Basketball
122 theses under this subject heading
Basketbol klasman hakemlerinin iletişim becerilerinin problem çözme süreçleri üzerine etkisinin incelenmesi
Basketbol tasarlandığı günden bu yana yapılan değişikliklerle beraber şimdiki halini alarak büyük bir kitleye hitap etmektedir. Bu spor dalı saha içerisinde oyuncu, antrenör ve idarecilerle, saha dışında da seyirciler açısından düşünüldüğünde basketbol hakemlerinin bir müsabakayı kontrol edebilmesi, herkese güven veren bir tutum oluşturması ve bunun yanında da iyi bir yönetim sergileyebilmesi kişilerle kuracağı iyi ve kaliteli bir iletişimle sağlanabilir. Bunun yanında müsabakalarda görev alan basketbol hakemlerinin iletişim becerilerinin yanında müsabaka öncesi, müsabaka sırasında ve müsabaka sonunda ortaya çıkabilecek problemleri çözmedeki yetenekleri de son derece önemlidir. Bu araştırmada basketbol klasman hakemlerinin iletişim becerilerinin problem çözme becerileri üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 sezonunda aktif görev alan basketbol klasman hakemlerinden 186 hakem oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada İletişim Becerileri Ölçeği (Korkut Owen ve Bugay, 2014), Problem Çözme Ölçeği (Heppner ve Petersen, 1982; Akt: Şahin, Şahin ve Heppner, 1993) ve Kişisel Bilgi Formu yer almaktadır. Araştırmada kullanılan iletişim becerisi ölçeğinin yüksek derecede güvenilir olduğu (,909) ve problem çözme ölçeğinin ise güvenilir düzeyde olduğu görülmüştür (,746). Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Verilerin frekansları alındıktan sonra sırasıyla sıklık, normallik, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmaya katılan hakemlerin demografik bilgileri ile iletişim becerileri ve problem çözme becerileri arasında ilişkiler aranmıştır. Araştırmaya katılan basketbol hakemlerinin iletişim becerileri ve problem çözme becerileri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Basketbol hakemlerinin iletişim becerisi ve problem çözme ölçeklerinin tüm alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; araştırmaya katılan basketbol hakemlerinin problem çözme ve iletişim becerileri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiş ve her iki ölçeğin tüm alt boyutları arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki olduğu görülmüştür. Hakemlerin iletişim becerileri arttıkça problem çözme becerileri de buna paralel olarak artmaktadır. Anahtar Kelimeler:Hakem, Basketbol Hakemliği, İletişim Becerisi, Problem Çözme
Erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının performansa etkisi
Bu çalışmanın amacı erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının aerobik ve anaerobik performansa etkisini incelemektir. Çalışmaya toplam 20 basketbolcu (deney:10, yaş:28,10±4,51 yıl; kontrol:10, yaş:18,70±0,95 yıl) katıldı. Deneklerin solunum kas antrenmanı (SKA) öncesi spirometreyle solunum fonksiyonları, respiratuar basınçölçer cihazı ile solunum kas kuvvetleri belirlendi. SKA, POWER breathe Classic (mavi) model ile maksimal inspiratuar basınç (MİP) değerinin % 40'ına eşdeğer olacak şekilde haftalık 1 birim (10 cmH2O) artırım sağlanarak deney grubuna sabah ve akşam günün aynı saatlerinde olmak üzere haftanın 5 günü günde 2 kez tekrarlanmak koşuluyla 4 hafta uygulandı. Her antrenman biriminde sporcu 30 dinamik nefes alıp verme işlemi yaptı ve günde 60 nefes döngüsünü tamamladı. Anaerobik güç parametreleri wingate bisiklet ergometresi ile, aerobik kapasiteleri de Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 test protokolüyle hesaplandı. Gruplar arası tüm parametrelerin ön-son testleri arasındaki karşılaştırması için bağımlı T testi (Paired Sample T Testi), ortalama farkın gruplar arasındaki analizi içinde bağımsız T testi (Independent Sample T Test) kullanıldı. SKA sonrası deney grubunda FVC (lt) ve FEF Max'ta ki (lt/sn) değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Diğer solunum fonksiyon değerlerinde yüzdesel artış görülmesine rağmen anlamlı bir sonuç bulunmamıştır (p>0,05). Yüzdesel olarak en fazla artış İC (% 42,22), FEF Max (% 35,26) ve MİP (% 22,33) değerlerinde görülmüştür. Kontrol grubunda sadece SVC ve MİP'te anlamlı değişim görülmüştür (p<0,05). Deney grubunda anaerobik güç göstergelerinden Mininum Power dışında bütün değerlerde anlamlı farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca Time to Peak'te % 34,03 ve Peak Power da % 5,66 düzeyinde yüzdesel artış meydan gelmiştir. Kontrol grubunda Wingate testi sonrasında tüm parametrelerde anlamlı bir değişim gözlenmemiştir (p>0,05). SKA sonrası deney grubunda VO2maks ortalama değerinde % 14,74 (p<0,008) ve kontrolde ise % 7,50 oranında artış görülmüştür (p<0,006). Sonuç olarak solunum kas antrenmanının; solunum fonksiyonlarını, solunum kas kuvvetini, anaerobik ve aerobik kapasiteyi düzenli antrenman yapanlara göre pozitif yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aerobik Kapasite, Anaerobik Güç, Basketbol, Solunum Kas Antrenmanı,
Yaz spor okuluna devam eden farklı branşlardaki çocukların antropometrik ve motorik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada Çorum İli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı olarak yürütülen yaz spor okuluna katılan 10-12 yaş grubu, basketbol (n=20), masa tenisi (n=20), badminton (n=20) ve kontrol grubu (n=20) olmak üzere toplamda 80 erkek çocuğun antropometrik ve motorik özellikleri karşılaştırılmıştır. Çalışmalar öncesi ön test ve 12 hafta sonra son test olmak üzere antropometrik ve biyomotor beceri testleri yapılmıştır. Verilerin normal dağılımı Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren veriler için bağımlı gruplarda t-testi ve normal dağılım göstermeyen veriler için Wilcoxon testi kullanılmıştır. Bağımsız ikiden fazla grup arasındaki karşılaştırmalarda normal dağılan veriler için Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), normal dağılmayan veriler için Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. ANOVA ve Kruskal Wallis test sonrası farklılığın kaynaklandığı grupları belirlemek için Tukey veya Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U post hoc çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda badminton, basketbol ve masa tenisi grupların antropometrik ve motorik özelliklerinde anlamlı farklılık olduğu bulunmuştur (p<0.005). Kontrol grubunun antropometrik özelliklerinde anlamlı farklılık olduğu, motorik özelliklerinde ise anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise badminton branşının, antropometrik ve motorik özelliklere basketbol, masa tenisi ve kontrol grubundan daha fazla anlamlı etki yaptığı bulunmuştur. Sonuç olarak; 10-12 yaş grubuna uygulanan sportif faaliyetlerin, çocuklar da antropometrik ve motorik özelliklerin gelişiminde etkili olduğu söylenebilir.
10-12 yaş basketbolcularda eğitsel oyun çalışmalarının temel basketbol becerileri ve beden koordinasyonlarına etkisi
Bu çalışma, basketbolcularda eğitsel oyun çalışmalarının temel basketbol becerilerine ve beden koordinasyonlarına etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma Çorum ilinde 10-12 yaş aralığında Gelişim Basketbol Spor Kulübünde lisanslı 32 basketbolcu gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada yarı deneysel model kullanılmıştır. Basketbolculara 8 haftalık temel basketbol ve beden motor koordinasyonunu geliştirici eğitsel oyunlar oynatılmış olup veriler ön ve son test olmak üzere Kişisel Bilgi Formu, Johnson Basketbol Testi ve KTK: Çocuk Beden Koordinasyon Testi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Statistical Package For Social Science (SPSS) 22.0 paket programında analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler frekans, yüzde (%) ve ortalama, standart sapma (min-max) ile sunulmuştur. Normallik dağılımı Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilks testleri ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenlerin tekrarlı ölçümleri parametrik olan Paired T Test (Bağımlı Gruplar T-Testi) ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p< 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, kız ve erkek basketbolcuların Johnson Basketbol Testi toplamlarında ve kız basketbolcuların top sürme becerisinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). KTK Testi sonuçlarına göre, kız basketbolcularda geriye dengeleme ve toplam puanlarında, erkek basketbolcuların ise yanlara sıçrama testlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05).Sonuç olarak, eğitsel oyunların kız ve erkek basketbolcularda basketbol branşına özgü becerileri geliştirmede ve beden koordinasyonlarına olumlu etki ettiği görülmüştür.
Elitaltı basketbolcularda turnuva döneminde müsabaka öncesi ve sonrası hematolojik değerlerin değişiminin incelenmesi
KESKİN, İ.C. Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2017. Bu çalışmada "Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi" amaçlanmıştır. Çalışmaya 2016-2017 Sezonu Türkiye Basketbol Federasyonu Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi'nde mücadele eden 12 (deney) ile 11 (sedanter; kontrol) erkek basketbolcu katılmıştır. Deney grubu (n=12) yaş:23,58 ±1,37 yıl, boy:189,66 ± 9,46 cm, vücut ağırlığı:91,83± 12,14 kg) ve kontrol grubu (n=11) (yaş:22,54 ±1,96 yıl , boy: 189,9 ± 6,75 cm , vücut ağırlığı :90,08± 9,27 kg ) oluşturuldu. Kan parametrelerinden ise Eritrosit (RBC), Lökositler (WBC),Trombositler (PLT),Hemoglobin (HGB),Hematokrit (HTC), Ortalama Eritosit Volümü (MCV), Ortalama Hemoglobin (MCH), Eritrosit Hemoglobin Yoğunluğu (MCHC), lenfosit (LYM) vemonosit (MON) kan değerleri için turnuva döneminde dört gün üst üste olmak üzere müsabaka öncesi ve sonrası toplamda sekiz kez kan alındı. Çalışma sonucunda meydana gelen değişimleri belirlemek için, α=0.05 anlamlılık düzeyinde iki grup arasındaki karşılaştırmalar SPSS 23 paket programında katılımcıların ölçüm değerlerinin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için SPSS'te İki örnek K-S normallik testi uygulandı ve verilerin normal dağılıma sahip olduğu tespit edildi (p<0.05). Deney ve kontrol grubunun turnuva süresince kan parametrelerindeki değişim α=0.05 anlamlılık düzeyinde tekrarlı ölçümlerde Varyans Analizi (Two way repeated ANOVA) kullanıldı. Çalışma sonunda maç öncesi ve sonrası HTC; Hematokrit ve HGB; Hemoglobin, maç öncesi MCH; Ortalama Hemoglobin, maç sonu MON ;vemonosit), WBC ;Lökositler) değerlerinde deney ve kontrol grubunda istatiksel olarak anlamlı değişim gösterdi(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hematolojik kan parametresi
Genç basketbolcularda atletik performansın bilişsel süreç ile genetik çeşitlilik ilişkisinin incelenmesi
Genç basketbol sporcularının atletik performanslarını (kuvvet-sürat dayanıklılık ve esneklik) bilişsel duygu durumları (umutsuzluk, anksiyete, depresyon) ile sahip oldukları genetik yapılarındaki belirteçleri olan 9 genotipin ilişkisi SNP düzeyinde çoklu bir bakış açısı ile karşılaştırılmıştır. Araştırma örneklemini Basketbol gençler liginde oynayan Galatasaray U-15 erkek takımı 14-16 yaş aralığı 17 oyuncu oluşturmuştur. Sporcuların fizyolojik yapılarını (performans) değerlendirmelerini CK-MM (rs1803285), IGF-2 (rs3213221), MCT-1 (rs1049434) ve IL-6 (rs1800795) genotipleri, bilişsel durum; (umutsuzluk, anksiyete ve depresyon) değerlendirmeleri, BDNF (rs6265), 5HTT (rs25531), MAOA (VNTR), sakatlanma durumları GDF-5 (rs143383), IL6R (rs2228145) genotiplerinin gruplandırılmış ikili karşılaştırmalarda (Independent Samples T-Test), üç ve üzeri karşılaştırmalarda (One Way ANOVA), anlamlılık karşılaştırmalar için Post-Hoc, Bonferroni ve Games- Howell ile yapılmıştır. Genç basketbol sporcularında; IL-6 GG genotip (p=0,042) düşük vücut yağ % ortalaması, CK-MM GG (p=0,013), IGF-2 GG (p=0,001) ve IL-6 GG (p=0,018) genotipler düşük BKİ ortalaması ile ilişkili oldukları saptanmıştır. Genç basketbol sporcularının performans değerlerinde; CK-MM AG (p=0,045), IL-6, GG (p=0,001) yüksek dikey sıçrama, CK-MM AA (p=0,038) IL-6 CC (p=0,009) genotipleri düşük dikey sıçrama performansı ile, IL-6 CC (p=0,041), MCT-1 AT (p=0,048) düşük MaxVO2 performansı, IGF-2 GC (p=0,002), MCT-1 AT (p=0,046) genotipleri istatistiksel olarak düşük kan laktik asit birikimi ile ilişkili oldukları tespit edilmiştir. Bilişsel durum karşılaştırmalarında; BDNF AA homozigot, MAOA Warrior genotipler yüksek umutsuzluk ve anksiyete duygu durumu ile (sırasıyla) [(BDNF AA p=0,045, p=<0,001), (MAOA Warrior p=0,001, p=0,014)], BDNF GG homozigot ve G allel ve MAOA Normal genotipler düşük umutsuzluk ve anksiyete duygu durumu, ile (sırasıyla) [(BDNF GG p=0,010, p=0,007), (MAOA Normal (p=0,008, p=0,015)], 5HTT AA homozigot (p=0,037) yüksek, GG homozigot (p=0,027) düşük depresyon duygu durumu ile istatistiksel olarak ilişkili olduğu saptanmıştır. Sakatlanma durumları ile GDF-5 T allel (sakatlanma potansiyeli açısından) riskli allel olduğu doğrulanmıştır. Genç basketbolcuların moleküler belirleyicileri ile ilgili bu araştırma, belirli spor türlerinde başarıya yatkınlığa katkıda bulunan bir dizi potansiyel olarak önemli genetik polimorfizmi vurgulamıştır.
Spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin basketbola karşı tutumlarının değerlendirilmesi
Alkaç, E.Spor Eğitimi Veren Fakülteler ve Yüksekokullarda Öğrenim Gören Öğrencilerin Basketbola Karşı Tutumlarının Değerlendirilmesi. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2017. Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, çeşitli değişkenlere göre basketbola karşı tutumlarınındeğerlendirilmesidir. Aynı zamanda üniversiteler arası karşılaştırma yaparak, bu kurumlardaki öğrencilerin basketbol tutumlarını çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır.Araştırmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılında, Marmara,İçAnadolu,Akdeniz,Karadeniz ve Ege bölgelerinde Spor Eğitimi veren Fakülte ve Yüksekokullardan, Dumlupınar Üniversitesi, KocaeliÜniversitesi,AnadoluÜniversitesi,MersinÜniversitesi ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ndenuygun örnekleme metodu ile seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 502 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile Erman Öncü,Bülent Gürbüz ve H.MehmetTunçkol tarafından geliştirilen, 2006 yılında geçerliği ve güvenirliği yapılan "Basketbol Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi olan Kolmogorow-Smirnov testi yapılmıştır ve verilerin non-parametrik yapıyı desteklediği ortaya çıkmıştır. Katılımcı öğrencilerin Basketbol Tutum Ölçeği alt boyutlarına ilişkin, üniversitelerine ve bölümlerine göre tutum düzeyleri arasında önemli bir fark olup olmadığını araştırmak için, p= 0.05 anlamlılık düzeyinde Kruskal-Wallis testi, cinsiyetlerine göre ise Mann Whitney-U testi uygulandı.Yapılan analizlerin sonucunda meydana çıkan bulgular katılımcıların, cinsiyet, spor branşı yaş ve refah düzeyi durumlarına göre basketbol tutum düzeylerinde anlamlı bir farklılık olduğu görünmezken, okudukları bölümler ve sınıflarına göre değer alt boyutunda, spor yapma durumlarına göre ise sadece eylem alt boyutunda anlamlı farklılıklar var olduğunu göstermiştir.
Kütahya ilinde salon sporlarında müsabakalara katılan ilköğretim I. kademe 10 yaş grubu öğrencilerinin TGMD-II testine göre motor gelişme düzeylerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Kütahya ilinde ilköğretim 1. Kademe de öğrenim gören on yaşgrubu çocukların TGMD- 2 testine göre motor gelişim düzeylerinin araştırılmasıdır.Araştırmaya Kütahya İli, İlköğretim I. Kademe 10 yaş grubu öğrencilerinden (20 basketbolerkek-20 basketbol kız-20 hentbol erkek-20 hentbol kız-20 voleybol erkek-20voleybol kız)toplam 120 sporcu denek olarak katılmıştır. Deney grubunda bulunan çocuklar TGMD-II testinegöre lokomotor ve obje kontrol testlerinden geçirilmiştir.Ölçümler sırasında; temel lokomotor beceriler (koşu, galop, sek sek, sıçrama, durarak uzunatlama, kayma,), obje kontrol becerileri, (durarak top sürme, sopayla vurma, yakalama, topa ayaklavurma, bel seviyesi üzerinde atış, bel seviyesi altından atış) çocukların hepsine ikişer tekrar halindeuygulatılarak yapılan puanlama sonucu başarılı olduğu ve olmadığı beceriler belirlenmiştir.Kriterlerine göre başarılı oldukları becerilere 1, başarısız olduklarına ise 0 puan verilerek toplamdakipuanı ile o beceriye ait başarı durumu belirlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Gruplararasındaki farklılıkları bulmak amacı ile çok yönlü annova ve tukey testleri uygulanmıştır(p<0,05). Çalışma sonuçları, uygulanan TGMD II testine göre cinsiyete, spor dalına, spor dalınave cinsiyete bağlı olarak deneklerin temel lokomotor, obje kontrol ve TGMD Toplam Puandüzeyleri arasındaki farkların önemli olduğunu göstermiştir (p<0,05). Bu araştırma sonuçları iletemel hareketler dönemini tamamlayıp sportif hareketler dönemine geçiş evresinde bulunançocukların temel motorik özelliklerinin cinsiyete ve spor branşlarına göre belirlenmesi ve hembranşlar arası hem de cinsiyetler arası farklılıkların saptanması amaçlanmıştır. TGMD II testiuygulanarak sporcu çocuklar arasında cinsiyete ve branşlara bağlı olarak temel motoriközelliklerin gelişmesi gözlenmiştir.
Basketbol antrenmanının 10-12 yaş grubu kız ve erkek sporcuların bazı fiziksel, psikomotor ve antropometrik özellikler üzerine etkisinin araştırılması
ÖZETBu çalışmada ?Basketbol Antrenmanının 10-12 Yaş Grubu Kız Ve Erkek çocukların Bazı Fiziksel, Psikomotor Ve Antropometrik Özellikler Üzerine Etkisinin Araştırılması? amaçlanmıştır.2008 yılında Eskişehir Gençlik ve Spor il Müdürlüğü Yaz Spor Okulunda Basketbol dalında çalışmalara katılan 10-12 yaş grubu kız ve erkek çocuklar ile aynı yaş grubunda spor yapmayan kız ve erkek çocuklara ölçümler uygulandı.Çalışma grubunu basketbol çalışmalarına katılan 25 kız ve 25 erkek çocuk oluştururken, kontrol grubunu ise aynı çevreden düzenli spor yapmayan 10-12 yaş grubunda 25 kız ve 25 erkek çocuk oluşturdu.Basketbol çalı?malarına katılan kız ve erkek çocuklara 12 hafta süreyle haftada 3 gün (günde 1.5 saat) çalışma programı uygulandı. Çalışma ba?ında ilk hafta ve çalı?ma sonunda son hafta çalı?ma ve kontrol grubunda bulunan çocukların Biyomotor Ölçümler (Esneklik, 20 metre koşu, dikey sıçrama), Uzunluk Ölçümleri (büst, toplam kol, kulaç, toplam alt ekstiremite), Genişlik Ölçümleri (omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz, ayak bileği genişlikleri), Çevre Ölçümleri (baş, omuz, bel, kalça, Biceps fleksiyon, biceps ekstansiyon, önkol ekstansiyon, ön kol fleksiyon ve baldır) ve Vücut Yağ Yüzdeleri (Biceps, Triceps, Abdomen, Supra-iliak) ölçümleri alındı.istatistik yöntem olarak çalışma sonucunda meydana gelen deği?imleri belirlemek için, ? =0.05 anlamlılık düzeyinde tek yönlü varyans analizi (Oneway anova) ve tekrarlı ölçümler varyans analizleri (repeated measure) uygulandı.Test sonuçları, 12 hafta süreyle basketbol çalışmalara katılan kız ve erkek sporcular ile aynı yaş grubunda hiçbir spor uygulamasına katılmayan kız ve erkek çocukların çalışma öncesi ve sonrası Biyomotor Ölçümleri (P<0.05), Uzunluk Ölçümleri (P<0.05), Çevre Ölçümleri (P<0.05) ve Vücut Yağ Yüzdeleri (P<0.05) arasında önemli bir fark olduğunu gösterdi. Genişlik ölçümleri degerlerinde ise anlamlı bir degişme bulunmamıştır (P>0,05). Bu sonuçlar ergenlik döneminde çalışma ve cinsiyet farklılığının gelişme üzerine olan etkisinin önemini spor bilimcileri için ortaya koymaktadır.Anahtar Kelimeler: Gelişme, Psikomotor ve Fiziksel Ölçümler, Basketbol
Dominant olarak elini kullanan ve kullanmayan bazı spor branşlarında el kavrama kuvvetinin el becerisi ve görsel reaksiyon zamanı üzerine etkisi
Bu çalışma, dominant olarak elin daha aktif kullanıldığı basketbol ve voleybol branşları ile elin çok aktif olarak kullanılmadığı futbol ve atletizm branşlarında performans sergileyen sporcuların el kavrama kuvvetinin el becerisi ve görsel reaksiyon zamanı üzerine etkisinin saptanması amacı ile yapılmıştır. Çalışmaya üniversitede öğrenim gören 18-30 yaş arasındaki; 15 basketbol, 15 voleybol, 15 futbol ve 15 atletizm sporcusu olmak üzere toplamda 60 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya katılım gösteren sporcuların demografik bilgileri (yaş, boy, vücut ağırlığı) alındıktan sonra vücut yağ yüzdesi ölçümü için Biyoelektrik impedans analizi (BİA), el kavrama kuvveti ölçümü için Jamar marka el dinamometresi, el becerisinin ölçümü için Dokuz Delikli Çivi Testi, görsel reaksiyon zamanı ölçümü için ise özel geliştirilmiş yazılım programı kullanılmıştır. Sağ ve sol el kavrama kuvvetinin branşlara göre değişiminin belirlenmesinde yararlanılan Tekrarlanan Ölçümlü Varyans Analizi sonucuna göre, sağ ve sol el kavrama kuvveti branşlara göre farklılık (P=0.033) göstermiştir. Sağ ve sol el becerisinin branşlara göre değişiminin belirlenmesinde yararlanılan Tekrarlanan Ölçümlü Varyans Analizi sonucuna göre, sağ ve sol el kavrama becerisi branşlara göre farklılık (P=0.036) göstermiştir. Görsel Reaksiyon bakımından branşlar arasında yapılan Tek Yönlü Ortalamaların Analizi (ANOM) sonucunda branş farklılığı görsel reaksiyonu anlamlı düzeylerde etkilemediği (P=0.26) görülmüştür. Dolayısıyla; Voleybol ve Basketbolcuların hem sağ hem de sol el kavrama kuvvetlerinin Atletizm ve Futbolculara göre anlamlı düzeylerde daha yüksek olduğu, sağ el becerisi bakımından branşlar arasında anlamlı farkların bulunmadığı ancak Voleybol ve Basketbolcuların sol el becerilerinin Atletizm ve Futbolculara göre anlamlı düzeylerde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: El becerisi, Futbol, Görsel reaksiyon, Kavrama kuvveti, Voleybol
Genç erkek basketbolcularda pliometrik antrenmanın atletik performans ve oksijen saturasyonu üzerine etkisi
Çalışmanın amacı genç erkek basketbolcularda pliometrik antrenmanın atletik performans ve oksijen saturasyonu üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli basketbol antrenmanı yapan 22 erkek basketbolcu katıldı. Katılımcılar deney grubu (n:11 yaş: 20.41±3.27) ve kontrol grubu (n:11 yaş: 21.78±2.32) grubu olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 3 gün pliometrik antrenman programı uygulandı. Pliometrik antrenmana başlamadan önce ve antrenman bittikten sonra anaerobik güç, sürat (20 m) esneklik (otur-uzan) ve oksijen saturasyon (SpO2) değerleri ölçüldü. İstatiksel değerlendirme için SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Verilerin normalitesi için Shapiro-Wilk testi uygulandı. Verilerin istatistiksel analizi için grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample t test kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak uygulandı. Deney grubunun, anaerobik güç, sürat, esneklik ve SpO2 değerleri değerlerinde p<0.05 düzeyinde anlamlılık bulunmuştur. Kontrol grubunun değerlerinde anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak genç erkek basketbolculara uygulanan 6 haftalık pliometrik antrenman programının atletik performans ve SpO2 değerleri üzerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Pliometrik antrenman, Basketbol, Atletik performans, Oksijen saturasyonu.
Basketbol oyuncularında pliometrik antrenman programının fiziksel performans üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, basketbol oyuncularında pliometrik antrenman programının fiziksel performans üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya, 18-36 yaş aralığında düzenli basketbol antrenmanı yapan 24 erkek basketbol oyuncusu gönüllü olarak katıldı. Katılımcılar deney grubu (n=12, yaş: 26,50±4,58) ve kontrol grubu (n=12, yaş: 22,32±0,90) olarak iki farklı gruplara ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 3 gün pliometrik antrenman programı uygulandı. Her iki katılımcı grup normal basketbol sezon içi antrenmanlarına devam etti. Deney grubuna basketbol antrenmanlarına ek olarak; Lateral jump, Box jump, Squat jump, Nordic hemstring curl, Overhead slam, Pliometrik şınav ve Medicine ball bench press olarak bilinen pliometrik egzersizler uygulandı. Antrenmanlara başlamadan önce ve antrenman bittikten sonra esneklik, denge, dikey sıçrama, mekik koşusu testi, sürat ve T-testi ölçümleri yapıldı. Verilerin istatiksel olarak analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Normalite test için Shapiro-Wilk testi uygulandı. Gruplar içi karşılaştırmalar için Paired Samples T testi kullanıldı. Anlamlılık seviyesi p<0.05olarak belirlendi. Deney grubunun esneklik, denge, dikey sıçrama, mekik koşusu, sürat ve T-testi değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubunun değerlerinde anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak basketbol oyuncularına uygulanan 6 haftalık pliometrik antrenman programının fiziksel performans üzerinde olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, Pliometrik Antrenman, Fiziksel Performans.
İnspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerine akut etkisi
Bu çalışmanın amacı inspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerine akut etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla 18-25 yaş aralığındaki basketbolcu 10 denek çalışmada gönüllü olarak yer almıştır. Deneklere farklı günlerde randomize olarak kontrol, inspiratuar kas ısınma protokolü (IMW), plasebo inspiratuar kas ısınma protokolü (IMWp) ve genel ısınma protokolü (GW) uygulamaları ardından Johnson basketbol beceri testi ve AAHPERD basketbol hızlı şut testi uygulamaları yaptırılmıştır. Kontrol uygulamasında deneklere herhangi bir ısınma protokolü yaptırılmadan basketbol beceri testleri uygulanmış olup IMW uygulamasında %40 maksimal inspiratuar basınç şiddetinde 2 tekrarlı 30 nefesten oluşan solunum kası ısınması yaptırılmıştır. IMWp uygulamasında ise maksimal inspiratuar basıncın %5'i şiddetinde 2 kez 30 nefeslik solunum kası ısınması yaptırılmıştır. İnspiratuar kas ısınma protokolü uygulanırken Powerbreathe marka inspiratuar antrenman cihazı kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Uygulamalar arasındaki farkın belirlenmesi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve LSD testleri uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda IMW ve GW uygulamalarında kontrol ve plasebo uygulamalarına göre anlamlı düzeyde IMW ve GW uygulamaları lehine farklılık görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak inspiratuar kas ısınma protokolünün basketbol temel becerilerini olumlu yönde etkilediğini söyleyebiliriz.
Genç erkek basketbolcularda aktif ve pasif toparlanmanın şut performansına akut etkisi
Bu çalışmanın amacı; basketbolcularda aktif ve pasif toparlanmanın şut performansına akut etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model kullanılmıştır. Çalışmaya Gaziantep ilinde U16 kategorisinde 7 yıldır basketbol oynayan sporculardan 12 erkek sporcu dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak RAST testi ve AAHPERD basketbol hızlı şut testi kullanılmıştır. Üç antrenmana ayrılan çalışma randomize bir şekilde planlanmış olup dinlenme yapılmayan günde sporcular RAST testi sonrasında dinlenme verilmeden AAHPERD basketbol hızlı şut testine geçmiştir. RAST testinde ve şut testinde elde edilen veriler kaydedilmiştir. Aktif toparlanma yapılan günde ise RAST testi sonrası aktif dinlenme yapan sporcular yine AAHPERD basketbol hızlı şut testine geçmiştir ve veriler kaydedilmiştir. Pasif toparlanma yapılan günde ise RAST testi sonrası pasif dinleme yaptırılmış ve AAHPERD basketbol hızlı şut testine giren sporcuların verileri kaydedilmiştir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak SPSS 25.00 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda dinlenmesiz yapılan şut performansı ile aktif ve pasif toparlanma sonrası yapılan şut performansları karşılaştırıldığında aktif ve pasif toparlanma lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p ≤ 0.05). Buna karşın aktif ve pasif toparlanma arasında ise şut performansları açısından anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak yorgunluk sonrası dinlenmesiz güne göre aktif ve pasif toparlanma yapılan günlerde şut performansının arttığı görülmüştür. Ancak aktif ya da pasif toparlanma yapmanın şut performansına akut olarak farklı bir etki göstermediği görülmüştür.
Deplasmanlı milli ligde oynayan basketbolcuların üst ekstremite morfolojik özellikleri, istemli maksimal hareket genişlikleri, izometrik kuvvet ve serbest atış arasındaki ilişkiler
VI. Öz DEPLASMANLI MİLLİ LİGDE OYNAYAN BASKETBOLCULARIN ÜST EKSTREMİTE MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ, İSTEMLİ MAKSİMAL HAREKET GENİŞLİKLERİ, İZOMETRİK KUVVET VE SERBEST ATIŞ ARASINDAKİ İLİŞKİLER Yapısal faktörler insan hareketini ve sportif performansı etkileyen önemli etmenlerdir. Bu çalışmada basketbol sporu temel alınarak Deplasmanlı Milli ligde Çukurova yöresinde basketbol oynayan yaş ortalaması 21 ± 4.44 olan 15 erkek ve 19 ± 2.07 olan 25 kız toplam 40 elit basketbolcunun üst ekstremite morfolojik özellikleri, istemli maksimal hareket genişlikleri(Range of Motion=ROM), bu genişliklerdeki izometrik kuvvet ve serbest atış arasındaki ilişkilerin saptanması amaçlandı. Clavicula uzunluğu mezura, üst ekstremite segment uzunlukları kayan kaliper, boy uzunluğu boy ölçer, vücut ağırlığı elektronik baskül. ROM goniometre, izometrik kuvvet ölçümleri el dinamometresi, serbest atış ise Etiskol'un serbest atış testi ile ölçüldü. Deneklerin bireysel özelliklerini saptamak amacıyla ölçüm öncesi bir bilgi formu düzenlendi.İstatistiksel analizler için CSS Programında 3 yönlü ANOVA, Adımsal çoklu regresyon ve nonparametrik Spearman R testleri uygulandı. ANOVA testinde grupların farklı olması durumunda eşit büyüklükte olmayan örnekler için TUKEY-HSD testi ile farklılığın hangi gruptan kaynaklandığı saptandı. Bütün testlerde anlamlılık düzeyi P< 0.05 olarak kabul edildi. Boy uzunluğu erkeklerde 187 ± 0.88 cm, kızlarda 172 ± 0.51 cm saptandı. Üst ekstremite uzunluk ölçüleri bakımından aynı bireyde sağ ve sol tarafta anlamlı farklılık bulunamadı(P>0.05). Sağ taraf referans olarak alındığında erkeklerde clavicula uzunluğu 16.2 ± 0.70 cm, kol uzunluğu 34 ± 2.02 cm, önkol uzunluğu 24.9 ± 1.63 cm, el uzunluğu 14.7 ± 1.21 cm, kızlarda clavicula uzunluğu 15.1 ± 0.80 cm, kol uzunluğu 30.6 ± 1.36 cm, önkol uzunluğu 22 ± 1.13 cm ve el uzunluğu 1 3.6 ± 0.91 cm olarak belirlendi.Uzunlukları etkileyen en önemli etmenin cinsiyet olduğu(P=0. 000063) ve cinsiyet ile mevki arasında da anlamlı bir etkileşimin bulunduğu saptandı(P=0.004). Scapula şeklinin omuz ekleminin elevasyonunu ve scapulanın hareketlerini ileri derecede etkilediği belirlendi. ROM ve İzometrik kuvvetin erkeklerde kızlara göre daha fazla olduğu(sırasıyla P=O.003692 ve P=0.000187) ve izometrik kuvvetin ROM'a doğrudan bağlı olduğu da saptandı. Serbest atış ile yaş(r=0.48 ve P<0.01) ve antrenman yaşı (r=0.46 ve P<0.01) arasında anlamlı pozitif ilişki, omuz fleksiyonu arasında ise anlamlı negatif ilişki(r=0.37 ve P<0.01) bulundu. Bu bulgulara dayanarak; basketbolcuların vücut tipi bakımından toplum ortalamasından farklı olduğu, cinsiyetin; boy, üst ekstremite segment uzunlukları, ROM ve izometrik kuvveti etkileyen en önemli değişken olduğu, scapula'nın omuz ekleminin abduksiyonunda önemli düzeyde harekete katıldığı ve kuvvet summasyonu ile serbest atış kavsinin azaltılmasının deneyimli basketbolcular tarafından kendiliğinden oluşturulduğu sonucu çıkarılmıştır. XIVII.ANAHTAR SÖZCÜKLER İstemli hareket: Vücudun herhangi bir kısmının iradeye bağlı olarak pozisyon değiştirmesi. İstemli hareket genişliği (ROM): Bireyin istemli olarak gerçekleştireceği hareketler sırasında eklemde meydana gelen maksimal açı. Dirsek taşıma açısı: Humerus ekseni ile önkol kemikleri arasındaki açı. Serbest atış: Hücum oyuncusunun topu direkt olarak potaya atma aksiyonu. İzometrik kuvvet : Kasın izometrik kasılması sonucu meydana gelen kuvvet. XII
Farklı liglerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların dikey sıçrama reaktif çeviklik ve müsabaka performanslarının incelenmesi
Amaç: Çalışmanın amacı, farklı seviyelerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların reaktif çeviklik [RÇ] ve dikey sıçrama performansı ile müsabaka performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gerekçe ve Yöntem: Çalışmaya, Basketbol Süper Ligi'nden [BSL] 20, Türkiye Basketbol Ligi'nden [TBL] 22 ve Basketbol Gençler Ligi'nden [BGL] 35 olmak üzere toplam 77 sporcu katılmıştır. Sporcuların vücut yağ yüzdelerini tespit etmek için Tanita marka biyoelektrik empedans analizi yapan cihaz kullanılmıştır. RÇ testi SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka ışıklı, kablosuz fotosel sistemi ile uygulanmıştır. Countermovement Jump [CMJ] Testi ve Squat Jump [SJ] testi yine SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka kuvvet platformu kullanılarak uygulanmıştır. Sporcuların müsabaka istatistikleri, TBF resmi çevrimiçi sisteminden takip edilip anonimleştirilerek işlenmiştir. Bulgular: Tüm oyuncularda, TBL oyuncularında, tüm oyun kurucularda ve tüm forvetlerde RÇ testi ile maç sayısı istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. BSL forvetlerinde CMJ testi ile blok istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Tüm pivotlarda CMJ istatistiği ile süre istatistiği arasında, BSL pivotlarında CMJ testi ile asist istatistiği, SJ testi ile maç sayısı istatistiği ve yine SJ testi ile verimlilik istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Ölçülen diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilememiştir. (p<0,05) Sonuçlar: BSL forvetleri ve tüm pivotlar kategorilerinde iyi dikey sıçrama becerisinin oyuna istatistiksel olarak da pozitif etki ettiği görülmüştür. Çalışmamız sonuçlarına göre, oyuncuların dikey sıçrama yüksekliklerinin ve RÇ becerilerinin bazı durumlarda müsabaka istatistiklerinde karşılığının olmadığı söylenebilir.
Zihinse antrenman tekniklerinin 15-16 yaş arası erkek basketbolcularda kolektif yeterlik ve bireysel performansa etkisinin incelenmesi
Özellikle son dönemlerde zihinsel antrenmana olan ilgi giderek artmaktadır. Bu teknik sporcuların performansını arttırmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı; sporculara zihinsel antrenman becerilerini benimsetmek, zihinsel antrenmanın sporcuların kolektif yeterlik ve bireysel performansı üzerine olumlu etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Zihinsel antrenman teknikleri genellikle fiziksel antrenmanla beraber kullanılmakta olup, özellikle üst yaş gruplarında yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Zihinsel antrenman teknikleri fiziksel bir efor gerektirmemektedir. Son yıllarda bu tekniklerin özellikle takım sporlarında oyuncunun bireysel performansına etkili olup olmadığını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışma ligde oynayan 15-16 yaş aralığında bulunan 5 oyuncu ile yapıldı. Bu oyuncuların yaş ortalaması x̄=15,4±1 yıl olarak tespit edilmiştir. Çalışmada katılımcılara kolektif yeterlik ölçeği ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Çalışma süresince toplanan verileri analiz etmek için SPSS programı kullanılmıştır. Bununla birlikte, katılımcılara 5 haftalık bir zihinsel antrenman programı uygulanmıştır. Yapılan zihinsel antrenman egzersizi sonucunda, zihinsel antrenman teknikleri uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra oyuncuların performans parametreleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunamamıştır. Buna ilaveten, uygulanan kolektif yeterlik ölçeği puanlarının ön-test ve son-test değerleri arasında çıkan fark da istatistiksel açıdan anlamlı bulunamamıştır (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Kolektif Yeterlik, Performans, Zihinsel Antrenman
Sekiz haftalık fonksiyonel antrenmanın üç farklı yaş grubundaki erkek basketbolcuların vücut kompozisyonu ve çeviklik performansına etkisi
Fonksiyonel antrenman, sporcunun performansını geliştirmek için kendi vücudunun limitlerini tüm pozisyonlarda kullanarak çoklu eklemlerin dahil olduğu bir antrenman sürecidir. Bu araştırmanın amacı, 8-16 yaş grubu basketbolculara fonksiyonel antrenmanın vücut kompozisyonuna ve çeviklik performansına olan etkisini incelemektir. Çukurova Üniversitesi Spor Kulübünde basketbol oynayan sporcular çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çalışmaya gönüllü katılan toplam 60 sporcunun yaş ortalaması 12.32 ± 2.73 yıl; boy ortalamaları 161.55 ± 21.76 cm; vücut ağırlıkları 55.70± 19.55 kilogramdır. Sporcular üç gruba ayrılmıştır. 1.grup 8-10, 2.grup 11-13 ve 3.grup 14-16 yaş aralığındaki sporculardan oluşmaktadır. Bu üç gruba sekiz hafta boyunca haftanın üç günü aynı saatte fonksiyonel antrenman yaptırılmıştır. Çalışma öncesi ve sonrasında ölçüm araçları olarak T çeviklik testi, vücut kompozisyon testlerinden; deri kıvrım kalınlığı, dikey sıçrama, oturma yüksekliği, anaerobik güç testi, mekik testi, beden kitle indeksi (BKI), vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve demografik bilgilerin bulguları alınmıştır. Veriler, SPSS programında normallik testi sonucuna göre Spearman Korelasyon ve Wilcoxon analizleriyle değerlendirilmiştir. Sekiz haftalık fonksiyonel antrenman öncesinde ve sonrasında alınan ölçüm sonucunda 8-10 yaş grubu basketbolcuların tüm değişkenlerinde el kavrama kuvveti hariç istatistiki olarak p<0.01 ve p<0.05 düzeyinde anlamlı fark gözlenmiştir. 11-13 yaş grubu erkek basketbolcularda tüm değişkenlerde istatistiki olarak p<0.01 ve p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık gözlenirken, 14-16 yaş grubu erkek basketbolcularda vücut ağırlığı ve BKI hariç, diğer değişkenlerde istatistiki olarak p<0.01 düzeyinde anlamlı fark gözlenmiştir. Sonuç olarak fonksiyonel antrenmanın altyapı basketbolcularında fiziksel ve motorik özelliklerinden çeviklik ve vücut kompozisyonun geliştirilmesinde etkili olduğu ve antrenörlerin antrenman programlarında fonksiyonel antrenmanlara da yer vermelerinin önemli olduğu söylenebilir.
Tutundurma faaliyetleri açısından sponsorluğun federasyonların mali gelişimine etkisi ve Basketbol Federasyonu örneği
Teknolojinin gelişimi ve buna bağlı olarak dünya genelinde kitlelerin arz ve taleplerindeki yükseliş kurumlar arası rekabetin hızla artışına sebep olmuştur. Kurumların ayakta kalma çabaları, rakiplerine karşı avantaj sağlamaları ve hedef kitlelere ulaşabilmeleri amacıyla tutundurma faaliyetleri ön plana çıkmıştır. Bu amaçları gerçekleştirecek, kitlelerin isteklerine cevap verecek klasik pazarlama araçları arasından fark yaratarak ön plana çıkan bir pazarlama aracı dikkati çekiyor. Bu etkin pazarlama aracının adı Sponsorluk. Sponsorluk, kurum ve kuruluşların mali gelişimine katkı sağladığı gibi federasyonlarında ilgisini çeken en önemli mali kanallardan birisi haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, tutundurma faaliyeti olarak sponsorluğun federasyonların mali gelişimi üzerindeki etkisinin basketbol federasyonu üzerinden araştırılmasıdır. Alan yazın incelendiğinde basketbol federasyonuna ilişkin herhangi bir çalışma örneği bulunamamıştır. Bu çalışmanın amaçlarından biri de alan yazındaki bir boşluğu doldurmak ve ilerdeki çalışmalara bir yardımcı kaynak niteliği taşımasıdır. Çalışmanın yazım bölümünü tutundurma faaliyeti olarak sponsorluk ve sponsorluğun Federasyonların mali gelişimi üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma örneklemi olarak; Basketbol Federasyonu ele alınmış ve Basketbol Federasyonundan belirli yıllar arasında elde edilen veriler analiz edilmiş ve sponsorluğun mali gelişimleri üzerinden bulgulara ulaşılmıştır. Bulgular kısmında sponsorluğun; Basketbol federasyonunun mali gelişimi üzerindeki etkisi yıllara göre incelendiğinde olumlu yönde etkilerinin olduğu ve sponsorluk uygulamalarının tutundurma aracı olarak kullanılmasında artış gözlemlenmiştir. Sponsorluk uygulamalarının bugün ve gelecekte rakipler arasında ön plana çıkabilmek, marka farkındalığı ve takip eden süreçte marka bilinirliği yaratma veya marka bilinirliğini artırmak, rakiplere göre farklılaşmak, hedef kitleyle duygusal bir bağ oluşturmak, gittikçe zorlaşan marka sadakatini oluşturmak ve en doğru bütçeyle hedef kitlelere ulaşmada önemli bir yere sahip olduğu ve giderek artacağı belirlenmiştir.
Basketbol seyircilerinin takımlarına duydukları güven ile sadakat düzeylerinin değerlendirilmesi(Pınar Karşıyaka örneği)
Bu araştırmanın amacı, basketbol seyircilerinin takımlarına duydukları güven ve sadakat düzeylerinin belirlenmesi ve Pınar Karşıyaka basketbol takımı taraftarlarının takımlarına karşı duydukları güven ve sadakat düzeylerine göre stratejik satış planları oluşturabilmesine yardımcı olmaktır. Araştırmada elde edilen veriler, Pınar Karşıyaka müsabakalarını izlemeye giden taraftarlardan yaşları 13-71 arasında değişen 283 (205 erkek,78 kadın) kişiden toplanmıştır. Araştırmada basketbol seyircilerinin marka güvenini ölçmek için Chaudri ve Hollbrook (2001)'un geliştirdiği "Marka güveni Ölçeği"kullanılmış, takıma olan sadakati ölçmek için Bauer, Stokburger-Sauer ve Exler, (2008), Mahony, Madrigal ve Howard (2000), Fink, Trail, ve Anderson (2002)'ın çalışmalarında kullanılan ölçeklerden faydalanılmıştır. Bu ölçekler Yıldız (2010) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Araştırma sonucunda düzenli spor yapma, eğitim durumu ve stadyumda maça gitme durumuna göre Pınar Karşıyaka basketbol seyircilerinin arasında marka güveni açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Marka güveni açısından diğer demografik değişkenlerde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ortaöğretim mezunlarının (lise ve öncesi) davranışsal sadakat düzeylerinin, yükseköğretim mezunlarından daha yüksek olduğu bulunmuştur. Korelasyon analizi sonucuna göre, marka güveni ile tutumsal sadakat ve davranışsal sadakat, tutumsal sadakat ile davranışsal sadakat arasında pozitif yönlü ve güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Basketbol temel becerilerinin kazanılmasında kullanılan öğretim stillerinin motor becerilerde öz düzenlemeli öğrenme stratejilerine etkisi
Amaç: Beden Eğitimi ve Spor dersinde basketbol teknik becerilerinin öğretimi için uygulanan farklı öğretim stillerinin motor becerilerde öz düzenlemeli öğrenme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışma ön test- son test kontrol gruplu deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, 6.sınıf, 26 deney ve 26 kontrol olmak üzere 52 ortaokul öğrencisi gönülü olarak katılmıştır. Ön test- son testte veri elde etmede 'Motor Becerilerde Öz Düzenlemeli Öğrenme Stratejileri Ölçeği' kullanılmıştır. Deney grubu öğrencilerine farklı öğretim stilleri (A-E) ile kontrol grubuna ise komut stiliyle (A) basketbol temel becerileri kazandırılmaya çalışılmıştır. Verilerin analizinde, bağımsız gruplar için t test, tekrarlı ölçümler için t test, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Kruskall Wallis testleri, ayrica Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre ön testler arasında fark tespit edilmemiştir. Deney grubunun motivasyonel inançlar alt ölçeği ortalama puanları ve görev değeri alt boyutu puanları, aynı zamanda, öğrenme stratejileri alt ölçeği ortalama puanları ve metabilişsel öz düzenleme ve akran işbirliği alt boyutları son test puanları kontrol grubuna göre yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Bu bulgu fark (erişi) puanlarında da aynı değerde bulunmuştur. Deney grubu son test öğrenme stratejileri alt ölçeği ortalama puanları ve yardım arama ve akran işbirliği alt boyutları ön test puanlarına göre yüksek ve istatistiksel olarak farklı bulunmuştur. Cinsiyet faktörüne göre deney grubu erkekleri kontrol grubu erkelerden öğrenme stratejileri alt ölçeği ortalama puanlarından yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuçlar: Uygulanan öğretim stilleri motivasyonel inançlar ve öğrenme stratejilerinin önemli bir ayırt edicisidir ve cinsiyetin de öğrenme stratejilerine etki eden bir faktör olarak belirlenmiştir.
Tekerlekli sandalye basketbol oyuncularında skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları üzerine etkisi
Tekerlekli sandalye basketbol sporcularında skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları üzerine olan etkisinin araştırılması amacı ile yapılan çalışmamıza, çalışma grubuna yaş ortalaması 28,3±9 yıl olan 15 sporcu ve kontrol grubuna yaş ortalaması 32,7±8,2 yıl olan 10 sporcu dahil edildi. Her iki grubun sporcuları; sekiz haftalık egzersiz eğitimi öncesinde ve sonrasında, omuz normal eklem hareket açıklıkları, omuz ağrı, skapular pozisyon, omuz eklemi internal ve eksternal rotatörleri esneklik değerlendirmeleri ile birlikte omuz fonksiyonları değerlendirildi. Çalışma grubundaki sporculara rutin antrenman programları ile birlikte sekiz hafta boyunca ve haftada iki gün fizyoterapist eşliğinde bir gün ise ev programı şeklinde skapular stabilizasyon egzersizleri uygulandı. Çalışma grubuna verilen skapular stabilizasyon egzersizleri dirençli egzersiz bandı ve top ile yapılan skapular stabilizasyon egzersizlerden (W egzersizi, bilateral omuz eksternal rotasyonu, kürek çekme, duvarda top kaydırma vb. gibi) oluşmaktadır. Araştırmamız sonucunda; sporcuların sezon içi antrenman programları ile birlikte verdiğimiz skapular stabilizasyon egzersizlerinin tekerlekli sandalye basketbol sporcularında omuz eklemi abdüksiyon yönündeki eklem hareket açıklığında ve omuz fonksiyonelliğinde artma gözlenirken(p<0,05), skapular pozisyon ölçüm değerlerinde azalma gözlemlendi (p<0,05). Sonuç olarak tekerlekli sandalye basketbol sporcularına uygulanan skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonelliğinde artış sağladığı için sporcuların rutin antrenman programlarına eklenmesinin sporculara yarar sağlayacağını düşünmekteyiz.
Rekreasyonel basketbolda ciddi boş zaman algısı ve optimum performans duygu durumu ilişkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı Ciddi Boş Zaman Ölçeğinin (CBZÖ) rekreasyonel basketbolcularda Türkçe geçerlik ve güvenliğini test edilmesi ve CBZÖ ile Sürekli Optimum Performans Duygu Durumu Ölçeği-2'ye (SOPDDÖ-2) ilişkin bulguların demografik değişkenler ile karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Geçerliği ve güvenirliği bu araştırma kapsamında kanıtlanan CBZÖ ve buna ek olarak SOPDDÖ-2 veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de rekreasyonel amaçlı basketbol oynayan sporculardır. Örneklemi ise; Çalışma I'de CBZÖ'nün Türkçe geçerli ve güvenilirliği için 315, çalışma II'de ise (602 erkek ve 125 kadın) 727 gönüllü katılımcıdan oluşmuştur. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programlarında analiz edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemiyle elde edilen verilerin analizlerinde DFA, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; parametrik dağılım sergileyen bağımsız örneklemlerde t testi ve ANOVA testleri; non-parametrik dağılım sergileyen bağımsız örneklemlerde Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H-Testlerinin yanı sıra, ölçekler arasındaki ilişki ve etkiyi belirlemek için ise Sperman Korelasyon ve Regresyon testlerinden yararlanılmıştır. Ölçüm araçlarının iç tutarlıkların incelemesi için Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı hesaplanmıştır. Bulgular: CBZÖ Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda CBZÖ'nün cinsiyet, yaş, basketbola katılım düzeyi, kariyer, lisans yılı ve haftalık boş zaman süresi değişkenine göre; SOPDDÖ-2'nin ise cinsiyet, basketbola katılım düzeyi ve lisans yılı değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. CBZÖ ile SOPDDÖ-2'nin tüm alt boyutları arasında pozitif bir ilişki ve etki tespit edilmiştir. Sonuçlar: CBZÖ 18 boyutu nedeniyle ayrıntılı bir boş zaman etkinliği analiz aracı olarak adlandırılabilir. Amatör basketbol katılımcıları, Ciddi Boş Zaman özelliklerinin çoğuna sahiptir ve katılım düzeylerine göre değişen seviyelerde Optimum Performans Duygu Durumu (Akış) yaşarlar.
12-14 yaş erkek basketbolcularda ip atlama egzersizlerinin güç ve esnekliğe etkisi
Amaç: 12-14 yaş erkek basketbolcularda ip atlama eğitiminin güç ve esnekliğe etkisinin olup olmadığını incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya yaşları 12-14 arasında değişen toplamda 24 sporcu katılmıştır. Katılımcılar 12 deney (Xyaş=12,92; ss=,79), 12 kontrol (Xyaş =12,92; ss=,79) grubu olmak üzere iki eşit gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu rutin Basketbol antrenmanlarına devam ederken deney grubu ise sekiz haftalık ip atlama eğitimi programına dâhil edilmiştir. İki grubunda ön test ve son test olmak üzere boy uzunluğu-vücut ağırlığı, 30 m Sprint testi ve Otur-eriş esneklik test verileri kaydedilmiştir. Bulgular: Deney grubunda 10 m. sprint (z = -2,49, p < 0,05), 10-30 m. sprint (z = -2,39, p < 0,05) ve Total 30 m. sprint (z = -3,06, p < 0,01) değerleri üzerinde artış meydana gelmiştir. Kontrol grubunda sadece 10 m sprint (z = -2,35, p < 0,05) de biraz artış görülmüş 10-30 m ve total 30 m sprint değerlerinde ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubunun Otur-eriş (z = -2,58, p < 0,05), Esneklik-sağ (z = -2,98, p < 0,01) ve Esneklik-sol (z = -3,13, p < 0,01) verilerinde öntest verilerine göre azalma meydana gelmiştir. Kontrol grubunda ise Otur-eriş (z = -,85 p > 0,05) ve Esneklik-sağ (z = -1,18, p > 0,05) ölçümlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Esneklik-sol verilerinde ise kontrol grubunun öntest ve sontest ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır (z = -2,44, p < 0,05). Sonuç: İp atlayan grubun, ip atlamayan basketbolculara göre güç değerlerinde artış, esneklik değerlerinde ise düşüş olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda genel olarak güç ve esneklik değerlerinde artış veya azalma saptanmamıştır. Fakat 10 m sprint degerindeki artışın ve esneklik-sol değerindeki azalmanın araştırma süresince basketbola özgü yapılan antrenman içeriğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Erkek Çocuk, Basketbol, İp atlama, Güç, Esneklik