Ceza infaz kurumları

92 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Cezaevlerinde bir dezavantajlı grup olarak engelli mahkumlar ve yaşadıkları sorunlar

Dünyada ve Türkiye'de engellilerin sayıları azımsanmayacak kadar çoktur. Cezaevlerinde de var olan engellilerin engelli olmayan mahkumlara göre farklı ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlar belirlenerek gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Mahkumların gerek sağlıklarını gerekse psikolojilerini kötü yönde etkileyecek koşullarda tutulmaları ve ihtiyaç duydukları şeylere erişememeleri ağır mağduriyetlere yol açmaktadır. Söz konusu olan veya olabilecek mağduriyetlerin önüne geçebilmek için gerekli kurum ve kuruluşların sorumlulukları dahilinde gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışma ile, engelli mahkumların ceza infaz kurumları içerisinde yaşamış oldukları fiziksel, sağlık, sosyal, eğitim ve ekonomik sorunları belirleyerek, konuyla ilgili ulusal ve uluslararası mevzuat ve yasalar incelenerek bu sorunların çözülmesinde yol gösterici olması amaçlanmıştır. Mevcut akademik literatür, Türkiye'de konuyla ilgili çeşitli kurumlar tarafından hazırlanan raporlar ve istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın temel veri kaynağı ikincil veri kaynakları ve raporlar olduğu için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi deseni ile yürütülmüştür.

Ceza infaz kurumlarıDezavantajlı gruplarEngelli kişiler+2
Damla Pöge
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1940-1960 toplumcu gerçekçi şairlerin hapishane temalı şiirleri

Bu çalışmada, 1940'dan 1960'a toplumcu çizgide eser veren şairler konu edilmiştir. Bu şairlerin, kapalı bir mekân olan hapishaneyi konu edindiği şiirlerin tahlilleri yapılırken amaçlanan; hapishanenin şairin gözünden nasıl görüldüğü ifade etmek ve ona yüklediği anlamın ne olduğunu yansıtmaktır. Çalışmadaki şair kadrosu, bu dönemde yaşayan ve araştırma yapan herkesin ortak olarak ismini belirttiği, müstakil şiir kitapları bulunan ve toplumcu çizgide eserlerini veren isimlerden oluşmaktadır. 1940-1960 toplumcu gerçekçi şairlerde hapishanenin değerlendirildiği tez dört bölümdür: Birinci bölümde toplumcu gerçekçiliğin Rusya'daki gelişimi, bu anlayıştaki sanat-sanatçı kavramı ve toplumcu gerçekçiliğin Türkiye'deki gelişim seyri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Türkiye'de kırk kuşağı kadrosuna yer verilmiştir. Üçüncü bölümde mekân kavramına ve tezin ana mekânı olan hapishaneye değinilerek ayrıntılı bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde ise kırk kuşağı içinde yer alan ve incelenmesine karar verilen şairlerin, hapishane mekânlı şiirleri tahlil edilmiştir.

Ceza infaz kurumlarıMekanToplumsal gerçekçi eğilim+2
Asuman Kırçiçek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza infaz kurumlarında uygulanan eğitim-iyileştirme faaliyetlerinde tartışma türleri kullanımının hükümlü/tutukluların dinleme becerisi üzerine etkisi

Ceza infaz kurumları, hükümlü/tutukluların cezalarını infaz edip suç gruplarına ve türlerine göre barındıkları, fiziki yapıları farklılık arz eden, özel mevzuatla yönetilen müesseselerdir. Ceza infaz kurumlarındaki kadın ve erkek hükümlü/tutuklular yaş, cinsiyet ve suç gruplarına göre farklı yerleşkelerde barınmaktadırlar. Farklı gruplardan hükümlü/tutukluların barındığı ceza infaz kurumlarında hizmet unsuru olarak birçok faaliyet süregelmektedir. Bu faaliyetlerden eğitim-iyileştirme çalışmaları, hükümlü/tutukluların salıverilmesinden sonraki hedeflenen yaşantıları açısından ülke politikası adına son derece önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinde kullanılan ve her faaliyet döneminde eğitim çizelgelerinde ifade edilen münazara, panel, forum, açık oturum gibi sosyal-kültürel faaliyetlerin pratikte hükümlü/tutukluları iyileştirme çalışmalarına katkısı olup olmadığını ortaya koymak, hükümlü/tutukluların dinleme becerisiyle ilgili faaliyetlerinin geliştirilip geliştirilemeyeceği konusunda tespitlerde bulunmaktır. Bu araştırma, Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite muzunu hükümlü/tutuklulardan seçkisiz (random) yöntemle seçilmiş 122 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ve dinlediğini anlama yeteneğini ölçmeyi amaçlayan beş farklı başarı testi ile elde edilmiş ve istatistik programıyla analiz edilmiştir. Hükümlü/tutukluların dinlediğini anlama başarısı, tartışma türleri kullanımıyla öntest ve sontest arasında anlamlı bir farklılık göstermiştir. Araştırmanın sonunda, elde edilen bulgulardan yola çıkılarak bazı öneriler dile getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Ceza infaz kurumları, dinleme becerisi, hükümlü/tutuklular, tartışma türleri

Ceza infaz kurumlarıDinleme becerisiDinleme-anlama+2
Bahadır Ahmet Atila
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Antalya Hapishanesi

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Antalya Hapishanesi, başlığını taşıyan tezde, Osmanlı Devleti'nde 19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra meydana gelen hapishane reformu sürecinin Antalya hapishanesine etkileri saptanmıştır. Hapishaneler ile alakalı kaleme alınmış, Gültekin Yıldız'ın Mapusane ve Emine Gürsoy Naskali ile Hilal Oytun Altun'un editörlüğündeki makaleler derlemesi olan Hapishane Kitabı adlı eserlerini ana kaynak olarak kabul edebiliriz. Konuyla alakalı pek çok makale de yazılmıştır. Bunlar arasında Ali Rıza Gönüllü'nün, Osmanlı Devleti'nin Son Dönemlerinde Isparta Hapishanesi (1867-1920) ve Nurgül Bozkurt'un, 20. Yüzyıl Başlarında Kütahya Hapishanesinin Genel Durumu isimli çalışmaları yer alır. Bunun yanında kaleme alınan tezler de mevcuttur. Ufuk Adak'ın, 19. Yüzyılın Sonları 20. Yüzyılın Başlarında Aydın Vilayeti'ndeki Hapishaneler ve Nazmiye Akbey'in 19. Yüzyılın Sonları 20.Yüzyılın Başlarında Sinop Hapishanesi adlı çalışmaları da oldukça önemlidir. Bizim de Antalya hapishanesini ele aldığımız çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, suçun kaynağına inerek ilk hangi duygularla ne zaman baş gösterdiğini ve nasıl geliştiğinin yanında, suç, ceza ve hapishane kavramlarını İslam Tarihi'nden başlayıp, Osmanlı Devleti'ne kadar getirerek tanımlarının yanı sıra, bu kavramların gelişimleri hakkında da bilgiler verilmiştir. Bunun yanında Avrupa'daki hapishanelerden ve oluşturulan çeşitli hapishane modellerinden bahsedilmiştir. Daha sonra suç, ceza ve hapishane kavramları tamamen Osmanlı Devleti açısından incelenmiştir. Hadd, ta'zir ve kısas suçlarının neler olduğu, bu suçu işleyen kişilere ne gibi cezaların uygulandığı, İslam Tarihi'nden de faydalanarak ifade edilmeye çalışılmıştır. Çünkü Osmanlı Devleti'nin uyguladığı yasaların tamamının tabanında, İslam Hukuku yer aldığından dolayı, aralarındaki bağ yadsınamazdır. Daha sonra zindandan hapishaneye geçiş sürecinin yaşandığı, Tanzimat Dönemi'ndeki ceza anlayışının ne gibi değişiklere uğradığını 1840,1851 ve 1858 tarihlerinde çıkarılan Ceza Kanunnameleri üzerinden değerlendirilmiştir. Ardından Osmanlı Devleti'nde hapishaneler adına gerçekleştirilen ıslahatlara yer vermiştir. İkinci bölümde, ilk olarak hapishanenin bulunduğu yer olan Antalya şehri hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Daha sonra hapishanenin yeri ve yeniden inşası sürecinden erişebildiğimiz arşiv kaynaklarındaki bilgiler kadarıyla bahsedilmiştir. Hapishanenin geçirdiği tamir süreci, genişletilmesi, ek oda inşaatları ve bunun yanında gasilhane, abdesthane gibi mahkumlar için yapılan inşa faaliyetlerine de yer verilmiştir. Hemen ardından, tayinat konusundan ve yaşanılan sorunlardan detaylıca bahsedilmiştir. Son olarak da hapishane yönetiminde kimlerin olduğu, görevleri maaşları ve tayinleri mevzusu değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, ulaşabildiğimiz arşiv belgeleri ışığında, Antalya hapishanesindeki mahkumlar tüm yönleriyle ele alınmaya çalışılmıştır.

19. yüzyılAntalyaCeza infaz kurumları+4
Ayşegül Yaşar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cezaevı̇ edebı̇yatı bağlamında Eymen el-Utûm'un "Yâ Sâhı̇bey'ı̇s-Sı̇cn" adlı romanının yapı ve ı̇çerı̇k bakımından ı̇ncelenmesı̇

Genel olarak, Okyanus'tan Körfez'e otoriter rejimlerin hâkim olduğu Arap ülkelerinde yaşanan siyasî despotizm sosyal, kültürel ve ekonomik birçok alanda etkisini göstermekle birlikte edebî alanı da etkilemiş ve böylece cezaevi edebiyatının ortaya çıkmasında bir etken olmuştur. 20. yy'ın ilk çeyreğinde liberal, solcu ve sağcı farklı siyasî eğilimdeki birçok yazar ve şair, otobiyografi, biyografi, anı, roman ve şiir gibi edebî türlerden eserler vererek cezaevi edebiyatının oluşumuna katkı sağlamışlardır. Böylece cezaevi edebiyatı günümüzde modern Arap edebiyatının önemli bir parçası haline gelmiştir. Buna rağmen akademik çalışma sahasında pek rağbet görmemiştir. Biz bu çalışmada cezaevi edebiyatına dair yapılan önceki tanımlamaları karşılaştırarak daha uygun bir tanım bulmaya ve bu tanım üzerinden cezaevi edebiyatına ait ortak özellikleri tespit etmeye çalıştık. Daha Ürdünlü yazar Eymen el-Utûm'un cezaevi romanına güzel bir örnek olarak değerlendirdiğimiz "Yâ Sâhibeyi's-Sicn" adlı eserini yapı ve içerik bakımından inceledik.

Arap edebiyatıCeza infaz kurumlarıDil bilgisi+4
Selma Aydın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukuku'nda hapis cezalarının infazında ceza infaz kurumları

Hapis cezası; Türk Ceza Kanunu m. 45'te öngörülen yaptırımlardan biri olup Türk Ceza Kanunu'nun 46. maddesi gereği üç tür ("ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, müebbet hapis cezası ve kısa süreli hapis cezası") hapis cezası mevcuttur. En genel haliyle hapis cezası, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunan hükümlünün, özgürlüğünden bir süre yoksun kalması suretiyle infaz edilen bir yaptırım türüdür. İnfazın nasıl gerçekleşeceğine dair Türk Ceza Kanunu'nun 47, 48, 50. maddeleri ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 25'te hükümler mevcuttur. Çalışma kapsamında, Türk Ceza Hukukunda hapis cezası, hapis cezasının infazı ve ceza infaz kurumu türleri incelenmiştir. Özellikle; hapis cezasının, cezalandırmanın amacından beklenen gayeleri gerçekleştirmede ne derece etkin olduğuna teorik düzlemde yer verilmiştir. Sonuç kısmında ise, hapis cezasının suçun önlenmesindeki rolü, birkaç istatiksel tablo incelenerek değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hapis cezası, hapis cezasının infazı, ceza infaz kurumu, ceza infaz kurumu türleri.

Ceza hukukuCeza infaz hukukuCeza infaz kurumları+3
Kadir Durkal
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada ve Türkiye'de ceza infaz kurumlarının yönetsel açıdan dönüşümü: Kavramsal bir araştırma

Bu çalışmada ceza infaz kurumlarının tarihsel gelişimi ve yapısı hakkında ayrıntılı bir şekilde araştırma yapılmış ve ceza infaz kurumlarında yönetim sürecine ilişkin detaylı bilgi verilmiştir. Bu araştırmada, geniş bir biçimde literatür araştırması yapılarak ceza infaz kurumları hakkında bilgiler verilmiş olup, yönetim süreci ele alınmıştır. Bu araştırma sürecinde, literatürde yer alan ve ceza infaz kurumlarını ele alan tez çalışmaları, kitap, makaleler dikkate değer bir biçimde incelenerek kaynak taraması yapılmıştır. Aynı zamanda cezaevi ile ilgili çıkan yasa, tüzük, yönetmelik gibi kaynaklara da tezde yer verilmiştir. Bu kaynaklara dayanarak hükümlü ve tutukluların işledikleri suç türleri, ceza infaz sistemleri, cezaevlerinde yaşanan asayiş sorunları, ceza infaz kurumunda bulunan servislerin mahkûmlara yönelik iyileştirme ve onları ıslah etme çabaları ele alınmıştır. Bu araştırmanın amacı, ceza infaz kurumlarının tarihi geçmişi, yapısı ile ilgili literatürde var olan bilgileri ortaya koymak ve yönetim biçimleri hakkında bilgiler vermektir. Bu araştırma, kavramsal bir araştırma olup, literatürde var olan kaynakların kapsamlı bir şekilde taranması ile gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte araştırma detaylarının ortaya çıkarılması için, güncel olan; kanun, tüzük ve yönetmeliklerden de faydalanılmıştır. Veri tabanındaki bilgilerin istatistikleri alınmış ve bu alınan veriler tablo yardımıyla verilmiştir. Araştırmada taranan kaynaklardan ve diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerden ve araştırmanın bulgularından elde edilen bilgiler ışığından ortaya çıkan sonuçlar, tasnif edilerek tezin sonucu ortaya koyulmuştur.

CezaCeza infaz kurumlarıDönüşüm+5
Erkan Akturan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hükümlülerde dini yaşayış: Psikolojik bir yaklaşım (Mersin örneği)

Din ve suç kavramlarının her ikisi de sosyal bilimlerin başlangıcından itibaren sosyal bilimciler tarafından pek çok farklı bakış açısıyla çalışılan eski ve önemli kavramlardır. Bununla birlikte, batı ülkelerinde uzun bir süredir din ve dindarlık ile suç ilişkisi sosyal bilimcilerin dikkatini çekmektedir. Bu çerçevede dindarlığın suç davranışını engelleyip engellemediği cevap aranan en önemli sorudur. Ayrıca, suç işleyenlerin dindarlık açısından nasıl bir görünüm sergiledikleri de merak edilen konular arasında yer almaktadır. Batı ülkelerinde bu konuda yapılan çalışmalar farklı sonuçlar bulmuşlarsa da günümüzde genel konsensüs dindarlıkla suç arasında negatif bir ilişki olduğu şeklindedir. Ülkemizde ise suç ve din ilişkisi konusunda az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada suç işleyenlerin dindarlık açısından nasıl bir görünüm sergiledikleri incelenmiştir. Araştırma Mersin E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda farklı suçlardan hükümlü 180 kişi üzerinde yürütülmüştür. Sonuç olarak hükümlülerin dindarlık düzeylerinin; suç tiplerine göre, yaşlarına göre, medeni durumlarına göre, hüküm sürelerine göre, daha önce hüküm alıp almadıklarına göre, öznel dindarlık algılarına göre, ailelerinin dindarlık düzeylerine göre ve arkadaşlarının dindarlık düzeylerine göre farklılaştığı bulgulamıştır. Bulgular ilgili kuramlar ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Din, Dindarlık, Suç, Cezaevi, Hükümlüler

Ceza infaz kurumlarıDin psikolojisiDindarlık+3
Gökhan Can
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ceza infaz kurumlarında eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetler (2012-2016)

Araştırmada, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün Birim Faaliyet Raporları incelenerek Türkiye ceza infaz kurumlarında 2012 ve 2016 yılları arasında hükümlü ve tutuklulara yönelik uygulanan eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetlerin neler olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara yönelik eğitim, öğretim faaliyetleri, mesleki eğitim faaliyetleri, dini gelişim ve manevi rehberlik faaliyetleri, kütüphane, kitaplık faaliyetleri, psiko-sosyal faaliyetler, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ele alınmıştır. Araştırmaya temel olması açısından, kavramsal çerçeve kapsamında hapis cezalarının tarihsel gelişimi incelenmiş olup bu doğrultuda Tanzimat dönemi, Cumhuriyet dönemi ceza infaz kurumları ile ilgili olarak cezaevi kurumu ortaya çıkmadan önce hapis türleri açıklanmıştır. Tanzimat döneminde 1840 tarihli Kanun-ı Ceza ile kürek cezası ve hapis cezası uygulanmaya başlanmıştır. 1851 tarihindeki Kanun-ı Cedit ile kürek cezası ve hapis cezasının uygulanmasına devam edilmiştir. 1858 tarihinde Ceza Kanunname-i Hümayun ile uygulanan cezalara kalebentlik cezası da eklenmiştir (Sarıdiken, 2014:20).Tanzimat döneminde çıkarılan kanunlar ile birlikte bedene yönelik cezalandırma yerini, suçluyu ıslah etmeyi amaçlayan hapishanelerin oluşmasına bırakmıştır (Demir, 2013:30).Osmanlı çöküş sürecinde on yıl savaş ve sonrasında kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti bu alanı yeniden çağdaş, laik ve hukuka dayalı olarak güncellemiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra devletin her alanında Mustafa Kemal Paşa önderliğinde gerçekleştirilen modernleştirme çalışmaları ceza infaz kurumlarında da gerçekleşmiştir. 1926'dan itibaren ceza infaz kurumlarındaki hükümlü tutukluların ihtiyaçları doğrultusunda hukuki düzenlemeler yapılmıştır. 1926 tarihinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir.1929 yılında cezaevleri İç İşleri Bakanlığından alınarak Adalet Bakanlığına bağlanması ile birlikte değişim süreci başlamıştır. Adalet Bakanlığı hükümlülerin çalıştırılarak ıslah edilmesi yönünde çaba sarf etmiştir (Sarıdiken, 2014:21) Cumhuriyet döneminin cezaevlerine bakışı Mustafa Kemal Paşa'nın "Efendiler, cezaevleri sorunu çok önemlidir. Kişisel özgürlüğü kaldırılan vatan evladının, ceza süresi sonunda, topluma yararlı olarak yetiştirilmesi gerekir" sözlerinden anlaşılmaktadır. Cezaevlerinin sadece cezanın infaz edildiği yer olarak görülmeyip hükümlü ve tutukluların eğitimine, meslek edinmesine de önem verilen onları toplum hayatına kazandıran bir kurum olduğu vurgulanmaktadır (Kurt, 2013:38). 1965 tarihinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile modern infaz usulleri benimsenmiştir. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Ceza Adalet Sistemi'nin üç temel yasasından biri olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) infaz hukukunun temel esaslarını düzenlemektedir (Artuk ve Alşahin, 2016:181) Araştırmada; birey, devlet ve toplum hayatına katkıları açısından ceza infaz kurumlarında yürütülen eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetler değerlendirilmiştir. Ceza infaz kurumlarında eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal anlamda yapılan faaliyetler ele alınarak, bu faaliyetlere katılım sayıları incelenmiştir. Araştırma, ceza infaz kurumlarında eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetleri bir bütün olarak ele alan ilk araştırma olması açısından önemlidir. Araştırmada veri kaynağı olarak; Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün Birim Faaliyet Raporları ve bu alanda yapılmış olan yüksek lisans tezleri, doktora tezleri, makaleler, kitaplar, gazeteler kullanılmıştır. Anahtar kelimeler:suç,egitim-ogretim faaliyetleri, sosyo-kültürel faaliyetler, psiko-sosyal faaliyetler.

Ceza infaz kurumlarıEğitim faaliyetleriHükümlüler+2
Fatma Uygun
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza infaz kurumlarının yatırım projelerinin analizi ve kuruluş yeri seçimi kriterlerinin analitik ağ süreci yöntemiyle belirlenmesi

Ülke ekonomisinin kalkınmasında ve toplumun sosyal refah düzeyinin arttırılmasında yatırım projelerinin hayata geçirilmesi son derece önemlidir. Ceza infaz kurumlarının ekonomik kalkınmaya doğrudan bir etkisi bulunmamakla birlikte sosyal refahın arttırılması konusunda dolaylı yönden bir katkısı bulunmaktadır. Bu yönüyle ceza infaz kurumlarının yatırım projelerinin analizi yapılmış ve kuruluş yeri kriterlerinin belirlenmesi Analitik Ağ Süreci yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, ceza infaz kurumlarının tarih içerisindeki değişimlerinden ve gelişimlerinden bahsedilmiş, bu kurumlar ile ilişkisi bulunan tutuklu, hükümlü, suç, ceza, infaz, infaz ve koruma memuru gibi birçok kavram detaylı bir şekilde anlatılmıştır. İkinci bölümde, yatırım ve proje kavramları açıklanmış, yatırım projelerinin önemiyle, risk ve belirsizlik durumları anlatılmıştır. Çalışma bir kamu yatırım projesi olduğu için daha çok kamu yatırım projeleri üzerine durulmuştur. Üçüncü bölümde, ceza infaz kurumlarının tarihi gelişimi ve mimari yapıları, kamu yatırım projeleri ile analitik ağ süreci yönteminin kullanıldığı kuruluş yeri seçimi çalışmaları ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Çok kriterli karar verme seçenekleri ve Analitik Ağ Süreci yöntemi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, Analitik Ağ Süreci yöntemi ve Super Decisions paket programı kullanılarak ceza infaz kurumlarının yatırım projelerinin analizinde kuruluş yeri seçiminde kullanılacak olan kriterlerin baskınlık oranları belirlenmiştir.

