Autonomy

109 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Aşçıların mesleki özerklikleri ile yaratıcılık süreçlerinin ilişkisi

Mutfak çalışmalarında yaratıcı ve yeni ürünler tüketicilerin tercihi haline gelmekte, farklılıklar yaratabilen aşçılar hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dikkat çekmektedir. Aşçılar, sanatçılar gibi marka haline gelerek, görev aldıkları örgütlere değer katabilmektedir. Bazı örgütler, katı yönetim anlayışını benimserken, bazıları ise özerk çalışma şartlarının egemen olduğu farklı bir strateji uygulamaktadır. Standartların belirlenmesi her ne kadar örgütler için önemli olsa da, bazı alanlarda mesleki özerkliğin sağlanması hem mesleki gelişim hem de kişisel refah için önemlidir. Örgütler için insan kaynağından en etkin şekilde faydalanmak birincil amaçlardandır. Özellikle mutfak gibi gelişime açık bir alanda işgörenlerin yaratıcı fikirleri, örgütler adına değer sağlayabilecek bir etmendir. Yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması ancak belirli oranda mesleki özerkliğin sağlanması ile mümkün olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, ülke tanıtımı ve turizm açısından önem taşıyan mutfak alanında çalışan aşçıların mesleki özerkliğinin, yaratıcılık süreci aşamalarına etkilerini belirleyerek, otel ve restoran işletmelerine önerilerde bulunmaktır. Araştırma sonuçlarına göre aşçılara sağlanan mesleki özerklik, aşçıların özerk davranabilme yetisine oranla yaratıcılık süreci üzerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mutfak, Aşçılık, Mesleki Özerklik, Yaratıcılık, Restoran Yönetimi

AşçılarAşçılıkMutfak+3
Mustafa Kesici
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de neo-liberal politikalar çerçevesinde devletin yeniden yapılandırılması: Siyasi ve idari anlamda yerel özerklik

Liberalizm, bireylerin özgür olması gerektiğini vurgular. Neo-liberalizm ise politika olarak ekonomik liberal anlayışın kolektif düşünce karşısında bireyi öncü görerek piyasa temelli çözümler sunması olarak görülür. Türkiye'deki neo-liberal politikalar 1980'den sonra özelleştirme, deregülasyon, siyasi liberalizasyon ve küreselleşmenin yaygınlaştırılması olarak ortaya çıkmaktadır. Modernleşen dünyada özgürlüklerin, devlet düzenlerinin ve ekonomideki gelişmelerin bir dayanak noktası her zaman bulunur. Bu gelişmelerin ışığında liberalizmin dünyada modernleşmenin ön ayağı niteliğinde olması Türkiye'de de etkisini ortaya koymaktadır. 1980'den sonra ülkemizin içinde bulunduğu durum toplumun içerisinde bulunduğu kriz, mevcut politikaların yetersizliğini ortaya koymaktadır. Yönetimsel krizler sonucunda yeniliğe ihtiyaç duyularak reform çalışmaları yapılmaktadır. Böylece kendi kendine yetebilme fikrinden dolayı özerklikliğin neo-liberal eksende yaşanan gelişmelerle ortaya çıktığı söylenmektedir. Dolayısıyla çalışmamızda; yeniden yapılanma, neo-liberal anlayışın ortaya çıkışı, yönetim ilkeleri, yerel yönetimler, merkezden ve yerinden yönetim arasındaki ilişki açıklanmaktadır. Faaliyet gösterme alanlarının ülkede meclis tarafından ortaya çıkarılan kanunlarla belirlendiği özerk yapılara yerel yönetimler denir. Özerklik; muhtariyet ve otonomi olarak da kullanılır. Ülkede yaşayan bireylerin ve grupların, sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmeleri için özerklik, ön koşuldur. Gerçekleşen neo-liberal dönüşümün ülkemizde ortaya çıkardığı yeni kurumlar ile gelenekselliğini bir kenara bırakmaya çalışan toplumsal yapı çerçevesinde modernleşme süreci geçiren kurumların incelenmesi yapılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda neo-liberal politikalar çerçevesinde siyasi ve idari özerklik konuları izah edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liberalizm, Neo-Liberalizm, Yeniden Yapılanma, Siyasi Özerklik, İdari Özerklik.

DevletKamu kuruluşlarıNeo-liberalizm+7
Kemal Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin özerklik davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişki

Bu araştırmada öğretmenlerin özerklik davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi Balıkesir ilindeki kamu ortaöğretim kurumlarında görev yapan 354 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretmen Özerkliği Ölçeği ve İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin özerklik davranışlarını ve iş doyumlarını belirlemek için betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t testi, ANOVA, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin özerklik davranışlarının iş doyumlarını anlamlı bir şekilde yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin genel özerklik davranışları orta düzeyin üzerindedir. Öğretmenler özerklik davranışları arasında en yüksek katılımı sırası ile mesleki iletişim özerkliği, öğretme süreci özerkliği, öğretim programı özerkliği ve mesleki gelişim özerkliği boyutlarında göstermektedir. Öğretmenlerin özerklik davranışlarına ilişkin görüşleri; cinsiyet, eğitim durumu, branş, kıdem, yaş ve çalışılan okul türü değişkenlerine göre bazı boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; haftalık ders yükü ve okuldaki hizmet süresi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler orta düzeyin biraz üzerinde iş doyumuna sahiptirler. Öğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin görüşleri; cinsiyet değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; çalışılan okul türü, eğitim durumu, branş, haftalık ders yükü, kıdem, okuldaki hizmet süresi, ve yaş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin mesleki iletişim özerkliği, mesleki gelişim özerkliği ve öğretme süreci özerkliği ile iş doyumu arasında pozitif ve orta; öğretim programı özerkliği ile iş doyumu arasında pozitif ve düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Mesleki iletişim özerkliği ve mesleki gelişim özerkliği öğretmenlerin iş doyumlarının anlamlı yordayıcılarıdır. Anahtar kelimeler: İş doyumu, öğretmen, öğretmen özerkliği

Lise öğretmenleriÖzerklikÖğretmenler+1
Caner Şentürken
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı bağlamında Türkiye'de yerel özerklik

Evrensel bir tanım yapılması gerektiğinde; belirli bir coğrafi alanda yaşayan yerel topluluğun bireylerine, kendilerini en çok ilgilendiren konularda hizmet üretmek amacıyla kurulan, karar organları yerel toplulukça seçilerek göreve getirilen, yasalarla belirlenmiş görevlere ve yetkilere, özel gelirlere, bütçeye ve personele sahip, üstlendiği hizmetler için kendi örgütsel yapısını kurabilen, merkez yönetimi ile ilişkilerinde yönetsel özerklikten yararlanan kamu tüzel kişileri olarak tanımlanan yerel yönetimlerin en önemli ayırt edici yönü olan yerel özerklik, günümüzde farklı ülkelerde farklı anlamlar yüklenerek uygulanmaktadır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nda da önemle vurgulanan yerel özerklikten amaç, hizmetlerde kaliteyi arttırmak hizmetlerin basit, çabuk, ucuz görülmesini sağlamak ve gereksiz personel ve malzeme kullanılmasını önlemektir. Türkiye uygulamasında yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğe sahip olduğu mevcut yasalarımızda belirtilmiş olmasına rağmen, bu özerkliğin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ve diğer ülke uygulamalarında geçen yerel özerklik ile örtüşüp örtüşmediği her zaman önemli bir tartışma konusu olmuştur. Bu tartışma özelinde hazırlanan çalışmamız, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı bağlamında Türkiye'de yerel özerklik uygulamasını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmamızın ilk bölümünde kavramsal açıdan yerel yönetim ve yerel özerkliğin ne anlama geldiği açıklanmış ve yerel yönetimlerin üstün ve zayıf yönlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölüm ise Türkiye'de yerel yönetimlerin tarihi gelişimi ve bazı ülkelerin yerel özerklik uygulamalarına ayrılmıştır. Bu sayede yerel yönetimlerin ülkemizdeki tarihsel seyri ve farklı ülkelerde farklı yerel yönetim ve yerel özerklik uygulamaları incelenerek okuyucuya kıyas yapabilme imkanı tanınmıştır. Son bölüme gelindiğinde, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına ilişkin ayrıntılı bilgiler ve Türkiye'de yerel yönetimin kanuni dayanakları karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'nin bu şarta ilişkin tutumu da son bölümün ve çalışmamızın yönünü belirleyen önemli konularındandır. Anahtar Kelimeler: Yerinden Yönetim, Özerklik, Yerel Özerklik, İl Özel İdaresi, Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik ŞartıBelediyelerBüyükşehir belediyeleri+4
Güven Deniz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Students' and teachers' perceptions on the relationship between learner autonomy and the psychological well-being in the ELT context

For years there has been a tendency to a traditional approach to language learning, which has constituted a major obstacle to learner autonomy. However, changes in the perspective of learning have given rise to learner autonomy, the essence of which is learner?s assuming an active role in his/her own learning. Nevertheless, learning is such a complex process that it includes various dimensions. Learning is not just a cognitive process; it is based on learners? stance towards world and learning itself, their sense of self and willingness to learn (Benson & Voller, 1997, pp.134-136 in Thanasoulas, 2000). It is safe to say that learning is not only mental but also affective process. Therefore, together with students? autonomy, promoting their psychological well-being gains a great importance in learning process. As a matter of fact, there is a bond between learner autonomy and psychological dimension of the learning. As Scharle and Szabo (2005, p.7) suggest, ?a feeling of responsibility and independence brings a sense of well-being and confidence?. Nakamura (2000) supports this view by claiming that students? taking responsibility contributes to their empowerment and enhances positive climate in the classroom. For this reason, this study focuses on the interaction between learner autonomy and psychologically well environments in the classroom. To begin with, this study explores the description of learner-centeredness and its different dimensions. Next, it dwells upon the importance of the psychological well-being of the students in the classroom. This study further investigates the relationship between learner autonomy and psychological well-being of the students. The study aims at indicating the reasons of probable changes, if any, in students? perceptions on the relationship between learner autonomy and psychological well-being throughout their education in the ELT Department as prospective teachers. The students who are at the beginning, in the middle and at the end of the educational process in this department and teachers in the same department were the participants of the study, and they were selected via ?Purposive Sampling?. Three hundred and fifteen students and eight teachers participated in this study. The data were collected through a questionnaire and a series of subsequent interviews which were held with students at different grades of the mentioned department. The data collected were analyzed in two terms. That is, the questionnaire administered was analysed through SPSS and the verbal data gained through interviews were subjected to content analysis. In this respect, this study bore both quantitative and qualitative features. At the end of the study, preparatory class students were found to incline to learner autonomy less than the second and fourth year students. As for psychological well-being, results indicated that fourth year students had the positive self-concepts most except for the sense of pressure in life. In terms of negative self-concept, second year students displayed the least level of negative self-concept. When it comes to the interaction between learner autonomy and psychological well-being, level of positive perceptions appeared to increase among preparatory class, second year and fourth year students respectively. Furthermore, probable reasons of findings, implications and suggestions were presented.Key Words: Learner autonomy, psychological well-being, initial teacher education, student-centred education, teacher autonomy, lifelong learning

Study of languagesEducationEducation psychology+10
Gökçe Dişlen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleriyle evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişki

Araştırmanın genel amacı, evli bireylerin, sosyotropik ve otonomik kişilik özellikleriyle evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Bu temel amaç doğrultusunda evli bireylerin, onaylanma kaygısına, ayrılık kaygısına, başkalarını memnun etmeleri, kişisel başarı, özgürlük ve yalnızlıktan hoşlanma durumları ile evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasındaki ilişkiye bakılmıştır.Araştırma betimsel tarama modelinde bir çalışma olup, 2009 yılında Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan, Yüeriğir, Çukurova, Sarıçam )yaşayan 327 evli bireyle geçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ile Sosyotropi-otonomi Ölçeği ve Evlilik Çatışma Ölçeği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda evli bireylerin sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri ile evliliklerinde çatışma yaşama durumları arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğu saptanmıştır. Sosyotropi alt ölçeğinde yer alan onaylanma kaygısı, ayrılık kaygısı, başkalarını memnun etme; otonomi alt ölçeğinde bulunan, kişisel başarı, özgürlük, yalnızlıktan hoşlanma faktörleri ile evlilikte çatışma yaşama sıklığı arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

AdanaEvli çiftlerEvlilik+7
Halime Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin romantizm ve eş seçimine ilişkin tutumları ile sosyotropik-otonomik kişilik özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin romantizm ve eş seçimine ilişkin tutumları ile sosyotropi-otonomi kişilik özelliklerinin çeşitli değişkenler açısında incelemektir. Araştırma, betimsel yöntem ve ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, 2014-2015 öğretim yılında, Gaziantep Üniversitesinde eğitim görmekte olan üniversite öğrencileri arasında tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 431 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Cobb, Larson ve Watson (2003) tarafından geliştirilen ve Cihan, Yılmaz ve Çelik tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Romantizm ve Eş Seçim Ölçeği" ile Beck, Epstein, Harrison ve Emery (1983) tarafından geliştirilen ve Şahin, Ulusoy ve Şahin (1993) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Sosyotropi-Otonomi" ölçeği ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Spearman Brown sıra farkları korelâsyon katsayısı testi tekniği, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik dağılım, Levene F Testi, Tek yönlü varyans analizi, parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney-U testi, farkların kaynağını belirlemek için Post-Hoc analiz tekniklerinden Dunnet-T3 çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda üniversite öğrencilerinin romantizm ve eş seçimine ilişkin algıları ile sosyotropik-otonomik kişilik özellikleri arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilerin romantizm ve eş seçimine ilişkin algıları romantik ilişki olma değişkenine göre; beraber yaşama, yalnız ve tek doğru, idealleştirme alt ölçeğinde, cinsiyet değişkenine göre; beraber yaşama, yalnız ve tek doğru ve çaba gösterme alt ölçeğinde, yaş düzeyine göre; tam güven alt ölçeğinde, sınıf değişkenine göre; aşk yeterli alt ölçeğinde, fakülte değişkenine göre aşk yeterli alt ölçeğinde, aile yapısı değişkenine göre; tam güven alt ölçeğinde anlamlı fark yaratırken, ikamet yeri ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerinin anlamlı farklılık yaratmadıkları saptanmıştır. Sosyotropi-otonomi kişilik özellikleri üzerinde romantik ilişki, cinsiyet, sınıf, sosyo-ekonomik durum, aile yapısı değişkenleri anlamlı fark yaratırken; yaş, fakülte, ikamet yeri değişkenlerinin anlamlı fark yaratmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Romantizm, Eş Seçimi, Sosyotropi, Otonomi, Kişilik.

Duygusal ilişkiEğitim psikolojisiEş seçimi+5
Mehmet Çalım
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the relationship among EFL learner autonomy, self-esteem, and choice of vocabulary learning strategi

This study seeks to determine whether any significant relationship exists among Iraqi EFL Learner Autonomy (LA), self-esteem (SE), and choice of vocabulary learning strategies (VLS) as well as whether LA and SE are predictors of these strategies. To achieve these aims, this study employed a descriptive research design. Participants included 157 male and female undergraduate EFL learners, all within the age range of 17 to 25 years. They were studying English within the sub-disciplines of English Literature, Linguistics, and General English at Soran University in Iraq. Participants were administered the following three types of questionnaires adapted by the researcher: a) a 30-item VLS questionnaire based on that of Schmitt taxonomy (1997); b) a 30-item LA questionnaire developed by Sakai, et al. (2008); c) and a 30-item SE questionnaire based on Coopersmith's SE inventory (1967). Upon conducting preliminary analyses of this study's assumptions, the characteristics of the data were proven legitimate via correlation and regression analyses. Correlation analysis demonstrated that a statistically significant relationship existed between EFL Learner Autonomy and VLS, with (r = .555, p < .05), and SE and VLS, with (r = .678 p < .05). Furthermore, regression analysis revealed LA and SE to be significant predictors of VLS. LA predicted 30.7% of scores in the choice of VLS (R = .555, R2 = .307), and SE predicted 45.9% of scores in the choice of VLS (R = .678, R2 = .456). These findings demonstrate that both LA and SE make strong contributions to VLS. The results also reveal the existence of a significant difference between EFL Learner Autonomy and SE in their prediction of VLS. LA and SE contribute to effective vocabulary acquisition, while they also contribute significantly to VLS. Finally, it was proven that the greater the learner autonomy and self-esteem among learners, the more frequent the VLS use. Keywords: EFL learners, autonomy, self-esteem, vocabulary learning strategies, academic achievement

Self esteemPreparatory classesVocabulary learning+7
Star Asad Bapeer Sherwanı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, devlet oluşturma çabaları: Demokrasi ve bağımsızlık arayışında tarihi olayların ve siyasi partilerin rolü

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi içerisinde yaşayan halk bölgede yıllar boyunca bağımsızlık savaşı vermiş ve söz sahibi olmak için çabalamıştır. Tarihsel süreç ve bölgedeki siyasi aktörler, devlet oluşturma çabalarında en önemli faktörler olmuştur. Belirtilen iki faktör kimi zaman bağımsızlık arayışı ve demokratikleşme sürecini olumlu kimi zaman ise olumsuz etkilemiştir. Bu hususta araştırmanın hedefi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi örneği üzerinde demokratikleşme sürecinde tarihi olayların ve siyasi partilerin sürece olumlu ve/veya olumsuz katkılarını incelemektir. Araştırma kapsamında sadece özerk devlet olan IKBY incelenmiş, tarihsel olaylar ve bölgedeki siyasi partilerin bölgedeki demokratikleşme sürecine etkisi araştırılmıştır. Tarihi olaylar ve siyasi partiler dışında demokratikleşme sürecine etki edebilecek diğer aktörler çalışmaya dahil edilmemiştir. Araştırma kapsamında William E. Hudson'ın beş maddelik demokrasi göstergeleri kullanılarak nitel veriler oluşturulmuştur. Araştırma, IKBY'nin tarihsel sürecini etkileyen ve kırılma noktası kabul edilen 2003 yılı çerçevesinde gelişmiş, 2003 yılı öncesi ve sonrasında gelişen olaylar olarak birbiriyle bağlantılı iki farklı çalışma sunulmuştur. Bu araştırmanın sonuçları ile "Kuzey Irak'ta bağımsızlık arayışı ve devlet oluşturma sürecinde siyasî partilerin ve tarihsel olayların rolü nedir?" sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın soru cümlesi temel alınarak, 1) 1991-2015 yılları arasında IKBY'de hangi partilerin yer aldığı ve hangi partinin daha etkili olduğu, 2) Araştırma kapsamında yer alan tarihi olayların neler olduğu, 3) Bu tarihi olayların rolleri, 4) IKBY'de etkin konumdaki partilerin rolleri, 5) Maxqda Nitel Analiz Programı kullanılarak William E. Hudson'ın beş maddelik demokrasi göstergelerinin her birine 2003 yılı öncesi ve 2003 yılı sonrası kaynaklarda ne kadar vurgu yapıldığı gibi alt sorular cevaplanmaya çalışılmıştır. Çalışma her ne kadar nitel veriler barındırsa da Maxqda Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak araştırmanın güvenilirliği arttırılmaya çalışılmıştır. Araştırılan konuda az sayıda kaynak bulunmasından dolayı çoğu kaynak orijinal dillerinde incelenmiş veya çevrilmiştir. Bulgu ve sonuçlar, literatür kapsamında yorumlanıp, lisans/lisansüstü öğrencileri, akademisyenler ve siyasi danışmanlara yol gösterici öneriler sunmuştur.

BağımsızlıkDemokrasiIrak+5
Cuvan Sönmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin gelirleri ve mali özerklik ilkesi

Ülkemizde Anayasanın 127. maddesine göre Belediye, İl Özel İdaresi ve Köy tüzel kişiliği yerel yönetim kuruluşları olarak kabul edilmektedir. İnsana en yakın özerk hizmet idaresi olan yerel yönetimlerin merkezi idare altında faaliyette bulunurken yaşadıkları en önemli sorun ekonomik özgürlüklerinin sınırlı olmasıdır. Mali özerkliği olmayanın idari özerkliği olamayacağından bu çalışmada Yerel Yönetimlerin Gelirleri ve Mali Özerklik İlkesi üzerinden sınırlı gelir kaynakları ve bu gelir kaynaklarının nasıl olabileceği incelenmiştir. Çalışmada Belediye, Büyükşehir Belediyesi, İl Özel İdaresi ve Köy için gelirler; öz gelirler, idareler arası transferler, borçlanmalar ve diğer gelirler olarak ayrı ayrı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetim, Mali Özerklik, Gelir, Belediye, Vergi

BelediyelerGelirlerKamu hukuku+4
Ali Yıldırım
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

AB uyum sürecinde Türkiye'de yerel yönetimlerin dönüşümü ve mali özerklik

Türkiye Cumhuriyeti'nin 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Antlaşması'yla başlayan ve bugün itibariyle 50 yılı aşmış olan Avrupa Birliği (AB)'ne üyelik süreci, Türkiye'nin birçok alanda reform olarak adlandırılabilecek birçok yeniliği ve yenilik çabasını barındıran bir dönem olarak tarihe kaydolmuştur. Türkiye, bu süreçte AB'nin üzerinde durduğu demokratik standartları sağlamak üzere önemli çabalar sarf etmiştir. Yerel yönetimler, AB'nin kamu yönetimi alanında önem verdiği idari yapılardandır. Halkın yönetime katılması ve demokrasinin tabana yayılmasında özel önem atfedilen yerel idarelerin merkezi idareye hem karar alma noktasında hem de mali bakımdan bağımlılığının azaltılması, AB'nin kurumsal olarak destek verdiği konulardır. AB'nin geniş çaplı katılımla onayladığı hemen her metinde yerel idare ve yerel idarelerin merkezi idarelere karşı güçlendirilmesi gereğine vurgu yapılmaktadır. Türkiye, kuruluşundan bu yana merkeziyetçi idari yapıya sahip bir devlet olmuştur. Merkeziyetçi kamu idaresinin getirdiği sakıncalar ve zorluklar ise hemen her hükümetçe vurgulanmış ve merkeziyetçi yapının esnetilmesi adına çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda ekseri olarak yerel idarelerin merkeze finansal bağımlılıklarını azaltmak ve idari yönden yerel idare yetkilerinin artırılması üzerinde durulmuştur. Merkezi Hükümet Teşkilatı Araştırma Projesi (MEHTAP), İçişleri Hizmet ve Teşkilatını Yeniden Düzenleme Projesi (İç Düzen) ve Kamu Yönetimi Araştırma Projesi (KAYA) başta olmak üzere birçok çalışma yapılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada merkeziyetçi yapının sürdüğü, yerel idarelerin idari ve mali yönden merkezi idareye büyük orandaki bağımlılıklarının devam ettiği, akademik ve idari çevrelerce kabul edilen görüştür. Çalışmada, ilk olarak AB, AB'nin kurumsal yapısı içerisinde yerel idarelerin yeri aktarılmaya çalışılmıştır. Daha sonra Türkiye kamu yönetiminde yerel idarelerin yeri ve AB'ye uyum sürecinde geçirdikleri dönüşüm aktarılmaya çalışılmış ve son olarak yerel idarelerin mali özerkliği kavramsal olarak aktarımış ve son olarak Türkiye yerel idarelerinin, AB'nin seçilen ülkeleriyle mali özerklik boyutlarını kıyaslayan bir analize yer verilmiştir.

Avrupa BirliğiDönüşümMali özerklik+3
Mehmet Top
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik kalkınma bağlamında yerel yönetimlerin özerkliği

Çalışmanın amacı, yerel yönetimlerin özerkliği ile kalkınma arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Kalkınma kavramının yavaş yavaş kendini hissettirmeye başlaması aydınlanma dönemine dayanır. Aydınlanma düşüncesi bilimsel yaklaşımda getirdiği dönüşümle birlikte üretim biçimi ve ekonomiyi de etkilemiştir. Bugüne kadar etkisi ile modern kalkınma anlayışının biçimlenmesinde çok etkili olmuştur. Ülkeler üretim faktörlerini doğru şekilde kullanarak, vatandaşların refah seviyesini yükseltmek amacındadırlar. Bunun için ülkenin teknik altyapı seviyesi, kalkınmanın daha hızlı ve etkili olmasını sağlayacak önemli unsurlardandır. Ekonomi literatüründe önemli bir kavramsal ayrım dikkati çekmektedir. Büyüme ve Kalkınma kavramları bazı dönemlerde aynı anlama geldikleri düşünülerek kullanılagelmişlerse de büyüme kavramı, sadece Gayri Safi Milli Gelir'deki oransal artışı ifade ederken, kalkınma ise, üretim ve teknolojideki yenilikler ile ortaya çıkan sosyo-ekonomik ilerlemeleri de içerir. Bölgelerin ve yerel birimlerin yol, su ve elektrik gibi alt yapı ihtiyaçlarının karşılanma düzeyi bölgenin gelişmişlik düzeyini belirlemek için önemli bir değişkendir. Sınırlı bir coğrafyada yaşayan görece küçük bir topluluğun ortak ihtiyaçlarını karşılamak içim oluşturulan idari birimler yerel yönetimler diye adlandırılmaktadır. Yerel yönetimlerde özerklik, hizmeti yerelde en yakın birimin sunmasının hizmet sunumunun daha verimli olacağı kabulünden dolayı kamu hizmetlerinde maliyet düşürücü bir etkiye sahiptir. Aynı zamanda yerel yönetimlerin yasalarla sorumlu oldukları hizmet alanlarının ekonomik büyüklükleri ve doğrudan veya dolaylı olarak ekonomiye etkileri bulunmaktadır. Bu çalışmada yerel yönetim hizmetlerinin bölgesel kalkınma üzerindeki etkisine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla görüşme grubundan elde edilen veriler, görüşmecilerin açık veya örtülü olarak vurguladıkları kavramlar kodifiye edilmek suretiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre yerel yönetimlerin bölgesel kalkınmada etkin bir rolü olduğu, ekonomik kararları alma konusunda yetkilerle güçlendirilmelerinin kalkınma üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

Ekonomik kalkınmaYerel yönetimlerÖzerklik
Muhammet Yusuf Cinkara
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolü

Araştırmanın amacı, ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolünün incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel ve betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma katılımcılarını Gaziantep ilinin Şehitkamil ilçesinde fen, anadolu ve meslek liselerinde öğrenim gören 444' ü erkek, 519' u kadın toplam 963 ergen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında 'Akran İlişkileri Ölçeği', 'Leuven Algılanan Ana Babalık/Ergen Sürümü Ölçeği' ve 'Ergen Özerklik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 paket programı ve AMOS 22.0 programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amaçlarını test etmek üzere Pearson Momentlar Çarpımı Korelasyonu ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anne ve baba davranışları ile akran ilişkileri arasında özerkliğin kısmi aracı rol oynadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları alanyazındaki başka araştırma sonuçlarıyla tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Ergen, Algılanan Anne Baba Davranışları, Özerklik, Akran İlişkisi

Akran ilişkileriAna-baba algısıEbeveyn davranışı+5
Fatma Akın Gökalp
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk yönetim sistemi içerisinde bağımsız idari otoriteler ve Radyo Televizyon Üst Kurulu örneği

Devletin, ekonomik ve toplumsal yaşamdaki değişen rolünün kamu yönetimine yansıması olarak değerlendirilen ve yaşamın hassas sektörleri olarak kabul edilen rekabet, bankacılık, enerji, iletişim finans gibi sektör ve alanlarda düzenleme ve denetim yetkisine sahip bağımsız idari otoriteler yönetim sistemini geçtikçe daha da etkilemektedir. Siyasetten ve ilgili oldukları sektörlerden gelebilecek etki ve baskılara karşı korunmak amacıyla bağımsızlık ve özerklikle donatılan bu kurumlar sahip oldukları yetkileri, özellikleri, örgütlenmeleri, personel yapıları ve bütçeleri gibi konularda farklılaşmaya giderek bunu başarmayı amaçlamışlardır. Bu tezin amacı Türk yönetim sistemi içerisinde bağımsız idari otoritelerin yeri ve bunlar içerisinde yayıncılık alanının otoritesi olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu?nu, kurum personeline yapılan anket verileri eşliğinde incelemektir. Bu çalışmada öncelikle Türk yönetim sistemi incelenmiş daha sonra bağımsız idari otoritelerin özellikleri, ortaya çıkış nedenleri, Türk yönetim sistemi içerisindeki özellikleri irdelenmiş, ülkemizde bulunan dokuz adet bağımsız idari otoritenin teşkilat sistemi incelenmiş son bölümde de RTÜK? ayrıntılı incelenmiş ve kurumda yapılan anket çalışması verilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: 1- Türk Yönetim Sistemi, 2- Bağımsız İdari Otoriteler, 3- RTÜK, 4- Bağımsızlık, 5- Özerklik.

Bağımsız idari otoritelerBağımsızlıkRTÜK+3
İbrahim Uslu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet üniversitelerinin idari özerkliği

Üniversiteler, eğitim-öğretim ile bilimsel araştırma ve yayın yapan, kamu hizmeti sunan, ülkenin kalkınmasına hizmet eden, sosyal ve kültürel yönleri bulunan kamu tüzel kişiliğini ve bilimsel özerkliği haiz, farklı birimlerden oluşan, kanunla kurulan kamu kurumudur. Üniversitelerin görevlerini etkin bir şekilde gerçekleştirebilmeleri ve akademik özgürlüğün tesisi için özerk olmaları şarttır. Nitekim üniversite özerkliği, her çağda ve her ülkede dile getirilen bir husustur. Üniversite özerkliği bir bütün olmakla birlikte idari özerklik, mali özerklik ve bilimsel özerkliği kapsar. Çalışmada üniversitelerin idari özerkliği incelenmiştir. İdari özerklik, öncelikle organların oluşumu ve teşkilatlanma açısından değerlendirilmiştir. Bu kapsamda özellikle rektörlerin belirlenme usulü ve üniversitelerin yeni bir birim kurma yetkisine sahip olup olmadığı üzerinde durulmuştur. İdari özerkliğin diğer unsurunu icrai karar alma ve uygulama yetkisi oluşturmaktadır. Ayrıca idari özerklik çerçevesinde üniversitelerin personel rejimi değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle akademik personelin hukuki statüsü ortaya konulmuştur. Akabinde bunların işe alımları, maaşlarının belirlenmesi ve görevlerine son verilmesi gibi hususlar bakımından üniversitenin sahip olduğu karar alma yetkisi değerlendirilmiştir. Son bölümde ise üniversitelerin idari denetimi ele alınmıştır.

ÖzerklikÜniversitelerİdari denetim+1
Aişe Sena Doğan
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul iklimi ve bireysel yenilikçilik kavramları arasındaki ilişkide öğretmen özerkliğinin aracılık rolü

Bu araştırmada okul iklimi ile bireysel yenilikçilik kavramları arasındaki ilişkide öğretmen özerkliği kavramının aracılık rolünü incelemek amaçlanmıştır. Araştırma okul iklimi, bireysel yenilikçilik ve öğretmen özerkliği kavramları arasındaki ilişkiyi inceleyen ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı nicel bir çalışmadır. İlişkisel tarama modelinde; evren hakkında bir kanıya varmak adına evrenden alınan örneklem ile iki ya da daha fazla değişken arasında değişimin varlığı ele alınmaktadır. Araştırmanın evreni; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır İli Merkez ilçe'de bulunan ilkokullarda görev yapan öğretmenleri kapsamaktadır. Araştırma örneklemi ise seçkisiz örnekleme yöntemiyle 239 kadın ve 378 erkek olmak üzere toplamda 667 ilkokul öğretmeni belirlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanılması amacıyla üç ölçek kullanılmıştır. Bunlar; ilk olarak Memduhoğlu ve Şeker' in (2010) "Okullarda Örgütsel İklim Ölçeği", Çolak ve Altınkurt(2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen Özerkliği Ölçeği" ve Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği"dir. Yapılan araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde SSPS 22.0 (Statistical Package For Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Öncelikle verilerin yapılacak analizlere uygunluğunu belirlemek amacıyla gerekli incelemeler yapılmıştır. Ardından kullanılan ölçeklerden toplanan verilerin normal dağılım gösterip gösterilmediği test edilmiştir. Daha sonra veriler üzerinden korelasyon analizi, regresyon analizleri ve okul ikliminin öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile doğrudan ve öğretmen özerkliği aracılığı ile dolaylı ve toplam etkisini ölçmek amacıyla aracılık analizi (mediation analysis) yapılmıştır. Okul iklimi ve öğretmen özerkliği değişkeninin aracı etkisi F. Hayes (2013) tarafından geliştirilen SPSS uyumlu PROCESS makrosu kullanılarak test edilmiştir. Son olarak da aracı etkisinin etki miktarını ve anlamlılığını ölçmek adına Sobel testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; okul iklimi ve bireysel yenilikçilik değişkenleri arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki mevcuttur. Okul iklimi ve öğretmen özerkliği arasında da olumlu yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen özerkliği ve bireysel yenilikçilik değişkenleri arasında pozitif yönlü, orta düzeyli ve anlamlı bir ilişki mevcuttur. Regresyon analizlerine bakıldığında; okul ikliminin öğretmen özerkliği varyansının %16'sını yordadığı, öğretmen özerkliğinin bireysel yenilikçilik varyansının %12'sini yordadığı ve okul ikliminin bireysel yenilikçilik varyansının %10'unu yordadığı sonucuna varılmıştır. Son olarak aracı etkisinin incelenmesinde; okul iklimi ve bireysel yenilikçilik değişkenleri arasındaki ilişkide öğretmen özerkliği kavramının kısmi aracı rolü olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Tüm bunlara ek olarak, araştırma sürecinde elde edilen bulgular ilgili literatürle desteklenerek tartışılmıştır.

Bireysel yenilikçilikOkul iklimiYenilikçilik+3
Neslihan Çakalcı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniter devlet modelinde mahalli idarelerin özerkliği ilkesi

Üniter devlet, devletin ülke, egemenlik ve millet unsurlarının bölünmez ve tek olduğu devlet yapısıdır. Üniter model, 1982 Anayasası'nda devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü şeklinde benimsenmiştir. Siyasi örgütlenmede üniter devlet modelini benimseyen ülkemizde Anayasa'ya göre idari teşkilata merkezden ve yerinden yönetim ilkeleri birlikte egemendir. Bu noktada çalışma, yerinden yönetim ilkesinin bir uygulaması olarak karşımıza çıkan mahalli idarelerin özerkliği ilkesinin üniter devlet modeli ile birlikte uygulanması zorunluluğundan kaynaklanmıştır.Anayasa'da il özel idaresi, belediye ve köy idaresi olarak sayılan mahalli idarelerin özerkliği, idari ve mali özerkliği içermektedir. Çalışmanın bu bölümünde mahalli idareler, özerklik kavramını daha iyi açıklayabilmek amacıyla idari ve mali özerkliğin koşulları açısından tek tek ele alınmıştır. Ayrıca konu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ve yenilenen Anayasa'da özerklik tartışmaları açısından da incelenmiştir.Siyasi örgütlenmede birlik anlamına gelen üniter devlet, idari teşkilatta da birliği gerekli kıldığından idarenin bütünlüğünün sağlanması şarttır. Bu anlamda çalışmada, üniter devlet modelinde mahalli idarelerin özerkliği ilkesinin sınırı olarak idari vesayet yetkisine de yer verilmiştir.

BelediyelerDevlet idaresiHukuka uygunluk+5
Gonca Kozanoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin fen ve teknoloji dersi öz-düzenlemeli öğrenme stratejileri, öz-yeterlik ve özerklik algılarının incelenmesi

Bu araştırmada, cinsiyet ve sınıf düzeyine göre ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin Fen ve Teknoloji Dersinde kullandıkları öz-düzenlemeli öğrenme stratejileri ile bu dersteki öz-yeterlik ve özerklik algıları incelenmiş, bu değişkenlerin dersteki başarıyı tahmin ettikleri model belirlenmeye çalışılmıştır.Tarama modelindeki bu araştırma 2010-2011 öğretim yılı birinci döneminde Edirne İli Merkez İlçedeki İlköğretim okullarında, ikinci kademede öğrenim görmekte olan 1286 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Fen ve Teknoloji Dersi Öz-Düzenlemeli Öğrenme Stratejileri Ölçeği?, ?Fen ve Teknoloji Dersi Öz-Yeterlik Algısı Ölçeği? ve ?Fen ve Teknoloji Dersi Özerklik Algısı Ölçeği? ile toplanmıştır. Ayrıca öğrencilerin başarı durumlarının göstergesi olarak birinci dönem Fen ve Teknoloji Dersi karne notları yüzlük (100'lük) sistemde alınmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre öğrenciler, Bilişsel Öğrenme Stratejilerinden en çok Örgütleme Stratejilerini, en az Grafik Örgütleyici Stratejileri; Kaynak Yönetim Stratejilerinde en çok Yardım Arama Stratejilerini, en az Zaman Yönetim Stratejilerini kullanmaktadırlar. Bununla birlikte Biliş Bilgisi ve Bilişin Düzenlemesi Stratejilerinin kullanımları ?çok sık? düzeyindedir. Araştırmada geliştirilen Öz-Düzenlemeli Öğrenme Stratejileri modelinde gizil bir yapı olarak düşünülen Öz-Düzenleme, Bilişsel Stratejileri, Biliş Bilgisini, Bilişin Düzenlenmesini ve Kaynak Yönetim Stratejilerini anlamlı bir biçimde tahmin ederken, en yüksek regresyon katsayısı Biliş Bilgisine ve Bilişin Düzenlemesine aittir.Öğrencilerin öz-yeterlik ve özerklik algılarının ise hem alt boyutlarda hem de genelde yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın tüm değişkenleri cinsiyete göre incelendiğinde Grafik Örgütleyici Stratejiler ve Kaynak Yönetim Stratejileri hariç tüm ölçeklerin genelinde ve alt boyutlarında kızlar lehine anlamlı farklar bulunmuştur. Bu değişkenlerin sınıf düzeyine göre durumları incelendiğinde, sınıf seviyesi arttıkça strateji kullanımı, öz-yeterlik ve özerklik algılarında anlamlı bir azalma olduğu belirlenmiştir.Araştırmada geliştirilen modele göre öz-yeterlik algısı, özerklik algısını ve her ikisi birlikte öz-düzenlemeli öğrenme stratejileri kullanımlarını, bunun da başarıyı anlamlı bir biçimde tahmin ettiği belirlenmiştir. Yine ölçek geliştirmede temel alınan Öz-Düzenleme modelinin başarıyı tahmin eden genel modelde de gözlenen yapılarını anlamlı bir biçimde tahmin ettiği ve en yüksek regresyon katsayılarının Biliş Bilgisi ile Bilişin Düzenlenmesine ait olduğu görülmüştür. Genel model cinsiyet ve sınıf düzeyine göre incelendiğinde önemli farklılıklar gözlenmemekle birlikte, kızlar ve yedinci sınıf öğrencileri için yapılan model analizinde üretilen uyum indislerinin diğerlerine göre biraz daha iyi olduğu görülmüştür.

Ders programlarıFen ve teknoloji dersiÖz düzenleme becerisi+9
Gökhan Ilgaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Özerkleşmenin spor federasyonları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de spor federasyonlarında özerklik öncesinde ve sonrasında idari, mali, sportif başarı ve sistem içersindeki rolleri açısından yaşanan değişim ortaya konulmaya çalışılmıştır.Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu spor federasyonlarında özerlik öncesi ve sonrasında görev yapmış altı federasyon başkanı ve GSGM bünyesinde özerlik öncesi ve sonrasında görev yapmış iki üst düzey yönetici oluşturmuştur. Yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak yüz yüze görüşmeler yapılmış, elde edilen verilere ?betimsel analiz? yöntemi uygulanmıştır.Türk spor teşkilatı içersinde, ana hizmet birimleri arasında yer alan spor federasyonlarının özerk hale getirilmesi Türk sporu açısından olumlu bir gelişmedir. Çalışmada, spor federasyonların özerkleşmesiyle birlikte idari, mali, sportif başarı ve sistem içersindeki rolü bakımından incelendiğinde olumlu yönde değişimlerin yaşandığı ifade edilebilir. Ancak, gelinen aşama itibarıyla spor federasyonlarının özerkliği tam anlamıyla uyguladıkları söylenemez. Özeklik ile ilgili beklenti ve amaçların tam anlamıyla karşılanabilmesi için özerkliğin daha iyi anlatılması, özerk spor federasyon statüsünün yeniden değerlendirilmesi ve uluslararası spor federasyon kuralları kesinlikle göz ardı edilmemesi, gerekmektedir.

SporSpor teşkilatlarıSpor yönetimi+2
Selda Kocamaz
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin karar verme stratejilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin karar verme stratejilerini bazı değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın evrenini, Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ve farklı statülerde öğretim veren Spor Lisesi, Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi'nde okuyan öğrenciler, örneklemini ise, araştırma kapsamına alınan 473 ortaöğretim ikinci kademe öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin demografik bilgileri ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkileri belirlemeye yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen 16 soruluk kişisel bilgi formunun yanında, Mann ve Diğ. (1998), tarafından geliştirilen (Melbourne Decision Making Questionary) Deniz (2004), tarafından Türkçe' ye uyarlanan 28 maddelik Karar Verme Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin yüzde ve frekans dağılımları alınmış, bazı demografik özellikler ile karar verme stratejileri arasındaki farklar için t test ve varyans analizi yapılmış istatistikî anlamda P<0.05 anlamlılık düzeyi belirlenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 18,0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada; karar vermede özsaygı ve karar verme stilleri açısından öğrencilerin cinsiyet, yaş, okul müsabakalarına katılma durumu, okul türü, yaşamlarının çoğunu geçirdiği yerleşim merkezi, aile gelir düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyleri değişkenleri arasında; istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, erkek öğrencilerin karar vermede özsaygı düzeyleri, kadın öğrencilerin karar vermede özsaygı düzeylerine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Okul spor müsabakalarına katılmayan öğrencilerin okul müsabakalarına katılan öğrencilere göre öz saygı ve kaçıngan karar verme düzeyleri daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerin karar vermede özsaygı ve karar verme stratejilerine göre özerk olma davranışıyla ve öz güvenleriyle, düşüncelerini açıkça söyleyebilme, yaptığı veya yapmak istemediği şeyi kendi iradesiyle sonuçlandırabilme, karar verirken başkalarından bağımsız olma açısından önemli olduğu bulgularına varılmıştır.

Benlik saygısıKarar vermeKarar verme stratejileri+5
Ecvet Kurt
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin özerklik davranışlarının, öz yeterlik inançlarının, mesleğe yönelik tutumlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin özerklik davranışları, öz yeterlik inançları ve mesleğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir ili merkez ilçelerine bağlı ortaokullarda görev yapan 8552 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İzmir ilinin merkez ilçelerine bağlı ortaokullarda görev yapan, araştırmaya gönüllü olarak katılan 507 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Kişisel Bilgi Formu', "Öğretmen Özerklik Ölçeği", "Öğretmen Öz yeterlik İnancı Ölçeği" ve "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma, betimsel bir araştırma niteliğinde olup nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma modeline uygun olarak yürütülmüştür. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin (aritmetik ortalama, standart sapma) yanı sıra t-testi, ANOVA ve korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır ve analizler SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgulara göre araştırmaya katılan öğretmenlerin özerklik, öz yeterlik ve mesleğe yönelik tutum toplam puanlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Özerklik ölçeğinin tüm alt boyutları, akademik, sosyal, entelektüel öz yeterlik alt boyutları ve cinsiyet arasında anlamlı fark bulunmazken mesleki öz yeterlik alt boyutu, tutum toplam puanı ve cinsiyet arasında kadın öğretmenlerin lehine anlamlı fark bulunmuştur. Branş değişkeni ile özerklik ölçeğinin tüm alt boyutları, tutum toplam puanı ve mesleki, sosyal, entelektüel öz yeterlik alt boyutları arasında anlamlı fark bulunmazken, akademik öz yeterlik alt boyutunda anlamlı fark bulunmuştur. Kıdem değişkeni ile özerklik arasında anlamlı fark bulunurken öz yeterlik, tutum arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Öğretmenlerin özerklik, öz yeterlik ve mesleğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelendiği bu çalışmada üç değişken arasındaki ilişki pozitif yönde, zayıf ve anlamlı bulunmuştur. Üç değişken arasındaki ilişkinin zayıf çıkması alanyazında yer alan araştırmaların sonucu ile çelişmektedir. Son olarak, çalışmadan elde edilen sonuçlara dayanarak uygulamaya ve araştırmaya yönelik önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik Mesleği, Özerklik, Öz Yeterlik, Tutum

Branş öğretmenleriMesleki tutumOrtaokul öğretmenleri+4
Esra Ünlü
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Promoting learner autonomy to increase self-efficacy through meta-cognitive strategy for effective writing

Writing in a foreign language is found difficult because of including a number of individual differences which directly affect the language learning process and the outcomes of learning. Moreover, writing is a complex and important process of language learning. Some researches on writing have shown the importance of the terms like meta-cognitive strategies, self efficacy, learner autonomy which is accepted essential part of producing new language items. Furthermore; these terms are absolutely effective on developing writing and producing longer and more quality texts. This study aims to meet the need for exploring the effect of self efficacy and meta-cognitive strategies on a foreign language writing in a detailed way.The study was conducted on 40 participants from 8th grade students in Yemişli Primary school in Karataş.Pre-test and post-test design was adopted

Metacognitive skillsForeign language teachingWriting skills+6
Esra Hal
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

A study on computer assisted language learning and the development of learner autonomy

The purpose of this study is to gain insights into students' perception of learner autonomy development and to explore learners' perceptions of learning English within a CALL environment. In order to gain insights about the students' perceptions of learner autonomy development, four areas of learner autonomy were examined. These areas were as follows: (a) Learners' motivation level in learning English, (b) Learners' use of metacognitive strategies in learning English, (c) Learners' responsibility perception of their own and their teachers' in learning English and (d) Learners' practice of English in the outside class activities.In order to reach the goals mentioned above, both qualitative and quantitative data were collected by the help of questionnaires, semi-structured face-to-face interviews. The data collected from the questionnaire were subjected to descriptive analysis and the data collected from interviews were subjected to content analysis.The findings indicated that the majority of the students had a high motivation. Also, the results showed that most of them tended to use some metacognitive strategies like self-monitoring and self-evaluation. On the other hand, the findings revealed that most of the students considered the teacher as more responsible for most of the tasks during their own learning process, and tended to spend a little time for outside activities to improve their English. During the study, the students were encouraged to take an active involvement to the CALL classes to increase their motivation, use language learning strategies, take responsibility for their own learning and engage in outside class activities. Keywords: Computer assisted language learning, Learner autonomy.

Computer assisted language educationComputer assisted learningComputer assisted instruction+6
Seda Zonturlu
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

A case study of perceptions and attitudes of 7th grade English language learners toward classroom practices for the development of student autonomy

Autonomy is a crucial issue in language teaching because the world of education needs the language learners who can learn how to learn a language independently for a life-long process. At the same time, the concept of autonomy is popular since it removes the restriction of place and time for language learning. However, developing autonomy of language learners may take a long time. So, before developing autonomy in language classes, it is needed to learn about the autonomy perceptions and attitudes of our language learners. The purpose of this specific twelve-week case study was to find out autonomy perceptions and attitudes towards activities fostering autonomy of 7th grade EFL students studying at Hacı Halil Arpaç Secondary School in Mersin, Turkey. Another purpose of this case study was to find out the changes of language learners' autonomy perceptions and attitudes after the study. In the study, qualitative research method was used. As a source of data, Semi-structured Interviews, Activity Perception Questionnaire and Classroom Observation Checklists were administered. The results were discussed by content analysis.

Secondary school studentsSecondary schoolsIn-class works+6
Eda Döndüoğlu
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects