Bitlis
74 theses under this subject heading
II. Abdülhamid döneminde Bitlis Vilayetinde İngiliz konsoloslarının faaliyetleri
13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin Anlaşması'nın imzalanmasının ardından Osmanlı-İngiliz İlişkilerinde İngiliz konsoloslarının faaliyetleri önemli bir yere sahip olmuştur. İngiltere, Berlin Anlaşması'nın kendisine tanıdığı yetkilere dayanarak Rusya'nın Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki nüfuzunu azaltma ve bu bölgede kendi etkisini arttırma politikası izlemiştir. Bunu da Osmanlı Devleti'ndeki askerî, ekonomik, siyasi ıslahatları teşvik ederek yapmaya çalışmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı vilayetlere konsoloslarını göndermeye başlayan İngiltere, konsoloları aracılığıyla ıslahatların uygulanma sürecini kontrol ederek Ermeniler üzerindeki nüfuzunu kuvvetlendirmeye çalışmıştır. Doğu Anadolu'da görevlendirilen İngiliz konsolosları, Ermenilerle iyi ilişkiler kurmaya çalışmış, Ermenilerin savunucusu ve koruyucusu rolünü üstlenmişlerdir. Zamanla Ermenileri İngiliz yanlısı bir politika izlemeye teşvik etmişlerdir. Bu tez çalışması 1895 ile 1909 yılları arasında Bitlis vilayetinde görev yapmış olan İngiliz yardımcı konsoloslarının faaliyetleri ile bu faaliyetlerin Bitlis vilayetinde meydana gelen Ermeni olaylarına etkisi hakkında ayrıntılara yer vermektedir. Bitlis özelinde incelenen konsolos faaliyetleri İngiltere'nin Osmanlı üzerindeki politikasının yerelde yansımasını ortaya koyması açısından büyük önem taşımaktadır.
Ortaokul öğrencilerinin, idarecilerinin ve fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde bilişim ağı hakkındaki görüşleri: Bitlis ili örneği
Teknolojideki gelişmeler, eğitimde teknolojinin kullanılmasına yönelik çalışmaları hızlandırmaktadır. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen ve teknolojinin bir ürünü olan eğitimde bilgi ağı platformunun özellikle pandemi döneminde öğretmenler, öğrenciler, yöneticiler ve veliler için öneminin arttığı görülmektedir. Bu nedenle, Eğitimde bilişim ağı, salgın sürecinde yönetici, öğretmen ve öğrencilerin bir öğrenme ortamı oluşturmasını ve sanal ortamda bir araya gelmesini sağladığından, bu paydaşların eğitimde bilişim ağı hakkındaki görüşlerinin bilinmesi önemlidir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı fen bilimleri öğretmen, öğrenci ve yöneticilerinin eğitimde bilişim ağına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışma için hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem araştırmalarından keşfedici sıralı karma desen tercih edilmiştir. 2019-2020 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilen bu çalışma; Bitlis İli ve ilçelerinde etkileşimli tahtaların yer aldığı araştırmanın nicel verilerinin uygulama aşamasının bitimine salgının denk gelmesi nedeniyle ulaşılabilen 63 ortaokul, 63 yönetici, 120 Fen Bilimleri öğretmeni ve 3462 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Ancak 11 Mart 2020 tarihinde Covid-19 salgını nedeniyle nicel veri uygulamasının son aşaması salgın dönemine denk gelmiştir. Nicel veriler, "Eğitimde bilişim ağı ve eğitimde bilişim ağının Kullanım Amacına İlişkin Öğretmen, Yönetici ve Öğrenci Görüşleri Anketi"; Nitel veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile elde edilmiştir. Nicel veri analizi için SPSS 25.0 programı tercih edilmiştir. Sayılar, yüzdelikler, ortalamalar, standart sapmalar, minimum ve maksimum değerler belirlenerek tanımlayıcı bulgular elde edilmiştir. Nitel verilerin uygulama aşaması ise Covid-19 salgını döneminde gerçekleştirilmiştir. Bu veriler odak grup görüşmesi yöntemiyle toplanmış ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Odak grup görüşmesi sırasında öğrenci, yönetici ve öğretmenler tarafından verilen cevaplara göre tema-kategori ve kodlar oluşturulmuştur. Sonuç olarak; yöneticilerin cinsiyet değişkeninde ve "Eğitimde bilişim ağı" alt boyutunda nicel bulgularda (p=0,018) anlamlı bir farklılık gözlenmiştir. Öğretmen değişkenleri de dâhil olmak üzere diğer değişkenlerde farklılık olmadığı görülmüştür. "Görüş" ve "Kullanım Amacı" alt boyut ortalamalarına göre yönetici ve öğretmenlerin olumlu düşündükleri görülmüştür. Ancak eğitimde bilgi ağında bazı eksiklikler (altyapı, ders içeriklerinin ve sınav sorularının yetersizliği, içeriğe ulaşamama, yetersiz rehberlik vb.) olduğu ve eğitimde bilgi ağının çoğunlukla öğretmenler tarafından sadece yardımcı kaynak olarak kullanıldığı, salgında ise canlı dersler için kullanıldığı görülmektedir. Öğrencilerin "Görüş", "Kullanma Amacı" alt boyutlarında, "Eğitimde bilişim ağı Toplam Ölçek" puanında(EBAToplam=3,11) değişkenlere göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Ayrıca genel anlamda öğrenciler "Görüş" ve "Eğitimde bilişim ağı Toplam" alt boyut ortalamalarına göre olumlu görüş belirtmişlerdir. Ancak "Kullanma Amacı" alt boyut ortalamasına göre olumlu görüş belirtmemişlerdir. Pandemi döneminde elde edilen nitel bulgularda öğrencilerin genelinin pandemi öncesine göre Eğitimde bilişim ağı ile ilgili daha çok bilgi edindikleri, Eğitimde bilişim ağı'nı kullanma oranlarının arttığı görülmüştür. Ayrıca idareciler ve öğretmenlerde de "Görüş" ile "Kullanma amacı" alt boyut ortalamalarında pandemi öncesine göre olumlu yönde farklılıklar gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; Eğitimde bilişim ağı'nın tüm paydaşları için kolayca, sorunsuzca kullanılabilmesi adına öğretmenlerin, idarecilerin ve öğrencilerin düşüncelerine de yer verilmesi gerektiği şeklinde bir takım somut öneriler sıralanmıştır.
Mükerrer çocuk suçluluğu: "Bitlis ili örneği"
Son yıllarda, çocukluk döneminde suç işleme oranı giderek artış göstermektir. Çocuk ve suç kavramları birlikte kullanılması istenmeyen bir durum olmasına rağmen bazen aile bazen de akran gruplarının etkisiyle çocuklar suça sürüklenebilmektedirler. Çocukları, yaşamlarının çok erken dönemlerinde suça iten nedenlerin tespit edilmesi, çocuk suçluluk oranının azaltılması açısından önemlidir. Özellikle, suçu meslek haline getiren bireyler üzerinde yapılan çalışmalarda, mükerrer suçlu olma süreçlerinin çoğunluğu çocukluk dönemine ait risk faktörlerine dayanmaktadır. Bu çalışmada, Bitlis ilinde mükerrer çocuk suçluluğu ele alınmaktadır. Çalışma kapsamında, 2016-2017 yılları arasında Bitlis İli Denetimli Serbestlik biriminde suç dosyası bulunan 61 çocukla yüz yüze görüşülmüş, çocuk suçluluğu ile ilgili TUİK verilerinden yararlanılmış ve mükerrer suçlu çocuklara birebir anket formu uygulanmıştır. Araştırmada mükerrer suça sürüklenen çocukların suç geçmişleri ile aile ve akran etkenlerine ilişkin hipotezler kurulmuştur. Örneklem grubu, 15-18 yaş aralığındaki erkek çocuklardan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler, Statistical Package for Social Sciences (SPSS) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken çıkarımsal istatistik metotları kullanılmıştır. Sonuç olarak, çocuğu suça iten risk faktörleri olarak; eğitim düzeyi, ebeveynlerin öğrenim durumu ve çocuğa karşı olan tutumları, çocuğun arkadaş çevresinin zararlı madde alışkanlıkları, yakın çevresinde suçlu kişilerin varlığı ve ailenin sosyo–ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Suç, Çocuk Suçluluğu, Suça Sürüklenen Çocuk, Çocuklarda Mükerrer Suçluluk
Hırsızlık suçu işleyen çocuklar üzerine sosyolojik bir çalışma: (Bitlis ili örneği)
Sosyal problem olarak suç ve suçluluk, dinamik yapıda bulunması nedeniyle toplumdan topluma değişmektedir. Suç aktörleri incelendiğinde yetişkinlerin suç işlemesi bir problemdir ancak çocuk gibi masum bir varlığın suç işlemesi daha önemli bir problemdir. Bu bağlamda bir çocuk, kendini suç işlemeye yöneltecek herhangi bir unsurun varlığında suç işleyebilmektedir. Çocukları suça sürükleyen etkenler bireysel (ergenlik, depresyon, yetersiz öz denetim vb.) çevresel (okul, iş, akran- arkadaş etkisi vb.), sosyal (aile, göç ve alt kültür vb.) ve ekonomik (işsizlik, yoksulluk vb.) olarak ifade edilebilir. Çocukların suç işleme nedenleri kadar işledikleri suç türleri de önem arz eden bir konudur. Adalet Bakanlığı tarafından ilan edilen adli istatistiklerde çocukların genel olarak mala karşı suçları işlediği tespit edilmiştir. Bu yüksek lisans tezinde malvarlığına karşı suçlardan hırsızlık suçunu işleyen çocuklar ele alınmaktadır. Bu kapsamda Bitlis İl'i ve İlçelerinde ikamet eden ve 1 Ocak 2017-31 Aralık 2017 tarihleri arasında hırsızlık suçunu işleyen çocuklara ait sosyal inceleme raporları incelenmiştir. Çocuklara ait elde edilen veriler tablolara aktarılmış ve sosyolojik bakış açısıyla yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma ile Bitlis ilinde çocukların hırsızlık suçunu işlemesinde aile ve arkadaş kaynaklı etkenlerin baskın olduğu, çocukların genellikle eğitimlerine devam etmediği ve bahse konu olan bu çocukların suçu işlemelerini önlemeye yönelik etkin bir çalışma bulunmadığı saptanmıştır.
Bitlis'ten derlenen efsanelerin psiko-sosyal ve arketipsel tahlili
Mitik düşünceden kaynağını alan derin anlam dizgeleri sözlü kültür ürünlerinde kendisine yer bulur. İnsanoğlunun yaşamsal kodlarını barındıran bu ürünler, arkaik düşüncenin yaşama bakışını geleceğe taşır. Sözlü kültür ürünlerinden olan efsaneler, bilinmeyen karşısında insanın giriştiği kaynak/temel arama çabasının şekillendirdiği başat türlerdendir. Varlığını sağlam temeller üzerine kurmayı amaçlayan toplumlar geçmişin deneyimleriyle tutum ve davranışlarını şekillendirmeye çalışırlar. Efsaneler ise bu aşamada muhtevasında barındırdığı yaşamsal kodlar, felsefik yapı ve kültürel değerlerle geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi üstlenir. Efsaneler yatay boyutta yatır ve türbe gibi doğal sağaltım merkezlerinin korunması, toplumun psikolojik olarak rahatlaması gibi eylemler dizgesine sahiptir. Dikey boyutta ise efsanelerin dinî, tarihî ve inançsal arka plan kültürünün yansımaları olduğu görülür. Bu yönüyle efsaneler tüm yönlere açılabilen anlamlar ağına sahiptir. Efsaneler kişisel bilinçaltının izlerini seyretmemizi sağlamakla birlikte kolektif bilinç dışının kodlarını arketipsel semboller aracılığıyla görüntü düzeyine ulaştırır. Bu bakımdan efsaneler bireyden topluma ve yerelden evrensele uzanan değerler sistemini barındırır. Efsanelerin görünür düzlemdeki yansımalarını insanoğlunun çevresiyle kurduğu ilişkinin pratik eylemler dizgesi olarak görmek mümkündür. Ancak efsanelerin sahip olduğu evrensel kodlar örtük anlam dizgelerinde saklıdır. Efsanelerin psiko-sosyal analizi, görünür düzlemin arka planında yatan sebeplerini; arketipsel yöntemle incelenmesi ise evrensel kodların açığa çıkartılmasını sağlar. Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Bitlis, geçiş yolları üzerinde bulunmasından dolayı tarihsel süreç içerisinde farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Şehir, bu yapısından ötürü kültürel açıdan oldukça zengindir. Özellikle kaynağını mitik dönemden alan yöre efsaneleri, sözü edilen kültürel zenginliğin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalışmamızda toplumsal tecrübe gömüsü niteliğinde olan yöre efsaneleri saha çalışmaları neticesinde derlenerek kayıt altına alınmıştır. Böylelikle sözlü kültür geleneği içerisinde yok olup gitme tehlikesi altında olan Bitlis efsaneleri, kayıt altına alınarak ölümsüzleştirilmiş ve kültürel mirasa kazandırılmaya çalışılmıştır. Derlenen efsaneler; oluşum, dönüşüm, tabiat unsurları, hayvanlar, dinî, tarihî, yerleşim yerlerinin adları ve olağanüstü varlıklarla ilgili konularda olmak üzere sekiz ana başlık altında tasnif edilmiştir. Tasnife tabi tutulan efsaneler tek boyutlu değil, psiko-sosyal ve arketipsel olarak çok yönlü olarak tahlil edilerek toplumsal erişime sunulmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında ele alınan Bitlis efsaneleri; "Ben", gölge, anima ve animus, iç benlik, persona, kahraman, asi, anne, yetim, gezgin, kurban, masum ve hilebaz arketipleri başlıkları altında çözümlenmiştir. Yörede anlatılan efsaneler, binlerce yıllık birikimin ürünü olan gelenek ve göreneği, halk inanışlarını ve değerleri kültürel bellekte yaşatır. Böylelikle efsaneler eğitimde ve toplumsal bilincin gelişmesinde doğal bir kaynak işlevi görür. Ayrıca Bitlis efsaneleri, medya ve reklamlar aracılığıyla tanıtılarak bölgenin kültürel turizmine de katkı sağlamaktadır. Bitlis efsanelerinin kültürel arka planında eski Türk inancının, Şamanizm'in ve İslâmiyet'e bağlı inanışların izlerini görmek mümkündür. Aynı zamanda efsane metinleri dikey boyutlu olarak incelendiğinde atalar kültü, ağaç kültü, hayvan kültü, dağ kültü, su kültü, taş kültü, ateş kültü, toprak kültü ve mağara kültüne bağlı mitik değerlerin yansımaları görülmektedir. Bitlis efsanelerinin özelde Türk kültürü ile olan ilişkisi, genel anlamda ise evrensel değer kodlarıyla olan bağları ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak çalışmamızın Bitlis'in kültür turizmi potansiyelini arttırabileceği, değerler eğitimi açısından pedagojik bir araç olarak kullanılabileceği ve genç kuşaklar tarafından millî ve manevi değerlerin benimsenmesine katkı sunabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Bitlis, Efsane, Arketip, Psiko- Sosyal, Kültür, Kült
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'ne göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı kaleler ve diğer kaynaklarla mukayeseli incelenmesi
XVII. yüzyılda Osmanlı devletinde yaşayan büyük seyyah Evliya Çelebi, Doğu Anadolu Bölgesine yapmış olduğu seyahatlerde bir çok şehir ve kale gezmiş, yaptığı incelemeleri Seyahatnâme adlı eserinde ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Gezdiği kale ve kale-şehirlerden seyahatnâmenin bazı bölümlerinde kısaca bahsetmiş, bazı bölümlerinde ise bu kale ve kale-şehirler hakkında detaylı bilgiler vermiştir. Çalışmamız, Evliya Çelebi?nin Doğu bölgesindeki bölge tarihi açısından önemli bazı kaleler (Ahlat Kalesi, Adilcevaz Kalesi, Bitlis Kalesi, Diyarbakır Kalesi, Erzurum Kalesi, Mardin Kalesi, Van Kalesi) hakkında verdiği bilgileri ve bu bilgilerin yapılmış diğer bilimsel çalışmalar ile bir mukayesesini içermektedir. Evliya Çelebi çalışmamıza konu olan kaleleri anlatırken, kalelerin nasıl kurulduğu ve isimlerinin nereden geldiği konusunda efsanevi unsurlardan ve dini öğelerden sıkça yararlanmıştır. Kalelerin tarihi gelişimini anlatırken ise okumuş olduğu eserlerden, yaşadıklarından ve duyduklarından faydalanmıştır.Evliya Çelebi?nin, kalelerin Osmanlı Devleti öncesi tarihini anlatırken herhangi bir kronoloji takip etmediği, kalelerin kuruldukları coğrafyada yaşamış olan bazı önemli devletlerden bahsetmediği, bazen de tarihi olayları karışık, eksik veya kısmen hatalı verdiği görülmüştür. Evliya Çelebi, tezimize konu olan kalelerin Osmanlı hakimiyeti dönemindeki tarihi seyrini detaylı bir şekilde anlatmıştır. Seyahatnâme çok geniş bir coğrafya ile ilgili bilgiler verdiği için, tümünün eksiksiz ve tam olması beklenmemelidir. Bu durum Seyahatnâme?nin önemli bir kaynak olarak kullanılmasına engel teşkil etmemektedir. Bilgiler tarihi tenkit süzgecinden geçirildikten sonra eşsiz bir bilgi hazinesi haline dönüşecek niteliktedir.Seyahatnâme, kalelerin mimari açıdan durumlarına ve o dönem içerisindeki idari yapılanmaya ışık tutması açısından oldukça önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Evliya Çelebi?nin özellikle Diyarbakır, Van, Bitlis gibi kale-şehirlere yaptığı seyahatleri sırasında yaşadığı olaylar, o dönemin sosyal ve siyasi yapısı hakkında bize başka hiçbir kaynakta bulamayacağımız bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Kale, Seyahatnâme, Şehir, Mimari, İdare.