Analitik analizAnalitik ağ süreciCeza infaz kurumları+6
Ahmet Tuğçin Uzuner
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki tükenmişlik düzeyleriyle iş motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi: İstanbul ili Maltepe ilçesi Ceza İnfaz Kurumlarında yapılan alan araştırması

Bu çalışmada yaptıkları iş itibariyle diğer kamu örgütlerinden ayrılan ve ıslah edilerek yeniden topluma kazandırılan kişilerin barındırıldığı kurumda görev yapan personelin Mesleki Tükenmişlik Düzeyleriyle motivasyonları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evreni, İstanbul ilinde bulunan açık ve kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında çalışan İnfaz ve Koruma Memurlarıdır. Amacı gerçekleştirmek için araştırmanın örneklemi ise bu ilde bulunan dört kapalı ve bir Açık Ceza İnfaz Kurumunda çalışan 300 İnfaz ve Koruma Memurudur. Anket formunda yer alan sorular çoktan seçmeli sorulardır. Anket çalışmasında toplam 42 adet soru sorulmuştur. Birinci bölümde; çalışanlara ait demografik verilerin elde edilmesi amacıyla yedi sorundan oluşan cinsiyet, yaş, medeni hali, eğitim durumu gibi kişisel özelliklerini öğrenmeye ilişkin sorular yer almaktadır. İkinci bölümde, çalışanların mesleki tükenmişliklerini ölçmeye yönelik toplam 22 sorudan oluşan Maslach Tükenmişlik ölçeği (MTÖ) yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların iş motivasyonunu ölçmeye ilişkin toplam 20 sorudan oluşan Motivasyon anketi yer almaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package For Social Sciences) For Windows 17.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve ikiden fazla grup ortalamasının karşılaştırılması sonucu anlamlı bir fark bulunduğunda kullanılan çoklu karşılaştırma testi olan Scheffe testi kullanılmıştır. Elde edilen araştırmanın bulguları değerlendirilerek, araştırma sonucuna göre öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, İnfaz ve Koruma memuru, Tükenmişlik sendromu, Stres,Ceza İnfaz Kurumu

Ceza infaz kurumlarıMotivasyonStres+4
Ayşe Nur Yazgı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza infaz kurumunda bulunan 18-25 yaş arası tutuklu ve hükümlülerin çocukluk çağı travmalarının gelecek algısına ve suç tekrarına etkisinin incelenmesi

Bu tez çalışması ceza infaz kurumunda kalan 18-25 yaş arasındaki tutuklu ve hükümlülerin çocukluk çağı travmalarının, suç işlemelerindeki payı ile gelecek algısının suçu tekrar etmelerindeki etkisinin incelenmesi ve literatüre katkıda bulunması amacıyla düzenlenmiştir. Tez çocuğu derinden etkileyen travmalarının onun gelecekteki yaşamına ve kararlarına etkisinin yadsınamaz olduğunu göstermek ve çocukluk çağı travmaları bulunan tutuklu-hükümlülere yardımcı olmak amacıyla oluşturulmuştur. Örneklem ceza infaz kurumunda bulunan, birden fazla suç işleyen 18-25 yaş arası tutuklu ve hükümlülerden oluşmaktadır. Çocukluk çağı travmaları ve umut durumu ile demografik bilgilerle değişkenler arasındaki ilişkiye de bakmaktadır. Bu değişkenler katılımcıların yaşları, cinsiyeti, kendilerinin ve ailelerinin psikiyatrik tanılarının var olup olmadığından ve gelecek planının varlığına dair sorudan oluşmaktadır. Araştırmanın ölçekleri; Çocukluk Çağı Ruhsal Travmalar Ölçeği, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Demografik Anketten oluşmaktadır. Araştırmada gönüllülük esas alınmış, uygun olan 180 kişi ile istatistikî çalışmalara başlanmıştır. Araştırmanın istatistikî çalışması için SPSS programından yararlanılmıştır. Analiz sonucuna göre; umut-umutsuzluk ölçeği ile çocukluk çağı travmaları ölçeği arasında negatif yönlü korelasyon bulunmaktadır. Çocukluk çağı travmaları mükerrer ceza evi yaşantısı olma durumuna göre farklılaşmaktadır(p=0,000<0,05) ancak Umut-umutsuzluk ölçeği farklılaşmamaktadır(p=0,278>0,05). Suç tekrarı ile kişilerin gelecek algısı arasında anlamlı bir ilişki vardır hipotezi ile ilgili suç tekrarı olan bireyler 'Gelecek için planınız var mı?' sorusuna %93,89(169) evet, %6,11(11) hayır cevaplarını vermiştir. Sonuç olarak sosyodemografik bilgi formundaki soruların cevaplarına göre umut-umutsuzluk ve çocukluk çağı travmaları ölçeğinin sonuçlarının farklılaştığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çocukluk çağı travmaları, Gelecek Algısı, İstismar, Suç, Umutsuzluk, Ceza İnfaz Kurumu

Ceza infaz kurumlarıGelecek kaygısıSuç+3
Sibel Bar
Çukurova University · Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılın sonları XX. yüzyılın başlarında Sinop Hapishanesi

İnsanın doğasında var olan suç işleme potansiyeli, insanlık tarihi boyunca farklı olaylarda kendisini göstermiş ve toplumun sıradışı yönlerini yansıtması açısından her bilim dalı için ayrı bir önemi haiz olmuştur. Suç işlemekten hüküm giyen mahkumlar; yaptıkları hatanın bedelini dönemin şartlarına göre çeşitli cezalarla çekmiş; idareciler tarafından suçluların cezasını çekmesi ve en önemlisi pişman olması için yaptrımlar uygulanmıştır. İlkçağlarda suçlu cezasını bir mağarada ya da bir ağaca zincirlenerek çekerken, sonraki dönemlerde mahbes dediğimiz kavramdan hapishaneye geçilmiştir. Osmanlı Devleti'nde suçlular hapis cezasına çarptırılıp toplumdan soyutlanmış ve özellikle XIX. Yüzyılda hapishanelerin modernleşmesi için çaba gösterilmiştir. Coğrafi konumu ve yüksek duvarlarla çevrili bir kaleden meydana gelmesi nedeniyle, firar etmenin neredeyse imkansız olduğu Sinop Hapishanesi, kale içinde bulunması, siyasi suçluları ağırlaması, deniz kenarında olması ve mahkumları tarafından yazılan eserlerle meşhur olması yönüyle Osmanlı Devleti'ndeki çoğu hapishaneden farklı bir konumda olmuştur. Bu çalışmada Sinop Hapishanesi'nin XIX. ve XX. yüzyıllardaki durumu, mahkum profili, hapishane çalışanları, restorasyon süreçleri ve hapishane içindeki yaşantı incelenmiştir.

19. yüzyıl20. yüzyılCeza infaz kurumları+4
Nazmiye Akbey
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eşleri cezaevinde bulunan kadınların toplumsal cinsiyet çıkmazında yoksullukla başa çıkma süreçlerinin incelenmesi: Gaziantep-Şehitkâmil örneği

Yoksulluk tarihin her döneminde toplumsal yapı içerisinde bireyin yaşam koşullarını etkileyen en önemli etkenlerden biri olmuştur. Kadınlar, toplumsal yapı içerisinde toplumsal cinsiyet normlarının kadına yüklediği roller ve beklentiler nedeniyle yoksulluktan erkeklere oranla daha fazla etkilenmişlerdir. Bu çalışmada eşleri çeşitli nedenlerle cezaevinde olan kadınlar tarafından deneyimlenen yoksulluğun olumsuz etkilerini azaltmak için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın "sosyal yardım" kapsamında yaptığı sosyal ve ekonomik desteğin kadın yoksulluğunu önlemedeki etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu kadınların yoksullukla başa çıkma süreçleri, yoksulluğun gündelik hayat üzerindeki yanılsamaları ve toplumsal cinsiyet normlarının yoksulluk üzerindeki etkileri, kadınların aktardığı deneyimler ve sosyal yardım kavramı üzerinden feminist bir bakış açısıyla eleştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Kadın Yoksulluğu, Sosyal Yardımlar, Sosyal ve Ekonomik Destek, Feminizm, Toplumsal Cinsiyet

Başa çıkmaCeza infaz kurumlarıGaziantep+7
Esma Özdemir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu hükümlü-tutuklularla yapılan resim eğitiminin işlevsel etkileri

Sanat; insanlık tarihi boyunca toplumların birbirilerini anlamasında, duygularını dışavurumunda, empati yeteneklerinin gelişmesinde etkili bir araç olmuştur. Kuşkusuz, fiziksel mekanın özelliklerinin sanatçı üzerinde büyük önemi vardır. Dış koşullar ya da birlikte çalışılan kişiler sanatın neyi dışavurduğuna dair önemli ipuçlarına zemin hazırlamaktadırlar. Toplum sadece özgür kamusal alanlardan ibaret değildir. Bu bağlamda cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler de toplumun parçasıdırlar ve zaten bir süre sonra toplum hayatına geri dönecektirler. Bu nedenle onların rehabilite olarak yeniden topluma dönmeleri büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda cezaevlerinde resim eğitimlerinin tutuklu ve hükümlülerin toplumsallaşmasına büyük katkısı vardır. Çalışmada, Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndaki resim eğitimlerinin tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumundaki yaşamı ve sonrasındaki topluma katılma süreçleri üzerindeki etkisi sanatın rolü bağlamında incelenmektedir.

Ceza infaz kurumlarıEğitimEğitim faaliyetleri+6
Mehmet Fatih Yıldız
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Yenikent Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan hükümlü ve tutukluların iş ve meslek eğitimi etkinliklerine yönelik yetiştirilmesi ve üretilen ürünlerin pazarlanması

Yapılan bu çalışmanın konusu Ankara Yenikent Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Hükümlü ve Tutukluların İş ve Meslek Eğitimi Etkinliklerine Yönelik Yetiştirilmesi ve Üretilen Ürünlerin Pazarlanmasıdır. Hazırlanan anketler kurumda bulunan ve meslek eğitim faaliyetlerinden olan; tekstil, nakış, hasta ve yaşlı bakımı, kuaförlük, saz, resim ve bilgisayar kurslarına katılan toplam 50 kişilik kursiyere uygulanmıştır. Anketler araştırmacı tarafından kursiyerler yüz yüze nicel görüşme türü kullanılarak uygulanmıştır. Uygulanan anketler 5 tane açık uçlu ve 25 tane kapalı uçlu sorudan oluşmaktadır. Bu araştırma Betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın genel amacı: Ankara yenikent kadın kapalı ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlülerin maddi ve manevi yönden topluma kazandırılması için verilen iş ve meslek eğitimi etkinliklerine yönelik yetiştirilmesi ve kurslarda üretilen ürünlerin pazarlanmasının değerlendirilmesidir. Uygulanan anketin yanı sıra araştırmayı desteklemesi açısından araştırmanın ekler bölümünde kurslarda yapılan ürünlerin, kurum öğretmenlerinin ve atölyelerin fotoğrafları da yer almaktadır. Anketlerin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen verilerden; Ankara Yenikent Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan araştırmaya katılan Tutuklu ve Hükümlülerin çoğunluğunun 36-45 yaşları arasında olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda bu bireylerin evli ve ev hanımı oldukları anlaşılmaktadır. Araştırmaya katılan kursiyerlerin genellikle üniversite mezunlarından oluştuğu görülmektedir. Bireylerin yüksek oranda meslek eğitim kurslarına katıldığı, burada da çoğunluğun tekstil kursu olduğu bunu hasta ve yaşlı bakımı, nakış ve saz kurslarının izlediği ortaya çıkmaktadır. Katıldıkları bu kurslara çoğunluğun tam gün katılım gösterdiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu kurslarda genellikle görsel eğitim materyallerinin kullanıldığı belirlenmektedir. Kurslara katılan bireylerin büyük çoğunluğunun amaçları arasında her koşulda meslek edindirme eğitiminin olabileceği, öncelikli sebeplerinin ise yeteneklerini geliştirmek ve ileride ekonomik gelir elde etmek olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmaya alınan bireylerin çoğunluğun kurslarda beklentilerinin karşılandığı, katıldıkları kurslardan başka kurslara katılmak istemedikleri ortaya konmaktadır. Kurslara katılan bireylerin çoğunluğunun öğrenim açısından kurs sürelerinin yeterli olduğu belirtilirken, yeterli değil diyenlerin ise zamanın kısa olması nedeniyle öğrenmede zorluk çektikleri ifade edilmektedirler. Nakış kurslarında öğrenilen tekniklerin bireylerin çoğunluğu açısından yeterli olduğu ifade edilmektedir. Bu tekniklerin zorluk derecesi sorulduğunda ise kursiyerlerin çoğunluğunun zor görünen tekniklerin yanı sıra çok kolay uygulanabilen tekniklerin de olduğu görüşünde hemfikir oldukları anlaşılmaktadır. Bu faaliyetlere katılan bireylerin genelinin bu kurslarda öğrendikleri bilgileri günlük yaşamalarında kullanacakları ortaya çıkmaktadır. Kurslar sonucunda kursiyerlere verilen belgelerin de onların işlerini daha da kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Kursiyerlerin kurslardaki öğretmenlerin davranışları açısından görüşleri değerlendirildiğinde; çoğunluğunun öğretmenlerinin kendilerine olan tutum ve davranışlarından memnun oldukları anlaşılmaktadır. Kurumda üretilen ürünlerin sergilenmesi ile ilgili soruya kursiyerlerin büyük çoğunluğu bu ürünleri sergileyemediklerini ifade etmektedirler. Kursiyerlerin kendi yorumlarında ise çoğunluğun katılmadıkları için cevap vermedikleri görülmektedir. Araştırmacının elde ettiği veriler sonucunda kapalı ceza evinde geçerli olan kurallar gereği kursiyerlerin üretilen ürünlerin satış ve sergileri ile bir ilgilerinin olmadığı ancak açık cezaevlerindeki kursiyerlerin bu tür sergilerde yapılan ürünlerin satışında görev aldıkları belirlenmiştir. Kurumda içerisindeki kurslarda üretilen ürünlerin çoğunluğunun kurum içinde ya da kurum dışındaki sergilerde satışa sunulduğu anlaşılmaktadır. Eğitimlerini tamamlayamayan hükümlü ve tutukluların isteğine bağlı olarak tamamına okuma-yazma imkânı verilip, eğitimlerini tamamlattırdıkları verilerin analizi sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Ceza infaz kurumlarıEl sanatlarıEğitim+7
Emine Sarıçam
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta kurgu ve gerçeklik bağlamında 1939 Erzincan depremi ve cezaevi müzeleri

Tezimizin amacı, insanlarda mahkumlara karşı var olan ön yargıları sorgulamak, suçlu da olsa, bu kişilere karşı yaptığımız haksızlıkların sanat aracılığıyla farkına varmamızı sağlamaktır. Dünyanın her yerinde, insanları suça iten ailevi, genetik, hukuksal, toplumsal, ekonomik, kültürel, eğitim ile ilgili sebepler vardır. Ne yazık ki, suç işlenmeden önce suça teşvik eden bu nedenler, cezaevi yaşam koşulları, cezaevinden çıktıktan sonraki topluma uyum süreçleri yeterince irdelenmemektedir. Mahkumların cezalarını bitirip dışarı çıktıktan sonraki toplumsal önyargı, bu insanların kendilerine yeni ve temiz bir hayat kurma şansını tanımamaktadır. İnsanlar eski bir mahkumla aynı apartmanda oturmayı, aynı işyerinde çalışmayı, aynı okula gitmeyi, istememektedirler. Oysa cezaevinden çıkan bir kişi, suçunun karşılığı olan cezayı çekmiştir ve diğer insanlarla aynı haklara sahiptir. Kendisine iyi ve dürüst bir hayat kurmak için önce bir işe ve gelire sonra da sevilip sayılacağı sosyal bir ortama ihtiyacı vardır. İş bulamayan, eski mahkum diyerek itilip kakılan bu insanlar belki de tek çareyi yine suç işlemekte bulmaktadır. Bu çalışma "suçluları kazıyınız, altından insan çıkar" sözünün doğruluğunu, suçlulara gerekli özen gösterilir ve imkan sağlanırsa onların da iyi birer insan olabileceklerini, toplumun bu soruna sırtını dönmesi yerine yüzleşmesi ve kendi sorumluluklarının farkına varması gerektiğine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Tez konumuz, gerçek bir olaydan yola çıkılarak eser üretmekle ilgili olduğundan, çalışmamızda öncelikle, gerçek ile sanat ve bu iki kavramın birbirleriyle ilişkileri ve sanat akımları içerisindeki gerçeklik kavramı tartışılmıştır. İkinci bölümde kurgu ve sanat başlığı altında edebiyatta ve görsel sanatlarda kurgu anlatılmıştır. Bölümün sonunda, adalet kavramına ve hukuk alanında üretilmiş sanat eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, 1939 Erzincan Depremi ve deprem sırasındaki mahkumların akıllara durgunluk veren fedakarlık hikayesi fotoğraflarla desteklenerek anlatılmıştır. Bölümün sonunda, Sinop ve Ulucanlar Cezaevleri hakkında bilgi verilmiş ve ziyaretlerimiz sırasında çekilen fotoğraflarına yer verilmiştir. Tezin sonunda ise adalet, cezaevi, ölüm fermanı, yafta gibi hukuksal konularla ilgili bireysel çalışmalarımız ve sonuç bölümü bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Gerçek, Gerçekçilik, 1939 Erzincan Depremi, Hukuk ve Sanat, Kurgu

Ceza infaz kurumlarıDeprem 13 Mart 1992 ErzincanDeprem+7
Şerife Sülek
Düzce University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ceza adalet sisteminde denetimli serbestlik

Bu tez, 19. yüzyılda hürriyeti bağlayıcı cezaların olumsuz etkilerinin görülmesinin ardından gelişen suçluların ıslahı, iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması şeklindeki cezanın çağdaş amaçlarını gerçekleştirmenin bir aracı olarak ortaya çıkan, kökenleri yüzyıllar öncesine dayanan bir ceza adalet anlayışı olan denetimli serbestlik kurumunun ceza adalet sistemleri içerisindeki yerini anlatmaktadır. Denetimli serbestlik kavramı, ilk zamanlarda sanık hakkında yapılan yargılamanın veya verilen hükmün şartlı olarak ertelenmesini ifade etmek için kullanılmış ancak zamanla ceza adalet sürecinin herhangi bir aşamasında, şüpheli, sanık veya hükümlünün belirli bir denetim programı kapsamında, bir görevlinin gözetimi ve denetimi altında toplum içinde serbest bırakılmasına ilişkin sürece işaret eden bir anlama gelecek şekilde genişlemiştir ve uygulanmıştır. Tezin ilk bölümünde denetimli serbestliğin ortaya çıkışı ve esasları, ikinci bölümünde Anglo-Sakson hukukundaki uygulanma biçimleri anlatılmaktadır. Son bölümde ise denetimli serbestliğin Türk ceza adalet sistemi içerisindeki yeri, tarihsel gelişimi, uygulanma esasları ve sorunlu alanlarına ilişkin eleştiri ve öneriler yer almaktadır.

CezaCeza hukukuCeza infaz hukuku+8
Hakan A. Yavuz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hükümlülerin topluma kazandırılmasında denetimli serbestliğin rolü: Malatya ili örneği

Batılı ülkelerde ceza infazının bel kemiği haline gelmiş olan Denetimli Serbestlik ülkemizde de yakın bir zamanda kullanılmaya başlanmıştır. Bu sistem sayesinde, suça karışmış olan kişiler toplum içerisinde sorumluluk alarak, sosyal hayata adaptasyon süreçleri hızlandırılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışma, suçlu olarak görülen insanların topluma yeniden kazandırılıp kazandırılamayacağını, Denetimli Serbestlikte eğitim ve iyileştirmenin bu konudaki rolünü ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Çalışma, Ocak 2014-Ocak 2015 tarihleri arasında Malatya ili örneğinde, sistemden seçilen 75 kişiden elde edilen verilere odaklanmıştır. Yapılan hesaplamalarda toplam kişi sayısının 803 kişi olduğu saptanmıştır. Her gruptaki kişilerin yüzde onu alınarak anket uygulanmıştır. Yapılan hesaplamalarda, dört grupta toplam 75 kişiye: SAMBA' dan 49, Öfke Kontrolünden 13, HAYDE' den 10 ve ÇMP' ye katılanlardan 3 kişiye anket uygulanmıştır. Bunun için Denetimli Serbestlik Sisteminin uygulanışı ve sonucunda hükümlü, sanık veya şüphelilerin Denetimli Serbestlik kapsamında ıslahının, iyileştirme ve eğitiminin mümkün olup olmadığı tartışılmaktadır. Takip edenlerin tespiti toplumsal süreçler içinde birer gerekliliktir: Denetimli Serbestlikte eğitim ve iyileştirme etkinliğinin değerlendirilmesi bir ihtiyaçtır. Denetimli Serbestliğin kişinin tekrar suç işlemesini önlemede daha işlevsel hale gelmesi amacıyla mevcut uygulamanın incelemesinin yapılması gerekmektedir. Bunların yanında sistemin eksik yönleri ile uygulamadaki aksaklıklarının da tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, Malatya ili örneğinde bir durum tespiti yapmayı hedeflemektedir. Çalışma, kaynak taraması, kayıtlar ve anket verileri üzerinden konuyu işlemektedir. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk olarak giriş kısmı yer almaktadır. Birinci bölümde, Denetimli Serbestlik Sisteminin ne anlama geldiği, uygulamaları ve temel ilkeleri tanımlayan kavramsal ve kuramsal çerçeve yer almaktadır. İkinci bölümde, çalışmanın metodolojisi yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise bulgular üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın bulguları bölümünde hedef ve amaçlar doğrultusunda alt başlıklar oluşturularak beş aşamada ele alınmıştır. Bu aşamalar; hükümlünün, sosyo-demografi, hane halkı ve aile, ekonomik durum, suç ve Denetimli Serbestlik süreci ile ilgili bulgulardır. Son olarak sonuç ve öneriler üzerinde durulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Denetimli Serbestlik, Eğitim ve İyileştirme, Topluma Kazandırılma, Grup Çalışmaları.

Ceza infaz kurumlarıDenetimDenetimli serbestlik sistemi+4
Semra Porsuk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hükümlülerin nakli (transferi)

Hükümlülerin nakli meselesi gerek Türk Hukukunda gerekse Milletlerarası Hukuk alanında incelenmesi gereken bir konu olup, kavram içeriğinden farklı olarak sadece hükümlülerin değil benzer durumdaki kişilerin de nakillerini içeriğinde barındıran bir kavramdır. Esasen hükümlüler kendi istekleri veya toplu nakil, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler. Bununla birlikte hükümlülerin özellikle Milletlerarası Hukuk bağlamında nakilleri gündeme geldiğinde hükümlülerin rehabilitasyonu ve insani mülahazaların da nakil kavramının ortaya çıkışında etkili kavramlar olduğu kabul edilir. Hükümlülerin naklinin insan hakları kavramı ilke de yakından ilişkisi bulunduğundan nakillerin insan haklarına uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi de şart olarak ortaya çıkmaktadır. İç hukukta kişilerin hakkında yakalama emri düzenleyen mahkemelere nakilleri için çıkarılan tutuklama kararlarının infazı sırasında doğan sorunlar da insan hakları kavramı yönünden çalışmamızda yer bulmuştur.Anahtar Kelimeler:1. Hükümlü2. Nakil3. Ceza İnfaz Kurumu4. Hüküm Devleti5. Yerine Getiren Devlet

Ceza infaz hukukuCeza infaz kurumlarıHükümlüler+3
Cihat Arslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eşi cezaevinde olan kadınların depresyon düzeyleri ve başa çıkma stratejilerin incelenmesi (Adana ili Ceyhan ilçesi örneği)

Bir bireyin cezaevine düşmesi birey ve yakın çevresi için kötü bir durumdur. Evli erkeğin cezaevine düşmesiyle, özellikle eşi ve çocuklarının maddi ve manevi olarak olumsuz etkilenmesi, ekonomik ve psikolojik açıdan çeşitli zorluklarla karşılaşmaları kaçınılmaz zor bir durumdur. Özellikle kadınların zor bir yükü yüklenmek zorunda kalmaları nedeniyle depresyon yaşamaları olası bir durumdur. Bu araştırmanın amacı, eşleri cezaevinde olan kadınların depresyon düzeylerini ve başa çıkma yöntemlerini belirlemektir. Bu araştırma ilişkisel tarama deseniyle yürütülmüştür. Adana ili Ceyhan ilçesinde ikamet eden ve Ceyhan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğüne ekonomik destek amacıyla başvuru yapan eşi cezaevinde olan kadınlar bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Ulaşılabilir örnekleme tekniğine göre belirlenen 150 kadın, araştırmanın katılımcıları arasında yer almıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan demografik verilere ilişkin sorular, Başa Çıkma Yöntemleri Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; eşleri cezaevinde olan kadınların yarısından fazlasının depresyon yaşadıkları belirlenmiştir. Eşleri cezaevine girmiş olan kadınlar başa çıkma yöntemlerinden kaderciliğe ve sorumluluğu kabul etmeyi daha fazla kullanmaktadırlar. Eşleri cezaevinde olan kadınların Başa Çıkma Yöntemleri ve Depresyon arasındaki ilişkilerde, bulgulara göre depresyon ile doğaüstü güçlere inanış arasında ve sorumluluğu kabul etme arasında zayıf ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Yaş, doğum yeri, ikamet, çocuk sayısı, eğitim durumu, meslek, ortalama aylık gelir, oturulan evin mülkiyeti, hane kişi sayısı ve eşin ceza durumu değişkenlerine göre başa çıkma yöntemlerinin farklılaşmadığı belirlenmiştir. Sosyal Hizmetlerden rehberlik ve danışma hizmeti alma ve Sosyal Hizmetlerden sosyal ekonomik destek alma değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Buna göre Sosyal Hizmetlerden rehberlik ve danışma hizmeti alan kadınların başa çıkma yöntemlerinden "doğaüstü güçlere inanış" ve "kaçınmaya" almayanlara göre daha fazla başvurdukları belirlenmiştir. Yaş, doğum yeri, ikamet, çocuk sayısı, eğitim durumu, meslek, ortalama aylık gelir, oturulan evin mülkiyeti, hane kişi sayısı, eşin ceza durumu, Sosyal Hizmetlerden rehberlik ve danışma hizmeti alma ve Sosyal Hizmetlerden sosyal ekonomik destek alma değişkenlerine göre depresyon yaşama durumlarının farklılaşmadığı belirlenmiştir.

Adana-CeyhanBaşa çıkmaCeza infaz kurumları+4
Mesut Karacabey
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Problem çözme eğitimi grup yaşantısının kadın mahkumların sosyal problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada D'Zurilla ve Golfried tarafından oluşturulan Problem Çözmede Beş Aşamalı Yaklaşım modeline (D' Zurilla ve Nezu, 2007; Nezu, Nezu ve D' Zurilla (2007) dayanan, Çekici ve Güçray (2012) tarafından geliştirilen sosyal problem çözme beceri eğitiminin hükümlü kadınların sosyal problem çözme becerilerinin geliştirilmesine olumlu yönde etkisi bulunup bulunmadığı ve bu etkinin kalıcı olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma, 2018-2019 yılları arasında Adana ilindeki Karataş Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan ve çalışmaya katılma konusunda gönüllü olan 36 kadın hükümlü üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, 18 kişi deney ve 18 kişi kontrol grubu olmak üzere iki gruba bölünmüştür. Araştırmada deney grubuna problem çözme beceri eğitimi haftada bir defa olmak üzere 9 oturumda uygulanmış ve kontrol grubundaki katılımcılara herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Çalışmada Sosyo-demografik bilgi formu ve D'Zurilla ve arkadaşları (2002) tarafından geliştirilmiş olan ve 25 maddeden oluşan 'Revize Edilmiş Sosyal Problem Çözme Envanteri' kullanılmıştır. Her iki gruba çalışmaya başlamadan önce ön test yapılmış ve dokuz haftalık oturumlar bittikten sonra son test uygulaması yapılırken iki ay sonra deney grubundan izleme ölçümü alınmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler parametrik olmayan yöntemlerden Wilcoxon Sıralı İşretler Yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarında deney grubundaki katılımcıların Probleme Olumlu Yönelim-Rasyonel Problem Çözme alt ölçeğinden alınan puanlar istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde artarken; Kaçınan Tarz (KT) ve Dikkatsiz/Dürtüsel Tarz (DDT) alt ölçeklerinden alınan puanların ise anlamlı şekilde azaldığı görülmektedir. Deney grubundaki katılımcıların son test ve izleme puanları arasında istatistiksel açıdan fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araşrıma sonucunda Probleme Olumlu Yönelim-Rasyonel Problem Çözme puanlarının artması ve Kaçınan Tarz (KT) ve Dikkatsiz/Dürtüsel Tarz (DDT) alt ölçeklerinden alınan puanların azalması doğrultusunda sosyal problem çözme beceri eğitiminin kadın hükümlülerin sosyal problem çözme becerilerini geliştirmede etkili olduğu ve bu etkinin uzun süreli olduğu söylenebilir.

Ceza infaz kurumlarıEğitimGrup uyumu+5
Eda Ünlü Sağdıç
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza infaz kurumunda çalışan personellerin ikincil travmatik stres düzeylerini sıkıntıya dayanma gücü, psikolojik sağlamlık ve tükenmişlik algısının yordayıcılığı

Bu çalışma, ceza infaz kurumunda çalışan personellerin sıkıntıya dayanma gücü, psikolojik sağlamlık düzeyleri ve tükenmişlik algısının ikincil travmatik stres düzeylerini yordayıp yordamadığını araştırmayı hedeflemiştir. Ayrıca, bu çalışmada katılımcıların cinsiyeti, yaşı, gelir düzeyi, haftalık çalışma saati ve mahkumlar tarafından saldırıya uğrama durumu gibi demografik özellikleri ve ikincil travmatik stres düzeyleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını, Mersin ilinin Tarsus ilçesindeki kampüs ceza infaz kurumlarında çalışan çeşitli meslek gruplarından 390 (318 erkek ve 72 kadın) personel oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında katılımcıların ikincil travmatik stres düzeylerini belirlemek amacıyla İkincil Travmatik Stres Ölçeği, sıkıntıya dayanma gücünü belirlemek amacıyla Sıkıntıya Dayanma Ölçeği, psikolojik sağlamlığı belirlemek amacıyla Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için ise Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) uygulanmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasından Pearson korelasyon analizi, yordayıcılığı tespit etmek üzere çoklu doğrusal regresyon ve değişkenlerin yordama gücünü belirlemek amacıyla aşamalı doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Sonuç olarak; ikincil travmatik stres puanları ile yaş ve cinsiyet değişkenleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Ancak, ikincil travmatik stres puanları ile algılanan gelir düzeyi ve haftalık çalışma saati değişkenleri arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Bu sonuçlara ek olarak, ceza infaz kurumu personellerinin ikincil travmatik stres düzeyleri ile sıkıntıya dayanma gücü ve psikolojik sağlamlık değişkenlerinin ilişkili olduğu, sıkıntıya dayanma gücü ve psikolojik sağlamlık azaldıkça; tükenmişlik algısı arttıkça ceza infaz kurumunda çalışan personellerin ikincil travmatik stres düzeylerinin arttığı bulunmuştur. Son olarak, ikincil travmatik stresi en çok yordayan değişkenlerin sıkıntıya dayanma gücü alt boyutu olan tolerans, tükenmişlik ve mahkumlar tarafından saldırıya uğrama durumu olduğu ve toplam varyansın %43'ünü açıkladığı tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, düşük tolerans düzeyi, yüksek tükenmişlik algısı ve mahkumlar tarafından saldırıya uğrama durumu ceza infaz kurumunda çalışan personellerin ikincil travmatik stres belirtileri gösterme olasılığını arttırdığını saptanmıştır. Araştırmanın sonucunda ceza infaz kurumunda çalışan personellerin ikincil travmatik stres düzeylerini sıkıntıya dayanma gücü, psikolojik sağlamlık ve tükenmişlik algısının yordayıcılığı ortaya koyulmuştur.

Ceza infaz kurumlarıPsikolojik sağlamlıkStres+7
Gülşah Güngör Uygurtaş
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde hapis ve sürgün cezaları (1791-1808)

Osmanlı Devleti, uygulamış olduğu hukuk sistemi içerisinde yer alan kuralların uygulanmasına özen göstermiştir. Bu kurallara uyulmaması halinde ise ceza sistemi uygulamaya konulmuştur. Uygulanan cezalar çeşitli olmakla beraber hapis ve sürgün cezaları öne çıkmaktadır. Bu cezaların uygulanmasında her hangi bir standart bulunmamakta, benzer olaylarda farklı cezalar uygulanmaktadır. Ayrıca benzer suçlardan aynı cezaları alan kişiler farklı zamanlarda serbest bırakılmaktadır.İncelemiş olduğumuz dönemde mevcut sorunlar, toplumsal karışıklıklar ve yapılan ıslahatlar ile beraber ortaya çıkan sorunların çözümünde cezalar öne çıkmaktadır. Olumsuz davranışların sorumluları yakalanıp yargılanmakta, suçlu bulunması halinde ise cezalandırılmaktadır. Uygulanan cezalardan hapis ve sürgün cezaları bu sorunlarda sıklıkla kullanılmıştır. Hapis ve sürgün cezalarının uygulanmasında ise suçluların ıslah edilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle suçlulara verilen cezaların süreleri belirtilmemiş, bunun yerine ıslah oluncaya kadar ibaresi kullanılmıştır. Mahkûmların serbest bırakılmaları ise padişahın izniyle gerçekleşmektedir. Mahkûmlar, hapsedildikleri yerlerde kendi hallerine bırakılmamakta, bunların temel bazı ihtiyaçları karşılanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Suç, Ceza, Hapis, Sürgün

CezaCeza infaz kurumlarıOsmanlı Devleti+2
Suha Oğuz Baytimur
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects