Financial performance
322 theses under this subject heading
Borsa İstanbul'da işlem gören ticari bankalar ile halka açık olmayan ticari bankaların finansal performanslarının karşılaştırmalı analizi
Bu tez, Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat bankaları üzerinde yapılmış bir çalışma olup, payları Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan ticari bankalar ile halka açık olmayan ticari bankaların finansal performanslarını kıyaslamaya yönelik bir araştırmadır. Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat bankalarının finansal tablolarından elde edilen finansal oranlardan hareketle 2009-2013 yılları arasındaki beş yıllık dönem için bankaların finansal performansları bu yıllar bazında ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında finansal piyasalar ve ticari bankaların bu piyasalar içerisindeki yeri incelenmiştir. Sonraki aşamada mevduat bankacılığı ve Türkiye'deki önemi ele alınmıştır. Literatürde bankaların finansal performansları üzerine yapılan çalışmalar incelenmiş ve finansal performans değerlendirmede kullanılan finansal oranlar araştırılmıştır. Söz konusu bu finansal oranların, bankaların finansal performansının bütününe etkisi incelenmiş ve Türkiye'de 5 yıldan daha fazla süredir faaliyet göstermekte olan ticari bankaların performansları TOPSIS metodu ile elde edilen skorlara göre sıralanmıştır. Oluşturulan bu tablolardaki veriler çeşitli testlere tabi tutularak, halka açık olmanın ticari bankaların finansal performansları üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda 2013, 2011 ve 2010 yıllarında halka açık ticari bankaların daha yüksek finansal performans sergilediği sonucuna ulaşılırken, 2009 ve 2012 yılları için istatistiki anlamda yeterliği olan bir sonuca ulaşılamamıştır.
Tasarımın firma performansına etkileri ve Türkiye analizi
Ürünlerin pazar payları ile tasarım ilişkisini inceleyen bilimsel çalışmaların sayısının artması, tasarımın ticari bir faaliyet olarak önemini artırdığını göstermektedir. Günümüzde firmalar tasarım stratejilerini ve yatırımlarını bu duruma ayak uyduracak şekilde güncellemektedir. Tasarımın değerini ve rekabetteki etkisini gösteren bu çalışmaların eksik bir yanı, finansal performansa dayalı ölçümlerin gerçekleştirilememesi veya gerçekleştirilmiş olsa da kapsamının sınırlı olması ve öznel bir bakış açısına sahip olmasıdır. Tasarımın tanımının birçok disiplin için farklılık göstermesi, Ar-Ge gibi ölçüm ölçütlerinin bulunmaması ve firmanın pazarlama, ürün geliştirme gibi başka iş alanları ile olan ortak etkileşimli süreçleri, tasarımın tek başına değerlendirilmesini engellemektedir. Bu engeller göz önüne alındığında, bu çalışmanın amacı, nicelleştirilebilir bir ölçüt olarak ve firmanın tasarıma yaptığı bir yatırım göstergesi olarak endüstriyel tasarım tescillerinin, firmaların faaliyet alanları üzerine ve finansal performansı üzerine etkisini ortaya koyan bir çerçeve çizmektir. Çalışmanın ilk bölümünde, belirtilen bu konular literatür taraması ile incelenirken, ikinci bölümünde ülkemizde gerçekleştirilen tasarımların firmaların performansı üzerindeki rolü analiz edilmektedir. Analizde kullanılan veri kümeleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2014 yılında uygulamaya koyduğu, 8 ayrı kamu kurumunun bilgilerini içeren ve kamu politikalarında da önemli ölçüde yer alan Girişimci Bilgi Sisteminden (GBS) elde edilmiştir. Haftada ortalama 1 tasarım gerçekleştiren firmalardan, 16 ayda 1 tasarım gerçekleştiren firmalara kadar geniş ölçekteki 6413 firmanın verisine ulaşılmış ve bu firmaların karlılıkları, menkul kıymetleri, satışları, ihracat değerleri, çalışan sayıları ve çalışan ücretleri farklı etkenler ele alınarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda ekonomik göstergelerin, yüksek tasarım tesciline sahip firmalarda yüksek olduğu; yalnızca çalışan ücretlerinin tasarım tescil miktarı ile orantılı seyretmediği görülmüştür. Tasarımın niceliksel olarak ölçümünün yanı sıra, özgün tasarımın etkilerinin ölçülmesi amacıyla prestijli yarışmalardan başarı elde eden firmaların performans göstergeleri ölçülmüş; bu ölçümde ise göstergelerin tamamının örneklemdeki 6413 firmanın ortalamasına göre yüksek olduğuna ulaşılmıştır.
İhracatçı şirketlerin menkul kıymetler borsa performanslarının değerlendirilmesi: Türkiye ihracatçılar meclisi ihracat endeksi (TIMEX) üzerine bir analiz
Bu çalışmada ihracatçı şirketlerin hisse senedi fiyat performanslarını yansıtan TİM İhracat Endeksi'nin (TIMEX) makroekonomik değişkenler ile olan ilişkisi araştırılmıştır. 2013:2-2019:1 arasındaki dönemi kapsayan çalışmada, literatürde hisse senedi endeksleri ile ilişkisi en sık araştırılan faiz oranı, enflasyon, döviz kuru ve sanayi üretiminin yanı sıra TIMEX ile doğrudan ilişkili olan ihracat miktarı değişkenleri kullanılmıştır. ARDL sınır testi yöntemiyle yapılan eşbütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun ve kısa dönemli dinamik ilişkiler analiz edilirken Granger nedensellik testi ile TIMEX ve diğer değişkenler arasındaki tahmin edebilme güçleri test edilmiştir. Buna göre, TIMEX bağımlı değişkeni ile ihracat miktarı, faiz oranı, ABD Doları/TL döviz kuru ve sanayi üretim endeksi bağımsız değişkenleri arasında uzun dönemli ilişkinin göstergesi olan eşbütünleşme ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Uzun vadede, TIMEX ile ihracat miktarı, sanayi üretimi ve ABD Doları/TL döviz kuru arasında pozitif, faiz oranı arasında ise negatif bir ilişki ortaya çıkmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki uzun vadeli dengede meydana gelen sapmaların %48'inin bir dönemlik süre içerisinde düzeldiği, modelin hızlı bir uyarlama sürecine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar, uzun vadede TIMEX'in ihracat miktarı ve sanayi üretim endeksi gibi reel değişkenlerle olan ilişkisinin ABD Doları/TL döviz kuru ve faiz oranı gibi finansal değişkenlerle olan ilişkisine göre daha güçlü olduğunu göstermektedir. Granger nedensellik testi sonuçlarına göre ise TIMEX'ten sanayi üretim endeksine doğru istatistiksel olarak anlamlı bir Granger nedenselliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum, TIMEX'teki değişimlerin sanayi üretimindeki değişimleri tahmin edebildiğini ve TIMEX endeksinin üretimin öncü göstergesi olarak izlenebileceğini göstermektedir.
Yönetim kurulu çeşitliliğinin finansal performansa etkisi: BİST 100 üzerine bir çalışma
Şirketerdeki pay sahiplerinin haklarını korumak için kurumsal yönetim ve yönetimdeki çeşitlilik ilkeleri geliştirilmiştir. Bu ilkelerin amacı, şirket yönetimini daha şeffaf hale getirmek, adil yönetmek ile şirketin finansal performansını arttırmaktır. Borsa İstanbul 100 endeksi temel alınarak yapılan bu çalışmada da birçok çeşitlilik ilkesi baz alınmış ve bunların seçilen finansal performans ölçütleriyle ilişkisine panel veri analizi kullanılarak bakılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde bağımsız değişkenlerin performans ölçütleri üzerinde anlamlı ve önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir.
Türkiye'de faaliyet gösteren ticaret bankalarının karlılığını etkileyen içsel faktörler: 2005-2016 yılları arası panel veri analizi
Bankalar, ülke ekonomilerinde finansal sistemin en önemli aracı kurumlarından biri olup, mevduatın toplanmasında ve toplanılan mevduatların ekonominin çeşitli sektörleri arasında kredi olarak kullandırılmasında önemli bir role sahiptir. Bankalar, piyasa odaklı bir ekonomide aracılık faaliyetlerini üstlenirken aynı zamanda o ekonomide yatırım ve büyümenin en önemli unsuru olarak kabul edilirler. Bu çalışmasının amacı; Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bankaların karlılığını etkileyen içsel faktörleri araştırmaktadır. Çalışmada CAMELS değişkenleri; sermaye yeterliliği, aktif kalitesi oranı, yönetim kalitesi oranı, kazanç kabiliyeti oranı, likidite oranı ve piyasa risklerine duyarlılık oranları dikkate alınarak, Türkiye'deki ticari bankaların karlılığını etkileyen en önemli içsel faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Aktif karlılığı (ROA), öz sermaye karlılığı (ROE) ve net faiz marjı (NIM) ise karlılık ölçütünün göstergeleri (bağımlı değişkenler) olarak modellerde dikkate alınmıştır. Çalışmada CAMELS faktörlerinin bankaların karlılığı üzerindeki etkisini incelerken aynı zamanda karlılık üzerinde etkisinin olabileceği düşünülen iki kontrol değişkeni (yaş ve aktif büyüklüğü) modellere bağımsız değişkenler olarak eklenmiştir. Bu kapsamda, 2005-2016 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren 23 ticari bankanın CAMELS analizinde kullanılan değişkenler vasıtasıyla karlılık performansları araştırılmıştır. Çalışmada, CAMELS değişkenlerinin ROA, ROE ve NIM gibi karlılık değişkenleri üzerindeki etkisini analiz etmek için panel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, tüm karlılık göstergelerinin sermaye yeterlilik oranı ve toplam maliyetlerin toplam gelirlere oranından etkilendiğini göstermektedir. Güçlü sermaye oranına sahip bankaların aktif ve öz sermaye karlılıklarının da yüksek olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra, kaldıraçtaki aşırı artışın ticari bankaların karlılığında bir azalmaya neden olduğu tespit edilmiştir. Ekonometrik analizler, bankaların karlılıklarını artırabilmesi ve bankacılık sektörünün işlerini sağlıklı yürütebilmesi için yüksek sermaye yeterlilik oranına sahip olması gerektiği yönünde kanıtlar sağlamıştır. Bankalar, kredilerinin ve varlıklarının kalitesini artırmalı, sorunlu alacaklardan kaçınırken varlıklarını yüksek kaliteli enstrümanlarda değerlendirmelidir. Buna ek olarak, ticari bankalarda yönetimler maliyeti sıkı bir şekilde kontrol altında tutarken aynı zamanda gelir artıcı alanlara odaklanarak yüksek karlılık hedeflerine ulaşabilirler. Döviz açık pozisyonunun ticari bankaların karlılıkları üzerinde olumsuz bir etkisi olduğundan, ticari bankalar kur riskinden de kaçınmalıdır.
Entegre raporlamanın işletmelerin finansal performansları üzerindeki etkisinin yapısal eşitlik modeli ile ölçülmesi
Kurumsallaşmanın temelini oluşturan bilgilendirme ve şeffaflığın öneminin giderek artması, günümüzde işletmelerin performanslarının sadece finansal olarak açıklanmasını yetersiz kılmıştır. Dahası işletmelerin sosyal ve çevresel açıdan da topluma karşı sorumlu olduğunun altını çizen sürdürülebilirlik kavramının dünya gündemine oturması, beraberinde işletmelerin performanslarını sosyal ve çevresel açıdan da ifade edebilecekleri kurumsal raporları ortaya çıkarmıştır. İşletmelerin dönem sonu finansal raporlarına ek olarak sosyal ve çevresel performanslarını açıkladıkları; sosyal raporlar, çevresel raporlar, üç boyutlu raporlama (TBL), kurumsal sosyal sorumluluk raporları, sürdürülebilirlik konularıyla ilgili genişletilmiş faaliyet raporları ve bağımsız sürdürülebilirlik raporları zamanla bilgi karmaşıklığı olarak algılanmış ve bir işletmeye ait birden fazla rapor bulunması bu raporların değerlendirilmesini güçleştirmiştir. Bu bağlamda, işletmelerin finansal ve finansal olmayan bilgilerini tek bir raporda gösterilmesini öngören entegre raporlama ortaya çıkmıştır. İşletmelerin sosyal, çevresel ve ekonomik tüm performans göstergelerini tek bir raporda açıklayarak aynı zamanda işletmelere değer katmayı hedefleyen entegre raporlamanın, bu hedefi doğrultusunda işletmelerin entegre raporlarının finansal performansları üzerinde etkisinin olup olmadığı araştırmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Araştırmada, öncelikle işletmelerin sosyal, çevresel ve ekonomik performanslarını ifade eden teorik bir model oluşturulmuştur. Bu model çerçevesinde, entegre raporlamaya en yakın rapor yayınlayan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi'ne kayıtlı işletmelerin 2016–2017 yıllarında yayınladıkları sürdürülebilirlik, faaliyet ve entegre raporları, işletmelerin sosyal ve çevresel performans göstergeleri olarak ele alınmış ve Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRF)'nde yer alan ilkeler doğrultusunda içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi ile sayısallaştırılan sosyal ve çevresel performans göstergeleri ve ekonomik performans göstergelerinin (işletmelerin dönem sonu zorunlu yayınladıkları bilanço ve gelir tablolarından elde edilen finansal rasyolar) işletmelerin finansal performansına (Aktif karlılığı-ROA ve Öz Kaynak karlılığı-ROE) olan etkisi 'SPSS for Windows 22.00 ve AMOS 22.0' programı kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesi Yol Analizi Yöntemi aracılığıyla ayrı ayrı analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda entegre rapor yayınlamayan 41 işletmenin performans göstergeleri; ROA'yı % 55, ROE'yi ise % 32 oranda etkilerken, entegre rapor yayınlayan ve yayınlamayan 44 işletmenin performans göstergelerinin; ROA'yı % 63, ROE'yi ise % 35 oranda etkilediği, entegre rapor yayınlayan 3 işletmenin performans göstergelerinin ise; ROA'yı % 70, ROE'yi ise % 82 oranda etkilediği görülmüştür. Dolayısıyla araştırma sonucunda entegre raporlamanın işletmelerin finansal performansları üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.
Türk bankacılık sektörü piyasa yapısı ile mevduat bankalarının kârlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Kâr birçok işletme için olduğu gibi bankalar için de finansal performansları ve varlıklarını sürdürülebilmeleri açısından önemli bir kriterdir. Türkiye'de finansal sistem içindeki önemli payı ile ekonominin itici gücü konumunda olan bankaların karlılıkları bankacılık sektörünün yanı sıra finansal sistemin etkin ve verimli çalışması açısından da önem arz etmektedir. Bu noktada, bankaların kârlılığını etkileyen faktörlerin ortaya koyulması özellikle sektör temsilcileri, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve politika geliştiriciler açısından önemli görülmektedir. Bu tez çalışmasının amacı karlılık belirleyicilerinden birisi olarak kabul edilen ve rekabet düzeyinin bir göstergesi olarak ele alınan piyasa yapısı ile mevduat bankalarının karlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla, gösterge değişken olan HHI (Hirschman-Herfindahl İndeksi) ile özkaynak kârlılığı arasındaki ilişki karlılık üzerinde etkili olan diğer faktörlerin de modele dâhil edilmesi ile panel veri analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Analiz sonuçları karlılık göstergesi olan özkaynak kârlılığı ile ilgili endeks arasında pozitif ve güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra elde edilen diğer bulgular TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi), faiz oranı değişkenlerinin de karlılık üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir.
Denetim komitesi özelliklerinin firma performansı üzerindeki etkisi: BİST 100'de bir uygulama
Firmalarda, kurumsa yönetim uygulamalarının yetersiz olması ve finansal raporlarda yapılan manipülasyonlar muhasebe skandallarına neden olmaktadır. Hissedarların ve yatırımcıların güvenini sağlamak amacıyla firmalar şeffaf ve güvenilir finansal raporlar hazırlamaları gerekmektedir. Bu doğrultuda, finansal raporların güvenilirliğini denetim komiteleri tarafından kontrol edilmeli ve bu sürecin iyileştirilmesi açısından firmalarda aktif rol oynamalıdır. Kurumsal yönetim ilkeleri kapsamında denetim komiteleri, şeffaf finansal rapor hazırlanmasında kilit görev üstlendiği ileri sürülmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 2010-2020 yılları arasında BİST 100'de faaliyet gösteren firmaların denetim komitesi özelliklerinin firma performansı üzerindeki etkisini incelemektir. Firmalara ait veriler panel veri analiz yöntemi ile tahmin edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda iki model kurulmuştur. Araştırmanın bulguları, aktif karlılıkla denetim komitesi toplantı sayısı arasında anlamlı ilişki olmadığı sonucu elde edilirken hisse başına kazanç ile denetim komitesi büyüklüğü arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, hissedarların, yatırımcıların ve diğer bilgi kullanıcıların finansal raporlama süreçlerinin izlenmesinde denetim komitesi etkinliğine ilişkine kanıtlar sunarak mevcut literatüre katkıda bulunacaktır.
ESG skorları ve finansal performans arasındaki ilişki: BİST 100 ve Avrupa borsalarındaki firmaların karşılaştırmalı analizi
Son dönemde artan kaygılar ile işletmeler, sürdürülebilirlikle ilgili performanslarını artırıp, bu alanda getirilen düzenlemelere ayak uydurmaya, paydaşları önündeki kurumsal imajlarını güçlendirmeye ve küresel rekabette geri kalmamaya çalışmaktadır. Kuruluşların çevresel (E), sosyal (S) ve yönetişim (G) yönünden etkilerini ölçmeye yarayan ESG (Environmental, Social, Governance) skorları sürdürülebilirlik performansı ölçümü için kullanılan kapsamlı bir araçtır. İşletmelerin sürdürülebilirlik kaygıları çerçevesinde yürüttüğü çalışmaların ek maliyetler doğuracağı ve finansal performansı olumsuz etkileyeceği yönünde görüşler olmakla birlikte, bunun tam tersini savunan görüşler de söz konusudur. Çalışmamızda bu iki farklı görüşü inceleyebilmek adına firmaların ESG skorlarının finansal performanslarına etkisi panel veri analiz yöntemi ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlişki incelenirken BİST 100 Sürdürülebilirlik Endeksine kayıtlı firmalar ve Türkiye'nin Avrupa genelinde en çok dış ticaret hacminin olduğu ülkelerdeki borsalarda işlem gören ve düzenli ESG skoru hesaplanan firmalar çalışma kapsamına alınmıştır. Çalışmanın sonucunda Türkiye'de ESG toplam skoru, çevresel ve sosyal skorlar firma finansal performansını olumlu etkilerken, Avrupa'da bu ilişki ülkelere göre ya olumsuz çıkmış ya da anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.
Afrika Boynuzundaki bankaların finansal performanslarının ölçülmesi: Etiyopya ve Kenya bankaları üzerine bir inceleme
Bu tez çalışmasında, 2015-2018 olan dönem için Afrika Boynuzu bölgesindeki bankaların finansal performanslarının Etiyopya ve Kenya bankaları üzerinde karışlaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada, iki aşamalı bir etkinlik analizi yöntemi benimsenmiştir. Analizin birinci aşamasında bankaların etkinliklerinin Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemi kullanılarak analiz edilmiş, ikinci aşamasında ise banka etkinliğini belirleyen faktörleri görmek için Tobit regresyon analizi yöntemi uygulanmıştır. Karşılaştırmalı etkinlik analiz sonuçlara göre, Kenya bankalarının teknik etkinliği, saf teknik etkinliği ve ölçek etkinliği gibi tüm etkinlik türlerinde ortalama olarak Etiyopya bankalarından daha etkin olduğunu ortaya koymuştur. Banka sahipliği türüne göre hesaplanan ortalama etkinlik skoru açısından, yabancı sermayeli bankalar en etkin bankalar olup ve onu kamu bankaları izlemektedir; yerli özel bankalar ise en az etkin olan bankalardır. Yapılan Tobit regresyon analizinden elde edilen bulgulara göre, banka karlılığı ve banka etkinliği arasında anlamlı pozitif ilişki bulunmuştur. Bu nedenle Etiyopya ve Kenya bankacılık sektöründe, etkin olan bankalar aynı zamanda karlı bankalardır. Benzer bir şekilde bankanın etkinliği, kişi başına GSYİH ile anlamlı pozitif ilişkiye, enflasyon oranı ile ise anlamlı negatif ilişkiye sahiptir. Öte yandan, varlık kalitesi ile banka etkinliği arasında anlamlı negatif ilişkisi bulunmaktadır. Benzer şekilde Kredi riski ve likidite riski ile saf teknik etkinlik arasında anlamlı negatif ilişki bulunulmaktadır. Bu da Kenya ve Etiyopya bankacılık sektöründe, risk düzeyi yüksek olan bankaların daha az etkin olduklarının göstergesidir. Banka büyüklüğü ve saf teknik etkinlik arasında anlamlı negatif ilişki mevcuttur. Bu bağlamda büyük bankaların, etkinliklerini artırmak için ölçek ekonomisinden yararlanamadıklarını, bunun aksine, büyüklüklerinden dolayı olumsuz etkilendikleri gözlemlenmektedir. Kenya bankalarının piyasa yoğunlaşma oranı, Etiyopya bankalarının piyasa yoğunlaşma oranından daha düşüktür. Bu nedenle Kenya bankacılık sektöründe daha yüksek düzeyde rekabet olduğu görülmektedir. Öte yanından finansal gelişmişlik göstergelerine göre, Afrika Boynuzu (HoA) ülkelerinin finansal sektörü, bölgedeki ülkelerin ekonomik büyümesi ve elektronik bankacılık hizmetlerindeki ilerlemeler nedeniyle son yıllarda iyileşiyor olsa da, genel olarak sözkonusu bölgenin finansal gelişmişlik seviyesi düşük düzeyindedir.
Corporate social resposibility and financial performance in developing economy: The Nigeria banking sector experience
The concept of corporate social responsibility is an emerging management philosophy which describes how corporations adopt social factors to their commercial operations without jeopardizing the interest of its investors and other stakeholders. It is based on this premises that the researcher seek to review and evaluate the contributions and effects of CSR in the modern day business performance especially from the developing economies perspectives, which has limited researches and literatures due to the fact that most writers believed the concept is more prominent with the west and developed economies. The concept of CSR in management emanated from the need to address corporate governance, corporate sustainability, corporate citizenship and also ensure smooth communication and relationships amongst its stakeholders. To some scholars CSR is just one aspect of marketing management which addresses how the corporation relates to its public called public relations in a bid to satisfy the stakeholders of the organization which includes the customers, the NGOs, and the host community. The case of Nigeria in this thesis is of important on CSR perspective in Africa because Nigeria is the most populous nation in Africa and with the biggest market. Also, banking sector is an important sector which oil the wheel of the economy because Nigeria and most African Nations are import base economy with limited productive activities. The study then focus on how the incorporations of CSR concept into the policy thrust of bank in Nigeria affects their profitability using Return on Asset, Return on Equity and Profit after Tax as dependent variables, while the CSR engagement of the bank taking from the stakeholders perspectives are use as the independent variables. Key Words: Corporate Social Responsibility, Developing Economies, Return on Asset, Return on Equity, Profitability, Stakeholders, Corporate Citizenship, Corporate sustainability
Lifo stok değerleme yöntemi ve değişken maliyet esası ile finansal performansın raporlanması ve kâr dağıtım kararlarında kullanılması
Üretim maliyetleri direkt madde malzeme, direkt işçilik ve genel üretim giderlerinden oluşur. Direkt üretim giderleri ürün üzerinde miktar olarak ölçümlenebilen giderledir. Endirekt niteliğinde olan genel üretim giderler ise ürün üzerinde miktar olarak ölçümlenemezler. Direkt giderler değişken giderlerdir ve üretim miktarına göre değişkenlik gösterirler. Endirekt giderler ise yarı değişken giderlerdir. Sabit giderlerin üretim maliyetleri ile ilişkilendirilmesi stok maliyetlerini etkileyeceği için dönem kârını artırır. Dönem kârını etkileyen diğer bir faktör de stok değerleme yöntemidir. Kâr dağıtımı vergi karşılığı, temettü ve yedek akçe ayrılmasını ifade eder. Vergi mali mevzuata göre hesaplanırken temettü ve yedek akçe ayrılması ticaret kanunu ve ana sözleşme kapsamında, genel kurul kararı ile düzenlenir. Çalışma temettü kararı alınırken maliyet hesaplama ve stok değerleme yöntemlerinden muhasebenin ihtiyatlılık ilkesi kapsamında nasıl yararlanılabileceğini ele almakta ve bu kapsamda bir öneri getirmektedir.
İdeal çözüme benzerlik bakımından sıralama performansı tekniği ve gri ilişkisel analizi ile finansal performansların ölçülmesi; Demir ve çelik sektörü örnekleri
Financial analysis is based on an examination of the relationship between the balance sheet items and income statement that make up the fund structure of the business to determine the extent to which the financial equilibrium has been met and to ensure that rational decisions are taken accordingly. The purpose of this study is to demonstrate the applicability of Multi-Criteria decision making techniques in financial statement analysis. In the first part of this study, the Financial Tables analysis will be mentioned. In the second part, the types and uses of financial analysis techniques will be discussed. In the third chapter, multi criteria decision making techniques will be mentioned and also in this section, the five most common methods will be mentioned. In the last part, 2011-2016 balance sheet data of Ereğli Iron & Steel Inc. and Kardemir Iron & Steel Inc. will be evaluated with the help of financial analysis techniques.In this context, the financial statements of the two firms were analysed by ratio analysis, one of the financial analysis techniques. In the second stage, the results of the ratios analysis were analyzed using multi criteria decision making techniques. In this context, TOPSIS and GRA methods were utilized. Keywords: Ratio Analysis, Gray Relational Analysis, TOPSIS, Financial Analysis.
Şirketlerin TOPSIS yöntemiyle finansal performans değerlendirmesi: BIST30 üzerine bir uygulama
ÇKKV Yöntemleri birden fazla alternatifli ve nitelikli karar verme problemlerimizde bize basit yöntemlerle çözüm bulma ve en doğru karara varabilmemiz için yol gösterici nitelikte matematiksel yöntemlerdir. Günümüzde de sıkça kullanılan ve geliştirlen ÇKKV yöntemleri hem zaman hem de maliyet tasarrufu ile optimal karara kolayca ulaşmamızı sağlayacak yöntemlerdir. Günümüzde akademik çalışmalarda ve kurumsal yönetime önem veren firmalarda kullanılmakta olan birçok ÇKKV yöntemi vardır. Bu çalışmada ÇKKV yöntemlerinden TOPSIS, ELECTRE ve Gri İlişkiler Analizi yöntemleri açıklanmış, uygulama bölümünde ise TOPSIS yöntemi kullanımıştır. Veri olarak ise önce BİST30'da işlem gören firmaların(bankalar hariç) 2010-2016 yılları arasında yayımlanan Bağımsız Denetim Raporları'ndan finansal tablo verileri kullanılarak bulunan Karlılık Oranları ve Dikey Yüzde Oranları kullanılmıştır. Daha sonra TOPSIS yöntemi kullanılarak daha önceden hesaplanmış olan finansal analiz oranları kriter olarak belirlenerek analize tabi tutulmuştur. Çalışmada sonuç olarak ÇKKV yöntemlerinin karmaşık problemlerin analizi ve karar verme süreçlerinde, hem şirket yönetimlerine hem de bu şirketlerin hisse senedine yatırım yapacak olan yatırımcılara karar verme süreçlerinde kullanabilecekleri, maliyet ve zaman tasarrufu ile herhangi bir analiz programına ihtiyaç duymadan, kişisel veya grup olarak uygulanabilecek nesnel ve öznel yargıları içerebilen analizlere olanak sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: TOPSİS, Çok Kriterli Karar Verme, Finansal Analiz, BİST30.
Comparison of financial performance of participation and conventional banks using multicriteria methods: Case study in Turkey
The participation Bank is the one dealing with Islamic banking system, while the conventional bank deals with the interest in its loan which falls under the rule of usury that is a sin in Islam. Nowadays Islamic banking system is considered as the alternative to the conventional banking system, that's why, it's important to compare the financial performances of conventional and participation banks. This study aims to compare the performance of participation banks represented by 3 Islamic banks with the performance of conventional banks represented by 6 conventional banks in Turkey through ranking each bank alone using multi criteria data analysis using MAUT and TOPSIS methods, which depend on some financial ratios were collected from the annual financial reports, for the period of 5 years during 2011 to 2015; To rank the years from best year to worst year of each bank according to their performance; first the most common five financial ratios are calculated for each banks during 5 years, then applying the MAUT and TOPSIS methods to those indicators. In other words, regarding each bank's five ratios, years were ranked from best to worst using TOPSIS and MAUT methods taking account of equally weighted. In this research, the calculation of each method has been done with two approaches; the first approach is by calculating with each bank alone, while the second approach is by calculating with all banks together. The result of using MAUT method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2012. According to the results of using MAUT method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2013, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. On the other hand, the result of using TOPSIS method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2014. According to the results of using TOPSIS method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2011, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. In the MAUT and TOPSIS methods with two approaches, the result of best year of Islamic bank is 2011 but only in MAUT method with all banks together approach, the best year is 2013. However, the Conventional banks have the same best years which are 2011 and 2012 but only in TOPSIS method with each bank alone approach, instead of 2012 the best year is 2014. The final findings of this research use MAUT and TOPSIS methods with each bank approach and all banks together approach. The result showed the best performance of all selected Turkish banks occurred in 2011 for Islamic banks, 2011 and 2012 for Conventional banks, and it is not highly affected by the method is used; it might have different findings using a higher number of banks, a different period, or applying other methods. For future work, it can be considered more number of banks, different country, a wide period of time, or using another method. Keywords: Participation banks, Conventional banks, Financial Ratios, Turkish banks, Multi criteria decision, MAUT method, TOPSIS method.
İlaç sektöründe önde gelen bir işletmenin dış ticaret yoğunlaşmasının finansal performansı üzerindeki etkisi hakkında kıyaslamalı bir araştırma
Bu araştırmada ilaç sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin net dış ticaret yoğunlaşmasının esas faaliyet kârı yoğunlaşması üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda ilaç sektöründe önde gelen bir işletmenin Ocak 2014-Aralık 2018 dönemi beş yıllık verileri üzerinden esas faaliyet konusunu kapsayan net dış ticaret işlemlerine ait yoğunlaşması, literatürde önemli bir yere sahip olan Hirschman-Herfindahl Endeksi yardımıyla analiz edilmekte ve esas faaliyet kârı yoğunlaşması üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak irdelenmeye çalışılmıştır. Bu perspektifle öncelikle, performans kavramı, işletmelerde finansal performans, dış ticaret işlemleri ile teorileri ve yoğunlaşma endeksi kavramları hakkında literatür taraması detaylı olarak yapılmış, elde edilen bilgiler düzenlenerek genel çerçeve belirlenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde işletmelerde performans ve performans ölçümlenmesi kavramı, finansal performans analizlerinde kullanılan oran ve yöntemler gibi bilgiler ele alınmıştır. İkinci bölümünde ise dış ticaret kavramı, dış ticaret teorileri, yoğunlaşma endeksleri ve ölçümlenmesi, ticari yoğunlaşma ve dış ticaret ilişkisi gibi temel kavramsal bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın son ve üçüncü bölümü olan uygulama kısmında ise, araştırma modeli ve veriler regresyon yöntemi ile çözümlenmiş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Çalışmanın değerlendirilmesi ile incelenen dönemde işletmenin net dış ticaret yoğunlaşma endeks değerlerinin esas faaliyet kârı yoğunlaşma endeks değerleri üzerinde etkili olmadığını gösterir şekilde sonuçlanmıştır. Bu tez, ilaç sektöründe dış ticaret performansının istatistikî olarak nasıl yoğunlaştığının değerlendirilmesinde yardımcı olacağı gibi, özel sektörün bağlı yoğunlaşmasının hesaplanmasında ve finansal performans açısından kârlılıkta yoğunlaşma endekslerinin kullanılabilirliği yönünden faydalı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Yoğunlaşma endeksi, dış ticaret, finansal performans, esas faaliyet kârı
Sivil havacılık işletmelerinde sürdürülebilirlik politikalarının örgütsel performansa etkisi: TAV Havalimanı örneği
Günümüzde tüketiciler, devlet, çalışanlar, yerel halk ve yatırımcılar işletmelerin kurumsal davranışlarının denetlenmesini daha fazla talep eder hale gelmiştir. Örgütsel performansın d değerlendirilmesinde, finansal verimlilik göstergelerine ek olarak, işletmelerin sürdürülebilirlikle ilgili göstergelerini dâhil etmesi, sosyal ve çevresel yatırımların, çeşitli raporlamalarla sunulmasıyla, kurumlar paydaş grubunun desteğini alacağı için firma riski azalmakta ve uzun vadede şirket değerinde artış olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, BIST Sürdürülebilirlik Endeksine kote olan tek havalimanı işletmesi TAV Havalimanları Holding A.Ş'nin 2013-2019 yılları arasındaki finansal performansı ve 2013-2017 yılları arasında yayınlamış olduğu sürdürülebilirlik raporlarından alınan verilerle sürdürülebilirlik performansı, çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve TOPSİS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. İşletmenin bu yıllara göre en iyiden en kötüye doğru sürdürülebilirlik ve finansal performans değerleri belirlenerek sıralanmıştır. Örgütsel-finansal performans ile sürdürülebilirlik performansı arasında yıllar bazında pozitif-negatif yönlü yada nötr bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuç olarak yıllara göre değişen bu iki performans değerleri arasında kesin bir paralellik görülmemekle birlikte bunun konjonktürel olası nedenleri tartışılmıştır.
Bireysel emeklilik sistemi ve Türk emeklilik fonlarının performans analizi
Araştırmanın evreni bireysel emeklilik alanında Türkiye'deki emeklilik şirketlerinin fon performanslarıdır. Tez içeriğinde ilk bölümde sosyal güvenlik sistemine genel olarak değinilmektedir. İknici bölümde bireysel emeklilik sisteminin tanımı yapılarak gelişimi açıklanacaktır. Son bölüm olan 3. bölümde ise Türk emeklilik fonlarının performans analizi yapılarak sonuç bölümünde değerlendirmeler yapılarak konumuz sınırlandırılacaktır.
BİST turizm şirketlerinin veri zarflama analizi ile finansal performanslarının incelenmesi üzerine bir araştırma
Yapılan bu tez çalışmasının amacı, 2015-2019 arası çalışma döneminde Borsa İstanbul Turizm Endeksi'nde işlem gören 9 adet şirketin finansal performansının Veri Zarflama Analizi ile incelenmesi ve şirket performanslarının birbiriyle karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda şirketlere ait veriler Kamu Aydınlatma Platformu'ndan alınan bilanço ve gelir tablolarından derlenerek 3 model altında analize tabi tutulmuştur. Analize 9 turizm şirketi Karar Verme Birimi olarak dahil edilerek Veri Zarflama Analizi ile finansal etkinlik ölçümü yapılmıştır. Uygulama sırasında yapılan bütün analizler girdi yönelimli CCR ve BCC modelleri ile, EMS 1.3 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen süper etkinlik analizi ile etkin olan şirketlerin kendi içlerindeki performans sıralamaları belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, şirketlerin etkinliklerini ölçüp kendilerini diğer şirketlerle kıyaslama olanağı sunulmuştur. Ayrıca etkin olmayan şirketlerin etkin olabilmeleri için hangi şirketleri referans almaları gerektiği ve girdi ve çıktılarını ne oranda değiştirmeleri gerektiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde bazı önerilerde bulunulmuştur. Elde edilen sonuçların, şirket yatırımcılarına, kreditörlerine ve konuyla ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Perakende mağazacılık sektöründe iç kontrol sisteminin finansal ve finansal olmayan performans üzerindeki etkisi: D&R örneği
Bu çalışmanın amacı, perakende mağazacılık sektöründe iç kontrol sisteminin finansal ve finansal olmayan performans üzerindeki etkisini, COSO iç kontrol bileşenleri ve D&R mağazaları üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Çalışmada ayrıca iç kontrol sisteminin finansal ve finansal olmayan performans üzerindeki etkisine yönelik algıların demografik özelliklere göre farklılık arz edip etmediğinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Dolayısıyla "iç kontrol sisteminin mağazanın finansal ve finansal olmayan performans algısı üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu" çalışmamızın 1.Hipotezi olarak; "iç kontrol sisteminin mağazanın finansal ve finansal olmayan performansı üzerindeki etkisine yönelik algıların demografik özelliklere göre farklılık göstermediği" ise çalışmamızın 2.Hipotezini oluşturmuştur. Ayrıca her bir hipotez için beş, toplamda 10 adet alt hipotez oluşturulmuştur. Araştırmanın verileri betimsel tarama modeline dayalı nicel anket yöntemi kullanılmak suretiyle toplanmıştır. Çalışmanın evrenini D&R bünyesindeki tüm çalışanlar (1540 kişi) oluşturmuştur. Örneklemini ise anketi cevaplayan 302 personel oluşturmuştur. Seçilen örneklem % 95 güven aralığına ve % 5 örnekleme hata payına tekabül etmektedir. Anket soruları 5'li likert ölçeklemesine uygun hazırlanmıştır. Elde edilen verilerin analizi, SPSS 22.0 bilgisayar programı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Ölçeklerin ve verilerin güvenilirlik analizi için Cronbach's Alpha testi, verilerin normal dağılıp dağılmadığının ölçülmesinde de Skewness ve Kurtosis testi uygulanmıştır. Ayrıca, çalışmanın 1.Ana Hipotezine yönelik olarak korelasyon testi; çoklu düzeylerdeki ilişkilerin incelenmesinde ise Regresyon testi uygulanmıştır. 2.Ana Hipoteze yönelik olarak ise T-testi, Varyans Analizi (Tek Yönlü ANOVA) ve Post-hoc (Scheffe) testi uygulanmıştır. Çalışma neticesinde; 1.Hipotezi kabul edecek tarzda, COSO bütünleşik iç kontrol sistemi ve bileşenlerinin mağaza performans algısı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca 2.Hipotezi reddedecek şekilde, iç kontrol sisteminin mağazanın finansal ve finansal olmayan performansı üzerindeki etkisine yönelik algının demografik özelliklere göre farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir. Bu doğrultuda, demografik özelliklerden cinsiyet, unvan ve mesleki tecrübe yılı açısından, çalışanların algılarında farklılıklar olduğu, yaş ve eğitim durumlarına göre ise bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir.
The impact of renewable energy performance on corporate financial performance
This study investigates the effect of renewable energy performance (REP) on corporate financial performance (CFP) taking into account renewable energy (RE) related Sustainable Development Goals (SDGs), and Environment, Social, Governance (ESG) factors. We conduct the study by using a data sample of 563 companies from 46 countries over the period of 2009-2018. We employ panel data analysis on firm-level and on the country of headquarters. We cover the 7th and 12th SDGs, and environmental ESG variables to assess the impact of REP on CFP. The results suggest that the effectiveness of REP could be measured by three phases: policies adopted, targets established, and actions implemented. The findings indicate that there is a negative impact of REP policies and targets on profitability in developed markets due to the massive costs incurred by the companies. However, the impact is positive and significant in developing countries, particularly in long-term financial performance since they are at the beginning of the implementation process. On firm-level, RE policies negatively affect both financial and non-financial companies, while RE actions have a positive and significant influence on non-financial companies rather than on financial ones. The results also reveal that the 7th SDG has a negative effect on the financial performance of companies on both country of headquarter-level and firm-level, while the 12th SDG has a positive and significant effect on both country of headquarter-level and firm-level financial performance. Finally, the environmental factors of ESG have a negative impact on the financial performance of companies on both country of headquarter-level and firm-level. Keywords: ESG, Financial Performance, Renewable Energy Performance, SDG
The evaluation of the effectiveness of internal control systems and its impacts on the financial and non-financial performance of banks using COSO internal control framework: The case of Ghanaian banks
The aim of this study is to access the effectiveness of internal control systems (ICS) of banks operating in Ghana and the impact it has on their performances. The study employed COSO internal control framework (Control Environment, Risk Assessment, Control Activities, Information and Communication, Monitoring Activities) as the independent variable and firm performance as the dependent variable. The study considered both financial performance (FP) and non-financial performance (NFP) indicators of firm performance. The population for this study consisted of the banks operating in Ghana. The study, employed questionnaire in data collection and Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 25 used for analysis. Among the tests conducted, include descriptive statistics (means, standard deviation), t-test, correlation and regression. The targeted respondents were the managers and the employees of IC and internal audit departments. Data gathered and analyzed was from 113 of the target population. Out of 113 send questionnaires, 73 copies were received representing 64.6% response rate. In the study, four sets of research questions were answered. Methodologically, the researcher used quantitative research method approach. The results of the study depicts that, there is effective positive ICS in Ghanaian banks. In addition, the study found IC to have strong impact on both financial performance and non-financial performance. The study recommends that banks should not be negligent but should work much harder to ensure higher results. Furthermore, banks should invest more into risk management since banks work under high risk than any other financial institutions. Thus, to prevent any possible embezzlement or fraudulent activity that could occur and could be big threat to the bank.
The relationship between selected determinants of market risk and the financial performance of participation banks in Turkey: A comparative study with conventional banks
The main purpose of this study is to investigate the relationship between the selected determinants of market risk with the financial performance of participation banks in Turkey and compare it with conventional banks. The market risk determinants are interest rate (INT), the exchange rate (FX), inflation (INFL), and GDP per capita. The financial performance determinants for both participation and conventional banks are, return on assets (ROA) and return on equity (ROE). There are secondary data used for 3 participation banks and 5 conventional banks performing in Turkey. The time period of this study is from the year 2010 to 2019. The tests applied in the study are panel data tests like the Augmented Dickey-Fuller Unit Root test, Johansen co-integration test, and Granger Causality test by using the E-views program. The study results conclude that interest rate, exchange rate, inflation rate, and GDP per capita have a highly significant positive long-run relationship with return on assets and return on equity of participation banks in Turkey. However, the variables are not significantly related to each other in the short run in the interval time of lag 2. There is less significant positive effect shown for conventional banks compared to participation banks in the long run. It is recommended for future studies to increase the sample size and include more determinant factors to determine the financial performance of participation and conventional banks in Turkey
Sustainability-oriented human resources practices and their impacts on financial performance: A study on european companies
This study examines the impact of the sustainable HR management (SHRM) practices on the organizations' financial performance by studying various dimensions of sustainable HR practices derived from Environmental, Social, and Governance (ESG) scores. Secondary data were retrieved from Thomson Reuters data base for five years spanning between 2015-2019. The data was collected for the public and private organizations having more than 100 employees over different European countries. To test the study hypothesis, return on assets (ROA) was used as a dependent variable to measure the financial performance of the organizations. The proposed five independent variables that could be affecting the financial performance were social pillar score, training hours score, workforce score, policy human rights score and women mangers. Generalized Least Square Method (GLS) method was employed to estimate the empirical panel models. All the independent variables showed a positive and significant relationship with the ROA between 5% and 1% level of significance. The findings suggest that in the study sample of organization, investing in social pillar score that measures the employees, customers and society's loyalty and trust towards organizations, and investing in employees' training and development is critical to affect the organizations' financial performance. Since the sample is from European countries where employees are educated and aware of their human rights and women participation at managerial level are normal, these factors are important but less strongly related with the organizations' financial performance.