Symbols
111 theses under this subject heading
Resim sanatında el imgesinin farklı anlam ve ifade biçimleri
Günlük hayatımızda etkin kullandığımız uzuvlardan biri olan ellerimizin, resim sanatında nasıl yer aldığı, içerik ve biçimi nasıl etkilediği, anlam ve ifade olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, birinci bölüm ile ellerin anatomik yapısı, kemik, kas, damar ve derinin işlevleri açıklanarak incelenmiş, sanatsal anatomide elin beden içindeki yeri, oranları ve biçimsel özellikleri açıklanmış, elin, insanın evrimi sürecindeki rolü ve evrim aşamasındaki değişiklikler ile edindiği hareket yeteneği araştırılmıştır. Ayrıca iletişimdeki ve beden dilindeki önemi ellerin duruş biçimlerinin aldığı anlamlar ile açıklanmıştır. İkinci bölümde, sembol ve imge kavramlarının farklı tanımları yer almış, imge ve sembol arasındaki ortak noktalar ve farklar açıklanmaya çalışılmıştır. Elin sembol olarak kullanım alanları örneklerle incelenerek imge ile sembol arasındaki farkların anlaşılması amaçlanmıştır. Üçüncü bölümde ise, el imgesinin resim sanatında yer alan farklı anlam ve ifade biçimleri, kavramsal başlıklar altında toplanarak, resim sanatı tarihinden örnekler ile incelenmiştir. Bu başlıklar altında; Mağara dönemi ve ilkel toplulukların bıraktığı el izi örneklerinin neden ve hangi teknikler ile yapıldığı ulaşılan bilgiler doğrultusunda aktarılmıştır. Tanrısal gücün sembolik ifadeleri olan tanrı-tanrıça heykelleri, mitolojik tanrıların tasvirleri ve semavi dinlerin yaratma eyleminde metafor olarak kullandığı el imgesinin, anlatımı ne şekilde desteklediği örnekler ile incelenmiştir. Toplumsal düzenin dîni anlayış içinde oluşturulmasında yer alan resimler ve bu öğretilerin aktarılmasında yer alan el imgesinin rolü araştırılmıştır. Rönesans ile yayılan hümanizm düşüncesi, aklın öne çıkması ve bilimsel çalışmalar ışığında gelişen resim sanatında, anatomik çalışmalar ile sağlanan gelişmeler ve bunların yansımaları el özelinde örnekler ile yer almıştır. Üretim ve insan üzerine yoğunlaşan sanatçılardan ve emek üzerine yapılmış olan eserlerinden örnekler incelenirken ellerin üretim içindeki önemi ve anlatıma sağladığı katkılar araştırılmaya çalışılmıştır. Elin önemli fonksiyonlarından olan gizleme/örtme ve gösterme/işaret etme gibi özellikleri ile resim sanatında anlatım gücünü arttıran bir imge olarak nasıl yer aldığı eser örnekleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Geleneksel yöntemlerin dışına çıkılarak, farklı yöntem ve malzemeler ile yapılan deneysel uygulamalarda, birbirinden farklı fikirlerin aktarılabilmesi için el imgesinin ifade gücünden ne şekilde yararlanıldığı araştırılmıştır.
Piktogramlar, ideogramlar ve seramik sanatına yansımaları
İnsanlık var olduğu günden bugüne değin iletişim yöntemleri de gelişerek varlığını sürdürmüştür. Basit çizgi ve betimlemelerle başlayan iletişim serüveni bugün çok ileri teknolojiler sayesinde oldukça kolaylaşmış ve insan hayatını her alanda etkilemiştir. İletişimin bu serüveninde semboller önemli rol oynamışlardır. Henüz yazı keşfedilmeden iletişim bu semboller sayesinde sağlanmıştır ve tarihten bugüne ulaşan semboller kullanıldığı çağ ve kültürü hakkında ipuçları vermiştir. Yazının keşfedilmesi ile semboller hayatımızdan çıkmamıştır. Aksine hayatı kolaylaştırmak için en büyük yardımcılardan olmuştur. Günlük yaşamda karşılaştığımız bu semboller piktogram ve ideogramlardır. Bilgi ve uyarı amaçlı olan ya da bir kavram ifade eden bu semboller bize anlattıklarının dışında sanat eserlerinde alternatif bir kullanım sunmaktadır. Sanat alanında ifade aracı olarak bu sembollerin kullanımı çok yaygın değildir. Tez bu bağlamda asıl amacı yön vermek, uyarmak ve bir kavramı betimlemek olan piktogram ve ideogramların seramik sanatına olan etkisini tarihsel süreçte ve modern dönem sanatçılarda kullanımı acısından değerlendirilmiş ve çalışmalar üzerinden yorumlamalar yapılmıştır. "Piktogramlar, İdeogramlar, ve Seramik Sanatına Yansımaları" adlı tezin özgün olmasını sağlayan en önemli unsur ise, günlük hayatta başka amaçlarla kullanılan piktogram ve ideogramların, seramik yapım teknikleri kullanılarak estetik değer taşıyan sanat nesnesi yaratılmasıdır.
Anadolu'da Asur ticaret kolonileri çağı mühür sanatında bir motif olarak hilalli kurs sembolleri ve ilgili tasvirleri
Hilalli kurs bir astral semboldür ve eski Önasya'da kullanımı Akeramik Neolitik Döneme kadar geriye gider. Çok uzun zaman farklı coğrafyalarda kullanılmıştır. Anadolu'da bilinen en erken hilalli kurs sembolü Göbekli Tepe'de görülür. Hilalli kurs Anadolu'da Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda en çok mühür ve mühür baskıları üzerinde tasvir edilmiştir. Göksel bir sembol olduğu için mühür sanatında her zaman sahnelerin üst kısmında yer alır. Arkeoloji literatüründe "hilal"farklı isimlerle (Ay ve güneş, güneş diski ve hilal vb.) zikredilmekle birlikte, kurs için güneş kelimesi de kullanılmıştır. Sembolün içerdiği anlam birçok araştırmacı tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Hilalli kurs Nimet Özgüç'ün belirttiği gibi bir tanrısallık alâmetidir.Ayakta duran, ancak çoğunlukla oturan elinde kadeh tutan tanımlanmış veya tanımlanmamış tanrısallıkların başı ile aynı hizada yer alır.Sembol tanrısallıklar ile ilişkilidir. Tek bir tanrısallığa ait bir sembol değildir. Herhangi bir tanrısallığın farklı hilalli kurs motif tipleri ile tasvir edildiği görülür. Tek başına herhangi bir tanrısallıkla bağlantılı olmadığı durumlar da söz konusudur.Kursu bezemeli ve bezemesiz, hilalli güneş, hilalli yıldız gibi farklı tipleri vardır.Kursu bezemeli hilalli kurslar kendi içinde astral, floral ve geometrik olarak alt tiplere ayrılır. Sembol en fazla ritüel ve tapma sahnelerinde tasvir edilmiştir. Hilalli güneş ve hilalli yıldız da mühür ve mühür baskılarında bir tanrısallık ile ya da tüm sahne ile ilişkili olarak sahnenin üst kısmındadır. Hilalli yıldız ve hilalli kurs tipleri genellikle boğa-adamlar tarafından taşınan âlemlerin tepesinde de vardır. Hilalli güneş âlemler üzerinde tasvir edilmemiştir. Âlemlerin tepesindeki hilalli kursların bazılarının kursu bezemelidir. Kursu bezemesiz örnekleri de vardır. Daha önce pleiadlarla ilişkili olduğu bilinen hilalli kursun; yıldız, hilal, küre, hilalli kurs gibi astral semboller ile de ilişkili olduğu bu tez çalışmasında anlaşılmıştır.Astral semboller pleiadlar gibi hilalli kursun yanlarında tasvir edilmiştir
Dinî sembollerin sosyolojik analizi: İslamcı dergilerde Ayasofya örneği
Bu çalışma, İslamcılar için sembolik anlamı olan Ayasofya'yı önemli kılan hususları ortaya koymak ve sembollerin gruplar üzerindeki etkilerinin tespitini amaçlayan bir araştırmadır. Çalışma metodu olarak nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Daha kapsamlı araştırma yapmak için içerik ve söylem analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu, İslamcı yazarlar oluşturmaktadır. Bu araştırma, Ayasofya'nın müze olduğu 1934 tarihinden sonraki söylemleri içermektedir. Çalışmanın birinci bölümünde Ayasofya'nın sembol olması sebebiyle kimlik ve toplumsal hafıza ile olan ilişkisi kavramsal bir çerçevede ortaya konulmuştur. Son bölümde ise İslamcı yazarların Ayasofya söylemleri ile ilgili sınıflandırmalar yapılarak analiz edilmiştir. Bu bölümde Ayasofya'nın sembolik gücünün kaynağının tespit edilmesi ve toplumu etkileyen önemli unsurların belirlenmesi amaçlanmıştır.
Yazılıkaya Vadisi Midas Anıtı ve Köhnüş Vadisi Aslankaya Anıtı kaya kabartmalarındaki sembollerin incelenmesi ve linol baskı resim tekniği ile yorumlanması
M.Ö. 12. yüzyıldaki Ege göçleri ile Anadolu'ya geldikleri düşünülen Frigler, Frig Vadisi denilen coğrafi bölgede yaşamış, sanatsal ve kültürel anlamda pek çok eser bırakmış büyük bir uygarlıktır. Bu eserlerden Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtı olarak bilinen kaya anıtları, eşsiz mimari yapıları ve zengin görsel sembolleri ile dikkat çekicidir. Bu araştırma Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtı'ndaki görsel sembollerin incelenmesi ve bu anıtların linol baskı tekniği ile yapılan sanatsal uygulamalara dikkatlerin çekilmesi açısından önemlidir. Tarama modelinde uygulanan araştırma kapsamında gezi, inceleme ve uygulama çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın amacı, Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtındaki görsel sembollerin incelenmesi, sanatsal yorumlara dönüştürülmesi ve eserlerin analiz edilmesidir. Araştırma kapsamında linol baskı tekniği ile üretilen 14 eserin plastik açıdan analizleri yapılmıştır. Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtı'na ait detaylar, Photoshop programında kolaj tekniği ile tasarlanmış ve linol baskı tekniği ile çok renkli olarak basılmıştır. Yapılardaki antik doku etkilerini vermek için, oyma uçlarından ve ıslak basma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu yolla elde edilen dokusal etkiler, özgün bir anlatım diline ulaşma çabası elde etmede önemli rol oynamıştır. Anahtar Kelimeler: Frig Vadisi, Kaya Anıtları, Görsel Semboller, Linol Baskı Tekniği
Korsanlar ve korsanların kullandıkları bayrakların grafik tasarım açısından yüklendiği anlamlar ve günümüz sembolleriyle karşılaştırılması
Bu araştırmada; dünya üzerinde sembollerin ne anlama geldiği ve bir sembolün yerine, zamanına ve mekânına göre farklı alanlarda zaman içinde nasıl anlam değiştirdiği incelenmiştir. Bu incelemelerin yapılmasında kaynak tarama yöntemi ile nitel ve nicel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştı.Araştırmamızın ikinci bölümünde, korsan bayraklarının sembol anlamları işlenmiş, korsanlar tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise korsan bayraklarındaki sembollerin günümüzdeki sembollerle karşılaştırması yapılmıştır.Yapılan karşılaştırmalar sonucunda; 17. yüz yıl şartlarında tasarlanmış korsan bayraklarındaki sembollerin, günümüzde anlam değiştirerek kurumsal ve ticari ürün markalarında kullanıldığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Semboller, Grafik Tasarım, Korsanlar, Bayraklar, Logo.
Anadolu uygarlıkları'nın Hüsamettin Koçan resimleri üzerindeki etkisi
Araştırmada Anadolu uygarlıklarının Hüsamettin Koçan resimleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde; Anadolu uygarlıklarından bahsedilmiş, uygarlıkların ortak özellikleri, kültürün algılanması, sembollerin oluşumları açıklanmış ve İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası olarak ikiye ayrılmıştır. İlerleyen aşamalarda tez kapsamına girdiği için Şaman kültürü ve sembollerine değinilmiş, Selçuklu ve Osmanlı uygarlık sembolleri genel olarak ele alınmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde; araştırmanın modeli, sanatçının özgeçmişi, veri toplama süreci, yarı yapılandırılmış görüşme soruları yazılmış, görüşme yapılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada Türk resim sanatında, Anadolu uygarlık sembolleri ile dikkat çeken Hüsamettin Koçan, örneklem olarak belirlenmiştir. Ayrıca Anadolu Uygarlıkları'nın Hüsamettin Koçan'ın resimleri üzerindeki etkisine ilişkin sanatçının görüşlerinin belirlenmesi amaçlandığından, nitel araştırma yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Üçüncü bölümde bulgular ve yorumlar kısmında, araştırmanın problemi doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde, görüşme yapılan sanatçının, Anadolu uygarlık sembollerine ilişkin görüşleri soru cevap şeklinde aktarılmıştır. Araştırmada, tanımlanan bulgular araştırmacı tarafından açıklanmış, ilişkilendirilmiş ve yorumlanmıştır. Bilgi vermesi açısından Koçan'ın sanat hayatı ve kullandığı sembollere değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sembol, Anadolu Uygarlıkları, Hüsamettin Koçan
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aritmetik ve geometri sembollerine yükledikleri anlamların incelenmesi
Bu tez çalışması kapsamında ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aritmetik ve geometri sembollerine yüklemiş oldukları anlamların, sembollere dair yaptıkları yorumlamaların ortaya konması amaçlanmıştır. Tarama modelinin kullanıldığı bu çalışma betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Şanlıurfa ili Karaköprü ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 120 ortaokul 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı ve uzman tarafından oluşturulan aritmetik ve geometri sembollerini içeren açık uçlu basılı bir form kullanılmıştır. Verilerin analizi, nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi ile yapılmıştır. Verilerin analizinden elde edilen bulgular aritmetik ve geometri sembolleri olmak üzere 2 ana başlık altında toplanmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin sembollere ilişkin farklı, eksik ve yanlış anlamlandırmaları olduğu görülmüştür. Ayrıca geometri sembolleri için yapılan yorumlamaların aritmetik sembollere göre daha az olduğu da tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçların semboller üzerine yapılacak çalışmalara ve matematik eğitimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Türk resminde Şamanizm'in izleri, sembolleri ve resim üretmede olanakları
Bu çalışma Türk resminde Şamanizm'in izlerini, sembollerini ve modern Türk Resim üretmedeki olanakları ortaya konmak için yazılmıştır. Yapılan arkeolojik bulgular doğrultusunda Şamanların resim sanatına dair verdikleri ilk örnekler göz önünde alındığında onları tarihin ilk sanatçıları olarak kabul edebiliriz. Şaman ve Şamanizm ilk çağlardan günümüze kadar uzanan süreçte doğa ve mistik güçlerle ile iç içe olduğundan ve ayrıca yaşama verdikleri değer nedeniyle modern sanat alanında meydana gelen değişimler de değerini hep korumuştur. Bu özelliği ile resim alanındaki sanatçıların her zaman ilgi odağı durumuna gelmiştir. Bu tezin amacı, çağdaş Türk resmi içerisinde yer alan Şamanist semboller içeren eserlerin incelenip görsel çözümlemelerinin yapılması ve araştırmacının kendi bireysel çalışmalarının üretilmesi yolu ile Türk kültürünün mirası olan Şamanizm ve şaman sembollerinin canlı bir şekilde yaşatılmasına ve akabinde gelecek nesillere aktarılmasına dair katkı sağlamaktır. Bu araştırma kapsamında elde edilen bulgulardan, araştırılan sanatçılar doğrultusunda da Türk resmini temsil eden eserlerde en çok karşılaşılan sembollerin hayat ağacı, nazar boncukları, at, koruluklar, dağ ve kuşlar olduğu anlaşılmıştır.
الصُّورة الشِّعريَّة في شعر جاسم محمد جاسم
The purpose of this thesis is to study the poetic image in the work of the contemporary Iraqi poet Jasim Muhammad Jasim, an academic born in 1971 AD. The importance of the study is evident in the poet's creativity in shaping the poetic image. Everyone who reads the poetry of Jasim Muhammad Jasim feels that coherent relational structure between the poetic image and the creative self when the image became the poet's essential means in the poetic experience. The study followed the descriptive approach when translating the author, presenting his biographical and scientific biography, and the analytical approach when extrapolating his poetry and analyzing it into its literary elements, to find out the images, metaphors, metaphors and symbols contained in his poetry. The conclusions of this study were that: The poet Jasim Muhammad Jasim relied in the formation of the metaphorical image on anthropomorphism and personification, so he brought out by anthropomorphism the abstract psychological potentials in scenic (cinematic) formats, thus forming influential metaphors, as he employed the diagnosis in human images of tangible things, thus forming exciting metaphors, similes and metaphors, and the metaphor dominated The metaphor for the declarative metaphor in his poetry; This confirms the poet's tendency towards suggestion, whether he was free from previous templates and models or shaped them in a new realistic way, and that the studied poet has presented in the field of artistic photography what is equal to the great poets because of the pictorial dimensions that these images carried based on the scenic dimensions; It is similar to what Imru' al-Qais, Bashar ibn Burd, Ibn al-Mu'tazz, Ibn Khafaja and others. His poetry in this field conforms to the rules of modern criticism, as we find in Jasim Muhammad Jasim the ingenuity and ability to transfer his psychological suffering to expressive images, the most faithful expression, and his imagination in the field of analogy of its various types reveals his vision of true beauty that has no falsity in it, while his metaphors came as a depiction Adept at the sincerity of his passion in a fertile imagination, and a rhythm capable of portraying the self-impression compatible with feelings and conscience. Likewise, the metaphor in his poetry comes in synergy with other elements in the statement of simile and metaphor; Since he is in harmony with a network of relationships that give his poetry a special flavor and influence on the conscience of the reader.
الثّنائية الضّديّة في قصائد عمود الومضة لمُشتاق عبّاس معن أنموذجا: " وطنٌ بطعم الجرح" و " وجعٌ مسنٌ"
This study deals with the subject of opposite dualities in Müştak Abbas Main's Amud el-Vamda poetry in order to explore the semantic and aesthetic characteristics in his poetry. Because these characteristics reflect the poet's view of life and existence. This study stands at the phenomenon of contrast in the Amud el-Vamda poems of a contemporary Iraqi poet. This poetry showed the poet's feelings of loneliness and depression. The events that Iraq has witnessed in recent years have left a great impact on Müştak Abbas Main's poetry. That is why his poetry gave an honest expression of his fears about the future, and painted an accurate picture of his dreams of a safe homeland. The importance of the study lies in the search for a new style of modern Arabic poetry, i.e. the Amud el-Vamda style. This style contains original classic and innovative modern styles. Müştak Abbas Main used this style to express his national and humanitarian views. And also in order to portray his emotional feeling and his imaginary world that he built in his mind. The analytical-descriptive approach was used to study Abbas's poems. These poems are full of metaphors and images, and they have great semantic meanings. The study consists of an introduction and three chapters. The introduction provided a definition of the concepts of opposite, dualities (dichotomies) and Amud el-Vamda poetry. The study also presented a summary of the poet's biography, which is full of events and lessons. After that comes three chapters: intellectual, material, and social dualities. Each chapter is divided into three main sections. At the end of the study, the research results and the researcher's recommendations were written. In this study, a number of results were reached, the most important of which are: There are many intellectual dualities in Müştak Abbas Main's poetry. The poet's suffering in alienation from the homeland is shown through these dualities. The poet was always looking for a safe place and time, even in his dreams. The poet used these dichotomies sometimes as a method to express aesthetic inspirations, and at other times as a mask to cover his pains. Also he, mentioned many material dualities in his poetry to express his longing for the homeland. Keywords: Amud el-Vamda. Opposite. Müştak Abbas Main. İnspiration. Symbol.
Mevlânâ'nın Mesnevî'sinde nesne dünyası
Mevlânã Celâlettin Rûmî'nin, şiiri ve şairlik yönü edebiyat açısından incelendiğinde onun söze ve sözcüklere kazandırdığı katkı büyüktür. Sözcüklerin yeni anlamlar kazanması, anlatımın somuttan soyuta doğru taşınması Mealânâ'nın şiir geleneğinin bir sonucudur. Mevlânâ dönemin şiir geleneğinden ciddi bir şekilde yararlanmıştır. Mevlânâ eserlerinde; halk tabirlerine, Türk geleneklerine, örflerine, inançlarına ve daha pek çok konulara yer vermiştir. Bu, Mesnevî adlı eserinde de görülmektedir. Nitekim Mevlânâ'nın Mesnevî'sine başta Türkçe ve Farsça olmak üzere pek çok şerh yapılmıştır. Bu çalışmada Ahmet Avni Konuk'un on üç cilt olarak hazırladığı Mesnevî-i Şerif Şerhi incelenerek nesneler tespit edilmiştir. Nesnelerin, bilinen ve görünen şekillerinin arka planında aslında bir içyüzü bulunmaktadır. Bu nesnelerin aslını veya içyüzünü sadece nesnenin "kendisi" itibariyle anlayamayız. Bu bakımdan bir nesnenin mahiyetinin ne olduğu sorusu bu nesnenin bulunduğu bağlamın mahiyetinin ne olduğu sorusuyla iç içedir. Bu çalışmada nesneler; metafor, metonimi, sembol ve yapısalcılık bağlamında incelenerek nesnelerin işlevselliklerinin ne olduğu sorusuna cevaplar aranacaktır. Böylece Mevlânâ'nın Mesnevî'sine farklı açıdan bakılacaktır.
Tanzimat romanlarında sembollerin dili
Osmanlı coğrafyası, 1860 yılında Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan Tercüman-ı Âhval gazetesi ile birlikte yönünü Doğu'dan Batı'ya çevirir. Tanzimat dönemi ile birlikte Türk edebiyatına yeni türler girmeye başlar. Bu türlerin başında roman gelir. Osmanlı aydınları bu dönemde çeviriler yaparlar ve matbaanın keşfiyle beraber de bu çeviriler hızla halk arasında yayılmaya başlar. Osmanlılarda dalga dalga yayılan aydınlanma hareketinde roman türünün payı büyük önem taşır. Tanzimat romanlarında geçen semboller ise karakterler vasıtasıyla dönemin yapısını, karakterlerin mizaçlarını, içinde bulundukları sosyal ve kültürel şartların sembolü olmuştur. Sembol kavramı, geçmişten günümüze kadar araştırılmış ve birçok esere ilham kaynağı olmuştur. İnsanlar günlük yaşamlarında bile çoğunlukla bilinçli ya da bilinçdışı olarak çeşitli semboller kullanırlar. Duygu, düşünce ve isteklerini çoğu zaman sembollerle ifade ederler. Sembol dili yüzeyden bakınca, anlaşılamayacak kadar derindir. Çünkü semboller, yazarın okuyucunun zihnine karşı kullandığı en etkili silahlardır. Kelimelerin kifayet edemeyeceği noktada yazarın imdadına yetişirler. Tanzimat romanında ve Ara Nesil romanlarının bir kısmında kullanılan semboller dönemin ve karakterlerin profillerini çizmesi bakımından önemlidir. Romandaki semboller, kurgunun lokomotifi gibidir. Romanlarda hemen her ismin, durumun ve betimlemenin kılavuzu sembollerdir. Bu çalışma iki kısımdan meydana gelmiştir. Birinci kısımda sembol kavramı üzerinde durulmuştur. Sembol kavramı ile alakalı farklı araştırmacıların görüşlerine yer verilmiş ve bu görüşler araştırmacılardan alınan bilgiler ile örneklendirilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ise sembol çeşitlerine ve Tanzimat ile Ara Nesil romanında geçen sembollere yer verilmiştir. Bu bölümde sembol çeşitleri metodik olarak açıklanmaya çalışılmış ve her sembol kendi adına bir başlığa alınıp açıklanmıştır. Romanlarda geçen sembol çeşitleri hakkında kısa bir bilgi verildikten sonra bulunan semboller romanlardan alınan bilgilerle romanların kronolojik sırasına göre örneklendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ara Nesil romanı, sembol dili, Tanzimat romanı.
Çağdaş resim sanatında ezoterik sembollerin göstergebilimsel çözümlemesi
İnsanlık, var olduğundan bu yana dünya üzerindeki pek çok olguyu, neden var olduğunu, içinde yaşadığı fauna ve florayı, duygu, düşünce ve yaşama dair pek çok sorunsalı sorgulamakta olan bir canlıdır. Düşünsel veya eylemsel boyutta kendi sorularının cevabını arayan insanoğlu realizmden başlayıp, mistisizme kadar giden geniş bir yelpazede çıkarımlar yapmaya çabalamıştır. Ancak bu uğurda ortaya koymuş olduğu cevapların, her zaman bir antitezinin var olmuş olması yaşama dair bir dilemmanın da var olmasına neden olmuştur. Kimi insan toplulukları kutsallık atfettikleri bu cevaplara mutaassıpça bağlanırken, kimileri ise cevapların gerçek/hakiki manalarını yalnızca kabullendikleri doktrinler ile sorgulamaktadırlar. Mistisizm yüklenmiş cevaplar ve anlamsal çıkarımlar toplumların veya grupların kendi öğretileri içerisinde özel bir yer tuttuğu da muhakkaktır. Tamda bu düzenin özelliklerini taşımakta olan Ezoterizm; saklı/sır tutulan düşünce sistemleri ve farklı birçok pratik bilgi formuyla ilişkilendirilmekte olan bir öğretim sistemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşamın her alanına sirayet etmekte olan Ezoterizm; içsel olana dönüş, arınma, şifalanma sağlayan bir sanat yaklaşımı olarak düşünülmekteyken, efsunlu, gizli yönleriyle geçmişte de olduğu üzere günümüz sanatına da yansımaktadır. Zira sanatçı birey sanatsal yaratım süreci esnasında, inisiyatik eğitim alan bir bireyin yaşadığı ruhani arınmayı deneyimlemektedir. Sanatçının farklı malzeme ve teknikler kullanarak gerçekleştirmekte olduğu eserlerde, semboller doğrultusunda alımlayıcıda farklı bir değişim ve uyanış sürecine dahil olmaktadır. Bu bağlamda "Çağdaş Resim Sanatında Ezoterik Sembollerin Göstergebilimsel Çözümlemesi" isimli çalışmada; İlkel dönemlerden günümüze kullanılmakta olunan sembollerin, Çağdaş sanatçıların eserlerinde ezoterik anlamları açısından yansımaları irdelenmektedir.
Sembollerin tarihsel süreçte ekslibris sanatına yansıması ve güzel sanatlar fakültelerinde görsel iletişim ve grafik tasarımı bölümlerinde bir modül önerisi
Bu araştırmanın temel amacı nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesine dayanarak Sembollerin tarihsel süreçte ekslibris sanatına yansıması ve Türkiye'de Güzel Sanatlar Fakülteleri, Görsel İletişim ve Grafik Tasarımı bölümleri ve öğretim programlarında ekslibris sanatı, tekniği ve uygulamaları ile ilgili bir modül oluşturmaktır.Araştırma dört bölümden oluşmaktadır.İlk bölümde ekslibris sanatı öncesi sembollerde gelişimi, tarih öncesi dönemden başlayarak yazının ilk evrelerini oluşturan sembollerin çağımız tipografı sanatına kadar uzanan bir dönemi incelenmiştir. İkinci bölümde ekslibris sanatının kaynağını oluşturmuş yazı, kağıt ve kitabın tarihçesine ve aidiyatı belgeleyen arma ve mühürler incelenmiştir. Üçüncü bölümde Ekslibrisin kitaba kattığı değer ve işlevi açıklanmış ekslibrisin kültürel, sanatsal ve sosyolojik boyutları ele alınarak kitabın ikonu olan ekslibrisin, sanatsal boyutta değerli bir iletişim nesnesi olarak koleksiyon parçası olma durumu incelenmiştir. Dördüncü ve son bölümde tezin amacı ve kapsamı çercevesinde ekslibris tasarım problemleri, yazı resim ilişkisi değerlendirilerek ekslibris örnekleri verilmiştir. Ve ekslibris sanatı tekniği ve uygulamaları ile ilgili konular bir modül önerisi olarak yer almıştır. Önerilerde bulunulmuştur.
Göbeklitepe'de yer alan astronomik sembollerin sanata yansıması ve özgün kişisel uygulamalar
"Göbeklitepe'de Yer Alan Astronomik Sembollerin Sanata Yansıması Ve Özgün Kişisel Uygulamalar" isimli çalışma 4 bölümden oluşmuştur. Çalışmanın 1. Bölümü olan "Giriş" bölümünde tümden gelimci bir yönlendirme yapılmış, insan kavramı, Yukarı Mezopotamya, uygarlık ve insanlık tarihi, tarih içinde medeniyetlerin ilişkileri, semboller ve astronomik yönleri ile kişisel yaratım sürecinin ana unsurları Göbeklitepe sınırlılığında anlatılmıştır. Çalışmanın "Göbeklitepe'de Deneyimlenen Alanlar, Semboller Ve Sembollerin Astronomik İzleri" isimli 2. Bölümünde Göbeklitepe'ye ait bu sınırlılığın içerisinde kalan unsurlar detaylandırılmıştır. Göbeklitepe'nin konumu, jeokültürel unsurları ve önemine yer verilmiştir. Göbeklitepe mimarisi, "Mahfaza" ismi verilen yapılar ve zaman katmanları, mimari yapı içerindeki çeşitlilik ile içeriklerine dair detaylara değinilmiştir. Yine bu bölüm içerisinde Göbeklitepe'nin astronomik izlerini taşıdığı literatür taramalarından elde edilerek kaynakçalandırılmış semboller ve bu sembollerin sanat ile olan ilişkilerine yer verilmiştir. Göbeklitepe'de akademik temelli astronomik atıf almış semboller; isimleri, yapıları, ilişkilendirildikleri astronomik unsurlar (takımyıldızı, yıldız vb.), kültürel ve fiziksel yansımaları çerçevesinde detaylandırılmıştır. Çalışmanın 3. Bölümü olan "Göbeklitepe'de Astronomik İzler Taşıyan Sembollerin Kişisel Sanatsal Uygulamalara Yansımaları"nda; önceki bölümlerde aktarılan araştırmaların, çalışmaların, kaynakların ve metodolojilerden elde edilen bilgilerin katkısıyla Göbeklitepe'de Yer Alan Astronomik Sembollerin sanata yansıması uygulama mecrasındaki halleri ile ele alınmıştır. Uygulamalarda sanatsal kaygılar taşıyan eserlerin manifestolarına bu bölümde yer verilmiştir. Çalışmanın 4. Bölümü olan "Sonuç" bölümünde ise çalışmanın Göbeklitepe'nin astronomik unsurları üzerinden çalışmanın amacına yönelik sanatsal savı irdelenmiştir.
Ukrayna ve Türk halk sanatlarında ortak yaratım olarak motif ve semboller
Toplumların kültürel ve inanç sistemlerinin bir yansıması olarak ortaya çıkan motif ve semboller onlara atfedilen koruyuculuk, iletişim, bilgi aktarımı, inanç göstergesi, bağlı olduğu etnisiteyi ifade etmek gibi özellikleri ile birlikte, nihayetinde bezeme unsuru olarak yüzeylere yansımaktadır. Geometrik, zoomorfik, fitomorfik, antropomorfik, izomorfik, ornitomorfik gibi çeşitli gruplara ayrılan semboller, ait olduğu kültürün düşünsel ve yaratımsal bakışı ile biçimlenmektedir. Ancak ortaya konulan bu sembol ve motifler aynı kültürel yapı içinde ait olduğu coğrafyaya göre bağlı olarak faklılıklar gösterebildiği gibi farklı coğrafyalarda benzer, biçimsel ya da anlamsal benzerlikler de gösterebilmektedirler. Farklı coğrafyalarda yaşayan Ukrayna ve Türk halk sanatlarında da hem analmasal hem de gösel benzerlikler gösteren sembol ve motifler ortak yaratım olarak karşımıza çıkmaktadır. Her iki halkta da birçok alanlarda (tekstil, ahşap, taş, metal, kalem işi vb.) kullandıkları motif ve o motiflere yüklemiş oldukları sembolik anlamların bir kısmı sadece görsel, bir kısmı sadece anlamsal, bir kısmı ise hem görsel hem anlamsal benzerlikler içermektedir. Ukrayna ve Türk halkların coğrafi yerleşimleri, eski dini inançları, tarihsel süreç içerisinde meydana gelen göçler nedeniyle halklar arası etkileşimin oluşturduğu kültürel değerler bu benzerliklere birer sebep olmaktadır. Tezin amacı; tarih boyunca gerçekleşmiş olan kültürel temasların meydana getirdiği ortak oluşumları belirlemek. Aynı zamanda, Ukrayna ve Türk halklarının kültürel zenginliğini insanlara tanıtmak. Tezin önemi; kullanılan eşyalar üzerindeki motif ve sembollerin anlamlarını hatırlatarak farkındalığı gündeme taşımak ve unutulmaya yol almış kültürlerin güzelliğini hatırlatmak. Araştırmamodeli; Tarama modeli/Nitel ve Tarihsel yöntem kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Motif, Sembol, Ukrayna, Türkiye, Tekstil, Ahşap, Metal, Taş,doldurulacaktır.
Cebir öğretiminde değişken kavramının şekil sembollerinden harf temsiline geçişin öğrencilerin başarı ve tutumuna etkisi
Bu araştırmadaki amaç, 6. Sınıfta matematiğin alt öğrenme alanı olan cebir öğrenme alanı ile ilk defa "değişken" kavramıyla karşılaşan öğrencilerin şekil değişkenlerinden harf değişkenlerine geçişin matematik başarılarına ve tutumularına etkisini araştırılmaktır. Çalışma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında pandemi dolayısıyla yüz yüze eğitime devam eden köy devlet okullarında yapılmıştır. Araştırma Rize ilinde bulunan bir devlet ortaokulu Deney Grubu (DG) ve başka bir devlet ortaokulu da Kontrol Grubu (KG) olmak üzere 6. sınıf öğrencileri ile gerçekleşmiştir. Araştırma deney grubundan 15 öğrenci, kontrol grubundan 15 öğrenciyle 0toplam 30 öğrenciye uygulanacaktır. Çalışma ön test-son test eşitlenmiş kontrol gruplu yarı deneysel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Değişken kavramını şekil sembolleri kullanarak harfli değişkenlere geçişin öğrencilerin başarısına etkisini incelemek için yapılan bu çalışmada veri toplamak amacıyla Oduncu (2020) tarafından yüksek lisans tezinde geliştirilmiş olan "Cebirsel İfadeler Başarı Testi (CİBT)" izin alınarak çalışmaya eklenmiştir. Tutumlarına bakmak için ise Karaca ve Yalçınkaya (2018) tarafından geliştirilmiş olan "Cebir Tutum Ölçeği (CTÖ)" aynı şekilde izin alınarak çalışmaya eklenmiştir. Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Veri toplama araçlarının analiziyle grupların ön-test ve son-test puanları arasında başarı ve tutumları yönünde istatistiksel hesaplamalar sonucunda anlamlı farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre şekiller ile harf değişkenlerine geçiş yapılan deney grubunun matematik başarısının ve tutumunun, geleneksel öğretim yöntemleriyle öğretim yapan kontrol grubunun matematik başarısına ve tutumuna göre olumlu yönde arttığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle ilgili çalışmalara ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Cebir Öğretimi, Değişken Kavramı, Harfli Semboller, Cebirsel İfadeler
Batı basınında simge ve semboller bağlamında İslamofobi ve ötekileştirme sorunları
Tragedyalar, Haçlılar, oryantalistler ve karikatürler aracılığıyla ötekileştirilen Doğu toplumu ve İslam medeniyeti, şimdi ise simge ve sembollerin istilasına uğramış ve sosyo-psikolojik soykırıma maruz bırakılmıştır. Simge ve semboller; görsel bir öğrenme modeli sunması, pratikliği, etkisi ve açık uçlu özellikleri itibariyle basın-yayın organlarının önemli bir subliminal mesaj kaynağıdır. Batı dünyası söz konusu bu durumu kadim İslamofobik ve oryantalist gayeleri için bulunmaz bir yöntem olarak değerlendirmiş ve bu sembolleri istismar etmiştir. İslamofobik Batı zihniyetinin fail, basının ise araç olduğu bu olay örgüsünde simgeler ve semboller birer nefret malzemesi hâline getirilmiştir. Almanya ve Polonya gibi iki farklı sosyo-politik ve dini alt yapıya sahip Batı ülkesine ait 8 basın yayın organında toplamda 17 farklı İslamofobik sembol tespit edilmiştir. Bu sembollerin ortak yönü ise İslam'ı ve Müslümanları içeren sözde olumlu veya olumsuz haberlerde mükerreren kullanılmaları ve farklı birçok dijital mecraya da kolayı satın aldırıyor olmalarıdır. Kullanılan bu 17 sembolün bir başka ortak yönü ve özelliği ise popüler kültürde korku, panik ve endişe içeren görsel niteliklere sahip olmaları ve birçok platformda da bu şekilde konumlandırılmalarıdır. 11 Eylül saldırılarının ardından radikalize ve terörize edilmek istenen Doğu-İslam dünyasına yönelik bu sembollerin kullanılmasının ve teşhir edilmesinin amacı ise İslamofobiyi küresel anlamda tahkim etmek ve Müslümanları ötekileştirmektir.
Türk mitolojisindeki sembollerin grafik sanatı eğitimindeki yeri ve önemi
Bu araştırmada Güzel Sanatlar Fakülteleri, Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım alanında ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Sanatlar Grafik Eğitimi bölümlerinde, Grafik Sanatı/Grafik Sanatı Tarihi dersinde Türk mitolojisindeki sembollerin grafik sanatı eğitimindeki yeri ve önemine ilişkin öğretim elemanları ve öğrenci görüşleri değerlendirilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu, Güzel Sanatlar Fakülteleri, Sanat ve Tasarım Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Sanatlar Eğitimi'nde toplam 400 öğrenci ve 37 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmaya ait nitel veriler, fakültelerin 2010-2011 Öğretim Yılı Bahar Dönemine ait web sayfalarındaki ders programlarından elde edilmiştir. Nicel veriler ise, anket yoluyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Frekans, Yüzde, T-testi, Varyans analizi ve Tukey testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi (.05), (.01) ve (.001) olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre;1. Türk mitolojisinin, Güzel Sanatlar Fakülteleri, Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım alanında ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Sanatlar Grafik Eğitimi bölümlerinde, Grafik Sanatı/Grafik Sanatı Tarihi dersinde ders konusu olarak işlenmediği görülmüştür.2. Öğrencilerin, Türk mitolojisi ve sembolleri hakkında yetersiz bilgiye sahip oldukları ve çalışmalarında kullanmadıkları saptanmıştır.3. Öğretim elemanlarının ise bir dereceye kadar Türk mitolojisini bildikleri, gerekli durumlarda çalışmalarında kullandıkları sonucu elde edilmiştir.
Metal müzik ve izler-kitlelerince benimsenen kültüre yönelik ötekileştirme politikalarının müzikal, sembolik, toplumsal nedenleri ve bunların kimlik inşası ve komünite kurgusundaki işlevsellikleri üzerine bir değerlendirme
Sanat üretimlerinin, doğaları ve yapıları itibariyle toplum dinamiklerinden bağımsız düşünülemeyecek birer "anlamlandırma" aracı olması, onların deşifresinde izlenecek yolun, ilkin içinde filizlendikleri toplumun kültürel paradigmalarının çözümlenmesi üzerinden şekillendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bir sanat üretimi olarak kategorilendirilen müziğin popülerleşmesinin ya da ötekileştirilmesinin nedenleri sorgulanırken de, dirsek temasında olduğu konuların bütünlüklü bir şeması çıkartıldıktan sonra benimsenen ifade kanonunun da bu kavramlarla olan kesişim ya da ayrışım kümelerinin saptanmaya çalışılması gerekmektedir. Bu bağlamda, araştırmanın odak noktasında yer alan Metal müzik kültürünün okuması yapılırken başvurulan yöntem, üç ana başlık çerçevesinde biçimlendirilmiştir: İlk olarak, Metal müziğin temel karakteristikleri ve dönüşüm evreleri incelenmiş, bunların tarihsel ve müzikal bileşenleri üzerinde durulmuştur; ikinci olarak bu türde kullanılan sembollerin ve performatif ritüelistik edimlerin tarihsel ve kültürel izleği izah edilmeye çabalanmıştır; iki bölümden oluşan son kısımda ise, önce bu türde kullanılan sembolik ifade dilinin kimlik inşa ve ifşasına nasıl yansıdığı araştırılarak toplumsal statülendirilmeyle ilişkisi irdelenmiş; ardından müzik dışı tüketim ürünleri ve pratikleri üzerinden, türün daha geniş bir kamusallık alanındaki tezahürlerine hizmet eden temsiliyet kipleri ve mevcudiyetinin ticarî izdüşümleri aktarılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Metal müzik, Kimlik, Komünite, Altkültür, Sembol ve Alegori, Ritüelistik
Maniler üzerine tematik bir inceleme
Sözlü ve yazılı kültürün ürünleri olan maniler duygu, düşünce ve arzuların yer aldığı yoğun metinler olup bireyin ve toplumun metinlere yansımış halidir. Türk toplumunun sosyal ve kültürel yapısını yansıtarak kültürel bellek niteliği taşıyan maniler, Türk edebiyatında oldukça geniş yer tutar. Bireyden topluma ve özelden genele bir sarmal oluşturan maniler, psikolojik, felsefi ve sosyolojik derinliği olan canlı ve aktif metinler olarak varlığını sürdürür. Çok yönlü olarak işlevsellik kazanan maniler, sevgiliye olan aşkı, sevgiyi, hasreti, vefayı, sitemi dile getirirken aynı zamanda toplumsal ve ekonomik sıkıntıları, yönetimdeki eksiklikleri anlatarak edebi zevk dışında farklı görevler de üstlenir. Maniler yapı, şekil ve üslup olarak kendine özgü özellikler taşır. Dizeler dikkatle ve özenle seçilerek kurulurken anlam ise, kelimelerin arasına gizlenerek adeta bir şifre özelliği taşır. Üslup bakımından sade ve yoğun dizelerle oluşturulan maniler, halk dilinin özelliklerini taşır. Anlam, kelimelerde gizli olduğu için sembolik öğeler ön plana çıkar. Bu sembolik öğelerden hareketle asıl anlatılmak istenen anlamı ortaya çıkarmak önemlidir. Bu bakımdan maniler, okuyucuya edebi bir tat verirken aynı zamanda derin mesajlar da verdiği için edebiyatımızı süsleyen birer inci niteliği taşır. Çalışma, manilerinin anlamı, tarihçesi, manilerin diğer edebi türlerle olan ilişkisini ortaya koymak ve Anadolu manilerinde yer alan sembollerin analizlerini yaparak tematik bir incelemeyle ortaya çıkarmayı amaçlar. Çalışma kapsamı olarak Anadolu manileri hedef alınmıştır.
Marka kent oluşturmada sembol yapıların değerlendirilmesi ve bir uygulama
Bu araştırmada, marka, marka imajı, marka kimliği, destinasyon markalaması, sembol, sembol yapılar, kent markalama, Türkiye ve dünyadaki sembol yapılar ve marka kentler konularına değinilmiştir. Marka olarak kentlerin olumlu bir imaja sahip olması gerekliliği ve marka kimliğini oluşturan elemenlerden biri olan kent sembollerinin kentin markalaşmasına etkisi araştırılmıştır.Dünyada marka kentler ve bu kentlerin tanınmış sembolleri bulunmaktadır. Türkiye 2023 Turizm Stratejik Planında dört il (İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya) "marka kent" kapsamına alınmış ve geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Çalışmanın temel veri kaynağını bu dört il oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 2023 Turizm Stratejik Planında ?marka kentler oluşturulması? kapsamında yer alan İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya illeri sembol yapılarının tespit edilmesi ve bu yapıların kentin markalaşmasına etkilerinin belirlenmesidir. Bu amaca ulaşmakta yerel halk ve yerel turistlerin görüşleri dikkate alınmıştır.Araştırmada her bir il alt evren olarak kabul edilmiş ve her bir ilde yaşayan halk ilçe, mahalle ve sosyo-ekonomik durumlarına göre belirli ölçüde ayrılarak (tabakalanarak) tabakalı örnekleme yöntemiyle örneklem seçilme yoluna gidilmiştir. Diğer taraftan araştırma kapsamındaki illeri ziyaret eden yerli turistler kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm demografik özellikleri belirlemeye yönelik beş sorudan oluşmaktadır. İkinci bölümde beşli likert ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara sembol yapıların önemi ve marka kent oluşturma sürecine katkılarını belirlemeye yönelik sorular yöneltilmiştir. Üçüncü bölümde belirtilen dört ilde bulunan en önemli sembol yapıların belirlenmesine yönelik seçenekler sunulmuştur. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve diğer kentlerde yerel halk üzerinde toplamda 1937 anket formu uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde araştırmann amacına uygun olarak frekans ve yüzde dağılım, aritmetik ortalama, standart sapma, t- testi, one - way anova, kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, sembol yapılar kentlerin marka oluşturma sürecinde olumlu etkisi bulunduğu ve katılımcıların sembol yapıları ziyaret etme eğiliminde oldukları tespit edilmiştir. Kentlerin tanıtımında sembol yapıların kullanılması gerekliliği, ancak tek başına yeterli olmadığı görülmuştur. Araştırma kapsamına alınan Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir illerinin sembol yapıları tespit edilmiştir. İstanbul'un en önemli sembol yapısı Ayasofya Müzesi olduğu tespit edilmiş, ancak az farkla Topkapı Sarayı da ikinci önemli sembol yapı olarak görülmüştür. Ankara kentinin diğer sembol yapılara göre çok güçlü bir sembol yapısı bulunduğu tespit edilmiştir. Anıtkabir Ankara'nın en önemli sembol değeri taşıyan yapı kabul edilmiştir. İzmir Kenti'nin sembol yapısı Saat kulesi olarak tespit edilmiştir. Meryem Ana Evi onu takip eden ikinci önemli yapı olmuştur. Antalya kenti'nin en önemli sembol yapısı Aspendos Tiyatrosu olarak tespit edilmiştir.
Günümüz seramik sanatında bir ifade aracı olarak insan bedeni sembolleri üzerine bir araştırma
Bu araştırma insan bedeni sembollerinin seramikte kullanımı ve çağdaş seramik sanatçılarının eserleriyle değerlendirilmeye çalışılmıştır.Tarih öncesi çağlarda ilk insanın mağara duvarlarına çizdiği resimler sembolik bir arayışın ürünleri olarak ortaya çıkmıştır. Bu sembolik ifadeler; insanın doğadan edindiği izlenimlerle birlikte, sanatın temelini oluşturmuştur. Bu bağlamda insan, çevresiyle etkileşime geçtiğinde duygu ve düşüncelerini, aklını kullanarak, bu birlikten doğan sonuçla sembolleri yaşamının her alanında kullanmaya başlamıştır.Sembolik düşünmeye başlayan insan kendi bedenini ve diğer bedenleri keşfetmeye başlar. Onu algılayabilmek, öğrenmek ve şekillendirebilmek ancak onu en iyi şekilde tanımayla kazanılır. Duygu ve düşünceleri sembollerle ifade etme anlayışı insanlar için bir anlamda ihtiyaçtır. Sembolik düşünmeyi başarabilen insan, yine duygu ve düşüncelerini aktarırken soyut olanı somutlama yolunda ilerlerken sembollerle anlatabilme yetisine sahiptir.Beden belli bir zamana, toplumsal işleyişe ve alana işaret eder. İnsan ve insan bedeni sembollerinin en eskisi ve en evrenseli olması da bundan kaynaklanır. İnsan bedeni yaşamı, ölümü, cinselliği içinde barındırdığı için yaşamın somutlaştığı bir alan haline de gelmektedir. Bu somutlaşmayı sağlayan insanoğlu, sembolleri kullanarak insan bedenini daha okunur hale getirmiştir. İnsan bedeninin belli bölümlerinin sembolik ifadeye dökülmesi, anlam ve dönemsel özelliklerinin bilinmesi ve bu anlamda çağdaş seramik sanatçılarının eserleri, yeni bir yönelim ve bakış açısı kazanma sağlaması açısından önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Sanat, Seramik, Sembol, İnsan Bedeni,