Consumption

434 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Determinants of regional consumption disparities in Turkey and statial analysis

This study investigates differences in households'consumption patterns in 26 regions of Turkey (NUTS Level 2) and for 12 main consumption groups for years 2005-2013 by using TurkStat Regional Dataset. The regional differences in consumer behavior are modeled via Linear Approximation of the Almost Ideal Demand System (LA/AIDS) by Deaton and Muellbauer (1980) and demographic variables are introduced to system using translation method by Pollak and Wales (1981). To estimate models, Augmented mean group estimator technique is employed on panel regressions. Within the context of the study, expenditure and own price elasticities are calculated separately for each of 26 regions and 12 main consumption groups. Then, the results are reflected on Turkey's map to carry out spatial analysis and regional disparities in each of main item groups are evaluated. Based on results of expenditure elasticities, one can conclude that consumption pattern for goods in food, alcoholic beverages and tobacco, clothing, health, communication, education, and miscellaneous groups in western areas are the same as consumption pattern of those in eastern areas. However, consumption pattern for housing, furniture, transportation, recreation, and restaurant and hotel commodity groups, are different in the west and the east. On the other hand, results of own-rice elasticity reveal that households' responses to price changes for food, alcoholic beverages and tobacco, health, communication, education, and miscellaneous commodity groups are the same in western and eastern areas. However, it is observed that demand for items of clothing, housing, furniture, transportation, recreation, and restaurant and hotel groups differs for regions in the west and in the east.

Regional distributionRegional differencesRegional characteristic+6
Merve Akdeniz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mizah unsuru içeren ürünlerin tüketilmesindeki motivasyonlar: Keşifsel bir çalışma

Bu çalışmada mizah, geçmiş pazarlama araştırmalarının aksine tutundurmada kullanılan bir araç olarak değil tüketimin ana unsuru olarak ele alınmış ve mizah unsuru içeren mal ve hizmetlerin tüketilme motivasyonları incelenmiştir. Araştırma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar yansıtmalı tekniklerle beraber kullanılmıştır. On beş kişiden toplanan veriler kapsamında açık ve eksensel kodlama uygulanarak araştırma bulgularına ulaşılmıştır. Çalışmanın bulguları; mizah teorilerine yönelik oluşturulan kuramsal çerçeveyi desteklemekle birlikte, pazarlama araştırmalarında hazcı, sembolik ve politik tüketim kavramları ile ortak unsurlar barındırması açısından önem teşkil etmektedir. Bulgular kültürel sermayesi yüksek olan eğitimli ve genç tüketicilerin mizahı sanat, rahatlama, kimlik sembolü, iletişim ve ifade özgürlüğü olmak üzere beş amaçla kullandığını göstermektedir. Ayrıca tüketicilerin mizahı tüketmesinde bilişsel ihtiyacı karşılamasının, toplumu yansıtmasının, absürtlüğün, içtenliğin ve mizahın araç olarak kullanılmasının olumlu etkilerinin olduğu ortaya çıkarken; gücendirme riski olan hassas konular ve psikolojik yakınlık söz konusu olduğunda tüketicilerin mizahtan kaçınabileceği ve bu bağlamda samimiyet derecesi ile içinde bulunulan sosyal bağlamın da önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: mizah, hazcı tüketim, sembolik tüketim, politik tüketim,gücendirme

MizahMotivasyonTüketim
Esra Öztürk
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ekonomisinde yenilenebilir enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Bir zaman serisi analizi

Son zamanlarda ekonomik büyüme literatüründe ön plana çıkan konular arasında yenilenebilir enerji kaynakları yer almaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi teorik ve ampirik açıdan araştırmaktır. Tezin uygulama kısmında, Türkiye ekonomisinde yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki ampirik olarak 1970-2016 dönemi itibariyle zaman serileri yardımıyla araştırmaktadır. Değişkenlerin birim kök analizlerinde PP ve Ng-Perron testleri kullanılmaktadır. Değişkenlerin birim kök analizlerinde ayrıca Lee-Strazicich çift yapısal kırılmalı testi de kullanılmaktadır. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisinin varlığı, ARDL sınır testi ile incelenmektedir. Uzun ve kısa dönem katsayıları, ARDL modeli bağlamında EKK tahmincisi yardımıyla tahmin edilmektedir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri, Granger nedensellik testi kullanılarak test edilmketedir. Analizlerden elde edilen bulgular, degişkenlerin birinci farkında durağan olduğunu ortaya koymaktadır. ARDL sınır testi sonucları, değişkenler arasında bir uzun dönem ilişkisinin varlığını göstermektedir. Yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişki sçz konusudur. Nedensellik testi sonuçlarına göre, yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında bir nedensellik söz konusu değildir.

BüyümeEkonomik büyümeEnerji+7
Amınullah Rahmanı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin tüketim tercihlerinde etkili olan sosyo-demografik faktörlerin belirlenmesi: Türkiye örneği

Günümüzde tüketim toplumlarının giderek çoğalması ve alışverişe olan tutku; toplumsal, dini, kültürel ve coğrafi sınırları aşarak küresel bir şekilde giderek artmaktadır. Literatürde yer alan tüketim ve tüketici davranışlarını etkileyen sosyo-demografik faktörler incelendiğinde, gelir, cinsiyet, yaş, eğitim, yerleşim yeri gibi boyutların ön plana çıktığı görülmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bireylerin ve toplulukların alışverişe yönelimleri sosyo-demografik faktörlere göre değişiklikler göstermektedir. Tüketim ve tüketici davranışlarının ortaya çıkardığı çeşitli sonuçlar söz konusudur. Yüksek tüketim düzeyindeki bireylerin mutluluklarının başlıca sebeplerinden biri alışveriş haline gelirken, düşük tüketim düzeyindeki bireylerin aynı tüketim seviyesine ulaşamamalarından kaynaklanan mutsuzluk duygusu ortaya çıkmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de aşırı tüketimi engellemek adına çeşitli kampanyalar ve yasal düzenlemeler yapılmasına rağmen, yeterince başarı sağlanamamıştır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, Türkiye'de yaşayan bireylerin tüketim harcamalarını etkileyen sosyo-demografik ve ekonomik faktörlerin bireyin tüketim tercihleri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada bu amaç kapsamında, bireylerin tüketim harcamalarını etkileyen faktörler öncelikle regresyon analizi ile araştırılmış, ardından tüketim harcamaları ile onu etkileyen faktörler arasındaki ilişkinin farklı tüketim harcama düzeylerinde değişip değişmediğini belirlemek amacıyla, kantil regresyon modeli tahmin edilmiştir. Son olarak, farklı harcama gruplarını etkileyen (12 alt grup) faktörlerin değişip değişmediğini belirlemek amacıyla tobit regresyon modelinden yararlanılmıştır.

Regresyon modelleriSosyodemografik faktörlerSosyodemografik özellikler+4
Recep Emre Kıran
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici perspektifli sürdürülebilir tüketim çalışmalarının metin madenciliği ile analizi

Küresel çevresel krizin giderek arttığı dünyamızda sürdürülebilirlik kavramı son dönemlerin en önemli konularından biri haline gelmiştir. Sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim günümüzde insanlığı ve gelecek nesilleri tehdit eden en büyük unsurlardan birisidir. Çalışmanın amacı sürdürülebilir tüketim kavramını tüketici perspektifinden ele alan ulusal ve uluslararası yazındaki çalışmaları metin madenciliği yöntemi ile analiz etmektir. Metin madenciliği, çeşitli formatlardaki metinler aracılığıyla faydalı bilgilerin çıkarılmasında insan faaliyetlerini destekleyen teknolojik bir yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmada 35 Türkçe ve 206 İngilizce makale metin madenciliği yöntemleri ile analiz edilmiştir. Böylelikle şimdiye kadar Dünya'da yapılmış olan tüketici yönlü sürdürülebilir tüketim çalışmalarına genel bir bakış sağlayarak tüketici değişkenlerinin tespit edilmesinin yanı sıra, literatürde eksik kalan yönlerin tamamlanması açısından da yol gösterici bir kaynak olacağı düşünülmektedir.

Metin madenciliğiSürdürülebilir tüketimSürdürülebilirlik+3
Aysun Duruş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

An empirical study on the determinants of renewable energy consumption in African countries: Evidences from panel data analaysis

Renewable energy has a vital role in tackling the issue of energy poverty in Africa. The adoption of renewable energy systems can provide people with several important services, which in turn can enhance their quality of life and help alleviate poverty. The thesis dwells on the impact of various factors, including growth, FDI, financial development, natural resources, and trade, on the consumption of renewable energy in 15 African countries from 1980 to 2018. The study utilizes different panel techniques., such as CSD and CADF tests. The findings of the study suggest a positive long-term link among growth, FDI, and openness with renewable energy use. However, financial development and natural resources have a negative effect on the use of renewable energy. Additionally, the study's causality results indicate a bidirectional relationships between the series.

African countriesEnergy resourcesEnergy consumption+4
İbrahim Abdiwahab Adem
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

TOFAŞ araç sahipliği üzerinden benlik sunumu: TR21 örneği

Modern dönem ve sonrasında tüketimin sadece tüketim olmadığı anlaşılmaya başlanmıştır. Toplumu oluşturan bireylerin, nesneleri sadece üretim amacına yönelik tüketmediği ondan ilave ve çoğu zaman sanal faydalar elde ettiği görülmektedir. Tüketimin kendisinin dahi tüketildiği bu yeni toplum, tüketim toplumu olarak nitelendirilmeye başlanmıştır. Tüketim toplumunda bireyler benliklerini tükettikleri nesneler üzerinden tanımlama eğiliminde olabilmektedir. Tüketimi arttırmaya yönelik yapılan pazarlama çalışmaları da sıklıkla bireylerin kendi olmalarına ve benliklerini pazarlanan ürünler üzerinden sunmalarına yoğunlaşmaktadır. Bu noktada tüketilen nesnelerin benlik sunumundaki rolü gözle görünür hale gelmeye başlamıştır. Günümüzde önemli tüketim nesnelerinden birisi olan otomobilin de erkek birey üzerindeki etkisi benze kapsamda değerlendirilebilmektedir. Erkek bireylerin satın aldıkları ve kullandıkları otomobil markaları ve modelleri üzerinden bir benlik sunumuna gittiğini gösteren işaretlerle karşılaşılmaktadır. Otomobil birçok erkek için bir güç, statü göstergesi ve topluma verilen doğrudan ve dolaylı mesajlar kümesi olarak algılanmakta ve yansıtılmaktadır. Bu çalışmada Trakya Bölgesinde (TR21) ikamet eden TOFAŞ marka otomobil sahibi erkek bireylerin otomobilleri ile kurdukları ilişki ve bu ilişkinin benlik sunumları üzerindeki etkileri irdelenmiştir.

Tüketim
Yasin Akkuş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisi

Tüketim insanlığın oluşumundan bu yana var olan bir olgudur. İlkel zamanlarda insanlar temel istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüketim davranışında bulunurken, zamanla tüketim anlayışı değişmiş, insanların kendilerini diğer insanlara kanıtlamak amacıyla yaptığı bir eylem halini almıştır. Tüketiciler kendilerini diğerlerine olduğundan daha farklı göstermek amacıyla pahalı ve markalı ürünleri tercih edebilmektedirler. Markalı ürünler tüketicilerin gözünde pahalı ve kaliteli algısı yaratarak tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyebilmektedir. Tüketici ile bağ kurmanın en etkili yollarından birisi markalaşmak olduğu için, tüketicide oluşturulan marka farkındalığı önem arz etmektedir. Bu nedenle de işletmeler çeşitli stratejiler kullanarak tüketicilerde marka farkındalığı yaratmaya çalışmaktadır. Bir markanın küresel bir marka haline gelmesi kolay bir süreç olmadığından dolayı da özellikle küresel markalara sahip işletmelerin bu konuya hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Tüketicilerin küresel markaları tercih etme ve etmeme nedenleri çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu araştırmanın amacı da tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır. Araştırmanın örneklemini Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmış ve toplamda 402 anket formu faktör, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcılar en fazla kıyafeti daha sonra sırasıyla teknolojik aletleri ve ayakkabıyı küresel marka olarak satın almaktadırlar. Küresel markayı tercih etmeyi marka bilinci ve gösterişçi tüketimin pahalılık boyutu olumlu, küresel markayı tercih etmemeyi ise pahalılık boyutu olumsuz, eşsizlik boyutu ise olumlu olarak etkilemektedir.

Gösterişçi tüketimMarka bilinirliğiMarka farkındalığı+5
Özlem Öztaş
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Geç Osmanlı Dönemi İstanbul evlerinin yeni mekânı: Salon

Osmanlı İmparatorluğu'nun on dokuzuncu yüzyılında İstanbul evlerinin salonlarına odaklanan bu tez, salonun mekânsal varlığının, buradaki gündelik yaşam pratiklerinin ve maddi kültür öğelerinin İstanbullu seçkinlerin zihninde nasıl üretildiğini ve tüketildiğini Osmanlı'nın basılı yayınlarını kullanarak incelemeyi hedefler. Modernleşme ile paralel olarak, on dokuzuncu yüzyılın ortalarından itibaren sayıları hızla artan basılı yayınlar, halihazırda oluşmakta olan mekânların üretimine ve tüketimine aktif olarak katılmışlardır. Basılı yayınlar mekânı, kimi zaman metinsel kimi zaman da görsel anlatılara dökerek İstanbullu seçkinlerin zihninde tahayyül edilebilir kılmıştır. Salon da böyle bir bilgi aktarımının yaşandığı bu türden mecralarda üretilen ve tüketilen yeni bir mekân olarak İstanbul evlerine dahil olmuştur. Salonun toplumsal olarak üretilen ve tüketilen bir mekân olması dolayısıyla, Osmanlı'nın toplumsal dinamiklerini görünür kılma potansiyeli mevcuttur. Bu bakımdan salon, modernleşme süreçleriyle yakın bir ilişki kurarken Osmanlı'nın ekonomik, siyasi ve sosyal gelişmelerinden bağımsız da düşünülemez. Osmanlı toplumunu oluşturan sınıflar içerisinde, özellikle Müslüman bürokrat burjuvazisi toplumdaki ayrıcalıklı pozisyonlarını korumak ve yükseltmek amacıyla salonu bir tüketim mekânı olarak araçsallaştırmıştır. On dokuzuncu yüzyılda İstanbul'un bu seçkin ailelerinin evlerindeki salon, toplum içinde bir ayrım üretme aracı olarak hem mekânsallığıyla hem sunduğu yeni kullanım biçimleriyle hem de mobilya ve eşyalarıyla kültürel bir saygınlığı ifade eder. Bu bakımdan evin kamusala en çok açılan mekânı olan salon, seçkin ailelerin zenginliğinin, ihtişamlarının ve sosyal katmandaki statülerinin teşhir edildiği, evin en prestijli ve en gösterişli mekânıdır. Seçkin aileler bu mekânın niteliklerini kullanarak toplumsallığın içinde görece alt sınıflara ya da diğer seçkin ailelere toplumsal konumlarını yansıtmışlardır. Osmanlı'nın toplumsal dinamiklerinin içerisinde ayrım üreterek bir tüketim mekânı haline gelen salon, basılı yayınlarda üç farklı konu altında değerlendirilebilir. Tez, basılı yayınlarda üretilen salonun mekânsal organizasyonuna, kullanım biçimlerine ve teşhir edilen eşyalarına dair üretim ve tüketim süreçlerini mercek altına alır ve salona bu üç konu perspektiftinden yaklaşmayı dener. Salonun mekânsal organizasyonlarına ve mimari düzenlemelerine ilişkin araştırmalar konunun ilk adımını oluşturur. Bu araştırmalar salonun divanhane, selamlık, mabeyn, başoda, sofa gibi geleneksel kabul odalarıyla olan ilişkisini ortaya koymaya çalışırken aynı zamanda salonun mekânsal özelliklerinin bir tüketim mekânı olarak seçkin aileler tarafından nasıl araçsallaştığını da gözler önüne serer. Ardından salonun evlere dahil olmasıyla birlikte kullanım biçimleri ve yaşam tarzında da önemli dönüşümler yaşandığından yola çıkarak İstanbulluların gündelik hayatında salonun kimler tarafından nasıl kullanıldığı, bu mekânın hangi davranış kodları ürettiği, kadın-erkek ilişkilerinin nasıl biçimlendiği, modern zaman bilinciyle nasıl programlandığı ve yeni teknik araçların gelişimleriyle beraber nasıl dönüştüğü tez kapsamında ele alınan bir başka önemli konudur. Evlerde salonla beraber dönüşen yaşam tarzı, İstanbullu seçkinlerin habitusu için yeni sınırların inşasına referans verir. İstanbullu seçkin aileler değişen habituslarıyla salonu bir tüketim mekânı olarak araçsallaştırırlar. Çünkü burası, değişen yaşam tarzının ve habitusun diğer seçkinlere sergilendiği, teşhir edildiği adeta bir gösteri mekânıdır. Dolayısıyla tezde, değişen habitusun basılı yayınlarda nasıl üretildiği ve salona nasıl tezahür ettiği görünür kılınmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, salonda seçkin ailelere prestij sağlayan ekonomik, kültürel, sosyal ve simgesel sermaye üreten mobilya ve eşyalarlar da salonun bir tüketim mekânı olma sürecinde önemli bir potansiyele sahiptir. Salona referans veren mobilya eşyalar da basılı yayınlarda İstanbullulara tanıtılmış, evlerin salonuyla ilişkilendirilmiştir. Zira, söz konusu mobilya ve eşyaların basılı yayınlarda reklamının yapılması salonun bir tüketim mekânı haline geldiğinin göstergesidir. Böylece Osmanlı'nın basılı yayınlarında salona referansla yapılan okumalar bütüncül olarak ele alındığında, salonun İstanbulluların zihninde nasıl bir yer edindiği, nasıl deneyimlendiği ve toplumsal olarak nasıl üretilip tüketildiğini anlamak mümkün hale gelmiştir.

Ev mimarisiOsmanlı basınıSalonlar+2
Derya Düzgün Top
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji tüketiminin işsizlik ve CO2 emisyonu üzerindeki etkileri: OECD ülkeleri örneği

Geçmişte olduğu gibi bugün de insan yaşantısının en temel gereksinimlerden birisi enerjidir. Özellikle endüstrileşmenin zirve yaptığı ve insan yaşantısının merkezi haline geldiği bu sanayileşme çağında enerji kullanım alanlarının geniş ölçekte çeşitlilik göstermesi enerjiyi sosyo-iktisadi hayatın vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir. Bununla birlikte enerji kaynaklarına erişim, devletlerin sosyo-iktisadi gelişimleri açısından oldukça önemli olduğu görülmüştür. Bu bağlamda enerjinin yeterli ve uygun fiyatlı bir şekilde temin edilememesi, endüstriyel üretim ve tüketim faaliyetlerinin azalmasına, istihdamın kaybedilmesine ve ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olduğu aşikârdır. Ayrıca, kullanılan enerji türlerinden ötürü çevresel sorunların giderek artması ve bu sorunları (sera gazı emisyonları, İklim değişikliği, doğal afetler ve su kaynaklarındaki azalmalar vs.) minimize etmek için ekstra harcamaların yapılması iktisadi kayıpları da beraberinde getirmiştir. Bunun önünün alınması noktasında uluslararası alanda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bilhassa yenilenemez enerji kaynaklarının kullanım alanlarını azaltacak projeler uygulamaya koyulurken diğer yandan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı endüstrileşme faaliyetleri yürütülmektedir. Ancak her iki durumda da insanlığın enerjiye olan ihtiyacı giderek artmaktadır. Artan enerji ihtiyacı, beraberinde sosyo-iktisadi değişkenlikleri beraberinde getirmektedir. Bu değişkenlikler, pek çok araştırmaya konu olmakla birlikte hala anlamlandırılamayan ve incelenmesi zaruri olan meseleleri beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada OECD Ülkeleri üzerinden yenilenebilir ve yenilenemez enerji tüketiminin makroekonomik etkileri irdelenmiştir. Bu kapsamda yenilenebilir enerji ile işsizlik arasındaki bağıntı incelenmiştir. Yapılan incelemelerde yenilebilir enerjinin işsizlik oranlarını üzerinde azaltıcı etkisi olduğu ampirik olarak kanıtlanmıştır. Bununla birlikte çalışmanın önemli bir amacını teşkil eden yenilenebilir enerji tüketiminin karbon emisyonu üzerindeki etkisinin ne olduğu sorgulanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, yenilenebilir enerji tüketiminin karbon emisyonunu üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.

Enerji tüketimiKarbondioksit salınımıOECD ülkeleri+4
Ömür Kızılkan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gündelik hayata sızan aktivist sanat

Sanat her dönem üretildiği zaman diliminin etkilerini içinde barındırır. Çünkü sanatçı yaşantısında deneyimlediği olumlu ya da olumsuz her türlü durumu sanatına yansıtır. Bu raporda hayatın problemlerine değinen ve bu problemlerin aktivist bir tavırla protesto edildiği aktivizm kavramının sanatçılar tarafından ele alınışı incelenir. Rapor kapsamında aktivist sanat üretimleri incelenmiş ve araştırmanın özelleştirildiği aktivist sanat üretimlerinde etkili bir araç olarak kullanılan aktivist dile odaklanılmıştır. Seçilen örneklerde, çalışma sürecinde ve üretilen sanatsal eylemler temelinde, dili üretme ve topluma yayma biçimlerini sanat alanına taşıyan, belirli otoritelere karşı araç olarak kullanan ve bu yolla kitleye mesaj iletmeye çalışan sanatçılar araştırılır ve pratiklerine yer verilir. Raporun son bölümünde konunun ortak noktası olan aktivist dil kullanılarak üretilen, sanat piyasasına ve hayatın problemlerine gönderme yapan çalışmalar açıklanır.

Aktivist sanatAktivizmDil+5
Mustafa Duhan Çırak
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Gösterişçi tüketimin sanatsal ifadesi

"Gösterişçi tüketimin sanatsal ifadesi" isimli bu tez çalışmasında, 'tüketim ve gösteriş' kavramları incelenmiştir. Bu bağlamda 1. bölümde tüketim kavramının ortaya çıkması ve ihtiyaç kavramının inanış sistemleri ile ilişkisi ele alınmıştır. 21. yüzyılda gelişen teknoloji ile beraber seri üretimin ortaya çıkması tüketim kavramının tanımını da değiştirerek tüketim mekanlarını ortaya çıkarmıştır. Kitlesel tüketime eklemlenen insan, çağımız insanının bireyselleşmesi ile beraber aidiyet ve kimlik problemleri yaşamaktadır. Birbirlerinin kopyası haline dönüşmekte olan, tüketim alışkanlıkları da birbirine oldukça benzeyen insan değişime uğrayarak kendine yabancılaşmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde güncel sanat pratiklerinde tüketim ve gösterişçi tüketim üzerine çalışmaları olan sanatçıların eserlerine yer verilmiştir. Günümüz sanatçıları modern sanatın yenilikçi ve sanat kaygısı ile yapılmasının aksine, toplumun yaşayış biçimine eleştirel bir şekilde yaklaşmaktadır. Kapitalist ve metalarla kuşatılan dünyada gösterişçi tüketimin sanatı da bir metaya çevirmesiyle yaşanan değişim incelenmiştir. Bu bağlamda ise 3. bölüm kişisel uygulamalarla ifade edilen tüketim ve gösterişçi tüketimin seramik uygulamalarla ele alınarak anlatılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Gösterişçi Tüketim, Dijitalleşme, Kapitalizm, Seramik.

Gösterişçi tüketimKapitalizmSayısallaştırma+3
Aylin Alkan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta kültürelleşen tüketim: Sosyal medya oyununun yaratıcı imgeleme ve kavramsal düşünmeye etkisi

Bu çalışmada, çağdaş sanatın kültürelleşen tüketiminin ve tüketimin sosyal medyadaki unsurlarıyla iş birliğinin sanat eserlerini tüketim nesnesi haline getirişinin araştırılması ve örnekler üzerinden deşifre edilmesi amaçlanmaktadır. Günümüzde diğer alanlarda olduğu gibi sanat alanında da her şey alınıp satılan bir tüketim metası haline gelmiş ve bunun sonucunda tüketimin hızı hiç olmadığı kadar artmıştır. Hızlı tüketim hızlı üretimi getirirken kültürelleşen tüketme haline sağlanan uyum ise insan bilincinin yerine geçmiştir. Bu çalışmada, toplum bilincinin tüketime nasıl uyumlandığının, bunun çağdaş sanatta/sanatçılarda ne biçimde gerçekleştiğinin deşifre edilmesi ve seçilmiş temsili "sanatsal" örneklerle tartışılması amaçlanmıştır. Böylece, toplumun kendi bilinç düzeyinin ve bulunduğu sistemin nasıl işlediği sanat ve sosyal medya ilişkisi bağlamında daha iyi anlaşılabilecektir. Çalışma; imge, kavram, gösterge, tüketim, üretim, kitsch gibi kavramlara odaklanarak konuyu ele almaktadır. Çalışma temelde, Baudrillard'ın tüketimin tüm yaşamı kuşatarak kültürelleştiği, yani kültürelleşen tüketim olarak ifade ettiği kuşatma halinin Adorno'nun kültür endüstrisi tanımlamasıyla gösterdiği paralellik üzerinden tartışmayı yürütmektedir. Tüketimin bu kuşatma halinin sonucunda toplum bilincinde 'gösteren' ve 'gösterilenin' denetlenmesiyle birlikte düşünme ediminin eksildiğinin açıklanmasında Saussure'ün dilbilim üzerine yazılarından faydalanılmaktadır. Düşünme ediminin temel unsurlarından biri olan imge ise Sartre'ın imgelem tartışması üzerinden yapılmaktadır. İnsan bilincinde düşünme eyleminin temel unsurları imgeler ve kavramlardır. İmgeler, nesne kaynaklı görüntülerin zihinde özel olarak tasarlanmasıyken, kavramlar imgelerin oluşması için öncüldür. Çünkü imgeler ve kavramlar birlikte çalıştığında düşünme edimi gerçekleşir. Düşünme ediminin temel unsurlarını oluşturan gerek koşullar herkes için benzer süreçlerle gerçekleşse de sanatçılar ve bilim insanları bu edimleri kendine özgü bir biçimde gerçekleştirir. Sanatçılar ve bilim insanları mevcut olanın yerine alternatifler sunar, ona sunulanı hiçler ve bunun sonucunda bir eylemi meydana getirir. Düşünme ediminin kavramlar arası kurulan bağlantılarla gerçekleşmesi kavramsal düşünme olarak; imgeler arasında beklenmedik yeni ilişkilerin kurulması, imgeler arası ilişkinin başkalaşması ise yaratıcı imgelem şeklinde ifade edilmektedir. Anlaşılır ki sanatçılar imgeleri başkalaştırdığında, kavramların sınırlarından çıktığında, yani yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme edimini gerçekleştirdiğinde ve bunu bir yapıt olarak eyleme döktüğünde sanat meydana gelmektedir. Günümüzde, toplumun tüketime uyumuyla ve tüketimin kültürel bir öge haline gelmesiyle sanatın gerek koşulu olan yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme edimi varlığını kaybetmiştir. Çünkü günümüzde toplum, ihtiyaçların düzenlendiği, tüketimin kültür unsuruna dönüştüğü ve böylece bütünlüklü bir tüketme hali üzerinden denetlendiği bir konumdadır. Bunun sonucunda ise tüketime uyum sağlama hali, toplumun bilinç düzeyinde yoksulluğa kaynaklık etmektedir. Tüketim tüm yaşamı kuşatmış, bu kuşatmanın fitilleyicilerinden olan sosyal medya uygulamalarının yönlendirmesi ise sanatsal yaratımı etkisi altına almıştır. Bugün sosyal medyada paylaşılan sanat, yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme ediminin gerçekleşmediği, yani kavramların sınırlarından çıkılmadan genel bir ifade altında toplanan, hali hazırda bulunan imgelerin kullanılmasıyla günümüz tüketim kültürünün hızına yetişmeye çalışan, hızla üretilen ve hızla tüketilen bir hale bürünmüştür. Tüketimin gerekliliğini yerine getiren günümüz sanatı varlığının tartışılabileceği düzlemi kaybetmiş, tüketimin bir uzlaşıcısı haline gelmiştir. Bu nedenle, sanatın neredeyse yok konumuna gelmesine sebep olan bu unsurların araştırılması ve kaynağının ne olduğunun incelenmesi gereği duyulmuştur. Bunun neticesinde de sanatın özellikle sosyal medya uygulamalarının kültürelleşen tüketimine ayak uydurmaya yönelmiş olmasının, sanatta yaratıcı-imgeleme/kavramsal-düşünme ediminin gerekliliğini ortadan kaldırma ya da önemsizleştirme amacına hizmet ettiği tespit edilmiştir.

BağımlılıkKavramsal düşünmeKültürleşme+7
Sena Mor
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The family buying behaviour of female consumers in retail industry

The research emphasis on the family buying behavior of female consumers in retail industry. This research aims to hire convenient sampling techniques to survey female purchasers, whom are the chief buying mediator of the family. Istanbul, Turkey is divided into two parts. The Asian side and the European side by the Bosphorus. One hundred and fifty (150) questionnaires were designed where twenty five (25) each of the questionnaire were distributed among six different cities in Istanbul which are Kucukcekmece, Kadikoy, Avcilar, Beylikduzu, Taksim/Beyoglu, and Besiktas.. This survey will make use of statistical techniques called (ANOVA) Analysis of variance to analysis the female respondents involved in the family purchasing activities. Hypothesis were conveyed to show the significance of the buying involvement using T-test statistic to test the level of significant of family buying behavior of female consumers in retail industry using SPSS statistical tool. There are findings, interpretations concluding parts which were established on the evaluation and statistical datas from the questionnaire. Keywords: Retailing, Consumer Conduct, Female Consumers, Turkey, Model, Retail Trade, Buying Conduct, Buying Behavior, Purchase Decisions, Consumptions, Buying Influence

BuyersShoppingShopping behavior+7
Fidelis Ejeh Abba
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tüketim kültürü çerçevesinde evlilik ritüellerinin yeniden şekillenmesi

Tüketim, ilk çağlardan itibaren var olan bir olgudur ancak fordist dönemle birlikte kapitalizmin getirdiği yeni tüketim anlayışı temel ihtiyaçların karşılanmasından öte iletişimsel bir araç olarak kullanılarak, hedonik, gösterişçi ve sembolik anlamlar yüklenmektedir. Bireyleri metalar ile kuşatarak, çeşitli sebeplerle yeni nesneler kümesine yönlendirmekte ve bu arayışı hiç sonlandırmamaktadır. Türkiye' de ve Dünya' da özellikle 1980 sonrasındaki değişim ve yeni oluşumlar Tüketim Kültürünün az gelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerini arttırmıştır. Kapitalizmin önemli unsurlarından olan tüketim kültürü, kitle iletişim araçları ve küreselleşmeyle birlikte yaşamın her evresinde olduğu gibi evlilik ritüellerinin organize edilmesinde de uygulama alanı bulmuştur. Bu çalışma ile; kitle iletişim araçları aracılığıyla uluslararası kültür öğelerinin Türkiye' deki evlilik ritüellerini değiştirmesi, yeni ritüellerin toplum tarafından benimsenerek yaygınlaşması irdelenmiştir. Araştırma kapsamında 2016 yılında Türkiye' de yayınlanan evlilik dergileri taranarak, söz konusu dergilerde en çok yer alan organizasyon şirketleriyle mülakatlar yapılmıştır. Türkiye' de evlilik ritüellerinin yeniden şekillenmesi ve yeni türevlerinin ortaya çıkması ile Tüketim Kültürü arasında bir etkileşim olduğu sonucuna varılmıştır.

DergilerDini törenEtkileşim+7
Gül Baştok Özkan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim toplumu bağlamında sosyal medya bağımlılığı

Geçmişten günümüze iletişimin ve bu bağlamda gelişen teknolojinin bireylerin hayatlarına dahil olması sonucu, bireylerin bir takım sosyal ağlar aracılığı ile tüketime gitmesi ve bu tüketim çılgınlığının bir takım sosyal medya bağımlıları doğururken sosyolojik ve fizyolojik olarak tüm toplumu etkilemesi ile halkla ilişkilerin bağdaştırılması ve ekonomik anlamda olumlu ya da olumsuz etkileri tez içerisinde işlenmiştir. Tüketim toplumu bağlamında sosyal medya bağımlılığının halkla ilişkiler açısından fayda ve zararlarından bahsedilmiştir.

BağımlılıkFacebookSosyal medya+7
Reyhan Polat
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyayla birlikte dijitalleşen tüketim: Gittigidiyor örneği

Yeni medya kavramının 1970'lerin başında kullanılmaya başlaması, iletişim çalışmalarında yeni bir dönem başlatmıştır. Geleneksel medyaya 1 kıyasla dijitallik özelliği ile fark yaratan ortamları temsil eden yeni medya kavramıdır. Kullanım amaçlarındaki 2 çeşitliliğin de artması, aynı zamanda sanallık, katılım ve etkileşim özelliklerine de sahip olan dijital medyanın kullanıcılar tarafından hıza kabul görmesine sebep olmuştur. Bunların sonucunda, yaşam pratikleri başta haberleşme ve toplumsallaşma olmak üzere gündelik yaşam pratikleri yeniden şekillendirmiştir. İnternet teknolojilerindeki gelişmelerin de katkısıyla, alışverişten profesyonel faaliyetlere, sağlık ve kamu hizmetlerini de içeren bir yelpazede yeni uygulamalar kullanılabilirlik kazanmıştır. Anahtar Kelimeler: yeni medya, dijitalleşme, tüketim, gittigidiyor

Elektronik ticaretSanal alışverişSayısallaştırma+2
Çağla Ceyhan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çizgi filmler ve tüketim kültürü: Çizgi filmlerde tüketim davranışlarının ve tüketim nesnelerinin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklara etkisi

Bu araştırma çizgi filmlerde ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukları tüketime yönlendiren içeriklerin belirlenmesi, belirlenen içeriklerin çocukların satın alma davranışı üzerinde ne kadar etkili olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çizgi filmlerde tüketim davranışlarının ve tüketim nesnelerinin ilkokul çağındaki çocuklara etkisi de belirlenmiştir. Bu bağlamda oluşturulan hipotezler analiz edilerek amaca ulaşmaya çalışılmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kavramsal çerçeveyi kapsamaktadır. Araştırmanın ilk bölümünde, tüketimle ilgili genel kavramlar açıklanarak, televizyonun tüketim üzerindeki etkileri ile ilgili literatür taranmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde ise, çizgi filmlerin ortaya çıkışı, genel özellikleri ve çizgi filmlerde üretilen ideolojilerin çocuk izleyicilere etkileri kavramsal olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünü oluşturan üçüncü kısmında, televizyonda yayınlanan çizgi filmlerin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukların tüketim alışkanlıklarına etkisini araştıran bir alan araştırması yapılmıştır. Bu bağlamda Bitlis ilinde ilkokul ve ortaokul çağındaki 380 çocuğa anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25 paket programında frekans, T Testi ve Anova Testi yapılarak analiz edilmiştir. Bu testler sonucunda elde edilen bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda çizgi filmlerde çocukları etkileyen içeriklerin bulunmadığı ve çizgi filmlerde bulunan çocukların satın alma davranışında rol oynayan ürünlere olan ilgilerinin de olumsuz olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketim Kültürü, Çizgi Film, Çocuk, Televizyon

Tüketici davranışıTüketimTüketim davranışları+4
Emre Araboğa
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Medyanın kaygı durumu üzerine etkisi

Bu araştırmada endüstri toplumunda bir patoloji olarak ele alınan kaygı durumunu medya içeriklerinin ne derece etkilediği psikanalitik perspektiften incelenmesi amaçlanmaktadır. Medya gücünü gün geçtikçe daha çok hissettirmekte ve insanlar üzerindeki etkisini devam ettirmektedir. Sürekli tüketime yönlendirilen toplum, tüketim döngüsüne yetişemediği ölçüde kaygılanmaktadır. Toplumda kendisine bir yer edinmek isteyen, diğerlerinden ayrı olmak istemeyen birey, sosyal medya ile reklamı yapılan ürün, mal ya da hizmetleri tüketmeye çalışmaktadır. Çalışma da kaygının kuramsal ve kavramsal olarak ne anlama geldiği, tüketim ve tüketim kültürü olguları kavramlarına yer verilmiştir. Kaygı durumunun, tüketim üzerine etkilerinin sosyal medya aracılığı ile yaygınlaşması incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kaygı, Medya, Tüketim, Tüketim Kültürü, Tüketici, Reklam

KaygıMedyaReklamlar+4
Mine Sarahan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dünyada sanal gerçekliğin inşasıyla kripto paraların ilişkisi

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlık elinden bulunan imkânların sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Özellikle iletişim teknolojilerinin geldiği son noktada, internet teknolojisi temelli düşünüldüğünde, insanların farklı kimliklerle bir sanal hayat yaşadıklarını söylemek mümkündür. Dijital dünyanın içerisinde, yine dijital medya ürünleri vasıtasıyla yaşanan bu sanal hayat, insanların gerçek hayatlarındaki kimliklerinden biraz daha farklı ve popüler bir hayatı inşa etmelerine olanak tanımaktadır. Teknolojinin bu derece içine giren insanların hayatları teknoloji tarafından yönlendirilmekte ve hatta belirlenmektedir. Bir simülasyonun içerisinde yer alan insanların gerçek hayatta olduğu gibi temel bazı ihtiyaçları bulunmaktadır. Bunlar bir kimliğin oluşması, sosyal doyum, statü ve tabi ki en olmazsa olmazı olan paradır. 2009 yılında insan hayatı kripto paralar ile tanışmıştır. Kripto paraların en önemli özelliği merkeziyetçi nakit ve bankacılık yapısını yıkan, tamamen sanal ve dağıtık bir sisteme sahip olmasıdır. Bu sistem hem insanlara anonim kalma hakkı tanırken hem de yapılan tüm işlemlerin şeffaf olmasını sağlamaktadır. İşte sanal hayatı inşa eden insanların beklediği para birimi kripto paralardır. Kripto paraların ortaya çıkmasıyla beraber sanal hayatının içerisine ekonomik anlamda beklediği ürünü de etkileyen insanlar içinde bulundukları sanal gerçekliği ileri bir seviyeye taşımışlardır. Bu sanal gerçeklikte, gerçek hayatında matematik işlemi yapamayan bir insan ekonomi üzerine yorumlar yapmakta, bitcoin ve kripto paralar borsalarını yorumlamaktadır. Sanal gerçekliğin inşasında en önemli etmenlerden biri, bulunan simülasyona yeni insanlar çekerek sahip olunan etkinliği büyütüp arttırmaktır. Kripto paraların popülaritesi ve cazibesi karşısında gözleri parlayan insanlar bu büyüye kapılıp ellerindeki yatırımlarla kripto paralar satın alma davranışı göstererek bu sanal dünyaya ait olacaktır Bu araştırma ile kripto paraların, insanların dijital medya ürünleri vasıtasıyla yarattıkları sanal dünyanın içerisine nasıl kolayca entegre olduğu incelenerek, sanal gerçekliğin inşasıyla ilişkisi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Simülasyon,Sanal Gerçeklik,Kripto Paralar,Teknolojik Determinizm,Dijital Medya Ürünleri

Bilişim teknolojisiEtkileşimli medyaKripto para birimi+6
Mert Demir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Instagram uygulamaları ve tüketim kültürü

Yeni medya araçlarının ciddi anlamda ilerleme kaydetmesi ve her anlamda bireylerin yaşamlarını kolaylaştıran bir unsur haline gelmesi ile gündelik yaşantıda her alanda yer alan önemli ve vazgeçilmez bir faktördür. Çalışmanın konusu olan Instagram sosyal medya araçları arasında en başarılı olanlarından birisidir. Her geçen sürede yenilikleriyle insanların ilgi ve beğenisini toplayan bu uygulama en popüler kullanım alanına sahiptir. Sosyal medya sayesinde insanlar kendilerini ifade edecek bir ortam bulmalarının etkisiyle aynı zamanda kendilerini gösterme ve diğer insanları gözetleme eğilimlerine girmişlerdir. Bu perspektiften bakıldığında yeni medya insanlara evrensel anlamda yeni bir dünyanın kapılarını açmıştır. Bu yeni dünyada insanların hayatlarını kolaylaştıran her şey bulunmaktadır. Dünyanın bir ucundaki bir insanla diyalog kurmak, formel ve formel olmayan ilişkiler geliştirmek, toplumsal şuur oluşturmak, tepki göstermek ve bu anlamda meydana gelen herhangi bir olay ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz görüş bildirmek, ticaret yapmak, reklam vermek, tanıtım yapmak, kampanyaları duyurmak ve satış yapmak gibi birçok alanda yetkinlik sağlayan ve verimli bir ortamı sunmuştur. Bu araştırmada sosyal medya ve Instagram' ın tüketim kültürüne olan etkisi araştırılmıştır. Tüketim kültürü teorik olarak incelenmiştir. Sonuç olarak ortaya çıkan bulgular Instagram'ın tüketim boyutunda kişileri ciddi anlamda etkilediği sonucuna varılmıştır. Instagram üzerinden yapılan kampanyalar, promosyonlar, tanıtımlar ve reklamlar kişiler üzerinde nihai olarak tüketim arzusunu tetiklemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Dijital, Instagram, Tüketim Kültürü

ReklamlarSosyal medyaTüketim+2
Gülveren İşeri
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk televizyon dizilerinde tüketim kültürü pratiklerinin liseli gençlere yansıması

Gündelik hayatımızda en önemli yere sahip kitle iletişim aracı televizyondur. İnsanların tutum ve davranışlarında önemli etkisi olan televizyon kültürün yeniden şekillenmesi ve geniş kitlelere ulaşmasında önemli rol oynar. Bu değişimde en önemli katkı hiç şüphesiz dizilerdir. Dizilerin yaygınlaşması, kültürel pek çok değişimi de beraberinde getirmiştir. Bu değişimden en çok etkilenenler de gençler olmuştur. Gençler izledikleri dizilerde gördükleri yeni hayat tarzını benimsemektedir. Dizilerde gösterilen mekânlar, pahalı restoranlar, beğendikleri karakterler, o karakterlerin giydiği kıyafetler, taktığı aksesuarlar, dizilerde gösterilen lüks ve abartılı yaşamlar bu dizileri izleyen liseli gençleri etkilemekte ve onların kişilik ve kimlik oluşumunu da şekillendirmede etkin rol oynamaktadır. Tüketim özellikle gençler arasında görülen ya da beğenilen bir eşyayı satın almaktan ziyade toplumda statü elde etme, farklılaşma ve yeni bir hayat tarzı olarak da görülmektedir. Araştırma kapsamında gençlerin televizyon dizilerinden nasıl etkilendiği, tüketim kültürü bağlamında gençlerin yaşam tarzlarının nasıl şekillendiğini araştırmak için derinlemesine görüşme tekniği uygulanmış elde edilen bulgular sonucunda da liseli gençlerin, özellikle tüketim faaliyetleri üzerinde çok etkili olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Tüketim Kültürü, Gençlik, Televizyon, Dizileri

GençlerLise öğrencileriTelevizyon+3
Elifcan Karadeniz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

X ve Z kuşağında yer alan tüketicilerin sembolik tüketim ve marka bağlılığı açısından karşılaştırılması

Her tüketici belirli bir ihtiyacını gidermek, istek, beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için belirli mal ve hizmetleri satın almakta ve/veya tüketmektedir. Tüketime konu olan mal ve hizmetler ise tüketicilerin değişen ihtiyaç ve beklentilerine bağlı olarak değişmekte ve aynı zamanda teknolojik, sosyal, ekonomik, toplumsal gelişmelerden de etkilenmektedir. Söz konusu bu teknolojik, sosyal, ekonomik ve toplumsal değişmeler aynı zamanda farklı yaşam gruplarını diğer bir ifade ile farklı yaş kuşaklarını oluşturmaktadır. Her kuşağın kendine özgü özellikleri, değer yargıları ve tutumları farklılık göstermektedir. Bu çalışmada özellikle Z ve X kuşaklarında yer alan farklı özellikler taşıyan bu iki kuşağın sembolik tüketim ve marka bağlılığına ilişkin görüşleri değerlendirlendirilerek değişen tüketici istek ve beklentileri hakkında bir değerlendirilme yapılmıştır. Çalışma kapsamında İstanbul'da bulunan ve Z ve X kuşağında yer alan tüketiciler alınmıştır. Çalışma örneklemini ise Z ve X kuşağında yer alan 373'er tüketici oluşturmaktadır. Z ve X kuşaklarının sembolik tüketime davranışları ile marka bağlılıklarının karşılaştırılmasında nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, X kuşağında yer alan tüketicilerin genel olarak yükseköğrenim durumuna sahip ve profesyonel işlerde çalıştıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan çalışma kapsamına alınan ve X ve Z kuşağını temsil eden katılımcıların markaya olan bağlılıkları, tercihleri, değerleri arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu çalışma da Y kuşağının X ve Z kuşağı arasında bir köprü görevi gördüğünü, her iki kuşaktanda aldıkları değerler olduğunu gözlemlemiş oluyoruz. Anahtar Kelimeler: X Kuşağı, Z Kuşağı, Marka Değerleri ve Tercihleri

KuşaklarMarka bağımlılığıMüşteri bağlılığı+4
Yasemin Hande Demirler
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik kavramı ve giysi tasarımına etkisinin araştırılması

Dünya tarihinin gelişim sürecinde sanayileşme, nüfus artışı, teknolojik gelişmeler, küreselleşme ve bazı felsefi yaklaşımların rol aldığı önemli kırılma noktaları nedenine bağlı olarak üretim ve tüketim artış göstermiştir. Bu gelişmelerden en çok etkilenen doğa, çevre, hayvan ve bitki türlerinin yok olmasına göz yumulmuştur. Hızlı tüketim kültürü doğanın sınırlı kaynakları ve ekosistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturmuştur. Olumsuz yöndeki gelişmeler kaynakların hızla tükenmesine, doğanın yok olmasına, insan sağlığının giderek bozulmasına neden olmuştur. Gelişmelerin tetiklediği ekonomik ve sosyal yapıdaki bozulma sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsanın en temel ihtiyaçlarından olan giysi, aksesuar ve ev tekstili gibi ürünlerin, Tekstil ve Moda sektöründe insan ve çevre sağlığını gözetip sürdürülebilir olmasına dikkat edilmelidir. Sürekli değişim gösteren dünya düzeni içerisinde değişikliklere ayak uydurma isteği, her koşulda yeni farklı olanı arzulayan tüketim toplumlarını, moda dünyasında ise neredeyse altı aydan kısa süren trendleri gündeme getirmektedir. Tasarımlar, bu trendlere sırtını dayayarak esas tanımı olan problem çözme eyleminden uzaklaşmakta, küreselleşme, sürdürülebilirlik ve diğer çevresel ihtiyaçlar gibi güncel problemleri de ortaya çıkarmaktadır. Sektör, kısa süreli trendlere yönelik tüketimi yavaşlatarak, gelecek nesillere yaşanabilir alanlar bırakabilme amacına yönelik sürdürülebilirlik kavramına yönelmelidir. Tez çalışmasında, sürdürülebilirlik kavramının giysi tasarımına etkisinin araştırılması ve analiz edilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre, Giysi, Moda, Sürdürülebilirlik, Tasarım, Tekstil, Tüketim

Giysi tasarımıGiysilerModa+7
Gülsüm Kelbaş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00

Related subjects