Education philosophy
88 theses under this subject heading
Öğretmenlerin eğitim felsefesi inançları ile değerler eğitimi tutumları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin eğitim felsefesi inançları ile değerler eğitimi tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve elde edilen veriler arasında cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem, okul kademesi ve branş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki 197 ilkokul ve ortaokulda görev yapan 6556 öğretmenden oluşmaktadır. Örnekleme seçimi sonucunda 124'ü kadın 246'sı erkek olmak üzere 370 öğretmen araştırmada yer almıştır. Araştırmanın verileri Yılmaz, Altınkurt ve Çokluk (2011) tarafından geliştirilen "Eğitim Felsefesi İnançları Ölçeği (EFİÖ)", Çetin (2018) tarafından geliştirilen "Değerler Eğitimi Tutumları" (DETÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" araçlığıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; aritmetik ortalama (X), standart sapma (Ss), frekans (f), yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca araştırmada, t-testi, ANOVA testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin en çok varoluşçuluk, an az ise esasicilik eğitim felsefesini benimsedikleri görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar incelendiğinde, öğretmenlerin eğitim felsefesi inançları ve değerler eğitimine ilişkin tutumlarının eğitim felsefesi boyutlarından esasicilik dışında diğer tüm eğitim felsefesi boyutları arasında orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim İnancı, Değer, Değerler Eğitimi, Eğitim Felsefesi.
Alternatif okulların felsefi temelleri ile Türkiye'deki uygulamaları: İstanbul ili örneği
Bu çalışmanın amacı alternatif okul olarak nitelendirilen düşünsel yapının felsefi temelleri ve Türkiye'deki uygulamalarını incelemektir. Çocuğun mutluluğunu temel amaç olarak gören alternatif eğitim yaklaşımı, otoriter, öğretmen merkezli ve başarı odaklı geleneksel eğitimin eleştirisiyle ortaya çıkmıştır. Alternatif eğitim, çocuğun mutluluğunu temel prensip olarak görme ve tüm sayıtlılarını bu prensip üzerine kurma gibi iddialarla karşımıza çıkmaktadır. Eğitimin içeriğini zenginleştirmek, devamlı değişim içinde olan dünyaya karşı bireyin kendisini var etme ve bu varlığı koruma çabalarında geleneksel eğitimin yetersiz kalması; alternatif eğitimin bireyin var olma çabasında daha kalıcı ve sürdürülebilir bir yol izlemesi bu çalışmayı kaçınılmaz kılan nedenlerin başında gelmektedir. Bu çalışmada alternatif okulları cazip kılan nedenler ve bu nedenlerin felsefi geçmişleri ile Türkiye'deki alternatif eğitim uygulamalarının aslına benzerlik ve farklılıkları incelenecektir. Geleneksel eğitime alternatif sunan düşünürlerin başında J.J. Rousseu gelmektedir. Bu çalışmada Rousseau'dan başlayarak alternatif eğitim felsefesinin oluşmasına katkı sağlamış düşünürlerin görüşlerine yer verilmiş ve alternatif eğitim felsefesinin temelleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Geleneksel eğitimle alternatif eğitim arasındaki farklar incelenmiştir. Araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırma, İstanbul ilindeki Montessori, Reggio Emilia ve Waldorf yaklaşımını uygulayan eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen ve idareciler ile yapılan görüşmeler şeklinde yapılmıştır. Bu amaca en uygun, yarı-yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmacının yaptığı gözlemlerde veri olarak kullanılmıştır. Bunun sonucunda da Türkiye'deki alternatif okulların eğitim ve yönetim durumları irdelenmiştir. Araştırmada alternatif okullarda; okulun genel bilgilerine, öğretmenin görevlerine, sınıf yönetimine, uygulanan eğitim programına, çocuk gelişimine, veli-okul ilişkisine, okul yönetimine ve eğitim modeline ilişkin bulgulardan faydalanılmıştır.
İlkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (P4C) metoduna göre incelenmesi
Tez beş bölümden oluşmaktadır. Bu beş bölümde ilkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (p4c) metoduna göre amaç ve kazanımlar üzerinden bir incelenme ve öneri çalışması gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümünde çocuklar için felsefe (P4C) metodunun tanımı, tarihçesi, amaçları, P4C yönteminin uygulama boyutu, öğretmenin rolü ve yöntemin kurucusu olan Lipman'ın oluşturduğu tüm eğitim öğretim kademelerini kapsayan müfredat yapısı sunulmuştur. İkinci bölümde ise MEB'in öğretim program (müfredat) amacı, değerleri, yetkinlikleri ve felsefesi hakkında bilgi verilecek ve temel derslerin (Türkçe, Hayat Bilgisi, Fen Bilgisi, Matematik) programları detaylı bir şekilde incelenerek sunulmuştur. Üçüncü bölümünde ise tezin yazımında hangi araştırma yöntemin kullanıldığı açıklanmıştır. Tezin dördüncü bölümünde ilk iki bölümde sunulan bilgiler dahilinde iki yapının eğitim dünyasındaki duruş ve ilkelerinin benzerlik ve uygunlukları sahada yapılan çeşitli akademik çalışmalarla desteklenerek sunulmuştur. Sonuç kısmında ise alana dair önerilerle birlikte genel değerlendirme yapılmıştır.
