Composition
61 theses under this subject heading
Çocukların duygu durumlarının çizgi, kompozisyon, renk bağlamında resimlerindeki imge ve sembollere yansımaları
İnsanoğlu kendisini ifade edebilmek ve iletişim kurabilmek için çeşitli yollara başvurur. İçerisinde duygu ve düşünceleri barındıran yazılı ve görsel ifadeler, topluma mesaj vermek amacıyla oluşturulmuş yapılardır. İnsanı çok boyutlu düşünmeye iten bu yapılardan görsel iletişim aracı olan sanat, son derece karmaşık bir dizilimi içerisinde barındırır. Sözsel ve görsel imgelerden oluşan aynı zamanda izleyiciye içerisinde barındırdığı mesajı ileten yüzey üzerindeki dizilimlerin çözümlenmesi ve alt anlamlara ulaşılması deneysel okumaları da beraberinde getirmektedir. Örnek olarak çocuğun dilsel becerilerinin henüz tam anlamıyla olgunlaşmamış olduğu dönemlerde gerçekleştirdiği eylem olarak resim yapma faaliyetini gösterebiliriz. Çocuğun kendini ifade etme aracı olarak kullandığı dil, duyguların anlatıldığı çizimlerle ortaya çıkmaktadır. Çocuğa dair birçok ipucu barındırabilen çocuk resimleri, bu nedenle son derece önem arz etmektedir. Bu araştırma duygu durumları olgusu üzerinden, pozitif ya da negatif duygu durumlarının bilinçaltı ve bilinçdışı durumlarda çocuk resimlerinde ne tür imgelere dönüştüğü ve bu imgelerin ne anlama geldikleri, yaşam hikâyelerinin bu çözümlemelere ne gibi katkıları olduğu sorunsalları üzerinden temellendirilmiştir. Çocuğun bilişsel gelişimi üzerine bilimsel çalışmaları olan Piaget'nin bilişsel gelişim kuramı çalışmayı destekleyen kuramsal yapıyı oluşturmaktadır. Ayrıca Viktor Lowenfeld'in çocuğun sanatsal gelişimini içeren gelişim basamakları yaş aralıklarıyla beraber alt başlıklar halinde ele alınmıştır. Kompozisyon, çizgi, ritim-hareket, denge, doku, renk, ışık-gölge, biçim (form), oran, perspektif gibi resmin ilke ve elemanlarının, çocuk resimlerinde anlama katkısı olup olmadığı hakkında bilgiler verilerek duygu durumu konusu işlenmiş ve çocukların duygularına bağlı olarak yaptıkları resimler, nitel araştırma yöntemlerinden kartopu örnekleme yöntemi ile betimsel bir durum çalışması olarak ortaya konmuştur. "Resim İçeriğini Değerlendirme Envanteri"nin araç olarak kullanıldığı bu çalışmada belirlenen pozitif ve negatif duygu durumları üzerinde ortalama ve yüzde hesapları yapılmıştır. Katılımcıların yüzdesel olarak yoğunluğu negatif duygu durumu üzerinde toplanırken, pozitif ve nötr duygu durumlarının birbiri ile eşit oranda dağıldığı gözlemlenmiştir.
Expression of epistemic modality in argumentative writing: A study based on learner corpora
This thesis investigates into how Turkish student writers employ epistemic modality devices in order to make argumentation in their writing. The research concentrates on understanding the ways in which the use of epistemic modality devices by Turkish student writers compare with the use of these same rhetorical features by American student writers in argumentative writing. The study also attempted to investigate how the degrees of epistemic strength differ (in terms of weak, medium and strong categories) between and among the student writers. With regard to the aims of this study, three sets of databases (one for the American students, the other two for the Turkish students) were analyzed in order to compare the epistemic modality features between and across the three groups of student writers in terms of frequency of use, diversity of use, grammatical categories of epistemic devices, co-occurrence patterns of notable epistemic devices and degrees of epistemic strength or commitment. The quantitative aspects of the study were mainly based on frequency counts of epistemic devices, Log-likelihood tests to determine significant differences of epistemic modality use between and across the three groups of student writers. The qualitative aspects relied mainly on a close examination of concordance lines to make comparisons between and across the three databases. Findings of the study revealed that the Turkish student writers are slightly more restricted in their choice of epistemic devices. It was found out that they use smaller set of epistemic devices than the American student writers do. Another striking finding is that this smaller set of epistemic devices is used with higher frequency compared with the American students. This is obvious especially in the case of epistemic lexical verbs, where the Turkish student writers rely frequently on the 'I think' expression. Concerning the distribution of epistemic devices across grammatical categories, it was observed that the Turkish student writers principally use lexical verbs and adverbs in their expression of epistemic modality, but the American student writers appear to prefer modal auxiliary verbs more frequently. The Turkish student writers' preferences of particular modal verbs are also different from those of the American student writers. The Turkish students use will in relatively higher frequencies than would, but the American students use would more frequently than will. Furthermore, the Turkish student writers prefer a more personal style of argumentation than the American student writers. In view of the high frequency of expressions such as I think (that) and the frequent use of of course and maybe, it might be assumed that the Turkish student writers exhibit a more personal and straightforward writing style. Another interesting finding concerns the use of epistemic adverbs 'perhaps' and 'certainly'. These adverbs are not detected in the AELT database by the Turkish student writers while they are frequently used by the American student writers in the US-ARG database. Lastly, it has been observed that the American student writers prefer to use more number of epistemic devices indicating medium and weak level of epistemic strength, while the Turkish students in both databases tend to prefer more number of epistemic devices expressing strong level of epistemic commitment. Keywords: Epistemic modality, Epistemic devices, Argumentative writing, Epistemic strength, Degrees of commitment/ strength
19. yüzyıl sonrası resim sanatında spor temalı eserlerde kompozisyon ve hareket
Bu araştırmada sanat ve spor ayrı disiplinlerde ele alınarak birbirleriyle nasıl etkileşime geçtikleri; eserler ve sanatçılar üzerinden görsellerle incelenmiştir. İki boyutlu yüzey üzerinde hareketin anlatımını kuvvetlendiren, destekleyen yöntemler araştırılarak, kompozisyon bütünlüğü içinde değerlendirilmiştir. Yüzey planlamasında hareket kavramı, sporcu figürleri ile ele alınarak kompozisyon kurguları örneklendirilmiştir. Spor ve sporcu temasını sanatçılar yaşadıkları döneme göre; mücadele, rekabet, hareket, denge, artistik değer gibi kavramları eserlerinde çeşitli kompozisyon ve benimsedikleri üslupla anlatmışlardır. Modern Olimpiyatların kurucusu olan pedagog tarihçi yazar Baron Pierre de Coubertin; daha sağlıklı bir nesille barışçıl bir dünya adına, sporun güzelliklerini ancak sanatçıların anlatabileceği fikrinden yola çıkarak sanatın olimpiyatlarda yer almasına önderlik etmiştir. Böylece spor temalı sanat eserleri, ilk kez 1912 yılında olimpiyat oyunlarına sanat yarışmaları adı altında dahil edilmiştir. Bu çalışmada, spor disiplininde resim sanatının nasıl somutlaştırıldığı örneklerle incelenmiştir. Hareket kavramı ve kompozisyon anlatımı üzerinden spor ve sanat arasındaki ilişki ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Hareket, denge, artistik, spor
The Use of rubric to develop essay-writing skills of EFL learners
VI ABSTRACT THE USE OF RUBRIC TO DEVELOP ESSAY-WRITING SKILLS OF EFL LEARNERS Ayşe KIZILDA? Master Thesis, English Language Teaching Department Supervisor: Asst. Prof. Dr. Sema TUNCEL June 2002, 92 pages The aim of the present study is to help the students of ELT Departments to improve their essay-writing skills. For this purpose, one group of ELT freshmen was formed to utilize rubric as an instructional tool to guide them during the essay writing process. They had taken one pre-test, one post-test, and one follow-up test. Between pre-test and post-test, the students had completed four essay tasks on different writing structures (descriptive essay, narrative essay, cause & effect essay, and argumentative essay). The data derived from these tasks and tests were compared and/or contrasted whether there had been any change. Moreover, during the essay task, the learners were conferenced and given a questionnaire in order to get qualitative data. The results have positive tendency showing that the group of students in this study benefited using rubric to develop their essay-writing skills. In Chapterl, after giving a brief background to the study and presenting the problems related to essay-writing in general, the aim and scope of the study are clarified. Then, research question and hypotheses are stated.vu In Chapter 2, we have divided the literature review into two. The first part works with the background of teaching writing since 1800s and the theory of the present study. Consequently, the second part explains the studies conducted previously in the scope of this thesis. In Chapter 3, the methodological information such as subjects, the study design, and instrumentation is explained in detail. The data analysis and results are given in Chapter 4. Finally, the summary of the study, the general conclusions that can be interpreted from study results and suggestions for other researchers are argued in Chapter 5. In the conclusion part the implications of this study for ELT context is explained. Key Words: Rubric, essay-writing, instructional tool.
Karabük ili Eflani ilçesi çember dokumaları ve güncel tasarımlar
İki veya daha çok iplik grubunun çeşitli düzenlerde birbirlerinin arasında geçerek kenetlemesi işlemine ve bu kenetlenme sonucu oluşan ürünlere ''dokuma'' denmektedir. Anadolu kadını el dokumacılığını örtünme, kendini veya evini süsleme, çeyiz vb. amaçlarla yürüttüğü gibi, yük hayvanlarının süslenmesinde ve daha birçok alanda kirkitli veya mekikli el dokumalarını kullanmışlardır. Kirkitli dokumalar kadar teknik ve uygulaması daha farklı özellikler taşıyan, farklı tezgâh yapısı gerektiren mekikli dokumalar tüm yurtta teknik, renk, kullanılan araç-gereç, motif ve kompozisyon özellikleri, kullanım alanlarına göre yöresel özellikler göstermekte ve üretildiği bölgede yerel kültürü yansıtan bir yapıya sahip olmaktadır. Yörede yapılan çember dokumalarında motifi oluşturan atkı iplikleri çözgü ipliklerinin arasından motif özelliğine ve genişliğine göre el yardımıyla ve bez ayağı tekniğine uygun olarak yerleştirilmektedir. Araştırmanın genel amacı Karabük İli Eflani İlçesi çember dokumalarının genel özellikleri, kullanılan araç gereçler, motif, renk ve komposizyon özellikleri, Yöre ekonomisine katkısı, ürün çeşidi ve kullanım açılarından araştırılan sonuçlar doğrultusunda yeni tasarımlar oluşturmaktır.
The relationship between writing self-efficacy and writing performance in a university English preparatory course
Students have to deal with many problems while writing essays as it requires a lot of skills at once. Therefore, there are many points to consider during the writing process and how students feel about their writing skills is one of the most crucial factors that affects their writing performance; hence, writing self-efficacy should be investigated in detail. In addition, some students may feel less efficacious about their writing skills which can be caused by a number of problems they face while writing. Consequently, these problems should be understood by teachers to help students overcome them so that their writing performance and writing self-efficacy can be improved. The purpose of this study is to identify the preparatory school students' writing self-efficacy beliefs and the relationship between their level of writing self-efficacy and writing performance. It also aims to find out if there is a relationship between the students' writing self-efficacy and their level of English. Besides these, it further tries to investigate the problems the students face while writing essays. This study is both a descriptive and correlational study which lasted 7 weeks. 22 preparatory school students at Hasan Kalyoncu University, Gaziantep, were chosen by using convenience sampling strategy for the study. At the beginning of the study, a questionnaire with close–ended items was administered to see whether participants were aware of writing self-efficacy beliefs. The same questionnaire was administered at the end of the study to find out to what extent the students showed improvement in their writing self-efficacy beliefs in accordance with their level of English. The students' exam results were also acquired in order to understand whether there was a relationship between their level of writing self-efficacy and writing performance. Moreover, 7 students with lower level of writing self-efficacy were chosen and asked to write one essay by applying thinking aloud protocol in order to identify the problems they faced while writing essays. The data gathered from thinking aloud protocols were supported by analyzing the minute papers students wrote after writing the essay in order to learn more about their opinions about the writing process. The quantitative data were analyzed by using descriptive statistics and the qualitative data were analyzed through content analysis. The analysis revealed that although students were not fully unaware of their writing self-efficacy beliefs at the beginning of the study, there was a positive change in their writing self-efficacy beliefs after completing one particular proficiency level. Moreover, it was found out that there was a significant positive correlation between the students' writing self-efficacy and their writing performance. Finally, the findings from thinking aloud protocols and minute papers showed that the students with lower level of writing self-efficacy faced a lot of basic problems in terms of brainstorming, introduction, body paragraphs, conclusion, grammar and vocabulary and they were analyzed in depth to have a deeper understanding about their writing performance. Keywords: Writing self-efficacy, writing performance, writing problems, English preparatory school students.
İskenderun körfezi'nde avlanan karides (Metapenaeus stebbingi Nobili, 1904), kum yengeci (Portunus segnis Forskal, 1775), kalamar (Loligo vulgaris Lamarck, 1798), barbun (Mullus barbatus Linnaeus, 1758) ve ıskarmoz (Saurida lessepsianus Russell, Golani & Tikochinski, 2015)'un amino asit ve besin kompozisyonunun araştırılması
Bu çalışmada İskenderun Körfezi'nden avlanan karides (Metapenaeus stebbingi Nobili, 1904), kum yengeci (Portunus segnis Forskal, 1775), kalamar (Loligo vulgaris Lamarck, 1798), barbun (Mullus barbatus Linnaeus, 1758) ve ıskarmoz (Saurida lessepsianus Russell, Golani & Tikochinski, 2015)'un besin madde bileşenlerinin ve yapılarındaki amino asit içeriklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Besin madde içerikleri açısından değerlendirmelerde kullanılan türlerin nem düzeyleri % 71 ile 81 arasında, ham protein düzeyleri % 14.81 ile 22.44 arasında, lipit düzeyleri %1.31 ile 4.65 arasında ve ham kül düzeyleri % 1.19 ile 2.62 arasında değişim göstermiştir. İncelenen türlere 16 adet amino asit tespit edilmiştir. Bunlardan dokuz tanesi esansiyel amino asit olan histidin, arjinin, treonin, valin, metionin, lösin, isolösin ve lizindir. Diğer altı tanesi ise esansiyel olmayan amino asitlerden aspartik asit, glutamik asit, serin, glisin, alanin, prolin ve tirozindir. Amino asit düzeylerinde türler arasında farklılıklar tespit edilmiş ve genel olarak karides ve ıskarmozun amino asit düzeylerinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Amino asit, Besin kompozisyonu, Balık, Karides, Kalamar, Yengeç
L-glutamik asit ilaveli yemler ile beslenen nil tilapya (O.niloticus)'larında büyüme ve besinsel kompozisyonun belirlenmesi
Bu çalışmada, farklı seviyelerde L-Glutamik asit ilavesi yapılan yemlerle beslenen Nil tilapya (O.niloticus)'larında, gelişme performansı ve vücut kimyasal kompozisyonlarının belirlenmesine çalışılmıştır. Denemede 4 farklı grup yem; Kontrol grubu K (0% L-Glutamik asit), G1 (%1 L-Glutamik asit), G2 (%2 L-Glutamik asit) ve G3 (%3 L-Glutamik asit) olacak şekilde hazırlanmıştır. Bu amaçla, ortalama başlangıç ağırlıkları 4,86 g olan tilapya yavruları kontrollü koşullarda 12 adet fiber tanka (450L) 40'ar birey ve 3 tekerrürlü olacak şekilde stoklanmış ve deneme 60 günlük bir periyotta sürdürülmüştür. Deneme sonucunda, G2 grubu, final ağırlık (FA, 19,31±0,59 g), spesifik büyüme oranı (SBO; 2,30±0,05), yem çevirim oranı (YÇO; 1,02±0,03), ortalama günlük büyüme (OGB; 4,95±0,20) protein etkinlik oranı (PEO 2,83±0,10) değerleri ve net protein kullanımı (NPK; 61,62±3,39) açısından diğer gruplara nazaran daha iyi bulunmuştur (P<0.05). Besinsel kompozisyon verileri değerlendirildiğinde, protein, kuru madde ve yağ kompozisyonlarının gruplar arasında farklılık gösterdiği belirlenmiştir (P<0.05). En yüksek tüm vücut protein seviyesine 21,24±0,52 değere sahip G2 grubununda rastlanırken, en düşük protein seviyesine ise 20,17±0,15 değerine sahip olan kontrol grubunda belirlenmiştir. Elde edilen tüm veriler değerlendirildiğinde jüvenil Nil tilapya (O.niloticus)'ların yemlerine %2 L-Glutamik asit eklenmesinin balıkların hem büyüme ve gelişmesinde hem de besinsel kompozisyonları açısından önerilebilir olduğunu göstermiştir.
İç Anadolu Bölgesi Bronz Çağı Hitit Dönemi eserleri motif ve kompozisyonlarının takı tasarımında uygulanması
Bu araştırmada; Ankara ili Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Çorum(Çorum, Alacahöyük ve Boğazkale) Müzelerinde bulunan Bronz Çağı Hitit Uygarlığı?na ait eserleri,kompozisyon ve motif özellikleri ile inceleyerek belgelemek ilgili eserlerin motif ve kompozisyonlarından esinlenilerek takı tasarımında kullanmak ve Hitit kültürünü özgün tasarımlarla günümüze aktarmak amaçlanmıştır. Anadolu?da büyük bir uygarlığın temsilcisi olan Hitit Devleti, M.Ö. 1660?1190 yılları arasında Anadolu coğrafyasında hâkimiyetini sürdürmüştür. Hititler, bu 500 yıllık zaman dilimi içerisinde önemli sanat eserleri ortaya koymuşlardır. Bunlar kazılar sonucu ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, anıtsal kapılar,seramik kaplar, madeni eşyalar ve heykeltraşlık eserleri olarak sıralanabilirler. Hititli sanatkârlar eserlerini meydana getirirken daha ziyade dini cepheye ağırlık vermişler; taş, pişmiş toprak, altın, bronz, gümüş, fildişi gibi malzemelerden yaptıkları çok sayıda eserlerle Anadolu?ya özgü bir sanat üslubu meydana getirmişlerdir. Bu araştırma kapsamında; Hitit Uygarlığı eserlerinin motif ve kompozisyonlarından esinlenilerek 2 adet yazı sanatı, 4 adet heykel ve kabartma sanatı, 4 adet mühürcülük sanatı, 2 adet çömlekçilik sanatı ve 3 adet maden sanatından olmak üzere toplam 15 eserden esinlenerek gümüş ve yarı değerli taşlarla üretilen ?Hitit takı koleksiyonu?hazırlanmıştır. Ayrıca araştırmada takı yapımı hakkında temel bilgiler verilmiş, yapılan takılardan bir tanesinin tasarım ve uygulama aşamaları ayrıntılı olarak analiz edilerek fotoğraflarla sunulmuştur. Bu araştırma ile geçmiş ve gelecek arasında bir bağ kurmak ve binlerce yıl önce yapılmış olan sanat eserlerinin kültürler arası aktarımı hedeflenmiştir.
Hz. Yusuf konulu minyatürlerde kompozisyon düzeni ve sanatsal üretimler
Yusuf kıssası, kutsal kitaplar Tevrat ve Kur'an-ı Kerim'de detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu kıssanın ders niteliğinde vermiş olduğu mesajlar kendisinden Ahsenü'l-Kasas yani, kıssaların en güzeli diye adlandırılmasına neden olmuştur. Bu zengin konu şairler ve yazarlar tarafından sık sık işlenmiştir. Konu zenginliğinden dolayı yazarlar ve şairlerle sınırlı kalmamıştır. Konu yelpazesinin genişliği nedeniyle minyatür sanatçılarının da dikkatini çekmiştir. Bununla ilgili farklı dönemlerde ve farklı sanatçılar tarafından kıssanın birçok minyatürleri yapılmıştır. Kıssayla ilgili minyatürler Hz. Yusuf'un hayatının bütün dönemlerini konu ediniştir. Bu dönemler kıssaya göre; Hz. Yusuf'un rüyasına, rüyasından kardeşleri tarafında kuyuya atılmasına ve kuyudan çıkarılıp Mısır'a Aziz olmasına kadar geçen bütün evreleri içermektedir. Bu bağlamda Hz. Yusuf'un hayatı ele alınarak minyatür sanatında işlenen çalışmaların kompozisyon düzeni açısından değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır.
Hz. Süleyman konulu minyatürlerde kompozisyon düzeni
Genel olarak "küçük resim" anlamında kullanılan "minyatür" kelimesinin etimolojik manasını ve kaynaklarda geçen farklı tanımlarını incelediğimiz bu çalışmamızda minyatürün tarihsel değişimi ele alınarak, ait olduğu dönemlerdeki yaklaşımlar açıklanmaya çalışılmıştır. Literatür araştırması kısmında öncelikle minyatürün tanımı, dönemleri geniş pir perspektif ile ele alınmış ve ardından Hz. Süleyman'ın hayatına yer verilmiştir. Hz. Süleyman'ın yaşamında bilinen ve bütün kutsal metinlerde kabul edilen önemli kesitlere yer verilerek Hz. Süleyman konulu minyatürlerde kompozisyon düzeni incelenmiş ve ulaşılan eserlerin kompozisyon düzenleri değerlendirilmiştir. Minyatürler gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki kütüphanelerde olan yazma eserlerden, kitaplardan, makalelerden ve doktora tezlerinden alınarak, genel olarak Hz Süleyman'ın Yahudi ve İslam dinindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Hz. Süleyman'ın insanlara, hayvanlara ve cinlere hükmetmesi gibi konular, Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerin yanı sıra tefsirler ve Tevrat'taki bilgilerden de faydalanılarak hazırlanmış olup kompozisyon düzeni bakımından aynı olan çalışmaların biçim, üslup, renk vb. açıdan farklılıkları tezin ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunan B 200Envanter Numaralı Şehinşehname II. Cilt minyatürlerinde kompozisyon düzeni
1592 Tarihinde Seyyid Lokman b. Hüseyin el-Aşûrî el-Urmevi tarafından yazılan, Şehinşehnamenin II. cildi tarihi olayları, savaşları, sahneleri ve sünnet düğününü konu almıştır. El yazmasında 95. adet tasvir yer almaktadır. Eserin tasvirli sayfalarının kim ve kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bazı kaynaklarda, el yazmasının Nakkaş Osman ve ekibi tarafından resimlendirildiği yönünde yorum yapılmıştır. Bu bağlamda farklı konuların ele alındığı resimlerin kompozisyon düzenleri, sanatçı davranışlarının belirlenmesi ve farklı örneklerle karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Tez çalışmasında Şehinşehnamenin II. Cildinde yer alan resimlerin kompozisyon düzenlerinin incelenmesi amaçlanmıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinin yazılı anlatımlarında paragraf düzeyinde bağdaşıklık ve tutarlılık
Bu araştırmada ortaöğretim 9. ve 10. sınıfta öğrenim gören 524 öğrencinin yazılı anlatımları paragraf düzeyinde bağdaşıklık, tutarlılık ve düşünceyi geliştirme teknikleri bakımından değerlendirilmiştir. Bağdaşıklık, anlamın metnin birimleri arasında taşınmasını sağlayan dil bilgisel bağıntıları kapsamaktadır. Tutarlılık, konu akışındaki bütünlüktür. Düşünceyi geliştirme teknikleri ise paragrafta yer alan düşüncenin açılmasına, genişletilmesine hizmet eden tekniklerdir.Araştırmada, öğrencilerden kendilerine verilen 10 konudan birini seçerek bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin yazdıkları kompozisyonların değerlendirilmesinde?Bağdaşıklık Düzeyi Değerlendirme Ölçeği?, ?Düşünceyi Geliştirme Teknikleri Değerlendirme Ölçeği?, ?Paragraf Tutarlılığı Değerlendirme Ölçeği? isimli ölçekler kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre paragraf düzeyinde bağdaşıklık araçlarının kullanım sıklıkları yüzde olarak şu şekildedir: kelime bağdaşıklığı ( % 51,26), bağlama ögeleri ( % 20,22), eksiltili anlatım ( %17,40), gönderim ( % 10,58), değiştirim(0,46).Öğrenciler metindeki birimler arasındaki işlev kurma görevlerine göre ise bağdaşıklık araçlarını şu sıklıklarda kullanmışlardır: cümle içinde (%% 31,60), cümleler arasında ( % 47,32), paragraf içinde ( % 15, 00), paragraflar arasında ( % 6, 06).Çalışmada öğrencilerin paragraf düzeyindeki anlatımlarında bağdaşıklık araçlarının kullanımı ile ilgili önemli sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Bu sorunları şu şekilde özetlemek mümkündür: a) şahıs zamirinin karşılığının net bir biçimde belli olmaması, b) İşaret zamirinin insanlar için kullanılması, c) İşaret sıfatının karşılığının belli olmaması, d) İşaret sıfatının gereksiz yere kullanılması, e) İşaret zamirinin gereksiz yere kullanılması, f) Yanlış işaret zamiri kullanma, g) Gönderimle ilgili sözlü anlatım özelliklerinin paragrafta yer alması, şahıs zamirinin çok sık tekrar edilmesi f) Sözlü anlatımda sıkça kullanılan ?Bence? ?Bana Göre? ifadelerinin paragraflarda da sıkça yer alması h) Öznenin söylenmemesinden dolayı gönderim ögesinin karşılaştırılması, ı) Şahıs zamiri kullanılması gereken yerde işaret zamiri kullanılması, i) Gönderim ögesi ve karşılığının tekil-çoğul uyumsuzluğu oluşturacak biçimde kullanılması.Araştırma bulgularına göre ortaöğretim öğrencileri, paragraflarda tutarlılığı oluşturma bakımından önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Paragraf ünitesini, derslerinde görmeyen 9. sınıf öğrencileri ile derslerinde görmüş olan 10. sınıf öğrencileri arasında yapılan karşılaştırmada, 10. sınıf öğrencilerinin paragrafa etkili giriş yapabilme bakımından ve düşünce organizasyonunu kurabilme bakımından 9. sınıf öğrencilerinden anlamlı derecede başarılı olduğu görülmekte iken paragrafı etkili bir sonuçla bitirebilme, ana fikir oluşturabilme, paragrafta ana düşünce-yardımcı düşünce uyumunu kurabilme bakımından 9 ve 10. sınıf öğrencilerinin aralarında anlamlı derecede bir başarı farkı görülmemiştir. Öğrencilerin yazdıkları paragraflarda tutarlılıkla ilgili yaşadıkları sorunlar şu şekilde özetlenebilir: a) Paragrafa etkili bir şekilde giriş yapamama, b) paragrafı etkili bir şekilde sonlandıramama, c) paragrafta düşünce organizasyonunu kuramama, ana fikri oluşturamama, d) ana fikri uygun yardımcı fikirlerle destekleyememe, e) Birbiriyle ilgisiz dağınık düşüncelerin yer aldığı paragraf denemeyecek cümleler dizisine yer verme, f) Paragraf yapılması gereken yerde paragraf yapma, g) Paragraf yapılmaması gereken yerde paragraf yapma h) Düşüncenin tam olarak ifade edilemediği ve tamamlanmadığı çok kısa paragraflara yer verme, ı) Metni paragraflara bölememe nedeniyle tüm metnin tek paragraf içerisinde verilmesi, i) Paragrafta ağırlığın veya ölçünün olmaması. Çok önemli bilgilerin çok kısa geçilmesi veya detaylandırılamaması ancak çok önemsiz bilgilerin çok uzun anlatılması, j) Paragrafta yapı bilgisi eksikliği nedeniyle paragrafın bölümlerinin (ana düşünce-tartışma-sonuç) oluşturulamaması.9. ve 10. sınıf öğrencileri, paragraflarında düşünceyi geliştirme tekniklerini sırasıyla şu sıklıklarda kullanmışlardır: örneklendirme (% 23, 84), soru sorma ( % 22,91), tanımlama (15,23), karşılaştırma (% 14,83), zıtlık (10,01), tanık gösterme- alıntı yapma (7,54), benzetme (4,37), sayısal verilerden yararlanma (% 1,05).Öğrenciler, paragraflarında düşünceyi geliştirme tekniklerinin kullanımında bazı problemler yaşamaktadır. Bu problemler şu şekildedir: a) Soru sorma tekniğini uygun olmayan yerde kullanma, b) Soruların sık ve gereksiz biçimde kullanılması, c) Paragrafa doğrudan örnekle başlanması), d) Okuyucuyu savunulan düşünceye zihinsel olarak hazırlamadan örnek kullanma, e) Verilen örneklerin paragraf içinde konuşma diliyle verilmesi, paragrafta anlatımın akışını bozan unsur görünümünde olması, f) Sözün kime ait olduğunu tam olarak bilmeden yanlış kaynak göstererek alıntı yapma, g) Paragrafta belirtilen sayısal verilerin güvenilir olmaması, h) Nitelikli tanımların yapılamaması.
Saz (bağlama) için yazılmış solo çalgısal eserlerin kompozisyon stratejileri bakımından incelenmesi
Sazın gelişim süreci içerisinde özellikle 90'lardan itibaren başlayan kişisel üretimler artmaya başlamış, günümüzde repertuvar açısından geniş bir sayıya ulaştığı gözlemlenmiştir. Her bestecinin kendine has tavır ve üsluplarıyla yazdıkları müzikler, sazın gelişimini sağlamış, kayda değer çalışmaların olduğu görülmüştür. Bu çalışma, saz için yazılan solo çalgısal eserlerin kompozisyon stratejilerinde nasıl müzikal malzemelerden yararlandıklarını inceleyecektir. Kullanılan farklı müzikal malzemeler ve kompozisyon tekniklerinin tespit edilmesi sayesinde saz için yeni müzik yazacak bestecilere kaynak olarak sunulması çalışmanın amaçlarındandır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, yöntemi, sınırlıkları, problemler ve alt problemler ele alınacaktır. İkinci bölümde; saz hakkında genel bilgiler kapsamında saz, sazın kökeni ve tarihsel süreci, saz ailesi ve ses yapıları, sazın akort yapıları ve saz düzenleri, sazda notasyon ele alınacaktır. İkinci bölümde ayrıca Cumhuriyet döneminde sazın tarihçesi, halk müziğinde yaratım süreci, şehir müzik kültüründe saz icracılığı kompozisyon teknikleri merceğinde değerlendirilecektir. Üçüncü bölüm, saz için yazılan solo çalgısal eserlerin kompozisyon stratejileri, bestecilerin müzikleri üzerinde değerlendirilecektir. Dördüncü bölüm, çalışmanın sonuç kısmını içermektedir.
Ankara il merkezinde bulunan vitrayların incelenmesi
Araştırmanın amacı, Ankara il merkezinde bulunan vitrayların yerinde incelenerek, kullanım alanları, vitray yapımında kullanılan araç-gereçleri, kullanılan renkleri, teknik özellikleri, desen özellikleri, kompozisyon özellikleri, ve işlem basamaklarının belgelenmesidir. Bu araştırmada survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır. Konu ile ilgili yazılıkaynaklar incelenerek yararlanılmıştır. Ankara il merkezindeki vitray çalışmaları araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Ankara?da vitray çalışmakta olan ustalardan tesadüfî yöntemle seçilen 25 usta ve 50 adet vitray çalışmaları örneklem olarak alınmıştır. Araştırmada verilerin toplaması amacıyla uzman görüşleri alınarak 25 soruluk bir anket düzenlenmiş ve 25 kişiye uygulanmıştır. Anket formunda vitray sanatı ile ilgilenen kişilerin demografik özellikleri, mesleki özellikleri, vitray sanatının kullanıldığı alanlar, vitray sanatında kullanılan araç-gereçlerin temini, vitrayın üretim aşaması ve değerlendirilmesi, vitrayların teknik, renk ve desen özellikleri, vitray sanatçılarının iş ve sosyal güvenceleri ile en çok yaşadıkları kazalar, vitray sanatının eski değerini koruyup korumadığına ve geçmiş ile günümüzde yapılan vitraylardaki farklılıklara dair sorulara cevap aranmıştır. Anketlerin her bir sorusunun her bir seçeneğinin toplam frekanslarının (f) yüzdeleri (%) alınarak dağılımları yapılmış ve tablolar haline getirilerek yorumları yapılmıştır. ivTesadüfî yöntemle belirlenmiş 50 adet vitray çalışması için bilgi formu düzenlenmiştir. Düzenlenen bu bilgi formlarında her bir örneğe ilişkin malzeme, renk, teknik, desen, kompozisyon, kaynak kişi künyesi bilgileri açıklanmıştır. Bu bilgilere dayalı olarak ürün özelliklerini açıklayan tablolar oluşturularak yorumlanmıştır. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun ortaöğretim mezunu olduğu görülmüştür. Katılımcıların çoğu vitray sanatını meslek liselerinde öğrenmiştir. Araştırmaya katılanların çoğu başka kişilerin atölyelerinde işçi olarak bu sanatı icra etmektedir. Araştırmaya katılan kişilerin en çok tiffany vitray tekniğini uyguladıklarıgörülmektedir, bilgi formlarından elde edilen bilgiler bu sonucu desteklemektedir. Katılımcıların çoğunluğunun vitraylarda geometrik desenli motifleri kullandığıgörülmektedir, bilgi formlarından elde edilen bilgiler bu sonucu desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: El Sanatları, dekoratif sanatlar, dekoratif ürünler, vitray, tiffany vitray, cam
Çok alanlı sanat eğitimi yönteminin öğrencilerin kompozisyon kurmalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yönteminin ilköğretim ikinci kademe 8.sınıf öğrencilerinin kompozisyon kurma becerilerinde anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığını ortaya koymaktır. 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında yapılan araştırma, Çorum ili Kargı ilçesindeki Cumhuriyet YİBO 8.sınıf öğrencileri arasından seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 40 öğrenciyle yürütülmüştür. Bu araştırmada, tek grup öntest- sontest deneysel desen kullanılmıştır. Öntest ölçümü için öğrencilere resim yaptırıldıktan sonra 8 hafta süreyle ÇASEY'e dayalı eğitim uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonrasında öğrencilere sontest ölçümü için yine resim yaptırılmıştır. 10 hafta süren araştırma sonunda verilerin değerlendirilmesi, araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle yapılmıştır. Öğrenci resimlerine puan verilirken 5'li likert tipi ölçek esas alınmıştır. Toplanan verilerin istatistiksel çözümü için SPSS paket programından yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin kompozisyon kurma becerileri, verilen eğitime göre anlamlı şekilde farklılaşmıştır. Araştırmada, ÇASEY'e dayalı eğitimin 8.sınıf Görsel Sanatlar dersi müfredatına yansıtılması ve bu eğitimin okul öncesinden, ilköğretim birinci ve ikinci kademeye kadar her düzeyde uygulanması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çok Alanlı Sanat Eğitimi (ÇASE), Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi (ÇASEY), Kompozisyon, Sanat Elemanları, Sanat İlkeleri.
Kars müzesinde bulunan Ani harabelerinden çıkarılan Selçuklu seramiklerinin süsleme ve kompozisyon özellikleri
Bu araştırmada Ani Ören Yeri kazılarından çıkarılmış Kars Müzesinde sergilenen Selçuklulara ait seramikler incelenmiştir. Konuyla ilgili yayınlardan farklı olarak bu çalışmada evreni oluşturan 20 adet eserlerin motif, kompozisyon özellikleri, süsleme ve renk unsurları belgelenerek Geleneksel Sanatlarımıza katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda belirlenen eserlerin fotoğraf çekimleri, ölçümleri, renk ve desen tespitleri, bilgi formları hazırlanarak yapılmıştır.Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre; Örneklem olarak alınan 20 eser; 5 testi, 2 kâse, 2 küp, 6 tabak,1 çanak ve 2 çini parçası olarak sınıflandırılmıştır. Renk dökümüne göre; ağırlıklı olarak mavi, kobalt ve kahverenginin kullanıldığı görülmektedir. Araştırmada yer alan eserler içinde gerek zemin gerek bezeme rengi olarak açık mavi, krem rengi, sarı, siyah, açık yeşil, kobalt mavisi, yeşil, kahverengi, beyaz ve firuzenin kullanıldığı belirlenmiştir. Bezeme tablosuna bakıldığında ağırlıklı olarak geometrik bitkisel süslemeler ve insan figürlerinin ( 6 adet) yanı sıra hayvan figürlerinin de kullanıldığı görülmüştür.
Türkçe dersinde birleştirilmiş işbirlikli okuma ve kompozisyon tekniği ile kullanılan hikâye haritası yönteminin öğrencilerde okuduğunu anlama becerisini geliştirmeye etkisi
Sistemdeki sorun nedeniyle sonra eklenecek
Farklı azot ve fosfor konsantrasyonlarının Acutodesmus deserticola türünün kültür büyümesi ve biyokimyasal kompozisyonu üzerine etkileri
Bu tez çalışmasında Acutodesmus. deserticola türü 5 farklı stres koşullarında bold basal ortamında (BBM) 24 gün boyunca kültür büyüme parametreleri açısından incelenmiş ve 24. günün sonunda, farklı kültür ortamlarında en yüksek hücre sayısı değeri K (6100x104) grubunda, en düşük hücre sayısı ise N- (405x104) grubunda; en yüksek kuru ağırlık değeri K (0,011 mg/L) grubunda, en düşük kuru ağırlık değeri N+(0,0047 mg/L) grubunda; en yüksek OD680 (optik yoğunluk) değeri K grubunda (2,139 abs) en düşük OD değeri N- (1,256 abs) grubunda; en yüksek klorofil-a değeri N+ (8,660 mg/L) en düşük klorofil a değeri ise N- (1,434 mg/L) grubunda tespit edilmiştir. Biyokimyasal analiz sonuçları değerlendirilirken N+ grubunun protein içeriği maksimum değerde (kuru biyokütlenin %8,517'si) görülmüştür. Amino asit sonuçları, Arg ve Lys amino asitleri hariç en yüksek değerler fosforca zengin (P+) grupta görülmüştür. Total yağ analizi sonuçlarına bakıldığında en yüksek değerlerin %7,1 ile yüksek azot içeren (N+) grupta olduğu gözlenmiştir. Yağ asitleri sonuçları incelendiğinde, azot bakımından kısıtlı grupta (N-) (%35,605) linoleik asit seviyesinin kontrol grubuna (%6,814) göre oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Antioksidan aktivite sonuçları, uygulanan tüm stres parametreleri altında DPPH süpürme aktivitesi, 87-700 μg/mL konsantrasyon aralığında 37,61-75,83% scv süpürme aktivitesi gözlenmiştir. Yapılan çalışmanın sonuçları, A. deserticola türünün azot ve fosfor konsantrasyonu düşük olan ortamlarda hızlı bir şekilde çoğalabildiğini göstermektedir. Farklı ortamlardaki kültür büyüme parametrelerine bakıldığında klorofil a değeri dışındaki tüm parametreler kontrol grubunda daha yüksek sonuçlar vermiştir. Çalışmanın sonucunda azot ve fosforun ortamdaki varlığı ve yokluğu A. deserticola türünün kültür büyüme parametrelerine ve türün biyokimyasal kompozisyonu üzerine farklı etkilerinin olduğunu göstermektedir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular, mikroalglerin biyoteknolojik uygulamalarda optimal kültür koşulları açısından yol gösterici olması düşünülmektedir
An efl teacher training programme on adapting writing rubrics to evaluate university students' essays
This study aimed to adapt the writing rubric that is used to evaluate essays in Preparatory School at Toros University. A six-week workshop was conducted to achieve the aim of the study. During the workshops, ideas were exchanged and experience was shared. After the methods to evaluate writing papers were reviewed, the methods that are used at Toros University and in the international exams such as TOEFL and IELTS were examined. In this concern, the rubric that is in use in Preparatory School at Toros University was examined in detail and it was decided to make some changes in some parts to make it more clear and understandable. In this study, qualitative data was used. The participants of this study included the researcher of the study and a writing instructor who were at the same time the Testing Coordinators at Toros University Preparatory School.
Orta öğretim seçme sınavında başarılı olan öğrencilerin yazılı anlatım becerileri üzerine bir inceleme
Yazılı anlatım temel dil becerilerindendir. İnsanın kendini, duygu ve düşüncelerini tam ve doğru olarak anlatmasının en önemli yolu yazmadır. Öğrencilerin yazma becerilerinin ne düzeyde olduğu ve bu becerinin nasıl geliştirileceği önemli bir husustur.Bu araştırma,Orta Öğretim Seçme Sınavı'nda 400 ve üzeri puan almış öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinin seviyelerini tespit etmek, OKS sınavının yazılı anlatım becerisini ölçmede yeterli olup olmadığını belirlemek, test şeklinde yapılan sınavda yüksek bir başarı gösteren bu öğrencilerin yazılı anlatımlarında aynı başarıyı gösterip göstermediklerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2006 Orta Öğretim Seçme Sınavında 400 ve üzeri puan alarak Ankara merkez Anadolu liselerine yerleştirilmiş 9. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Öğrenciler, tesadüfî örneklem yoluyla seçilmiştir.Araştırma kapsamında veriler iki şekilde toplanmıştır. İlkinde, öğrencilere biri serbest olmak üzere altı konu verilmiştir. Seçtikleri bir konuda kompozisyon yazmaları istenmiştir. İkincisinde ise Aynı öğrencilerin 2006 Orta Öğretim Kurumları Seçme Sınavı Türkçe Testi cevapları alınmıştır. Öğrencilerin Türkçe alanındaki başarıları öncelikle genel olarak değerlendirilmiştir. Daha sonra, konularına göre ayrılan soruların her biri değerlendirilmiş, öğrenci başarısı ortaya konmuştur. Bu değerlendirmede görülmüştür ki öğrenciler 25 sorudan ortalama 21'ine doğru cevap vermişlerdir. Sonuç %84'lük bir başarıyı göstermektedir ki OKS'de öğrenciler Türkçe alanında başarılıdırlar.Araştırmaya katılan 100 öğrenciye yazdırılan kompozisyonlar, araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle incelenmiştir. Kompozisyonların genel başarısının dışında alt ölçütlerin her biri ayrı ayrı değerlendirilmiştir.Öğrenciler OKS'de gösterdikleri başarıyı, yazılı anlatımda gösterememişlerdir. Öğrencilerin %63'ü başarısız olmuştur. Öğrencilerin aldığı en yüksek puan 83, en düşük puan 30'dur.OKS, öğrencileri sadece bilgi düzeyinde ölçmekte yazılı anlatım becerisi yönünden ölçememektedir. Türkçe bilgi ve becerilerinin ölçülmesi ve değerlendirilmesinde yazılı anlatım becerisinin ölçülememesi büyük bir eksikliktir.
İlköğretim 5. sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan metinler ile öğrenci kompozisyonlarının okunabilirlik düzeyleri açısından karşılaştırılması
Bu araştırmada, İlköğretim 5. sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan metinler ile öğrenci kompozisyonlarının okunabilirlik düzeyleri açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara da yanıt aranmıştır. 1. İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin yazı dilinde bir cümle içerisinde kullandıkları ortalama sözcük sayısı kaçtır? 2. İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin bir sözcükte kullandıkları ortalama hece sayısı kaçtır? 3. İlköğretim 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerde bir cümle içerisinde ortalama sözcük sayısı kaçtır? 4. İlköğretim 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerde bir sözcükte ortalama hece sayısı kaçtır? 5. Ders kitabında bulunan metinlerle 5. sınıf öğrenci kompozisyonlarının okunabilirlik düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır? Araştırma grubunu 2001 - 2002 eğitim öğretim yılında Ankara İH, Çankaya ilçe sınırları içerisinde bulunan Gazi Koleji. Sarar İlköğretim, Mimar Kemal, Ayşe Abla Koleji, Ulubatlı Hasan İlköğretim okulu 5. sınıf öğrencileri ve bu öğrencilerin okudukları Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Çalışmada veriler üç aşamada toplanmıştır. İlk olarak araştırmanın örneklemini oluşturan okullara devam eden ilköğretim 5. sınıf Öğrencilerine araştırmacı tarafından gerekli açıklamalar yapılarak bir ders saat süresince kompozisyonlar yazdırılmıştır. Ardından çalışmaya katılan sınıfların kullandıkları Türkçe ders kitapları belirlenmiş ve temin edilmiştir. Son olarak da ders kitaplarından seçilen metinlere ve öğrenci kompozisyonlarına Ateşman (1997) tarafından geliştirilen okunabilirlik formülü uygulanarak gerekli veriler elde edilmiştir. Hem öğrenci kompozisyonlarına hem de ders kitaplarına ait okunabilirlik değerleri arasında, anlamlı bir farkın olup olmadığı SPSS'te t- testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, İlköğretim 5. Sınıf Türkçe ders kitaplarında bulunan metinler ile 5. Sınıf öğrencilerine ait kompozisyonların okunabilirlik düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.
İran ve Türk halılarının kompozisyon yönünden karşılaştırılması, motiflerin ve süsleme hususlarının kompozisyonda yerleşme biçimleri
Bu tezde İran ve Türk halıları incelenerek, motifler ve kompozisyonlar tarif edilmektedir. Bunun için öncelikle İran ve Türk halılarının tarihçesi kısa bir şekilde anlatılmış, sonrasında halı motifleri, bu motiflerin tarihsel süreci ve halıların nasıl yapıldığı incelenmiştir. Bu tez, halı motiflerini tanımaya ve güzel kompozisyonları anlamaya yardımcı olacak niteliktedir. Bu tezde, çalışma konusuna İran Halılarının tarihçesiyle başlanmıştır. Motif ve kompozisyonlar esas konu olduğu için, halıların motif ve kompozisyonları üzerine yoğunlaşılmış, son olarak kendi tasarımımız olan halının detaylarına ve açıklamalarına yer verilmiştir. Tabi ki bunların arasında ham kullanılan malzemeler, tezgahlar, düğümler, çözgüleme ve atkılama sistemlerinin de tanıtılması gerektiği düşünülmektedir. Türk ve İran halı sanatının tanınması ve her yerde bu halı örneklerinin yer alması amacı bu tezin yazılması ile ilgili temel sebeplerdendir. Ancak en önemli sebep bu halılarda kullanılan motiflerin güzelliği ve netliğidir. Şüphesiz, Eski Türk halılarının ve İran halılarının, motiflerinin asilliği, renklerinin canlı, güzel ve parlak olması göz kamaştırıcı özelliktedir. Literatürde bu tarzda bir çalışmaya rastlanmamış olması ve konunun incelenmeye değer bulunması nedeniyle bu çalışma gerçekleştirilmiştir.
György Ligeti'nin orkestra eseri Lontano'nun 20. yy. sonlarına ait kompozisyon teknikleri ve müzik dilinin incelenmesi
Geç dönem 20. yy. bestecilerinin en önemlilerinden biri olarak görülen György Ligeti, haklı ününü Apparitions, Atmospheres ve Lontano gibi kütlese "ses-yığınları" stilinde yazdığı eserler ile elde etmiştir. Bu çalışmalar orkestral salkımları ön plana almak yerine melodi, armoni ve ritim gibi "geleneksel" müzikal parametreleri minimize ederek "tını"yı bir kompozisyon konusu olarak önermektedir. Bu çalışmanın öncelikli amacı, Lontano'nun kütlesel "ses-yığınları" stilindeki yapısını, bestecinin kendi sözleriyle, eserin temel paradoksunun " Polifoni yazılır, armoni duyulur" ikilemine uygun olarak açıklamaktır. Bu bağlamda Lontano ve Ligeti'nin müziği hakkında kaynak kitaplara ve akademik araştırma materyallerine ulaşılmaya çalışılmıştır. Fakat Türkçe yazılmış kaynaklar ve akademik araştırma materyallerinin eksikliği dolayısıyla bu çalışmayı desteklemek için yabancı dildeki araştırma ve makalelerden yararlanılmıştır. Bu tez, çalışma ve değerlendirme açısından Lontano'yu üç kısma bölmektedir. Her kısım kendi içerisinde dikey ve yatay kompozisyon parametreleri ve Lontano'nun yapısal anlamdaki analizini içerir. Tüm kaynakların ve eserin kendisinin incelenmesi sonucunda elde edilen temel bulgu, kompozisyonal bir süreç olarak Lontano'daki "ses-yığınları" stiline Ligeti'nin polifonik yapılar aracılığıyla ulaştığıdır. Bu durumun algı üzerindeki sonucu ise "ses-yığınları" ile sağlanan "Tınısal Dönüşüm"dür. Anahtar kelimeler: Ligeti, ses-yığını, tınısal-dönüşüm, analiz