Private hospitals

159 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Psikiyatri kliniklerinde deneyimsel tasarımın hastalar üzerine etkileri: Özel Boylam Hastanesi örneği

Sağlık mekânlarında kullanıcıların sosyal ve psikolojik gereksinimlerini karşılayabilecek tasarım anlayışına yönelik farkındalığın artması ile destekleyici tasarım yaklaşımlarının önemi giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle psikiyatri kliniklerinde hastaların mekânsal deneyime dayalı psikolojik gereksinimlerini karşılayan fiziksel-çevresel faktörler ve tasarım yaklaşımları hastaların iyileşme sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Deneyimsel tasarım, sağlık mekânlarında doğru uygulandığında hastalara güven ve memnuniyet sağlayabilen, tedaviyi destekleyici ve psikolojik olumlu etkileri barındıran bir unsurdur. Bu tezde; (1) deneyimsel tasarım kavramının tanımına ve sınıflandırılmasına, (2) sağlık mekânlarında deneyimsel tasarımın işlevine, (3) psikiyatri kliniklerinin deneyimsel tasarım yaklaşımlarına yer verilmiş ve (4) iyileşme sürecinde deneysel tasarımın etkilerini araştıran bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda ortaya çıkan bulgular ışığında, psikiyatri kliniklerinin iç mekân tasarımında deneyimsel tasarımın sağlık mekânı deneyiminde hastaların mekân algısı ve buna bağlı olarak iyileşme sürecini destekleyen yönleri ele alınmıştır. Bu bağlamda tezin, deneyimsel tasarım kriterleri bağlamında psikiyatri kliniklerinin mekân tasarımına ışık tutması ve katkı sağlaması hedeflenmiştir.

Deney tasarımıDeneylerDeneysel yöntemler+7
Dilan Dağlı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Bilimleri öğrencilerinde algılanan sağlık hizmeti kalitesi ve sağlık hizmeti kullanımı

Bu çalışma, Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ)'nde eğitim gören sağlık bilimleri öğrencilerinin sağlık hizmeti kullanımları ve bu hizmeti nerelerden karşıladıkları, algıladıkları sağlık hizmeti kalitesi düzeyleri ile bu kavramların demografik faktörler ile ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır. Kesitsel tipte yapılan bu çalışmada iki adet veri toplama formu kullanılmıştır. İlki araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda yapılandırılmış olan, katılımcıların demografik özelliklerinin (yaş, cinsiyet, öğrenim gördüğü birim, bölüm ve sınıf) ve sağlık hizmeti kullanımlarının belirlenmesi için toplam 35 sorudan oluşan soru formu ikincisi ise sağlık hizmetlerine uyarlanmış geçerlilik ve güvenilirliği Babakus ve Mongold (1992) tarafından yapılmış ve Devebakan (2001) tarafından Türkçe'ye geçerliliği tamamlanmış 30 sorudan oluşan SERVQUAL: Algılanan Sağlık Hizmeti Kalitesi ölçeği kullanılmıştır. Gerçekleştirilen anket çalışması sonuçlarında; öncelikle tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Karşılaştırmalı analizlerde parametrik varsayımların yerine geldiği durumlarda Student t, tek yönlü varyans analizi, kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-kare analizi uygulanmıştır. Veriler %95 güven aralığında değerlendirilmiştir.

Algılanan kaliteDevlet hastaneleriHastane araç-gereç ve donanımları+7
Ali Mesut Temizer
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hastanede çalışan sağlık personelinin dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü ilişkisinin incelenmesi: Bir özel hastane örneği

Dönüştürücü liderlik olgusu, oluşturduğu vizyon ile çalışanları harekete geçirerek değişimsel sürekliliği sağlayan, politik, teknik ve kültürel sistemde yaptığı değişikliklerle örgütü yeni eğilime göre düzenleyen bir liderlik tarzı olarak son yıllarda birçok araştırmacının ilgisini çeken bir konudur. Bu araştırma, bir özel hastanede çalışan sağlık personelinin dönüştürücü liderlik özelliklerinin örgüt kültürü üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Kesitsel olarak planlanan araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren özel bir hastane oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri ise, anket tekniği ile toplanmıştır. Veri toplamak amacıyla Avolio&Bass tarafından geliştirilen ve Koç (2020) tarafından Türkçe geçerlik güvenilirlik çalışması yapılmış ''Dönüşümcü Liderlik Ölçeği'' ve Denison tarafından geliştirilen ve Yahyagil (2004) tarafından Türkçe geçerlilik güvenilirliği yapılmış ''Örgüt Kültürü Ölçeği'' kullanılmıştır. Ölçekler, İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir hastanenin idari ve hasta hizmetleri birimlerinde çalışan 375 kişiye uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS istatistik analiz programı ile analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, sağlık çalışanlarının dönüştürücü liderlik ve örgüt kültürü algıları ile cinsiyetleri arasında istatistikî olarak anlamlı bir ilişki olmadığı; diğer taraftan sağlık çalışanlarının dönüştürücü liderlik alt boyutları olan entelektüel uyarım ve uygun bir model olma (t=2,056; p<0,05) ve bireysel ilgi (t=2,182; p<0,05) ile örgüt kültürü alt boyutundan olan uyum (t=2,324; p<0,05) ölçeğinde hastanede çalıştıkları pozisyonlara göre anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Gerçekleştirilen korelâsyon analizi sonucunda, dönüşümcü liderlik alt boyutlarından ilham vererek güdüleme (r=0,632), entelektüel uyarım ve uygun bir model olma (r=0,636), grup amaçlarının kabul edilmesini sağlama (r=0,620) ile misyon arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki bulunduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lider, Dönüştürücü Lider, Kültür, Örgüt Kültürü

Dönüşümcü liderlikLiderlikSağlık personeli+3
Sibel Orhan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite araştırma hastanelerinde aktif yangın önlemleri

Ülkemizde sağlık hizmetleri kamu hastaneleri, özel hastaneler ve üniversite araştırma hastaneleri tarafından sunulmaktadır. Kamu hastanelerinden sonra sağlık hizmetlerinin sunumda ülkemizde ikinci sırada üniversite araştırma hastaneleri gelmektedir. Üniversite araştırma hastaneleri hastanın tanı ve tedavisinin yanı sıra tıp eğitimi ve araştırma gibi misyonları da uygulamaktadır. Bu sebeple üniversite araştırma hastaneleri diğer hastanelerden kullanıcı yükü ve yangın yükü bakımından daha tehlikelidir. Üniversite araştırma hastaneleri poliklinikler, sınıflar, patoloji ve mikrobiyoloji laboratuvarı, anestezi odaları, ameliyathane, medikal ve gaz vakum odaları, yüksek basınç odaları, kan ve sterilasyon merkezi, kazan dairesi, elektrik odaları, trafo merkezi, yemekhane, kantin, tıbbı atık odası gibi birçok tehlikeyi ve yangın riski yüksek mekânları tek çatı altında bünyesinde toplamaktadır. Bu faktörlerin yanı sıra refakatçi, hasta sayısı, sağlık personeli ve öğrenci sayısı diğer sağlık kurumlardan daha fazladır. Bu çalışmada hastaneler sektörlerine göre üniversite araştırma hastaneleri, devlet hastaneleri ve özel hastaneler olarak ayrılmış ve güvenliği açısından incelenmiştir. Bir üniversite araştırma hastanesinin aktif yangın güvenlik önlemleri incelenip, alınan önlemler hem ulusal hem uluslararası yangın güvenlik mevzuatlarına göre değerlendirilmiştir. Ulusal yangın güvenlik mevzuatı olarak Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik, uluslararası yangın güvenlik mevzuatı olarak da Amerika Bileşik Devletleri standardı kullanılmıştır. Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelikte hastaneler ve alt bölümlerine ait özel hükümler bulunmamaktadır. Bu eksiklikleri gidermek için Amerika Bileşik Devletleri standartlarından faydalanmalıdır.

Aktif güvenlikKamu hastaneleriÖzel hastaneler+1
Gülendam Çelik
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'daki özel hastanelerin dijital hastane EMRAM standartlarına uygunluğunun incelenmesi

Dünya'daki teknolojik gelişmeler hızlı bir şekilde ilerlemekte ve her geçen gün insanlığın hayatını, işini ve günlük yaşantısını kolaylaştıran yeni teknolojiler ortaya çıkmaktadır. Bu hızlı gelişmelerden sağlık sistemleri de elbette payını almaktadır. Sağlık hizmetlerinde kaynakların kıtlığı, sağlık hizmeti sunumunda karşılaşılan problemler, verimlilik, etkililik gibi kavramlar sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesinin en büyük sebepleri arasında yer almaktadır. Bu dijitalleşmenin en önemli örneklerinden biri dijital hastanelerdir. Bu kapsamda bu çalışma ile Ankara'daki özel hastanelerin dijital hastane ölçütlerine uygunluk düzeyleri ve seviye 7 için hastanelerin eksikliklerinin belirlenmesi ve hastanelerin statülerine (eğitim ve araştırma hastanesi, genel hastane) göre dijital hastane standartları açısından farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın yöntemi, HIMSS tarafından yayınlanan ve 2018 yılında güncellenen EMRAM kriterlerine dayanmaktadır. Veriler hastanelerin ilgili birimlerinden sorumlu olan kişilerden (bilgi işlem yöneticileri, idari ve mali işler koordinatörleri, yönetim kurulu üyeleri ve insan kaynakları birim yöneticileri) yüz yüze elde edilmiştir. Araştırma evrenini Ankara'da faaliyet gösteren özel hastaneler oluşturmaktadır. Çalışma örneklem seçilmeden tüm hastanelere ulaşılması hedeflenmiştir. Ancak 17 özel hastane çalışmaya katılmayı kabul etmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde Microsoft Excel 2016 Office programından yararlanılmıştır. Çalışmaya katılım gösteren 17 özel hastaneden 6 hastanenin seviye 0, 1 hastanenin seviye 1, 3 hastanenin seviye 2, 7 hastanenin ise seviye 3 derecelendirmesinde kaldığı görülmektedir. HIMSS tarafından sertifikalandırılmanın sağlandığı ve dijital hastane olarak kabul görülen seviye 6 ve seviye 7 derecelendirmesine hiçbir hastanenin ulaşamadığı bulunmuştur. Çalışma sonucunda özel hastanelerin bilgi sistemlerinin dijitalleşme süreci için birçok eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bu eksikliklerin nedenleri arasında yatırım eksikliği, sağlık kuruluşlarının veri koruma endişeleri, kullanılan bilgi teknolojilerinin kullanıcı dostu olmaması ve hükümet politikaları gibi nedenlerin yattığı düşünülmektedir. Sonuç olarak, özel hastanelerin dijital hastane seviyelerini yükseltmek için hangi alanlarda gelişme göstermesi gerektiğine ve hükümet tarafından uygulanabilecek politikalara yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Elektronik Tıbbi Kayıt Adaptasyon ModeliElektronik sağlık kayıtlarıSayısal hastaneler+6
Burak Tekerek
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'daki özel hastanelerde çalışan hemşirelerin mobbing ve tükenmişlik sendromu düzeylerinin tespitine yönelik bir araştırma

İnsan kaynakları yönetiminde mobbing ve tükenmişlik önemli iş psikolojisi konuları arasında yer almaktadır. Sağlık sektöründe özellikle hemşireler olmak üzere insan kaynaklarının mobbing ve tükenmişlik durumları üzerine yapılacak çalışmalar önem arz etmektedir. Bu araştırmada İstanbul' da ki özel hastaneler de hemşirelerin mobbing ve tükenmişlik (duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı) düzeylerini açıklamak amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmada mobbing ve tükenmişlik düzeylerinin cinsiyete, medeni duruma, çalışılan tıp bilimleri alanına, yaşa göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğini belirlemek de amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul' daki özel hastanelerde çalışan hemşireler üzerinde yapılmıştır. Araştırma kapsamında 320 hemşireye ulaşılmıştır. Araştırmada hemşirelerin % 52,94'ü ölçüm araçlarındaki soruların tamamına yanıt vermiştir. Veri analizinde tek yönlü varyans analizinden faydalanılmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, mobbing tanımı ve uygulamaları açıklanmaktadır. İkinci bölümde tükenmişlik sendromunun tanımı ve içeriği açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışma yaşamında mobbing ile tükenmişlik sendromu düzeylerinin tespitine yönelik bir uygulamadır. 320 anketin 22 tanesi eksik ve hatalı bilgiden dolayı elenmiştir. Analizlerin sonucunda mobbing ve tükenmişlik sendromu düzeylerinin çok yüksek olduğu görülmüştür.

