Çorum
93 theses under this subject heading
Seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin Tgmd-II testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması
KESKİN, Esin Çağla. Seçilmiş Bazı İlköğretim Okulu Öğrencilerinin TGMD-II Testine Göre Temel Motor Özelliklerinin Araştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Bu çalışmada, seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin (7-9 yaş) TGMD-II testine göre temel motorik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmamızda 199 erkek ve 234 kız çocuk olmak üzere toplamda 433 çocuk denek olarak kullanılmıştır. Ölçüm yapılması belirlenen çocuklar gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Temel motorik özellikleri ölçmede güvenirliliği yüksek düzeyde olan TGMD-II testi kullanılmıştır. Çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesiyle ilişkili olarak temel motor gelişim düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ölçümler yapılmıştır. Çocukların temel motor gelişim düzeyi ölçüm derecelerine Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri öncelikli olarak normallik testi uygulanmıştır. Normallik testinin ardından çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesi gibi değişkenlerine göre yer değiştirme becerileri, nesne kontrol becerileri ve BKMGT-2 toplam puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla incelenmiştir. ANOVA sonuçlarının anlamlı olması durumunda varyansların homojenliği varsayımının karşılanması durumunda işlem sonrası Bonferroni testi gerçekleştirilmiştir. Varvansların homojenliği varsayımı karşılanmadığında ise Welch F testi ve işlem sonrası Games-Howell testi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmada ele edilen sonuçlara göre; cinsiyete göre yer değiştirme becerilerinde anlamlı bir farklılık göstermezken, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde kız çocuklarının daha iyi olduğu bulunmuştur (t(431)= -2.40, p< .05). Kırsal ve merkez olarak ele aldığımızda nesne kontrol, yer değiştirme ve kaba motor becerilerde merkez kesimde okuyan çocuklarda anlamlı farklılık görülmüştür (t(431)= 5,61, p< 0,001). Yaşlara göre incelediğimizde ise nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde anlamlı bir farklılık bulunurken (F(2, 430)= 4,22, p<0,05), yer değiştirme becerilerinde bir farklılık görülmemiştir. Ebeveyn öğrenim durumunda; anne öğrenim durumu ele alındığında nesne kontrol ve kaba motorda bir farklılık bulunmazken, yer değiştirme becerilerinde lise mezunu annelerin çocukları anlamlı bir farklılıkla daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır( F(2, 430)= 5,95, p<0,05). Baba öğrenim durumunda ise babası üniversite mezunu olan çocukların kaba motor, nesne kontrol ve yer değiştirme becerileri diğer çocuklara göre daha anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir(F(2, 430)= 22,35, p<0,05). Ebeveyn mesleği ele alındığında; anne mesleğinin bir önemi olmadığı, baba mesleğinde ise babası memur olan bireylerin yer değiştirme, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinin daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. (F(3, 429)= 5,20, p<0,05). Anahtar Kelimeler: Çocuk, Kırsal, Merkez, TGMD-II
Aile işletmelerinde pay sahibi kadınların konumunun incelenmesi: Çorum örneği
Ülke ekonomileri içerisinde aile şirketlerinin payı dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış eğilimindedir. Türkiye şirketlerinin neredeyse %90'ını oluşturan aile şirketlerinin, toplam üretim, istihdam ve ortaya konan toplam kazancın büyük bir bölümüne tekabül ettiği görülmektedir. Sahip olduğu yapısal özellikler itibariyle diğer şirketlerden farklı olan aile şirketlerinde yönetici tercihleri çoğunlukla erkek çocuklardan yana kullanılmaktadır. Türkiye'de iş hayatına giren kadınların sayısı gittikçe artmaktadır. Ancak yönetimde bulunan kadınların oranı incelendiğinde aynı artışın gerçekleşmediği görülmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar yönetimde yetersiz temsil edilmektedir. Bu çalışmada, Çorum ilinde Aile şirketleri yönetiminde kadın hissedarların etkinliği araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü nesillere aktarılabilme oranının çok az olduğu, görüşme yapılan kadınların çoğunluğunun yönetimde olduğu, kadın olmalarından dolayı genel olarak bir sorun veya sıkıntı yaşamadıkları, çalışan kadın olmanın çok büyük bir ayrıcalık olduğunu maddi ve manevi yönden birçok katkısının olduğu, yönetimin bütün kademelerinde karar alma, planlama, organizasyon gibi birçok aşamada görev ve sorumluluk alabildikleri, aile büyüklerinin söz sahibi olması ve kararların bu doğrultuda alınmasından dolayı bazı sıkıntıların yaşandığı tespit edilmiştir.
Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörler
Bu çalışma Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırma Eylül 2019-Mart 2020 tarihleri arasında 775 öğretmenin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan anket formunda katılımcılara ait bilgi formu ile Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı yer aldı. Araştırmanın verileri SPSS 20.0 paket programı aracılığıyla değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, Ki-kare testi ve Binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırmanın uygulanabilmesi için Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındı. Araştırma grubunun yaş ortalaması 43,6±8,0 yıl olup %52,1'i erkek ve %38,8'i lise öğretmenidir. Öğretmenlerin ölçeğin genelinden aldıkları puanların ortalaması 25,1±2,8 olup beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı %78,2'dir. Araştırma grubunda beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı 35-44 yaş aralığında %44,7 iken 55 yaş ve üzeri grupta %6,5 bulundu (p<0,01). Yeterli düzeyde beslenme okuryazarlığı oranı kadınlarda %52,8 iken erkeklerde %47,2 bulundu (p<0,01). Çekirdek aile yapısı, genel sağlığın iyi olması, normal beden kitle indeksi, 10-19 yıl arasındaki kıdem süresi açısından beslenme okuryazarlığı düzeyi anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı günlük su tüketimi ≥8 bardak olanlarda, fast-food türü yiyecekleri sık tüketmeyenlerde, az tuzlu yiyecekleri tercih edenlerde, gıda etiketinde markaya ve son kullanma tarihine çoğunlukla dikkat edenlerde daha yüksekti (p<0,05). Binary lojistik regresyon analizine göre cinsiyet ve günlük su tüketimi yeterli beslenme okuryazarlığı düzeyi ile ilişkili faktörlerdi (p<0,05).
Fitness egzersizi yapan bireylerin doping ve gıda takviyeleri hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Araştırmada Çorum ilinde faaliyet gösteren özel spor merkezlerinde fitness egzersizi yapan bireylerin doping ve gıda takviyeleri hakkındaki bilgi düzeylerini belirleyerek bu maddeleri kullanım durumlarını, nasıl temin ettiklerini, profesyonel tavsiye alıp almadıklarını belirleyerek Fitness egzersizinde bir durum tespiti yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca katılımcıların bu maddeleri eczanelerden mi yoksa farklı kaynaklardan mı temin ettiklerinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Çalışmaya 93 erkek ve 43 bayan olmak üzere toplam 136 fitness egzersizi yapan birey, 26 erkek ve 15 bayan olmak üzere toplam 41 serbest eczacı katılmıştır. Yapılan araştırma tarama modelidir ve kesitsel özellik taşımaktadır. Araştırmadaki veriler anket tekniği kullanılarak toplanmıştır ve SPSS programında değerlendirilmiştir. Analizler sonucunda anket uygulanan136 kişinin % 14,7'sinin (20 kişi) doping kullandığı ve % 85,3'ünün (116 kişi) doping kullanmadığı; % 86,8'inin (118 kişi) ise gıda takviyesi kullandığı ve % 13,2'sinin (18 kişi) gıda takviyesi kullanmadığı saptanmıştır. Ayrıca toplamda 136 fitness egzersizi yapan bireyin % 49,3'ünün (erkekler % 58,1; bayanlar % 30,2) doping hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu belirlenirken; toplamda 136 fitness egzersizi yapan bireyin % 55,1'inin (erkekler % 63,4; bayanlar % 37,2) ise gıda takviyeleri hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu belirlenmiştir. Doping veya gıda takviyesi kullanan katılımcıların % 33,1'inin (45 kişi) sağlık profesyonellerine danışmadığı, % 58,1'inin (79 kişi) sağlık profesyonellerine danıştığı, % 4,4'ünün (6 kişi) sağlık profesyonellerine kısmen danıştığı ve % 4,4'ünün (6kişi) kullanmadığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra doping maddelerini katılımcıların % 39'u ilaç dağıtıcılarından ve % 37,5'i eczanelerden; gıda takviyelerini ise % 41,9'u spor salonlarından ve % 29,4'ü antrenörlerinden temin ettikleri bulunmuştur. Serbest eczacılara uygulanan anketten elde edilen verilere göre bireylerin büyük çoğunluğu doping maddesini eczanelerden temin etmeye çalıştığı saptanmıştır. Anket sonuçlarına göre doping ve takviyeler arasında talebin daha çok anabolizanlar, büyüme hormonları ve gıda takviyeleri üzerine yoğunlaştığı ortaya çıkmıştır. Reçete ile temin edilmesi gereken amfetamin, efedrin vb. yasaklı ilaçların illegal yollar ile temin edildiği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Doping, Eczane, Fitness, Gıda Takviyesi
Hitit Üniversitesi'nde çalışan erkek akademik ve idari personelin toplumsal cinsiyet rol tutumu
Erkeklerin, toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitlikçi değişim, kadının toplumdaki statüsünün yükseltilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı Hitit Üniversitesi'nde çalışan erkek akademik ve idari personelin toplumsal cinsiyet rol tutumlarının belirlenmesidir. İlişki arayan tanımlayıcı türde bu araştırma 01 Eylül- 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Hitit Üniversitesi'nde gören yapan 301 akademik ve idari personelin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında 64 sorudan oluşan bir anket formu oluşturuldu. Katılımcıların toplumsal cinsiyet rol tutumlarının belirlenmesinde Toplumsal Cinsiyet Rol Tutumu Ölçeği (TCRTÖ) kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 22.0 Paket Programı yardımı ile değerlendirildi. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t testi, One-Way Anova (Post hoc-Tukey) analizi ve Pearson Korelasyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırma grubunun %54,2'si 30-39 yaş grubunda, %78,7'si evli ve %89'u üniversite ve üzeri eğitime sahipti. Toplumsal Cinsiyet Rol Tutumu Ölçeği'nden alınan puanların ortalaması tüm grupta 131,72±21,80 bulundu. Katılımcıların yaş gruplarına göre ölçekten alınan puanların ortalaması arasında anlamlı bir farklılık yoktu (p>0,05). Yüksek eğitimliler, akademik statüde çalışanlar ve evli olmayan arasında toplumsal cinsiyet rol tutumlarının daha eşitlikçi olduğu belirlendi (p<0,05). Katılımcıların kardeş sayıları toplumsal cinsiyet rol tutumları üzerinde etkili bulundu (p<0,05). Tanışarak evlenme şekli ile geç evlenme yaşı (kendisi ve eşi) katılımcıların cinsiyet rol tutumlarını eşitlikçi yönde değiştiren diğer faktörlerdendi (p<0,05). Eşi herhangi bir işte çalışanlarda toplumsal cinsiyet rol tutumları daha eşitlikçi bulundu (p<0,05). Ölçekten alınan toplam puanlar çocuğun cinsiyeti, uzun süreli yaşanılan yer ve çocuklukta şiddete tanık olma açısından anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Ekonomik durum ve sağlık algısı iyi olanlarda toplumsal cinsiyet rol tutumlarının daha eşitlikçi olduğu belirlendi (p<0,05).
Ortaöğretim öğrencilerinin divan edebiyatına bakışı: Çorum il merkezi örneği
Divan edebiyatı devri eserleri, uygun inceleme yöntemlerinden yararlanılması kaydıyla, öğrencilerin bilişsel-duyuşsal yeteneklerini geliştirir ve onlara nitelikli bir güzellik algısı edinmeleri noktasında katkı sağlar. Ne var ki Tanzimat'la birlikte divan edebiyatı ve bu edebî dönemin özellikleri farklı nedenlerden ötürü etkisini kaybetmiştir. Öğrenciler bu dönemin lisanına, güzellik anlayışına, biçim hususiyetlerine ve anlatım şekillerine iyice yabancılaşmışlardır. "Ortaöğretim Öğrencilerinin Divan Edebiyatına Bakışı: Çorum İl Merkezi Örneği" baş-lıklı bu incelemede divan edebiyatı hususunda öğrencilerin belleğine yerleşen düşünceler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada sorunların fark edilmesi için divan edebiyatının idrakiyle alakalı öngörüler üstünden likert ölçeğine bağlı anket oluşturulmuştur. Divan edebiyatıyla ilgili ders almış, ortaöğretim onuncu sınıfta olan öğrencilere divan edebiyatıyla alakalı sorular yöneltilerek bulgular derlenmiştir. Toplanan bulgular, SPSS yazılımında çözümlenerek bu verilerin frekans ayrımları ile yüzdelik dilimleri belirlenmiştir. Üç bölümden oluşan tezin ilk bölümünde araştırma ile ilgili hususlar hakkında bilgiler verilirken ikinci bölümünde araştırma ile ilgili çalışmalar ve nihâyet üçüncü bölümünde ise araştırma ile elde edilen bulgular açıklanmıştır. İnceleme bitiminde ortaya çıkan veriler ışığında da divan edebiyatının öğrencilerin gö-zünde olumsuz bir şekilde algılanmasında en önemli hususun döneme ait dilin anlaşıl-masındaki zorluklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kavramlar: Divan edebiyatı, öğrenci algısı, inceleme, likert ölçeği.
Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışları ve ruhsal sağlık durumu
Bu araştırmanın amacı Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sağlıklı yaşam davranışlarının ve ruhsal sağlık durumlarının değerlendirilmesidir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan araştırma etik kurul onayı alındıktan sonra 22 Eylül-30 Ekim 2017 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın evrenini Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 472 öğrenci oluşturdu. Araştırma 375 öğrencinin katılımıyla tamamlandı. Araştırmanın verilerinin toplanmasında sosyo-demografik bilgi formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-52 ve Genel Sağlık Anketi-12 kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Verilerin istatistiksel analizinde; bağımsız gruplar için t testi, One-Way Anova (Post-hoc Tukey testi), Pearson Kolerasyon analizi ve Ki-kare testi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değerleri istatistiksel açıdan anlamlı olarak kabul edildi. Araştırma kapsamına giren öğrencilerin %72,5'i kadın, %27,5'i erkek, %60,8'i' 21 yaşın altında ve yaş ortalaması 20,37±2,04 yıldır. Öğrencilerin %34,1'i birinci sınıfta, %88,3'ü hemşirelik bölümünde öğrenim görmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği toplam puanı 123,14±19,71 olarak bulunmuştur. En yüksek puan ortalamasının kişilerarası ilişkiler, en düşük puan ortalamasının ise fiziksel aktivite boyutuna ait olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıf düzeyleri, bölümleri, aile yapısı, ekonomik durum ve genel sağlık algıları, kronik hastalık durumları ile sigara içme durumları sağlık yaşam davranışları üzerinde etkili bulundu (p<0,05). Öğrencilerin %48,3'ünde ruhsal sağlık iyi, %51,7'sinde ruhsal sağlık kötü bulundu. Sürekli olarak köy/kasabada yaşayanlar ile halen sigara içenlerde ve alkol kullananlarda ruhsal sağlık daha kötüdür (p<0,05). Genel sağlığı iyi olanların ruhsal sağlığı da daha iyidir (p<0,05). Arkadaş ilişkisi ve akademik başarı algısı öğrencilerin ruhsal sağlıkları üzerinde anlamlı etkiye sahipti (p<0,05). Bölümünden memnun olanların ruhsal ağlıkları daha iyidir. Son bir yıl içinde kaygı yaşadığını belirten öğrencilerde ruhsal sağlık daha kötüdür (p<0,05). Ruhsal sağlığı iyi olan öğrencilerde sağlıklı yaşam davranışları daha yüksektir (p<0,05). Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışları azaldıkça ruhsal sağlıkları kötüleşmektedir (p< 0,05). Öğrencilerin sağlıklı yaşam davranışları orta düzeyde olup en az aldıkları puan fiziksel aktivitedir. Öğrencilerin yarısından fazlasında ruhsal sağlık durumu kötüdür. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları olumlu hale geldikçe ruhsal sağlık durumları daha iyi olmaktadır. Sağlıkla ilgili alanlarda öğrenim gören öğrenciler mesleki ve toplumsal rolleri gereği öncelikle kendi yaşam davranışlarını düzeltmelidirler. Bu sayede fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak hizmet verecekleri toplumu etkileme özelliğini kazanabilirler. Anahtar Kelimeler: Sağlık bilimleri; Sağlıklı yaşam davranışları; Öğrenci; Ruhsal sağlık
Çocuklarını imam-hatip ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir araştırma Çorum örneği
Bu araştırmada çocuklarını İmam-Hatip Ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir inceleme yapmak amaçlanmıştır. Günümüz şartlarında bünyesinde 700 binin üzerinde öğrenci barındıran İmam-Hatip Ortaokullarını velilerin tercih etme nedenleri, bu okullardan eklentileri, ailelerin sosyal profili belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmamız nitel bir araştırmadır. Araştırmamızın evreni Çorum ili Merkez ilçesinde dört ayrı mahallede bulunan dört İmam-Hatip Ortaokulunda öğrenim gören 40 öğrencinin velilerinden oluşmaktadır. Araştırmamıza katılan velilerimiz 20 anne ve 20 babadan oluşmaktadır. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış mülakat(görüşme) tekniği seçilmiştir. Yapılan mülakatlar esnasında velilerimizin kendilerini rahat ifade edebilmeleri için kimlik bilgilerinin alınmayacağı belirtilmiştir. Yapılan mülakatlar sonucunda edinilen veriler başlıklarına göre incelenmiş ve ihtiyaç görülen yerlerde alıntılar yapılarak kullanılmıştır. Araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmamızın problemi, amacı, önemi, sınırlılıkları ve alanla ilgili yapılmış çalışmalardan oluşmaktadır. İkinci bölüm, yöntem, örneklem, veri toplama teknikleri, verilerin analizi başlıklarından oluşmaktadır. Üçüncü bölüm de araştırmamızın daha iyi anlaşılması için imam-hatip Okullarının tarihsel gelişimi ve günümüze kadar olan öğrenci haraketliliği ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırma sonucunda elde edilen bulgular ortaya konmuş ve bu bulgular yorumlanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırmamızın sonucuna yer verilmiş ve öneriler getirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda elde etmiş olduğumuz bulgulara dayanılarak, ebeveynlerin öğrencilerini İmam-Hatip Ortaokuluna, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmelerini, ibadetlerine dikkat eden terbiyeli ahlaklı bireyler olmalarını, iyi bir din eğitimi almalarını istedikleri için ve aynı zamanda akademik olarak da başarılı bireyler olmalarını istedikleri için gönderdikleri soncuna varılmıştır. Anahtar Kavramalar: Din, Din Eğitimi, İmam-Hatip Okulları, Tercih.
Mecitözü ilçe merkezi ve çevresinde dini ziyaret yerleri
Kutsal olduğuna inanılan ziyaret yerlerinden yararlanmak amacıyla, hatırı sayılır sayıda ziyaretçi bu alanlara yönelmektedir.Başvurulan ziyaret yerleri toplum için önemli işlevlere sahiptir.Belirli yerler; ağaçlar, mezarlar, sular vb. şeyler insanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir. Bu yerlerin ziyaret edilmesi din sosyolojisi açısından karşımıza çıkan önemli bir araştırma konusudur.İnsanlar çeşitli maddi ve manevi sebeplerden bu yerleri belli zamanlarda ziyaret ederler.Buralarda çeşitli Uygulamalar yapılır ve dualar edilir. Bu uygulamalarda, İslam öncesi Türk inanç ve kültürünün izleri görülmektedir. Ziyaret fenomeni, İslami motiflerle karışık halk dindarlığının, inanışlarının ve uygulamalarının yansımaları olarak görülmektedir. Ziyaretin sebebi genellikle çaresiz ve ruhi bunalımda olan insanlar için psikolojik tatmin merkezi olmakla birlikte, sahip olunmak istenen çeşitli şeylerin elde edilmesinde burada yatan kişilerin manevi güçlerinden faydalanmak amacıda taşımaktadır. Hastalıklardan muzdarip olanların, maddi zorluk çekenlerin, dileklerine ulaşmak isteyenlerin müracaat yeri bu Mekânlardır. Mecitözü İlçe Merkezi ve Çevresinde Dini Ziyaret Yerleri adlı bu çalışma ziyaret fenomenini açıklayarak, bu bölgedeki ziyaret yerlerini, yöre halkının buralarla ilgili bilgi, düşünce ve uygulamalarını aktarmaktadır. Din sosyolojisinin yöntemleri ile halk inanışlarının önemli bir bölümünü oluşturan ziyaret olgusu ve bu bölgedeki yansımaları incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Din, Ziyaret, Kutsal, Türbe, Mecitözü, Çorum
Çorum camilerinde Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı Dönemine ait ahşap minberler, vaaz kürsüleri ve kapılar
"Çorum Camilerinde Selçuklu, Beylikler Ve Osmanlı Dönemine Ait Ahşap Minberler, Vaaz Kürsüleri Ve Kapılar" başlıklı bu tezin amacı; Çorum'daki, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait, sanat değeri olan eserleri gün yüzüne çıkarıp, günümüze örnek teşkil edecek şekilde, bilim dünyasına kazandırmaktır. İncelemeler Çorum merkezdeki camileri kapsamaktadır. Bu kapsamda 1075-1920 yılları arasında yapılmış, bu tarihler arasında yapılıp yıkılmış, yerine yenisi yapılmış camilerdeki ahşap minberler, kürsüler ve kapılar da incelenmiştir. Günümüzde kullanılmayan ve müzede koruma altına alınan Muzaffer Paşa Camii minberi de çalışmaya dâhil edilmiştir. Çorum ve tarihiyle ilgili yapılan çalışmalarda daha ziyade, Çorum, siyasal ve ekonomik yönleri ile ele alınmış, incelenmiştir. Mimari açıdan hamam ve konaklarla ilgili çalışmalar yapılmış, ancak cami ve mescitlerle ilgili yeterli sayıda olmayan, yüzeysel bir iki çalışma yapılmıştır. Sanatsal açıdan ise sadece el sanatlarıyla ilgili yine az sayıda çalışma yapılmıştır. Hazırlanan bu çalışmayla, Çorum'daki Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait ahşap sanatı ile ilgili eserlerin değerlerini ortaya çıkarıp, Çorumla ilgili yapılan çalışmalardaki eksikliği gidermek hedeflenmektedir. Yerel ve ulusal kaynaklar taranarak elde edilen bilgiler ışığında çalışma sınırları içindeki bütün camiler incelendi ve eserler tespit edildi. Tespit edilen eserlerin fotoğraf ve ölçüleri alındıktan sonra, bütün eserlerin teknik çizimleri yapıldı. Çizimler genelden özele doğru yapıldı. Ahşap eserlerin plan, ön ve yan görünüşleri ve süslemede kullanılan desenleri ayrıntılı bir şekilde çizildi. Çizimleri yapılan eserler tanıtıldıktan sonra, süsleme ve yapım özellikleri açısından karşılaştırmalı olarak ele alındı. Bu çerçevede on iki camiden on minber, dokuz kapı ve iki kürsü olmak üzere toplamda yirmi bir ahşap eser incelenmiştir. Sonuç olarak Çorum'da tahmin edilenden daha fazla eser olduğu tespit edilmiş ve bu eserler belgelenmiştir. Daha önce sanat tarihi açısından çok değerli olduğu uzmanlarca kabul edilen iki eserle ilgili yapılmamış olan teknik ve ayrıntı çizimleri yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Çorum, Camii, Ahşap, Minber, Kürsü, Kapı Kanatları
Çorum İl Müftülüğü din görevlilerince 2007-2011 yılları arasında hazırlanan hutbelerdeki hadislerin tahrici
Hadis ilmi açısından Hz. Peygamberimizin Hadis-i Şerif'lerinin bizlere kadar sa- hih bir şekilde gelmesine vesile olan hadis âlimlerimizin geride bıraktıkları Hadis kitap- ları, kuşkusuz biz Müslümanlar için büyük bir hazinedir. Vaaz ve hutbe hazırlayan her- kesin mutlaka başvurması gereken hadis kitaplarından gereken faydayı sağlaya- bilmesi için belli bir hadis tarih ve edebiyatı bilgisine sahip olması gerekir. İşte biz de Çorum İl Müftülüğü Din Görevlilerince 2007-2011 Yılları Arasında Hazırlanan Hutbelerdeki Ha- dislerin Tahribi, isimli çalışmamızla din görevlilerinin hadis bilgilerini değerlendirmeye çalıştık. Giriş bölümünde, dinlerdeki mabet hakkında bilgi verilmekte özelliklede İslam dininin mabedi olan camilerle ilgili Kur'an ayetlerine ve Hadislere yer verilmiştir. Bi- rinci bölümde diğer dinlerde mabet olgusunu ve bu mabetlerdeki ibadetleri, dinlerin ma- betlerindeki irşat faaliyetlerini ele alırken özelliklede İslam dininde camilerin önemi- ni, İslam toplumundaki fonksiyonlarını, Camilerde yapılan irşat faaliyetlerinden olan vaaz ve hutbelerin izahını yapmaya, vaaz ve hutbelerde dikkat edilmesi gereken konuları ele aldık. İkinci bölümde; ise Çorum Müftülüğü Din Görevlilerince hazırlanan hutbelerdeki hadisler tespit edilip, Arapça metinlerinin orijinalleri anlamları ile beraber yazıldıktan sonra bu hadislerin tahrîci yapılmıştır. Hadislerin tahrîcinde başta Kütüb-ü Tis'a'dan faydalanılmış. Ancak Kütüb-ü Tis'a'da hadislerin bulunamadığı durumlarda ise diğer hadis kaynaklarına başvurulmuştur. Sonuç bölümünde ise, din görevlilerinin hadis ede- biyatı bilgileri ve hadis kaynaklarını kullanabilme bilgi ve becerileri hakkında bir değer- lendirme yapılmıştır.
Çorum ilinde bulunan spor merkezlerindeki sporcuların besinsel ergojenik destekler hakkındaki bilgi düzeylerinin ve kullanım sıklığının belirlenmesi
Günümüzde sporcu beslenmesi ile ilgili doğru kaynaktan alınmamış bilgilerin yarattığı sorunlar giderek daha çok karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamız etik kurul izni alınmasını takiben, 1 Mayıs-1 Haziran 2019 tarihleri arasında Çorum'da rastgele seçilmiş spor salonlarında spor yapan 51 kadın 255 erkek katılımcı üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara 33 soru içeren bir anket uygulanmıştır. Veriler istatistiksel olarak Kruskal Wallis ve Mann Whitney-U testleri ile karşılaştırılarak p<0,05 ise değişkenler arasında anlamlı fark kabul edilmiştir. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında Ki-kare testi ve Fisher kesin ki-kare testiuygulanmıştır.Verilerin analizinde SPSS 21 (SPSS Inc., Chicago, Ill, USA) programı kullanılmıştır. Çalışmamızda katılımcıların %45,4'ünün besin destek ürünü kullandığı tespit edilmiştir. Katılımcılar ürünleri %51,1 oranında internetten temin etmektedir. Ürün kullananların %6,5'i yan etki ile karşılaştıklarını belirtmiştir. Katılımcıların ürün kullanmadaki amaçlarını içeren ilk üç madde yapılan spordan hızlı sonuç almak, dayanıklılığı artırmak ve enerji sağlamak şeklinde belirlenmiştir. Spora başladıktan sonra diyete başlayanların oranı %36,9'dur. Diyet uygulayanların %58,4'ü diyet programlarını antrenörlerinden aldığını belirtmiştir. Besin destek ürünlerinin kullanımı ile eğitim durumu, cinsiyet, toplam spor yapma süresi, diyet programları uygulama durumları arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Besin destek ürünü kullanmayan katılımcıların kullanmama sebeplerinin ilk üçü ürünler hakkında bilgilerinin olmaması, ürünlerin sağlığı olumsuz etkilemesi ve ürünlerin pahalı olması şeklindedir. Spor yapan bireylerin besin destek ürünlerini ve diyetlerini profesyonel olmayan yerlerden (arkadaş, internet..vb) elde etmesi kişisel sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Sporcu beslenmesi konusunda bireylerin bilgi düzeylerinin düşük olması onları yanlış uygulamalara yönlenmeye açık hale getirmektedir. Spor yapan bireylerin bu konularda bilgi düzeyinin yükseltilmesi bireysel sağlık ve spor başarısı açısından büyük fayda sağlayacaktır.
Halk inanışlarında dinin etkisi; Çorum ili örneği
Halk inanışları; halk arasında dinî kökenli olan veya olmayan ancak doğru olduğu halkın büyük kısmı tarafından kabul edilen ve bu kabul doğrultusunda uygulamalara dönüşen inanışlardan oluşmaktadır. Tarih boyunca bu inanışlar, insanları etkilemiş ve hayatları üzerinde büyük rol almıştır. Halk inanışları nesilden nesile aktarılan hal, hareket, tavır, davranış biçimlerini durumlu öğrenme ile yaşam biçimimizdeki düşünce yapımızın büyük bölümünü oluşturmaktadır. Halk inanışları genel olarak çok eski dönemlerden beri var olmakta ve hale devam etmektedir. Bu inanışların dini bakımdan etkisinin değerlendirilmesinin yapılması din-insan ilişkilerinin tarihsel gelişimini ve bu inanışları daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Çorum yöresinde Hititlerden, Eski Türklerden ve İslamiyet'in kabulunden sonra da oluşan gelenek, görenek, kültür ve inançlarının yansımalarının etkileri şu anki yaşayan insanlar üzerinde olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, Çorum halkı tarafından benimsenip özümsenen halk inanışlarının ve uygulamaları bu çalışmada tespit edilmiş, bu inanışlara ve uygulamalara dini etkinin değerlendirilmesiyle Türklerin İslamiyet'e geçişinden sonra çoğu inanış ve uygulamaları Çorum halkının etkin bir şekilde yaşadığı görülmektedir.
Çorum ilinde yaşayan çölyak hastalarının sağlıkla ilişkili yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi: Kesitsel bir çalışma
Amaç: Bu çalışmada Çorum'da yaşayan çölyak hastalarının yaşam kalitelerini değerlendirmek; yaşam şekilleri, diyet uyumları ve sosyodemografik verileri ile sağlıkla ilişkili yaşam kaliteleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Böylece birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri için çölyak hastalığına ait verilere katkı sağlanacaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamızın katılımcıları, Çorum Çölyak Derneği'ne başvuran çölyak tanılı hastalardan gelişi güzel seçilmiştir. Çalışmamıza 18-65 yaş arasında olan, kanser teşhisi olmayan hastalar dahil edilmiştir. 18 yaş altı, 65 yaş üstü, mental retarde olan hastalar çalışma dışı tutulmuştur. Bu çalışma, 54 hastaya yazılı ve sözlü onamları alınarak gerçekleştirilmiştir. Hastalara sosyodemografik veriler formu ile Çölyak Hastalığı Anketi (Çölyak Hastalarında Sağlıkla İlişkili Yaşam Kalitesi Anketi, CDQ), yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza toplam 54 hasta katılmıştır. Hastaların yaş ortalaması 37.41±12.24 olup, VKİ ortalaması 24,7±5,22 olarak bulundu. Araştırmaya dahil edilen hastaların %24,1'i erkek ve %75,9'u kadındı. Toplam yaşam kalitesi puanı 132±34,6 hesaplandı. CDQ alt ölçeklerinden en yüksek puanı GI alt ölçeğinin, en düşük puanı ise duygu alt ölçeğinin aldığı görüldü. Yaş arttıkça toplam yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığı görüldü (P=0,028). Bekar kişilerde yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı gösterildi (P=0,028). Çocuk sayısı arttıkça yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığı görüldü (P=0,015). Eğitim seviyesi arttıkça GI alt ölçek puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı belirlendi (P=0,036). Hastaların tanı yaşları arttıkça yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düştüğü saptandı (P=0,047). Aile hekimlerinin (P=0,002) ve diğer viii doktorların (P<0,001) glütensiz ilaç yazma konusunda dikkati arttıkça yaşam kalitesinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı tespit edildi. Sonuç: Çölyak hastalığı, şüphelenilmesi, tanı konması ve tedavisi zor olan bir hastalıktır. Hekimler ve özellikle aile hekimleri tarafından bu hastaların yaşam kalitelerini önemsemek; kişilerin iyilik halinin, aile refahının ve iş gücünün artmasına katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: Çölyak, Yaşam Kalitesi, CDQ, Aile Hekimi, Glüten.
Çorum halkı gözüyle göçmenler
İnsanlık tarihi kadar eski bir kavram olan göçün, sadece göçmene değil göç edilen bölgedeki yerli halk üzerine de etkileri mevcuttur. Göç oranlarının artışında küreselleşmenin yanı sıra 2011 yılında Suriye'de başlayan ve halen devam eden iç savaşın etkisi de oldukça fazla olmuştur. Savaşta yüzbinlerce insan hayatını kaybetmiş, milyonlarcası da vatanından ayrılarak göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göçlerin çoğu hedef veya transit ülke olarak Türkiye'ye yapılmıştır. Ülke geneline dağıtılan göçmenler, bulundukları bölgeleri sosyal, kültürel, dini ve ekonomik açılardan etkilerken bir yandan da ev sahiplerinin yeni algılar kazanmasını sağlamıştır. Bütün bunların yanı sıra yabancı toplumların bir araya gelmesiyle de çeşitli sorunlar ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin hemen hemen her şehrine olduğu gibi Çorum'a da göçler meydana gelmiştir. Ele alınan bu çalışmada Çorum halkının, il merkezinde bulunan çeşitli ırk ve kökenden göçmenlere karşı tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda nitel yöntem kullanılarak yerli halk ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular deskriptif (tanımlayıcı) araştırma deseni ile analiz edilmiştir. Çalışmamızda Çorum halkının, il merkezinde bulunan göçmenlere karşı dini, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel tutumlarına yer verilmiştir. Bu bağlamda katılımcıların büyük bir kısmının göçmenleri geldikleri ülkeye göre değerlendirdiği anlaşılmış olup bu durum önyargının farklı boyutlarıyla açıklanmıştır. Özellikle son on yıldır Suriye eksenli göç hareketleri halk nezdinde bir "Suriyeli" algısı açığa çıkarmıştır. Bu durum bazı kesimler tarafından acıma ve merhamet etme gibi duygularla karşılık bulurken çoğu kişi bu gruba nefret içerikli söylemlerle yaklaşmaktadır. Hatta Suriyeli olmayan Arap göçmenler de bu gruba dahil edilmektedir. Yerli halka göre, göçmenlerin kültür ve yaşam tarzları tamamen farklı olduğu için uyum sağlamaları oldukça zor olacaktır. Bakış açıları farklı olsa da çoğunluk diye tabir edebileceğimiz bir kesim göçmenlerin Çorum halkına uyum sağlayamadığını belirtmiştir. Uyum sorununun ise göçmenlerle yerli halk arasındaki iletişimi etkilediği gözlemlenmiştir.
Suheyb-i Rumi zaviyesi'nin dini, sosyal ve kültürel tarihi
Anadolu ve Balkanların İslamlaşması ve Türk kültürünün bu coğrafyaya güçlü bir biçimde yerleşmesinde Türkmen babaları, şeyh ve dervişleri ile onların kurumsal yapıları olan tekke ve zaviyelerin etkisi büyüktür. Bu öncü Türk dervişleri XIII. ve XIV. yüzyıllarda siyasî, askerî ve stratejik meselelerde yani sosyal ve içtimai hayatın neredeyse her alanında aktif roller üstlenmişlerdir. Türk dervişleri, tekke ve zaviyeler aracılığıyla fütuhat, irşat, iskân, ulaşım ve haberleşme ağının sağlanması, stratejik noktaların güvenli kılınması, gelip geçen yolcular ve fakir fukaranın konaklama, yeme içme, ihtiyaçlarının giderilmesi, halkın manevi motivasyonunun yüksek tutulması gibi o dönemler için hayati öneme sahip meselelerde önemli hizmetler vermişlerdir. Anadolu'nun hemen her yerinde görülen bu kurumsal yapılara Çorum'da da rastlanmaktadır ki bunlardan birisi de Suheyb-i Rumi Zaviyesi'dir. Hz. Suheyb-i Rumi, Ashab-ı Kiram'dan olup H. 49/M. 669 yılında gerçekleşen İstanbul seferine katıldığı ifade edilmektedir. Nitekim dönerken Çorum'da hastalanarak vefat ettiği ve Hıdırlık mevkiine defnedildiği kaydedilmekle birlikte burasının sadece bir makam olduğu da düşünülmektedir. Çorum Hıdırlık mevkiinde faaliyetlerini sürdürmüş bulunan söz konusu zaviyenin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte tarihinin Selçuklulara kadar uzandığı kaydedilmiştir. Günümüzde zaviyeden herhangi bir iz kalmasa da adını taşıyan cami ve ziyaret edilen türbesi hayatiyetini sürdürmektedir. İşte bu çalışma Suheyb-i Rumi Zaviyesi'nin idari, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını ve tarihçesini ortaya koymak, o dönemlerde şehrin dini, sosyal ve kültürel yaşantısı üzerindeki etkilerini izah etmek amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Osmanlı, Çorum, Suheyb-i Rumi, Rifâîlik, Zaviye.
Gençlik ve Spor İl müdürlüğü çalışanlarının örgütsel bağlılık düzeyleri ile mobbinge maruz kalma durumlarının incelenmesi (Çorum)
Bu çalışmada Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Çalışanlarının Örgütsel Bağlılık Düzeyleri İle Mobbinge Maruz Kalma Durumlarının İncelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 290 Çorum İl Müdürlüğü personelinin gönüllü katılımı ile yapılmıştır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği", ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgileri içeren 'Kişisel Bilgi Formu', ikinci bölümde Mobbing Ölçeği (Vol. Mob. Scale) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (Organizational Commitment Questionnaire – OCQ ) kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı ShapiroWilk testi, bağımsız iki grup karşılaştırmaları, veri normal dağılmadığı için Mann Whitney U testi ve bağımsız üç veya daha fazla grup karşılaştırmaları, veri normal dağılmadığı için Kruskal Wallis testi ile yapılmıştır. Kruskal Wallis testi sonrası farklı olan grupları belirlemek için Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U Posthoc çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkiler veri dağılımına uygun olarak Spearmans korelasyon katsayısı ile araştırılmış, ölçekler arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek amacıyla Regresyon analizi kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p>0,005 olarak kabul edilmiştir. Kurulan regresyon modellemesinde mobbing düzeyinin artmasının örgütsel bağlılık oranını düşürdüğüne ulaşılmıştır (r= 0,356; p<0,001). Ayrıca demografik bilgilere göre mobbing düzeyleri ve örgütsel bağlılık durumları incelendiğinde çalışanların çalışma kademelerine ve çalışma birimlerine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilirken (p<0,05); cinsiyet, görev durumları, çalışma yılları, eğitim düzeyleri ve medeni durumlarına göre ise anlamlı fark olmadığı bulunmuştur (p>0,005). Anahtar Kelimeler: Gençlik ve Spor, Mobbing, Örgütsel Bağlılık.
Tarihi süreç içinde Çorum Çarşısı'nın gelişimi
Yüksek lisans tezi kapsamında "Tarihi Süreç İçinde Çorum Çarşısı'nın Gelişimi'' incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı geçmişten günümüze Çorum Çarşısı'nın gelişimini ortaya çıkartmak ve belgeleme yaparak gelecek kuşaklara çarşının aktarımını sağlamaktır. Kentin ana odak noktasını oluşturan çarşı üç ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu üç grubu oluşturan dükkânlar plan, mimari ve tarihlendirme özelikleri bakımından ele alınmıştır. Ayrıca dükkânların fotoğrafları çekilerek ve katalog yapılarak sistematik bir şekilde değerlendirmeleri yapılmıştır. Ortaya çıkan bu bilgiler ışığı altında karşılaştırma ve benzer örneklerin yardımıyla Çorum Çarşısı'nın İslam Sanat Tarihi içindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Çorum Çarşısı ızgara plana sahip Çöplük Çarşısı, arasta planı şeklinde düzenlenmiş olan Dikiciler Arastası ve Ulu Cami'ye akarat olarak yapılan dükkânlar olmak üzere üç ana başlık altında incelenmiştir. Çöplük Çarşısı ızgara planı bakımından İslam ve Osmanlı Dönemi çarşı planında yaygın değildir. Türkiye'de tek ve en yakın örnek benzeri Muğla Arastası'nda görülmektedir. Çöplük Çarşısı dükkânlarında barok üslubu ile yapılan saçak altı korniş düzenlemesiyle 18. yüzyılın mimarisini yansıtmakla beraber 1913 yılında geçirmiş olduğu büyük yangın sonrasında büyük bir bölümü yanmış ve 1925-1926 yıllarında tekrar inşa edilmiştir. 1950 yılı sonrasında ise C ve S şeklindeki kıvrımlı olan saçak altı düzenlemelerinin çoğu yok edilmiştir. Özgün halini koruyabilen bu mimari öğeler tez içerisine incelenmiştir. Ulu cami dükkânları ile Dikiciler Arasta'sı ise diğer İslam Sanatı'ndaki arasta planları ile benzerdir. Ulu cami dükkânları diğer İslam şehirlerinde görülen planlara uygun olmakla beraber en son 19. yüzyılın üçüncü çeyreğinde yeniden yapılmıştır. Dikiciler Arasta'sı ise 1960 yılında inşa edilmiş olup Türkiye'de ki en son inşa edilen arastadır. Arnavut kaldırımı şeklinde döşeli çok dar olan sokağı ile şehrin ve Türkiye genelinde bir ilgi odağı haline dönüşmüştür. Ancak tescil kaydının olmasına rağmen tapu kaydının bulunmaması büyük bir sorundur. Günümüzde Arasta'nın bulunduğu sokak tapu plan paftasında yol olarak görülmektedir. Ortaya çıkan tüm verilerin ışığı altında Çorum Çarşısı bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmış ve Çorum Çarşının varlığına katkı sağlayacak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çorum, Dükkân, Çarşı, Arasta, Barok
Beylikler ve Osmanlı döneminde Çorum ve çevresi (XII-XVI. yy)
Beylikler döneminden Osmanlıya uzanan süreçte Çorum şehrinin tarihini ele almak özellikle beylikler dönemindeki kaynakların sınırlı oluşundan dolayı oldukça zordur. Bununla birlikte kentin Orta Çağ tarihine yönelik sınırlı sayıda araştırmanın yapılmış olması da bu zorluğu arttırmıştır. Yine de kronikler, seyahatnameler, menkıbeler, nümizmatik eserler ve son olarak Osmanlı Arşiv vesikaları incelenerek bu alandaki eksiklikler giderilmeye çalışılmıştır. Danişmendliler ile birlikte Türk hâkimiyetine giren şehir sırasıyla Selçuklular, İlhanlılar, Eretna Beyliği, Kadı Burhaneddin Beyliği ve Osmanlıların egemenliği altına girmiştir. Burada ilk olarak beylikler dönemi incelendikten sonra Osmanlı hâkimiyetinin şehirde kurulması ele alınmaktadır. Beylikler döneminde özellikle siyasi tarihini açıkladığımız Çorum şehrinin, Osmanlı döneminde tutulan arşiv vesikaları sayesinde sosyal, kültürel, idari ve ekonomik yönlerine de değinme imkanı olmuştur. Sonuç olarak bu çalışma Türk hâkimiyetiyle birlikte başlayan dönemden, Osmanlı Devleti'nin ilk hâkimiyet dönemlerine kadar geçen yaklaşık dört asırlık süreci incelemektedir.
Çorum il merkezinde lise son sınıf öğrencilerinde e-sağlık okuryazarlığı düzeyi ve seçilmiş sağlık davranışları
Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu çalışma, Eylül 2019-Şubat 2021 tarihleri arasında, Çorum il merkezinde lise son sınıf öğrencilerinde e-sağlık okuryazarlığı düzeyini ve seçilmiş sağlık davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya il merkezindeki devlet okullarında öğrenim gören gönüllü 1349 lise son sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Grup anket yöntemi ile toplanan araştırma verilerinin değerlendirilmesi SPSS 21.0 programı aracılığıyla yüzdelik, ortalama, ki-kare testi kullanılarak yapılmıştır. Değerlendirilmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilmiştir. Araştırma Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır. Katılımcıların %44,6'sı erkek %55,4'ü kadın olup yaş ortalaması 17,4±0,6 yıl olarak saptanmıştır. Öğrencilerin e-sağlık okuryazarlığı ölçeğinden aldıkları puan ortalaması 25,9±5,7 bulunmuştur. Katılımcıların %54,4'ünde e-sağlık okuryazarlığı yüksek (26-40 puan), %45,6'sında e-sağlık okuryazarlığı düşük (8-25 puan) düzeydedir. Öğrencilerin öğrenim gördüğü okul türü, baba eğitim düzeyi ve sağlık durum algısı e-sağlık okuryazarlığı açısından anlamlı farklılık oluşturmuştur (p<0,05). Sağlık kontrollerini düzenli yaptırmayanların oranı %70,6 olup bu grupta düşük e-sağlık okuryazarlığı oranı %75,3'tür (p<0,01). Son bir yılda kan basıncını ölçtürenlerin oranı %48,6'dır ve bu grupta e-sağlık okuryazarlığı daha yüksektir (%54,5) (p<0,001). Son bir yılda kan kolesterolünü ölçtürmeyenler (%78,8) arasında düşük e-sağlık okuryazarlığı oranı anlamlı ölçüde yüksektir (%81,3) (p<0,05). Öğrencilerin tamamına yakını son bir yılda vücut ağırlığını ölçmüştür ve bu grupta e-sağlık okuryazarlığı anlamlı ölçüde yüksektir (p<0,001). Meyve-sebze tüketim sıklığı ve fast-food tüketimi öğrencilerin e-sağlık okuryazarlığı düzeyi üzerinde anlamlı farklılık oluşturmuştur (p<0,05). Öğrencilerin tamamına yakını (%81,2) düzenli egzersiz yapmamaktadır ve bu grupta e-sağlık okuryazarlığı anlamlı ölçüde düşüktür (%82,4) (p<0,05). e-Sağlığa ilişkin davranışlardan son bir haftada sağlıkla ilgili araştırma yapma, sağlıkla ilgili konulara yönelik algı ve sağlıkta bilgiye erişimde kaynak kullanma durumu açısında e-sağlık okuryazarlığı anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Öğrencilerin %25,2'si cep telefonuna sağlık aplikasyonları indirmiştir ve cep telefonuna sağlık aplikasyonu indirmeyenlerde düşük e-sağlık okuryazarlığı daha yaygındır (p<0,001). Öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi e-nabız uygulamasını duymuştur ve bu grupta yüksek e-sağlık okuryazarlığı daha yaygındır (p<0,05). Sonuç olarak adolesanların e-sağlık okuryazarlığı düzeyi düşük bulunmuştur. Seçilmiş sağlık davranışları e-sağlık okuryazarlığı düzeyi üzerinde anlamlı farklılık oluşturmuştur.
Din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rolleri karşısındaki tutumları: Çorum örneği
Din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını tespit etmek amacıyla yapılan bu çalışma tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırma Çorum İl Müftülüğüne bağlı il merkezi ve merkeze bağlı köylerde görev yapan 527 din görevlisini kapsamaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan din görevlilerinin sosyo-demografik özelliklerini belirlemeye yönelik anket formu, geçerlik ve güvenirliği 2008 yılında Zeyneloğlu tarafından yapılan Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği kullanılarak 15 Mart 2021- 30 Mart 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Elde edilen veriler; tanımlayıcı istatistikler, iki grup ortalamaları karşılaştırması için Student's T Testi, ikiden fazla grup ortalamaları karşılaştırması için One Way ANOVA ve çoklu karşılaştırmalarda Post Hoc test olarak Tukey testi; ileri analizler için Ordinal Lojistik Regresyon Analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada din görevlilerinin Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği toplam puan ortalamasının 129,92±12,18 olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuç bize din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutuma sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte kadın din görevlilerinin erkeklere göre, 51 yaş altında olanların 51 yaş üstünde olanlara göre, fakülte ve yüksek lisans-doktora mezunu olanların lise ve yüksek okul mezunlarına göre, eşleri çalışanların eşleri çalışmayanlara göre, şehirde görev yapanların köyde görev yapanlara göre toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin daha eşitlikçi bir tutum içinde oldukları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının daha eşitlikçi olmasını sağlamaya ve din görevlilerinde toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin farkındalık oluşturmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Bölgesel kalkınmada kadın girişimciliğinin etkisi: Çorum ili örneği
Ülkelerin birbirinden farklı zamanlarda meydana gelen kalkınma süreçleri, ülkeler arasında gelişmişlik farklılıklarına yol açmıştır. Kalkınma ekonomik, sosyal ve kültürel alandaki gelişmeleri içinde barındırmaktadır. Ülkeler arasında olduğu kadar bölgeler arasında da gelişmişlik farkları meydana gelmektedir. Bölgesel kalkınmanın bir sorun olarak görülmeye başlamasından itibaren ülkeler bu farklılıkların giderilmesi için çeşitli politikalar uygulamışlardır. Bölgesel gelişmişlik farklılıklarının ortadan kaldırılmasında kilit rol üstlenen girişimcilik, kadınların istihdamda daha fazla yer edinmelerini sağlayan önemli bir yol olarak ön plana çıkmıştır. Kadın girişimciliği aile ve bireye sağladığı faydanın yanı sıra üretim, istihdam ve milli gelire de önemli katkılar sağlamaktadır. Kadınları girişimcilik faaliyetlerine teşvik etmek, gereken destekleri sağlamak ülke ekonomisine kazanç sağlarken kalkınmanın da hızlandırılmasına ivme kazandıracaktır. Bu çalışmada; kadın girişimcilerin bölgesel kalkınmaya etkisini ve aktif çalışma hayatına katkıları araştırılmıştır. Bu bağlamda Çorum ilinde faaliyet gösteren kadın girişimcilere anket çalışması uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular, kadın girişimcilerin istihdam yaratmada, üretimi artırmada, yeni endüstrilerin doğmasında ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının ortadan kaldırılmasında önem teşkil ettiği görülmektedir.
Çorum il örneğinde eğitim sektörü çalışanlarına yönelik internet bankacılığı kullanım analizi
2008 küresel krizi ile birlikte gittikçe yoğunlaşan rekabet ortamında bankacılık sektörü, artan müşteri taleplerini karşılamak amacıyla çareyi dijitalleşmekte aramış, sektörde halihazırda kullanılmakta olan teknolojilerin dönüşümünü sağlayarak yeni geliştirilen dijitalleşme ve akılcılaşma atılımlarını kendine uyarlamayı başarmıştır. Tüm bunları yaparken müşteri memnuniyetini ve güvenliği ilk sıraya koyan sektör, yaptığı atılımlarla büyük teknoloji şirketlerinin en önemli rakibi haline gelmiştir. Transatlantik kablonun döşenmesi neticesinde ortaya çıkan FinTech 1.0 ile atılan temel, FinTech 2.0 vasıtasıyla farklı bir boyut kazanmış ve elektronik ödeme, takas sistemleri ile ATM'lerin yanı sıra online bankacılığın kullanılmaya başlandığı bir döneme girilmesine aracılık etmiştir. 2008'den günümüze devam eden süreci kapsayan FinTech3.0 ise bir dönüm noktası olarak kabul görmektedir. Geleneksel bankacılığın rakibi olarak hızla büyüyen girişimcilik alanlarından biri olan FinTek'ler, genel olarak kredi, mevduat ve sermaye artırıcı hizmetler, dijital para birimleri dahil olmak üzere ödemeler, takas ve uzlaştırma hizmetleri, yatırım yönetimi hizmetleri ve sigorta işlemleri alanlarını kapsamaktadır. FinTech kavramındaki gelişimin bir sonucu olan mobil bankacılık, kısmen müşteri memnuniyetini sağlayan önemli bir adım olsa da uzayan iletişim süresi ve yavaş ilerleyen işlemlerin varlığı nedeniyle yerini dijital bankacılığa bırakmıştır. Mobil veri ve internet ağı üzerinden ulaşımı sağlanan dijital bankacılık ile bankaların maliyeti azalmış ancak kimi güvenlik sorunları ortaya çıkmıştır. Bu güvenlik sorunlarının çözümünde kullanılacak en etkili sistem ise "Endüstri 4.0" kavramı ile gelişen yapay zeka teknolojisi ve kimlik doğrulama sistemidir. Bu teknolojiler vasıtasıyla dolandırıcılık faaliyetlerinin en aza indirilmesi mümkün olup, çalışanlar üzerindeki denetimler de arttırılabilmektedir. Ayrıca hata oranında sağlanan önemli düşüş, yine bankaların maliyetlerini düşüren bir diğer önemli gelişme olarak kayda geçmiştir. Endüstri 4.0'a ait unsurlardan biri olan "Büyük Veri" ise, bankacılık sektöründe neredeyse her gün oluşmaktadır. Ancak Dördüncü Endüstri Devrimi sonrası yaşanan değişimler ile Büyük Veri de yer alan bilgiler, neredeyse olayın gerçekleştiği an ile birlikte kayda geçmekte ve kullanışlı şekilde ayıklanmaktadır. Bunları sağlayan "Nesnelerin İnterneti" kavramı ise yine Endüstri 4.0'ın bir sonucu olup, müşteri memnuniyetini arttıran önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Finans ve bankacılık dünyasında nesnelerin interneti ile desteklenen iş modelleri "Nesnelerin Fin-terneti (Fin-ternet of Things)" adı altında değerlendirilmektedir. Teknolojik alanda yaşanan keskin dönüşümlerin bir diğer sonucu olan kripto paralar ise klasik bankacılık sistemine rakip bir başka kavramdır. Başını "Bitcoin" in çektiği kripto paralar sistemi Blockchain teknolojisi paralelinde ortaya çıkmıştır. Soyut ya da somut yatırımları içerebilen bu sistem geleneksel bankacılık sektöründen farklı olarak tek bir merkezden yürütülmemektedir. Açık bankacılık ise müşterilere ait bilgilerin bankalar tarafından üçüncü bir kuruluşa verilmesi durumudur. Bu teknoloji sayesinde ise bankalar müşterileri için uygun olan cazip teklifleri ve yenilikçi ürünleri sunabilmekte ve doğru adımlar atabilmektedir.
Çorum'daki asansörlerin periyodik kontrollerinin sonuçları ve asansörlerde yeni nesil güvenlik önlemleri
Bu tez çalışmasında Çorum'daki elektrikli asansörlerin 2017, 2018 ve 2019 yıllarındaki muayene raporlarının sonuçları incelenerek önemli eksiklikler grafikler halinde listelenmiştir. Periyodik kontrolün ne olduğu, neden ve nasıl yapıldığı üzerinde durulmuş, kontrollerde karşılaşılan sorunlardan bahsedilmiştir. Asansörler muayene raporlarına göre en önemli kusur ve ağır kusurlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Kusurların neler olduğu açıklanmıştır. Asansörlerde neden bu eksikliklerin olduğu, periyodik kontrollerin neden gerekli olduğu üzerinde durulmuştur. Asansörlerdeki tehlikelerden bahsedilerek asansörlerde gerçekleşen kazalardan örnekler sunulmuştur. Yayınlanan TS EN 81-20 standardında değişen güvenlik tedbirlerinin neler olduğu, eski standarttan farklı olarak ne gibi tedbirler getirildiği hususu üzerinde durulmuştur.