Ego

80 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessAR

تجليات الانا والاخر في شعر يحيى السماوي

This thesis aimed at researching the problem of the relationship between the ego and the other, as it was manifested in the poetry of the contemporary Iraqi poet Yahya Al-Samawi. Studying the situations that link the ego to the other in his poetry in all its forms and images, and standing on the poetic text to reveal its implications and hidden connotations that reveal the suffering of the ego and her pains, and her constant aspiration to harmony with the other. The importance of the study comes from the importance of the heavenly poet, as he possesses a rich poetic experience for study and criticism, and his style is distinguished by the beauty of the phrase, the accuracy of the reference, and that he is one of the poets of alienation who were loyal to their identity, as well as the fact that the focus of the study is one of the topics in which multiple sciences share: such as psychology, philosophy, sociology. And that this study deals with a contemporary poetic experience that may benefit poets, scholars, and those interested in modern Arabic poetry. This study followed the descriptive analytical approach, by describing his literary life, his life philosophy, extrapolating his poetry and examining his collections. To study it critically with the aim of clarifying the phenomena of the ego and the other of the poet through his poetry. The conclusions of the study were as follows: The texts of the poet Yahya al-Samawi did not stand in their relationship with the other at the time of confrontation or contradiction, but rather it was a turbulent relationship attracted by the poetic ego, and in many texts the concept of the ego and the other transcended the relationship of parallel and antithesis to a neutral, unknown, more harmonious. The space also appeared clearly in his poetry, whether local places in Iraq, or Arab or Western places, and they formed the field in which his relationship with the other. In his narrative poems, he presented a model of striving towards identification with the other, and the search for commonalities, especially participation in the Arab identity, and in his relationship with the Western other, the intellectual, cultural, and civilizational conflict emerged. His speech to the occupied Western man came as a speech of contrast to the opposite, as he touched in his poetry on irony in order to add a new satirical tint, and linguistic shift to add surprise and shock to the recipient, and his language varied between classical and spoken in what could be called hybrid Arabic, and therefore his phrases were characterized by smoothness and ease of reception. The poet Al-Samawi truly represented the image of the unstable ego in its struggle with the other, and the circumstances of his life, the pain of the Iraqi war, and alienation from the homeland added to his poetry a lot of passion, distinction, and breadth, and made him truly one of the distinguished poets, and he has a clear imprint in contemporary Iraqi poetry.

Seenaa Musafer Metab Meteab
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversitede öğrenim gören öğrencilerin yeme tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişki

AMAÇ: Bu araştırma üniversite öğrencilerinin yeme tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. GEREÇ-YÖNTEM: Tanımlayıcı tipte yapılan araştırmanın çalışma evrenini bir üniversite merkez kampüslerinde okuyan 9103 lisans ve ön lisans öğrencileri oluşturdu. Araştırmanın örneklemi 500 öğrenciden oluştu. Örnekleme seçilecek öğrencileri belirlemek için fakülte ve yüksekokul bölümlerinde okuyan öğrencilerin sayıları listelenerek tabaka ağırlığı ve okullardan örnekleme alınacak öğrenci sayısı belirlendi. Veri toplama aracı olarak Anket Formu, Yeme Tutum Testi ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanıldı. Araştırmanın uygulanabilmesi için gerekli izinler alındı. Verilerin analizinde sayı-yüzde, X2 (ki-kare) ve Spearman Korelasyon Testi kullanıldı. BULGULAR: Öğrencilerin %52.4'ü erkek öğrencidir ve %70.6'sı normal kiloludur. Yeme Tutum Testinden öğrencilerin %32.2'si 30 puan ve üzerinde aldı. Öğrencilerin sınıf seviyelerinin, anne eğitim düzeylerinin artmasının ve ailesinde şişman birinin olmasının yeme davranışlarını olumlu yönde etkilediği belirlendi. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin %61.6'sı orta düzeyde benlik saygısına sahip olduğu bulundu. Öğrencilerin sınıf seviyesi arttıkça benlik saygılarının arttığı ayrıca ailesinde şişman birisinin olmasının benlik saygısını olumlu etkilediği görüldü (p<0.05). Öğrencilerin cinsiyetleri, baba eğitim durumu ve algıladıkları aylık gelir düzeyi ile benlik saygısı arasında bir ilişki olmadığı saptandı (p>0.05). Vücut kitle indeksi ile yeme tutum testi arasında negatif yönde çok zayıf bir ilişki, vücut kitle indeksi ile benlik saygısı arasında pozitif yönde çok zayıf bir ilişki bulundu. Yeme tutum testi puanı ile benlik saygısı puanı arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulundu. SONUÇ: Bu araştırmada vücut kitle indeksinin yeme tutumu ve benlik saygısını etkilemediği ancak yeme tutumu ile benlik saygısı arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşıldı. Okul hemşirelerinin üniversite öğrencilerine yönelik yapılacak olan yeme tutumu ve benlik saygısı ile ilgili çalışmalarda rol alması önerilir. Anahtar kelimeler: beslenme, obezite, okul sağlığı, yeme tutumu, benlik saygısı, okul hemşireliği

BenlikBenlik saygısıBeslenme+7
Öznur Kurucu
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mahlas beyitleri bağlamında 17. yüzyıl gazellerinde benlik

Bu çalışma 17. yüzyılın önde gelen sekiz şairi Şeyhülislâm Yahyâ, Nâbî, Nâʼilî, Neşâtî,Nefʻî, Nevʻizâde ʻAtâyî, Sâbit ve Vecdî'nin gazellerindeki mahlas beyitlerinde şairlerin kendilerini nasıl anlatttıkları üzerinedir. Çalışmanın giriş bölümünde mahlasterimi ve mahlas beyitle ilgili genel bilgiler verilmiş, şairlerin benliklerini anlamada mahlas beyitlerinin önemi üzerinde durulmuştur.Eski Türk Edebiyatı, Yeni Türk Edebiyatı ve Türk Halk Edebiyatı'nda mahlasın yerine değinilmiştir. İkinci bölümde şairlerin, kendilerini doğrudan nasıl anlattıkları, hangi yönlerini ve özelliklerini dile getirdikleri işlenmiştir. Üçüncü bölümde dış dünyadan ve afaki olaylardan hareketle kendilerini ne biçimda tarif ettikleri, kendilerine özgü hangi yönlerini anlattıkları irdelenmiştir. Her konu başlığında şairler ve konularla ilgili farklı grafikler verilerek, konu daha somut hale getirilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise şairlerin kendileri için kullandıkları sıfatlar tablo halinde verilmiştir.

17. yüzyılBenlikBeyitler+3
Ahmet Geprem
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin değer yönelimleri ile benlik denetim düzeyleri arasındaki ilişki

Yapılan çalışmada, üniversite öğrencilerinin değer yönelimleri ve benlik denetimi düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Hasan Kalyoncu Üniversitesinde eğitim görmekte olan 509 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; Kişisel Bilgi Formu, Dilmaç, Arıcak ve Cesur tarafından geliştirilen Değerler Ölçeği ve Kısa Öz-Kontrol Ölçeğinin Türkçe Versiyonu şeklindedir. Analiz sonuçları, dokuz değer alt boyutu arasından, entelektüel, materyalistik ve kariyer değerlerinin benlik denetimini yordadığı yönündedir. Entelektüel ve kariyer değerleri puanlarındaki bir standart sapmalık artış, benlik denetimi düzeyinde sırasıyla 0.19 ve 0.21 standart sapmalık artışa neden olurken, materyalistik değerler puanındaki bir standart sapmalık artış, benlik denetimi düzeyinde 0.21 standart sapmalık düşüşe neden olmaktadır. Ayrıca, katılımcıların değerlerinin katılımcıların cinsiyet, öğrenim gördükleri fakülte, sınıf düzeyleri ve anne eğitim düzeyleri şeklindeki demografik değişkenlerin alt grupları arasında farklılaştığı ancak baba eğitim düzeyleri, şu anda yaşadıkları yer ve yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yerleşim yeri değişkenlerine göre farklılaşmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular literatür dikkate alınarak tartışılmıştır.

BenlikBenlik kontrolüDenetim+4
Fulya Bedir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kariyer çapaları ve temel benlik değerlendirmenin iş tatminine etkisi: Bir alan çalışması

Geleceğin nitelikli insan gücünü yetiştiren üniversitelerin eğitimde kaliteye ulaşmaları, kendilerinden ulusal ve uluslararası düzeyde söz ettirmeleri, bünyelerinde görev yapan akademik ve idari personelin performansına bağlıdır. Bu performansa da işinden tatmin olan, işini severek yapan personel ile ulaşılabilir. Bu bağlamda iş tatminini etkileyen faktörlerin tespit edilmesi son derece önemlidir. Araştırmada çalışanların kariyer çapaları ve temel benlik değerlendirmesinin iş tatminine etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Mardin Artuklu Üniversitesi'nde akademik ve idari kadrolarda görev yapan 261 personel oluşturmaktadır. Anket aracılığıyla toplanan veriler Spss programında frekans, korelasyon ve regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; çalışanların kariyer çapaları ile temel benlik değerlendirmesine ilişkin algılarının genel iş tatminleri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik personelBenlikBenlik değeri+5
Adnan Işıker
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal kaygılı ergenlerin kişilerarası ilişki yapılarının okul bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada sosyal kaygı açısından duyarlı dönem olarak kabul edilen ergenlik döneminde bireylerin kişiler arası ilişki yapılarının okul bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Ergenlik dönemi (biyo-psiko-sosyal gelişim ve kimlik gelişimi) açısından bütüncül bir bakış açısı ile yürütülen bu araştırma sosyal kaygılı ergen bireylerin kendilerine, okuldaki önemli diğerlerine ve sosyal rollerine ilişkin bilişsel yapılandırma süreçleri hakkında bilgi sunmayı hedeflemektedir. Bu araştırmanın çalışma grubu, resmi ortaöğretim kurumlarında 11. ve 12. sınıfa devam eden öğrencilere (n=653) uygulanan Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeğinden alınan en yüksek (N=10) ve en düşük (N=10) puanlara göre oluşturulan iki gruba atanan katılımcılardan oluşmaktadır. Buna ek olarak düşük düzeyde sosyal kaygılı öğrencilere uygulanan Kısa Semptom Envanterinden elde edilen sonuçlarla iki grup arasında sağlıklı bir karşılaştırılma yapılması olanaklı hale getirilmiştir. Nicel çoklu vaka deseni olarak tasarlanan bu araştırmada, Repertuar Ağı Tekniğinden (Kelly, 1955; 1991) yararlanılarak çalışma grubundaki öğrencilerin kendilerine, okuldaki önemli diğerlerine ve okuldaki rollerine ve genel olarak okula ilişkin bilişsel yapılarına ilişkin nitel veriler elde edilmiş ve bu nitel veriler IDIOGRID analiz programı ile çözümlenmiş; buna bağlı olarak yüksek düzeyde sosyal kaygılı katılımcıların benlik saygısı, Benlik Karmaşıklığı ve benlik entegrasyonları açısından nasıl farklılaştığı düşük düzeyde sosyal kaygılı ergen olgularla karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, karşılaştırma grubunun aksine çalışma grubunun tamamının sağlıksız benlik entrgrasyonlarına (sosyal yabancılaşma) sahip olduğunu, ayrıca alanyazında yer alan çalışma bulgularının aksine sosyal kaygı ile benlik saygısı ve benlik karmaşıklığı arasında zorunlu bir ilişki olmayabileceğini göstermiştir. Yine bulgular, karşılaştırma çalışma grubunun aksine çalışma grubunun okulla ilişkili yaşantıları bağlamında olumsuz içerikli bilişsel temsillere sahip olduğuna ve olumlu benlik kabulüne sahip olmadıklarına işaret etmiştir. Anahtar Sözcükler: Sosyal Kaygı, Ergenlik Dönemi, Kişisel Yapılar Kuramı, Benlik Entegrasyonu

BenlikErgenlerEğitim kurumları+3
Eda Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin benlik kurguları ve toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutumları ve benlik kurgusu boyutları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemi 2021- 2022 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde bulunan ortaöğretim kurumlarında eğitime devam eden, 14-18 yaş arası bireyler olarak belirlenmiştir. 426 (%68) kız, 204 (%32) erkek olmak üzere toplam 630 kişinin verileri kullanılmıştır. Araştırmada benlik kurgularını ölçmek için Kağıtçıbaşı (2007) tarafından geliştirilen "Ailede Özerk-İlişkisel Benlik Ölçekleri" kullanılmıştır. Üniversite öğrencileri için geliştirilen ölçeğin orijinali 22 maddeden ve ailede özerk benlik, ailede ilişkisel benlik ve ailede özerk- ilişkisel benlik olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır. Öğrencilerin toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimlerini ölçmek amacıyla Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimi Tutum Ölçeği Kadın Formu (Haskan Avcı vd., 2019) ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimi Tutum Ölçeği Erkek Formu (Haskan Avcı vd., 2019) kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS 25.0 (Statistical Package for the Social Sciences version 25) programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizlerde parametrik tekniklerden Pearson Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Standart Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadın ve erkek lise öğrencilerinin özerk benlik kurgusu alt boyutu puanları ile toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutum puanları arasında negatif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yine kadın ve erkek lise öğrencilerinin özerk benlik kurgusu alt boyutu puanlarının toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutum puanlarını anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, ilişkisel, özerk, benlik

BenlikBenlik kurgularıMeslek seçimi+3
Kevser Toydemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı güdüsel iklimlerde performansın ön görücüsü olarak akış ve duygusal zekâ

Amaç: Bu çalışmada amaç, farklı güdüsel iklimlerde akış ve duygusal zekânın performansa olan etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın çalışma gurubu 2015-2016 eğitim öğretim yılında Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 112 öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak sürüş simülasyonu, optimal performans duygu durumu ölçeği, Schutte duygusal zekâ ölçeği, sporda görev ve ego yönelimi ölçeği, 10 basamaklı durumluluk kaygı durumluluk güven görsel skala ölçeği, 10 basamaklı haz ve uyarılmışlık görsel skala ölçeği kullanılmıştır. Optimal performans duygu durumu ölçeğinin Türkçe uyarlamasını Aşçı ve ark.(2007) tarafından, Schutte duygual zekâ ölçeğinin Türkçe uyarlamasını Tatar ve ark.(2011), sporda görev ve ego yönelimi ölçeğinin Türkçe uyarlamasını ise Toros (2001) tarafından yapılmıştır. Çalışma verileri SPSS 21.00 versiyonu ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi veya nonparametrik eş değeri, regresyon ve korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Bulgular: Görev grubundaki katılımcıların test toplam zaman ve akış boyutları arasındaki ilişki görev zorluğu deneyimi ile oluşan modelin tur zamanlarındaki değişimi anlamlı bir şekilde açıklayabildiğini göstermiştir. [F (1, 38)= 10,70 P= .002, R2adj = .20] Ego grubundaki katılımcıların test toplam zaman ve akış boyutları arasındaki ilişki kontrol duygusu ve amaca ulaşma deneyimi ile oluşan modelin tur zamanlarındaki değişimi anlamlı bir şekilde açıklayabildiğini göstermiştir. [F (2, 37)= 20,45 P= .000, R2adj = .50] Kontrol grubundaki katılımcıların test toplam zaman ve akış boyutları arasındaki ilişki belirli geri bildirim ve göreve odaklanma deneyiminden oluşan modelin tur zamanlarındaki değişimi anlamlı bir şekilde açıklayabildiğini göstermiştir. [F (2, 31)= 22,82 P= .000, R2adj = .57] Sonuç: Araştırma verilerinden elde edinilen sonuçlara göre, bir performans esnasında oluşturulan iklime bağlı olarak performansın ve akış alt boyutlarının farklılaştığı görülmüştür.

BenlikDuyguDuygu hayatı+7
Hatice Aslı Budak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybol hakemlerinin ego ve görev yönelimleri bakımından öz yeterliklerinin incelenmesi

1. ÖZET Amaç: Bu araştırmada amaç voleybol hakemlerinin ego ve görev yönelimleri ile öz yeterlikleri arasındaki ilişki incelenerek demografik özelliklerine göre bu ilişkinin değişip değişmediğinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın çalışma grubu 2017-2018 sezonunda İzmir, Kayseri, Denizli, Aydın, Ankara, İstanbul ve Isparta illerinde faal olarak görev yapan 279 voleybol hakeminden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Sporda ego ve görev yönelimi ölçeği (Doğan ve ark. 2017) ve Hakem öz yeterlik ölçeği (Karaçam ve Pulur 2017) ile sosyo-demografik veri formu kullanılmıştır. Bu çalışma verileri SPSS programının 21.00 versiyonu ile analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Analysis of Variances) ve bağlantısız gruplar için t-testi (independent t-test) ile karşılaştırma sonuçlarına yer verilmiştir. Varyans analizlerinde gruplar arası farklılık için de Tukey-B çoklu karşılaştırma (Post Hoc Multiple Comparison) testi uygulanmıştır. Bulgular: Fiziksel yeterlik, oyun bilgisi, karar verme, baskı, iletişim, HÖYÖ toplam puanı ve görev yönelimi alt boyutlarının her birinin birbirleri ile, ego yönelimi alt boyutununsa sadece görev yönelimi alt boyutu ile anlamlı bir ilişki içinde olduğu görülmüştür. Cinsiyet gruplarına göre fiziksel yeterlik alt boyutu ve karar verme alt boyutu, Yaş (F(4,261)=3,660; p<0,05) ve Deneyim (F(5,258)=3,295; p<0,05) gruplarının karar verme alt boyutu, Klasman gruplarının karar verme alt boyutu (F(3,266)=3,912; p<0,05) ve ego yönelimi alt boyutu (F(3,267)=3,079; p<0,05) Şehir gruplarının ego yönelimi alt boyutu (F(6,267)=6,190; p<0,05) toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken meslek gruplarının alt boyut toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonuçlar: Araştırmanın sonucunda voleybol hakemlerinin ego ve görev yönelimleri ile öz yeterlikleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüş ve cinsiyet, yaş, deneyim, şehir ve klasman değişkenleri arasında farklılıklar bulunmuştur.

BenlikGörev alanıHakemler+4
Nazlı Ekmekçi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Psikiyatri kliniklerinde çalışan hemşirelerin transaksiyonel analiz kuramına göre ego durumları

Araştırmanın amacı, psikiyatri kliniklerinde çalışan hemşireler ile hastalar arasındaki iletişimi Transaksiyonel Analiz Kuramı ego durumları açısından incelemek ve hemşire-hasta iletişiminde en çok kullanılan ego durumunu saptamaktır. Araştırmada anket uygulaması ve gözlem olmak üzere nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Nicel veriler, ?Kişisel Bilgi Formu? ve?Ego Durumları Ölçeği? ile toplanmıştır. Nitel veriler, doğrudan katılımlı gözlem yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde Mann Whitney U, Kruskal-Wallis, Korelasyon analizleri, Kendall's Tau-c katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre psikiyatri hemşireleri araştırmacıya, sorumlu hemşirelere ve kendilerine göre Yetişkin ve Koruyucu Ebeveyn ego durumlarını ağırlıklı olarak kullanmaktadırlar. Hemşirelerin hastalarla olan iletişimlerinde kullandıkları ego durumları ile yaşı, medeni durumu, eğitim düzeyi, meslek yılı, meslekten memnuniyet durumu arasında anlamlı fark olduğu, iletişim süreçlerinde çoğunlukla Tamamlayıcı transaksiyonların gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

BenlikHemşire-hasta ilişkileriHemşirelik+3
Melike Yönder
Düzce University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan üniversite öğrencilerinin benlik saygı ve sosyal görünüş kaygı düzeylerinin incelenmesi

Fiziksel görünüm, tarih boyunca insanların yaşamında önem arz etmiştir. Bireyin görünüşüyle ilgili algılarının önemli bir belirleyicisi olan benlik kavramına ilişkin olumlu ya da olumsuz duygular sosyal görünüşe ilişkin duyguları da aynı yönde etkilemektedir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı, 2016-2017 yılında Siirt Üniversitesinde Öğrenim gören öğrencilerin benlik saygısı ve sosyal görünüş kaygı düzeylerini incelemek ve aralarında cinsiyet, yaş, lisanslı olarak spor yapma, anne ve baba eğitim düzeyi değişkenlerine göre fark olup olmadığını belirlemektir. Araştırmaya Siirt Üniversitesinde Eğitim Fakültesi, İdari ve İktisadi Bilimler Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda öğrenim gören 233'ü erkek (%59.1) 161'i kadın (%40.9) olmak üzere toplam 394 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Araştırma kapsamında, araştırmacılar tarafından kişisel bilgi formu oluşturulmuş ve veri toplama aracı olarak Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği SGKÖ" ve "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği RBSÖ" kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklere verilen yanıtların iç tutarlılığı Cronbach alpha (α) ile incelenmiş ve katsayı "SGKÖ" için .95 "RBSÖ" için ise .70 olarak bulunmuştur. Verilerin analizi SPSS 21 paket programı ile yapılmış, betimsel istatistikler frekans (f), yüzde (%), T-Testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, "SGKÖ" puanlarıyla cinsiyet ve lisanslı olarak spor yapma değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu anne ve baba eğitim düzeyi ve yaş değişkenine göre anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. "RBSÖ" puanlarıyla ise anne eğitim düzeyi ve lisanslı olarak spor yapma değişkenine göre anlamlı bir farkın olduğu, cinsiyet, yaş, ve baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Benlik Saygısı, Öğrenci, Sosyal Görünüş Kaygısı, Spor

AnksiyeteBenlikBenlik saygısı+4
Muhittin Selami Erman
Düzce University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Karakter ve eylem değerleri üzerinden Servet-i Fünun romanında psikolojik manipülasyon

Servet-i Fünun dönemine geçişin alt yapısını hazırlayan unsurların cedid hareketine zemin oluşturan fikir ve görüş benzerlik/ayrılıkları, dönemin içinde bulunduğu siyasi, sosyolojik ve psikolojik durum anlatılır. Cedid hareketi ile birlikte ortaya çıkan eskiden yırtılım isteğinin verdiği çabayla bir salon edebiyatı tavrında cemaatten cemiyete, tebaadan tabakaya, dıştan içe, bizden ben/e yönelimde etkin olan durumlar aktarılır. Psikolojik manipülasyon kavramı, bu kavram içinde karakterlerin kendilerini ifade etme biçimleri, ben/in yüce bir varlık olduğunun farkına varan karakterin kendini ispatlaması, gerçekleştirmesi, çıkarları doğrultusunda karşısındakinin duygularını sömürüp etkilemesi, kendi ben/ini ön plana çıkaracak tavırları manipülasyon perdesi arkasından vermeye çalışması, manipülasyon kavramının Servet-i Fünun romanındaki karakterlerin sergiledikleri tavırlar ile ilişkisi aktarılmaya çalışılır.

BatılılaşmaBenlikDuygusal manipülasyon+6
Görkem Gökçe Yiğit
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı liglerdeki kadın ve erkek futbolcuların fiziksel benlik algı düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada: farklı liglerdeki kadın ve erkek futbolcuların fiziksel benlik algı düzeylerinin belirlenmesi ve ligler açısından farklılıkların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evereni İstanbul ve Kocaeli illerinde farklı amatör ve profesyonel liglerde oynayan kadın ve erkek futbolculardan oluşurken, örneklem grubumuzu ise tesadüfi yöntemle seçilmiş futbol kulübü takımlarından 100 kadın ve 300 erkek futbolcu (Amatör Lig, Süper Lig, Profesyonel 3. 2. ve 1. Lig, BAL) toplam 400 futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada Fox (1990) tarafından geliştirilmiş ve Türkiye'ye uyarlama çalışması, Aşçı vd. (1995) tarafından yapılmış olan "Kendini Fiziksel Algılama Envanteri" kullanılmıştır. Araştırmada eldinilen verilerin analizi için SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilere ilişkin tanımlayıcı istatistiki analizler yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla ANOVA testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmeleri sonucunda kadın futbolcuların yaşları, oynadığı lig, futbol oynama yılı ve eğitim durumları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Ancak boyları, lisans türleri ve kiloları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Erkek futbolcuların lisans türleri, oynadıkları lig ve futbol oynama yılları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamalı bir farklılık tespit edilmemiştir. Buna rağmen yaşları, boyları, kiloları ve eğitim durumları ile beden algılama düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Futbolcuların beden algılama düzeyleri liglere göre incelendiğinde; süper lig ( =4,33), 1. lig ( =4,21) 2. lig ( =4.20), 3. Lig ( =4,16), bal ( =4,10), amatör ( =4,01) olarak belirlenmiştir Bu anlamda beden algılama düzeyi süper ligde oynayan futbolcularda daha yüksek düzeydedir. Dolayısıyla futbolcuların oynadığı lig düzeyi arttıkça beden algılama düzeyi de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Lig, Cinsiyet, Fiziksel Benlik Algısı

BenlikBenlik algısıErkekler+5
Gülşen Efe Arpa
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amatör futbolcuların benlik saygıları ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların benlik saygıları ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye Futbol Federasyonu'nun Amatör Liglerinde mücadele eden amatör futbolcular oluştururken; örneklem grubunu ise TFF'nin 2017-2018 sezonunda Burdur, İstanbul, Trabzon ve Rize illerindeki Bölgesel Amatör, Süper Amatör, 1.Amatör ve 2.Amatör Liglerinde mücadele eden 33 takımın seçkisiz yolla belirlenen 537 gönüllü amatör futbolcusu oluşturmaktadır. Araştırmada amatör futbolculara, araştırmacı tarafından hazırlanan "Demografik Bilgi Formu", Stanley Coopersmith tarafından 1967 yılında geliştirilen, Turan ve Tufan (1987) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri" ve Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilmiş ve Yıldırım (2002) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Örgütsel Adalet Algısı Ölçeği" uygulanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 Lisanslı Paket Programı kullanılmış; tanımlayıcı istatistik (Frekans, Yüzdelik, Ortalama ve Standart Sapma), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi tekniği, tek yönlü ve çok yönlü varyans analizi (f testi) (ANOVA - MANOVA) ve farklılıkların kaynağını belirlemek amacıyla Tukey Çoklu Karşılaştırma (HSD) testinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre; futbolcuların yaş değişkeni açısından benlik saygısı toplam puanlarında anlamlı farklılıklar olmakla birlikte; 25 yaş ve üzerindeki futbolcuların benlik saygısı ortalamaları, 21-24 yaş aralığındaki futbolcuların ortalamalarından anlamlı şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Futbolcuların medeni durum değişkeni ile benlik saygısı toplam puanları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiş; evli futbolcuların benlik saygısı ortalamalarının, bekar futbolcuların ortalamalarından anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Futbolcuların futbol oynama süresi değişkeni ile benlik saygısı toplam puanları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiş; 9 yıl ve üzerinde futbol oynayan futbolcuların benlik saygısı ortalamaları, 7-8 yıl aralığındaki futbolcuların ortalamalarından anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur. Futbolcuların futbol oynadıkları lig düzeyleri ile benlik saygısı toplam puanları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Buna göre; Bölgesel Amatör Liglerde oynayan futbolcuların benlik saygısı ortalamaları, hem Süper Amatör hem de 1.Amatör ligde oynayan futbolcuların benlik saygısı ortalamalarından anlamlı bir şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca; futbolcuların doğum yeri değişkeni, eğitim durumu değişkeni ve futbol oynadıkları mevki değişkeni ile benlik saygısı toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Futbolcuların örgütsel adalet ölçeğine göre yapılan MANOVA testi sonuçlarında, yaş değişkenine göre örgütsel adalet ölçeğinin bütününde anlamlı farklar belirlenmesine karşın; ölçeğin alt boyutlarının tek tek incelendiğinde herhangi anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Bu bulgulara göre yaş değişkeninin örgütsel adalet ölçeğinin alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordamadığı görülmektedir. Futbolcuların futbol oynadıkları lig değişkenine göre örgütsel adalet ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu bulgu ile alt boyut puanlarından oluşan doğrusal bileşenden elde edilecek puanların futbol oynadıkları liglere bağlı olarak farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ölçeğin üç faktöre ilişkin ortalama ve standart sapma değerleri ile futbolcuların futbol oynadıkları lig değişkenine göre alt boyut bazında yapılan tek yönlü varyans analizi ANOVA sonuçlarında prosedür adaleti alt boyutunda anlamlı farklılık ortaya çıktığı görülmüştür. Yapılan ikinci derece fark Tukey testinde ise; 1.Amatör ligde oynayan futbolcuların prosedür adaleti alt boyutundan almış oldukları ortalamaların süper amatör ligde oynayan futbolcuların aldıkları ortalamalardan anlamlı derecede yüksek ortalamalara sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca amatör futbolcuların; doğum yerlerinin bulunduğu bölge, eğitim durumu, medeni durum, futbol oynama süreleri ve futbol oynadıkları mevki değişkenleri açısından örgütsel adalet ölçeği ve alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak yapılan Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı analizine göre futbolcuların benlik saygıları ile yaş ve futbol oynama süresi değişkenleri arasında düşük düzeyde anlamlı ilişkilere rastlanmış; ancak katılımcıların yaşları ve futbol oynama süreleri açısından örgütsel adalet ölçeğinin alt boyutları arasında herhangi bir anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır. Ayrıca katılımcıların benlik saygısı ortalama puanları ile örgütsel adalet algısı ölçeği ve alt boyutları arasında anlamlı yönde korelasyonel ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Başka bir ifade ile katılımcıların benlik saygısı ortalama puanları arttıkça örgütsel adaleti algılama düzeyleri arasında pozitif yönde artışlar meydana geldiği söylenebilir. Bu anlamlılıklar; futbolcuların benlik saygısı ortalama puanları arttıkça dağıtım adaleti alt boyutunda düşük düzeyde, prosedür adaleti ve etkileşim adaleti alt boyutlarında ise orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı artışlar meydana geldiği görülmektedir.

BenlikBenlik saygısıFutbol+3
Emin Özdemir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A descriptive study on self-concept and its relation to language learning strategy use

This present study investigated a sample of 95 high school learners' perceptions of self-concept and their use of language learning strategies in high schools in Osmaniye in 2014-2015 academic year. The aim of the study was to explore the learners' perceptions of self-concept and their use of learning strategies in order to find out the relationship between the learners' perceptions of self-concept and their use of language learning strategies. The current study gained data by means of quantitative research methods. The quantitative data was gathered through Personal and Academic Self-Concept Inventory (PASCI) (Fleming & Whalen, 1990) and Strategy Inventory for Language Learning (SILL) (Oxford, 1990). Descriptive analyses and Pearson correlation r were computed to analyze the data via Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 20.This study revealed that the participants use language learning strategies at a medium level. Also, the participants reported that they use metacognitive strategies most frequently. Additionally, no significant differences were found between the uses of subgroups of self-concept. Finally, as to Pearson r correlation coefficient there was a weak correlation between self-concept and language learning strategies.

EgoSelf perceptionSelf concept+7
Ganime Cesur Bayındır
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

L2 motivational self system of Turkish learners of English

This study aims to investigate L2 Motivational Self System of tertiary level Turkish EFL learners in terms of their intended efforts to learn English, ideal L2 self, ought-to L2 self, family influence, attitudes toward learning English, and ethnocentrism. Furthermore, another objective is to examine the effect of gender and department they study on their motivational variables. This study also specifically aims to investigate whether Dörnyei's (2005, 2009) L2 Motivational Self System fits well with the language learning motivation of Turkish EFL learners at tertiary level. English Learner Questionnaire was administered to Turkish students at preparatory classes. The questionnaire consisted of two parts. The first part was composed of background information about the participants, including their gender, major and ages. The second part consisted of statement-type 69 items measuring the learners' attitudes and motivation concerning English learning. The study was carried out in the School of Foreign Languages at Fırat University in the fall semester of the 2018-2019 academic years. Data of 158 participants were used for analysis, and the statistical analysis was performed by utilising The Statistical Package for Social Sciences software program 23.0 (SPSS). Descriptive statistics was used to determine and analyse the variables of L2 motivational self-system of the participants. Furthermore, Pearson Correlation Coefficient (PCC) analysis was done in order to find out the relations among the variables of L2MSS. Then independent samples t-test was used to find out the effect of gender and the department the students study on their motivational variables. The results of the study suggest that Turkish tertiary level students have strong ideal L2 self and positive attitudes toward learning English, and they are highly motivated in terms of their intended efforts to learn it. Students' ought-to L2 self and family influence were found to be moderate and they correlated only with each other. It was seen that ought-to L2 self and family influence do not have an effect on the learners' motivated behaviours. As for ethnocentrism, the participants of this study were noticed to be less ethnocentric. Significant differences between genders and departments were established in terms of the students' intended efforts to learn English, ideal L2 self, attitudes toward learning English, and ethnocentrism. However, gender differences and departments the students study were found to have no effect on the students' ought-to L2 self and family influence scores. It was seen that Dörnyei's L2MSS partially fits with the participants in this study because ought-to L2 self component of the system proved to be unrelated to the learners motivated behaviour.

EgoStudy of languagesLanguage learning methods+7
Arzu Bilhan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Benlik saygısı ile karar verme stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Sivil toplum kuruluşu üyesi kadınlar üzerine bir araştırma)

Psikolojik sağlığın bir parçası olan benlik saygısı, karar verme üzerinde rol oynamaktadır. Bireylerin kendini değerli bulma düzeyleri kararlarının yönünü değiştiren bir faktördür. İnsanların gündelik hayatta kullanmak durumunda kaldıkları karar verme kavramı, yaşamlarının gidişatını etkileyebilmektedir. Bireylerin karar verme yeteneklerinin gelişme düzeyi onların kişilik özelikleriyle ve sosyalleşme oranlarıyla bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Kişisel farklılıklar da karar verme stillerini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada sivil toplum kuruluşu üyesi kadınların benlik saygıları ile karar verme stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini basit rastgele örnekleme yöntemiyle ulaşılan Mersin Yenişehir ilçesinde kadınların kurmuş olduğu sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösteren 248 kadın oluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Benlik Saygısı Ölçeği", "Karar Verme Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Analizler sonucunda, benlik saygısı ile karar verme stillerinden rasyonel karar verme stili arasında negatif yönlü zayıf ilişki bulunurken; kaçınma ve kendiliğinden- anlık karar verme stili arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü zayıf ilişki tespit edilmiştir. Benlik saygısı ile sezgisel ve bağımlı karar verme stili arasında bir ilişki bulunmamıştır. Bu araştırmanın bir diğer sonucunda kadınların benlik saygısının yaşa, medeni duruma, çalışma durumuna, sivil toplum kuruluşuna ne kadar süredir üye olunduğuna, haftada ne kadar süre sivil toplum kuruluşunda geçirdiğine ve üye olunan sivil toplum kuruluşu sayısına göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Fakat benlik saygısı ile eğitim ve aylık gelir durumu arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Eğitim düzeyi ilkokul olan kadınların benlik saygısı ölçeği puanları diğer eğitim düzeylerine sahip kadınların benlik saygısı ölçeği puanlarından yüksek bulunmuştur. Gelir durumu 2020 TL ve altına sahip kadınların benlik saygısı ölçeği puanları gelir durumu daha fazla olan kadınların benlik saygısı ölçeği puanlarından yüksek bulunmuştur. Ayrıca karar verme stilleri ile yaş, eğitim durumu, medeni durum, çalışma durumu, aylık gelir, sivil toplum kuruluşu üyeliği süresi, üye olunan sivil toplum kuruluşu sayısı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir.

BenlikBenlik saygısıKadınlar+4
Beste Günel
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatı "ben" ile kurgulamak; sanatçının içe bakışı

Tezin konusu "Sanatı 'Ben' İle Kurgulamak; Sanatçının İçe Bakışı"dır. Bilinç, çocukluğumuzda aynaya bakmakla başlayan ve ölene kadar sürekli şekillenen bir süreçtir. Bilinçli bir şekilde kendimize yönlendiğimizde de benliğimiz ortaya çıkmaktadır. Sanat, özü gereğince, felsefidir. Çünkü özünde yaşamın anlamı, kaynağı ve nedeninden bize söz etmektedir. İnsanların, varoluşunu kavramasında yardımcı olup dünya görüşünü geliştirmektedir. Bir sanat eseri sanatçısının dünyayı algılayışı ile var olmaktadır. Sanatçının, felsefi ve estetik görüşleri ne denli ilerici olursa, insanların da ondan o derece feyz alma ve etkilenmesi mümkün olacaktır. Bu da bizim bireyden itibaren toplumsal gelişimimizi ve ilerlememizi sağlayacaktır. Bundan dolayıdır ki felsefe ile sanat birbirlerini tamamlar niteliktedir. Çalışmanın kapsamı, felsefe ile sanatın birleştiği nokta da 'ben' nedir? Sorusuna yanıt aramaktır. Bunun yanıtını tezde ayrıntılı bir şekilde irdelenmektedir. Rönesans'la birlikte sanatçılar, mesleklerinde entelektüel yetenek ve bilginin de gerekliliğine inanmaya başladıklarından; felsefeye, edebiyata ve diğer sanat dallarına da ilgileri artmıştır. Şairler, mimarlar, ressamlar bir araya gelip tartışıp konuşmuşlardır. Böylelikle, bir ressam bir şiirden, bir edebiyatçı bir resimden etkilenerek eser üretebilmiştir. Tez amacını, sanatçıların sanat akımları içinde, Rönesans'tan başlayarak günümüz sanatına kadar gelen dönemde, 'ben'in sanat üzerindeki etkisi nedir? Sanatçılar benliklerini sanatları ile nasıl ortaya koymuştur? Sorularının arayışı üzerine oluştururmuştur. 'Ben'in felsefi bakış açısından, akımlar, dönemler, sanat ve sanatçı açısından neye ve nasıl etkileri olmuştur? Sorularına yanıt aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Ben, bilinç, sanat, sanatçı, felsefe

BenlikBenlik sunumuBilinç+7
Rabia Dilaveroğlu
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada ınfluencer etkisi bağlamında benlik sunumu

Sosyal medyanın dahil olduğu yeni sosyal alanlarla birlikte birey artık kendine dair her hareketini diğer insanlarla paylaşabilmektedir. An be an süren paylaşımlarda birey, sahip olduğu benliğin yanı sıra sahip olmak istediği benliği de sergilemektedir. Sosyal medya ortamlarında benlik sergilenen bir gösteri malzemesi haline gelmiştir. En çok kullanılan sosyal medya mecralarından olan Instagram, görsel materyaller ağırlıklı paylaşımları ile bireye benlik sunumunda çekici gelmektedir. Çeşitli görsel paylaşımlarla bireyin kendine dair gönderiler paylaştığı Instagram'da Influencer'lar olarak nitelendirilen çok takipçisi olan hesaplar, bireylerin dikkatini çekmektedir. Takip edenleri tarafından etkileyici olarak görülen ve bir nevi kanaat önderi olan Influencer'lar, yaptıkları paylaşımlar ile takipçileri üzerinde bir etkiye sahiptirler. Özellikle genç nüfus üzerinde etkili olan Influencer'lar tavsiye ve yönlendirmeler ile paylaşım yapmakta ve bu bağlamda benlik sunumlarında etkili olmaktadır. Bu araştırmada da üniversite öğrencilerinin Instagram'da benlik sunumlarına Influencer'ların etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın evrenini Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencileri örneklemini ise görüşme yapılan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama tekniği olarak odak grup görüşmesi tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların büyük kısmının Instagram'da takip ettikleri Influencerların kimlik ve benlik sunumunda bir etkisi olmadığı, Influencerlardan öğrendikleri bilgileri sosyal medya ve gündelik hayatlarında kullanma maksadı güttükleri tespit edilmiştir. Katılımcıların Influencer etkisini kendi paylaşımlarına yansıtırken sadece görsel materyallerden yararlandıkları; paylaşımlarında beğeni ve popülarite kaygısından ziyade kendi beğenilerinin ön planda olduğu anlaşılmıştır.

BenlikBenlik sunumuSosyal medya+2
Bilal Erkan Değer
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Benlik saygısı ve ego gücünün problem çözme becerisi ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, benlik saygısı ve ego gücünün problem çözme becerisi ile ilişkisini inceleyerek literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Ego Sağlamlık Ölçeği ve Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Araştırmaya 385 gönüllü üniversite öğrencisi katılmıştır. Verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Araştırmada demografik sorular ile ölçekler arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Araştırma sonucunda ego sağlamlık ile problem çözme becerisi arasında anlamlı ilişki; ego sağlamlık ile benlik saygısı arasında anlamlı ilişki; problem çözme becerisi ile benlik saygısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca yapılan istatistiksel çalışma sonucunda yalnızca benlik saygısı ile gelir durumu arasında anlamlı ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Kişinin gelir düzeyi arttıkça benlik saygısının da arttığı saptanmıştır.

BenlikBenlik saygısıGüç+4
Şura Sena Erbaş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Boy kısalığı olan çocuklarda özbenlik kavramının değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Çalışmamızda, boy kısalığının fiziksel görünümü etkilemesi ve bireyin özgüven gelişiminde önemli bir dönemi oluşturan çocukluk döneminde dikkatin bedene yönelmiş olması nedeniyle boy kısalığı olan çocukların benlik saygılarının sosyodemografik veriler ile incelenip değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal ve Metod: Tanımlayıcı kesitsel tipteki bu çalışma Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Hastanesi Büyüme ve Gelişim Polikliniğine 01.09.2018 ve 30.11.2018 tarihleri arasında başvuran 9-17 yaş arası 180 çocuk hastalarla gerçekleştirilmiştir. Sosyodemografik veri formu ve Piers-Harris Çocuklar İçin Öz-kavramı Ölçeği boy kısalığı olan 180 çocuğa uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 25.0 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların, 101'i (%56,1) erkek, 79'u (%43,9) kadın idi. Yaş ortalaması 151,8±23,7 ay idi. Katılımcıların 128'i (%71,1) puberteye girmiş, 52'si (%28,9) henüz puberteye girmemiş idi. Çocukların uzunluk ölçümlerinde ortalama boy 138,9±10,9 cm olarak bulundu. Ortalama z-skoru değeri -2,30±0,2 SD idi. Piers-Harris çocuklar için öz kavramı ölçeğinden alınan puanların ortalaması 55,2±10,0 idi. Fiziksel görünüm algısında ortalama puan 6,03±1,8 idi. Takvim yaşının ilerlemesiyle öz-kavramın azaldığı saptandı. Pubertal geçişin öz-benlik kavramına negatif etkisi görüldü. Kısa boylu çocuklarda fiziksel görünümün zihinsel durum, okul durumu ve mutluluk ile ilişkili olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada, boy kısalığı olan çocukların öz benlik kavramlarının düşük olduğu saptanmıştır. Çocukların bedenlerini ve benliklerini sorgulamaya başladıkları puberteye geçiş evresinde öz-benlik kavramında ciddi düşüş görülmektedir. Boy kısalığı olan çocuklarda fiziksel görünüm algısı zihinsel ve okul durumuyla pozitif korelasyon gösterdiği gibi mutluluk da fiziksel görünümle yakından ilişkilidir. Boy kısalığı nedeniyle takip edilen bütün çocuklar psikososyal açıdan değerlendirilmelidir. Özellikle puberteye geçiş evresinde psikolojik destek sağlanmalıdır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Boy kısalığı, öz-benlik kavramı, çocuk ve adolesan sağlığı.

BenlikBoyBoy kısalığı+2
Mahsum Kardaş
Dicle University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aile içi şiddet mağduru annelerin ortaokul çağı çocuklarında benlik saygısı ve sosyal uyumunun incelenmesi

Bu çalışma, şiddet mağduru annelerin ortaokul dönemindeki çocuklarının benlik saygısı ve psikolojik uyumunun incelenmesini amaçlamıştır. Araştırma için Ortaokulda öğrenim gören 10-13 yaş aralığındaki öğrenciler ve annelerinden oluşan örneklemin verileri incelenmiştir. 200 anne ve 200 çocuğun örneklemi oluşturduğu çalışmada, annelerden alınan bilgilendirilmiş onam doğrultusunda anket çalışması yapılmıştır. Araştırma modeli, örneklemden alınan verilerin istatistiksel analizi doğrultusunda gerçekleştirilen; bağımlı ve bağımsız değişkenlerin arasındaki ilişkiyi ele alan "İlişkisel tarama" yöntemini kapsamaktadır. Veri toplama sürecinde hem annelere hem de çocuklara anketler uygulanmış olup, annelere "Kişisel Bilgi Formu" ve "Aile içi Kadına Şiddet Formu" ve çocuklara da "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" ile "Bell Sosyal Uyum Envanteri" verilmiştir. Araştırmada, demografik, kişisel, aile içi kadına şiddet, öğrencilerin benlik saygısı ve sosyal uyum düzeyleri karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, fiziksel şiddete maruz kaldığını bildiren ve örneklemin yarısını oluşturan annelerin çocuklarının benlik saygısı düzeylerinin anlamlı düzeyde düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, psikolojik uyum boyutlarından biri olan, aile ile ilgili uyumsuzluğun fiziksel şiddete maruz kaldığını bildiren annelerin çocuklarda anlamlı düzeyde daha fazla olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin benlik saygısı düzeyleri ve aile ile ilgili uyumu arasında anlamlı ilişki olduğu, aile ile ilgili uyumun öğrencilerin benlik saygısını anlamlı düzeyde açıkladığı araştırma kapsamında elde edilen önemli bulgulardır. Bu çalışmanın, öğrencilerin aile içi şiddet olgusuna yönelik iyilik halinin anlaşılması ve işlevselliği etkileyebilecek psikososyal faktörlerin incelenmesi açısından ilerleyen dönemlerde yapılacak araştırmalar ve müdahale programlarına katkı sağlayabilecek bulgular sunduğu düşünülmektedir.

Aile içi şiddetAna-çocuk ilişkisiAnneler+7
Zeynep Bağışlıoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveyni boşanmış ergenler ile ebeveyni birlikte yaşayan ergenlerin benlik saygılarının, iletişim becerilerinin ve baş etme yollarının karşılaştırılması

Bu çalışmada, annesi babası boşanmış olan ergenlik çağındaki 12-15 yaş grubu çocukların benlik saygıları, iletişim becerileri ve baş etme yollarının uygun ölçeklerle incelenip, karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 öğretim yılında İstanbul ilindeki birçok ortaöğretim okulunda öğrenim görmekte olan 12-15 yaş aralığında 190 öğrenci oluşturmuştur. Benlik kavramlarını ölçmek için Rosenberg Benlik Saygısı Envanteri, İletişim Becerileri Envanteri, Başa Çıkma Stratejileri Kısa Formu (BÇS -Brief COPE) ve demografik bilgilerini öğrenmek için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Betimsel ve ilişkisel tarama modelinin analizinde SPSS 23.0 programından yararlanılmıştır. Ayrıca Student's t testi, ikiden fazla değişkenler için uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre anne babası boşanmış olan çocuklar daha çok işlevsel olmayan başa çıkma tutumlarını, anne babası evli olanlar ise duygu odaklı başa çıkma tutumlarını kullanırlar. Ayrıca Boşanmış aile çocuklarının Davranışsal iletişimsel becerileri, evli aile çocuklarının Duygusal iletişim becerileri yüksek düzeydedir. Benlik saygısı, İnsanlara güven duyma, Depresif duygulanım, Psikosomatik belirtiler, Tartışmalara katılabilme derecesi, Ana-Baba ilgisi ve Psişik izolasyon alt boyut puanları ergenlerde anne babanın evlilik durumuna göre anlamlı farklılık göstermiştir. Hayalperestlik ve Psikosomatik belirtiler, Araçsal sosyal destek kullanma, Duygulara odaklanma ve ortaya koyma ve Diğer etkinlikleri bırakma puan ortalamaları çocukların cinsiyetin durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermiştir.

Başa çıkmaBenlikBenlik saygısı+6
Hasan Hazar Tekin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
20
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin benlik kavram düzeyleri ile algıladıkları akademik başarılarının sigaraya yönelik algılarına etkisi

Amaç: Bu çalışma, ilköğretim altı, yedi ve sekizinci sınıf öğrencilerin benlik kavram düzeyleri ile algıladıkları akademik başarılarının sigaraya yönelik algılarına etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı-kesitsel olarak yapılmıştır. Yöntem: Çalışmada veriler Sosyo-Demografik Veri Toplama Formu, Pier-Herris Benlik Kavram ölçeği ve Çocuk Karar Denge Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmanın evrenini İzmir İl milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı her üç sosyo-ekonomik grubu temsil eden ilköğretim okulları arasından basit rastgele örneklem yöntemi ile seçilen 3 okulun altı, yedi ve sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Her okulun altı, yedi ve sekizinci sınıflarından rastgele seçilen iki şubede yer alan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden, ebeveyn izni alınmış ve okuma/öğrenme güçlüğü olmayan 374 öğrenci araştırma kapsamına alınmıştır. Veriler Aralık 2012 - Ocak 2013 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik hesaplamalar, t testi kullanılmıştır. Bulgular: Benlik kavram algısı olumlu olan öğrencilerin sigara yarar alt boyutu puan ortalamaları 7.12 ± 2.18 iken benlik kavram algısı olumsuz olanların 8.61 ± 3.76?dir. (p=0.000). Benlik kavram algısı olumlu olan öğrencilerin sigara zarar alt boyutu puan ortalamaları 29.01 ± 2.47, benlik kavram algısı olumsuz olanların 28.11 ± 3.49?dur (p=0.004). Kendini başarılı algılayan öğrencilerin sigara yarar alt boyutu puan ortalamaları 7.81 ± 3.13, kendini başarısız algılayan öğrencilerin 8.27 ± 3.39?dur. (p=0.333). Kendini başarılı algılayan öğrencilerin sigara zarar alt boyutu puan ortalamaları 28.47 ± 3.19, kendini başarısız algılayan öğrencilerin 29.01 ± 2.05?dir. (p=0.235). Sonuç: Benlik algısı olumlu olan çocukların sigara yarar algıları düşük ve sigara zarar algıları yüksek, benlik algısı olumsuz olan çocukların ise sigara yarar algıları yüksek ve sigara zarar algıları düşük bulunmuştur. Akademik başarı algısı, sigaraya yönelik yarar ve zarar algılarını etkilememiştir. Anahtar Kelimeler: Benlik Kavramı, Sigara, Akademik Başarı Algısı, Sigara Yarar ve Zarar Algısı

Akademik başarıAlgıBenlik+6
Hilal Parlak Sert
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2013
00

Related subjects