HemşirelerMobbingTükenmişlik+2
Hilal Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal liderlik tarzlarını algılamanın örgütsel bağlılık ve vatandaşlığa etkisinde çalışanların motivasyon seviyelerinin rolü ve bir araştırma

Sağlık kuruluşlarının etkililiğinde ve verimliliğinde sağlık çalışanlarının bilgisi, becerisi, yetkinliği ve etkin iletişimi kurumun başarısında en önemli kaynaktır. Bu kaynağın etkin bir şekilde yönetimi, etkili liderlik ile mümkündür. Liderlik, örgütün etkinliğini ve başarısı etkileyen önemli bir faktördür. Sağlık kuruluşlarında örgütsel verimlilik ve performansın artmasını sağlayan faktörlerden bazıları çalışan motivasyonu, örgütsel bağlılık ve vatandaşlık davranışlarıdır. Bu tutum ve davranışların çalışanların kurumsal liderlik tarzlarını algılaması ile etkili ve ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmada algılanan kurumsal liderlik tarzlarının çalışanların örgütsel bağlılık ve vatandaşlık davranışları üzerindeki etkisinde motivasyon seviyelerinin aracılık rolünün bulunup bulunmadığı ortaya konması amaçlanmıştır. Motivasyon hedefe odaklı davranışın oluşması için enerji verme ve harekete geçirme eylemini yönlendiren bir süreçtir. Bu araştırma, çalışanların algılanan kurumsal liderlik tarzlarına göre örgütsel bağlılık ve vatandaşlık davranışlarına etkisinde motivasyon seviyelerinin ara değişken rolü olabileceği varsayımına dayanmaktadır. Bu bağlamda algılanan liderlik tarzlarının örgütsel bağlılık ve vatandaşlığa etkisinde motivasyon seviyelerinin aracılık rolünü araştırmaktır. Bu araştırma verileri anket yöntemi ile toplanmıştır. İstanbul'da bulunan özel hastanelerde 420 sağlık çalışanına uygulanan araştırmanın sonucunda, çalışanların algıladıkları liderlik tarzının örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Çalışanların motivasyon seviyelerinin algılanan liderlik tarzının örgütsel bağlılık üzerinde kısmen moderatör rolü bulunmaktadır. Algılanan liderlik tarzının örgütsel vatandaşlık üzerindeki etkisinde motivasyon seviyelerinin ara değişken rolü olmadığı saptanmıştır. Ayrıca çalışanların dönüşümcü, etkileşimci ve babacan liderlik tarzları algısının örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, serbest liderlik tarzının ise örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeylerini olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Örgütsel bağlılığın vatandaşlık davranışı üzerinde etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Liderlik Tarzı, Örgütsel Vatandaşlık, Örgütsel Bağlılık, Motivasyon

MotivasyonSağlık kuruluşlarıSağlık personeli+3
İlknur Sayan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde gelir ve talep

Bu araştırmanın amacı incelenen hastanede PET CT cihazının kullanımının ve talep tahmininin bilimsel hesaplamalar kapsamında tespit edilmesidir. Araştırmanın kapsamını İstanbul'da faaliyet göstermekte olan özel bir hastanenin PET CT ünitesi oluşturmaktadır. Veriler kurumun süreç performans ve iş geliştirme departmanından alınmıştır. Departmana ait bilgiler PET CT ünitesi sorumlusu ile görüşülerek alınmıştır. Araştırmaya konu olan PET CT cihazına yönelik talep tahmini uygulaması çalışmasında, öncelikli olarak PET CT cihazına yönelik kullanım kapasitesi ve çalışma dereceleri işgücü durumuna göre değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda PET CT cihazına yönelik olarak gerçekleştirilen işlemler tablolar halinde sunulmuştur. Cihazın net olarak hizmet verdiği süreler, arıza, işgücünün çalışma saatleri ve tatil durumları gibi kıstaslar dikkate alınarak hesaplanmıştır. PET CT cihazına ilişkin kullanım oranları belirlenmiş ve çalışma derecesi fiili kapasite ve pratik kapasite oranlaması kapsamında tespit edilmiştir. PET CT cihazına yönelik kapasite şartları kapsamında sağlık hizmetlerine yönelik hesaplamalarda sıklıkla kullanılan en küçük kareler yöntemi (EKKY) kullanılmıştır. Regresyon modeli kapsamında öncelikle verilere ilişkin grafikler verilmiş ve sonrasında model oluşturulmuştur. Toplam olarak 07/2016 – 06/2017 tarihleri arasında 1740 saat yani 104400 dakikalık zaman çalışılmıştır. 07/2017-06/2018 dönemi itibariyle PET CT adedi ve toplam geliri önceki yıllara göre artış göstereceği tespit edilmiştir. PET CT adettin bir önceki döneme göre %28, PET CT geliri %15 artış olacağı öngörülmektedir.

GelirlerHastanelerKapasite+5
Seval Yıldız
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi ile çalışan memnuniyeti ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi: Devlet ve özel hastane örneği

Yapılan çalışmada bir devlet hastanesi ve bir özel hastanedeki TKY uygulamaları ile bu hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarının memnuniyet düzeyleri ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda özel hastanede çalışan 152 sağlık çalışanı ve devlet hastanesinde çalışan 151 sağlık çalışanı olmak üzere toplam 303 kişiye yüz yüze anket uygulanmıştır. Çalışmada katılımcılardan veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Toplam Kalite Yönetim Tutum Ölçeği, Çalışan Memnuniyeti Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. SPSS 22.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilen analizlerde yüzde ve frekans dağılımları, bağımsız örneklem t-testi, Tek Yönlü ANOVA testi, Pearson korelasyon ve Kolmogorov-Smirnov testlerinden yararlanılmıştır. Çalışma bulgularına göre hastanelerde uygulanan toplam kalite yönetimi uygulamaları ile sağlık çalışanlarının memnuniyet ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir (p<0.01). Ayrıca özel hastanede ve devlet hastanesinde çalışan sağlık personelinin toplam kalite yönetimi uygulamaları ile çalışan memnuniyeti ve örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Özel hastanedeki sağlık çalışanlarının devlet hastanesinde çalışanlara göre toplam kalite yönetimi uygulamalarına daha olumlu baktığı ve memnuniyetlerinin daha fazla olduğu belirlenirken, devlet hastanesinde çalışan sağlık çalışanların devam bağlılıklarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın diğer bulguları incelendiğinde, cinsiyet değişkeni ile toplam kalite yönetimi ve çalışan memnuniyeti arasında anlamlı ilişki olduğu ve bu ilişkinin kadınlar lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Öğrenim durumu değişkeni ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin lise mezunları lehine olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Medeni durum ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin evli çalışanlar lehine olduğu saptanmıştır (p<0.05). Meslek değişkeni ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin idari personel lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Kurum deneyimi değişkeni ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin kurumda 11-15 yıl arası süreyle çalışanlar lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Son olarak mesleki deneyim değişkeni ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin 6-10 yıl, 11-15 yıl ve 16 yıl ve üzerinde görev yapan çalışanlar lehine olduğu belirlenmiştir (p<0.05).

Devlet hastaneleriHastanelerSağlık personeli+4
Nesrin Dolapoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan etik iklim, iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin araştırılması -Bir özel hastane örneği-

İşletmeler günümüz rekabet koşullarında sahip oldukları tüm kaynakları en verimli şekilde kullanmak zorundadırlar. Çağdaş işletmeler en değerli kaynağın yüksek motivasyonlu insan kaynakları olduğunun bilincindedirler. Bu çerçevede çalışanların motivasyonunda örgütsel bağlılık ve iş tatminleri önemli unsurlar haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, algılanan etik iklimin, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. İstanbul' da kurulmuş olan özel bir hastanede görevli 102 çalışandan elde edilen veri, çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, algılanan etik iklim insan kaynaklarının iş tatmini ve örgütsel bağlılıklarını etkilemekte olup, algıladıkları etik iklimin, iş tatmini ve örgüte bağlılıklarıyla doğru orantılı olduğu görülmüştür. Etik iklim-İş tatmini, Etik iklim- Örgütsel bağlılık İş tatmini- Örgütsel bağlılık ve üç kavramın ayrı ayrı ve/veya birlikte analiz edildiği birçok araştırma yapılmıştır. Bizim çalışmamız ise, bir sağlık kurumunda etik iklimin, iş tatmini ve örgütsel bağlılığa etkisinin incelenerek konuya yeni bir boyut getirmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik İklim, Örgütsel Bağlılık, İş Tatmini

Etik iklimHastanelerÖrgütsel bağlılık+2
Altuğ Yılmaz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane binalarında kullanıcı ve mekân ilişkisinin algılanan hizmet kalitesi üzerindeki etkisi

Hizmet kalitesi kavramı son yıllarda akademik çalışmalarda sıklıkla işlenen konular arasına girmiştir. Buna neden olarak hizmet sektörünün ekonomilerdeki artan önemi gösterilmektedir. İşletmeler ise artan rekabet koşulları karşısında küçülen pazar paylarını artırabilmek için yeniliklere başvurma çabasındadırlar. Bu yenilikler ağırlıklı olarak müşteri beklenti ve isteklerine göre planlanmaktadır. Hizmet işletmelerinin tamamını ilgilendiren bu konu sağlık işletmeleri için de son derece önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada sağlık işletmelerinde yapılan fiziksel düzenlemelerin kullanıcı mekân ilişkisi çerçevesinde algılanan hizmet kalitesine etkisi incelenmiştir. Sağlık işletmelerinde yapılmış veya yapılacak olan fiziki düzenlemelerin hastaların ihtiyaç ve gereksinmelerine cevap verecek şekilde tasarlanmasının gerekliliği ortaya konmuştur. Hasta insanların iyileşme süreçlerinde, moral ve desteğe en az tedavi kadar ihtiyaçları olduğu yapılan çalışmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Günümüzde faaliyet gösteren hastanelerde, yapılan araştırmalar sonucunda ilk çağlarda bile önem verilen bu konuların bugün ihmal edildiği gözlenmektedir. Hastanelerin genel kullanım alanları hastalar için hem işlevsel olmalı hem de hastanın tedavisini ve psikolojisini destekler biçimde rahatlatıcı ve ferah olarak tasarlanmalıdır. Bu nedenlerden dolayı sağlık profesyonelleri ve mimarlar hastanelerde iç mekân organizasyonu üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaları gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Hizmet Kalitesi, Kullanıcı Mekân İlişkisi

Algılanan kaliteDevlet hastaneleriHastane binaları+3
Emre Özkan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tükenmişlik ve örgüte bağlılık arasındaki ilişki: İstanbul'da özel bir hastanede sağlık bakım hizmetleri çalışanları üzerine bir araştırma

Bu çalışma özel sağlık kuruluşlarında görevli olan sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyleriyle örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi için gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ilindeki özel sağlık kuruluşlarından 156 kişiyle görüşülmüştür. Veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler neticesinde tükenmişlik düzeyi altboyutlarıyla örgütsel bağlılık altboyutları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışma neticesinde aynı zamanda tükenmişlik ve altboyutlarının örgütsel bağlılık ve altboyutları üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Sağlık Çalışanı, Tükenmişlik

Hasta bakımıHastane yönetimiSağlık hizmetleri+6
Yonca Yavuz Akçay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel adaletin iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetinin aracı rolü: Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi

Bu araştırmanın amacı, örgütsel adaletin iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetinin aracı rolünü inceleyerek, bu dört tutumun nedenlerine ve sonuçlarına ışık tutmak ve bu doğrultuda örgütsel adaletin örgütsel bağlılık iş tatmini ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Bu araştırma Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'nde 1 Aralık 2019– 31 Ocak 2021 tarihleri arasında yapılmıştır.250 hemşireyi kapsamaktadır. Anket formu kullanılmış ve cevap verenlerin yargılarına dayanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama araçları olarak "İş Tatmini Ölçeği", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", "Örgütsel Adalet Ölçeği" ve "İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, iş tatmini üzerinde; örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık, örgütsel bağlılık üzerinde örgütsel adalet, işten ayrılma niyeti üzerinde örgütsel adalet değişkenlerinin anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Anlamlı etkilerin yanında, işten ayrılma niyetinin iş tatmini üzerindeki etkisinin istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca Örgütsel Adalet → Örgütsel Bağlılık → İş Tatmini yolundaki dolaylı etkinin anlamlı olması, Örgütsel Adalet → İş Tatmini yolundaki doğrudan etkinin anlamlı olması, belirtilen yol katsayılarının da pozitif olması nedeniyle; örgütsel bağlılığın örgütsel adalet ile iş tatmini arasındaki ilişkide bütünleyici kısmi aracılık rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışanların motivasyonunu arttırıcı yönde üst yönetim tarafından destek gören, etkin bir ödül sistemi oluşturulması, yöneticiler personeline karşı liderlik tarzında bir yönetim anlayışı benimsemesi, mümkün olabildiği ölçüde çalışanların yönetimde yer alabildiği karar sistemleri oluşturulması önerilmiştir.

HemşirelerÖlçeklerÖrgütsel adalet+4
Özlem Akkurt
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser hastalarıyla çalışan iki farklı grupta özgecilik, pozitif bilişsel üçlü ve depresyon oranları arasındaki ilişki

Amaç: Bu araştırmanın amacı özgecilik oranlarının ve gönüllü çalışmanın depresyon oranları ve pozitif bilişsel üçlü değerleriyle ilişkisini incelemektir. Bu noktada kanser hastalarıyla gönüllü ve profesyonel olarak çalışan iki farklı grup üzerinden özgecilik, depresyon ve pozitif bilişsel üçlü oranlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu araştırmanın örneklemi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde 'Mavi Melekler' adlı grupta gönüllü olarak çalışan 61 kadın katılımcı ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Enstitüsü'nde onkoloji hastalarıyla profesyonel bir şekilde çalışan doktor, hemşire, hasta bakıcı, teknisyen, laborant gibi 60 kadın çalışandan oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi kanser hastalarıyla gönüllü ve profesyonel olarak çalışanlar olmak üzere iki gruptan ve toplam 121 katılımcıdan meydana gelmektedir. Uygun örnekleme yöntemi ile araştırmanın örneklemi seçilmiştir. Veriler Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Özgecilik Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri ve Bilişsel Üçlü Envanteri kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Kanser hastalarıyla çalışan gönüllü grubunun özgecilik düzeyleri, pozitif bilişsel üçlü oranları ve depresyon oranları açısından kanser hastaları ile çalışan profesyonel grup ile aralarında anlamlı bir fark bulunmuştur. Korelasyon analizleri sonucunda, kanser hastalarıyla çalışan her iki grupta, özgecilik oranları ile depresyon oranları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki ve özgecilik oranları ile Bilişsel Üçlü Envanteri`nden alınan puanlar arasında pozitif yönde bir ilişki bulgulanmıştır. Sonuç: Kanser hastalarıyla çalışan gönüllülerin profesyonellere göre özgecilik ve pozitif biliş seviyelerinin daha yüksek olduğu ve depresyon oranlarının daha düşük olduğu görülmektedir. Her iki grup içerisinde özgecilik oranları arttıkça depresyon seviyelerinin azaldığı ve pozitif bilişsel üçlü oranlarının arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bilişsel üçlüDepresyonGönüllü çalışanlar+6
Çağla Nacaroğlu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin vergilendirilmesi

Vergi, kamusal ihtiyaçların karşılanması için alınması gereken zorunlu ve karşılıksız bir nakit akışıdır. Günümüzde özel sağlık kurumlarında görev alan hekimler 2 şekilde vergilendirilmektedir. Bazı hekimler elde edilen gelirleri ücret geliri elde etmekte olup bazı hekimlerin ise elde edilen serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmektedir. "Özel Sağlık Kurumlarında Çalışan Personelin Vergisel Boyutu" başlıklı bu tezimin amacı, özel sağlık hizmet sunucularında görev yapan personelin, işverene tabi bir kuruma bağlı olarak çalışması ya da serbest meslek makbuzu düzenlenmesi halinde elde edilen gelirlere ilişkin bilgiler edinmek ve söz konusu personelin elde ettiği ücretlerin vergisel boyutu izah edilmeye çalışılmıştır. Özel sağlık kurumunda görev alan hekimin elde edilen ücret geliri ile serbest meslek kazancı olması halinde elde edilen kazançların vergisel avantajları ile iş hukuku açısından olumsuz tarafları detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Araştırmada işveren ve işçi kapsamında elde dilen ücret ile serbest çalışan personelin elde ettiği gelirler ile ilgili hususlar vergi mevzuatı açısından değerlendirilmiş ve özel sağlık kurumlarında çalışan personele düşen görevler belirtilmektedir.

DoktorlarGelir vergisiKaynakta kesinti+2
Burcu Hacı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka beğenilirliği ve marka faydasının ağızdan ağıza pazarlama üzerindeki etkisi: Özel hastanelerde bir araştırma

Araştırmanın amacı, özel hastaneleri tercih eden hastalar için marka beğenilirliği ve marka faydasının ağızdan ağıza pazarlama üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmanın örneklemini Uşak, Kütahya, Afyon ve İzmir illerinde özel hastaneleri tercih eden hastalar oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde, Kolayda Örnekleme Yöntemi'nden yararlanılmıştır. Araştırma verileri anket tekniği ile toplanmış ve katılımcılara internet ortamında bir link vasıtasıyla gönderilmiştir. Bunun neticesinde geçerli 657 veriye ulaşılmıştır. Toplanan veriler, SPSS 26 ve AMOS 22 programları ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda öncelikli olarak marka beğenilirliği ve marka faydası ve ağızdan ağıza pazarlama ölçekleri için frekans, geçerlilik (keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi) ve güvenilirlik (Cronbach alfa) analizleri uygulanmıştır. Daha sonra, normallik ve betimsel analizler yapılmıştır. Son aşamada, araştırma hipotezlerini test edebilmek adına Korelasyon ve Yapısal Eşitlik Modeli ile Yol Analizi yapılmıştır. Analizler neticesinde; marka beğenilirliğinin olumlu, olumsuz ve online ağızdan ağıza pazarlama üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir. Marka faydasının ise olumlu, olumsuz ve online ağızdan ağıza pazarlama üzerinde istatistiksel açıdan yüksek düzeyde anlamlı etkileri tespit edilmiştir. Araştırma; marka faydası arttıkça özel hastaneleri tercih eden hastaların olumlu ve online ağızdan ağıza pazarlama faaliyetlerinde bulunduklarını göstermiştir. Bununla birlikte, marka faydası arttıkça özel hastaneleri tercih eden hastaların olumsuz ağızdan ağıza pazarlama faaliyetlerinin azaldığı tespit edilmiştir.

Ağızdan ağıza pazarlamaHastane tercihiMarka+3
Nail Burak Öztan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ürün farklılaştırma stratejisi ile inovasyon arasındaki ilişkide kurumsal itibarın rolü

Rekabet stratejilerinden en az birine bağlılığın işletmelerin bir strateji geliştirememesinden daha yüksek performansla sonuçlanacağı görüşü savunulmaktadır. Uygun bir strateji ortamına sahip işletmeler en yüksek performansı gösterirken, stratejilerini değiştirmeyen işletmelerin performansında bir değişiklik olmamaktadır. Hastaneler özelinde de benzer bir durumun varlığı söz konusudur. Pazar yapısı ve rekabet arasındaki ilişkilerin doğası gereği, farklı nitelik ve sayıda hastanenin sisteme dahil olması ile diğer işletmelerde olduğu gibi hastaneler arasındaki rekabette de önemli bir artış olduğu görülmektedir. Bu kapsamda yapılan araştırmanın temel amacı, rekabet stratejilerinden olan ürün farklılaştırma stratejisi ile inovasyon arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak ve varsayılan bu ilişkide kurumsal itibarın aracılık rolü bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Araştırma, İstanbul'da faaliyet gösteren özel hastane çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket tekniği ile toplanan 632 adet veri, istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler sonrasında, her üç ölçek için keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Sektörel ve kültürel uyumu sağlamaya yönelik olarak gerçekleştirilen yapısal modifikasyonlarla birlikte ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri sağlanmıştır. Devamında normallik ve betimleyici istatistikler incelenmiştir. Son olarak ise, araştırmaya ait hipotezleri test etmek maksadıyla korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda; ürün farklılaştırma stratejisi ile inovasyon arasında pozitif ve olumlu bir ilişki bulunmuştur. Var olan bu ilişkide kurumsal itibarın aracılık rolü tespit edilmiştir. Bu sonuç, özel hastanelerde ürün farklılaştırma stratejisinin benimsenmesinin, inovasyon uygulamalarının başarısının artmasında doğrudan etkisinin olduğunu göstermektedir. Var olan bu ilişkide kurumsal itibar, ürün farklılaştırma stratejisinin inovasyon üzerindeki etkisini artırarak, inovasyon uygulamalarının başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaktadır.

Farklılaştırma stratejileriKurumsal itibarRekabet+5
Levent Yücel
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kuruluşunda çalışanların yaşam boyu öğrenme eğilimi ve değişime direnç düzeyleri: Bir özel hastane uygulaması

Bu araştırmanın amacı, çalışanların yaşam boyu gelişim eğilimlerini ve değişime uyum sağlama becerilerini değerlendirerek, sağlık kuruluşlarının başarılı bir şekilde değişime ve yeniliğe uyum sağlamalarına yardımcı olacak bilgiler sağlamaktır. Sağlık kuruluşları çalışanlarının yaşam boyu gelişim eğilimileri ile değişime direnç düzeylerinin belirelenmesi ve aralarındaki ilişkinin belirlenerek birbirleri üzerindeki etkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma gurubu, İstanbul Avrupa yakasında bulunan bir özel hastanenin farklı departmanlarındaki 244 sağlık çalışanının gönüllü katılımıyla oluşturulmuştur. Bu çalışmada, sağlık sektörü çalışanlarının yaşam boyu gelişim eğilimileri ve değişime direnç̧ düzeyleri, farklı analiz teknikleri ile ölçülmüştür. Ölçümler esnasında demografik veriler göz önünde bulundurulmuştur. Demografik veriler analiz sonuçlarının şekillenmesinde etkili olmuştur. Bunun sonucunda, iki ölçeğin verileri arasındaki ilişki, korelasyon analizi ile incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 28.0 istatistik programından faydalanılarak analiz edilmiş ve literatüre katılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, sağlık kurumlarında çalışanların yaşam boyu gelişim düzeyleri ile değişime direnç düzeyleri arasında negatif bir ilişkinin varlığı ortaya koyulmuştur. Sağlık çalışanları özelinde yaşam boyu gelişim eğilimi arttıkça değişime direnç düzeyinin azaldığı veya değişime direnç düzeyi arttıkça yaşam boyu gelişim eğiliminin azaldığı belirlenmiştir. Bunun sonucu olarak H1(sağlık sektörü çalışanlarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile değişime direnç düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki vardır) kabul görmüştür. Aynı zamanda tüm demografik verilerin (Yaş, Cinsiyet, Meslek, Eğitim Düzeyi, Sektör Deneyim Süresi, Hane Halkı Geliri) ölçek ve ölçek alt boyutlarının üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yaşam Boyu Gelişim, Değişim, Değişime Direnç, Dijital Dönüşüm, Eğitim, Yetişkin Eğitimi

Değişime dirençSayısal dönüşümSağlık kuruluşları+7
Mustafa Ali Şirin
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

İzmir'deki hastanelerde işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin değerlendirilmesi

GİRİŞ - AMAÇ Son yıllarda işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) alanında hızlı değişiklikler olmuştur. Sağlık çalışanları için İSİG, diğer çalışanlardan farklı özellikler arz etmektedir. Sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğu "çok tehlikeli işler" sınıfında bulunan hastanelerde görev yapmaktadır. Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı Ulusal Enstitüsü tarafından biyolojik ve psiko-sosyal riskler başta olma üzere hastanelerde beş başlık altında 94 risk belirlenmiştir. Ülkemizde son yıllarda bu risklere yönelik sağlık çalışanlarının İSİG hizmetlerini almasını destekleyen düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Özel sağlık kuruluşları için İş Kanunu bağlayıcılığını korumakta iken 2012 yılında çıkan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlar için hükümler içermektedir. Çalışmanın amacı; İzmir'de yataklı tedavi kurumlarında çalışan sağlık çalışanlarına yönelik İSİG hizmetlerinin durumunu saptamak, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile diğer mevzuat hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığını tespit etmek, İSİG hizmeti sunarken yaşanan sıkıntıları ve eksiklikleri ortaya çıkarmak, İSİG konusunda geliştirilmeye müsait alanları tespit etmektir. GEREÇ - YÖNTEM Çalışmanın evreni, İzmir'deki 56 yataklı tedavi kurumudur. Çalışmaya tüm evren alınmış olup ayrıca örneklem seçilmemiştir. Çalışma iki ayrı bölümden oluşmaktadır. 1.Niceliksel ve 2.Niteliksel. Çalışmanın niceliksel bölümü kesitsel tipte planlanmıştır. Niteliksel bölüm, niceliksel bölümden elde edilen sonuçları açıklamak üzere planlanmış ve gömülü kuram yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama Mayıs 2015 ve Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. BULGULAR Araştırma evrenindeki toplam 56 hastanenin 49'u çalışmaya katılmıştır. İSİG hizmetleri, her bir hizmete ayrı puan verilerek hesaplanan İSİG puanı aracılığıyla 100 puan üzerinden toplu olarak değerlendirilmiştir. Bu hastanelerin İSİG puan ortalamaları 75,8±10,5 bulunmuştur. 26 hastane ortalamanın altında kalmış ve yetersiz olarak değerlendirilmiştir. Ortalamanın üstünde puanı olan hastane sayısı ise 23'tür. Çalışmadaki en iyi hastane 97,9 puan alırken, en düşük puanlı hastane ise 50,3 almıştır. İSİG puanı; özel hastanelerde, hastanede yetkili sendika olmadığı ve SKS harici akreditasyon çalışması olduğu durumlarda daha yüksek bulunmuştur. Korelasyon analizinde İSİG puanı ile hastane yaşı (hizmet süresi), taşeron çalışan oranı ve sayısı, çalışanların bildirdiği fiziksel şiddet hızı ve çalışanların bildirdiği sözel şiddet hızı arasında negatif korelasyon, İSİG hizmeti sunma süresi arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. TARTIŞMA Lojistik regresyon analizi sonucu İSİG hizmetlerini etkileyen en önemli değişken olarak hastanenin mülkiyet tipi (kamu/özel) bulunmuştur. Kamu hastaneleri İSİG hizmet sunumunda özel sektöre göre daha kötü durumdadır. Niteliksel çalışma bulguları bu farklılığın, olası nedenlerini; 1) İSİG mevzuatının kamuya uyumlu olmaması, kamuda gereksiz bürokrasinin olması ve ihalelerin sorunlu olması, 2) Kamuda İSİG profesyoneli istihdamının yetersiz ve sorunlu olması, 3)Kamuda İSİG hizmetlerinin denetiminin yetersiz olması şeklinde ortaya koymuştur. Hizmet sunumunda yaşanan diğer sorunlar ise; 1) İşveren/yönetim desteği yetersizliği, 2) İşyeri hekimlerinin İSİG hizmet sunumuna katılımı yetersizliği, başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarının İSİG hizmeti alımında isteksiz olması, 3) Eğitimlerin yer-zaman-içerik olarak geliştirilmesi gerekliliği 4)Kalite birimlerinin halen hastanelerde İSİG konusunda en etkin birim konumunda olması, 5) İş kazası ve kesici delici alet yaralanmaları bildiriminde eksiklikler, olarak sıralanmıştır. SONUÇ Daha geniş bir çerçeveden baktığımız zaman sorunların çözümünde devlete; hem bir işveren olması, hem de düzenleme ve denetleme görevinden dolayı iş düşmektedir.

HastanelerHastaneler-devletSağlık personeli+4
Umut Otlu
Ege University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerdeki dikkat eksikliği ve hiperaktivite düzeyinin moxo test ile ölçülmesi: İstanbul'da bir özel hastane örneği

Sağlık alanındaki en önemli etken insandır. İster hastanede çalışan; doktor, hemşire, teknisyen için, ister hasta için geçerli olsun sağlık alanında en mühim girdi insan sağlığıdır. Bu tezin amacı; özel bir hastanede çalışan hemşirelerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite düzeyini ölçmek ve çalışma yılları ile kıyaslamaktır. Bu amaçla İstanbul'daki özel bir hastanedeki 35 hemşirenin dikkat eksikliği ve hiperaktivite düzeyi MOXO test kullanılarak ölçülmüştür ve çalışma yılları ile kıyaslanmıştır. Hemşireler çalışma tecrübeleri açısından iki gruba ayrılarak; 5 yıl ve 5 yılın altındaki çalışma tecrübesine sahip hemşirelerin dikkat, zamanlama, dürtüsellik ve hiperaktivite alanlarında iyi performans göstermeleri, 5 yılın üzerinde çalışmış olan hemşirelerin ise aynı alanlarda kötü performans sergilemeleri beklenmiştir. Çalışma sonunda 5 yıl/5 yıldan az çalışma tecrübesine sahip hemşire grubunda yer alanların dikkat alanında güçlü oldukları, 5 yıldan fazla çalışma tecrübesine sahip hemşire grubunun ise zamanlama, dürtüsellik ve hiperaktivite alanlarında güçlü oldukları tespit edilmiştir.

HemşirelerHiperaktiviteli dikkat eksikliği bozukluğuTestler+1
Gözde Demirelli
Demiroğlu Bilim University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Akredite edilmiş hastanelerde hasta memnuniyetinin karşılaştırılması: İki (özel) hastane uygulaması

Çalışmada, İstanbul'da akredite edilmiş iki özel grup hastanesi servislerinde yatarak ve ayaktan tedavi gören hastaların tedavi süresince aldıkları hizmetlerden memnun olup olmadıkları ile memnuniyet düzeylerinin ölçülerek değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu iki hastanenin ele alınmasının asıl sebebi ise aynı sınıfta yer alan hastaneler arasında da memnuniyet düzeyleri açısından fark olup olmayacağının belirlenmeye çalışılmasıdır. Bununla birlikte, hastaların memnuniyet düzeylerinin hastaların hangi demografik özelliklerine göre farklılık göstereceğinin, memnuniyet düzeylerinin hastaneyi tekrar tercih etmede ne kadar etkili olacağının belirlenmesi de amaçlanmaktadır. Buna bağlı olarak hastanelerin müşteri ilişkileri yönetim uygulamalarının hastalar üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmaktadır. Yapılan araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde, aynı kalite belgesine sahip aynı sınıfta yer alan İstanbul'un iki özel grup hastanesi için hastaların genel memnuniyetleri farklı servislerin hizmetlerine göre değişmekte ve hatta iki hastane arasında da bu farklılık elde edilmektedir. Hastaların verilen hizmetlerden memnun olmama durumu gözlenmemesiyle birlikte memnunluk düzeylerine yakın bir oranda kararsızlık durumu oranları gözlenmiştir. Her iki hastane için de hastaların aynı rahatsızlıktan dolayı farklı bir hekimi seçme kararları arasında anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Her iki hastane için hem ayaktan tedavi gören hem de yatarak tedavi gören hastaların eğitim düzeyleri memnuniyet puanlarını anlamlı derecede etkilemektedir. Yatan hastalarda cinsiyet memnuniyet puanlarını anlamlı derecede etkileyip farklılık yaratırken, ayakta tedavi gören hastalarda bu farklılık anlamlı değildir. Sonuçlar iki hastanenin memnuniyet açısından yakın değerlerde olmadığını, B hastanesinin kararsız kalan hasta oranının yüksek olduğunu ve A hastanesi için ise hastalarının olumsuz durumları daha fazla belirttiğini söylemek mümkündür.

AkreditasyonHasta memnuniyetiHastaneler+2
Sevinç Mutlu
Demiroğlu Bilim University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hastanelerde özel sağlık sigortası işleyişi ve sorunları

Gelişmekte olan ülkelerde, sağlık ülkenin ekonomik ve sosyal düzeylerini belirlemede önemli bir parametredir. Türkiye için de sağlık ekonomik büyümenin ana dinamiklerinden biridir. Ülkemizde sağlık hizmetlerinin finansmanı kamu veya özel kaynaklardan sağlanmaktadır. Sağlık harcamalarındaki hızlı artışın önüne geçmek ve tedavi hizmetlerini özel sektörle beraber sürdürmek için 1980?lerin başından beri çalışmalar sürdürülmektedir. Bunun sonucu olarak ülkemizde özel hastanecilik hızla gelişmektedir. Ayrıca kamu hastanelerinin özerkleştirilerek kendi kendine yeter sağlık işletmeleri haline getirilmesi sağlıkta dönüşüm programının son adımlarından biridir.. Bu durum sağlık sektöründe, özellikle de hastanecilik alanında rekabet olgusunu karşımıza çıkarmaktadır. Bu politikalar çerçevesinde toplumun bir kesimi kaliteli sağlık hizmeti alma, hastalık riskine karşı önceden önlem alma, özel hastanelerin yüksek tedavi maliyetlerini karşılayabilme, bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna güvenmeme, randevu alırken kolaylık sağlanması, kamu hastanelerinde sunulan sağlık hizmetine güvenmeme gibi nedenlerle özel sağlık sigortası yaptırıp bu sigortalarla anlaşmalı sağlık hizmet sunucularından hizmet almayı tercih etmektedirler. Sağlık hizmet sunucularında özel sigortalı hastalara hizmet verme sürecinde yaşanan sorunlar hasta, sigorta şirketi, hizmet sunucusu açısından önem taşımaktadır. Hasta, hizmet sunucu sağlık kuruluşu ve özel sigorta arasındaki güven ilişkisi yönünden bu sorunları tespit etmek gerekmektedir. Uygulamada elde edilen sonuçlar genel olarak ele alındığında; hem hastalar hem de sorumlu sağlık personeli açısından yaşanan en önemli sorun provizyon ve bekleme süreleri ile ilgili detaylı bilgi verilmemesi olarak elde edilmişti. Sorumlu sağlık personelinin çok büyük bir bölümü özel sağlık sigortaları ile ilgili sorunların kontrol süreleri ile ilgili provizyon sürecinin uzaması ve telefonla dönülmesi gerektiğinde sigortaya ulaşılamaması gibi konuların büyük sorunlar yarattığını ifade etmektedir. Bu çalışma ile hastanelerde özel sağlık sigortaları ile ilgili yaşanan sorunları incelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın bulgularının özel sağlık sigortalarının hizmet sürecinde iyileştirme çalışmalarına ışık tutarak özel sağlık sigortacılığına katkı sağlaması beklenmektedir.

Sağlık sigortasıSigortaSigortacılık+3
Gül Kırımlı
Demiroğlu Bilim University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hastane yardımcı sağlık personelinde duygusal zekânın duygusal emek davranışına etkisi: Giresun ili örneği

Duyguları anlama ve yönetme yeteneği olarak da tanımlanabilen duygusal zeka konusunun bir işletmenin gösterim kurallarını sergilemek anlamına da gelebilen duygusal emek konusu ile ilişkili olduğuna dair son yıllarda yapılan çalışmalarda önemli bir artış görülmektedir. Fakat literatürde farklı sektörlerde çalışmalar yapılmasına karşın özel hastane yardımcı sağlık personelinde duygusal zekanın duygusal emek davranışlarına etkisi ile ilgili çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu araştırmanın amacı duygusal zekanın duygusal emek davranışları üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Giresun ilinde hizmet vermekte olan özel bir hastanede yardımcı sağlık personeli çalışanlarında duygusal zeka ve duygusal emek ölçekleri uygulanarak veriler elde edilmiştir. Duygusal zeka seviyesinin ölçülmesi amacıyla onaltı ifade ve dört alt boyuttan oluşan Wong ve Law duygusal zeka ölçeği, duygusal emek seviyesinin ölçülmesi amacıyla on üç ifade ve üç alt boyuttan oluşan Diefendorff vd. (2005) tarafından geliştirilen duygusal emek ölçeği kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonrasında ilk aşamada duygusal zeka alt boyutlarının yüzeysel davranışa etkisi incelenmiş F sig. (p=0.546) değeri 0.05 üzerinde bir değer aldığından dolayı duygusal zekanın alt boyutlarından hiçbirinin duygusal emek alt boyutlarından yüzeysel davranış ile ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İkinci aşamada duygusal zekâ ölçeğinin alt boyutları ve duygusal emek ölçeğinin derin davranış boyutuna ilişkin regresyon analizi yapılmış F sig. değeri (p=0.001) olduğundan dolayı duygusal zekanın alt boyutlarından en az bir tanesinin derin davranışa etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Duygusal zekanın alt boyutlarından "başkalarının duygularını değerlendirme" boyutunun derin davranışa istatistiksel olarak anlamlı (p=0.017) bir etki ettiği, diğer boyutların etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncü aşamada duygusal zekâ ölçeğinin alt boyutları ve duygusal emek ölçeğinin doğal (samimi) davranış boyutuna ilişkin regresyon analizi yapılmış F sig. değeri (p=0.000) olduğundan dolayı duygusal zekanın alt boyutlarından en az bir tanesinin doğal (samimi) davranışa etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Duygusal zekanın alt boyutlarından "duyguların kullanılması" boyutunun doğal (samimi) davranışa istatistiksel olarak anlamlı (p=0.015) bir etki ettiği, diğer boyutların etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Duygusal Emek, Giresun, Yardımcı Sağlık Personeli

Duygusal emekDuygusal zekaGiresun+3
Nurcan Akın Karabulut
Avrasya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

VUK, TMS/TFRS ve BOBİ FRS uygulamalarının finansal tablolara etkisi: 2017-2021 arası özel hastane örneği

Bu tez çalışması ile farklı muhasebe standart setleri olan VUK/MSUGT, TMS/TFRS ve BOBİ FRS'lere göre düzenlenmiş olan finansal tabloların sağlık sektöründe maliyetler ve karlılık üzerindeki mali etkilerinin karşılaştırmalı olarak özel bir hastane işletmesinin finansal performansı üzerinden değerlendirmek ve literatüre katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında hastane işletmesinin 2017-2021 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerindeki VUK/MSUGT'lere göre düzenlenmiş bilanço ve gelir tablosu verilerine ulaşılmıştır. Bu bilanço ve gelir tabloları TMS/TFRS ve BOBİ FRS'ler dikkate alınarak bu muhasebe sistemlerindeki finansal durum tablolarına ve kar ve zarar tablolarına çevrilmiştir. Hastane işletmesinin ilgili yıllara ait üç muhasebe sistemine göre oluşturulmuş mali tablo verileri yatay analiz ve oran analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda hastane işletmesinin özellikle Covid-19 pandemisinin ortaya ilk çıktığı 2020 yılında karlılıklarının ve likidite oranlarının pozitif değerlere sahip olduğu görülmüştür. Bu değerlerin önceki yıl verilerine göre çok yüksek değerlere sahip olduğu, dolayısıyla da pandeminin özel hastane işletmesinin karlılığını her üç muhasebe sistemi verilerine göre de artırdığı tespit edilmiştir. VUK/MSUGT'lere göre hazırlanan finansal tabloların doğru ve ihtiyaca uygun bilgiyi sunmada yetersiz kaldığı, TMS/TFRS ve onun kısaltılmış şekli olarak nitelendirilebilecek olan BOBİ FRS'lerin finansal tablo kullanıcılarına daha doğru ve faydalı bilgi sunduğu sonucuna varılmıştır.

Büyük ve orta boy işletmelerBüyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıCOVID 19+4
Eren Terzi
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects