese karşı nar (Punica Granatum L.) suyunun koruyucu etkisi araştırılmıştır. Çalışmada; Kontrol (K), Nar suyu (NS), Alüminyum (Al) ve Nar suyu +Alüminyum (NS+Al) şeklinde dört grup oluşturulmuştur. AlCl3 8,3 mg/kg olacak şekilde intraperitonal yolla ve nar suyu ise 4 ml/kg olacak şekilde oral gavaj yolu ile gün aşırı 30 gün boyunca uygulanmıştır. Sıçanların karaciğer, böbrek ve beyin dokularında bazı eser elementlerinin düzeyleri Yüksek Çözünürlüklü Sürekli Işın Kaynaklı Alevli Atomik Absorpsiyon Spektrometresi (HR CS-FAAS) kullanılarak belirlenmiştir. Karaciğer dokusu eser element düzeyleri incelendiğinde, Al grubunun, K grubuna göre Ca ve Al düzeylerinde artış görülürken, Mn düzeyinin azaldığı gözlemlenmiştir. Al+NS grubu Mn ve Al düzeyleri Al grubuna göre azalmış, Ca düzeyi ise artmıştır. Böbrek dokusu eser element düzeyleri incelendiğinde Al grubu Cu, Ca, Mg ve Al düzeylerinde K grubuna göre artış gözlenmiştir. Al+NS grubu Cu, Ca ve Al düzeylerinin, Al grubuna göre önemli düzeyde azaldığı tespit edilmiştir. Beyin dokusu eser element düzeyleri incelendiğinde ise Al grubunun, K grubuna göre Fe, Ca ve Al düzeylerinin arttığı, Mn düzeyinin ise azaldığı gözlemlenmiştir. Al+NS grubu Fe, Ca ve Al düzeyleri ise Al grubuna göre azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, AlCI3 maruziyetinde Nar suyu uygulamasının sıçan dokularında oluşan toksisiteye karşı koruyucu etkilerinin olabileceği gösterilmiştir.

AlüminyumAntioksidanlarBeyin+7
Habibe Koç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Etial 141,145 ve 160 tipi döküm alüminyum ile plaka tipi alüminyum malzemeler için yorulma makinası tasarımı ve eğilmeli yorulma davranışlarının incelenmesi

Bu çalısmada piyasadan temin edilen 1XXX serisi 3 mm kalınlığındaki plakadan hadde doğrultusunda (boyuna) ve hadde doğrultusuna dik doğrultuda (enine) kesilmis Alüminyum numuneler ile ET?AL 141 (4XXX.X serisi), ET?AL 145 (9XXX.X serisi) ve ET?AL 160 (3XXX.X serisi) malzemesinden döküm yoluyla hazırlanmıs numuneler, olmak üzere bes grup numunenin eğilme yorulması davranısları incelenmistir. Çalısmanın hedefi, alüminyum alasımlarından yapılmıs rüzgar türbini ve eksenel fan kanatlarındaki eğilme yorulmasından dolayı olusan hasarı basite indirgeyerek incelemeye yöneliktir. Bu elemanlardaki yükleme ve gerilme sekline benzer bir yorulma yapabilmek için çalısmanın amacına uygun olarak düzlemsel eğme gerilmeli yorulma makinesi tasarlanmıs ve imal edilmistir. Öncelikle tüm malzeme gruplarındaki numunelerin çekme, ve üç noktadan eğme testleri yapılmıs ve sonuçlar değerlendirilmistir. Daha sonra tüm numune gruplarında 10 basamaktaki farklı sehimlerde yapılan yorulma testleri sonucunda elde edilen deneysel veriler kullanılarak S ? N diyagramları (Wöhler eğrileri) çizilmistir. Hasar kriteri ve yorulma ömür sınırı olarak, ortalama N = 107 çevrimine karsılık gelen eğilme gerilmesi alınmıstır. Deney verilerinin istatistiksel değerlendirilmesi için iki parametreli Weibull dağılımı kullanılmıstır. Kırılma yüzeyleri, optik mikroskopta 20X ve 40X büyütülmüs fotoğrafları çekilerek makro düzeyde ve SEM cihazında 30X ? 1000X arasında fotoğrafları çekilerek mikro düzeyde incelenmistir. Yorulma deneyleri sonuçlarına göre en yüksek yorulma ömrü, ET?AL 160 (3XXX.X serisi Al ? Si ? Cu) döküm malzemesinden elde edilmis numunelerde olduğu tespit edilmistir. Test sonuçlarının hazır plaka alüminyum numunelerde, hadde doğrultusundan, döküm numunelerde ise döküm kusurlarından etkilendiği görülmüstür. ANAHTAR SÖZCÜKLER: alüminyum / eğilme yorulması / eğilme yorulması test cihazı / Weibull dağılımı / alüminyumda döküm kusurları

