Bilgisayar destekli öğrenme
54 theses under this subject heading
Teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye etkisi
Günümüz genç nesillerini dijital yerliler, Net nesli ya da milenyum nesli olarak tanımlayan popüler kavramlarla alanyazında sıkça karşılaşılmaktadır. Bu tür kavramların ortak çıkış noktası, yeni nesillerin dijital teknolojiler ile geçmiştekilere göre daha yüksek düzeyde etkileşimde bulunmalarıdır. Bazı araştırmacılar bu yüksek düzeyli etkileşiminin bilgiyi edinme ve işleme gibi temel öğrenme alışkanlıklarını da değiştirdiğini öne sürmektedir. Genç neslin öğrenme alışkanlıklarına ilişkin dikkat çeken iddialardan biri bu bireylerin birden çok bilgi ve iletişim kaynağına dikkatlerini aynı anda vererek farklı kaynaklardan gelen bilgileri eş zamanlı olarak işleyebildikleri varsayımıdır. Alanyazında çoklu görev olarak adlandırılan bu durum dijital yerliliğin en belirgin göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan son zamanlarda gerek dijital yerlilik kavramına gerekse çoklu görev gerçekleştirme becerisi gibi bir takım dijital yerlilik özelliklerine ciddi eleştirilerin yöneltildiği görülmektedir. Bu eleştirilerde insan bilişsel mimarisinin çoklu görev yapmaya uygun olmadığı ve çoklu görev yapan bireylerin gerek öğrenme gerekse üretim performanslarının bu durumdan olumsuz etkileneceği vurgulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye olan etkisinin incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde öğrencilerin bir yandan öğrenirken diğer taraftan da çoklu görev gerçekleştirmelerine olanak tanıyan web-temelli bir ortam tasarlanmıştır. Web ortamı sıralı ve engelleyici, sıralı ve üretici, eş zamanlı ve engelleyici olmak üzere üç farklı çoklu görev türünü içermektedir. Sıralı ve engelleyici çoklu görev ortamı, öğrenme görevi ile öğrenme ile ilgisiz başka bir görevin yer aldığı iki ortam arasındaki geçiş etkinliklerinden oluşmaktadır. Sıralı ve üretici çoklu görev ortamı, iki öğrenme görevi arasında geçişler içerecek şekilde tasarlanmıştır. Sıralı çoklu görev ortamlarında görevler arası geçiş yapan öğrenciler, öğrenmeye ilişkin görevlerine geri döndüklerinde öğrenmelerine kaldıkları yerden devam edebilmektedirler. Eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev ortamında ise katılımcıların çoklu görev gerçekleştirirken öğrenme görevlerini duraklatmalarına izin verilmemiştir. Bu ortamdaki öğrenciler eş zamanlı çoklu görev olarak öğrenme etkinliği sırasında çevrimiçi sohbet etmişlerdir. Araştırmada öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin iki farklı öğretim videosu kullanılmıştır. Tam deneysel faktöriyel bir desenle tasarlanan araştırmada iki kontrol ve beş deney olmak üzere toplam yedi araştırma grubu bulunmaktadır. Deney grupları belirtilen üç farklı çoklu görev etkinliğinden birini gerçekleştirirken, kontrol grupları öğrenme etkinliğini çoklu görev gerçekleştirmeksizin tamamlamışlardır. Tüm katılımcılar araştırma gruplarına seçkisiz olarak atanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 572 lisans öğrencisidir. Araştırmada katılımcıların söz konusu çoklu görev ortamlarındaki öğrenme başarıları, içeriği hatırlama düzeyi ve konu ilgisi olmak üzere iki değişken bağlamında karşılaştırılmıştır. Araştırma bulguları, sıralı çoklu görev yapmanın sunulan içeriği hatırlamayı olumsuz etkilemediğini, eş zamanlı çoklu görev yapmanın ise hatırlamayı olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Farklı çoklu görev durumlarındaki katılımcıların konu ilgileri karşılaştırıldığında sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynakları videolarını izleyen gruplarda farklı sonuçlarla karşılaşılmıştır. Öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü videosunu izleyen gruplarda sıralı çoklu görev gerçekleştirmenin konu ilgisini olumsuz etkilemediği, eş zamanlı çoklu görevin ise olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları videosunu izleyen çoklu görev gruplarında ise yalnızca sıralı ve üretici çoklu görev grubunun konu ilgisinde anlamlı bir artış gözlenmiştir. Araştırmada öğrenme başarısının yanı sıra bireylerin birtakım özellikleri ile çoklu görev becerileri arasındaki ilişki de incelenmiştir. Bu özellikler katılımcıların teknoloji kullanım düzeyleri, farklı çoklu ortamlarda günlük geçirdikleri süre, ders çalışırken çoklu görev yapma sıklıkları ve çalışan bellek kapasiteleridir. Bulgular, teknoloji kullanım düzeyi ile çoklu görev yaparak öğrenme becerisi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Benzer biçimde farklı çoklu ortamlarda günlük geçirilen süre ile sıralı ve engelleyici ve eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev durumlarındaki öğrenci başarısı arasında da herhangi bir ilişki gözlenmemiştir. Öte yandan çoklu ortamlarda geçirilen günlük süre arttıkça sıralı ve üretici çoklu görev durumlarında öğrencilerin başarılarının düştüğü görülmüştür. Sıralı ve üretici çoklu görev etkinliklerinin diğer çoklu görev türlerine göre daha uzun sürdüğü dikkate alınarak çoklu ortamlarda günlük geçirilen sürenin artmasının uzun süreli gerçekleşen öğrenme etkinliklerinde bireylerin öğrenmelerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada çoklu görev becerisinin geliştirilebilen bir özellik olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim günlük yaşamdaki ders etkinlikleri sırasında çoklu görev gerçekleştirme sıklığı ile tasarlanan çoklu görev ortamında öğrenme başarısı arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Son olarak araştırmada farklı çoklu görev türlerinin farklı çalışan bellek bileşenleri ile ilişkili olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Yukarıda kısaca özetlenen araştırma sonuçları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırma sınırlılıkları vurgulanmış ve gelecekteki çalışmalara ilişkin öneriler sıralanmıştır. Bu araştırmanın dijital yerlilik ve çoklu göreve ilişkin alanyazına önemli kuramsal katkılarda bulunduğu düşünülmektedir. Çalışmada bu katkıların tartışılmasının yanı sıra öğretim ortam ve etkinliklerinin tasarımı gibi uygulamaya yönelik çıktılara da değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerliler, çoklu görev, web-temelli öğrenme.
Autograph programı kullanımının 10. sınıf öğrencilerinin fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusundaki başarısına etkisi
Bu araştırmada Autograph programı kullanımının 10.sınıf öğrencilerinin fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusundaki başarısına ve bu konularla ilgili kuralları genellemelerine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 2014–2015 eğitim-öğretim yılında Balıkesir'de bir Anadolu Lisesi'nin 10. sınıfında öğrenim gören 35 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modele göre gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda dersler Autograph programı ile işlenmiş ve öğrenciler kendilerine önerilen öğrenme etkinliklerini bilgisayar ortamında Autograph programını kullanarak gerçekleştirmişlerdir. Kontrol grubunda ise dersler geleneksel şekilde işlenmiş ve öğrenciler kendilerine önerilen öğrenme etkinliklerini sınıf ortamında gerçekleştirmişlerdir. Öğrencilerin başarılarını ölçmek için fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusunu içeren kavramsal bilgi değerlendirme testi, genelleme becerilerini tespit etmek için ise konu değerlendirme testleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubuna uygulama öncesi ön test, uygulama sonrası son test uygulanmış ve uygulama üç hafta sürmüştür. Verilerin analizinde dağılımlar normal ise bağımsız grup t-testi, dağılımlar normal değilse Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bu analizlere ek olarak öğrencilerin ne tür hatalar yaptıkları, yapılan hataların sebepleri, en fazla doğru cevaplanan sorular ve en az doğru cevaplanan sorular nitel analiz yoluyla belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda, deney grubu öğrencilerinin araştırmanın ilk haftasından son haftasına doğru başarılarının arttığı gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak, Autograph programının fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusunun tümünde olmasa da bu konunun son alt başlığı olan genişleme-daralma konusunda öğrencilerin başarılarını artırdığı ve genelleme becerilerini geliştirdiği sonucuna istatistiksel olarak ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Autograph, Öğrenci Başarısı, Fonksiyonların Simetrileri ve Cebirsel Özellikleri, Genelleme, 10.sınıf
Fizik dersi optik ünitesinin bilgisayar destekli öğretiminde kullanılan animasyonların ve simülasyonların akademik başarıya ve akılda kalıcılığa etkisinin incelenmesi
Bu araştırma ortaöğretim dokuzuncu sınıf fizik dersi ?optik? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların ve simülasyonların akademik başarıya ve kalıcılığa etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana ili merkez Sarıçam ilçesindeki bir devlet ortaöğretim okulunda öğrenim görmekte olan toplam 79 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak için 2007-2008 öğretim yılı ikinci döneminde, yaklaşık olarak on saatlik bir çalışma yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, ortaöğretim 9. sınıf fizik dersinin ?optik? ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından hazırlanan fizik akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest ve uygulamadan 12 hafta sonra da kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Araştırmada iki deney ve bir kontrol grubu kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre; bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinden animasyonların ve simülasyonların, öğrencilerin akademik başarılarını ve bilgilerin kalıcılıklarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Animasyonlar ve simülasyonlarla yapılan öğretim ile kontrol grubunun etkisi birbiriyle kıyaslandığında, öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı bir farklılığın olduğu ortaya çıkmış olup, bilginin akılda kalıcılığında gruplar arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır.Anahtar Kelimeler: Fizik Öğretimi, Bilgisayar Destekli Eğitim, Bilgisayar Destekli Öğretim, Bilgisayar Animasyonları, Bilgisayar Simülasyonları, Optik.
Yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan analog elektronik dersi yazılımının akademik başarıya etkisi
Bu araştırma, yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan bilgisayar destekli Analog Elektronik Dersi öğretim yazılımının akademik başarıya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında, Çukurova Üniversitesi, Adana Meslek Yüksekokulu Elektronik Teknolojisi Bölümü 1. Sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Mevcut sınıflardan, biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere rastgele olarak iki sınıf seçilmiştir. Araştırma deney ve kontrol gruplarından toplam 72 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verilerini toplamak için, 2009?2010 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, yaklaşık olarak on altı saatlik bir çalışma yapılmıştır.Uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarına konu ile ilgili hazırlanmış akademik başarı testi uygulanmıştır. ?Diyotlar ve Çeşitleri'' konusu; deney grubu öğrencilerine, Adobe Flash CS4 yazılım programı yardımıyla hazırlanan ve yapısalcı öğretim temeline dayanan bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi ile anlatılmıştır. Uygulama bittiğinde ise gruplara sontest uygulanmıştır.Araştırmanın sonucunda, araştırma esnasında elde edilen verilerin analizinde kullanılan eşleştirilmiş grup t-testi sonuçlarına göre, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında deney grubu öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Yapısalcı Öğrenme, Geleneksel Öğretim, Öğretim Yazılımı, Animasyon, Simülasyon
The outcomes of portfolios and asynchronous computer mediated communication of ELT students in writing
The purpose of this study was to find out whether learners? achievement in writing skills is improved by the implementation of portfolio in writing, the implementation of asynchronous computer mediated communication (ACMC) in writing and to observe the impact of ACMC if it would help to see both the effect of technology use and process oriented assessment. Additionally, the study aimed to examine both face-to-face and online teaching models for the writing course. Lastly, it was to analyze whether an online alternative would be much more beneficial both for the teacher and the students as for interaction, communication, creativity, learner autonomy and making use of the new technology.This study was conducted with 53 first year students in 2009-2010 Spring Academic Year at English Language Teaching Department at Çukurova University. The data were analyzed through the portfolio, and the Asynchronous Computer Mediated Communication applied for the experimental groups and the control group including 15 students that were randomly chosen.The research was designed utilizing a mixture of qualitative and quantitative method. The quantitative data gathered from the tests, the exams and the essays were analyzed using SPSS 15.0 computer program and Concordance 3.3 text analysis program. In order to support the findings with different measurements, the data were collected through both questionnaires and interviews.
