Entropy

101 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İnsan sesinin ayırt edici kapasitesinin irdelenmesi

Biyometrik tabanlı kimlik doğrulama sistemleri yaygın olarak parolalar yerine kullanılmaya başlamıştır. Bir mikrofon kullanılarak kolayca elde edilebileceği için ses biyometrisi tüm biyometriler arasında daha popülerdir. Ses biyometrisinin kullanımı gün geçtikçe artmasına rağmen konuşmacı doğrulama sistemlerinin kapasitesi ile ilgili çalışmalar sınırlıdır. Hatta bu alandaki çalışma sonuçları birbirleri ile çelişerek bu konudaki problemleri çözmek yerine konuşmacı sistemlerine olan güvenin azalmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerden ötürü, bu tezde, ses tabanlı kimlik doğrulama sistemlerinin diğer bir değişle konuşmacı doğrulama sistemlerinin kapasiteleri entropi açısından araştırılmıştır. Bu konu üç temel başlık altında incelenmiştir. İlk olarak biyometrik tabanlı sistemler için şimdiye kadar önerilen yöntemler detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu yöntemlerin ses tabanlı kimlik doğrulama sistemlerine uygun olup olmadığı da araştırılmıştır. İkinci olarak konuşmacı doğrulama sistemlerinde kullanılan en gelişmiş yöntemlerden bahsedilmiştir. Konuşmalardan çıkartılan özellikler, bu özellikleri temsil etmek için kullanılan modeller ve bu modellerde kullanılan ses tabanlı kimlik doğrulama yöntemleri ayrı ayrı incelenmiştir. Son olarak kullanılan veri kümelerinin kişi ve süre gibi kısıtlarından dolayı açık kaynaklar kullanılarak 20000'den fazla kişiden oluşan veri kümesi oluşturulmuştur. Kapasiteyi ölçmek için en gelişmiş konuşmacı doğrulama sistemi ile uyumlu yeni bir yaklaşım önerilmiş ve bu yaklaşımın matematiksel alt yapısı detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu yaklaşım farklı durumlarda farklı veri kümeleri kullanılarak incelenmiştir. Son olarak kapasite tahmini ile ilgili yeni araştırma konularından bahsedilmiştir.

BilgiBiyometrikEntropi+1
Sinan Erkam Tandoğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Entropi kavramını yapıbozum sanat yaklaşımı üzerinden incelenmesi

Evrendeki her varlığın bir sonu vardır. Doğa bu düzeni sağlamak için her varlığa bir zaman sınırı vermiştir. Bozulma, çürüme ve yok olma, verilen bu zamanın sınırının son aşamalarıdır. Çürüme, bozulma ve yok oluş varlıkların enerjisinin tükenmesiyle oluşurken bir düzensizlik oluşturur. Termodinamik ise tükenmeyle beraber oluşan düzensizliği belirtmek için entropi kavramını kullanan bilim dalıdır. Entropide bir madde düzensizliğe giderken bir enerji artışı görülür ve bunun ileriye doğru giden bir yönü olduğunu söylenir. Bu artışı belirlerken, sonucunda işe dönüştürülemeyen bir enerji miktarının da olduğunu belirten termodinamik kavramdır. Birinci bölümde, entropi kavramı incelenerek, zaman ilişkisi tartışılmıştır. Entropi termodinamiğin yasalarından biridir. Zamanla beraber ilerleyen entropi artışı her koşulda ileriye akar. Bu bir oluş içerisinde olmaktadır ve bu oluşun sonu bozuluştur. Kapalı ve açık sistemler zamanın oluştuğu süreçte varlığını sürdürür. Düzensizliği artarak bozulur evrendeki varlığı son bulur. Entropi, düzen ve düzensizlik arasındaki artışı ölçen yöntemdir. Düzenden düzensizliğe gidiş süreci entropi kavramı üzerinden incelenmiş olup İkinci bölümde, entropi kavramının yapıbozum olgusuyla bağlantısı ele alınmış ve sanatla bağlantısı irdelenmiştir. Üçüncü bölümde, konu bağlamında farklı sanat akımlarına öncülük eden sanatçılar seçilerek incelenmiştir. Söz konusu sanatçıların ortak yaklaşımları yapıbozum tekniğini kullanmaları olup eserleri entropik açıdan incelenmektedir. Son olarak dördüncü bölümde ise, entropi ve yapıbozum kavramlarının araştırılması üzerine edinen birikimlerden sanatsal araştırma ve uygulamalar yapılmıştır. Bu uygulamalar entropinin içerisinde yer alan düzen, düzensizlik, karşıtlık ve nihai son kavramları üzerinden irdelenip kişisel olarak yorumlanmıştır.

DüzenDüzensizlikEntropi+4
Elif Akca
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağımsız bileşenler analizi ile çoklu bağlantı sorununa bir yaklaşım

Tez çalışmasında ilk olarak, çok değişkenli istatistiksel bir yöntem olmasına rağmen istatistikte pek fazla bilinmeyen daha çok mühendislik alanında kullanılan Bağımsız Bileşenler Analizi konusu ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve konuyla ilgili kısıtlı Türkçe literatüre katkıda bulunulmuştur. İkinci olarak ise çoklu doğrusal regresyon analizinde sık karşılaşılan sorunlardan biri olan ve varsayım bozulumlarına neden olarak regresyon modeli üzerinde olumsuz etkilere sebebiyet veren çoklu bağlantı sorununa, Bağımsız Bileşenler Analizi ile yeni bir çözüm önerisi getirilmiştir. Böylece analizin mevcut kullanımlarının yanı sıra farklı amaçlar için de bir araç olarak kullanılabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, çoklu bağlantı sorununun çözümünde kullanılan Temel Bileşenler Regresyonu ve Kısmi En Küçük Kareler Regresyonu gibi yanlı regresyon yöntemlerinin işleyişine benzeyen, Bağımsız Bileşenler Analizi'ne dayalı yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Yöntemde, literatürden farklı olarak çoklu doğrusal regresyon analizine dahil edilecek bağımsız bileşenlerin seçiminde, entropi alanındaki bir kavram olan ortak bilgi miktarının kullanımı önerilmiştir. Geliştirilen yöntemin performansı, yapay ve gerçek veriler üzerinde ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tez kapsamında önerilen Bağımsız Bileşenler Analizi'ne dayalı yöntem ile çoklu bağlantı sorununa çözüm sunulabileceği, regresyon analizindeki açıklanan (bağımlı) değişken için diğer yanlı regresyon yöntemlerine göre daha düşük hata miktarı ile tahmin ve öngörü yapılabileceği ve ayrıca regresyon katsayılarının daha düşük standart hatalar ile tahmin edilebileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Bileşenler Analizi, Temel Bileşenler Analizi, Regresyon Analizi, Çoklu Bağlantı Sorunu, Temel Bileşenler Regresyonu, Bağımsız Bileşenler Regresyonu, Shannon Entropisi, Ortak Bilgi Miktarı.

