Entropy
92 theses under this subject heading
Bütünleşik bulanık çok kriterli karar verme metotları: Türk otomotiv ana sanayi örneği
Çevreye duyarlı düzenlemeler, firmalar arasında tedarik zincirindeki uygulamaları iyileştirmek amacıyla artan bir ilgi görmektedir. Bu düzenlemeler, her geçen gün gelişmekte olan bir alan olduğu için sürekli araştırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada da Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi'nin (STZY) çevresel boyutu olan Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi (YTZY), Türk Otomotiv Ana Sanayi bağlamında, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) metotları kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında, Türk Otomotiv Ana Sanayi içerisinde bulunan 11 firma tarafından YTZY ait kriterler belirlenmiş ve bu firmaların YTZY'ye olan tutumları, girişimleri ve karşılaştıkları engeller hakkında bilgi verilmiştir. İkinci aşamada, kriterler oran ağırlıkları tekniği kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Ağırlıklandırma sonucunda, yeşil geri dönüşüm ve yeşil tasarıma ait alt kriterlerin ön plana çıktığı belirlenmiştir. Üçüncü aşamada, Ford OTOSAN'ın fabrikaları mutlak sayıları (Doğrusal Skorlama, Doğrusal Olmayan Skorlama, TOPSIS), bulanık sayıları (Bulanık TOPSIS, Entropi Ağırlıklı Bulanık TOPSIS) ve sezgisel bulanık sayıları (Üç Farklı Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS) içeren 8 ayrı metot kullanılarak, YTZY kriterleri kapsamında sıralanarak değerlendirilmiştir. Her metot için ayrı sıralamalar elde edilmiştir. Dördüncü aşamada ise karar verici olarak yer alan 11 firmanın önem ağırlıkları değiştirilerek 10 farklı senaryo oluşturulmuştur. Böylelikle Ford OTOSAN'ın fabrikalarının sıralamalarındaki değişimler duyarlılık analizleri ile izlenmiştir. Sonuçta, bu çalışma için Entropi ile Ağırlıklandırılmış Sezgisel Bulanık TOPSIS metotları (IFT-1, IFT-2, IFT-3)daha etkin olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi, Çok Kriterli Karar Verme, Entropi, Sezgisel Bulanık TOPSIS
The impact of COVID-19 on the financial structure of the ground handling industry: The case of Çelebi Aviation Holding
The aviation industry consists of many interrelated components and there are many factors that affect the functioning of these components. External shocks are one of these factors, and the covid epidemic that the world is exposed to today has left deep scars on the aviation industry. The shrinkage of air transport due to the effect of the epidemic brought along financial problems for ground services, which are responsible for the operational process. The aim of this study is to reveal the financial effects of Covid 19 on ground handling services, to determine how their financial performance can be affected in the next possible crises and what kind of measures can be taken. In this context, the data included in the annual reports published from 2009 to 2020 were used to observe the effects of the Covid-19 Pandemic on Çelebi Ground Handling Inc. in a reliable and consistent manner. Entropy-based TOPSIS method was used in the research. The criteria were weighted with the Entropy method and then the alternatives were classified with the help of the series formed by using the TOPSIS method. These data are determined as Net sales, Profit Before Interest Tax, Total Assets, Equity and Number of Employees. When the results of the research are examined in general, the criterion with the highest importance is Total Assets, while the year 2018 was determined as the most financially successful year of the company. However, it has been observed that the Covid-19 Pandemic has negative financial effects on the company.
Gaz türbinli gemilerde ekserji ve termodinamik analiz
Bu tezde Brayton çevrimine göre çalışan LM 2500 gaz türbininin kompresör girişi, yanma odası girişi, türbin girişi ve egzoz sıcaklıkları kontrol paneli üzerinden değer gösterme sistemi DDI(Digital Display Indicator) vasıtasıyla tespit edilmiş ve bulunan değerler ile kompresör giriş ve çıkışındaki havanın ,yanma odası giriş ve çıkışında hava yakıt karışımının ve yanma odasına girişte yakıtın fiziksel ve kimyasal ekserji değerleri çeşitli kompresör değerlerine göre sayısal olarak hesaplanmıştır. Öncelikli olarak hal noktalarının ürettikleri ekserji değerleri hesaplanmış, daha sonra toplam ekserji üretimi bulunmuştur. Daha sonra hal noktalarının ekserji kayıpları sayısal olarak hesaplanmıştır. Daha sonra DDI sisteminden elde edilen değerler göre havayı mükemmel gaz olarak kabul ederek sistemin termodinamik analizi yapılmıştır. Sistemde yakıt olarak metan gazı kullanılmış ve hava yakıt oranı yüzde 2 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde birim zamanda akan akışkan miktarından bağımsız olarak kompresör işi, türbin işi, sisteme giren ısı , sistemden çıkan ısı ,çevrimin ısısal verimi ve geri iş oranları bulunmuştur. Anahtar Kelimeler :Gaz Türbini,Ekserji,Termodinamik Analiz,Entalpi,Entropi
K tek sayı olmak üzere (v, k, ^)-simetrik dizaynın C-kodu için bir olasılık fonksiyonu tayini ve düzensizlik ölçüsü önerisi
ÖZET Bu çalışma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kodlar kuramı ile ilgili bilgiler, ikinci bölümde ise Simetrik dizaynlar ele alınmıştır. Tezin özgün bölümünü oluşturan son bölümde ise k tek sayı olmak üzere (v, k, X) - Simetrik dizaynın C kodu için C\ alt kümesinde, X sözcüğünün izafi ağırlığı, maksimum izafi ağırlık ve izafi ağırlık oram tanımlanarak özelikleri incelenmiştir. Ayrıca p izafi olasılığı Shannon entropisine uygulanarak C\ için bir düzensizlik ölçüsü önerilmiştir ve bununla ilgili örneğe yer verilmiştir.
Çoklu iç ilişki sorunu olan doğrusal regresyon modelinin genelleştirilmiş maksimum entropi tahmini
Bu çalışmada y = + X u b şeklinde ifade edilen genel lineer regresyon modeli ele alınmıştır. Uygulamalarda açıklayıcı değişkenler matrisi X çoklu iç ilişkiye sahip olabilir. Bu iç ilişkinin varlığı durumunda klasik tahmin ediciler hatalı sonuçlar verir. Bu problemin çözümü için yanlı fakat kararlı tahmin ediciler kullanılabilir. Çalışmada genelleştirilmiş maksimum entropi (GME) tahmin edicisi, en küçük kareler (EKK) ve ridge tahmin edici ile hata kareler ortalamasına (HKO) göre karşılaştırılmıştır. Bu amaç için Kaliforniya yoksulluk veri kümesi (Ramanathan, 2002) üzerinde analiz yapılmıştır. Uygulamada HKO'ların elde edilmesinde bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Sonuçta, en iyi tahmin edicinin GME olduğuna karar verilmiştir. Anahtar kelimeler: Genel lineer model, çoklu iç ilişki, genelleştirilmiş maksimum entropi, bootstrap
Transcendental logaritmik (Translog) modelin etkin tahmini: Tahmin edicilerin Monte Carlo ile karşılaştırılması
Transcendental logaritmik (Translog) modelde, modele eklenen her değişkenin karesi ve diğer değişkenler ile çapraz çarpımları da modelde yer aldığından çoklu iç ilişki problemi ile karşılaşılmaktadır. Çoklu iç ilişki problemi olduğunda klasik tahmin teknikleri kullanılamayacağından yanlı tahmin edicilere başvurulur. Bu çalışmada ele alınan Translog modelin tahmininde kullanılan ridge, kısıtlı ridge, genelleştirilmiş maksimum entropi, kısıtlı genelleştirilmiş maksimum entropi, en küçük kareler ve kısıtlı en küçük kareler tahmin edicileri hata kareleri ortalamalarına göre karşılaştırılmışlardır. Uygulamada hata kareleri ortalamalarının elde edilmesinde Monte Carlo simülasyonundan faydalanılmıştır. Sonuçta, en etkin tahmin edicinin kısıtlı genelleştirilmiş maksimum entropi olduğuna karar verilmiştir.
SCOR Modeli süreçlerinin iadelere etkilerinin belirlenmesi – Gaziantep halı imalat sektöründe bir uygulama
Bu araştırmada, tedarik zinciri karmaşıklığını gideren ve yalınlaştıran bir süreç referans modeli olan SCOR Modelinin ikinci seviye süreç kategorileri olan planlama, tedarik, üretim, teslimat ve etkinleştirme boyutlarının ürün iadeleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın modelini SCOR Modeli ikinci seviye süreç kategorilerine ait metrikler oluşturmaktadır. Model doğrultusunda geliştirilen hipotezler SPSS programı ile analiz edilmiş ve daha sonra çok kriterli karar verme tekniklerinden biri olan Entropi yöntemiyle önceliklendirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında Gaziantep Organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren bir firmanın yöneticileri, tedarikçileri ve perakendecileriyle tedarik zincirlerleri üzerine mülakat yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Gaziantep ili Organize Sanayi Bölgesinde halı imalatı yapan firmalar oluşturmaktadır. Bu çalışmada toplamda 119 anket uygulanmıştır. Analiz sonucunda SCOR Modeli 2.seviye süreç kategorilerinden Planlama ve Teslimat, İade süreci üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ancak tedarik süreci iade süreci üzerinde istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Son olarak SCOR Modeli 12. Versiyonla modele dahil olan Ekinleştirme sürecinin de iade süreci üzerinde etkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Peyzaj koridorlarının ekoturizm planlaması kapsamında değerlendirilmesi: Belemedik tabiat parkı – Kapıkaya kanyonu örneği
Günümüzde peyzajların yapısı ve işlevinin yoğun bir şekilde değiştiği; peyzaj bağlantılarında sorun yaşandığı ve bununla birlikte birçok çevre sorununun ortaya çıktığı görülmektedir. Araştırma alanı; Çakıt deresinin havza sınırlarına göre belirlenmiş olup, turizm potansiyelinin yüksek olduğu Belemedik Tabiat Parkı ve Kapıkaya Kanyonu'nu kapsamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı; ekolojik açıdan, sosyo kültürel açıdan ve ekoturizm potansiyeli açısından değerlendirmelerle birlikte, çalışma alanındaki peyzaj koridorlarının varlığı dikkate alınarak bir planlama yapılmasıdır. Tez çalışması; alanın doğal yapısı, mevcut alan kullanımı ve sosyo-ekonomik özelliklerin saptanması, elde edilen verilerin sentezi ile ekoturizm potansiyelinin ortaya konulması aşamalarını içermektedir. Sayısallaştırılan veriler, alana ait bilgiler, bu alanla ilgili yapılan daha önceki çalışmalar değerlendirilerek bir 'uygunluk analizi' yapılmıştır. Uygunluk analizine ek olarak 'entropi yöntemi' ile de bir değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak, ekoturizm potansiyelinin değerlendirilmesi sonucu araştırma alanının 25.872 ha büyüklüğündeki kısmı 'en uygun', 39.473 ha büyüklüğündeki kısmı 'uygun', 10.395 ha büyüklüğündeki kısmı 'az uygun' ve 53,26 ha büyüklüğündeki kısmı ise 'uygun değil' olarak belirlenmiştir. Belemedik Tabiat Parkı ve Kapıkaya Kanyonu'nun estetik değerlendirmesi sonucunda ise en yüksek entropi değerinin 6,83 olduğu en düşük entropi değerinin ise 1,90 olduğu tespit edilmiştir. Rekreasyon ve estetik değerin yüksek olmasının ekoturizm gelişimi için önemli bir sonuç olduğu vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ekoturizm Potansiyeli, uygunluk analizi, entropi, peyzaj koridorları
İntrakranial kitle cerrahisinde urapidil ve remifentanilin ekstübasyon sırasındaki hemodinamik değişiklikler ve ekstübasyon kalitesi üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Amaç: Çalışmamızda intrakranial cerrahisi geçiren hastalarda, selektif α-1 antagonisti olan urapidil ile remifentanilin ekstübasyon sırasındaki hemodinamik değişiklikler ve ekstübasyon kalitesi üzerine etkilerini karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 18-65 yaş arası ASA skoru I-II olan,intrakranial cerrahi geçiren 90 hasta dahil edildi. Propofol rokuronyum ile anestezi indüksiyonunu takiben sevofluran-remifentanil anestezisi uygulanan hastalar ekstübasyondan 15 dakika önce üç gruba ayrıldı. Grup I'de son 15 dakika remifentanil infüzyonu 0,02-0,03 µg/kg/dk dozuna düşürüldü ve ekstübasyonla birlikte sonlandırıldı. Grup II'de son 15 dk.'da remifentanil infüzyonu durdurulduktan 5 dk sonra bolus urapidil (12,5 mg) verilip, ardından ekstübasyon yapılana kadar uradipil infüzyonu (3,2.-4,8 µg/kg/dk) uygulandı. Grup III'de son 15 dk.'da remifentanil infüzyonu durduruldu ve hemen ardından ekstübasyon yapılana kadar uradipil infüzyonu (3,2-4,8 µg/kg/dk) uygulandı. Tüm hastalarda ameliyatın son 15 dk.'sında ve ekstübasyondan sonrası ilk 5 dakika vital parametreler ile ekstübasyon zamanı ve ameliyat süresi kaydedildi. İlaçların uyanıklığa etkisini değerlendirmek için vital parametrelerle birlikte entropi değerleri de kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında demografik bulgular, ekstübasyon süresi, ameliyat süresi açısından anlamlı (p>0,05) fark saptanmadı. Grup I'de bazal SAB, OAB ve DAB değerlerin ortalamasının ekstübasyon sonrası 0.,1.,3. ve 5. dakikalardaki SAB, OAB, DAB değerleri ortalamalarından düşük olduğu belirlendi. Grup II ve III'de SAB, OAB, DAB bazal değerlerin ortalamasının ekstübasyon sonrası 0.,1.,3. ve 5. dakikalardaki SAB, OAB, DAB değerleri ortalamalarından yüksek olduğu saptandı. Entropi değerleri açısından gruplar arasında bir fark saptanmadı.Ekstübasyon kalitesi gruplarda benzerdi. Sonuç:Bu çalışma ile, intrakranial cerrahi geçiren hastalarda ekstübasyon öncesi başlanan ve iki faklı yöntem (bolus+infüzyon veya tek başına infüzyon) ile uygulanan urapidil uygulamasının, düşük dozda remifentanil uygulamasına (0,2-0,3 µg/kg/dk) göre ekstübasyon sırasında hemodinamik yanıtın kontrolünü daha iyi sağladığı ve uygulanan dozlarda uyanıklığı etkilemediği kanısına varıldı.
Entropi ve tersinirlik kavramlarının tartışılması
Bu araştırma termodinamiğin en karmaşık konusu olan entropi kavramıyla tersinirlik ve tersinmezlik(kendiğinden olma) konusuna yeni bir anlayış getirmek için yapılmıştır. Bu amaçla bu konular dünyanın çeşitli fizikokimya kitaplarından taranmış ve herkese öğretildiği şekilde entropinin artışının hem olayların kendiliğinden olması yani tersinmezliği ve hem de entropinin bir hal fonksiyonu olduğu hakkındaki belirsizlik giderilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma birçok açıdan klasik eğitim tezlerinden farklıdır. Burada ne bir ön test metodu alınmış nede bir istatistiksel bir çözümlemeye gidilmemiştir. Ancak yapılan çalışma bu son derece karmaşık konulara ışık tutacak niteliktedir. Anahtar Kelimeler. Entropi, tersinirlik, termodinamiğin II. kanu
Soyut resim sanatında yaratım unsuru olarak entropi
Fizikte, termodinamik yasaların ikincisinde var olan entropi, evrenin en büyük yasalarından biridir. Evrendeki her şeyin çürüme, bozulma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Evrende insanlar yalnız nesneler dünyasında değil aynı zamanda hayal dünyaları ile de yaşamaktadırlar. Bu durum bilim ve felsefe alanında olduğu gibi sanat alanında da kendini göstermiştir. Merak duygusu ile gelişen bilim, insanları evreni keşfetmeye yönlendirmiştir. Bu, soyutluk olduğu gibi, nesneleri bilim ile kavramak da soyut, yaratılan sanat yapıtları da yine soyuttur. Sanat tarihi devamlı soyuta doğru yönlenmiştir. Bunun sebebi, bilimin sanat alanına girmesiyle, sanatçılar gerçeği, özü aramışlardır. Bu arayışlar insanı soyuta yönlendirmiştir. Giderek biçim önem kaybetmiştir. Çağdaş sanat ile görülmek istenen soyutlama, karmaşık, düzensiz yapılardır. Bunlarda entropinin yan kavramlarıdır. Bu araştırma da soyut sanatı farklı biçimlerde ele alan sanatçılar üstünde durularak, bu çalışmalar ile entropi kavramı soyut sanat ile ilişkilendirilmiştir.
Protein/amino asit dizilimlerinin yapay zeka ile değerlendirilmesinde yeni yaklaşımların geliştirilmesi
Biyoenformatik alanında protein veya amino asit üzerine gerçekleştirilen çalışmalar ve araştırmalar, proteinlerin yapılarının anlaşılabilmesi ve proteinlerin hücresel aktivitelerdeki rollerinin belirlenmesi açısından büyük bir önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar incelendiğinde, protein fonksiyonlarının belirlenmesi, proteinler arasındaki etkileşimlerin tahmin edilmesi, protein ikincil yapılarının bulunması, protein ailelerinin sınıflandırılması, kodlayan ve kodlamayan mRNA'ların belirlenmesi, viral-konak etkileşimlerinin tahmin edilmesi ve ilaç-hedef etkileşimlerinin tespit edilmesi ile ilgili çalışmaların aktif bir şekilde yürütüldüğü gözlemlenmiştir. Tez çalışmasında, söz konusu araştırma alanlarına yönelik yapay zeka tabanlı yeni analiz yaklaşımları geliştirilmiştir. Bu çerçevede, protein dizilimlerini sayısallaştırmak için algoritmik-tabanlı yeni bir kategorisel yaklaşım geliştirilmiştir. Algoritmik-tabanlı yaklaşım kapsamında, üç farklı protein sayısallaştırma yöntemi önerilmiştir. Bu doğrultuda, önerilen protein dizilimlerini sayısallaştırma yöntemleri: • Protein dizilimlerini sayısallaştırmak için AVL ağacı tabanlı protein sayısallaştırma yöntemi önerilmiş ve bu yöntemin başarımı COVID-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsünün proteinleri arasındaki etkileşimleri üzerinde test edilmiştir. Bu yöntem, içeriğinde bulunan ikili arama ağaç yapısı nedeniyle algoritmik-tabanlı kategoride değerlendirilmiştir. • Entropi hesaplamasına dayanan protein sayısallaştırma yöntemi önerilmiş ve viral genomlar üzerindeki protein-protein etkileşimlerini belirlemek için kullanılmıştır. Bu yöntemde ise Shannon entropisi kullanılması nedeniyle algoritmik-tabanlı kategoride değerlendirilmiştir. • Hem Fibonacci sayılarını hem de hash tablosunu içeren (FIBHASH) protein sayısallaştırma yöntemi önerilmiş ve bu yöntemin başarımı, protein ailelerini belirlemek için değerlendirilmiştir. Bu yöntem, Fibonacci sayılarını ve hash tablosunu içeren hibrit bir yöntemdir. Hash tablosu veri yapıları ve algoritma analizinde sıklıkla kullanıldığı için, FIBHASH yöntemi algoritmik-tabanlı yöntem olarak değerlendirilmiştir. • Önerilen protein sayısallaştırma yöntemleri SARS-CoV-2 virüsü ve konak hücreleri arasındaki etkileşimleri tahmin etmek için kullanılmış ve hem önerilen protein sayısallaştırma yöntemlerinin hem de literatürde en çok kullanılan yöntemlerin karşılaştırılması yapılmıştır. Önerilen protein sayısallaştırma yöntemleriyle elde edilen yapay zekâ değerlendirme başarımları, protein analizi alanlarında yapılacak olan yeni çalışmalar için ümit verici olmuştur.
Performans ölçümünde entropi temelli çok kriterli karar verme yöntemleri ile bir uygulama
Ekonomik, çevresel ve yasal zorunluluklar sonucunda tütün ve tütün ürünleri piyasasında şirketlerin kârlılıklarını korumaları performanslarıyla doğrudan ilişkili hale gelmiştir. Tütün ekim alanlarının azalmasıyla beraber girdi fiyatları artan üreticiler, talep daralması yaşamamak ve kârlılıklarını korumak için tedarik zinciri boyunca özellikle dağıtıcı ve satıcı performanslarını yakından takip etmek istemektedirler. Bu noktada performans ölçümünün sağlıklı olarak nasıl yapılacağı bir zorluk olarak ortaya çıkmaktadır ve gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Türkiye'de sigara tüketimi yaygın olarak devam etmekle birlikte sigara içimine ilişkin konulan yasaklara rağmen sigara satışının gelecekte de önemli bir yere sahip olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada bir sigara distribütörünün 2006-2016 yılları arasında Batı Akdeniz Bölgesindeki sigara satışlarına ilişkin performansını değerlendirmek için ilçe sayısı, bayi sayısı, ürün çeşidi, satış geliri, satış miktarı, personel sayısı, araç sayısı ve net kar kriterleri belirlenmiştir. Uygulamaya konu olan distribütörün performansı değerlendirilirken oldukça yaygın olarak kullanılan Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri' nden Entropi yöntemiyle kriter ağırlıkları hesaplanıp, MULTIMOORA,COPRAS ve WASPAS yöntemleriyle analizler yapıldı. Entropi yöntemiyle yapılan kriter ağırlıklandırılmasıyla en etkili kriterler sırasıyla satış miktarı ve net kâr olarak belirlenmiş olup, her üç yöntemin (MULTIMOORA,COPRAS ve WASPAS) sonucuna göre de distribütörün her yıl performansını arttırdığı ve en yüksek performansını 2016 yılında gösterdiği sonucu elde edilmiştir.
TCDD tarafından işletilen lojistik köylerin performanslarının çok kriterli karar verme ve veri zarflama analizi yöntemleri ile değerlendirilmesi
Tedarik zinciri ve lojistik süreçlerin etkin yönetimi günümüzde son derece yüksek rekabetin yaşandığı küresel ekonomi ortamında başarı için kilit unsur olarak görülmektedir. Giderek daha fazla artan bu rekabet ortamından kaynaklanan sorunlar lojistik faaliyetlerden oluşacak maliyetlerin düşürülmesi problemini de beraberinde getirmektedir. Bu kapsamda dünyada son yıllarda sayıları giderek artan lojistik köyler etkin lojistik çözümler sunan alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Lojistik köyler, farklı ulaşım modlarından gelen malların aktarma işlemlerinin yapıldığı, düzenlendiği ve nakliyeye hazırlandığı, lojistikle alakalı tüm faaliyetlerin bir bölgede toplandığı alanlar olarak kullanıcılara oldukça önemli faydalar sağlamaktadır. Türkiye'de lojistik köyler 2006 yılından sonra kamu gücü kullanılarak TCDD tarafından inşa edilmeye başlanmışlardır. Bu kapsamda ülkenin çeşitli bölgelerinde tamamlanmış dokuz adet ve bunların dışında proje çalışmaları devam etmekte olan 12 adet lojistik köy bulunmaktadır. Fakat kamu kaynakları kullanılarak faaliyete alınan bu alanların etkin olup olmadığı önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda çalışmada faaliyette bulunan sekiz adet lojistik köyün etkinliklerinin Çok Kriterli Karar Verme ve Veri Zarflama Analizi yöntemleriyle tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Entropi temelli EDAS, MAUT ve MOOSRA yöntemleriyle lojistik köylerin performans sıralaması yapılmış, her üç yönteme göre de İstanbul (Halkalı) lojistik köyü ilk sırada yer almıştır. Ardından çıktı yönelimli CCR ve BCC modelleriyle lojistik köylerin etkinlik ölçümü yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre İstanbul (Halkalı) ve Uşak lojistik köyü etkin olarak belirlenmiş ve bu doğrultuda değerlendirmeler yapılmıştır.
Türk bankacılık sektöründe kurumsal sürdürülebilirlik performansının entropi ve gri ilişkisel analiz yöntemleriyle değerlendirilmesi
Kurumsal sürdürülebilirliğe ilişkin kaygılar; sürdürülebilirliğin devamı için yeni arayışlara sebep olmuştur. Bu arayışların sonucunda ise Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim Raporlaması (ESG), Küresel Raporlama Girişimi Raporlaması (GRI) ve Entegre Raporlama gibi finansal ve finansal olmayan raporlama girişimleri başlatılmıştır. Entegre raporlamalar; sosyal, çevresel, kurumsal yönetim ve finansal kriterler göz önünde tutularak yapılmaktadır. Bu çalışmada; Kurumsal Sürdürülebilirlik Kriterleri, Entegre raporlamanın tarihsel gelişimi göz önünde bulundurularak incelenmiştir ve Kurumsal Sürdürülebilirlik kriterleri çok boyutlu olarak açıklanmaktadır. Çalışmada ağırlıklı olarak; 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Entegre raporlamanın nasıl ortaya çıktığı, Entegre raporlamanın kurumsal faydalarına ve Entegre raporlamaya yönelik tartışmalara yer verilmiştir. Kurumsal Sürdürülebilirlik kriterleri ile Entegre rapor yayınlayan bankalar arasındaki sürdürülebilirlik ilişkisine yönelik analizleri yaparken; her bir kritere ilişkin ağırlıklar Entropi yöntemi ile hesaplanarak Çoklu Karar Verme yöntemi olan ve belirsizlik durumlarında kullanılan Gri İlişkisel Analiz Yöntemi ile bankalar arası sürdürülebilirlik sıralamaları yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; Bankaların Entegre raporlarından elde edilen Kurumsal Sürdürülebilirlik kriterlerinden; en fazla sosyal ve çevresel kriterlere yönelik daha sonra finansal ve kurumsal yönetim kriterlerine yönelik açıklamalara yer verdikleri anlaşılmaktadır. Kurumsal Sürdürülebilirliğin finansal boyutlarının bankalar için önemi; bankaların yeşil yatırımlara ayırdıkları her geçen yıl artan yeşil tahvil yatırım miktarlarından anlaşılmaktadır, buna rağmen bankaların Entegre raporlarında finansal konulara ilişkin açıklamalara, diğer kriterlere oranla daha az yer verdiği görülmektedir.
Lojistik sektöründe hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyetinin incelenmesi: Batı Akdeniz illeri örneği
Bilgi çağında küreselleşme ve teknolojik gelişmeyle birlikte hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti gittikçe önem kazanmaktadır. Hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti bir işletme için müşteri ilişkilerindeki başarısında, rakiplerinden sıyrılması ve rekabet gücünü kazanmasında önemli bir rol oynar. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin üzerinde durdukları konuların başında hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti gelmektedir. İşletmeler, giderek artan risk ortamında, kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak hizmet kalitesini artırmayı ve müşteri memnuniyetini sağlamayı amaçlamaktadır. Çok kriterli karar verme analizlerinde ağırlığın belirlenmesi sonuçları doğrudan etkileyen önemli ve kritik bir konudur. Bu nedenle çalışmada, Entropi ve CRITIC (The Criteria Importance Through Intercriteria Correlation) olmak üzere iki objektif ağırlık belirleme yöntemi ile gri ilişkisel analiz yöntemi (GİA) kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, lojistik faaliyetleri yürüten bir işletmenin hizmet kalitesi boyutlarının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, kargo ve taşımacılık sektöründe kamu teşebbüsü bir işletmenin Antalya, Isparta ve Burdur şubesi çalışanlarına ve müşterilerine anket yapılmıştır. Anket sonuçlarından elde edilen verilere hizmet kalite boyutlarının uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi (DFA), hizmet kalite boyutlarının müşteri memnuniyetine etkisini ölçmek yapısal eşitlik modellemesi (YEM) uygulanmıştır. YEM kullanılarak toplam çalışanlar ve müşteriler için alternatif modeller oluşturulmuştur. Alternatif modellerin YEM kullanılarak elde edilen uyum indeksleri birer kriter olarak ele alınmıştır. Kriter ağırlıkları Entropi ve CRITIC yöntemleri ile belirlenmiştir. Çalışan ve müşteriler için Entropi ağırlıklandırma yöntemine göre, RMSEA, AIC ve BIC kriterlerinin, CRITIC ağırlıklandırma yöntemine göre ise, RMSEA PGFI ve PNFI kriterlerinin model seçiminde önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Alternatif modellerin sıralanması için GİA yöntemi kullanılmıştır. Çalışanlar için GİA, Entropi ağırlıklı GİA ve CRITIC ağırlıklı GİA yöntemlerinden elde edilen sıralamalara göre, müşteri memnuniyetine etki eden hizmet kalitesi boyutunun "empati" olduğu model ilk sırada yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Müşteriler için, GİA, Entropi ağırlıklı GİA ve CRITIC ağırlıklı GİA yöntemlerinden elde edilen sıralamalara göre, müşteri memnuniyetine etki eden hizmet kalitesi boyutunun "verimlilik" olduğu model ilk sırada yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: CRITIC, DFA, Entropi, GİA, Hizmet Kalitesi, Müşteri Memnuniyeti ve YEM.
Mamografi görüntülerinin değerlendirilmesinde örüntü tanıma temelli bir karar destek sistemi
Meme kanseri kadınlarda, erken ölüme yol açan kanser türlerinin başında gelir. Literatürde, radyologların gözünden kaçan meme kanseri vakalarının %10-%25 olduğunu görülmektedir. Bilişim teknolojisinin gelişmesiyle, bilgisayarların uzmanlarca karar destek sistemi olarak kullanımı da yaygınlaşmıştır. Özellikle tıp alanında bu tür sistemler teşhis amaçlı olarak doktorlarca kullanılmaktadır.Şüpheli bir bölgeyi gösteren bilgisayar destekli sistem, bir tümörün doktorun gözünden kaçmasını önleyebilir. Bu tür sistemler doktor yerine değil, doktora ?ikinci fikir? ya da ?ön-okuyucu? olarak destek bilgisi sunar ve böylece birden fazla uzmanın aynı vakayı incelemesine gerek kalmamasını sağlar.Bu tez çalışmasında, memenin röntgeninin alınması ile elde edilen mamografi görüntülerinin ön işlem, özellik çıkarma ve sınıflama süreçlerini içeren bir örüntü tanıma sistemi ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bunun için, ön işlem sürecinde histogram temelli bölütleme, özelik çıkarma sürecinde bölütlenmiş mamografi görüntüsünün dalgacık dönüşümü ve shannon entropi hesaplama, sınıflama sürecinde ise entropi özellik değerlerinin geri yayınım yapay sinir ağı kullanılarak mamografi görüntüsünün tanınması gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen karar destek sisteminin uygulaması, 82 mamografi görüntüsü üzerinde denenmiştir. Test sonuçları, önerilen uygulama sisteminin başarımının %86 doğrulukta olduğunu göstermiştir.
Akıllı parmak izi tanıma sistemi
Günümüzde biyometri alanında gerçekleştirilen yenilikler ışığında biyometrik görüntüler ve biyomedikal görüntülerin işlenmesi önem kazanmıştır. Şimdiye parmak izi tanıma çalışmaları göz kararı ile uzman tarafından laboratuar ortamında yapılmaktaydı. Teknolojinin gelişmesiyle, bu eski teknikler hata oranlarının yüksek olmasından dolayı yerini otomatik parmak izi tanıma yöntemlerine bıraktı. Literatürde parmak izi tanıma çalışmalarındaki hata payını en aza indirgemek amacıyla gerçekleştirilmiş birçok otomatik parmak izi tanıma çalışması yer almaktadır. Bu çalışmada ise daha önceden yapılmış bu otomatik parmak izi tanıma yöntemlerine alternatif olamsı için Çoklu Entropi-Yapay Sinir Ağları (EYSA) yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla, ilk önce, toplam 40 kişinin her birinin 10 el parmağının 8'er adet parmak izi örneği kullanılarak bir parmak izi veri tabanı elde edilmiştir. Daha sonra ön işlem aşamasında, merkez - kenar değişimi yöntemi kullanılarak görüntülerin uzaklık vektörü elde edilmiştir. Özellik çıkarım ve sınıflandırma aşamalarında ise, ön işlem aşamasında elde edilen görüntülerin her biri için sırasıyla norm, logaritmik enerji ve eşik entropileri olmak üzere 3 adet entropi değeri hesaplanmıştır. Böylece özellik vektörü elde edilmiş olup bu özellik vektörü, sınıflandırma aşamasında YSA sınıflandırıcısının girişlerine verilmiştir. Son olarak test aşamasında ise YSA sınıflandırıcısının doğru sınıflandırma başarımı hesaplanmış ve bu başarım oranının ortalama % 85.06 oranında olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Parmak izi tanıma, parmak izi imgesi, yapay sinir ağları, sınıflandırıcısı, entropi kavramı, merkez kenar değişim yöntemi
Kümeleme algoritmaları kullanılarak tıbbi imgelerin sınıflandırılması
Günümüzde tıp alanında gerçekleştirilen yenilikler ışığında tıbbi görüntüler ve tıbbi görüntülerin işlenmesi önem kazanmıştır. Şimdiye kadar RNA virüs tespiti, bu virüslerin hücre kültüründe üretilip, elektron mikroskobu kullanılarak, göz kararı ile yapılmaktadır. Bu canlıların belirlenmesi laboratuar ortamında sadece uzman kişi bilgi ve tecrübesine dayalı olarak yapıldığı için çok fazla zaman alır ve ayrıntılı bir bilgi gerektirir. Ayrıca bu şekilde yapılan bütün mikrobiyolojik canlı türlerini tanıma işlemlerinde uzman kişiden ya da laboratuar ortamından kaynaklanan bazı yanılmalar meydana gelmektedir. Bu yanılgı payını en aza indirmek amacıyla bu çalışmada, elde edilen RNA virüs resimlerinin Çoklu Entropi-Yapay Sinir Ağları, Çoklu Entropi-Uyarlamalı Ağ Tabanlı Bulanık Çıkarım Sistemleri ve Çoklu Entropi-Bulanık C-Ortalamalar temelli olarak ayrı ayrı otomatik tespiti gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, her bir resim için döndürme ve ölçeklendirme yapılıp ön işlem aşamasında merkez - kenar değişimi yöntemi kullanılarak görüntülerin uzaklık vektörü elde edilmiştir. Özellik çıkarım ve sınıflandırma aşamalarında ise, ön işlem aşamasında elde edilen görüntülerin her biri için sırasıyla norm, logaritmik enerji ve eşik entropileri olmak üzere 3 adet entropi değeri hesaplanmıştır. Böylece özellik vektörü elde edilmiş olup bu özellik vektörü, sınıflandırma aşamasında YSA ve UATBÇS sınıflandırıcıları ile BCO kümeleyicisinin girişlerine ayrı ayrı verilmiştir. Son olarak test aşamasında ise YSA ve UATBÇS sınıflandırıcıları ile BCO kümeleyicisi algoritmaları kullanılarak gerçekleştirilen sınıflandırma ve kümeleme sonuçlarının doğruluğunu test edilmiştir.Anahtar Kelimeler: RNA Virüs Resimleri, Merkez - Kenar Değişimi Yöntemi, Entropi, YSA, UATBÇS, BCO, Sınıflandırma, Kümeleme.
Akıllı yöntemler ile konuşmacı tanıma
Bu çalışmada YOHO veri tabanından alınan cümleler üzerinde Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Uyarlamalı Sinirsel Bulanık Ağ (USBA) kullanılarak metin bağımlı konuşmacı tanıma uygulamaları geliştirilmiştir. Konuşmacı tanıma sisteminin öznitelik çıkarım aşamasında Mel Frekansı Kepstrum Katsayıları (MFKK) ve Dalgacık Dönüşümlü (DD) entropi değerleri kullanılmıştır. Elde edilen özellik vektörleri, YSA ve USBA tabanlı modellere giriş olarak uygulanmış ve modeller eğitilmiştir. Test aşamasında ise verilen konuşma örneğinden konuşmacının kim olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda MFKK öznitelik vektörleri ve DD sonucu elde edilen entropi değerleri ile YSA ve USBA gibi akıllı metotların çeşitli parametrelerinin değişmesinin konuşmacı tanıma üzerindeki etkileri incelenerek karşılaştırılmıştır.
A numerical and experimental design of high entropy alloys for biomedical applications
High entropy alloys are a relatively new type of multi-component alloys that attracted researcher's attention because of their superior properties, which mainly come from their high mixing entropy. Some of their main features are excellent mechanical and corrosion properties that lead them to be a potential candidate for biomedical applications. In this study, both numerical and experimental methods were used to enhance the biocompatibility of high entropy alloys. A machine learning approach was implemented to design a high entropy alloy with desired properties. Two unsupervised machine learning clustering techniques were performed to design a high entropy alloy with excellent biocompatibility properties. The characteristics required for these alloys to be used in biomedical applications were used as the input dataset of the models. These features were mainly pure metal's physical, chemical, mechanical, and biocompatibility properties, such as elastic modulus or cell viability measurements. Furthermore, a magnetron sputtering method was utilized to coat the high entropy alloys with silver for introducing antibacterial properties. The parameters of experiments were adjusted to achieve a coating film with desirable characteristics. It was shown that by increasing the deposition duration, the coating thickness and grain size increased, which can enhance the antibacterial characteristics. The ion release of coated samples was then measured after immersing in simulated body fluid for fourteen days. The measurements demonstrated that the Ag ion release increased by increasing the coating thickness, but the ion release of substrate elements stayed almost the same. Consequently, the higher release of Ag ions may lead to a better antibacterial effect since it is the main factor controlling antibacterial characteristics.
Analog modülasyonlarda dalgacık dönüşüm temelli bir akıllı sınıflandırma sistemi
Bu çalısmada dalgacık dönüsümü, Yapay Sinir Ağları (YSA), Uyarlamalı Ağ Tabanlı Bulanık Çıkarım Sistemi (UATBÇS) yöntemleri kullanılarak analog modülasyon tanıma için akıllı bir sistem gelistirilmistir. Bunun için MATLAB Grafiksel Kullanıcı Arayüzü (GUI) değistirilebilir parametrelerle en iyi analog modülasyon tanımayı gerçeklestirme imkanı sağlar. Dalgacık dönüsümü yöntemi isaretlerin özelliklerini çıkarmada, YSA ve UATBÇS yöntemleri ise sınıflandırmada kullanılmıstır. YSA sınıflandırıcı kullanılarak %98 lik ve UATBÇS sınıflandırıcı kullanılarak %94 lük ortalama tanıma basarı oranları elde edilmistir. Bu oranlar her iki yöntemin de analog modülasyon türlerini doğru tanımadaki etkinliğini göstermistir. Anahatar Kelimeler : Otomatik Analog modülasyon tanıma, Örüntü Tanıma, Dalgacık dönüsümü, Entropi, YSA, UATBÇS, Özellik Çıkarma, Sınıflandırma, MATLAB GUI.
Sayısal modülasyonlarda dalgacık dönüşüm temelli bir akıllı sınıflandırma sistemi
Sayısal modülasyon tanıma haberlesme sistemleri için önemli bir konudur. Bu tez çalısmasında optimum dalgacık entropi parametre degerleri kullanılarak gerçeklestirilen sayısal modülasyon sınıflama uygulamaları sunulmustur. Burada genetik-dalgacık-sinir agı (GDYSA) modeli gelistirilmistir. GDYSA genetik algoritma, dalgacık dönüsümü ve çok katmanlı algılayıcı olmak üzere üç asamadan olusmaktadır. Genetik algoritma asaması, uygun dalgacık entropi parametre degerlerini elde etme ve özellik çıkarmayı belirlemek için kullanılmıstır. Dalgacık dönüsüm asaması dalgacık ayrısımı ve dalgacık entropisi olmak üzere iki kısımdan olusmaktadır. Çok katmanlı algılayıcı katmanı sayısal modülasyonu sınıflandırmak ve genetik algoritmanın uygunluk fonksiyonunu degerlendirmek için kullanılmıstır. Anahtar Kelimeler : Modülasyon Tanıma, Uyarlamalı Özellik Çıkarma, Dalgacık Dönüsümü, Entropi, Genetik Algoritma, Yapay Sinir Agı, Uzman Sistem.
Şekil hatırlamalı CuAlNi alaşımları üzerinde ısıl işlem etkilerinin incelenmesi
Bakır bazlı şekil hatırlamalı alaşımların yan kararlı p -fazları dönüşüm öncesi ve sonrası termal davranışlara oldukça duyarlıdır. Bu termal davranışlar alaşımların morfolojisi ve dönüşüm sıcaklıkları veya diğer dönüşüm parametreleri üzerinde önemli değişimlere sebep olabilmektedir. Bu çalışmada, Cu-%llAl-%3.82Ni ile Cu-%llAl-%3.38Ni alaşımları üzerinde termal davranışların ve mekaniksel zor uygulaması altında yaşlandırmanın etkileri diferansiyel tarama kalorimetresi (DSC) tekniği ve metalografik gözlemler kullanılarak incelendi. Numunelerin elektriksel direnç, mağnetik ve termal iletkenlik özelliklerinin zora karşı değişimleri incelendi. P-faz bölgesinden farklı ortamlara soğutulan numunelerin dönüşüm sıcaklıklarının değiştiği gözlendi. Bununla beraber entalpi ve entropi değişiminde ise martensit fazdaki entropi değişiminin, ana fazın entropi değişiminden daha büyük olduğu görüldü. Mağnetik ölçümlerden numunelerin paramağnetik özelliğe sahip olduğu görüldü. Farklı ısıtma hızı ölçümlerinden, ısıtma hızının arttırılmasıyla, ters dönüşüm sıcaklıklarının arttığı gözlendi. Mikroskopta, tane yapılan gözlendi; martensite plakaları, v-tipi martensite yapılan, çökelti fazlan bulundu. Anahtar Kelimeler: CuAlNi alaşımları, şekil hatırlama olayı, dönüşüm sıcaklıklan, entalpi ve entropi değişimi, zor.