AlüminyumWeibull dağılımı
Nurcan Kumru
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İki farklı alüminyum alaşımının,tıg kaynak yöntemi kullanılarak,iki farklı elektrot teli ile kaynatılması ve mekanik özelliklerinin incelenmesi

Günümüzde, dövme alüminyum alaşımları arasında AA5083 ve AA6013 alüminyum alaşımları, havacılık, gemi inşa sanayi ve otomotiv sanayilerinde geniş ölçüde kullanılmaktadırlar.Yapılan literatür taramalarında 5083 alaşımının korozyon dayanımı ve mukavemet gerektiren kullanımlarda, 6013 alaşımınınsa şekillendirme kabiliyeti ve kaynak kabiliyeti gerektiren kullanımlarda öne çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca 6013 alaşımının mukavemet özelliklerinin yaşlandırma ile yükseltilebildiği, 5083 alaşımınaysa ısıl işlem uygulanamadığı ancak soğuk şekillendirme ile sertleştirilebildiği bilinmektedir.Kaynak kabiliyeti, mukavemet özellikleri ve ısıl işleme uygunluk bakımından farklılık gösteren bu iki alaşıma iki farklı elektrot teli (AlSi12 ? AlSi5) kullanılarak TIG kaynak yöntemi ile kaynak uygulaması yapılmış ve 5083-AlSi12-5083, 5083-AlSi5-5083, 6013-AlSi12-6013, 6013-AlSi5-6013, 5083-AlSi12-6013, 5083-AlSi5-6013 olarak altı farklı numune parametresi elde edilmiştir. Numunelerin mikro sertlik taramaları, çekme, charpy ve üç nokta eğme deneyi sonuçları incelenerek karşılaştırılmıştır.Bunlara ek olarak 6013 alaşımının olduğu 6013-AlSi12-6013, 6013-AlSi5-6013, 5083-AlSi12-6013, 5083-AlSi5-6013 kaynak numunelerinin bir kısmı yaşlandırma ısıl işlemine tabi tutulmuş, sertlik taraması yapılmış, charpy ve üç nokta eğme deneyi sonuçları önceki sonuçlarla karşılaştırılarak incelenmiştir.

AlaşımlarAlüminyumKaynak
Mehmet Ayvaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum ve hidroksil uçlu polibütadien (HTPB) bazlı kompozit malzemelerin yaşlanmasında aşındırıcı ortam etkilerinin incelenmesi

Alüminyum (Al) ve Hidroksil Uçlu Polibütadien (HTPB) kompozit roket yakıtlarında yaygın olarak kullanılan malzemelerdir. Bu çalışmada, kompozit malzemelerin içeriğinde yer alan HTPB ve Alüminyumun değişen oranlarının zamana bağlı olarak yaşlanması incelendi. Bu amaçla, farklı HTPB/Al oranlarında (HTPB/Al: 4,44; 2,77; 1,88; 1,33) kompozit numuneler hazırlandı. Daha sonra bu numuneler etüvde, nem ve oksijen atmosferlerinde 90 ?C'de 22 gün yaşlandırıldı. Yaşlandırmanın korozyon davranışları üzerindeki etkileri, 25 ±0,1 0C'de 0,1 M HCl çözeltisi içinde Tafel ekstrapolasyon metodu ile incelenirken, numunelerin mikroyapıları XRD analizleri ile incelendi. Sonuçlar numunenin yüzeyindeki alüminyum oksit tabakasının başlangıçta pasif olduğunu ancak beş yıl sonunda oksit tabakasının açılarak, alüminyum yüzeyinin aktifleştiğini gösterdi. On yıl yaşlandırma süresi sonunda oksit tabakasının tekrar oluştuğu ve yüzeyi pasif hale getirdiği tespit edildi. Yaşlandırma boyunca yüzeyde aktif-pasif geçişlerin birbirini takip ettiği XRD ve Tafel ekstrapolasyon yöntemi ile belirlendi.Ayrıca yine, nem ve oksijen atmosferlerinde numuneler mikrokalorimetre sisteminde 900C'de 22 gün yaşlandırıldı ve zamana karşı ısı akış eğrileri elde edildi. Aşındırıcı ortam etkisinin Oksijen < Nem < Nem + Oksijen sırası ile artış gösterdiği belirlendi. Tek başına nem ya da oksijen ortamlarında, kompozitin reaktifliğinin, numune içindeki alüminyum oranına bağlı olduğu, nem + oksijen ortamında ise, alüminyum ve HTPB'in her ikisininde reaktifliği arttırdığı ısı akışlarındaki artıştan tespit edildi.

AlüminyumHidroksi üç gruplu polibütadien
Günseli Sezigen Bayram
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

AA5052/2024 alaşımlarının sürtünme karıştırma kaynağı yöntemiyle birleştirilebilirliğinin araştırılması

Alüminyum ve alaşımları, sahip oldukları düşük yoğunluk, yüksek korozyon direnci ve mukavemet gibi özelliklerinden dolayı özelikle havacılık, uzay ve savunma sanayisi gibi alanlarda yaygın kullanılan malzemelerdir. Bu malzemelerin geleneksel kaynak yöntemleri ile birleştirilmeli önemli problemler doğurmaktadır. Geleneksel ergitmeli kaynak yöntemlerinde curuf kalıntısı, tünel, gözeneklik, makro düzeyde iç gerilmeler gibi kaynak hataları oluşmak da bu da, elde edilen bağlantıların mukavemetlerini önemli derecede düşürmektedir. Bu sebeple, farklı özelliklere sahip alaşımların birleştirilmesinde, yeni ve alternatif bir katı hal kaynak yöntemi olan Sürtünme Karıştırma Kaynağı (SKK) sahip olduğu birçok avantajdan dolayı tercihli hale gelmiştir. Bu yöntemde ergitme olayının olmayışı, kaynak esnasında oluşan gerilmeleri en aza indirgemekte, ve diğer yöntemlere nazaran çok daha az kaynak hatası oluşmasına yol açmaktadır.Bu çalışmada, farklı özelliklere sahip ve ticari temin edilmiş AA2024 ila AA5052 alüminyum alaşımları, SKK yöntemi ile birleştirilmiştir. Kaynaklı birleştirmelerde, karıştırıcı ucun devir sayısı ve kaynak ilerleme hızı olmak üzere iki farklı parametre, ilgili literatür ışığında belirli aralıklarda değiştirilerek, farklı mekanik ve mikroyapı özelliklerine sahip bağlantılar elde edilmiştir. Bütün deneylerde, üçgen piramit profiline sahip bir karıştırıcı uç kullanılmıştır. Elde edilen kaynaklı bağlantıların kaynak bölgeleri optik mikroskopta incelenmiştir. Daha sonra bağlantılara çekme ve yorulma olmak üzere iki farklı mekanik test uygulanmıştır. Yorulma testleri sonucu kırılan numunelerin kırık yüzeyleri taramalı elektron mikroskobu (SEM)'nda incelenmiştir. Sonuç olarak, yapılan kaynaklı birleştirmelerin mukavemetlerinin kaynak parametreleri ile farklılıklar gösterdiği ve uygun parametre seçimi ile kaynak dayanımının arttırılabileceği belirlenmiştir.Bu çalışma sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konuya giriş yapılmış, ikinci bölümde güncel literatürden örnekler verilerek yapılan çalışmanın amacı vurgulanmıştır. Üçüncü bölümde alüminyum ve alaşımları, dördüncü bölümde ise SKK yöntemi tanıtılmıştır. Beşinci bölümde metallerin yorulması ile ilgili bilgi verilmiş, altıncı bölümde deneysel çalışmanın yöntemi ve deneylere hazırlık aşamaları ele alınmıştır. Yedinci bölümde deneylerde bulunan veriler değerlendirilerek tartışılmış, sekizinci ve son bölümde ise çalışma sonunda elde edilen genel sonuçlar ve öneriler verilmiştir.

AlüminyumAlüminyum bazlı alaşımlar
Levent Tanrıöver
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

7075 alüminyum alaşımının freze ile işlenmesinde minimum soğutma sıvısı kullanmanın performans karakteristiklerine etkisi

Bu çalışmada, 7075 alüminyum alaşımı bir malzemenin minimum soğutma sıvısı ve geleneksel soğutma tekniği kullanılarak frezelenmesi işleminde performans karakteristikleri üzerinde işleme parametrelerinin etkisi deneysel olarak incelendi. Performans çıktıları olarak iş parçası yüzey pürüzlülüğü ve çapak yüksekliği ele alındı. Minimum soğutma sıvısı ile işlemede kesme sıvısı pulverize bir şekilde iş parçası ile kesici takım arasına gönderildi. Kesme sıvısı olarak bor yağı ve su karışımı kullanıldı. Deneyler farklı kesici takımlar (HSS, TiN ve Karbür), devir sayıları (260, 780 ve 1330 dev/dak) ve ilerleme hızlarında (20, 40 ve 80 mm/dak) yapıldı. Yapılan deneylerde çapak oluşumu görülmediğinden yorumlar yüzey pürüzlülüğü dikkate alınarak yapıldı. Deneylerde ilerleme hızı arttıkça yüzey pürüzlülüğünün artığı fakat devir sayısı arttıkça yüzey pürüzlülüğünün azaldığı tespit edildi buna ek olarak karbür takımlarla yapılan deneylerde TiN ve HSS takımlara göre daha iyi yüzey pürüzlülüğü elde edildi.

AlüminyumFrezelemeYüzey pürüzlülüğü
Mesut Hüseyinoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Derin çekme prosesi ile üretilen alüminyum sac metal parçalarına ait veri tabanı oluşturulması

Sac şekillendirme işlemleri, özellikle derin çekme prosesleri farklı malzemelerle oldukça değişik sonuçlar verir. Bu farklılıkların ana kaynakları anizotropi, elastik modül ve mikroskobik malzeme özellikleridir. Proses sırasında kullanılan yağ, naylon, ısıl işlem sırası parçanın standart bir proses ile üretilmesini engellemektedir. Bu tez çalışması sonlu eleman benzetimi ile alüminyum derin çekme işlemlerini değerlendirmeye ve bu işlemler için uygun parametreler geliştirmeye odaklanmaktadır. Deneysel doğrulama çalışmasında 6061 alaşımlı alüminyum değişik geometrilerde incelenmiştir. Simülasyonlar için bir ticari, dinamik-eksplisit kodu olan LS-DYNAFORM programı kullanılmıştır. Bu sonlu eleman paket programının güvenilirliği atölyede yapılan deneyler ile karşılaştırmalar yapılarak sınanmıştır. Simülasyonlardan elde edilen bulgulara ve deney sonuçlarına göre VISUAL BASIC `de veritabanı oluşturulmuşturAnahtar Kelimeler :Derin Çekme, Alüminyum, Sonlu Eleman Analizi,

AlüminyumDerin çekme
Didem Ulu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yiyeceklerdeki aliminyum'un atomik absorpsiyon spektrofotometresi ile tayini

Bu çalışmada, süt ve meyva sulan örneklerindeki Alüminyum, Alev Atomik Absorpsiyon Spektrofotornetresi ile tayini amaçlanmıştır. Süt ve meyva sularının yaş çüzünürîeştiril meşinden sonra, Aluminyum'un kupferron ligandıyla kompleksi oluşturulup aktif karbon üzerine aösorplanmıştır. Yapılan çalışmalarda zenginleştirme için komplekslestirici olarak kupferron seçildi ve optimum pH aralığının 4.5-6.0 olduğu gözlendi. Bu teknikle süt ve meyva sulan örneklerindeki 15-200.ugr L~' aralığı ndaki Alüminyum miktarlarının tayin edildiği gözlenmiştir. Yöntemin relatif standart sapması % 8.8 ugr/Ldir.ANAHTAR KELİMELER : Alüminyumun tayini, önder iştir me.. Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi, Süt ve meyva sularının analizleri

AlüminyumAtomik soğurma spektroskopiMeyve suları+1
İsmail Akdeniz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Sic katkılı 2124 alüminyum kompoziti ve yaşlandırılmış kompozitinin aşınma davranışlarının araştırılması

ııı ÖZET DOKTORA TEZİ SiC KATKILI 2124 ALÜMİNYUM KOMPOZİTİ VE YAŞLANDIRILMIŞ KOMPOZlTİNİN AŞINMA DAVRANIŞLARININ ARAŞTIRILMASI Mehtap MURATOĞLU Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Metalürji Eğitimi Anabilim Dalı 1998, Sayfa: 159 % 25 SiC takviyeli 2124 Alüminyum kompozitinin, takviyesiz matris alaşımına göre; aşınma direnci üzerinde yaşlandırmanın ve çalışma sıcaklıklarının etkisi, kuru ve yağlı kayma aşınması, abrasiv aşınma sistemleri altında araştırılmıştır. Bu amaçla hazırlanan numunelere ve aşındırılmış deney numunelerine SEM, metal mikroskopu ve EDS analizleri uygulanmıştır. Bu çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde, kompozitler ve metal matrisli kompozitlerin yapılan, üretim yöntemleri, mekanik özellikleri sunulmuştur.Üçüncü bölümde; aşınma, aşınmaya etki eden faktörler, aşınma mekanizmaları tartışıl, dördüncü bölümde ise partikül takviyeli metal matrisi kompozitlerin sürtünme ve aşınma davranışları verilmiştir. Beşinci bölümdeIV deneysel çalışmalara yer verilmiş, altıncı bölümde deney sonuçları ve tartışma incelenmiş, yedinci bölümde ise genel sonuçlar ve öneriler sunulmuştur. Bu sonuçlarda; numunelere uygulanan kuru ve yağlı kayma aşınması, abrasiv aşınma deney testlerinin sonunda, SiC takviyesi ile oluşturulan kompozitin takviyesiz matris alaşım numunelerine göre daha üstün bir aşınma direnci gösterdiği belirlenmiştir. SiC takviyesi ile matris arasındaki bağ mukavemeti ne kadar kuvvetli ise kompozitin aşınmaya karşı gösterdiği dirençte o kadar büyüktür. Üç tip aşınma deney testlerinde; yapay yaşlandırma ısıl işleminin matris mukavameti üzerindeki etkisinin aşınma direnci açısından farklı ilişkilerinin varlığı tesbit edilmiştir. Bu ilişkiler, deneylerde numunelere uyguladığımız sıcaklık faktörü ile belirginleşmiştir. Kuru kayma şartlarında; 100 °C çalışma sıcaklığına kadar işlemsiz olan numuneler yaşlandırılmış numunelere göre daha iyi bir aşınma direnci gösterirken, 100 °C den sonra tam tersi olmuştur. Bu sonuçta; sıcaklıkla birlikte yaşlandırılmış numuneler üzerinde aşırı yaşlanma, işlemsiz numuneler üzerinde ise yaşlanma olayının işlemesi etkili olmuştur. Kompozit içinde gerilmenin en yüksek olduğu SiC takviyesi - matris arayüzeyindeki bağ mukavemetinin düşmesi, bu arayüzeyde boşluk oluşumuna sebep olur. Boşluklarla çatlak oluşumu hızlanır. Sıcaklıkla artan kayma gerilmesi çatlak gelişimini hızlandırır ve malzeme kaybı gerçekleşir. Oda sıcaklığında yapılan yağlı kayma aşınmasında, numune ve çelik diskin yağ'a temasıyla numune yüzeyinde oluşan kimyasal ve mekanik tabakanın, aşınma sırasında gerilmeyle açığa çıkan enerjiyi yutarak aşırımalzeme kaybını önlediği ve bu şekilde yaşlandırmanın numuneler üzerinde beklenilen şekilde geliştiği tesbit edilmiştir. Abrasiv aşınma deneylerinde ise, kompozit numuneler tüm sıcaklıklarda en iyi aşınma direncini oda sıcaklığında göstermiştir. Artan sıcaklıkla birlikte artması beklenen aşınma oranı 50 °C den sonra daha az seviyelere düşmüştür. Bunun sebebi ise sıcaklıkla yumuşayan matris içine gömülen SiC tanecikleridir.

AlüminyumKompozitlerMetalurji eğitimi
Mehtap Muratoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

TIG kaynağı ile birleştirilen saf titanyum(GR2) ve alüminyum 2024 malzemesinin kaynak kalitesinin mekanik özelliklere etkisinin belirlenmesi

Titanyum içeren malzemeler üstün mekanik özellikleri nedeniyle yüksek teknoloji içeren alanlarda kullanılmaktadır. Özellikle havacılık ve uzay sanayi gelişimine paralel olarak kullanımı yüksek teknoloji içeren sanayi ürünlerinde artmıştır. Titreşimli ve yüksek ısıya mukavemet gerektiren bileşen parçalarında yüksek oranda kullanılmaktadır. Kimya, savunma, uzay ve elektrokimya sektörleri asıl kullanım noktalarıdır. Alüminyum alaşımları da aynı şekilde sanayinin gelişimine paralel olarak kullanım alanı artış göstermiştir. Özellikle hafifliği ve korozyon dayanımı bunun en önemli sebeplerindendir. Korozyona karşı dayanımı malzemeyi havacılık sanayisi için kıymetli bir metal haline getirmiştir. Ayrıca otomobil sanayisi gibi alanlarda da kullanımı çok fazladır. Şekil verilebilirliğinin yüksek olması sanayide kullanımını artırmıştır. Bu çalışmada Titanyum (GR2)ve Alüminyum TIG kaynağı uygulanarak birleştirilmiştir. Kaynak işlemi 30,40 ve 50 A akım ve her bir akım için de 10,14 ve 18 Hz pulse frekansı uygulanarak ile yapılmıştır. Akabinde elde edilen 9 adet numuneye çekme testi, x-ray testi ve sertlik testi uygulanmıştır. Elde edilen verilere göre akımın ve frekansın kaynağın mekanik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler:TIG Kaynağı, GR2, Al 2024

AlüminyumTIG kaynağı
İsmail Taygun Tasalı
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Alümina takviyeli alüminyum matrisli kompozit malzeme üretimi ve mekanik özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada toz metalurjisi üretim yöntemi kullanılarak, değişik oranlarda (%5, %10 ve %15) Al2O3 içeren alüminyum matrisli toz-metal kompozit malzeme üretilmiştir. Al-Al2O3 karışım tozlar değişik sürelerde (1, 2, 3 ve 4 saat) yüksek enerjili atritörde yapılan karıştırma ile elde edilmiştir. Elde edilen karışım tozlardan 800 MPa presleme basıncı altında standart çapraz kırılma numuneleri ( 6,35x12,7x31,7 mm ) üretilmiştir. Presleme sonrası numuneler 650 °C'de 4 saat süre ile argon gazı ortamında tüp fırında sinterlenmiştir. Sinterlenmiş numunelerin yoğunluk, sertlik ve çapraz kırılma mukavemetleri ölçülerek kompozit malzemelerin mekanik özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca optik ve SEM mikroskop çalışmaları ile de mikroyapı incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar adritörde karıştırma süresinin artmasıyla Al2O3'nın Al matris içerisinde daha homojen olarak dağıldığını göstermektedir. Al ve Al2O3'nın birbiri içerisindeki homojen dağılımı kompozitin mekanik özelliklerinde artış sağlamıştır. Anahtar Kelimeler : Alüminyum, Al2O3, Kompozit, Yüksek enerjili atritöt, Mekanik Özellikler

AlüminaAlüminyumMekanik özellikler
Vedat Şahin Ekinci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00

Related subjects