Seyyit Ahmet Arvasi'nin genel eğitim bağlamında din eğitimi hakkındaki görüşleri
Eğitimci şahsiyeti, özgün fikirleri, muhtelif eserleri, makaleleri, fikir yazıları, Türk-İslam ülküsü şuuru, milli ve manevi kültüre bağlılığı ile adından sıkça söz ettiren Arvasi Cumhuriyet döneminde yetişmiş önemli fikir adamlarındandır. Türk- İslam ülküsüyle tanınmış olsa da O'nun asıl alanı eğitimdir. Görev yaptığı bütün okullarda gençlere, islam dinini, İslam'ı gaye edinen Türk- İslam ülküsü şuurunu, ilmi derinliği ve dışa bağımlılıktan uzak manevi bir kalkınmaya sahip olarak "milli bir kültür" oluşturmayı öğütlemiştir. Özellikle din eğitimi konusundaki hassasiyeti kitap ve makalelerinde ön plana çıkan Arvasi, fikir dünyasını inandığı dinin temel kaynaklarına göre şekillendirmiştir. Bu çalışmada, toplumsal, kültürel, siyasal alanlarda ve özellikle eğitim ve din eğitimi konularındaki fikirleriyle adından sıkça söz ettiren Seyit Ahmet Arvasi'nin genel eğitim bağlamında din eğitimi hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Arvasi'nin görüş ve önerilerinin günümüze de ışık tutarak, eğitim ve din eğitimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir
Eğitimin imkanı bağlamında ahlak (Gazzâlî örneği)
İnsan ontolojik mahiyeti gereği kendi varlık sebebi ve doğasını sorgulayarak varoluşunu problematize eden tek canlıdır. Bu sorgulama sürecinde eğitim ile ahlak kavrayışları kişinin oluş/dönüşüm sürecinde kendini tanımlama ve eylemlerini anlamlandırma çabalarında esasî bir rol oynamaktadır. Ahlakî değişim/dönüşüm olanağının eğitimi mümkün kılan bir düşünsel zemine işaret ettiğini ortaya koymak ve dolayısıyla disiplinimizin teorik arka planına katkıda bulunmak amacıyla elinizdeki bu metin İslâm düşünce geleneğinin müstesna şahsiyetlerinden Gazzâlî'nin ahlak anlayışını ele almaktadır. Mütefekkir; ahlakı insanın düşünce ve eylemlerinde kendiliğinden zuhur eden bir içsel eğilim olarak tanımlamış, bu tanımıyla özgün bir ahlak teorisi ortaya koymuştur. Ona göre insan doğuştan iyi ve ahlakî güzellikleri hayata geçirme kapasitesine sahip olsa da ahlakî eylemleri edinmek için gayret ve çaba şarttır. Çalışmada nitel bir yöntem kullanılmış olup Gazzâlî'nin metinleri içerik analizi, yorumlama ve değerlendirme teknikleriyle incelenmiş, ahlak ve eğitimin karşılıklı olarak birbirlerini dönüştürme potansiyelleri ele alınmıştır. Bu bağlamda insanın ahlakî eylemlerini ve düşüncelerini eğitim aracılığıyla değiştirerek bir gelişim sürecine girmesi mümkün görünmektedir. Ahlak ve eğitim arasındaki bu etkileşim her iki unsurun da birbirini dönüştüren dinamikler olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Dolayısıyla düşünürün fikirsel yapısına göre ahlakî değişim veya gelişim eğitim yoluyla gerçekleştirilebilecek bir dönüşüm süreci olarak değerlendirilebilir. Ahlak ile bu karşılıklı bağlantı, eğitimin insan için oluşturucu/dönüştürücü bir karaktere sahip olduğuna ve nihayeti itibariyle de imkanına atıfta bulunur.
10. sınıf Felsefe dersinde zenginleştirilmiş öğretim programının öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, 10. sınıf Felsefe Dersi Bilgi Felsefesine ünitesine yönelik zenginleştirilmiş öğretim programının öğrencilerin bilişsel becerilerine etkisinin belirlenmesidir. Araştırma, MEB 2021-2022 eğitim öğretim yılında, sekiz haftalık bir süre içerisinde araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, mevcut felsefe programının eleştirel bir değerlendirilmesi yapılarak programın iyileştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Araştırma, ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerine yönelik geliştirilecek felsefe öğretim programı, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kütahya ili Merkez ilçesindeki Hayme Ana Anadolu Kız Teknik ve Meslek lisesinde uygulanmıştır. Araştırma haftada bir gün, bir ders saati 40 dakika ve aynı gün içinde art arda gerçekleştirilen iki ders ile toplamda sekiz hafta 14 ders ile tamamlanmıştır. Deney ve kontrol grupları toplamda 54 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bilgi Felsefesine yönelik geliştirilen zenginleştirilmiş felsefe öğretim programı, açık uçlu değerlendirme sorularından oluşan başarı testi, yarı yapılandırılmış gözlem formu kullanılmıştır. İfade edilen program ve test araçları araştırmanın amaçları doğrultusunda üç felsefe, üç ölçme ve değerlendirme ve iki eğitim programları ve öğretim bölümünden olmak üzere toplamda sekiz uzmandan görüş alınarak hazırlanmış, düzenlenmiş ve geliştirilmiştir. Araştırmada başarı testine verilen cevaplar MAXQDA programında aracılığıyla temalanmış ve kodlanmıştır. Nitel verilerin analizi iki kişi tarafından gerçekleşmiştir. Nicel verilerin analizi puanlama anahtarı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Gruplar arasındaki anlamlı farklılığı saptamak için bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Puanlayıcılar arası güvenilirlik Fleiss Kappa testi ile yapılmış ve 0,72 değeri tespit edilmiştir. Analiz sonrası öğrencilerin Platon konusunda %32, Sofistler %48, Septikler %24, Descartes %30 ve Hegel %52 başarı yüzdesi elde ettikleri genel olarak incelendiğinde ise bu başlık doğrultusunda %37 başarı gösterdikleri gözlemlemiştir.
Okuma eğitimine diyalojik bir bakış
Bu çalışmada filozof, kültür kuramcısı ve dil bilimci Bakhtin'in görüşlerinin okuma eğitimine uyarlanabilirliği sorgulanmıştır. Kendisi de uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapan ve Mordovya Pedagoji Üniversitesinde ders veren Bakhtin'in, edebiyat eğitiminde biçem bilimi (stilistik) ve diyaloğun önemine vurgu yapan, İngilizceye Dialogic Origin and Dialogic Pedagogy of Grammar şeklinde çevrilen, muhtelif notlarının derleminden oluşan çalışması, bu araştırmanın temel dayanak noktasını oluşturmaktadır. Araştırmada öncelikle temel çerçeveyi sunmak, Bakhtin'in görüşlerinin eğitim alanındaki yerini belirtmek adına diyalojik pedagojinin tarihî ve kuramsal art alanı diğer eğitim felsefeleri ile birlikte verilmiş, ardından diyalojik pedagoji; Freire, Bakhtin ve Buber ekseninde ele alınmış ve Bakhtin'in eğitime dair görüşleri incelenmiştir. Akabinde Bakhtinyan perspektifte önemli yer kaplayan metin, metnin yapılanışı ve metinler arasılık gibi kavramlar ele alınmış, bu kavramların okuma eğitimiyle ilişkilendirilebilirliği okuma kuramları perspektifinden sorgulanmıştır. Daha sonra okuma eğitimiyle de iç içe olacak biçimde Bakhtin'in dil bilimine, estetiğe ve dil öğretimine dair görüşleri irdelenmiştir. Son olarak "diyalojik okuma" modeli açımlanmaya çalışılmış, bu minvalde Refik Halid Karay'ın "Eskici" adlı hikâyesi Bakhtinci bir bakışla analiz edilerek bir ders işleyiş ve etkinlik dizesi örnekçesi de ayrıca takdim edilmiştir. Bu bağlamda ilgili araştırmada nitel araştırma desenlerinden temel nitel araştırma kullanılmış, veriler toplanırken kaynak tarama tekniğinden yararlanılmış ve toplanan veriler doküman incelemesi yöntemi ile analiz edilmiş, böylece mevcut çalışmaların eklektik bir derlemi sunulmuş, ilgili alanyazın kapsamında özgün bir yorum getirilmeye çalışılmıştır.
Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesi (Konuşmaları ve yazdığı eserler bağlamında nitel bir analiz)
Araştırmanın amacı, Türkiye'nin eğitim felsefesi sürecinin anlaşılmasına ve bilimselleşmesine katkı sağlamak için Türk tarihi ve edebiyatında önemli bir isim olan Mehmet Akif Ersoy'un konuşmaları ve yazdığı eserleri ışığında somutlaşan eğitim felsefesini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olan "kuram oluşturma" yaklaşımı, kullanılmıştır. Bu yaklaşımına uygun olarak, bir eğitim felsefesinin taşıması gereken olmazsa olmaz boyutlar (parçalar) bağlamında Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarını ve yazdıklarını içeren kaynaklar taranmış, elde edilen verilerden yola çıkılarak Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesinin ne olabileceğine yönelik bir yapı (sistem-model-kuram-görüş) oluşturulmuştur. Çalışmanın ürünü olarak meydana gelen eğitim felsefesi (sistem-yapı-kuram), Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarını ve yazdıklarını içeren kaynaklardan toplanan verilere göre şekillenmiştir. Araştırmanın evrenini, "Mehmet Akif Ersoy'un konuşmaları ve yazdığı eserleri ışığında somutlaşan eğitim felsefesi nedir?" probleminin tümüne ya da herhangi bir boyutuna cevap olabilecek, Akif'in konuşmalarından ve yazdıklarından oluşan dokümanlar (kitapları, tefsir, mev'ıza ve hutbeleri, dergi ve gazetelerdeki yazıları, mektupları,); örneklemi ise kuram oluşturma stratejisi ile yapılan araştırmalarda kullanılan, araştırma sorusunun yanıtı olabilecek kavramların ve süreçlerin tekrar etmeye başladığı aşamaya kadar veri toplamaya devam edilmesini gerektiren "kuramsal örnekleme" yaklaşımına dayalı olarak oluşturulmuştur. Verilerin toplanmasında "belgesel tarama" tekniği kullanılmıştır. Araştırmadaki veriler; Toprakçı, Buldur, Bozpolat, Dağdeviren ve Eren (2013) tarafından yürütülen "Türkiye'nin Ulusal Eğitim ve Yükseköğretim Felsefesi" adlı bir çalışmada kullanmak üzere hazırlanan, özet ve ayrıntılı eğitim felsefesi akımları tablolarının kullanılmasıyla oluşturulan "Eğitim Felsefesi Saptama Araçları" adı verilen biri özet diğerleri ayrıntılı saptama araçları olmak kaydıyla 7 araç yoluyla toplanmıştır. "Eğitim Felsefesi Saptama Araçları" ölçütünde Mehmet Akif Ersoy'un eserleri incelenmiştir. Bunun için öncelikle Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarında ve yazdığı eserlerinde sıkça geçen kelimeler bulunmuştur. Kelimenin hangi eğitim akımıyla daha çok ilişkili olduğunu "Eğitim Felsefesi Saptama Araçları" ölçütünde belirlenmiştir. Sonra bir eğitim felsefesinde olması gereken özellikleri belirleyen altı temel soruya ("Niçin öğretelim?", "Ne öğretelim?", "Nasıl öğretelim?", "Nerede öğretelim?", "Ne kadar öğretelim?", "Kime-kiminle öğretelim?") cevap niteliği taşıyabilecek ifadeler söz konusu eserlerde aranmıştır. Bulunan cevaplar söz konusu sorular altında kümelenmiştir. Daha sonra, probleme yanıt vermek için, felsefi sorular altında kümelenen ifadeler, eğitim felsefesi akımları ışığında, gözden geçirilmiş ve hangi akıma ait iseler o akımın içine yerleştirilmiştir. Böylelikle her bir eğitim felsefesi sorusu bağlamında Mehmet Akif Ersoy'un eğitime ilişkin görüşünün hangi eğitim felsefesi akımı içinde olduğu ortaya çıkarılmıştır. Her bir soruya cevap olan tespitler her bir akım için ayrı ayrı toplanarak o akımın altı sorusu (eğitim felsefesi boyutu) altında sayısallaştırılmış böylece o akımın hangi sorusunda kaç adet anlamlı ifade kullanıldığı belgelenmiştir. En son olarak ise her bir akım altında toplanan kelimeler ve bütün sorulara verilen ifadeler toplanarak Mehmet Akif Ersoy'un ağırlıklı eğitim felsefesi tespit edilmiştir. Araştırmanın her safhasında araştırmacı, bulgu ve sonuçları sürekli olarak birbirleri ile karşılaştırıp, yorumlayarak "derinlik odaklı veri toplama mekanizmasını" kullanmıştır. Araştırmada "geçerlik ve güvenirliği" sağlamak için; veriler nesnel bir yaklaşımla toplanıp işlenmiş ve danışman tarafından "teyit edilmiştir", bu yol ile "inandırıcılık" sağlanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından ulaşılan eserler dışında Mehmet Akif Ersoy'a ait başka eserlerin olup olmadığının eserlerin tespiti ve veri toplama aşamasında ulaşılan bulguların doğruluğunun teyidi için Mehmet Akif Ersoy hakkında çalışmalar yapan uzmanlardan görüş alınmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar şunlardır: Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarında ve yazdığı eserlerde, sıkça geçen kelimeler; "insan" ve "ilim"dir. Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesi ağırlıklı olarak "Esasicilik" tir. Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesini ortaya çıkaran soruların her birine ayrı ayrı olmak üzere (konuşmalarından ve yazdığı eserlerden alınan ifadelere göre) verilen cevaplar ışığında somutlaşan eğitim felsefeleri ise: eğitimin amaçları (Niçin Eğitelim?) bağlamında ön plana çıkan eğitim felsefesi "Daimicilik", Eğitimin içeriği (Ne öğretelim?), Eğitimin yöntemi (Nasıl öğretelim?), Eğitimin yeri (Nerede öğretelim?), Eğitimin miktar ve zamanı (Ne kadar/zaman öğretelim?) ve eğitimin kimlere kimlerle verileceği (Kime/kiminle öğretelim?) bağlamında ön plana çıkan eğitim felsefeleri ise "Esasicilik"tir. Araştırmacılara, tarihte önemli yeri olan kimseler ile okul, dernek, vakıf, siyasi partiler vb. gibi eğitim ile ilişkili olabilecek kurumlar için de, "Eğitim Felsefesi Saptama Aracı"nı ve ek tabloları kullanarak (izin almak suretiyle) benzer çalışmalar yapmaları; uygulamacılara ise eğitimin amaçları boyutunda insanın davranışlarına etki eden temel değerlerin değişmeyeceğini savunan ve Daimicilik akımının özelliklerini taşıyan Mehmet Akif Ersoy'un eserlerini Değerler Eğitiminde kullanmaları önerilebilir.
Exploring generation Y via attitudes towards economy, education and marriage
This thesis analyzes Turkish Generation Y, which has been scrutinizing recently in terms of economy, education, and marriage, and also in comparison between its European and American counterparts. The research is based on the thought that political and social events affected and changed this generations' attitudes. In Turkey the Generation Y includes individuals born between 1980 and 1994. To explain the historical background of the term generation, Karl Mannheim and Jose Ortega y Gasset's generation theories were used. Twenty in-depth interviews were conducted with students and graduate students from Koç, Marmara, and İstanbul Universities. To understand the impact of economic background on ones' attitudes, one of the universities was selected among private universities. Instead of collecting statistical data, the main aim was to understand Turkish Generation Y. Also the four major generations from 1925 to 1994, namely, Silent, Baby Boomer, Generation X and Generation Y in Europe, America, and Turkey were explained in terms of economy, education, working life, family, technology and marriage. The study consists of Generation Y members who are living in İstanbul and graduate from university, therefore, instead of general conclusions, personal expressions were provided.
Diyarbakır `da gündelik hayatın harap edilmesi ve yeniden inşası: Bir dekolonizasyon pratiği olarak özgür okullar
This thesis is grounded on my fieldwork in Diyarbakır carried out between October 2015 and April 2016. Considering the city as a space of colonial occupation, it examines the broad scale dynamics of the ongoing war as well as the unmakings and remakings of everyday life under siege. It traces the ethnographic sentiments and sensibilities of war and the intimate sites of power production and insurgency. In addition, it also focuses on the mother tongue-based education practices in one of the Free Schools. Free Schools provide a counter space where the already existing colonial ways of learning, knowing and being introduced by the Turkish education system can be decolonized. Therefore, I argue that the alternative philosophy of education they provide to struggle against the assimilationist, capitalist and patriarchal way of life is itself a decolonizing practice.
An analysis of educational themes in Hegel's philosophical outlines of justice
This thesis aims to show that Hegel's Philosophical Outlines of Justice implicitly presents the structure, principles and key aspects of a systematic philosophy of education. The main argument will be based on the idea that Hegel's entire philosophical project and his Outlines in particular provides an educational structure that explicates the transformation of a human being from pure condition in the sense of not yet educated youngster to an autonomous thus self-determining moral subject. This is because education allegorically speaking is the blood supply that sustains the proper and reasonable emergence, progress, and guidance in human activities from birth to and throughout adulthood that Hegel insists on to achieve self-sufficing, critical, and independent reason. Hegel's conception of reason culminates through micro developments within personal, social, political, and historical processes which are mutually integrated elements of education, individual agency and of individuals' social context of action. Hegel's underlying idea is to describe a subject who is complete unto itself. This ideal in principle could not be achieved without education. In this regard, Hegel would systematize his views on philosophy of education as a science of development in a triadic understanding involving elements moral, social, and institutional education. Along these lines, I shall formulate Hegel's understanding of education so as to encompass different passages of human consciousness from particular to universal in order to be capable, as Hegel says, of 'being with oneself in another'.
Beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefesi eğilimlerinin, otantik öğrenme hazırbulunuşlukları ve otantik ölçme-değerlendirme yöntemine yönelik tutumları ile ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, beden eğitimi öğretmenlerinin sahip oldukları eğitim felsefesi eğilimlerinin tespit edilip, bu eğilimlerin; otantik öğrenme hazırbulunuşlukları ve otantik ölçme- değerlendirme yöntemine yönelik tutumları ile ilişkisi; cinsiyet, yaş, görev yapılan okul kademesi, hizmet süresi ve görev yapılan yerleşim yeri değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmada veri toplamak için; "Kişisel Bilgi Formu", "Eğitim Felsefesi Eğilimleri Ölçeği", "Öğretmenler İçin Otantik Öğrenme Hazırbulunuşluk Ölçeği" ve son olarak "Otantik Ölçme ve Değerlendirme Yöntemine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapmakta olan N=49,513 beden eğitimi öğretmeni oluştururken, örneklem ise n=583 beden eğitimi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada toplanan nicel verilerin; aritmetik ortalamaları (X̅), standart sapmaları (Ss), frekansları (f), yüzdeleri (%), Cronbach Alpha değerleri (α) ile basıklık ve çarpıklık katsayıları hesaplanmış, sonrasında bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon katsayısı (r) ile basit ve çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler p<0,05 anlamlılık düzeyine göre yorumlanmıştır. Yapılan bu araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: Beden eğitimi öğretmenleri en fazla ilerlemeci, en az daimici eğitim felsefelerine eğilim göstermişlerdir. Beden eğitimi öğretmenlerinin otantik öğrenme hazırbulunuşlukları ve otantik ölçme-değerlendirme yöntemine yönelik tutumları yüksek bulunmuştur. Beden eğitimi öğretmenlerinin, eğitim felsefeleri boyutlarında; cinsiyet, görev yapılan okul kademesi, hizmet süresi ve görev yeri değişkenine göre gruplar arası anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Beden eğitimi öğretmenlerinin, otantik öğrenme hazırbulunuşlukları; cinsiyet, görev yapılan okul kademesi ve görev yapılan yerleşim yeri değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Beden eğitimi öğretmenlerinin, otantik ölçme-değerlendirme yöntemine yönelik tutumları; cinsiyet, yaş, görev yapılan okul kademesi, hizmet süresi ve görev yapılan yerleşim yeri değişkenlerine göre gruplar arasında anlamlı fark bulunmamaktadır (p>0,05). Çalışmada yaşın anlamlı bir etkisi bulunmamıştır (p>0,05). İlerlemeci ve yeniden kurmacı eğitim felsefeleri eğilimleri ile otantik öğrenme hazırbulunuşlukları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,56, r=0,49; p<0.05). Esasici eğitim felsefesi eğilimi ile otantik ölçme-değerlendirme yöntemine yönelik tutum arasında orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur (r=-0,44; p<0.05). Beden eğitimi öğretmenlerinin otantik öğrenme hazırbulunuşluk düzeylerinin %24'ü yeniden kurmacı eğitim felsefesi eğilimleri tarafından açıklanmaktadır. Beden eğitimi Otantik ölçme-değerlendirme yöntemine yönelik tutumlarının %22'si esasici ve yeniden kurmacı eğitim felsefeleri eğilimleri tarafından açıklanmaktadır.
Aşılayıcı eğitim yerine zihni özgürleştirici bir eğitim önerisi
Bu tezin temel amacı; eğitimde aşılamaya rağmen zihinsel özgürlüğün mümkün olup olmadığını araştırmaktır. Bununla birlikte aşılamanın bir sorun olup olmadığı ve eğitimin bir aşılama işi olup olmadığı sorularına da cevap aranmıştır. İlgili amaç doğrultusunda, araştırma modeli olarak yönelimsel nitel araştırma kuramlarından eleştirel sosyal kuram işe koşulmuştur. Çalışma materyali olarak yazılı dokümanlar tercih edilmiş ve bu veri kaynaklarından nitel veriler toplanmıştır. Verilerin toplanmasında amaca yönelik örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda aşılamaya rağmen zihinsel özgürlüğün teorik olarak mümkün olduğu gösterilmiştir. Eğitimde aşılamanın birçok bakımdan sorun olduğu fakat istismarcı ya da normal kabul edileceği sınırların da belirlenebileceği tespit edilmiştir. Aşılamadan kaçınmak için i) ne niyetle eğitileceği, ii) hangi içeriklerin öğretileceği, iii) ne tip öğretim yöntemlerinin kullanılacağı ve iv) didaktik sürecin hedefinin ne olacağı konularında öneriler getirilmeye çalışılmıştır. Eğitimin aşılamacı niteliklerinden tamamen arındırılamayacağı fakat aynı zamanda özgürleştirici olması gerektiği yargılarına varılmıştır.
Karl Jaspers felsefesinde üniversite kavramı
Bu araştırmanın amacı 20. yy'da varoluş filozofları arasında sayılan ve birçok ülkede çok iyi tanınmasına rağmen ülkemizde az derecede tanınan Alman filozof Karl Jaspers'in üniversite fikrini incelemek ve Türkçe literatüre kazandırmaktır. Filozofun üniversite fikrini konu hakkında ortaya koyduğu eseri The Idea of the University ve diğer eserlerinde üniversite hakkındaki fikirleriyle açığa çıkarmak temel amaçtır. Filozofun ileriye sürdüğü fikirlerle üniversite konusunda dikkat edilmesi gereken temel düşünceleri yeniden gündeme getirmek ve bu alandaki literatüre katkıda bulunmak temel amaçlar arasındadır. Çalışma kapsamında Karl Jaspers'in üniversite fikrini ortaya koymak için onun konu hakkındaki temel eseri olan The Idea of the University isimli kitabı ve diğer eserleri incelenmiştir. Genel felsefesinde üniversite kavramını anlamak için Türkçe'ye çevrilen eserleri ve elde edilen diğer tüm kaynaklar nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yoluyla ele alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre; Jaspers, bir varoluş filozofu olarak felsefesinin temeline insanı koymuş; insanın dünyadaki varlığını anlamlandırmaya, insanın bir olanak olarak sahip olduğu varoluşunu anlatmaya ve bu varoluşu aydınlatma yollarını ortaya koymaya çalışmıştır. Jaspers, insanın bilme isteğiyle varolduğunu, bu hakikate ulaşma çabasını ise üniversite gibi evrensel olan, bilim ve felsefeyi bünyesinde barındıran bir kurumda sürdürebileceğini düşünmüştür. İnsanlığa hizmet edecek bir kurum olan üniversite Jaspers ve onun öncesinde var olan Alman idealistlerin görüşlerinde önemlidir. Başta Immanuel Kant olmak üzere Johann Gottlieb Fichte, Friedrich Schelling ve Schleiermacher gibi Alman filozoflar üniversite fikrini önemsemiş; konu hakkında fikirlerini ortaya koymuşlardır. Jaspers, konu hakkında özellikle Schleiermacher ve Kant fikirlerine bağlı kalmış; üniversite fikrini onların fikirlerine yakın kılmıştır. Jaspers, üniversitede yapılacak temel işin araştırmacıların ve öğrencilerin birlikte hakikati aramak olduğunu yazar. Ona göre üniversite insana bir meslek kazandırmalı, genel olarak insanı eğitmeli ve araştırma yapmalıdır. Üniversitenin bünyesinde bilim ve bilginlik, entelektüel hayat, bilim ve felsefe, araştırma, eğitim ve öğretimi sağlamak, iletişim, üniversitenin bir kurum olarak var olması, üniversitede tüm bilimlerin birlik ve bütünlüğünün sağlanması, üniversitenin devlet ile olan kaçınılmaz bağı ve üniversiteye öğrenci seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar düşüncelerinde yer alan başlıca konulardır.
Nurettin Topçu ve Erol Güngör'ün ahlâki liderlik hakkındaki görüşlerinin karşılaştırmalı analizi
Bu araştırmada Nurettin Topçu ve Erol Güngör özelinde eğitimde ahlâki liderlik konusu ele alınmıştır. Araştırmanın temel amacı Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşleri doğrultusunda öğretmen niteliklerini tespit edip, bu niteliklerin günümüz öğretmenlerinin ahlâki lider olmalarındaki yeri ve önemini incelemektir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde ahlâki liderlik kavramı, ikinci bölümde Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşü, üçünü bölümde ise Topçu ve Güngör'e ahlâki lider olarak öğretmen nitelikleri incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma olup doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Alanyazın çalışması süresince yurt içi ve yurt dışı kapsamlı bir literatür taraması yapılmış olup Topçu ve Güngör'ün eserlerinin tamamından yararlanılarak veriler elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmış, temalar/başlıklar ve alt temalar belirlenmiştir. Çalışmada Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşleri "ahlâki liderlik kavramsal çerçevesi"yle analiz edilmiştir. Bu analizde: Liderlik, ahlâk, eğitim ve kültür-medeniyet temaları/başlıkları belirlenmiştir. Çalışmanın son başlığında ise Topçu ve Güngör'ün eğitim kurumlarındaki tecrübelerinde, sosyal hayattaki yaşayışlarında ve eserlerindeki görüşlerinden hareketle "eğitimde ahlâki lider olarak öğretmenin sekiz niteliği" tespit edilmiş olup sırasıyla: Meslek ahlâkına sahip olmak, liyakat sahibi olmak, âlimlere saygı duymak, itidalli (ölçülü) olmak, vatan sevgisine sahip olmak, hoşgörülü olmak, öğretmenlikte kadının değerini bilmek ve sanatı mesleğe yansıtmak. Bu sekiz unsur derinlemesine incelenerek bilimsel çalışmalarla da desteklenmiştir. Yapılan tez çalışmasının bu özgün yönleriyle din eğitimi bilimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
İslam felsefesindeki alegorik hikâye geleneğinin çocuklarla felsefe (P4C) uygulamalarında kullanımı Hayy b. Yakzân örneği
1960'lı yıllarda Amerika'da Matthew Lipman, bir dizi kitap ve belirli bir yaş grubunu hedef alan bir felsefe eğitim programı ortaya koyar. Çocuklar için felsefe (P4C) olarak adlandırılan bu program, bireysel ve sosyal açıdan önemli kazanımlar hedefler. Okul öncesi dönemden başlayarak lise son sınıfın dâhil edildiği bir müfredata sahiptir. Müfredat dil ve düşünme becerilerini, demokratik bir topluluk içinde, felsefi problemler üzerinden geliştirme prensibi taşır. Bu çalışmada P4C uygulamalarının yapılışı ve yöntem üzerine yapılan araştırmalar incelenmiştir. P4C atölyelerinde düşünceyi tetiklemek için filozofların alegorik üsluba sahip düşünme egzersizleri sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak İslam Felsefesinin alegori geleneğine bu konuda yeterince başvurulmamış olması alanda bir eksiklik olarak görülmüş ve olası nedenlerin cevapları aranmıştır. Böylece İslam felsefesinin atölye uyarını olma potansiyeli taşıyan zengin alegori geleneğinin tanıtılma ihtiyacı da giderilmeye çalışılmıştır. Çalışmada eğitim, din ve felsefe ilişkisine değinilmiş, İslam geleneğinde eğitim ve P4C yöntemini hakkında bilgiler verilmiştir. Alegori geleneğinin gelişim sürecine değinilmiş ve İslam Felsefesindeki serüveni incelenmiştir. Uygulama haline getirmek üzere İslam Felsefesindeki alegoriyi temsilen Hayy b. Yakzân adlı eser seçilmiştir. Eser seçiminde, Hayy b. Yakzân'ın, İslam coğrafyasındaki şöhretinin yanı sıra Batı edebiyatı için de ilham verici olması, diğer alegorik eserlere göre daha tanınır olması, olay örgüsünün anlaşılırlığı, felsefi tartışmaya zemin oluşturacak pek çok tema barındırması etkili olmuştur. Eser, araştırmanın amacına uygun şekilde on iki oturumdan oluşan bir uygulama serisi olarak tasarlanmış, sonuç bölümünde değerlendirme ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuklarla felsefe, alegorik hikâye, eleştirel düşünme, İbn Tufeyl
The examination of educational philosophy of Turkish national education councils between 1946 and 2014
The frame of this study is the decisions of the National Education Councils between 1946 and 2014 and the reflection of these decisions on educational policy. The main purpose of this study is to analyse the effect of the decisions of the National Education Councils on the Education System according to educational philosophy. The study is based on descriptive analyses using the method of literature review. The issues in the literature review are the official sources of the National Education Council which started in 1946 because of the transition to the multi- party system in Turkey, journals about communiqués (Tebliğler Dergileri) as well the actual research reports about the National Education System. The analyses for the National Education Council occurred with the method of literature review. Different political periods in Turkey define the goals in education. Therefore, the National Education Councils were separated into different political eras and were analysed under educational philosophy with the titles: national education, secularism and modernisation, democratic education, educational philosophy and constructivism. At the end of the research, the result shows that some decisions of the National Education Council could be in relationship with essentialism, perennialism and pragmatism. Moreover, the main decisions of the National Education Councils could not be realised all over the country. Keywords: Educational Philosophy, Educational Policy, Educational Goals, Educational Ideologies, History of Education
Aydınlanma düşüncesi çerçevesinde Jean Jack Rousseau'nun aydınlanma ve eğitim ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın konusu çağımızı etkileyen en önemli eğitim filozoflarından biri olan Jean Jeac Rousseau' dur. Çalışmamızıda Rousseau' nun felsefe anlayışı, önemli kavramları üzerinden aktarılmış, eğitim üzerine düşünceleri felsefesiyle ilişkilendirilerek sunulmuştur. Felsefesinde iki ana aspekt ön plana çıkmaktadır. Bunlar doğa ve çocuktur. İkisi de onun eğitim felsefesinde büyük önem taşımaktaydı. Onun felsefesinin nedeninin kavranması için, onun geçmişinin ve yazdığı bağlamın anlaşılması gereklidir. Bu sebeple Giriş bölümündeki kısa hayat hikayesi, eserleri ve aydınlanma, hangi olay ve durumların Rousseau'yu bu şekilde düşünmeye ve yazmaya teşvik ettiğini anlamamızı sağlamaktadır. 1.Bölüm onun eğitim felsefesini ele alır. Herhangi bir kişiye ait eğitim felsefesini anlamadan önce, eğitimin felsefesi hakkında genel bir görüşe sahip olunmalıdır. 2. Bölüm, Rousseau'nun eğitim felsefesini ele almaktadır. 3. Bölüm, Rousseau' nun eğitim üzerine tüm görüşlerini kapsayan önemli eseri, Emile' i ele almaktadır. 4. Bölüm onun etkisini ele almaktadır. Son olarak, sonuç bölümünde onun genel bir analizine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Çocuk Eğitimi, Doğa, Emile, Aydınlanma, Özgürlük
Eğitim kurumlarında toplam kalite yönetimi ve uygulanabilirliği
20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren sosyal, kültürel, ekonomik ve politik alanlarda hızlı değişme ve gelişmeler yaşanmaktadır. Bilim ve teknolojideki gelişmeler ile insanların değişen ihtiyaç ve beklentileri mal ve hizmet üreten kurumları ?kalite? ölçütlerini yeniden gözden geçirmeye, değişime uyum sağlayabilecek sağlıklı yapılanmalara zorlamaktadır. Bu bağlamda yeni yönetim anlayışları, yeni paradigmalar çerçevesinde şekillenen organizasyon yapıları ortaya çıkmıştır.Bu bağlamda öncülüğünü Deming, Juran, Crosby, Feigenbaum ve Ishikawa'nın yaptığı Toplam Kalite Yönetimi yaklaşımı ilk olarak endüstrideki işletmeler tarafından ele alınmış, daha sonra hizmet sektöründe de kendine yer bulmuştur. Toplam kalite yönetimi, müşteri tarafından tanımlanan kaliteye öncelik verilerek verimliliği artırmayı, çalışanların bilgilendirilmesini, yetkilendirilmesini ve takım çalışmalarıyla tüm süreçlerin sürekli iyileştirilmesini hedefleyen bir yönetim sistemidir.Dünyada yaşanan değişim ve gelişmeler doğrultusunda 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'de de ?yeniden yapılanma? ihtiyacından sıklıkla söz edilmektedir.Son yıllarda Türkiye'de ilgi odağı haline gelen toplam kalite yönetimi yaklaşımına eğitim kurumlarımızın da geçiş çalışmalarına başlaması memnuniyet vericidir. Toplam kalite yönetimi yaklaşımı, özünde öğrenmeyi barındıran ve bir öğrenme kültürü oluşturmaya çalışan bir yaklaşımdır. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı; merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile bağlı okul ve kurumlarda yürütülen faaliyetlerin ?toplam kalite yönetimi? anlayışıyla gerçekleştirilmesi kararını almıştır.Toplam kalite yönetimine geçiş için her şeyden önce yöneticilerin değişime inanmaları ve bu doğrultuda gerekli eğitim çalışmalarını başlatmaları ve sürdürmeleri gerekir. Eğitim yöneticilerinin, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin toplam kalite yönetimi konusunda eğitilmelerini desteklemede eğitim fakültelerinin önemi daha açık ortaya çıkmaktadır. Eğitim fakülteleri, okullar ile olan mevcut işbirliği ve okullar hakkında sahip oldukları bilgi aracılığıyla eğitim yöneticilerinin, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin toplam kalite yönetimine inançlarının güçlendirilmesi, değişimi arzulamalarının sağlanması, değişim sürecinde kendilerine rehberlik edilmesi konularında rol almak durumundadırlar.
Türk ütopyalarında eğitime bakış: İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun Rüyamdaki Okullar örneği
Ütopyanın geçmişi Aristoteles ve Platona kadar eskiye dayanmış olsa da kavram olarak ortaya atan Thomas More olup daha sonra birçok düşünür tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde de bu türle ilgili eserler ortaya konmuş ve dönemin sorunlarını ve politikalarını eleştiren ve yerine kendilerince daha iyisini hayal edip yazan yazarlar bu türde eserler yazıp dikkatleri bu tür üstüne çekmişlerdir. Ütopyalarda eğitimle ilgili de bazı önemli bölümlere yer verilmiş, bu konu hakkında görüşler ortaya koyarak yeni fikirler üretilmiştir. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu 19. yüzyılda yaşamış bir fikir adamıdır. Yaşadığı dönemde birçok alanda eserler ortaya koymuş, özellikle eğitim alanında yaptığı çalışmalar ile bu alana katkılar sağlamıştır. Özellikle dönemin eğitim sorunlarını eserlerinde dile getirerek yanlış olarak gördüğü bazı noktaları eleştirmiş ve bu uygulamaların hatalı yönlerinin nasıl düzeltileceği hakkında bilgiler sunmuştur. Rüyamdaki Okullar adlı Ütopya türündeki eserinde de ortaya koyduğu "İçtimai Mektep" olarak kavramlaştırdığı eğitim modelini kendi hayal dünyasını kullanarak hikayeleştirip daha somut bir anlatım metodu kullanmıştır.
İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Günümüz toplumunda eleştirel ve bilimsel düşünen bireyler yetiştirmek önemli hale gelmiştir. Bu bireyleri yetiştirecek olan öğretmenlerin benimsedikleri eğitim felsefelerini, eleştirel düşünceyi ve bilimin doğasını nasıl anlamlandırdıklarını bilmek atılması gereken önemli adımlardan biridir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Mevcut araştırma, Bursa merkezde Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde görev yapan toplam 411 ilkokul ve ortaokul öğretmeni katılımcı ile nicel araştırma deseni içinde ilişkisel tarama modelinde oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak; "Eğitim İnançları Ölçeği", "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Bilimin Doğası İnanışları Ölçeği" kullanılmıştır. Ek olarak katılımcılara ait bilgi edinmek amacıyla demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistikler, Mann Whitney U, Kruskall Wallis H, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançlarında en fazla benimsedikleri felsefe varoluşçuluk en az benimsedikleri eğitim felsefesi ise esasicilik olmuştur. ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve alt boyutları düzeylerinin iyi seviyede, bilimin doğası inanışları ve alt boyutu düzeylerini ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. En fazla puan yaratıcılık ve hayal gücü alt boyutundan elde edilirken en düşük puan sosyokültürel etki boyutundan elde edilmiştir. Araştırma kapsamında eğitim inançları alt boyutlarında, eleştirel düşünme eğilimlerinde ve bilimin doğası inanışlarında anlamlı farklılık oluşturan değişkenler belirlenmiştir. İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları esasicilik alt boyutuyla eleştirel düşünme eğilimleri arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer eğitim inançları boyutlarında pozitif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerinin eğitim inançları daimicilik alt boyutuyla bilimin doğası inanışları ve bazı alt boyutları arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer alt boyutlarda hem pozitif hem de negatif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Eğitim inançlarının, eleştirel düşünme eğilimleri ve bilimin doğası inanışlarını anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlerlemecilik, varoluşçuluk, esasicilik eleştirel düşünme eğiliminin önemli yordayıcıları iken; ilerlemecilik ve daimicilik bilimin doğası inanışlarının önemli yordayıcıları olmuştur. Araştırma kapsamında daha geniş gruplarla ve farklı ölçeklerle yeni çalışmaların yapılması önerileri getirilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilimin doğası inanışları, eğitim felsefesi, eleştirel düşünme, ilköğretim
İbn Rüşd'ün eğitim felsefesi
Bu çalışma, kadim felsefe geleneğinde 12.yy filozofu olarak tanınan İbn Rüşd'ün eğitim üzerine görüşlerini içermektedir. Araştırmamız İbn Rüşd'ün biyografisi ve eserleri açıklanarak başlamaktadır. Birinci bölüm eğitim felsefesi, felsefe ve eğitim kavramlarına dair bilgiler verilerek devam etmektedir. İkinci bölümde, İbn Rüşd'ün genel felsefe görüşlerine yer verilmektedir. Filozofun eğitim - öğretim muhtevasında ifade ettiği düşünceleri öğrenme kavramı üzerinden temellendirilmektedir. Bu bağlamda, eğitim ve öğretimde öğrenmenin önemi vurgulanmakta ve öğrenmeyi etkileyen unsurlar ifade edilmektedir. Devamında öğrenme ortamının hazırlayıcı unsuru olan yetkin bir öğretmende olması gereken özellikler incelenmektedir. Üçüncü bölümde ise, İbn Rüşd'ün eğitim felsefesinde yer alan eğitim - öğretim amaçları, ilkeleri ve yöntemleri açıklanmaktadır.
Eğitime alternatif felsefi yaklaşımlar
İnsanlık tarihi kadar eski bir olgu olan eğitim toplumun en önemli sosyal kurumlarından birisidir. Bireylerin sahip olduğu ilgi ve yeteneklere eğitim aracılığıyla ulaşılmakta ve insanın insan olarak varlığını ortaya koyması eğitim üzerinden gerçekleşmektedir. Eğitim olgusu da bu işlevini gerçekleştirirken kaynağını sahip olduğu felsefi düşünce yapısından almaktadır. Felsefi düşünce yapısında insanı algılama biçimimize dair sorduğumuz sorular onu nasıl bir eğitimden geçireceğimizin de cevabını vermektedir. Eğitim olgusu felsefi yaklaşımlar ekseninde incelenirken geleneksel eğitim yaklaşımlarının çağdaş dünyada yaşanan değişim ve gelişimlerini yakalayacak bireyleri yetiştirmede yetersiz kaldığı görülmektedir. Geleneksel eğitim yaklaşımlarının hem düşünsel alt yapı hem de öğretim müfredat, metot ve uygulamalarında etkin öğrenmeyi sağlamadaki yetersizliği eğitimde değerler dizisi değişikliğini meydana getirmektedir. Eğitimde değerler dizisi değişikliği de farklı eğitim felsefelerinin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Farklı eğitim felsefeleri üzerinden geleneksel eğitim anlayışına eleştiriler geliştirilerek klasik eğitim anlayışına alternatif felsefi yaklaşımlar geliştirilmiştir. Eğitimde alternatif felsefeler öğretim sürecinde alternatif uygulama modelleri geliştirme hareketinin de bir ifadesidir. Eğitime karşı geliştirilen alternatif felsefi yaklaşımlarda öğretme kavramından çok öğrenme kavramına, öğrenmeyi gerçekleştirecek bireylerin özelliklerine, öğrenme sürecinin planlanması ve yaşanmasında demokratik süreçlere önem verilmiştir.Bu araştırmada da geleneksel eğitimin dışında ?alternatif eğitim paradigmaları? şeklinde yer alan eğitime farklı felsefi yaklaşımlara yer verilmiştir. Bu yaklaşımların düşünürlerle ilişkisi ortaya konarak nasıl bir eğitim anlayışı geliştirdikleri açıklanmaya çalışılmıştır. Eğitime alternatif geliştiren yaklaşımların tümü, insanı görme biçimine eğitim algılarında verdikleri cevapları ile irdelenmiştir. Bu eğitim yaklaşımlarının temel eğitim ilkelerinde; çocukluk, öğrenme, okul ve öğretmen gibi kavramlara yüklenen anlamlar farklılaşsa bile hepsini ortak paydada birleştiren eğitim ile insanı merkeze alarak özgürleştirme arzuları olmuştur. Özgürleştirme arzusu bazı eğitim yaklaşımında insan üzerine konumlanırken bazısında toplum üzerinden yükselmesinin düşlenmesi paradoks oluşturmuştur. Bu paradoks irdelendiğinde; düşündüklerimiz ve düşünmediklerimiz, öğrendiklerimiz ve öğrenmediklerimiz, sorguladıklarımız ve sorgulamadıklarımızla toplumsal yapımızın da ipuçlarını ortaya koymuş oluyoruz.Çalışmada eğitime alternatif felsefi yaklaşımların gelişmesine kaynaklık eden aydınlanma çağı eğitim felsefelerinden natüralizm, pragmatizm ve varoluş felsefesinin eğitim yaklaşımı ile çağdaş eğitim akımları içerisinde ilerlemecilik, yeniden kurmacılık, politeknik eğitim, holistik eğitim, çocuktan hareket eğitim akımı, kır yurdu eğitim akımı, iş eğitimi akımı, kolektif eğitim akımı ve özgürlükçü eğitim akımı yaklaşımları yer almıştır. Bu eğitim yaklaşımları içerisinde ilerlemeci eğitim yaklaşımı William Kilpatrick'in ?proje tabanlı öğrenme? metodu örneği ile, çocuktan hareket eğitimi akımı ise John Dewey'in ?laboratuar okul? ve Maria Montessori'nin ?Montessori okul? örneği ile ele alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Eğitim Felsefesi, Yeni Eğitim, Alternatif Eğitim, Çağdaş Eğitim, Özgürlükçü Eğitim.
Cumhuriyet Dönemi eğitim felsefesi
Günümüz eğitim sistemi ve eğitim kurumlarının temeli Cumhuriyet Dönemi modernleşme sürecinde atılmıştır. Cumhuriyetin kuruluşu ile yeni bir eğitim sistemi kurulmaya çalışılmış toplumsal olarak eğitim seferberliği yürütülmüştür. Devletin kuruluş felsefesi eğitim sisteminin de felsefi temellerini oluşturmuştur. Bu yüzden Cumhuriyet düşüncesini meydana getiren felsefi ve düşünce akımları eğitim alanında etkisini göstermiştir. Cumhuriyet Dönemi Eğitim Felsefesi adlı araştırmanın konusu, günümüz eğitim sistemi ve kurumlarının temellerinin atıldığı Cumhuriyet dönemini, içinde bulunduğu şartları, etkilendiği düşünce akımlarını, miras aldığı eğitim birikimi çerçevesinde incelemek ve eğitim felsefesi açısından ele almaktır. Eğitim sisteminin felsefi temellerini anlamak günün içinde bulunduğu ideolojik akım ve düşünce sistemlerini de incelemeyi gerektirmektedir. Bundan dolayı Cumhuriyet dönemi eğitim felsefesini anlamak için Osmanlı Devleti modernleşme sürecinin ele alınması gereklidir. Üç bölümden oluşan araştırmada birinci bölümde Osmanlı'da Eğitim ve Çağdaşlaşma başlığı adı altında; Osmanlı devletinde Tanzimat süreciyle başlayan, Islahat Fermanı, II. Meşrutiyet ve II. Abdülhamit dönemlerindeki reform çabaları incelenerek eğitim alanında hangi gelişmelerin gerçekleştirildiği ele alınmıştır. İkinci bölümde, Cumhuriyet Dönemi Eğitim başlığı adı altında; Cumhuriyet döneminde dünya üzerinde etkili olan ideolojik akımlar ve Türkiye'ye etkileri, İktidar – Eğitim ve İktidar üçlemesinin eğitim felsefesi açısından birbirlerini nasıl etkilediği, eğitimin Cumhuriyet Dönemindeki ideolojik işlevsel rolü, eğitimde pozitivizm etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde Cumhuriyet Dönemi Eğitimde Yabancı Uzman Raporlarının Etkisi ve Dil Devrimi'nin Türk eğitim sistemindeki yeri incelenmiştir.