Family planning

50 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Edirne il merkezindeki evlilik raporu için başvuran bireylerin cinsel sağlıkla ilgili bilgi düzeyleri

Çalışmamızın amacı, Edirne il merkezindeki evlilik raporu almak için başvuran bireylerin cinsel sağlık bilgi düzeyinin belirlenmesi ve bu konu hakkındaki farkındalıklarının arttırılmasıdır. Çalışmamız tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışmadır. Çalışmanın örneklemini, Edirne il merkezinde bulunan 59 aile hekimliği birimine başvuran 380 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, sosyodemografik özellikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve bulaş yolları, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunma davranışları ile 40 maddeden oluşan Cinsel Sağlık Bilgi Testi'ni kapsayan bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmamızda yer alan katılımcıların yaş ortalaması 28.9±4,089 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların %57,63'ü kadın, %42,37'si erkektir. Katılımcıların %74,5'i evlendikten sonra aile planlaması kullanmayı düşündüklerini belirtmiştir. En çok tercihe edilen yöntem kondom olup, seçim nedeni kolay kullanım olarak ifade edilmiştir. Cinsel sağlık bilgi testi puan ortalaması genel olarak orta düzeyde bulunmuş, kadınların puanı erkeklerden anlamlı derecede yüksek saptanmıştır. Yapılan regresyon analiziyle öğrenim düzeyi (p<0,040), sağlık çalışanı olma (p<0,016), yerleşim yeri (p<0,007) ve aile planlaması düşüncesi (p<0,047) toplam puan üzerinde artırıcı etki göstermiştir (R2=0,026). Bilgiyi okuldan veya sağlık personelinden alanların puanı daha yüksektir. Katılımcıların çoğu evlilik öncesi cinsel sağlık eğitimi almak istediğini ve sağlık personelini en güvenilir kaynak olarak gördüğünü belirtmiştir. Sonuç olarak toplumda cinsel sağlık farkındalığını artırmak içim aile hekimleri ve sağlık personelinin aktif rol alması gereklidir. Aile hekimliği birimlerinde verilecek düzenli eğitimler, bireylerin sağlıklı kararlar almasına katkı sağlayarak hem bireysel hem de toplumsal sağlık için önemli kazanımlar sunacaktır

Aile hekimliğiAile planlamasıBilgi+2
Damla Çevik Fener
Trakya University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu öğrencilerinin aile planlaması ve toplumsal cinsiyet algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Aile planlanması ve toplumsal cinsiyet algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışma ilişki arayıcı tanımlayacı bir araştırmadır. Araştırma 07.09.2021 – 15.10.2021 tarihleri arasında İstanbul'da bulunan bir vakıf üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada vakıf üniversitesinde öğrenim gören 445 öğrenci üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklem seçiminde gelişigüzel örneklem yöntemi kullanıldı. Çalışmada literatür taranarak hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, 25 sorudan oluşan Aile Planlaması Tutum Ölçeği ve 25 sorudan oluşan Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği kullanıldı. Aile planlaması toplumsal cinsiyet rolleri ile ilişki incelendiğinde katılımcıların çoğu arasında ilişki olduğunu belirtti. Yaşadığımız toplumda cinsiyet ayrımcılığı yaşanıp yaşanmadığına katılımcıların çoğunluğu yaşandığını belirtti. Veriler, Bağımsız Gruplar t-testi, ve Pearson Korelasyon Analizi ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi kullanılarak analiz edildi. Araştırmada, toplumsal cinsiyet algısı ile topluma ilişkin tutumlar, yönteme ilişkin tutumlar ve doğuma ilişki tutumlar arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi.

Aile planlamasıCinsel kimlikSağlık hizmetleri+3
Ali Mirza Dinçer
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa'da postpartum dönemdeki kadınların aile planlamasına yönelik tutum ve davranışları

Araştırma, Şanlıurfa'da postpartum dönemdeki kadınların aile planlamasına yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapılmıştır. Araştırma evrenini, Şanlıurfa merkez ilçelerinde Aile Sağlığı Merkezlerinden sağlık hizmeti alan, son altı 6 içinde doğum yapmış kadınlar oluşturmuştur. Örneklem seçimi için küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır ve toplam 330 kadın ile araştırma tamamlanmıştır. Veriler, Veri Toplama Formu ve Postpartum Dönemdeki Kadınların Aile Planlaması Tutum Ölçeği aracılığıyla Şubat-Mayıs 2022 tarihleri arasında yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırma için Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü'nden ve Harran Üniversitesi Etik Kurul'undan yazılı izin, araştırmaya katılmayı kabul eden kadınlardan ise bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiklerden yüzde, ortalama, standart sapma, tek değişkenli analizlerden Ki-kare ve Man Whithney-U testi kullanılmıştır. Araştırmada kadınların %71.5'inin herhangi bir aile planlaması yöntemi kullandığı, %39.0'unun modern %32.5'inin geleneksel yöntem olduğu belirlenmiştir. Modern yöntemlerden en fazla kullanılan kondom (%20.9) iken, geleneksel yöntemlerden en fazla kullanılan geri çekmedir (%32.1). Kadınların, Postpartum Dönemdeki Kadınların Aile Planlaması Tutum Ölçeği puan ortalaması 90.4(±6.7)'dür ve bu değer tutumlarının olumlu olduğunu göstermektedir. Evde en çok Türkçe konuşan, kadının ve eşinin öğrenim durumu yüksek olan, eşi bir işte çalışan, sağlık güvencesi olan, aile tipi çekirdek aile olan, eşinin yaş ortancası daha yüksek olan, ideal çocuk sayısı daha az olan, iki yıldan daha kısa aralarla doğum yapma öyküsü olan ve Postpartum Dönemdeki Kadınların Aile Planlaması Tutum Ölçeği puan ortalaması daha yüksek olan kadınların postpartum aile planlaması yöntem vii kullanım düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Çalışma sonuçlarına göre; postpartum dönemdeki kadınların aile planlamasına yönelik tutumlarının olumlu olduğu ancak aile planlaması yöntem kullanımının istendik düzeyde olmadığı, sosyo-demografik ve doğurganlık özellikleri ile aile planlamasına yönelik tutumun postpartum dönemde aile planlaması yöntem kullanımını etkilediği belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, kadınların postpartum dönemdeki aile planlamasına yönelik olumlu tutumun davranışa dönüşebilmesi için kadınların sosyo-demografik ve doğurganlık özelliklerinin dikkate alınarak, aile planlaması danışmanlık ve eğitim programlarının planlanması ve uygulanması önerilmiştir.

Aile planlamasıDavranışDoğum kontrolü+6
Gurbet Ortaç
Harran University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

18-49 yaş yeti kaybı olan kadınların aile planlaması hizmetine erişim durumları ve ilişkili faktörlerin saptanması

On sekiz ve kırk dokuz yaş arası yeti kaybı olan kadınların aile planlaması (AP) hizmetine erişim durumları ve bunu ilişkili faktörlerin saptanması amacıyla Temmuz 2021-Mart 2022 tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen bu tanımlayıcı çalışmada 144 yeti kaybı olan kadına ulaşılmıştır. Kadınların %45,4'ünün fiziksel/ortopedik yeti kaybı, %27,7'sinin işitme kaybı, %24,1'inin ise görme kaybı bulunmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 36,9±8,2, %59,8'si en az yüksekokul mezunudur. Katılımcıların %58,3'ü ekonomik durumunu orta olarak değerlendirmiştir. Kadınların ortanca ideal çocuk sayıları 2'dir ve %37,5'inin en az bir gebeliği olmuştur. Gebeliği olan kadınların %24,1'inin kendiliğinden, %16,6'sının ise isteyerek düşüğü bulunmaktadır. Kadınların %36,1'i şimdiye kadar bir AP yöntemi kullanmıştır. Gebe kalan 54 kadından 17'sinin istenmeyen gebeliği olmuş, istenmeyen gebeliklerin 9'u isteyerek düşük ile, 5'i doğum ile sonuçlanmıştır. Kadınların %28,4'ü halen herhangi bir yöntem kullanmaktayken, modern yöntem kullanımı %23,6 olup kadınların %13,9'u kondom, %5,6'sı RİA ve %3,4'ü ise geleneksel yöntemler ile korunmaktadır. Halen evli/partneri olan kadınların %62,5'unun AP yöntem talebi vardır. Bu gruptaki kadınların %11,3'ünün karşılanmamış AP ihtiyacı bulunmaktadır. Kadınların %20,1'i daha önceden AP eğitimi almış, %20,1'i bunun için kuruma başvurmuş, %53,6'sı uygun danışmanlık aldığını belirtmiştir. Kadınların %35,2'sine, bir yakını, yeti kaybı olan bir kadının çocuk doğurmaması gerektiğini ifade etmiş, %19,1'ine bir sağlık personeli tarafından çocuk doğurmaması gerektiği ifade edilmiştir. AP eğitimi almış olanların ve yöntem kullanan kadınların AP bilgi puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Yeti kaybı olan kadınların AP konusundaki farkındalığını artırmak için eğitimler gerçekleştirilmesi önerilmiştir.