Bağımsız bileşen analiziEntropiRegresyon analizi+4
Nurbanu Bursa
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Resimde entropi estetiği

Entropi kavramının resimdeki estetik ifadesinin yansımalarının araştırıldığı bu tezde, doğanın bozulması ve yıkımına zemin hazırlayan entropinin hızlanması çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Entropiyi hızlandıran etkilerin önemini sanatsal bir dille açığa çıkararak, kişisel anlatım dilimin gelişimini sağlamak ve yeniden doğaya dikkat çekmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ifadenin görsel anlamının doğadaki tahribat yönünden irdelendiği araştırmada, sanat eserleri ve tez kapsamında yapılan çalışmalar entropinin sanatsal boyutu araştırılarak uygulanmıştır. Bu tezin kapsamında yapılan çalışmaların içeriği, insan etkisi ve doğal nedenlerle bozulan doğanın entropik ilişkisi ile sınırlıdır. Bozulan ortamları sanatsal olarak tasvir etmek ve bir tanık gibi davranarak yıkıcılığı vurgulamak hedeflenmiştir. Yerinden kopartılan ve parçalanan bütünün yalnızlığı çalışmalarda ağırlıklı olarak ağaç kökleri ile ele alınmıştır. Tez kapsamında yapılan çalışmalar; yaşanılan bölgede yaratılan sistemli tahribata tepki olarak oluşturulmuş işlerdir. Çalışmalarda ağaç dalları, kökler ve çalıların kesilerek bir yığın halinde tek başına ve üst üste atıldığı anlar ön plana çıkartılmıştır. İstif olma / sıkışma durumunda ortaya çıkan entropik durum da eserlerin odağındadır. Düzen içindeki düzensizliğin sürekli arttığı, kaos ve karmaşıklığa sürüklendiği dünyada entropi kavramının doğadaki karşılığı sorgulanarak estetik değerin sanatta incelenmesi sağlanmıştır. Tez çalışmalarında ele alınan entropi, kesilen ağaçtan geriye kalan ağaç kökleri sanatsal imge olarak bozulmuşluğun temsili olarak ele alınmıştır. Bu tez ile soyut olan entropi kavramı somut nesne görüntüleri ile ortaya konmuştur.

Dönüşümsel değişimDüzensizlikEntropi+3
Şerife Şen Akkaş
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Minnesota çok yönlü kişilik envanteri için makine öğrenmesi temelli bireyselleştirilmiş bilgisayarlı test uygulamasının geliştirilmesi

Bu araştırmada, birey farklılığını temel alan ve bireylere özgü test imkanı sunan bilgisayar ortamında bireye uyarlanmış, testler üzerinde çalışılmıştır. Bu kapsamda kişilik testlerinde önemli bir yere sahip olan 13 faktör ve 566 maddeden oluşan Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) kullanılmıştır. Mevcut envanterin madde sayısını ve uygulama süresini azaltarak daha kullanışlı bir hale getirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma verisi, farklı yaş gruplarından oluşan 970 yetişkinden çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Makine öğrenmesi kullanılarak gerçekleştirilen Bireyselleştirilmiş Bilgisayarlı Test (BBT) uygulamasında madde seçimi için entropi değerleri, test sonlandırmada kesme noktası için entropi uyumsuzluğu hata değerleri, sınıflandırma için ise Bayes Sınıflandırıcı kullanılmıştır. Ayrıca alt testlerin tek boyutluluğu için Paralel Analiz ve güvenirliği için KR-20 güvenirlik analizlerinden faydalanılmıştır. Sınıfsal doğruluğun tespiti için makine öğrenmesine sunulan eğitim-test setlerinde Birini Dışarıda Tut yöntemindeki %95 sonsal olasılık sınıfına ait olma durumu veri seti için en iyi yöntem olarak belirlenmiştir. Belirli bir veri setindeki düzensizlik ölçüsü olan entropi, BBT uygulaması kapsamında hesaplanmış, en yüksek entropi değerine ait madde bireye ilk olarak sunulmuştur. BBT uyarlamalı MMPI uygulamasının kullanışlılığının değerlendirilmesi için kağıt-kalem uygulaması ile BBT uygulaması test uzunlukları karşılaştırılmış, tüm alt testlerde madde sayısının %85-%92 arasında azaldığı tespit edilmiştir. BBT uyarlamalı MMPI uygulamasının kağıt-kalem uygulamasıyla eşdeğerliğinin incelenmesi amacıyla her alt test için sınıflama doğrulukları incelenmiştir. Veri seti çerçevesinde yapılan sınıflama doğruluğu sonuçlarında sınıflamanın 0,05 hata oranıyla iyi bir seviyede olduğu, en yüksek sınıflama değerinin L alt testinde gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Kağıt-kalem temelli ölçme aracının kullanışlılık konusundaki sınırlıklarının üstesinden eşdeğer sonuçlar üreterek daha kullanışlı olmasına olanak sağlayan BBT uygulamasıyla gelinebileceği sonucuna varılmıştır.

Bayes yaklaşımıBilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitim+6
Şeyma Erbay Mermer
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fatsa-ordu na-bentoniti üzerine direct blue 71 (DB71) boyar maddesinin adsorpsiyon denge çalişmasi

Yapılan bu çalışmada, düşük maliyetli bir adsorban olan Fatsa-Ordu Na bentoniti kullanılarak Direct Blue-71 boyar maddesini karakterizasyon ve adsorpsiyon özellikleri incelenmiştir. Tüm adsorpsiyon deneylerinde, adsorban başlangıç konsantrasyon, adsorban dozajı temas süresi, ve sıcaklık fonksiyonları olarak ele alınmıştır. Denge izotermlerini açıklamak için Temkin, Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon eşitlikleri kullanıldı. Üzerinde çalışılan adsorpsiyonun Langmuir eşitliğine uygun olduğu belirlenmiştir. Buna ek olarak, belirlenmek istenen kinetik veriler için partikül içi difizyon modelinin yanıda hem yalancı birinci dereceden hem de yalancı ikinci dereceden difüzyon modelleri kullanılmıştır. Elde edilen deneysel veriler yalancı ikinci dereceden kinetik modeline uyduğunu göstermiştir. Fatsa Na bentoniti örnekleri için entalpi, entropi ve gibbs serbest enerjisi gibi termodinamik parametreler incelendi. Kaydedilen veriler adsorpsiyonun kendiliğinden gerçekleşen bir proses olduğunu göstermektedir. Pozitif olan entalpi adsorpsiyonun endotermik olduğunu gösterir. Pozitif olan entropi verileri ise adsorbant yüzeyinde bazı değişimlerin olmasından kaynaklanmaktadır. Karakteristik sonuçlar Fatsa Na bentonitin sulu çözeltiden ve atık sudan Direct blue -71 'in uzaklaştırılmasında ticari adsorbanlara bir alternatif olarak kullanılabileceğini göstermiştir

AdsorpsiyonBoyar maddelerEntalpi+2
Murat Keleş
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İki boyutlu kafes filtre yapısı ile elde edilen öngörü hata alanları kullanılarak entropi hesabı

Geçtiğimiz yüzyılda çok boyutlu işaret işleme araştırmacıların dikkatini çekmiştir. 2-B işaret işleme ise hızlı, etkili, kolay uygulanabilir ve düşük maliyetli olduğundan hala güncelliğini korumaktadır. 2-B kafes filtreler, 2-B işaret işleme alanlarından üzerine en çok araştırma yapılandır ve 2-B rastlantı alanlarının modellenmesinde etkilidir. Tez çalışmasında kullanılan 2-B kafes filtre yapıları hem nedensel hem de nedensel olmayan yapıları aynı anda modelleyebilen basit bir yöntemdir. Yöntemde, bir öngörü destek bölgesi tanımlanmaktadır ve yöntemden elde edilen öngörü hata alanları ile derece artırım işlemi gerçekleştirilmektedir. Tez çalışmasında, 2-B kafes filtre yönteminden elde edilen geriye öngörü hata alanları kullanılarak entropi hesaplanmıştır. Çalışmada entropi, giriş vektörü ile geriye öngörü hata vektörü arasındaki bilgi kaybı olarak tanımlanmaktadır. Tezde, üç farklı transfer matrisi kullanılarak veriler elde edilmiştir. Her bir transfer matrisi için sekiz farklı deneme yapılmış, giriş vektörü ve geriye öngörü hata vektörü entropileri hesaplanmıştır. Aynı zamanda, iki vektörün entropileri arasındaki fark incelenerek en iyi derece artırım yönleri bulunmaya çalışılmıştır. Denemelerden elde edilen farklar birbirlerine oldukça yakın çıkmıştır. Dolayısıyla yöntem, kullanıcıyı derece artırım yönü seçiminde özgür bırakmaktadır. Tez beş bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde genel bir giriş yapılmaktadır. Bölümde, 2-B kafes filtre yönteminden ve entropi kavramından bahsedilmektedir. İkinci bölümde entropi kavramı ve kullanım alanları anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde 1-B ve 2-B kafes filtre yapısından, özelliklerinden ve tercih edilme nedenlerinden bahsedilmektedir. Dördüncü bölüm 2-B kafes filtre yöntemi kullanılarak elde edilen geriye öngörü hata alanlarından yararlanılarak yapılan entropi hesabını ve tezde gerçekleştirilen sayısal entropi uygulamalarını kapsamaktadır. Son bölümde ise varılan sonuçlara, yapılan çıkarımlara ve gelecekte yapılabilecek çalışmalara yönelik öngörülere yer verilmiştir.

EntropiKafes filtrelerSayısal işaret işleme+1
Armağan Sarıkey
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Paylaştırılmış entropi yöntemi ile akım projeksiyonlarının hidrolojik kuraklık analizi

Yüzey ve yüzey altı akımlarındaki yetersizlik olarak tanımlanabilen hidrolojik kuraklık kayda değer ekolojik sorunları tetikleyen doğal bir afettir. Hidrolojik kuraklığın şiddetini ve frekansını belirlemede en sık kullanılan yaklaşım standardize akım indeksi (SRI) iken, rastgele karakterdeki hidrolojik süreçlerden bilgi edinimine dayanan entropi yönteminin kuraklık ölçütü olarak kullanımı nispeten yenidir. Tez çalışmasında, bunlar içinden paylaştırılmış entropi (PE) yaklaşımın Gördes Baraj Havzasına ait akım projeksiyonlarına uyarlanması ve süreç hakkında kazanılan bilginin zaman serisi olarak irdelenmesi hedeflenmiş ve sonuçlar SRI ile elde edilenlerle kıyaslanmıştır. İki adet emisyon senaryosu altında çalıştırılan HADGEM2-ES iklim modeli çıktılarının 2021-2050 dönemi yağış ve sıcaklıkları için istatistiksel ölçek küçültmesi ve yanlılık düzeltmesi yapıldıktan sonra, kavramsal bir hidrolojik modelle akarsu akımları türetilmiştir. Kuraklık şiddetlerine ait sınıflandırmalara bakıldığında, PE'nin standart yöntem olan SRI ile uyumlu olmadığı görülmüş olup, yöntemin uzun vadeli hidrolojik kuraklık değerlendirmesinde uygulanabilirliği güven arz etmemektedir.

EntropiHidrolojiKuraklık+2
Hatice Altun
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tutarlı bulanık kümeler ve karar verme uygulamaları

Belirsiz ve birbirleri ile çelişen bilgileri başarılı bir şekilde matematiksel olarak modelleye- bilen bulanık küme kavramı, bu özelliğinden dolayı çok kriterli karar verme problemlerinin çözümünde yaygın olarak kullanılan bir kavramdır. Bu tezin amacı ortamdaki belirsiz bil- giyi daha iyi modellemek amacıyla yeni bir bulanık küme kavramı ortaya koymak ve çok kriterli karar verme problemlerinin çözümü için yeni karar metotları önermektir. Tez şu şekilde düzenlenmiştir: Birinci bölüm bulanık küme teorisinin tarihsel süreci, önemi ve çok kriterli karar verme teorisi ile ilişkisine ayrılmıştır. İkinci bölümde bulanık küme teorisi ile ilgili temel tanım ve örneklere yer verilmiştir. Tezin orijinal kısmını üçüncü ve dördüncü bölümler oluşturmaktadır. Üçüncü bölümde yeni bir bulanık küme genelleştirmesi olan tutarlı bulanık küme teorisi kurulmuş, tutarlı bulanık kümeler için korelasyon katsayısı ve kosinüs benzerlik ölçüsü kavramları önerilmiş ve bu kavramlar yardımıyla bir çok periyotlu tıbbi teşhis problemi çözülmüştür. Dördüncü bölümde, tutarlı bulanık kümeler için çapraz entropi ve sinüs entropi ölçüsü kavramları üzerine çalışılmış ve bu iki kavram VIKOR (VIseKriterijumska Optimizacija I Kompromisno Resenje) metoduna entegre edilerek bir çok kriterli karar verme problemi çözülmüştür. Son bölümde ise tezin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır.

Bulanık kümelerEntropiÇok kriterli karar verme+1
Ezgi Türkarslan
Ankara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk bankacılık sektörünün finansal performansının klasik ve bulanık çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesi: BİST'te bir uygulama

Bankacılık sektörü finansal sistemin önemli bir parçası olarak yer alır. Bankaların finansal sistemdeki pozisyonu nedeniyle bankacılık sektöründe meydana gelebilecek herhangi bir olumsuzluk tüm ülke ekonomisini etkileyebilmektedir. Bankacılık sektörünün kaynak dağılımı ve finansal aracılık görevi açısından etkin ve verimli çalışması, ülke ekonomisi açısından çok önemlidir. Dolayısıyla ekonomiler içerisinde oldukça kritik noktada bulunan bankaların finansal performanslarının değerlendirilmesi büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada; Borsa İstanbul (BİST)'da işlem gören 22 bankanın 2009-2018 yılları arası finansal performanslarının, klasik ve bulanık çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca çalışmada, Copeland yöntemiyle bütünleştirme işlemi yapılarak, kullanılan klasik ve bulanık çok kriterli karar verme yöntemlerinden öne çıkan yöntemin belirlenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada analizler sonucunda elde edilecek verilerin, Türk bankacılık sektörünün finansal performansına katkı yapacağı düşünülmektedir. Çalışmada 26 adet kriter kullanılmıştır. Kullanılan kriterlerin ağırlıkları Entropi ve Bulanık Shannon Entropi yöntemleriyle hesaplanmıştır. Daha sonra Topsis, Vikor, Bulanık Topsis ve Bulanık Vikor yöntemleriyle performans analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar Copeland yöntemiyle bütünleştirilmiş ve tek sıralamaya dönüştürülmüştür. Yöntemlerin sıralama sonuçları ve Copeland yöntemi sıralaması arasındaki ilişki Spearman sıra korelasyon testi yapılarak değerlendirilmiştir. Korelasyon testine göre, Bulanık Topsis yönteminin öne çıktığı görülmüştür. Copeland yöntemi ile Bulanık Topsis yöntemi α=0,5 kesim aralığı sonuçlarının en yüksek korelasyona sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Entropi, VIKOR ve TOPSIS, bulanık Shannon entropi, bulanık TOPSIS ve bulanık VIKOR, Copeland yöntemi

Borsa İstanbulBulanık TOPSISBulanık mantık+7
Ökkeş Yılmaz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Network intrusion detection with payload-based approach

Rapidly growing network systems become more vulnerable to threats with the improved sophistication of attack techniques. Various types of network attacks affect networks in different ways and continue to be a serious threat despite developing intrusion detection mechanisms. Early detection of network intrusions is crucial to taking precautions and reducing the damage to the system. In addition, the ability to distinguish attacker flows from legitimate ones ensures that the network continues to provide service safely to the clients. In this thesis, payload-based features that characterize network flows are proposed to provide early detection of network attacks and to identify attacker flows. Besides the features conventionally used in application classification, features based on greedy algorithm-based metrics that allow comparing defined probability distributions over different sample spaces at various lengths are also used. Moreover, features based on spectral domain analysis of payload sequences are extracted to capture the complicated patterns that are not observed in the original domain. Also, features based on discrete cosine transforms are utilized in the characterization of these network flows. These features are extracted using N-gram analysis for various N values. In the classification stage, SVM models trained with these features are used. Performance evaluation is given for publicly available IDS 2012 and IDS 2017 datasets that contain different kinds of attack traces. Early detection of network intrusions based on features extracted from the first 3 and 5 packets of a flow achieves high detection rates while detecting network intrusions early.

EntropyKullback-Leibler divergence measureIntrusion detection system (IDS)+1
Süleyman Özdel
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Deep packet inspection methods for network intrusion detection and application classification

Deep packet inspection methods have become more sophisticated with the rapidly developing technology. To understand the condition of the network, many different packet inspection techniques have been evolved. Newly developing machine learning methods have been used recently on these systems. The aim is to know which type of traffic is running through the network. In this thesis, different deep packet inspection methods are proposed to detect malicious traffic and find the applications running on the network. Time-series and flow-based methods are proposed to accomplish these tasks. Novel feature sets are constructed to execute these methods. Greedy algorithm which finds an upper bound for the distance between the probability distributions with different sizes is utilized in feature extraction process. The extracted features can be divided into two categories which are statistical features and payload-based features. Packet header values such as IP addresses are used to derive statistical features. Also, payload portion of packets are used to extract novel payload--based features. The feature sets are used with decision tree models in supervised learning to execute detection procedures. Proposed approaches are used in network intrusion detection and network application classification tasks. For network intrusion detection, performance evaluation is given by using different publicly available well-known intrusion detection data sets consisting of different types of attacks. For network application classification, a data set consisting of real-world network traces from popular applications is used. Simulation results show that the proposed flow-based approaches have good performance in fulfilling these tasks.

Information securityComputer networks securityEntropy+4
Çağatay Ateş
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal değerleme yöntemleri ve çok kriterli karar verme teknikleriyle şirket değeri analizi: BIST tekstil endeksi örneği

Finans literatüründe uzun bir zamandan bu yana şirketlerin finansal amaçları, kâr maksimizasyonu yerine değer maksimizasyonunu sağlama olarak ifade edilmektedir. Bu değer maksimizasyonunun sağlanması aşamasında şirketlerin gerçek değerlerinin takdir edilmesi, yatırımcıların doğru yatırım kararlarını verebilmesi açısından çok önemlidir. Bu tez çalışmasında, farklı yaklaşımlar kapsamındaki çeşitli finansal değerleme yöntemleriyle şirketlerin olması gereken gerçek değerlerinin tespit edilmesi ve değerleme yöntemleri arasındaki farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, çok kriterli karar verme teknikleriyle de finansal performansları ortaya konmaya çalışılmıştır. Gelir yaklaşımı çerçevesinde indirgenmiş nakit akımları (İNA) yöntemi, varlık bazlı yaklaşım çerçevesinde net aktif değer (NETAKTIF) yöntemi, çarpanlara dayalı değerleme yaklaşımı kapsamında da fiyat-kazanç (F/K) oranı ve piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) oranlarına dayalı değerleme yönteminin kullanıldığı bu araştırmada, Borsa İstanbul'da işlem gören tekstil sektörü şirketlerinin 2012-2022 yılları arasındaki mali verileri kullanılarak 2018-2022 yılları arasındaki değerleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Değerleme yöntemleriyle elde edilen şirket değerleri ile bu şirketlerin ilgili yıllardaki piyasa değerleri arasındaki ilişki panel veri analizi kullanılarak araştırılmıştır. Ayrıca değerleme tahminleriyle ilgili hata payı analizi yapılarak piyasa değerine en çok yakınsayan değerleme yöntemi açıklanmıştır. Analizler sonucunda şirketlerin 2018-2022 yılları arasındaki değerleme sonuçları incelendiğinde, piyasa değerine en çok yakınsayan yöntemlerin İNA ve NETAKTIF yöntemleri olduğu belirlenmiştir. Hata payı analiziyle de bu sonuç teyit edilmiştir. Panel veri regresyon analizleri sonucunda da piyasa değerini anlamlı olarak etkileyen yöntemlerin İNA ve NETAKTIF yöntemleri olduğu, panel nedensellik testi sonucunda ise piyasa değeriyle çift yönlü ilişki içinde olan yöntemlerin İNA ve F/K yöntemleri olduğu bulunmuştur. İndirgenmiş nakit akımları yönteminin duyarlılık analizi sonucunda ise şirket değeri sonuçlarının en fazla duyarlı olduğu değer sürücüsünün AOSM değişkeni olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca çok kriterli karar verme yöntemlerinden Entropi yöntemiyle ilgili şirketlerden finansal verileri stabil olan 12 şirketin finansal performans oranları ağırlıklandırılmış, Gri İlişkisel Analiz yöntemiyle de şirketler bu oranlara göre sıralanmıştır. Sıralama sonucunda tekstil sektöründe inceleme yapılan 12 şirket arasından Yataş, Karsu Tekstil ve Bilici Yatırım şirketlerinin 2018-2022 yılları arasında en iyi finansal performansı gösteren şirketler arasında olduğu tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulEntropiFinansal varlık değerleme modeli+7
İsmail Öztanır
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bütünleşik çok kriterli karar verme modeli ile enerji sektöründe kurumsal sürdürülebilirlik performans ölçümü: Karşılaştırmalı bir analiz

Enerji, ülkelerin en stratejik üretim faktörleri arasında yer almaktadır ve kalkınmanın en önemli lokomotiflerinden birisini oluşturmaktadır. Temel ihtiyaçlar içinde önemli bir yere sahip olan enerji, birtakım olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir. Zaman içinde giderek artan enerji üretim ve tüketiminebağlı olarak rezervler azalmakta ve çevre kirliliği gibi insanlığın geleceği için tehdit oluşturan önemli problemlerortaya çıkmaktadır. Bu noktada, enerji üretim ve tüketim dengesinin sağlandığı sürdürülebilir bir enerji sektörü, doğa ve insanlık için kilit bir nokta oluşturmakta ve şiddetli rekabetin yaşandığı bu sektörde ülkelere rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu çalışmada, üç boyuttan oluşan kavramsal bir sürdürülebilirlik performans değerlendirme çerçevesinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çerçeve temelinde, Küresel Raporlama Girişimi'ni (GRI) kılavuz alarak raporlama yapan ve Asya/Avrupa bölgelerinde faaliyet gösteren 30 enerji firmasının 2016-2018 dönem aralığı kurumsal sürdürülebilirlik performansının Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri kullanılarak ölçülmesi amaçlanmıştır. Kriterlerin ağırlıklarını belirlemek için Entropy yöntemi tercih edilirken, alternatifleri sıralamak için Proximity Indexed Value (PIV), Range of Value (ROV), Gri İlişkisel Analiz (GİA) ve Measurement Alternatives and Ranking according to Compromise Solution (MARCOS) yöntemleri tercih edilmiştir. Dört farklı yöntemle elde edilen sıralamalardan rasyonel nihai bir sıralama elde etmek amacıyla ise Copeland yöntemine başvurulmuştur. Önerilen bütünleşik ÇKKV yaklaşımı ile enerji firmalarının kurumsal sürdürülebilirlik performansları ölçülmüş ve önerilen modelin kurumsal sürdürülebilirlik performans değerlemesinde kullanılabilecek etkin bir model olduğu ortaya konulmuştur. Yapılan analizler sonunda varılan sonuçların enerji sektörünün gelişimine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

Enerji sektörüEntropiKarşılaştırmalı analiz+4
Nazlı Ersoy
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Zaman serilerinde entropi optimizasyon yöntemleri

Bu tez çalışmasında, MaxEnt yönteminden yararlanarak, bir zaman serisi için tam otokovaryans sayısı 'in biliniyor olduğu varsayımı altında, 'den sonraki gecikmeli otokovaryans kısıtlı MaxEnt dağılımlarının bu stokastik süreç için kabul edilebilirliği, Jaynes'in konsantrasyon teoremi yardımı ile araştırılmıştır. Otokovaryans kısıtlarının artırılmasıyla elde edilen MaxEnt dağılımlarının kabul edilebilirliği sürecinin, otoregresif modelin gecikme sayısını belirlemek ve parametrelerini tahmin etmek için de işletilebileceği gösterilmiştir. Ayrıca ele alınan istatistiksel veriyi en iyi şekilde temsil eden dağılımın bulunması problemi olan Genelleştirilmiş Entropi Optimizasyon Probleminin (GEOP) formülasyonu verilmiş, MinMaxEnt ve MaxMaxEnt dağılımlarının bu problemin çözümü olduğu gösterilmiştir. Ardından, moment fonksiyonları ve moment değerleri parametreye bağlı olan MaxEnt dağılımları için MinMaxEnt ve MaxMaxEnt dağılımları tanımlanarak, kayıp değerli zaman serileri için bu dağılımlar ele alınmıştır. MaxEnt, MinMaxEnt ve MaxMaxEnt dağılımlarının entropi değerleri arasında bağıntılar kurularak, söz konusu dağılımlardan en büyük informasyon içerenin MinMaxEnt olduğu ispatlanmıştır. Bu sonuç doğrultusunda kayıp değer ve gelecek değer tahminlemesi birer problem olarak ele alınarak, çözüm için MinMaxEnt dağılımına dayalı bir yöntem geliştirilmiştir. Geliştirilen yöntemin, öngörü ve kayıp değer sayısına bağlı durumlara göre Matlab'da programları yazılmıştır. Geliştirilen yöntemin performansı bir, iki, üç ve dört gecikmeli otoregresif modellerden türetilen zaman serileri üzerinde, farklı sayıda kayıp değerler için MinMaxEnt dağılımına dayalı tahminlerin MSE'leri (ortalama kare hata) simülasyon çalışması ile hesaplanarak, değerlendirilmiştir. Bununla birlikte söz konusu yöntem tek, iki ve daha fazla öngörü için kullanılarak, simülasyon çalışması ile MSE değerleri hesaplanmış ve yöntemin geçerliliği gösterilmiştir.

EntropiZaman serileri
Çiğdem Giriftinoğlu
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Application of lifespan entropy concept to diet controlled longevity and nutrition of cancer patients

Telomere-length regulated entropic assessment based on metabolic activity with four different types of diets shows that the life expectancy of the women who are on these diets is longer than those of the men. Faster shortening of the telomer lengths in men was the major reason for the shorter expectancy of life. The highest and the lowest life expectancy for women were estimated with the Mediterranean and vegetarian diets, respectively. On the contrary, men were estimated to have the longest life span with the vegetarian diet and the shortest life span with the keto diet. The diet does not only affect the amount of energy and entropy generation by the metabolism but also shapes how an organism is able to respond to oxidative stress, which is critical in the determination of the telomere length and overall genome integrity. Pinning down these major factors that accelerate aging is likely to be helpful in understanding senescence and disorders correlated to aging. Secondly, the entropic age concept, suggested independently by Hayflick (2007) and Annamalai (2009) and co-workers is employed to model the entropy generation by cancer patients. A healthy person who has a lifespan of 78.6 years would generate 11,404 kJ/kg K of life span entropy, before dieing. If a person should be diagnosed with cancer at the age of 40, he would have already generated 5,803 kJ/kg K entropy and need to generate 5,593 kJ/kg K of entropy during the rest of his lifespan. After the onset of the disease, although on the average 97 kJ/kg K of entropy would be generated by metabolic activity, much of the entropy would actually be generated by the disease-related chemical activity prevailing in the body. For instance, in lung cancer, disease-related entropy generation is 191 folds of that of diet-related entropy generation, and this is 9 folds in skin cancer. This study points the fact that a very high fraction of the life span entropy generated by the cancer patients is fueled not by diet, but by tissue scavenging, slowing down the scavenging related chemical activity may actually increase the life span of the patients.

Nutritive valueNutritionDiet+5
Melek Ece Öngel
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Bütünleşik bulanık çok kriterli karar verme metotları: Türk otomotiv ana sanayi örneği

Çevreye duyarlı düzenlemeler, firmalar arasında tedarik zincirindeki uygulamaları iyileştirmek amacıyla artan bir ilgi görmektedir. Bu düzenlemeler, her geçen gün gelişmekte olan bir alan olduğu için sürekli araştırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada da Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi'nin (STZY) çevresel boyutu olan Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi (YTZY), Türk Otomotiv Ana Sanayi bağlamında, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) metotları kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında, Türk Otomotiv Ana Sanayi içerisinde bulunan 11 firma tarafından YTZY ait kriterler belirlenmiş ve bu firmaların YTZY'ye olan tutumları, girişimleri ve karşılaştıkları engeller hakkında bilgi verilmiştir. İkinci aşamada, kriterler oran ağırlıkları tekniği kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Ağırlıklandırma sonucunda, yeşil geri dönüşüm ve yeşil tasarıma ait alt kriterlerin ön plana çıktığı belirlenmiştir. Üçüncü aşamada, Ford OTOSAN'ın fabrikaları mutlak sayıları (Doğrusal Skorlama, Doğrusal Olmayan Skorlama, TOPSIS), bulanık sayıları (Bulanık TOPSIS, Entropi Ağırlıklı Bulanık TOPSIS) ve sezgisel bulanık sayıları (Üç Farklı Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS) içeren 8 ayrı metot kullanılarak, YTZY kriterleri kapsamında sıralanarak değerlendirilmiştir. Her metot için ayrı sıralamalar elde edilmiştir. Dördüncü aşamada ise karar verici olarak yer alan 11 firmanın önem ağırlıkları değiştirilerek 10 farklı senaryo oluşturulmuştur. Böylelikle Ford OTOSAN'ın fabrikalarının sıralamalarındaki değişimler duyarlılık analizleri ile izlenmiştir. Sonuçta, bu çalışma için Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS metotları (IFT-1, IFT-2, IFT-3)daha etkin olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi, Çok Kriterli Karar Verme, Entropi, Sezgisel Bulanık TOPSIS

Bulanık TOPSISEntropiOtomotiv endüstrisi+2
Gözde Koca
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of COVID-19 on the financial structure of the ground handling industry: The case of Çelebi Aviation Holding

The aviation industry consists of many interrelated components and there are many factors that affect the functioning of these components. External shocks are one of these factors, and the covid epidemic that the world is exposed to today has left deep scars on the aviation industry. The shrinkage of air transport due to the effect of the epidemic brought along financial problems for ground services, which are responsible for the operational process. The aim of this study is to reveal the financial effects of Covid 19 on ground handling services, to determine how their financial performance can be affected in the next possible crises and what kind of measures can be taken. In this context, the data included in the annual reports published from 2009 to 2020 were used to observe the effects of the Covid-19 Pandemic on Çelebi Ground Handling Inc. in a reliable and consistent manner. Entropy-based TOPSIS method was used in the research. The criteria were weighted with the Entropy method and then the alternatives were classified with the help of the series formed by using the TOPSIS method. These data are determined as Net sales, Profit Before Interest Tax, Total Assets, Equity and Number of Employees. When the results of the research are examined in general, the criterion with the highest importance is Total Assets, while the year 2018 was determined as the most financially successful year of the company. However, it has been observed that the Covid-19 Pandemic has negative financial effects on the company.

COVID 19EntropyCivil aviation+2
Oğuzcan Kurşuncu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Firmaların işçi sağlığı ve güvenliği performanslarının çok kriterli karar verme yöntemleri yardımıyla ölçülmesi

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin sorunlar, iş yerlerinde karşı karşıya kalınan risklerin analiz edilmesi ve bu risklerin etkisini azaltmak için çeşitli önlemler alınmasına rağmen meydana gelmeye devam etmektedir. Hatalı uygulamalar ve bunun sonucu olan kaza, yaralanma ve hastalıkların incelenmesi sonucunda yeni birçok şey öğrenilmekte ve bunun yarattığı ekonomik ve sosyal sonuçlar uzmanlar tarafından araştırılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği bağlamında alınan önleyici tedbirler, üretim ve hizmete dönük operasyonel süreçlerde meydana gelen kaza ve hastalıkların sayısını azaltmaktadır. Bunun yanında, belli riskleri ortadan kaldırmak amacıyla iş güvenliğine ilişkin yeni kanun ve yönetmelikler ülke düzeyinde kabul edilmekte ve uygulamaya sokulmaktadır. Örgütsel sistemler geliştikçe, ergonomi gibi çok disiplinli alanlar geliştirilmekte ve iş risklerine ilişkin sorunlarla mücadele giderek organize biçimde yerine getirilmektedir. Yaşanan bu gelişmelerin diğer bir ürünü ise iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin geliştirilmesidir. Bu sistemler, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin temel sorunlarla başa çıkmanın temel araçları olarak bir süredir kullanılmakta ve böylelikle daha güvenli bir iş yaşamının temelleri atılmaya çalışılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurulan bu sistemlerin performanslarının hedeflenen sonuçları doğurması ise öncelikle bir ölçümleme alt yapısının oluşturulmasını gerekmektedir. Bu araştırma, benzeri bir altyapı oluşturmayı amaçlamakta ve izleyen ana unsurlardan oluşmaktadır: (1) iş sağlığı ve güvenliği bağlamında bir gösterge havuzunun oluşturulması ve uygun göstergelerin taranarak belirlenmesi, (2) Türkiye'de demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren bir firmadan alınan veriler kullanılarak Entropy tabanlı bir gösterge ağırlığı belirleme çalışmasının yapılması, (3) firmanın iş sağlığı ve güvenliği performansının yıllar itibariyle TOPSIS kullanılarak karşılaştırmalı olarak hesaplanması, ve (4) araştırmanın sonuçları, zayıf yanları ve yeni araştırma imkanlarının tartışılması.

EntropiFirmalarİş güvenliği+1
Merve Erol
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişim felsefesi bağlamında bir bilişim etiği: Gelişim etiği /Flourishing ethics

Bu çalışma, Terrell Ward Bynum'un aynı infosferde yaşayan bilişim çağı insanına, bilişim felsefesi bağlamında bir bilişim etiği teorisi teklifi olan Flourishing Ethics/Gelişim Etiğin nitelik, metodoloji, yaklaşım ve felsefi içerik bakımından incelenmesi, soruşturulması hakkındadır. Bu sebeple çalışmada teorinin tasviri ve tahliline önem verilerek; teoriyi oluşturan metodoloji ve yaklaşımın, dayandığı felsefi geleneğin ve bilimsel disiplinin ortaya çıkarılmasının yanı sıra teorinin de geliştirilmesine gayret edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışmamızın Giriş bölümünde (Birinci Bölüm); öncelikle teorisyen ve teorinin tanıtımına, bilişim etiği temel problemlerinin ve konunun kronolojik gelişimine, ilgili sınırları içinde yer alan tartışma ve görüşlere yer verilerek amaç, kapsam ve yöntem hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. İkinci bölümde; Bynum'un mantıksal gerekçelendirmesini bilim felsefesine dayanarak yaptığı, "etikte yeni bir perspektif değişikliği teklifinin" dayanaklarına ve Bynum'un, Kuhn'dan mülhem bir terminoloji ile etikte tespit ettiği anomali ve bu tespitlerle bilişim etiğinde çözmeyi amaçladığı problemlerin açıklamalarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; Gelişim etiğinin köklerini oluşturan Aristoteles felsefesi ve Norbert Wiener'ın Sibernetik bilimi, teoriyle olan bağlantısı gözetilerek ortaya konulmuş, "gelişim" düşüncesinin geleneksel ve çağdaş düşüncedeki konumu irdelenmiştir. Dördüncü bölüm; İnsan Merkezli GE ve Genel Gelişim Etiği olarak iki alt bileşenden meydana gelen Bynum GE teorisinin ilk bileşeni olan İnsan Merkezli Gelişim Etiğinin açıklandığı bölümdür. Aristotelesçi temelleri olan İnsan merkezli GE, sibernetik doğası nedeniyle insanı bir bilişim nesnesi olarak düşünür. Bu bölümde, bir bilişim nesnesi olarak düşünülen insanın, etik bir insan olması bakımından gelişiminin imkân ve zeminini oluşturan kavram ve konulara yer verilmiştir. Beşinci bölümde ise; Gelişim Etiğini meydana getiren ikinci bileşen Genel Gelişim Etiği teorisinin dayandığı temeller; sibernetik bilim, fizikte termodinamiğin ikinci yasası ve metafizikte yeni materyalist düşüncenin etik ile nasıl ilişkilendirildiği açıklanmıştır. Sonuç bölümünde; çalışmanın girişinde belirtilen amaçlara ne ölçüde yaklaşıldığı açıklanmış, bölümlere dair elde edilen felsefi bulgular değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.

Bilgi felsefesiBilişimBilişim etiği+4
Nesibe Kantar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of popular features and entropy as a new feature for hand gesture classification by electromyography signals

The topic of EMG signals classification by pattern recognition methods has more than 40 years of history. Today, efforts are being made to make this classification more applicable, using the developed methods to make more accurate predictions in a shorter time. While scanning the literature, it is found that a group of features became popular among researchers and repeatedly used without giving any other reason than popularity. It is also found that entropy has many usages within bio-signal classification research. Still, it is unused for classifying EMG signals of hand gestures. This research investigates the classification ability of nine "popular" features of EMG research and proposes entropy as a new feature. For this purpose, experiment protocols are formed using SVM classifiers with the NinaPro DB5 dataset. The first nine popular features are tested with different combinations. Later, the entropy feature is analyzed with window-length sensitivity, its problem with LPH is solved with the proposed GPH approach. Then activation detection is developed and implemented for a real-time test. Results of both parts are given in their respective chapters in a way it is easy to compare with other works. The evaluation of popular features showed that some features could harm the system; however, this highly changes from application to application. On the other hand, the entropy feature showed that it could be used to classify EMG signals, and it can classify feature vectors extracted from windows with lengths different than the training set.

ElectromyographyEntropyReal time systems
Ayber Eray Algüner
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gaz türbinli gemilerde ekserji ve termodinamik analiz

Bu tezde Brayton çevrimine göre çalışan LM 2500 gaz türbininin kompresör girişi, yanma odası girişi, türbin girişi ve egzoz sıcaklıkları kontrol paneli üzerinden değer gösterme sistemi DDI(Digital Display Indicator) vasıtasıyla tespit edilmiş ve bulunan değerler ile kompresör giriş ve çıkışındaki havanın ,yanma odası giriş ve çıkışında hava yakıt karışımının ve yanma odasına girişte yakıtın fiziksel ve kimyasal ekserji değerleri çeşitli kompresör değerlerine göre sayısal olarak hesaplanmıştır. Öncelikli olarak hal noktalarının ürettikleri ekserji değerleri hesaplanmış, daha sonra toplam ekserji üretimi bulunmuştur. Daha sonra hal noktalarının ekserji kayıpları sayısal olarak hesaplanmıştır. Daha sonra DDI sisteminden elde edilen değerler göre havayı mükemmel gaz olarak kabul ederek sistemin termodinamik analizi yapılmıştır. Sistemde yakıt olarak metan gazı kullanılmış ve hava yakıt oranı yüzde 2 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde birim zamanda akan akışkan miktarından bağımsız olarak kompresör işi, türbin işi, sisteme giren ısı , sistemden çıkan ısı ,çevrimin ısısal verimi ve geri iş oranları bulunmuştur. Anahtar Kelimeler :Gaz Türbini,Ekserji,Termodinamik Analiz,Entalpi,Entropi

EkserjiEntalpiEntropi+2
Turan Çubuğuuzun
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

K tek sayı olmak üzere (v, k, ^)-simetrik dizaynın C-kodu için bir olasılık fonksiyonu tayini ve düzensizlik ölçüsü önerisi

ÖZET Bu çalışma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kodlar kuramı ile ilgili bilgiler, ikinci bölümde ise Simetrik dizaynlar ele alınmıştır. Tezin özgün bölümünü oluşturan son bölümde ise k tek sayı olmak üzere (v, k, X) - Simetrik dizaynın C kodu için C\ alt kümesinde, X sözcüğünün izafi ağırlığı, maksimum izafi ağırlık ve izafi ağırlık oram tanımlanarak özelikleri incelenmiştir. Ayrıca p izafi olasılığı Shannon entropisine uygulanarak C\ için bir düzensizlik ölçüsü önerilmiştir ve bununla ilgili örneğe yer verilmiştir.

EntropiKodlama teorisiSimetrik tasarım
Ayten Ustamehmetoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu iç ilişki sorunu olan doğrusal regresyon modelinin genelleştirilmiş maksimum entropi tahmini

Bu çalışmada y = + X u b şeklinde ifade edilen genel lineer regresyon modeli ele alınmıştır. Uygulamalarda açıklayıcı değişkenler matrisi X çoklu iç ilişkiye sahip olabilir. Bu iç ilişkinin varlığı durumunda klasik tahmin ediciler hatalı sonuçlar verir. Bu problemin çözümü için yanlı fakat kararlı tahmin ediciler kullanılabilir. Çalışmada genelleştirilmiş maksimum entropi (GME) tahmin edicisi, en küçük kareler (EKK) ve ridge tahmin edici ile hata kareler ortalamasına (HKO) göre karşılaştırılmıştır. Bu amaç için Kaliforniya yoksulluk veri kümesi (Ramanathan, 2002) üzerinde analiz yapılmıştır. Uygulamada HKO'ların elde edilmesinde bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Sonuçta, en iyi tahmin edicinin GME olduğuna karar verilmiştir. Anahtar kelimeler: Genel lineer model, çoklu iç ilişki, genelleştirilmiş maksimum entropi, bootstrap

Doğrusal regresyonDoğrusal regresyon modelleriEntropi+3
Sibel Örk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Related subjects