Hücre biyolojisi konusunun öğretiminde kullanılan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bilgisayar destekli öğrenme yönteminin akademik başarı üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bilgisayar destekli hücre biyolojisi dersinin öğrencilerin akademik başarısına etkisini incelemektir. Çalışmanın örneklemini, 2012?2013 öğretim yılı Adana Melikşah Anadolu Lisesi 9.sınıf öğrencilerinden 30?u deney, 30 ?u kontrol grubundan olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma; deneysel bir araştırma olup araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. 8 hafta süren araştırmada dersler deney grubunda bilgisayar destekli öğrenme yöntemi ile, kontrol grubunda ise düz anlatım ile soru-cevap yöntemi ile araştırmacı tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 30 soruluk Hücre Biyolojisi Akademik Başarı Testi [HBABT] kullanılmıştır. Test öğrencilere uygulama öncesinde ön test ve uygulama sonunda son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ile bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlenen bilgisayar destekli öğrenme yönteminin hücre biyolojisi konusunda öğrencilerin akademik başarısına olumlu yönde etki sağladığı görülmüştür. Ayrıca araştırmada akademik başarı alanında yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlenen bilgisayar destekli öğrenme yönteminin düz anlatım ile soru-cevap yöntemine göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenme becerileri ve bilişim teknolojileri ile destekleme düzeylerinin cinsiyet ve sınıf seviyesine göre incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin sahip olduğu öngörülen 21. yüzyıl öğrenme becerilerini okul etkinliklerinde kullanma ve bu süreçte Bilişim Teknolojilerinden (BT) faydalanma seviyelerinin belirlenmesinde tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde üç farklı ilçede yer alan altı okulda öğrenim gören 612 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için çalışmanın amacına uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ölçme araçları kullanılmıştır. Ölçeklerin geçerlik ve güvenirliğinin sağlanmasına yönelik uzman görüşü alınmış, odak grup görüşmesi ve pilot uygulama yapılarak analiz sonuçları değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre kız ve erkek öğrencilerin BT?e karşı motivasyonlarının oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin teknoloji kullanım yeterliklerinin oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin teknoloji kulanım yeterlik düzeylerinin sınıf düzeyine ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüştür. Öğrencilerin araştırmada 21. yüzyıl öğrenme becerileri olarak ele alınan aktif öğrenme, problem çözme, öğrenmeyi öğrenme, işbirliği ve iletişim becerilerine iyi derecede sahip oldukları belirlenmiştir. Fakat öğrencilerin bu öğrenme becerilerini BT ile destekleme düzeylerinin orta derecede olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin 21. yüzyıl öğrenme becerilerine sahip olma düzeyleri ile bu öğrenme becerilerini BT ile destekleme düzeyleri arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Aynı zamanda öğrencilerin sınıf düzeyi arttıkça teknoloji kullanım yeterlikleri de artmıştır. Fakat bu durumun 21. yüzyıl öğrenme becerilerinin BT ile desteklenme düzeyini olumlu yönde etkilemediği gözlenmiştir. Bu araştırmanın öğrencilerin 21. yüzyıl öğrenme becerilerine sahip olma düzeylerinin belirlenmesi bakımından yararlı olacağı düşünülmektedir. Böylece mevcut eğitim sisteminin, öğrencilerin bu becerileri kazanma ve sürekliliğinin sağlanmasında ne kadar etkili olduğu konusunda yol gösterici olacaktır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışlarının geliştirilmesinde hipermedyanın kullanılması: Özdüzenleme faktörünün incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışlarını hipermedya ortamında geliştirmek ve bu süreçte özdüzenlemenin rolünü araştırmaktır. Bu amaçla araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada bilgisayar destekli öğrenimin gerçekleştirildiği bilimin doğası içerikli hipermedya öğrenme ortamı tasarlanmıştır. İkinci aşamada, bilimin doğasının öğreniminde hipermedyanın ve özdüzenlemenin etkililiği incelenmiştir. Çalışma 2011-2012 bahar yarıyılında bir büyükşehir üniversitesindeki fen bilgisi öğretmenliğinde öğrenim gören iki 3. sınıf şubesi ile yürütülmüştür. Şubelerden biri rastlantısal olarak hipermedya ortamında bilimin doğasının öğreniminde özdüzenlemenin etkisini incelemek için Deney 1 grubuna, diğer şube ise bilimin doğasının öğreniminde hipermedyanın rolünü incelemek için Deney 2 grubuna atanmıştır. Her iki gruptaki katılımcılar çalışma esnasında "Bilimin Tarihi ve Doğası" dersini almaktaydılar. Deneysel çalışmalar iki grupta bu ders çerçevesinde 6 hafta boyunca yürütülmüştür. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Bu amaçla ilk olarak iki grubun bilimin doğası hakkındaki görüşleri Bilimin Doğasına Yönelik Görüşler (BDYG) anketi, bilimin doğası hakkındaki kavramları kavram haritası aracılığıyla tespit edilmiştir. Özdüzenleme davranışları verileri Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği (GÖSÖ) ile elde edilmiştir. Araştırmanın deneysel kısmında Deney 1 grubundaki öğretmen adayları bilimin doğasını hipermedya aracılığıyla özdüzenleme davranışlarını kullanmaya teşvik edilerek, Deney 2 grubundaki öğretmen adayları ise bilimin doğasını sadece hipermedyayı kullanarak öğrenmişlerdir. Deneysel çalışmalar esnasında öğretmen adaylarının özdüzenleme davranışlarını daha detaylı incelemek amacıyla her iki gruptan maksimum çeşitlilik örneklemesine göre seçilen toplam 10 öğretmen adayına sesli düşünme protokolü uygulanmıştır. Deneysel çalışmalardan sonra BDYG, kavram haritası ve GÖSÖ son test olarak iki gruba tekrar uygulanmıştır. Bu çalışma sonucunda özdüzenlemenin bilimin doğası anlayışlarını geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. BDYG ve kavram haritalarından elde edilen bulgular, Deney 1 grubundaki öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışlarını Deney 2 grubundaki öğretmen adaylarına göre daha fazla geliştirdiklerini göstermiştir. Ayrıca, GÖSÖ ölçeğinden elde edilen bulgular özdüzenleme eğitiminin öğretmen adaylarının özdüzenleme davranışlarının gelişimine yardımcı olduğunu göstermektedir. Sesli düşünme protokolü verileri ise özdüzenleme eğitimi alan Deney 1 grubundaki öğretmen adaylarının Deney 2 grubundaki öğretmen adaylarına göre öğrenmeleri esnasında şu özdüzenleme davranışlarını daha fazla kullandıklarını göstermiştir: "Hedef belirleme ve planlama", "İşleyen bellekteki hedeflerin yeniden işleme sokma", "Öğrenmenin muhakemesi", "İçeriğin değerlendirilmesi", "İçeriğin yeterliliği beklentisi", "Hedeflere yönelik süreci izleme", "Kullanılan öğrenme stratejilerini izleme" ve "Zamanı izleme", "Tekrar etme", "Notları gözden geçirme", "Not alma", "Hedefe yönelik arama yapma". Anahtar kelimeler: Özdüzenleme, Hipermedya, Bilgisayar Tabanlı Öğrenme, Bilimin Doğası, Fen Eğitimi, Fen Bilgisi Öğretmen Adayları
Web temelli eğitimde bilişüstü haritalama aracının öğrencilerin öz düzenleme becerilerine, bilişüstü farkındalıklarına ve başarılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, web temelli eğitim ortamlarında öğrencilerin bilişüstünü destekleyecek bir araç geliştirilmesi ve geliştirilen aracın öğrencilerin öz düzenlemelerine, bilişüstü farkındalıklarına ve başarılarına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın bağımsız değişkeni web temelli eğitim ortamında kullanılan ?Bilişüstü Haritalama Aracı?, bağımlı değişkenleri öğrencilerin öz düzenleme beceri düzeyleri, bilişüstü farkındalıkları ve başarı düzeyleridir.Çalışma, 2010-2011 öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretim Teknolojisi Eğitimi Bölümü üçüncü sınıf ikinci yarıyıl programında ?Veri Tabanı Yönetim Sistemleri? dersini alan 55 öğrencinin katılımı ile 8 hafta süresince gerçekleştirilmiştir. Uygulama esnasında öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Öğrenciler; öz düzenleme beceri düzeyleri, bilişüstü farkındalıkları ve başarı düzeyleri açısından denkleştirilerek bilişüstü haritalama aracının bulunduğu ve bulunmadığı web temelli eğitim ortamlarına yansız olarak atanmışlardır.Uygulamada kullanılan web temelli eğitim ortamı ve bilişüstü haritalama aracı, PHP programlama dili ve MySQL veri tabanı yönetim sistemi kullanılarak hazırlanmıştır. bilişüstü haritalama aracı bilişüstü modellerine uygun olarak planlama, izleme, öz değerlendirme ve yeniden düzenleme aşamaları temel alınarak geliştirilmiştir. Öğrencileri ders çalışmaya teşvik etmek ve düzenli olarak sistemi kullanmalarını sağlamak amacıyla 6 adet görev sunulmuştur. Öğrencilerin öz düzenleme becerilerinin belirlenmesinde, Baş (2007) tarafından hazırlanan ?Web Tabanlı Eğitime Yönelik Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır. Bilişüstü farkındalık düzeylerine ilişkin veriler, Schraw ve Dennison (1994) tarafından geliştirilmiş, Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından Türkçe uyarlaması yapılmış olan ?Biliş ötesi Farkındalık Envanteri? ile elde edilmiştir. Başarı düzeylerine ilişkin verilerin elde edilmesi için çalışma öncesinde başarı testi geliştirilmiştir. Başarı düzeyleri belirlenirken geliştirilen başarı testi ile elde edilen verilerden faydalanılmıştır.Sekiz hafta süren uygulama süreci sonrasında, kovaryans analizi (ANCOVA) sonuçlarına göre, öğrencilerin öntest puanlarına göre düzeltilmiş sontest öz düzenleme beceri ortalama puanları arasında, bilişüstü haritalama aracı bulunan ortamda çalışan öğrenciler lehine anlamlı bir farkın bulunduğu [F(1-52) = 4,56 p<.05] görülmektedir. Öğrencilerin öntest puanlarına göre düzeltilmiş sontest bilişüstü farkındalık ortalama puanları arasında anlamlı bir farkın bulunmadığı [F(1-52) = 0.08, p>.05] görülmektedir. Başarı testine ilişkin yapılan analizde, öntest puanlarına göre düzeltilmiş sontest başarı ortalama puanları arasında, bilişüstü haritalama aracı bulunan ortamda çalışan öğrenciler lehine anlamlı bir farkın bulunduğu [F(1-52) = 7 p<.05] görülmektedir.Verilerin analizi ile elde edilen sonuçlar doğrultusunda, web temelli öğrenme ortamlarına dahil edilen bilişüstü haritalama aracının öğrencilerin öz düzenleme becerilerine ve başarılarına olumlu etkiye sebep olduğu görüşmüştür. Bilişüstü farkındalık düzeyleri deney ve kontrol gruplarına göre ele alındığında aracın etkisi görülmemiştir.
EEG verilerinden işaret işleme ve sınıflandırma teknikleri kullanılarak duygu tahmini
Örüntü tanıma, teknolojinin gelişmesiyle önemini arttırmış ve günümüzde sadece mühendislik alanında değil ayrıca endüstri, otomotiv, fizik, astronomi, biyoloji, tıp ve güvenlik sistemleri olmak üzere hemen hemen her alanda etkisini göstermektedir. Örüntü tanımanın amacı örüntü uzayında bilinmeyen şekilleri, örüntüleri ve işaretleri sınıflandırarak örüntüyü bulmaktır. Örüntülerin hangi sınıflara ait olduğu belirlenirken, örüntüler karar mekanizmasından geçerler. Bu mekanizmanın en önemli iki aşaması özellik çıkarım ve sınıflandırma aşamasıdır. Anahtar özelliklerin elde edilmesi sınıflandırma işleminin sonucunu etkilediğinden, özellik çıkarım örüntü tanıma için en önemli kısım olarak düşünülmektedir. Bu tez çalışmasında, EEG işaretleri örüntü tanıma tekniği kullanılarak incelenmiş ve pozitif-negatif duyguların sınıflandırılması amaçlanmıştır. Karar sürecinin oluşturulmasında, dalgacık dönüşümü, entropi değerleri, zaman-frekans analizi ve istatistiksel yöntemler kullanılarak özellik vektörü elde edilmiştir. Anahtar özellikler YSA , DVM ve KNNsınıflandırıcılarına verilerek pozitif-negatif duyguların tanınması gerçekleştirilmiştir. Yöntemin geliştirilmesinde, DEAP veri tabanından elde edilen EEG işaretleri kullanılmıştır. Ayrıca önerilen yöntem, bilgisayar oyunlarının insanın duygusal durumuna etkisini inceleme amaçlı olarak da 25 farklı denekten elde edilen EEG işaretleri üzerinde denenmiştir. Geliştirilen yöntemin duygu analizinde, %85 – %90 aralığında başarım değerine ulaştığı tespit edilmiştir.
Sanal dünya ve web temelli öğrenme ortamlarının öğrencilerin akademik başarıları, motivasyonları ve sosyal bulunuşlukları açısından karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı birinci olgunluk düzeyine göre tasarlanmış sanal dünya temelli e-öğrenme ortamı ile web temelli e-öğrenme ortamının öğrenen değişkenlerine (başarı, öğrenme stili, kişilik düzeyi, motivasyon, sosyal bulunuşluk algısı) göre karşılaştırılmasıdır. Araştırmada son test karşılaştırmalı yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Çalışmada nicel ve nitel veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgular bir araya getirilmiştir. Araştırma evrenini 2011- 2012 Eğitim-Öğretim yılında Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü bünyesinde yürütülmekte olan Hemşirelik Lisans Tamamlama Programına kayıtlı yaklaşık 6000 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma örneklemini ise basit rastgelle seçim yolu ile belirlenmiş 600 öğrenci arasından araştırmaya katılıma gönüllü olan 116 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma, 2 haftalık ön hazırlık uygulaması ve 6 haftalık uygulama ile toplam 8 hafta yürütülmüştür. Eşzamanlı ve ayrı zamanlı öğrenme aktiviteleri ile yürütülen uygulamanın sonunda başarı testi uygulanmıştır. Uygulama sürecinde Kolb?un öğrenme stilleri envanteri III, Hacettepe kişilik envanteri, uzaktan eğitime yönelik motivasyon anketi, sosyal bulunuşluk anketi ve görüşme formu üzerinden veri toplanmıştır. Bulgular öğrencilerin web temelli ve sanal dünya temelli ortalamalarda başarıaçısından farklılaşmadığını; öğrenme stili ve kişilik düzeyinin başarı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca motivasyon ve sosyal bulunuşluk iv anlamında gruplar arasında anlamlı bir fark olmamasına rağmen Second Life ortamındaki katılımcıların bu iki değişken noktasında daha pozitif oldukları bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanal Dünyalar, Web Temelli Öğrenme Ortamları, E-Öğrenme, Uzaktan Eğitim, Öğrenen Değişkenleri, 3D Olgunluk Modeli, Second Life
Sanat tarihi dersinde bir öğrenme modeli olarak sanal gerçeklik uygulamasının etkililiğinin değerlendirilmesi (Erciyes Üniversitesi mimarlık ve güzel sanatlar fakülteleri örneği uygulaması)
Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakülteleri Sanat Tarihi derslerinde bir öğrenme modeli olarak sanal gerçeklik uygulamaları kullanımının, öğrenci erişi ve kalıcılık puanları üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu genel amaca ulaşmak için araştırmada öntest, sontest, kalıcılık testi, denk olmayan kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubuna uygulanan pilot sanal gerçeklik uygulaması, örnek olarak seçilen Süleymaniye Külliyesinin; fotoğrafları, üç boyutlu bilgisayar modeli, panoramik ve etkileşimli görüntü dosyaları ve bu uygulama için hazırlanan üç boyutlu oyun motorundan oluşmaktadır. Deney ve kontrol gruplarına uygulanan bilgi testinin yanısıra Mimarlık ve Güzel Sanatlar Fakültelerine ait deney grubu öğrencilerine tutum ölçeği uygulanmıştır.Elde edilen veriler, sanal gerçeklik yönteminin başarı puanları ve kalıcılık puanları yönünden, geleneksel yönteme karşı üstün olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar öntest ve sontest sınavlarından elde edilen erişi puanlarının ve kalıcılık puanlarının istatistiksel olarak karşılaştırılması ve deney grubuna uygulanan tutum ölçeğinin yorumlaması ile elde edilmiştir. Her iki fakülte deney grubu öğrencilerine uygulanan tutum ölçeği sonuçları, öğrencilerin büyük çoğunluğunun sanal gerçeklik uygulama ve teknolojilerinin gerek bir öğrenme modeli olarak gerekse sanat tarihi derslerinde tamamlayıcı bir öğe olarak kullanılmasına taraf olduğunu göstermektedir. Araştırma gelecekte sanal gerçeklik uygulama ve teknolojilerinin, Sanat Tarihi ders müfredatına entegrasyonu ile ilgili karşılaşılabilecek olası problemlerin çözümüne katkı sağlayabilir. Sanal gerçeklik ve benzeri bilişim teknolojileri ile eğitim materyali hazırlamak isteyecek araştırmacılara hazırlık süreci ile ilgili ipuçları verebilir.Anahtar Kelimeler: Sanal gerçeklik, öğrenme modeli, sanat tarihi eğitimi, bilgisayar destekli öğretim.
Mobil öğrenme yönetim sisteminin öğrenenlerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, "Bilgisayar-I" ders içeriğinin Moodle öğrenme yönetim sisteminin mobil arayüzü üzerinden öğrencilere sunulması ve öğrencilerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkililik düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Moodle tabanlı bir Mobil Öğrenme Yönetim Sistemi (MOYS) sayfası tasarlanmıştır. Bu çalışmayla mevcut öğrenme ortamlarına alternatif bir öğrenme ortamı geliştirilmemiş, aksine bu ortamlara destek olmak için bu ortamlardaki öğrenmenin etkililiğinin artırılması hedeflenmiştir. Hazırlanan MOYS sayfasının öğrencilerin akademik başarısı ve tutumları üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileriyle 9 haftalık bir uygulama çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma için deneysel araştırma modelinde, öntest-sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Çalışmaya, deney ve kontrol gruplarının eşit sayıda tutulduğu toplam 90 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi ve mobil öğrenme tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma analizleri sonucunda elde edilen akademik başarı öntest değerlerinde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark görülmezken, sontest değerlerinde ise anlamlı farklılık görülmüştür. Sadece deney grubuna uygulanan mobil öğrenme tutum ölçeğinde ise öntest ve sontest sonuçlarında olumlu yönde tutum belirmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme Yönetim Sistemi, Mobil Öğrenme, Moodle
Ters - düz sınıfların öğrencilerin akademik başarısı ve görüşlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; ters-düz sınıfların öğrencilerin akademik başarısına ve görüşlerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada deneysel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desenin öntest-son test, deney- kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Denel işlem sonrasında deney ve kontrol grubuna akademik başarı testi son test olarak uygulanırken; deney grubuna ayrıca Ters-düz sınıflara ilişkin görüşlerini belirlemek üzere anket ve görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; deney grubu ile kontrol grubunun akademik başarı testinin tümünden aldığı sontest puanları arasında yapılan bağımsız gruplar t-testi sonucunda p<.05 düzeyinde anlamlı fark olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencileri ters-düz sınıflara ilişkin görüşlerine yönelik yapılan anket ve görüşmede ters-düz sınıf uygulaması ile başarılarının arttığını, anlamadıkları konuları daha iyi tespit ettiklerini, öğrendiklerini daha iyi hatırladıklarını, derse daha aktif katıldıklarını, ters-düz sınıf uygulamasında konuyu çalışmış olarak gelmelerinin derse katılımlarını artırdığını, videoları dersten önce izleyerek sınıfta alıştırmaları yapmayı mevcut programa ders işlenen sınıftaki konu anlatımını dinlemekten daha motive edici bulduklarını ifade etmiştir. Ayrıca, öğrenciler ters-düz sınıf uygulaması ile öğretmenlerine daha çok soru yönelttiğini ve bu uygulama sayesinde öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iletişiminin arttığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Ters-düz sınıf, karma öğrenme, Bilişim Teknolojileri
Dijital öykülemeye dayalı değerler eğitiminin öğrencilerin değer kazanımı ve tutumlarına etkisi
Teknolojinin tahmin edilemeyen yükselişiyle beraber hayatın her anı ve alanında yer işgal etmesi, çağımız öğrencilerinin ihtiyaç ve özelliklerinde önemli değişiklikler meydana getirmiş; eğitim sistemlerini de bu dönüşümlere ayak uydurmak zorunda bırakmıştır. Bu konuda birçok yeniliğin adımları atılsa da, tüm öğrenme alanlarına yetecek miktarda ve etkililikte materyal ve içerik bulmakta zorlanılmakta, üstelik var olanların da doğru ve sistemli kullanımı konusunda eksiklikler hissedilmektedir. Bu eksikliğin bariz olarak hissedildiği ve taşıdığı büyük önemin aksine yeterli teknoloji entegrasyon desteğini bulamamış eğitim alanlarından biri de değerler eğitimi etkinlikleridir. Birey, aile, çevre, ülke ve dünya çapında insanlığın kalkınması ve mutluluğu için her öğrencinin ihtiyacı olan birçok etkinliği içerisinde bulunduran bu öğrenme alanının da teknoloji ile birleştirilmesi, bu büyük açığın giderilmesi açısından elzemdir. Bu çalışmada, bir değerler eğitimi aracı olarak kullanılan hikâyelerin çağdaş formu olarak niteleyebileceğimiz dijital öyküleme yönteminin, çeşitli değişkenlere göre öğrencilerin değer kazanımları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Elazığ ili Merkez ilçesinde yer alan birbirine yakın sosyo-ekonomik düzeydeki iki okuldan, toplam 265 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel ve nitel boyuttaki verilerin incelendiği çalışmada, biri değerler eğitimi programı uygulayan, biri uygulamayan iki ayrı okulda, üç farklı grup üzerinde çalışılmıştır. Çalışma değerler eğitimi uygulamayan A Ortaokulu'nda 62 katılımcıyla tek gruplu ön test - son test deneysel desen; değerler eğitimi uygulayan B Ortaokulu'nda ise 203 katılımcıyla ön test - son test kontrol gruplu desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bir ay boyunca uygulama için seçilen dört değerden her hafta farklı birine yönelik olarak hazırlanan dijital öyküler deney grubu öğrencilerine izletilmiştir. Süreç sonunda öğrenci ve öğretmenlerden görüşler alınmıştır. Sonuç olarak, değerler eğitimi programı uygulayan okulda deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farka rastlanmazken, değerler eğitimi programı uygulamayan okuldaki tek grubun ön test ve son testleri arasında anlamlı farka rastlanmış; bu farkın oluşmasında da kız öğrencilerin elde ettiği puanların büyük ölçüde katkı sağladığı görülmüştür. Görüşme sorularına ise hem öğrencilerden hem de öğretmenlerden dijital öykülerin değerler eğitimi ve diğer derslerde kullanımına dair yüksek düzeyde olumlu yanıtlar alınmıştır.
E-öğrenme ortamlarında tasarım özelliklerinin öğrencilerin başarısı ve bilişsel yüklenme düzeylerine etkisi
Bu tez çalışmasının amacı, e-öğrenme ortamlarında biçimsel ve içerikten kaynaklanan faktörlerin bilişsel yük ve öğrenci başarısı üzerindeki etkisini belirlemek ve öğrenci başarısı ile bilişsel yüklenme arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığını incelemektir.Araştırmada yarı deneysel kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri öğrencilerin bilişsel yük ölçüm görevlerinden aldıkları başarı puanları ve bilişsel yük düzeyleri; bağımsız değişkeni ise 3 farklı ortam yapısıdır. Hazırlanan 3 farklı ortamda, kontrol grubundaki öğrencilere sunulan içerik, daha önce kullanılan eski ders içeriğidir. Birinci deney grubundaki öğrencilere sunulan içerik, Mayer' in bilişsel yükü azaltmaya yönelik ortaya koyduğu 9 ilke dikkate alınarak hazırlanan ders içeriğidir. İkinci deney grubundaki öğrencilere sunulan içerik ise, Mayer'in ilkelerinin yanı sıra alanyazındaki e-öğrenme ortamı tasarım ilkeleri ile ilgili diğer çalışmalarda öne sürülen biçimsel özelliklerden ve içerikten kaynaklanan bilişsel yüklenmeyi azaltmaya yönelik ilkeler de dikkate alınarak hazırlanan ders içeriğinden oluşmaktadır.Araştırma, Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Programcılığı bölümüne 2010-2011 eğitim-öğretim yılında devam etmekte olan 271 ikinci sınıf öğrencisine, bahar döneminde uygulanmıştır. Sistem Analizi ve Tasarım dersinin 3 farklı şekilde tasarlanmasıyla oluşan e-öğrenme senaryoları, bölümün 3 ayrı şubesinde ders içeriği olarak kullanılmıştır.Araştırmada kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilerin başarı puanlarında ve bilişsel yük puanlarında gruplar arasındaki farklılıkları analiz etmek amacıyla ANOVA ve ANCOVA testleri yapılmıştır. Öğrencilerin bilişsel yüklenme düzeyleri ve başarıları arasındaki ilişki ise Pearson korelasyon testi ile analiz edilmiştir.Örneklem üzerinde, başarı ve bilişsel yük arasında yapılan analizlerde öğrenci başarısı ve bilişsel yük arasında zıt yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Analizler sonucunda, başarı seviyesi ve bilişsel yük düzeyi bağımlı değişkenleri için kontrol ve deney grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Elde edilen bulgular doğrultusunda, bilişsel yük ve çoklu ortam tasarımı ilkelerini dikkate alan, özellikle e-öğrenme ortamlarında gerçekleştirilecek yeni araştırmaların yapılması ihtiyacı doğmuştur.Bu belirtilen özelliklerin yalnızca e-öğrenme ortamlarında değil çoklu ortam tasarımlarının yer aldığı tüm eğitsel ortamlarda, yeni deneysel çalışmalarla kullanılması ve etkinliğinin test edilmesi eğitim materyallerinin tasarımı konusuna yeni bir yaklaşım getirmesi açısından önerilmiştir.
Yetişkinlerin çevrimiçi öğrenme ortamlarındaki çalışma alışkanlıklarının belirlenmesi
Çevrimiçi öğrenme ortamları sağladıkları araçlarıyla yetişkin eğitiminde de kullanılmaya başlanılmıştır. Çevrimiçi öğrenme ortamlarında öğrenenlerin mevcut çalışma alışkanlıklarının yapılan ders içi ve ders dışı etkinliklerden dolayı farklılaşabilmektedir. Öğrenciler yetişkin olduğunda öğrencilerin çevrimiçi ortamdan yararlanma şekilleri bu ortamlarda çalışma alışkanlıkları geliştirmelerine sebep olabilir. Bu düşünceden hareketle bu çalışmada çevrimiçi öğrenme ortamlarında yetişkinlerin çalışma alışkanlıklarının nasıl geliştiği belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Eğitim Teknolojileri Tezsiz Yüksek Lisans Programı, 1. Sınıfına devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma bir dönem boyunca devam eden Araştırma Yöntem ve Teknikleri ders süresince gerçekleştirilmiştir. Veriler, öğrencilerin ders dışı etkinliklerde (ödev, proje) yapmış oldukları etkinlikler çerçevesinde toplanmıştır. Çalışmanın başında "Çalışma Alışkanlıkları ve Tutumları" ölçeği ile öğrencilerden alınan nicel veriler ile başlangıçtaki çalışma alışkanlıkları hakkında genel bir bilgi edinilmiştir. Dönem boyunca araştırmacı tarafından oluşturulmuş olan "Kontrol Listesi" ve yapılan mülakatlar ile elde edilen nitel veriler ile çalışma alışkanlıklarının gelişimi veya değişimi ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, Paylaşma, Problem Çözme, Ürün Geliştirme, İzleme ve Araştırma gibi alışkanlıkları ortaya çıkmıştır. Bu alışkanlıklar çerçevesinde sergilenen eylemlerin bir kısmı önceki alışkanlıkların yeniden şekillenmesi olarak ortaya çıkarken, daha önce sergilenmeyen bazı yeni eylemler de görülmüştür. Çevrimiçi ortamda yetişkinlerin bu alışkanlıkları sergilemelerinde çevrimiçi ortamın özellikleri, yetişkinlik özellikleri ve dersin özellikleri etkili olmuştur. Elde edilen sonuçların çevrimiçi öğrenme ortamlarında yetişkinler için yapılacak olan uygulamalarda ders tasarımcılarına özellikle ders dışı etkinliklerin planlanması bağlamında katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Çalışma Alışkanlıkları, Yetişkin Eğitimi, Çevrimiçi Öğrenme Ortamları.
Akıllı elektronik danışmanlık sisteminin öğrencilerin akademik gelişimine etkisi
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve bu gelişmelerin eğitim alanına yansımasıyla yüz yüze verilen eğitimler çevrimiçi olarak sunulmaya başlanmıştır. Eğitim ortamlarının çevrimiçi ortamlara taşınması, beraberinde eğitimin bir parçası olan danışmanlık hizmetinin de sınıf veya okul ortamından çıkmasına yol açmıştır. Yüz yüze yapılan danışmanlığın çevrimiçi olarak sunulmasıyla E-danışmanlık kavramı ortaya çıkmıştır. Bu sayede öğrenciler öğretmenleri ile eşzamanlı veya eşzamansız olarak sürekli iletişim kurabilmektedirler. Okullardaki öğrenme süreci için kullanılan zaman ve mekân kavramları bu sayede çevrimiçi olarak oldukça genişlemiştir. E-danışmanlık sistemleri ile öğrenciler öğretmenlerinden okul ortamı dışında da yardım alabilmekte, öğretmenlerinin deneyimlerinden faydalanabilmektedirler. E-danışmanlık sisteminde danışmanın yoğunluğunu azaltmak ve sistemin verimliliğini arttırmak için yapay zekâ ve uzman sistemler kullanılarak e-danışmanlık sistemi akıllı hale getirilmiştir. Bu sayede sistem öğrenciyi tanımakta, ihtiyaç analizi yapmakta, öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli materyal, yönlendirme ve desteği sağlamaktadır. Eğer sistem çözüm üretemezse veya öğrenci danışmandan destek almak isterse danışman devreye girmektedir. Bu sayede danışmanın yoğunluğu azaltılmış olmaktadır.Bu çalışmada, bireylerin öğrenme stillerine göre ders materyalleri ve danışmanlık hizmeti sunmak için Akıllı Elektronik Danışmanlık Sistemi (AKEDAS) adlı sistem geliştirilerek ve bu sistemin hali hazırdaki öğretim sürecine uygulanmasıyla, öğrencilerin akademik gelişimlerine yönelik etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. AKEDAS'ın geliştirilmesinde uzman sistem tekniklerinden, bilginin kural tabanlı sunumu ve yapay zekâ kullanılmıştır. AKEDAS bireyin öğrenme stiline ve bireyin bilişsel bilgi düzeyine uygun ve kişiselleştirilmiş bir öğrenme içeriği sunmaktadır. Ayrıca bireylere alanında uzman danışmanlar tarafından eşzamanlı veya eşzamansız olarak danışmanlık hizmeti sunulabilmesi için gerekli özellikleri barındırmaktadır.Araştırma, deneysel bir çalışma olup, öntest ve sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya, deney (n=30) ve kontrol (n=30) gruplarının denk olduğu toplam 60 öğrenci katılmıştır. Araştırma sürecinde, kontrol grubu uygulanmakta olan öğrenme çevrelerinde öğrenimlerine devam ederken, deney grubu ise mevcut öğrenme çevrelerine ek olarak AKEDAS içerisinde yer almışlardır.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, öğrenme stili envanteri, öğretimi yapılan üç ayrı modül için başarı testleri, genel akademik başarı testi ve kalıcılık testi kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için veriler yüzde frekans ve bağımlı-bağımsız gruplar için t-testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Veri toplama araçlarından elde edilen nicel verilerin analizinde bilgisayar destekli istatistik yazılımı olan ?SPSS 19 for Windows? kullanılmıştır.Araştırma bulguları incelendiğinde başarı testi öntestlerinde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Başarı testi sontestlerinde ise iki grup arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Kalıcılık testinde ise iki grup arasında deney grubu lehine anlamlı fark görülmüştür. Sonuç olarak AKEDAS'ın öğrencilerin akademik başarısına ve kalıcılığa yönelik olumlu etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Akıllı elektronik danışmanlık sistemi, Öğrenme stilleri, uzman sistem, yapay zekâ, e-öğrenme
E-öğrenme ortamında kullanılan öğrenme stil ve stratejilerinin web kullanım madenciliği ile analizi
Öğrencilerin bireysel farklılıklarına göre e-öğrenme ortamlarının düzenlenmesi eğitim teknolojileri alanının önemli bir çalışma konusudur. Öğrencilere öğrenme süreci başlangıcında uygulanacak testler ile öğrenme stillerinin veya öğrenme stratejilerinin tespit edilerek bireysel farklılıklarına uygun öğrenme ortamlarının hazırlanması yeterli bir yaklaşım değildir. Öğrenme süreci içerisinde bu testlerin tekrar edilmesi ise, öğrencilerde olumsuz yaklaşımlara sebep olabilir. Bu nedenlerle, öğrencilerin öğrenme süreci içerisinde e-öğrenme ortamlarındaki davranışlarından öğrenme stillerinin ve stratejilerinin yapay zeka sistemleri yardımı ile algılanması gereklidir. Böylece öğretim süreci içinde bireylere sunulan etkinliklerin bireysel farklılıklarına göre düzenlenmesi mümkün olacaktır. Bu özelliklerdeki e-öğrenme ortamlarının tasarlanmasında, öğrenme stillerinin ve stratejilerinin yapay zeka modelleri ile öğrencilerin web kullanım davranışları üzerinden tespit edilmesi önemli bir boyutu oluşturmaktadır.Bu araştırmada, e-öğrenme ortamında kullanılan öğrenme stil ve stratejilerinin web kullanım madenciliği ile analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma deneysel araştırma modellerinden tek grup öntest-sontest desen'e göre tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında öğrencilere uygulanan öğrenme stilleri ve öğrenme stratejileri ölçeklerinden elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, öğrencilerin e-öğrenme ortamlarını kullandıkları süre içerisinde öğrenme stillerinde ve stratejilerinde değişimler meydana geldiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin kullandıkları öğrenme stillerinin öntest dağılımları ile sontest dağılımları arasında farklılıklar görülmüştür. Ayrıca öğrenme stillerini oluşturan soyut kavramsallaştırma boyutu ile somut yaşantı boyutu arasında anlamlı düzeyde (p<0,05), aktif yaşantı ile yansıtıcı gözlem boyutu arasında ise anlamlı düzeyde olmamakla birlikte ortalama puanlar açısından değişim olduğu görülmüştür. Güdülenme ve öğrenme stratejileri ölçeğinden elde edilen sonuçlara göre, öntest-sontest toplam ölçek puanlarında farklılık istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde çıkmamakla birlikte ölçeğin bazı alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme stilleri ile öğrenme stratejileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, öğrenme stillerini oluşturan boyutlar ile güdülenme ve öğrenme stratejileri boyutları arasında öntest-sontest puanları için ayrı ayrı korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrenme stili boyutlarından aktif deneyim ve yansıtıcı gözlem ile güdülenme ve öğrenme stratejileri alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler çıkmış ancak determinasyon katsayısı en yüksek r2=%8 düzeyinde düşük bulunmuştur.Öğrencilerin web kullanım davranışlarından öğrenme stillerinin ve stratejilerinin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda: Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Karar Ağacı modelleri SAS Enterprise Miner 7.1 programı ile uygulanmıştır. E-öğrenme ortamında öğrencilerin kullanımına sunulan 10 öğrenme etkinliğinin ziyaret süreleri ve sayıları veri madenciliği modellerinin girişlerini oluşturmuştur. Karar Ağacı ve YSA modellerinden elde edilen tüm sonuçlar değerlendirildiğinde, YSA modelinin Karar Ağacı modeline göre daha başarılı olduğu anlaşılmıştır. YSA modeli kendi içerisindeki algoritmalar açısından değerlendirildiğinde ise Levenberg-Marquardt algoritması %91,7 başarı ile öğrencilerin öğrenme stillerini tahmin etmiştir.Öğrenme stratejileri için veri madenciliği modelleri test edilmiş ancak hem güdülenme ve öğrenme stratejileri toplam ölçek puanları, hem de alt boyutlara ilişkin puanlar modelin çıkışı olarak kullanıldığında yapay zeka eğitimi başarıya ulaşmamıştır.Yapılan araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, elde edilen yapay zeka modeli ile web kullanım davranışlarından öğrencilerin öğrenme stilleri %91,7 başarı ile öngörülebilmektedir. Yapay zeka modelleri, web tabanlı akıllı öğrenme ortamlarının hazırlanmasında ve anlamsal web uygulamalarının altyapısında kullanılabilir. Araştırma ile ortaya konulan model, öğrencilerin süreç içerisinde öğrenme stillerinde meydana gelen değişimleri algılayan ve bireysel farklılıklarına uygun öğrenme ortamları sunabilen sistemlerin altyapısında kullanılabilir.
A study on computer assisted language learning and the development of learner autonomy
The purpose of this study is to gain insights into students' perception of learner autonomy development and to explore learners' perceptions of learning English within a CALL environment. In order to gain insights about the students' perceptions of learner autonomy development, four areas of learner autonomy were examined. These areas were as follows: (a) Learners' motivation level in learning English, (b) Learners' use of metacognitive strategies in learning English, (c) Learners' responsibility perception of their own and their teachers' in learning English and (d) Learners' practice of English in the outside class activities.In order to reach the goals mentioned above, both qualitative and quantitative data were collected by the help of questionnaires, semi-structured face-to-face interviews. The data collected from the questionnaire were subjected to descriptive analysis and the data collected from interviews were subjected to content analysis.The findings indicated that the majority of the students had a high motivation. Also, the results showed that most of them tended to use some metacognitive strategies like self-monitoring and self-evaluation. On the other hand, the findings revealed that most of the students considered the teacher as more responsible for most of the tasks during their own learning process, and tended to spend a little time for outside activities to improve their English. During the study, the students were encouraged to take an active involvement to the CALL classes to increase their motivation, use language learning strategies, take responsibility for their own learning and engage in outside class activities. Keywords: Computer assisted language learning, Learner autonomy.
Enhancing EFL students' language learning through blogs
The present mixed type study, conducted in the first semester of fall 2016-2017 academic year at a higher education institution, aims to provide more insights into learners' English use in their comfort zones in out of class activities, their attitudes towards the use of blogs as a source of language input outside the classrooms and the contributions of blogs to their improvements in terms of their academic and social skills, learner autonomy and motivation. The study lasted 10 weeks. In order to collect data, a five point likert scale questionnaire and semi-structured interviews were held. The results of the questionnaire were analyzed by using descriptive statistics and the interviews were transcribed and analyzed through content analysis. During the coding process, emergent coding is preferred in order to avoid researcher bias and not to limit the coding process with certain categories. The results indicated that the general attitudes of the students towards blogging were positive after the implementation process. In general, the participants talked about the limited affordances of English use both inside and outside the classroom, thus they mentioned blogs as additional language input outside the classroom. Students stated that blogs were motivating, enhancing learning, providing continuous assessment of student progress, increasing interaction with their peers and teacher, giving more detailed and practical feedback, and improving critical thinking skills. Keywords: Blogging, educational technology, computer assisted learning,communication and information technologies in ELT.
İlk öğretim ikinci kademe 8. sınıf görsel sanatlar dersinde "eser analizi" etkinliğinin, sanat eleştirisine yönelik bilgisayar destekli öğretimi ve örek CD tasarımı
Bu araştırmanın amacı ilköğretim 8.sınıf görsel sanatlar dersinde eser analizi konusunun, araştırmacı tarafından tasarlanan eğitim CD'si yoluyla öğretilmesinin öğrencilerin ders başarısı üzerindeki etkisinin incelenmesidir.Bu araştırmada, 2007?2008 yılında Ankara'da bulunan bir ilkokulda 8.sınıf görsel sanatlar dersinde öğrenim gören 46 öğrenci üzerinde (deney=23, kontrol=23) deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Bu gruplara öntest, sontest ve kalıcılık testleri uygulanmıştır. Öğrencilerin derse ilişkin başarılarının ölçülmesinde, araştırmacı tarafından geliştirilen 30 soruluk çoktan seçmeli ?eser analizi başarı testi? uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öntest, sontest ve kalıcılık testleri başarı puanlarının gruplar arası farkların belirlenmesinde t-testi, grup içi farkların belirlenmesi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucu farkın anlamlı çıkması durumunda hangi gruplar arasında fark olduğunun belirlenmesi için LSD testi uygulanmıştır.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, ders konularına göre tasarlanan CD'lerin hızlı öğrenmede, öğrenilen bilgilerin kalıcılığını arttıracağını ve ders dışında da bilgisayar kullanılarak öğreniminin pekiştirileceği ve yapılacak yeni araştırmalara katkıda bulunacağına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Comparision of computer adaptive individual video tutoring with whole class video lessons
The purpose of this study is twofold: first, to examine the recent developments in the field of computer assisted language learning/testing and to investigate how these developments can be best integrated with video utilization techniques in a language classroom. The special reason for trying to combine these developments with the use of video for language teaching was that; from the point of communicative approach, video is a motivating and meaningful teaching material which offers more clues to meaning and which can make learning in the classroom more like what occurs outside the classroom. The second purpose of this study -with the light of information gathered and on the basis of students? perspective on video and computers- is to suggest a new model of video tutoring, named as Computer Adaptive Individual Video Tutoring. A software was developed to integrate computer assisted language testing principles with the use of video in language teaching so that video lessons take place as an interactive and student centered learning process based on the principles of Communicative and Cognitive approaches. In order to reveal the effectiveness and pedagogic value of the software, a contrastive study was conducted. Lesson plans, classroom observations, four achievement tests and a questionnaire were used to reveal the difference between traditional whole class video lessons and the computer adaptive individual video lessons.The data collected indicated that computer adaptive video tutoring might have a great positive impact on enhancing learning and retention of knowledge as well as dramatically increasing student motivation, participation and engagement.
Subkütan enjeksiyon konusunun öğretiminde iki farklı yöntemin öğrenci başarısına etkisi
Araştırma, subkütan enjeksiyon konusunun öğretiminde iki farklı yöntemin öğrenci başarısına etkisini saptamak amacıyla müdahale araştırması olarak yapılmıştır. 2006?2007 eğitim-öğretim yılında Hemşirelik Esasları dersine kayıt yaptıran 77 öğrenciden 59'u araştırma kapsamına alınmıştır. Deney grubu 31 öğrenci ve kontrol grubu 28 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından konu ile ilgili literatür taranarak ve konu ile ilgili uzman görüşleri alınarak ?Subkütan Enjeksiyon Uygulaması Ders İçeriği? ve bu içerik doğrultusunda bilgisayar ortamında gerçekleştirilebilir nitelikte ?Subkütan Enjeksiyon Uygulama CD'si? hazırlanmıştır. Araştırmada veriler, ?Subkütan Enjeksiyon Uygulama Kontrol Listesi Formu? ve ?Subkütan Enjeksiyon Uygulaması Başarı Testi? kullanılarak toplanmıştır. Veriler araştırma dışında yer alan, Hemşirelik Esasları alanında uzman olan bağımsız bir gözlemci tarafından toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde subkütan enjeksiyon uygulama maddeleri arasında fark olup olmadığı Ki-Kare Testi, öğrenci başarı puan ortalamaları Mann-Whitney U testi kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışmada, Subkütan enjeksiyon konusunun öğretiminde, CD'nin kullanıldığı öğrenciler ile mevcut yöntemin kullanıldığı öğrenciler arasında 16 işlem basamağında öğrenci başarısı açısından önemli bir fark bulunmazken; 8 işlem basamağında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. CD kullanan öğrencilerin özellikle enjeksiyonun gerçekleştirilmesi aşamasında daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Aynı zamanda deney grubunda yer alan öğrencilerin başarı puanlarının daha yüksek olduğu ve CD kullanımıyla ilgili olumlu görüş belirttikleri saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Hemşirelik eğitimi, Bilgisayar destekli öğretim, Geleneksel öğretim