Dil bilgisi-eylem
133 theses under this subject heading
Türkmen Türkçesinde zarf-fiiller
Tez çalışmamıza merkez edindiğimiz Türkmen Türkçesi, Türkçenin Oğuz grubunun doğu kolunda yer alır. Bu lehçenin Türkoloji çalışmalarındaki en önemli özelliği, aslî uzunlukları barındırmasıdır. Ülkemizde diğer Türk lehçelerinde olduğu gibi Türkmen Türkçesi üzerine çalışmalar Türkmenistan'ın istiklâle kavuştuğu döneme kadar ne yazık ki sınırlı sayıda kalmıştır. Türk dilini anlamada önemli bir yer tutan fiilimsilerden sayıca en kalabalık ve işlevce en karışık olan zarf-fiil yapılarının Türkmen Türkçesinde müstakil olarak ele alınmadığını gördük. Türkmen Türkçesinde Zarf-Fiiller başlıklı çalışmamızda Türkmen Türkçesiyle yazılmış edebî eserler taranarak zarf-fiil yapılarının kullanım özellikleri ve işlevleri tespit edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Tez çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Türkmen Türkçesinin Türk lehçelerinin arasındaki yeri konusu, değişik çalışmalarda defalarca ele alındığından burada kısaca işlenmiştir. Tezimizin ana konusunu oluşturan ikinci bölümde ise zarf-fiiller; basit zarf-fiiller, türemiş zarf-fiiller, birleşik zarf-fiiller ve zarf-fiil gibi kullanılan yapılar olarak sınıflandırılmıştır. Bu bölümde Türkmen Türkçesi ile yazılmış metinler taranmış ve tespit edilen yapılar, Türkiye Türkçesine çevrilerek kullanım özellikleri ve işlevleriyle birlikte açıklanmaya gayret edilmiştir. Aynı zamanda Türkmen Türkçesine dair yapılan dil çalışmalarında belirtilen yapılarla yetinilmemiş; ilaveten taramalar sonucu ortaya çıkan ve kaynaklarda incelenmeyen -ArçA, -An bäri, -Ar yerde gibi yapılar da teze dâhil edilmiştir.
Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinde görülen eğretilemeler
Bu çalışma, Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinde görülen kavram eğretilemelerini açıklamaktadır. Alanyazında yapılan diğer çalışmalardan hareketle, algı eylemlerindeki anlam genişlemeleri, anlamsal haritalamalar açıklanmış ve eylemler türlerine göre kategorilenmiştir. Bu sayede Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinin hangi anlam alanlarıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çalışmada öncelikle alanyazında yapılan karşılaştırmalı dil çalışmaları ve bakış açıları sunulmuştur. Ardından kuramsal çerçevede ele alınan çalışmalar betimlenmiş, algı eylemleri ve anlamsal yapıları açıklanmıştır. Bulgular kısmında toplanan veriler incelenmiş ve analizler yapılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde edinilen bilgiler doğrultusunda Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinde görülen eğretilemeler üzerine nihai bir değerlendirme yapılmıştır. İstatiksel bilgiler ile birlikte eylemlerde görülen anlam genişlemeleri ve Türkiye Türkçesi'ndeki algı eylemleri arasındaki hiyerarşi aydınlatılmaya çalışılmıştır.
Nehcü'l-Ferâdîs'in Harezm Türkçesi ve eski Anadolu Türkçesi dönemlerine ait nüshalarında birleşik fiiller üzerine karşılaştırmalı bir inceleme
Söz diziminin bir parçası olan ve ayrıca sözlüksel düzeyde de incelenmesi gereken birleşik fiiller; yapı, işleyiş ve anlamsal yönleriyle dilin önemli unsularından biridir. Bu yapılar, bir eylemi karşılamak amacıyla birden fazla biçim bilgisi unsurunun bir araya getirildiği dil unsurlarıdır. Bu yönüyle dilin ifade gücüne ve kavram karşılama süreçlerine katkı sağlayan öbekleşmelerin başında gelmektedirler. Birleşik fiiller oluşum şekillerine göre genel olarak ana yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller gibi başlıklarda sınıflandırılmaktadır. Birleşik fiillerin, Türk dilinin tarihsel gelişimi içerisinde metinlerde kullanım sıklığı açısından diğer kelime gruplarına nazaran daha önde yer aldığı bilinmektedir. Bu nedenle birleşik fiilller üzerine yapılacak incelemeler hem söz varlığı özelliklerinin hem de söz dizimsel özelliklerin tespiti açısından önem taşımaktadır. Birleşik fiillerin tespiti kadar önemli olan diğer bir önemli konu da bu yapıların tarihsel süreçte kuruluş ve işlev açısından nasıl hareket ettikleridir. Bu konuda Türkçenin tarihi dönemlerinde verilen eserlere dayalı yapılacak karşılaştırmalı çalışmalar birleşik fiil öbekleşmelerinin yapı ve kuruluş açısından seyrinin görülebilmesini sağlayacak somut veriler sunacaktır. Bu çalışmada, Nehcü'l-Ferâdis'in Harezm Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesi nüshalarında yer alan birleşik fillerle ilgili karşılaştırmalı bir inceleme yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmada birleşik fiiller kuruluş ve yapılarında yer alan unsurlar açısından incelenmiştir. Tespiti yapılan birleşik filler ana yardımcı fiillerle kurulanlar, deyimleşmiş/kalıplaşmış birleşik fiiller, tasvir fiilleri ve karmaşık fiiller başlıkları altında sınıflandırılıp değerlendirilmişlerdir. Ayrıca tamlayıcılarla genişletilmiş birleşik fiil yapıları da ele alınarak iki dönem arasında benzerlik ve farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Değerlendirme ve tespitler, tablo ve grafiklerle desteklenerek mukayese edilmiştir. Elde edilen veriler, birleşik fiillerin yapısal niteliklerini ortaya koyduğu kadar Türkçenin kaybolmaya yüz tutmuş söz varlığının da gün yüzüne çıkarılmasına olanak sağlamaktadır.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Mahur Beste" adlı romanındaki fiiller
V ÖZET İnceleme; Sonuç ve Öneriler, Fiillerin Dizini, Genel Dizin ve Kaynaklardan oluşmaktadır. İki bölüm halinde hazırlanan bu çalışmada Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Mahur Beste' adlı romanında belirlenen fiillerin yapı özellikleri incelenmiştir. Roman; öncelikle bilgisayar ortamına aktarılmış ve daha sonra her sayfada fiiller belirlenerek romanın fiiller dizini oluşturulmuştur. İkinci aşama olarak dizinde yer alan fiillerin fiil tabanları belirlenerek fiiller, yapı ve çatı bakımından incelemeye hazır duruma getirilmiştir. Bu ön hazırlıkların sonucunda 1652 fiil belirlenmiştir. Fiillerin yapı ve çatı özelliklerinin değerlendirilmesi çalışmamızın son aşaması olmuştur. Çalışmada esas olan konu yapıdır. Bu nedenle birlikte incelediğimiz çatı konusu ikinci bir bölüm olarak değil yapı konusunun içinde yer almaktadır. Yapı konusu basit-türemiş-birleşik olmak üzere üç başlık altıda incelenmiştir. Bu bölümler oluşturulurken gerek fiillerin kökleri gerekse eklenen ekler ve bu eklerin özellikleri açıklama ve dipnotlarla belirtilerek konu genişletilmiştir. Sonuç bölümünde yaptığımız çalışmada karşılaştığımız değişikler belirtildi ve bundan sonraki çalışmalara katkıda bulunabilecek zemin oluşturuldu.
Dede Korkut Hikâyelerinde zarf+fiil eşdizimi
Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait eserlerden biri olan Dede Korkut Hikâyelerinde zarf+fiil eşdizimi incelenmiştir. Eşdizim çalışmaları genellikle anlam temelli ve sıklık temelli olmak üzere iki grupta incelenir. Bu çalışmada her ikisini de kapsayan karma bir yaklaşım kullanıldı. Muharrem Ergin'in Dede Korkut Hikâyeleri adlı eserini temel aldığımız bu çalışmada, zarflar tespit edildikten sonra zarfların, fiillerle kurduğu eşdizimler ve birliktelikler örnekleriyle birlikte ortaya konmuştur. Çalışmamızın temel amacı Dede Korkut Hikâyelerindeki fiil varlığını ve bu fiilleri niteleyicileriyle birlikte inceleyerek eşdizimsel örüntüleri tespit etmek ve bu yolla eserin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamaktır. Üç bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde çalışmanın önemine, amacına, yöntemine yer verilmiştir, bunun yanında Eski Anadolu Türkçesi dönemine, Dede Korkut Hikâyelerine, zarflara kısaca değinilmiş ve eşdizim kavramı açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise tespit edilen bulguların analizleri sunulmuştur.
Divanü Lügati't-Türk'teki fiillerden yeni Uygur Türkçesinde yaşayanlar
m ÖZET DİVANÜ LÜGATİ'T-TÜRK'TEKİ FİİLLERDEN YENİ UYGUR TÜRKÇESİNDE YAŞAYANLAR Mehmet ÇAPUR Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı, Ana Bilim Dalı Danışman: Doç. Dr. A. Deniz ABİK Ekim, 2004/XII+488 sayfa Bu çalışmada Divünü Lügati't-Türk'te yer alan fiiller Yeni Uygur Türçesindeki fiillerle karşılaştırılmıştır. İnceleme sonunda, Divanü Lügati"t-Türk'te tespit edilen 3652 fiilin kök ortaklığı düşünülen fiiller de dahil olmak üzere 1019 tanesinin Yeni Uygur Türkesinde yaşadığı saptanmıştır. Bu çalışmayla XI. yüzyıl eseri olan Divanü Lügati't-Türk ile Yeni Uygur Türkçesi arasında fiiller esas alınarak bir bağ kurulmaya çalışılmıştır. Başka bir deyişle Doğu Türkçesinin ilk yazı dili kabul edilen Karahanlı Türkçesi ile bugün Doğu Türkçesi içinde önemli bir yere sahip olan Yeni Uygur Türkçesi fiiller aracılığıyla ses, anlam ve yapı bakımından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın Giriş bölümünde fiiller, fiillerin söz varlığı içindeki yeri, Divanü Lügati't-Türk ve Yeni Uygur Türkçesi'nin temel alınmasının amacı ile Yeni Uygur Türkçesinin malzemelerinin neler olduğu yer almaktadır. Çalışmamızın İnceleme bölümü beş ana başlığı içermektedir. Birinci bölümde Divanü Lügati't-Türk ile Yeni Uygur Türkçesinin karşılaştırılması sonucu elde edilen 1019 fiil bulunmaktadır. İkinci bölümde ortak fiiller ses bilgisi açısından incelenmiş, söz başı, söz içi ünlü ve ünsüz değişmeleri, ses düşmeleri, ses türemeleri, göçüşme ve ikizleşme biçimlerinde tasnif edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ortak fiiller anlam bilgisi açısından incelenmiş ve bu fiiller anlamı değişmeyen fiiller, yakın anlamlı fiiller, anlam genişlemesi, anlam daralması, anlam değişmesi görülen fiiller olarak ele alınmıştır. Dördüncü bölümde de ortak fiiller yapı bilgisi bakımından incelenmiş basit fiiller, isimden ve fiilden türemiş fiiller başlıkları altında toplanmıştır. Beşinci bölümde ise şeklen çok benzeyen ve anlam olarak da aynı veya çok yakın olan fiillerin ortakIV kökten geldiği düşünüldüğü için bu sözcükler Kök Ortaklığı Bulunan Fiiller başlığı altında verilmiştir. Çalışmanın inceleme bölümünden sonra gelen bölümü, Değerlendirme ve Sonuç bölümüdür. Bu bölümde de inceleme bölümünde elde edilen verilerin yardımıyla bir sonuca gidilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise Divanü Lügati't-Türk ile Yeni Uygur Türkçesinde ortak olan fiillerin alfabetik dizini yer almaktadır. Anahtar sözcükler: Divünü Lügati't-Türk, Yeni Uygur Türkçesi, Fiiller.
İnce Memed 1 ve 2 romanlarındaki eylemlerin görünüş ve kılınış yönünden incelenmesi
TSZ ÖZÜ Kılmış ve görünüş yalnızca şekle bağlı olamayan dilbiigisinin iki ayrı ulamıdır. Görünüş dii içerisinde eylemin kullanımına yansıyan ruhsal etkilerle ve koşullarla ilgili bir dil olayıdır. Eylemde anlatılan iş oluş ya da olayın öznel bir biçimde değerlendir! İmesidir. "olan anaBirıı itin tepelediği köpoğlu köpek. Keçiler ekini geçirdiler. Sen durmuş seyredersin burada. (ÎM I, s. 41)" cümlesindeki "seyredersin" eylemi geniş samanlı olmasına karşın şimdiki saman ifadesi taşımaktadır. Kılmış, eylemin belirttiği olayın süreciyle ilgilidir. Eylemin mastar durumunda var olan süreç, etki yönü ve meydana geliş tarzını ifade eden bir anlam olayıdır. Türkiye Türkçe s inde ki eylemler saman türü yönünden incelendiğinde bir kısım eylemlerin başlama (başlamak, dirilmek, ayağa kalkmak, f ırlamak >, bir kısmının süreklilik (nöbet tutmak, uğraşmak, çalışmak vs.), diğer bir kısmının ise sonuç (ödemek, durmak, ölmek vs. ) ifadesi taşıdıkları görülür, Eylemler meydana geliş tarzı yönünden de kesikli (kurşunlamak) ve kesiksiz (yürümek) olarak sınıflandırılır. Eylemler etki yönlerine göre de kılışlı (kırmak, çalışmak, vurmak) ve oluşlu (ağarmak, kızarmak, avunmak) olarak ikiye ayrılırlar. Görüldüğü gibi görünüş ve kılınış eylemlerin anlam yönlerini ele alan iki dil olayıdır. Hem konuşma dilinde hem de yası dilinde kendini gösteren bu anlam olayları ülkemizde ayrıntılı şekilde ele alınmamıştır. Dilimize ait bu anlam zenginliğinin ortaya çıkarılması gerekmektedir, înce Memed I ve îl romanlarının dil yapısının yalın, konuşma diline yakın olması dolayısıyla böyle bir çalışma için oldukça uygundu.I6Î Eser içindeki örnekleri ortaya çıkarılarak görünüş şekillerine göre tasnif edildi. Görünüş öze İliğine sahip çeşitli sanan lı cünleler örneklerin çokluğu ve çeşitliliğine göre belli başlıklar altında toplandı, ayrıca eylen mastarları da meydana geliş tarsı, sanan türü ve etki yönlerine göre sınıflandırıldı ve bu sınıflandırma ortak bir çatı altında toplandı.
Türkçe Sözlük'ün A, B, C maddelerindeki fiillerin Eski Anadolu Türkçesindeki görünümleri
Bu çalışmada, Türkçe Sözlük'teki fiillerin Eski Anadolu Türkçesindeki görünümleri üzerinde durulmuştur. Ancak çalışma zamanının sınırları göz önünde bulundurularak Türkçe Sözlük'te yer alan fiillerden yalnızca A, B ve C maddeleri incelemeye alınmıştır. Bu fiiller basit, türemiş ve kökeni belirlenemeyen veya köken bilgisi konusunda tereddütlerin bulunduğu fiiller olmak üzere üç bölümde değerlendirilmiştir. Çalışmamızdaki temel amaç, Türkçe Sözlük'teki fiillerin Eski Anadolu Türkçesinde var olup olmadığının, varsa hangi biçim ve anlamda olduğunun belirlenmesidir.Tezin giriş bölümünde, ilk olarak, çalışma hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca çalışma Eski Anadolu Türkçesini temel aldığı için bu bölümde, Eski Anadolu Türkçesi üzerine genel bilgiler verilmiş ve çalışmanın sınırları içerisindeki fiillerle ilgili olması bakımından, Eski Anadolu Türkçesinden Türkiye Türkçesine bazı ses bilgisi özellikleri üzerinde durulmuştur.Çalışmada Türkiye Türkçesi genel söz varlığını göstermek amacıyla Türkçe Sözlük, Eski Anadolu Türkçesinin genel söz varlığını gösterebilmek amacıyla da Tarama Sözlüğü temel alınmıştır. Türkçenin köklü bir dil olması, tarihsel sözlükçülüğü önemli kılmaktadır. Bu bakımdan Tarama Sözlüğü tarihsel sözlükçülük alanında yeterli bir çalışma olmasa da, oldukça önemli sayılmaktadır. Çalışmayla tarihsel sözlüğümüze bir katkı sağlanması ve Tarama Sözlüğü'nün kimi bilgilerinin daha eleştirel bir gözle değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Tezin inceleme bölümünde, fiiller basit, türemiş ve köken belirlenemeyen veya köken bilgisi konusunda tereddütlerin bulunduğu fiiller olmak üzere 3 bölümde incelenmiştir. Basit ve türemiş yapılı fiiller, hem Türkçe Sözlük hem de Tarama Sözlüğü'nde bulunma durumlarına bağlı olarak benzer ya da farklı anlam ve biçimlerde değerlendirilmiştir. Ayrıca bu fiiller, yalnızca Türkçe Sözlük ya da yalnızca Tarama Sözlüğü'nde bulunma durumlarına göre de incelenmiştir. Köken bilgisi belirlenemeyen veya köken bilgisi konusunda tereddütlerin bulunduğu fiiller ise, bazı köken bilgisi çalışmaları incelenerek okuyucuların dikkatine sunulmuş ve değerlendirilmeye çalışılmıştır.Sonuç bölümünde ise, Türkçe Sözlük ve Tarama Sözlüğü'nde anlam ve biçim bakımından belirlenen fiillerin dökümü yapılmış ve bu fiiller ile ilgili sayısal veriler göz önüne sunulmuştur.
Didaktisierung der Modalverben aus der sicht der Funktionalen Grammatik
In dieser Arbeit wurde eine Didaktisierung aus der Sicht der Funktionalen Grammatik dargestellt. Da der Didaktisierungsbereich zu generell ist, wurde in dieser Arbeit nur die Didaktisierung der Modalverben eingeführt. Nach Erfahrungen im Unterricht und unter Beachtung des kommunikativen Effekts im Fremdsprachenunterricht ist es zu sehen, dass die Fremdsprachenlernenden zwar die objektiven Nutzung der Modalverben ohne Mühe verstehen, aber sie bekommen den Unterschied bei der Erkennung bzw. Anwendung der subjektiven Aussageweise der Modalverben erhebliche Schwierigkeiten.Die vorliegende Arbeit teilt sich in zwei Abschnitte. Der erste Teil bezieht sich auf die Theorie, wobei die Funktionale Grammatik ausführlich erklärt wurde. Im zweiten Teil handelt es sich um die Didaktisierung der Modalverben. Bei der Didaktisierung der Modalverben werden verschiedene Didaktisierungsverfahren angeboten. In dieser Hinsicht gelangt man zu einem Perspektivenwechsel, der es ermöglicht, den Unterschied zwischen dem objektiven und subjektiven Gebrauch der Modalverben zu verstehen.Schlüsselwörter: Funktionale Grammatik, Kommunikation, Objektiv, Subjektiv, Modalverben.
An investigation of verb islands in Turkish and English language coursebooks used at primary school level
Learning verbs, as one of the hardest parts of language learning, has been the concern of many studies so far. In these studies, the islands of the verbs have been determined in line with their uses (Tomasello, 1991). Taking the roots from the previous research, the current study aims to investigate the verb islands in Turkish and English language coursebooks used at primary school level. As for the research, electronic formats of Turkish language coursebooks (1st grade to 5th grade) and English language coursebooks (4th and 5th grade) have been used in electronic format, and the coursebook corpora have been created. Via the coursebook corpora, the islands of the verbs have been searched and identified. The basic idea of the study is that if an island is not presented in Turkish or English coursebooks, it may seem difficult for language learner to learn that island. According to the results of the present study, there is not a one to one match between the verbs used in Turkish and English coursebooks. It has been found out that only two English verbs are not presented in Turkish coursebooks. Furthermore, there are more Turkish verbs, which is an expected outcome, since Turkish is the mother tongue. When the islands of the verbs have been taken into consideration, it has been found out that most of the verbs have islands with NP. This study sheds light onto the curriculum planners in terms of choosing the verbs together with their islands. Keywords: Verb Islands, Corpus Linguistics, Coursebooks
Tuvacada tasvir fiilleri
Dil, bireyin kendini daha iyi ifade etme ihtiyacından doğan yeni kavramları ve biçimleri karşılamak amacıyla çeşitli unsurlar kullanır. Söz varlığını geliştirmek ve zenginleştirmek adına kullanılan bu unsurlardan biri de birleşik fiiller ve onun bir alt ulamı olan tasvir fiilleridir. Tasvir fiilleri, eylemleri çeşitli açılardan tasvir ederek anlamı tamamlayan, betimleyen yapılardır. Bu çalışmanın amacı Eski Türkçe dönemine ait arkaik özellikler gösteren dillerinden biri olan Tuva Türkçesindeki tasvir fiillerinin durumunu ortaya koyarak alana katkıda bulunmaktır. Çalışmanın birinci bölümünde; tezin amacı, kapsamı, tasvir fiillerinin ne olduğu ve bu konudaki çeşitli araştırmacıların görüşleri yer almaktadır. Çalışmanın yönteminin anlatıldığı ikinci bölümde; örneklem, veri toplama ve inceleme yöntemleri anlatılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde çalışma sonucu ortaya çıkan fiiller ve Tuva Türkçesindeki kullanımları örneklendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise Tuvacada tasvir fiillerinin durumu, kullanım sıklığı bakımından nasıl bir görünüm sergilendiği değerlendirilmektedir. Anahtar kelimeler: Tuvalar, Tuvaca, Tuva Türkçesi, birleşik fiiller, tasvir fiilleri
Arap dilinde isim-fiil ve câmid-fiiller
Bu çalışmada kelime türlerinden olan isim-fiiller ile fiil çeşitlerinden olan câmid-fiiller ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümüde; araştırmanın amacı, konusu, önemi, sınırlılıkları, çalışmada kullanılan yöntemler ve daha önce yapılmış benzer çalışmalardan bahsedilmiştir. İsim-fiillerin mebnî olmaları hasebiyle i'rab, mu'rab, mebnî, kelime, kelimenin türleri ve isim ile fiillerin özelliklerine de değinilmiştir. İkinci bölümde; kelimenin hangi türü kapsamına girdiği konusunda tartışma bulunan isim-fiiller, detaylı olarak incelenlenmiştir. Üçüncü bölümde câmid-fiiller ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise çalışma özetlenip sonuca varılarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Arapça, kelime, isim-fiil, câmid-fiil.
Tarihî Türk lehçelerinde yansılamalı fiiller
Bir Türk için dünyadaki bütün kediler ?miyav?lar, bütün köpekler ?hav?lar, bütün ırmaklar ?çağıl?dar ve gök her zaman ?gür?ler. Türk dilinde yer alan gargara ve kahkaha gibi sayısı çok az olan farklı dillerden ödünç alınmış yansılamalı kelimeler dâhil edilmezse, Türk dilindeki yansılamalı kelimeler, en eski Türk lehçesinin ses olayları ile değişmiş ürünleridir.Bu çalışmada tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinden bilim kurallarına uygun olarak derlenen yansılamalı fiillerin köken bilgisi özellikleri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Taklidî Fiiller, Ses Yansımalı Fiiller, Yansılamalı Fiiller, Tarihî Türk Lehçeleri.
Rabgûzî'nin Kısasü'l-Enbiyâ adlı eserinde fiilimsiler
Bu çalışmada Rabgūzī'nin Kısasü'l-Enbiyā adlı eserinde yer alan fiilimsilerin ortaya konulması hedeflenmiştir. Kısasü'l-Enbiyā eseri üzerinde yapılan daha önceki çalışmalarla Harezm Türkçesi ileri seviyeye taşınmak istenmiştir. Cümle içinde anlatım kolaylığı sağlayan fiilimsiler, yan cümleler oluşturmaktadır. Kısasü'l-Enbiyā üzerinde yapılan çalışmalar incelendiğinde fiilimsiler konusunda derinlikli bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Bu eser üzerinde fiilimsiler konusunda çalışmanın faydalı olacağı düşünülmüştür. Orta Türkçe döneminde yer alan Harezm Türkçesi, Karahanlı Türkçesinden doğmuş ve yerini Çağatay Türkçesine bırakmıştır. Kısasü'l-Enbiyā'nın, Harezm Türkçesinin dil özelliklerini yansıtan önemli bir kaynak eser olduğu ortaya konulmuştur. Bu çalışmayla Kısasü'l-Enbiyā'nın içindeki fiilimsiler, dilbilim disiplini ölçüleriyle değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bu tez çalışmasında Aysu Ata'nın Kısasü'l-Enbiyâ adlı eseri, kaynak eser olarak kullanılmıştır. Kısasü'l-Enbiyâ'da dört farklı isim-fiil eki, on farklı sıfat-fiil eki bulunduğu görülmüştür; en fazla örneğe ulaşılan fiilimsi çeşidi ise zarf-fiil olmuştur. Bu eserde elli altı zarf-fiil eki bulunmaktadır. Harezm Türkçesindeki bu zarf-fiil zenginliğinin Türkçenin o dönemdeki gelişmişliğinin ve anlatım imkânlarının genişlemiş olduğunun bir göstergesidir. Çalışmada, eserde yer alan fiilimsi ekleriyle ilgili örnek cümleler tespit edilmiş ve eklerin durumu incelenmiştir. Yapılan bu incelemede fiilimsiler; "Giriş" bölümünden sonra "İsim-Fiiller", "Sıfat-Fiiller", "Zarf-Fiiller", "İsim Fiillerden Türeyen Zarf-Fiiller", "Sıfat-Fiillerden Türeyen Zarf-Fiiller", "Zarf-Fiil Ekleriyle Kurulan Birleşik Fiiller" olmak üzere altı ana başlık altında incelenmiştir. "Sonuç" bölümünde fiilimsilerle ilgili bulunan sonuçlar ortaya konulmuştur. "Kaynakça" bölümünde çalışmada faydalanılan kaynaklar gösterilmiştir.
Türkçede görünüş: Figen Şakacı'nın Kesekli Tarla örneği
Aristo'dan bu yana ilgi odağı olan, 17. yüzyılda ilk olarak kaynaklarda vid terimiyle geçen ve 1970'li yıllarda ilk kez müstakil bir şekilde ele alınan görünüş, şimdi noktasından bir olayın gerçekleşme zamanını gösteren bir dil bilgisi kategorisidir. Görünüş fiilçekiminde zaman eki olarak adlandırılan eklerin fiilin bitmişlik ve bitmemişlik durumlarını göstermesidir. Olayın gerçek zaman boyutuna yerleşme biçimini gösteren görünüş, konuşan kişinin ve dinleyen kişinin fiile yeni bir anlam yüklemesidir. Bu yönüyle görünüş kategorisi öznel bir kategoridir. Semantik bir kategori olan görünüş, sık sık zaman ve kılınış kategorileri ile karıştırılmaktadır. Görünüşün bu kavramlarla bağı bulunsa da başlı başına ayrı bir kategoridir. Bu çalışmada görünüş kategorisinin daha iyi anlaşılması ve ayırt edilmesi için bu kategori ile ilgisi bulunan zaman, kip – kiplik ve kılınış kategorileri de ele alınmıştır Zaman, fiilin gerçekleşme zamanını; görünüş fiilin süreye nasıl yayıldığını; kip fiilin hangi psikolojik koşullarda gerçekleştiğini; kılınış ise fiilin iç anlamsal yapısını göstermektedir. Bu çalışmada Figen Şakacı'nın Kesekli Tarla adlı hikâye kitabındaki fiiller görünüş açısından incelenmiştir. İnceleme sırasında Comrie'nin görünüş sınıflandırması esas alınmıştır. Bu sınıflandırmada fiillerin bitmişlik ve bitmemişlik türleri esas alınmış aynı zamanda bitmemişlik de kendi içinde alışkanlık ve sürme olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fiil, zaman, görünüş, kip- kiplik, kılınış.
İbrahim Örs'ün Göl Çocukları adlı eserindeki fiilimsilerin tespiti ve Türkçe öğretimi açısından değerlendirilmesi
Türkçe öğretiminin amaçlarından birisi temel dil bilgisi kurallarının kavratılmasıdır. Dil bilgisi kurallarının kavratılması, öğrencilere doğru konuşma, okuma ve yazma becerileri noktasında büyük katkı sağlar. Bundan dolayı fiilimsiler de dil bilgisi içerisinde önemli bir konu olduğundan onun da bu husustaki önemi ortadadır. Genel anlamda fiilimsiler, dil bilgisi konuları içerisinde öğrencilerin kavramakta zorlanıp yeteri kadar benimseyemedikleri konular grubunda yer almaktadır. Dil bilgisi kurallarının ezberletilmeden sezdirilerek öğretilmesi önemli bir husustur. Buna dayanarak dil bilgisi, özellikle fiilimsiler konusunun, edebî metinler aracılığıyla sezdirilerek öğretilmesinin doğru bir yaklaşım olacağı düşünülmüştür. Bu düşünce ışığında bu çalışmanın amacı çocuklar tarafından sevilen bir eserin onlar üzerinde oluşturmuş olduğu olumlu duygulardan yararlanarak ön yargı ile yaklaşılan ve zorlanılan bir konunun, o sevilen eserden oluşturulan örnek fiilimsi metinleri ve cümleleri kanalıyla daha kolay ve kalıcı şekilde öğrenilmesini sağlamaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelenmesi tekniği kullanılmıştır. Doküman incelemesi yazılı, görsel malzemenin toplanıp incelenmesi yoluyla yapılan bir tekniktir. Bunun yanında araştırmadan elde edilen veriler nitel veri analizlerinden betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışma İbrahim Örs'ün Göl Çocukları adlı eserindeki fiilimsi gruplarının tahlilini içermektedir. Sözü geçen eserle ilgili daha önce yapılmış bir fiilimsi çalışması olmamasından dolayı bu eser üzerinde çalışmanın alana katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Çalışmada ilk olarak her fiilimsi grubuyla ilgili olarak araştırmacıların düşünceleri belirtilmiş; daha sonra eserde yer alan fiilimsiler taranarak isim-fiiller, sıfat-fiiller, zarf-fiiller şeklinde sınıflandırması yapılmış; sonraki evrede de fiilimsi grupları tek tek bulunmuştur. Daha sonra çalışmanın sonuç kısmında, incelemeye esas olan fiilimsi gruplarının dağılımı verilip çalışmanın Türkçe öğretimi açısından değerlendirilmesi yapılarak önemine değinilmiştir. Son olarak öneriler kısmında fiilimsi öğretiminin edebî eserlerden faydalanarak gerçekleştirilmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fiilimsiler, Fiilimsi Grupları, Göl Çocukları, İbrahim Örs.
A corpus-based study on noun and verb agreement errors by Turkish learners of English as a foreign language
In this study, Turkish EFL learner`s interlanguage noun and verb agreement errors has been investigated. The study has made used of Error Analysis in analyzing the data for noun and verb agreement errors. The present study has made used of the corpus-based techniques to analyze the use of noun and verb agreement in the Turkish EFL learner`s written performance across A1 – A2, B1 – B2, and C1 – C2 CEFR levels of proficiency available in the related corpora of the Cambridge Learner Corpora. Two different research methods were used in this study, both descriptive and experimental method. Two different groups were involved in this study, experimental and the control group. Experimental group were taught noun and verb using the corpus data-driventechniques; and the control group were taught in a traditional way of teaching noun and verb agreement. The result of the experiment was determined by the test on noun and verb agreement taken by the participants after the experiment. In addition, the overuse, underuse and the errors made in using noun and verb agreement by the Turkish EFL learners were analyzed using Log-Likelihood and Log-Dice in investigating and finding out the statistic evidence upon the possible errors committed by the Turkish EFL leaners. In thıs study Turkısh EFL learner's use of noun and verb agreement in their academic writing has been checked and comparison of the result have been made between the control and the experimental group, however the result has revealed that Turkish EFL learner overuse noun and verb agreement in their writings. In addition corpus-based implantation on noun and verb agreement errors has been done to see if the participants could master the rules or not. the result have shown that the both group have improved, but the experimental group overused noun and verb agreement more than their counterpart control group. Firstly Overall frequencies have been identified and analyzed in a tabular form both CLC and the Corpora compiled by the researcher across A1 – C2 proficiency band of CEF. The data were analyzed using the soft wares called Sketch Engine, AntConc, Log-dice and Log-likelihood in order to compare the result. Secondly, the frequencies of all the categories A1 – C2 of the CLC data as well as the corpus compiled by the researcher during his implementation were analyzed respectively, and each proficiency level frequency is shown respectively.
Altun Yaruk'ta fiil-tamlayıcı ilişkisi
Bu çalışmada Eski Türkçenin en eski ve en hacimli metinlerinden biri olan Budist Uygurların Altun Yaruk isimli öğreti kitabındaki fiillerin durum ekli tamlayıcılar ile ilişkisinin görünümleri incelenmiştir. Fiil-tamlayıcı ilişkisi, yüklem olan fiillerin veya isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil ekleri alıp da geçici isim olmuş fiilimsilerin durum ekleri almış isimlerle bulundukları ilişkidir. İsimlerin de durum ekleriyle ilişki içerisinde olduğu ve onların da tamlayıcı aldığını biliyoruz. Ancak bu çalışmada yalnızca fiillere yer verdik. Türkiye Türkolojisinde henüz yeni olmakla birlikte son yıllarda çeşitli üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde gerek yüksek lisans gerekse doktora tezi olarak yeni verimler elde edilmektedir. Biz de ilgili konuya art zamanlı bakış açısı katmak, yapılan çalışmaların çoğunda modern dillerdeki fiillerin incelendiğini gördüğümüz için bir de ilişkinin görünümünün eskiden nasıl olduğunu göstermek amacıyla Eski Türkçenin söz varlığının büyük bir bölümünü içine aldığını düşündüğümüz Budist Uygur Edebiyatına ait Altun Yaruk'taki fiillerin tamlayıcılarla ilişkisinin görünümünü incelemeye aldık. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan Giriş'te öncelikle Uygurların tarihi, Budizm'in Uygurlardaki görünümü, Budist Uygur Edebiyatı ve İnceleme eserimiz olan Altun Yaruk hakkında özlü bilgiler verdikten; Uygur dilinde kullanılan durum eklerini tanıttıktan sonra fiil-tamlayıcı ilişkisinin ne olduğu, gerek Türkiye gerek Batı'da nasıl yer bulduğu ve hangi isimlerle anıldığı ve fiil-tamlayıcı ilişkisine bakış açılarını verdik; son olarak da konuyu ele alan çalışmalardan bahsettik. İkinci bölüm olan İnceleme'de ise Altun Yaruk'tan elde edilmiş fiil malzemesini alfabetik olarak, fiillerin kökenleri hakkında açıklamalar da yaparak tamlayıcılarla kurdukları ilişkinin görünümünü gözler önüne sermeye çalıştık. Üçüncü bölüm olan Sonuç bölümünde ise yapılan inceleme sonucunda elde edilen bulguları sıraladık. Son bölüm olan Dizin bölümünde ise aldıkları tamlayıcı sayısına göre fiilleri, aldıkları tamlayıcılar da olduğu halde alfabetik olarak dizdik. Anahtar kelimeler: Altun Yaruk, Uygur Türkçesi, fiil-tamlayıcısı, durum ekleri
Amme cüzünde mazi fiilin delaleti
Mazi fiilin ifade etmiş olduğu zamansal delaletler çoğunlukla geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman şeklinde üç ana zamana ayrılmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'in mazi, muzari ve emir fiillerle dolu olduğu bilinmektedir. Bu itibarla, bu tezde Amme cüzünde yer alan mazi fiillerin delaleti konusu, Arap dili dilbilgisi kuralları ile dilbilimci olan tefsircilerin görüşleri çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma giriş ve sonuç kısımlarına ek olarak üç bölüme ayrılmaktadır. Birinci bölümde, fiilin tanımı genel olarak ele alınmıştır. Daha sonra mazi fiilin tanımı yapıldıktan sonra mazi fiilin alametlerinden ve fiilin delaletinden bahsedilmiş, ayrıca فِعْلve عَمَل lafızları arasındaki fark ele alınmıştır. Bundan sonra delalet kavramı tanımlanmış ve delalet çeşitleri belirtildikten sonra zaman ve zamanın bölümleri açıklanmıştır. Bölümün sonunda ise nâsih fiiller ile mazi fiile ait mezid (ilaveli) kiplerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, geçmiş ve şimdiki zamana delalet eden mazi fiiller incelenmiş, yakın ve uzak zamana işaret eden mazi fiil tanıtılmış, ayrıca fiili, bu iki zamandan biriyle sınırlayan durumlar ele alınmıştır. Daha sonra, mutlak mazi fiil ile ona ait durumlar açıklanmış ve içinde söz konusu iki zamanla kullanılan fiillerin geçtiği ayetler açıklanarak mazi fiilin şimdiki zaman ifade eden durumlarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, gelecek zamana delalet eden mazi fiiller incelenmiş ve bu zamanla ilişkili olan tüm durumlar açıklanmıştır. Bu zaman delalet eden mazi fiiller, fiillerin geçtiği ayetler zikredilerek açıklanmıştır. En sonda da sonuç bölümü ile kaynakça yazılmıştır.
Kutadgu Bilig'de yüklem olan birleşik fiillerin istemi
Karahanlı Türkçesi döneminde, Yusuf Has Hacib tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eser bu çalışmanın ana kaynağını oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Kutadgu Bilig'de yüklem olan birleşik fiiller ve istemleri incelenmiştir. Bu inceleme ile birleşik fiillerin istem alma potansiyeli ve istem değişiklikleri değerlendirilmiştir. Çalışmamızda yer alan birleşik fiiller, Helbig ve Schenkel tarafından geliştirilen istem gösterim yöntemi esas alınarak tablolanmıştır. Birleşik fiillerin mantıksal, sözdizimsel ve morfolojik incelemesi yapılmıştır. İstemlerin anlamsal rolleri ve sınırlılıkları gösterilmiştir. Bu çalışmada birleşik fiiller üç başlık altında incelenmiştir: İsim+yardımcı fiil, isim+fiil, fiil+fiil. Bu birleşik fiillerin istem çerçeveleri örnek tablolarla açıklanarak değerlendirilmiştir. Her fiil, bir istem çerçevesine ve mantıksal istem sayısına sahiptir. Fakat fiiller birleşik fiil kuruluşlarında kullanıldıklarında(isim+yardımcı fiil ve isim+fiil şeklinde kurulmuş birleşik fiil yapılarında), yeni yapıya göre istem almıştır. Birleşik fiillerde, birleşiğin isim unsuru değiştikçe istem alma potansiyellerinin farklılaştığı görülmüştür. Her bir birleşik fiil kendi anlamsal yapısına bağlı istem almıştır. Fiil+fiil şeklinde kurulan birleşik fiiller ise birinci fiilin istem çerçevesine bağlı kalmıştır. Anahtar Sözcükler: Kutadgu Bilig, birleşik fiil, istem
Uygur harfli Rızvan Şah ile Ruh-Afza Hikâyesi'nde birleşik fiiller ve durum ekli tamlayıcıları
Uygur Harfli Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi, Eski Uygur alfabesiyle yazılmış İslamî devreye ait Çağatayca mensur bir hikayedir. 1435 yılında Mansur Bahşı tarafından yazılan bu eser çift kahramanlı bir aşk hikayesi olup, eserde Çin padişahı Rızvan Şah ile peri padişahının kızı Ruh-Afza arasında geçen aşk anlatılır. Bu çalışmada, giriş bölümünde Uygur Harfli Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi adlı eserin kısa bir özeti, eserin dili olan Çağatay Türkçesi, birleşik fiil, isim durum ekleri ve fiil-tamlayıcı ilişkisi hakkında genel bilgiler verildi. İnceleme kısmında birleşik fiiller; 1-(isim)+(fiil) yapısındaki birleşik fiiller, 2-(fiil)+(fiil) yapısındaki birleşik fiiller, 3-Anlamca kaynaşmış ve deyimleşmiş birleşik fiiller şeklinde üç ana başlık altında, cümle içinde ihtiyaç duydukları isim durum ekleri ile birlikte literatürdeki ortak görüşler doğrultusunda gösterildi. Sonuç kısmında, isim veya isim unsurlarıyla birleşik fiil oluşturan yardımcı fiillerin kullanılma sıklıklarının sayı ve oranları, birleşik fiillerin yapısal olarak sayıları ve birbirlerine oranları ve yine birleşik fiillerdeki isim ve isim unsurlarının hangi sözcük türünden olduklarının sayıları ve oranları tablosal verilerle gösterildi. Sonuç kısmında yine isim durum eklerinin, eserde kullanılma sıklıklarının birbirlerine oranları ve birden fazla isim durum eki almış birleşik fiiller almış oldukları isim durum ekleri ve sayıları ile gösterildi. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Birleşik Fiil, İsim Durum Ekleri, Türkiye Türkçesi, Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi.
Eski Türkçede fiillerin istemi (Valenz)
İstem kavramı, Lucien Tesniére tarafından bilim dünyasına tanıtılmıştır. Bilim dünyasına tanıtıldığı günden beri ilgi çeken bir konu olmuştur. Bu terim ilk kullanıldığında yalnızca fiillerle ilişkilendirilmiştir. Ancak daha sonraki çalışmalarla adların, önadların, fiilimsilerin ve birleşik fiillerin de istemi olduğu anlaşılmıştır. İstem konusu, çalışma kapsamında Orhun yazıtları olarak bilinen Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarının metinlerindeki fiiller üzerinde incelenmiştir. Böylece Türkçenin tarihî metinlerindeki istem yapısı hakkında bir fikir sahip olmak ve yapılacak diğer çalışmalar için bir karşılaştırma zemini oluşturmak amaçlanmıştır. Orhun yazıtlarındaki fiilin istemi incelenirken kapsam geniş tutulmuş hem yüklem hem fiilimsi yapısında olan tüm fiiller çalışmaya dâhil edilmiştir. Tespit edilen tüm fiiller mantıksal, anlamsal ve söz dizimsel istem açısından ele alınmıştır. Cümlelerde zorunlu istem, seçimlik istem ve eklenti yapıları gösterilmiştir. İncelemede, Helbig ve Schenkel tarafından geliştirilen istem gösterim modeli kullanılmıştır. İnceleme sonucunda fiillerin mantıksal istemi en az bir en fazla üç olarak tespit edilmiştir. Metinde en sık kullanılan anlamsal roller eden, durum, konu ve etkilenen; anlamsal sınırlılıklar insan, yönetici, yer ve silahlı teşkilat; durum işaretleyicileri yalın, belirtme ve yön göstermedir. Çalışmada tek istemi olan 75, iki istemi olan 168, üç istemi olan 17 fiil tespit edilmiştir. Bu fiillerin isteminin, fiilimsi veya yüklem olma durumuna göre değişmediği tespit edilmiştir. Genellikle etken yapıdaki fiillerin edilgen yapıda iken istem sayısında azalma olduğu; etken yapıdaki fiillerin ettirgen yapıda iken istem sayısında artma olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Eski Türkçe, İstem, Fiil, Fiilimsi.
Özbek Türkçesinde ve Yeni Uygur Türkçesinde sıfat fiilli yapılar: Karşılaştırmalı dilbilimsel bir analiz
Sıfat-fiil, Türkiye'de birçok terimde olduğu gibi maalesef ortak bir görüşe varamadığımız bir terimdir. Çünkü sıfat fiil için sıfat fiilin yanı sıra isim fiil, ortaç, partisip, sıfat-eylem, fiilimsi, kılın adı, kılın sanı gibi terimler de kullanılmıştır. Sıfat-fiil Özbek Türkçesinde "sifatdåş" ve Uygur Türkçesinde ise "süpet pe'el" veya "süpetdaş" olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada biz sıfat fiil terimini kullanmayı tercih ettik. Bu çalışma için Özbek Türkçesi'nde 41 eser, Yeni Uygur Türkçesinde ise 33 eser incelendi ve konumuzla ilgili cümleler tespit edildi. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümde Türk dilinde sıfat fiil konusunda yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verildi ve sonrasında Üretken Dönüşümlü Dilbilgisi Kuramı ile ilgili kavramlar anlatıldı. İkinci bölümde Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesinde sıfat fiillerin işlevleri ve anlamları hakkında bilgi verildi ve örnek cümlelerle konu desteklendi. Üçüncü bölümde ise Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesi'ndeki sıfat fiilli yapılar Üretken Dönüşümlü Dilbilgisi Kuramı ile Yönetim ve Bağlama Kuramı uygulanarak incelemeye alınacaktır. Bu bölümde her cümlenin derin yapısı ve yüzey yapısı vardır teorisinden hareketle, tespit edilen cümleler derin yapı ve yüzey yapı katmanı gösterilmeye çalışıldı. Böylelikle bu çalışmada sentaks, semantik ve morfoloji konuları birbiriyle bağlantılı şekilde analiz edilmiş ve biri diğerinden üstün tutulmamıştır. Böylelikle Özbek Türkçesi ve Yeni Uygur Türkçesinin sözdizimi incelemesine katkıda bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sıfat fiil, derin yapı, yüzey yapı, üretken dönüşümlü dilbilgisi, yönetim ve bağlama, sözdizimi.
Kazak Türkçesinde Kiplik: Morfo-sentaktik semantik bir analiz
Kiplik ilk olarak felsefe ve mantık bilimlerinde ortaya çıkmıştır. Temelinin bilgiye dayandığı bu disiplinler için bilgi olası ve zorunlu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bilginin doğruluk veya yanlışlık değeri vardır. Doğruluk/yanlışlık değeri taşıyan bilgilerin oluşturduğu anlamlı cümlelere önerme adı verilir. Kiplik kavramı da önermelerdeki olası ve zorunlu bilgiyi kodlayan araçlardır. Araştırmacılar olası ve zorunlu bilginin yanı sıra kiplikle doğrudan ilişkili gerçeklik ve gerçek-dışılık kavramlarını da esas alan çalışmalar yapmış ve böylece 19. yüzyıl dil bilimi çalışmalarının da temelini oluşturmuşlardır. Kiplik tanımlanması ve sınıflandırılması güç kategorilerden biridir. Farklı yaklaşımlarla tanımlanmasının ve farklı ölçütlerle sınıflandırılmasının neticesinde pek çok kiplik kuramı ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda Palmer (2001)'ın tipolojik kiplik sınıflandırması temel alınarak Kazak Türkçesinde kiplik kategorisi incelenecektir. İki ana bölümden oluşacak bu çalışmanın birinci bölümünde kipliğin kuramsal bilgileri ve kipliğin kip, zaman ve görünüş ile ilişkileri ele alınacaktır. Söz konusu bölümde ayrıca kiplik işaretleyicilerine yer verildikten sonra Palmer (2001)'ın kiplik sınıflandırmasındaki alt türler ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde Palmer (2001)'ın sınıflandırmasından hareketle Kazak Türkçesinde kiplik kategorisi ortaya konulacaktır. Palmer (2001) sınıflandırmasındaki her alt kiplik türünü kodlayan morfolojik, morfo-sentaktik, sözlüksel, söz dizimsel ve morfo-sentaktik semantik işaretleyicilerden başlıklar oluşturulacak, örnekler verilecek ve yeri geldiğinde bağlam odaklı açıklanacaktır. Böylece Kazak Türkçesiyle ilgili anlamsal ve edimsel tabanlı çalışmalara bir nevi katkı sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: kiplik, Kazak Türkçesi, Kazak dili, önerme kipliği, eylem kipliği, kip, kiplik işaretleyicileri