Van ve Bitlis yörelerindeki Urartu Dönemine ait eserler ve bölgede yapılan kazılar
Urartu Krallığı, Van Gölü Havzası merkez olmak üzere Doğu Anadolu'da M.Ö. 9 ve 6. yüzyıllar arasında hüküm sürmüş önemli bir uygarlıktır. Bu çalışmada kendilerini Bianili olarak adlandıran Urartu Krallığı, özellikle Urartu Krallığı'nın merkezini oluşturan Van Gölü Havzası'ndaki önemli mimari yapıları ve bu bölgede ele geçen buluntular ele alınmıştır. Urartu uygarlığının doğup-geliştiği Van Gölü Havzası, bilindiği üzere prehistorik dönemlerden itibaren birçok farklı milletin mesken edindiği önemli bir yer olmuştur. Özellikle çalışmanın temelini oluşturan bölge Erken Demir Çağı'nda çok yoğun bir yerleşime sahne olmuştur. Bu bölge Urartular ve Proto Urartuların kökenleri ve gelişimleri hakkında bizlere önemli ipuçları vermesi açısından da oldukça önemlidir Bölge bu kadar önemli olmasına rağmen yeteri kadar araştırma ve arkeolojik kazı çalışması yapılmaması nedeniyle bilimsel açıdan hala kapalı bir kutu konumundadır. Tez çalışmamızla ileride yapılacak bilimsel çalışmalara katkı sağlamaya çalıştık. Bu konuda çalışma yapmamıza neden olan temel etki, arkeolojik olarak karanlık olan bu bölgenin aydınlanmasıyla dünyanın tarihi yol haritasında bazı değişikliklerin olma ihtimalidir. Yaklaşık yüzyıldan bu yana Urartuları daha iyi tanımak için kazı ve yüzey araştırmaları yapılmaktadır. Tezimde elde edilen yazılı kaynaklar ve arkeolojik veriler bir arada değerlendirilerek Urartular Krallığı hakkında önemli bilgiler verilmektedir. Ayrıca bu veriler ışığında Urartuların Anadolu ve Dünya medeniyetinin gelişmesindeki rolü de ispatlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Urartular, Demir Çağı, Kazı Çalışmaları, Arkeoloji, Kaleler, Sulama Kanalı, Gölet.
Salnamelere göre Van ve Bitlis vilayetlerinde dini- sosyal yapı
Yüzyıllar boyunca birçok medeniyeti bünyesinde barındıran Van ve Bitlis, Türklerin Anadolu'yu fethe başlamasında önemli bir yere sahip olduğu gibi ilk Türkleşen bölgelerdendir. XVI. yüzyıla gelindiğinde bölgede Müslüman nüfus çoğunlukta olmak üzere içerisinde Süryani, Protestan, Katolik, Ermeni, Keldani, Kıpti, Yahudi ve Yezidi mezheplerine mensup insanların birlikte yaşadığı birer yerleşim yeri olmuştur.Salnamelere göre, Van ve Bitlis vilayetlerinde Müslümanların yanı sıra yukarıda saydığımız gayrimüslimlerin de birçok dini ve sosyal kurumları bulunmaktadır.Van ve Bitlis vilayetlerinde yaşayan Müslim ve gayri Müslimlere ait dini ve sosyal kurumları ve bölgede yaşayan Müslim ve gayrimüslim nüfus yapısını, merkezden başlayarak sancak, kaza ve nahiyeler şeklinde, tablolar da hazırlayarak sunduk.Anahtar Kelimeler: Van, Bitlis, Müslüman, gayrimüslim, dini ve sosyal kurum, nüfus.
730 Numaralı Van, Adilcevaz, Muş ve Bitlis Livaları Tımar İcmal Defteri (1-Ahmet dönemi)
Bitlis ilinde geleneksel olarak üretilen gezo pekmezinin bazı kimyasal özelliklerinin incelenmesi
Sunulan çalışmada Bitlis Yöresinde geleneksel olarak üretilen Gezo Pekmezinin bazı kimyasal özellikleri incelendi. Çalışmada 6 farklı üreticiden alınan 6 adet gezo pekmezi örneği kullanıldı. Kimyasal özellikleri; pH 5.23, toplam kül miktarı %0.86, toplam asit miktarı kilogramda eşdeğer olarak 38.7, toplam şeker miktarı 20.01, invert şeker miktarı %9.82, sakkaroz miktarı %9.68, hidroksimetilfurfural (HMF) miktarı 12.67(mg/kg) olarak belirlendi. Bunun yanında antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri de araştırıldı. Gezo pekmezinin antioksidan aktivitesi %13.8 olarak belirlendi. Antimikrobiyal özellikleri Staphlococcus aureus (ATCC 33862), Burkholderia cepacia (ATCC 25608), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Streptococcus pyogenes (ATCC 19615), Bacillus subtilis (ATCC 6633) standart suşları üzerinde incelendi. Gezo pekmezinin Streptococcus pyogenes' e karşı antibiyotik etki gösterdiği belirlendi.
Bitlis ilindeki Lamiaceae familyasına ait bazı taksonların RAPD-PCR tekniği ile filogenetik analizi
Bu çalışmada Bitlis İlinde yetişen, Lamiaceae familyasına ait 21 cins ve bu cinslere ait 54 takson arasındaki akrabalık ilişkisi ortaya konmuştur. Bitlis ilinde toplanan örnekler morfolojik olarak tanımlanmış ve birer örnekleri Bitlis Eren Üniversitesi Herbaryumunda muhafaza edilmiştir. Taksonlar arasındaki genetik benzerlikler RAPD (Randomly Amplified Polymorphic DNA) PCR tekniğiyle belirlenmiştir. Çalışmada 50 farklı RAPD primeri denenmiş bunlardan yüksek oranda polimorfizm gösteren 9 primer değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Ajugoideae alt familyasına ait Ajuga L. ve Teucrium L. cinsleri morfolojik sistematiğe paralellelik göstermiştir. Ajugoideae alt familyası, Scutellarioideae alt familyasına ait taksonlarla bir küme oluşturmuştur. Çalıştığımız Lamioideae alt familyasına ait cinsler arasında Phlomis L., Lamium L., Ballota L., Stachys L. ve Sideritis L. cinsleri morfolojik sistematiği desteklerken Marrubium L. cinsi gruptan ayrılmıştır. Nepeteoideae alt familyasına ait Nepata L., Lallemantia Fisch. & C.A. Mey, Melissa L., Prunella L., Origanum L., Satureja L., Clinopodium L., Cyclotrichium (Boiss.) Manden. & Scheng., Mentha L., ve Salvia L. cinslerine ait taksonlar morfolojik taksonomiyi desteklerken, Ziziphora clinopodioides Lam. taksonunun farklılık gösterdiği görülmüştür. Öte yandan Marrubium parviflorum Fisch. & C.A. Mey. subsp. parviflorum ve Marrubium astracanicum Jacq. taksonları benzerlik matriksine göre 0,900 oranında yakınlık göstermişlerdir. Marrubium üyelerinin Lamioideae alt familyasına ait olmalarına rağmen tek başlarına grup oluşturup diğer alt familya üyelerine uzak kaldıkları gözlenmiştir. Benzerlik matriksine göre 0,908 oranı ile Teucrium chamaedrys L. subsp. sinuatum Celak. Rech.f. ile Teucrium polium L. subsp. polium, 0,908 oranı ile Phlomis lanceolata Boiss. & Hohen. ile Phlomis kurdica Rech. Fil., 0,923 oranı ile Origanum acutidens (Hand.-Mazz.) Ietswaart ile Origanum vulgare L. subsp. gracile (K.Koch) Ietswwith, 0,955 oranı ile Clinopodium vulgare L. subsp. arundanum (Boiss.) Nyman ile Clinopodium graveolens Kuntze subsp. rotundifolium (Pers.) Govaerts, 0,934 oranı ile Salvia verticillata L. subsp. verticillata ile Salvia verticillata subsp. amasiaca (Freyn & Bornm.) Bornm. 0,917 oranı ile Salvia verticillata subsp. amasiaca (Freyn & Bornm.) Bornm. ile Salvia candidissima Vahl. subsp. candidissima 0,900 oranı ile Salvia candidissima Vahl. subsp. candidissima ile Salvia limbata C. A. Meyer türleri arasında yüksek oranda benzerlik tespit edilmiştir.
II. Meşrutiyet döneminde Bitlis hapishaneleri
Günümüzde merak edilen konulardan biri hapishanedir. Hapishanenin detaylı olarak incelenip yorumlanması tarih açısından önemlidir. Bu çalışmamızdaki amaç Bitlis Hapishanelerini II. Meşrutiyet Dönemi içerisinde ele almaktır. Bu dönemde Bitlis ve Bitlis'e bağlı olan kazalardaki hapishanelerin durumu incelenmiştir. Hapishanelerde ıslah çalışmaları II. Meşrutiyet Dönemi'nde Bitlis Hapishanelerinde de meydana gelmiştir. Bu dönemde hapishanelerin fiziki durumu, mahkûmlar ve hapishane çalışanları ıslah edilmeye çalışılmıştır. Yapılan bu ıslahat çalışmaları Bitlis'te tam manasıyla hayata geçirilememiş olsa da, bölgede az da olsa suç oranlarında azalma görülmüş ve ceza yöntemleri değişime uğramıştır. Hapishanelerdeki firar, af konuları ve mahkûmların sağlık durumu araştırılarak bunlar hakkında bilgi verilmiştir. Bitlis ve kaza bölgelerinde hapishane olarak hükümet konaklarının alt katı kullanılmıştır. Mahkûmlar için ayrı bir hapishane binası yapılmak istense de devletin bütçe yetersizliğinden dolayı gerçekleştirilememiştir. Anahtar Kelimeler: Bitlis, Hapishane, II. Meşrutiyet, Mahkûm
Bitlis ili hava kirliliğinin toprak kirliliğine etkileri
Günümüzde gelişen kentleşme, artan nüfus ve endüstriyel faaliyetler hava kalitesini düşürmektedir. Hava kirliliğine neden olan gazlar, partikül madde ve çeşitli reaksiyonlarla ortaya çıkan etkileşim, hava kalitesi ve çevre kalitesine etkide bulunarak yaşam standardımızı düşürmektedir. Bitlis ili, coğrafi konumu sebebiyle yılın büyük bir bölümünü ağır kış şartları altında geçirmektedir. Bu sebeple, yoğun olarak fosil yakıt kullanımına ihtiyaç duymaktadır. Ulaşım açısından da bir uluslararası kavşak noktasındadır. Taşıt trafiği, hava kirliliği artışında etkili bir nedendir. Hava kirliliğini oluşturan gaz ve partikül emisyonları, kaynaktan belli bir mesafe kadar uzaklıkta yeryüzüne, toprak veya bitki örtüsüne düşmektedir. Bu sebeple çevre, insan ve canlı sağlığı hem doğrudan hem de dolayı yollarla etkilenmektedir. Bu çalışmada, Bitlis şehir merkezinden, GPS (Global Position System) cihazı yardımı ile belirlenen 19 farklı noktadan alınan toprak örnekleriyle, hava kirliliğinin toprak kirliliğindeki kirletici etkisi araştırılmıştır. Alınan toprak örnekleri, laboratuvar ortamında sıvı hale getirilerek içeriğindeki ağır metaller (Ni, Zn, Pb, Cu, Fe, Mn, Cd), Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğindeki değerler ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, kullanılan kömür miktarının atmosfere deşarj edilen emisyon envanteri ile çoklu lineer regresyon yöntemi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca, toprak kirliliğine olan etkileri incelenmiştir.
Bitlis ili biyojeokimyasal anomalilerinin incelenmesi
Bitlis, konum bakımından stratejik öneme sahip bir ulaşım güzergâhında bulunduğundan dolayı çok fazla kirleticiye maruz kalmaktadır. Özellikle bulunduğu konumdan dolayı yapılan ulaşım faaliyetlerinde ortaya çıkan salınımlar bu kirliliğin artmasını önemli ölçüde etkilemektedir. Bölgedeki toprak ve üzerinde yetişen bitkileri, ayrıca ekolojik düzeni etkileyerek insan ve diğer canlıları risk altına almaktadır. Yapılan çalışmada Bitlis ilinin biyojeokimyasal anomalilerinin incelenmesi ve çevresel olarak yorumlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı analizlerde belirlenen ağır metallerin bölgedeki bitki ve toprak bünyesinde ne kadar bulunduğu saptanmaya çalışılmıştır. Bitki ve toprak örneklerinin bünyelerinde bulunan ağır metal miktarlarına bakılarak aralarındaki ilişki istatistiksel olarak seçilen bitkinin belirtgen bitki olduğu söylenebilir. Çalışmada öncelikle bölgede doğal olarak yetişen bitki tespit edilmiştir ve GPS ( Global Positioning System) yardımı ile konumu belirlenen bitkiler ve üzerinde yetiştiği topraklardan örnekler alınmıştır. 19 bitki, 19 toprak örneği toplamda 38 adet örnek toplanmıştır. Toplanan örnekler laboratuvar ortamında kimyasal analizleri yapılmıştır.
Bitlis ili devlet hastanelerinde çalışan hemşirelerin afet hazırlığı ve hazırlık algısının incelenmesi
Bu araştırma, hemşirelerin afetlere yönelik hazırlığı ve hazırlık algılarını incelemek üzere yapılmıştır. Çalışma, Bitlis İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık tesislerinden Bitlis Devlet Hastanesi, Tatvan Devlet Hastanesi, Ahlat Devlet Hastanesi, Adilcevaz Onkoloji Hastanesi, Güroymak Devlet Hastanesi, Hizan Devlet Hastanesi ve Mutki İlçe Hastanesi'nde kesitsel olarak yapılmıştır. Çalışmanın evreni Bitlis İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı devlet hastanelerinde görev yapan 424 hemşire oluşturmuştur. Herhangi bir örnekleme yapılmadan evrenin tamamı alınmıştır. Ancak çalışma 330 hemşire ile tamamlanmıştır. Araştırmacı tarafından verilerin toplanmasında "Bireysel Bilgi Formu" ve Özcan tarafından geliştirilen "Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Veriler 09.07.2018-23.08.2018 tarihleri arasında hafta içi günlerde hastanelere gidilerek yüz yüze görüşme tekniğiyle derlenmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, sayı, yüzde, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney testi kullanılmıştır. HAHAÖ (Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği)'ya göre hastanelerde çalışan tüm hemşirelerin hazırlık algıları yüksek bulunmuştur. Mutki İlçe Hastanesi'nde çalışan hemşireler en yüksek hazırlık algısına sahip iken; Tatvan Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşireler ise en düşük hazırlık algısına sahiptir. Çalışmada afetle ile ilgili eğitim alan hemşirelerin, afet eğitimi almayan hemşirelere göre hazırlık algıları daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada afet deneyimi yaşayan hemşirelerin afet deneyimi yaşamayan hemşirelere göre afet hazırlık algısı yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak; hemşirelerin hazırlık algılarının yüksek, müdahale ve afet sonrası algıları ise orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Ancak hemşirelerin bireysel özelliklerinde ise afete kısmen hazır olduğu görülmüştür.
Bitlis'in iktisadi ve kültürel durumu (1920-1950)
Bitlis'in 1920-1950 yılları arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerinin ele alındığı bu çalışmada genel olarak bölgedeki diğer illere kıyasla ilgili alanlardaki gelişiminin zayıf olduğu görülmüştür. Bitlis'te cumhuriyet dönemi sosyal ve kültürel uygulamalar siyasi etkenlerden ayrı düşünülemez. Cumhuriyetin ilanından sonra hızla ekonomik, sosyal, kültürel, sağlık ve bayındırlık ile ilgili ihtiyaçların giderilmeye çalışıldığı ve halkın iskân edilmesi ile ekonomik durumunun yükseltilmesi, köylülerin, çiftçilerin toprağa sahip olması için gerekli çalışmaların yapılması için çalışmalar başlatılmıştır. Ancak yüzyıllardır süren geleneksel yapı nedeniyle cumhuriyet rejimine ve yapılanmasına yönelik en büyük direnç doğu vilâyetlerinde ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet yıllarında bir taraftan bu vilâyetlerin imarı ile uğraşılırken aynı zamanda rejime yönelik direncin kırılması için de büyük çaba sarf edilmiştir. Ulusal birlik ve beraberliği sağlamak adına bu çabalar siyasi olduğu kadar sosyal alanda da kendini gösterir. Erken Cumhuriyet dönemi Kemalist rejimim tüm ideolojilerinin uygulama sahalarından biri olan Bitlis'tede sağlanmaya çalışılacaktır. Değişime direnç noktasında yer yer isyan noktasına varan olaylar meydana gelmiştir. İnkılapların uygulamaya geçmesinden sonra bu direncin görünür sonuçları isyan olarak bölgede varlığını göstermiştir. Bölgede yapılan faaliyetlerin Şeyh Sait İsyanı'na neden olan etkenleri ortadan kaldırmaya yönelik olduğu görülür. Özellikle bölgede Türkçe'yi yaygınlaştırmak için yapılan faaliyetler kültürel faaliyetlerin büyük bir alanını kapsamıştır. Yine bu dönemde yapılan sürgün ve zorunlu göçler siyasi ve sosyal faaliyetlerin birbirini tamamladığı ve aynı amaca yönelik olduğunu gösterir. Bitlis'in yakın il ve ilçelerden tamamen ayrı olarak müstakil bir demografik yapıya, kültüre ve tarihe sahip olduğunun vurgulandığı bu çalışma ile bölgenin yerel tarihine katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Dideban Gazetesi'nde Bitlis (1957-1961)
Kitle iletişim araçlarından biri olan gazeteler, haber malzemesi sayılan bilgilerin toplanması, düzenlenmesi ve dağıtılması amacıyla ortaya çıkmışlardır. Bu bağlamda üzerine düşen görevi yapan gazeteler, dünyamızda baş veren olayları geniş kitlelere aktararak, insanları bilgilendirmek adına çok önemli işlevi icra etmektedir. Yerel gazeteler ise; belirli bir yörede halkı bilgilendirmeyi, eğitmeyi, eğlendirmeyi, yönlendirmeyi ve böylece kamuoyunun serbestçe oluşmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, Bitlis'te 1957-1961 yılları arasında basın hayatında yer alan Dideban Gazetesi temel alınarak ilgili dönemdeki olaylar/gelişmeler incelenmiştir. Söz konusu dönemde ön plana çıkan hususlar; siyasi, iktisadi, sosyal, kültürel, sağlık, eğitim ve imar mevzuları olmuştur. Mevzular, bulgular ve gelişmeler, basın eksenli içerik taraması yapılmak suretiyle ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Bitlis, Dideban Gazetesi, Kent Tarihi, Basında Bitlis, 1950'ler
Bitlis ili ve çevresindeki kaynak sularının bazı mikrobiyolojik ve fizikokimyasal özelliklerinin araştırılması
Bu çalışma, Bitlis İlinde insani tüketim amaçlı kullanılan Başhan, Papşin, Kanimiyan, Seyit Bulağı, Altunkalbur, Çam Sitesi ve Mezra doğal kaynak sularının bazı fizikokimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kaynaklardan alınan su örnekleri, İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğinin (25730, 17.02.2005) numune alma usullerine göre, kurak (Eylül 2019) ve yağışlı (Mayıs 2020) dönemleri temsil edecek şekilde alınmış ve değerlendirilmiştir. Mikrobiyolojik analizler için, membran filtrasyon, yayma plaka ile dökme plak yöntemleri ve fizikokimyasal analizler için standart tayin metotları kullanılmıştır. Sonuç olarak: Mikrobiyolojik parametreler açısından, Seyit Bulağı, Altunkalbur, Başhan ve Mezra kaynaklarının koliform bakteri yönünden; Başhan, Papşin, Mezra ve Seyit Bulağı kaynaklarının Enterokok yönünden; Seyit Bulağı, Altunkalbur, Başhan ile Mezra kaynaklarının 22 °C'de toplam koloni sayısı yönünden ve bütün kaynakların Pseudomonas aeruginosa yönünden içme standartlarına uygun olmadığı tespit edilmiştir. Fizikokimyasal parametreler açısından araştırılan kaynakların kullanıma uygun olduğu görülmüştür. Mikrobiyolojik açıdan kirlilik muhteva eden bu kaynakların ilgili kurumlarca periyodik olarak izlenmesi, kirlilik etmenlerinin engellenmesine yönelik iyileştirici çalışmaların yapılması ve bu konuda civar halkın bilgilendirilmesi gerektiği düşünülmekte ve önerilmektedir.
Kentsel afet yönetim planının hazırlanması "Bitlis örneği"
Afetler, kitlesel can ve mal kayıplarına sebep olmakta ve bunların büyük bir bölümü insanların kontrolü dışında oluşmaktadır. Afetler bir anlamda doğal çevrenin yıkımı olmakla beraber ortaya çıkardığı sonuçlar açısından önlem alınma zorunluluğu bulunan olaylardır. Afet risklerinin minimum seviyede tutulabilmesi için afet yönetim planlaması uygulanmaktadır. Bu planlama zaman içerisinde gelişmekte ve süregelen bir süreç olup ayrıntılı risk yönetim ilkelerini içermekte ve özellikle yerel bazda kurumsal ve stratejik planlama aşamaları ile bir bütünlük arz etmektedir. Ülkemiz, afetlerin sıkça yaşandığı ve bunların sonucunda önemli can ve mal kayıpların olduğu bir coğrafya üzerinde yer almaktadır. İnsan yaşamının kesintiye uğramaması için afet risklerin belirlenerek, afet öncesi, anı ve sonrasında yönetilmesi modern afet yönetiminin bir gereğidir. Ülkemizde hem ulusal, hem bölgesel hem de yerel bazda bu planlama süreci farklı kurumların karşılıklı koordinesi ile yürütülmektedir. Bu tez çalışması kapsamında, Doğu Anadolu Bölgesinde stratejik bir geçiş konumu bulunan ve farklı afetlerin sıklıkla yaşandığı Bitlis ili örnek olarak seçilmiştir. Tez çalışması kapsamında afet yönetim planlaması ile ilgili terimler hakkında bilgiler verilmiştir. Ülkemizdeki afet yönetiminin iş ve işleyişi belirtilerek, Bitlis ili özelinde afet yönetim planlama süreci hakkında bilgiler verilmiştir. Tez çalışması kapsamında Bitlis ilinin afet riskleri hakkında detaylı bilgiler verilmiştir.
Hizan İlçesi (Bitlis) papilionoidea ve hesperioidea (lepidoptera) faunası üzerine araştırmalar
Holometabol böceklerden olan Lepidoptera takımı kanatlarında pul taşıyan kelebek ve güveleri ihtiva etmektedir. Bu takım içerisinde yer alan Papilionoidea ve Hesperioidea üst familyalarına ait Bitlis ilinin Hizan ilçesinde faunistik bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma 23 lokalitede yürütülmüş ve toplamda 937 örnek incelenmiştir. Çalışma sonucunda 7 familyaya ait toplam 101 tür tespit edilmiştir. Bu türlerden 85 tür Hizan ilçesi için, 4 tür (Satyrium (Nordmannia) acaciae, Pseudochazara (s.str.) mniszechii, Carcharodus (Lavatheria) stauderi, Eogenes alcides) ise Bitlis ili için yeni kayıt niteliğindedir. Çalışmada türlerin ülkemizdeki dağılışı ile tehdit kategorilerine yer verilmiştir. Ayrıca çalışılan bazı lokalitelerin yanı sıra bazı türlere ait ergin bireylerin resimleri de sunulmuştur.
Günümüz Bitlis medreselerinde mantık eğitimi (Norşin Medreseleri örneği)
İslâm düşünce kültüründe köklü bir geleneğe sahip olan medreselerin, Selçuklu veziri Nizâmülmülk'e dayandığı bu dönemden sonra da düzenli ve sistemli bir yapıya kavuştukları görülmektedir. Osmanlı döneminde en üst seviyede eğitim ve öğretimin verildiği kurumlar haline gelen medreselerin Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde ise Doğu'da gayr-ı resmi bir şekilde varlığı sürdürülmeye çalışılmaktadır. Bitlis coğrafyasında bulunan medreseler de bu durumun en önemli bir örneğini teşkil etmektedir. Çalışmamızın konusu, medreselerin teşekkülünden bu yana Osmanlı dönemi medreselerinde ve bilhassa Bitlis bölgesinde bulunan Norşin medreselerinde okutulan mantık eserlerinin incelenmesi oluşturmaktadır. Ayrıca Norşin medreselerinde bulunan hocaların ve öğrencilerin mantık ilmi hakkındaki görüşleri ve mantık öğretiminin niteliği de çalışmamızın sınırları dahilindedir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, mantığın İslâm dünyasına giriş süreci, medrese kavramı ve medreselerin tarihsel gelişimi üzerinde durulmakta olup Osmanlı medreselerinde mantık eğitimi ve okutulan mantık eserleri tespit edilmeye çalışılmaktadır. İkinci bölümde, Bitlis medreselerinin genel yapısı ve eğitim-öğretim müfredatı hakkında bilgiler verilmekte, Bitlis yöresinde kurulmuş olan ve günümüzde varlığını sürdüren medreselere değinilmektedir. Ayrıca Bitlis medreselerinde okutulan mantık eserleri tespit edilmeye çalışılmaktadır. Üçüncü bölümde ise ilk olarak Norşin medreselerinin genel bir tanıtımı yapılmaktadır. İkinci olarak bu medresedeki eğitim-öğretim faaliyetleri, mantık eğitimi, mantık ilmine karşı hocaların ve öğrencilerin ilgileri ve burada okutulan mantık eserleri hakkında açıklamalar yapılmaktadır. Anahtar Sözcükler Medrese, Eğitim, Öğretim, Mantık, Doğu, Anadolu, Bitlis, Norşin
Bitlis'te Beş Minarenin yapısal analizi
Bitlis, birçok medeniyete beşiklik etmiş ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde önemli bir stratejik geçiş koridorunda yer alan bir ilimizdir. İlde farklı medeniyetler ait birçok tarihi yapı bulunmaktadır. İlin tarihi yapılar açısından reklam yüze olan ve türkülere konu olan Beş Minarenin yapısal analizleri bu tez çalışmasının konusunu oluşturmaktadır. Bu minareler, Bitlis'in yaşadığı önemli olaylara şahitlik etmeleri ve ilin tarihi açısından oldukça değerli bir konumdadır. Minarelerin yapımında kullanılan Bitlis taşının, malzeme özellikleri tahribatsız deney yöntemleri ile belirlenmiştir. Çalışma kapsamında her bir minare hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Beş Minarenin her biri için yerinde yapılan ölçümler ile boyutları ve mevcut yapısal durumları belirlenmiştir. Her bir minare için güncel deprem yönetmeliğinde yer alan düşey ve yatay tasarım spektrumları kullanılarak, minarelerin deprem davranışı belirlenmeye çalışılmıştır. Yığma bir şekilde inşa edilmiş minarelerde analizler sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak yapısal modeller oluşturulmuştur. Farklı yükleme durumları altında minarelerde meydana gelen gerilme değerlerinin yanı sıra periyot ve yerdeğiştirme değerleri de hesaplanmıştır.
Bitlis ili itfaiye çalışanlarının afet bilgi düzeyi ve afetlere hazırlık durumunun araştırılması
Bu araştırma, Bitlis ili itfaiye çalışanlarının afet bilgi düzeyi ve afetlere hazırlık durumunu kapsayan nicel verilere dayalı betimsel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın kurgulanan kuramsal modeline göre ana problem ekseninde altı adet alt problem oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma evrenini Bitlis ili itfaiye çalışanları oluşturmaktadır. İtfaiye çalışanları evrenden basit tesadüfi örnekleme alma yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada daha önce geliştirilen bir ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmada ölçeğe ilişkin doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Araştırmada katılımcılardan bilgi toplamak amacıyla toplamda 40 soruluk anket formu hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların görüşlerinden; Türkiye'ye özgü afet türünün sırasıyla deprem (%87,5) ve yangın (%25,0), Bitlis'e özgü en önemli afet türünün sırasıyla orman yangını (%35,3) ve yangın (%32,5) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılanların tamamı erkeklerden ve %65,5'i ortaöğretim mezunlarından oluşmaktadır. Afet/acil durumlara hazırlık deneyimlerine ilişkin olup afet müdahale planı bünyesinde düzenlenen tatbikata itfaiye çalışanlarının %55'inin ve mesleki spor faaliyetlerine %67,5'inin katılmadığı saptanmıştır. Araştırmanın genelinde itfaiye çalışanlarının afet ve acil durum bilgi düzeyleri ile hazırlık ve müdahale için aldıkları eğitimlerin nitelikli olarak artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Bitlis İtfaiye Çalışanları, Afet Bilgi Düzeyi, Afete Hazırlık Durumu. ha sonra doldurulacaktır
Coğrafi bilgi sistemleri ile analitik hiyerarşi yöntemi kullanılarak Bitlis ilinin afet risk analizi
Nüfus ile birlikte beşeri faaliyetlerin atması dünyadaki doğal afetleri ve beraberinde afet risklerinin de artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle de doğal afet risklerinin önceden belirlenmesi afet ve risk yönetimi bakımından oldukça önemlidir. Değişken iklim ve yerkabuğu özelliklerine sahip ülkemizde deprem, taşkın, heyelan, çığ, kaya düşmesi gibi doğa olayları sıkça gerçekleşmektedir. Gelişen teknoloji ve yeni teknikler sayesinde günümüzde afetlerin belirlenmesi ve risk haritalarını oluşturulmaması üzerine birçok çalışma yapılmaktadır. Bu tez çalışmasında Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHY) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla Bitlis İlinin afet profili çıkartılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla deprem, heyelan, taşkın ve çığ gibi afet türlerinin her biri için tehlike/risk haritaları oluşturulmuş ve bu haritalar yorumlanmıştır. Diğer benzer çalışmalardan farklı olarak kullanılan yöntemle bu alanın ilk kez çalışılmış olması ve birden çok afet türünün bir arada incelenmesi tezin ana özgün yanlarını oluşturmaktadır. Çalışma sonuçlarının Ülkemiz geneli ve Bitlis özelinde etkili bir acil durum ve afet yönetimi için ilgili kurum ve kuruluşlara fayda sağlaması ve sonraki benzer çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.