Anthropometry

258 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü öğrencilerinin antropometrik ölçümleri ile akdeniz diyeti ve beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu araştırma Ocak 2020- Mayıs 2021 tarihleri arasında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören çalışmaya katılım kriterlerini karşılayan gönüllü 174 öğrenci üzerinde yapılmıştır. 18-24 yaş arasında olan dördüncü sınıflarda öğrenim gören 54, üçüncü sınıflarda öğrenim gören 65 ve ikinci sınıflarda öğrenim gören 59 öğrenci ile yapılan çalışmada öğrencilerin Akdeniz Diyet Kalite İndeksi ve sağlıklı yaşam biçimleriyle ilgili akademik bilgilerini kendi yaşamlarına uygulayabilme yetenekleri ve sağlıklı beslenme takıntısının saptanarak Akdeniz Diyet Kalite İndeksi ile antropometrik ölçümler arasındaki olası ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilere yüz yüze görüşme yöntemiyle anket formu uygulanmıştır. Ayrıca anket formu uygulanan öğrencilerin antropometrik ölçümleri ve vücut kompozisyonu saptanmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda öğrencilerin Akdeniz diyet kalite indeksi ortalamasının; 5,3±2,95; ORTO-11 ölçeği puan ortalamalarının ise 24,75±6,48 olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin ortalama vücut ağırlığı 59,7±11,1 kg ve beden kitle indeksi (BKİ) ortalamaları ise 21,72±3,1 olarak saptanmıştır. Bu araştırmada öğrenim görülen sınıf düzeyi arttıkça Akdeniz diyetine uyumun arttığı aynı zamanda öğrencilerin Akdeniz diyet kalite indeksi puanları arttıkça beden kitle indeksi (BKİ) değerlerinin ve ORTO-11 ölçeği puanlarının istatistiksel olarak anlamlı şekilde azaldığı tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak Akdeniz diyetine uyumun bireylerin vücut ağırlığı, beden kütle indeksi ile vücut bileşimini olumlu olarak etkilediği ve Akdeniz diyetine uyumun artması ile ortorektik davranışların arttığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlıklı beslenme, Akdeniz diyeti, BKİ, Vücut kompozisyonu, Ortoreksiya Nervoza

Akdeniz diyetiAntropometriBeslenme+7
Hilal Torpil
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mücadele sporcularının atletik becerileri, antropometrik özellikleri ve motor yeterliliklerine özgü elit performans özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırmada elit ve alt elit mücadele sporcularının atletik becerileri, antropometrik özellikleri ve motor yeterlikleri açısından nasıl ve hangi parametrelerde farklılaştığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, tekvando, karate, judo ve güreş branşlarında lisanslı olarak spor yapan 12-17 yaş aralığındaki kız ve erkek sporculardan oluşmaktadır. Elit olarak tanımlanan grup kendi branşında Türk Milli Takımlarında yer alan sporcular, alt elit grup ise yerel liglerde yer alan sporcular olarak tanımlanmıştır. Bu noktada araştırmaya 21 elit sporcu ve 49 alt elit sporcu olmak üzere toplam 70 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Grupların elit performans unsurlarının belirlenmesinde antropometrik ölçümler (boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı ve vücut yağ yüzdesi), atletik beceri testleri (el kavrama kuvveti, 20 metre sürat, pro-agility, counter movement jump (CMJ), Sport-Specific Core Muscle Strength and Stability Plank, sağlık topu atış ve modifiye edilmiş otur-uzan testleri) ve motor yeterlik testi (KTK test) uygulanmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılıp dağılmadığını tespit edebilmek için basıklık (kurtosis), çarpıklık (skewness) değerlerine bakılmıştır. Ayrıca, varyansların homojenliği Levene testi ile kontrol edilmiştir. Tüm bu şartları sağlayan verilere parametrik testler uygulanırken, şartları sağlayamayan verilere parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Bu durumda, ikili grupların karşılaştırmasında; parametrik testlerden bağımsız örneklemler t testi ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Son olarak anlamlı farklılık tespit edilen testlere ait desenlerde değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü hesaplamak için T-testi analizinde Cohen's d istatistiğinden yararlanılmıştır. Mann Whitney-U analizinde değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü hesaplamak için ise Cohen's r istatistiğinden yararlanılmıştır. Elit ve alt elit sporcu gruplarının boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı sürat, kor dayanıklılığı, kavrama kuvveti, üst ekstremite kuvveti, anaerobik güç, KTK yana sıçrama ve atlama değerleri açısından karşılaştırılması sonucunda elit grup lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Yağ yüzdesi, BKİ, çeviklik, dikey sıçrama, esneklik, KTK yana taşıma ve geri yürüme değerlerinde ise gruplar arası istatistiksel olarak bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı, sürat, anaerobik güç, kavrama, üst ekstremite ve core kuvveti, ayrıca anaerobik güç ile ilişkili motor yeterlik unsurlarında ulusal zirveye ulaşan sporcular ile ulaşamayanlar arasında önemli ayrımlar gibi görünmektedir. Anahtar kelimeler: Atletik beceri, antropometrik özellik, motor yeterlilik, mücadele sporcuları.

AntropometriAntropometrik parametrelerAtletik beceri+7
Hilal Gürsoy
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı sosyo-ekonomik gruplarda fiziksel ve fizyolojik streslerin vücut oranlarına etkisi

Büyüme sırasında sahip olunan sosyo-ekonomik koşullar insan vücudunun şekillenmesinde etkilidir. Yapılan çalışmalarda avantajlı grupların her zaman daha büyük boyutlara, dezavantajlı grupların ise daha küçük boyutlara sahip olduğu belirlenmiştir. Ancak farklı stresler karşısında vücut oranlarının, üyelerinin ve üyelerin alt bölümlerinin nasıl farklılık gösterdiği, bunun nihai boyutlara nasıl yansıdığı tam olarak bilinmemektedir. Aynı zamanda bu streslerin vücudun simetrisini nasıl etkilediği de yeterince tartışılmamıştır.Bu çalışmanın amacı çocuklukta farklı fizyolojik ve fiziksel baskılar altında büyüyen bireylerin vücut boyut, oran ve simetrik yapısının nasıl farklılaştığını belirlemektedir. Bu amaçla Samsun'da yaşayan 20-45 yaş arası kadın ve erkek 623 kişi üzerinde antropometrik saha araştırması yapılmıştır. Çalışmanın örneklemi üst sosyo-ekonomik vr alt sosyo-ekonomik olmak üzere iki ana gruba, alt sosyo-ekonomik grup ise hafif ve ağır çalışan olmak üzere iki alt gruba ayrılmıştır. Saptanan sonuçlara göre insan vücudunda sosyo-ekonomik faktörlerin etkileri belirgindir. Bu istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05).Üst sosyo-ekonomik grup antropometrik boyut, oran ve asimetri bulgularıyla alt sosyo-ekonomik her iki gruptan anlamlı derece farklıdır. Vücudun kısım ve oranlarında alt üyeler, üst üyelere göre daha fazla dış faktörlerden etkilenmiştir. Oransal olarak üst sosyo-ekonomik grup daha uzun bacaklarla, alt sosyo-ekonomik grup daha uzun kollara sahiptir. Alt sosyo-ekonomik ağır çalışan grubun kolları ise oransal olarak daha uzundur. Üyelerde gözlenen bu fark, üyelerin distal alt bölümlerindeki farklılıktan kaynaklamaktadır. Uzunluk ölçülerinin aksine genişlik ölçüler alt sosyo-ekonomik grupta daha yüksek değerdedir. Oransal olarak da omuz genişliği, ağır çalışan grupta daha geniştir. Vücudun simetrik yapısı üst sosyo-ekonomik grupta sapma göstermezken, alt sosyo-ekonomik grupta üst üye uzunluk ve genişliklerinde asimetrik sapma düzeyi yüksektir. Bu bulgular cinsiyetler arasında değişmekte ve erkeklerin dış etkenlerden daha fazla etkilendiği görülmektedir.Sonuç olarak büyüme sırasında beslenme, sağlık, hastalık vb. fizyolojik streslerin yanında fiziksel baskıların da büyüme örüntülerini önemli ölçüde etkilediği gözlenmiştir. Böylece fiziksel baskıların da büyümeyi sekteye uğrattığı, bunun yetişkinlik döneminde de gözlemlenir olduğu tespit edilmiştir.

AntropometriBüyümeGelişme+6
Gamze Sönmez
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the biometric and anthropometric characteristics of airline passengers; and the impact of these characteristics on airline safety and environmental performance

One of the biggest problems related to aviation safety issues is exact weight values. Calculating the center of gravity of an aircraft without the correct weight values may be a cause of fatalities. The main aim of this research is to show how some passengers' obesity may affect the safety of the aircraft. Because of different anthropometric and biometric characteristics, the standard weight of a passenger used in balance calculations may vary across the world. Thus, weight-value standards may not at times be applicable in some specific places or indeed countries. Besides the issue of flight safety, another important matter which is directly connected to human anthropometry is the fact that an aircraft's fuel consumption may rise. The more passengers weigh, the more fuel is consumed during the flight and, as a result, the more CO2 is released into the atmosphere. This in turn lowers the airline's environmental performance. In addition to the above reasons, passengers' comfort and the airline's economic efficiency are other aspects of this problem. Additionally, this survey will provide some clues to the new possibilities, opportunities and potential solutions for decision makers. In addition, information from this study presents background information and may be used as a base for new analyses and other future projects.

AnthropometrySecurityAirlines+2
Ardak Kartayev
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beden kütle indeksi 30-35 arası olan kadınlarda beslenme alışkanlıkları, besin tüketimi ve kalsiyum tüketimi ile antropometrik ölçümler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışma İstanbul'da bulunan bir Beslenme ve danışmanlık merkezine başvuran 20-45 yaş arası BKI'si 30-35 olan kadınlarda yürütüldü.Çalışmada kalsiyum tüketiminin ve beslenme alışkanlıklarının antropometrik ölçümler,dolaylasıyla obezite üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.Çalışmaya alınan kadınlara demografik bilgiler, sağlık durumları, beslenme alışkanlıklarını içeren bir anket uygulandı. Ayrıca katılımcıların 3 günlük besin tüketim kayıtları retrospektif olarak alınıp besin tüketim sıklıkları ve antropometrik ölçümleri değerlendirildi. Bulgulara göre çalışmaya alınan kadınların, 21- 42 yaş aralığında olup, çoğunluğunun ise %25 ile 31-35 yaş arası olduğu ve %38'inin ev kadını olduğu belirlendi. Besin tüketim kayıtları incelendiğinde; kalsiyum ve potasyum alımları yüksek olan kadınlarda doktor tarafından tanısı konulan hastalık oranının daha fazla olduğu bulundu. Kadınların alkol kullanımı ile antropometrik ölçümler arasında anlamlı bir ilişki bulundu (P=0.014). ) Alkol kullanımı ile kadınların antropometrik ölçümleri arasındaki ilişki incelendiğinde; alkol tüketen katılımcılarda kalça çevresinin daha geniş olduğu saptandı (P=0.014). Sigara kullanımı ile fosfor tüketimi arasında istatistiksel olarak anlamlılık görüldü (P=0.023) Katılımcıların günlük öğün sayıları ile antropometrik ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunup, öğün sayısı arttıkça yağ oranının arttığı (P=0.05) ve kas oranı (P=0.02), bel çevresinin (P=0.028) ise azaldığı belirlendi. Kadınların kalça çevresi ile enerji (P=0.006), karbonhidrat (P=0.008) ve yağ (P=0.018) tüketimi arasında anlamlı bir ilişki saptandı. Kalsiyum ve diğer mikro besin öğelerinin antropometrik ölçümler ile ilişkisinde; kalsiyum ile antropometrik ölçümler arasında bir ilişki bulunamazken (P>0.05), A vitamini ile ağırlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki görüldü.(P=0.047). Katılımcıların günlük kalsiyum tüketim ortalamaları 774.59 mg bulunarak, günlük gereksinmenin altında olduğu saptandı. Yoğurt (P=0.023), pirinç-makarna (P=0.041), çay (P=0.001) ve kahve (P=0.014) tüketimi ile BKİ değeri arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Araştırmada kullanılmış olan besin tüketim kayıtlarına ait veriler, BEBİS programı üzerinden kayda alınıp, enerji ve besinöğeleri değerleri hesaplandı. Yapılan değerlendirilmeler ve kayıtlar, istatiksel analizler ise Windows 18.0 ortamında SPSS ile yapılmış ve T-testi, Ki- kare testi, Mann-Whitney U testi uygulanarak gerçekleştirildi. Çalışmanın sonucu olarak, obez kadınlarda kalsiyum tüketiminin, son literatürlerin tersine antropometri üzerine dolayısıyla obezite üzerine etkisi saptanamadığından, daha geniş ve farklı sosyo kültürel yapıdaki popülasyonda ve ileri teknikler kullanılarak çalışma yapılmasına gereksinim vardır.

AntropometriBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+5
Nevzat Onur Mezgil
Haliç University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin beslenme durumları, antropometrik ölçümleri ve iş stres düzeylerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Malatya ilinde görev yapan ilköğretim okulu öğretmenlerinin beslenme durumlarını, antropometrik ölçümlerini ve iş stres düzeylerini değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini Malatya ili ilköğretim okullarında görev yapan yaşları 24-64 yaş orası olan 54'ü erkek, 56'sı kadın olmak üzere 110 gönüllüöğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin genel bilgileri, beslenme durumları, besin tüketim sıklıkları ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Öğretmenlerin stres düzeyleri daha önce geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmış "İş Stres Ölçeği" kullanılarak ölçümlenmiştir. Stres düzeyi düşük olan öğretmen bulunamazken, %36,4'ünün orta %63,6'sının stres düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin öğretmenlerin çoğunluğunun (%76.4) beslenme durumlarının iş yerindeki stresten etkilendiği, besin tüketim sıklıklarının da değişkenlik gösterdiği saptanmıştır. BKI değerlendirmelerinde erkeklerin %40.7'sinin kadınların yarısının şişmanlık öncesi aşamasında olması dikkat çekici bulunmuştur. Stres puanları ile antropometrik ölçümlerinin ilişkisinin genellikle pozitif yönde olduğu gözlenmiştir (r değeri).Sonuç olarak; stresli bir mesleği yapan öğretmenlerin beslenme durumları, iş kaynaklı çeşitli stres faktörlerinden etkilenebileceği ve antropometrik ölçümlerde artışa sebep olabileceği bu durumun hastalıkların gelişmesine sebep olabileceği görülmüştür. Okullarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak ve iş stresinin önüne geçebilmek için stratejiler geliştirilmelidir. Anahtar Kelimeler:Öğretmen, Beslenme Durumu, İş Stresi, Antropometrik Ölçümler.

AntropometriBeslenmeBeslenme durumu+4
Sinem Kömürkara
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fibromiyalji hastalarında vejetaryen beslenmenin etkisi

Fibromiyalji sendromu olarak da adlandırılan fibromiyalji, kas-iskelet sistemindeki ağrı ile karakterize, yorgunluk, kognitif bozukluk ve uyku problemlerine sebep olan uzun süre devam eden bir hastalıktır. Fibromiyaljiye yönelik araştırmalar devam ederken yakın dönemde vejetaryen beslenmenin bu hastalığı etkileyebileceği düşünülmüştür. Çalışmamızın amacı; fibromiyalji sendromlu hastalarda vejetaryen beslenmenin etkisinin incelenmesidir. Bu çalışma 15.02.2021 ile 15.05.2021 tarihleri arasında İstanbul'da özel bir sağlık kliniğinde fibromiyalji tanısı alan, yaş ortalamaları 39,10±7,55 yıl olan 28 birey üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmayı kabul eden bireylere; genel bilgiler, fibromiyalji ve diğer hastalıklarla ilgili bilgiler, beslenme alışkanlıkları, egzersiz durumları, antropometrik ölçümleri (boy, ağırlık, beden kütle indeksi (BKİ), yağ, kas ve bel-kalça oranı (BKO)) içeren anket ve vejetaryen beslenmenin sağlık üzerine etkisini belirlemek amacıyla araştırma öncesi ve sonrası Fibromiyalji Etki Anketi (FIQ) araştırmacı tarafından toplanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) for Windows 21.0 ile değerlendirilmiştir. Bu çalışmadaki kategorik değişkenler için sayı (n) ve yüzde (%); sürekli değişkenler için tanımlayıcı istatistikler, ortalama, standart sapma, minimum (min) ve maksimum (mak) değerler olarak belirtilmiştir. Bağımlı grupları karşılaştırmada Paired Sample t-testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlerken Pearson korelasyon katsayıları; kategorik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlerken ise Fisher's Exact test yapılmıştır. Hesaplamalarda istatistik anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bireylerin %67,9'u kadın, %32,1'i erkektir. Katılımcıların boy uzunluğu ortalamaları 169,42±10,73 cm'dir. Vejetaryen beslenme öncesi vücut ağırlığı ortalamalarının 80,33±18,85 kg, BKI ortalamalarının 27,92±5,68 kg/m2 , yağ oranlarının %30,18±7,99, kas oranlarının %66,36±7,59 ve bel/kalça oranlarının VIII 0,86±0,07 olduğu gözlenmiştir. Vejetaryen beslenme sonrası vücut ağırlığı ortalamalarının 76,51±17,17 kg, BKI ortalamalarının 26,57±4,82 kg/m2 , yağ oranlarının %26,57±8,15, kas oranlarının %67,72±7,72 ve bel/kalça oranlarının 0,83±0.07 olduğu gözlenmiştir. Vejetaryen beslenme uygulamasının vücut ağırlığı (p> 0,000), beden kitle indeksi (p> 0,000), yağ oranı (p> 0,000), kas oranı (p> 0,000) ve bel/kalça oranı (p> 0,000) arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür Vejetaryen diyet öncesi FIQ Skoru 54,47±11,25 iken vejetaryen diyet sonrası FIQ Skoru'nun 44,43±10,76 olduğu görülmüştür. Katılımcıların vejetaryen diyet uygulamaları ile FIQ Skoru arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (p<0,05). Fibromiyalji tedavisinde hastalık bulgularının azaltılması ve yaşam kalitesinin arttırılmasında hastaların diyetisyen tarafından beslenme eğitimi alması ve beslenme durum değerlendirmesi yapılırken hastaların antropometrik ölçümlerinin düzenli olarak takip edilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fibromiyalji, Vejetaryen beslenme, Antropometrik ölçümler

AntropometriBeslenmeBeslenme durumu+3
Büşra Pehlivan Karaoğlu
Haliç University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile antropometrik ölçümleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, yetişkin bireylerin hedonik açlık durumları ile antropometrik ölçümleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Ocak – Mart 2021 tarihleri arasında Batman'da bulunan özel bir hastanenin Beslenme ve Diyetetik bölümüne başvuran, gebe olmayan ve diyabet tanılı olmayan, 36 kadın ve 13 erkek olmak üzere 49 katılımcı ile yapılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerini ve beslenme alışkanlıklarını belirlemek amacıyla anket formu; hedonik açlık düzeylerini ölçmek için Besin Gücü Ölçeği, Görsel Analog Skalası ve Duygusal İştah Anketi uygulanmıştır. Antropometrik ölçümler araştırmacı tarafından Omron BF 511 cihazı ve mezura kullanılarak ölçülmüş ve anket formunun ilgili bölümüne kaydedilmiştir. Bu çalışmadaki bireylerin yaş ortalaması 30,14 ± 10,85 yıl, kadınların Beden Kütle İndeksi (BKİ) ortalaması 26,28 ± 6,69 kg/m² ve erkeklerin 27,22 ± 2,10 kg/m²'dir. Kadınların %69,4'ünün bel çevresi uzunluğu 80 cm ve altı, erkeklerin %92,3'ünün 94 cm ve altındadır. Vücut yağ yüzdesi ortalaması kadınlarda %33,8 , erkeklerde %27,0'dır. Kadınların BGÖ skorları ortalamaları 2,81 iken erkeklerin 2,83'tür. Kadınların DİA skorları ortalamaları 108,8 , erkeklerin 112,0'dır. BKİ ve hedonik açlık düzeyleri değerlendirildiğinde, kadınlarda en yüksek BGÖ skorlarının 35 kg/m² ve üzeri grupta olduğu, BKİ düştükçe BGÖ skorlarının düştüğü ancak BKİ değerleri 25-29,99 kg/m² olan grubun 30,34,99 kg/m² olan gruptan daha yüksek BGÖ skorlarına sahip oldukları görülmüştür. Erkeklerde BKİ değerleri yükseldikçe BGÖ ve DİA skorlarının da yükseldiği gözlenmiştir. Kadınlarda en düşük DİA skorları BKİ değerleri 18 kg/m² ve altı grupta saptanmıştır. BKİ değerleri yükseldikçe DİA skorlarının arttığı görülürken; farklı olarak BKİ değerleri 30-34,99 kg/m² olan grubun 35 kg/m² ve üzeri olan gruptan daha yüksek DİA skorlarına sahip oldukları görülmüştür. Çalışma verilerinin, literatürdeki çalışmaların bazılarıyla paralel, bazılarıyla ise çelişkili olması nedeniyle, kesin sonuçlara ulaşılabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

AntropometriAçlıkHedonizm+3
Zeynep Helin Başaran
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş grubu çocuklarda yaşa göre boy ve ağırlık değerlerinin ve beslenme durumlarının değerlendirilmesi

Araştırmanın amacı 3-6 yaş arası çocukların antropometrik değerleri ile beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmaya bu amaçla 50 çocuk ve ebeveyni katılmıştır. Verilerin toplanmasında demografik bilgiler, katılımcıların günlük besin tüketim kaydı, genel sağlık durumları, beslenme alışkanlıklarına yönelik sorular ve antropometrik bilgilere yönelik ölçümler kullanılmıştır. Verilerin analizinde Ki-Kare Testi, Bağımsız Örnekler T-Testi ve Pearson Korelasyon Analizi, kullanılmıştır. Araştırmada çocukların boy uzunluğu ile doğum ağırlıkları, şu an ki ağırlıkları ve aldıkları karbonhidrat arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bulgulara göre erkek çocuklarının, kız çocuklara kıyasla tamamlayıcı beslenmeye başlamadan önce daha uzun süre anne sütü aldığı ve daha geç tamamlayıcı beslenmeye başladığı belirlenmiştir. Kız çocuklarının, erkek çocuklarına kıyasla daha fazla bal, pekmez, reçel ürünlerini tükettiği belirlenmiştir. Bulgulara göre 5-6 yaş arası çocukların, 3-4 yaş arası çocuklara kıyasla daha fazla kırmızı et ve simit tükettiği belirlenmiştir. Düzenli olarak ara öğün tüketen çocukların aldıkları Vitamin A değerinin, ve günlük ortalama enerji miktarı, bazen ara öğün tüketen çocuklara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir .Çocukların aldıkları protein değerleri ile yağ, kalsiyum, Vitamin A, Vitamin C ve Demir değerleri; yağ değerleri ile kalsiyum, Vitamin A, Vitamin C ve Demir değerleri; kalsiyum değerleri ile Vitamin A, vitamin C ve Demir değerleri; Vitamin A değerleri ile Vitamin C ve Demir değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Araştırmada çocukların BKI değerleri ile ağırlık ve karbonhidrat değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir(p<0,001).

AntropometriBeslenmeBeslenme durumu+6
Büşra Hande Karagöz
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beslenme ve diyet danışmanlığına başvuran bireylerin duygusal yeme davranışı, depresyon durumu ve antropometrik ölçümleri arasındaki ilişki

Bu çalışma, İstanbul'da özel bir beslenme ve diyet danışmanlığına başvuran 18 – 65 yaş arası 62 kadın, 18 erkek olmak üzere toplam 80 yetişkin katılımcının duygusal yeme davranışı, depresyon durumu ve antropometrik ölçümleri arasındaki ilişkinin saptaması amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Katılımcıların, demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, antropometrik ölçüm bilgilerini içeren anket formu, Üç Faktörlü Yeme Anketi (TFEQ-R21), Duygusal İştah Anketi, Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve geriye dönük 24 saatlik besin tüketim kayıtları değerlendirilmiştir. Anketler yüz yüze görüşme yöntemi ile yapılmıştır. Yaş ortalaması 35,10±12,37 yıldır. Beden kütle indeksi (BKİ) dağılımına göre kadınların %27,4'ü obez kategorinde yer alırken, erkeklerin ise %44,4'ü obez kategorisinde yer almaktadır. TFEQ-R21 puanı ile antropometrik ölçümler arasındaki ilişkiye bakıldığında, ağırlık, bel çevresi, bel kalça oranı (BKO), BKİ ve vücut yağ miktarı ile arasında anlamlı bir ilişkinin bulunduğu saptanmıştır. Besin tüketimi ile TFEQ-R21ilişkisinde erkeklerin enerji alımları ile duygusal yeme puanları arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur(p<0,05). Cinsiyet ile depresyon arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur(p<0,05). Kadınların erkeklere oranla depresyon puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılardan uykusu düzensiz olanların olmayanlara göre depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Besin tüketimi ve BDE arasındaki ilişkiye bakıldığında, erkeklerde karbonhidrat miktar (g) ve oranı (%) ile; kadınlarda ise sukroz miktarı (g) ile pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir(p<0,05). Yapılan analizler sonucunda, BDE ile duygusal iştah anketi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuyorken, Üç Faktörlü Yeme Ölçeği'nin duygusal yeme boyutu ile BDE arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Sonuç olarak duygusal yeme ile depresyon arasında pozitif yönde bir korelasyon saptanmış olup, bilişsel kısıtlama puanı arttıkça bireylerin BKİ değerlerinin arttığı gösterilmiştir. Bu konuda daha fazla çalışma yapılmasına ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.

AntropometriBeslenmeBeslenme incelemeleri+5
Şeymanur Bilici
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel bir merkeze başvuran kişilerin Akdeniz diyeti beslenme düzeni ile depresyon düzeyinin saptanması

Bu çalışma Antalya'da bulunan bir Beslenme ve Diyet merkezine başvuran bireyler ile bir aylık akdeniz diyeti uygulaması sonrasında diyete uyumluluklarının antropometrik ölçümlerine ve depresyon durumlarına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. Çalışma yaş ortalaması 30,127,34 olan, %69,2'si kadın %30,8'i erkek 52 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak; demografik özellikleri ile antropometrik ölçüm bilgilerinin yer aldığı form ve geriye dönük 2 günlük besin tüketim kaydı kullanılmıştır. Katılımcıların Akdeniz diyetine bağlılıklarını incelemek için Akdeniz Diyeti Bağlılık Ölçeği (MEDAS) ile depresyon için Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanılmıştır. Katılımcılara gereksinimlerine göre Akdeniz beslenme tipi uygulanmış olup her iki ölçek diyet öncesi ve sonrası olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Diyet uygulamasından sonra katılımcıların akdeniz diyeti uyumluluklarının arttığı ve bu artışın kadınlarda anlamlı şekilde daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Diyet uygulaması sonrasında katılımcıların depresyon düzeylerinin azaldığı görülmüştür (p>0,05). Uygulama öncesinde katılımcıların MEDAS puanları ile BDÖ puanları arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir (p>0,05). Diyet sonrası durumda katılımcıların BDÖ puanları ile karbonhidrat ve yağ alımları arasında zayıf derece anlamlı bir fark bulunmuştur(p>0,05). Katılımcıların BDÖ puanı arttıkça CHO (%) alımı azalırken, yağ (%) alımı artmıştır (p<0,05). Kadınların diyet öncesi ve sonrası besin ögesi alımları incelendiğinde TÜBER'e göre karşılama oranları sırayla enerji %82,7-%74,1, karbonhidrat (g) %106,8-%63,1, protein (g) %125,1-%95,2 olarak belirlenmiştir. Erkeklerin karşılama oranları sırayla enerji %81,4-%78,4; karbonhidrat (g) %158,8-%64; protein (g) %118,4- %72,8 olarak bulunmuştur. Tüm bu durumlar incelendiğinde bireyleri akdeniz diyetine teşvik etmek bireysel ve toplumsal sağlığı ve ekolojik dengeyi koruyacaktır. Bu nedenle elzem makro ve mikro besin öğelerini dengeli ve yeterli miktarda içeren akdeniz diyetinin depresyon üzerine etkileri geniş çaplı araştırılmalıdır.

Akdeniz diyetiAntalyaAntropometri+4
Nurşen Gül
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ketojenik diyet, aralıklı oruç diyeti, glutensiz beslenme ve dengeli beslenme programı uygulayan bireylerin beslenme bilgi düzeyi ve antropometrik ölçümlerinin incelenmesi

Dünya üzerinde bulunan pek çok insan mevcut kilosunu azaltmak veya korumak için farklı diyet programları uygulamaktadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan diyetlerin tokluk hissini arttırarak çeşitli mekanizmaları uyardığı ve kiloyu kontrol altında tutabileceği düşünülmektedir. Bu diyet programları içerisinde en meşhur olanları karbonhidrat alımını azaltmak, zaman kısıtlı beslenmek ve gluten içeren maddelerin beslenmeden çıkarıldığı diyet programlarıdır. Bu çalışma, 18-65 yaş arası Isparta'da 3 farklı diyetisyen kliniğine başvuran, iletişim sıkıntısı yaşamayan ve kendi iradeleri ile anketimizi cevaplamayı kabul eden ketojenik diyet, aralıklı oruç diyeti, glutensiz beslenme ve geleneksel beslenme programı uygulayan yetişkinlerin antropometrik ölçümleri ve beslenme bilgi düzeylerinin saptanması amacıyla yürütülmüştür. Gruplar arasında beslenme puanları ve antropometrik özellikleri karşılaştırıldığında, beslenme bilgisinin antropometrik değişimler üzerinde etkisinin olmadığı görülmüştür. Geleneksel beslenme uygulayan kişilerin temel beslenme bilgisi ve besin tercihi puan ortalaması öteki gruplardan düşük olmasına rağmen, diğer gruplara oranla kilo verme ve vücut ölçülerinin değişiminde daha çok farklılık görülmüştür (p<0,005). Popüler diyetlerin belirli bir hastalık olmadan uygulanması durumunda, makro ve mikro besin ögeleri arasında dengesizlik oluşmasına bağlı olarak bireyde hastalıklar meydana gelebileceği bildirilmiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı doktor tarafından tanısı koyulmuş bir hastalığınız ve bu tarz beslenme programlarını uygulama zorunluluğunuz yok ise popüler olan beslenme programları yapılmamalı, tıbbi müdahale gerektiren pozisyonlarda (çölyak, intolerans, alerji vb.) ise makro ve mikro besin eksikliğinin önüne geçmek amacıyla bu alanda tecrübeli bir diyetisyen kontrolünde diyet programları yapılmalıdır.

AntropometriAralıklı açlıkBeslenme bilgisi+6
Rumeysa Yaldız
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mutfakta çalışan bireylerin beslenme alışkanları ile antropometrik ölçümlerinin incelenmesi

Bu çalışma, Anadolu Sağlık Merkezi mutfağında hizmet veren SOA şirketinde çalışanlarının, antropometrik ölçümleri ile beslenme alışkanlıklarını değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Tanımlayıcı tipte uygulanan bu çalışma, 18- 50 yaş arasında olan kadın ve erkek toplam 65 kişi üzerinde yürütülmüştür. Anket formu, kişisel bilgiler, genel sağlık bilgileri, antropometrik ölçümler, sağlıklı beslenme tutum ölçeği, 3 günlük besin tüketim kaydı formu ve beslenme alışkanlıkları olmak üzere 6 bölümden oluşmaktadır. Veriler anket dağılımı yoluyla toplanmış ve bu araştırmada SPSS 24.0 paket programı kullanılarak bağımsız örneklem t-testi ve Mann-Whitney U analizi, ikiden çok grubun ortalamalarının karşılaştırılması için ise Kruskal-Wallis Test uygulanmıştır. İstatiksel analizlerin değerlendirilmesinde anlamlılık düzeyi olarak 0,05 kullanılmıştır. Sonuçların p<0,05 olması halinde anlamlı farklılığın bulunduğu, p>0,05 olması halinde ise anlamlı farklılığın bulunmadığı bildirilmiştir. Anketin sonuçları SPSS.24 programı ile istatiksel analizler yapılmıştır. Araştırma kapsamında alınan bireyler %49,2'si kadın, %50,8'i erkek bireylerden oluşmakta olup, işçilerin eğitim durumları incelendiğinde, %41,5'i ilk ve ortaokul, %40'i lise, 18,5'i yükseköğrenim mezunları olduğu saptanmıştır. İşçilerin sigara ve alkol kullanımına bakıldığında % 53,8'i sigara kullanımı, % 20'si alkol tüketmektedir. Araştırmaya katılan işçilerin %87,7'nin 3 ana öğünü de düzenli olarak tükettiği, %28'ının ara öğün tükettiği, ana öğün atlamaması sadece %43,1'inin olduğu, öğün atlayanların ise %60,7 oranında akşam öğününü ihmal ettiği saptanmıştır. Besin tüketim düzeyleri Diyetle Günlük Referans Alım Düzeyleri (TÜBER) ile karşılaştırıldığında yeterli miktarda alınmış olup, folat ve C Vitamini alımlarının yetersiz düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; işçilerin beslenme hakkında bilgi seviyelerinin yükseltilmesi ile beraber beslenme düzenlerinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

AntropometriBeslenme durumuBeslenme incelemeleri+3
Turan Durğun
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

11-12 yaş yüzücülerin yüzme sitillerine göre vücut yapı ve profillerinin belirlenmesi

Bu çalışmasının amacı kendi stilinde müsabık olmuş ve düzenli antrenman yapan 11-12 yaş yüzücülerin vücut yapıları ve profillerini 4 temel stil için belirleyip cinsiyete göre karşılaştırmaktır. Çalışmaya haftada en az 3 gün düzenli antrenman yapan, belirli bir yüzme stiliyle Türkiye Şampiyonasında müsabık olmuş 11-12 yaş kategorisindeki 164 kadın ve 136 erkek olmak üzere toplam 300 yüzücü dahil edilmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda yüzücülerin antropometrik ve derialtı yağ ölçümleri alınarak % yağ, % kas oranları, BKİ'leri ile somatotipleri hesaplanmıştır. Shapiro-Wilk normalite testi uygulanmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için cinsiyetler arası karşılaştırmalarda parametrik testlerden Independent-Samples T-Testi kullanılmıştır. İstatistiksel önem düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızda farklı yüzme stiline sahip kadın yüzücülerin boy ortalamaları sırası ile serbest stil 1,52 ±,05 cm, sırt üstü sitil 1,54±,07 cm, kurbağalama stil 1,52±,07 cm, kelebek stil 1,50 ±,07 cm olarak belirlenmiştir. Kilo ölçümlerine bakıldığında serbest stil 45,5±8,5 kg, sırt üstü stil 46,3±9,3 kg, kelebek stil 42,16±8,0 kg, kurbağalama stil 42,9±8 kg olarak belirlenmiştir. Erkek yüzücülerin boy ortalamaları ise serbest stil 1,51±,06 cm, sırtüstü stil 1,53±,06 cm, kurbağalama stil 1,50±,05 cm, kelebek stil 1,50±,07cm olarak belirlenmiştir. Kilo ölçüm ortalamalarına bakıldığında ise serbest stil 43,4±7,6 kg, sırtüstü stil 44,1±7,0 kg, kurbağalama stil 39,8±5,3 kg, kelebek stil 42,4±7,9 kg olarak bulunmuştur. Her iki grubunda boy, kilo ve VKİ değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Sporcuların somatotipleri serbest sitil (3,5-3,0-2,9), sırtüstü sitilde (3,1-2,9-3,1), kelebek sitilde (3,0-2,6-3,1) ve kurbağalama sitilde (3,0-2,9-3,5) olarak bulunmuştur. Erkek yüzücülerin somatotipleri ise serbest sitil (3,0-3,5-2,9), sırtüstü sitilde (2,9-3,3-3,4), kelebek sitilde (2,7-3,7-3,1) ve kurbağalama sitilde (2,6-3,1-3,7) olarak hesaplanmıştır. Gruplar arasında antropometrik ölçümler incelendiğinde ise farklı yüzme sitillerine göre; Pelvis çapı,el genişliği, ayak uzunluğu vücut kompozisyonlarına göre; %yağ, oranlarında, somatotiplerinde ise mezomorfilerinde anlamlı farklılığa rastlandı (p<0.05). Her iki grup arasında diğer parametrelerde anlamlı farkın olmadığı görüldü (p>0.05). Sonuç olarak cinsiyet değişkenine göre 12-13 yaş yüzücülerin antropometrik özellikleri incelendiğinde pelvis çapının ve yağ oranın kızlarda daha fazla olduğu bu sonuçların kızların ergenlik dönemine erkeklere oranla erken girmesiyle bağlantılı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler Yüzme, Yüzme Stilleri, Antropometri, Somatotip, Erkek, Kadın.

AntropometriBedenselleştirmeErkekler+5
Fırat Altürk
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki eğitim merkezinde çıraklık eğitimi gören bireylerin beslenme ve antropometrik açıdan değerlendirilmesi

Bu çalışma Van ilinde bulunan Vali Ali Paşa Mesleki Teknik Eğitim Merkezinde çıraklık eğitimi gören 18-30 yaş arasındaki bireylerin beslenme alışkanlıklarını saptamak, vücut kompozisyonunu belirlemek, literatürde bulunan mevcut referans değerler ile karşılaştırmak ve bireylerin fiziki yapısını antropometrik yöntemlerle değerlendirerek vücut bileşimini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında 261 erkek 117 kadın olmak üzere toplamda 378 birey katılmıştır. Bireylerden toplamda 16 adet antropometrik ölçüm alınmıştır. Bireylerden toplanılan veriler SSPS 20.0 paket programında istatistik analizleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre boy uzunluğu ortalama değerleri incelendiğinde erkek bireylerin 169,69 cm, kadın bireylerin ise 158,68 cm'dir. Vücut ağırlık ortalamasına bakıldığında ise erkek bireylerin 64,02 kg, kadın bireylerin ise 57,31 kg olduğu tespit edilmiştir. Bireylerin besin tüketim sıklığı ise tablolar halinde sunulmuştur. Çıkan sonuçlar diğer çalışmalar ile karşılaştırıldığında bireylerin vücut ağırlığı ve boy uzunluklarının diğer verilere göre daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır. İşçilerin beslenme durumlarının düzenlenmesi, çalışma ortamının ergonomik açıdan uyumluluğunun biyolojik ve psikolojik açıdan sağlıklarına ve çalışma performanslarına etkisi düşünüldüğünde bu durumların iyileştirilmesi gerekmektedir.

AntropometriAntropometrik parametrelerBeslenme+6
Sebile Merve Demir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine ergonomik yaklaşım

''Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine Ergonomik Yaklaşım'', Tez çalışmasında, Üniversitenin ergonomik yapısı ele alınmıştır. Genel olarak binaların giriş merdivenleri, giriş kapıları, tekerlekli sandalye engellileri rampası, asansörler, görme engelliler için tasarımlar, Üniversitenin kaldırımları, kaldırım rampaları, duraklar, spor tesisleri ve otoparklar incelenmiş elde edilen değerler standart değerler ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi engelli olmayan bireyler için genel olarak olumlu sonuçlar elde edilirken, bazı tasarımların ise yapılan değerlendirmede ergonomik olmadığı görülmüştür. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yapılan tasarımların görme ve tekerlekli sandalye engelliler açısından yetersiz olduğu ve çoğu tasarımın da ergonomik olmadığı saptanmıştır. Bu incelemeler insanın fiziksel özelliklerine göre yapılmış antropometrik değerler ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2011 Yılı Van Depreminden sonra yapılan tasarımların daha ergonomik olduğu tespit edilmiştir. Üniversitemizde ileriki yıllarda yapılacak olan yeni binalar, kaldırımlar ve diğer alanların ergonomik yapılmasının kampüs içi yaşamın kolaylaştırılması için önemli olduğunu düşünmekteyiz. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde çalışmalar devam ettiği için yapılan bu çalışma Haziran 2017 ye kadar inşa edilmiş olan çalışmaların analizleri yer almaktadır. Yapılan bu çalışma hem Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi hem de diğer üniversiteler için tasarım ve yapımda önemli bir örnek olacaktır. Anahtar Kelimeler : Ergonomi, Antropometri, Tasarım, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sayfa Sayısı : 329 Tez Danışmanı : Dr. Öğr. Üyesi Seda KARAÖZ ARIHAN

AntropometriAntropometrik parametrelerErgonomi+2
Aydın Göçeber
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Van ilinde Klavikula'nın BT'deki antropometrik ölçümlerden cinsiyet tayini

İskelet haline gelmiş, çürümüş, parçalanmış veya tamamen yanmış cesetlerde kimliğinin belirlenmesi için gerekli morfolojik özelliklerin, parmak izlerinin ve DNA gibi biyolojik materyallerin elde edilememeleri nedeniyle pozitif kimliklendirme yöntemlerinin kullanılması bazen mümkün olamamaktadır. Bu durumlarda, genellikle diğer tanımlanabilir özelliklerden daha uzun süre dayanabilen dişler ve iskelet üzerinde yapılacak antropolojik kimliklendirme yöntemleri çok daha faydalı olabilmektedir. Literatürde Radyolojik Görüntüleme yöntemlerini kullanarak klavikula kemiğinden kimliklendirmeye ilişkin birçok çalışma bulunmakta olup; bunların çoğunluğu cinsiyet tayini üzerinde yoğunlaşmış ise de, yaş, ırk ve boy tayinine yönelik çalışmaların da mevcut olduğu görülmektedir. Çalışmamızda, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji ve Radiyodiagnostik Anabilim Dalı tarafından 01.01.2015 – 01.01.2017 tarihleri arasında çekilmiş 21 yaş ve üstü olgulara ait PET Tüm vücut BT görüntüleri incelenerek, arasından seçilen ve literatürdeki diğer makalelerden farklı olarak yaş gruplarına ve cinsiyete göre standardize edilmiş 180 erkek ve 180 kadın olmak üzere, toplam 360 olgudan oluşan geniş bir seri üzerinde her iki taraf klavikula kemiklerinde yapılacak olan antropolojik ölçümler ve bu ölçümlerden yola çıkılarak yapılacak hesaplamalar ile elde edilen verilerin, cinsiyet ve tarafla birlikte değişimlerinin ve yine yaş gruplarına göre bir değişikliğe uğrayıp uğramadığının belirlenmesi, klavikula ölçümlerinin cinsiyet ve taraf tayini için kullanılıp kullanılamayacağının araştırılması ve sonuç olarak varsa farklılıkların olası sebeplerinin tartışılması amaçlanmıştır. Çalışmada her bir taraf klavikulasından Klavikulada maksimum uzunluk (MLC), Klavikulada eğrisel uzunluk (CLC), Midklavikular maksimum yükseklik (MMHC) ve Midklavikular maksimum ön-arka genişlik (MMWC) olmak üzere her bir taraf klavikulasından 4 ölçüm olmak üzere toplamda 8 ölçüm yapılmış; ayrıca Klavikula maksimum uzunluğu ile eğrisel uzunluk farkı (CDC), Midklavikular maksimum çevre (MMCC) ve Midklavikular maksimum alan (MMAC) olmak üzere her bir taraf klavikulasından 3 hesaplama olmak üzere toplamda 6 hesaplama kullanılmıştır. Bu ölçümler üzerinde tanımlayıcı istatistikler yapılmış; hesaplamalar için SPSS istatistik paket programından yararlanılmış ve hesaplamalarda istatistik anlamlılık düzeyi %5 olarak alınmıştır. Ayrıca, ölçümü yapılan özelliklerin (değişkenlerin) cinsiyet ve taraf tayininde etkisini belirlemek üzere, Univariate Diskrimiant Analizi ve Adımsal (Stepwise) Diskriminant Analizi yapılmıştır. Yapılan Stepwise Diskriminant Fonksiyon Analizi'ne göre erkek olgularda %86,4; kadın olgularda %89,7 ve tüm olgular göz önüne alındığında ise %88,1 doğruluk oranında cinsiyet tayini yapılabildiği; sol tarafta %59,7; sağ tarafta %61,4 ve tüm olgular göz önüne alındığında ise %60,6 doğruluk oranında taraf tayini yapılabildiği, ancak klavikulaların ölçümlerindeki yaş ile değişimlerden faydalanılarak, erişkinlerde yaş tayini yapılabilmesi mümkün görülmemiştir. Sonuç olarak, çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre klavikulalarının antropometrik ölçümlerinin orta derecede seksüel dimorfizm gösterdiği, cinsiyet tayini açısından tek başına kullanılması için kabul edilebilir doğruluk oranı olan %95 ve üzerine ulaşamadığı tespit edilmiş; bu sebeple klavikula ölçümlerin tek başına cinsiyet tayinindeki güvenilirliğinin kısıtlı olduğu, buna karşılık yalnızca klavikula kemiklerinin bulunduğu durumlarda çalışmamızda elde edilen verilerin yön gösterici olabileceği, elde edilen verilerin taraf dimorfizmi için ise düşük değerlerde olması nedeniyle kullanılabilirliğinin oldukça kısıtlı olacağı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Klavikula, Cinsiyet Tayini, Taraf Tayini, Yaş Tayini, Adli Antropoloji, Antropometri, Diskriminant Fonksiyon Analizi.

Adli antropolojiAntropometriCinsiyet tahmini+7
Uğur Demir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sedanter bireylerde statik ve dinamik denge performansı ile antropometrik özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sedanter sağlıklı bireylerde antropometrik özellikler ile statik ve dinamik denge performansı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmaya gönüllü 56 kadın (yaş aralığı, 32.6±8.29) ve 49 erkek (yaş aralığı, 34±7,66) dahil edildi. Katılımcıların vücut yüksekliği, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi (BKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), çevre ölçümleri (üst kol, uyluk, baldır, karın ve kalça), statik ve dinamik denge performansları ölçüldü. Statik denge performans ortalama değeri ile katılımcıların kilo, BKİ, VYY, uyluk ve üst kol çevre ölçüm değerleri arasında negatif yönlü orta bir ilişki, sırasıyla (r= -0.42, p= 0.00; r= -0.39, p= 0.00; r= -0.50, p= 0.00; r= -0.36, p= 0.00; r= -0.40, p= 0.00), karın çevre ölçüm değeri ile negatif yönlü zayıf bir ilişki (r= -0.21, p= 0.04) tespit edilmiştir. Katılımcıların boy değeri ile ortalama uzanma mesafesi arasında pozitif yönlü orta bir ilişki (r=0,44, p= 0.00), BKİ değeri ile ortalama uzanma mesafesi (r=-0.21, p= 0.03) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.24, p= 0.01) negatif yönlü zayıf bir ilişki ve VYY ile ortalama uzanma mesafesi (r= -0.49, p= 0.00) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.43, p= 0.00) ise negatif yönlü orta bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, vücut yüksekliğinin hem kadın hem de erkeklerde dinamik denge performansını olumlu yönde etkileyen ortak parametre olduğu, benzer şekilde hem kadın hem de erkeklerde artmış vücut kütlesi ve yağ oranının dinamik ve statik dengeyi olumsuz yönde etkileyen ortak parametre olduğu söylenebilir.

AntropometriAntropometrik parametrelerDenge+7
Mustafa Hurüz
Uşak University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Zayıflama diyeti alan metabolik sendrom hastalarında biyokimyasal ve antropometrik değişkenler ile CD36 düzeyi arasındaki ilişki

Bu çalışma zayıflama diyetine başlayan, yeni tanılı 80 metabolik sendromlu (MetS) hasta üzerinde, zayıflama diyetinin biyokimyasal ve antropometrik değişkenler ile CD36 düzeyine etkisini değerlendirmek amacı ile planlanmıştır. Çalışma, Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Dahiliye Polikliniğine başvuran yeni tanı MetS'li yaş ortalaması 44,27±10,80 yıl olan 49'u kadın, 16'sı erkek toplam 65 birey ile tamamlanmıştır. Çalışmaya katılan bireylere çalışma başında enerji ve besin öğesi gereksinimleri ve yaşam tarzlarına uygun, 8 haftada en az %5 ağırlık kaybedecekleri bir tıbbi beslenme tedavisi (TBT) verilmiş ve düzenli aralıklarla hastalar takip edilmiştir. Diyet tedavisi öncesi bireylerin genel özellikleri ve beslenme alışkanlıklarına yönelik bilgiler araştırmacı tarafından yüz yüze alınmış; diyet tedavisi öncesi ve 8. haftanın sonunda bireylerin 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı ve antropometrik ölçümleri araştırmacı tarafından yapılmış, biyokimyasal ölçümleri hasta dosyasından kaydedilmiş, kan basıncı ölçümleri hekim tarafından yapılmış ve CD36 düzeylerinin belirlenmesi için bir tüp açlık kanı alınıp analiz edilinceye dek -80°C'de saklanmıştır. Çalışma sonunda MetS'li 32 kişi verilen TBT'yi sıkı bir şekilde uygulayarak kadınlar (n=23) -8,85 ± 2,45, erkekler (n=9) -12,34 ± 3,86 kg ağırlık kaybetmiş ve TBT'ye uymayanlara (n=33) kıyasla açlık kan glukoz, LDL, VLDL, total kolesterol, trigliserit, CRP, insülin, Homa-IR, AST, ALT düzeylerinde ve sistolik kan basıncında azalmalar gözlenmiştir (p<0,05). CD36 düzeyleri ile diyetteki yağdan gelen enerji yüzdesinde zayıf düzeyde negatif yönde bir ilişki saptanmıştır (r=-0,358, p<0,05). CD36 düzeyleri ile açlık kan glukozu (r=0,390, p<0,05) arasında zayıf düzeyde; CD36 ile ALT (r=0,402, p<0,05) ve CRP (r=-0,455, p<0,05) arasında ise orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). CD36 düzeyleri ile vücut ağırlığı, BKİ, kalça çevresi, bel/kalça oranı, vücut yağ kütlesi ve yüzdesi arasında negatif yönlü; yağsız vücut kütlesi ve yüzdesi ile pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Öte yandan çalışma sonunda gruplar arasında CD36 düzeyi açısından bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak; CD36'nın MetS için önemli bir parametre olduğu ancak ağırlık kaybının CD36 düzeylerini etkilemediği söylenebilir.

AntropometriBeslenme tedavisiBiyobelirteçler+6
Duygu Mataracı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkin kadınlarda diyet inflamatuar yükü ile yeme davranışı ve yorgunluk arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Sağlıklı yaşamın önemli parametrelerinden biri de sağlıklı ve dengeli beslenmedir. Sağlıklı örüntüye sahip diyetin, fizyolojik ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra yetişkinlerde mental sağlığın, yorgunluğun, yaşam ve uyku kalitesini iyileştirebileceği bildirilmiştir. Ayrıca inflamatuar hastalıklardan olan diyabet, kardiyometabolik hastalıklar, metabolik sendrom ve romatoid artrit gibi hastalıkların tedavisinde de önemli bir parametre olduğu kabul edilmiştir. Antiinflamatuar diyetin yorgunluğun tedavisinde de önemli bir parametre olabileceği belirtilmektedir. Bireyler beslenme ihtiyacının karşılanması esnasında farklı yeme davranışı göstermektedirler. Yeme davranışının besin seçiminde ve sağlıklı diyet içeriğinin oluşturulmasında önemli rolü bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yetişkin kadınlarda diyet inflamatuar indeksi (Dİİ) ve yeme davranışı ile yorgunluk arasındaki olası ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini 19-39 yaş arası, Türkiye'nin herhangi bir şehrinde kalıcı ikamet eden, sosyal medya platformları (Twitter, Instagram, Facebook) kullanılarak oluşturulan duyuruya katılmaya gönüllü olduğuna dair yanıt veren ve dâhil olma ve dışlanma kriterlerine göre uygun olduğu belirlenen kadınlar oluşturacaktır. Araştırmanın örneklem büyüklüğü tip 1 hata düzeyi α= 0,05 ve testin gücü 1-β= 0,80 olarak alınarak G Power 3.1.9.7 Paket Programı ile en az 200 kişi olarak hesaplanmıştır. Stres, depresyon ve anksiyete ile birlikte; yaygın bir mental bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Stresin çeşitli yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğuna dair kesin kanıtlar bulunmaktadır. Antiinflamatuar diyet sağlığın iyileştirilmesinde, yorgunluk, depresyon/stres ve anksiyete ile sağlıklı yeme davranışı ve kronik hastalıkların tedavisinde potansiyel role sahiptir. Çalışma sonucunda Dİİ skoru yüksek olan yetişkin kadınların yeme davranışı ölçeği puanlarının; yorgunluk ölçeği puanlarının; DASS-21 (Depresyon- Anksiyete- Stres Ölçeği) ölçek skorunun depresyon, anksiyete ve stres alt başlıklarının tümünde daha yüksek olması beklenmektedir. Diyet İnflamatuar yükü yüksek olan kadınların bazı antropometrik ölçümlerinin farklılık göstermesi beklenmektedir.

AnksiyeteAntropometriBeslenme+4
Betül Çalışkan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan dönem sporcu ve sedanter bireylerde somototip yapı ve bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerin karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışma, adölesan dönemde aktif olarak spor yapan ve spor yapmayan sedanter bireylerin somototip yapı, fiziksel özellikler ve fizyolojik parametrelerin karşılaştırılması ve bu parametreler arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma grubu Ordu ili Altınordu ilçesinde Milli eğitim bakanlığı 6,7,8,9. sınıfta öğrenimine devam eden 12-15 yaş aralığındaki aktif spor yapan (n=67) ve spor yapmayan (n=67, yaş=12-15) kız ve erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan katılımcıların boy, kilo, antropometrik ölçümler, flamingo denge, 'Y' denge, İlinois test, 30m sürat testi ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 25.0 programı kullanılarak tanımlayıcı istatistikleri, Shapiro-Wilk normallik sınaması. Bağımsız örneklem T Test, Tek Yönlü Varyans Analizi, Çoklu Karşılaştırma Testi ve Pearson Korelasyon Testleri ile değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde p=0.05, anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan spor yapan deneklerin flamingo denge, y denge, İlinois, mezomorfi ve ektomorfi değerleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyete göre karşılaştırma sonuçlarına göre flamingo sürat, y denge, anaerobik kuvvet, ilinois, endomorfi ve mezomorfi değerleri arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Denge verileri ile bacak kütlesi sürat, ilinois arasında, Sürat değerleri ile flamingo, y denge, anaerobik kuvvet, endomorfi, mezomorfi ve ilinois test değerleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmadan elde edilen sonuçlarına göre, spor yapan ve yapmayan bireylerin statik ve dinamik denge, sürat, çabukluk ve somatotip yapıları arasında anlamlı farklılık olduğu, kadın bireylerin denge özelliklerinin bu yaştaki erkek bireylerden daha iyi olduğu, sürat, çabukluk ve anaerobik kuvvet özelliklerinde ise anlamlı derecede daha zayıf oldukları söylenebilir.

AntropometriKinantropometrik özelliklerMotor gelişim+1
Kübra Güler
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ülkelerde temel futbol eğitimi alan 9-14 yaş grubu çocukların antropometrik ve motorik yeterliliklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada Farklı Ülkelerde Temel Futbol Eğitimi Alan 9-14 Yaş Grubu çocukların Antropometrik ve Motorik Yeterliliklerinin Karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya aktif olarak temel futbol eğitimi alan Kazakistan'dan 57 ve Türkiye'den 58 sporcu katılmıştır. Çalışmamızda sporcuların yaşı, boyu, kilosu, vücut yağ yüzdesi, bel ve kalça çevresi, esneklik, çeviklik, dayanıklılık, sürat testleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama ve standart sapma olarak belirtilmiştir. Normallik testi için kolmogrovf ve simirnov testi kullanılmış olup verilerin normal dağılması üzerine iki grubun karşılaştırılması için bağımsız gruplarda T testi kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS for Windows 25.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların demografik özellikleri karşılaştırıldığında vücut yağ ağırlığı ve boy parametrelerinde istatistiksel bir farklılık görülürken (p<0,01) vücut ağırlığında ise istatistiksel anlamda farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Diğer ölçümlere bakıldığında bel çevresi parametresinde anlamlılık izlenirken (p<0,01) boyun çevresi ve kalça çevresi parametresinde herhangi bir anlamlılık saptanmamıştır. Antropometrik özellikler incelendiğinde şınav, mekik ve illinois (çeviklik) parametrelerinde anlamlı bir farklılık görülürken (p<0,01) solunum fonksiyonları testi, Sprint, esneklik ve dayanıklılık parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Motorik özelliklerin ortalamalarına bakıldığında Kazak sporcuların sprint değerlerinin ortalaması 5,405±,474 sn. olurken, Türk sporcularda 5,540±,506 olarak ölçülmüştür. Kazak sporcularda şınav değeri ortalaması 15,160±5,754 olarak ölçülürken, Türk sporcularda 12,807±5,228 ad. olarak belirlenmiştir. Kazak sporcuların mekik çekme değeri 15,821±3,747 ad. olurken, Türk sporcularda 13,982±3,870 ad. olarak belirlenmiştir. Kazak sporcuların esneklik değerinin ortalaması 21,678±,6,630 cm olurken, Türk sporcularda 19,946±5,797 cm olarak ölçülmüştür. Kazak sporcuların dayanıklılık değerinin ortalaması 47,071±16,634 olurken, Türk sporcularda 42,631±17,396 olarak ölçülmüştür. Kazak sporcuların İllinois(çeviklik) değerinin ortalaması 18,613±1,452 sn. olurken, Türk sporcularda 19,691±2,385 sn. olarak ölçülmüştür. Kazak sporcuların Solunum fonksiyonları test değerinin ortalaması 2,080±,552 olurken, Türk sporcularda 2,222±,620 olarak ölçülmüştür. Araştırmanın sonucunda Temel Futbol Eğitimi Alan 9-14 Yaş Grubu çocukların Antropometrik ve Motorik Yeterlilikleri arasında birçok değerde Kazak sporcuların Türk sporculara göre anlamlı farklılıkları olduğu sonucuna varılmıştır.

AntropometriEsneklikFiziksel dayanıklılık+7
Burak Bayramoğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elit kadın basketbolcularda el antropometrik ölçümleri ile el kavrama kuvveti ve denge becerisinin, şut performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, elit kadın basketbolcuların el antropometrik ölçümleri, el kavrama kuvveti ve denge becerisinin, şut performansları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, İzmir ili, Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren TBF Kadınlar Basketbol 1. Ligi'nde mücadele eden, Çeşme Basketbol Spor Kulübü' nün elit (A takım) seviyedeki 12 sporcusunun gönüllü katılımıyla oluşturulmuştur. Araştırmamızda sporcuların yaş, boy, ağırlık, vücut kitle indeksi ve el antropometrik ölçümleri yapılmış, ayrıca sporculara el kavrama kuvveti, denge ve Aahperd şut testi uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde, normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek adına Shapiro-Wilk Testi uygulanmış olup, verilerin normal dağılımı üzerine parametrelerin ilişki durumlarını değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda çalışmaya katılan 12 sporcunun elin antropometrik parametrelerinden; el uzunluğu, el genişliği, el avuç uzunluğu, üçüncü parmak uzunluğu, el şekil indeksi, parmak indeksi ve el yüzey alanı değerleri ile şut performansları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Sporculara yapılan ölçümlerin dışında uygulanan el kavrama kuvveti ve denge testi sonuçları ile şut performansları arasında da anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen verilerden, sporcuların baskın el ölçüm ve test değerleri ile şut performansları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.

AntropometriBasketbolBasketbolcular+6
Serdar Gür
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Anadolu yakasında bulunan 8-12 yaş arasında olan erkek futbol oyuncularının fiziksel özelliklerini incelenmesi

Yapılan bu çalışmanın amacı; İstanbul Beykoz ilçesinde spor yapan ve yapmayan 8-12 yaş grubu çocukların fiziki gelişim ve fiziki uygunluk parametrelerinin incelenmesidir. Araştırmaya deney grubu olarak 80, kontrol grubu olarak da 40 gönüllü çocuk katılmıştır. Araştırmaya tabi tutulan deney grubu ve kontrol grubunda yer alan çocukların antrenman öncesi ve sonrası antropometrik ve fiziksel test ölçümleri testleri uygulanmıştır. Boy ölçümü için stadiometre, oturarak boy ölçümü özel oturma yüksekliği aleti, vücut ağırlığı ölçümü için Tanita HD 358 baskül, esneklik testi için özel otur-uzan esneklik sehpası, dikey sıçrama ölçümü için elektronik Smart Speed Lite marka ped, 30 saniye mekik testi için kronometre, durarak uzun atlama ve 1 kg baş üstünden sağlık topu atış testleri için metre kullanılmıştır. Grupları karşılaştırmak için Paired t test, yaşlarına göre motorsal ölçümlerinin karşılaştırılması için Kruskal Wallis H testi, korelasyon ölçümleri için Pearson kolarasyon programı ve SPSS analiz programı kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde (p<0.01) ve (p<0.05) güven aralıkları kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında ilk test ve son test arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür (p<0.01). Elde edilen sonuçlar ve öneriler spor biliminde ve beden eğitimi derslerinde öğretmenlere faydalı olacağı düşünülmektedir.

AntropometriEsneklikFiziksel özellikler+7
Çağlar Özyurt
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects