Digital transformation

77 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta sanat faaliyet alanlarının dönüşümü

Bu çalışmanın amacı Çağdaş Sanatta sanat faaliyet alanında meydana gelen dönüşümü literatür tarama yöntemiyle belirlemektir. 1960'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan Çağdaş Sanat modern sanatın ardından gelen ve günümüz sanatını ifade eden bir terimdir. Sanatçılar, geleneksel sanat kurallarını sorgulayarak değişik ifade biçimleri denemiş, küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemelerle birlikte sanat daha erişilebilir ve uluslararası bir boyut kazanmıştır. Ayrıca, toplumsal ve politik konuların vurgulanması da yaygın bir eğilim haline gelmiştir. Çağdaş Sanatta en önemli değişimlerden biri mekan algısının galeri ve müzelerden dışarı çıkarak izleyenlerin günlük hayatına dahil olmasıdır. Bu değişimle birlikte, arazi sanatı, kamusal alan sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, video ve Dijital Sanat gibi yeni sanat disiplinleri ortaya çıkmıştır. Arazi Sanatı, doğal çevreyi sanatın bir parçası haline getirirken, kamusal alan sanatı halka açık mekanlarda sanat eserlerinin sergilenmesini ve kentleşmeye katkı sunma amacı gütmektedir. Yerleştirme Sanatı, mekanın özelliklerini kullanarak izleyiciyi etkilemeyi ve eserin bir parçası haline getirmeyi hedeflediği gibi Performans Sanatı da canlı bedenini sanatın bir aracı olarak kullanmayı ve izleyiciyle doğrudan etkileşime girmeyi teşvik etmektedir. Video ve Dijital Sanat ise teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan çağa ayak uydurarak dijitalleşen neslin dikkatini çeken bir sanat alanı olmuştur. Bu değişimler, sanatın evrimini gösterirken aynı zamanda izleyicilere farklı deneyimler sunmayı hedeflemektedir. Çağdaş Sanat, yeni teknolojilerin kullanımıyla birlikte yenilikçi yaklaşımlar geliştirmiş ve sanatın sergilenme sınırlarını genişletmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağdaş Sanat, Arazi Sanatı, Yerleştirme Sanatı, Performans Sanatı, Video-Dijital Sanat

Arazi sanatıModern sanatPerformans sanatı+5
Muhammed Mücahit Topcu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük dönüşüm dijital toplumun geçirdiği sancılı süreçler

Tezde, büyük dönüşüm dijital toplumun oluşum evreleri, dünyanın II. Dünya Savaşı sonrası geçirdiği toplumsal değişimler, dönemin düşünürlerinin eserleri ve düşünceleri aktarılmaya çalışılmıştır. Üç bölümden oluşan bu tezin ilk bölümünde; Karl Polanyi ve eseri "Büyük Dönüşüm", II. Dünya Savaşı sonrası dünya, enformasyonun getirdiği sonuçlar ve Polanyi'nin şekillenen dünya hakkındaki görüşleri sunulmuştur. İkinci bölümde; Daniel Bell ve eseri "İdeolojilerin Sonu" incelenmiş, toplumun enformasyon toplum sonrasındaki süreci, ağ toplumu, bilgi toplumu, değişim hareketleri incelenmiştir. Son bölümde; Zygmunt Bauman, Manuel Castells, Anthony Giddens'ın gelişen teknoloji karşısındaki görüşleri, dijital çağ, dijital dönüşüm, dijitalleşmede katkı sağlayan bilgisayarların evrensel tarihi, dijital okuryazarlık, küresel kapitalizm, dijitalleşme, web 1.0, web 2.0, web 3.0, web 4.0, Toplum 5.0, toplumsal tarihsel dönüşüm konuları incelenmiş ve sunulmuştur. Tezde, metodolojik literatür tarama ve tümevarım tekniği kullanılmıştır. Tez, teorik araştırma niteliği taşımaktadır.

Dijital toplumDijital ÇağDünya Savaşı II+2
Tuğba Türkcü
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel değişim algıları: Eğitimde dijital dönüşüm

Bu araştırmada, Yozgat ilinde kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin Türk Eğitim Sisteminde meydana gelen örgütsel değişim girişimlerine ve "Eğitimde Dijital Dönüşüm" adlı örgütsel değişime ilişkin düşüncelerini; genel algı, duygu ve tutum durumları, sürece yönelik düşünceler ve sonuca yönelik düşünceler olmak üzere dört boyutta ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yönteminde ve olgubilim deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, birebir görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Öğretmenlerin Örgütsel Değişim Algıları: Eğitimde Dijital Dönüşüm Örneği" yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 27 öğretmen ile görüşülmüştür. Katılımcılara yöneltilen soruların cevapları ses kaydedici araçlarla kayıt altına alınmıştır. Bu kayıtlar dikkatlice dinlenerek içerik analizine tabi tutulmuştur. Yapılan içerik analizi sonucunda kodlar belirlenmiş, kodların analiz edilmesi ile alt temalar ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin örgütsel değişime yönelik genel algılarının olumlu olduğu, "Eğitimde Dijital Dönüşüm" adlı örgütsel değişime yönelik duygu ve tutum durumlarının olumlu yönde olduğu ve bu değişimin öğretmenlere fayda sağladığı ve kişiler arası ilişkilerinde olumlu değişimler ortaya çıkardığı görülmüştür. Öğretmenlerin sürece yönelik düşünceleri incelendiğinde ise öğretmenlerin uygulanmakta olan değişimden, medya ve resmi yazı ile haberdar oldukları, değişimin başarıyla uygulanabileceğine dair görüşlerinin daha çok olumsuz olduğu, değişim sürecine başlanılmadan önce öğretmen görüşlerine başvurulmadığı, değişimde yönetici tutumlarının belirleyici olduğu, planlama ve uygulamaya dönük problemler ve gerekli alt yapının sağlanamaması sebebiyle değişim sürecinin başarı ile uygulanamadığı ve öncelikli olarak eğitim sistemine yönelik değişim uygulamalarının yapılması gerektiği ortaya konmuştur. Örgütsel değişimin sonuçları yönünden incelediğinde ise dijital dönüşümün öğretmenler tarafından daha çok olumlu sonuçları olduğu görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Değişim, Örgütsel Değişim, Dijital Dönüşüm, Öğretmenler, Nitel Araştırma

Devlet okullarıNitel araştırmaSayısal dönüşüm+5
Mehtap Kaya
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe mesleği ve dijital dönüşüm: Muhasebe meslek mensuplarının dijital okuryazarlık düzeyinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışma muhasebe meslek mensuplarının muhasebe dijital okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca muhasebe meslek mensuplarının tanımlayıcı özelliklerine göre dijital muhasebe okuryazarlık düzeylerinde farklılaşma olup olmadığını da incelemektir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2022-2023 yıllarında kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 392 muhasebe meslek mensubuna uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 programı aracılığı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; muhasebe meslek mensuplarının yüksek düzeyde muhasebe dijital okuryazarlık düzeylerinde oldukları saptanmıştır. Muhasebe meslek mensuplarının cinsiyetlerine göre muhasebe dijital okuryazarlık düzeylerinde farklılaşma bulunmazken, araştırmada ele alınan diğer tanımlayıcı özelliklerine göre (yaş, kıdem, eğitim durumu, unvan, dijital sistemleri etkin ve verimli kullanma eğitimi alma, yeni teknoloji ve dijital sistemlerin nasıl öğrenildiği, muhasebe mesleğinde yaşanan dijitalleşmenin muhasebenin hangi fonksiyonu açısından daha fazla yarar sağladığını düşünme) istatistiksel açıdan farklılaşmaların olduğu görülmüştür.

Dijital okuryazarlıkMuhasebeMuhasebeci+2
Nur Artemel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşümün yönetimi sürecinde üniversite öğrencilerinin endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeyleri

Bu çalışmanın amacı "Dijital Dönüşümün Yönetimi" sürecinde üniversite öğrencilerinin Endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeylerini belirlemektir. Çalışma, nicel araştırma desenine uygun olarak planlanmış ve tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'de dört farklı coğrafi bölgede bulunan dört üniversitenin Mühendislik ile İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma örnekleminde, evrenden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 472 üniversite öğrencisi yer almıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği (E4.0-KFÖ) yardımıyla toplanmıştır. Ölçek geliştirme çalışması araştırma örneklemine girmeyen bir mühendislik ve bir de iktisadi ve idari bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. E4.0-KFÖ'nin geliştirilmesi amacıyla literatüre dayalı madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 70 maddelik taslak ölçek, 5 öğretim üyesinin görüşlerine sunulmuş ve 39 maddelik uygulama ölçeğine dönüştürülmüştür. Öğrencilerin cevapları SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiştir. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı "936" ve Bartlett testi sonucu da 0,001 manidarlık düzeyinde anlamlı çıkmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin tek faktörlü yapısında açıklanan varyans %sinin "39,994" olduğunu göstermiştir. Geliştirilen E4.0-KFÖ ölçeğinin asıl örneklem grubu üzerindeki uygulaması, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı güz yarıyılında dört üniversitede yer alan Mühendislik Fakültelerinin Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri öğrencileri ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim bölümünde öğrenim görmekte olan 472 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Toplanan veriler SPSS 24 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, veri seti dağılımının normal dağılım olduğunu göstermemiştir. Bulgular, araştırma kapsamındaki öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık düzeylerinin orta altı düzeyde olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim görmekte oldukları fakülte türüne göre yapılan t testi sonuçları; erkek öğrencilerin kavramsal farkındalık düzeylerinin kadın öğrencilere, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin Mühendislik Fakültesi öğrencilerine göre manidar olarak daha yüksek düzeyde bulunduğunu göstermiştir. Tek yönlü varyans analizi sonuçları; öğrencilerin üniversitelere, bölümlere ve genel not ortalamalarına göre görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olduğunu gösterirken, sınıf düzeyi ve ortaöğretim mezuniyet kaynağı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olmadığını da ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal farkındalık düzeylerini arttırmak amacıyla çok yönlü ve çeşitli farkındalık arttırıcı çalışmalarının yapılması önerisinde bulunulmuştur.

DönüşümDönüşüm sistemleriElektronik dönüşüm+7
Onur Doğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

E-devlet kapsamında KOSGEB destek uygulamalarının memnuniyeti üzerine bir araştırma

KOSGEB desteklerine, 2018 Şubat ayından itibaren e-Devlet üzerinden başvuru yapılmaya başlanmıştır. KOSGEB desteklerine e-Devlet üzerinden başvuru yapılmasının kurum çalışanlarının memnuniyeti üzerindeki etkisi, bu çalışmada incelenmiştir. Bu bağlamda, öncelikle e-Devlet kavramına ilişkin temel tanımlara kavramlara değinilmiş, e-Devlete ilişkin bilimsel literatürde yer alan bilgiler aktarılmaya çalışılarak, internet kullanımının ve e-Devletin tarihsel süreç içerisindeki gelişmeleri irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, e-Devlet kavramının tarihsel süreç içerisinde gelişimi incelenirken ülkemizdeki e-Devletin gelişim sürecindeki bulgulara da yer verilmiştir. e-Devlet portalı incelenerek, vatandaşlar için e-Devlete başvuru sürecinin sistem içerisinde nasıl yürütüldüğü ortaya konmuştur. Portalın işleyişine ilişkin sürece yönelik bilgiler e-Devlet sitesinden alınan ekran görüntüleri ile zenginleştirilmiştir. e-Devlet sürecinde karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla Avusturya ve İsviçre'deki e-Devlet sistemi ilgili ülkelerin hükümet internet siteleri kanalıyla incelenmiş ve ülkemiz e-Devlet sistemine incelenen ülkeler doğrultusunda öneriler getirilmiştir. Akabinde, KOSGEB kurumuna ilişkin genel manada bilgilendirme yapılarak, kurumun e-Devlet sürecine geçişine ilişkin bulgulara değinilmiştir. Vatandaşların, e-Devlet sistemine başvuru yapmasına ilişkin sürecin tam manasıyla anlaşılabilmesi için ekran görüntülerine yer verilmiştir. KOSGEB kurumunda çalışan ve destek sürecinde görev alan KOBİ Uzmanı, KOBİ Uzman Yardımcısı ve Müdür pozisyonundaki kişilerle anket çalışması yürütülmüş ve çalışanların KOSGEB desteklerine e-Devlet üzerinden başvurulmasına ilişkin memnuniyet değerlendirilmesi ortaya konmuştur. Sonuç tartışma ve öneriler kısmında çalışmaya ilişkin genel bir değerlendirme yapılarak Türkiye'deki e-Devlet sistemine ve çalışanlardan gelen geri bildirimlere göre KOSGEB e-Devlet süreçlerinin yürütülmesine ilişkin öneriler getirilmiştir.

AvusturyaElektronik devletKOSGEB+4
Cahit Uluğ
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital dönüşüm olgunluk olgusu üzerine bibliyometrik bir analiz ve bir ölçek geliştirme

İnsanların ve işletmelerin, hızlı teknolojik değişimlere ayak uydurabilmesi için bu gelişmelere uyum sağlaması ve dijital dönüşümünü gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dijital dönüşüm ve dijital olgunluk kavramlarının anlaşılması, uluslararası yazında bu konularla alakalı çalışmaların belirlenmesi ve bu konularla alakalı trendlerin belirlenmesi elzem bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dijital dönüşüm olgunluk olgusuna ilişkin bibliyometrik bir analiz gerçekleştirmek ve dijital dönüşüm olgunluk ölçeği geliştirmektir. Çalışmada öncelikle Web of Science veri tabanı kullanılarak Moher vd. (2009)'nin PRISMA yöntemine dayalı sistematik bir literatür taraması gerçekleştirilmiş, dijital dönüşüm ve dijital olgunluk kavramlarına odaklanılmıştır. Sistematik literatür taraması sonucunda elde edilen 521 makale Vosviewer programı ile bibliyometrik analiz kullanılarak haritalanmıştır. Bu çalışmada araştırmacılar arasındaki işbirlikleri incelenecek ve atıf analizleri kullanılarak araştırmacıların ve dergilerin bilimsel çıktıları ayrı ayrı değerlendirilecektir. Bu analizlerin temel sınırlılığı yalnızca Web of Science veri tabanındaki veriler kullanılarak gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bibliyometrik analiz kapsamında eş-yazar analizi, anahtar sözcüklerin eş-oluşum analizi, belge atıf analizi, kaynak eşleştirme analizi ve eş-atıf analizi, atıf yapılan referans, atıf yapılan yazar ve atıf yapılan kaynak olmak üzere toplam 7 analiz uygulanmıştır. Dijital dönüşüm ve dijital olgunluk üzerine ilk çalışma 2006 yılında yapılmış olup, son zamanlarda ilgili çalışmalarda artış görülmüştür (2023'te 127 makale; 2024'te 144 makale). En yüksek bağlantı gücüne sahip eş-yazarlar Foroudi ve Pantea, ardından Ritala ve Paavo, Paul ve Justin ve Giones ve Ferran'dır. En çok atıf alan eş-yazarlar Broekhuizen ve Thijs, Dong ve John, Verhoef ve Peter ve Bart ve Yakov'dur. Uluslararası literatürde en sık kullanılan anahtar kelime "dijital dönüşüm"dür. Dijital olgunluk kavramıyla birlikte, özellikle son zamanlarda çalışmalarda artan diğer ilişkili kelimeler sırasıyla "inovasyon", "performans" ve "dinamik yetenekler" kavramları olarak belirlenmiştir. Dijital olgunluk üzerine yapılan çalışmalara yapılan atıfların analizimizde Verhorf'un (2021) çalışması öne çıkmaktadır. Verhorf'u (2021) sırasıyla Warner (2019), Zhu (2006), Peng (2022) ve Li (2020) takip etmektedir. Çalışmamızın ikinci kısmı, dijital dönüşüm olgunluk ölçeğinin oluşturulması olarak belirlenmiştir. Literatürdeki dijital olgunluk çalışmalarında en sık kullanıldığı belirlenen kültür, organizasyon, strateji, bilgi teknolojileri, teknoloji kaynakları, müşteri ve tedarik zinciri boyutlarına ilişkin 76 maddelik ifade havuzu oluşturulmuş ve bu ifadelere yönelik kapsam geçerliği çalışması yürütülmüştür. Kapsam geçerliği sonucu, gerekli nicel değerleri sağlamayan 29 madde çalışmadan çıkarılarak kalan 47 madde üzerinden bir uygulama gerçekleştirilmiştir. 330 katılımcıyla gerçekleştirilen uygulama bulgularına açımlayıcı faktör analizi (AFA) uygulanmış, 32 madde ve 4 boyuttan oluşan dijital dönüşüm olgunluk ölçeği elde edilmiştir. Son olarak, AFA sonrası geliştirilen 32 maddelik dijital dönüşüm olgunluk ölçeğine doğrulayıcı faktör analizi yapılarak, ölçeğin yapı geçerliği kanıtlanmıştır.

Dijital olgunlukDijitalleşmeOlgunluk+2
Hakan Has
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşümde blokzincir teknolojisi ve Bitcoin'in ekonomiye etkisi

Teknolojinin hayatı kolaylaştıran etkisi finansal enstrümanlarda bitcoin ile kendini göstermiştir. Bitcoin, 2009 yılında ortaya çıkmasının ardından ödeme sistemlerinde devrim niteliğinde bir altyapı sunan kripto para türüdür. Bitcoinin temel teknolojisi olan blokzincir, güvenilir bir üçüncü tarafa ihtiyaç duymayan, merkezi olmayan bir sistem olarak tasarlanmış; geniş uygulama potansiyeli ile kamu ve iş dünyasında hızla kabul görmüştür. Bu teknolojik altyapı üzerinde geliştirilen kripto paralar ile birey ya da kurumlar nakit parayla yapılan her türlü harcamayı ve para transferini gerçekleştirmektedir. Bu çalışmada, Ocak 2012 – Mart 2020 tarihleri arasında cumhuriyet altını, altın ons fiyatı, ham petrol fiyatı, amerikan doları ve euro para birimleri ile bitcoin arasındaki korelasyon ilişkisi incelenmiştir. Araştırma kapsamında tanımlayıcı istatistikler, Spearman korelasyon analizinden faydalanılarak yapılmıştır. Yapılan analizlerinin sonucuna göre piyasalarda yer edinmeye başladığı ilk dönem olan 2012'de bitcoinin diğer göstergelerle arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi saptanmamıştır (p>0.05). Bitcoinin dolar karşılığının bir önceki yıla göre üç katından fazla arttığı 2017 yılı ise bitcoinin zirve yılı olup; euro ile arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki vardır (r=0.873; p<0.001). 2012-2020 döneminde istatistiksel olarak bitcoinin ham petrol fiyatı ile arasında negatif yönlü ve zayıf; cumhuriyet altını, altın ons fiyatı, dolar ve euro ile arasında ise kuvvetli bir ilişki vardır ve bu ilişki anlamlıdır. Yüksek hareketlilik, bitcoinin, istikrarlı bir ödeme aracından ziyade spekülatif bir yatırım aracı olarak görülmesi olarak algılanabilir. Bitcoinin uzun dönemde en çok euro ile arasında kuvvetli bir ilişki olduğu saptanmıştır.

BitcoinBlockchainBlok zinciri sistemi+2
Özgür Güven
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yiyecek içecek işletmelerinin üretim ve servis sürecinde dijital dönüşüm: Gaziantep ili durum analizi

Küreselleşen dünya üzerinde rekabette ön plana çıkmayı planlayan, pazarda lider bir konuma gelmek isteyen turizm işletmeleri, teknoloji ile birlikte meydana gelen değişim ve dönüşüme ayak uydurmak, değişim ve dönüşümü bünyesinde özümsemek ve bütünleştirmek zorundadır. Turizm endüstrisi içerisinde önemli bir yeri olan yiyecek- içecek işletmeleri, sürdürülebilirliği ve karlılığını devam ettirebilmesi için diğer sektörlerde hızlı bir şekilde meydana gelen değişimi ve dönüşümü, tüm iş ve işletme süreçlerinde etkin bir şekilde kullanabilmeyi amaçlamalıdır. Bu çalışma, Türkiye'deki yiyecek-içecek işletmelerinin üretim ve servis sürecinde dijital dönüşüme yönelik tutumları, niyetleri ve adaptasyon sürecinin ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Çalışmada, 3 bölümden oluşan anket formu kullanılarak değişkenler ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırma, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren turizm işletme belgeli ve belediye belgeli yiyecek içecek işletme yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, teknolojik altyapısı hazır bulunan, değişim ve dönüşüme belirli bir kaynak ayıran, organizasyon altyapısını sürekli yenileyen işletmelerin; şahıs işletmeleri ile kobilere nazaran dijital dönüşüme yönelik tutumları ile niyetlerinin olumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca, bu işletmelerin dijital dönüşüm sürecine daha hazır bulundukları, dijital dönüşüm sürecinde az problem yaşadıkları, bu sürece kolay uyum sağlayabilecekleri gözlemlenmiştir. Yiyecek içecek işletmelerinin dijital dönüşüme yönelik tutum ve niyetleri ile dijital dönüşüm ve yeniliklere organizasyonel olarak hazırbulunmaları arasında doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

GaziantepSayısal dönüşümYiyecek içecek hizmetleri+1
Zafer Barış
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üretimde dijital dönüşüm ve etkileri: Türkiye ekonomisi açısından bir analiz

Endüstri 4.0; modern teknolojilerle, modern değer zincirlerini bir araya getiren üretimde ortaya çıkan dijital dönüşümün yarattığı son sanayi devrimidir. Bu dönüşüm, gerçek ve sanal sistemleri, bilişimi, Nesnelerin İnterneti ile çeşitlenen İnternet servislerini içinde barındırır. Endüstri 4.0; internet, iletişim, bilişim, sensör, otomasyon, yapay zekâ – makine öğrenmesi ve robotik teknolojilerin üretim süreçlerini önemli biçimde etkilemesi ve değiştirmesi ile meydana gelen bir süreçtir. Günümüzde sanayi üretiminde yaşanan büyük değişimler ve sanayi devrimleri, ülkeleri rekabet gücü elde edebilmek için söz konusu değişim hareketine uyum sağlamak zorunda bırakmıştır, elde etmek istedikleri bu rekabet gücü için bazı stratejiler geliştirmişlerdir. Bu süreç 2011 yılında başlamış ve Endüstri 4.0 olarak adlandırılmıştır. Bu süreçten en önemli iki beklenti, yüksek verimlilik ve yüksek katma değer elde etme beklentisidir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin süreci yakalayıp sürdürebilmeleri, gelecekte uluslararası konjonktürün neresinde olacaklarının belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 4. Sanayi Devriminin ortaya çıkışı, vizyonu, bileşenleri, tasarım ilkeleri, faydaları, fırsatları ve zorluklarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, Endüstri 4.0'ın etkileri ve bileşenleri kapsamında dünyadaki uygulamaları ortaya konulmuştur. Son olarak üçüncü bölümde, endüstri 4.0 kapsamında Türkiye ekonomisinin durumu ve rekabet gücü analiz edilmiş ve ortaya konulan swot analizi sonucu, Türkiye'nin bu konuda Endüstri 4.0 uyumuna yönelik vizyonu ve olası politikaları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Analiz sonucunda ülkemizde gerek özel kesim gerekse kamu kesiminde Endüstri 4.0 farkındalığının başladığı, fakat henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı tesbit edilmiştir.

Ekonomik etkiEndüstri 4.0Endüstriyel üretim+4
Özlem Özan Kesbiç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşüm, smart ve inovatif teknolojilerin tüketici satınalma davranışlarına etkisinin teknoloji kabul modeli ile incelenmesi: Beyaz eşya sektöründe biruygulama

Teknoloji günden güne gelişiyor. Teknoloji de yaşanan gelişmeler dijital dönüşüm etkisini karşımıza çıkarmaktadır. Dijital dönüşümün etkileri, sağlık, otomotiv, elektronik, eğitim gibi birçok alanın yanında beyaz eşya sektöründe de oldukça fazla karşımıza çıkmaktadır. Teknolojik ve yenilikçi ürünlerle zenginleşen sektör daha akıllı, daha inovatif, erişilebilirliği daha yüksek, dijital deneyimlerle dolu bir dünyanın parçası olmaktadır. Akıllı ürünler, insan yaşamını zenginleştirmekte ve yeni bir gelecek yaratarak sosyal refah düzeyini arttırmaktır. Dijital çağda günlük yaşam kalitelerine artı değer katan ve ev yaşamanı konforlu kılan yenilikçi ve akıllı ürünler köklü bir değişimden geçerek yeni stratejiyi oluşturmaktadır. Akıllı ürünler, ağ bağlantılı hayata yönelik aksamlarıyla geniş bir çalışma yelpazesi oluşturmaktadır. Mekanik aksamlar kendi arasında iletişimi sağlamaktadır. Beyaz eşya sektöründe ön plana çıkan dijital dönüşüm kavramı, endüstri 4.0 teknolojileri yeni nesil ürünler ile pazara sunulmaktadır. Akıllı ve inovatif sistemlerin veya teknolojilerin entegre edildiği beyaz eşya ürünlerinin tüketiciler tarafından benimsenmesi ve kullanılması işletmeler açısından önem taşımaktadır. Çalışmada, beyaz eşya sektöründeki akıllı ve inovatif teknolojilerin tüketiciler tarafından kabul edilmesi araştırılmış, teknoloji kabül modeli ile tüketici kabul süreci değerlendirilmiş ve tüketici satın alma davranışına etkisi incelenmiştir. Literatür araştırmalarından yola çıkarak TKM boyutlarına uygun 7 hipotez oluşturulmuştur. Araştırma verileri, Manisa ilinde yaşayan, dijital dönüşüm teknolojilerini bilen, beyaz eşya ürünlerini kullanan ve 18 yaş üzeri bireylerden anket uygulaması ile 341 veri elde edilmiştir. Örneklemi ve hipotezleri değerlendirmek üzere analizler uygulanmıştır. Algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda, tutum ve niyet değişkenleri arasındaki pozitif ilişki kanıtlanmıştır.

Akıllı malzemelerBeyaz eşyaEndüstri 4.0+4
Esin Arslan Ensağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde kalite arayışları ve akreditasyon: Muhasebe eğitimi üzerine bir çalışma

Dijital dönüşüm, günümüzde hızla değişen teknolojik gelişmeleri beraberinde getirmekte ve bu gelişen teknolojilerin etkisiyle yeni bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatılmış işgücü ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Eğitimde kalitenin en önemli göstergesi, ihtiyacı tam olarak karşılayabilecek nitelikli mezunların yetiştirilmesidir. Muhasebe eğitiminde akreditasyon, belirli standartların eksiksiz uygulanarak nitelikli meslek elemanlarının yetiştirilmesine katkısı olan; eğitim kurumlarının birçok açıdan değerlendirilerek, kaliteli ve güncel eğitimin gerçekleştirilmesi, ilgili paydaşlara eğitim programının kalite güvencesinin verilmesini sağlamakla birlikte kalitenin sürdürülmesine olanak tanıyan önemli bir uygulamadır. Bu araştırmada, akredite olan ve akredite olmayan lisans programlarındaki muhasebe eğitiminin dijital içerikli dersler bakımından mevcut durumunun tespit edilmesi ve bu bakımdan akreditasyonun program müfredatlarına etkisi hakkında fikir edinmek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında AACSB, ACBSP, IACBE ve EFMD tarafından akredite edilen "muhasebe" ile ilgili lisans programları ve Türkiye'de akredite olmayan "muhasebe ve finans yönetimi" ile "işletme" lisans programlarının müfredatları incelenerek, dijital içerikli derslerin programlarda bulunma oranları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, akredite olmayan programlarda dijital içerikli derslerin genel oranının akredite olan programlara göre daha fazla olduğu fakat akredite programlarda dijitalleşmenin etkisiyle öneminin artacağı düşünülen yeni teknolojilere, değişen iş süreçlerine dair daha üst düzey bilgi ve becerilere yönelik dijital içerikli dersler ile muhasebe mesleğinin değişen mesleki rollerine yönelik olarak veri odaklı dijital içerikli derslerin akredite olmayan programlara göre daha fazla verildiği tespit edilmiştir. Dijital dönüşümün etkisiyle muhasebe mesleğinin görev tanımlamalarındaki değişimler; muhasebe eğitiminin de müfredat, derslerde kullanılan teknolojiler, öğretim elemanlarının nitelikleri ve iş dünyası ile etkileşimler gibi birçok açıdan yeniden tasarlanması ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu noktada akreditasyon ile yapılan iyileştirmeler, eğitim kurumlarını teşvik edecek süreçlerden biri olarak düşünülmektedir.

AkreditasyonEğitimEğitim kalitesi+3
Şerife Yalın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kuram bağlamında endüstri 4.0 kavramının yayılımı: İçerik analizi çalışması

Dördüncü sanayi devrimi veya Endüstri 4.0 günümüzde örgütler tarafından farklı şekilde anlamlandırılmakta ve örgütsel alana yerleşmektedir. Günümüzde örgütler dijital dönüşüm veya dijitalleşme olarak gördükleri Endüstri 4.0 teknolojilerini kullanmayı en önemli husus olarak görmektedirler. Örgütler örgütsel alanda yer alan ussallaşmış eylemleri törensel biçimde uygulama eğilimindedirler. Buradan hareketle, örgütler dijitalleşme ödülleri, teşvikleri vs. ile kendilerini toplumda ve örgütsel alanda kabul görülebileceklerini düşünmektedirler ve bu şekilde hareket etmektedir. Bu kapsamda örgütsel alanda yer alan aktörlerin kurumsallaşmış eylemlerini meşru olarak nitelendirerek, "dijitalleşmeye uyum sağlamayan yok olacak" düşüncesi ile eyleme geçmektedirler. Bu düşüncenin örgüt kuramları içerisinde son yıllarda en çok araştırılan kuram olan yeni kurumsal kuram mantığında incelenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Endüstri 4.0'ın nasıl kurumsallaştığı ve meşrulaştırıldığının yeni kurumsal kuram mantığında açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmamıza konu olan Sanayide Dijital Dönüşüm Platformunun üyeleri TÜSİAD,MÜSİAD,TOBB,TİM,YASED,TTGV tarafından web sitelerinde yayınlanan 12 rapor ile Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin dijital dönüşümlerinin anlatıldığı 22 rapor içerik analizi ile sınanmaya çalışılmıştır. İçerik analizi ile yerel aktörlerin ve uluslararası aktörlerin Endüstri 4.0 'ı nasıl anlamlandırdıkları ve meşrulaştırdıkları sorularına cevap aranmıştır. Yapılan araştırmalar ile birlikte oluşturduğumuz model Endüstri 4.0 'ın kurumsallaşma sürecini açıklayarak, örgütsel alanda Endüstri 4.0'ın nasıl meşrulaştırıldığını görmemize katkı sunmuştur. Araştırma verilerinden elde edilen bulgular çerçevesinde yerel bağlamda ve uluslararası bağlamda ekonomik kalkınma, işletme modeli ,dijital dönüşüm ve dijital teknolojiler ana kategorileri içerisinde ekonomik kalkınma kategorisi en fazla düzeyde yer verilen kategori olmuştur. Böylece ekonomik kalkınma için üniversite-sanayi-devlet ve paydaşlar arasında oluşturulacak işbirliği ekosistemi ile Endüstri 4.0 nesnelleştirilecek ve bu ekosistem ile örgütler ussallaştırılmış davranışları sergileyeceklerdir.

Endüstri 4.0Endüstri DevrimiKurumsal kuram+1
Ebubekir Torun
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal teknolojilerdeki dijital hizmetlerden yararlanan bireylerin kullanım özeliklerinin belirlenmesi

Finans sektöründe yaşanan dijital dönüşüm sürecinde bireylerin finansal teknoloji uygulamalarını kullanım nedenleri ve finansal teknoloji uygulamalarına duyulan güveni ölçmek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada öncelikle finansal teknoloji tanımı, tarihi, dünya ve Türkiye ekosistemi anlatılmıştır. Çalışmada finans ve bankacılık sektöründe kullanılan teknolojilerin işleyişi incelenmiştir. Finansal teknolojiler, finans ve bankacılık sektöründe, zamanın verimli kullanılması, işlemlerin kolaylıkla yapılabilmesi, her zaman ulaşılabilir olması ve sunduğu güvenlik hizmetleriyle bireyler tarafından tercih edilebilir olmuştur. Çalışma sonuçlarına göre finansal teknoloji uygulamalarında yapılabilecek işlem sayısı arttıkça bu teknolojinin tercih edilebilir olacağı düşünülmektedir. Ayrıca çalışmada finansal teknolojiye ilişkin bilgi yetersizlikleri giderilmeye çalışılmıştır. Belirsizlikler ortadan kalkmadıkça finansal teknolojilere duyulan güvenin artıp azalması konusunda bir çıkarım yapılamamaktadır.

Bankacılık sektörüBankalarDijital hizmetler+4
Rabia Durhan
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşüme karşı işgören tutumlarının incelenmesi: Alanya'da otel işletmeleri üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı, otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin dijital dönüşüme karşı tutumlarının incelenmesidir. Ayrıca turizm sektöründe yaşanan dijital dönüşümle otel işletmelerindeki işgörenlerin işsizlik kaygısı taşıyıp taşımadıklarını incelemektir. Araştırmanın amacına göre değişkenler arası ilişki derecesini nesnel olarak gözlemleyip ölçmek olması, çalışmada verilerin gözlenebilir, sayısal biçimde ifade edilebilir olması sebebiyle araştırma yöntemlerinden nicel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak bilimsel araştırmalarda en yaygın kullanılan yöntemlerden biri olan anket tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini Antalya ili Alanya bölgesindeki 4 ve 5 yıldızlı otellerin tüm departmanlarında çalışan işgörenler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler tanımlayıcı ve keşfe yönelik istatistik teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları sonucunda mesleki tecrübe arttıkça işgörenlerin dijital dönüşüme kendilerini daha hazır hissettikleri ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca betimsel analiz sonucunda işgörenlerin dijital dönüşümün onları ileride işsiz bırakmasından endişelendikleri, dijital dönüşüme ayak uyduracak yeterli eğitime sahip olmadıkları ve dijitalleşme ile birlikte turizm sektöründeki mesleklerin gelecekte yok olacak meslekler arasında olacağını düşündükleri sonucuna ulaşılmaktadır. Elde edilen sonuçların literatür ile uyum gösterdiği bazı sonuçların ise literatüre yeni kazanımlar sağlayacak nitelikte olduğu söylenebilir.

Antalya-AlanyaEndüstri 4.0Mesleki kaygı+5
Bahar Türkmen Akbulut
Düzce University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital tedarik zinciri olgunluk modelinin tasarımı: Ölçek geliştirme ve vaka uygulaması

Dünyada yaşanan çevresel sorunlar, krizler, kaynak kıtlığı ve küresel rekabet, tedarik zinciri ağlarındaki karmaşıklığı artırmakta ve zincirin zayıf halkalarını gün yüzüne çıkarmaktadır. Dirençli ve rekabetçi kalabilmek isteyen kuruluşlar, dijital teknolojilerden yararlanarak müşterileri için daha benzersiz deneyimler oluşturmaya, daha kaliteli hizmet sunmaya ve daha verimli operasyonel süreçler tasarlamaya çalışmaktadırlar. Yeni gelir akışları elde etmek isteyen bu kuruluşlar, Endüstri 4.0 teknolojileri ile beraber kurumsal zihniyet değişikliği de gerektiren dijital bir değişim ve dönüşüm hareketi başlatmaktadırlar. Bu dönüşüm sürecini en az maliyetle ve en başarılı şekilde yönetebilmek adına stratejik bir yol haritası ile hareket etmekte fayda vardır. Literatür taraması ve uzmanlarla yapılan görüşmeler sonucu tedarik zincirleri için kapsamlı, sistematik ve ölçülebilir bir olgunluk modeline ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Bu çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 ile başlatılan dijital dönüşüm sürecinde kuruluşların tedarik zincirlerinin mevcut durumlarını ölçmelerine ve gerekli iyileştirmeleri yaparak bir sonraki olgunluk düzeyine ulaşmalarına rehberlik edebilecek "Dijital Tedarik Zinciri Olgunluk Modeli" önerisinde bulunmaktır. Metodolojik olarak bu çalışma tasarım bilimi araştırmasına dayanmaktadır. Araştırmada Becker ve diğ. (2009)'nin model geliştirme adımlarına uyularak, tedarik zincirleri için bilimsel temellere dayanan; kapsamlı, sistematik ve ölçülebilir bir olgunluk modeli hazırlanmaya çalışılmıştır. Tasarlanan model, bir kuruluşun kendisini değerlendirmesine olanak sağlayan 5 seviyeden ve tanımlanmış 4 temel boyut ile bunlara atanan 50 niteliksel yetenekten oluşmaktadır. Literatür ve uzman görüşlerinden faydalanılarak tasarlanan modelin temel boyutları, "Dijital Strateji", "Dijital Organizasyon", "Operasyonel Süreç Yönetimi" ve "Müşteri Değer Yönetimi" olarak adlandırılmıştır. Modelin kullanımını kolaylaştırmak için, kuruluşların kendi öz değerlendirmelerini yapabilecekleri bir "Dijital Olgunluk Ölçeği" geliştirilerek model pratik bir araca dönüştürülmeye çalışılmıştır. Modelin nasıl uygulanabileceğini göstermek amacı ile, çoklu vaka analizi yapılarak model test edilmiş ve vakalar için aksiyon planları oluşturulmuştur. Vaka çalışması sonuçları, önerilen modelin kuruluşların tedarik zinciri olgunluk düzeylerini yansıtabildiğini, kullanımını kolay, aşamalar arası faaliyetlerinin anlaşılır ve modelin uygulanabilir olduğunu göstermektedir. Geliştirilen bu model, dijital yeteneklerini geliştirmek isteyen kuruluşlara önemli bilgiler sağlayarak dijital dönüşümlerine rehberlik edebilir.

Elektronik tedarikEndüstri 4.0Olgunluk modeli+5
Gökhan Eğilmez
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital dönüşümün örgütsel dinamikler üzerindeki etkileri

Yaşadığımız çağda gündemi; 'yapay zekâ', 'robotlar', 'metaverse', 'bulut teknolojileri', 'nesnelerin interneti', 'akıllı üretim' vb. birçok yeni kavram meşgul etmektedir. Ve görülmektedir ki; dijital dönüşüm, dijitalleşme, dijitalizasyon artık bir alternatif, bir tercih meselesi olmanın çok ötesinde olağan akışta kendine güçlü bir yer edinmiş insanları ve toplumları etkisi altına alan kaçınılmaz bir süreci temsil etmektedir. Yüz yüze kalınan bu sürecin yansımalarının işletmelerde de ortaya çıktığı ve yıkıcı bir etki ile var olan her şeyi yeni bir formata dönüştürdüğü düşünülmektedir. Buradan hareketle araştırmada dijital dönüşümün örgütsel dinamikler üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada dijital dönüşüm sürecinde ön plana çıktığı düşünülen; liderlik, organizasyonal yapı, dinamik yetenekler ve stratejik çeviklik olmak üzere dört temel örgütsel dinamiğe yer verilmiştir. Dijital dönüşümün söz konusu dinamikler üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması amacıyla nitel araştırma yöntemi ve desen olarak da fenomenoloji deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Türkiye'de alanında öncü olan ve dijital dönüşüm konusunda yol kat etmiş 17 adet işletmeden oluşurken; yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle bulgular elde edilmiştir. Gerçekleştirilen analiz sonucunda 244 kod, 56 kategori ve 15 adet de temaya ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular işletmelerin dijital dönüşüm sürecinde farklı seviyelerde olduklarına; liderlik tarzı, örgüt yapısı, dinamik yetenekler ve stratejik çevikliği kapsayan örgütsel dinamiklerin de bu seviyelere göre farklılaşabileceğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın sonucunda 'dijital sıçrama süreci' modeli oluşturulmuştur. Bu modelin ilk basamağı olan 'dijital farkındalık' ta 7 işletme tespit edilmiş ve örgütsel dinamikler; katılımcı liderlik, hibrit organizasyonel yapı, hız dinamik yeteneği ve adaptasyonel refleksler olarak ortaya çıkmıştır. İkinci aşama olan 'dijital olgunluk'ta 6 adet işletmeye yer verilmiş ve etkileşimci liderlik, hibrit organizasyonel yapı, hız ve bilgi yönetimi dinamik yetenekleri ve adaptasyonel refleksler örgütsel dinamikleri tespit edilmiştir. Son aşamalar olan 'dijital düşüş' ve 'yeniden yükseliş' aşamalarında ise 4 tane işletme konumlandırılmış ve karizmatik liderlik, hibrit organizasyonel yapı, bilgi yönetimi dinamik yeteneği ve adaptasyonel refleksler bu aşamaları temsil eden örgütsel dinamikler olarak belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Dijital Dönüşüm, Liderlik, Organizasyonel Yapı, Dinamik Yetenekler, Stratejik Çeviklik

Dinamik yeteneklerLiderlikSayısal dönüşüm+2
Tuğba Çiçek
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital gözetim ve mahremiyetin dönüşümü: "The Circle" örneği

Gözetim, geçmişten günümüze kişileri, toplulukları denetlemek ve belirli bir disiplin altında tutmak üzere gözetlenene ilişkin veri akışlarına yönelik bilgiye sahip olmayı sağlayan sistemli takip işlemidir. Dijitalleşme ve ağ teknolojilerinin artışı ile gözetim, izlenen kişinin de gözetleyen olarak aktif bir katılım sağladığı çift taraflı bir eylem halini almıştır. Dijital gözetim, hem toplum ve bireylerin verilerine küresel ve bölgesel asayiş için erişimin sağlandığı hem de fail olarak bireylerin internet teknolojileri aracılığıyla birbirini gözetleyebildiği bir izleme yöntemidir. Bu çalışma, gözetimin dijitalleşme ile değişen anlamını tarihsel bir perspektiften ele alırken sosyolojik olarak mahremiyet kavramının neyi ifade ettiğini ve bu kavramın dijital gözetime bağlı olarak yaşadığı anlam kaymasını incelemektedir. Çalışmanın ilk kısmı, Karl Marx ve Max Weber'in gözetime ilişkin düşünceleri ve Jeremy Bentham'ın panoptikon mimarisi modeli üzerinden gözetim kavramının açıklamasını sunarken bu doğrultuda Michel Foucault'nun gözetime ilişkin düşünce mirası da derinlemesine incelenmiştir. İkinci kısımda ise dijital gözetime ilişkin modellere ve Manuel Castells, Gilles Deleuze, David Lyon ve Zygmunt Bauman gibi düşünürlerin görüşlerine yer verilirken mahremiyet kavramının tarihsel süreçteki yeri, kamusal-özel alan, güvenlik ve risk bağlamında değerlendirilmiştir. Dijital gözetimin içsel ve dışsal boyutu, küresel ölçekte güvenlik stratejileri ve internetteki gözetim, bireysel ölçekte ise sosyal medya ve sanal kimlikler üzerinden açıklanmıştır. Güvenlik amaçlı dijital gözetim teknolojilerinin artışı ile kişisel mahremiyet alanlarının sınırlanması dışında sosyal medya ve sosyal ağlar üzerinden bireylerin kendi mahrem alanlarını açıkça teşhiri dikkat çekicidir. Bu bakımdan çalışmanın analiz kısmında ağırlıklı olarak bireylerin kendi rızası ile teknolojik bazda bir gösteriye feda ettikleri mahremiyetleri çözümlenmektedir. Çalışma, dijital gözetim ve mahremiyet ilişkisinin özünün kavranması amacıyla nitel araştırma olarak tasarlanmıştır. İçerik analizi kapsamında Çember (The Circle) kitap ve filmi incelenerek bireylerin mahrem alanlarının sosyal ağlar üzerinden sunumu açıkça örneklendirilmiş ve mahremiyetin dijital dünyadaki dönüşümü öyküdeki karakterler, teknolojik uygulamalar ve özlü sözler üzerinden ortaya konmuştur. Analiz sonucunda sosyal medya ve internet teknolojilerinin günlük hayattaki yerinin mahremiyetin anlamında bir değişime sebebiyet verdiği ve alenileşme hareketinin her şeyi bilme isteğini artırdığı gözlemlenmektedir. Linç kültürü ve toplumun birbirine yabancılaşmasını tetikleyen bu durum bireylerin kendi isteği ile hayatlarını bir gösteri nesnesine dönüştürmelerine de kapı aralamaktadır. Sonuçlar bağlamında dijital gözetimin mahremiyete olumsuz etkilerinin giderilmesi için sosyal medya ve internet teknolojileri hakkında toplumsal bilinçlenmenin oluşturulması ciddi bir önem arz etmektedir.

Elektronik dönüşümGözetimGüvenlik+6
Pelin Büyükgaga
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmde dijital dönüşüm: Otel yöneticilerinin bakış açılarının incelenmesi

Bu çalışma turizm sektöründeki dijital dönüşüme otel yöneticilerinin bakış açılarını belirlemek ve otel işletmelerinin dijital dönüşümle birlikte hangi faaliyetleri gerçekleştirdiklerini, katılımcıların görüşleri doğrultusunda değerlendirmek araştırmanın amacı oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler elde edilmiştir. Nitel araştırma kapsamında düzenlenen görüşme formunun, ilk bölümünde 11 mülakat sorusu, ikinci bölümünde ise otel işletmelerinde kullanılabilecek uygulamalar hakkında bilgi formu oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemi orta, üst ve lüks segment 18 otel yöneticisine görüşme formundaki sorular yöneltilmiştir. Görüşme sonucunda katılımcılardan elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yöneticilerin görüşleri, dijitalin turizm sektörüne önemli katkılar sağlayacağı ve yeni alternatifler sunacağı, turizm sektörünü desteklemesi açısından önemsenmesi gerektiği yönünde olmuştur. Dijital dönüşüme geçiş sürecinde özellikle personel ve müşteriye yeniliği aktarabilmek konusunda güçlüklerin oluşucağını belirtmişlerdir. Aynı zamanda katılımcılar robot ve yapay zekâ uygulamalarını takip ettiklerini ancak maliyet artışı, bilgi hırsızlığı ve siber saldırı gibi önemli tehdit unsurlarını gözardı etmediklerini belirtmişlerdir. Bu fikirler kapsamında dijital turizmde uygulanabilecek bilgi teknolojileri için turizm alanında ve mühendislik alanında uzman kişilerle ortak çalışmalar yapılabileceği, akademisyenlerin ve yöneticilerin bir araya gelerek dijital turizm alanında çeşitli çalışmaların yapılabileceği şeklinde önerilerde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dijital, Dijital Dönüşüm, Dijital Turizm

Akıllı turizmOtel yöneticileriOteller+3
Aslınur Yavuz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Orman ürünleri sanayiinde endüstri 4.0'a geçiş için AHP ve TOPSIS yöntemleriyle sektörlerin sıralanması; Kastamonu bölgesi örneği

Dünyada teknolojinin gelişmesi ve dijital dönüşümle birlikte işletmeler için temel amaç üretimde hızın ve kalitenin artması aynı zamanda esneklik ve ucuzluğun sağlanmasıdır. Küresel rekabetinde artmasıyla işletmeler için dijital dönüşüm gerekli hale gelmiştir. Dijital dönüşüm denildiği zaman ilk akla gelen örnek Endüstri 4.0 kavramıdır. Endüstri 4.0 dönüşümüyle birlikte işletmeler robotları, otomasyon sistemlerini, yapay zeka teknolojilerini ve siber fiziksel sistemleri kullanarak üretimde ve hizmette daha verimli hale gelmeyi hedeflemektedir. Türkiye'de Endüstri 4.0 dönüşümü fikri henüz farkındalık aşamasındadır. Türkiye'de bazı sektörler Endüstri 4.0 dönüşümüne uygun, bazı sektörler ise daha hazır değildir. Bu çalışmada, Türkiye'deki orman ürünleri sektörlerinin Endüstri 4.0 dönüşümü için ne durumda olduğu incelenmiştir. Çalışmanın uygulanacağı bölge olarak Kastamonu ili seçilmiştir. Kastamonu'da bulunan bazı orman ürünleri sektörleri, AHP ve TOPSIS yöntemleri kullanılarak Endüstri 4.0'a geçiş için sektörel olarak sıralanmıştır. Sektörel sıralamanın gerçekleştirilmesi için orman ürünleri sektörlerine hakim olan 11 kişiye yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Anket çalışmasında belirlenen 6 kriterin önem dereceleri belirlenmesi için ikili karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra bu kriterlerin, Endüstri 4.0'a geçiş için orman ürünleri sektörlerine uygunluğu değerlendirilmiştir. Kriterler önem derecesine göre sıralandığında en önemli kriter entegrasyon kriteridir. İkinci önemli kriter ise bilgi kriteridir. Bu kriterleri önem sırasına göre fonksiyonellik, iletişim, varlık ve işletme kriteri izlemektedir. Kriterlerin ağırlıklarından faydalanılarak belirlenen sektörlerin Endüstri 4.0'a geçiş sıralaması gerçekleştirilmiştir. Uygunlukları incelendiğinde ilk sırada parke sektörü karşımıza çıkmaktadır. Bunları sırasıyla lif levha, yonga levha ve mobilya sektörleri takip etmektedir.

Analitik hiyerarşi süreciEndüstri 4.0Orman ürünleri endüstrisi+2
Oğuz Şafak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşüm ve yerel medya: Elâzığ'da yerel medyanın dijitaleşmesi

Günümüzde yeni iletişim ortamları ve teknolojileri hayatlarımız için dönüm noktası olmuştur. Hayatımızın her alanına hızlı bir şekilde girip uyum sağlayan yeni medya, sadece bireylerin hayatının merkezine yerleşmemiş, kamusal ve özel birçok alanda etkinlik göstermiştir. Kişisel bilgisayarlar ve akıllı telefonlar ile insanların ayrılmaz parçası haline gelen yeni medya, geleneksel medya sürecini köklü bir biçimde değiştirmiş ve dönüştürmüştür. Bu süreç ile ortaya çıkan en önemli noktalardan biri, yeni medya teknolojileri ile geleneksel kitle iletişim araçlarının tek yönlü akış mantığının değişmesi ve karşılıklı iletişime imkân veren yeni bir ortamın şekillenmesidir. Böylece pasif konumdaki okuyucu/izleyici/dinleyiciler bu süreçlere aktif bir şekilde katılım gösterebilmektedir. Ayrıca yeni medya temelli platformlar istenilen içeriğe istenilen zamanda ulaşabilmeyi mümkün kılmaktadır. Bu sayede bu platformlarda faaliyet gösteren yayıncı kuruluşlar, içeriklerini daha kısa zamanda daha çok insan ile paylaşma imkânı bulmaktadır. Bu platformlar gün geçtikçe daha hızlı bir şekilde gelişmekte ve medya sektörüne hâkim olan bir yapıya kavuşmaktadır. Yayıncı kuruluşlar da faaliyetlerini bu platformlara taşımayı her geçen gün daha fazla önemsemektedir. Bu bağlamda, yayıncılık alanında yaşanan bu değişimleri yerel medyanın dönüşümü üzerinden incelemek ve anlamlandırmak ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu tezde yerel medya kuruluşlarının sürekli gelişen yeni medya teknolojilerine adapte olma süreçlerine ve bu mecralarda yürüttükleri yeni faaliyetler temelinde yerel medya pratiklerinin nasıl bir dönüşüm geçirdiğine odaklanılmaktadır. Yapılan inceleme Elazığ ili yerel medya kuruluşlarının üzerinden gerçekleştirilmektedir. Elazığ yerel medya kuruluşlarının dijital dönüşüm süreçlerine nasıl adapte oldukları, bu dijital dönüşüm ile birlikte yeni medya platformlarını nasıl kullandıkları ve bu platformlar sayesinde faaliyet alanlarını nasıl genişlettikleri incelenmektedir. Bu bağlamda, çözümleme için Elazığ ilinde yayın yapan Fırat Gazetesi, Günışığı Gazetesi, Kanal 23 ve Kanal Fırat olmak üzere iki yerel gazete iki de televizyon kanalı ele alınmıştır. Bu medya kuruluşlarının web siteleri ve sosyal ağ sayfaları incelenerek bir çözümleme gerçekleştirilmiştir. İnceleme sonucunda yeni medya temelli mecraların genel anlamda yayıncılık anlayışını değiştirdiği ve bu değişimin yerel medya kuruluşlarında da belirgin bir biçimde karşılık bulduğu görülmüştür. Yerel medya kuruluşlarının yeni medya mecralarını önemsedikleri ve bu mecraları etkin bir biçimde kullanarak izlerkitlelerine ulaşma çabası içinde oldukları gözlemlenmiştir.

ElazığElektronik dönüşümSayısal dönüşüm+4
Enes Arifoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerin dijital dönüşüm (endüstri 4.0) farkındalık ve algı düzeyinin değerlendirilmesi: Elazığ OSB örneği

Ülkelerin temel amaçlarının başında vatandaşlarının yaşam kalitelerini artırmak gelmektedir. Refah düzeyini artırmanın en önemli aracı ekonomik açıdan güçlü bir konuma gelmektir. Ülke ekonomilerini ayakta tutan temel unsur imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerdir. İşletmeler rekabetçi konumlarını korumak ve daha üst seviyelere çıkarabilmek için teknolojik yeniliklere önem vermelidir. Bu teknolojik yeniliklerin en önemli basamağını dijitalleşme oluşturmaktadır. İşletmeler açısından dijital dönüşüm, sadece kârlılığa yaptığı katkı nedeniyle değil aynı zamanda rekabet avantajı elde etmek için de kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, Elazığ Organize Sanayi Bölgesi içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin, Dijital Dönüşüm (Endüstri 4.0) olarak adlandırılan yeni üretim modeli hakkındaki bilgi seviyelerini ölçmek ve mevcut alt yapılarının dijital dönüşüme ne kadar uygun olduğunu belirlemektir. Bununla birlikte üretimdeki teknolojik değişimin getireceği faydaların işletmeler tarafından ne kadar bilindiği konusu da araştırılmıştır. Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 9 farklı sektörden, 82 işletmeye hazırlanan anket uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen değerler istatiksel araçlar ile analiz edilmiştir. Toplanan veriler üzerinde yapılan normallik analizi sonucunda verilerin normal dağılım göstermemesinden dolayı parametrik olmayan istatiksel yöntemler kullanılmıştır. Anketi oluşturan sürekli değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için Spearman korelasyon testi uygulanmıştır. Sürekli değişkenler ile kategorik değişkenler arasındaki ilişkiler ise Kruskall Wallis H ve Mann Whitney U testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, işletme yetkililerinin Endüstri 4.0 konusunda yetersiz bilgiye sahip oldukları ve Endüstri 4.0'a yönelik herhangi bir hedef ve amaçlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Endüstri 4.0'a genel yaklaşım ile Endüstri 4.0'a strateji ve organizasyon boyutunda yaklaşım arasında anlamlı ve güçlüye yakın bir korelasyon ilişkisi tespit edilmiştir. Şirketlerin müşteri sayısı, çalışan sayısı ve yıllık cirosuna göre Endüstri 4.0'a yaklaşımları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmemiştir. Araştırma Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'ndeki farklı sektörlerin Sanayide Dijitalleşme hazırlıklarını ve beklentilerini analiz edebilmek için yapılmış ilk çalışmadır.

Akıllı fabrikalarDönüşümElektronik dönüşüm+5
Serkan Metin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Startup'lar ve Türkiye'de dijital dönüşüme etkisi

Startuplar birçok sektörde faaliyet göstermektedir. Startuplar dijital teknolojik birçok yenilik getirerek dijitalleşmeye önemli katkılar sağlamaktadır. Yapılan alan araştırmasında Türkiye'de birçok sektörde dijital dönüşümün yansımaları çalışılmış, ancak startuplar ve Türkiye'de dijital dönüşüme etkisi incelenmemiştir. Startupların oluşturduğu iş sistemin dijitalleşmeye etkisi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın ana problemini startupların oluşturmuş olduğu sistem sonucunda tüketicilerin mobil alışveriş uygulamasını benimsemesini etkileyen faktörlerin neler olduğu ve işletmelerde dijital dönüşümün neden gerçekleştiği oluşturmaktadır. Araştırmada ülkemizde faaliyet gösteren startuplardan olan Getir, Yemeksepeti, Trenyol gibi startup olarak başlangıç yapmış ve platformlarda yer alan firmaların; toptan ve perakende ticaret, otel ve lokanta, ulaştırma, depolama ve haberleşme, imalat sektörlerinde faaliyet gösteren birçok işletmeyi dijitalleştirip sistemine dahil ederek müşterilerle buluşturması ve bu dijitalleşme süreci incelenmiştir. Araştırmanın evrenini mobil uygulama üyeliği bulunan işletmeler ve tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise mobil uygulama üyeliği bulunan tüketiciler ve Adana ilinde üye işyeri olarak faaliyet gösteren işletmeler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama vasıtası olarak genişletilmiş teknoloji kabul modeli ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışmada ilk olarak tüketici gruba nicel araştırma yaklaşımı uygulanmış ve verilerin elde edilmesi sürecinde anket yöntemi kullanılmıştır. İkinci olarak ise nitel araştırma yaklaşımı uygulanarak üye işyerlerine görüşme soruları yöneltilmiştir. Çalışmada startupların oluşturmuş oldukları dijital sisteme katılımının, işletmelerin dijitalleşme sürecini nasıl etkilediği dönüşüm nedenleri çevesinde araştırılmış ve Türkiye'de ki işletmelerin dijitalleşmesinde nasıl bir etki yarattığı incelenerek alan yazına katkı sunulması hedeflenmiştir.

Sayısal dönüşümSayısal ekosistemSayısallaştırma+2
Onurhan Haydar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşümden veri gazeteciliğine dijital gazetelerde infografik haberlerin incelenmesi

Teknolojinin gelişimi bilgiye erişimi kolaylaştırmış ve paylaşımını arttırmıştır. Günümüz şartlarında toplum hızla dijitalleşmektedir. Dijitalleşme, gazetecilikte yeni bir saha açarak verinin toplanması, ayıklanması ve hikayeleştirme süreçlerini değiştirmiştir. Farklı türden verilerin depolanması ve ilişkilendirilmesi bilgisayar yardımı olmadan gerçekleşememektedir. Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler yeni iletişim ortamlarının gelişimini sağlamıştır. Gündelik yaşamın dijitalleştiği göz önüne alındığında insanlar bu yeni iletişim ortamında video, fotoğraf ve enformasyon bırakarak veri miktarındaki artışa neden olmaktadır. Devasa boyuttaki verilerin analizi önem kazanmakla birlikte anlaşılabilirliğini arttırmak amacıyla verilerin görselleştirilerek habere dönüştürülmesi işlemi veri gazeteciliği pratiklerini oluşturmaktadır. Bu çalışma gazetecilik pratiklerinin teknolojinin getirmiş olduğu yeni anlayış ve ihtiyaçları gazetecilik pratiği ile entegre ederek veri gazeteciliği alanını araştırmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de dijital medya, veri gazeteciliği ve infografiklerin ne olduğuyla başlayıp, örnekler aracılığıyla kavramsal ve pratik kullanımları üzerine tartışarak infografik haberler incelenmiştir. Bu kapsamda örneklem olarak seçilen Yeni Şafak ve Habertürk internet sitelerinde 1 Ağustos 2020 – 31 Ekim 2020 tarihleri arasında yayınlanan infografikler haber konularına, görsel unsurlara ve infografik türlerine göre ayrılarak dağılımları belirtilmiştir. Ayrıca infogarfiklerin sosyal medya platformu olan Instagram'da paylaşımları incelenmiştir. Veri gazeteciliği ve infografikler üzerine çalışmalarda bulunan TRT Haber, Yeni Şafak ve Hürriyet'te görev yapan gazetecilerle görüşme gerçekleştirilmiştir. Yapılan içerik analizi sonuçlarına göre Yeni Şafak infografiklerinin %90'ını bilgilendirme infografikleri oluştururken, Habertürk infografiklerinin %75'ini istatistiksel infografikler oluşturmaktadır

Elektronik medyaGazetelerHaberler+7
Yasemin Taşin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects