Gifted

139 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencı̇lerı̇n akademı̇k başarısı ve sosyal-duygusal gelı̇şı̇mı̇ üzerı̇ndekı̇ etkı̇sı̇ne yönelı̇k bı̇r meta-analı̇z çalışması

Bu çalışmada hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerindeki etkisini araştıran deneysel araştırma bulguları meta-analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde CMA yazılımı kullanılmıştır. Çalışmaya, 1984-2016 yılları arasında uluslararası alanyazında yer alan 54 yayın dahil edilmiştir. Hedges g etki büyüklüğü katsayısı olarak kullanılmıştır. Etkinin farklılaşan örneklem büyüklüğü, hızlandırma türleri ve katılımcılar bağlamında değişkenlik göstereceği varsayılarak, analizde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçları önceki meta-analiz çalışma bulguları ile tutarlılık göstermektedir. Hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısı ve sosyal-duygusal gelişimi üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu görülmektedir. Araştırma bulguları hızlandırmanın üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde etkili bir strateji olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Üstün zekâlı öğrenciler, Eğitimde hızlandırma, Meta-analiz, Akademik başarı, Sosyal-duygusal gelişim

Akademik başarıBaşarıDuygusal gelişme+6
Sıdıka Ersoy
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zeka tanısının öğrencilerin çeşitli algıları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada üstün zeka tanısının üstün zekalı öğrencilerin çeşitli algıları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Aynı zamanda üstün zeka tanısının etkilerinin cinsiyet ve sınıf düzeyine gore farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Kardeş sayısı, doğum sırası ve anne - baba eğitim durumunana gore farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırma 2013 yılında Kırşehir ve Kaman'daki iki bilim - sanat merkezi ile dört ilköğretim okulunda eşzamanlı olarak yürütülmüştür. Araştırmaya üstün zeka tanısı almış 128 öğrenci, hiçbir şekilde etiketlenmemiş 123 öğrenci olmak üzere toplam (5. ve 6. sınıf) 251 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Üstün Zeka Etiket Etkileri Ölçeği (ÜZETÖ) kullanılmıştır. Ölçek, 24 maddeden oluşmaktadır ve kendilik algısı, ebeveyn tutumu algısı ve arkadaş tutumu algısı olmak üzere üç alt ölçek alanını kapsamaktadır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t testi, ayrıca iki faktörlü ANOVA ve korelasyon kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, üstün zeka tanısı alan öğrencilerin kendilik algılarının, ebeveyn tutumu ve arkadaş tutumu algılarının etiketlenmeyen öğrencilerin algılarından farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Üstün zeka etiketi alan kız öğrencilerin ebeveyn tutumu algısı, üstün zeka etiketi alan erkek öğrencilerin ebeveyn tutumu algısından anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Anne ve babanın eğitim düzeyi yükseldikçe üstün zeka etiketi alan öğrencilerin ebevyn tutumu algıları düşmektedir. Anahtar Sözcükler: Üstün zeka etiketi, Etiket etkileri

Aile eğitimiAlgıAlgısal dönüşüm+7
Rukiye Baltacı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf öğrencilerinin matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıkları: ÜYEP örneği

Bu araştırmada genel matematik yeteneğindeki ve matematik yeteneğinin alt becerilerindeki cinsiyet farklılıkları incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'na 2009-2013 yılları arasında başvuru yapan 1393 6.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 683'ü kız, 710'u ise erkektir. Araştırmada matematik yeteneğini ölçmek için, matematik alanında üstün yetenekli öğrencileri tanılamak amacıyla geliştirilmiş olan Matematiksel Yetenek Testi (MYT) kullanılmıştır. Sayı dizileri, sayısal analoji, figüratif rotasyon, figüratif diziler, figüratif analoji, koşullu mantık, lineer mantık, sayılar-ölçme, cebir, geometri ve istatistik-olasılık olmak üzere 11 alt testten oluşan MYT, bu alt testlere ilişkin becerilerin yanı sıra genel matematik yeteneğini de ölçmektedir. Araştırmada matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıkları üç kategoriye göre incelenmiştir: genel matematik yeteneği, matematik yeteneğinin alt becerileri ve genel matematik yeteneğindeki üst ve alt %10'luk dilimler. Genel matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıklarını kıyaslamak için iki faktörlü ANOVA, alt becerilerdeki cinsiyet farklılıklarını kıyaslamak için ise tek faktörlü MANOVA yapılmıştır. Üst ve alt %10'luk dilimlerdeki cinsiyet farklılıkları da genel matematik yeteneğine ve matematik yeteneğinin alt becerilerine göre incelenmiştir. Bu dilimlerde yer alan öğrencilerin genel matematik yeteneğindeki cinsiyet farklılıklarını kıyaslamak için bağımsız örneklem t-testi, alt becerilerindeki cinsiyet farklılıklarını incelemek için ise tek faktörlü MANOVA gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucu, genel matematik yeteneğinde erkeklerin lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Alt becerilerdeki cinsiyet farklılıklarının incelenmesi sonucu sayı dizisi, sayısal analoji, lineer mantık, koşullu mantık, cebir, sayılar-ölçme ve figüratif rotasyon alt alanlarında erkeklerin lehine anlamlı farklılık bulunurken; geometri, istatistik ve olasılık, figüratif diziler ve figüratif analoji alt alanlarında erkeklerin ve kızların benzer yetenek düzeyine sahip oldukları bulunmuştur. Üst ve alt % 10'luk dilimlerde yer alan öğrencilerin genel matematik yeteneklerinin ve matematik yeteneğinin alt becerilerinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Ancak üst ve alt %10'luk dilimlerde kızların ve erkeklerin bulunma oranları incelendiğinde; erkeklerin üst %10'luk dilimde kızlara göre ve kızların alt %10'luk dilimde erkeklere göre anlamlı olarak daha fazla olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular, erkeklerin genel matematik yeteneğinde ve matematik yeteneğinin pek çok alt becerisinde kızlara göre daha yetenekli olduklarını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: cinsiyet farklılıkları, matematik yeteneği, Matematiksel Yetenek Testi, 6.snıf öğrencileri, ÜYEP, üstün yetenek

Cinsiyet farklarıMatematikMatematik dersi+7
Ülkü Ayvaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim gruplamasının üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algıları üzerindeki etkisi

Üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarının eğitim aldıkları grubun ortalama başarısından etkilendiği iddia edilmektedir. Bu iddiayı Marsh ve Parker (1984) büyük balık küçük gölet etkisi (BKG) adını verdikleri kuram ile savunmaktadırlar. Bu kurama göre yetenek düzeyi aynı olan öğrenciler, ortalama başarısı düşük olan okullarda daha yüksek akademik benlik algısına, ortalama başarısı yüksek olan okullarda ise daha düşük akademik benlik algısına sahiptirler. Bu araştırmada üstün yetenekli öğrencilerde BKG incelenmiştir. Araştırma, Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP)'na 2015 yılı Bahar döneminde devam eden 46 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. ÜYEP, üstün yetenekli öğrenciler için matematik ve fen bilimleri derslerinde hızlandırma ve zenginleştirmeyi birlikte gerçekleştiren bir eğitim programıdır. Öğrencilerin program öncesi akademik benlik algı düzeyi ile program sonrası düzeyi arasındaki farkı saptamak amacıyla Akademik Benlik Algısı Ölçeği (ABAÖ) öntest-sontest modeliyle uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler karma desenli ANOVA ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda eğitimde gruplamanın üstün yetenekli öğrencilerin akademik benlik algılarında anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Akademik benlik algısı, Gruplama, Özel eğitim, Üstün yetenekliler

Akademik benlikBenlik algısıGrup eğitimi+4
Fatih Tokmak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu - Sak Zeka Ölçeği'nin (ASİSİ) sosyal geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu çalışmada Anadolu Sak Zekâ Ölçeğinin (ASİS) geçerlik ve güvenirlik düzeyleri araştırılmıştır. Güvenirlik türlerinden kodlayıcılar arası güvenirlik, iç tutarlılık güvenirliği ve tekrar test güvenilirliğine bakılmıştır. Geçerlik türlerinden ise sosyal geçerlik türü ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada sosyal geçerlik çalışması için 40 maddeden oluşan ASİS Uygulayıcı Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Güvenirlik çalışmaları için; 2015-2016 ve 2016-2017 eğitim öğretim yılında Eskişehir ilinde 3 okuldan 312 öğrenci ile çalışılmıştır. Elde edilen verilerden 55'i ile tekrar test güvenirlik çalışması, 257 veri ile iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Sosyal geçerlik çalışması için Mili Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ASİS'in norm çalışmasında ve formatör eğitimlerinde görevlendirilen 37 öğretmen ile çalışılmıştır. Sosyal geçerlik düzeyinin araştırılması için uygulayıcıların tamamına ulaşılarak evren ile çalışılmıştır. Tekrar test ve kodlayıcılar arası güvenirlik düzeyi Pearson Korelasyon analizi, iç tutarlılık güvenirlik düzeyi ise Cronbach Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Sosyal geçerlik düzeyini belirlemek için ise tek örneklem t testi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda ASİS'in tekrar test güvenirliği, kodlayıcılar arası güvenirliği ve iç tutarlılık katsayısı endeks puanlarında mükemmel ve iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Sosyal geçerlik düzeyi çalışmasında ise ölçeğin genel ortalaması 5,26 olarak belirlenmiştir. Bu değer ASİS'in sosyal geçerlik düzeyinin uygulayıcılar açısından oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Anadolu Sak Zekâ Ölçeği, ASİS, Sosyal geçerlik, Güvenirlik

GeçerlikGüvenilirlikSosyal gerçeklik+6
Ömer Faruk Tamul
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu-Sak Zeka Ölçeği'nin (ASİS) özel eğitim grupları arasındaki ayırtedicilik geçerlik çalışması

Bu araştırmada Türkiye'nin ilk yerli zekâ ölçeği olan Anadolu-Sak Zekâ Ölçeği'nin (ASİS) özel eğitim grupları arasındaki ayırtedicilik geçerlilik çalışması yapılmıştır. ASİS çocukların genel zekâ, sözel zekâ, görsel zekâ, bellek kapasitesi hakkında değerlendirme yapan bir zekâ ölçeğidir. ASİS güncel zekâ kuramlarından Cattell-Horn-Caroll zekâ modeli temel alınarak geliştirilmiş, 4-12 yaş aralığındaki çocuklar için uygulanabilmektedir. ASİS değerlendirmeleri hem eğitim ortamlarında hem de klinik ortamlarda müdahale amaçlı kullanılabilmektedir. Araştırmada tanı almış özel yetenekli, zihinsel gelişim yetersizliği, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG), otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara ASİS uygulanarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler norm grubun ortalamaları ile karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonunda özel yeteneklilerin ASİS genel zekâ düzeyi 137.90, zihinsel gelişim yetersizliği olanların 47.18, DEHB olanların 81.86, ÖÖG olanların 86.76, OSB olanların 63.09 şeklindedir. Çalışma sonucunda katılımcıların ASİS'in toplam test ve alt test puan ortalamalarının daha önceden aldıkları tanıya uygun olduğu görülmüştür. Bu durum ASİS'in ayırtediciliğinin yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Anadolu Sak Zekâ Ölçeği, ASİS, Ayırtedicilik, Özel eğitim

GeçerlikGüvenilirlikÖlçekler+5
Hatice Kübra Sözel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün zekâ/yetenekli ve normal öğrencilerde insani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeylerinin karşılaştırılması

Üstün Zekâ/Yetenekli ve Normal Öğrencilerde İnsani Değerler, Duyarlı Sevgi, Sosyal Güven ve Memnuniyet Düzeylerinin Karşılaştırılması Bu araştırmada ortaokul 6,7 ve 8. sınıf düzeyindeki "üstün zekâ/yetenekli öğrenciler ile normal öğrencilerin insani değer, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeylerinin karşılaştırılması" amaçlanmıştır. Öğrencilerin "insani değer, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeylerini" ölçmek için insani değerler ölçeği, sosyal güvende hissetme ve memnuniyet ölçeği, duyarlı sevgi ölçeği ile araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim öğretim yılında Ankara, İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve Manisa illerinde öğrenim gören ve BİLSEM'e devam eden 6., 7. ve 8. 726 üstün zekâ/yetenekli öğrenci ile aynı illerde ortaokulda okuyan 796 normal öğrenciden oluşmuştur. Bu araştırmada, nedensel karşılaştırma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Analizler üç aşamada yapılmıştır. Birinci aşamada çalışma örnekleminin demografik edilmiştir. İkinci aşamada çalışmanın özünü teşkil eden hipotezler test edilmiştir. Üçüncü aşamada ise yapısal eşitlik modeli (SEM) yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; üstün zekâ/yetenekli öğrencilerin insani değerler, duyarlı sevgi ile sosyal güven ve memnuniyet düzeyleri normal öğrencilere kıyasla yüksek çıkmıştır. Üstün zekâ/yetenekli öğrencilerin insani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet düzeyleri; cinsiyet, sınıf, aile gelir durumu, anne-baba eğitim durumu, hayvan besleme durumu, anne-baba eğitim seviyesi, anne-baba mesleğine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Üstün zekâ/yetenekli öğrencilerde insani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven ve memnuniyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Üstün zekâ/yetenekli öğrencilerde insani değerler alt boyutu olan sorumluluk bilincinin yüksek olması duyarlı sevgiyi, duyarlı sevgi de sosyal güven ve memnuniyet düzeyini artıracağı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: İnsani değerler, duyarlı sevgi, sosyal güven- memnuniyet, üstün zekâ/yetenek

DeğerlerDuyarlı sevgiOrtaokul öğrencileri+5
Adnan Özbey
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de üstün yetenekliler ve üstün zekâlılar alanında yapılmış akademik çalışmaların çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de üstün yetenekliler ve üstün zekâlılar alanında yapılmış akademik çalışmaların ne düzeyde olduğunu saptamaktır. Bu araştırmada nitel araştırma kapsamında değerlendirilen belge/döküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın kapsamını, üstün zekâlılar ve üstün yetenekliler ile ilgili yapılmış tüm tez, makale, bildiri, kitap ve internet kaynakları oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerine yök tez merkezindeki ilgili tezler, ulakbim resmi sitesinde yer alan makaleler, üniversitelerin kütüphanelerindeki kataloglar ve internetteki arama motorları kullanılarak ulaşılmıştır. Verilerin analizinde frekans ve yüzdeler kullanılarak sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, en çok çalışma bildiri alanında, en az çalışma ise doktora tezi alanında yapılmıştır. Yüksek lisans tezi düzeyinde en çok çalışma 2007 ve 2010 yıllarında yapılmıştır. Doktora tezi düzeyinde en çok çalışma 2012 yılında yapılmıştır. Makale düzeyinde en çok çalışma 2013 ve 2004 yıllarında yapılmıştır. Makale çalışmalarının 241'i (% 79.01) 2003 sonrası yıllarda yayınlanmıştır. En fazla bildiri çalışması 2012 yılında yayınlanmıştır. Bildiri çalışmalarının 510'u (% 93.40) 2003 sonrası yıllarda yayınlanmıştır. Bu alanda en fazla kitap 13 (% 10.4) adetle 2010 yılında yazılmıştır. Yazıldıkları üniversiteye bakıldığında en fazla yüksek lisans (26 adet) ve doktora tezleri (13 adet) İstanbul Üniversitesi bünyesinde çıkarılmıştır. En fazla çalışılan yüksek lisans tezleri (% 46.21), durum saptamayı konu alan tezler olurken, en fazla doktora tez çalışması (% 44.44), üstün zekâlıların ve üstün yeteneklilerin eğitimini konu alan tezler olmuştur. Makaleler konu dağılımlarına göre incelendiğinde en fazla makale (% 34.42), durum saptamayla ilgili olurken en fazla bildiri (% 40.29), üstün yetenekliler ve üstün zekâlıların eğitimi alanında olmuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâ, üstün yetenek, enderun

Akademik çalışmalarÜstün yetenekÜstün yetenekli çocuklar
Gökhan Güçin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessEN

Exploring the role of strategies-based language instruction in teaching English to young gifted learners

In spite of the fact that education of gifted children is a relatively new concern in Turkey when compared to other countries, it has created a great interest in what makes gifted children different from other learners and how they gain from the education programs provided for them. Though neglected and left to develop on their own (Enç, 2005), gifted individuals do need the understanding of their different characteristics and thirst for an alternative education. Their learning quickly, being self taught, and having a good memory they can access easily (CCEA, 2006) are invaluable opportunities to help gifted learners gain from strategy training which has a great deal to make learning more organized, systematic and effective. Thus, the main purpose of this study is to explore the role of strategies-based language instruction in teaching English to young gifted learners. The study is an action research implemented with 10 gifted students whose ages ranged from 11 to 13. The study explored gifted children?s attitudes towards English, the language learning strategies that they already use and their English proficiency levels. Following this, the participants were provided a strategies-based language instruction for seven months. During the process, their perceptions of the effectiveness of the strategy training were elicited regularly through various data collection tools. Questionnaires, think-aloud protocols, group discussions, interviews, researcher?s field notes, and written accounts of the students provided insights about the language learning processes of gifted minds and showed that the students gained a lot from the strategies-based language instruction and found such instruction very helpful and effective. Besides, the participants indicated to transfer their knowledge of strategies to other learning contexts in their lives. It is hoped that this study will shed light on the issue of teaching English to young gifted students in Turkey and contribute to form a base for an English curriculum specifically designed for gifted learners.Keywords: Gifted learners, Language Learning Strategies, Gifted, Teaching English

Language teachingForeign language teachingLearnin strategies+4
Duygu İşpınar Akçayoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim sanat merkezlerinde uygulanan fen eğitimi programlarının idareci, öğretmen ve öğrenci bakış açısından incelenmesi.

Bu çalışmanın amacı bilim sanat merkezlerinde uygulanan bireysel merkezli ve proje üretimine dayalı eğitim programının, programın temel öğeleri olan hedef, içerik, eğitim durumu ve değerlendirme süreci bakımından, idareci, öğretmen ve öğrenci bakış açısından incelemektir. Araştırmada Bilim Sanat Merkezlerinin kuruluşu, yapısı ve programı açıklanmıştır. Bilim Sanat Merkezlerine devam eden fen alanında üstün ve özel yetenekli öğrenciler, bilim sanat merkezlerinde görevli fen öğretmenleri ve idareciler araştırmada görüşlerine başvurulan katılımcılardır.Araştırmanın örneklemini Adana ve K. Maraş bilim sanat merkezlerinde görev yapan 5 idareci, 6 öğretmen ve Adana bilim sanat merkezinde öğrenim gören fen alanında yetenekli 10 öğrenci olmak üzere, toplam 21 kişi oluşturmaktadır.Veriler, araştırmacı tarafından uzman denetiminde idareci, öğretmen ve öğrenciler için ayrı ayrı geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve bulgular yazılmıştır. Bulgular, programın dört temel basamağı dikkate alınarak tartışılmıştır. İdareci ve öğretmenler genel olarak öğrencilerdeki yetenek gelişiminin belirgin olduğunu belirtmişler fakat bilim sanat merkezlerindeki bazı aksaklıklardan söz etmişlerdir. Özellikle devamsızlık, bilim sanat merkezi ve öğrencilerin okulları arasındaki program farklılığı temel aksaklıklar olarak göze çarpmaktadır.Sonuç olarak uygulanmakta olan bireysel programda fen derslerinde öğrencilerin fen yeteneklerini geliştirdiği fakat bilim sanat merkezlerinde yaşanan bazı aksaklıklar sebebiyle bu gelişimin belli bir boyutta sonlandığı bulunmuştur. Programın gereklerinin tam olarak yapılması ve oluşan aksaklıkların giderilmesi durumunda daha fazla verim alınabileceği öngörülmektedir.

Bilim ve sanat merkezleriEğitim programlarıFen bilgisi eğitimi+1
Bestami Buğra Ülger
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli çocukların anneleriyle olan ilişkileri ve başarı güdüleri

Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli çocukların ve annelerinin, anne-çocuk ilişkilerinde, kabul-red ve kontrol algıları, çocukların başarı güdüsü ve çocukların anne kabul-red ve kontrol algıları ile başarı güdüleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Adana ve Mersin İli Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden 5. ve 6. sınıf öğrencileri ve anneleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini 103'ü kız, 126'sı erkek olmak üzere, toplam 229 öğrenci ve 179 anne oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kontrol-Anne Kısa Form, Çocuk/Ergen Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kontrol-Anne Versiyon Kısa Form, Eğitimde Motivasyon Ölçeği, Anne ve Öğrenci Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann-Witney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Pearson Korelasyon analizi ile değerlendirilip, anlamlılık derecesi p<.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, annelerin çocuklarına yönelik davranışlarını yüksek düzeyde kabul, düşük düzeyde red ve orta düzeyde kontrol edici olarak algıladıkları bulunmuştur. Annelerin kabul-red ve kontrol algı düzeylerinin, sınıf, cinsiyet, anne yaşı, doğum sırası ve annenin çocuk sayısı, değişkenlerine göre farklılık göstermediği; anne eğitim durumu, çalışma durumu ve ailenin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Çocukların annelerini yüksek düzeyde kabul, düşük düzeyde red ve orta düzeyde kontrol edici olarak algıladıkları bulunmuştur. Çocukların kabul-red ve kontrol algı düzeylerinin, sınıf, anne yaşı, doğum sırası ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği; cinsiyet, anne eğitim durumu, çalışma durumu, ailenin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Annelerin ve çocukların algıladıkları ebeveyn kabul-red ve kontrol düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Çocukların özdeşleşmiş dışsal motivasyon ve içsel motivasyon düzeylerinin yüksek olduğu, motivasyonsuzluk ve içe yansıtılmış dışsal motivasyon düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Çocukların motivasyon düzeylerinin, anne eğitim durumu, çalışma durumu ve doğum sırasına göre anlamlı farklılık göstermediği; sınıf, cinsiyet, anne yaşı, ailenin gelir durumu ve annenin çocuk sayısı değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Çocukların anne kabul-red algıları ve motivasyonları arasında zayıf, anlamlı düzeyde ilişkilerin olduğu; anne kontrol algıları ve motivasyonları arasında orta düzeyde, anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenek, anne-çocuk ilişkisi, kabul-red, kontrol, motivasyon

Ana-çocuk iletişimiAna-çocuk ilişkisiBaşarı+5
Kübra Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı öğrencilerin başarılarını etkileyen faktörler: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmada üstün zekâlılar eğitiminde sıklıkla kullanılan temel eğitsel yaklaşımlar, öğretim programları, cinsiyet ve sosyo-ekonomik durum değişkenlerinin akademik başarı üzerindeki etkisini incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında SAGE, ERİC, Taylor-Francis ve Ulusal Tez Merkezi veri tabanları 2007-2017 (Nisan) tarihlerinde taranmıştır. Araştırmada bir üstün zekâlılar eğitim programına katılımının akademik başarı üzerindeki etki büyüklüğü Hedge's g = 1,005 olarak hesaplanmıştır ve bu değer büyük düzeyde etkili olarak sınıflandırılabilir. Akademik başarı için hızlandırma yaklaşımı orta düzeyde (Hedge's g = 0,384), gruplama büyük düzeyde (0,758), farklılaştırma geniş düzeyde etkili (Hedge's g = 1,300) olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları erkek ve kız öğrencilerin başarıları arasındaki farkın önemsiz olduğunu, orta ve üst SED'e sahip olan üstün zekâlılar düşük SED sahibi üstün zekâlılardan orta düzeyde olduklarını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlılar, literatür taraması, meta-analiz, akademik başarı

Akademik başarıBaşarıBaşarı değerleme+5
Mehmet Kırmızı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerine göre problem kurma süreçlerinin incelenmesi

Ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine çıkması için problem çözebilen, kendini sürekli yenileyebilen, nitelikli, farklılıklarını göstermekten çekinmeyen, yetişmiş nesiller gereklidir. Bu amaca yönelik yetiştirilecek insan kaynaklarından birinin de üstün yetenekli (özel yetenekli) bireyler olduğu söyleyebilir. Bunun için de bu bireylerin performanslarını artıracak zenginleştirilmiş içeriğe sahip öğretim programlarına ihtiyaç vardır. Söz konusu programlarda özellikle düşünme süreçlerine önem verilmektedir. Çünkü analitik düşünen ve akıl yürüten bireyler sadece matematikte değil pratik yaşamda ve diğer alanlarda da başarılı oldukları bilinmektedir. Bu tip düşünen bireyler matematiksel bir sav ileri sürebilir ve bunu matematiksel yollarla araştırıp ifade edebilir. Hangi alan ve konu üzerinde olursa olsun düşünme, en belirgin biçimiyle bir sorun ya da problem çözme etkinliğidir. Matematiksel düşünme iki aşamada ifade edildiğinde; birinci aşamada sorunu açıklama ve çözümü bulma veya oluşturma, ikinci aşamada ise bulunan çözümün doğruluğunu kontrol etme olarak ifade edilebilir. Matematiksel düşünme bir problem çözme olarak düşünüldüğünde bireyin problem çözme becerisini artıran bir diğer unsur da problem kurma becerisidir. Bu bağlamda üstün yetenekli bireylerde problem kurma, matematiksel düşünmenin üst düzey bir ürünü olarak ele alınmış ve araştırmanın genel problemi "Üstün Yetenekli Öğrencilerin Matematiksel Düşünme Becerilerine Göre Problem Kurma Süreçleri Nasıldır?" olarak belirlenmiştir. Karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın evreni Yusuf Demir Bilim ve Sanat Merkezi'ne kayıtlı 2018-2019 eğitim- öğretim yılı içerisinde öğrenim gören ortaokul ve 9. sınıf öğrenciler, örneklemi ise ortaokul ve 9. sınıf seviyesindeki 103 öğrenci (Nkız=59, Nerkek=44) oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Tanıtıcı Bilgi Formu, Ersoy (2012) tarafından geliştirilmiş olan Matematiksel Düşünme Ölçeği uygulanmış ve görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca ölçme aracı olarak uygulanan "Matematiksel Düşünme Ölçeği" nin analiz sonucu ile elde edilen iv verilere göre ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilen 15 öğrenci ile birlikte problem kurma çalışmaları yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22 paket program aracığı ile normallik şartına bağlı olarak parametrik testler, nitel veriler de ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda Matematiksel Düşünme Ölçeği'nden düşük, orta ve yüksek düzeyde puan alan öğrencilerin sınıf düzeylerine göre, kurdukları problemler karşılaştırıldığında; Matematiksel Düşünme Ölçeği'nden düşük ve orta düzeyde puan alan öğrencilerin kurdukları problemlerin nitelikleri yüksek düzeyde puan alandan öğretim programındaki kazanım ve açıklamalarına göre daha düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan demografik özellikler içerisinde yer alan değişkenlerden sınıf düzeyinin öğrencilerin matematiksel düşünmeleri üzerindeki etkileri incelendiğinde 5. sınıf ile 9. sınıf arasında 5. sınıfta öğrenim görenlerin lehine bulguya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda matematiksel düşünmeyi artırıcı etkinlikler arasında olduğu belirlenen problem kurma çalışmalarının, öğretim programında sadece ilköğretimle sınırlı kalmamalı aynı zamanda ortaöğretim programında da yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematiksel Düşünme, Problem Kurma, Üstün Yetenekli Öğrenci

MatematikMatematik eğitimiMatematiksel düşünme+4
Kamil Yılmaz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin belirlenmesi hakkında öğretmenlere verilen eğitimin etkililiğinin incelenmesi: Karma yöntem araştırması

Bu araştırma, "Özel Yetenekliler ve Belirlenmeleri ile ilgili Eğitim"in, Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci seçim sürecinde rol alan sınıf öğretmenlerinin özel yetenekliler ve belirlenmeleri ile ilgili bilgi düzeylerine; özel yetenekli öğrenciler ve eğitimlerine yönelik tutumlarına ve özel yetenekli öğrencileri belirleyip doğru aday gösterme oranlarına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Temel deseni nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen olan bu çalışmada, nitel ve nicel veriler analiz edilerek birlikte yorumlanmıştır. Araştırma da iki aşamalı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Uygun örnekleme ile belirlenmiş 40 öğretmen seçkisiz örnekleme yöntemi ile iki gruba atanmıştır. Sonrasında bu gruplardan hangisinin deney, hangisinin kontrol olacağı kura ile belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin uygulamalar öncesinde ve sonrasında özel yetenekliler ve eğitimleri ile ilgili tutum düzeylerini belirlemek için "Özel Yetenekliler ve Eğitimlerine Yönelik Tutum Ölçeği" ve bilgi düzeylerini belirlemek için de "Özel yetenekliler ve Belirlenmeleri ile ilgili Bilgi Testi" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğretmenlerin doğru aday gösterme oranlarını karşılaştırmak için de 2018-2019 eğitim öğretim yılında özel yetenekli olarak aday gösterilen ve özel yetenekli tanısı alan öğrencilerin oranları karşılaştırılmıştır. Deney grubunda yer alan öğretmenlere uygulanmak üzere araştırmacı tarafından "Özel Yetenekliler ve Belirlenmeleri ile İlgili Eğitim" planı hazırlanmış ve uygulanmıştır. Nitel veriler deney grubuna uygulan bu eğitimle ilgili soruları içeren yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde özel bir istatistik programı aracılığı ile mod, medyan, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, bağımlı (ilişkili) ve bağımsız (ilişkisiz) t testi ve one way ANOVA testleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, eğitimler sonrasında deney grubundaki öğretmenlerin tutum düzeylerinin "kararsızım", kontrol grubundaki öğretmenlerin tutum düzeylerinin ise "katılıyorum" düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Eğitimler öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin özel yetenekliler ve eğitimleri ile ilgili tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca eğitimler sonrasında, özel yetenekliler ve belirlenmelerine yönelik bilgi düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık oluştuğu yine deney grubu öğretmenlerinin eğitimler öncesinde ve sonrasında özel yetenekliler ve belirlenmeleri ile ilgili bilgi düzeyleri arasında da anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin Bilim ve Sanat Merkezilerine doğru aday gösterme oranlarına bakıldığında deney grubunun oranının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Deney grubundaki öğretmenler ile yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin eğitimi faydalı buldukları fakat zamanlama ile ilgili sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir.

Bilim ve sanat merkezleriTutum ölçekleriTutumlar+7
Buket Gümüş Gürler
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliği

Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliğini derinlemesine incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma nitel araştırma deseni olan ve bilinen ya da farkında olunan olguları derinlemesine araştırmayı sağlayan, olgu bilim çalışması olarak oluşturulmuştur. Bu kapsamda uzman görüşü alınarak ebeveyn ve çocuk formu olmak üzere görüşme formları hazırlanmıştır. Görüşmeler anne, baba ve çocuk olmak üzere toplam üç aile ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler NVİVO nitel araştırma programı ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerin aile işlevselliği aile içi bağlılık, aile içi destek, aile içi sınırlar, aile içi ritüeller, aile içi roller ve aile içi iletişim boyutları ile kapsamlı olarak ele alınabilmektedir. Bu boyutlardan ise üstün yetenekli çocuklara sahip ailelerde bağlılığın diğer boyutlara göre daha güçlü olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Aile, Aile İşlevselliği, Üstün Yeteneklilik

AileAile işlevleriÜstün yetenek+1
Merve Çalışkan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli ergenlerin kariyer uyum yetenekleri

Bu araştırmanın amacı, kariyer yapılandırma yaklaşımı çerçevesinde üstün yetenekli öğrencilerin kariyer uyum yeteneklerini incelemektir. Nitel araştırma desenine dayalı çalışma, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen, 2016-2017 öğretim yılında Doğu Anadolu'da bir Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden 15 (%46 kız, %54 erkek) 10. sınıf öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Kariyer Yapılandırma Görüşmesi aracılığıyla toplanan veriler, ilgili kuram ve alanyazın doğrultusunda oluşturulan kod listesi kullanılarak bilgisayar destekli bir nitel veri analizi programı olan MAXQDA 18 ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, en sık gözlemlenen boyut öne çıkan alt temaları ile Merak (kendini tanıma; n= 29, araştırma; n= 12, merak; n= 8 ve çevreyi keşfetme; n= 2) olmuştur. Bunu İlgi (geleceğe ilişkin farkındalık; n =7, geleceğe hazırlık; n =7, plan; n = 3, geleceğe yönelme; n = 3, umut; n =2 ve iyimserlik; n =1) izlemiştir. Üçüncü olarak, Kontrol boyutu (sorumluluk; n =10, sabır; n = 3,bağımsızlık; n = 5, karar verme becerisi;n = 2, derin düşünce; n = 1 ve süreklilik/ısrarcılık; n = 1) gözlenmiştir. En az gözlemlenen ise Güven boyutu (kendine güven; n = 2, zorluklarla başa çıkma; n = 2, yeni beceriler öğrenme; n = 1) olmuştur. Bu bulgular, kariyer uyum yetenekleri konusundaki ilgili alanyazın kapsamında üstün yetenekli öğrencilerin kariyer gelişim özellikleri doğrultusunda tartışılmıştır. Sonuçlar, özetle, üstün yetenekli öğrencilere sunulacak kariyer danışmanlığı hizmetlerinde çevreyi keşfetme ve alternatifleri değerlendirme, umut ve iyimserlik düzeylerini geliştirme ve kendilerine olan güven ve inancı artırmaya yönelik daha fazla uygulama ve programlar planlanması gerektiğine işaret etmiştir.

ErgenlerKariyer uyumuLise öğrencileri+2
Mehmet Harun Murat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin öz düzenleme ve başarıları arasındaki ilişkide bilişsel çarpıtmaların aracı rolü

Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel desene göre tasarlanmış olup temel amacı, üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin akademik öz düzenleme ve akademik başarıları arasındaki ilişkide, akademik bilişsel çarpıtmaların aracı düzenleyici etkisini incelemektir. Çalışmaya ortaokul 8. sınıfa devam eden 251 üstün yetenekli öğrenci ile 530 normal gelişim gösteren öğrenci katılmıştır. Çalışma kapsamında öğrencilere ''Kişisel Bilgi Formu'', ''Akademik Öz Düzenleme Ölçeği'' ve ''Akademik Başarıya İlişkin Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği'' Google Forms üzerinden çevrim içi olarak uygulanmış, akademik başarı değişkeni için öğrencilerin 2021 yılı LGS sınav puanları kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi, bağımsız gruplar t testi ve aracı düzenleyici model yöntemi kullanılmıştır. Pearson korelasyon analizi sonuçlarına göre her iki yetenek grubundaki öğrencilerin öz düzenleme düzeyleri ile başarıları arasında olumlu anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Normal gelişim gösteren öğrencilerin öz düzenleme düzeyleri ve bilişsel çarpıtma düzeyleri ile bilişsel çarpıtma düzeyleri ve başarıları arasında olumsuz yönlü, düşük düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmişken üstün yetenekli öğrenciler için bu değişkenler arasında anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Bağımsız gruplar t testi sonucuna göre üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin öz düzenleme düzeyleri arasında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Normal gelişim gösteren öğrencilerin akademik bilişsel çarpıtma düzeyinin üstün yetenekli öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, üstün yetenekli öğrencilerin ise akademik başarı düzeyinin normal gelişim gösteren öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Aracı düzenleyici model sonucunda öz düzenlemenin, bilişsel çarpıtmalar üzerindeki etkisi ile üstün yetenekli olup olmama ile öz düzenlemenin, bilişsel çarpıtmalar üzerindeki ortak etkisi anlamlı bulunmuştur. Normal gelişim gösteren öğrencilerde öz düzenleme, bilişsel çarpıtmalar ile olumsuz ilişkili iken, üstün yetenekli öğrenciler için anlamlı ilişki bulunamamıştır. Öz düzenleme, bilişsel çarpıtmalar ve başarı arasındaki ilişkide üstün yetenekli olup olmamanın dolaylı etkisinin farklılık gösterdiği, normal gelişim gösteren öğrencilerde bu dolaylı etkilerin anlamlı olduğu, akademik bilişsel çarpıtmaların akademik öz düzenleme ile akademik başarı arasındaki ilişkiye aracılık yaptığı ancak üstün yetenekli öğrenciler için dolaylı etkilerin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular alanyazın kapsamında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Akademik başarıBilişsel çarpıtmaÖlçme-değerlendirme+3
Erdal Kılınç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli lise öğrencilere uygulanan kariyer psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli lise öğrencilerine uygulanan kariyer psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini derinlemesine incelemektir. Bu amaçla araştırma yöntemi olarak, nitel araştırma deseni olan ve bir olguyu içeren bireysel deneyimleri, tümevarımsal bir genellemeye amaçlayan olgu alınarak, olgu bilim çalışması olarak oluşturulmuştur. Araştırma verileri, konu alanında uzman görüşleri alınarak hazırlanmış görüşme formları ile toplanmıştır. Görüşmeye katılan on psikolojik danışmandan beşi, üstün yetenekli öğrencilerin kayıtlı olduğu; BİLSEM'de görevli psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırmanın verileri 2022 Haziran ve 2022 Temmuz aylarında toplanmıştır. Katılımcıların görüşmeleri sonucunda elde edilen veriler, "MaxQDA-22" programı ile içerik analizi yöntemi ile kodlamalar yapılmıştır. Üstün yetenekli öğrencilerine uygulanan kariyer psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin "yapılan çalışmalar", "karşılaşılan sorunlar", "ihtiyaçlar" ve "öneriler" olarak dört ana temada incelenmiştir. Sonuç olarak, uygulamaları içeren bulgular da tercih danışmanlığı, akademik çalışmalar, müşavirlik hizmetleri, eğitsel danışmanlık, kariyer danışmanlığı, sınav kaygısı ile baş etme uygulamalarının ortak kodlar olarak tespit edilmiştir. Karşılaştıkları sorunlar temasına ait bulgularda ise, gelecek kaygısı, akademik sorunlar, materyal eksikliği ve güdülenme ortak kodların olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin kariyer tercihlerinin belirlenmesinde, gelecek kaygısından yoğun olarak ifade edilmiştir. Öğrencilerin yetenek ve özelliklerine göre ihtiyaç duydukları kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği çalışmalarının, istihdam, dolaylı öğrenme/model alma, aile-toplum desteği, yeteneklerine uygun meslek tercihi, uygulama alanı konularında ihtiyaçların olduğunu belirtmişlerdir. Katılımcılara göre, kariyer psikolojik danışmanlık ve rehberlik uygulamalarının daha kaliteli olması için önerdikleri çalışmalar ise; ek puan/destek, materyal/maddi destek, istihdam, hizmet içi eğitim, uygulama alanı, pdr normu ve aile desteği olarak ifade etmişlerdir. Bu boyutlardan; istihdam, aile desteği, hizmet içi eğitim ve pdr normu ihtiyaçlarının daha fazla olduğu göze çarpmaktadır.

Kariyer Danışmanlığında Öğrenme KuramıKariyer engelleriÜstün yetenek+1
Nurşen Demir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram kazanım stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisi

Bu araştırmanın amacı Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli çocuklarda okuduğunu anlamaya etkisini incelemektir. Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim Öğretim yılının II. Döneminde, Marmara bölgesindeki bir ilde bulunan Bilim ve Sanat Merkezine kayıtlı, Destek Eğitim Programı'na devam eden 7 kız öğrenci ile 14 erkek öğrenci olmak üzere toplam 21 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 6 hafta devam etmiştir. Bu sürenin ilk haftasında ön test, son haftasında son test çalışmaları yapılmıştır. Uygulama çalışmaları aynı gün ve farklı zaman dilimlerinde haftada 2 metin işlenecek şekilde, 2 oturum halinde, 4 ders saati olarak planlanmış ve çevrimiçi bir platform üzerinden işlenmiştir. Gruplara uygulanan yöntemler ve ölçmeler araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Anlama verileri için "Okuduğunu Anlama Başarı Testi I" ve "Okuduğunu Anlama Başarı Testi II" uygulanmıştır. Yöntemin uygulanmasında ise Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) web sitesinden seçilerek alınan ve araştırma amacına uygun sorgulama yapılabilecek 8 adet uygulama metni kullanılmıştır. Çalışmada parametrik olmayan istatistiksel analiz yöntemlerinden; bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, bağımlı grupların karşılaştırılmasında ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Okuduğunu Anlama Başarı Testi I ve II' den alınan puanlar analiz edildiğinde, öğrencilerin anlama puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı görülmüştür. Stratejinin basit ve çıkarımsal anlama üzerindeki etkilerini belirlemek için ise uygulama sırasında kullanılan 8 metin işlendikten sonra metne ilişkin basit ve çıkarımsal anlama soruları oluşturulmuş ve öğrencilerin anlama puanları hesaplanmıştır. Metinlerden elde edilen deney ve kontrol gruplarına ait anlama puanları analiz edilmiş; metinlerin tamamında çıkarımsal anlama puanları deney grubu lehine anlamlı olarak farklılaşmıştır. Basit anlama puanlarında ise sadece iki metinde deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuşken, diğer altı metinde herhangi bir anlamlı farklılığa ulaşılamamıştır. Bu sonuçlara göre Kavram Kazanım stratejisinin öğrencilerin çıkarımsal anlamalarına daha çok katkı sağlayabileceği ileri sürülebilir. Araştırma sonucunda ise genel olarak, Kavram Kazanım Stratejisinin üstün yetenekli öğrencilerin okuduklarını anlama becerilerine olumlu yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür.

Bilim ve sanat merkezleriKavram kalıcılığıKavramsal yetenek+4
Sevcan Akyüz
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli olan ve olmayan çocukların anne babalarının ebeveynliğe ilişkin yeterlik algıları ile stres düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı üstün yetenekli çocuğu olan ve olmayan anne babaların ebeveynliğe yönelik yeterlik algıları ve stres düzeylerini karşılaştırmaktır. Bu amaçla çalışmaya Batman Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden 106 üstün yetenekli çocuğun ebeveyni ile resmi okullara devam eden 145 normal gelişim gösteren çocuğun ebeveyni katılmıştır. Araştırmada katılımcıların sosyo-demografik bilgilerini almak için Kişisel Bilgi Formu, ebeveynlik konusundaki yeterlik algılarını ölçmek için Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği (EÖYÖ) ve ebeveynlik streslerini ölçmek için AnneBaba Stres Ölçeği (ABSÖ) kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel analizler SPSS 22.0 For Windows paket programı ile yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistiklerle birlikte grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi, ilişki katsayılarının hesaplanmasında Spearman Sıra Farklar Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, üstün yetenekli olan ve olmayan çocukların anne ve babalarında ebeveyn öz yeterlik algısı ile ebeveynlik stresi arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu ilişkinin üstün yetenekli çocuğu olan ebeveynlerde daha güçlü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca üstün yetenekli çocuğu olan ve olmayan anne babaların ebeveyn yeterlik algıları ve stres düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Üstün yetenekli çocuklar, Ebeveyn Yeterlik Algısı, Ebeveynlik Stresi

Ana-babaAna-baba algısıEbeveynler+5
Rıdvan Söğüt
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenler için "üstün zekalı/yetenekli öğrencilerin belirlenmesi eğitim yazılımı"nın geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı; ilkokul 3.üncü sınıflarda görev yapan öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencinin özelliklerine ilişkin bilgi düzeylerinin tespit edilmesi ve üstün yetenekli öğrencilerin belirlenmesine yönelik alacakları eğitimin bilgi düzeyine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada betimsel ve deneysel model birlikte kullanılmıştır. Öğretmenlerin üstün yetenekli öğrenciler konusundaki bilgi düzeyini belirlemede betimsel model, eğitim yazılımı aracığı ile verilen eğitimin etkiliğini belirmede öntest-sontest kontrol gruplu deneysel kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni öğrenme ortamı bağımlı değişkeni ise öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencileri belirleme becerileridir. Deneysel işlem sürecinde deney grubunda bulunan öğretmenlere geliştirilen eğitim yazılımı aracılığı ile öğrenme ortamı oluşturulurken kontrol grubunda bulunan öğretmenler için bir uygulama yapılmamıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 eğitim-öğretim yılı Samsun ili, İlkadım ilçesinde bulunan İlyasköy Türk-İş İlkokulunda görevli 3.sınıfta eğitim veren 8 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Sonuç olarak eğitim yazılımı aracılığı ile öğrenmenin gerçekleştiği öğrenme ortamı öğretmenlerin akademik başarılarında ve sınıflarında bulunan üstün yetenekli öğrencileri belirleyebilme becerilerinde anlamlı bir farklılık oluşturmuştur. Kontrol grubunda bulunan öğretmenlerin ise akademik başarılarında ve sınıflarında bulunan üstün yetenekli öğrencileri belirleyebilme becerilerinde anlamlı bir farklılık oluşmamıştır.

EğitimEğitim yazılımıYazılım+6
Ayşe Alkan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin örüntüleri genelleme süreçlerinden yansımalar: Stratejiler ve bilişsel istem

Bu çalışmanın amacı, özel yetenekli öğrencilerin farklı temsil biçimleriyle sunulan örüntü görevlerini genelleme sürecinde kullandıkları stratejileri ve ortaya koydukları bilişsel istem seviyelerini keşfetmektir. Nitel yaklaşımın benimsendiği bu çalışma durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Katılımcılar özel yetenekli olarak tanılanan 9 ortaokul öğrencisidir. Veriler, açık uçlu örüntü görevlerinden oluşan Örüntü Görevleri Formu ile toplanmıştır. Örüntü görevleri sayı ve şekil temsilleriyle sunulan değişen örüntü kapsamında sabit artan, değişerek artan ve diğer örüntü türlerinde tasarlanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak görev temelli görüşme kullanılmıştır. Veri analizi tümdengelimsel tematik analiz ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, özel yetenekli öğrenciler örüntü görevlerini genelleme süreçlerinde yinelemeli, aralık sayma, tahmin-kontrol, içeriksel ve fonksiyonel stratejileri kullanmışlardır. Tersine çevirme problemlerinde en çok kullanılan strateji "denklem ifade edilmesi ve çözümü"dür. Çalışma sonuçları, öğrencilerin sabit artan şekil, sayı ve değişerek artan sayı örüntüsü görevlerinde öğrencilerin çoğunlukla bağlantılı işlemler düzeyinde bilişsel istem sergilediklerini göstermektedir. Ancak değişerek artan şekil ve diğer sayı örüntüsü görevlerinde öğrenciler yoğun olarak matematik yapma seviyesinde bilişsel istem göstermişlerdir.

Bilişsel istem düzeyleriEğitim stratejileriMatematik+5
Neslihan Gül
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarının araştırılması

Bilim ve teknolojinin devamlı gelişim gösterdiği şu çağda ülkelerin de kendisini yenileyip eğitim olanaklarını gözden geçirmesi gereklidir. Fen ve teknoloji dersi, öğrencilerin amaçlı ve planlı bilgilerle ilk kez karşılaştığı ilköğretim yıllarında, öğrencinin doğal dünyayı daha anlamlı bir şekilde yorumlaması, neden-sonuç ilişkileriyle muhakeme yeteneğinin gelişmesi, bilimi ve bilim insanlarını sevme ve örnek alma yönünde tutumlar geliştirmesi açısından önemlidir.Fen ve teknoloji eğitiminde bilim ve bilim insanına yönelik olumsuz düşünceler ve kullanılan yanlış kavramlar tespit edilerek, öğrencilerin bilime ve bilim insanına karşı doğru imajlar geliştirmeleri sağlanmalıdır. Yapılan bu çalışmanın amacı, üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imaj ve görüşlerini ortaya koymaktır.Bu araştırmanın çalışma evrenini 2011 ? 2012 öğretim yılında Ankara, Adana ve İstanbul illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören üstün yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Ankara ilinde Yasemin Karakaya bilim sanat merkezinden 94, Ankara bilim sanat merkezinden 60, İstanbul Bilim Sanat merkezinden 29 ve Adana bilim sanat merkezinden 77 öğrenci olmak üzere toplamda 260 öğrenci araştırmaya katılmıştır.Araştırmada 3 bölümden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. İlk bölüm öğrencilerin demoğrafik özelliklerini belirlemeye yönelik sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşüncelerini ve imajlarını belirlemeye yönelik 34 maddeden oluşan likert tipi ölçektir. Son bölümde de öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarını belirleyebilmek amacıyla Chambers tarafından geliştirilen DAST ( Bir Bilim İnsanı Çiz ) testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğrenciler genel olarak laboratuar önlüklü, gözlüklü, laboratuarda deney yapan bilim insanı çizmişlerdir. Anket sonuçlarında bayanların bilim insanı olma konusunda olumlu düşünceler besleyen öğrencilerin, çizimlerinde çoğunluk olarak erkek bilim insanı çizdikleri görülmüştür. Öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşünceleri öğrencilerin cinsiyetine göre, farklı bilim sanat merkezlerine göre ve ilk öğretim kademelerine göre farklılık göstermemektedir.

BilimBilim insanıBilim ve sanat merkezleri+8
Gülfem Kemaneci
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin çalışma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarının düzeyini ve ders çalışma alışkanlıklarının demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu belirlemek, ayrıca yılsonu başarı puanları ile ders çalışma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma örneklemini Türkiye'de beş farklı ilde bulunan BİLSEM'lerdeki ilkokul ve ortaokul düzeyinde öğrenim gören 366 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış olup veriler uygun örnekleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı Günaydın (2011) tarafından geliştirilen "Ders Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde toplanmıştır. Veri toplama aracının birinci kısmında yer alan kişisel bilgi formundan elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Ders çalışma ölçeğinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde değişkenler arasındaki karşılaştırmalarda normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA); normal dağılım göstermeyen değişkenler için Kruskal Wallis Testi; iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü belirlemek üzere korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularından ulaşılan sonuçlara göre özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları kullanılan ölçeğin alt boyutlarına göre farklılık göstermekle birlikte genellike orta düzeydedir. Öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları cinsiyet değişkeni açısından kız öğrenciler lehine farklılık göstermiştir. Ayrıca gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları ile sınıf düzeyi, çalışma süresi, babanın mesleği ve yılsonu başarı puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuş, diğer değişkenler açısından istatistiksel bir farka rastlanmamıştır. Özel yetenekli öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen en önemli unsura yönelik görüşlerini belirlemek üzere kişisel bilgi formundaki ilgili soruya verilen cevaplara göre öğrenciler en fazla çok çalıştıkları ve zeki oldukları için başarılı olduklarını, başarılarına en az etkinin ise çalışma ortamları olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: BİLSEM Öğrencileri, Ders Çalışma Alışkanlıkları, Özel Yetenekli Öğrenciler, Üstün Zekâlı Öğrenciler, Üstün Yetenekli Öğrenciler

Bilim ve sanat merkezleriDers çalışma alışkanlıklarıEğitim programları+4
Ergin Omaç
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Related subjects