Aile planlamasıKadınlarSağlık hizmetleri+2
Duygu Kavaklı
Hacettepe University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Transteoretik modele dayalı postpartum kontraseptif yöntem danışmanlığının kontraseptif yöntem kullanımına etkisi

Amaç: Çalışmada, 18-45 yaş aralığındaki primipar kadınlara postpartum dönemde Transteoretik modele(TTM) dayalı motivasyonel görüşme yöntemi ile sunulan kontraseptif yöntem danışmanlığının kontraseptif yöntem kullanımına etkisi değerlendirildi. Yöntem: Ön test- son test kontrol gruplu bu eğitim müdahale çalışması, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniği'nde Ağustos 2022-Ocak 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini dahil etme kriterlerine uyan ve Katılımcı Çalışmaya Dahil Etme Listesi'ne göre yerleştirilen, doğum sonu dönem maksimum 72. saatinde bulunan 80 (30 girişim, 50 kontrol) primipar kadın oluşturmuştur. Çalışma, girişim grubu 26, kontrol grubu 43, toplam 69 kadın ile tamamlanmıştır. Veriler, Katılımcı Tanılama Formu (KTF), Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ), Kontraseptif Yöntemlere İlişkin Bilgi Testi (KYİBT), Transteoretik Modele Dayalı Kontraseptif Yöntem Danışmanlığına Özgü Öz Yeterlilik Testi ve Değişim Aşamaları Değerlendirme Formu (DADF) kullanılarak toplanmıştır. Hastanede gerçekleşen ilk görüşmede girişim ve kontrol gruplarına veri formları doldurulmuş, takiben Amaç: Çalışmada, 18-45 yaş aralığındaki primipar kadınlara postpartum dönemde Transteoretik modele(TTM) dayalı motivasyonel görüşme yöntemi ile sunulan kontraseptif yöntem danışmanlığının kontraseptif yöntem kullanımına etkisi değerlendirildi. Yöntem: Ön test- son test kontrol gruplu bu eğitim müdahale çalışması, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniği'nde Ağustos 2022-Ocak 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini dahil etme kriterlerine uyan ve Katılımcı Çalışmaya Dahil Etme Listesi'ne göre yerleştirilen, doğum sonu dönem maksimum 72. saatinde bulunan 80 (30 girişim, 50 kontrol) primipar kadın oluşturmuştur. Çalışma, girişim grubu 26, kontrol grubu 43, toplam 69 kadın ile tamamlanmıştır. Veriler, Katılımcı Tanılama Formu (KTF), Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ), Kontraseptif Yöntemlere İlişkin Bilgi Testi (KYİBT), Transteoretik Modele Dayalı Kontraseptif Yöntem Danışmanlığına Özgü Öz Yeterlilik Testi ve Değişim Aşamaları Değerlendirme Formu (DADF) kullanılarak toplanmıştır. Hastanede gerçekleşen ilk görüşmede girişim ve kontrol gruplarına veri formları doldurulmuş, takiben girişim grubuna yüzyüze kontraseptif yöntem danışmanlığı sunulmuş ve eğitim broşürü verilmiştir. Girişim grubu ile motivasyon ve bilgi pekiştirme amaçlı 10 telefon, bir görüntülü görüşme olmak üzere toplam 12 görüşme, kontrol grubu ile bir yüzyüze iki telefon görüşmesi olmak üzere toplam üç görüşme yapılmıştır. Tüm katılımcıların altıncı ve 12. ayda telefonla yöntem kullanımları sorgulanmış, 12. ayda her iki gruba telefonla "KYİBT" uygulanmıştır. Bulgular: Girişim ve kontrol gruplarındaki kadınların tanımlayıcı özellikleri, APTÖ toplam puanları ile KYİBT ön test puanları benzer bulunmuştur (p>0,05). Girişim grubunun KYİBT son test puanları istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,01). Doğum sonrası 12. ayda girişim grubunda RİA kullanma oranı, kontrol grubunda ise geri çekme yöntemini kullanma oranı anlamlı derecede yüksektir (p<0,01). Girişim grubunda 12. ayda kontraseptif yöntem kullanma oranı anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: TTM' e dayalı motivasyonel görüşme yöntemi ile sunulan kontraseptif yöntem danışmanlığının doğum sonu dönemdeki kadınların kontraseptif yöntem bilgi düzeyleri, kontraseptif yöntem kullanımına başlama ve modern kontraseptif yöntem seçimi üzerine olumlu yönde etki sağladığı sonucuna varılmıştır.

Aile planlaması
Esra Tavukçu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

HIV (Human immunodeficiency virus) ile yaşayan kadınların cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile ilgili bilgi ve tutumlarına HIV enfeksiyonunun etkisinin değerlendirilmesi

Özge MIHCI, HIV(Human Immunodeficiency Virus) ile yaşayan kadınların cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile ilgili bilgi ve tutumlarına HIV enfeksiyonunun etkisinin değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2019. HIV infeksiyonu, bireyi ve sosyal hayatını her açıdan etkileyen kronik bir hastalıktır. HIV ile yaşayan insan sayısı, epideminin hızının azalmasına rağmen gelişen tedaviler sayesinde hızla artmaktadır. HIV epidemisinde kadın hakimiyetinin artmaya başladığı görülmektedir. Toplum ve kişilerin davranışları değiştirilerek hastaların uğradıkları ayrımcılık ve stigma azaltılıp hastaların sağlıklı çocuk sahibi olabilmeleri, bulaş korkusu olmadan cinsel bir hayat sürebilmeleri, gerekirse cinsel sağlık alanında danışmanlık almaları sağlanabilir. HIV ile yaşayan kadınların üreme sağlığı ve kontraseptif yöntemler hakkında bilgi düzeyleri, yaklaşım ve tutumları üzerine yapılmış bütüncül çalışmaya literatürde rastlanmamıştır. Çalışmamız ile HIV ile yaşamanın cinsel tutum, aile planlaması yöntem bilgisi ve cinsel yolla bulaşan hastalık bilgisine etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. 01 Mayıs-15 Kasım 2019 tarihleri arasında kesitsel tipteki çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda takipli 18 yaşından büyük kadın hastalardan katılmayı kabul eden 43 HIV ile yaşayan kadın; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı polikliniğine başvuran HIV enfeksiyonu olmayan, 18 yaşından büyük, infertilite, cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle takip edilmeyen sağlıklı kadın katılımcılardan katılmayı kabul eden 43 kadın dahil edilmiştir. Yüzyüze görüşme tekniğiyle beş bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket bölümleri sosyodemografik özelliklerine ve HIV ile ilgili ve diğer hastalıklarla ilgili medikal özgeçmişlerine yönelik sorular, cinsel yolla bulaşan hastalık bilgi formu, Gebelik Önleme Yöntem Bilgi Formu, Beck Depresyon Ölçeği, Hendrick Cinsel Tutum Ölçeği'nden oluşmuştur. HIV ile yaşayan kadınların sosyodemografik özellikleri kontrol grubuyla benzer bulunmuştur (p>0,05). Çalışmamız sonucunda HIV ile yaşayan kadın hastaların kontrol grubuna göre cinsel yolla bulaşan hastalık bilgi puanlarının daha kötüydü (p=0,002), aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi düzeyi ve kullanım durumları arasında fark bulunmadı (p>0,05). HIV ile yaşayan kadın hastaların cinsel tutum ölçek toplam puanları kontrol grubundan daha yüksekti (p=0,02).

Aile planlamasıCinsel sağlıkCinsel temasla bulaşan hastalıklar+5
Özge Mıhcı
Hacettepe University
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğum sonu dönemde kadınların modern aile planlaması gereksinimleri ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

ÖZET DOĞUM SONU DÖNEMDE KADINLARIN MODERN AİLE PLANLAMASI GEREKSİNİMLERİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: Bu araştırmada, son iki yılda doğum yapan 15-49 yaş arası evli kadınların doğum sonu dönemde modern aile planlaması yöntem gereksinimleri ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel analitik olarak planlanmış bu çalışmanın evrenini, 75. Yıl, Cengizhan ve Alpaslan mahalle muhtarlıklarına kayıtlı, son bir yılda doğum yapan kadınlar oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemini Mahalle muhtarlıkları listesinden elde edilen son bir yılda doğum yapan, toplam 363 kadından 347'si oluşturmuştur. Bu kadınlara ev ziyaretleri sırasında sosyo-demografik, doğurganlık özellikleri ve AP yöntem kullanımları konusundaki görüşlerine ilişkin toplam 86 sorudan oluşan anket formu uygulanmıştır. Kadınlara anket formu uygulandıktan sonra evlerine "Modern Aile Planlaması Yöntem Kullanımı"na ilişkin eğitim broşürü bırakılmıştır. Araştırma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu'ndan izin alınarak gerçekleştirilmiştir. Kadınların doğum sonu dönemde modern AP yöntem kullanımında, karşılanmayan modern AP gereksinim durumunu etkileyen faktörlerin; sosyo-demografik, doğurganlık özellikleri, ve AP danışmanlığı alma durumu ile ilişkilerinin incelenmesinde ki kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Doğum sonu dönemde herhangi bir yöntem kullanan kadın oranı, %70.9 olmak üzere; %51.9'unun modern, %19'unun geleneksel yöntem kullandığı bulunmuştur. Kadınların, doğum sonu dönem karşılanmayan modern AP gereksinim düzeyi %48.1 olarak belirlenmiştir. Kadınların, %41.2'sinin doğumla sonuçlanan son gebelikleri planlanmadan gerçekleşmiştir. Son gebeliklerini istemeyen kadınların; %16.8'i kondom, %13.2'si oral kontraseptif, %2.1'i rahim içi kullanırken plansız bir gebelik yaşamıştır. Kadınların doğum sonu dönemde kullanmakta oldukları AP yöntem seçiminde rol oynayan kişiler arasında; %43.9 oranı ile eşlerinin ilk sırada yer aldığı ve halen her beş kadından birinin eşi istemediği için herhangi bir AP yöntemi kullanmadığı saptanmıştır. Doğum sonu dönemde kadınların; %27.9'unun rahim içi araç, %15.6'sının kondom, %8.1'inin oral kontraseptif, %0.3'ünün tüp ligasyonu, %19'unun ise geri çekme yöntemi ile korunduğu saptanmıştır. Gelir algısı iyi, 30 yaşın altında, lise üzerinde eğitim gören kadınlarda karşılanmayan modern AP gereksinimi daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Kadınların evlilik kararında da aile etkisi olanlarda karşılanmayan modern AP gereksinimi daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Eşleri 30 yaş ve üzeri olan kadınlarda 30 yaş altı olanlara göre daha yüksek düzeyde karşılanmayan modern aile planlaması gereksinimi saptanmıştır (p<0.05). Doğum sayısı üçün altında olan kadınlarda karşılanmayan modern AP gereksinimi daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Doğurganlık çağı boyunca isteyerek düşük yapan kadınlarda hiç düşük yapmayanlara göre karşılanmayan modern aile planlaması gereksinimi daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Gebelikleri sürecinde, kadınların %5.5'ine Aile Sağlığı Merkezi tarafından hiç izlem yapılmadığı bulunmuştur. Kadınların %51.3'ünü gebelikleri sürecinde aile planlaması danışmanlığı aldığı saptanmış olup sıklık sırasıyla; %33.1'inin devlet hastanesinden, %27'sinin üniversite hastanesi ve ebelik öğrencilerinden danışmanlık aldıkları belirlenmiştir. Tüm kadınların ancak %7.9'u birinci basamaktan aile planlaması danışmanlığı almıştır. Lohusalık döneminde, kadınların %10.4'ünün hiç izlenmediği, izlem yapılanların %89.6'sının da en az bir kez Aile Sağlığı Merkezi tarafından izlendiği belirlenmiştir. Araştırma grubunda, lohusalık döneminde izlem yapılmayanlarda karşılanmayan modern AP gereksinim düzeyi daha yüksek elde edilmiştir (p<0.05). Lohusalık döneminde, hastanede ve evde olmak üzere kadınların %35.7'sine AP danışmanlığı verilmiş olup bu kadınların yaklaşık yarısı danışmanlık hizmetini birinci basamaktan almıştır. Gebelik ve lohusalık dönemlerinde aile planlaması danışmanlığı almayan kadınlarda doğum sonu dönem karşılanmayan modern aile planlaması gereksinimi yüksek bulunmuştur (p<0.05). Lohusalık döneminde Aile Sağlığı Merkezi'nden danışmanlık alanlarda karşılanmayan aile planlaması gereksinimi daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Aile Sağlığı Merkezi'nde çalışan ebelerden aile planlaması danışmanlığı alan kadınların karşılanmayan aile planlaması gereksinimi daha düşük saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Kadınların %48.1'inin doğum sonu dönemde herhangi bir modern aile planlaması yöntemi kullanmıyor olması karşılanmayan aile planlaması gereksinimleri olduğunun bir göstergesidir. Gebelik ve lohusalık dönemlerinde aile planlaması danışmanlığı almayanlarda, doğum sonu karşılanmayan modern aile planlaması gereksiniminin daha fazla görülmesi ve danışmanlık alanların yaklaşık yarısının bu hizmeti birinci basamaktan alması modern aile planlaması danışmanlığında birinci basamak hizmetlerinin önem ve gerekliliğini vurgulamaktadır. Ayrıca, lohusalık döneminde Aile Sağlığı Merkezi'nden ve özellikle de ebelerden danışmanlık alanlarda karşılanmayan modern aile planlaması gereksiniminin daha düşük görülmesi açısından bu gereksinimin birinci basamakta ve özellikle de ebeler tarafından karşılanabilmesini sağlayacak modern aile planlaması danışmanlık hizmetlerine öncelik verilmesini ve buna yönelik hizmetlerin planlanmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Doğum Sonu Dönem, Aile Planlaması, Modern Yöntem Kullanımı, Karşılanmayan Gereksinim

AbortusAile planlamasıDoğum aralığı+3
Mahide Demirelöz
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The Turkish health system in transition: Family planning in the case of Istanbul

This thesis focuses on the institutional history of family planning in Turkey and the ways in which it was shaped as part of larger official, international and academic discourses. The thesis provides a historical background on the period starting with the end of the 1960s and coming up to 2012, but it specifically focuses on the changes that took place after the transition in the health system in 2003 until March 2012. Family planning has been used for different purposes under changing socio-economic circumstances from the establishment of the Turkish Republic until the present day. The state policy has utilized family planning for promoting reproduction, thus maintaining a certain population growth in the early decades of the Republic, while the emphasis has changed over time from a pronatalist policy to anti-natalist policy making, especially after the 1960s. In the 1960s mainly the developmentalist perspective and Neo-Malthusian approach were dominant in policy-making. To the developmentalist approach, demographic concerns such as uncontrolled population growth, urbanization, and immigration were added during the 1970s. When the 1980s arrived, the concern with health moved to the center in the family planning. In the 1990s, the rise of human rights discourse on the global scale caused reproductive health to gain further importance. Family planning began to be conceived as a part of reproductive health. In neither of these periods were feminist sensitivities and gender specific considerations not granted their due importance. During the first decade of the 2000s, the emphasis on family planning declined in the state discourse. This was a result of the transformation in the health system initiated by the AKP regime, characterized by a neoliberal attitude to health services, in accordance with the world-wide trends.

Adalet ve Kalkınma PartyFamily planningTransformation+5
Belin Benezra
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin aile planlaması ile ilgili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi

Amaç: Ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin aile planlaması ile ilgili bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı nitelikte bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini 01.09.2018-01.10.2018 tarihleri arasında bir vakıf üniversitesinin ebelik ve hemşirelik bölümlerinde 1., 2., 3. ve 4. sınıflarında öğrenimlerini sürdüren ve araştırmayı katılmayı kabul eden 281 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında literatür bilgilerinden yararlanılarak hazırlanan "Öğrenci Bilgi Formu" ve "Aile Planlaması ile ilgili Bilgi Düzeylerini Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %96,1'i çekirdek aile yapısına sahiptir ve %54,1'inin 1 kardeşi bulunmaktadır. Ebelik bölümü öğrencilerinin %90,6'sı ve hemşirelik öğrencilerinin %97,4'ü üniversite öncesinde aile planlamasına yönelik eğitim almadıklarını belirtmişlerdir. Bu öğrencilerin büyük çoğunluğu aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgileri teorik derslerden öğrenmiştir. Ebelik ve hemşirelik öğrencileri aile planlamasında modern yöntem olarak sırasıyla oral kontraseptif, rahim içi araç ve prezervatif yöntemleri bildirmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğu aile planlamasında kullanılan yönteme eşlerin birlikte karar vermesi gerektiğini ve başarılı aile planlaması için etkili yöntemin modern yöntemler olduğunu ifade etmişlerdir. Ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin yarısından fazlası aile planlamasında sağlık personelinin rolünü danışman olarak belirtmektedir. Öğrencilerin aile planlamasına yönelik genel bilgi seviyeleri ortalama puanın üzerinde 13,35±1,11 (Min:11-Max:15) olduğu tespit edilmiştir. Hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, sınıf düzeylerine, doğdukları yere, en uzun yaşadıkları yere ve mezun oldukları liseye göre aile planlamasına yönelik bilgi düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Sonuç: Ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin aile planlamasına yönelik bilgi düzeyleri yüksek bulunmuştur. Ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin aile planlaması bilgi seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir.

Aile planlamasıBilgi düzeyiEbelik öğrencileri+1
Derya Yanık
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ilindeki evli kadınların kullandıkları iki farklı aile planlaması yönteminin çift uyumuna etkisi

Amaç: Bu araştırma evli kadınların kullandığı iki farklı aile planlaması yöntemi olan; erkek kondomu ve geri çekme yöntemlerinin çift uyumuna etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, analitik - kesitsel olarak, Nisan 2020 – Nisan 2021 tarihleri arasında, Uşak/Eşme İlçe Sağlığı Müdürlüğü'ne bağlı tüm Aile Sağlığı Merkezlerine başvuran 250 kadın ile gerçekleşmiştir. Veriler Kişisel Araştırma Formu ve Çift Uyum Ölçeği olmak üzere 2 adet veri toplama formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise IBM SPSS Statistics 25.0 programında, Kolmogorov-Smirnov, Levene, Mann Whitney, Kruskal Wallis, DunnBonferroni Pearson'un χ2, Süreklilik düzeltmeli χ2 veya Fisher Freeman Halton testleri kullanılmıştır. Bulgular: Kadınların çift uyumu alt puanlarında ki değişimi tahmin etmede belirleyici olan etkenler; eşlerin mesleği, evlilik süresi ve aile tipi (çift doyumu, p=0,002), eşlerin serbest meslek sahibi olmaları, aile tipi ve ilçede doğmuş olması (çift bağlılığı, p=0,002), eşlerin mesleği, aile tipi ve evlilik süresi (çift uyumu, p=0,008), aile tipi, evlilik süresi ve eşlerin mesleği (sevgi gösterme, p<0,001) şeklindedir. Çift uyum toplam puanlarında ki değişimi tahmin etmede belirleyici etkenler ise eşlerin mesleği, aile tipi ve evlilik süresi (p<0,001) şeklinde bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada kadınların, aile planlaması yöntemlerinin çift uyumu ölçek puanlarında herhangi bir anlamlı etkisi görülmüyorken sosyo-demografik ve maternal etkenlerin ölçek puanları üzerinde ki değişimlerine ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Aile Planlaması, Çift Uyumu Ölçeği, Erkek Kondomu, Geri Çekme.

Aile planlamasıEv kadınlarıKadınlar+4
Hilal Doğan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Aile Sağlığı Merkezi'ne gelen doğurgan yaştaki kadınların aile planlaması yöntemleri konusunda bilgi düzeyi ve davranışlarının değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı Bağcılar 20 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'ne herhangi bir nedenle başvuran doğurgan yaştaki kadınların aile planlaması konusunda bilgi düzeyini öğrenmek ve bu konudaki davranış şekillerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Araştırma evrenini Bağcılar 20 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı 15-49 yaş doğurgan yaştaki 7838 kadın oluşturmaktadır. Bu evrenden araştırma projemizle ilgili hesapladığımız örneklem büyüklüğü olan 200 doğurgan kadına 50 sorudan oluşan anket formumuz yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Bu çalışma, aile sağlığı merkezine gelen doğurgan yaştaki kadınların aile planlaması yöntemleri konusunda bilgi düzeyi ve davranışlarının değerlendirilmesini belirlemek amacı ile kesitsel olarak yapılmıştır Bulgular: Aile Sağlığı Merkezi'ne müracaat eden kadınların bilgi ve davranış önermelerine verdikleri cevapların dağılımlarına baktığımızda, doğru cevap verme oranlarının %28.0-%85.5 aralığında değiştiği görülmektedir. Bilgi önermelerine eğitim düzeyi lise ve üstü olanların, ortaokul ve altı olanlara göre daha yüksek oranda doğru cevap verdikleri görülmektedir. Düşük ekonomik düzeyde olanlar daha yüksek oranda doğru yanıt vermiştir. Bu önermelerin hepsinde çalışan kadınlar daha yüksek oranda doğru yanıt vermişlerdir. Evlenme yaşı 30 ve üzeri olan kadınlar daha yüksek oranda doğru yanıt vermiştir. Bu önermelere modern yöntem kullananların daha yüksek oranda doğru yanıt verdiği görülmüştür. Sonuçlar: Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda, Aile Sağlığı Merkezi'ne müracaat eden kadınların bilgi ve davranış önermelerine verdikleri cevapların dağılımlarına baktığımızda, doğru cevap verme oranlarının %28.0-%85.5 aralığında değiştiği görülmektedir. Bu da aile planlaması konusunda kadınlarımızın bilgilendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Herhangi bir modern/geleneksel aile planlaması yönteminin kişiye uygun olup olmadığının belirlenmesi açısından sağlık kuruluşuna danışılması ve aile planlaması danışmanlığı alınması gerektiği noktasında, konu ile ilişkili olan Aile Sağlığı Merkezi gibi ailelere ilk adımda ulaşabilecek birimlerin, ailelerle sıkı iletişimde olması önerilmektedir. Anahtar sözcükler: aile sağlığı, aile planlaması, doğum kontrolü, kadın, bilgi

Aile planlamasıAile sağlığı merkeziBilgi düzeyi+4
Ömür Vardarlı
Demiroğlu Bilim University
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Factors affecting utilization of family planning services among women in child bearing age (15-49) in Hargeisa Somaliland

Despite the great benefits of family planning services at individual level and the community as a whole, the rate of family planning utilization is low in Somaliland and like the other sub-Saharan countries Somaliland has high burden of unintended pregnancy, unsafe abortion and maternal mortality rate. Besides nothing much is known about the factors influencing the utilization of family planning services therefore this study was aimed to asses' factors influencing utilization of family planning services among women in reproductive age in the capital city of Somaliland, Hargeisa. The study found that Family planning was previously underutilized among women in Hargeisa Somaliland, with just 23.9 percent utilizing it, and the percentage is now much lower, with only 22.5 percent of women using it presently. Nonetheless, just 22.2 percent of respondents stated they want to utilize family planning programs in the future, owing to the fact that the majority of women 27.4 percent expressed a desire to have more children, and their partners may not accept it 18.9 percent. therefore, the overall family planning utilization among women in Hargeisa Somaliland is low and women's utilization of family planning services is influenced by their degree of education, residence place (urban or rural), and what they do for a living. Lack of partner acceptance, myths and strong cultural believes also negatively associate with the low utilization of family planning services among women in Hargeisa Somaliland. Keywords: Family planning, Contraceptives, Women, Utilizations, Somaliland

Family planningContraceptionFertility+5
Sagal Yussuf Adam
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aile planlaması yöntemi olarak eşleri koitus interruptus uygulayan kadınların cinsel doyumlarının evlilik uyumları üzerine etkisi

Araştırma, aile planlaması yöntemi olarak eşleri koitus interruptus uygulayan kadınların cinsel doyumlarını etkileyen faktörleri ve cinsel doyumlarının evlilik uyumları üzerine etkisini belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini oluşturan Binevler Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 1422 kadından, örnekleme alınacak kadın sayısı 302 olarak hesaplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, anket formu ile "Glombook-Rust Cinsel Doyum Ölçeği" (Cronbach Alfa Güvenirlik Katsayısı 0.91) ve "Evlilik Uyum Ölçeği" (Cronbach Alfa Güvenirlik Katsayısı 0.90) kullanılmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kadınların ve eşlerinin sosyo-demografik özellikleri; ikinci bölümde kadınların cinsel doyumlarını etkileyebileceği düşünülen faktörlere yönelik sorular yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS for Windows 18 bilgisayar programında; ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler ile yüzdelik sayılar, t-testi, Oneway Anova testi, Pearson Korelasyon testi, Lineer Regresyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Kadınların cinsel doyumlarını belirleyen GRCDÖ puan ortalamaları ile kadınların yaşı, öğrenim düzeyi, çalışma durumları, evlilik yılı, eşlerinin öğrenim düzeyi, eşi ile duygu ve düşüncelerini paylaşması, eşi ile yaşamda yer alan değerlerinin benzer olması, önemli konularda eşi ile karar alması, çocuk sahibi olma durumları, gebelik sayısı, gebeliklerinin planlı olma durumu, cinsel ilişki sıklığı, geri çekme yöntemine karar verme durumu, geri çekme yöntemi tercih etme nedenleri, istenmeyen gebelik yaşama durumları ve cinselliğin doyuruculuğu arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, kadınların cinsel doyumlarının düşük olduğu (GRCDÖ puan ortalaması 83.07) saptanmıştır. Ayrıca cinsel doyumları düşük olan kadınların evlilik uyumlarının düşük olduğu belirlenmiştir (r = 0.514, p = 0.001). Anahtar Kelimeler: aile planlaması, cinsel doyum, cinsellik, evlilik uyumu, geri çekme, kadınlar, ölçek, uyum

Aile planlamasıCinsel doyumCinsellik+4
Ece Kaplan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Irak/Erbil kentinde yaşayan halkın sosyodemografik özellikleri

Bu tanımlayıcı çalışma, hane halkları temelinde, Irak'ın Erbil kentinde yaşayan halkın sosyal ve demografik nitelikleri hakkında bilgi edinmek amacıyla yapılmıştır. Erbil şehir merkezinde nüfus 1.406.605 idi ve 41 mahallede 322719 hane vardı. Hesaplanan en küçük örnek büyüklüğü 384 idi. Basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak Erbil kentindeki 41 mahalleden büyüklükleri oranında 385 hane örneğe seçildi. Bu hanelerdeki aile reislerine sosyodemografik özellikleri belirmeye yönelik olarak hazırlanan soru kağıtları uygulandı. Araştırma sonuçlarına göre, Erbil'de ailelerin yaklaşık yarısının 1-3 birey içerdiği; %17 sinin geniş, %74 ünün çekirdek aile olduğu; büyük çoğunluğunun müstakil evlerde yaşadığı; 50 yaşa altı grubun daha iyi eğitim gördüğü; %65 inin ayda 1.000 doların altında gelirle yaşamakta olduğu; 39 yaşa altı grubun devlette işçi olarak çalışma oranının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, gebelik geçirmiş kadın başına gebelik ortalamasının 3,3; doğum yapmış kadın başına toplam doğum ortalamasının 3,0; canlı doğum yapmış kadın başına canlı doğum ortalamasının 2,93; ölü doğum yapmış kadın başına ölü doğum ortalamasının 1,29; düşük yapmış kadın başına düşük ortalamasının 1,42; yaşayan çocuğu olan kadın başına çocuk ortalamasının 2,90 olduğu saptanmıştır. Erbil hakkında daha doğru bilgi edinmek için, tüm dünyada yapılan Nüfus Sağlık Araştırmaları olduğu gibi hanelerde tüm bireylerin özelliklerini içeren biçimde detaylı çalışmalar önerilmiştir. Anahtar sözcükler: sosyodemografik özellikler,hane halkı,Erbil,düşük

AbortusAile planlamasıGebelik+2
Hıwa Abdulrehman Awlla
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kontraseptif yöntem kullanımının bireyin cinsel fonksiyonuna etkisi

Bu araştırma, kontraseptif yöntemlerin bireylerin cinsel fonksiyonuna etkisini belirlemek amacıyla kesitsel olarak gerçekleştirildi. Bu çalışma İstanbul Avrupa Yakasında bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Kadın Hastalıkları Polikliniğine başvuran evli kadınlar arasından çalışma kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 350 kadın ile aynı hastanenin Göz Polikliniğine başvuran evli erkekler arasından çalışma kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 150 erkek olmak üzere toplamda 500 kişi ile gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri; Tanıtıcı bilgi formu, Kadın cinsel işlev ölçeği (FSFI), Uluslar arası elektril işlev formu (IIEF) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler ile Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri kullanıldı. Araştırmaya katılan kadınların %45,7' sinin 29-39 yaş arasında, % 75,4'ünün ilk ve orta öğretim mezunu, erkeklerin %56,7'sinin 29-39 yaş grubunda, %68,6'sının ilk ve orta öğretim mezunu olduğu saptandı. Kadın cinsel işlev ölçeği toplam puan ortalaması 18,28 ± 3,87 olup, kadınların %89,7'sinde cinsel işlev bozukluğu olduğu belirlendi. Erkeklerin Uluslar Arası Erektil İşlev Formu puanı ortalaması 61,40  13,38 olup, puan ortalamasına göre erkeklerde erektil disfonksiyon olmadığı belirlendi. Kadınların en az üç ayda çift olarak kullandıkları kontraseptif yöntemin en fazla %29,4 ile geri çekme, erkeklerin ise %38,7'i le kondom olduğu belirlendi. Kadınların %82,3'ü, erkeklerin ise %83,3'ü kullandığı yöntemin cinsel yaşamını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Geri çekme yöntemini kullananlarda kadınların uyarılma durumu, aylık iğneyi kullananlardan yüksek bulundu. Erkeklerde ise kondom ile korunanların cinsel istekleri, geri çekme ve eşleri mini hap kullanan erkeklerden yüksek bulundu. Çalışmada modern yöntemleri kullanan kadınların geleneksel yöntem kullananlara göre cinsel istek, uyarılma, doyumlarının daha iyi, ağrılarının daha az olduğu, geleneksel yöntem ile korunan erkeklerin cinsel isteklerinin modern yöntem ile korunan erkeklerden yüksek olduğu saptandı. Kadınların yaş, eğitim durumu, eş eğitimi, çalışma durumu, aile yapısı, en uzun yaşadığı yer, eş ile iletişimin, cinsel ilişki sıklığının, eşi ile cinselliği konuşabilme durumunun, kullanılan kontraseptif yöntemin ve kontraseptif yöntemden memnuniyet durumunun cinsel xiii fonksiyonlarını etkilediği belirlendi. Erkeklerin eş eğitiminin, eş ile iletişiminin, cinsel ilişki sıklığının, eşi ile cinselliği konuşabilme durumunun, kullanılan kontraseptif yöntemin ve kontraseptif yöntemden memnuniyet durumunun cinsel fonksiyonlarının etkilediği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Kadın cinsel fonksiyonu, erkek cinsel fonksiyonu, kontraseptif yöntemler, FSFI, IIEF

Aile planlamasıCinsel birleşmeCinsel işlevler+4
Damla Alkan
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

TCDD 6. Bölge Baş Müdürlüğü personel ve eşlerinin aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi, görüş ve eğilimleri

ABSTRACT Turkey's population is one of the rapidly growing population in the world and the health conditions is one of the most important problem of social life. For improving the health conditions the population growth must be strictly controlled. With using family planning programs, the growing of the population can be easily controlled. Among these programs the use öf effective and modern contraception is necessary and which is closely related to educational level. As the educational level rises, families have less children and to bring up them under better conditions. Family planning programs should not only aim at increasing the use of modern methods; they should also focus on the correct use of these methods. This study was planned and carried out in order to determine the knowledge, sight and tendency on family planning methods for the personel and personels wife living in TCDD 6 th region, In addition to this, the reasons of not to handle contraceptives, the relations of not to handle contraceptives, the relations of these reasons with demographic factors and the knowledge about the surgical contraception was studied. Type of study was intervention and sample (515) was randomly selected out of personel and personels wife living in TCDD 6 th regron, from Konya to Nusaybin. Data was collected through interviews and questionnaires, in order to realize the aim of study and the results were classified under four groups, which are as fal lows, 1- Personal knowledge, 2-Family planning knowledge before marrige and during marrige, 3-Tendency to family planning methods in future, 4-Knowledge, srght and tendency about family planning services which given in TCDD 6 th Regroval Health Directorate As a result it was shown that an incrase in the use of modern coutraceptive meth ods Is possible by using suitable educational programs and by giving consultution services in heath directorates.

Aile planlamasıNüfusPlanlama
Neşe Kayrın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Evli kadınların aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi düzeylerinin ve davranışlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma evli kadınların aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi düzeyleri ve davranışlarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak tasarlanmıştır. Araştırma Irak'ın Dhi Qar Valiliği, Al-Rifai İlçesi'ndeki birinci basamak sağlık merkezlerinde 01.04.2022-01.07.2022 tarihleri arasında 154 evli kadın ile yürütülmüştür. Kullanılacak anket maddelerinin anlaşılabilirliğini test etmek için dâhil edilme kriterlerine uyan 20 evli kadın ile ön uygulama yapılmıştır. Veri toplama işlemi araştırmacı tarafından yüz yüze yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kadınların %26'sı 30-34 yaş aralığında, %57,1'i lise mezunu, %58,4'ü ev hanımı, %53,2'sinin geliri gidere eşit, %48,1'i ilçede yaşamakta, %64,9'unun 1-5 arası sayıda çocuğa sahip, %48,1'inin 1-5 yıl arası evli oldukları tespit edilmiştir. Kadınların %65,6'sının aile ‎planlaması yöntemi kullandığı ve aralarından %13,6'sının rahim içi araç, %38,3'ünün hap ve %11,7'sinin enjeksiyon ‎yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır. Kadınların yaş, eğitim seviyesi, gelir arttıkça aile planlaması bilgi düzeyinin artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Ayrıca ev hanımlarının çalışanlara, ilçede yaşayan kadınların şehir merkezinde yaşayanlara ve çocuk sayısı fazla olan kadınların diğerlerine göre aile planlaması hakkında daha az bilgiye sahip oldukları belirlenmiştir. (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda, toplumun üreme sağlığı konusundaki bilgi seviyesini yükseltmek için aile planlaması ile ilgili yenilikçi, kapsamlı, eğitici programlar geliştirilmeli, bu programlara mümkün olduğunca çok kadının katılımının sağlanması hedeflenmelidir.

Aile planlamasıBilgiBilgi düzeyi+2
Marwah Husseın Alı Alhameedawı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Jinekoloji polikliniğine başvuran kadınların kullandıkları aile planlaması yöntemleri ile vajinal enfeksiyon sıklığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Jinekoloji polikliniğine başvuran kadınların kullandıkları aile planlaması yöntemleri ile vajinal enfeksiyon sıklığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan bu araştırma, Ankara ilinin Kızılcahamam Devlet Hastanesi'nde jinekoloji polikliniğine başvuran ve çalışma kriterlerine uyan 204 kadınla yürütülmüştür. Veriler,05.12.2022-31.05.2023 tarihleri arasında "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Genital Hijyen Davranışları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), Bbağımsız iki örnek t-testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi, Dunn testi, Duncan testi ve Spearman'srho korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Bu araştırmada kadınların yaş ortalaması 35,0 ± 8,10 bulunmuştur. Araştırmada kadınların %37,2 ile büyük bir kısmının lisans ve üzeri eğitim aldıkları ve %42,1'inin ev hanımı oldukları belirlenmiştir. Kadınların %38,7'sinin son bir yıl içinde aile planlaması yöntemi olarak kondom kullandıkları, %67,2'sinin kullandıkları AP yönteminin etkin olduğunu belirttikleri ve %33,3'ünün kullandıkları AP yönteminin güvenilir olduğunu düşündükleri saptanmıştır. Kadınların kadınların %60,8'inin anormal vajinal akıntı yaşamadığı, 50'sinin arada sırada anormal vajinal akıntı yaşadığı ve %87,3'ünün şuan vajinal enfeksiyon geçirmediği saptanmıştır. Araştırmaya katılan kadınların genital hijyen davranışları puan ortalaması 95,7±9,1'dir. Bu çalışmada kadınların eğitim düzeyinin, istemeden gebelik deneyimi yaşanma, daha önce AP yöntemi yöntemini kullanıp bırakma ve şuan vajinal enfeksiyon yaşama durumunun genital hijyen davranışlarını etkilediği belirlenmiştir. Kadınların yaşı arttıkça genel hijyen alışkanlıkları artarken, adet hijyeninde ve anormal bulgu farkındalığında azalma saptanmıştır. Kadın sağlığı alanında hizmet veren sağlık profesyonellerinin, jinekoloji polikliniğine başvuran kadınların vajinal enfeksiyon sıklığını ve genital hijyen davranışlarını değerlendirmesi kadınların yaşam kalitesinin artırılması açısından önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kadın, Aile Planlaması, Vajinal Enfeksiyon, Hemşirelik.

Aile planlamasıBulaşıcı hastalıklarEnfeksiyonlar+5
Özlem Konyalıoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ilinde el beceri kurslarına gelen kadınların aile planlamasına yönelik, bilgi tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Ana çocuk sağlığı tüm Dünya'da ve Türkiye'de en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Sağlıklı bireylerin yetişmesi için aile planlaması şarttır. Bu tezde, toplumun aile planlamasına ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarının incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kasım 2015-Mart 2016 tarihleri arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı el beceri kurslarına gelen 1250 kadın oluşturmuştur. Çalışmada Aile planlaması tutum ölçeği, Coopersmith benlik saygısı ölçeği ve kişisel bilgi formu, elde edilen verilerin analizinde SPSS 22,0 istatistik analiz programı, sayı, yüzdelik, ortalama, standart sapma değerleri ve ki-kare testi kullanılmıştır. Katılanların %32,1'i 20-29, %33,2'si 30-39 yaş grubunda ve yaş ortalaması 33,69±10,59 olup, %80,0'ı evli ve ilk evlilik yaşı ortalaması 16,46±7,73, %31,7'si ilkokul mezunu, %54,6'sı ev hanımıdır. Gebelik sayısı ortalaması 2,84±2,36'dır. Katılımcıların canlı doğum sayısı ortalaması 1,87±2,00 olup, %17,8'i 1 düşük yaptığını ifade etmiştir. Katılımcılar AP'ye ilişkin bilgi kaynağının %46,9'u sağlık ocağı ve çalışanları olduğunu, %42,3'ü AP danışmanlığı aldığını, %54,8' si AP danışmanlığı almak istediğini, %61,9'u AP'yi "bakabileceği sayıda çocuk sahibi olmak" olarak tanımlarken %58,0'ı herhangi bir aile planlaması yöntemi kullandığını; yöntem olarak %65,2'si modern, %12,3'ü geleneksel yöntemleri kullandığını ifade etmiştir. Katılanların %65,5'i yüksek benlik saygısına sahip, %51,0'ı aile planlamasını uygulama konusunda yüksek tutuma sahip ve tutum ölçeği puan ortalaması 134,99 ±23,07'dir. AP hizmetleri toplumun genelinde eşit sonuçlar verecek şekilde uygulanmalıdır.

Aile planlamasıEl sanatlarıFertilite+6
Firdevs Altıner
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gebeliğin planlanma durumuna göre gebelikte ve doğum sonu dönemdeki doğum korkusu beklentisi ve algısı

Bu araştırma, gebeliğin planlanma durumuna göre kadınların gebelikte doğum korkusu beklentisini ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunu belirlemek; gebelikte doğum korkusu beklentisi ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunu karşılaştırmak; travmatik doğum algısı, gebelikte doğum korkusu beklentisi ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusu arasındaki ilşkiyi belirlemek amacıyla karşılaştırmalı-ilişki arayıcı çalışma olarak yapılmıştır. Çalışma Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum polikliniğinde ve doğum sonu servisinde yürütülmüştür. Araştırmada 26.02.2018\31.12.2018 tarihleri arasında planlanmamış 94, planlı 96 gebe olmak üzere toplam 190 gebeye ulaşılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından yüzyüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Gebeliğin 28-40 haftasında olan gebelere Tanıtıcı Bilgi Formu I, Travmatik Doğum Algısı Ölçeği, Wijma Doğum Beklentisi/ Deneyimi Ölçeği (W-DEQ) A versiyonu uygulanmış, aynı gebelere doğum sonu ilk üç haftada ulaşılarak Tanıtıcı Bilgi Formu II, Wijma Doğum Beklentisi/ Deneyimi Ölçeği (W-DEQ) B versiyonu uygulanmıştır. Elde edilen veriler, tanımlayıcı analizler (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma) ve Mann Whitney-U Testi, Kruskall Wallis H testi, Pearson Korelasyon ve Çoklu Regresyon kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma sonucunda, kadınların gebeliklerini planlama durumuna bakılmaksızın gebelikte doğum korkusu beklentisi ağır düzeyde olduğu, kadınların gebeliklerini planlama durumuna bakılmaksızın doğumda deneyimlenen korkularının klinik düzeyde olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte gebeliği planlama durumuna göre gebelikte doğum korkusu beklentisinin farklılaşmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Planlanmamış gebelik yaşayan kadınların doğum korkusunu daha yoğun yaşadıkları (p>0.05) saptanmıştır. Travmatik doğum algısı yüksek olan gebelerde, doğum korkusu beklentisi ve deneyimlenen doğum korkusunun yüksek olduğu (p<0.01) gebelikte doğum korkusu beklentisi yüksek olan gebelerin, doğum sonu, deneyimledikleri doğum korkusunun da yükseldiği (p<0.01) görülmüştür. Ayrıca travmatik doğum algısının kadınların gebelikteki doğum korkusu beklentisini ve doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve gebelikte doğum korkusu beklentisine ilişkin toplam varyansın %22'sinin travmatik doğum algısı ile açıklanabileceği, kadınların doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusuna ilişkin toplam varyansın %09'unun travmatik doğum algısı ile açıklanabileceği belirlenmiştir. Kadınların gebelikte doğum korkusu beklentisi, doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusun anlamlı bir yordayıcısıdır. Doğum sonu, deneyimlenen doğum korkusunun %27'sinin, gebelikte doğum korkusu beklentisi ile açıklanabileceği belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, doğum öncesi bakım programlarında kadınların doğum algıları ve doğum korkusu beklentilerinin belirlenerek korkuyu azaltmaya yönelik hemşirelik uygulamalarının planlanması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğum Korkusu, Hemşirelik, Gebeliğin Planlanma Durumu, Travmatik Doğum Algısı, W-DEQ-A ölçeği, W-DEQ-B ölçeği,

Aile planlamasıAlgıDoğum+4
Feyzanur Gülçelik
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gebe ve lohusaların aile planlaması tutumları

Amaç: Bu çalışma, gebe ve lohusaların aile planlaması tutumları ve etkileyen faktörleri belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini, Manisa ilinde araştırmanın yapıldığı hastanelerin gebe polikliniğine başvuran ve doğum yapan 403 kadın oluşturdu. Veriler, araştırmacı tarafından kadınların sosyo-demografik, obstetrik ve aile planlaması özeliklerini belirleyebilecek türden sorular içeren soru formu ve Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzde dağılımı, Bağımsız Gruplarda Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U Testi ve ilişki için Spearman Korelasyonu kullanıldı. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan gebe ve lohusaların çoğunluğunun 21-40 yaş aralığında olduğu, büyük bir kısmının lise mezunu olduğu (gebeler: %48,8, lohusalar: %53,6) ve çalışmadığı (gebeler: %68,7, lohusalar: %61,6) belirlendi. Gebe ve lohusaların evlilik süresi ortalamalarının gebelerde 7,09±4,66 (min: 1.0- max: 20.0), lohusalarda 8,23±5,63(min: 1.0- max: 25.0) olduğu saptandı. Araştırmaya katılan gebe ve lohusaların %100'ünün aile planlaması hakkında bilgisi olduğu belirlendi. APTÖ toplam puan ortalaması gebelerde 95,76±9,31 (min:71-max: 113.0), lohusalarda 95,75±9,92 (min:71.0–max:113) olarak bulundu (p>0,05). Çalışan, lise ve üzeri eğitim alan, sosyo ekonomik düzeyi iyi ve orta olan, sosyal güvencesi olan gebe ve lohusaların APTÖ puan ortalamasının yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p<0,05). Sonuç: Çalışma sonucuna göre APTÖ puan ortalamalarına göre gebe ve lohusaların aile planlaması tutumları arasında fark yoktur. Gebe ve lohusaların aile planlaması tutumlarını etkileyen faktörlerin; eğitim durumu, çalışma durumu, sosyal güvencesi, sosyo ekonomik düzeyi, evlilik süresi, eşin eğitim durumu olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Aile planlaması, gebelik, lohusalık, aile planlaması tutumu

Aile planlamasıAile planlamasıDavranışsal tutum+4
Hikmet Gürsan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

18-24 yaş arası evli kadınlara sağlık inanç modeline göre verilen eğitimin üreme sağlığı koruyucu tutumları ve aile planlamasına yönelik tutumlarına etkisi

Üreme sağlığı bütün insanları ilgilendiren bir kavram olmasına rağmen kadının yaşamında ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Çünkü doğurganlık kadın bedeninde oluşan bir olaydır ve kadının bu işlevi yerine getirirken yaşadıkları genel sağlık düzeyini bozabilir. Bu çalışmanın amacı Sağlık İnanç Modeli'ne göre verilen eğitiminin 18-24 yaş arası evli kadınların üreme sağlığını koruyucu tutum üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Nisan 2019- Aralık 2019 tarihler, arasında Hakkâri 1 No'lu Aile Sağlık Merkezinde 175 evli kadın ile üreme sağlığını geliştirmeye yönelik uygulanan sağlık eğitimi etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla ön test- son test kontrol gruplu ve yarı deneysel modelde yapılmıştır. Çalışmada soru formu sosyo-demografik bilgi ile ilgili sorulardan oluşturulmuştur. Üreme sağlığını koruyucu tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla Evli Kadınların Üreme Sağlığını Koruyucu Tutumlarını Belirleme Ölçeği (ÜSBÖ) ve AP tutumunu ölçebilmek amacıyla AP Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ön test ÜSBÖ toplam puan ortalaması eğitim grubunda 112.57±24.58, kontrol-1 grubunda 119,07±25,93 ve kontrol-2 grubunda 120,15±18,63 olarak bulunmuştur. AP toplam puan ortalaması eğitim grubunda 102,00±22,47, kontrol-1 grubu 101,75 ±23,44 ve kontrol-2 grubu 106,5±24,80 olarak bulunmuştur. Ön test verileri toplandıktan sonra deney grubundaki kişilere üç aylık bir eğitim programı uygulanmıştır. Eğitim bittikten sonra üç ay izlem yapılmış toplamda altı ay sonra ÜSBÖ ve APTÖ uygulanarak son test verileri toplanmıştır. Eğitim grubunda ÜSBÖ ve AP tutum ölçekleri toplam ve alt boyut puan ortalamalarında anlamlı düzeyde artma bulunmuştur (p<0.05). Kadınların üreme sağlığı sorunlarının belirlenmesi ve bu konuda sağlık eğitimlerinin planlanması ve uygulanması son derece önemlidir. Sağlık İnanç Modeli'ne göre verilen eğitimin üreme sağlığını koruyucu tutum üzerine olumlu etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Aile planlamasıEvli kadınlarKadın eğitimi+5
Neşe Ataman Bor
Hasan Kalyoncu University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetinin etkinliğinin değerlendirilmesi

ÖZET Amaç: Bu araştırmanın amacı, web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetinin etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte olup, web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetini almak isteyen tüm bireylerle yürütülmüştür (N:100). Araştırmanın verileri ilgili literatür doğrultusunda araştırmacılar tarafından hazırlanan "Aile Planlaması Danışmanlık Öncesi Anket Formu" ve "Aile Planlaması Danışmanlık Sonrası Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Aile planlaması danışmanlık öncesi anket formu bireylerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek için 12 soru, aile planlaması yöntemleri hakkındaki bilgi ve deneyimlerini belirlemek için ise 18 soru olmak üzere toplamda 30 sorudan oluşmaktadır.Verilerin analizinde SPSS 15.00 kullanılarak sayı, yüzde dağılımı, McNemar testi ve Chi-square testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Web tabanlı danışmanlık hizmeti alanların %52,0'ının 25 yaş altı, %48,0'ının ise 25 yaş üstü olduğu bulunmuştur. Danışmanlık alanların yaş ortalaması 27,48±7,502 olup, minumum (min): 17, maxsimum (max): 49'dur; yaş ortalamalarının ortanca (median) değeri 25,0'dir. Danışmanlık hizmeti alan bireylerin %72,0'ı kadın, %28,0'ı ise erkektir. Danışmanlık hizmeti alan bireylerin %85,0'ı aile planlaması yöntemlerini bildiklerini, %15,0'ının ise yöntemleri bilmediklerini belirtmişlerdir. Sonuçlar: Web tabanlı verilen aile planlaması danışmanlık hizmeti araştırmaya katılan bireylerin beklentilerinin çoğunu karşıladığı görülmüştür. Araştırmaya katılan bireylerin danışmanlık sonrası aile planlaması yöntemlerini bilme durumları artmıştır. Anahtar Sözcükler: Web tabanlı danışmanlık, Aile Planlaması, Web

Aile planlamasıDanışmanlık hizmetleriWeb sayfası+2
Melek Açık
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gaziantep Binevler Sağlık Ocağı Bölgesinde yaşayan 15-49 yaş evli kadınların aile planlaması yöntemlerini kullanma durumu ve etkileyen etmenler

Bu çalışmanın amacı Gaziantep merkez Binevler Sağlık Ocağı bölgesindeki 15?49 yaş evli kadınların doğurganlık özelliklerinin saptanması, aile planlaması (AP) yöntemlerini kullanma durumları ve etkileyen etkenlerin belirlenmesidirTanımlayıcı-kesitsel tipte olan bu araştırmada, evren 11944 kadındır. Küme örneklem yöntemiyle 1934 kadın belirlenerek, 1926 (%99.6) kadınla görüşüldü. Kadınların sosyo-demografik özellikleri, gebelik-son doğum öyküleri, aile planlaması yöntemlerini duyma-kullanma durumlarına yönelik, 42 sorudan oluşan soru kâğıdı yüz yüze görüşme tekniğiyle 11.11.2006?17.5.2007 tarihleri arasında uygulandı. İstatistiksel veriler SPSS 13.0 paket programı ile analiz edilerek, ki-kare, eğimde ki kare, Fisher'in Kesin testi, varyans analizi, lojistik regresyon analizi ve t testi kullanıldıKadınların %21'ini 25-29, %20.3'ünü 30-34 yaş grubu oluşturmaktadır ve yaş ortalaması 32.5±0.2 yıldır. Kadınların ilk evlenme yaş grubunun %64.5'ini 15-19 yaş grubu oluşturmakla birlikte ilk evlenme yaş ortalaması 19±0.1 yıl, ilk gebelik yaş ortalaması 20.8±0.1 yıl bulunmuştur. Kadınların %90.7'sinin çekirdek aile yapısında, %97.4'ünün resmi nikâhlı, %25.5'inin eşleriyle akraba, %70.4'ünün sosyal güvencesinin olduğu, %68.5'inin ekonomik durumunun orta, %88.6'sının ev hanımı ve %49.8'inin ilkokul mezunu olduğu saptanmıştırKadınların ortalama gebelik sayısı 2.7±0.043, canlı doğum sayısı 2.24±0.034, kendiliğinden düşük sayısı 0.25±0.015, istemli düşük sayısı 0.14±0.011 ve ölü doğum sayısı 0.05±0.006'dır. Son gebeliklerinde %85.7'sinin doğum öncesi bakım aldığı belirlenmiştirKadınların %96.5'inin herhangi bir AP yöntemi, %94.5'inin ise herhangi bir etkin AP yöntemi duyduğu ve bu yöntemlerin oral kontraseptif (%95.1), rahim içi araç (%93.1), kondom (%88.1) ve geri çekme (%81.2) olduğu bulunmuştur. En çok bilgi edinilen kaynaklar komşu-arkadaşlar (%40.8) ve sağlık personelidir (%33.1). Geçmişte herhangi bir AP ve etkin AP yöntemi kullanma oranı sırasıyla %55.6, %50.0'dir. Bu yöntemler oral kontraseptif (%44.1), rahim içi araç (RİA) (%29.3) ve kondom (%12.6)'dır. Geçmişte kullanılan yöntemlerin bırakılma nedenleri sağlık (%60.6), çocuk isteme (%14.9) ve eşinin istememesidir (%7.3). Kadınların halen herhangi bir AP ve etkin AP yöntemi kullanım oranı sırasıyla %75.7, %59.4'dür. Halen herhangi bir yöntem kullanma durumu ile kadınların yaşı, resmi nikahı, ekonomik durumu, gebelik ve canlı doğum sayısı, başka çocuk isteme ve istedikleri çocuk sayısı, öğrenilen yer arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Halen kullanılan yöntemler sırasıyla rahim içi araçlar (%29.5), kondom (%27.3), geri çekme (%20.2), oral kontraseptif (%11.5) ve diğerleri (%12.5)'dır. Kadınların tercih nedenleri güvenilir bulunması (%43.2), sağlık nedeni (%22.7), kullanımının kolay olması (%21.0) ve diğerleri (%13.1)'dir. Herhangi bir etkin AP yönteminin en çok temin yeri sağlık ocağıdır (%41.8Aile Planlaması hizmetlerine daha fazla ağırlık verilerek; etkili yöntem kullanma oranlarının arttırılması için gerekli önlemlerin alınması şarttırAnahtar Kelimeler: 15?49 yaş evli kadın, Doğurganlık durumu, Aile Planlaması.

Aile planlamasıEvli kadınlarGaziantep+2
Devlet Songur
Gaziantep University
2009
00

Related subjects